Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adaptif Radyoterapi

Kapsül Haber Ajansı - Adaptif Radyoterapi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adaptif Radyoterapi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ek Yerleştirmede Sağlık Teknolojileri Gençlere Yeni Kariyer Kapıları Açıyor! Haber

Ek Yerleştirmede Sağlık Teknolojileri Gençlere Yeni Kariyer Kapıları Açıyor!

Patoloji Laboratuvar Teknikleri ve Radyoterapi programları, sağlık alanında teknolojiyle iç içe bir kariyer hedefleyen gençler için seçenekler arasında öne çıkıyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO Patoloji Laboratuvar Teknikleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Eda Yetimoğlu, patoloji laboratuvarlarının başta kanser olmak üzere çok sayıda hastalığın tanısında kritik bir rol üstlendiğini anlattı. Hastadan alınan biyopsi, cerrahi materyal ve sitolojik materyallerin doğru şekilde hazırlanmasının tanının önemli aşamalarından biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yetimoğlu, şöyle konuştu: “Patoloji laboratuvarları, hastalıkların tanı sürecinin temel yapı taşlarından biridir. Özellikle kanser tanısında, hastadan alınan biyopsi, cerrahi materyal ve sitolojik materyallerin uygun şekilde hazırlanması ve mikroskop altında incelenebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Patoloji laboratuvarında gerçekleştirilen bir dizi işlem sonucunda patolog tarafından mikroskobik değerlendirmeye uygun preparatlar hazırlanır ve bu süreç hastanın doğru tanı ve verilen tanıya bağlı olarak tedavi planının oluşturulmasına katkı sağlar.” “Doğru tanının konulabilmesi için laboratuvar sürecinin en önemli profesyonellerindensiniz” Patoloji laboratuvar teknikerinin materyalin laboratuvara ulaşmasından itibaren birçok kritik işlemde görev aldığına işaret eden Yetimoğlu, mesleğin yalnızca teknik cihaz kullanımından ibaret olmadığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yetimoğlu, “Patoloji laboratuvar teknikeri; materyal kabul, makroskobi, doku takibi, doku gömme, mikrotomda kesit alma, boyama, sitolojik materyal hazırlama, özel boya çalışmaları ve immühistokimyasal boyama süreçlerinde görev alır. Ayrıca laboratuvarın kullandığı cihazların doğru ve güvenli şekilde kullanılması, kalite ve biyogüvenlik kurallarına uyulması ve materyallerin uygun şekilde arşivlenmesi de bu mesleğin önemli parçalarıdır.” dedi. Öğrencilerine mesleğin sorumluluğunu anlatırken özellikle bir noktayı hatırlattığını ifade eden Yetimoğlu, “Siz tanıyı koyan kişi değilsiniz; ancak doğru tanının konulabilmesi için gereken laboratuvar sürecinin en önemli profesyonellerinden birisiniz.” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ patoloji teknikerini ortadan kaldırmayacak, rolünü dönüştürecek Dijital patoloji ve yapay zekâ teknolojilerinin mesleğin geleceğini de değiştirdiğini kaydeden Yetimoğlu, yapay zekânın görüntü tarama, belirli yapıların işaretlenmesi, hücrelerin sayılması ve şüpheli alanların önceliklendirilmesi gibi işlemlerde destek sağlayabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Yetimoğlu, “Bu nedenle teknikerin rolü ortadan kalkmaktan ziyade dönüşecektir. Geleceğin teknikerinin yalnızca mikrotom, boyama cihazı veya doku takip cihazını kullanmayı değil; aynı zamanda dijital görüntüleme sistemlerini, laboratuvar bilgi sistemlerini, kalite kontrol süreçlerini ve yapay zekâ destekli teknolojilerin kullanılma süreçlerinde de aktif rol alması beklenmektedir.” dedi. Patoloji Laboratuvar Teknikleri mezunlarının devlet, üniversite ve özel hastanelerin patoloji ve sitoloji laboratuvarlarından Adli Tıp Kurumu'na, tıp ve veterinerlik fakültelerinin histoloji laboratuvarlarından sektöre malzeme sağlayan firmalara kadar farklı alanlarda çalışabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Yetimoğlu, gelecekte moleküler tanı, dijital patoloji, görüntü analizi, laboratuvar kalite yönetimi ve ileri patoloji tekniklerinin daha fazla önem kazanmasının beklendiğini ifade etti. Radyoterapide teknoloji arttıkça yetişmiş personele ihtiyaç da önem kazanıyor Üsküdar Üniversitesi SHMYO Radyoterapi Program Başkanı Öğr. Gör. Selen Ener Boran da kanser tedavisindeki teknolojik gelişmelerin radyoterapi teknikerlerinin görevlerini daha hassas ve kapsamlı hale getirdiğini söyledi. Günümüz radyoterapisinin görüntüleme, yazılım, doz hesaplama ve hareket yönetimi sistemlerinin birlikte kullanıldığı ileri teknoloji yoğun bir tedavi yöntemi olduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Selen Ener Boran, şunları söyledi: “Günümüzde radyoterapi; görüntüleme, yazılım, doz hesaplama ve hareket yönetimi sistemlerinin birlikte kullanıldığı, tümörün milimetrik doğrulukla hedeflenmesini, sağlıklı dokuların mümkün olduğunca korunmasını ve hasta pozisyonunun her seansta aynı şekilde yeniden oluşturulmasını gerektiren, yoğun ileri teknoloji kullanan bir tedavi yöntemidir. Bazı tedaviler daha az sayıda seansta tamamlanabilse de her seansın hazırlık, görüntüleme ve doğrulama aşamaları daha kapsamlı hâle gelmiştir.” Kanser hastalarının yaklaşık yüzde 50-70'inin tedavi sürecinin bir aşamasında radyoterapiye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Boran, tahminlere göre Türkiye'de yılda yaklaşık 236 bin yeni kanser vakası görülmesinin de yetişmiş sağlık personeline duyulan ihtiyacı ortaya koyduğunu belirtti. “Tekniker yalnızca cihazı kullanan sağlık çalışanı olmaktan çıkıyor” Yeni nesil radyoterapi sistemlerinin hastanın anatomisini tedavi öncesinde ve sırasında görüntüleyebildiğini, solunum hareketlerini takip edebildiğini ve bazı sistemlerde günlük anatomik değişikliklere göre tedavinin uyarlanmasına olanak sağladığını belirten Boran, dönüşümün teknikerlerin görev tanımlarına da yansıdığını ifade etti. Boran, “Görüntü rehberliğinde radyoterapi, stereotaktik tedaviler, solunum kontrollü uygulamalar, yüzey takip sistemleri ve MR eşliğinde adaptif radyoterapi bu dönüşümün başlıca örnekleridir. Bu gelişmeler radyoterapi teknikerini yalnızca cihazı kullanan bir sağlık çalışanı olmaktan çıkararak; görüntüleme, hasta hareketlerinin yönetimi, dijital kayıt sistemleri, tedavi doğrulaması ve güvenlik süreçlerinde daha fazla sorumluluk alan bir meslek mensubu hâline getiriyor.” diye konuştu. Yapay zekâ ve otomasyonun bazı işlemleri hızlandırabileceğini ancak insan faktörünün önemini koruduğunu dile getiren Boran, “Elde edilen sonuçların kontrol edilmesi ve güvenli biçimde klinik sürece aktarılması için yetişmiş personele ihtiyaç devam ediyor.” dedi. Radyoterapide cihaz, yazılım ve mesleki İngilizce avantaj sağlayabilir Radyoterapinin sağlık, fizik, anatomi, görüntüleme ve ileri teknolojiyi bir araya getiren bir meslek olduğunu belirten Boran, dikkat, ekip çalışması, hasta iletişimi ve sürekli öğrenmeye açık olmanın önemli olduğunu kaydetti. İstihdam olanaklarına da değinen Boran, radyoterapinin uzmanlaşmış bir sağlık alanı olduğunu ve mezunların radyasyon onkolojisi merkezi bulunan Sağlık Bakanlığı hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel hastaneler ve yetkilendirilmiş onkoloji kuruluşlarında görev yapabildiğini aktardı. Kamu alımlarının KPSS ve açılan kadrolara bağlı olduğuna dikkat çeken Boran, “İyi bir klinik uygulama eğitimi alan, cihaz ve yazılım bilgisi güçlü, mesleki İngilizcesini geliştiren ve farklı şehirlerde çalışma konusunda esnek olan mezunların özel sektörde ve açılacak kamu kadrolarında daha avantajlı olması beklenebilir.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil Radyoterapi ile Sağlıklı Dokular Daha Fazla Korunuyor Haber

Yeni Nesil Radyoterapi ile Sağlıklı Dokular Daha Fazla Korunuyor

Toplumda “ışın tedavisi” olarak bilinen radyoterapi, yüksek enerjili radyasyon kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini hedefleyen ve günümüzde kanser hastalarının yaklaşık yarısının tedavi sürecinde kullanılan önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Radyoterapideki güncel çalışmalar, tümör dokusuna maksimum etki sağlarken, çevredeki sağlıklı dokuların mümkün olan en düşük düzeyde ışınlanmasına odaklanıyor. Bu sayede tedavi etkinliği artırılarak, yan etkilerin azaltılması ve hastaların yaşam kalitesinin korunması hedefleniyor. Kanser tedavisinde öncü rol üstlenen radyoterapi alanındaki son gelişmeleri değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Demircioğlu, modern radyoterapi teknolojilerinin sağlıklı dokuların korunmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, görüntüleme sistemlerindeki yeniliklerin tedavi başarısını artırdığını vurguladı. Radyoterapide Hedefe Yönelik Tedavi Dönemi İlk dönemlerde hekimler yalnızca iki boyutlu röntgen görüntülerini kullanırken tümörün sınırları tam olarak görülmüyordu ve daha geniş alanlar ışınlanıyor, dolayısıyla çevredeki sağlıklı dokular da radyasyondan etkilenebiliyordu. Tedavi süreleri daha uzun, yan etkiler ise günümüze göre daha fazlaydı. Doç. Dr. Fatih Demircioğlu, bu tip olumsuz durumların engellenmesini sağlayan gelişmeleri şu sözlerle aktardı; “Bilgisayarlı tomografinin (BT) ve ardından manyetik rezonans (MR) ile PET görüntülemenin kullanıma girmesi radyasyon onkolojisinde bir devrim yarattı. Hekimler artık tümörleri üç boyutlu olarak görebiliyor ve tedaviyi çok daha hassas planlayabiliyorlar. Bugün radyasyon onkolojisinde milimetrik hassasiyetle çalışan pek çok ileri teknoloji var. Yoğunluk ayarlı radyoterapiler, hastanın anlık pozisyonlarına göre doğrudan hedefe ışınlama yapan görüntü kılavuzluğunda radyoterapiler, ameliyatsız radyocerrahi (Stereotaktik Radyocerrahi) ya da tedavi sırasında değişen tümör boyutuna göre anlık planlama yapabilen radyoterapiler (Adaptif Radyoterapi) bu noktada öne çıkıyor.” Günümüzde Radyoterapinin Yan Etkileri Azaldı Radyoterapi alanındaki gelişmelerin en önemli faydası, kuşkusuz tümör hedeflenirken çevredeki sağlıklı dokuların daha iyi korunabilir hale gelmesi. Böylece hem tedavi başarısı artıyor hem de yan etkiler azaltılıyor. Örneğin, meme kanserinde radyoterapi uygulamalarıyla ışınların kalbe ulaşması engelleniyor ve kalbe yönelik riskler düşürülüyor. Prostat kanserinde fonksiyon kayıpları ve kronik hasarlar minimuma indiriliyor. Ya da akciğer kanserinde solunum kapasitesi korunarak sağlam akciğer dokusu güvence altında kalıyor. Benzer şekilde baş ve boyun tümörlerinde de radyoterapi ile ağız kuruluğu ve yutma güçlüğü gibi yan etkilerin önüne geçiliyor. Ayrıca tedavi süreleri de geçmiş yıllara göre oldukça kısa. Eskiden bazı radyoterapi uygulamaları 6-8 hafta sürebilirken, günümüzde stereotaktik tedaviler sayesinde bazı tümörler tek seansta veya 3-5 seans gibi çok kısa sürelerde tedavi edilebiliyor. Radyoterapi sadece ameliyat sonrasında uygulanan bir tedavi değil. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Demircioğlu, artık birçok kanser türünde doğrudan kür sağlayabilen ana tedavi seçeneklerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Öyle ki, bazı hastalarda radyoterapi tek başına kullanılabildiği gibi bazı hastalarda ise cerrahi, kemoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedavilerle birlikte uygulanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.