Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Acil Yardım

Kapsül Haber Ajansı - Acil Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Acil Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Audi Q7’den Çarpışma Sonrası Güvenlikte Bir İlk Haber

Yeni Audi Q7’den Çarpışma Sonrası Güvenlikte Bir İlk

Güvenlik, yolculuğun her anında önem taşıyor. Sürücünün tehlikeyi fark etmesinden bir çarpışma sırasında yolcuların korunmasına, kaza sonrasında yardımın ulaşmasına kadar her aşama, farklı teknolojilerin birlikte çalışmasını gerektiriyor. Yeni Audi Q7, bu sürecin tamamını kapsayan güvenlik yaklaşımıyla Euro NCAP’in 2026 değerlendirmesinde en yüksek derece olan beş yıldızı elde etti. Çarpışma sonrası güvenlik alanında aldığı yüzde 100 puanla da seri üretim modeller arasında bir ilke imza attı. Üçüncü nesil Q7’nin bu başarısında, ciddi bir kazanın ardından acil yardım sürecini başlatan sistemler, ilave çarpışma riskini azaltan teknolojiler ve kurtarma ekiplerinin müdahalesini kolaylaştıran düzenlemeler rol oynuyor. Model; kurtarma bilgileri, çarpışma sonrası destek ve araçtan çıkış başlıklarının tamamında en yüksek puana ulaştı. Yardımın ulaşması için her saniye önemli Ciddi bir kazanın ardından doğru bilginin hızlı biçimde iletilmesi, yardım sürecinin önemli bir parçası. Audi connect acil çağrı sistemi, bu süreci otomatik olarak başlatabiliyor. Araçtaki yolcular ve çarpışmanın türüne ilişkin yasal olarak iletilmesi gereken verilere ek olarak aracın markası, modeli, rengi ve ilave konum bilgilerini de sağlayabiliyor. Böylece yardımın doğru noktaya yönlendirilmesini ve olay yerindeki duruma ilişkin ilk değerlendirmenin yapılmasını destekliyor. Çok dilli iletişim olanağı, araçtaki kişilerle bağlantı kurulmasını kolaylaştırıyor. Gerekli onayın verilmesi halinde, araçla bağlantılı cep telefonu numarası üzerinden geri arama yapılabilmesi de iletişimin sürdürülmesine yardımcı oluyor. Çarpışmanın ardından devreye giren destek İlk çarpışmanın ardından aracın hareket etmeye devam etmesi, yeni çarpışma risklerini beraberinde getirebiliyor. Audi Q7’nin çoklu çarpışma freni, çarpışma sensörlerinden gelen veriler doğrultusunda devreye girerek aracı otomatik olarak durana kadar frenleyebiliyor. Ardından park freni aracın istemsiz hareketini önlerken dörtlü ikaz lambaları diğer yol kullanıcılarını uyarıyor. Sürücünün gerektiğinde otomatik frenlemeyi geçersiz kılabildiği sistem, kazanın ardından meydana gelebilecek ilave çarpışmaların riskini azaltmaya yardımcı oluyor. Kurtarma ekipleri için bilgi, yolcular için erişim Kaza sonrasında yolcuların araçtan çıkabilmesi ve kurtarma ekiplerinin onlara ulaşabilmesi de güvenliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Euro NCAP, bu kapsamda kapı kilitlerinin ve kapıların kaza sonrasında açılabilmesini, düşük voltajlı elektrik beslemesi kesildiğinde ilgili mekanizmaların kullanılabilirliğini ve emniyet kemeri tokalarının açılabilmesini değerlendiriyor. Yeni Audi Q7, araçtan çıkış başlığında da tam puan elde etti. Araca özel kurtarma bilgi formları ve kurtarma kılavuzları, ekiplerin ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri sunuyor. Bu bilgiler, olay yerindeki koşulların daha hızlı değerlendirilmesini ve gerekli kurtarma müdahalesinin planlanmasını destekliyor. Güvenlik, kolay kullanımla başlıyor Q7’nin güvenlik yaklaşımı, sürücünün direksiyon başındaki günlük ihtiyaçlarını da kapsıyor. Kolayca görülebilen fiziksel düğmeler ve ergonomik kumanda kolları, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Ekran menülerinde arama yapma ihtiyacını azaltan bu düzen, sürücünün dikkatini yolda tutmasına yardımcı oluyor. Yeni Q7, Euro NCAP’in sürüş kumandaları değerlendirmesinde yüzde 90 puan elde etti. Sürücü izleme sistemi ise yorgunluğu, farklı dikkat dağınıklığı türlerini ve telefon kullanımını algılıyor. Şeritten ayrılmayı önlemeye yönelik destek sistemi, hassasiyetini sürücünün dikkat düzeyine göre ayarlıyor. Sürücü yola odaklandığında uyarı ve müdahaleleri azaltarak desteği o andaki ihtiyaca uyarlıyor. Bütüncül güvenlik yaklaşımına beş yıldız Yeni Audi Q7, Euro NCAP’in dört ana değerlendirme alanında güvenli sürüşte yüzde 72, çarpışmadan kaçınmada yüzde 77, çarpışma korumasında yüzde 88 ve çarpışma sonrası güvenlikte yüzde 100 puan aldı. Beş yıldızlı sonuç, Audi’nin kazaları önlemeye, çarpışma sırasında yolcuları korumaya ve sonrasında kurtarma sürecini desteklemeye uzanan güvenlik yaklaşımını yansıtıyor. Yeni Q7, yolculuk boyunca sunduğu desteği, yardımın en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda da sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İntihar Riskini Gösteren İşaretlere Dikkat! Haber

İntihar Riskini Gösteren İşaretlere Dikkat!

Kişinin alışılmış davranışlarında ortaya çıkan ani ve belirgin değişikliklerin ciddiye alınması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Özellikle ani içe kapanma, yoğun umutsuzluk, vedalaşma davranışları ve kişisel eşyalarını dağıtma gibi değişiklikler birlikte görülüyorsa bunu ‘bir dönemden geçiyor’ diyerek geçiştirmemek gerekir. İntiharı doğrudan sormanın kişinin aklına intihar fikrini sokacağı yönündeki yaygın inanış doğru değildir. Aksine, yargılamadan sorulan açık bir soru kişinin yaşadığı sıkıntıyı ifade edebilmesine ve yardım alabilmesine alan açabilir.” dedi. Kriz anında kişinin yalnız bırakılmaması ve güvenliğinin önceliklendirilmesi gerektiğine işaret eden Tunçel, krizin yatışmasının riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı. Tunçel, yardım istemenin zayıflık değil, iyileşme yolunda atılabilecek önemli bir adım olduğunun altını çizdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, 10 Eylül İntiharı Önleme Günü dolayısıyla, intihar riskinin erken işaretleri, kişinin sınırlarına saygı gösterirken güvenliğinin gözetilmesi ve kriz sonrasında profesyonel desteğin sürdürülmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Ani ve belirgin davranış değişiklikleri ciddiye alınmalı! Psikolojik krizin herkeste aynı şekilde ortaya çıkmadığını ifade eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Bu nedenle kişinin alışılmış davranışlarında meydana gelen belirgin ve özellikle ani değişikliklere dikkat etmek gerekir.” dedi. Yoğun umutsuzluk ve çaresizlik ifadelerinin, ‘artık dayanamıyorum’, ‘bunun bir anlamı yok’ gibi söylemlerin, sosyal olarak geri çekilme, günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanma, uyku ve iştah değişiklikleri, yoğun suçluluk veya değersizlik duyguları, alkol ya da madde kullanımında artışın önemli uyarı işaretleri olabileceğini dile getiren Tunçel, “Bunun yanında ölümden veya intihardan söz etmek, hayatına son vermeyle ilgili araştırmalar yapmak, önemli kişisel eşyalarını dağıtmak, vasiyet niteliğinde düzenlemeler yapmak ya da yakınlarıyla vedalaşır gibi davranmak daha doğrudan risk göstergeleri olarak değerlendirilmeli. Burada önemli olan, bu belirtilerin her zaman intihar riski anlamına gelmediğini; ancak birkaçının bir arada görülmesi, yeni başlaması veya kısa sürede belirginleşmesi durumunda kişinin ciddiye alınması ve profesyonel değerlendirme için desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktır.” şeklinde konuştu. İntihar düşüncesini doğrudan sormak, kişinin aklına intihar fikrini sokmaz! Daha önce intihar düşüncesinden söz etmeyen bir kişinin davranışlarındaki ani değişikliklerin oldukça ciddiye alınması gerektiğine işaret eden Tunçel, “Bir kişinin daha önce intihardan söz etmemiş olması, risk taşımadığı anlamına gelmez. Bazı kişiler yaşadıkları yoğun sıkıntıyı çevreleriyle paylaşmayabilir veya yardım istemekte zorlanabilir.” dedi. Özellikle ani içe kapanma, yoğun umutsuzluk, vedalaşma davranışları ve kişisel eşyalarını dağıtma gibi değişikliklerin birlikte görülmesi durumunda bunu ‘bir dönemden geçiyor’ diyerek geçiştirmemek gerektiğine vurgu yapan Tunçel, “Böyle bir durumda kişinin üzerine varsayımlarla gitmek yerine doğrudan ve sakin bir şekilde konuşmak önemlidir. Örneğin, ‘Son zamanlarda seni çok zorlanıyor gibi görüyorum. Kendine zarar vermeyi veya hayatına son vermeyi düşündüğün oluyor mu?’ diye sorulabilir. İntiharı doğrudan sormanın kişinin aklına intihar fikrini sokacağı yönündeki yaygın inanış doğru değildir. Aksine, yargılamadan sorulan açık bir soru kişinin yaşadığı sıkıntıyı ifade edebilmesine ve yardım alabilmesine alan açabilir.” ifadelerini kullandı. Kriz anında kişi yalnız bırakılmamalı ve güvenliği önceliklendirilmeli! Kriz anında kişinin yanında bulunan biri öncelikle ne yapması ve ne yapmaması gerektiğine değinen Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, şunları söyledi: “Öncelikle sakin kalmaya ve kişiyi yalnız bırakmamaya çalışmalıyız. Onu yargılamadan dinlemek, yaşadığı acıyı küçümsememek ve ‘Bunu neden yapıyorsun?’, ‘Böyle düşünmek doğru değil’ gibi ifadeler yerine; ‘Bunun senin için ne kadar ağır olduğunu görüyorum’ gibi destekleyici bir dil kullanmak önemli. Kişiye doğrudan intihar düşüncesi veya kendisine zarar verme düşüncesi olup olmadığı sorulabilir. Eğer kişi kendisine zarar verme konusunda yakın ve ciddi bir risk taşıyorsa, güvenliği önceliklendirmek gerekir. Mümkünse kişinin yalnız kalmaması, kendisine zarar verebileceği araçlara erişimin güvenli biçimde sınırlandırılması ve gecikmeden profesyonel/acil yardım alınması önemlidir. Böyle bir durumda yakın kişinin bütün sorumluluğu tek başına üstlenmesi beklenmemeli. Acil risk varsa yerel acil sağlık hizmetlerinden destek alınmalı; 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak durum açıkça belirtilmeli. Kaçınılması gereken en önemli şeylerden biri ise kişiyi utandırmak, suçlamak, tehdit etmek veya yaşadığı problemi küçümsemek olur. ‘Aileni düşün’, ‘Bunca şeyin varken nasıl böyle düşünürsün?’ ya da ‘Bunu yapacak kadar güçlü değilsin’ gibi ifadeler kişiyi daha da yalnızlaştırabilir.” Sınırlarına saygı göstermek, kişiyi tamamen kendi haline bırakmayı gerektirmiyor! Psikolojik olarak zorlandığı görülen bir kişinin yardım istemeyi reddetmesi durumunda temel ilkenin kişinin özerkliğine saygı gösterirken güvenliğini göz ardı etmemek olduğuna dikkat çeken Tuğçe Tunçel, “Kişi yardım almak istemediğinde onu zorlayıcı, suçlayıcı veya tartışmacı bir tutum genellikle faydalı olmaz.” dedi. Bunun yerine ‘Seni zorlamak istemiyorum ama yanında olduğumu bilmeni istiyorum’ şeklinde bir yaklaşımın sürdürülebilir olacağını kaydeden Tunçel, “Ancak intihar riski belirginse bunu yalnızca ‘kendi kararı’ olarak değerlendirmek doğru olmaz. Özellikle kişi kendisine zarar verme niyetinden söz ediyor, bir planından bahsediyor veya yakın zamanda kendisine zarar verme ihtimali yüksek görünüyorsa güvenlik öncelikli hale gelir. Böyle bir durumda kişinin istememesi, yakınlarının profesyonel veya acil yardım aramasına engel olmamalı. Dolayısıyla sınırlarına saygı göstermek, kişiyi tamamen kendi haline bırakmak anlamına gelmez. Bazen en önemli destek, ‘Sen şu anda yardım istemesen bile ben bu süreci seninle birlikte taşıyacağım’ diyebilmektir.” açıklamasını yaptı. Krizin yatışması, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez! Krizin yatışmasının, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğine vurgu yapan Tunçel, “Bazen kişi akut olarak sakinleşebilir; ancak krize neden olan depresyon, travma, yoğun kayıp, ilişki sorunları, madde kullanımı veya başka psikolojik güçlükler devam ediyor olabilir. Bu nedenle kriz sonrasında profesyonel değerlendirme ve düzenli takip son derece önemlidir.” dedi. Kişinin yalnızca o anki güvenliğini sağlamak değil, krizin altında yatan nedenleri anlamak ve uzun vadeli bir destek planı oluşturmak gerektiğini aktaran Tunçel, “Psikoterapi, gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi ve sosyal desteklerin güçlendirilmesi tedavi planının parçaları olabilir. Kişinin yakınlarının da süreçte nasıl destek olabilecekleri konusunda bilgilendirilmesi faydalıdır. Özellikle kriz sonrasında ‘artık düzeldi’ diyerek takibi bırakmak yerine, kişinin nasıl olduğunu düzenli olarak sormaya ve profesyonel destek sürecini sürdürmesine yardımcı olmak gerekir.” diye konuştu. Yardım istemek zayıflık değil! 10 Eylül İntiharı Önleme Günü vesilesiyle, yardım istemekte zorlanan veya kendisini çıkmazda hisseden kişilere önemli bir mesaj veren Tuğçe Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı: “Şu anda yaşadığınız acı ne kadar yoğun olursa olsun, bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Yardım istemek zayıflık değil; zorlayıcı bir dönemden çıkabilmek için atılabilecek en önemli adımlardan biridir. Kendinizi çıkmazda hissettiğinizde bütün hayatınızı, bütün sorunlarınızı veya geleceğin tamamını bir anda çözmeniz gerekmiyor. Bazen ilk adım yalnızca güvendiğiniz birine ‘İyi değilim ve desteğe ihtiyacım var!’ diyebilmektir. 10 Eylül bize yalnızca intiharı önlemenin değil, ruhsal sıkıntılar hakkında daha açık konuşabilmenin de önemini hatırlatıyor. İntihar düşüncesi bir ‘dikkat çekme davranışı’ olarak küçümsenmemeli; kişinin yaşadığı yoğun psikolojik acının bir işareti olarak ele alınmalı. Doğru zamanda kurulan bir temas ve doğru yönlendirme, yardım alma sürecinin başlangıcı olabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.