Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Açık Hava

Kapsül Haber Ajansı - Açık Hava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açık Hava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Özdemir, İhsaniyeliler ile buluştu Haber

Başkan Özdemir, İhsaniyeliler ile buluştu

Nilüfer Belediyesi, vatandaşlarla doğrudan iletişim kurmak ve mahallelerin sorunlarını yerinde tespit etmek amacıyla başlattığı “Şadi Başkan’la Akşam Çayı” açık hava buluşmaları Odunluk Mahallesi’nin ardından İhsaniye Mahallesi ile devam etti. Üç Fidan Gençlik Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlik İhsaniye Mahallesi sakinleri tarafından ilgi gördü. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Zerrin Güleş, belediye meclis üyeleri, birim müdürleri, İhsaniye Mahalle Muhtarı Emine Esen Akıncı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Buluşma öncesinde parkta kurulan belediye stantlarını ve çocuk atölyelerini gezen Başkan Şadi Özdemir, mahalle halkıyla selamlaşarak, sohbet etti. Programda vatandaşlara aşure ikramı da yapıldı. Yaz ayları boyunca mahallelerde gerçekleştirilecek olan bu buluşmaların amacının vatandaşlarla sohbet etmek, özlem gidermek ve sorunları paylaşmak olduğunu söyleyen Başkan Şadi Özdemir, temel ilkenin “ortak akıl” olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, muhtarlar, akademik odalar ve halkla birlikte hareket etmek istediklerinin altını çizdi. Vatandaşlardan ‘Nilüfer Her Yerde’ uygulamasını kullanmalarını ve buradan kendilerine ulaşabileceklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Uygulama üzerinden müfettişlik yapmanızı istiyoruz. Eksikliklerimizi bizimle paylaşın” dedi. İhsaniye Mahalle Muhtarı Emine Esen Akıncı da mahallelerine gösterilen bu yakın ilgiden dolayı Nilüfer Belediyesi Başkanı Şadi Özdemir ve çalışanlara teşekkür etti. Parkı dolduran vatandaşların sorunlarını, şikayetlerini ve önerilerini dinleyen Başkan Şadi Özdemir, programın sonunda katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı! Haber

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı!

Gastronomi ve Sinemanın Buluşması Kars’ta Festivalin ilk etkinliği öncesinde açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF) Kurucu Direktörü Gülper Ergün, “Bu yola çıkarken, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gastronomi ekseninde sinemanın güçlü anlatım diliyle uluslararası arenaya taşıyıp, hak ettiği değeri dünya vitrininde buluşturmayı hedefledik. Tabii ki bu yolculuğu düşünürken en önemli lokasyonlarımızdan biri Kars'tı. Şu anda yakından keşfettiğimiz ve bulunduğumuz için çok mutlu olduğumuz bir lokasyondayız. Kars’ın katman katman bir kültürü ve kültürel mirası var. O yüzden bizim için çok anlamlı bir lokasyon. Buradan çok beslenerek gideceğimize inanıyoruz. Ve umuyoruz ki geçen nisan ayında Londra'da olduğu gibi Kars'ı değişik uluslararası lokasyonlarda da tanıtabilme şerefine nail oluruz.” dedi. İlk Gün Dolu Dolu Etkinliklerle Sürdü Festivalin ilk etkinliği olan “Gastro Sınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik”te Efe Çetin ve Yalçın İnam festival katılımcılarıyla buluştu. Efe Çetin, Kars gastronomisinin yalnızca kaz, gravyer ve diğer yöresel ürünlerden ibaret olmadığını, bu ürünlerin gerçek değerini doğru işleyen, doğru tanıtan ve hikâyesini misafirlere doğru şekilde aktaran şeflerin belirlediğini ifade etti. Çetin, Kars mutfağının en önemli unsurlarından birinin ise üreticilerin yıllara yayılan emeği, sabrı ve özverisi olduğunu vurguladı. Yalçın İnam ise festival fikrini ilk kez dört yıl önce duyduğunda büyük heyecan yaşadığını belirterek, "Festivalin birçok edisyonunda destekçi oldum. Kars'ta böyle bir organizasyonun hayata geçmesi için de elimden gelen katkıyı sundum. Kars'ı çok seviyorum ve böylesine kültürel bir etkinliği memleketimize kazandırmayı kendimize bir sorumluluk olarak gördük." dedi. Etkinliğin ardından UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında “Salyangozun Yolculuğu, The Table ve Agop'un Kazı” belgesellerinin gösterimleri gerçekleştirildi. Günün bir diğer etkinliği olan UGFF Söyleşisi “Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?” kapsamında ise Derya Oruçoğlu’nun moderatörlüğünde Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz ve Süleyman Tarakçı festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Suat Yılmaz, “Babamı kaybettikten sonra, dokuz kardeşli bir ailenin en büyük erkek çocuğu olarak sorumluluğu üstlenmek zorunda kaldım; İstanbul'da mutfakta ve bulaşıkta başlayan yolculuğum, bugün Beylerbeyi ve Göztepe'de yaklaşık 22 yıldır hizmet veren iki restoranla devam ediyor. Biz yalnızca balık servis etmiyoruz; her tabağın bir hikaye taşıdığına inanıyor, Çıldır Gölü'nün balığını ve Kars'ın zengin gastronomi kültürünü misafirlerimizle buluşturmaktan büyük gurur duyuyoruz.” dedi. Cüneyt Asan ise “Her şey çocuklukta başlıyor. Hikayeniz yoksa hikaye olursunuz. Coğrafya kaderdir derler genel de değil mi? Aslında değiştirmezseniz kaderdir ama coğrafyanızı değiştirirseniz eğer kader olmaktan çıkar. Gerçek emektir, dünyanın en kutsal teri alın teridir. Yeterince koyduğunuzda hak olarak mutlaka size geri gelir. İşte bizdeki hikayede bu, biz mecburen hikaye yazmak zorunda olanlardanız. Bugün binlerce çocuk yetiştirdim, etle ilgili tüm devrimleri yaptım, sildim ve yeni baştan etin hikâyesini yazdım.” dedi. Hazer Amani de “Hayatınızda para harcayarak zengin olabileceğiniz tek şey tatil yapmak. Ama kültür tatili yapmak. Benim her yaptığım tatilde tamam bütün kazandığım parayı yaptığım bu tatillere, yaptığım bu gezilere ve seyahatlere harcadım. Ama her gittiğim ülkeden de her gittiğim şehirden de bir sürü şey kattım kendime. Onlar benim silahlarım oldu. Sırtımda onlara taşımaya başladım.” dedi. Süleyman Tarakçı ise “İnsanların yerleşik hayata geçtiği andan itibariyle yerine sahip çıkan, geliri koruyan, doğurgan olan ve yönetmen olan hep kadın oldu. Dolayısıyla yine bir bölge kalkınacaksa, yine bizim kadınımızın eliyle kalkınacağına inanıyorum. Yöresel mutfakların markalaşması ve sürdürülebilirliği, kültür emperyalizmine karşı bir dirençtir.” dedi. Kars’ta Söyleşilerle Dolu Bir Gün Festivalin ilk günü Singapurlu Mimar Kay Ngee Tan’ın gerçekleştirdiği “UGFF Söyleşi: Hikayeler Anlatan Mekanlar Tasarlamak” ile devam etti. Kay Ngee Tan, Kars’ta olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Orhan Pamuk’un Kar kitabını okuduğunu da belirten Tan, bundan yıllar önce Kars’ta Ani’ye geldiğini ve buranın doğal güzelliğinin kendisine birçok şey anlattığını söyledi. Tan, Singapur’un tarihi ve mimari yapısından örneklerle söz etti ve şu ana kadarki çalışmalara dair örnekler ile gelecek dönem planlarını aktardı. Tan ayrıca, mevcut olanı üzerinden değiştirip, kullanılabilir bir hale getirdiklerini söyledi. Festival, Taşkın Çağatay Yamen’in moderatörlüğünde Aliona Palazhchenko, Deniz Zeyrek’in katılımıyla gerçekleştirilen “UGFF Söyleşi: Sofradan Perdeye; Kars'ın Kültürel Hafızası” etkinliği ile sürdü. Aliona Palazhchenko, uzun süre önce Rusya’dan Türkiye’ye geldiğini ve Ankara’da yaşadığını belirtti. Palazhchenko, uzun yıllardır gazetecilik mesleğini devam ettirdiğini, Türkiye’de aynı zamanda kültür sanat alanına yöneldiğini belirtti. Kars’a ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Palazhchenko, yöresel lezzetlerle ilgili sürekli olarak yurt dışındaki arkadaşlarına bilgiler verdiğini ve bu lezzetleri aktardığını söyledi. Aliona Palazhchenko’dan sonra söz alan Deniz Zeyrek, “Benim aklımda sinemayla, yemek arasında bir bağlantı var. Her zaman bunu söylerim. Bir şehri tanımak istiyorsanız önce mutfağına bakın. Sonra hikayelerine bakın. O şehri daha iyi tanımak istiyorsanız yemeklerinin hikayesine bakın. Gerçekten de baktığımız zaman bizim kültürümüzde yemek sadece karın doyuran, açlığı gideren bir şey değil. Hepsi bir geçmişe, bir hikayesi ve bir anlamı var. İşte sinemada böyle bir şey.” dedi. Festivalde Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında İnan Ercan’ın moderatörlüğünde, Ertuğrul Karslıoğlu, Faruk Hacıhafızoğlu ve Reis Çelik’in katılımlarıyla “Kars Filmleri Üzerine” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Reis Çelik, “1973'ten beri belgesel yapmaya çalışıyorum. İlk yola çıktığım belgesellerin başında süregelen kültür geliyor. Kars geliyor. Neden Kars geliyor? Çünkü bir az önceki arkadaşlarımızın söylediği gibi bu coğrafya; tarihin, kültürün ve sanatın ciddi olarak birbirine geçtiği enteresan bir kent. Yani burada çekilen bütün filmlerin hepsi bana göre aynı zamanda belgesel.” dedi. Reis Çelik de Kars’ın çok farklı bir yapısının olduğunu vurguladı. Çelik, “Bana göre ki öyle de yemek kültürü, sanatı, müziği... Bir sadeleşme kültürü var burada. Çok şehirde rastlamayacağınız bir sadeleşme kültürü var. Bu kültürün bu kadar sadeleşmiş söylem konusunda da kendisini ifade etmek konusunda da Türkiye'den çok ayrılan bir özelliği var. Hikaye anlatma geleneği burada oldukça gelişmiş. Herhangi bir köylüde, herhangi bir sıradan bir insanda... Bir edebiyatçı gibi bakar olaya ve anlatmaya başlar. Biz tarlaya yoğurt götürüyorduk diye... Ne götürüyorsun diye sorduğun zaman... Evdeki olaydan başlar, yoğurdu oraya gelmesine... Gittiğinde neler olacağını hepsine çok güzel bir şekilde anlatır.” dedi. Faruk Hacıhafızoğlu ise: “Kars'ta film yapmak böyle bir şey oldu. Ama çok güzel oldu. Neden çok güzel oldu? Çünkü hiçbir şeyi esirgemedik Kars'ta. Yani Kars'ta 100 yıllık tarihin en azından ben 50 yıllık tarihime dair kimisinin ismini verdik, kimisinin türküsünü, kimisinin ezanını. Bir şehirde geçmişiyle beraber boşluk bıraktığımız bir şey kalmadı. O yüzden biz şehrin filmini yaptık. Hikayesini ona göre kurduk. Oyuncularda, şehrin kendisi bir karakter oldu. Çocukluk arkadaşlarım bir karakter oldu.” dedi. Festivalde ayrıca Rıza Sönmez’in yönetmenliğini üstlendiği "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var" filminin gösterimi yapıldı. Gösterim sonrasında Sönmez, festival katılımcılarının sorularını yanıtladı. Filmde 130’dan fazla Kars’tan insanın oynadığını vurgulayan Sönmez, filmin isminde reklamcılık kalıplarını kullandıklarını, Orhan Pamuk’un isminin geçmesinin filme büyük katkı sunduğunu söyledi. Sönmez ayrıca filmde, Orhan Pamuk’un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarına göndermeler olduğunu söyledi. Festivalde ilk gün, Stephen Chbosky yönetmenliğini üstlendiği Nonnas (Büyükanneler Restoranı) filminin açık hava gösterimiyle son buldu. Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Heyecan Devam Ediyor! Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek. Festivalde ikinci gün kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek. Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor Haber

 Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor

Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin Kars edisyonu, 10-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Gastro Sınıf ve Sine Sınıf etkinliklerinden UGFF söyleşilerine, Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi gösterimlerinden açık hava film gösterimine, belgesel gösterimleri ve söyleşilere uzanan zengin bir etkinlik programına ev sahipliği yapacak. Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Yeni Durağı “Kars” Urla, Londra ve Çeşme edisyonlarının ardından rotasını Kars'a çeviren Uluslararası Gastronomi Film Festivali, üç gün boyunca Kars Merkez, Boğatepe ve Ani'de sinema, gastronomi, kültürel miras ve eğitimi buluşturan zengin programıyla katılımcılarla buluşacak. Festivalin ilk günü Kars Merkez’de gerçekleştirilecek panel, söyleşi, belgesel ve film gösterimleriyle başlayacak. Sinema ve gastronomi ekseninde düzenlenecek etkinliklerde sürdürülebilirlik, kültürel miras, mekan tasarımı, yerel mutfak kültürü ve Kars’ın sinemadaki yeri farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla ele alınacak. Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek programda kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek. Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jolly Joker Bursa Kültürpark Açık Hava Konserleri Temmuz Ayında Müzikseverlerle Buluşuyor Haber

Jolly Joker Bursa Kültürpark Açık Hava Konserleri Temmuz Ayında Müzikseverlerle Buluşuyor

14-26 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek Jolly Joker Bursa Kültürpark Açık Hava Konserleri kapsamında Mert Demir, Yıldız Tilbe, Gülşen ve Yaşar sahne alırken, Hayrettin ile Kaos Night da eğlence dolu bir gece yaşatacak. Açık havada canlı müzik deneyimini şehrin kültürel mirasıyla buluşturan etkinlik serisi, Bursa'nın yaz akşamlarına renk katacak. Yaz sezonunun en dikkat çekici etkinliklerinden biri olmaya hazırlanan Jolly Joker Bursa Kültürpark Açık Hava Konserleri, farklı müzik tarzlarını ve sahne performanslarını aynı programda bir araya getiriyor. Jolly Joker organizasyonu ve Paribu sponsorluğunda gerçekleşecek konserler, şehrin merkezinde, açık havanın enerjisi eşliğinde müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor. Bursa'nın kültür ve sanat hayatının önemli buluşma noktalarından biri olan Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu, temmuz ayı boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırlayacak. Güçlü sahne prodüksiyonları, açık hava atmosferi ve geniş izleyici kapasitesiyle öne çıkan mekan, konser deneyimini daha da özel hale getiriyor. Bursa'nın açık hava sahnesinde yıldızlar geçidi Konser serisi, son dönemin dikkat çeken isimlerinden Mert Demir ile başlayacak. Türk müziğinin güçlü yorumcularından Yıldız Tilbe ve pop müziğin sevilen ismi Gülşen, temmuz ayında Bursalı müzikseverlerle buluşacak. Program kapsamında ayrıca eğlence ve mizahı sahneye taşıyan Hayrettin ile Kaos Night izleyicilere farklı bir deneyim sunarken, romantik şarkılarıyla geniş bir dinleyici kitlesine sahip Yaşar konser serisinin son etkinliğinde sahne alacak. Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu yaz boyunca müziğin adresi olacak 1980'li yılların başında Uluslararası Bursa Festivali kapsamında düzenlenen etkinliklere ev sahipliği yapmak amacıyla inşa edilen Bursa Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu, yıllardır konserlerden tiyatro gösterilerine kadar birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından işletilen mekan, 3.500 oturmalı ve 1.500 ayakta olmak üzere toplam 5.000 kişilik kapasitesiyle şehrin en önemli etkinlik alanları arasında yer alıyor. Jolly Joker Bursa Kültürpark Açık Hava Konserleri, yaz akşamlarının enerjisini canlı performanslarla buluştururken, müzikseverlere açık havada kaliteli ve unutulmaz bir etkinlik deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Tüm etkinliklerde kapı açılışı saati 19.30, etkinlik başlangıç saati ise 21.00. Etkinlik takvimi şöyle: 14 Temmuz – Mert Demir 17 Temmuz – Yıldız Tilbe 22 Temmuz – Gülşen 25 Temmuz – Hayrettin ile Kaos Night 26 Temmuz – Yaşar Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Guinness Tescilli ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Taşınabilir Enerjide Yeni Dönem Başlatıyor Haber

Guinness Tescilli ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Taşınabilir Enerjide Yeni Dönem Başlatıyor

Guinness Dünya Rekorları tarafından “1 kWh sınıfının en hızlı şarj olan taşınabilir güç istasyonu” unvanıyla tescillenen ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Sanal İletişim distribütörlüğünde Türkiye’de kullanıcılarla buluşuyor. Yalnızca “43 dakika 48 saniyede” tam şarja ulaşabilen model; 1.024 Wh kapasitesi ve gelişmiş şarj teknolojisiyle taşınabilir güç istasyonları kategorisinde yeni bir referans noktası oluşturuyor. Kamp ve karavan kullanımından açık hava etkinliklerine, evlerde yedek enerji ihtiyaçlarından mobil çalışma alanlarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap eden ANKER SOLIX C1000 Gen 2; hız, güvenilirlik ve kullanım kolaylığını bir araya getirerek farklı enerji ihtiyaçlarına pratik bir çözüm sunuyor. Rekor Kıran Şarj Teknolojisi C1000 Gen 2, 1.600 W’a kadar AC giriş gücü ve çift yönlü inverter teknolojisi sayesinde sınıfındaki rakiplerinden ayrışıyor. Geleneksel taşınabilir güç istasyonlarında saatler sürebilen şarj sürecini önemli ölçüde kısaltan modelin Guinness Dünya Rekoru’nu getiren “43 dakika 48 saniyelik “şarj süresi, resmî doğrulama koşullarında ölçüldü. Bu sayede cihaz, uzun bekleme sürelerini ortadan kaldırarak enerjiye ihtiyaç duyulan anlarda kısa sürede yeniden kullanıma hazır hâle geliyor. Özellikle kamp, karavan, açık hava etkinlikleri ve beklenmedik elektrik kesintileri gibi senaryolarda kullanıcıların planlarını şarj süresine bağlı kalmadan sürdürebilmesine katkı sağlıyor. Güçlü, Güvenilir ve Her An Hazır ANKER SOLIX C1000 Gen 2, 2.000 W sürekli (3.000 W ani tepe) AC çıkış gücü ve toplam 10 çıkış portuyla aynı anda birden fazla cihazı çalıştırabiliyor. Evlerde yedek enerji kaynağı olarak kullanılabildiği gibi kamp ve açık hava aktivitelerinde de güvenilir bir çözüm sunan model, uzun ömürlü LiFePO4 batarya teknolojisi sayesinde 4.000 şarj döngüsünün ardından dahi kapasitesinin yüzde 80’inden fazlasını koruyor. Kompakt tasarımında yüksek çıkış kapasitesini bir araya getiren C1000 Gen 2; telefon, bilgisayar ve taşınabilir elektronik cihazlardan daha yüksek enerji ihtiyacı bulunan ekipmanlara kadar farklı ihtiyaçlara esnek çözümler sunuyor. Böylece yalnızca teknik özellikleriyle değil, farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla da öne çıkıyor. Uluslararası Başarı Guinness Dünya Rekoru ile tescillenen bu başarı, ANKER SOLIX’in enerji teknolojileri alanındaki mühendislik yaklaşımını uluslararası ölçekte ortaya koyuyor. C1000 Gen 2, ulaştığı rekorun yanı sıra gelişmiş teknik özellikleriyle de markanın yenilikçi yaklaşımını yansıtan modeller arasında gösteriliyor. “Sanal İletişim Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Karap”, ANKER SOLIX C1000 Gen 2’nin dünya çapında tescillenen başarısının markanın mühendislik gücünü ve yenilikçi teknoloji vizyonunu yansıttığını belirtti. Karap, ürünü Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, C1000 Gen 2’nin hız, güvenilirlik ve kullanım kolaylığını bir araya getiren yapısıyla taşınabilir enerji alanında önemli bir değer yaratacağına inandıklarını söyledi. Sanal İletişim distribütörlüğünde Türkiye’de satışa sunulan ANKER SOLIX C1000 Gen 2, yetkili satış noktalarının yanı sıra seçili çevrim içi mağazalar üzerinden de temin edilebiliyor. Model, gelişmiş şarj teknolojisini yüksek teknik özelliklerle buluşturarak günlük kullanımdan açık hava aktivitelerine kadar farklı ihtiyaçlara güvenilir bir enerji çözümü sunuyor Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirlilerin Yeni Adresi Spor İstasyonları Oldu Haber

İzmirlilerin Yeni Adresi Spor İstasyonları Oldu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmir’e kazandırdığı ve kente yayılması hedeflenen spor istasyonları, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Bostanlı Sahili, Hasanağa Bahçesi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı ve Kültürpark’ta bulunan, İzmirlileri ücretsiz spor ekipmanlarıyla buluşturan spor istasyonları; yürüyüş, koşu, basketbol, yoga, futbol ve tenis gibi branşlarda spor yapmak üzere 7’den 70’e ekipman sağlıyor. İstasyonlar, sporcuların temel kuvvet egzersizlerini gerçekleştirebilecekleri donanımlı bir alan sunuyor. Vatandaşlar, güncel ekonomik şartlarda bu hizmetin ücretsiz olarak sunulmasından bir hayli memnun. “Açık havada spor yapmanın keyfi harika” Spor istasyonunda spor yapan Serkan Oymak, “İzmir’de yaşıyorum, emekliyim. Açık havada spor yapmanın keyfi harika. Herkese tavsiye ediyorum. Aradığım her şeyi burada bulabiliyorum” şeklinde konuştu. “Ücretsiz spor alanının olması çok güzel” Erdem Koyun, 1 aydır arkadaşlarıyla spor istasyonundan faydalandığını belirterek “Ücretsiz spor alanının olması çok güzel. Belediyemiz bize oldukça faydalı bir hizmet sunuyor. Çalışma saatleri de çok uygun. İçerideki malzemeler yeterli” dedi. “Huzurlu oluyor” Enes Koca, önce antrenman yaptıklarını, sonra futbol oynadıklarını söyleyerek “İnsan burada spor yaptığında huzurlu oluyor, enerjik oluyor. Burada ücretsiz şekilde çok güzel imkanlar var” diye konuştu. “Atmosferi pek çok yerden daha güzel” 14 yıldır sporla iç içe olduğunu söyleyen Yasin Bademli, “Birçok spor salonu gördüm, en güzel salonlara da gittim ama genel olarak burasının atmosferi pek çok yerden daha güzel. Açık hava, yeşillik, temiz hava. İstasyon içinde de pek çok imkanımız var. Alternatif üretebileceğimiz ekipmanlar bulunuyor. Enflasyonun da etkisiyle spor salonu fiyatları çok yükseldi. Hem doğada spor yapmak isteyen arkadaşlara hem de maddi anlamda da tasarruf etmek isteyen kişilere öneriyorum” dedi. “Geri dönüş güzel” Kültürpark spor istasyonunda görevli spor eğitmeni Tuğberk Özkan, “Sabah 08.00 ve akşam 20.00 saatleri arasında çalışıyoruz. Genelde sabah yoğunluğumuz oluyor. Akşam da öyle. Vatandaşlardan aldığımız geri dönüşler çok güzel. Her gün yeni yüzler de görüyoruz” diye konuştu. Ücretsiz spor hizmeti Spor istasyonu içerisinde yer alan fonksiyonel fitness ekipmanları çeşitli spor branşlarına ait ekipmanlar ve malzemeler, her yaştan yurttaşın kullanımına uygun şekilde tasarlandı. Tesiste alanında uzman spor eğitmenleri bulunuyor. Herkesin ücretsiz aktif, sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı amaçlayan, tesis içerisinde yer alan ağırlık istasyonları (power rack, direnç lastikleri, battle rope, plyo box) ile yeni nesil fonksiyonel fitness imkânları, temel kuvvet egzersizlerini çeşitlendiriyor ve açık alanda kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Caz Beş Gün Boyunca Nilüfer’in Dört Bir Yanında Haber

Caz Beş Gün Boyunca Nilüfer’in Dört Bir Yanında

Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 9’uncusunu düzenleyeceği Uluslararası Nilüfer Caz Festivali, 24-28 Haziran tarihleri arasında müzikseverlerle buluşuyor. Festival, beş gün boyunca farklı park ve açık alanlarda gerçekleşecek konserlerle kenti bir açık hava sahnesine çevirecek. Festival 24 Haziran Çarşamba günü Üç Fidan Gençlik Parkı’nda Den Ze konseriyle başlayacak. 25 Haziran’da Şenay Lambaoğlu, 23 Nisan Parkı’nda sahne alacak. Programın son üç günü ise Balat Atatürk Ormanı’nda sürecek. 26 Haziran’da Emir Ersoy, “Cuban Classics” başlıklı performansıyla Küba müziğini Nilüfer’e taşıyacak. 27 Haziran’da Musa Eroğlu ve Yediveren Orkestrası, “Anadolu’dan Blues’a” adlı programla dinleyicilerle buluşacak. Festival 28 Haziran’da, Tunuslu sanatçı Emel Mathlouthi’nin konseriyle sona erecek. Tüm konserlerin saat 21.00’da başlayacağı festivale katlım ücretsiz olacak ve giriş için bilet gerekmeyecek. Festivalle ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Sanatın ve müziğin iyileştirici gücünü kentimizin her köşesine yaymayı amaçlıyoruz. Bu yıl 9’uncusunu gerçekleştireceğimiz festivalimizde, hem ulusal hem de uluslararası alanda çok değerli isimleri ağırlayacağız. Parklarımızı ve ormanımızı açık hava sahnesine dönüştüreceğimiz bu müzik şölenine tüm Bursalı komşularımızı katılmaya, yaz akşamlarını cazın ritmiyle paylaşmaya davet ediyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Malzemeler ve Organik Formlar Tasarım Dilini Belirliyor Haber

Doğal Malzemeler ve Organik Formlar Tasarım Dilini Belirliyor

2026 yazında sadelik ve doğallık tasarım anlayışının merkezinde yer alıyor. Meşe ve ceviz tonlarının sıcaklığı, sade yüzeylerle birleşerek mekânlara zamana bağlı olmayan güçlü bir karakter kazandırıyor. Mat yüzeyler ve doğal taş etkili detaylar ise yalın ama etkileyici bir estetik bütünlük oluşturuyor. Dokular da bu sezon mekânın algısını güçlendiren en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Yumuşak yüzeyler, dokunsal etkisi güçlü kumaşlar ve doğal görünümlü dokular; yaşam alanlarında katmanlı bir derinlik yaratarak daha davetkâr bir atmosfer oluşturuyor. Gösterişten uzak, uzun ömürlü tasarımlar ise işlevsellik ile estetik arasında dengeli bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Tepe Home’a göre; keskin hatların yerini alan yuvarlak ve organik formlar da sezonun belirleyici yönelimlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Akıcı hatlara sahip koltuklar, sehpalar ve tamamlayıcı ürünler, yaşam alanlarında daha bütünlüklü ve rahat bir görünüm sağlıyor. Açık Hava Alanları Ev Yaşamının Bir Parçasına Dönüşüyor 2026 yaz sezonunda bahçe, balkon ve teraslar yalnızca dış mekânlar olarak değil, ev yaşamının devamı niteliğinde kurgulanıyor. Konforlu oturma grupları, sıcak renk geçişleri ve doğal malzeme etkileriyle tasarlanan bu alanlar; dinlenme ve sosyalleşme için vazgeçilmez yaşam alanlarına dönüşüyor. Ahşabın sıcaklığı, farklı malzeme kombinasyonlarıyla bir araya gelerek dış mekân mobilyalarında hem estetiği hem de dayanıklılığı destekleyen bir yapı oluşturuyor. Yüzey ve detay çeşitliliği ise koleksiyonlara daha modern ve hafif bir karakter kazandırıyor. Tepe Home, 2026 yaz sezonunda öne çıkan doğal renk paletlerini, sıcak dokuları ve zamansız tasarım anlayışını koleksiyonlarına yansıtarak yaşam alanlarına yönelik farklı dekorasyon alternatifleri sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Kupası Heyecanı, Konserler ve Yaz Akşamları Bir Arada Haber

Dünya Kupası Heyecanı, Konserler ve Yaz Akşamları Bir Arada

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte QNB Terminal Kadıköy, haziran ayı boyunca müzikten sahne sanatlarına, gastronomiden sosyal buluşmalara uzanan etkinlik programıyla şehrin en hareketli deneyim alanlarından biri olmaya devam ediyor. Ay boyunca alanın farklı noktalarına yayılan konserler, DJ performansları, çocuk atölyeleri, brunch buluşmaları ve özel etkinlikler; ziyaretçilere günün her saatine yayılan dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Haziran ayının öne çıkan başlıklarından biri ise Platform alanında kurulacak King FC Fanzone olacak. Dünya Kupası heyecanı boyunca gerçekleşecek özel yayınlar, etkinlikler ve toplu izleme deneyimleriyle QNB Terminal Kadıköy, futbol atmosferini şehir yaşamıyla bir araya getirecek. Türkiye’nin Avustralya, Paraguay ve ABD karşılaşmalarının da dev ekranlarda yayınlanacağı program kapsamında ziyaretçiler, maç heyecanını açık havada birlikte yaşama fırsatı bulacak. 7DE7’den Paribu Art’a, Komünite’den Ters Köşe Restoran’a, Trattoria Fontana’dan Deli Deli’ye uzanan yapı; QNB Terminal Kadıköy’ü günün farklı saatlerinde değişen yaşayan bir deneyim rotasına dönüştürüyor. Açık havaya yayılan yaz akşamı atmosferi, canlı performanslar ve farklı yaş gruplarına hitap eden içeriklerle birleşerek alanın enerjisini haziran boyunca canlı tutuyor. Haziran programı boyunca konserler, canlı müzik performansları, DJ setleri ve sahne sanatları QNB Terminal Kadıköy’ün ritmini belirlerken; hafta sonlarında çocuk atölyeleri, brunch buluşmaları ve açık hava etkinlikleri daha sakin ve keyifli bir akış yaratıyor. Platform’da gerçekleşecek Açık Büfe Pop Up Market etkinliği ve Trattoria Fontana’daki “Minik Şefler Pizza Atölyesi” ile Sunday Brunch deneyimleri ailelere yönelik öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Paribu Art’ta gerçekleşecek Fun Lovin’ Criminals, NNEKA, Cafe Del Mundo ve Korhan Futacı performansları; Komünite’de düzenlenecek Doğan Duru, Moses Yoofee Trio ve Yazz Ahmed Quartet konserleriyle birleşerek haziran ayı boyunca QNB Terminal Kadıköy’ün kültür-sanat atmosferini güçlendiriyor. 7DE7’de gerçekleşecek Babalar Günü özel etkinlikleriyle ise gastronomiyi sosyal deneyimle buluşturan ayın dikkat çekici içerikleri arasında yer alıyor. Haziran ayı boyunca devam edecek etkinlik programıyla QNB Terminal Kadıköy; spor, müzik, gastronomi, sanat ve sosyalleşmeyi bir araya getirerek İstanbul’da yazın ritmini belirleyen adreslerden biri olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.