Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afad

Kapsül Haber Ajansı - Afad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Büyükakın Şiddetli Yağıştan Etkilenen Bölgeleri Gezdi Haber

Başkan Büyükakın Şiddetli Yağıştan Etkilenen Bölgeleri Gezdi

Yağıştan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Başkan Büyükakın yaraları hızlıca saracaklarını belirtti. BÜYÜKŞEHİR 7/24 SAHADA Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ilimizde etkili olan şiddetli yağışların yaşattığı sıkıntıların en aza indirilmesi için 7/24 esasına göre çalışıyor. Yağıştan önce tüm önlemlerini alan Büyükşehir Belediyesi 3 bin 16 personel, 954 araç ve iş makinesi ile sahada görev yapıyor. Başkan Tahir Büyükakın da şiddetli yağışların etkilediği Kartepe ve Başiskele’de incelemelerde bulundu. Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ile Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, incelemelerinde Başkan Büyükakın’a eşlik etti. “TÜM GÜCÜMÜZLE SAHADAYIZ” Ekiplerden son durum hakkında bilgi alan Başkan Büyükakın daha sonra şiddetli yağışlardan etkilenen vatandaşları dinledi, geçmiş olsun dileklerini iletti. Büyükşehir ekiplerinin tamamının sahada olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “3 bin 16 personel ve 954 aracımız sahada çalışıyor. Ekiplerimiz, ilçe belediyelerinin ekipleriyle birlikte bütün taşkın bölgelerine yetişmeye çalışıyor. Şu anda hasar olan bölgelerdeki hasarları ortadan kaldırma çalışması öncelikle devam ediyor” dedi. “KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ” Başkan Büyükakın en başından bu yana AFAD ile koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade ederek, “AFAD ve bizim ekiplerimiz, hasar tespit çalışmalarını tamamlıyor. Sonrasında hızlı bir şekilde ailelere sosyal yardımların iletilmesi, başta meskenler olmak üzere bu yardımların yapılması konusunda AFAD ve Sayın Kocaeli Valimiz İlhami Aktaş ile birlikte koordine olup gerekenler yapılacak” dedi. Hafta sonu için verilen yeni yağış uyarısını da hatırlatan Başkan Büyükakın şunları söyledi: “Arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmalarını yapıyor. Vatandaşlarımızı da bu konuda dikkatli olmaya bir kez daha davet ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKOM’dan İstanbullulara “Turuncu Kod” Haber

AKOM’dan İstanbullulara “Turuncu Kod”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) gelişmeler hakkında kurmaylarından bilgi aldı. Salı gününden itibaren teyakkuzda olduklarını ifade eden Aslan, “Salı günü gece 22.00 civarıyla başlayan yağış, çarşamba günü şiddetini artırdı ve İstanbul'un genelinde büyük bir yağış alındı. Normal şartlarda metrekareye 20 kilogram yağış düşmesi lazım ki bu normal bir yağış diye düşünelim. Ancak bizde bazı noktalarda 273 kilogram yağış düşen noktalarla karşı karşıya kaldık ve İstanbul'un çeşitli bölgelerinde küçük ya da büyük çaplı problemler yaşandı. İşte Ayazağa, Cendere Vadisi'nde ciddi su baskınları oldu. Maalesef can kayıplarımız var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak turuncu alarm ile beraber salı günü geceden itibaren tüm arkadaşlarımızla, ekiplerimizle sahadaydık. Hem sahada, alanda birebir mücadele eden arkadaşlarımız vardı 8 bin 500 kadar insan gücüyle, 2 bin 400 civarında araçla da iş makinesiyle de mücadele ettik ve mücadelemiz şu ana kadar devam ediyor. Arkadaşlarımız, ekiplerimiz sahada. Toplamda AFAD ile beraber, jandarmamızla beraber, İl Jandarma Komutanlığının talimatıyla işte Kıyı Emniyeti ile, Sahil Güvenlik ile, 1. Ordumuz ile beraber yaklaşık 50 bin civarında personelle, önde veya arkada, arka hizmeti yapan arkadaşlarımızla beraber 50 binlik bir kadroyla İstanbul'daki bu afete müdahale ettik. Maalesef dediğimiz gibi can kayıplarımız var, 3 tane yurttaşımızı da arama çalışmalarımız sürüyor. Sürekli AKOM'da ve AFAD'da toplantılar yaparak İstanbul'un yaşadığı bu afet sürecinden bir an önce kurtulması ve normal hayatına dönmesi için de büyük bir mücadele ve gayret gösteriyoruz” diye konuştu. Aslan konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; “İSTANBUL'DA DA TURUNCU KODA GEÇİLEREK ALARM, TURUNCU ALARM SEVİYESİNDEYİZ” “Dün bakanlarımızla toplantılar yaptık. Bakanımız, Sayın Valimiz birlikte toplantılar yaptık AFAD'da. Bugün de Çevre ve Şehircilik Bakanımız ve İçişleri Bakanımız ile beraber sabahın erken saatlerinden itibaren Ayazağa'daydık. Alanı dolaştık arkadaşlarımızla beraber. Halkla beraber toplantılar yaptık, yurttaşlarımızı dinledik. Daha sonra daraltılmış bir toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanımızın da başkanlığında, Valimizin de katılımıyla bir toplantı daha yaptık ve şu saat itibarıyla neler yapmamız gerektiğiyle ilgili notları her kurum kendine göre aldı. Devletin bütün kurumları eş güdüm içinde çalışıyor. İstanbul Valiliğiyle ve AFAD ile koordineli çalışıyoruz. Dolayısıyla şu ana kadar geldik fakat bugün meteorolojik verilere göre, arkadaşlarımızın analizlerine göre maalesef yurt genelinde sarı kodlu ve turuncu kodlu alarm seviyeleri var. İşte Kocaeli, Adapazarı, Yalova, Bursa civarlarında turuncu kod seviyesine geçildi. Yurdun bazı yerlerinde de sarı kodla önlemler alınmaya çalışılıyor. Yine İstanbul'da dün de konuştuğumuz üzere cuma günü hafif sağanak yağışlar, akşam 18.00'den sonra yağışın birazcık daha şiddetlenmesi ama yarın öğlene doğru kuvvetlenme ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla İstanbul'da da turuncu koda geçilerek alarm, turuncu alarm seviyesindeyiz.” “MECBUR KALINMADIKÇA DIŞARIYA ÇIKILMAMASI, MECBURSANIZ DA KENDİ ARACINIZLA DEĞİL, TOPLU TAŞIMA ARAÇLARIYLA TRAFİĞE ÇIKMANIZI ÖNERİYORUZ” “72 saattir uyumadan büyük bir mücadele veriyor çalışma arkadaşlarımız. 92 bin ekip arkadaşımızla, yol arkadaşımızla İstanbul'da hasarın minimum seviyede atlatılması için büyük bir gayret gösteriliyor. İkinci bir afet olması durumunda zaten bütün tedbirlerimizi alıyoruz. Bütün dere yataklarında, derelerde çalışmalarımızı şu an itibarıyla Yol Bakım Dairesi Başkanlığı, İSKİ Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, İSTAÇ Genel Müdürlüğümüz yoğun bir gayretle mücadele ediyorlar dereleri temizlemek için, su baskını olan iş yerlerinin veya evlerin suyunu boşaltmak için büyük bir mücadele var. Ancak dikkatli olmak durumundayız. Buradan tüm yurttaşlarımızı da tekrar uyarmak isterim. Bu akşamdan itibaren, mecbur kalınmadıkça dışarıya çıkılmaması, mecbursanız da kendi aracınızla değil, toplu taşıma araçlarıyla trafiğe çıkmanızı öneriyoruz. Bu vesileyle ben 16 milyon İstanbullu yurttaşımızdan, komşularımızdan mümkünse, mecbur kalmadıkları sürece bu akşamdan itibaren yarın gece yarısına kadar toplu taşıma araçlarını kullanmalarını, eğer mecbur değillerse evlerinden çıkmadan bu iki günü de, iki geceyi de atlatmalarını rica ediyoruz. İnşallah salı ve çarşamba günü, salı gece ve çarşamba günü yaşadığımız bu büyük felaketi bir daha yaşamayız. Her yaşanan şey insanlar için bir tecrübe. Siz önlemler alırsınız fakat aldığınız önlemleri test etme şansınız ancak bir felaket durumunda olur. Biz de bu felaketten de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli dersleri çıkaracağız. Arkadaşlarımızla alanı toparladıktan sonra oturup tekrar neyi nasıl yapmamız gerektiğini gözden geçireceğiz. Çünkü gördük ki 80 yılın üstünde, 80 yıldır olmayan bir yağışı İstanbul aldı.” “TEK AMACIMIZ VAR: İSTANBUL'DAKİ HEMŞEHRİLERİMİZİN HERHANGİ BİR FELAKETTE OLUMSUZ ETKİLENMESİNİ ENGELLEMEK” “İklim krizi, işte ısı, ortam ve dünya değişiyor, dönüyor ve gelişiyor. Dolayısıyla bu gelişime ayak uyduracak önlemleri ve tedbirleri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak devletimizin bakanlıklarıyla, ilgili kurumlarıyla, Valiliğimizle, AFAD'ımızla birlikte aldığımız tedbirleri ve önlemleri tekrar gözden geçireceğiz. İyileşme yapmamız gereken noktalar varsa belirleyeceğiz ve bunları iyileştireceğiz. Tek amacımız var: İstanbul'daki hemşehrilerimizin herhangi bir felakette olumsuz etkilenmesini engellemek. Başka bir düşüncemiz yok. Bu tür afetlerde İstanbulluların göstermiş olduğu gayrete, yardımlaşmaya, dayanışmaya teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Tüm Ekipleriyle Sahada Haber

İBB Tüm Ekipleriyle Sahada

Özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde etkili olan sağanak yağış, 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek değerlerden birine ulaştı. Beykoz’da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan’da 190.5 kilogram, Sarıyer’de ise 187.9 kilogram yağış düştü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde tüm birimleriyle çalışmalarını sürdürüyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, çalışmaları İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM’dan koordine ediyor. Kent genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle müdahaleler devam ederken, saat 23.30 itibarıyla İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştı. İBB, olumsuz hava koşulları nedeniyle vatandaşların güvenli alanlarda dinlenebilmesi için tüm sosyal tesislerini sabaha kadar açık tutacak. BELTUR’un 6 noktası da gece boyunca hizmet verecek. Vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla 15 raylı sistem hattında seferler saat 02.00’ye kadar uzatıldı. BEYKOZ’DA METREKAREYE 230,8 KİLOGRAM YAĞIŞ İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM’un son raporuna göre, İstanbul’da salı sabahından itibaren etkili olan sağanak yağışlarda son yılların en yüksek değerlerinden bazıları kaydedildi. Beykoz’da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan’da 190.5 kilogram, Sarıyer’de ise 170.2 kilogram yağış ölçüldü. Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde yağış miktarı metrekarede 100 ila 230 kilogram aralığına ulaştı. İstanbul’un birçok noktasında metrekareye düşen yağış miktarı 100 kilogramı aşarken, bazı bölgelerde 200 kilogramın üzerine çıktı. 8 BİN 392 PERSONEL, 2 BİN 246 ARAÇLA MÜDAHALE İBB, yağışın başladığı ilk saatlerden itibaren tüm birimleriyle sahada görev yapıyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, gelişmeleri AKOM’dan anlık olarak takip ederken ilgili birimlerin yöneticileri de sahadaki ekiplerle sürekli iletişim halinde müdahaleleri koordine ediyor. İstanbul genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle çalışmalar sürdürülüyor. İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştı. İhbarların 5 bin 711’i İSKİ’ye, 528’i Çözüm Merkezi’ne, 498’i İtfaiye’ye, 200’ü ise Yol Bakım ekiplerine iletildi. Su baskınları, rögar taşmaları, yol çökmeleri, dere taşmaları ve ağaç devrilmelerine yönelik müdahaleler aralıksız devam ediyor. Kent genelinde yağıştan etkilenen yol ve alt geçitlerde gerekli trafik tedbirleri alınırken, ekipler su tahliyesi, temizlik ve yol açma çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle dere yatakları ve çevresindeki risklere karşı vatandaşların dikkatli olmaları, ilgili kurumların uyarılarını takip etmeleri istendi. İBB’NİN TÜM SOSYAL TESİSLERİ SABAHA KADAR AÇIK OLACAK İBB, yoğun yağış nedeniyle dışarıda kalan vatandaşların yağıştan korunabilmesi, güvenli bir ortamda dinlenebilmesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla tüm sosyal tesislerini sabaha kadar açık tutacak. Sosyal tesislerde vatandaşlara çay ve su ikram edilecek. İBB, olumsuz hava koşullarından etkilenen vatandaşlara gece boyunca destek sağlamayı sürdürecek. BELTUR’UN 6 NOKTASI GECE BOYUNCA HİZMET VERECEK İBB iştiraki BELTUR da yoğun yağış nedeniyle vatandaşların güvenli alanlarda dinlenebilmesi için belirlenen 6 noktada gece boyunca hizmet verecek. Bu kapsamda Çubuklu Silolar, Müze Gazhane, Caddebostan, Bakırköy Sahil, Avcılar Denizköşkler ve Kartal noktaları sabaha kadar açık olacak. 15 RAYLI SİSTEM HATTINDA SEFERLER SAAT 02.00’YE KADAR UZATILDI İBB, olumsuz hava koşullarında vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla raylı sistemlerde sefer saatlerini uzattı. Metro İstanbul tarafından işletilen 10 metro hattında seferler saat 02.00’ye kadar devam edecek. Saat 02.00’ye kadar hizmet verecek metro hatları: * M1A Yenikapı–Atatürk Havalimanı * M1B Yenikapı–Kirazlı * M2 Yenikapı–Hacıosman * M3 Bakırköy–Kayaşehir * M4 Kadıköy–Sabiha Gökçen Havalimanı * M5 Üsküdar–Sultanbeyli * M6 Levent–Boğaziçi Üniversitesi/Hisarüstü * M7 Yıldız–Mahmutbey * M8 Bostancı–Parseller * M9 Ataköy–Olimpiyat Tramvay ve füniküler hatlarında da sefer saatleri uzatıldı. T1 Kabataş–Bağcılar, T4 Topkapı–Mescid-i Selam ve T5 Eminönü–Alibeyköy tramvay hatları ile F1 Taksim–Kabataş ve F4 Boğaziçi Üniversitesi/Hisarüstü–Aşiyan füniküler hatları da saat 02.00’ye kadar hizmet verecek. Toplam 15 raylı sistem hattında ulaşım hizmeti gece saatlerine kadar sürdürülecek. Metrobüs seferleri de sabaha karar uzatıldı. İSTANBUL VALİLİĞİ VE AFAD İLE EŞGÜDÜMLÜ ÇALIŞMA İBB, İstanbul Valiliği ve AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde çalışmalarına devam ediyor. Özellikle dere yatakları ve çevresindeki riskler yakından takip edilirken, İSKİ ve ilgili İBB birimleri gerekli uyarıları yapıyor ve sahadaki kontrollerini sürdürüyor. AKOM’DA ALARM DURUMU DEVAM EDİYOR İBB Başkanvekili Nuri Aslan, gece boyunca beklenen kuvvetli yağış ve fırtınaya karşı İstanbulluları dikkatli olmaları konusunda uyardı. AKOM’un meteorolojik değerlendirmelerine göre, yağışların özellikle Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde etkisini sürdürmesi bekleniyor. Perşembe sabahı saat 10.00’a kadar bazı bölgelerde metrekareye 50 ila 75 kilogram ilave yağış düşebileceği, rüzgârın ise saatte 50 ila 80 kilometre hıza ulaşabileceği tahmin ediliyor. İBB, vatandaşlara zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamaları, mümkün olduğunca toplu ulaşımı tercih etmeleri, dere yataklarından ve su baskını riski bulunan alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. İBB, tüm birimleriyle alarm durumunu sürdürürken, vatandaşların can güvenliğinin sağlanması, ulaşımın aksamaması ve yağışın neden olduğu olumsuzlukların giderilmesi için çalışmalarına gece boyunca devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı

Aslan, “Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. MALTEPE / İSTANBUL İstanbul Maltepe Cevizli Mahallesi’nde 7 katlı bir binada sabah saatlerinde çökme meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, olay yerinde kurmaylarından aldığı bilgilendirmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Aslan, "Arkadaşlar, çok üzgünüz. Maltepe’deyiz. Bugün sabah 05.40 saatlerinde bir binamızda çökme meydana geldi Cevizli’de. Saat 06.00 itibarıyla bütün arama-kurtarma ekiplerimiz; İstanbul İtfaiyesi, AFAD ve diğer bütün ekiplerimiz, Maltepe Belediyesinin arama-kurtarma ekipleri hep beraber olaya müdahale ediyorlar. Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmalarını şu şekilde devam etti; “BU MEMLEKETİ, MİLLETİ SEVEN HER YURTTAŞIMIZ VE DEVLETİMİZİN GÖREVLİLERİ BİRLİKTE HAREKET ETMELİ” “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla beraber uzunca süredir çok büyük çalışmalar yapıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin afetle ilgili, kentsel dönüşümle ilgili çok ciddi destekleri var ama bir taraftan da Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’un geliştirdiği projelerle, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla çok ciddi dönüşümler var. Ben buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Bakanımıza tekrar ifade etmek isterim ki; sizinle uyum içinde çalışıyoruz ve daha fazla bir uyuma ihtiyaç varsa tekrar aldığımız kararları gözden geçirelim ve tekrar masaya oturalım. Daha ne yapabiliriz; Valimizle, devletimizin çeşitli kurumlarıyla beraber konuşalım. Ama yurttaşlarımızdan da rica ediyoruz. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzle görüşerek çatı katlarının bağımsız birim olmasını da ilan ettik. Meclisimizden oy birliğiyle geçirdik ve hızlıca kentsel dönüşümün önünü açtık. Daha ne yapılması gerekiyorsa devlet her şeyi yapmaya hazır. Ama milletin de mutlaka bu konuda azıcık da olsa biraz hareket etmesine ihtiyacımız var. Çünkü İstanbul demek, Türkiye demek. İstanbul, bir problem olduğunda beka problemi demek. Dolayısıyla bu memleketi, milleti seven her yurttaşımız ve devletimizin görevlileri birlikte hareket etmeli. Buradan tekrar aynı masada milletimizle ve devletimizle buluşmaya tüm halkımızı çağırıyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.” “99 ÖNCESİ YAPILAN BİNALARI HIZLICA DÖNÜŞTÜRMEK DURUMUNDAYIZ” “Netice itibarıyla 1987 yılında yapılmış, o günün mimari ve mühendislik ölçeklerine göre yapılmış bir bina bu. Fakat daha sonradan üstüne birkaç kat ilave edilince tabii ki zeminsel problem var. Yoksa baktığımızda, ilgili arkadaşlarımızın şeyinde, mesela bu bina da yeni, 7 katlı diyelim ki... Ama mühendislik gelişiyor, teknoloji gelişiyor, bilim gelişiyor. Bu tür vakalarla karşı karşıya kalabilir miyiz? Kalabiliriz. Ne konuşmuştuk aslında? Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman söylediği, Bakanımızın da, Ekrem Başkanımızın da, bizim de söylediğimiz bir şey var: 99 öncesi yapılan binaları hızlıca dönüştürmek durumundayız. Dolayısıyla "Şu şundan oldu, Bakanlık şunu eksik yaptı, Belediye bunu eksik yaptı, mimar bunu eksik yaptı" demek yerine biz yarını konuşmalıyız. Bu yüzden de şu an bütün devletin güçleri burada büyük bir mücadele veriyorlar. İnşallah tüm yurttaşlarımızı sağ salim kurtaracağız.” “İSTANBUL’U HEP BİRLİKTE AYAĞA KALDIRACAĞIZ” “Ben bir yönetici olarak asla mazeret uydurmayı kabul etmiyorum. Her zaman bir çözüm mümkün. Arkadaşlarımızla burada biz Valimizle, Bakanımızla beraber masaya oturup göreceksiniz ki İstanbul’da daha hızlı tedbirler alacağız. Sadece son 3 yılda, yanlış mı biliyorum, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla yaklaşık 550 bin bağımsız bölüm dönüştü. Netice itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çatı katlarıyla, tevhit kararlarıyla beraber de çok ciddi bir dönüşüm var. İşte gördüğünüz gibi Kadıköy’ünden Maltepe’sine, Güngören’inden Avcılar’ına kadar, Bahçelievler’ine kadar her taraf şantiye şeklinde. Ama bu yeter mi? Yetmez arkadaşlar. Devlet daha ne yapması gerekiyorsa hazır. Millet de azıcık elini uzattığında bir noktada buluşacağız. ‘Benim evim 90 metrekareydi, 85 metrekareye düştü’ psikolojisinden kurtulacağız, İstanbul’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Devlet ve millet el ele tutuşacak. Başka çözüm yolu yok bunun. Çünkü 99 öncesi yapılan binalar var ve bu binaların yaklaşık 100 bininde hala dönüşmemiş durumda. Bunu hep birlikte yapmalıyız. Evet, teşekkür ederim arkadaşlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir - TİKA İş Birliğiyle Konya’da Uluslararası İtfaiye Çalıştayı Yapıldı Haber

Konya Büyükşehir - TİKA İş Birliğiyle Konya’da Uluslararası İtfaiye Çalıştayı Yapıldı

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Acil Durum ve Afet Müdahale Eğitimleri Programı (ADAMEP) kapsamında Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı düzenlendi. Bir otelin toplantı salonunda düzenlenen çalıştaya Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Latif Erdoğan’ın yanı sıra 14 ülkeden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden itfaiye teşkilatlarının temsilcileri katıldı. “ACININ, ALEVİN, AFETİN, ENKAZIN, YARDIM ÇIĞLIĞININ DİLİ AYNI” Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, amaçlarının ortak bir müdahale kültürünün oluşmasını sağlamak olduğunu ifade ederek, “Çünkü acının, alevin, afetin, enkazın, yardım çığlığının aslında dili, derdi aynı. Bu dil değişmiyor. Bu Cibuti’de de olsa, Özbekistan’da da olsa, Bangladeş’te de olsa bu yardım çığlığının dili aynı olduğu için bizim de ortak bir müdahale kültürünü oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu. “İTFAİYECİLİK, BİZİM İÇİN BİR İYİLİKTE YARDIMLAŞMA HAREKETİDİR” Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, "Aslında itfaiyeciler insanların can ve mal güvenliği için adanmış hayatlardan oluşuyor. Bu bizim için bir iyilikte yardımlaşma hareketidir. Peygamber Efendimiz ‘İstişare eden yanılmaz buyuruyor’ yani bu toplantıdan yanlış kararların çıkmayacağına eminim. Toplantının Konya’mızda olması bizim için bir gurur ve şeref vesilesi. İnşallah bu tatbikatlar kriz zamanında vakti en iyi değerlendirmeye, en hızlı şekilde can ve mal kurtarmaya, zararı en aza indirmeye katkı sağlayacak provalar olarak sonuçlanır” ifadelerini kullandı. Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği Genel Başkanı Mehmet Olcay Bal da “Türkiye İtfaiye Teşkilatı Yapısı” konulu başlıkta bir sunum gerçekleştirdi. ADAMEP kapsamında düzenlenen Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı; afet, yangın ve arama kurtarma alanlarında bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak, kurumsal kapasiteyi güçlendirmek ve ülkeler arasında ortak müdahale kültürünün geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla Konya’da ulusal ve uluslararası itfaiye teşkilatlarını bir araya getirdi. 14 FARKLI ÜLKEDEN TEMSİLCİLER KATILDI Özbekistan, Karadağ, Tacikistan, Cibuti, Libya, Gambiya, KKTC, Gürcistan, Somali, Bangladeş, Kuzey Makedonya, Tanzanya, Portekiz ve İrlanda’dan çalıştaya katılan temsilciler de çeşitli sunumlar yaptı. Türkiye’den ise Konya Büyükşehir İtfaiyesi ile birlikte; Bursa, Hatay, Erzurum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon, Balıkesir, Kırıkkale ve İzmit itfaiye teşkilatlarının temsilcileri de programda bilgi ve tecrübelerini aktardı. Programa AFAD’tan yetkililer, Savunma Sanayii Başkanlığı, Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Organize Sanayi Bölgesi Daire Başkanlığı temsilcilerinin yanı sıra enerji ve savunma sanayii alanında faaliyet gösteren: ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, TÜPRAŞ, PETKİM ve TUSAŞ’ın temsilcileri de katıldı. Farklı üniversitelerden akademisyenlerin de katıldığı çalıştayda bilimsel çalışmalar ile sahadaki uygulamalar arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının geliştirilmesi hedeflendi. Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı kapsamında 30 Eylül Çarşamba günü uluslararası bir de tatbikat gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı Haber

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı

Diyarbakır’da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek. Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi, SANKO yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 189 bin 701 takımın başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde düzenlenecek. 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan toplam 78 finalist takım yer alacak. Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak. Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ile Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Diyarbakır’da finalistlerini buluşturacak. Ayrıca ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek. Özellikle Elektronik Harp Yarışması, 500 bin TL’lik birincilik, 400 bin TL’lik ikincilik ve 300 bin TL’lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek. TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak. 571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır’da Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır’da sergilenecek. TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, 75 milyon TL’nin üzerinde ödül veriliyor. TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak. TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ 16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesiİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise SeviyesiSağlıkta Yapay Zeka Yarışması 18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Sanayide Robotik Uygulamalar YarışmasıJet Motor Tasarım Yarışmasıİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul SeviyesiHavacılıkta Yapay Zeka YarışmasıBiyoteknoloji İnovasyon YarışmasıÇip Tasarım YarışmasıElektronik Harp YarışmasıTEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu Haber

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı. GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı. Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti. Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı. Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor” GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.” “Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti: “Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.” GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı Haber

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı

AKUT bu hedef doğrultusunda, 15–16 Ağustos 2026 tarihlerinde Kocaeli’nde, 6 ekipten 57 gönüllünün katılımıyla 17 Ağustos Anma Tatbikatı adını verdiği 4. Seviye (Uluslararası) Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı gerçekleştirdi. İstanbul, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Tekirdağ ve Yarımada ekiplerinin katıldığı ve 36 saat kesintisiz olarak planlanan tatbikatta AKUT’un geliştirmekte olduğu uluslararası ağır sınıf Kentsel Arama ve Kurtarma (USAR) kapasitesinin sahadaki karşılığı test edildi. 17 Ağustos 1999’da Marmara’da yaşanan büyük deprem, Türkiye’nin afet gerçeğini tüm ağırlığıyla ortaya koyarken, AKUT için de arama kurtarma çalışmalarının, gönüllülüğün ve kurumsal afet kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu gösteren en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Aradan geçen 27 yılda AKUT, Türkiye’nin dört bir yanında ve farklı coğrafyalarda edindiği deneyimlerle arama kurtarma kapasitesini sürekli geliştirdi. AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, 17 Ağustos’un AKUT açısından yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda bugünkü çalışmaların temelinde yer alan bir sorumluluk olduğunu belirterek, “17 Ağustos 1999, Türkiye’nin afetlere hazırlık konusunda hafızasına kazınmış en önemli tarihlerden biri. AKUT’un tarihine baktığımızda da bu tarihin çok özel bir yeri olduğunu görüyoruz. O günden bugüne geçen süreçte çok büyük afetler yaşadık, çok sayıda insanımızın hayatına dokunduk ve sahada çok önemli tecrübeler edindik. Ancak afetler değiştikçe, riskler büyüdükçe ve uluslararası müdahale standartları geliştikçe bizim de kendimizi sürekli geliştirmemiz gerekiyor” dedi. AKUT’un geçmişteki operasyonel kapasitesinin yalnızca gönüllü sayısıyla ölçülemeyeceğini, yeni hedefin ise belirli uluslararası standartlar çerçevesinde sürdürülebilir ve yüksek kapasiteli bir ekip yapısı oluşturmak olduğunu vurgulayan Serhat Akbel, “AKUT, büyük afetlerde çok geniş gönüllü kadrolarıyla sahada görev yaptı. Özellikle 6 Şubat depremlerinde 1.000’in üzerinde gönüllümüzle operasyonlara katıldık. AFAD ile sahadaki en yüksek kapasiteli müdahale yapılarından biri olduk. Ancak bugün üzerinde çalıştığımız yapı, sayıdan çok nitelik, sürdürülebilirlik ve standardizasyon üzerine kurulu. Hedefimiz; uluslararası ağır sınıf USAR standartlarında görev yapabilecek, kendi lojistiğini, personel devamlılığını, komuta-kontrolünü ve teknik kapasitesini sürdürebilecek bir ekip yapısı oluşturmak” şeklinde konuştu. “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri hazırlığın ertelenemeyeceğidir” Serhat Akbel, Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatın özellikle 17 Ağustos’un yıl dönümüne denk gelmesinin güçlü bir anlam taşıdığını ifade eden Serhat Akbel, “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri, afet hazırlığının afet olduktan sonra değil, afet olmadan önce yapılması gerektiğidir. Bugün Kocaeli’nde gerçekleştirdiğimiz bu tatbikatı da bu anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bir enkaza girdiğimiz anda ne yapacağımızı düşünmek yerine, aylar ve yıllar öncesinden nasıl daha iyi bir ekip olabiliriz sorusunun cevabını arıyoruz” dedi. AKUT’un hedefinin yalnızca kendi kapasitesini geliştirmek olmadığını, Türkiye’nin uluslararası afet müdahale gücüne katkı sağlamak olduğunu da kaydeden Serhat Akbel, “Bizim hedefimiz, gerektiğinde Türkiye içinde çok güçlü bir müdahale gerçekleştirebilmek ve ihtiyaç olduğunda dünyanın herhangi bir noktasındaki büyük bir afete uluslararası standartlarda destek verebilecek kapasiteye ulaşmak. Bunu bir sivil toplum kuruluşu olarak gerçekleştirmek istiyoruz. Devletimizin afet yönetimindeki öncü ve koordinatör rolünün yanında, güçlü, uzmanlaşmış ve uluslararası standartlarda çalışan sivil toplum kapasitesinin de Türkiye’nin afet gücünü büyüteceğine inanıyoruz” diye konuştu. 36 saat boyunca gerçek bir uluslararası operasyon senaryosu Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatta ekipler, gerçek bir uluslararası afet müdahalesine mümkün olduğunca yakın koşullarda çalıştı. Tatbikatta; arama, keşif, teknik arama, kurtarma, medikal müdahale, enkaz güvenliği, haberleşme, lojistik, ekip yönetimi ve operasyonel koordinasyon süreçleri aynı anda işletildi. Uzun süreli görev koşullarında ise yalnızca kurtarma teknikleri değil; vardiya düzeni, personel devamlılığı, kaynak yönetimi, bilgi akışı, komuta-kontrol, lojistik sürdürülebilirlik ve değişen saha koşullarına uyum gibi başlıkların da önemli olduğu göz önünde bulundurularak bu anlamda da değerlendirmeler yapıldı. Hedef: 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon yapabilmek AKUT, yürüttüğü hazırlık çalışmaları kapsamında afet bölgesinde 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon sürdürebilecek bir uluslararası ağır sınıf ekip kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Planlanan kapasiteyle ekibin aynı anda iki ayrı enkaz sahasında kurtarma, iki ayrı enkaz sahasında ise arama, keşif ve değerlendirme faaliyetlerini yürütebilecek insan gücü, teknik ekipman, lojistik ve komuta-kontrol altyapısına sahip olması amaçlanıyor. Serhat Akbel, bu hedefin AKUT açısından uzun soluklu bir dönüşüm anlamına geldiğini kaydederek, “Burada ulaşmak istediğimiz nokta, afet bölgesine gidip kısa süreli bir operasyon yapmak değil. Gittiğimiz yerde kendi kendine yetebilen, personelini ve kaynaklarını yönetebilen, uzun süre görev yapabilen ve uluslararası standartlarda raporlama ve koordinasyon gerçekleştirebilen bir yapı oluşturmak. Bu nedenle bugün yaptığımız tatbikatı bir sonuç değil, bu uzun hazırlık sürecinin önemli kilometre taşlarından biri olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Hedef 2027’deki INSARAG sınıflandırması AKUT’un uluslararası ağır sınıf USAR kapasitesinin uluslararası düzeyde resmiyet kazanması açısından en önemli aşamalardan biri, Kasım 2027’de gerçekleştirilmesi planlanan INSARAG sınıflandırma sınavı olacak. Söz konusu sınavın başarıyla tamamlanması halinde AKUT, uluslararası ağır sınıf USAR ekip statüsünü resmen kazanmayı ve Türkiye’yi uluslararası afet müdahale kapasitesi açısından yeni bir seviyede temsil etmeyi hedefliyor. Serhat Akbel, bu sürecin AKUT için olduğu kadar Türkiye açısından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “2027’deki sınıflandırma sınavına yalnızca AKUT’un bir sınavı olarak bakmıyoruz. Bu, Türkiye’nin sivil toplum alanındaki afet müdahale kapasitesinin uluslararası standartlarda ortaya konulması açısından da önemli bir hedef. Biz bu sürecin sonunda yalnızca AKUT adına değil, Türkiye adına da gurur verici bir sonuç elde etmek istiyoruz. 17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. O günün acısını unutmadan, o günden öğrendiklerimizi geleceğe taşıyarak çalışmak zorundayız. Bizim için en anlamlı anma biçimlerinden biri, yeni bir deprem olduğunda ‘keşke daha hazırlıklı olsaydık’ dememek. Bunun yolu da bugün, afet yokken çalışmaktan, tatbikat yapmaktan, standartlarımızı yükseltmekten ve kapasitemizi sürekli geliştirmekten geçiyor.” Afetlere hazır, yüksek müdahale kapasitesine sahip bir Türkiye AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, “AKUT, afetlere hazır, yüksek müdahale kabiliyetine sahip bir Türkiye hedefi doğrultusunda; devletin öncülüğü ve koordinasyonu, milletin desteği ve Türkiye’nin güçlü yardımlaşma ve dayanışma kültürüyle çalışmalarını sürdürüyor. Ulusal ve uluslararası kapasitemizi geliştirmeye, gönüllülerinin bilgi ve becerilerini ileri seviyeye taşımaya ve Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Tatbikatın temel amacının tek tek kurtarma tekniklerini uygulamanın ötesinde, bütünlüklü bir USAR sisteminin sahada çalışabilirliğini sınamak olduğunu ifade eden AKUT Tatbikatlar Birimi Sorumlusu Kaan Sabah ise, “Ağır sınıf bir USAR ekibi oluşturmak, yalnızca daha fazla ekipman veya daha fazla personel bulundurmak anlamına gelmiyor. Asıl mesele, tüm bu unsurların tek bir operasyonel sistem içerisinde, uzun süre boyunca kesintisiz ve güvenli biçimde çalışabilmesi. Bu tatbikatta da arama-kurtarma faaliyetlerinden lojistiğe, haberleşmeden komuta-kontrole kadar bütün sistemi birlikte test ediyoruz” dedi. Eren Aşkın, 36 saatlik kesintisiz senaryonun özellikle ekiplerin sürdürülebilirlik kapasitesini ölçmek açısından önem taşıdığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Afetlerde ilk saatler bizler için çok önemli; ancak uluslararası ölçekte ağır sınıf bir müdahale ekibinden beklenti, yalnızca ilk saatlerde değil, günler boyunca aynı operasyonel disiplinle ve sürdürülebilirlikle çalışabilmesidir. Bu nedenle personel rotasyonu, vardiya planlaması, ekipman ve kaynakların yönetimi, bilgi akışının sürekliliği ve güvenli çalışma bizim için en az kurtarma faaliyetinin kendisi kadar önemli. Tatbikatta bunların tamamını gerçekçi senaryolar üzerinden değerlendiriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.