Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abdulkadir Uraloğlu

Kapsül Haber Ajansı - Abdulkadir Uraloğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abdulkadir Uraloğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nde Dev Adım Haber

İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nde Dev Adım

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu projesi hakkında açıklamada bulundu. İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin alt ve üstyapı işlerinin tasarımı ve yapımına ilişkin ihalenin 14 Ekim'de gerçekleştirileceğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, konuya ilişkin ihale ilanının Resmi Gazete'de yayımlandığını kaydetti. Uraloğlu, İhale kapsamında, 122,3 kilometre uzunluğunda çift ana hat ile bu ana hatta bağlanan 4,7 kilometre tek hat bağlantıları, 36,2 kilometre uzunluğunda 5 çift tüplü TBM tüneli, 23,3 kilometre uzunluğunda 22 çift hatlı NATM tüneli, 3,7 kilometre uzunluğunda 17 aç-kapa tüneli, 22,1 kilometre uzunluğunda iki viyadük ve 40 köprü ile istasyonları ve benzeri işleri yapılacağını kaydetti. “Türkiye’nin En Büyük Dış Finansmanlı Demiryolu Projesi Olacak” Bakan Uraloğlu, söz konusu proje için uluslararası finans kuruluşlarıyla toplam 6,75 milyar dolarlık finansman anlaşmasına varıldığını hatırlatarak “6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık. Bu kapsamda kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak. Böylece Gebze–Sabiha Gökçen Havalimanı–Yavuz Sultan Selim Köprüsü–İstanbul Havalimanı–Çatalca güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi, Türkiye’nin en büyük dış finansmanlı demiryolu projesi olacak.” ifadelerini kullandı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü Güzergahın Ana Omurgası Olacak Projenin güzergahı hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya bağlanacak. Hat Çatalca’da, şu an yapım çalışmalarına hızla devam ettiğimiz Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı’na entegre olacak. Hattın 7/24 demiryolu taşımacılığına imkan vermesiyle Marmaray geçişi rahatlayacak; Orta Koridor’da taşıdığımız yük kapasitesi artacak. İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak.” diye konuştu. Lojistikte Yeni Bir Dönem Başlayacak Bakan Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu hattının Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu taşımacılığında kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, “Lojistikte yeni bir dönem başlayacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağını öngörüyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı Haber

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sisteminin açılış törenini gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Mavi Vatan’ımızın savunulması ve denizlerimize hâkimiyetimizin pekiştirilmesi yolunda atılmış kritik bir adımı hep birlikte hizmete almanın gururunu yaşıyoruz. Denizcilik sektörümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘denizci millet, denizci ülke’ vizyonuyla son 24 yılda çok büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. “Türkiye 144 Bin Gemi İnsanı ile Dünyanın Önde Gelen Denizci Ülkelerinden Biridir” Uraloğlu, Bakanlık olarak hayata geçirdikleri proje ve çalışmaların Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açtığını ve Türkiye’yi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükselttiğini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün Türkiye; 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır. Gemi inşa sanayimiz de küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7’inci, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünya ikincisiyiz. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz.” “Bizler İçin Denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetine de büyük önem verdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bizler için denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır. Atalarımız denizlere hâkim olarak bir cihan imparatorluğu kurdular; bizler de aynı bilinçle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mavi Vatan’ımıza sahip çıkıyoruz. Kabotaj Kanunu’nun 100. yılını da kutladığımız bu özel senede; her zaman belirttiğimiz üzere bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir damla suyunun da bizler için aynı anlam ve önemi taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum.” dedi. “Ege’den Kuzeyde Azak Denizi’ne, Güneyde İse Süveyş Kanalına Kadar Geniş Bir Alanda Hizmet Veriyoruz” Uraloğlu, denizleri COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinlediklerini, Otomatik Tanımlama Sistemleri ile izlediklerini ve Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ile yönettiklerini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2003 yılında Karadeniz ülkelerinin dünyaya çıkış kapısı olan boğazlarımızdaki gemi trafiğini yönetmek amacıyla dünyadaki ilk örneklerinden olan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezini kurduk. 2020 yılında HAVELSAN’ımıza modernize ettirdik. Artık boğazlarımızdan geçen 80 bin gemiyi anbean izliyor, yönlendiriyor ve geçmişteki büyük kazaların, çevre felaketlerinin önüne geçiyoruz. Ülkemizin İzmit, İzmir ve İskenderun gibi en yoğun trafiğe sahip körfezlerinde de aynı sistemi devreye alarak Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri kurduk. Ankara’da da bu Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerinden elde edilen verilerle tüm kapsama alanlarını gösterir Gemi Trafik Yönetim Merkezi’ni hayata geçirdik. Ulusal Otomatik Tanımlama Sistemimizi de 2007’de kurduk, 2023’te güncelledik ve 2025’te tarihsel iz ve mobil uygulama özellikleriyle güçlendirdik. 2’si KKTC’de olmak üzere 27 baz istasyonuyla Ege’den kuzeyde Azak Denizi’ne, güneyde ise Süveyş Kanalına kadar geniş bir alanda hizmet veriyoruz.” Uraloğlu ayrıca, Uzak Mesafeden Gemilerin Tanımlanması ve İzlenmesi yani LRIT sistemi ile de Türk bayraklı gemileri dünyanın her yerinde, tüm gemileri ise kıyılardan 1000 deniz mili mesafeye kadar izlediklerini ifade etti. “Proje ile Mavi Vatanımızda Çıkarlarımızı Koruyacağız” Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sistemi projesi kapsamında Denizcilik Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN tarafından 2024 yılında başlayan çalışmaları yoğun bir mesainin ardından kısa sürede tamamlamış olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Proje ile Mavi Vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevresi ile ülkemiz arasındaki deniz alanında gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz. Proje kapsamında; Gazimağusa’da Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova’daki insansız Trafik Gözetleme İstasyonlarımızı tamamladık. Selvitepe’de bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi verileri ile Kantara’daki OTS ve radar verilerinin entegrasyonunu sağladık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı Haber

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT dağıtım hizmetlerinde kullanılan elektrikli skuterlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Elektrikli skuterlerin (e-Skuter) PTT bünyesinde ilk olarak 2021 yılı itibarıyla kullanılmaya başlandığını anımsatan Uraloğlu, özellikle gençler arasında da yoğun bir şekilde kullanılan mikro hareketlilik araçlarının gönderi dağıtım hizmetlerinde de kullanılmasıyla fosil yakıt kullanımının önüne geçildiğinin altını çizdi. 2021’de 100 adet elektrikli skuter ile başlayan uygulamanın 2026 Haziran sonu itibariyle 1.050 adet e-Skuter ile devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Ulaşım konusundaki yeni eğilimler ve ihtiyaçlar doğrultusunda Bakanlık olarak doğa dostu uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz. PTT dağıtım görevlileri fosil yakıt kullanan araçlar yerine yeşil enerji kullanan e-Skuterler ile gönderi teslimi yapıyor, bu sayede karbon emisyonunu azaltıyor. Ayrıca trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti ile zamandan tasarruf edilmesini de sağlıyor.” diye konuştu. 89,6 milyon Gönderi Sahiplerine Ulaştırıldı PTT’nin elektrikli skuterları kullanmaya başlamasından bu yana kargo hariç yaklaşık 89,6 milyon gönderinin sahiplerine ulaştırıldığının altını çizen Uraloğlu, “Gönderi dağıtımında kullanılan e-skuterler 10,4 milyon kilometre yol yaptı, Dünya’nın çevresini yaklaşık 260 kez dolaşacak mesafeye ulaştı. PTT, e-skuterler ile 312 bin litre fosil yakıt kullanımının önüne geçti. Daha etkin ve hızlı bir şekilde dağıtım yapılarak dar ve araç hareketliliğinin zor olduğu alanlarda hızlı ve çevreci bir ulaşım yöntemiyle gönderilerin teslimi gerçekleştiriliyor. Ayrıca yaya olarak dağıtım yapılmasına kıyasla yüzde 20 zamandan tasarruf ediliyor.” açıklamasında bulundu. Doğa dostu çevreci ulaşım aracı elektrikli skuterlerin hızının saatte 25 kilometreye çıkabildiğini ve tek şarj ile 40 kilometre mesafe gidebildiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Kullanılmaya başladığı günden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa olmak üzere dört büyük ilde toplam 62,5 milyon gönderi dağıtıldı. Söz konusu illerdeki elektrikli skuter ile dağıtılan gönderi adedi toplam gönderi adedinin yüzde 69’una karşılık geliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kabotajın 100. Yılında 120 Milyon Yolcu Hedefi Haber

Kabotajın 100. Yılında 120 Milyon Yolcu Hedefi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yıl dönümünde İstanbul Beşiktaş’ta açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, “Türk Milletinin Denizler Fatihi Barbaros Hayreddin Paşa’nın ‘Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur’ sözü, asırlar sonra bugün de aynı güçle yankılanmaktadır. Onun bu veciz sözünden feyz alan atalarımız, Türk Boğazlarında, Karadeniz’de, Ege’de ve Akdeniz’de tam anlamıyla deniz kontrolü sağlayarak okyanuslara açılmış, bir cihan imparatorluğu kurmuşlardır.” ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, “Bu noktada bizler için ‘denizci millet, denizci ülke’ olma ülküsü, sadece bir hedef değil; denizci atalarımıza ve aziz milletimize karşı en kutsal görevlerimizden biridir.” dedi. “Bizler Gemileri Sadece Denizden Değil, Karadan Bile Yürütmüş, Tarihe Damgasını Vurmuş Bir Milletiz” 1 Temmuz 1926’da Kabotaj Kanunu ile yabancı devletlerin Türk deniz ticaretindeki hâkimiyetinin sona erdiğini anımsatan Bakan Uraloğlu, “Kıyılarımız ve limanlarımız Türk bayrağı altında Türk gemileri ve Türk firmalarıyla yönetilmeye başlamıştır. Bu yıl 100. yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, milletimizin denizlerine ve denizciliğe verdiği önemin en büyük kanıtıdır. Bizler gemileri sadece denizden değil, karadan bile yürütmüş, tarihe damgasını vurmuş bir milletiz.” şeklinde konuştu. “Denizlerimizi Mavi Vatanımız Bildik, Denizciliği Milli ve Öncelikli Sektör Kabul Ettik” Doğal bir yarımada olan, kara sınırlarının yaklaşık üç katı deniz sınırına sahip Türkiye için attıkları her adımda, milleti denizle yeniden buluşturmanın en öncelikli hedefleri olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Günümüzde denizcilik, yalnızca ticaret değil; aynı zamanda kültürel, sosyal ve stratejik bir kimlik meselesidir. Denizci bir ülke olmak, sadece filo büyüklüğüyle veya ticari payla ölçülmez. Buna kültürel ve sosyal boyutları ekleyerek millete ve devlete denizci bir bünye kazandırmak gerekir. Bir denizcinin oğlu olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda bu vizyonla hareket ettik. Sektörün önündeki engelleri kaldırdık, paydaşlar arasında iş birliği kültürünü güçlendirdik. Denizlerimizi mavi vatanımız bildik, denizciliği milli ve öncelikli sektör kabul ettik.” “Limanlarımızda Rekor Üstüne Rekorlar Kırdık” Uraloğlu, Türkiye’nin bugün 218 adet liman tesisi, 85 faal tersanesi, 181 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Gururla ifade etmek isterim ki Türk sahipli deniz ticaret filomuz, 1 Ocak 2026 itibarıyla 2.234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteye ulaşmıştır. Yine, limanlarımızda da rekor üstüne rekorlar kırdık. Uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına geçen yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız da Ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada tescil etti.” bilgilerini paylaştı. 2002 yılından 2025 yıl sonuna limanlarda elleçlenen yük miktarının yüzde 191, konteyner miktarının ise yüzde 617 arttığına dikkati çeken Uraloğlu, “2025 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 553,3 milyon tona, konteyner miktarı 14 milyon TEU’ya ulaştı. Yurt dışı Ro-Ro hatlarında taşınan araç sayısı da 725 bine yaklaştı. Limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 15,1 artarak 1.375 kruvaziyer gemiye, kruvaziyer yolcu sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak yaklaşık 2,2 milyona ulaştı.” dedi. Kabotajda 120 Milyon Yolcu Hedefi Son 24 yılda inşa ettikleri yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle Türkiye’yi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, “2002’de 41 olan yat limanı sayımızı en son Gazipaşa Yat Limanımızı da hizmete açarak 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de 3 kat artırarak yaklaşık 26 bine yükselttik. 2025 yılı içerisinde kabotaj hatlarında faaliyet gösteren firmalarımız tarafından yaklaşık 119 milyon yolcu ve 9 milyon 600 bin araç taşıdık. Bu yıl kabotaj hatlarında 120 milyon yolcu ve 10 milyon aracı aşacağımızı öngörüyoruz.” açıklamasında bulundu. “Gemi Geri Dönüşüm Alanında Dünyada 3’üncü, Avrupa’da Lideriz” Gemi inşa sanayisinin de 84 binden fazla kişiye istihdam sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir konumda olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, “85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7’inci, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünyada ikinci sıradayız. Gemi geri dönüşüm alanında ise Dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz.” dedi. Uraloğlu, söz konusu başarıların, sadece istatistiki bir sıralama değil, aynı zamanda Türk denizciliğinin küresel arenada bir güç merkezi haline geldiğinin kanıtı olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Bu büyük başarılar, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu, Bakanlığımızın yapıcı politikaları ve desteği ve siz değerli denizcilerimizin emeği, sektörümüzün kararlılığıyla mümkün oldu.” diye konuştu. 21,8 Milyar Lira ÖTV’siz Yakıt Desteği 2004 yılından itibaren, sicillere kayıtlı yük ve yolcu taşıyan gemilere, ticari yatlara, hizmet ve balıkçı gemilerine ÖTV’siz yakıt uygulamasını başlattıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Bu kapsamda 22 yıl içerisinde yaklaşık 21,8 milyar lira maddi destek sağladık. Sadece 2025’te 5,3 milyar lira destek verdik. Hurda gemi teşvik programımız ile filomuzun yenilenmesini destekliyoruz. Bugüne kadar 27,3 milyon dolarlık teşvik sağladık ve teşvik miktarını artırmak için yeni düzenlemeler yapıyoruz.” şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, Ro-Ro taşımacılığını geliştirmek amacıyla Tekirdağ-Trieste (İtalya) hattında düzenli seferleri desteklemek için 1,6 milyon dolarlık teşvik belgesi düzenlediklerini de belirterek “2024 yılında Ambarlı-Trieste, Tekirdağ-Trieste hatlarını açtık. 2026 yılında daha fazla Ro-Ro hattını teşvik kapsamına alarak denizyolu taşımacılığının payını artırmayı hedefliyoruz.” dedi. “Bugüne Kadar 51 Farklı Ülke ile 65 Denizcilik Anlaşması İmzaladık” Denizlerdeki hak ve menfaatleri korumak ve denizcilik alanında küresel iş birliğini geliştirmek amacıyla da önemli adımlar attıklarını dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Biliyorsunuz son dönemlerde Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kapanmalar, deniz yollarının küresel ekonomi için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Dünya petrol arzının önemli bir bölümünü etkileyen bu gelişmeler, enerji fiyatlarını yükseltti, tedarik zincirlerini zorlaştırdı ve lojistik maliyetlerini arttırdı. Biz, ateş çemberinin ortasında bile kesintisiz ve emniyetli denizciliğin merkezi jeostratejik bir güven adası olduk. Bu süreçte Türkiye, boğazları, limanları ve istikrarlı konumuyla küresel ticaretin güvenilir limanı olmaya devam etti. Bakın, 1999’dan beri kesintisiz üyesi olduğumuz Uluslararası denizcilik örgütü konseyi üyeliğine geçen yılın sonunda 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14. kez seçildik. Bugüne kadar 51 farklı ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladık. Geçen yıl dünyanın en büyük ikinci bayrak devleti filosuna sahip olarak denizcilikte en etkili ülkelerinden biri olan Panama ile imzaladığımız anlaşmayla birlikte yaklaşık 144 bin gemi insanımızın yeterlik belgelerinin tanındığı ülke sayısı da 42’ye yükselmiş oldu.” “2025 Yılında 4.658 Gemiyi Denetledik” Uraloğlu aynı zamanda, denizlerde can, mal, çevre ve seyir emniyetini arttırmak için uluslararası ve ulusal kurallar kapsamında denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüklerini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, “2025 yılında 3.115 yabancı bayraklı gemi, 960 uluslararası ve 583 ulusal sefer yapan Türk bayraklı gemi olmak üzere toplam 4.658 gemiyi denetledik. Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezimiz (AAKKM), tüm arama-kurtarma faaliyetlerini 7/24 esasına göre kesintisiz olarak en üst düzeyde koordine etmeye devam ediyor. Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi ile arama kurtarma faaliyetlerinde Irak, İran, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna olmak üzere 5 ülkeye de gönüllük esasına göre hizmet veriyoruz” açıklamasında bulundu. Uraloğlu, söz konusu merkezin 2025’te 379 deniz olayında 646 kişinin sağ, 101 kişinin yaralı olarak kurtarılmasını koordine ettiğini dile getirdi. Uraloğlu, “Arama kurtarma faaliyetine dönüşen 255 yasadışı göç olayında ise 7.215 kişiyi kurtardı.” şeklinde konuştu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi 20 Temmuz’da Hizmete Açılacak Bakan Uraloğlu, halihazırda hizmet veren 5 adet Gemi Trafik Hizmetleri Merkezinin yanında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki etkinliğini artırmak ve bölgedeki deniz trafiğini daha yakından izlemek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi kurulum çalışmalarında da sona yaklaştıklarını belirtti. Uraloğlu, “İnşallah, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü olan 20 Temmuz’da hizmete açacağız.” dedi. Marmara Denizi’nin tamamını radar kapsaması altına alacak olan ve bir ulusal merkez kurulmasını da içeren Gemi Trafik Hizmetlerinin Genişletilmesi projesinin etüt-proje çalışmalarını da tamamladıklarını kaydeden Uraloğlu, “Bu projelerin tamamlanmasının ardından hem ülkemizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mavi vatandaki hakimiyetini önemli ölçüde artıracağız.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Limanlarında Kruvaziyer Trafiği Rekor Kırdı Haber

Türkiye Limanlarında Kruvaziyer Trafiği Rekor Kırdı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2026 yılı Mayıs ayına ait kruvaziyer gemi ve yolcu istatistiklerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, “2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde; limanlarımıza gelen kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artışla 324’e, kruvaziyer yolcu sayısı da yüzde 3,9 artışla 455 bin 580’e ulaştı.” açıklamasında bulundu. “Mayıs Ayları İçerisinde Son 14 Yılın En Yüksek Kruvaziyer Gemi ve Yolcu Sayısına Ulaştık” 2026 yılı Mayıs ayında limanlara gelen kruvaziyer gemi ve yolcu sayıları hakkında da açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, “2026 yılının Mayıs ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,2 artışla 169’a, kruvaziyer yolcu sayısı ise yüzde 10,8 artışla 257 bin 897’ye ulaştı. Böylece Mayıs ayları içerisinde son 14 yılın en yüksek kruvaziyer gemi ve yolcu sayısına ulaştık.” ifadelerini kullandı. Kuşadası Limanı Zirvede Uraloğlu, Mayıs ayında Kuşadası Limanı’na 75 kruvaziyer gemi ile 127 bin 670 kruvaziyer yolcu, İstanbul limanlarına 31 kruvaziyer gemi ile 59 bin 176 kruvaziyer yolcu, Bodrum Limanı’na 11 kruvaziyer gemi ile 10 bin 889 kruvaziyer yolcu ve diğer limanlara da 52 kruvaziyer gemi ile 60 bin 162 kruvaziyer yolcunun geldiğini kaydetti. Beş aylık verileri de değerlendiren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2026 yılının ilk beş ayında Kuşadası limanına 129 kruvaziyer uğrak yaptı. Kuşadası limanını sırasıyla, 66 gemi ile İstanbul limanları, 26 gemi ile İzmir Alsancak limanı takip etti. Kuşadası limanı 189 bin 141 yolcu ile en fazla kruvaziyer yolcuya ev sahipliği yapan liman oldu. Kuşadası limanını sırasıyla, 115 bin 323 yolcu ile İstanbul limanları, 51 bin 202 kruvaziyer yolcu ile İzmir Alsancak Limanı ve 99 bin 914 kruvaziyer yolcu ile diğer limanlar takip etti.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu Haber

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu

İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında düzenlenen özel oturumda dijitalleşme, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin inşaat ve altyapı sektörünün geleceğini şekillendirdiğini vurgulayan Uraoğlu, “Dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemler artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldi. İnşaat sektörü de bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026, kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşları Ankara’da bir araya getirmeye devam ediyor. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Zirve’deki konuşmasında dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldiğini belirten Bakan Uraloğlu, “İnşaat sektörü de bu rekabetin ön saflarında yer alan sektörlerden biri. Sensör verileri ve gerçek zamanlı analizlerle desteklenen akıllı inşaat modelleri, sektörün yeni standardı haline geldi. Türk müteahhitlik sektörü dijital dönüşümü en üst düzeyde benimseyerek, küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor” dedi. Uraloğlu, yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başlayan Türk müteahhitlerinin, 2025 yılı itibarıyla 138 ülkede binlerce projeye imza attığını hatırlattı. Son 24 yılda çok önemli altyapı yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ağının önemli ölçüde genişletildiğini, Marmaray’ın ise Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu küresel vizyonun en önemli göstergelerinden ve somut adımlarından biri haline geldiğini ifade etti. Küresel trendler ve değişen rekabet koşulları masaya yatırıldı İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de ve Dünyada İnşaat Sektörünün Geleceği: Küresel Trendler, Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik ile Değişen Rekabet Koşulları” başlıklı panelde sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri ele alındı. ITC Yatırım Ticaret ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde küresel ekonomik görünümden teknoloji dönüşümüne, finansmandan yeni pazar fırsatlarına kadar birçok konu değerlendirildi. Pinsent Masons Küresel İş Danışmanı Graham Robinson, dünya ekonomisi ve inşaat sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak nüfus artış hızlarının yavaşlamasıyla birlikte birçok bölgede inşaat sektörünün milli gelir içerisindeki payında istikrarlı düşüşler gözlemlendiğini söyledi. Avrupa'nın 2025 yılı itibarıyla dünya ekonomisindeki güçlü konumunu koruduğunu belirten Robinson, Türkiye'nin ise altyapı yatırımları açısından önemli bir kaynak oluşturma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye, Balkan ülkeleriyle kıyaslandığında büyüme açısından daha güçlü bir performans sergiliyor” dedi. Panelde konuşan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yavrucu ise, “Müteahhitlik sektöründe teknoloji dönüşümü beklenen hızda ilerlemiyor. Türkiye geneline baktığımızda hâlâ büyük ölçüde konvansiyonel yöntemlerle çalışmaya devam ediyoruz. Kaynaklar kısıtlanıyor, şehirleşme artıyor ve afetlerin etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Buna rağmen inşaat sektörü dünya genelinde önemli bir ivme kazanıyor. Proje bazında baktığımızda, proje sayısı fazla olmasına rağmen projelerin ölçeği görece küçük kalıyor. Bu sektörde yerimizi sağlamlaştırabilmek için teknolojik bir dönüşüme girmemiz gerekiyor. Dünyada özellikle Rusya, Orta Doğu’nun bir kısmı ve Orta Asya gibi bölgelerde önemli fırsatlar bulunuyor. Gelişmiş ülkelerle daha fazla iş yapabilmemiz için iş yapış yöntemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. İkinci temel sorunumuz finansman. Bugünün fiyatlarıyla geleceği inşa etmeye çalışıyoruz” diye konuştu. TAV Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener de paneldeki konuşmasında, “Türk müteahhitleri olarak birlikte çalıştığımız ülkelerin kültürlerine uyum sağlama konusunda ciddi bir uzmanlığa sahibiz. Kültürel bağlar kurmayı ve farklı kültürlerle bütünleşmeyi çok iyi başarıyoruz. Bu da bizim önemli avantajlarımızdan biridir. Gittiğimiz her yere adapte olabiliyoruz. Bu da Türk müteahhitlik sektörünün güçlü yönlerinden biridir” ifadelerini kullandı. Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları konuşuldu Zirve kapsamında gerçekleştirilen panellerden biri de “Uluslararası İş Birliği: 3. Ülkelerde Sürdürülebilir Altyapı Alanında İş Birliği” adıyla düzenlendi. Birleşik Krallık İşletmeler ve Ticaret Bakanlığı Ticaret Başmüsteşarı ve Türkiye Ülke Direktörü Katherine Attwood’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise; Türkiye Müteahhitler Birliği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ümit Özdemir, Infrastructure Exports UK Eş Başkan Stuart Senior, UK Exports Finance Küresel Kaynak Yaratma ve Müşteri İlişkileri Başkanı Vomic Nur Shah, Türk Eximbank Proje Finansmanı ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Hatice Ürkmez, Standard Chartered Genel Müdür ve Avrupa Bölge Başkanı Yoshi Ichikawa ve Doğuş İnşaat Finans ve Mali İşler Müdürü Akın Tolga Kocakalay oldu. Panelde müteahhitlikte iş birliğinin önemi ve finansmana ulaşmanın 3. ülkelerde alınacak işlere yapacağı katkı anlatıldı. Panel kapsamında üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali Açıldı  Haber

JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali Açıldı 

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İGA İstanbul Havalimanı ve özel havacılık sektörünün küresel devi JETEX ortaklığında hayata geçirilen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, seçkin davetlilerin katıldığı resepsiyonla tanıtıldı. İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen ile JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini’nin katıldığı gecede; Arzu Sabancı, Hakan Sabancı, Nihat Özdemir, Hediye Güral Gür, Akın Akınözü, Gülsüm Ali, Tamer Levent, Ahu Yağtu ve Kerem Bürsin’in aralarında bulunduğu davetliler, Genel Havacılık Terminali’nin ayrıcalıklı hizmetlerini deneyimleme fırsatı buldular. Türk misafirperverliği ile uluslararası standartları, kusursuz hizmet anlayışıyla buluşturan JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, seçkin hizmet sunumu ve özel alanlarıyla havalimanı deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Resmi açılışı dün sabah Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından yapılan Terminal; uluslararası özel ve tarifeli uçuş yolcularını aynı çatı altında buluşturan, ‘Dünyadaki İlk Entegre C-VIP (Genel Havacılık Terminali)’ konseptlerinden biri olarak konumlanıyor. Küresel tecrübe İstanbul’da buluştu İstanbul’a özgü ‘nazende çiçeği’nden ilhamla tasarlanan Terminal; JETEX’in küresel ölçekteki 38 noktada edindiği tecrübeyi, İGA’nın operasyonel gücü ve Türk misafirperverliği anlayışıyla buluşturdu. İş, sanat ve cemiyet dünyasından seçkin isimleri bir araya getiren resepsiyon; JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali’nin bir ulaşım noktası olmanın ötesinde; uluslararası ölçekte konumlanan bir ‘yaşam tarzı ve deneyim’ platformu olduğunu ortaya koydu. “En değerli markamız İstanbul’u daha yukarıya taşıyacağız” Resepsiyonda konuşan İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı’nın Türkiye’nin dünyaya açılan prestij vitrini olduğunu belirterek, bu dev eseri bir vitrin yapanın sadece içindeki teknoloji veya sunulan hizmet değil, bu topraklara olan sevdasıyla, daha güçlü bir gelecek inşa etmeye kararlı olanların ortaya koyduğu emek olduğunu ifade etti. JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali’nin açılışıyla yeni bir eşiği daha aştıklarını belirten Cemal Kalyoncu şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘Türkiye’nin zafer anıtı’ İGA İstanbul Havalimanı, küresel havacılığın lideri konumuna yükselmiştir. İGA’nın elde ettiği başarılardan, uluslararası alanda layık görüldüğü ödüllerden büyük bir gurur duyuyorum. Fakat bizler için bu ödüllerden daha büyük olan, ülkemize hizmet edebilmenin, yeni yatırımlar kazandırmanın, geleceğimize ve gençlerimize miras kalacak eserler bırakmanın huzurudur. Yeni terminalimizle özel havacılıkta; dünya liderlerinin, yabancı yatırımcıların, iş insanlarının, sanatçıların, sporcuların ülkemizde kusursuz bir şekilde ağırlanmasına imkân tanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; İstanbul sadece bizim en büyük şehrimiz değil, ülkemizin dünyadaki en değerli markasıdır. Ve bu markayı hep birlikte azimle, kararlılıkla çalışarak daha yukarıya taşıyacağız. Tüm dünyada çatışmaların ve savaşların devam ettiği, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde hayata geçirilen bu yatırım, Türkiye’nin bir ‘istikrar adası’ ve ‘güvenli liman’ olduğunun en güçlü kanıtıdır.” “Dünyayı İstanbul’da ağırlamayı dört gözle bekliyoruz” JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini ise şunları ifade etti: “Değerli ortağımız İGA İstanbul Havalimanı ile birlikte, küresel ağımızı genişletmekten mutluluk duyuyoruz. Tarihin ve dinamizmin buluştuğu İstanbul’da, misafirlerimize son teknolojiyle donatılmış, titizlikle tasarlanmış üst segment bir deneyim sunmak için büyük emek verdik. Ödüllü misafirperverliğimizle dünyayı İstanbul’da ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.” JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali hakkında: Dubai, Paris, Singapur ve Marakeş gibi şehirlerde seçkin terminal ağları işleten JETEX iş ortaklığında İGA’nın hayata geçirdiği Genel Havacılık Terminali, uçuş öncesi ve sonrasını kapsayan kesintisiz ve kişiye özel bir deneyim imkânı sağlıyor. Terminalde yer alan süitlerde; misafirlere özel oturma ve dinlenme alanları ve spa hizmetleri yer alıyor. Özel ekiplerin hizmet verdiği Terminal’de, restoran, premium bekleme alanları, konsiyerj hizmetleri ve pasaport ile güvenlik işlemlerinin hızlıca tamamlandığı özel geçiş noktaları bulunuyor. Uçaklara transferin kişiye özel araçlarla yapıldığı JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali’nden, ticari uçuşlar veya özel uçaklarla seyahat eden yolcular rezervasyon yaptırarak yararlanabiliyor. 5.000 m² alan üzerine 3 katlı olarak inşa edilen terminalin bodrum katı operasyon ve lojistik yönetimine ayrılırken, lobi katında karşılama alanı, patisserie ve genel ağırlama/lounge bölümleri yer alıyor. Asma katta ise restoran ve özel süit odalar konumlanıyor. Terminalin toplam eş zamanlı ağırlama kapasitesi 350-400 kişi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Altay: “Otogar Kavşağı’nda Karayolunu ve Raylı Sistemi Üste Alacak Bir Köprülü Kavşak Çalışması Yürütüyoruz” Haber

Başkan Altay: “Otogar Kavşağı’nda Karayolunu ve Raylı Sistemi Üste Alacak Bir Köprülü Kavşak Çalışması Yürütüyoruz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etabı kapsamında şehre kazandırılacak Otogar kavşağının yapım çalışmaları son sürat devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, inşası süren Otogar kavşağında incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Konya tarihine geçecek önemli altyapı ve ulaşım yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Altay, şehir trafiğinin en yoğun olduğu alanlardan birine de üst geçit kazandırmak için çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü söyledi. “TAMAMLANDIĞINDA ÜÇ KOTTA KAVŞAĞI OLAN BİR YAPIYA KAVUŞMUŞ OLACAĞIZ” Başkan Altay, “Halil Ürün Caddesi'nden Sadık Ahmet Caddesi'ne geçişlerde karayolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz. Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız. Hem eksi kottan İstanbul yolu devam edecek hem zeminde otogar istikametine gelenler devam ederken üst kattan da hem raylı sistemimiz hem taşıtlarımız geçmiş olacak. Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı kapsamında 10 kilometrelik kısmını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, Altyapı Genel Müdürlüğümüz yürütüyor. Kalan 11.1 kilometrelik kısmını da biz yürütüyoruz. Şu anda ağırlıklı bir şekilde Aslım Caddesi kavşağında ve Otogar kavşağında çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İnşallah tamamlandığında Stadyum’dan Şehir Hastanesi'ne kadar şehrimiz 21.1 kilometrelik yeni bir raylı sistemi hattına kavuşmuş olacak” ifadelerini kullandı. ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI ABDÜLKADİR URALOĞLU'NA TEŞEKKÜR ETTİ Trafiğe en az rahatsızlık vermek için gerekli yan yol düzenlemelerini yaparak bu çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Başkan Altay, “İnşaatın en kısa sürede tamamlanması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Tamamlandığında şehrimiz yeni 21.1 kilometrelik bir raylı sistem hattına kavuşmuş olacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu'na, Altyapı Genel Müdürümüz Sayın Yalçın Eygün Bey'e ve çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Konya'nın tarihine geçecek bu yatırımlar için gece gündüz demeden gayret ediyoruz. Şehrimize hayırlı, mübarek olsun” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor Haber

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye'nin 2'nci, Avrupa'nın 9'uncu en yoğun havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın hızlı büyümesine paralel olarak ek kapasite sağlayacak olan Terminal 1’in, yapımı tamamlanan Faz-1 bölümü düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yenilenen Terminal 1’de düzenlenen açılış törenine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, İstanbul Valisi Davut Gül, Sabiha Gökçen Havalimanı Mülki İdare Amiri Halil Avşar, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) terminal işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, havalimanı ekosistemindeki paydaş kurumların üst düzey yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yatırım, Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) iş birliğinde toplam 70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Terminal 1 Renovasyon Projesi’nin Faz-1’i açılırken, tüm hızıyla devam eden Faz-2 ve Faz-3 çalışmaları ise 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Havalimanının ilk terminal binası olan ve 16 yıldır operasyon dışında olan Terminal 1’in tam kapasite hizmete girmesiyle birlikte Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunmakla kalmayıp, ülkemizin uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak küresel havacılık arenasındaki konumunun daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak. Bakan Uraloğlu: Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı yalnızca bir altyapı projesi değil Çağımızda ulaşımın sadece bir ihtiyaç değil aynı zamanda bir medeniyet göstergesi, bir kalkınma dinamosu olduğunu belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılığın insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında, Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumuyla dünyanın en avantajlı coğrafyalarından birine sahip. Dört saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okuyarak da son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yapım çalışmaları devam eden Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane Bölgesel havalimanı ile bu sayıyı 60’a çıkaracağız. Yine iç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğimiz yaklaşık 34 milyon seviyesindeydi; 2024 yılı sonunda 231 milyon yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Bu yılın ilk 11 ayı içinde 229,7 milyon yolcuya hizmet sunduk.” Bugün dış hat uçuş noktasının 132 ülkede 355’e ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak” hedefiyle ülkemizi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdük. Dış hat uçuş ağımızda; 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Hava Ulaştırma Anlaşması yaptığımız ülke sayısını da 81’den 175’e çıkardık. Bu alanda dünyada en çok anlaşma bulunan ülkelerin başında geliyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, sadece bir havalimanı değil; İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunan, uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak Türkiye’nin küresel havacılık arenasındaki konumunu güçlendiren, sınırları zorlayan stratejik bir merkez olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa’da “Major Havalimanları” kategorisinde en hızlı büyüyen havalimanı unvanını taşıyan bu eşsiz tesis, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltmeye de devam etmektedir. Bildiğiniz üzere neredeyse tam iki yıl önce, 25 Aralık 2023’te Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı ikinci pistin devreye alınmasıyla, Sabiha Gökçen daha hızlı, daha güçlü bir ivme kazandı. 3 bin 540 metre uzunluğundaki bu pist, geniş gövdeli uçakların inişine imkan sağladı; yeni taksi yolları, yüksek kapasiteli apronlar, trafik kontrol kulesi ve son teknoloji üstyapılarla hava trafik kapasitesi büyük ölçüde arttı. Havalimanımız, bu yatırımla gerçek potansiyelini ortaya koydu. Bu gelişimin katkıları rakamlara çarpıcı biçimde yansıdı: 2023’ün ilk 11 ayında 33 milyon 716 bin yolcuya hizmet verilirken, 2025’in aynı döneminde yolcu sayısı yüzde 31 artarak 44 milyon 217 bine ulaştı. Sadece 11 ayda, 2024 yılının tamamında kırılan 41 milyon 449 bin yolcu rekorunu geride bıraktık. Hatta, Aralık ayının ortası itibarıyla yolcu sayımız 46 milyonun üzerine çıktı. Yıl sonuna kadar ise bu rakamın 48 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Bu rakamlar, ikinci pistin Sabiha Gökçen’e ve Türk havacılığına ne kadar büyük bir doping etkisi yaptığını, sınırları nasıl zorladığını açıkça gösteriyor.” Bakan Uraloğlu, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yalnızca bir altyapı projesi değil; İstanbul’un ve ülkemizin havacılık vizyonuna adanmış, geleceğe uzanan bir miras olduğunu kaydetti. Doğal olarak artan yolcu trafiğini karşılamak, daha hızlı, daha güçlü ve daha konforlu hizmet sunmak için Terminal 1 Renovasyon Projesi’ni hayata geçirdiklerini kaydeden Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Bugün açılışını yaptığımız 1. fazı ile havalimanımız hem kapasite hem konfor açısından büyük bir ivme kazanacak. Yeni yapılan çalışmalarla, ilk terminal binası T1 modern mimarisi, gelişmiş teknolojik altyapısı, yolcu konforuna yönelik çözümleri ve sürdürülebilir yapısıyla yeniden hayat buldu. Yapılan düzenlemelerle yolcularımızın metro–otobüs–terminal geçişleri daha hızlı ve konforlu hale getirildi. Eşsiz ve kesintisiz hizmet için her detay titizlikle tamamlandı. Faz 2 ve Faz 3’teki çalışmalar da tamamlandığında Terminal 1, havalimanımıza yıllık ilave 5,5 milyon yolcu kapasitesi kazandıracak. Terminal 1 Renovasyon Projesi 1. Fazının İstanbul’umuza, ülkemize ve havacılık sektörümüze hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” “ISG, savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir platform” Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise konuşmasında, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın, sadece sivil havacılığa yönelik bir yatırım olmanın ötesinde; savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir hamle olarak şekillendiğini söyledi. Prof.Dr. Görgün, “Bugün burada yalnızca bir terminal binasının açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda; artan yolcu talebine cevap veren, erişilebilirliği güçlendiren, şehirle, ülkeyle ve dünyayla kurduğumuz bağlantıları daha sağlam bir zemine taşıyan bütüncül bir vizyonun önemli bir adımına hep birlikte şahitlik ediyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen “İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Projesi – İTEP” kapsamında, havacılık, savunma ve ileri teknoloji ekosistemlerinin entegre biçimde gelişmesini hedefleyen özgün bir modelin ilk adımı olarak planlandığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün sözlerine şöyle devam etti: “Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan elde edilen gelirlerin, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılarak ülkemiz savunma sanayiinin teknolojik altyapısının geliştirilmesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kritik projelerde kullanılması, projenin ülkemiz ve savunma sanayii açısından önemini daha da artırmaktadır. Havalimanı, bünyesinde barındırdığı Havacılık Bakım Onarım Merkezleri, Teknopark İstanbul ile organik bağlantısı ve sunduğu entegre altyapı ile Başkanlığımızın savunma sanayiinde sürdürülebilirlik, teknoloji derinliği ve küresel rekabet gücü oluşturma hedeflerinin, havaalanı ölçeğinde hayata geçirildiği stratejik bir platformdur.” Yolcu deneyimini önceliklendiren, teknolojiyi stratejik bir araç olarak kullanan ve operasyonel verimliliği sürekli ileriye taşıyan güçlü dönüşüm vizyonuyla atılan her adımın, Sabiha Gökçen’i modern havalimanı işletmeciliğinin güçlü örneklerinden biri hâline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Haluk Görgün, “Ulaştığımız yolcu trafiği seviyesi, havalimanlarımızda pist ve hava tarafının yanı sıra terminal altyapılarının da bütüncül bir anlayışla geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda, uzun yıllar hizmet verdikten sonra farklı amaçlarla kullanılan Terminal-1 binası; Başkanlığımızın öncülüğünde, HEAŞ Meydan Otoritesi ve terminal işletmecisinin iş birliğiyle yeniden değerlendirilmiş ve “Terminal-2 – Terminal-1 Entegrasyon Projesi” hayata geçirilmiştir. Bu yapı, yolcu akışının terminal geneline dengeli biçimde yayılmasını sağlayarak hem operasyonel verimliliği hem de yolcu deneyimini ileri bir seviyeye taşıyacaktır.” dedi. HEAŞ tarafından yürütülen çalışmaların yalnızca mevcut kapasiteyi artırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün, Terminal-3 ve Mütemmimleri Projesi ve Kuzey Hava Sahası Gelişim Projesi gibi yatırımların, önümüzdeki dönemde havalimanının uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını açıkladı. HEAŞ Genel Müdürü: Sabiha Gökçen Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü bir kapısı haline geldi Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yıllar içerisinde yalnızca uçakların iniş kalkış yaptığı bir meydan olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri hâline geldiğini söyledi. Genel Müdür Kacır sözlerine şöyle devam etti: “HEAŞ olarak bizler; bu büyük ve dinamik yapının güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde işletilmesinden sorumlu meydan otoritesiyiz. Pistlerden aprona, hava sahasından enerji altyapısına; kar ve buzla mücadeleden taksi yollarına, acil durum yönetiminden çevresel sürdürülebilirliğe kadar her alanda 7 gün 24 saat görev başındayız. Çünkü havalimanı dediğimiz yapı; durağan değil, her an yaşayan ve anlık kararlar gerektiren bir ekosistemdir. Sabiha Gökçen, 2001 yılında sivil havacılığa açıldığında 44 bin yolcuya ev sahipliği yapıyordu. 44 binden 44 milyona ulaştığımız bir ekosistemden bahsediyoruz.” Havacılığın; ticaretten turizme, yatırımdan istihdama kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Faruk Kacır, bu alandaki her kapasite artışının, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü bir adım daha ileri taşıdığını belirtti. Avrupa’daki birçok köklü havalimanının tek haneli büyüme oranlarıyla ilerlediği bir dönemde, Sabiha Gökçen’in çift haneli artışlarla zirvede yer aldığını hatırlatan Kacır, bu sonuçların Türkiye’nin havacılıktaki rekabet gücünün açık bir göstergesi olduğunu söyledi. HEAŞ Genel Müdürü Kacır, açılışı yapılan Terminal 1’in, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hafızası olduğuna dikkat çekerek “İlk yolcuları karşılayan, ilk uçuşlara ev sahipliği yapan bu yapı; operasyon dışı kaldığı dönemlerde dahi bu meydanın ruhundan hiçbir zaman kopmamıştır. Bugün Terminal 1’i yeniden hayata geçirirken, aslında geçmişle geleceği aynı çatı altında buluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı. İkinci pistin tam kapasiteyle devreye alınması, apron park pozisyonlarının artırılması, yeni hangarlar, bakım tesisleri, akaryakıt çiftlikleri ve hava sahası gelişim projelerinin, meydanın operasyonel dayanıklılığını güçlendiren stratejik adımlar olduğunu dile getiren Faruk Kacır, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni kapının, Türkiye’nin geleceğine açılan daha büyük kapılara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi. “Türkiye-Malezya iş birliğinin gücünü yansıtıyor” İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, Türkiye – Malezya dostluk ilişkilerine dikkat çekerek ISG’nin en önemli yatırımlarının başında geldiğini söyledi. İstanbul’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Dato İzani, “Bugünkü tören, Sabiha Gökçen Havalimanı için önemli bir altyapı dönüm noktasının ötesinde bir anlam taşımaktadır. Aynı zamanda güvene, ortak hedeflere ve uzun vadeli büyüme vizyonuna dayanan bir iş birliğinin gücünü yansıtmaktadır. Bu yatırım, her iki ülke açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye için, ulusal havacılık hedeflerini ileriye taşımakta ve İstanbul’un küresel ölçekte lider bir merkez olma konumunu daha da güçlendirmektedir. Malezya açısından ise bu proje; güçlü ortaklıklar, karşılıklı güven ve paylaşılan uzun vadeli vizyon temelinde hayata geçirilen önemli bir yurt dışı havalimanı yatırımının başarısını yansıtmaktadır. Türkiye’de bize duyulan güven için tüm ilgili kurum ve kuruluşlara en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Bu güven sayesinde havalimanı, küresel havacılığın en dinamik başarı hikâyelerinden biri hâline gelmiştir.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirilerek yenilenen vizyonuyla Terminal 1’in Faz-1 bölümü hizmete açıldı. Terminal 1 Özellikleri ve İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Hakkında: 2024 yılını 41,5 milyon yolcu ile tamamlayan Sabiha Gökçen, Avrupa Havalimanları Konseyi (ACI Europe) verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 27,7’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen 2. pistin devreye alınmasıyla Türkiye genelindeki uçuş trafiğinin yaklaşık yüzde 15’ini karşılayan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın kapasitesini artırmak, yolculara konforlu bir seyahat deneyimi yaşatmak amacıyla yenilenen T1 terminalinde 5,5 milyona kadar yolcuya hizmet verilecek. 2025 Kasım ayı itibarıyla toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17’lik artışla 44,2 milyona ulaşan Sabiha Gökçen’de bu trafiğin 19,4 milyonu iç hat, 24,8 milyonu dış hat yolcularından oluştu. Toplam yolcu trafiğinin yüzde 56’sının dış hatlardan gelmesi, Sabiha Gökçen’in artık net biçimde uluslararası ağırlığı olan bir havalimanı haline geldiğini gösteriyor. 11 aylık sonuçlara göre, iç hat yolcu trafiğinde yüzde 21’lik pay ile birinci sırada yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, dış hatlarda da ülke toplamının yüzde 18’ini karşılıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Kasım ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda 9 bin 409, dış hatlarda 13 bin 680 olmak üzere toplamda 23 bin 89 olarak gerçekleşti. Yolcu trafiği ise iç hatlarda 1 milyon 758 bin 618, dış hatlarda 2 milyon 387 bin 864 olmak üzere toplamda 4 milyon 146 bin 482 oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bu süreçte, iç hatlarda 105 bin 978, dış hatlarda 144 bin 560 olmak üzere toplamda 250 bin 538 uçak trafiği gerçekleşti. Bu ivmeyle birlikte toplam yolcu sayısının hedeflenenin üzerine çıkarak 2025 yılında yaklaşık 48 milyona ulaşması bekleniyor. Bugün yenilenerek hizmete açılan T1 terminali ile mevcut terminal T2’nin toplam kapasitesi böylece 50 milyonu aşacak. 2025 yılı içerisinde toplam 23 dış hat, 2 iç hat olmak üzere toplam 25 hat açılışı gerçekleştiren İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, bugün 54 ülkede 39 iç hat, 115 dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyonu İstanbul’a bağlıyor. İstanbul ve çevresindeki destinasyonlara yakınlığıyla “Şehrin Havalimanı” olan İSG, kara, deniz ve raylı sistem bağlantılarıyla ideal bir transfer noktası olarak öne çıkarken, kapasiteyi arttıracak T1 terminali ile daha fazla sayıda uçuşu çatısı altında toplayacak. 24 bin m²’lik T1, özel bir köprü sistemiyle T2’ye bağlandı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda titizlikle yürütülen T1 yenileme ve aktivasyon projesinin bel kemiğini özel bağlantı köprüsü oluşturuyor. T1 ve T2 terminal binaları, Türkiye’de ilk kez uygulanan iki ayak açıklığı arası 80 mt olan, 240 metre uzunluğunda çelik bir köprüyle birbirine bağlandı. Yapımında 1100 ton çelik kullanılan köprü, pistleri ve apronu gören özel manzarasıyla da havalimanları arasında benzersiz noktalardan biri olmaya aday. Toplam 24 bin m²’lik büyüklüğe sahip olan uydu terminal T1, mevcut terminal T2’nin Dış Hatlar 201 no’lu kapısından köprüyle bağlanarak havalimanına mevcut kapılara ek olarak 9 noktada toplam 18 biniş kapısı kazandıracak. Açılan Faz1 bölümünde 5 noktada 10 biniş kapısı bugün itibarıyla hizmete alındı. Önümüzdeki günlerde uçuş planlamalarına bu kapılar dahil edilecek. Yenilenen T1 terminalinde 1300 kişilik oturma kapasitesinin yanı sıra çocuk oyun alanları, yeme – içme - alışveriş kioskları, hac ve umre yolcusu misafirler için ihram giyinme odası ve mescit bulunuyor. Yolcular ana terminal binasından (T2) check-in, bagaj ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra T1’e yürüyen bantlar sayesinde kolaylıkla geçiş yapabilecek. Afet durumlarında kesintisiz hizmet verilebilmesi için ileri seviye sismik izolatör teknolojileriyle inşa edilen ve dünyada depreme en dayanıklı yapılar arasında yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın mevcut terminal binasına uyumlu olarak T1 terminali de sondaj ve jeofizik araştırmalar; zemin iyileştirme-iksa-veri ve geoteknik proje uygulamalarıyla güçlendirildi. Proje kapsamında sürdürülebilirlik açısından mevcut bina yapısı yeni ihtiyaçlara hizmet edecek biçimde olabildiğince korunarak yenilendi. Sökümü yapılan tüm birincil ve ikincil çelikler, MKE’ne (MKE Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü) teslim edilerek geri dönüşüme kazandırıldı. Mevcut T2 terminalimizde yer alan fakat kullanımda yer almayan yürüyen yollarımızın tüm parça değişimleri ve bakımlarını yaparak T1&T2 bağlantı köprüsünde kullanıldı. Gün ışığından mümkün oldukça yararlanmak adına, aydınlatma otomasyonu sistemi kurularak, enerji tüketiminin minimuma indirilmesi hedeflendi. Tüm elektrik ve mekanik ekipmanlar, en yüksek enerji sınıfı olan IE5 verimlilik standardına göre seçildi. Yaklaşık 8 ay gibi kısa bir sürede yapımı fazlı olarak tamamlanan projede, ortalama günde 400 ve maksimumda da 550 kişi sınırlı alanda çalıştı. Bu süreçte herhangi bir iş kazası yaşanmadan açılış safhasına ulaşıldı. Projenin ilerleyen safhasında, ISG Ofisleri’nin Terminal 1’de konumlandırılması ve mevcut ofislerin bulunduğu asma kat alanlarının tamamen yolcu trafiğine açılması planlanıyor. Ofislerden boşalan alanların dahil edilmesiyle kara ve hava tarafında yolcular için ek alanlar oluşturularak misafirlerin seyahat konforunun artırılması hedefleniyor. Türkiye ve Avrupa havacılık sektöründe önemli rekor ve başarılara imza atan; 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren “Major Havalimanları” kategorisinde Avrupa’da en hızlı büyüyen havalimanı olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltme ve en yenilikçi havalimanı olma hedefine uyumlu adımlar atmayı kararlılıkla sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.