Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Acil Çıkış

Kapsül Haber Ajansı - Acil Çıkış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Acil Çıkış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yangından Korunma Haftası'nda İşletmeleri Koruyan Sistemlerin 8 Kritik Faydası Haber

Yangından Korunma Haftası'nda İşletmeleri Koruyan Sistemlerin 8 Kritik Faydası

Yangın kaynaklı hasarın azaltılmasında, alevlerin kontrol altına alınmasının yanı sıra duman ve yüksek sıcaklıktaki zehirli gazların tahliye edilmesi, kurumun yapı içinde yayılmasının sınırlandırılması da kritik önem taşıyor. Endüstriyel tesisler, fabrikalar, depolar, AVM’ler, spor salonları ve büyük hacimli yapılarda kullanılan duman tahliye kapakları, duman perdeleri ve yangın perdeleri birbirini tamamlayan bir koruma zinciri oluşturuyor. Tahliye kapakları duman ve zehirli gazları çatı üzerinden boşaltırken, duman perdeleri dumanı belirli hacimlerde toplayarak tahliyeyi verimli hale getiriyor; yangın perdeleri ise alevin ve yüksek sıcaklığın yapı içinde ilerlemesini sınırlandırıyor. Form Endüstri Tesisleri, Yangından Korunma Haftası kapsamında doğru projelendirilmiş bu sistemlerin işletmelere sağladığı 8 temel faydaya dikkat çekiyor. Üç Sistem Birlikte Projelendirildiğinde Koruma Seviyesi Yükseliyor Yangın güvenliği çözümlerinde kullanılan her bir güvenlik elemanı, yangın hasarını azaltmada büyük rol oynuyor. Yüksek sıcaklığa dayanıklı teknik kumaştan üretilen duman perdeleri, yangın algılama sisteminden gelen sinyalle tavandan aşağı inerek dumanı belirli hacimlerde toplayan bir rezervuar oluşturuyor. EN 12101-1 standardına uygun biçimde üretilen bu perdeler, çatıdaki tahliye kapaklarının dumanı daha yoğun ve kontrollü biçimde dışarı atmasını sağlıyor. Yangın perdeleri ise çok katmanlı kumaş yapısıyla alev geçişini, ısı radyasyonunu ve ısı transferini sınırlandırarak yapı içinde bölümlendirme oluşturuyor. Üç sistemin aynı yangın senaryosu üzerinden birlikte tasarlanması, işletmeler için daha yüksek bir güvenlik seviyesi ortaya çıkarıyor. Yangın Anında Koruma Sağlayan Sistemlerin 8 Temel Faydası Duman tahliye kapakları, duman perdeleri ve yangın perdeleri, güvenli tahliyeyi desteklerken yangın sonrası oluşabilecek ikincil hasarların azaltılmasında da rol üstleniyor. Yapı tipi, hacim büyüklüğü, yangın senaryosu ve otomasyon entegrasyonuna göre projelendirilen sistemler, bina güvenliği ve iş sürekliliği açısından çok yönlü fayda sunuyor. 1. Yapı İçindeki Sıcaklık Yükünü Hafifletiyor: Yangın büyüdükçe yüksek sıcaklıktaki duman ve gazlar yükselerek çatı altında bir duman ve ısı katmanı meydana getirir. Bu katman, çelik konstrüksiyon üzerinde ciddi bir baskı yaratır. Çatıya konumlandırılan tahliye kapakları açıldığında bu katman dışarı yönlenir ve iç hacimdeki sıcaklık artışı yavaşlar. Taşıyıcı elemanların ve üretim makinelerinin yüksek sıcaklıkla temas süresi kısaldığında, yapının onarılabilir kalma ihtimali yükselir. 2. Alevin Bölümler Arası Geçişini Engelliyor: Yangın perdesi, algılama sisteminden gelen sinyalle tavandan inerek yangına dayanıklı bir bariyer meydana getirir. Çok katmanlı teknik kumaş yapısı alev geçişini, ısı radyasyonunu ve ısı transferini sınırlar Böylece yangının başladığı bölüm tesisin geri kalanından ayrılır ve komşu üretim hatlarına ulaşması geciktirilir. 3. Dumanı Belirli Hacimlerde Toplayarak Tahliyeyi Hızlandırıyor: Duman perdeleri, tavandan inerek dumanı sınırlı bir alanda tutan rezervuar oluşturur. Toplanan duman, çatıdaki kapaklara daha yoğun biçimde ulaştığı için tahliye hızı ve etkinliği yükselir. İki sistemin aynı senaryo üzerinden tasarlanması, tekil kullanıma kıyasla daha yüksek bir koruma seviyesi ortaya çıkarır. 4. Dumanı Kaynağına Yakın Bölgede Tutuyor: Duman, basınç farkı ve hava hareketiyle birlikte kısa sürede yan bölümlere, asma tavan boşluklarına ve raf aralarına ulaşabilir. Yangının hiç dokunmadığı bir depo bölümünde bile kurum tabakası ve kalıcı koku bu yolla oluşur. Perdeler ve tahliye kapakları birlikte çalışarak bu geçişin önüne geçmeye yardımcı olur. 5. Kaçış Güzergahlarında Görüşü Açık Tutuyor: Duman yoğunlaştığında acil çıkış tabelaları ve zemin işaretleri kısa sürede görünmez hale gelir. Sistemler tavan altı duman tabakasını yukarıda tutarak insan boyu seviyesinde temiz hava tabakasının korunmasına destek olur. Bu tabaka, hem çalışanların çıkışa ulaşmasını hem de ekiplerin içeri ilerlemesini kolaylaştırır. 6. Solunan Havadaki Zararlı Gaz Oranını Düşürüyor: Yanma sırasında ortaya çıkan karbonmonoksit ve diğer zehirli gazlar, kapalı hacimlerde birkaç dakika içinde kritik seviyeye ulaşabilir. Duman tahliyesi bu gazların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlarken perdeler kaçış yollarına ulaşmasını sınırlandırır. Yoğun kullanımlı ve büyük hacimli tesislerde tahliyenin güvenli tamamlanması bu etkiye bağlıdır. 7. Müdahale Ekiplerine Zaman Kazandırıyor: İtfaiye ekiplerinin ilk hedefi yangının kaynağını bulmak ve söndürmeye oradan başlamaktır. Duman yoğunluğu azaldığında ve yangın belirli bir bölümde sınırlandığında ekipler kaynağa daha kısa sürede ulaşır. Kazanılan bu süre, yangının kontrol altına alınmasında belirleyici olur. 8. İkincil Hasarı ve Üretim Duruşunu Sınırlandırıyor: Yangın sonrası maliyetin önemli bir bölümü alevden ziyade dumanın bıraktığı kurum tabakası ve korozif kalıntılardan doğar. Elektrik panoları, kontrol kartları, üretim hatları ve depodaki ürünler bu kalıntıdan kalıcı biçimde etkilenebilir. Hasarın sınırlı bir bölgede kalması, temizlik ve onarım kapsamını daraltarak işletmenin üretime dönüş süresini kısaltır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlara Göre Kocaeli’nde Facia Göz Göre Göre Geldi! Haber

Uzmanlara Göre Kocaeli’nde Facia Göz Göre Göre Geldi!

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl ve Dr. Öğr. Üyesi Hacer Kayhan olayın temel nedeninin yanıcı maddelerin bulunduğu tesisin yeri, ruhsatlandırma sürecindeki eksiklikler ve denetim zafiyeti olduğunu belirterek, facianın ‘göz göre göre geldiği’ uyarısında bulundu. Acil çıkış eksikliğinin can kayıplarını doğrudan etkilediğini söyleyen İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yangın tek çıkışın olduğu yere yakın bir yerde başlarsa, yangın büyüdükten sonra dışarıdan gelenler müdahale edemedikleri için orada kaç kişi kalırsa vefatla karşılaşıyoruz.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl: “Önceden alınacak basit önlemlerle, zarar sıfıra indirilebilir. İşverenlerin, ruhsatlama ve denetim süreçlerinde itfaiyeyi ve iş güvenliği uzmanlarını sürece aktif olarak dahil etmesi gerekir. Patlamadan korunma kültürünü işin başında oluşturmak, sonradan alınacak önlemlerden çok daha etkili ve hayat kurtarıcıdır.” Dr. Öğr. Üyesi Hacer Kayhan: “Yangını ya da alevi bir kişi başlatmaz; yangını ihmal başlatır.” Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik fabrikasında meydana gelen ve 6 kişinin yaşamını yitirdiği feci yangın, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından mercek altına alındı. Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan: “Fabrika temel güvenlik standartlarına uymuyor” Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 50 kişinin çalıştığı tesisin "depo" olarak ruhsatlandırılmış olabileceği şüphesini dile getirerek, bu durumun hem ruhsat verenleri hem de işvereni sorumluluk altına soktuğunu belirtti. Dr. Öğr. Uçan, fabrikanın temel güvenlik standartlarına uymadığını ifade ederek, “Burası kesinlikle bir fabrika. Depoda öyle 50 kişi falan çalışmaz... Fabrikaysa da fabrikanın 50 kişinin çalıştığı fabrikada tek giriş çıkış olan bir yer olmaz. Mutlaka fabrikanın en aşağı iki veya üç tane acil çıkışı olması lazım. Burada da öyle bir olay yok.” dedi. Acil çıkış eksikliği can kayıplarını doğrudan etkiledi Acil çıkış eksikliğinin can kayıplarını doğrudan etkilediğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yangın tek çıkışın olduğu yere yakın bir yerde başlarsa, yangın büyüdükten sonra dışarıdan gelenler müdahale edemedikleri için orada kaç kişi kalırsa vefatla karşılaşıyoruz.” ifadesinde bulundu. Depo ruhsatı alan işletmelerde iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunun olmamasının riskine de dikkat çeken Uçan, “Depo olursa iş güvenliği uzmanı çalıştırma gibi bir zorunluluk yok. Tamamen kendi istedikleri gibi hareket ediyorlar.” şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, olayın sadece bir yangın değil, bir patlama dizisi ile başladığına vurgu yaparak teknik riskleri açıkladı. Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, yangın anında yangın söndürücülerin bile işe yaramadığını belirtti. Dr. Bingöl, kullanılan hammaddenin tehlike seviyesine ilişkin, “Öncelikle bir patlamanın olduğu değerlendiriliyor ki birkaç üst üste patlama var. Yani bir patlayıcı ortam patlaması, ATEX dediğimiz patlama kısmında. Şimdi bu tip patlamalarda yangın söndürücüler çok fazla işe yaramıyor.” ifadesinde bulundu. Kozmetik sektöründe kullanılan alkol tehlike yaratıyor Yanıcı sıvıların depolanma şartlarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Bingöl, kozmetik sektöründe kullanılan alkolün neden olabileceği tehlikeye dikkat çekti. Bingöl, “Bir parfümeri deposundan bahsediyoruz, muhtemelen tabii ki alkol kullanılıyor. Bu tip yanıcı sıvılar parlama noktası düşük sıvılardır. Alkolün yanlış bilmiyorsam 12.6 derecedir parlama noktası. Bu şu demektir: Bu 12.6 derecenin üstündeki her sıcaklıkta buhar üretir bu malzeme... Yanma gaz fazında olduğu için, bu ortamdaki alkolün de durumu budur.” dedi. Kimyasal ve yanıcı maddelerin kullanıldığı bir tesis OSB dışında olmamalı Kimyasal ve yanıcı maddelerin kullanıldığı bir tesisin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) dışında, yerleşim yerlerinin ortasında bulunmasını eleştiren Dr. Öğr. Üyesi Bingöl, “Bir kere tesisin yeri yanlış. Bu tip yerleri biz genelde organize sanayi bölgelerinde bekleriz... Yani zaten binanın yeri mahalle arasında olması bir garabet... Altta bir kesme, bükme yeri var, yani bir metal atölyesi var ki altta sıcak çalışma yapılıyordur. Metalin kestiği kıvılcım çıkacak, kıvılcım yine tutuşturucu kaynak olarak rol oynayabilir. Neresinden tutsanız bir yanlışlık var.” şeklinde konuştu. OSB’ler “ihtisas alanı” olduğu için itfaiye ekipleri daha bilinçli ve deneyimli Dr. Bingöl, organize sanayi bölgelerinin (OSB) “ihtisas alanı” olması nedeniyle bu bölgelerdeki itfaiye ekiplerinin daha bilinçli ve deneyimli olduğunu söyleyerek, “Organize sanayi bölgelerinde itfaiye, ruhsatlama aşamasından itibaren sürecin içinde yer alıyor. Hangi tesiste ne üretildiğini, neyin depolandığını, hangi kimyasalların kullanıldığını önceden biliyor. Dolayısıyla bir yangın çıktığında müdahale planı önceden hazır oluyor. Ancak mahalle arasındaki küçük fabrikalarda bu bilgiye sahip olunmadığı için müdahale gecikebiliyor veya yanlış yöntem uygulanabiliyor.” diye konuştu. Yangın güvenliğinde asıl mesele patlayıcı ortamın riski Yangın güvenliğinde asıl meselenin patlayıcı ortam riski olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Patlamadan korunma üç aşamalı bir sistem. Birincisi patlayıcı ortamı hiç oluşturmamak. İkincisi, oluşuyorsa tutuşmasını engellemek. Üçüncü aşama ise patlama meydana geldiğinde etkilerini azaltmak. Biz genellikle üçüncü aşamayı konuşuyoruz; sprinkler sistemleri, tatbikatlar, köpükle müdahale gibi önlemler hep bu aşamaya girer. Oysa asıl başlamamız gereken yer birinci aşamadır: patlayıcı ortamın hiç oluşmamasıdır.” dedi. Mevzuata göre patlayıcı ortam riski bulunan işyerlerinde çalışanların patlayıcı ortamların tehlikelerinden korunması hakkındaki yönetmelik kapsamında doküman hazırlanmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Bingöl, “Risk değerlendirmesinin içinde bu dokümanın mutlaka yer alması gerekir. Depolama koşulları, yanıcı sıvıların açıkta bulundurulmaması, düşük parlama noktası olan kimyasalların güvenli ortamlarda saklanması sağlanmalı. Bu önlemler, patlayıcı buharların kapalı ortamlarda birikmesini önler.” ifadesinde bulundu. Basit önlemler hayat kurtarır! Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, sanayi tipi kazalarda can kayıplarını azaltmanın mümkün olduğunu dile getirerek, “Önceden alınacak basit önlemlerle, zarar sıfıra indirilebilir. İşverenlerin, ruhsatlama ve denetim süreçlerinde itfaiyeyi ve iş güvenliği uzmanlarını sürece aktif olarak dahil etmesi gerekiyor. Patlamadan korunma kültürünü işin başında oluşturmak, sonradan alınacak önlemlerden çok daha etkili ve hayat kurtarıcıdır.” şeklinde konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, parfüm gibi yanıcı ve patlayıcı kimyasalların üretildiği tesislerin mahalle aralarında kurulmasının ciddi risk oluşturduğunu belirterek, “Eğer belediye, burada ‘parfüm üretimi’ yapıldığına dair bir ruhsat verdiyse, itfaiyenin de bundan haberdar olması gerekir. Çünkü ruhsatlama aşamasında itfaiyenin, tesisin mevzuata uygun olup olmadığını denetlemesi gerekir. Ancak görünen o ki, bu bina mahalle arasında yer alıyor ve büyük olasılıkla üretim süreciyle ilgili itfaiye detaylı bilgiye sahip değildi. Oysa böyle bir tesis organize sanayi bölgesinde olsaydı, itfaiye kuruluş aşamasından itibaren süreci denetler, olası riskleri önceden belirlerdi.” dedi. Ruhsatlama aşamasında çok disiplinli denetim şart Dr. Bingöl, ruhsatlama sürecinin sadece belediyelerle sınırlı kalmaması, itfaiye, çevre ve iş sağlığı uzmanlarının da sürece aktif olarak dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Eğer parfüm üretimi gibi yanıcı kimyasalların yer aldığı bir faaliyet söz konusuysa, o tesisin uygunluğu birçok açıdan değerlendirilmeli. Depolama koşulları, havalandırma sistemi, elektrikli ekipmanların patlamaya dayanıklılığı gibi teknik kriterler dikkate alınmalı. Bu nedenle ihtisas bölgeleri, sadece üretim için değil, güvenlik kültürü açısından da büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Dr. Hacer Kayhan: “Yangını ya da alevi bir kişi başlatmaz; yangını ihmal başlatır” Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Hacer Kayhan da binanın fiziksel yapısına dair önemli bir tespitte bulunarak, ruhsatlandırma sürecindeki çoklu kurum sorumluluğunu hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Hacer Kayhan, parfüm üretimi gibi yanıcı, uçucu ve patlayıcı kimyasallarla çalışılan tesislerin mahalle aralarında yer alamayacağını ifade ederek, yaşanan olayın ihmaller zincirine işaret ettiğini belirtti. Yangını ihmal başlatıyor! Olayı değerlendiren Dr. Kayhan, “Yangını ya da alevi bir kişi başlatmaz; yangını ihmal başlatır. Dolayısıyla öncelikle ‘ihmal nerede yapılmış?’ sorusunu sormamız gerekiyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, parfüm üretiminin niteliğine dikkat çekerek, “Parfüm üretiyorsa, orada alkol, çözücüler ve uçucu organikler var — yani parlayıcı, patlayıcı ve yanıcı kimyasallarla çalışılan bir tesis bu. Böyle bir tesisin olması gereken yer burası değil.” ifadesinde bulundu. Ruhsatlama zincirinde birçok kurum var… Ruhsatlama sürecindeki çoklu sorumluluğa işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hacer Kayhan, şunları kaydetti: “Bir tesisin bu tür faaliyetlere uygun olup olmadığına dair onay birden fazla kurum tarafından verilir. Belediye, eğer belediye sınırları içindeyse ruhsat verir; itfaiye uygunluk raporu düzenler; Sanayi Bakanlığı tehlikeli kimya nedeniyle sürece dahil olur; Çalışma Bakanlığı ise iş güvenliği perspektifinden denetler. Biz önce yukarıdan başlamalıyız: Kim onay verdi, hangi koşullarda verdi? Orada görünen ek bina, kaçak kat izlenimi veriyor. Depolama alanı olarak kullanılan bölümler, ruhsatlı çıkmayabilir. Alt kısım için ‘ruhsatı var’ deniyor ama neyin ruhsatı olduğu sorgulanmalı metal atölyesi ruhsatı mı, depo ruhsatı mı? Depo ruhsatıyla üretime başlanmışsa bu suçtur.” Cezai ve idari sorumluluklar netleşmeli Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, bu tür olayların önlenebilir olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: “Biz meslekten olarak bu tür kazaların önlenebilir olduğunu biliyoruz. Alınacak her önlem bir can kurtarabilir. Ruhsatlandırma, denetim ve uygunluk süreçlerinde sorumluluklar netleştirilmeli; gerektiğinde idari ve cezai süreç işletilmeli.”

Huzurevinde Deprem Ve Yangın Tatbikatı Haber

Huzurevinde Deprem Ve Yangın Tatbikatı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, olası afet ve acil durumlara karşı hazırlıklı olmak amacıyla Dörtçelik Huzurevi’nde deprem ve tahliye tatbikatı gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürlüğü koordinesinde Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dörtçelik Huzurevi’ndeki tatbikatta, huzurevi sakinleri acil durum müdahale ekipleri tarafından binadan tahliye edildi. Büyükşehir acil durumlara hazırlanıyor Tahliye süreci boyunca personelin doğru davranış ve yönlendirme kabiliyeti gözlemlendi. Acil çıkış güzergâhlarının etkin kullanımı değerlendirildi. Tatbikatın ardından ekiplerin refleksleri, tahliye süresi ve iletişim koordinasyonu gibi unsurlar detaylı olarak analiz edildi. Güçlü yönlerin yanı sıra geliştirilmesi gereken alanları da not alan ekipler, yapılması gereken çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulundu. Olası bir deprem veya acil durumda binanın tahliye süresinin ölçüldüğü tatbikatta, personelin doğru davranış şekillerini uygulayıp uygulamadığı değerlendirildi. Tahliye planlarının işlerliği de test edilirken, huzurevi sakinlerinin güvenli ve devamlı konaklamalarının sağlanması konusu da ele alındı. “Tatbikatlara devam edeceğiz” Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürü Ceyhun Eskioğlu, olası afet ve acil durumlara hazır olmanın önemine dikkat çekerek, “Afet bilinci ve müdahale kabiliyeti, hem çalışanlarımızın hem de hizmet sunduğumuz vatandaşlarımızın güvenliği açısından önem taşıyor. Bu tür tatbikatlarla ekiplerimizin hazır olma seviyesini ölçüyoruz. Olası riskleri en aza indirmeye çalışıyoruz. Afet farkındalığını artırmak ve kurum genelinde acil durum yönetimi kapasitesini güçlendirmek amacıyla tatbikatlara devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.