Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Açev

Kapsül Haber Ajansı - Açev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açev haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi Haber

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi

Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik Diyarbakır’da başlattıkları iş birliğinin ikinci aşamasında, ebeveynlerin çocuk beslenmesine dair güvenilir bilgiye erişimini destekleyen yeni bir projeye imza attı. Ekim 2025’te başlayan “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” projesinin ilk aşamasında, Migros’ta satışa sunulan Çilekli ve Zencefilli Kurabiyelerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü AÇEV’e aktarılırken, bu destekle bugüne kadar AÇEV’in Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okuyan Bir Gelecek Projesi okuma grupları aracılığıyla 1.380 çocuğun eğitim malzemelerinin karşılanmasına katkı sağlandı. İş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabı, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde ebeveynlerin rolünü merkeze alıyor. Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel’in kaleme aldığı rehber; gıda okuryazarlığı ve etiket okuma, organik ve doğal kavramlarının ayrımı, mevsimsel beslenme, çocukların farklı tatlarla tanışması ve aile sofrasındaki iletişim gibi pek çok başlığı bir arada ele alıyor. Kitapta ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere yer veriliyor. Gerçekleştirilen lansmanda Humm Organic kurucu ortakları Damla Şener Akkaynak, Hale Şener ve Aslı Acundaş, Humm Organic Genel Müdürü Melek Soklangıç Dinçer, Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel ile AÇEV Kaynak Geliştirme ve İletişim Direktörü Asu Sanem Kaya bir araya geldi. Buluşmada çocukların erken yaşta geliştirdiği beslenme alışkanlıkları, ebeveynlerin bu süreçteki rolü ve çocukların gıdayla kurduğu ilişkinin nasıl şekillendiği ele alındı. Diyarbakır’dan Ebeveynlerin Günlük Hayatına Uzanan Bir Rehber Humm Organic ve AÇEV’in Diyarbakır’da başlayan iş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan kitap, çocuk beslenmesine ilişkin bilgilerin ebeveynler için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesine odaklanıyor. Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki seçimlere de zemin hazırladığı yaklaşımından hareket eden rehber, ebeveynlerin yalnızca çocuklarına ne yedireceklerine değil, onların gıdayla kurduğu ilişkiye de dikkat çekiyor. Bu çerçevede gıda okuryazarlığı, besin etiketlerini doğru okuyabilme, organik ve doğal kavramlarını birbirinden ayırabilme gibi konular günlük yaşamdan örneklerle ele alınıyor. Çocukların farklı tat, koku ve dokularla tanışmasının beslenme alışkanlıklarının oluşumundaki rolüne de yer verilen kitapta, “lezzet haritası” yaklaşımıyla çocukların damak zevkinin farklı gıdalarla kurulan deneyimler üzerinden zaman içinde gelişimine dikkat çekiliyor. Aile sofrası da bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınarak, ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarıyla çocuklarına model olmasının ve yemek zamanlarını bir keşif alanına dönüştürmesinin önemi vurgulanıyor. Kitapta ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere de yer veriliyor. Bu tariflerle çocukların hazırlama sürecine katılması, farklı besinleri ve tatları keşfetmesi desteklenirken, sağlıklı beslenmenin günlük yaşam içinde deneyimlenen bir sürece dönüşmesi hedefleniyor. Kitap, AÇEV’in Saha Çalışmalarına da Ulaşacak “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabının sosyal etkisi, okuyucuyla buluştuğu noktanın ötesine taşınacak şekilde kurgulandı. Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak Anne Destek Programı ve Baba Destek Programı’na katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitap ise satışa sunulacak ve satıştan elde edilen gelirin tamamı AÇEV’in çocuklar ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına aktarılacak. 180 TL satış fiyatıyla okuyucuyla buluşacak kitap; D&R, Remzi Kitabevi ve Penguen Kitabevi mağazalarının yanı sıra dr.com.tr, Kitapyurdu, BKM Kitap, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve Ceres Dükkân gibi çevrim içi satış kanallarında satışa sunulacak. Böylece kitap, bir yandan ebeveynlerin çocuk beslenmesine ilişkin güvenilir bilgiye erişimini desteklerken, diğer yandan kitabı satın alan okurların AÇEV’in çocuk ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına katkıda bulunmasına imkân sağlayacak. “Çocuk Beslenmesine Dair Sorumluluğumuzu Kitapla Başka Bir Boyuta Taşıdık” Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak, markanın kuruluşundan bu yana çocukların beslenmesine yönelik yaklaşımının zaman içinde farklı alanlara uzandığını belirterek, “Humm Organic’in çıkış noktası çocuklarımız için daha sağlıklı seçenekler aramaktı. 2017’de başlayan bu yolculukta bugüne kadar 20 milyondan fazla ürünü çocuklarla buluşturduk. Son beş yılda adet bazında sekiz kattan fazla büyürken, her yıl çift haneli büyüme kaydettik. Zaman içinde bu arayışın yalnızca ürünlerle sınırlı kalamayacağını gördük. Ebeveynin neyi, neden seçtiğini bilmesi de çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası. AÇEV ile Diyarbakır’da başlayan iş birliğimizin bugün ebeveynlerin hayatına doğrudan girecek bir rehberle devam etmesi, bizim için bu sorumluluğun doğal bir uzantısı.” dedi. “Ebeveynin Elindeki Bilgi, Günlük Hayatında Kullanabileceği Bir Rehbere Dönüşmeli” Humm Organic Kurucu Ortağı Hale Şener, ebeveynlerin çocuk beslenmesi konusunda karşılaştığı bilgi yoğunluğuna dikkat çekerek, “Çocuk beslenmesi üzerine çok sayıda öneri ve farklı yaklaşım var. Ebeveynin bütün bunlar arasında doğru bilgiyi seçebilmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamına taşıyabilmesi de önemli. Biz bu kitabın ebeveynin elinde yalnızca okunup bırakılan bir kaynak değil, ihtiyaç duyduğunda başvurabileceği sade ve anlaşılır bir rehber olmasını istedik. Kitabın içeriğini oluştururken etiket okuma, mevsimsellik, karşılaştırmalar ve günlük hayatta kullanılabilecek pratik bilgiler gibi farklı araçları bir araya getirdik. AÇEV’in ebeveynleri güçlendirmeye dayalı yaklaşımı da bu bakışın önemli bir tamamlayıcısı oldu.” diye konuştu. “Lezzet Haritası, Çocuğun Gıdayla Kurduğu İlişkinin İzlerini Taşıyor” Humm Organic Kurucu Ortağı Aslı Acundaş, çocukların farklı tatlarla tanışmasının beslenme yolculuğundaki yerine değinerek, “Humm Organic’de yıllardır çocukların sağlıklı içeriklerle tanışırken lezzetten uzaklaşmamasına odaklanıyoruz. Çocukların karşılaştığı her yeni tat, zaman içinde oluşan damak zevkinin de bir parçası haline geliyor. Kitapta yer verdiğimiz lezzet haritası yaklaşımı, bu deneyimi yalnızca ‘ne yedi?’ sorusuyla değil, çocuğun gıdayı nasıl keşfettiği üzerinden değerlendirmemize olanak tanıyor. Farklı tat, koku ve dokularla tanışmanın çocukların beslenme yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz.” dedi. “Gıda Okuryazarlığı, Ebeveynin Bilinçli Seçim Yapma Becerisinin Temelinde Yer Alıyor” Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel, kitabın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi Haber

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi

Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak annelere ve babalara yönelik destek programlarına katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitabın satışından elde edilen gelir ise AÇEV’in çalışmalarına aktarılacak. Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik Diyarbakır’da başlattıkları iş birliğinin ikinci aşamasında, ebeveynlerin çocuk beslenmesine dair güvenilir bilgiye erişimini destekleyen yeni bir projeye imza attı. Ekim 2025’te başlayan “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” projesinin ilk aşamasında, Migros’ta satışa sunulan Çilekli ve Zencefilli Kurabiyelerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü AÇEV’e aktarılırken, bu destekle bugüne kadar AÇEV’in Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okuyan Bir Gelecek Projesi okuma grupları aracılığıyla 1.380 çocuğun eğitim malzemelerinin karşılanmasına katkı sağlandı. İş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabı, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde ebeveynlerin rolünü merkeze alıyor. Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel’in kaleme aldığı rehber; gıda okuryazarlığı ve etiket okuma, organik ve doğal kavramlarının ayrımı, mevsimsel beslenme, çocukların farklı tatlarla tanışması ve aile sofrasındaki iletişim gibi pek çok başlığı bir arada ele alıyor. Kitapta ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere yer veriliyor. Gerçekleştirilen lansmanda Humm Organic kurucu ortakları Damla Şener Akkaynak, Hale Şener ve Aslı Acundaş, Humm Organic Genel Müdürü Melek Soklangıç Dinçer, Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel ile AÇEV Kaynak Geliştirme ve İletişim Direktörü Asu Sanem Kaya bir araya geldi. Buluşmada çocukların erken yaşta geliştirdiği beslenme alışkanlıkları, ebeveynlerin bu süreçteki rolü ve çocukların gıdayla kurduğu ilişkinin nasıl şekillendiği ele alındı. Diyarbakır’dan Ebeveynlerin Günlük Hayatına Uzanan Bir Rehber Humm Organic ve AÇEV’in Diyarbakır’da başlayan iş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan kitap, çocuk beslenmesine ilişkin bilgilerin ebeveynler için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesine odaklanıyor. Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki seçimlere de zemin hazırladığı yaklaşımından hareket eden rehber, ebeveynlerin yalnızca çocuklarına ne yedireceklerine değil, onların gıdayla kurduğu ilişkiye de dikkat çekiyor. Bu çerçevede gıda okuryazarlığı, besin etiketlerini doğru okuyabilme, organik ve doğal kavramlarını birbirinden ayırabilme gibi konular günlük yaşamdan örneklerle ele alınıyor. Çocukların farklı tat, koku ve dokularla tanışmasının beslenme alışkanlıklarının oluşumundaki rolüne de yer verilen kitapta, “lezzet haritası” yaklaşımıyla çocukların damak zevkinin farklı gıdalarla kurulan deneyimler üzerinden zaman içinde gelişimine dikkat çekiliyor. Aile sofrası da bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınarak, ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarıyla çocuklarına model olmasının ve yemek zamanlarını bir keşif alanına dönüştürmesinin önemi vurgulanıyor. Kitapta ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere de yer veriliyor. Bu tariflerle çocukların hazırlama sürecine katılması, farklı besinleri ve tatları keşfetmesi desteklenirken, sağlıklı beslenmenin günlük yaşam içinde deneyimlenen bir sürece dönüşmesi hedefleniyor. Kitap, AÇEV’in Saha Çalışmalarına da Ulaşacak “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabının sosyal etkisi, okuyucuyla buluştuğu noktanın ötesine taşınacak şekilde kurgulandı. Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak Anne Destek Programı ve Baba Destek Programı’na katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitap ise satışa sunulacak ve satıştan elde edilen gelirin tamamı AÇEV’in çocuklar ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına aktarılacak. 180 TL satış fiyatıyla okuyucuyla buluşacak kitap; D&R, Remzi Kitabevi ve Penguen Kitabevi mağazalarının yanı sıra dr.com.tr, Kitapyurdu, BKM Kitap, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve Ceres Dükkân gibi çevrim içi satış kanallarında satışa sunulacak. Böylece kitap, bir yandan ebeveynlerin çocuk beslenmesine ilişkin güvenilir bilgiye erişimini desteklerken, diğer yandan kitabı satın alan okurların AÇEV’in çocuk ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına katkıda bulunmasına imkân sağlayacak. “Çocuk Beslenmesine Dair Sorumluluğumuzu Kitapla Başka Bir Boyuta Taşıdık” Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak, markanın kuruluşundan bu yana çocukların beslenmesine yönelik yaklaşımının zaman içinde farklı alanlara uzandığını belirterek, “Humm Organic’in çıkış noktası çocuklarımız için daha sağlıklı seçenekler aramaktı. 2017’de başlayan bu yolculukta bugüne kadar 20 milyondan fazla ürünü çocuklarla buluşturduk. Son beş yılda adet bazında sekiz kattan fazla büyürken, her yıl çift haneli büyüme kaydettik. Zaman içinde bu arayışın yalnızca ürünlerle sınırlı kalamayacağını gördük. Ebeveynin neyi, neden seçtiğini bilmesi de çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası. AÇEV ile Diyarbakır’da başlayan iş birliğimizin bugün ebeveynlerin hayatına doğrudan girecek bir rehberle devam etmesi, bizim için bu sorumluluğun doğal bir uzantısı.” dedi. “Ebeveynin Elindeki Bilgi, Günlük Hayatında Kullanabileceği Bir Rehbere Dönüşmeli” Humm Organic Kurucu Ortağı Hale Şener, ebeveynlerin çocuk beslenmesi konusunda karşılaştığı bilgi yoğunluğuna dikkat çekerek, “Çocuk beslenmesi üzerine çok sayıda öneri ve farklı yaklaşım var. Ebeveynin bütün bunlar arasında doğru bilgiyi seçebilmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamına taşıyabilmesi de önemli. Biz bu kitabın ebeveynin elinde yalnızca okunup bırakılan bir kaynak değil, ihtiyaç duyduğunda başvurabileceği sade ve anlaşılır bir rehber olmasını istedik. Kitabın içeriğini oluştururken etiket okuma, mevsimsellik, karşılaştırmalar ve günlük hayatta kullanılabilecek pratik bilgiler gibi farklı araçları bir araya getirdik. AÇEV’in ebeveynleri güçlendirmeye dayalı yaklaşımı da bu bakışın önemli bir tamamlayıcısı oldu.” diye konuştu. “Lezzet Haritası, Çocuğun Gıdayla Kurduğu İlişkinin İzlerini Taşıyor” Humm Organic Kurucu Ortağı Aslı Acundaş, çocukların farklı tatlarla tanışmasının beslenme yolculuğundaki yerine değinerek, “Humm Organic’de yıllardır çocukların sağlıklı içeriklerle tanışırken lezzetten uzaklaşmamasına odaklanıyoruz. Çocukların karşılaştığı her yeni tat, zaman içinde oluşan damak zevkinin de bir parçası haline geliyor. Kitapta yer verdiğimiz lezzet haritası yaklaşımı, bu deneyimi yalnızca ‘ne yedi?’ sorusuyla değil, çocuğun gıdayı nasıl keşfettiği üzerinden değerlendirmemize olanak tanıyor. Farklı tat, koku ve dokularla tanışmanın çocukların beslenme yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz.” dedi. “Gıda Okuryazarlığı, Ebeveynin Bilinçli Seçim Yapma Becerisinin Temelinde Yer Alıyor” Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel, kitabın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Asya’dan Avrupa’ya Uzanan 52 Kilometrelik İyilik Parkuru  Haber

Asya’dan Avrupa’ya Uzanan 52 Kilometrelik İyilik Parkuru 

Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde, Türkiye Triatlon Federasyonu organizasyonuyla ve Oral-B’nin ana sponsorluğunda gerçekleştirilen 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu rekor düzeyde bir katılımla düzenlendi. Yarış öncesinde o yenilmez güveni veren ve herkesi ‘Şampiyon Gibi Fırçalamaya’ davet eden Oral-B’nin destekleriyle büyük ilgi gören yarış, 6. kez sporseverleri bir araya getirdi. 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, gün doğumuyla birlikte P&G Türkiye & Kafkasya Pazarlama ve Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonlar Başkanı Özge Erdem ve Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya’nın verdiği komutla başladı. Yerli ve yabancı yaklaşık bin sporcunun katıldığı dünyanın kıtalararası ilk ve tek triatlon organizasyonunda triatletler; 2,2 kilometre yüzme, 40 kilometre bisiklet ve 10 kilometre koşudan oluşan çetin parkurda kıtalararası bir mücadele verdi. Kanlıca-Küçüksu arasındaki yüzme etabı ile başlayan yarışta sporcular, trafiğe kapatılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden Asya’dan Avrupa’ya pedal çevirdi, ardından Küçüksu-Çubuklu arasındaki koşu etabı ile zorlu parkuru tamamladı. Zorlu ve çekişmeli geçen mücadelenin ardından Erkekler Genel Klasman kategorisinde Mikhail Venediktov, Kadınlar Genel Klasman kategorisinde ise Ece Calp birinciliği elde etti. Organizasyon kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Aquatlon yarışında ise sporcular, 2,2 kilometre yüzme ve 10 kilometre koşudan oluşan parkurda dayanıklılıklarını sergiledi. 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu bu yıl anlamlı bir dayanışmaya da ev sahipliği yaptı. Oral-B ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen projede, parkuru tamamlayarak bitiş çizgisine ulaşan her sporcunun mücadelesi, çocukların sağlıklı gülümsemesine dönüştü. Erdem: Her sporcu bir çocuğun sağlıklı gülümsemesine katkı sağladı Büyük bir çekişmeye sahne olan yarışın ardından açıklamalarda bulunan P&G Türkiye & Kafkasya Pazarlama ve Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonlar Başkanı Özge Erdem, “Oral-B markamızla tam 6 yıldır kıtaları birleştiren bu benzersiz triatlon organizasyonunun ana sponsoru olmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. Erdem, AÇEV ile gerçekleştirilen iş birliğinin önemine de değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bu büyük spor buluşmasını AÇEV ile hayata geçirdiğimiz anlamlı bir dayanışmayla çok daha değerli bir noktaya taşıdık. Zorlu parkuru başarıyla göğüsleyen her sporcunun mücadelesini çocuklarımızın sağlıklı gülümsemelerine dönüştürdük. Boğaz’da atılan her kulaç, pedal çevrilen her metre ve atılan her adım, sporun iyileştirici gücüyle çocuklarımızın hayatına dokundu. Emeği geçen tüm paydaşlarımıza ve bu iyiliğin bir parçası olan tüm sporcularımıza yürekten teşekkür ediyorum.” Yalçınkaya: Uluslararası Yarışlarından Biri Olmaya Devam Edecek Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya ise organizasyonun ardından yaptığı açıklamada, “Oral-B, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve yerel yönetim temsilcileri olmak üzere geniş bir paydaş grubunun desteğiyle gerçekleşen başarılı bir organizasyonu daha geride bırakmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Triatlon ve aquatlon branşlarında bireysel ve takım mücadelesinde yer alan triatletler, bu sporun doğasında bulunan kararlılık, dayanıklılık ve son ana kadar pes etmeme motivasyonları ile örnek sporcu olmaya devam ediyor. Dünyanın tek kıtalar arası triatlon yarışı olan Oral-B Boğaziçi Triatlonu, Türkiye’nin uluslararası çapta vizyon yarışlarından biri olmaya devam edecek. Heyecanımıza ortak olan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Kıtalararası Tek Triatlonu, Beykoz’da Yapılacak Haber

Dünyanın Kıtalararası Tek Triatlonu, Beykoz’da Yapılacak

Her yıl daha da büyük ilgi gören yarış bu yıl anlamlı bir dayanışmaya da ev sahipliği yapacak. Oral-B ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen projede, zorlu parkuru tamamlayarak bitiş çizgisine ulaşan her sporcu, çocukların sağlıklı gülümsemesine katkı sağlayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde, Türkiye Triatlon Federasyonu organizasyonuyla ve Oral-B’nin ana sponsorluğunda düzenlenen 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, yarın gerçekleştirilecek. Herkesi ‘Şampiyon Gibi Fırçalamaya’ davet eden Oral-B’nin destekleriyle büyük ilgi gören yarış, 6. kez sporseverleri bir araya getirecek. Yerli ve yabancı yaklaşık bin sporcunun katılması beklenen dünyanın kıtalararası ilk ve tek triatlon organizasyonunda triatletler; 2,2 kilometre yüzme, 40 kilometre bisiklet ve 10 kilometre koşudan oluşan çetin parkurda kıtalararası bir mücadele verecek. Sporcular, Kanlıca ile Küçüksu arasında gerçekleştirilecek yüzme etabının ardından Asya'dan Avrupa'ya uzanan 40 kilometrelik bisiklet parkurunda pedal çevirecek. Bu etap kapsamında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yarış süresince araç trafiğine tek yönlü olarak kapatılacak. Küçüksu ile Çubuklu arasında koşulacak 10 kilometrelik etapla yarış tamamlanacak. 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, gün doğumuyla birlikte P&G Türkiye, Kafkasya & Orta Asya Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonları ve Pazarlama Başkanı Özge Erdem ve Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya tarafından başlama komutu verilecek. Her yıl merakla beklenen dev organizasyon bu yıl anlamlı bir dayanışmaya da ev sahipliği yapıyor. Oral-B ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen projede, zorlu parkuru tamamlayıp bitiş çizgisine ulaşan her sporcu çocukların sağlıklı gülümsemelerine katkıda bulunacak. Erdem: Çok değerli bir yolculuğa çıktık Yarışa dair yaptığı açıklamada P&G’nin spora verdiği desteği vurgulayan P&G Türkiye & Kafkasya Pazarlama ve Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonlar Başkanı Özge Erdem, “Oral-B markamızla ülkemizde daha fazla çocuğun sağlıklı ağız ve diş bakım alışkanlığı kazanmasını desteklemek amacıyla, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğinde çok değerli bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuk, ‘Gücüne Güç Kat’ diyerek başlattığımız 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu ile daha da güçlenecek. Zorlu parkuru tamamlayan her sporcumuzla birlikte geleceğe sağlıklı ve mutlu bir gülümsemeyle bakacak çocuk sayı da artacak. Böylece Boğaz’da göğüslenen her bitiş çizgisi, AÇEV aracılığıyla bir çocuğumuzun sağlıklı gülümsemesine dönüşecek” dedi. Yalçınkaya: Triatlon Ruhunu Yaşamaya Davet Ediyorum Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya ise, “Dünyanın tarih ve kültür başkenti İstanbul’a yakışır, uluslararası spor otoritelerinin de takdirini kazanmış, etki gücü yüksek bir organizasyonun bir parçası olmaktan dolayı gururluyuz. Her yıl büyüyen bir ilgi ile yol alıyoruz. Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu ile ülkemizin spor turizminde önemli eşiği geçtiğine inanıyorum. Üç disiplini bir arada sunan, gerçek anlamda bir dayanıklılık sporu olan triatlonun ruhunu yaşamak üzere tüm İstanbulluları, keyifli bir pazar günü için Beykoz’a davet ediyorum.” Diye konuştu. Parkurda Aquatlon Heyecanı da Yaşanacak Büyük mücadeleye sahne olacak organizasyon kapsamında bu yıl triatlon disiplininin yanı sıra sadece yüzme ve koşu etabından oluşan Aquatlon yarışı da düzenlenecek. Bu kategoriyi tercih eden katılımcılar, 2,2 kilometre yüzme ve 10 kilometre koşudan oluşan Aquatlon parkurunda dayanıklılıklarını sergileyecek. Yarışma Programı: 16 Ağustos 2026 Pazar 05.00 Değişim Alanı Kullanımı ve Çip Dağıtım (Triatlon ve Aquatlon) 06.20 Triatlon ve Aquatlon Başlangıç (Dalga Sistemi) 06.30 Takımlar Başlangıç 07.40 Yüzme Parkuru Zaman Barajı 09.40 Bisiklet Parkuru Zaman Barajı 11.00 Koşu Parkuru Zaman Barajı 11.00 Ödül Töreni / Küçüksu Millet Parkı Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Kıtalararası Tek Triatlonu Yarın Beykoz’da Yapılacak Haber

Dünyanın Kıtalararası Tek Triatlonu Yarın Beykoz’da Yapılacak

Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde, Türkiye Triatlon Federasyonu organizasyonuyla ve Oral-B’nin ana sponsorluğunda düzenlenen 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, yarın gerçekleştirilecek. Herkesi ‘Şampiyon Gibi Fırçalamaya’ davet eden Oral-B’nin destekleriyle büyük ilgi gören yarış, 6. kez sporseverleri bir araya getirecek. Yerli ve yabancı yaklaşık bin sporcunun katılması beklenen dünyanın kıtalararası ilk ve tek triatlon organizasyonunda triatletler; 2,2 kilometre yüzme, 40 kilometre bisiklet ve 10 kilometre koşudan oluşan çetin parkurda kıtalararası bir mücadele verecek. Sporcular, Kanlıca ile Küçüksu arasında gerçekleştirilecek yüzme etabının ardından Asya'dan Avrupa'ya uzanan 40 kilometrelik bisiklet parkurunda pedal çevirecek. Bu etap kapsamında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yarış süresince araç trafiğine tek yönlü olarak kapatılacak. Küçüksu ile Çubuklu arasında koşulacak 10 kilometrelik etapla yarış tamamlanacak. 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, gün doğumuyla birlikte P&G Türkiye, Kafkasya & Orta Asya Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonları ve Pazarlama Başkanı Özge Erdem ve Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya tarafından başlama komutu verilecek. Her yıl merakla beklenen dev organizasyon bu yıl anlamlı bir dayanışmaya da ev sahipliği yapıyor. Oral-B ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen projede, zorlu parkuru tamamlayıp bitiş çizgisine ulaşan her sporcu çocukların sağlıklı gülümsemelerine katkıda bulunacak. Erdem: Çok değerli bir yolculuğa çıktık Yarışa dair yaptığı açıklamada P&G’nin spora verdiği desteği vurgulayan P&G Türkiye & Kafkasya Pazarlama ve Sağlık, Ağız Bakım Ticari Operasyonlar Başkanı Özge Erdem, “Oral-B markamızla ülkemizde daha fazla çocuğun sağlıklı ağız ve diş bakım alışkanlığı kazanmasını desteklemek amacıyla, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğinde çok değerli bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuk, ‘Gücüne Güç Kat’ diyerek başlattığımız 2026 Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu ile daha da güçlenecek. Zorlu parkuru tamamlayan her sporcumuzla birlikte geleceğe sağlıklı ve mutlu bir gülümsemeyle bakacak çocuk sayı da artacak. Böylece Boğaz’da göğüslenen her bitiş çizgisi, AÇEV aracılığıyla bir çocuğumuzun sağlıklı gülümsemesine dönüşecek” dedi. Yalçınkaya: Triatlon Ruhunu Yaşamaya Davet Ediyorum Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya ise, “Dünyanın tarih ve kültür başkenti İstanbul’a yakışır, uluslararası spor otoritelerinin de takdirini kazanmış, etki gücü yüksek bir organizasyonun bir parçası olmaktan dolayı gururluyuz. Her yıl büyüyen bir ilgi ile yol alıyoruz. Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu ile ülkemizin spor turizminde önemli eşiği geçtiğine inanıyorum. Üç disiplini bir arada sunan, gerçek anlamda bir dayanıklılık sporu olan triatlonun ruhunu yaşamak üzere tüm İstanbulluları, keyifli bir pazar günü için Beykoz’a davet ediyorum.” Diye konuştu. Parkurda Aquatlon Heyecanı da Yaşanacak Büyük mücadeleye sahne olacak organizasyon kapsamında bu yıl triatlon disiplininin yanı sıra sadece yüzme ve koşu etabından oluşan Aquatlon yarışı da düzenlenecek. Bu kategoriyi tercih eden katılımcılar, 2,2 kilometre yüzme ve 10 kilometre koşudan oluşan Aquatlon parkurunda dayanıklılıklarını sergileyecek. Yarışma Programı: 16 Ağustos 2026 Pazar 05.00 Değişim Alanı Kullanımı ve Çip Dağıtım (Triatlon ve Aquatlon) 06.20 Triatlon ve Aquatlon Başlangıç (Dalga Sistemi) 06.30 Takımlar Başlangıç 07.40 Yüzme Parkuru Zaman Barajı 09.40 Bisiklet Parkuru Zaman Barajı 11.00 Koşu Parkuru Zaman Barajı 11.00 Ödül Töreni / Küçüksu Millet Parkı Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Yenilenebilir Enerji’den “Rüzgâra Çevir” Projesiyle Geleceğe Yatırım Haber

Fiba Yenilenebilir Enerji’den “Rüzgâra Çevir” Projesiyle Geleceğe Yatırım

Tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan portföyüyle sektöründe Türkiye’nin lider şirketlerinden biri olan Fiba Yenilenebilir Enerji, 15 Haziran Dünya Rüzgâr Günü’nde AÇEV ile bu yıl ikinci Rüzgâra Çevir Uçurtma Festivali’ni gerçekleştirdi. AÇEV’in Hatay Defne Çocuk ve Aile Merkezi’nde uçurtma sanatçısı Zahit Mungan eşliğinde konteyner kentteki çocukların ve ailelerinin katılımıyla gerçekleştirilen atölyede hazırlanan rengârenk uçurtmalar, Samandağ Sahili’nde düzenlenen festivalde gökyüzüyle buluştu. Fiba Yenilenebilir Enerji ve AÇEV projenin ikinci yılında, rüzgâr karakterinin gözünden anlatımla çocukları rüzgâr enerjisiyle eğlenceli bir şekilde tanıştıran ve yenilenebilir enerji hakkında farkındalık kazandırmayı amaçlayan Rüzgâra Çevir hikâye kitabını da duyurdu. Fiba Yenilenebilir Enerji’nin Dünya Rüzgâr Günü’nü sahiplenmek amacıyla hayata geçirdiği Rüzgâra Çevir projesinin somut bir çıktısı niteliğini taşıyan bu kitap, elde edilecek gelirin erken yaşlardaki ihtiyaç sahibi çocukların eğitim ve gelişimine katkı sağlaması amacıyla AÇEV Mağaza üzerinden satışa sunuldu. Faaliyet gösterdikleri bölgelerde toplumun sosyal ve ekonomik refahına katkı sağlayacak toplumsal yatırımlar yapmaya özen gösterdiklerini vurgulayan Fiba Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Koray Kıymaz şunları söyledi: “En yüksek kurulu güce sahip olan rüzgâr enerjisi santralimizin de bulunduğu Hatay’da, AÇEV ile hayata geçirdiğimiz Rüzgâra Çevir projemizin ikinci yılını düzenlemekten mutluluk duyuyoruz. Proje kapsamında yayımladığımız Rüzgâra Çevir hikâye kitabımız ile daha fazla çocuğu rüzgâr enerjisiyle tanıştırmayı hedefliyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımımız doğrultusunda çocukları ve gençleri odağımıza alarak toplumsal kalkınmaya, insani gelişime ve sürdürülebilirliğe katkı sağlayan projelerle uzun vadeli etki yaratarak geleceği yenilemeye devam edeceğiz.” Fiba Yenilenebilir Enerji hakkında: Fiba Yenilenebilir Enerji, enerji projelerinin geliştirilmesi ve üretim tesislerinin kurulması faaliyetlerini sürdürmek amacıyla 2007 yılında kuruldu. 10 rüzgâr, 5 güneş enerjisi ve 4 hibrit enerji santralinden oluşan toplam 736 MW’lık kurulu güce sahiptir. 1.000 MW üzerinde kurulu güce erişmeyi planlayan Fiba Yenilenebilir Enerji, yurt içinin yanı sıra yurt dışı iş geliştirme faaliyetlerine devam ediyor. Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında, faaliyet gösterdiği ve dezavantajlı bölgelerdeki çocuklar ve gençleri odağına alan şirket, toplumsal kalkınma, insani gelişim ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamak için kalıcı etki yaratmayı hedefleyen projeler geliştiriyor. AÇEV hakkında: AÇEV, 1993 yılından bu yana erken yaştaki her çocuğun güvende, sağlıklı, mutlu, öğreniyor ve destekleniyor olması için çalışıyor. Beyin gelişiminin büyük bir kısmının tamamlandığı erken yaşları odağına alan AÇEV, bu yaş grubundaki çocuklara, onların anne babalarına ve aynı zamanda genç kadınlara yönelik bilimsel temelli eğitim programları geliştiriyor ve uyguluyor. AÇEV, eğitim programları ve saha çalışmalarının yanı sıra toplumsal farkındalığı artırmak, bilinç ve destek oluşturmak üzere farkındalık ve savunu faaliyetleri de gerçekleştiriyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde özellikle vurgu yapılan, erken çocukluk döneminde nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşam boyu öğrenme konularına tüm faaliyetlerinin odağında yer veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cam Sektöründe Kadın Gücü Haber

Cam Sektöründe Kadın Gücü

Cam dünyasının güvenilir ve global tedarikçisi Yorglass, kurum merkezinin kültürüne yerleştirdiği fırsat eşitliğini sistematik bir yapı içerisinde ele alıyor. Sanayide kadın istihdamının artmasının sosyal bir konu olmanın ötesinde bir değeri olduğuna dikkat çeken Yorglass İnsan Kaynakları Direktörü Ayşe Doğruöz, farklı bakış açılarının üretim süreçlerine dahil olmasının şirketlerin rekabet gücünü artırdığına inandıklarını belirtiyor. Şirket olarak fırsat eşitliğini sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğruöz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde Yorglass’ın eşitlik anlayışı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “DEI Komitesi ile şirket içi uygulamaları planlıyor, takip ediyor ve kapsayıcı bir çalışma ortamının sürekliliğini sağlıyoruz. Eğitim programları, farkındalık çalışmaları ve performans takibiyle desteklenen bu yapı ile eşitliğin günlük iş pratiklerine yansımasını amaçlıyoruz.” İş yaşamında eşitlik farkındalık çalışmaları ile destekleniyor Şirket olarak eşitliği sürdürülebilir bir yönetim anlayışına dönüştürdüklerini vurgulayan Doğruöz, “Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27 iken, 2025’te yüzde 36,3’e yükseldi. Bu da iş dünyasında daha dengeli bir yapının mümkün olduğunu gösteriyor. Yorglass olarak benimsediğimiz eşitlik politikası çerçevesinde kadın çalışan oranımızı önümüzdeki yıllarda da artırmayı hedefliyoruz. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz. #HerSesEşittir yaklaşımımızla farklı bakış açılarını görünür kılmayı ve çalışanlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Eşitliği günlük iş yapış biçimimize entegre ediyoruz. Ayrıca Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile iş birliği yaparak toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden projeler yürütüyoruz. Bunun yanı sıra, çalışanlarımız için düzenlediğimiz eğitimlerle cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Camın doğasındaki kırılganlığı dayanıklılığa dönüştürmeyi çok iyi biliyoruz, şimdi aynı uzmanlığı iş dünyasındaki kalıpları yıkmak için kullanıyor, kadın temsilinin önündeki tüm cam tavanları parçalayarak sanayide gerçek bir zihniyet devrimine öncülük ediyoruz” dedi. Sertifikalar ve projelerle desteklenen somut adımlar Şirket olarak eşitlik alanındaki çalışmalarının ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulduğuna dikkat çeken Doğruöz, şunları söyledi: “2021 yılından bu yana UN Global Compact kapsamında Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin imzacısı olarak yer alıyoruz. Bunun yanı sıra Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü’yle birlikte sektöründe İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı alan ilk şirket olarak öne çıkıyoruz. Bu başarıları sadece bir belge kazanımı olarak değerlendirmiyoruz. Yüzde 97 başarı oranıyla aldığımız İş’te Eşit Kadın Sertifikası, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Kadınların kariyer yolculuklarını desteklemek için farklı uygulamalar geliştiriyoruz. 50. yılımız kapsamında başlattığımız ‘50 Yıl, 50 Kadın Mentorluk Programı’ ile genç kadın profesyonellerin liderlik becerilerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Hamile çalışanlarımıza ayda bir gün ek uzaktan çalışma imkânı sunuyor, doğum sonrası işe dönüş sürecini destekleyen uygulamalar yürütüyoruz. Esnek çalışma modelleri ve ebeveynlik paketleriyle iş ve özel yaşam dengesini güçlendiriyoruz. Babalık iznini sekiz güne çıkararak ebeveynlik sürecine daha dengeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Yorfuture Programı & FORHER projesi sayesinde genç yetenek oranımızı yüzde 71 seviyesine taşıdık. Kadınların iş gücüne katılımını ve liderlik yolculuklarını destekleyen projelerimizle sektörde örnek bir model oluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirli Babalar “Yeni Nesil Babalığı” Öğreniyor Haber

İzmirli Babalar “Yeni Nesil Babalığı” Öğreniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle babaların çocuk gelişimindeki rolünü güçlendirmeye devam ediyor. Geleneksel baba rollerinin ötesine geçerek çocuğunun bakımında ve gelişiminde "yardımcı" değil "sorumlu" ebeveyn olmayı hedefleyen babalar, BADEP çatısı altında bir araya geliyor. 3-6 ve 7-11 yaş grubunda çocuğu olan babalara yönelik düzenlenen program, katılımcıların deneyimlerini paylaştığı interaktif bir ortamda gerçekleşiyor. Uzman eğitmen eşliğinde yürütülen oturumlarda, babalar çocuklarıyla daha yakın ve güvene dayalı ilişki kurmanın yollarını keşfediyor. Programın en önemli hedefi ise ev içinde şiddetsiz, demokratik ve cinsiyet eşitliğine dayalı bir iklim yaratmak. Babalar, çocuklarının eğitim süreçlerine nasıl katılacaklarını, onları dinlemenin ve anlamanın inceliklerini bu eğitimlerde ediniyor. Hem babalar hem anneler sürecin içinde Çocukların yaş gruplarına göre özelleştirilen eğitimlerde, sadece babalar değil aile bütünlüğü de gözetiliyor. 3-6 yaş grubuna yönelik eğitimler, toplam 16 hafta sürüyor. Babalar, çocuklarıyla iletişimden sağlıklı cinsel yaşama kadar geniş bir yelpazede eğitim alıyor. Programın en renkli anları ise babaların çocuklarıyla sınıfa girdiği Baba-Çocuk Oturumunda yaşanıyor. Ayrıca süreç boyunca annelerle yapılan toplantılar sayesinde anne-babalar arasında ortak bir dil oluşturuluyor. 7-11 yaş grubuna yönelik eğitimler ise okul çağındaki çocukların değişen ihtiyaçlarına odaklanıyor. Bu grupta babalar, 15 hafta boyunca bir araya geliyor. Okul, arkadaş çevresi ve yaşam zorlukları gibi konular masaya yatırılıyor. Kente yayılan "baba dayanışması" Program, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kolaylaştırıcısı ve AÇEV BADEP Eğitimcisi Hakan Özalkan yönetiminde, kentin farklı noktalarında ve kurum içinde hız kesmeden sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle yerel yönetimler arası dayanışmanın da güzel bir örneğini sergiliyor. Çiğli ve Karşıyaka’daki okullarda başlayan yolculuk, belediye personeline yönelik kurum içi eğitimlerle güçlendi. Geçen iki yılda İzmir Büyükşehir Belediyesi personeli olan 73 baba, Eğitim Şube Müdürlüğü organizasyonuyla sertifikalarını aldı. Hız kesmeden devam Programın 2025-2026 dönemi çalışmaları ise ilçelerle iş birliği içinde devam ediyor. Bayraklı Belediyesi iş birliğiyle Ayda Bebek Anaokulu’nda 16 baba, eğitimlerini sürdürüyor. Karşıyaka Belediyesi Ahmet Piriştina Kültür Merkezi’nde ise 14 baba, her hafta çocukları için sıralara oturuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı demokratik aile yapısını güçlendiren "ortak ebeveynlik" ilkesiyle yaygınlaştırdığı bu eğitimlerle, geleceğin özgüvenli ve mutlu çocuklarının yetişmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı Haber

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı

Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla eğitime başlayan okulun açılış töreninde konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin; kentin iyileşme sürecine katkıda bulunmayı ve öğrencilerin nitelikli bir ortamda eğitimlerine devam etmelerini amaçladıklarını dile getirdi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar görmesi nedeniyle kontrollü olarak yıkılan Hatay Osman Ötken Anadolu Lisesi, öğrencilerine kavuştu. Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından Fiba Grubu şirketlerinden Gelecek Varlık Yönetimi’nin destekleriyle yeniden inşa edilen okul, eğitime Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla devam edecek. 24 derslikli olarak inşa edilen Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi, Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından yapımı tamamlanan 30’uncu okul oldu. Öğrencilerin çeşitli alanlarda gelişimlerini destekleme hedefiyle planlanan lise bünyesinde fizik–kimya–biyoloji ortak laboratuvarı, görsel sanatlar atölyesi, müzik atölyesi, kütüphane, çok amaçlı salon, açık basketbol sahası ve açık voleybol sahası bulunuyor. “Öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmelerini amaçladık” Okulun resmi açılış töreni Hatay Valiliği, il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Belediye Başkanlıklarının yanı sıra Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ve Gelecek Varlık Yönetimi’nden üst düzey yöneticilerin de katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, “Hatay’da birçok başarılı öğrenci yetiştirmiş olan bu okulun deprem sonrasında yeniden inşasını üstlenirken amacımız, şehrin iyileşme sürecine katkıda bulunmak ve öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmeleriydi” ifadelerini kullandı. Özyeğin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her zaman önce insan faktörüne inandım ve en değerli yatırımın ülke insanının geleceğine yapılan yatırım olduğunu savundum. Çünkü bir ülkenin gelişimi, yetiştirdiği gençlerle doğrudan ilişkilidir. Fiziksel yapılar zamana yenilebilir ve zamanla da yenilenebilir. Asıl önemli olan, o yapıların içinde yetişen nesillerdir. Sevgili gençler, burada alacağınız eğitimin, gelecekte vereceğiniz kararlarda önemli bir rolü olacak. Çalışmaktan vazgeçmeyin ve karşılaştığınız zorluklar karşısında geri durmayın. İş hayatında 50 yılı geride bırakmış, Vakfımızın çatısı altında ülkemize pek çok okul ve yurt kazandırmış biri olarak, hala bir sürü yapmak istediğim şeyin ve hayallerimin olduğunu vurgulamak isterim. Her bir gencimizin de bu ülkeye ve kendilerine dair büyük hayaller kurması, o hayaller için durmadan çalışması en büyük dileklerimden biri.” “Bizim için yalnızca okul desteği değil, geleceğe inancımızın güçlü bir göstergesi” Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan ise şu değerlendirmede bulundu; “Gelecek Varlık olarak bireylerin ve kurumların finansal özgürlüğe kavuşma yolculuğunda, ekonomik sisteme değer kazandırırken toplumsal faydayı da sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu yönde Hatay’da Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ile birlikte yeniden inşasını sağladığımız, yeni adıyla Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi’nin açılışı, bizim için yalnızca bir okul desteğinden ibaret değil; geleceğe, eğitime ve gençlerimizin potansiyeline duyduğumuz inancın güçlü bir göstergesidir. Bu anlayışla, ülkemiz için kalıcı değerler üretmeye devam edeceğiz.” Hüsnü M. Özyeğin Vakfı’nın deprem bölgesi destekleri Fiba Grubu ve Hüsnü M. Özyeğin Vakfı, 6 Şubat depremlerinin ardından afet bölgesinde eğitim, sağlık, barınma ve gıda odak alanlarında çalışmalar yürüttü. Afetten etkilenen bölgelerde umudun yeniden yeşertilmesi için Adıyaman, Nurdağı-Gaziantep ve Defne-Hatay’da kurulan konteyner kentlerle 5 bin kişinin barınma ihtiyacı karşılandı. Nurdağı’nda 8, Defne’de 11 derslikli okullar eğitime kazandırıldı; çocukların fiziksel gelişimi için çok amaçlı spor sahaları inşa edildi. Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da açılan AÇEV Çocuk ve Aile Merkezleri’nde konteyner kentlerde kalan çocukların eğitimleri desteklendi, ailelere psiko-sosyal destek sunuldu. Çukurova Üniversitesi, ulusal ve uluslararası önemli tıp dernekleriyle birlikte depremde uzuv kaybı yaşayan çocukların ortez, protez ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını karşılamak için Çocuk İyilik Merkezi hayata geçirildi. Bugüne kadar protez ve ortez desteği, psikolojik destek, eğitim bursu ve mesleki eğitimler ile toplam 155 çocuğa ulaştı. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve TOKTUT, afet koşullarına bağlı olarak çocukların karşılaştığı beslenme eksikliklerinin giderilmesine destek olmak için Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle “Sağlıklı Beslen Sevgiyle Büyü” Okul Beslenme Desteği Projesi'ni hayata geçirdi. Proje kapsamında, Antakya’daki konteyner kentlerde yer alan 25 anaokulundaki bin 350 çocuğa, 2024-25 eğitim öğretim yılı boyunca 200 bin adet beslenme paketi dağıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.