Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

Kapsül Haber Ajansı - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay Haber

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğini, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğini üstlendiği Beta Enerji’nin halka arzında pay başına satış fiyatı 40 TL olarak belirlendi. Halka arzda 55 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar ortak satışı şeklinde olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar, sabit fiyatla talep toplama ve en iyi gayret aracılığı yöntemiyle satışa sunulacak. Halka arz büyüklüğünün yaklaşık 2,4 milyar TL’ye ulaşması hedeflenirken, halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi Beta Enerji, Adana’da farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyor. Adana'daki tesislerinin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağıyla dünyanın dört bir yanına ürünlerini ulaştıran şirket, kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz girdisi sağlıyor. Beta Enerji, katma değerli ürünler üretme hedefiyle, alanında uzman 730’un üzerinde çalışanıyla faaliyetlerine devam ediyor. Yaklaşık 130 milyon dolarlık yatırım Beta Enerji sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda önemli yatırımlara imza atıyor. Şirketin, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü, tam kapasite faaliyete girdiğinde Avrupa’nın en büyük teknoloji kampüslerinden biri olacak. Toplamda yaklaşık 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen kampüs, yaklaşık 115 bin 155 metrekare alana sahip. LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçirilen tesis, transformatörlerden yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ve beton köşk ürünlerine kadar uçtan uca üretim yetkinliğine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’ndan Stratejik Adım  Haber

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’ndan Stratejik Adım 

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (AOSB) Weber kampüsü içinde konumlandırılan yeni Chryso tesisinin temelini attı. Yeni tesisle birlikte Chryso ve Weber markaları Türkiye’de aynı kampüs altında buluşarak entegre bir yapı kimyasalları kampüsü oluşturacak. Chryso’nun üretim, operasyon ve hizmet kabiliyetlerini daha ileriye taşımayı hedefleyen bu yapı, operasyonel sinerji yaratırken daha verimli üretim süreçleri ile müşterilerine daha iyi hizmet sunulmasına da katkı sağlayacak. Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen, yatırımın şirketin Türkiye operasyonları açısından stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Adana’daki yeni Chryso tesisimiz, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız yeni adımlarla birlikte ihracatı da destekleyen güçlü bir üretim üssü olma hedefimize hizmet ediyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağıyla kurguladığımız bu tesisle, geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçiriyoruz”. Tamamlandığında Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın Türkiye’deki operasyonel verimliliğini önemli ölçüde artırması beklenen tesisin, yıl sonu itibarıyla devreye alınması planlanıyor. Şirketin mevcut Adana Chryso operasyonunda görev yapan ekip yeni tesiste çalışmalarını sürdürecek. Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, bu yatırımla hem bölge ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hem de yapı kimyasalları alanında Türkiye’deki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu Haber

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu

“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı. Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi. Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı. Akdoğan: “Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünü İzmir yapıyor” Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünün İzmir’de yapıldığı bilgisini veren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk’ta 16 bin dekar alanda 38 bin ton şeftali üretildiğini, İzmir’in şeftali üretiminin yüzde 67’sinin Selçuk’ta üretildiğini ifade etti. Bu yıl iklim koşullarından dolayı şeftali hasatının 2 hafta geç başladığını vurgulayan Akdoğan; “Şeftali hasadı her sene Mayıs’ın ilk haftasında başlıyordu. Bu sene mevsimsel şartlardan dolayı hasat biraz gecikti. Selçuk’tan ilk üç TIR ihracata gitti, Kurban Bayramı sonrasında ihracat artacak. Selçuk’ta üretilen şeftali türü ihracata uygun, raf ömrü uzun bir şeftali türü. Şeftali hasadı temmuz sonuna kadar sürecek. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için verimli ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Çağlar; “Selçuk ekonomisini Turizmle birlikte tarım sırtlıyor” Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk’un turizm bölgesi kimliğiyle öne çıkmasına karşın ekonomisinde yaş meyve üretiminin ve ticaretinin daha büyük bir oranı temsil ettiğini, Selçuklu üreticiler için bereketli bir sezon dilediğini kaydetti. Erdallı: “Adana’dan sonra ilk şeftali Selçuk’ta hasat ediliyor” İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk’un şeftali yanında mandalina, nar, ayva, üzüm üretimiyle İzmir’de yaş meyve üretiminde en güçlü ilçelerinden biri olduğunu, şeftali ve mandalinada Adana’dan sonra en erkenci ikinci bölge olduklarını, bu sezon rekoltenin yüksekliğinden dolayı fiyatların henüz şekillenmediğini, fiyatın üreticiyi memnun edeceği bir seviyede oluşmasını dilediklerini vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılına rekorla girdi İklim krizinin etkisiyle 2025 yılında şeftali ve nektarin ihracatında yaşanan düşüşlere karşın, Türkiye şeftali ve nektarin ihracatında 2026 yılına rekor artışla girdi. Türkiye, 1 Ocak – 21 Mayıs 2025 tarihleri arasında 19 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı zaman aralığında 86 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etme başarısı gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yüzde 347’lik rekor artış kayda alındı. Irak, 44 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu 31 milyon dolarla listede ikinci sıraya yerleşti. Romanya 4 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük Arı Oteli Kuruluyor Haber

Dünyanın En Büyük Arı Oteli Kuruluyor

Türkiye’nin köklü ve yenilikçi bal markalarından Anavarza Bal, arı popülasyonunun korunması ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği adına sınırları aşan bir projeye imza atıyor. Kurum bünyesinde hayata geçirilen “Yaşasın Arılar” departmanının ilk büyük hamlesi olarak tasarlanan “Dünyanın En Büyük Arı Oteli”, markanın Adana Kozan’daki tesislerinde yükseliyor. Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girmek için kriterlerin yerine getirilerek başvurunun ardından tescillenmesi ile eş zamanlı olarak açılışı yapılacak olan yapı, arı ölümlerine karşı küresel farkındalık için global bir adım atıyor. Arı otelleri, özellikle ekosistem için hayati öneme sahip olan ancak koloni halinde yaşamayan yalnız arı türleri için gece sığınağı, yuvalama alanı ve kış koruması sağlıyor. Anavarza Bal’ın hayata geçirdiği bu kalıcı yapı, dünyadaki arı ölümlerine dikkat çekerken, arıların doğal yaşam haklarını savunma misyonunu fiziksel bir anıta dönüştürüyor. Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Arılar varsa yaşam var. Biz yaptığımız işi, arıların dünyadaki yaşam hakkını ve ekosistemdeki vazgeçilmez yerini korumayı bir borç bilerek yapıyoruz. Dünyanın en büyük arı oteli, bu sorumluluk bilincinin uluslararası bir sembolü olacak.” Ekoloji ve Teknoloji Bir Arada: Dünyanın En Önemli 10 Tesisi Arasında Anavarza Bal’ın Kozan’daki bal tesisi, kapasitesinin yanı sıra, çevre dostu yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. Kendi enerjisini üreten ve karbon ayak izini minimize eden tesis, gelişmiş laboratuvar altyapısı ve modern dolum hatları sayesinde küresel ölçekte en önemli 10 bal tesisi arasında gösteriliyor. Yeni kurulan arı oteli, markanın “Şeffaf Tesis” politikası kapsamında ziyaretçiler tarafından görülebilecek şekilde konumlandırıldı. Guinness Dünya Rekoru ile Global Farkındalık Projenin en heyecan verici adımlarından biri olan Guinness Dünya Rekoru başvurusu, Türkiye’den yükselen bu çevreci sesin tüm dünyada yankı bulmasını sağlayacak. 15 metrenin üzerinde uzunluğa ve 3 metreye varan yüksekliğe sahip dev boyutlarıyla dikkat çeken ve arılara güvenli bir habitat sunacak olan otel, bilimsel araştırmalara da ilham kaynağı olmayı amaçlıyor. Arıların doğal tozlaşma döngüsüne sağladığı katkı, bu dev yapı sayesinde bölgedeki tarımsal verimliliği de doğrudan destekleyecek. Yaşasın Arılar: Bir Sosyal Sorumluluk Vizyonu Anavarza Bal tarafından kurulan “Yaşasın Arılar” departmanı, sadece bir kurumsal birim değil; arıların refahını, yaşam haklarını ve ekolojik dengeyi korumayı hedefleyen bir düşünce biçimi. Marka, bu vizyonuyla insanların doğayla nasıl uyum içinde çalışabileceğinin en somut örneğini sergilemeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası ve Akademi Sürdürülebilirlik İçin Buluştu Haber

İş Dünyası ve Akademi Sürdürülebilirlik İçin Buluştu

Üretim ve enerji sektörlerinde sürdürülebilir çözümleri masaya yatırmak amacıyla Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru: Adana” isimli Adana Sürdürülebilirlik Konferansı, 13 Mayıs günü Adana Divan Otel’de yoğun bir katılımla gerçekleşti. Alanında uzman konuşmacıların paylaşımlarıyla dikkat çeken iki oturumlu konferanslarda “Enerjide Sürdürülebilirlik” ve “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıkları vizyoner bakış açılarıyla sunuldu. Açılış konuşmalarında sanayi ve üniversite iş birlikleri vurgusu Konferansın açılış konuşmalarını Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen yaptı. Kıvanç: “Doğaya sırtını dönen, geleceğe yürüyemez” Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç: “Dünya, tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birini yaşıyor. ‘İkiz Dönüşüm’ dediğimiz dijitalleşme ve yeşil dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Adana Sanayi Odası olarak, Adana Sanayi Kampüsü'nü hayata geçirdik. Model Fabrika ile yalın üretim ve verimlilik artışı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik Merkezimiz ile firmalarımızın yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz. Enerji Verimliliği Merkezimiz ile enerjiyi, en akılcı şekilde yönetmenin yollarını gösteriyoruz. COP31’e giden bu süreç, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi, geleceğe yürüyemez.” Sözen: “Su ayak izi belgesini alan ilk üniversite ATÜ’dür” Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen: “Kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışı artık sürdürülebilir değildir. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak kurduğumuz Sürdürülebilirlik Kampüs Koordinatörlüğümüz ile karbon ve su ayak izi hesaplamaları, enerji verimliliği, yeşil kampüs uygulamaları, sürdürülebilirlik eğitimleri, kamu sanayi üniversitesi iş birlikleri gibi alanlarda çalışmalar yürütmekteyiz. ATÜ, ISO 14046 Standardı kapsamında yürütülen doğrulama sürecini başarıyla tamamlayarak da dünyada su ayak izi belgesi alan ilk üniversite oldu. ATÜ olarak sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmeye çalışıyoruz.” Birinci Oturum: Enerjide Sürdürülebilirlik Moderatörlüğünü Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak’ın üstlendiği “Enerjide Sürdürülebilirlik” başlıklı ilk oturumda konuşmacılar, enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve karbonsuzlaşma stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Oturuma; Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu, ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ve Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı. Kavak: “Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz” Escarus Genel Müdürü ve TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanı Dr. Kubilay Kavak Dr. Kubilay Kavak: “Paul Kalanithi'ye ait muazzam bir cümle var: ‘Yıkıcı bir umutsuzluk kadar kötü olan tek şey gerçek dışı bir iyimserliktir.’ Tam da bu sözün işaret ettiği hakikate tekabül eden bir dönemdeyiz. İklim meseleleri tartışılırken İran ile Amerika-İsrail bloğu savaşa tutuştu. Böylesine bir dönemde ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapması çok değerli. Ekonomist Dergisi ‘Küresel enerji piyasaları bir krizin eşiğinde’ diye bir başlık attı. Financial Times, ‘Küresel gıda krizi kapıda’ diye bir manşet attı. Yeni çağın petrolü büyük olasılıkla kritik mineraller olacak. Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz. Konu sadece yeşil dönüşüm değil; konu bir de dijital dönüşüm bu ikisi birbirini besleyerek birbiriyle iç içe girerek gidiyor. Hem Türkiye'de hem dünyada konuştuğumuz konuların çehresi çok değişiyor.” Kıroğlu: “Talep, elektrik üretim artışının 4-5 katı” Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu: “Türkiye’nin şu an %40’a yakın enerji kaynaklarını kullanabiliyor olması, Hürmüz gibi enerji krizlerini ülkemizin çok hafif etkilerle atlatmasını sağlıyor. Elektrik tüketiminde çok ciddi bir artış var, bu dönemi bir devrim gibi hissedebiliyorum. Şu anda dünyadaki elektrik tüketiminin %1-2’si yapay zekâ tarafından harcanmaya başladı. Özellikle Türkiye’de bireysel yapay zekâ kullanımı, kurumsal kullanımının 3 katı seviyesinde. Bu kapsamda veri merkezlerinin büyüklüğünün 2033 yılında kadar 836 milyar dolara çıkması bekleniyor. Dünyada yapay zekânın gelişmesindeki en önemli risk faktörü yapay zekânın ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayamamak. Talep artışı elektrik üretim artışının 4-5 katı kadar. Bu da yapay zekânın gelişimindeki en önemli bariyer olarak ortaya çıkıyor.” Sarı: “Elinde alternatif enerji planı olan kazanacak” ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı: “Yeni bir dünyaya doğru dönüşümden geçiyoruz. Bu noktada elimizde karbon verisi var ve böylece süreçleri fırsata dönüştürebiliriz. Hepimiz karbon verisini ölçtükten sonra birtakım iyileştirmeler yapıyoruz. Bu nedenle en önemli taraf ölçümlerin doğru yapılması ve verileri dijital bir ortamda yönetebiliyor olmamız. 7 Mayıs’ta açıklanan son yönetmelikle şu ana kadar SKDM kapsamında yaptığımız Excel tabanlı raporlamalar bitti, resmi izleme planı, yıllık doğrulama ve üç katmanlı raporlama zorunlu oldu. Enerji verimliliği dediğimiz başlığın altında en önemli yapılması gereken şey, enerji verimlilik projeleri. Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar tam bir enerji savaşı. Yenilenebilir kaynaklarına yapılan yatırımlarla beraber elinde alternatif enerji planı olan ülkeler savaşları kazanacak.” Yılmaztürk: “Sürdürülebilirlik yönlendiricileri olmalı” Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk: “Operasyonel süreçler sırasında sürdürülebilirlikten bahsetmek bazen gerçekten çok zor olabiliyor. Regülasyonlar da ayrıca zorlayabiliyor. Ticaret Bakanlığımız ve TÜBİTAK bu konularda son derece destekleyici davranıyor. Beta Enerji olarak 85’ten fazla ülkeye ihracat yaptığımız için tüm süreçlerin ana noktasına sürdürülebilirliği koyduk. Yeni fabrikamızda kuracağımız 8 megavatlık GES projemizle elektriğin tamamını oradan karşılamayı planlıyoruz. Bir projemiz en az altı aylık bir süreç üzerinden ilerliyor. Veri izleme ve ölçümleme sistemlerine sahip olmak çok kıymetli. Bunlar olmadan yapılan iyileştirme çalışması projelerinin hiçbir katkısı olduğunu düşünmüyorum. Şirketlerde özellikle sürdürülebilirlik yönlendiricilerinin bulundurulması gerekiyor çünkü o bilinci sağlamak da kolay değil.” İkinci Oturum: Üretimde Sürdürülebilirlik İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu yönetimindeki “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıklı ikinci oturumda ise yeşil üretim süreçleri ve döngüsel ekonomi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Oturuma; Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen, Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Kuşçu: “İşin öznesi insan, üçüz dönüşüm şart” İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu: “Enerjideki rakamlar üretimdeki sürdürülebilirliği yakından ilgilendiriyor. Küresel enerji kaynaklı karbon emisyonları 2024 yılında yaklaşık 38 milyar tona ulaştı. Sanayiciye ve KOBİ’lere çok büyük görevler düşüyor. Sadece veriyi sağlıklı toplamak değil, güvenli depolamamız da gerekiyor. Burada işin öznesi insan… İnsanı dönüştürmeyi unuttuğumuz zaman dönüşümün eksik kalacağına inanıyorum. Üçüz dönüşüm şart. Hem üreticinin hem de tüketicinin alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor. Türk milletinin kültüründe bu zaten var, onu hatırlayıp özümüze dönmemiz gerekiyor. Üniversite-sanayi iş birlikleri ise kimsenin içini tam dolduramadığı, olgunlaştırılması gereken bir başlık… En önemli eksik ise üniversite raporlarının çok uzun olması, sanayicilerin ise hap bilgilere ihtiyaç duyması. Bu noktada COP31 sürecinin bir kaldıraç olacağına inanıyorum.” Demirdelen: “Döngüsel ekonomi genlerimize var” Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen: “İzleme sistemlerine geçtiğimiz dönemde ilk olarak kayıp kaçak enerjileri gözlemledik. Sanayi tarafında ise suyu az kullanma hedefimiz vardı. Su kıtlığı onu biraz hızlandırdı. Bu sene bol yağış alındı ama suyu koruyup tutmazsanız, buharlaşır. Tam da noktada su izleme sistemleri ile suyu ve atık suyu izlemeye başladık. Göstergelerimiz arttıkça arttı. Bunların sonucunda manuel cihazlarımızın bir kısmını izlenebilir hale getirdik ve akıllı makineler aldık fakat bu sefer de bilgi güvenliği konusu ortaya çıktı. Bizler bilgi güvenliğini sağlayamazsak, sürdürülebilirliği sağlayamayız. Biz ikiz dönüşümden bahsediyoruz, yeşil dönüşüm için dijital dönüşüm şart ama asıl mesele üçüz dönüşümde. İnsanı da dönüştürmemiz lazım. Şu anda serverlarımızı, bulutlarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Döngüsel ekonomiye gelecek olursak biz Türk milleti olarak savaşlardan çıkan bir ulus olduğumuz için bu kavramı zaten uygulayan bir milletiz. Kavramın adı sonradan konuldu. Döngüsel ekonomi zaten bizim genlerimize var. Üniversite-sanayi iş birlikleri içinse öncü ekipler kurulması gerekiyor. Sahaları gezip, ziyaretler gerçekleştirilmesi de önemli. Bu noktada altyapılarla ilgili kamu bacağı da eklenmesi gerekiyor. Sürdürülebilirlik konusunda yaşama adım atan üniversite konusunu hayata geçirmemiz gerekiyor.” Çomu: “Mikro adımlarla makro hedeflere koşuyoruz” Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu: “Sürdürülebilir tarım projelerimizden ilkini 2013 yılında Muş’ta başlattık. Bunu bugün bölgemizde Aladağ’da da yapıyoruz. Bir Ar-Ge merkezi kurduk ve elimizdeki kaynağı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz; bazıları biyobozunur ürünler gibi geleceğe hitap eden ürünler. Son 10 yıldır doğada çözünebilir ham maddeler üretmeye çalışıyoruz, son yıllarda bu durum ülkelerin politikası haline geldi. Biz de Çukurova’dan çıkan mısırdan plastik ham maddesi üretiyoruz. Türkiye’nin en büyük mısır yağı ihracatçısıyız, dünyada da ilk üçteyiz. Son 4-5 yılda çok büyük oranda enerji verimliliğine odaklandık. Önümüzdeki yıl sonunda tamamen güneş enerjisine geçmiş olacağız. Şu anda gelecek 50 yıla yatırım yapıyoruz, atık su artıma tesisi yapıyoruz. Hem yağ hem nişasta atıklarını işleyecek ayrıca biyogaz üretimi de yapacak. İşin özü mikro adımlarla makro hedeflere koşmaya çalışıyoruz.” Kıvanç: “Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk” Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç: Dünya üzerinde sürdürülebilirliği başlatan ve en önemli yerlere getiren sektör, tekstil sektörü oldu. Çünkü zorunlu tutulduğumuz ve baskı gördüğümüz alanlar oldu. Denetlemeler yapıldı ve dönüşüm sağlandı. Bu durum da verimlilik olarak bize geri döndü. Çevreyi korumaya başladık, 2011 yılında Japonya’dan getirilen panellerle Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk. Tekstil sektöründe minimum %25 geri dönüştürülmüş ham madde kullanmazsak markalar bizden ürün almıyorlar. 2030 yılında ise mutabakata göre ya %100 geri dönüştürülüş ya da %100 organik ham madde olmasını bekliyorlar, biz de bu hedefe doğru ilerliyoruz. Bizleri aslan terbiyecisi gibi terbiye ettiler. Biz sürdürülebilir üretim yaptıkça da bizi tercih ediyorlar. Bu noktada sürdürülebilirliğin de sürdürülebilir olması gerekiyor. Teknolojiyle entegre etmemiz gerekiyor; ölçemediğinizin hesabını veremezsiniz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor Haber

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor

TEMSA, şehirlerarası ve havalimanı taşımacılığında tercih edilen modellerinden Safir ve Maraton model otobüsleri ile Havamaş filosunu güçlendirdi. TEMSA’nın ilk etapta gerçekleştirdiği 5 adet Safir ve 3 adet Maraton teslimatıyla birlikte, Hatay-Adana-Tarsus-Mersin hattında yolculara daha konforlu ve güvenli bir seyahat deneyimi sunulması amaçlanıyor. 11 Mayıs tarihinde TEMSA’nın Adana fabrikasında düzenlenen teslimat törenine TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, Havamaş Yönetim Kurulu Kooperatif Başkanı Yasin Boyraz, Yönetim Kurulu Kooperatif Üyelerinden Mustafa Polat, Bayram Sayar ve Hüseyin Genç katıldı. “Çukurova’da havalimanı ulaşımına katkı sağlamayı hedefliyoruz” TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ: “Yolcu taşımacılığında öne çıkan Safir ve Maraton modellerimiz; sağladıkları yüksek konfor, ileri güvenlik donanımları ve işletme dostu yapılarıyla özellikle havalimanı ulaşım hizmetlerine ideal bir çözüm getiriyor. Havamaş’a gerçekleştirdiğimiz 8 adetlik teslimatın, bölgedeki ulaşım standartlarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde iş birliğimizi daha da ileri taşıyarak farklı segmentlerdeki araçlarımızla da Havamaş filosunu desteklemeye devam edeceğiz. Ayrıca sunacağımız sürücü eğitimleriyle de güvenli ve sürdürülebilir bir kalite anlayışını benimsiyoruz. TEMSA olarak, iş ortaklarımızın tüm operasyonlarına uçtan uca değer katan çözüm ortağı olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lexus’un İkonik Modeli LFA, Türkiye’de Otomobil Tutkunlarının Kalbini Fethetti Haber

Lexus’un İkonik Modeli LFA, Türkiye’de Otomobil Tutkunlarının Kalbini Fethetti

LFA, ilk olarak İstanbul Kalamış Marina’da sergilenirken, ardından Bursa’daki Lexus Nilüfer Showroomu’nda otomobil severlerle buluştu. Bursa’daki sergilemede yoğun ilgi gören model, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı ve ilgi odağı haline geldi. Lexus LFA’nın Türkiye turu devam ediyor Büyük bir merakla beklenen LFA, 7–14 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da Lexus Çankaya showroomunda, 16–25 Mayıs tarihleri arasında Adana’da Lexus Seyhan showroomunda, 3-10 Haziran tarihleri arasında Antalya’da Lexus Kepez showroomunda ve 12-19 Haziran tarihleri arasında İzmir’de Lexus Bornova showroomunda otomobil tutkunlarıyla buluşmaya devam edecek. Ardından LFA’nın son durağı 21-27 Haziran tarihlerinde Lexus İstanbul showroomu olacak. LFA ruhu günümüz Lexus modellerinde Lexus LFA, yalnızca performansıyla değil, temsil ettiği mühendislik anlayışıyla da öne çıkıyor. LFA, 12 yıl süren geliştirme sürecinin ardından ortaya çıkan model, ilk kez 2005 yılında konsept olarak sergilendi ve 2009 yılında üretim versiyonuyla tanıtıldı. 2010–2012 yılları arasında sınırlı sayıda üretilen LFA, 4.8 litrelik atmosferik V10 motoruyla 562 beygir güce ve 480 Nm torka sahip. Karbon fiber gövdesi ve el işçiliğiyle LFA, sadece 500 adet üretildi ve bugün koleksiyoncular için son derece nadir bir otomobil haline gelmiş durumda. LFA’nın özel Türkiye turu, Lexus’un geçmişteki mühendislik başarılarını sergilerken aynı zamanda markanın bugün sunduğu modellerin de bu mirası nasıl taşıdığını ortaya koyuyor. Günümüzde üretilen Lexus modelleri, LFA’da hayat bulan mühendislik yaklaşımını günlük kullanıma taşıyarak öne çıkıyor. Lexus, Türkiye’deki 10. yılında LFA’yı otomobil tutkunlarıyla buluşturarak hem marka tarihine vurgu yapıyor hem de otomobil severlere eşsiz bir deneyim sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ICF Türkiye’den Önemli Adım Haber

ICF Türkiye’den Önemli Adım

Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) Türkiye, profesyonel koçluk mesleğinin gelişimini desteklemek ve bölgesel etkileşimi artırmak amacıyla yürüttüğü yapılanma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kurumun beşinci bölgesel yapılanması olan Çukurova Bölgesi’nin açılışı, Adana’da geniş katılımlı bir organizasyonla gerçekleştirildi. Adana’daki Dedeman Otel’de düzenlenen etkinlik; profesyonel koçlar, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından katılımcıları bir araya getirdi. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı buluşma, koçluk ekosisteminin gelişimi açısından önemli bir platform oluşturdu. “Çukurova açılışı koçluk bilincinde önemli bir adım” ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz, açılışta yaptığı konuşmada, koçluk mesleğinin uluslararası standartlar çerçevesinde gelişmesinin önemine dikkat çekti. Karadeniz, ICF’in dünya genelinde etik kurallar ve yetkinlik çerçevesini belirleyen öncü kurumlardan biri olduğunu belirterek, profesyonel koçluk unvanının belirli eğitim, sınav ve akreditasyon süreçlerinden geçtiğini ifade etti. Türkiye genelinde koçluk bilincini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karadeniz, Çukurova Bölgesi’nin bu yolculukta önemli bir adım olduğunu vurguladı. “Koçluk, bireyden topluma yayılan bir dönüşüm” ICF Türkiye Çukurova Bölge Lideri Onur Kocaöz ise konuşmasında koçluğun yalnızca bireysel gelişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan bir yaklaşım olduğunu belirtti. Koçluğun, doğru sorularla bireyin kendi potansiyelini keşfetmesini sağladığını ifade eden Kocaöz, daha sağlıklı iletişim kurabilen, empati geliştirebilen ve çözüm odaklı düşünebilen bir toplumun mümkün olduğuna dikkat çekti. Kocaöz, bu dönüşümün bireyden başlayarak dalga dalga yayılabileceğini söyledi. Süpervizyon, koçlukta kalite için kritik! Etkinlikte söz alan ICF Türkiye geçmiş dönem başkanlarından Dilek Yıldırım, koçlukta kalite ve etik standartların sürdürülebilirliği açısından süpervizyonun önemine değindi. Koçların mesleki gelişim süreçlerinde desteklenmesinin kritik olduğunu belirten Yıldırım, son yıllarda süpervizyon uygulamalarının eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulduğunu ifade etti. ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Erol ise üye ilişkileri ve mesleki gelişim başlıklarına değinerek, koçların yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Erol, özellikle Uluslararası Koçluk Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerle koçluk kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Dört temel değerle küresel vizyon ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Binnur Kayabey de konuşmasında, kurumun temel değerlerini insanlık, profesyonellik, iş birliği ve hakkaniyet olarak sıraladı. Koçluğun bireyin kendi değerlerini keşfetmesine destek olan bir süreç olduğunu vurgulayan Kayabey, bu yaklaşımın daha iyi bir toplum inşasına katkı sunduğunu belirtti. Toplumsal fayda ve iş birlikleri öne çıktı ICF Türkiye’nin sosyal sorumluluk odaklı projelerine de etkinlikte yer verildi. Geçmiş dönem başkanlarından Esra Aksüyek’in de katkılarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirildiği ve gönüllü koçluk projeleriyle daha geniş kesimlere ulaşılmasının hedeflendiği aktarıldı. Bu projelerle, koçluk hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğinin artırılması amaçlanıyor. ICF Türkiye’nin Çukurova açılışı, koçluk için önemli bir adım Katılımcıların aktif olarak görüş ve sorularıyla katkı sunduğu etkinlikte, profesyonel koçluk alanına dair merak edilen pek çok konu ele alındı. Program, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen kutlama ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. ICF Türkiye’nin Çukurova Bölgesi açılışı, koçluk mesleğinin yerel dinamiklerle güçlendirilmesi ve Türkiye genelinde daha geniş bir etki alanı oluşturulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Astronergy ve Asunim Türkiye Arasında 100 MWp’lik Stratejik İş Birliği Haber

Astronergy ve Asunim Türkiye Arasında 100 MWp’lik Stratejik İş Birliği

Güneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX İstanbul kapsamında Astronergy, ASUNIM ile toplam 100 MWp kurulu güce sahip panel tedarik anlaşmasına imza attı. Toplamda 5 farklı güneş enerjisi projesini kapsayan bu iş birliği ile yerli üretim güneş panelleri; hem çatı tipi hem de arazi tipi projelerde, farklı müşteri uygulamalarında kullanılacak. Konuyla ilgili olarak Astronergy Solar Türkiye'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Güneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX İstanbul kapsamında, Astronergy olarak ASUNIM ile toplam 100 MWp kurulu güce sahip panel tedarik anlaşmasına imza attık. Toplamda 5 farklı güneş enerjisi projesini kapsayan bu iş birliği ile yerli üretim güneş panellerimiz; hem çatı tipi hem de arazi tipi projelerde, farklı müşteri uygulamalarında kullanılacak. Adana’daki ileri teknoloji üretim tesislerimizde üretilen yüksek verimlilik, düşük degradasyon ve yüksek sıcaklık koşullarında stabil performans özelliklerine sahip N-type TOPCon güneş panellerimiz anlaşma kapsamındaki projelerde yer alacak. Bu stratejik iş birliği, Astronergy’nin ileri teknoloji üretim gücü ile ASUNIM’in mühendislik ve proje geliştirme kabiliyetini bir araya getirerek, Türkiye güneş enerjisi pazarında yüksek kaliteli ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.