Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aerodinamik

Kapsül Haber Ajansı - Aerodinamik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aerodinamik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

adidas ve TFF, Anadolu’nun Renklerini Yeşil Sahalara Taşıdı Haber

adidas ve TFF, Anadolu’nun Renklerini Yeşil Sahalara Taşıdı

adidas’ın Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, 2026-2027 sezonunda TFF çatısı altında oynanan lig ve kupa karşılaşmalarında kullanılan resmi futbol topu, özel tasarımıyla dikkat çekiyor. Topun tasarımında, Anadolu kültürünün köklü miraslarından biri olan ebru sanatından ilham alınıyor; bu geleneksel sanatın akışkan desenleri, Türk futbolunun sahadaki dinamizmiyle buluşuyor. Türkiye Futbol Federasyonu ve adidas tasarım ekiplerinin ortak çalışmasıyla hayata geçirilen top, Türkiye ligleri için özel olarak tasarlanırken üzerinde ilk kez Türk motiflerine yer veriliyor. Ebru sanatının kendine özgü akışkan desenleri, ‘’Türk Kırmızısı (Edirne Kırmızısı)” ve turkuaz tonlarıyla buluşarak geleneksel Türk motifleriyle modern bir yorum kazanıyor. Türkiye’nin kültürel mirasından ilham alan tasarım, futbolun birleştirici gücünü modern spor teknolojileriyle bir araya getirerek yeni sezona özgün bir kimlik kazandırıyor. Kültürel miras, profesyonel performansla buluşuyor FIFA Quality Pro standartlarında üretilen TFF’nin yeni resmi futbol topu, profesyonel futbolun yüksek performans gereksinimleri doğrultusunda geliştirildi. Termal yapıştırma (Thermal Bonding) teknolojisiyle üretilen top, oyun sırasında tutarlı performans ve hassas uçuş sağlarken, su emilimini azaltan yapısı sayesinde farklı hava koşullarında güvenilir bir oyun deneyimi sunuyor. Klasik 32 panelli yapısı optimum denge sağlarken, yüksek performanslı poliüretan dış yüzeyi topun dayanıklılığını destekliyor. EPDM köpük katmanı, güçlendirilmiş karkası ve optimum hava basıncını korumaya yardımcı olan kauçuk iç lastiğiyle top, profesyonel futbolun gerektirdiği dayanıklılık ve performansı bir arada sunuyor. Aerodinamik yapısı ise topun uçuşunu destekleyerek hız, yön kontrolü ve isabet açısından üst düzey performans hedefliyor. Türkiye’nin futbol sahalarında yeni sezonda kullanılmaya başlayan TFF resmi futbol topu, Anadolu’nun kültürel mirasını modern spor teknolojileriyle buluşturarak hem tasarımı hem de performans özellikleriyle yeni sezona eşlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zes, İTÜ Racing’in Yeni Elektrikli Yarış Aracına İsim Sponsoru Oldu Haber

Zes, İTÜ Racing’in Yeni Elektrikli Yarış Aracına İsim Sponsoru Oldu

“IST26 powered by Electrip | Zes” adıyla piste çıkacak araç, 2026 sezonunda İtalya ve Türkiye’de düzenlenecek Formula Student yarışlarında mücadele edecek. Elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Zes, İTÜ Racing Formula Student Takımı ile iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında takımın 2026 sezonu için geliştirdiği yeni elektrikli yarış aracı IST26’nın isim sponsorluğunu üstlenen Zes, öğrencilerin elektrikli araç teknolojileri alanında deneyim kazanmalarına ve teorik bilgilerini gerçek bir mühendislik projesinde uygulamaya dönüştürmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. İsim sponsorluğu kapsamında araç üzerinde, Electrip Global’in Türkiye’de faaliyet gösterdiği Zes markası ile Avrupa’daki Electrip markası birlikte “Electrip | Zes” şeklinde yer alacak. Takımın yeni elektrikli yarış aracı, 2026 sezonunda “IST26 powered by Electrip | Zes” adıyla piste çıkacak. “Elektrikli mobilitenin geleceği genç mühendislerle şekillenecek” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Zes Ülke Müdürü Cüneyt Tınaz, “Elektrikli mobilitenin geleceğinin yalnızca şarj altyapısının yaygınlaşmasıyla değil, bu alanda yeni teknolojiler geliştirecek nitelikli insan kaynağının yetişmesiyle de şekilleneceğine inanıyoruz. İTÜ Racing Formula Student Takımı’nın ortaya koyduğu teknik yetkinliği ve öğrencilerin teorik bilgilerini gerçek bir mühendislik projesine dönüştürmelerine olanak sağlayan yapısını çok değerli buluyoruz. Zes olarak IST26’nın isim sponsoru olmaktan ve genç mühendislerin bu yolculuğuna eşlik etmekten mutluluk duyuyoruz. IST26 powered by Electrip | Zes’in uluslararası Formula Student sahnesinde genç mühendislerimizin yetkinliğini ortaya koyacak olmasını da ayrıca önemsiyoruz. Tüm takıma 2026 sezonunda başarılar diliyorum” dedi. Formula Student genç mühendisleri uluslararası arenada buluşturuyor Formula Student, dünyanın farklı ülkelerinden üniversite öğrencilerini bir araya getiren uluslararası mühendislik yarışmaları arasında yer alıyor. Öğrencilerin geliştirdikleri yarış araçlarını farklı disiplinlerde test etmelerine olanak sağlayan organizasyon; mühendislik yetkinliklerinin yanı sıra takım çalışması, proje yönetimi ve iş geliştirme alanlarında da deneyim kazanmalarını sağlıyor. Türkiye’nin en iyi elektrikli Formula Student takımı İTÜ Racing Formula Student Takımı, 2025 yılında ilk kez düzenlenen Formula Student Türkiye yarışında elektrikli kategoride önemli bir başarıya imza attı. Katıldığı tüm etaplarda birincilik elde eden takım, statik etapların tamamında da en yüksek puanı topladı. Business Plan Presentation etabında tam puan alan İTÜ Racing, bu sonuçlarla Türkiye’nin en iyi elektrikli Formula Student takımı unvanını kazandı. Takım, 2025 sezonunda elde ettiği deneyim ve teknik birikimin üzerine geliştirdiği yeni elektrikli yarış aracı IST26 powered by Electrip | Zes ile 2026 sezonunda başarı çıtasını daha da yukarı taşımayı hedefliyor. Aracın 15 farklı alt sistemi için TÜBİTAK onayı alınırken, yapılan aerodinamik geliştirmelerle bir önceki araca kıyasla yüzde 32 daha fazla yere basma kuvveti elde edildi. Yapılan simülasyonlara göre IST26’nın 0’dan 100 km/s hıza 2,4 saniyede ulaşması öngörülüyor. IST26’nın ilk durağı İtalya IST26 powered by Electrip | Zes, 2026 sezonundaki yarış yolculuğuna 2–6 Eylül tarihleri arasında İtalya’da düzenlenecek Formula Student ATA ile başlayacak. Takım, İtalya’nın ardından 21–27 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Formula Student Türkiye’de mücadele edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Ulaşım Teknolojileri TEKNOFEST 2026’da Yarışıyor Haber

Geleceğin Ulaşım Teknolojileri TEKNOFEST 2026’da Yarışıyor

TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması, geleceğin hızlı, güvenli ve çevre dostu ulaşım teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümleri aynı platformda buluşturacak. TÜBİTAK ve T3 Vakfı yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmanın final süreci, 1-6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde düzenlenecek. Manyetik levitasyon teknolojisinden itki sistemlerine, tam ölçekli kapsül tasarımlarından mühendislik problemlerine yönelik akademik çözümlere kadar farklı alanlarda çalışmalarını sergileyecek gençler, yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesi için yarışacak. Geleceğin ulaşım sistemleri arasında gösterilen Hyperloop teknolojisi, hava basıncının düşürüldüğü özel tüneller içerisinde hareket eden kapsüllerin aerodinamik sürtünmeyi en aza indirerek yüksek hızlara ulaşmasını hedefliyor. Elektromıknatıslar ve manyetik levitasyon (Maglev) sistemi sayesinde raylara temas etmeden ilerleyen kapsüller, güvenli, hızlı ve çevreye minimum zarar veren yeni nesil toplu ulaşım vizyonunun önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. ÜÇ FARKLI KATEGORİDE GELECEĞİN SİSTEMLERİ GELİŞTİRİLİYOR TEKNOFEST kapsamında ilk kez 2022 yılında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması’na ulusal ve uluslararası düzeyde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri takımlar halinde katılabiliyor. Yarışmada takımlardan; kapsül konumunun belirlenebildiği reflektörlü tünel ortamında, lineer indüksiyon motorlarıyla hızlanan ve belirlenen aralıkta frenleyerek duran sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bu yıl yarışma, Performans, Teknoloji Gösterim ve Tanımlı Problem Çözümü olmak üzere üç ayrı kategoride gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi’nde tam ölçekli Hyperloop kapsüllerinin tünel ortamında ve gerçek koşullara yakın performanslarının ölçülmesi esas alınırken; Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde levitasyon ve itki gibi kritik alt sistemlerin geliştirilmesi ve teknik olgunluklarının doğrulanması hedefleniyor. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise Hyperloop sistemlerine yönelik öngörülen mühendislik problemleri için akademik temelli, uygulanabilir ve sistematik çözüm yaklaşımlarının ortaya konulmasına odaklanılıyor. YÜZLERCE GENÇ, GELECEĞİN ULAŞIMI İÇİN YARIŞIYOR Hyperloop Geliştirme Yarışması, bu yıl da gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi’ne 242 takım ve 905 üye başvururken, değerlendirmeler sonucunda 12 takım ve 271 üye finalist olmaya hak kazandı. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde 122 takım ve 476 üyenin başvurusu alınırken, 5 takım ve 101 üye finale kaldı. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde ise 91 takım ve 470 üye başvurdu; 7 takım ve 164 üye finalist oldu. Finale kalan takımlar, kategorilerine göre teknik rapor, test ve teknoloji gösterim videoları ile sunum aşamalarını başarıyla tamamlayarak yarışma sürecinde geliştirdikleri çözümleri jüri karşısında ortaya koyacak. 208 METRELİK TEST TÜNELİNDE GERÇEK KOŞULLARA YAKIN DENEME Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın en dikkat çekici unsurlarından biri de takımların geliştirdikleri teknolojileri gerçek test koşullarına yakın bir ortamda sınayabilmesi olacak. Toplam uzunluğu 208 metre olan yarış tüneli; çelik tünel içerisinde beton üzerine yerleştirilmiş alüminyum plaka, ray parçaları ve haberleşme/görüntü aktarma ile güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Tünelin çıkışında ise kapsülün frenleme sisteminde yaşanabilecek olası bir arızaya karşı sönümleme hattı bulunuyor. Performans Kategorisi’nde teknik kontrolleri geçen takımlar, kapsüllerini tünelde 20 dakikalık yarış süresi içerisinde test ederek itki, haberleşme, hız, konum ve duruş performanslarını üzerinden puan toplayacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde takımlar geliştirdikleri itki veya levitasyon alt sistemlerini saha alanında kurdukları düzenekler üzerinden doğrulayacak. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise geliştirilen mühendislik çözümleri jüriye 20 dakikalık sunum ve ardından 10 dakikalık değerlendirme oturumuyla aktarılacak. BAŞARILI TAKIMLARI ÖDÜLLER BEKLİYOR Yarışmada gençlerin geliştirdiği yenilikçi çözümler farklı kategorilerde ödüllendirilecek. Performans Kategorisi’nde birinci takım 300 bin TL, ikinci takım 250 bin TL, üçüncü takım ise 200 bin TL ödülün sahibi olacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde itki sistemi gösterimi ve levitasyon sistemi gösterimi için belirlenen ödül tutarı 150’şer bin TL’ye kadar çıkacak. Bu tutarlar üst limit olarak uygulanacak ve değerlendirme sonucuna göre ödül almaya hak kazanan takıma verilecek parasal ödül değişebilecek. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise birinci 100 bin TL, ikinci 75 bin TL, üçüncü 50 bin TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışma vizyonuna katkı sağlayan ve performans ile tasarımın ötesinde yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyan takımlar için Kurul Özel Ödülü de verilecek. TEKNOFEST, GENÇLERİ GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİYLE BULUŞTURUYOR Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sunan en önemli teknoloji platformlarından biri olan TEKNOFEST, farklı yaş ve eğitim seviyelerinden gençlerin geleceğin teknolojilerini geliştirmelerine ve bu teknolojileri uygulamalı olarak deneyimlemelerine imkân sağlıyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla hayata geçirilen TEKNOFEST kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, gençlerin yalnızca teorik bilgi edinmelerini değil, geliştirdikleri fikirleri prototipe ve çalışan sistemlere dönüştürmelerini de teşvik ediyor. FİNAL HEYECANI 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde gerçekleştirilecek Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın final süreci ise 1 Eylül’de başlayacak. Yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik gençlerin ortaya koyduğu çözümlerin sergileneceği final süreciyle birlikte TEKNOFEST 2026 Hyperloop Geliştirme Yarışması, Türkiye’nin geleceğin ulaşım sistemlerinde söz sahibi olma hedefinde genç mühendislerin ve teknoloji takımlarının ortaya koyduğu potansiyeli gözler önüne serecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Selçuklu’da Havacılık ve Uzay Kursu Sona Erdi Haber

Selçuklu’da Havacılık ve Uzay Kursu Sona Erdi

Selçuklu Belediyesi tarafından çocuklar ve gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında kendilerini geliştirmeleri, yeteneklerini keşfetmeleri ve yaz tatillerini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlenen Havacılık ve Uzay Yaz Kursu sona erdi. Sille Tabiat Okulu’nda gerçekleştirilen kursa, ortaokul ve liseden öğrenciler katıldı. 26 Ağustos’a kadar haftanın üç günü devam eden kursta öğrenciler, eğitici çalışmaların yanı sıra havacılık ve uzay teknolojilerini yakından tanıma, kendi projelerini geliştirme ve takım çalışması gibi uygulamalı etkinliklerle de deneyim kazandı. Kurs boyunca öğrencilere; havacılık ve uzay bilimlerine giriş, uçuşun temel prensipleri ve aerodinamik, roket sistemleri ve temel roket tasarımı, insansız hava araçları ve kullanım alanları, model uçak ve roket uygulamaları, drone futbolu ve FPV dronelar, takım çalışması, proje geliştirme ve uygulamalı atölye çalışmaları konularında eğitimler verildi. Başkan Pekyatırmacı: “Çocuklarımızın farklı alanlarda deneyim kazanmasını önemsiyoruz” Selçuklu Gelişim ve Teknoloji Akademisi’nde çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik farklı alanlarda eğitim ve etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Havacılık ve Uzay Yaz Kursu’nun da öğrenciler açısından önemli bir deneyim olduğunu belirterek, “Selçuklu Gelişim ve Teknoloji Akademimizde çocuklarımızın ve gençlerimizin bilimden teknolojiye, sanattan kişisel gelişime kadar farklı alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkan sunuyoruz. Havacılık ve Uzay Yaz Kursumuzda da öğrencilerimiz hem yeni bilgiler öğrendi hem de öğrendiklerini uygulama fırsatı buldu. Çocuklarımızın farklı alanları deneyimleyerek ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerini çok önemsiyoruz. Bu eğitimler onların hayal dünyalarını geliştirdiği gibi geleceğe yönelik hedeflerine de katkı sağlıyor. Kursumuza katılan tüm öğrencilerimizi gösterdikleri ilgi ve gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum. Selçuklu Belediyesi olarak çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine yönelik eğitim ve teknoloji yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks’tan Yeni Nesil Kabin Yatırımı Haber

Ford Trucks’tan Yeni Nesil Kabin Yatırımı

Ford Trucks, “en verimli taşıma çözümleriyle değer yaratmak” vizyonu doğrultusunda ürün ve hizmetlerini geliştirmeyi kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Ford Trucks, Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek ve Avrupa Birliği’nin ilgili emisyon ve güvenlik gerekliliklerine uyum sağlamak amacıyla Yeni Nesil Kabin Programı kapsamında yeni yatırım planını açıkladı. IVECO ile ortak geliştirilecek yeni nesil kabin; ileri güvenlik özellikleri, aerodinamik yapısı ve sürücü odaklı tasarımıyla Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılığına yönelik dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacak. Ford Otosan’ın, ortak proje kapsamında kendi fabrikasında üreteceği ürüne yönelik 2030 yılına kadar kademeli olarak yapmayı planladığı net yatırım tutarı yaklaşık 364 milyon Avro olup, bu tutarın 122 milyon Avroluk bölümü bugüne kadar ön fizibilite faaliyetleri kapsamında hayata geçirildi. Güç birliği 2025’te Ortak Geliştirme Anlaşması’yla somutlaştı Ford Trucks ile IVECO arasındaki iş birliği, 2024 yılında imzalanan bağlayıcı olmayan niyet mektubuyla başladı. Ağır ticarinin öncü iki global markası, Mart 2025’te imzaladıkları Ortak Geliştirme Anlaşması ile yeni nesil ağır ticari araç kabininin tasarım ve mühendislik çalışmalarını birlikte yürütme kararı aldı. Program kapsamında Ford Trucks ve IVECO, birlikte geliştirecekleri kabini kendi tesislerinde üretip monte edecek. Her iki şirket, kabini kendi tasarım anlayışı ve müşteri beklentileri doğrultusunda özelleştirerek kendi markalarıyla pazara sunacak. İki markanın mühendislik deneyimini ve kaynaklarını bir araya getirecek programla ürün kalitesinin geliştirilmesi, maliyet ve ölçek avantajı sağlanması ve Avrupa pazarındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Yeni nesil kabinin 2028 yılı içinde kademeli olarak devreye alınması planlanıyor. Yeni nesil kabinle müşteriler için daha fazla değer Ford Trucks’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Duman, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeni nesil kabin programı, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılığına hazırlanırken attığı en önemli ürün adımlarından biri. IVECO ile yürüttüğümüz bu iş birliğiyle, Avrupa regülasyonlarına uyum sağlayacak, güvenlik, aerodinamik, konfor ve verimlilik alanlarında ileri standartlar sunacak güçlü bir kabin ailesi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu program, yalnızca Avrupa’daki büyüme hedeflerimiz için değil, Türkiye’deki müşterilerimiz için de heyecan verici bir gelişme. Ford Trucks’ın mühendislik gücünü ve ürün geliştirme kabiliyetini yansıtan yeni nesil kabinin, müşterilerimize daha rekabetçi, daha konforlu ve geleceğe hazır çözümler sunarken markamızın uluslararası pazarlardaki itibarını da güçlendireceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari Haber

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari

Audi Revolut F1 Takımı pilotları Gabriel Bortoleto ve Nico Hülkenberg de geliştirme sürüşlerine katıldı. Nuvolari’nin Avrupa’nın farklı noktalarında şekillenen sıra dışı gelişim hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel bir belgeselle izleyiciyle buluşuyor. Audi Nuvolari, markanın otomobil geliştirme anlayışında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İlk çizgilerin kağıda aktarılmasından sürüşe hazır prototipin ortaya çıkmasına kadar geçen 405 günlük süreç, markanın bir fikri ne kadar hızlı biçimde hayata geçirebildiğini gösteriyor. Audi tarihinin en hızlı ve en güçlü yol otomobili olan Nuvolari, bu yönüyle bir süper otomobilin ötesine geçiyor; markanın gelecekteki modellerine yön verecek teknolojik bir referans noktası niteliği taşıyor. Proje kapsamında edinilen deneyimlerin ve geliştirilen çözümlerin, Audi’nin gelecek teknoloji portföyüne önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. 405 günün arkasındaki çalışma modeli Nuvolari’yi farklı kılan yalnızca ulaştığı performans değil, hayata geçirilme biçimi. Tasarım, araç teknolojileri, aerodinamik ve güç-aktarma sistemleri alanlarında görev yapan Audi uzmanları, projenin ilk gününden itibaren aynı hedef etrafında toplandı. Ekibe tanınan hareket alanı, doğrudan iletişim ve hızlı karar alma imkanı, geliştirme sürecinin kalite ve performanstan ödün verilmeden ilerlemesini sağladı. Nuvolari böylece doğru yaklaşımın ve yakın ekip çalışmasının, geliştirme hızını artırırken ürünün teknik ve tasarımsal hedeflerini koruyabileceğini ortaya koydu. Laponya’dan Nardò’ya uzanan test programı Nuvolari’nin geliştirme yolculuğu, Audi’nin Avrupa’daki farklı uzmanlık merkezlerine yayıldı. Ingolstadt’ta başlayan tasarım sürecini, Laponya’da teknoloji demonstrasyon araçlarıyla gerçekleştirilen soğuk hava testleri izledi. Hafif yapı çalışmaları Neckarsulm’da, aerodinamik geliştirmeler Ingolstadt’taki rüzgar tünelinde, süspansiyon ayarları İspanya’nın güneyinde ve yüksek hız testleri İtalya’daki Nardò Teknik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Avrupa’nın farklı noktalarında çalışan ekiplerin ortak emeğiyle şekillenen Nuvolari’nin ilk kez kendi tekerlekleri üzerinde hareket etmesi, proje için önemli bir dönüm noktası oldu. Aylar boyunca çizimler, veriler ve prototip parçaları üzerinde çalışan ekip, geliştirdiği otomobille ilk kez bu aşamada karşılaştı. Son ayarlar Formula 1 pilotlarından Sürüşe hazır prototipin tamamlanmasının ardından Nuvolari’nin direksiyonuna Audi Revolut F1 Takımı pilotları geçti. Gabriel Bortoleto, otomobili Nardò Teknik Merkezi’nin yüksek hızlı pistinde test etti. Nuvolari’nin hızlanması, sesi ve sürücüye aktardığı his, Bortoleto’nun değerlendirmelerinde öne çıkan özellikler oldu. Nico Hülkenberg ise Neustadt an der Donau’daki test pistinde Nuvolari’nin performans sınırlarını deneyimledi. 1.000 bg’nin üzerindeki sistem gücü ve bu gücün sunduğu hızlanma, otomobilin karakterini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Formula 1 pilotlarının gerçekleştirdiği sürüşler, Nuvolari’nin geliştirme sürecine motor sporlarından gelen farklı bir bakış açısı kazandırdı. Testlerde elde edilen geri bildirimler, otomobilin son ayarlarının tamamlanmasında kullanıldı. İlk durak Antibes, ardından Monako Audi Nuvolari, dünya prömiyerini 4 Haziran 2026’da Fransa’nın güneyindeki Antibes’te gerçekleştirdi. Süper otomobil, kısa süre sonra Formula 1 Monako Grand Prix’sinde ilk kez yola çıktı. Dar caddeleri, keskin virajları ve hata kabul etmeyen yapısıyla motor sporlarının en zorlu pistlerinden biri olan Monako, Nuvolari’nin ilk sürüşü ve yeteneklerini sergilemesi için benzersiz bir sahne oldu. Audi’nin Formula 1 dünyasına adım attığı sezonda gerçekleştirilen bu gösterim, markanın yol otomobilleri ile motor sporları arasındaki teknoloji bağını da görünür hale getirdi. Audi’nin yeni tasarım döneminin habercisi Nuvolari, Audi’nin yeni tasarım dilini taşıyan ilk seri üretim modeli olarak markanın tasarım anlayışında yeni bir dönemi temsil ediyor. Sade yüzeyler, net çizgiler ve ölçülü detaylarla biçimlenen süper otomobil, alışılmış süper otomobil karakterini Audi’ye özgü bir yorumla buluşturuyor. Bu yaklaşım, Nuvolari’ye daha seri üretim yolculuğunun başında uluslararası bir ödül de kazandırdı. Model, Birleşik Krallık’ta düzenlenen CAR Genius Awards’ta “Yılın Tasarımı” seçildi. Jüri, Nuvolari’nin süper otomobil dünyasına getirdiği sadelik ve netliğin yanı sıra yenilikçi ancak Audi olduğu ilk bakışta anlaşılan tasarımını öne çıkardı. Audi Nuvolari’nin ilk çizimden Avrupa’daki geliştirme testlerine, Formula 1 pilotlarıyla gerçekleştirilen sürüşlerden dünya prömiyerine uzanan 405 günlük hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel yapım belgeselinde anlatılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı

Markanın tamamen elektrikli altyapı üzerine geliştirdiği yeni performans otomobili, 680 beygir gücü, üç elektrik motorundan oluşan yenilikçi güç aktarım sistemi ve gelişmiş aerodinamik çözümleriyle dikkat çekiyor. Hem dört kapılı Coupé hem de Shooting Brake gövde seçenekleriyle satışa sunulacak model, AMG’nin sportif karakterini elektrikli mobiliteyle buluşturuyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yalnızca teknik verileriyle değil, sürüş hissini dijital teknolojilerle yeniden yorumlayan yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Marka, elektrikli otomobillerin performans algısını değiştirmeyi hedefleyen modelinde hız, menzil ve sürüş keyfini aynı potada eritiyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+ Üç Elektrik Motoruyla Güçleniyor Modelin en dikkat çekici yeniliği, geleneksel çift motorlu elektrikli sistemlerin ötesine geçen özel güç ünitesi oldu. Mercedes-AMG, yeni CLA 45 4MATIC+’ta üç eksenel akışlı elektrik motoru kullandı. Bu motorlardan ikisi arka aksa, biri ise ön aksa güç vererek gelişmiş dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte çalışıyor. Toplamda 680 beygir güç ve 500 kW performans üreten sistem, tork dağılımını sürüş koşullarına göre anlık olarak ayarlayabiliyor. Böylece aracın yol tutuşu, viraj performansı ve hızlanma karakteri sürekli optimize ediliyor. Özellikle kaygan zeminlerde ve yüksek hızlarda sistemin sunduğu denge, AMG mühendisliğinin yeni nesil elektrikli otomobillere nasıl uyarlandığını ortaya koyuyor. Mercedes-AMG Performance 4MATIC+ adı verilen değişken dört çeker sistemi, her tekerleğe iletilen gücü gerçek zamanlı olarak yöneterek sürücünün direksiyon komutlarına çok daha hızlı tepki verilmesini sağlıyor. 0’dan 100 Kilometre Hıza Sadece 2,7 Saniyede Ulaşıyor Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, performans verileriyle süper otomobilleri zorlayan bir karakter sergiliyor. Elektrikli güç ünitesi sayesinde araç, 0’dan 100 kilometre hıza yalnızca 2,7 saniyede ulaşabiliyor. Bu değer, markanın şimdiye kadar geliştirdiği en hızlı elektrikli modeller arasında yer almasını sağlıyor. Elektrik motorlarının sunduğu anlık tork sayesinde hızlanma sırasında güç kaybı yaşanmıyor ve sürücüye kesintisiz bir ivmelenme hissi sunuluyor. Mercedes-AMG, yeni modelde yalnızca düz yol performansına değil, yüksek hızlarda stabiliteye de odaklandı. Bu doğrultuda geliştirilen şasi sistemi, sportif sürüş karakterini günlük kullanım konforuyla bir araya getiriyor. 800 Volt Teknolojisiyle Uzun Menzil ve Çok Hızlı Şarj Elektrikli performans otomobillerinde en kritik unsurlardan biri olan batarya teknolojisi de yeni CLA 45 4MATIC+’ın güçlü yönleri arasında yer alıyor. Modelde kullanılan 94 kWh kapasiteli batarya, 800 volt mimarisi üzerine inşa edildi. Bu altyapı sayesinde araç, WLTP ölçümlerine göre Coupé versiyonunda yaklaşık 670 kilometre, Shooting Brake seçeneğinde ise yaklaşık 640 kilometreye ulaşan sürüş menzili sunuyor. Şarj performansı da segmentinin en iddialı seviyelerinde bulunuyor. Maksimum 330 kW DC hızlı şarj desteğine sahip olan otomobil, yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 270 kilometrelik sürüş menzili kazanabiliyor. Bataryanın yüzde 10'dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 22 dakika sürüyor. Bu özellikler, uzun yolculuklarda şarj molalarının ciddi ölçüde kısalmasını sağlayarak elektrikli otomobil kullanımını daha pratik hale getiriyor. Aktif Aerodinamik Sürüşe Göre Kendini Ayarlıyor Mercedes-AMG, yeni modelde aerodinamik verimliliği artırmak amacıyla aktif hava yönetim sistemlerine de yer verdi. Coupé versiyonunda kullanılan aktif arka spoyler ile Shooting Brake modelindeki hareketli tavan spoyleri, aracın hızına ve seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak konum değiştiriyor. Böylece yüksek hızlarda yere basma kuvveti artırılırken normal sürüşlerde hava direnci azaltılıyor. Bu sistem yalnızca yol tutuşuna katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enerji tüketimini optimize ederek batarya verimliliğine de destek oluyor. AMG RIDE CONTROL ile Pistten Günlük Kullanıma Geçiş Yeni CLA 45 4MATIC+ için geliştirilen şasi sistemi tamamen performans odaklı şekilde yeniden tasarlandı. Modelde adaptif AMG RIDE CONTROL süspansiyon sistemi görev yapıyor. Sürücüler farklı yol koşullarına uygun olarak yedi farklı sürüş modu arasında seçim yapabiliyor. Arka tekerlekler arasındaki tork dağılımı da elektronik olarak sürekli kontrol edilerek viraj performansı önemli ölçüde artırılıyor. Bu yapı sayesinde otomobil hem günlük şehir kullanımında konforlu bir karakter sunuyor hem de pist sürüşlerinde yüksek performans potansiyelini ortaya koyabiliyor. Elektrikli Otomobilde Klasik AMG Ruhunu Yaşatacak Teknolojiler Mercedes-AMG, elektrikli otomobillerde sürüş heyecanını artırmak amacıyla tamamen yeni dijital çözümler geliştirdi. Yeni AMGFORCE S+ sistemi, içten yanmalı AMG modellerindeki sürüş hissini dijital ortamda yeniden oluşturuyor. Yapay motor sesi, sanal vites geçişleri ve koltuklara entegre edilen titreşim sistemi sayesinde sürücünün klasik AMG deneyimine yakın bir his yaşaması hedefleniyor. Bu teknoloji, elektrikli otomobillerde sessiz sürüşün yerine daha duygusal ve etkileşimli bir performans deneyimi sunmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Yeni MBUX Sistemi Dikkat Çekiyor Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, markanın geliştirdiği MB.OS işletim sistemi üzerine çalışan en güncel MBUX bilgi-eğlence platformunu da beraberinde getiriyor. Araçta ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini destekli yapay zekâ çözümleri entegre şekilde sunuluyor. Bu sayede sürücüler doğal konuşma diliyle birçok araca erişebilirken, otomobil sürüş alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler de sunabiliyor. AMG’ye özel geliştirilen dijital ekranlar ise performans verilerinin anlık olarak takip edilmesine, sürüş karakteristiklerinin analiz edilmesine ve aracın farklı ayarlarının detaylı biçimde kişiselleştirilmesine imkân tanıyor. Elektrikli otomobil teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde tanıtılan Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yüksek performansı uzun menzil, hızlı şarj altyapısı ve gelişmiş dijital teknolojilerle bir araya getirerek premium elektrikli spor otomobil segmentinde dikkat çeken yeni alternatiflerden biri olmaya hazırlanıyor. Model, AMG'nin yıllardır özdeşleştiği sürüş karakterini elektrikli mobilite çağında da koruma hedefinin en güçlü temsilcileri arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.