
İl Planlama Kurulları tarafından teklif edilerek Kurul'a sunulan 3 yıllık bitkisel üretim planlarının; On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028), Orta Vadeli Program (2026-2028), 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Bakanlık Stratejik Planı (2024-2028) ve ülke ihtiyaçları çerçevesinde Kurul tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda; 2027-2029 dönemini kapsayan Bitkisel Üretim Planlaması doğrultusunda havza ürün deseni ile planlama kapsamındaki ürün ve ürün gruplarının yıllık asgari ve azami üretim miktarları belirlendi. Bu çerçevede, il planlama kurullarının teklif ettiği üretim planlaması kapsamında yalnızca havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun olan ürünlere üretim izni verilecek; izin süreçlerine ilişkin iş ve işlemler ise İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülecek. Bu kararla yapılan düzenlemelerin 2027 üretim yılından itibaren uygulanmasına Makama sunulmak üzere oy birliğiyle karar alındı.
Suyu Merkeze Alan İklim Dostu Üretim Modeli
Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında alınan bu kararlar ile doğrudan suyu merkeze alan ve iklim değişikliğine uyumlu bir üretim modelinin oluşturulması kararlaştırıldı.
Yerli Kaynaklar ve Kesintisiz Gıda Arzı
Bu stratejik dönemeçte; ülke nüfusunun yeterli ve dengeli beslenebilmesi, gıda arz güvencesinin kesintisiz sağlanması, yem ham maddesi gibi kritik girdilerin yerli kaynaklardan karşılanması ile insan, hayvan ve çevre sağlığını koruyan sürdürülebilir bir yapının kurulması amaçlanıyor.
Çiftçi Refahı ve Sanayide Ham Madde Güvencesi
Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının güvence altına alınmasıyla birlikte üretimde verim ve kalitenin artırılması, kaynakların daha etkili kullanılması ve tarımsal hasılada kalıcı bir artışın yakalanması hedefleniyor. Bu planlama sayesinde, bugüne kadar üreticilerimizin yaşadığı pazarlama sorunlarının önüne geçilerek refah düzeylerinin artırılması ve tarıma dayalı sanayinin ihtiyaç duyduğu ham madde tedarikinde tam bir süreklilik sağlanması kararlılıkla yürütülecek.
Geleceğe Güven: "Önce Bizim İnsanımız, Önce Bizim Çiftçimiz"
Sonuç olarak; ülkemizin tüm kaynakları en etkin ve verimli şekilde üretime dönüştürülecek, “önce bizim insanımız, önce bizim çiftçimiz" anlayışıyla üreticilerimiz korunup güçlendirilirken, artan refahtan hak ettikleri payı almaları sağlanacak ve stratejik ürünlerdeki arz güvenliğimiz tamamen güvence altına alınacak.