Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abd

Kapsül Haber Ajansı - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti Haber

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti

Kruze Consulting’in araştırmasına göre, ABD’de yatırım almış yüzlerce girişimin bordro verilerinde CTO’ların ekstrem düşük ve yüksek ücretler çıkarıldığında ortaya çıkan yıllık maaşı 166 bin dolarla CEO’ların 159 bin dolarlık ortalamasını geçti. Bu fark, yeni kurulan ve hızla büyüyen firmalarda daha da belirgin; CTO’lar yılda ortalama 238 bin dolar kazanırken CEO’ların ortalaması 216 bin dolarda kalıyor. CTO’ların üst yönetimdeki yükselişi bu tür şirketlerle de sınırlı kalmıyor. Harvard Law School Forum’da yayımlanan bir analize göre, Russell 3000 borsa endeksi şirketlerinde en yüksek ücretli yöneticiler arasında yer alan CTO sayısı 2021’de 155 iken bu sayı 2025’te 249’a çıktı ve sadece dört yıldaki artış %61 oldu. CTO’ların gelirlerindeki artış, teknolojinin şirketler içindeki rolünün genişlemesiyle paralel ilerliyor. Teknoloji liderliği artık yalnızca teknik sistemlerin yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Dijital dönüşüm, siber güvenlik, veri yönetimi ve yapay zekâ gibi şirketin bütününü ilgilendiren alanlar da üst yönetimin teknoloji gündeminde yer alıyor. Bu değişim, CTO’ların şirketlerin en yüksek ücretli yönetici kadrolarında daha fazla yer bulmasına da yansıyor. Teknoloji Liderliği Yalnızca Teknoloji Şirketlerinde Yükselmiyor Bu yükselişin dikkat çeken bir diğer yönü, sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması. Harvard Law School Forum’daki analize göre, 2025’te en yüksek ücretli yöneticiler arasına giren CTO’ların yalnızca %31’i bilişim sektöründe görev yapıyor, geri kalan %69’u teknoloji dışındaki sektörlerde çalışıyor. Bu durum, teknoloji liderliğinin artık yalnızca yazılım ve teknoloji şirketlerinin gündemi olmadığının açık bir kanıtı. CTO’lar artık finans, sanayi ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde de üst yönetimin daha görünür ve yüksek ücretli rolleri arasında yer alıyor. “Ücret Yapısı, Şirketin Nereye Yatırım Yaptığını Gösterir” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, üst yönetim ücretlerinin aslında şirketin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor. “Üst yönetim ücretleri, bir şirketin gelecekte nerede değer üreteceğine dair en açık göstergelerden biridir. Teknoloji yöneticiliği uzun yıllar destek fonksiyonu olarak konumlandırıldı ve ücret yapısı da bunu yansıttı. Gelen veriler, şirketlerin teknoloji liderliğini artık büyümenin merkezine koyduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise teknoloji liderliği çoğu şirkette hâlâ genel müdür yardımcılığı seviyesinde ve diğer fonksiyonlarla aynı ücret bandında konumlanıyor. Oysa bu rol tüm dünyada ürün, veri ve müşteri deneyimi üzerinden doğrudan gelire etki etmeye başladı. Şirketlerin teknoloji liderliğine hangi kademede ve hangi ücret bandında yer verdiği, bu yetkinliği ne kadar süre koruyabileceklerinin de belirleyicisi. Bu kararı geciktiren kurumlar, yetiştirdikleri teknoloji liderlerini küresel şirketlere kaptırma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Teknoloji yetkinliğini doğru kademede konumlandırmak, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google Aramalarının Yüzde 68'i Artık Tıklanmıyor Haber

Google Aramalarının Yüzde 68'i Artık Tıklanmıyor

SparkToro'nun Similarweb tıklama verileriyle Ocak-Nisan 2026 döneminde yaptığı araştırmaya göre, ABD'de Google aramalarının yüzde 68'i hiçbir tıklama üretmeden sonuçlanıyor. Bu oran 2024'te yüzde 60,45 seviyesindeydi. Tıklama üreten aramaların payı iki yılda 9,5 puan geriledi. Ahrefs'in Şubat 2026'da yayımladığı analiz, yapay zekâ özeti çıkan aramalarda birinci sıradaki sonucun tıklanma oranının yüzde 58 düştüğünü ortaya koydu. Aynı kuruluşun Nisan 2025'teki ölçümünde bu düşüş yüzde 34,5'ti; yani etki, özellik olgunlaştıkça büyüyor. Almanca pazarı izleyen Sistrix'in Şubat 2026 verilerine göre, Almanya'da anahtar kelimelerin yüzde 20'sinde yapay zekâ özeti görünüyor ve özet çıkan aramalarda birinci sıranın tıklanma oranı yüzde 27'den yüzde 11'e iniyor. "Türkiye altı ay gecikmeyle aynı eğriye giriyor" Dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, Türkiye'nin bu tabloya ABD'den yaklaşık iki yıl, Almanya'dan bir yıl gecikmeyle girdiğini belirterek, "Almanya'daki müşterilerimizde önce gösterim artıyor, sonra tıklama düşüyor. Bu ayrışmayı Türkiye'de de mart ayından itibaren görmeye başladık. İşletme sahibi 'sıralamam bozulmadı ama trafik düştü' diyor; bozulan sıralama değil, sıralamanın anlamı" dedi. "Sağlık sektöründe etki en yüksek" Gökhan Aralık, yapay zekâ özetlerinin bilgi arayan aramalarda daha sık tetiklendiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Sektör analizleri sağlık ve eğitim aramalarında özet çıkma oranını yüzde 80'in üzerinde gösteriyor. 'İmplant kaç günde iyileşir' diye arayan hasta, cevabı klinik sitesine girmeden okuyor. Türkiye'de yıllarca blog yazısıyla hasta kazanan hekimler için bu, kanalın kapanması demek. Yeni ölçüt siteye kaç kişinin girdiği değil, özetin içinde kaynak olarak kimin gösterildiği." Aralık, aynı araştırmaların bir ayrıntısına da işaret etti: "Ahrefs, özetlerde kaynak gösterilen sayfaların yalnızca yüzde 38'inin klasik ilk on sonuçta yer aldığını buldu. Bir buçuk yıl önce bu oran yüzde 76'ydı. Yani Google'da ilk sayfada olmak, artık yapay zekânın sizi kaynak göstereceği anlamına gelmiyor. İki ayrı oyun oynanıyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Müteahhitler Devler Liginde  48 Firma İle Dünya İkinciliğini Sürdürdü Haber

Türk Müteahhitler Devler Liginde  48 Firma İle Dünya İkinciliğini Sürdürdü

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Türk müteahhitlik hizmetlerinin farklı coğrafyalarda üstlenilen projelerle küresel ölçekteki rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirterek, “ENR’ın dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidini sıraladığı listede 48 firmamızın yer alması ve Türkiye’nin ikinci sıradaki konumunu koruması, sektörümüzün küresel rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Firmalarımız, üstlendikleri projelerle yalnızca ülkemizin müteahhitlik kapasitesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki itibarını ve güvenilirliğini de temsil etmektedir.” dedi. Dünya inşaat sektörünün yakından takip ettiği ENR’ın (Engineering News Record), müteahhitlik firmalarının ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri bir önceki yıl gelirleri esas alarak her yıl hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesi açıklandı. Türkiye, listede yer alan 48 firmasıyla Çin’in ardından ikinci sıradaki konumunu korudu. 250 firmanın 2025 yılı inşaat gelirleri toplam 550,6 milyar dolara ulaştı ENR tarafından yayımlanan verilere göre, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasının 2025 yılı cirolarının toplam değeri 550,6 milyar dolara ulaştı. Bu sonuç, küresel ölçekte faaliyet gösteren müteahhitlik firmalarının ulaştığı proje hacminin büyüklüğünü ortaya koyarken, uluslararası pazarlardaki rekabetin de devam ettiğini gösterdi. Türkiye’nin 48 firmayla ikinci sırada yer alması ise Türk müteahhitlerinin küresel pazarlardaki güçlü ve kalıcı konumunu bir kez daha ortaya koydu. Çin 75 firmayla listenin ilk sırasında bulunurken, ABD 41 firmayla üçüncü sırada yer aldı. “Türk müteahhitlik sektörü küresel gücünü koruyor” TMB Başkanı M. Erdal Eren, ENR sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Türk müteahhitlerinin uluslararası pazarlardaki başarısının Türkiye açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Eren, “Türk müteahhitleri, sahip oldukları deneyim, teknik kapasite ve farklı coğrafyalarda proje gerçekleştirme kabiliyetiyle dünya genelindeki güçlü konumunu sürdürmektedir. ENR’ın dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidini sıraladığı listede 48 firmamızın yer alması ve Türkiye’nin ikinci sıradaki konumunu koruması, sektörümüzün küresel rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Firmalarımız, üstlendikleri projelerle yalnızca ülkemizin müteahhitlik kapasitesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki itibarını ve güvenilirliğini de temsil etmektedir. Geçen yıl listede olmayan 7 firmamızın bu yıl listede yer alması ve ilk 50 içerisinde 2 firmamızın bulunmasından mutluluk duyuyoruz. Ülkemize bu başarıyı getiren tüm firmalarımızı ve meslektaşlarımızı tebrik ediyoruz” dedi. Küresel ekonomik koşullar, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, maliyet baskıları ve bölgesel gelişmelerin müteahhitlik sektörünün faaliyetlerini etkilediğine dikkat çeken Başkan Eren, Türk firmalarının tüm bu koşullara rağmen uluslararası pazarlardaki varlıklarını güçlendirmeye devam ettiğini vurguladı. Başkan Eren, “Türkiye Müteahhitler Birliği olarak önümüzdeki dönemde de sektörümüzün yeni pazarlara açılması, mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmesi ve yüksek katma değerli projelerde daha fazla yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türk müteahhitlerinin uluslararası alandaki başarılarını daha ileriye taşımak, hem sektörümüz hem de ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcıların ABD’ye İlgisi Artıyor: EB-5’te 2027 Öncesi Kritik Dönem Haber

Türk Yatırımcıların ABD’ye İlgisi Artıyor: EB-5’te 2027 Öncesi Kritik Dönem

ABD’de yatırım yoluyla Green Card imkânı sunan EB-5 Green Card (kalıcı oturum izni) Programı, son yıllarda hızlı bir büyüme gösteriyor. IIUSA (Invest in the USA) tarafından paylaşılan USCIS (U.S. Citizenship and Immigration Services) verilerine göre dünya genelinde EB-5 başvurusu yapan yatırımcı sayısı 2022 mali yılında 378 iken 2023’te 2.617’ye, 2024’te 4.902’ye ve 2025’te 6.658’e ulaştı. 2026’nın yalnızca ilk iki çeyreğinde ise 3.537 yatırımcı başvuruda bulundu. Türkiye’den EB-5’e ilgi yükseliyor Türkiye verileri de dikkat çekici bir yükselişe işaret ediyor. IIUSA’nın ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine dayanan çalışmasına göre Türkiye’den EB-5 kapsamında Green Card alanların sayısı 2023’te 23 iken 2024’te 44’e yükseldi. Bu, bir yılda yaklaşık %91 artış anlamına geliyor. EB-5 nedir, ne sağlar? EB-5, belirlenen şartlarda ABD ekonomisine yatırım yapan yabancı yatırımcılara Green Card, yani kalıcı oturum yolu sunan bir göçmen yatırımcı programı. Program kapsamında yatırımcının sermayesinin, en az 10 kişiye tam zamanlı iş yaratması gerekiyor. Buradaki “10 tam zamanlı istihdam”, genel olarak uygun nitelikteki çalışanların haftada en az 35 saat çalıştığı 10 ayrı iş pozisyonunun yaratılması anlamına geliyor. Bölgesel merkez üzerinden yapılan EB-5 yatırımlarında ise yatırımın yarattığı dolaylı istihdam da belirli şartlarda bu hesaplamaya dahil edilebiliyor. Programın önemli avantajlarından biri, yalnızca yatırımcıyı değil eşini ve 21 yaşın altındaki bekar çocuklarını da kapsaması. Aile böylece ABD’de yaşama, eğitim alma ve çalışma imkânı sağlayan kalıcı oturum statüsüne ulaşabiliyor. Doğumla vatandaşlık tartışmaları EB-5’i yeniden gündeme taşıdı Başkan Donald Trump’ın ABD’de doğumla vatandaşlık hakkını sınırlandırmaya yönelik girişimleri de özellikle çocuklarının geleceğini ABD’de planlayan uluslararası ailelerin gündeminde. Söz konusu girişimler yargı sürecine taşındı ve bugün itibarıyla ABD’de doğumla vatandaşlığın kaldırıldığını söylemek mümkün değil. Ancak yaşanan hukuki ve siyasi tartışmalar, ailelerin çocuklarının geleceğini yalnızca doğum yerine kalıcı ve hukuki bir göçmenlik statüsüne dayandırma arayışını güçlendiriyor. Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, bu değişimi şöyle değerlendiriyor: “EB-5’e yönelik ilgide artık yalnızca yatırım motivasyonu görmüyoruz. Çocuklarının eğitimini ABD’de planlayan ve aileleri için uzun vadeli bir yaşam alternatifi oluşturmak isteyen yatırımcılar kalıcı oturumu daha fazla önemsiyor. Bir yıl içinde 23’ten 44’e çıkan Green Card sayısı, EB-5’in Türk yatırımcılar arasında giderek daha fazla tercih edildiğini ortaya koyuyor.” 2027 öncesi neden önemli? EB-5 kapsamında bugün minimum yatırım tutarı, belirlenen kırsal veya yüksek işsizlik bölgelerindeki uygun yatırımlarda 800.000 ABD doları, diğer yatırımlarda ise 1.050.000 ABD doları seviyesinde. Mevzuat gereği bu tutarlar 1 Ocak 2027 itibarıyla enflasyona göre yeniden düzenlenecek. Dolayısıyla mevcut yatırım eşiklerinin yükselmesi gündemde; ancak yeni rakamlar henüz resmi olarak açıklanmış değil. Çiğdem Sarıoğlu Ergut, “EB-5’i değerlendiren yatırımcılar açısından 2026 önemli bir planlama yılı. Yatırım tutarlarının 2027’de yeniden düzenlenecek olması nedeniyle başvuruyu düşünen ailelerin fon kaynağı, uygun proje ve başvuru zamanlamasını bugünden değerlendirmeleri önemli” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

13 Ağustos 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Haziran ayında, Türkiye’ye, 210 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 6 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,2 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 6 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 31’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Yılın ilk yarısında gerçekleşen toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 3,7 milyar doları yatırım sermayesi şeklindeydi. İlk 6 aydaki toplam UDY’nin 1,7 milyar doları borçlanma araçları, 1,3 milyar doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı dönem içerisinde yatırım tasfiyelerinin 2,4 milyar dolar değerindeki aşağı yöndeki etkisiyle, ilk 6 aydaki toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar oldu. Tüm bunlara ek olarak, toplam UDY ilk 6 ayda yüzde 31 azalırken yatırım sermayesi yalnızca yüzde 6 geriledi. Nitekim toplam düşüş büyük ölçüde Haziran 2026’da kaydedilen yüksek hacimli tasfiye kaleminden kaynaklandı. En fazla yatırım toptan ve perakende ile bilgi ve iletişimde gerçekleşti 2026 yılının ilk 6 ayı içerisinde gerçekleşen 3,7 milyar dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 847 milyon dolarlık yatırım girişi ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 23’lük bir pay aldı. Bilgi ve iletişim ve finans ve sigorta faaliyetleri sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 12’lik paylarıyla aynı dönem içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk yarısında en fazla uluslararası yatırım Hollanda, Almanya ve ABD’den geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’nın ilk yarısında yüzde 52’lik bir pay aldı. Yılın ilk 6 ayının toplamı değerlendirildiğinde en fazla yatırıma kaynak oluşturan beş ülke listesinde; Hollanda yüzde 23 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Almanya, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 11 ile Birleşik Krallık (BK) ve yüzde 10 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kârlılığını Artıran Continental, Odağını Tamamen Lastik Üretimine Çeviriyor Haber

Kârlılığını Artıran Continental, Odağını Tamamen Lastik Üretimine Çeviriyor

2026'nın ikinci çeyreğinde 4,4 milyar euro konsolide satış geliri elde eden Continental, ContiTech'in satış anlaşmasının ardından stratejik dönüşümünde son aşamaya geldiğini duyurdu. Şirket, tamamen lastik üretimine odaklanan yapısıyla premium ürün segmentindeki büyümesini sürdürmeyi ve küresel üretim ile lojistik yatırımlarını hızlandırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Almanya'da rüzgâr enerjisi yatırımı, ABD'de yeni lojistik merkezi ve Tayland'da üretim kapasitesi artırımı gibi yatırımlarına devam ediyor. Continental CEO'su Christian Kötz, şirketin dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde, "İkinci çeyrekte güçlü performansımızı sürdürdük. ContiTech'in satış anlaşmasıyla birlikte artık yalnızca lastik üretimine odaklanan şirket yapımıza geçişte son aşamadayız." dedi. Lastik iş kolu hedeflerin üzerinde performans gösterdi Continental, ikinci çeyrekte şirket genelinde düzeltilmiş EBIT marjını yüzde 12,9’a çıkarırken dönem net kârını 274 milyon euro olarak açıkladı. Bu performansta özellikle 18 inç ve üzeri lastiklerin satış payındaki artış, hammadde maliyetlerindeki olumlu gelişmeler, döviz kuru ve gümrük tarifelerinin etkisinin azalması ile maliyet disiplini belirleyici oldu. Continental'in lastik iş kolu, yılın ikinci çeyreğinde 3,3 milyar euro satış gerçekleştirirken, düzeltilmiş EBIT marjını yüzde 15,3'e yükselterek yıl geneli beklentisinin üzerine çıktı. Şirket, 2026 yılı için lastik operasyonlarında 13,2-14,2 milyar euro satış ve yüzde 13-14,5 aralığında faaliyet kârlılığı öngörüsünü koruyor. Continental CFO'su Roland Welzbacher ise, "Karlılığımızı ve serbest nakit akışımızı önemli ölçüde artırdık. Yılın ikinci yarısında artması beklenen hammadde maliyetlerine karşı ise gerekli önlemleri şimdiden aldık." değerlendirmesinde bulundu. Yeni yatırımlarla küresel büyümesini sürdürüyor Continental, stratejik dönüşümünü sürdürürken üretim ve lojistik yatırımlarına da hız kesmeden devam ediyor. Şirket, Almanya'daki Korbach fabrikasında ilk şirket bünyesindeki rüzgâr enerjisi santralini kurarken, ABD'nin Illinois eyaletinde yaklaşık 500 bin lastik kapasiteli yüksek otomasyonlu yeni bir depo yatırımı gerçekleştiriyor. Tayland'ın Rayong kentindeki fabrikasında ise motosiklet lastiği üretimine başlarken, binek ve hafif ticari araç lastiği üretim kapasitesini yıllık yaklaşık 3 milyon adet artırıyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 76.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, otobüs, iki tekerlekli araçlar ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu, 13,8 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde yaklaşık 55.000 kişiyi istihdam etmekte olup 19 üretim ve 16 geliştirme tesisine sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.