Türkiye’de Taş Kırma (Agrega) Madenciliği Büyüyor: Altyapı ve Deprem Dönüşümü Talebi Artırdı

Türkiye’de taş kırma ve agrega madenciliği, altyapı projeleri ve kentsel dönüşüm yatırımlarıyla birlikte yeniden ivme kazandı. Sektörde en çok aranan başlıklar ise üretim kapasitesi, fiyat artışları ve çevresel düzenlemeler oldu.

Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 22:37
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 22:37
www.kapsulhaberajansi.com

Türkiye’de inşaat ve altyapı yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte taş kırma (crushed stone) ve agrega madenciliği yeniden gündeme geldi. Özellikle deprem sonrası kentsel dönüşüm projeleri, otoyol ve demiryolu yatırımları ile liman genişletmeleri sektörde talebi artırdı.

Sektör temsilcilerine göre, agrega üretimi beton, asfalt ve altyapı projelerinin temel girdisi olmaya devam ediyor. Bu nedenle taş ocağı yatırımları, bölgesel üretim kapasitesi ve lojistik maliyetler en çok araştırılan konular arasında yer alıyor.

En Çok Okunan Başlıklar: Fiyatlar ve Ruhsat Süreçleri

Google verilerine göre kullanıcılar özellikle şu başlıklara yoğun ilgi gösteriyor:

“Agrega fiyatları 2025” “Taş ocağı ruhsatı nasıl alınır?” “Türkiye’de en büyük taş ocakları” “Kırma eleme tesisi yatırım maliyeti” “ÇED süreci taş ocağı”

Uzmanlara göre sektörün büyümesi yalnızca talep kaynaklı değil; aynı zamanda bölgesel altyapı projeleri ve kamu ihaleleri de belirleyici rol oynuyor. Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgeleri üretim ve tüketim açısından öne çıkıyor.

Çevresel Düzenlemeler Belirleyici Oluyor

Taş kırma madenciliği, çevresel etkiler nedeniyle sıkı denetime tabi sektörlerden biri. ÇED süreçleri, toz emisyonu kontrolü ve rehabilitasyon zorunlulukları yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor.

Sektörde öne çıkan bir diğer başlık ise sürdürülebilir agrega üretimi. Geri dönüştürülmüş beton ve asfalt kullanımı, karbon ayak izinin azaltılması ve elektrikli kırma-eleme ekipmanları yeni yatırım trendleri arasında yer alıyor.

Türkiye Bölgesel Merkez Olabilir mi?

Altyapı yatırımlarının sürmesi halinde Türkiye’nin hem iç pazar hem de bölgesel ihracat açısından güçlü bir agrega üretim merkezi olabileceği değerlendiriliyor. Ancak maliyet baskısı, ruhsat süreçleri ve çevresel düzenlemeler sektörün önündeki kritik başlıklar olmaya devam ediyor.