Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adıyaman

Kapsül Haber Ajansı - Adıyaman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adıyaman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu Haber

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bu anlamlı kararla Denizli halkının ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun desteğinin daima minnetle hatırlanacağını vurguladı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi 2025 Yılı Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda alınan kararlardan biri 6 Şubat depremlerinden en ağır şekilde etkilenen Adıyaman’da iller arası dayanışmayı en üst seviyeye taşımak amacıyla bir “Kardeşlik Parkı” inşa edilmesi olmuştu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan park, kısa süre içerisinde tamamlanarak bölge halkının hizmetine sunuldu. Başkan Çavuşoğlu Adıyaman’da ziyaret ve temaslarda bulundu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, felaketin en derin izler bıraktığı illerden biri olan Adıyaman’ı ziyaret etti. Gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile bir araya gelen Başkan Çavuşoğlu, belediyenin sahada yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında deprem sonrası yaşanan sürece dair talep ve beklentileri de dinleyen Çavuşoğlu, yerel yönetimler arasındaki dayanışmanın ve birlikteliğin yaraların sarılmasındaki hayati önemine dikkat çekti. Vefa kararı Adıyaman Meclisi’nden oy birliğiyle geçti Adıyaman Belediye Meclisi, 2026 Yılı Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin gösterdiği güçlü dayanışmaya karşılıksız kalmayarak Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan parka “Denizli Karapınar Parkı” adı verilmesini oy birliğiyle kararlaştırdı. Kararı, sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere şu ifadeleri kaydetti: “Toplantıda aldığımız kararla; Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından Karapınar Mahallemize kazandırılan parka ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını verdik. Parkımız mahallemize ve Adıyaman’ımıza hayırlı, uğurlu olsun. Çocuklarımız burada güvenle gülüp oynadıkça; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun ve kardeş Denizli halkının dayanışmasını daima minnetle hatırlayacağız.” Tutdere: “Bu park, iki kent arasındaki sıkı dostluğun simgesidir” Başkan Tutdere, yapılan hizmetin Adıyamanlılar için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Denizli Büyükşehir Belediyemizin, Adıyaman’da depremden sonra göstermiş olduğu dayanışma nedeniyle bu parkımızın ismi Karapınar Mahallesi Denizli Parkı olsun istedik. Buradan da Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Denizli Büyükşehir Belediyemizin tüm gruplarına, Denizli halkına, belediye meclisinde göstermiş oldukları dayanışma ve destek için teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Çavuşoğlu: “Acıları birlikte sarıyor, yarınlara birlikte yürüyoruz” Adıyaman’da hayata geçirilen parkın ve alınan vefa kararının ardından duygu ve düşüncelerini paylaşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, iki kent arasındaki kardeşlik bağlarının hiçbir zaman kopmayacağını belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sarmak, sadece maddi bir imar süreci değil; kalpleri, umutları ve geleceği ortaklaştırma iradesidir. Göreve geldiğimiz günden bu yana deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanında olmayı bir insanlık ve sorumluluk borcu bildik. Adıyaman’da hayata geçirdiğimiz parkımızın, Adıyaman Belediye Meclisi’nin aldığı vefalı bir kararla ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını alması bizleri son derece mutlu etmiştir. O parkta ne zaman bir çocuğumuzun gülüşü yankılansa, Denizli ile Adıyaman arasındaki o güçlü kardeşlik köprüsü daha da sağlamlaşacaktır. Biz gücümüzü dayanışmadan, sevgi ve kardeşlikten alıyoruz; yaralarımızı birlikte sarmaya, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Koroları Kıbrıs’ta Sahne Aldı Haber

Nilüfer Koroları Kıbrıs’ta Sahne Aldı

Nilüfer Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nilüfer Çocuk Korosu, Nilüfer Gençlik Korosu ve bu korolardaki öğrencilerin ailelerinden oluşan Kaizen Koro, 14-29 Temmuz tarihleri arasında Gazimağusa’da düzenlenen “Korolar Buluşuyor-3” etkinliğine katıldı. İlki 1-6 Temmuz 2024’te yine Gazimağusa’da, ikincisi 29 Ocak – 2 Şubat 2025 tarihlerinde Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen buluşma, 6 Şubat depremlerinde büyük yara alan Hatay’a ve depremde Adıyaman’da hayatını kaybeden Gazimağusalı Şampiyon Melekler voleybol takımının ailelerine destek olmak amacıyla hayata geçirildi. Etkinlik kapsamında koro şefleri, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay’ı makamında ziyaret ederek ev sahipliği için teşekkür etti. Ziyarette koro şefi Suat Şahin, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir adına günün anısına bir hediye sundu. İki belediye arasındaki “kardeş belediye” ilişkisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Uluçay, Nilüfer’e selamlarını iletti. YEDİ KENTİN SESİ AYNI SAHNEDE BULUŞTU Gazimağusa’da Namık Kemal Meydanı’nda düzenlenen konser, ev sahibi korolardan Rana Uluçay yönetimindeki Otello Çoksesli Korosu ile başladı. Ardından Hatay’dan gelen, Sezgin Suna yönetimindeki ve Natali Sovuksu’nun eşlik ettiği Apkord Regularis Korosu sahne aldı. Konser, Erkan Dağlı yönetimindeki Ada Işığı Çocuk Korosu ve Ada Işığı Gençlik Korosu ile devam etti. Onları yine ev sahibi korolardan Rana Uluçay yönetimindeki Makamer Korosu ile Ankara’dan gelen, Ekaterina Tunçtan yönetimindeki Anka Lumina ve Music Hall koroları izledi. Gecenin son bölümünde Suat Şahin yönetimindeki Nilüfer Çocuk Korosu, Nilüfer Gençlik Korosu ve Kaizen Koro dinleyicilerle buluştu. Konserin finalinde tüm korolar birlikte sahneye çıkarak üç ortak eser seslendirdi. Konserin ardından koro şefleri, buluşmanın gerçekleşmesinde büyük emeği olanlara teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği

Sabancı Vakfı’nın, 50 yılı aşkın deneyimi ve sivil toplumun değişen ihtiyaçlarından hareketle yenilediği güven temelli Hibe Programı ile desteklenecek projeler belli oldu. “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında, eğitimde fırsat eşitliğini ve okul ekosistemlerinde kalıcı değişimi hedefleyen çözümleri hayata geçirecek dört sivil toplum kuruluşu, önümüzdeki üç yıl boyunca desteklenecek. Sabancı Vakfı’nın “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında yeni dönemde birlikte çalışacağı sivil toplum kuruluşları ve hayata geçirilecek projeler belli oldu. Sonuçlar Sabancı Vakfı ekipleri, alan uzmanları, saha deneyimine sahip profesyoneller, öğretmenler ve okul yöneticileri gibi eğitim aktörlerinin yer aldığı çok paydaşlı, çok aşamalı ve katılımcı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Sivil alandaki hibe ilişkisini güven temelli yaklaşım, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında derinleştiren ve bu kapsamda uluslararası iyi örneklerle uyumlu yenilikçi uygulamalar benimseyen Sabancı Vakfı, program kapsamında seçilen 4 projeyi üç yıl boyunca destekleyecek. İstanbul, Şanlıurfa ve Adıyaman’da uygulanacak projeler, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocuklara ulaşmayı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim alanında kalıcı değişimler yaratmayı ve ölçeklenebilir modeller geliştirmeyi hedefliyor. Projelere üç yıl boyunca toplam yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Sabancı Vakfı’nın güven temelli yaklaşımla hayata geçirdiği Etki Ortakları Hibesi, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Programın yeni dönemine 48 ilden toplam 247 sivil toplum kuruluşu başvururken, başvuruların 191’i dernek, 40’ı vakıf ve 16’sı kooperatifler tarafından gerçekleşti. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak yarım asrı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürürken, sivil toplumla kurduğumuz yol arkadaşlığını her zaman en önemli güç kaynaklarımızdan biri olarak gördük. 20 yıldır sürdürdüğümüz Hibe Programımız aracılığıyla bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu 269 projeye hibe desteği sağladık. Vakfımızın 50. yılında güveni merkeze alan ve uzun vadeli dönüşümü hedefleyen bir etki ortaklığı anlayışıyla yeniden kurguladığımız Hibe Programımız kapsamında destekleyeceğimiz dört proje, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocukların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Bu projelerin, uygulandıkları bölgelerde yaratacakları etkinin ötesine geçerek eğitim alanında yaygınlaşabilecek yeni modeller oluşturacağına ve daha geniş ölçekte dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz.” dedi. Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nin “Okulla Güvenli Bağlar” projesi, İstanbul’un Karagümrük Mahallesi’nde eğitimden kopma riski taşıyan 10–18 yaş arasındaki çocukların okulla bağlarını ve iyi olma hâllerini güçlendirmek amacıyla, boylamsal etkisi izlenen mahalle temelli ve sivil toplum merkezli bir model uygulamayı hedefliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin “Eğitime +1 ile Kapsayıcı Okullar” projesi, İstanbul Şişli’de Kolay Dil yaklaşımını eğitim alanına uyarlayarak, Down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimli öğrencilerden oluşan öz savunuculuk gruplarıyla öğrenme süreçlerine katılımı güçlendiren okul temelli ve sürdürülebilir bir kapsayıcı eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Yerelden Kalkınma Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklarının Kısır Döngüsünü Kıran Bütüncül Eğitim Modeli” projesi, Şanlıurfa’da mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitim yılının önemli bir bölümünü kaçıran çocuklar için bütünleşik bir destek modeliyle öğrenme kaybını azaltmayı ve eğitimdeki dezavantaj döngüsünü kırmayı hedefliyor. Şehir Dedektifi: Kent, Çevre ve Yaşam Derneği’nin “Kente Açılan Sınıflar: Yer Temelli Öğrenme ve Okul İklimini Güçlendirme Programı” ile Adıyaman’da depremden etkilenen çocukların aidiyetini, öğrenme deneyimini ve kent yaşamına katılımını güçlendirmek amacıyla, kenti ve kültürel mirası yer temelli öğrenme yaklaşımıyla okul iklimine entegre eden bir model geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes’ten Döngüsel Ekonomiye “İkinci Hasat” Dokunuşu Haber

Anadolu Efes’ten Döngüsel Ekonomiye “İkinci Hasat” Dokunuşu

Sürdürülebilirliği çevresel bir sorumluluk alanı olmanın ötesinde iş yapış biçimlerini ve değer yaratma modelini şekillendiren temel bir yaklaşım olarak ele alan Anadolu Efes, tarım ve döngüsel ekonomi odağındaki çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin bu yıl “Derinleşen Etki” odağıyla yayımladığı ikinci Entegre Faaliyet Raporu ise yaratılan değerin yalnızca finansal sonuçlarla değil, paydaşlar ve toplum üzerindeki kalıcı etkisiyle değerlendirilmesine odaklanıyor. Kalıcı, kapsayıcı ve dönüştürücü etki anlayışıyla şekillenen bu yaklaşımın sahadaki en somut örneklerinden biri de “İkinci Hasat” projesi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ortaklığında yürütülen projede, arpa hasadının ardından tarlada kalan sapların yaratıcı endüstriler için yeniden değerlendirilmesine odaklanılıyor. İkinci Hasat kapsamında Adıyaman merkezli Eliyaman Kadın Girişimi Kooperatifi, Fortuna Kadın Girişimci Kooperatifi ve MILKist Sosyal Tasarım Merkezi ile birlikte çalışılıyor. Gönüllü tasarımcı ve sanatçıların da destek verdiği projede, tarımsal atık olarak görülen arpa sapları kadın emeği ve tasarımla buluşturularak yeniden üretim döngüsüne dahil ediliyor. Ayrıca, proje dönemi boyunca farklı sanatçılar ve eserlerle bölüm bölüm ilerleyen süreçte ortaya çıkan sanat eserlerinden elde edilen gelirin online açık artırma yoluyla satışa sunularak kooperatiflere aktarılması hedefleniyor. “Yarattığımız Etkinin Kalıcı Olmasını Önemsiyoruz” Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:. “Bugün küresel ekonomi hâlâ büyük ölçüde ‘al, üret, tüket ve at’ modeliyle ilerliyor. Ancak kaynakların giderek kritik hale geldiği günümüzde döngüsel ekonomi yaklaşımı sürdürülebilirlik açısından her zamankinden daha önemli. Circle Economy’nin Circularity Gap Report 2026 verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 25,4 trilyon Euro’luk değer kaybı yaşanıyor. Bu tablo, şirketlerin ürünlerini yeniden tasarlayan, atığı üretim süreçlerine yeniden dahil eden ve değer kaybını azaltan sistemler kurmaya odaklanmasını gerekli kılıyor. Anadolu Efes olarak atık yönetimi ve döngüsel ekonomiyi öncelikli odak alanlarımız arasında görüyor; bu yaklaşımı hem kendi operasyonlarımızda hem de tedarik zincirimiz boyunca yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Yarattığımız etkinin yalnızca büyümesini değil, kalıcı olmasını da önemsiyoruz. “Derinleşen Etki” yaklaşımımızın temelinde de bu anlayış yer alıyor. Bizim hikâyemiz toprakta başlıyor. Dört ana ham maddemizin ikisini doğrudan topraktan alıyoruz. Bu nedenle tedarik zincirimizin en önemli parçalarından biri olan tarımı; ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Arpa hasadı sonrasında tarlada kalan arpa saplarını döngüsel ekonomi modeliyle yeniden ekonomiye kazandırırken, bu süreci kadınların güçlenmesini destekleyen bir yapıyla buluşturuyoruz. UNDP Türkiye ortaklığında hayata geçirdiğimiz İkinci Hasat projesiyle tarımsal yan ürünlerin yeniden değere dönüşümüne yönelik ölçeklenebilir bir model ortaya koymayı amaçlıyoruz.” Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ekonomik Büyüme ve Rekabetçilik Portföy Yöneticisi Ceyda Alpay ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “UNDP olarak Anadolu Efes ile sürdürülebilirlik alanında yaklaşık 17 yıla dayanan güçlü bir iş birliğimiz bulunuyor. “İkinci Hasat”, tarımsal yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini kadınların güçlenmesi ve yerel kalkınmayla bir araya getiren çok değerli bir model sunuyor. Kadınların üretim süreçlerinde merkezde yer aldığı bu yaklaşımın farklı bölgelerde ve farklı tarımsal ürünlerle yaygınlaşabileceğine inanıyoruz. Önemli olan yaklaşımın kendisi: yerelde var olan bir kaynağı yeniden görmek, kadınların emeğini ve bilgisini merkeze almak, tasarım ve pazar bağlantılarıyla katma değeri artırmak ve bunu çevresel faydayla birlikte düşünmek. İkinci Hasat aslında bize güçlü bir şeyi hatırlatıyor: Bir hasat bittikten sonra yeni bir hasat başlayabilir. İlk hasat tarımdan gelir; ikinci hasat ise kadınların emeğinden, yaratıcılıktan ve birlikte kurulan yeni değer zincirlerinden doğar. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sosyal faydayı bir araya getiren bu modelin farklı bölgeler için de ilham verici bir örnek oluşturacağına inanıyoruz.” MILKIst Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü Birnur Temel Birtane, “İkinci Hasat, yalnızca tarımsal atığın ikincil ham maddeye dönüşümüne odaklanan bir proje değil; toprağın bilgisini, yerel üretim kültürünü ve tarımın farklı sektörler için başlangıç noktası olduğunu görünür kılan çok katmanlı bir süreç. Bu projede kadınlar yalnızca üretici değil, aynı zamanda bilgiyi taşıyan ve geleceğe aktaran paydaşlar haline geliyor. Tarım ile tasarım arasında yeni bağlar kurarken, farklı disiplinlerden sanatçılar ve tasarımcılarla birlikte daha sürdürülebilir üretim modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu. MILKist Sosyal Tasarım Merkezi, Adıyamanlı kadınlarla birlikte arpa sapını sanat ve tasarım için kullanılabilecek yüzeylere dönüştürüyor. Gönüllü sanatçı ve tasarımcıların desteğiyle yürütülen proje kapsamında, dekorasyon malzemelerinden aksesuarlara uzanan sanat eserleri ortaya çıkıyor. Projenin Diğer İllere de Taşınması Hedefleniyor Baskıdan nakışa, heykelden çizim, kolaj ve dijital sanata kadar farklı disiplinlerde ve ebatlardaki 16 sanat eseri ile projeyi güçlendiren sanatçılar arasında Cansu Sönmez, Deniz Eroğlu, Elif Acar, Ezra Tuba, Gülçin Uzun, Nergiz Yeşil, Pınar Yeğin, Reyhan Polat, Rozelin Akgün, Şeyma Canik yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen tasarımcılarından Arzu Kaprol, Başak Cankeş ve Simay Bülbül ise tekstil tasarımı odaklı rehberlikleriyle arpa sapı Ar-Ge sürecine yön veriyor. “İkinci Hasat” kapsamında önümüzdeki dönemde kadın kooperatifleriyle saha çalışmalarının genişletilmesi, yeni tasarım ürünlerinin geliştirilmesi ve Adıyaman’da kalıcı bir üretim/atölye modelinin oluşturulması hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde ise bu modelin üretim yapılan diğer illere de taşınarak etkinin artırılması hedefleniyor. Adıyaman’dan New York’a Kurulan Köprü Aynı zamanda, Adıyaman’daki kadın kooperatiflerinin hikâyeleri, malzeme bilgileri, üretim teknikleri ve kültürel mirasları; uzaktan eğitimler ve üretim sürecine dahil olan kadınlar tarafından çekilen videolar gibi açık erişimli kaynaklar aracılığıyla uluslararası araştırma süreçlerine dahil edilecek. Eylül ayında New York’taki Fashion Institute of Technology (FIT) bünyesinde düzenlenecek “Topraktan Yüzeye” sergisi ise toprağa dayanan bir malzemenin yaratıcı üretim süreçlerindeki dönüşümünü görünür kılacak. Adıyaman ile New York arasında kurulan bu karşılıklı öğrenme modeli, yerel üretim bilgisini akademik ve araştırma temelli tasarım pratikleriyle buluştururken, “İkinci Hasat” projesi de tarımsal üretim, tasarım ve sosyal faydayı bir araya getiren kapsayıcı bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor Haber

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor

Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Mardin’de yürütülen proje; İpekyolu, Doğu Akdeniz, Karacadağ, Çukurova ve Dicle Kalkınma Ajansları iş birliğiyle sahada aktif şekilde sürdürülüyor. Yerel yönetimler, valilikler ve kamu kurumlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında eğitim programları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve çok paydaşlı buluşmalar hayata geçiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SEECO Proje Yöneticisi Hande Kara, “2021 yılının Nisan ayında başlayan projemizin amacı, misafir ve ev sahibi topluluklardaki kadın ve gençlerin geçim kaynaklarını iyileştirmek, sosyal girişimciliği destekleyerek yerel toplulukların refahına katkı sunmak. Anadolu kültüründen ilham alarak paylaşımı, imeceyi ve dayanışmayı merkeze alıyor, sosyal girişimcilik yoluyla çevresel ve sosyal sorunlara çözümler üretiyoruz. Kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupları desteklemek, onların potansiyellerini açığa çıkararak ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak, SEECO’nun öncelikli hedeflerinden biri. Anadolu’nun gizli kahramanlarını keşfetmek için çıktığımız bu yolda, kadınların ve gençlerin kendi potansiyellerini görmelerine rehberlik ediyoruz. Henüz kendi gücünü keşfetmemiş girişimcilerin hikayelerine tanıklık ediyor, onların ilham verici adımlarını destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Merkezleri; ortak çalışma alanları, girişimcilik ve iş geliştirme atölyeleri, eğitim salonları, kreş ve sosyal girişimcilik kütüphanesi gibi çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Bununla birlikte oluşturulan Geçim Kaynağı Tesisleri sayesinde kadınlar ve gençlerin gelir elde edebileceği sürdürülebilir üretim modelleri destekleniyor. Bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenen bu tesisler; tekstil, dikiş ve gıda işleme gibi farklı sektörlerde faaliyet göstererek yerel ekonomiye doğrudan katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

87 Binden Fazla Kişiye Ulaşan Destek Market Belediyeye Devredildi Haber

87 Binden Fazla Kişiye Ulaşan Destek Market Belediyeye Devredildi

6 Şubat 2023’te meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından Adıyaman’da ortaya çıkan insani krize sürdürülebilir bir çözüm sunma hedefiyle yola çıkan Adıyaman Destek Market projesi, iki yıllık dönemin ardından operasyonel yönetimini Adıyaman Belediyesi’ne devretti. Cargill’in finansal desteği, TİDER’in gıda bankacılığı uzmanlığı ve Adıyaman Belediyesi’nin yerel desteğiyle kurulan market, klasik yardım anlayışının ötesine geçerek, insan onurunu merkeze alan modern bir destek mekanizması olarak bölge halkına hizmet verdi. İhtiyaç maddelerine güvenilir erişim Adıyaman Destek Market, 5 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan hazırlık sürecinin ardından Ekim 2023 itibarıyla hizmet vermeye başladı. 1 dönümlük arazide 308 m² kullanım alanına sahip olan market, planlandığı üzere Ekim 2025'e kadar aktif kalarak depremden olumsuz etkilenen ailelerin temel ihtiyaçlarını düzenli olarak karşıladı. Proje bölgede derin izler bıraktı. Proje kapsamında 1.500 haneye düzenli olarak ulaşıldı ve 87.000’den fazla bireye temel ihtiyaç malzemeleri sağlandı. Bu dönemde yaklaşık 21.000 alışveriş işlemi gerçekleştirilerek, ihtiyaç sahiplerine gıda, hijyen, giysi ve tekstil ürünleri, ev eşyaları gibi temel malzemeler sunuldu. Proje, özellikle “Kadın” ve “Bebek Bakım” gibi özel reyonlarla kadın, çocuk ve diğer kırılgan grupların hassas ihtiyaçlarına odaklandı. Yerelin kalkınması için sunulan destekler hane tüketimiyle sınırlı kalmadı, geçim kaynaklarının güçlendirilmesine de odaklanıldı. Cargill’in katkılarıyla 21 üreticiye sağlanan 33.600 kilogramlık süt yemi desteği sayesinde, afet sonrası hayvansal üretimde yaşanan verim kaybının önüne geçildi ve bölgedeki küçük ölçekli üreticilerin ekonomik dayanıklılığı artırıldı. “Toplumsal kalkınma modeline dönüştü” Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, projeden duyduğu gururu dile getirerek, “Adıyaman Destek Market, depremin yaralarını sarmak için çıktığımız bu yolda, bir yardım projesinin ötesinde, bir toplumsal kalkınma modeline dönüştü. İki yıl boyunca sadece temel ihtiyaçları karşılamakla kalmadık, aynı zamanda yerel üreticilere destek olarak ve istihdam olanakları yaratarak bölgenin ekonomik dayanıklılığına da katkı sağladık. Projenin sürdürülebilir bir yapıyla Adıyaman Belediyesi’ne devredilmesi, bu başarının en somut kanıtıdır. Cargill olarak, faaliyet gösterdiğimiz toplumlara değer katma misyonumuzla hareket etmeye devam edeceğiz” dedi. “Kalıcı çözüm ürettik” TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk ise iş birliğinin gücüne vurgu yaparak, “TİDER olarak gıda bankacılığı modelini Türkiye’de yaygınlaştırma misyonumuzla, deprem bölgesinde kalıcı bir çözüm üretmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Adıyaman Destek Market, kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte neler başarabileceğinin en güzel örneğidir. Cargill’in vizyoner desteği ve Adıyaman Belediyesi’nin sahiplenmesiyle, bu modelin uzun yıllar boyunca Adıyaman halkına hizmet edeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. “Artık benim için imkânsız diye bir şey yok” Proje, sadece ayni yardım sağlamakla kalmadı, aynı zamanda bir “sosyal kalkınma merkezi” olarak da işlev gördü. TİDER’in “Destek İnsan Kaynakları (İK)” programı sayesinde, yardım faydalanıcıları istihdam edilerek ekonomik özgürlüklerini kazandı. Bu döngüsel model, yardıma bağımlılığı azaltarak toplumsal dayanışmayı güçlendirdi. Projenin en ilham verici hikâyelerinden biri, deprem sonrası ailesinin sorumluluğunu üstlenen 20 yaşındaki Elanur Çakır oldu. Destek Market’ten yardım alırken Destek İK programı sayesinde markette işe başlayan Elanur, “Bu iş hayatımda çok şeyi değiştirdi. Kendime olan güvenimi kazandım ve güçlü hissetmeyi öğrendim. Eskiden bazı şeylerin imkânsız olduğunu düşünürdüm ama artık benim için imkânsız diye bir şey yok” diyerek projenin insan hayatındaki dönüştürücü etkisini gözler önüne serdi. İki yılın sonunda oturmuş operasyonel sistemi, tedarik ağı ve veri tabanıyla birlikte Adıyaman Belediyesi’ne devredilen proje, artık kalıcı bir kamu hizmeti olarak yoluna devam edecek. Devir işleminin ardından Adıyaman Belediyesi stratejik bir kararla, ildeki dağınık yapıda bulunan diğer yardım noktalarını kapatarak kaynaklarını konsolide etti. Belediye, sosyal desteklerin tek bir merkezden, Adıyaman Destek Market altyapısı kullanılarak, kontrollü ve izlenebilir bir şekilde ulaştırılmasına karar verdi. Bu durum, kurulan sistemin verimliliğinin ve başarısının yerel yönetim tarafından tescillendiğinin, Cargill ve TİDER’in sağladığı kaynağın “tek seferlik yardım” algısını kırarak nasıl kalıcı bir değere dönüştüğünün en somut kanıtı niteliğinde. Adıyaman Destek Market’in İki Yıllık Karnesi Desteklenen Hane Sayısı 1.500 Ulaşılan Birey Sayısı 87.181 Toplam Alışveriş İşlemi 20.646 Toplam Ürün Desteği Değeri 6,5 Milyon TL Süt Yemi Desteği (21 üretici) 33.600 kg Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı Haber

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı

Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla eğitime başlayan okulun açılış töreninde konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin; kentin iyileşme sürecine katkıda bulunmayı ve öğrencilerin nitelikli bir ortamda eğitimlerine devam etmelerini amaçladıklarını dile getirdi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar görmesi nedeniyle kontrollü olarak yıkılan Hatay Osman Ötken Anadolu Lisesi, öğrencilerine kavuştu. Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından Fiba Grubu şirketlerinden Gelecek Varlık Yönetimi’nin destekleriyle yeniden inşa edilen okul, eğitime Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla devam edecek. 24 derslikli olarak inşa edilen Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi, Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından yapımı tamamlanan 30’uncu okul oldu. Öğrencilerin çeşitli alanlarda gelişimlerini destekleme hedefiyle planlanan lise bünyesinde fizik–kimya–biyoloji ortak laboratuvarı, görsel sanatlar atölyesi, müzik atölyesi, kütüphane, çok amaçlı salon, açık basketbol sahası ve açık voleybol sahası bulunuyor. “Öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmelerini amaçladık” Okulun resmi açılış töreni Hatay Valiliği, il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Belediye Başkanlıklarının yanı sıra Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ve Gelecek Varlık Yönetimi’nden üst düzey yöneticilerin de katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, “Hatay’da birçok başarılı öğrenci yetiştirmiş olan bu okulun deprem sonrasında yeniden inşasını üstlenirken amacımız, şehrin iyileşme sürecine katkıda bulunmak ve öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmeleriydi” ifadelerini kullandı. Özyeğin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her zaman önce insan faktörüne inandım ve en değerli yatırımın ülke insanının geleceğine yapılan yatırım olduğunu savundum. Çünkü bir ülkenin gelişimi, yetiştirdiği gençlerle doğrudan ilişkilidir. Fiziksel yapılar zamana yenilebilir ve zamanla da yenilenebilir. Asıl önemli olan, o yapıların içinde yetişen nesillerdir. Sevgili gençler, burada alacağınız eğitimin, gelecekte vereceğiniz kararlarda önemli bir rolü olacak. Çalışmaktan vazgeçmeyin ve karşılaştığınız zorluklar karşısında geri durmayın. İş hayatında 50 yılı geride bırakmış, Vakfımızın çatısı altında ülkemize pek çok okul ve yurt kazandırmış biri olarak, hala bir sürü yapmak istediğim şeyin ve hayallerimin olduğunu vurgulamak isterim. Her bir gencimizin de bu ülkeye ve kendilerine dair büyük hayaller kurması, o hayaller için durmadan çalışması en büyük dileklerimden biri.” “Bizim için yalnızca okul desteği değil, geleceğe inancımızın güçlü bir göstergesi” Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan ise şu değerlendirmede bulundu; “Gelecek Varlık olarak bireylerin ve kurumların finansal özgürlüğe kavuşma yolculuğunda, ekonomik sisteme değer kazandırırken toplumsal faydayı da sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu yönde Hatay’da Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ile birlikte yeniden inşasını sağladığımız, yeni adıyla Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi’nin açılışı, bizim için yalnızca bir okul desteğinden ibaret değil; geleceğe, eğitime ve gençlerimizin potansiyeline duyduğumuz inancın güçlü bir göstergesidir. Bu anlayışla, ülkemiz için kalıcı değerler üretmeye devam edeceğiz.” Hüsnü M. Özyeğin Vakfı’nın deprem bölgesi destekleri Fiba Grubu ve Hüsnü M. Özyeğin Vakfı, 6 Şubat depremlerinin ardından afet bölgesinde eğitim, sağlık, barınma ve gıda odak alanlarında çalışmalar yürüttü. Afetten etkilenen bölgelerde umudun yeniden yeşertilmesi için Adıyaman, Nurdağı-Gaziantep ve Defne-Hatay’da kurulan konteyner kentlerle 5 bin kişinin barınma ihtiyacı karşılandı. Nurdağı’nda 8, Defne’de 11 derslikli okullar eğitime kazandırıldı; çocukların fiziksel gelişimi için çok amaçlı spor sahaları inşa edildi. Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da açılan AÇEV Çocuk ve Aile Merkezleri’nde konteyner kentlerde kalan çocukların eğitimleri desteklendi, ailelere psiko-sosyal destek sunuldu. Çukurova Üniversitesi, ulusal ve uluslararası önemli tıp dernekleriyle birlikte depremde uzuv kaybı yaşayan çocukların ortez, protez ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını karşılamak için Çocuk İyilik Merkezi hayata geçirildi. Bugüne kadar protez ve ortez desteği, psikolojik destek, eğitim bursu ve mesleki eğitimler ile toplam 155 çocuğa ulaştı. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve TOKTUT, afet koşullarına bağlı olarak çocukların karşılaştığı beslenme eksikliklerinin giderilmesine destek olmak için Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle “Sağlıklı Beslen Sevgiyle Büyü” Okul Beslenme Desteği Projesi'ni hayata geçirdi. Proje kapsamında, Antakya’daki konteyner kentlerde yer alan 25 anaokulundaki bin 350 çocuğa, 2024-25 eğitim öğretim yılı boyunca 200 bin adet beslenme paketi dağıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.