Küresel Üretim Zincirleri Dönüşürken Gözler Türkiye’deki İş Birliklerine Çevriliyor

Küresel kimya sektörü, değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yaklaşık 6 trilyon dolara yaklaşan büyüklüğe sahip olan sektör, otomotivden savunma sanayiine, tekstilden tarıma kadar çok geniş bir üretim ekosistemine girdi sağlayarak dünya ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye’de ise kimya sektörü ihracat performansıyla ekonominin en güçlü alanları arasında yer alıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2026 yılı Şubat ayında 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşirken, kimya sektörü 2,3 milyar dolarlık ihracatla en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu.

Haber Giriş Tarihi: 18.03.2026 16:46
Haber Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 16:46
www.kapsulhaberajansi.com

Sektörün 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplam ihracat ise 4,5 milyar doları aştı. Yıllık bazda 30 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan kimya sanayii, Türkiye’nin üretim ve ihracat altyapısında stratejik bir rol üstleniyor.

“KİMYA SANAYİİ ASLINDA SANAYİNİN OMURGASI”

Küresel üretim zincirlerinde kimya sektörünün oynadığı role dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, “Kimya sanayi çoğu zaman yalnızca plastik, petrokimya veya kimyasal üretim başlığıyla değerlendirilir. Oysa sektörün gerçek etkisi üretim zincirinde ortaya çıkar. Bugün otomotivden savunma sanayine, tekstilden tarıma, enerjiden ilaç ve sağlık teknolojilerine kadar 27 farklı sektör kimya sanayisinin sağladığı hammaddelere ve ara ürünlere doğrudan bağlıdır. Bu nedenle kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır,” dedi.

Kimya sektörünün yalnızca nihai ürün üreten bir alan olmadığını vurgulayan Güler, “Bir otomobilin üretiminden bir ilacın geliştirilmesine, gıda ambalajından enerji teknolojilerine kadar çok geniş bir üretim ekosisteminin temel girdileri kimya sanayisinden geliyor. Bu nedenle sektör yalnızca kendi ihracatıyla değil, diğer sektörlerin üretim kapasitesine sağladığı katkıyla da ekonomide kritik bir rol üstleniyor,” ifadelerini kullandı.

KÜRESEL DÖNÜŞÜM YENİ İŞ BİRLİKLERİNİ ZORUNLU KILIYOR

Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların sektörün üretim haritasını yeniden şekillendirdiğini belirten Güler, “Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme ve sürdürülebilir üretim süreçleri açısından da büyük bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşüm sürecinde sektör oyuncularının bilgi paylaşımı yapabileceği, yeni iş birlikleri geliştirebileceği uluslararası platformlar çok daha kritik hale geliyor,” dedi.

SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA

Sektördeki bu dönüşüm sürecinin üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, “Kimya sanayi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor,” dedi.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı