Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

Kapsül Haber Ajansı - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koçfest 7 Şehirde 150 Bin Üniversite Öğrencisiyle Buluştu Haber

Koçfest 7 Şehirde 150 Bin Üniversite Öğrencisiyle Buluştu

Koç Topluluğu’nun 100. yıl kutlamaları kapsamında yeniden düzenlenen KoçFest, 5–22 Ekim tarihleri arasında Çanakkale, Ankara, Bolu, Gaziantep, Adana, Antalya ve İzmir’de üniversite öğrencileriyle buluştu. Athena, Nova Norda ile Daddy-E & DJ Dear Darling’in sahne aldığı festival, müzik ve eğlenceyi yeniden kampüslere taşırken Koç Topluluğu’nun gençlerle yıllara dayanan buluşma geleneğini de sürdürdü. 50 bini aşkın öğrencinin öğle yemeği “#BizdenOlsun” KoçFest kapsamında, öğrencilerin günlük kampüs yaşamına dokunan “BizdenOlsun” uygulaması da hayata geçirildi. Festivalin düzenlendiği her şehirde, KoçFest’in ilgili üniversitede gerçekleştirildiği gün, üniversite yemekhanelerinde öğrencilere ücretsiz öğle yemeği sunuldu. Çanakkale’den İzmir’e uzanan yedi şehirlik festival boyunca 50 bini aşkın üniversite öğrencisi bu uygulamadan yararlandı. Çanakkale’den İzmir’e uzanan festival yolculuğu KoçFest’in 2026 yolculuğu, 5 Ekim’de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde 15 bini aşkın öğrencinin katılımıyla başladı. Festival, 7 Ekim’de Ankara Üniversitesi’nde 27 bin, 9 Ekim’de Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde 20 bin, 13 Ekim’de Gaziantep Üniversitesi’nde 16 bin ve 16 Ekim’de Çukurova Üniversitesi’nde yaklaşık 10 bin öğrenciyle buluştu. 19 Ekim’de Akdeniz Üniversitesi’nde 27 bin öğrenciyi bir araya getiren KoçFest, 22 Ekim’de İzmir Ege Üniversitesi’nde 30 bini aşkın öğrencinin katıldığı finalle tamamlandı. Böylece yedi şehirlik festival yolculuğu boyunca yaklaşık 150 bin üniversite öğrencisi KoçFest etkinliklerinde bir araya geldi. Athena, Nova Norda ve Daddy-E & DJ Dear Darling KoçFest sahnesindeydi KoçFest 2026, müziğin merkezde olduğu programıyla üniversite öğrencilerini müzik ve eğlence dolu bir programda buluşturdu. Daddy-E & DJ Dear Darling’in DJ performanslarıyla başlayan etkinliklerde Nova Norda ve Athena sahne aldı. Yedi şehir boyunca binlerce öğrencinin şarkılara eşlik ettiği konserler, Koç Topluluğu’nun 100. yıl kutlamalarına gençlerin enerjisini taşıdı. 2 20 yıllık KoçFest geleneği 100. yılda kampüslere döndü Temelleri 2006 yılında atılan KoçFest, yıllar içinde kapsamını genişleterek Türkiye'nin köklü üniversite gençlik etkinliklerinden biri haline geldi. Müzik ve eğlencenin yanı sıra sporun da programa dahil edilmesiyle KoçSporFest adı altında yolculuğunu sürdüren etkinlik, üniversitelerde spor kültürünün gelişmesine katkı sağladı, üniversite liglerinin görünürlüğünü artırdı ve gençlerin spora katılımını teşvik etti. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde milyonlarca öğrenciyle buluşan festival, Koç Topluluğu’nun 100. yılında, altı yıllık aranın ardından yeniden KoçFest adıyla kampüslere döndü. Böylece 20 yıl önce başlayan bu köklü gelenek, Topluluğun gençlerle kurduğu güçlü bağı bir kez daha üniversite kampüslerine taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toroslar EDAŞ Adana’nın Artan Enerji Talebini Yatırımlarıyla Karşılıyor Haber

Toroslar EDAŞ Adana’nın Artan Enerji Talebini Yatırımlarıyla Karşılıyor

Şirket, Türkiye’nin en büyük 10 şehrinden biri olan, tarım, ticaret ve kültür merkezi olarak yıllardır bölgesinde katma değer yaratan Adana’nın artan enerji talebini karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor. 2026 yılının ilk 9 ayında iki milyar 366 milyon TL yatırım hayata geçirildi Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Toroslar EDAŞ, 2026 yılında Adana’da 1 milyon 275 binden fazla müşterisine daha kaliteli ve kesintisiz enerji sunma hedefiyle 14 bin 408 trafo ve 39 bin 820 kilometrelik enerji hattında çalışmalarına hız verdi. Daha aydınlık bir kent hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren şirket, kavurucu sıcakların enerji tüketimini arttırdığı yaz aylarında da enerji arzını güvence altına almak için mevcut trafo merkezlerini güçlendirirken, eş zamanlı olarak yeni trafo merkezlerini de devreye aldı. Bölgenin ekonomik ve sosyal dinamiklerine uygun yatırımlarıyla üretimi ve ticareti enerji tedarikini aralıksız sağlayan Toroslar EDAŞ, Adana'da yıl boyunca düzenlenen kültürel etkinliklerin de kesintisiz enerjiyle gerçekleşmesini sağladı. Şehir genelinde aydınlatma çalışmalarına ağırlık veren şirket 2026 yılının ilk dokuz ayında 16 bin 365 armatür, 8.149 km’lik kablo, 178 pano, 400 trafo ve 1.032 adet dağıtım merkezinin bakımlarını tamamladı. Yeni yatırımlar kapsamında ise 623 kilometrelik kablo döşemesi, 11.124 yeni aydınlatma armatürü, 340 elektrik dağıtım panosu ve 193 adet trafonun montajı tamamlanarak altyapı güçlendirildi. Müşteri odaklı hizmet anlayışı memnuniyeti arttırdı Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşüme ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri, kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. 7/24 hizmet sunan www.toroslaredas.com.tr, Web ChatVolt, Toroslar 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile farklı kanallardan müşterilerine ulaşırken, dijital müşteri deneyimini yeni uygulamalarla geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Dijital Asistan ChatVolt’un hizmet kapsamını sesli iletişim kanalına da taşıyan Enerjisa Dağıtım Şirketleri, müşterilerinin işlemlerini daha hızlı ve kolay gerçekleştirebilmesini hedefliyor. Sesli ChatVolt ile müşteriler elektrik kesintisi ve planlı kesinti sorgulamalarını yapabilecek, arıza ve aydınlatma arızası ihbarlarını iletebilecek. Sayaç, endeks ve tazminat gibi elektrik dağıtımına ilişkin konularda da bilgi ve yönlendirme sunacak ChatVolt, ihtiyaç halinde müşterileri canlı destek hizmetine aktarabilecek. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Ayedaş ve Başkent EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Toroslar EDAŞ, Adana’daki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

80 Yıllık Çarşıbaşı Gıda, AHBİB "İhracatın Yıldızları" Arasında Haber

80 Yıllık Çarşıbaşı Gıda, AHBİB "İhracatın Yıldızları" Arasında

AHBİB'in 2025 yılında ulaştığı 1,8 milyar dolarlık ihracata en yüksek katkıyı sağlayan 27 firma, Mersin'de düzenlenen 2025 Yılı İhracatın Yıldızları Ödül Töreni'nde ödüllerini aldı. Türkiye'nin hububat, bakliyat ve mamulleri ihracatı 12,3 milyar doları aşarken, ödül alan firmalar Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman'dan bu performansın taşıyıcıları oldu. Çarşıbaşı Gıda'nın ödülünü Genel Müdür Lütfi Çarşıbaşı teslim alırken, İhracattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şafak Çarşıbaşı da törene katıldı. Çarşıbaşı Gıda, 1946'dan bu yana Kayseri'de sürdürdüğü üretimi bugün şekerleme ile süt ve kahvaltılık ürünleri olmak üzere iki ana kolda yürütüyor. Firma; şekersiz ve glutensiz alternatiflere yönelen Ar-Ge çalışmalarıyla geleneksel lezzetleri modern üretimle buluşturuyor. Çarşıbaşı Gıda Genel Müdürü Lütfi Çarşıbaşı ödülle ilgili şunları söyledi: "Dünya gıda pazarında rekabet sertleşiyor, tüketici daha doğal ve daha güvenilir ürün istiyor. Biz 80 yıldır bu güveni sofralara taşıyoruz. Bu ödül, geleneksel Anadolu lezzetlerinin doğru üretim ve marka anlayışıyla dünyada karşılık bulduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızda kalıcı olurken yeni ülkelere açılmayı hedefliyoruz." Törende konuşan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, ihracatçıların daha yüksek katma değerli ürünlere, güçlü markalara ve yeni pazarlarda kalıcılığa odaklanması gerektiğini vurguladı. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal ise Türkiye'nin üretim kapasitesi, depolama altyapısı ve limanlarıyla bölgesel bir gıda lojistik merkezi olma potansiyeline dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar NP’nin Ürünleri Adana Lezzet Festivali’nde Haber

Sunar NP’nin Ürünleri Adana Lezzet Festivali’nde

Sunar NP’nin mısır nişastası bazlı biyopolimerlerinden üretilen ürünler, yenilenebilir kaynaklara dayalı biyoplastik çözümlerin günlük kullanımına örnek oluşturuyor. Sunar Yatırım, festivalin son günü olan 11 Ekim’de ise NÇS Tarım’da düzenlenecek hasat etkinliğinde mandalina ve muz hasadıyla tarımsal üretimin farklı ürünlerini de öne çıkaracak. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Sunar Yatırım’ın tarıma dayalı üretim gücünü ileri teknoloji ve yenilenebilir kaynaklarla buluşturan çalışmalarının Adana’nın yerel değerleriyle bir araya gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Adana’nın güçlü gastronomi kültürünü Türkiye’den ve dünyadan ziyaretçilerle buluşturan Adana Lezzet Festivali’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Adana’nın tarıma dayalı üretim gücünden doğan teknolojilerimizi, yine Adana’nın gastronomi kültürünü dünyaya taşıyan böyle bir etkinlikte kullanıma sunmak bizim için ayrıca anlamlı. Festivalde kullanılan gıda kullanımına yönelik ürünlerin Sunar NP biyopolimerlerinden üretilmesi, biyoplastik çözümlerin günlük hayattaki kullanımını görünür kılan somut bir uygulama. Sunar NP ile yenilenebilir kaynaklardan elde edilen, biyobozunur ve sertifikalı malzemeleri farklı sektörlerin kullanımına sunuyoruz. Adana’nın tarımsal zenginliğini, yerel değerlerini ve üretim kültürünü öne çıkaran bu tür etkinliklere kendi teknolojimiz ve ürünlerimizle katkı sağlamayı değerli buluyoruz.” Biyoplastik çözümler festival alanında kullanılıyor Adana’nın gastronomik mirasını, yerel ürünlerini ve mutfak kültürünü geniş bir ziyaretçi kitlesiyle buluşturan festivalde, Sunar NP’nin biyobozunur malzeme teknolojisi günlük kullanıma yönelik bir uygulamayla öne çıkıyor. Gıda kullanımına yönelik biyoplastik ürünler, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen Sunar NP biyopolimerleri kullanılarak üretiliyor. Gıda ve içecek sektörüne yönelik uygulamalarda değerlendirilen Sunar NP biyopolimerleri; ambalaj, poşet, pipet ve farklı tek kullanımlık ürünlerde kullanılabilen biyoplastik çözümler sunuyor. Sunar NP’nin biyobozunur malzemeleri, kullanım alanına ve ürüne bağlı olarak ilgili sertifikasyon kriterlerini karşılayan çözümler olarak geliştiriliyor. Sunar Yatırım, tarıma dayalı sanayideki deneyimini biyopolimer teknolojileriyle bir araya getirerek yenilenebilir kaynakların katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Festivaldeki uygulama, mısır nişastasından elde edilen biyopolimerlerin gastronomi ve gıda sektöründeki kullanım alanlarını ortaya koyuyor. NÇS Tarım’da mandalina ve muz hasadı yapılacak Sunar Yatırım’ın tarıma dayalı üretim faaliyetlerinin bir diğer yansıması olarak, 11 Ekim’de NÇS Tarım’da Hasat Etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında mandalina ve muz hasadı yapılacak. Tarımsal üretimin farklı ürünlerini bir araya getiren etkinlik, Sunar Yatırım’ın tarımla başlayan ve katma değerli sanayi ürünlerine uzanan üretim yaklaşımını da yansıtacak. Sunar Yatırım, tarımsal kaynakları ileri teknolojiyle buluşturan faaliyetleriyle üretim zincirinin farklı aşamalarında değer oluşturmayı ve yerel üretim gücünü desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi Haber

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmi En İyi Film seçilirken, Yılmaz Güney Ödülü de Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verildi. Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda ise En İyi Senaryo Ödülü Gonca Gülbey’in “Dünyanın Öbür Ucunda” adlı projesinin oldu. En İyi Belgesel Ödülü Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmine giderken, Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise Halil Tanışan’ın “Otel” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Büyük Kapanış ve Ödül Töreni ile sona erdi. Sunuculuğunu Jülide Ateş ile Volkan Severcan’ın yaptığı gecede, ödüller sahiplerini buldu. Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar, Adana Vali Yardımcısı Hasan Balcı, sinema ve tiyatronun ikonik karakterleri Halil Ergün, İlyas Salman, Zuhal Olcay ile çok sayıda sanatçı ve Adanalıların katıldığı ödül gecesinin açılış konuşmasını Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer yaptı. Altın Koza’nın 33’üncüsünü düzenlediklerini ancak festivalin yaklaşık 60 yıllık tarihi olduğunu belirten Güngör Geçer şunları söyledi: “60 yıllık bir emekten bahsediyoruz. Zaman zaman ara verilmesine rağmen Altın Koza her zaman ayakta kaldı. Altın Koza’da Orhan Kemal’in, Yaşar Kemal’in, Yılmaz Güney’in, Fatma Girik’in, Tarık Akan’ın, Kadir İnanır’ın ve daha birçok ismin emeği var ama en büyük emek sinemaları hınca hınç dolduran Adana halkının. Geçmişten günümüze emek veren, katkı sağlayan herkesin önünde saygıyla eğiliyorum, herkese teşekkür ediyorum. Bu yılki mottomuz plastiksiz bir dünya ve temiz çevre. Bunu çok önemsiyoruz. Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, onu çocuklarımızdan, gelecek nesillerden ödünç aldık. Gelecek nesillere bu dünyayı daha temiz bırakmak zorundayız. Suyun, toprağın ve havanın temiz olduğu bir dünya bırakmak zorundayız. Menderes Samancıların da ifade ettiği gibi sinema karanlıkta izlenir, hayat aydınlıkta yaşanır. Gelecek nesillerin daha aydınlık bir ülkede, daha temiz bir dünyada film tadında yaşamalarını diliyor, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.” Açılış konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. En İyi Film: Bir Arada Yalnız Zuhal Olcay başkanlığında; Ayça Çiftçi, Erdem Tepegöz, Gökhan Tiryaki, Nilgün Öneş, Salih Bademci ve Şebnem Bozoklu’dan oluşan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinin büyük ödülü Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız” filmine gitti. Ali Vatansever aynı zamanda En İyi Yönetmen seçilerek geceden iki büyük ödülle ayrıldı. Yarışmada Yılmaz Güney Ödülü Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verilirken, Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü ise Miraç Atabey’in “Moda Evlilik” filmine gitti. Adana İzleyici Ödülü de salondaki sinemaseverlerin oylarıyla Tunç Şahin’in yönettiği “Canavar” filminin oldu. En İyi Kadın Oyuncu Hazar Ergüçlü, En İyi Erkek Oyuncu Fatih Al Oyunculuk kategorilerinde de güçlü performanslar öne çıktı. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki rolüyle Hazar Ergüçlü’ye verilirken, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü “Bir Arada Yalnız”daki performansıyla Fatih Al’ın oldu. Yardımcı oyuncu ödüllerinde kadınlarda “Günyüzü” filmindeki rolüyle Asena Hotamış, erkeklerde ise yine “Günyüzü” ile Süleyman Kadim Kabaali ödüle değer görüldü. Festivalin genç yeteneklere adanan Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü “Moda Evlilik”teki performansıyla Ege Damatoğlu’na, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü ise “Bir Arada Yalnız”daki rolüyle Onur Gözeten’e sunuldu. Teknik dallarda “Mutter” ve “Karanlıkta Islık Çalanlar” öne çıktı En İyi Senaryo Ödülü’nü “Karanlıkta Islık Çalanlar” filminin yazarları Pınar Yorgancıoğlu ve Emre Gülcan kazandı. Filmin müziklerini besteleyen Alican Çamcı da En İyi Müzik Ödülü’ne değer bulundu. “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmi teknik kategorilerde geceye damgasını vurarak En İyi Görüntü Yönetmeni (Özkan Karaköse), En İyi Kurgu (Mesut Ulutaş) ve En İyi Sanat Yönetmeni (Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan) ödüllerinin sahibi oldu. SİYAD ve FİLM-YÖN’den ödüller Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Jürisi değerlendirmesi sonucunda SİYAD En İyi Film Ödülü Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz” filmine verildi. Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi ise En İyi Yönetmen Ödülü’nü Pınar Yorgancıoğlu’nun “Karanlıkta Islık Çalanlar” ile Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmleri arasında paylaştırdı. Uyarlama Senaryo Ödülü: “Dünyanın Öbür Ucunda” Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda En İyi Senaryo Ödülü, Gonca Gülbey’in “Karadutun Ölümü” adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Dünyanın Öbür Ucunda” projesine verildi. Yarışmada Jüri Özel Ödülü, Selahaddin Eyüp Tan ve Eylem Ata’nın, Eylem Ata’nın “Uzak Değil” adlı öyküsünden uyarladığı “Kaçak Elektrik” senaryosuna giderken; RED Kamera & Provid iş birliğiyle sunulan RED Kamera Kullanım Destek Ödülü de yapım sürecine katkı sağlamak amacıyla “Dünyanın Öbür Ucunda” senaryosuna layık görüldü. En İyi Belgesel: Stella İle 8 Mart Ecevit Kılıç, Evrim Kaya, Sibel Karakurt ve Rezan Yeşilbaş’tan oluşan Ulusal Belgesel Film Yarışması jürisinin değerlendirmesi sonucunda Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmi En İyi Belgesel seçildi. Sezen Kayhan imzalı “Mor Menekşeli Kadınlar” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kısa Film ve Öğrenci Yarışmaları kazananları Kısa film kategorilerinde de dikkat çekici yapımlar öne çıktı. Yönetmen ve sanatçı Alkan Avcıoğlu, oyuncu Ezgi Çelik ile yönetmen ve senarist Umut Subaşı’dan oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması ve Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması Jürisi; yönetmen Joaquín del Paso, yönetmen Gözde Kural ve oyuncu Kaan Urgancıoğlu’dan oluşan Uluslararası Kısa Film Yarışması Jürisi ile oyuncu Kubilay Aka, yönetmen Özkan Çelik ve yapımcı Yamaç Okur’dan oluşan Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Jürisi’nin değerlendirmeleriyle kısa film kategorilerinin kazananları belirlendi. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Halil Tanışan’ın yönettiği “Otel” En İyi Film seçilirken, Jüri Özel Ödülü Dalya Keleş’in “Yerçekimi” adlı kısasına verildi. Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması’nda ise En İyi Film Ödülü’nü Çağatay Dörtyıldız’ın “Başka Türlü” filmi kazandı. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazanırken, Quenton Miller’ın “Koki, Ciao” ve Samir Syriani’nin “What If They Bomb Here Tonight?” filmleri Jüri Özel Ödülü’nü paylaştı. Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda dört farklı dalda birincilik ödülleri dağıtıldı. Kurmacada Alp Kaan Akkaya’nın “Boşluğun Sesi”, belgeselde Enes Öztürk’ün “Tekno Çoban”, canlandırmada Daria Ekimova ve Deniz Depecik’in “Tabula Rasa”, deneyselde ise Nehir Üstündağ’ın “Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey” filmleri En İyi Film Ödülü’nü aldı. Öğrenci yarışmasında ayrıca Selçuk Kaan Salk’ın “Uslu” (Kurmaca), Ulviye Aleyna Sarıgül’ün “Akgün” (Belgesel), Metin Konar’ın “Islak Köpekler” (Deneysel), Zeynep Sude Yavuz’un “Drip” (Canlandırma) ile Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani ve Ceren Yıldızhan’ın “Bilemiyorum Aysel” (Canlandırma) filmlerine Jüri Özel Ödülü verildi. 33. ADANA ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ YARIŞMALAR & ÖDÜLLER Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 4.000.000,00 TL): Bir Arada Yalnız (Yön: Ali Vatansever) • Yılmaz Güney Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 750.000,00 TL): Günyüzü (Yön: Banu Sıvacı) • En İyi Yönetmen Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) • Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Moda Evlilik (Yön: Miraç Atabey) • Adana İzleyici Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 300.000,00 TL): Canavar (Yön: Tunç Şahin) • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Pınar Yorgancıoğlu, Emre Gülcan (Karanlıkta Islık Çalanlar) • En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Hazar Ergüçlü (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Fatih Al (Bir Arada Yalnız) • En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Özkan Karaköse (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Mesut Ulutaş (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Müzik Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Alican Çamcı (Karanlıkta Islık Çalanlar) • Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Asena Hotamış (Günyüzü) • Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Süleyman Kadim Kabaali (Günyüzü) • Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Ege Damatoğlu (Moda Evlilik) • Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Onur Gözeten (Bir Arada Yalnız) • SİYAD En İyi Film Ödülü (SİYAD Ödül Plaketi): Ölü Köpekler Isırmaz (Yön: Nuri Cihan Özdoğan) • Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü (Film-Yön Ödül Plaketi): Pınar Yorgancıoğlu (Karanlıkta Islık Çalanlar) & Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 250.000,00 TL): Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 75.000,00 TL): Kaçak Elektrik (Selahaddin Eyüp Tan, Eylem Ata) • RED Kamera Kullanım Destek Ödülü: Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) Ulusal Belgesel Film Yarışması • En İyi Belgesel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Stella ile 8 Mart (Yön: Aylin Kuryel) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 100.000,00 TL): Mor Menekşeli Kadınlar (Yön: Sezen Kayhan) Uluslararası Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 150.000,00 TL): Trading Cards (Yön: Radheya Jang) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Koki, Ciao (Yön: Quenton Miller), What If They Bomb Here Tonight? (Yön: Samir Syriani) Ulusal Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 150.000,00 TL): Otel (Yön: Halil Tanışan) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yerçekimi (Yön: Dalya Keleş) Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Başka Türlü (Yön: Çağatay Dörtyıldız) Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması • En İyi Kurmaca Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Boşluğun Sesi (Yön: Alp Kaan Akkaya) • Kurmaca Jüri Özel Ödülü: Uslu (Yön: Selçuk Kaan Salk) • En İyi Belgesel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tekno Çoban (Yön: Enes Öztürk) • Belgesel Jüri Özel Ödülü: Akgün (Yön: Ulviye Aleyna Sarıgül) • En İyi Canlandırma Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tabula Rasa (Yön: Daria Ekimova, Deniz Depecik) • Canlandırma Jüri Özel Ödülü: Drip (Yön: Zeynep Sude Yavuz), Bilemiyorum Aysel (Yön: Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani, Ceren Yıldızhan) • En İyi Deneysel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey (Yön: Nehir Üstündağ) • Deneysel Jüri Özel Ödülü: Islak Köpekler (Yön: Metin Konar) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi İlk Kez Doğal Gazla Buluştu Haber

Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi İlk Kez Doğal Gazla Buluştu

Doğal gaz kullanmaya başlayan fabrika ve tesislerde enerji giderleri önemli ölçüde azalıyor. Sanayi bölgeleri yatırımcılar açısından daha cazip hale gelirken hem istihdama hem de üretime katkı sağlanıyor. Bu önemli artıların yanı sıra doğal gazın yaygınlaşmasıyla şehirlerin havası hissedilebilir düzeyde değişiyor ve ölçüm verilerine göre her geçen gün daha da iyileşiyor. Aksa Çukurova Doğalgaz bu doğrultuda Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) faaliyetlerini bölge yönetimi ile koordineli bir şekilde tamamlayarak ilk gaz arzını sağladı. Ceyhan OSB, doğal gaz arzının sağlanmasıyla birlikte ekonomiye ve istihdama katkısının yanı sıra daha temiz bir hava sahasıyla fark yaratan üretim merkezlerinden biri haline geliyor. Tüm tesisleri doğal gazla buluşturmayı hedefliyoruz Aksa Çukurova Doğalgaz Adana Bölge Müdürü Halit Demir, Ceyhan OSB’de doğal gaz talebi çerçevesinde altyapı çalışmalarına 2026 yılında başladıklarının bilgisini verdi. Bölgedeki fabrika ve sanayi kuruluşlarını doğal gazla buluşturacaklarını dile getiren Demir, ilk etapta 5 bin metreküp, önümüzdeki yıllarda gelebilecek talepler doğrultusunda 40 bin metreküp kapasitede doğal arzı sağlayabileceklerini söyledi. Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Gelen talep çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyor, bölgedeki tüm işletmeleri doğal gaz kullanımına geçirecek şekilde altyapıyı tesis ediyoruz. OSB’de faaliyet gösteren beş işletme doğal gaz dönüşümüne devam ediyor. Süreçler tamamlanınca doğal gazı kullanmaya başlayacak, ilerleyen dönemde üretime geçecek tesisleri için de çalışmalarımız sürüyor.” Gündemimizi şehrimizin ihtiyaçları belirliyor Doğal gaz kullanmaya başlayan işletmelerde üretim maliyetlerinin azalarak sanayileşmenin hızlandığına dikkat çeken Demir, bölgenin lojistik avantajı ve sanayi potansiyeliyle Adana’nın rekabet gücüne önemli katkılarda bulunduğunu ve doğal gaz altyapısının bu potansiyeli daha da güçlendireceğini vurguladı. Demir, “Gündemimizi şehrimizin ihtiyaçları belirliyor. Faaliyetlerimizle hem şehrimizin altyapısını güçlendiriyoruz hem de doğal gazı tercih eden abonelerimizle birlikte karbon salımını azaltarak daha temiz bir hava sahasının oluşumuna katkı sağlıyoruz” dedi. Aksa Doğalgaz Hakkında Faaliyet alanında yer alan 30 il, 381 ilçe ve beldede 8,6 milyon aboneye hizmet veren Aksa Doğalgaz, Türkiye’nin lider, Avrupa’nın dördüncü büyük dağıtım şirketi konumunda bulunmaktadır. Yatırımlarını “Şehirler Doğal Gazla Nefes Alıyor” sloganıyla Türkiye’nin her yerine hızla ulaştırmayı amaçlayan Aksa Doğalgaz, genişleyen dağıtım bölgelerine yönelik yatırımlarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evidea, 60. Mağazasını Adana Öğretmenler Bulvarı’nda Açıyor! Haber

Evidea, 60. Mağazasını Adana Öğretmenler Bulvarı’nda Açıyor!

Misafirperverliği, kalabalık sofraları ve kendine özgü yaşam kültürüyle Türkiye’nin en sevilen şehirlerinden biri olan Adana, Evidea’nın büyüme rotasında önemli bir yere sahip. 01 Burda AVM’deki ilk mağazasının gördüğü yoğun ilginin ardından Evidea, Seyhan ilçesi Öğretmenler Bulvarı’nda açacağı cadde mağazasıyla kentteki varlığını daha da güçlendireceğini duyurdu. Cadde mağazası konseptiyle daha kolay ve erişilebilir bir alışveriş deneyimi vadeden marka, ev yaşamına değer katan çözümlerini Adana'nın farklı noktalarında tüketicilerle buluşturmaya devam edecek. Mutfaktan salona, banyodan yatak odasına… Evin her köşesinde Evidea dokunuşu Aranan her şeyin kolayca bulunmasını sağlayan pratik mağaza düzeniyle Evidea, 60. mağazasında da dokuz ayrı kategoride altı binden fazla kaliteli ürünü erişilebilir fiyat politikasıyla aynı çatı altında bir araya getirecek. Yeni mağazada, Adana’nın meşhur sofra geleneklerine eşlik eden zengin mutfak ve sofra serilerinden günlük hayatı kolaylaştıran küçük elektrikli ev aletlerine kadar pek çok ürün yer alacak. Yaşam alanlarına yeni bir hava katmak isteyenler için kolay kurulan tamamlayıcı mobilyalar, mekana sıcaklık veren ev tekstili koleksiyonları ve dekoratif aksesuarlar bölge halkının beğenisine sunulacak. Banyoları tamamlayan işlevsel ürünler, evde pratik bir düzen sağlayan saklama çözümleri ve ortamı yepyeni bir atmosfere dönüştüren aydınlatma seçenekleri de mağazadaki yerini alacak. Kurulduğu günden bu yana “Burada her şey evim için” mottosuyla faaliyetlerini sürdüren Evidea, Seyhan’daki bu yeni adresiyle Adanalıların evlerini güzelleştirme ve yaşam alanlarını daha kullanışlı hale getirme heyecanına ortak olacak. Sonbaharla birlikte evinde küçük ama etkili değişimler yapmak, keyifli bir alışveriş deneyimi yaşamak ve avantajlı fiyatlardan yararlanmak isteyen tüm Adana halkı, açılışın duyurulacağı tarihten itibaren Evidea’nın Öğretmenler Bulvarı’ndaki yeni mağazasını keşfetmeye davetli. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar ve Engelli Bireyler Dijital Ekonomiye Liderler Enstitüsü İle Hazırlanıyor Haber

Kadınlar ve Engelli Bireyler Dijital Ekonomiye Liderler Enstitüsü İle Hazırlanıyor

Teknolojik dönüşüm, üretimin yalnızca fabrikalarda ya da büyük işletmelerde yapılabildiği geleneksel modeli de değiştiriyor. Masaüstü üretim teknolojilerinin yaygınlaşması, özellikle çalışma hayatına farklı nedenlerle sınırlı katılabilen gruplar açısından yeni gelir modellerini gündeme getiriyor. Bu alanda çalışma yürüten Liderler Enstitüsü, ev kadınları ve engelli bireylerin dijital üretim araçlarını kullanabilmelerine yönelik Adana'da tamamen üctetsiz bir eğitim programı gerçekleştirdi. 10 kişinin katıldığı 40 saatlik programda 3D yazıcıların kullanımı, tasarımların ürüne dönüştürülmesi, ham madde bilgisi ve üretim süreçlerinin yanı sıra e-ticaret, ürün fiyatlandırma, kârlılık hesabı, dijital pazarlama ve ürünlerin internet üzerinden satışa hazırlanması gibi başlıklar ele alındı. Eğitimlerin uygulama bölümünde katılımcılar kendi tasarımlarını 3D yazıcılarda üretti. İstanbul Lider Koleji Adana Kampüsü'nde daha önce 3D yazıcı ve robotik kodlama eğitimi alan öğrenciler de program sırasında katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. "Mesele yalnızca teknolojiyi öğretmek değil" Liderler Enstitüsü'nün kurucusu Filiz Kepme, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte üretime katılmanın biçiminin de değiştiğine dikkat çekti. Kepme, özellikle evden çıkma veya düzenli bir iş ortamında çalışma imkânı sınırlı olan kişilerin üretim sürecinin dışında kalmak zorunda olmadığını belirterek, yeni nesil teknolojilerin doğru eğitim modelleriyle ekonomik katılım açısından önemli bir araç haline gelebileceğini ifade etti. Programın yalnızca 3D yazıcı kullanmayı öğretmek üzere kurgulanmadığını vurgulayan Kepme, bir ürünün fikir aşamasından satışına kadar geçen bütün sürecin katılımcılar tarafından görülmesini amaçladıklarını söyledi. Kepme, katılımcıların eğitim boyunca önce teknolojiyi ve üretim yöntemlerini tanıdığını, ardından kendi ürünlerini ortaya çıkardığını belirterek, üretimin tek başına yeterli olmadığına dikkati çekti. Bir kişinin ürettiği ürünü nasıl fiyatlandıracağını, maliyetini ve kârını nasıl hesaplayacağını, hangi satış kanallarını kullanabileceğini ve ürünü tüketiciye nasıl ulaştıracağını da bilmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle dijital pazar yerlerinin küçük ölçekli üreticilere geçmişe kıyasla daha geniş bir hareket alanı sağladığını belirten Kepme, evde veya küçük bir çalışma alanında başlayan üretimin doğru planlandığında ekonomik değere dönüştürülebileceğini ifade etti. Kepme, kadınların ve engelli bireylerin ekonomik hayata katılımında yalnızca istihdam odaklı modellerin düşünülmemesi gerektiğini, kişilerin kendi üretimlerini ve gelir modellerini oluşturabilecekleri alternatiflerin de geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu tür eğitimlerin sosyal destek yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiğini kaydeden Kepme, temel hedeflerinin katılımcıların bir başkasına bağımlı olmadan üretim yapabilecek becerilere ulaşması olduğunu söyledi. Teknolojiye erişimin tek başına yeterli olmadığını, teknolojiyle ne üretileceğinin ve üretilen değerin ekonomik sisteme nasıl dahil edileceğinin de öğretilmesi gerektiğini vurguladı. Üretimden satışa kadar süreci öğrendiler Programın sonunda katılımcılar, eğitim boyunca geliştirdikleri tasarımları 3D yazıcılarda basarak ilk ürünlerini hazırladı. Eğitime katılan 36 yaşındaki Ahmet Dönmez de program sayesinde uzun süredir ilgi duyduğu 3D yazıcı teknolojisini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buldu. Kendisine bir 3D yazıcı da verilen Dönmez, bundan sonraki süreçte farklı ürünler geliştirerek bunları internet üzerinden satışa sunmayı planladığını belirtti. Katılımcılardan Duygu Canımoğlu Giriş ise eğitimde öğrendiği üretim yöntemlerini ilerleyen dönemde aile bütçesine ek gelir sağlayabilecek bir faaliyete dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi. Eğitmen Tolga Tekin de programda yalnızca cihaz kullanımına odaklanmadıklarını belirtti. Katılımcılara ham maddeden üretime, kâr marjlarının hesaplanmasından satış platformlarının kullanımına kadar farklı başlıklarda eğitim verildiğini aktaran Tekin, ürünlerin dijital ortamda pazarlanmasında kullanılacak fotoğraf ve video içeriklerinin hazırlanmasına ilişkin çalışmaların da programa dahil edildiğini kaydetti. Liderler Enstitüsü, benzer çalışmalarla teknolojiye erişimi üretim ve ekonomik katılımla birleştiren eğitim modellerini farklı gruplara ulaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.