Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afad

Kapsül Haber Ajansı - Afad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu Haber

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı. GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı. Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti. Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı. Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor” GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.” “Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti: “Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.” GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı Haber

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı

AKUT bu hedef doğrultusunda, 15–16 Ağustos 2026 tarihlerinde Kocaeli’nde, 6 ekipten 57 gönüllünün katılımıyla 17 Ağustos Anma Tatbikatı adını verdiği 4. Seviye (Uluslararası) Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı gerçekleştirdi. İstanbul, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Tekirdağ ve Yarımada ekiplerinin katıldığı ve 36 saat kesintisiz olarak planlanan tatbikatta AKUT’un geliştirmekte olduğu uluslararası ağır sınıf Kentsel Arama ve Kurtarma (USAR) kapasitesinin sahadaki karşılığı test edildi. 17 Ağustos 1999’da Marmara’da yaşanan büyük deprem, Türkiye’nin afet gerçeğini tüm ağırlığıyla ortaya koyarken, AKUT için de arama kurtarma çalışmalarının, gönüllülüğün ve kurumsal afet kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu gösteren en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Aradan geçen 27 yılda AKUT, Türkiye’nin dört bir yanında ve farklı coğrafyalarda edindiği deneyimlerle arama kurtarma kapasitesini sürekli geliştirdi. AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, 17 Ağustos’un AKUT açısından yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda bugünkü çalışmaların temelinde yer alan bir sorumluluk olduğunu belirterek, “17 Ağustos 1999, Türkiye’nin afetlere hazırlık konusunda hafızasına kazınmış en önemli tarihlerden biri. AKUT’un tarihine baktığımızda da bu tarihin çok özel bir yeri olduğunu görüyoruz. O günden bugüne geçen süreçte çok büyük afetler yaşadık, çok sayıda insanımızın hayatına dokunduk ve sahada çok önemli tecrübeler edindik. Ancak afetler değiştikçe, riskler büyüdükçe ve uluslararası müdahale standartları geliştikçe bizim de kendimizi sürekli geliştirmemiz gerekiyor” dedi. AKUT’un geçmişteki operasyonel kapasitesinin yalnızca gönüllü sayısıyla ölçülemeyeceğini, yeni hedefin ise belirli uluslararası standartlar çerçevesinde sürdürülebilir ve yüksek kapasiteli bir ekip yapısı oluşturmak olduğunu vurgulayan Serhat Akbel, “AKUT, büyük afetlerde çok geniş gönüllü kadrolarıyla sahada görev yaptı. Özellikle 6 Şubat depremlerinde 1.000’in üzerinde gönüllümüzle operasyonlara katıldık. AFAD ile sahadaki en yüksek kapasiteli müdahale yapılarından biri olduk. Ancak bugün üzerinde çalıştığımız yapı, sayıdan çok nitelik, sürdürülebilirlik ve standardizasyon üzerine kurulu. Hedefimiz; uluslararası ağır sınıf USAR standartlarında görev yapabilecek, kendi lojistiğini, personel devamlılığını, komuta-kontrolünü ve teknik kapasitesini sürdürebilecek bir ekip yapısı oluşturmak” şeklinde konuştu. “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri hazırlığın ertelenemeyeceğidir” Serhat Akbel, Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatın özellikle 17 Ağustos’un yıl dönümüne denk gelmesinin güçlü bir anlam taşıdığını ifade eden Serhat Akbel, “17 Ağustos’un bize öğrettiği en önemli şeylerden biri, afet hazırlığının afet olduktan sonra değil, afet olmadan önce yapılması gerektiğidir. Bugün Kocaeli’nde gerçekleştirdiğimiz bu tatbikatı da bu anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bir enkaza girdiğimiz anda ne yapacağımızı düşünmek yerine, aylar ve yıllar öncesinden nasıl daha iyi bir ekip olabiliriz sorusunun cevabını arıyoruz” dedi. AKUT’un hedefinin yalnızca kendi kapasitesini geliştirmek olmadığını, Türkiye’nin uluslararası afet müdahale gücüne katkı sağlamak olduğunu da kaydeden Serhat Akbel, “Bizim hedefimiz, gerektiğinde Türkiye içinde çok güçlü bir müdahale gerçekleştirebilmek ve ihtiyaç olduğunda dünyanın herhangi bir noktasındaki büyük bir afete uluslararası standartlarda destek verebilecek kapasiteye ulaşmak. Bunu bir sivil toplum kuruluşu olarak gerçekleştirmek istiyoruz. Devletimizin afet yönetimindeki öncü ve koordinatör rolünün yanında, güçlü, uzmanlaşmış ve uluslararası standartlarda çalışan sivil toplum kapasitesinin de Türkiye’nin afet gücünü büyüteceğine inanıyoruz” diye konuştu. 36 saat boyunca gerçek bir uluslararası operasyon senaryosu Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikatta ekipler, gerçek bir uluslararası afet müdahalesine mümkün olduğunca yakın koşullarda çalıştı. Tatbikatta; arama, keşif, teknik arama, kurtarma, medikal müdahale, enkaz güvenliği, haberleşme, lojistik, ekip yönetimi ve operasyonel koordinasyon süreçleri aynı anda işletildi. Uzun süreli görev koşullarında ise yalnızca kurtarma teknikleri değil; vardiya düzeni, personel devamlılığı, kaynak yönetimi, bilgi akışı, komuta-kontrol, lojistik sürdürülebilirlik ve değişen saha koşullarına uyum gibi başlıkların da önemli olduğu göz önünde bulundurularak bu anlamda da değerlendirmeler yapıldı. Hedef: 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon yapabilmek AKUT, yürüttüğü hazırlık çalışmaları kapsamında afet bölgesinde 10 gün boyunca, 24 saat esasına göre operasyon sürdürebilecek bir uluslararası ağır sınıf ekip kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Planlanan kapasiteyle ekibin aynı anda iki ayrı enkaz sahasında kurtarma, iki ayrı enkaz sahasında ise arama, keşif ve değerlendirme faaliyetlerini yürütebilecek insan gücü, teknik ekipman, lojistik ve komuta-kontrol altyapısına sahip olması amaçlanıyor. Serhat Akbel, bu hedefin AKUT açısından uzun soluklu bir dönüşüm anlamına geldiğini kaydederek, “Burada ulaşmak istediğimiz nokta, afet bölgesine gidip kısa süreli bir operasyon yapmak değil. Gittiğimiz yerde kendi kendine yetebilen, personelini ve kaynaklarını yönetebilen, uzun süre görev yapabilen ve uluslararası standartlarda raporlama ve koordinasyon gerçekleştirebilen bir yapı oluşturmak. Bu nedenle bugün yaptığımız tatbikatı bir sonuç değil, bu uzun hazırlık sürecinin önemli kilometre taşlarından biri olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Hedef 2027’deki INSARAG sınıflandırması AKUT’un uluslararası ağır sınıf USAR kapasitesinin uluslararası düzeyde resmiyet kazanması açısından en önemli aşamalardan biri, Kasım 2027’de gerçekleştirilmesi planlanan INSARAG sınıflandırma sınavı olacak. Söz konusu sınavın başarıyla tamamlanması halinde AKUT, uluslararası ağır sınıf USAR ekip statüsünü resmen kazanmayı ve Türkiye’yi uluslararası afet müdahale kapasitesi açısından yeni bir seviyede temsil etmeyi hedefliyor. Serhat Akbel, bu sürecin AKUT için olduğu kadar Türkiye açısından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “2027’deki sınıflandırma sınavına yalnızca AKUT’un bir sınavı olarak bakmıyoruz. Bu, Türkiye’nin sivil toplum alanındaki afet müdahale kapasitesinin uluslararası standartlarda ortaya konulması açısından da önemli bir hedef. Biz bu sürecin sonunda yalnızca AKUT adına değil, Türkiye adına da gurur verici bir sonuç elde etmek istiyoruz. 17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. O günün acısını unutmadan, o günden öğrendiklerimizi geleceğe taşıyarak çalışmak zorundayız. Bizim için en anlamlı anma biçimlerinden biri, yeni bir deprem olduğunda ‘keşke daha hazırlıklı olsaydık’ dememek. Bunun yolu da bugün, afet yokken çalışmaktan, tatbikat yapmaktan, standartlarımızı yükseltmekten ve kapasitemizi sürekli geliştirmekten geçiyor.” Afetlere hazır, yüksek müdahale kapasitesine sahip bir Türkiye AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, “AKUT, afetlere hazır, yüksek müdahale kabiliyetine sahip bir Türkiye hedefi doğrultusunda; devletin öncülüğü ve koordinasyonu, milletin desteği ve Türkiye’nin güçlü yardımlaşma ve dayanışma kültürüyle çalışmalarını sürdürüyor. Ulusal ve uluslararası kapasitemizi geliştirmeye, gönüllülerinin bilgi ve becerilerini ileri seviyeye taşımaya ve Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Tatbikatın temel amacının tek tek kurtarma tekniklerini uygulamanın ötesinde, bütünlüklü bir USAR sisteminin sahada çalışabilirliğini sınamak olduğunu ifade eden AKUT Tatbikatlar Birimi Sorumlusu Kaan Sabah ise, “Ağır sınıf bir USAR ekibi oluşturmak, yalnızca daha fazla ekipman veya daha fazla personel bulundurmak anlamına gelmiyor. Asıl mesele, tüm bu unsurların tek bir operasyonel sistem içerisinde, uzun süre boyunca kesintisiz ve güvenli biçimde çalışabilmesi. Bu tatbikatta da arama-kurtarma faaliyetlerinden lojistiğe, haberleşmeden komuta-kontrole kadar bütün sistemi birlikte test ediyoruz” dedi. Eren Aşkın, 36 saatlik kesintisiz senaryonun özellikle ekiplerin sürdürülebilirlik kapasitesini ölçmek açısından önem taşıdığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Afetlerde ilk saatler bizler için çok önemli; ancak uluslararası ölçekte ağır sınıf bir müdahale ekibinden beklenti, yalnızca ilk saatlerde değil, günler boyunca aynı operasyonel disiplinle ve sürdürülebilirlikle çalışabilmesidir. Bu nedenle personel rotasyonu, vardiya planlaması, ekipman ve kaynakların yönetimi, bilgi akışının sürekliliği ve güvenli çalışma bizim için en az kurtarma faaliyetinin kendisi kadar önemli. Tatbikatta bunların tamamını gerçekçi senaryolar üzerinden değerlendiriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı Haber

Kocaeli, deniz kaynaklı afetlere karşı güç birliği yaptı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deniz kaynaklı afetlere karşı hazırlık seviyesini artırıyor. Bu kapsamda “Adalar Deniz Senaryolu Bölgesel Tatbikatı” öncesinde düzenlenen toplantıda, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon çalışmaları ele alındı. TÜM SÜREÇLER KONUŞULDU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; tatbikat senaryosu, kurumlar arası görev dağılımı, müdahale planları, haberleşme altyapısı, lojistik süreçler ve deniz-kara uyumu tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. AFAD Başkanlığı tarafından 20-21 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 2026 Yılı Ulusal Afet Tatbikatı öncesinde planlanan bölgesel deniz tatbikatına hazırlık kapsamında düzenlenen toplantıya; Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, Kocaeli Bölge Liman Başkanı Ahmet Mert ile suda arama kurtarma alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. AFET SENARYOLARI SAHADA DENEYİMLENECEK Tatbikat kapsamında; deprem sonrası kıyı şeridinde oluşabilecek yıkımlar, denize sürüklenen enkaz parçaları, yük gemisinde çıkabilecek yangın ve Karamürsel açıklarında bir yolcu teknesinin batması gibi kritik senaryolar üzerinden kapsamlı uygulamalar yapılacak. Arama-kurtarma, tahliye, yangınla mücadele ve lojistik operasyonlar, gerçeğe en yakın şekilde sahada test edilecek. HEDEF; ANINDA MÜDAHALE, KUSURSUZ KOORDİNASYON Toplantıda, afet anlarında saniyelerin bile hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek hızlı karar alma, güçlü koordinasyon ve etkin kaynak yönetiminin önemi vurgulandı. Tatbikata katılacak tüm paydaşların görev ve sorumlulukları netleştirilirken, kurumlar arası uyumun daha da güçlendirilmesi hedeflendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir şehir hedefi doğrultusunda eğitim, tatbikat ve planlama çalışmalarını tüm paydaşlarla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı Haber

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) personelinin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmaya yönelik çalışmaları devam ediyor. Santralin arama kurtarma ekibinde gönüllü olarak yer alan çalışanlar, Adana’daki Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Eğitim Merkezi’nde düzenlenen yıllık uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayarak yeterliliklerini yeniden belgeledi. Akkuyu NGS çalışanları arasından gönüllülük esasına göre oluşturulan arama kurtarma ekibi, acil durumlarda görev alabilmek için düzenli olarak uzmanlık eğitimlerinden geçiyor. Bu yılki eğitim kapsamında 40 çalışan, arama kurtarma operasyonlarının planlanması ve yürütülmesine yönelik güncel yöntemleri öğrendi, enkazda arama ve keşif çalışmaları ile yaralı tahliye uygulamalarını sahada pratiğe döktü. Ayrıca taktik özel eğitim ve topografik bilgileri alan katılımcıların tamamı, eğitim sonunda yapılan yeterlilik sınavını başarıyla geçti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Acil durumlarda doğru, hızlı ve güvenli şekilde hareket eden uzmanların yetiştirilmesi, projemizde güvenlik kültürünün temel unsurlarından biridir. Bu yaklaşım, yalnızca çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini değil, aynı zamanda doğal afetler ve insan kaynaklı acil durumlar karşısında hızlı ve etkin müdahale edebilme hazırlığını da kapsıyor. Bu nedenle, gönüllü arama kurtarma ekibimizin düzenli olarak eğitim almasına ve pratik becerilerini, Türkiye’nin yetkili kurumu AFAD’ın rehberliğinde sürekli geliştirmesine büyük önem veriyoruz.” Arama kurtarma ekibine yönelik eğitimler düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve ekip üyelerinin bilgi ve pratik becerilerinin güncel gerekliliklere uygun şekilde korunmasına katkı sağlıyor. Personelin eğitimi, Akkuyu NGS’nin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmayı amaçlayan kapsamlı sistemin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Gündem Yoğun: Başkan Cemil Tugay’dan Ankara’ya Ortak Çözüm Çağrısı Haber

İzmir’de Gündem Yoğun: Başkan Cemil Tugay’dan Ankara’ya Ortak Çözüm Çağrısı

Karabağlar’daki kentsel dönüşüm, katı atık bertaraf sistemi, yangınlarla mücadele ve ulaşım projeleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Tugay, özellikle merkezi yönetimle ortak çalışma vurgusu yaptı. İzmir’in yıllardır biriken sorunlarının siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini belirten Başkan Tugay, ilgili bakanlıklarla doğrudan görüşme yapılmasını önererek, "İzmir’in meselelerini birlikte çözelim" mesajı verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde gerçekleştirilen toplantıda kent gündemine ilişkin birçok önerge görüşülürken, belediye hizmetlerinden altyapı yatırımlarına kadar farklı başlıklarda açıklamalar yapıldı. Tugay ayrıca çeşitli ilçelerde belediye başkan vekilliği görevine seçilen isimleri meclis üyeleriyle paylaşarak yeni görevlerinde başarı dileklerini iletti. Başkan Tugay’dan Karabağlar Kentsel Dönüşüm İçin Uzlaşı Mesajı Toplantının en dikkat çeken gündemlerinden biri, uzun yıllardır çözüme kavuşamayan Karabağlar kentsel dönüşüm projesi oldu. Bölgedeki belirsizliğin artık daha fazla uzamaması gerektiğini ifade eden Başkan Cemil Tugay, çözümün tüm kurumların ortak iradesiyle mümkün olacağını söyledi. Merkezi yönetimle doğrudan temas kurulmasının önemine dikkat çeken Tugay, belediye meclisinde temsil edilen tüm siyasi partilerin katılımıyla Ankara’da kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapılmasını önerdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile gerçekleştirilecek görüşmelerde planlama sürecinin tüm yönleriyle ele alınmasını isteyen Tugay, İzmir’in en önemli sorunlarından biri haline gelen dönüşüm sürecinin açık diyalogla ilerlemesi gerektiğini dile getirdi. Planlama yetkisinin belediyeye devredilmesi yönündeki taleplerini daha önce ilettiklerini hatırlatan Başkan Tugay, bu konuda net bir yol haritasının oluşturulmasının artık zorunlu hale geldiğini belirtti. “İzmir’in Sorunlarını Hep Birlikte Çözebiliriz” Başkan Tugay, konuşmasında yerel yönetim ile merkezi idare arasında kurulacak sağlıklı iletişimin kent adına önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti. İzmir’in yıllardır bekleyen projelerinin ortak akıl ve iş birliğiyle çözülebileceğini belirten Tugay, farklı kurumların aynı masa etrafında buluşmasının sürece hız kazandıracağını söyledi. Belediyenin çözüm üretme iradesine sahip olduğunu vurgulayan Tugay, bakanlıkların da yaklaşımını açık biçimde ortaya koymasının kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldıracağını ifade etti. Kentin geleceğini ilgilendiren konuların siyasi tartışmalardan uzak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Başkan, ortak çalışma kültürünün İzmir’e önemli katkılar sunacağını dile getirdi. İzmir İtfaiyesi İçin Yeni Araçlar ve Personel Takviyesi Meclis toplantısında yaz aylarında artan orman yangınları da gündemin önemli başlıklarından biri oldu. Başkan Cemil Tugay, İzmir İtfaiyesinin yangınlarla mücadelede yoğun mesai harcadığını belirterek teşkilatın güçlendirilmesi amacıyla önemli adımlar atıldığını açıkladı. Son dönemde iki yüzü aşkın yeni itfaiye personelinin göreve başladığını aktaran Tugay, modern itfaiye araçlarının temini için yürütülen satın alma süreçlerinin de devam ettiğini söyledi. Yeni araçların üretimlerinin sürdüğünü ve peyderpey teslim alınacağını belirten Başkan, kırsal mahallelere dağıtılan yangın tankerlerinin de ilk müdahale kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ifade etti. İzmir İtfaiyesi’nin Türkiye’nin en güçlü teşkilatlarından biri olduğunu dile getiren Tugay, ekiplerin her gün çok sayıda yangına müdahale ettiğini, Orman Genel Müdürlüğü ile AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlarla koordinasyonun sürekli geliştirildiğini kaydetti. Yangın Risk Haritası Hazırlandı Sıcak hava dalgaları ve kuvvetli rüzgâr nedeniyle yangın riskinin arttığını söyleyen Başkan Tugay, belediye tarafından hazırlanan yangın risk haritası doğrultusunda önleyici çalışmaların yoğunlaştırıldığını açıkladı. Riskli bölgelerin belirlenmesiyle birlikte ekiplerin daha planlı hareket ettiğini ifade eden Tugay, vatandaşların da özellikle yaz döneminde daha dikkatli davranmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Yangınların önlenmesinde bireysel hassasiyetin en az kurumsal hazırlık kadar etkili olduğuna dikkat çekti. Şemikler Üst Geçidi Projesi Devam Ediyor Kent ulaşımını yakından ilgilendiren Şemikler Karayolu Üst Geçidi hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, projede yaşanan gecikmenin teknik nedenlerden kaynaklandığını belirtti. İnşaat çalışmalarının sürdüğü bölgede beklenmeyen yoğun yer altı suyu ile karşılaşıldığını ifade eden Tugay, bu durumun mühendislik hesaplarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiğini söyledi. Üniversitelerden uzman görüşleri alındığını ve gerekli teknik analizlerin tamamlandığını aktaran Başkan, uygulama sürecinin devam ettiğini belirtti. Projede finansman ya da yüklenici firmadan kaynaklanan herhangi bir sorun bulunmadığını vurgulayan Tugay, üst geçidin tamamlanmasının kent trafiği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca Ayyıldız Kavşağı bağlantılı yeni ulaşım projeleri üzerinde de hazırlıkların sürdüğünü belirterek İzmir’in ulaşım altyapısını güçlendirecek yatırımların devam edeceğini söyledi. Katı Atık Sorunu İçin Bakanlığa Ortak Çalışma Önerisi Meclis toplantısında İzmir’in çöp sorunu ve katı atık bertaraf tesisleriyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Başkan Cemil Tugay, bu konuda devam eden onay süreçlerinin merkezi yönetimle birlikte ele alınmasını önerdi. Bakanlıkta bekleyen dosyaların kamuoyunun önünde şeffaf biçimde değerlendirilmesini isteyen Tugay, belediyenin eksik gördüğü noktalar kadar merkezi yönetimin sorumluluğundaki süreçlerin de açıkça konuşulmasının önem taşıdığını söyledi. İzmir’in çevre yatırımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Başkan, katı atık yönetiminin yalnızca belediyenin değil, tüm kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Sürecin siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tugay, İzmir halkının beklediği hizmetlerin daha hızlı hayata geçirilebilmesi için iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Toplantıda yaptığı değerlendirmelerde ortak akıl ve uzlaşı vurgusunu öne çıkaran Başkan Cemil Tugay, kentin kronikleşen sorunlarının çözümünde hem yerel yönetimlerin hem de merkezi idarenin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, İzmir'in geleceğini ilgilendiren projelerde diyaloğun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı Haber

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı

AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil ve insani yardım konuları başta olmak üzere toplamda 38 etkinlikte bir araya geldi. AXA Türkiye çalışanlarının %62’sinin en az bir etkinliğe katıldığı hafta boyunca toplam 4.361 saat gönüllülük çalışması gerçekleştirildi. AXA Türkiye, toplumsal fayda ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla AXA Grubu tarafından 8-12 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilen İyilik Haftası’nı başarıyla tamamladı. Hafta kapsamında toplam 38 etkinlik gerçekleştirildi. Çalışanların %62’sinin en az bir etkinliğe dahil olduğu çalışmalarda toplam 4.361 saat gönüllülük katkısı sağlandı. Kapsayıcı koruma alanında 12, iklim ve biyoçeşitlilik alanında 7, acil ve insani yardım alanında ise 5 farklı etkinlik hayata geçirildi. Çalışanlar hafta boyunca deprem bölgesindeki ilkokul öğrencileri için karne hediyeleri hazırlanması, Bengisu Avcı’nın katılımıyla kıyı temizliği, orman temizliği, kent bahçeciliği, hayvan barınağı ziyaretleri, AFAD deprem simülasyon eğitimi, evsiz bireylere yönelik hijyen kitlerinin hazırlanması ve dağıtımı, huzurevi ziyaretleri, tekerlekli sandalye montajı, özel gereksinimli çocuklarla yaratıcı atölyeler gibi farklı gönüllülük çalışmalarına katıldı. Program, çalışan gönüllülüğünü tek seferlik desteklerle sınırlamadan; çeşitli alanlarda kalıcı farkındalık yaratmayı hedefledi. İyilik Haftası’nda Anlamlı Dayanışma: Depremde Kaybettiğimiz Voleybolcular Hatay’da Yaşatılıyor İyilik Haftası’nın dayanışma ruhuyla kesişen değer ortaklıkları kapsamında, AXA Türkiye ve Voleybolun Unutulmazları Derneği’nin özel bir projesi öne çıktı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 56 voleybol emekçisinin anısını yaşatmak amacıyla inşa edilen “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, Hatay Samandağ’da açıldı. Park, anıt duvarı, voleybol sahaları, sosyal alanları ve çocuk parkıyla yalnızca bir anma mekânı değil, bölge halkı için sporun, umudun yeniden yeşerdiği bir yaşam alanı olarak konumlanıyor. AXA Türkiye, önümüzdeki dönemde de çalışan gönüllülüğünü, değer ortaklıklarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını güçlendirerek; daha kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

50. Yeşil Bursa Rallisi İçin Geri Sayım Başladı Haber

50. Yeşil Bursa Rallisi İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye otomobil sporlarının en köklü organizasyonları arasında yer alan Yeşil Bursa Rallisi, bu yıl 50. kez gerçekleştirilmeye hazırlanırken, organizasyon öncesindeki en önemli adımlardan biri olan koordinasyon toplantısı Bursa’da yapıldı. Bursa Otomobil Sporları Spor Kulübü (BOSSEK) tarafından düzenlenecek olan ve haziran ayında motor sporları tutkunlarını yeniden Bursa’da buluşturacak Aloft by Marriott 50. Yeşil Bursa Rallisi’nin hazırlıkları kapsamında, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen toplantı, Bursa Valiliği bünyesinde düzenlendi. Toplantıda yarışın güvenlik, organizasyon ve operasyon süreçlerine ilişkin tüm detaylar masaya yatırılırken, kurumlar arası koordinasyonun eksiksiz şekilde sağlanması adına kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kamu Kurumları Organizasyon İçin Bir Araya Geldi Aloft by Marriott 50. Yeşil Bursa Rallisi öncesindeki koordinasyon toplantısına, Bursa’daki birçok kritik kurumun temsilcileri katıldı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, Bursa İl Jandarma Komutanlığı, Trafik Şube Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Orhaneli ve Keles bölgesi ilçe jandarma komutanlıklarının yetkilileri toplantıda hazır bulundu. Toplantıda özellikle yarış güvenliği, etap koordinasyonu, seyirci alanları, ulaşım planlamaları ve acil durum senaryoları üzerinde detaylı şekilde duruldu. Organizasyonun geniş bir coğrafyada gerçekleştirilecek olması nedeniyle kurumlar arası iletişim süreçlerinin eksiksiz yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı. Türkiye’nin en önemli motor sporları organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Yeşil Bursa Rallisi’nin yalnızca sportif yönüyle değil, aynı zamanda şehir ekonomisine, turizmine ve Bursa’nın ulusal ölçekte tanıtımına sağladığı katkıyla da büyük bir değer taşıdığı ifade edildi. BOSSEK Yetkilileri Yarışın Teknik Detaylarını Paylaştı Koordinasyon toplantısında BOSSEK yetkilileri tarafından kapsamlı bir teknik sunum gerçekleştirildi. Sunumda yarışın etap yapıları, güzergâh bilgileri, görevli sayıları, yarış merkezi organizasyonu, seremonik start planlaması ve gece seyirci etabına ilişkin detaylar paylaşıldı. Özellikle yarış sırasında görev alacak ekiplerin koordinasyon süreçlerinin nasıl işleyeceği konusunda ilgili kurumlara ayrıntılı bilgiler aktarıldı. Güvenlik önlemlerinin üst seviyede tutulacağı organizasyonda, etap çevresindeki trafik düzenlemeleri, seyirci güvenliği ve acil müdahale planlarının önceden hazır hale getirildiği belirtildi. Rallinin Orhaneli ve Keles bölgesindeki etaplarında görev alacak güvenlik birimleriyle yarış direktörlüğü arasında anlık iletişim sağlanacağı, organizasyon boyunca tüm operasyonların koordineli şekilde yürütüleceği ifade edildi. Toplantıda ayrıca yarış güzergâhlarının doğal yaşamla uyumlu şekilde planlandığına dikkat çekilirken, çevre hassasiyetinin organizasyonun temel öncelikleri arasında yer aldığı vurgulandı. 50. Yıla Yakışan Organizasyon Hazırlığı Öte yandan, bu yıl 50. kez düzenlenecek olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyan Yeşil Bursa Rallisi için BOSSEK, uzun süredir yoğun bir hazırlık süreci yürütüyor. Yarım asırlık geçmişiyle Türk motor sporlarının sembol organizasyonlarından biri haline gelen yarışın, bu yıl hem sportif rekabet hem de organizasyon kalitesi açısından üst düzey bir atmosfer sunması hedefleniyor. Bursa’nın doğal güzellikleri içerisinde gerçekleştirilecek etapların hem sporcular hem de seyirciler için yüksek heyecan vadettiği belirtilirken, organizasyonun ulusal motor sporları takvimindeki en prestijli yarışlardan biri olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Özellikle gece seyirci etabının bu yıl da büyük ilgi görmesi beklenirken, seremonik start organizasyonu için de kent merkezinde geniş katılımlı bir program planlandığı kaydedildi. Valilik Onayıyla Resmi Süreç Tamamlandı Gerçekleştirilen koordinasyon toplantısıyla birlikte, Türkiye otomobil sporlarının en köklü yarışlarından biri olan 50. Yeşil Bursa Rallisi için resmi anlamda geri sayım başlamış oldu. BOSSEK’in son dönemde çevre odaklı projeleri, sürdürülebilirlik çalışmaları ve uluslararası standartlara yönelik adımlarıyla dikkat çektiği süreçte, 50. Yeşil Bursa Rallisi’nin de bu vizyon doğrultusunda organize edileceği ifade ediliyor. Bursa’da motor sporları heyecanını yeniden zirveye taşıyacak organizasyonun, 5-7 Haziran tarihleri arasında, binlerce sporseveri kentte buluşturması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’dan “Deprem Farkındalığı” Konferansı Haber

OYAK Pazarlama’dan “Deprem Farkındalığı” Konferansı

İstanbul’da olası bir depreme karşı hazırlık çalışmaları, riskleri azaltmaya yönelik adımlar ve afet anında müdahale kapasitesini güçlendiren uygulamalar olmak üzere iki ana plan üzerinden yürütülüyor. OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen “Deprem Farkındalığı” konferansında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul’un afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir hazırlık sürecinin sürdüğünü vurguladı. OYAK Dragos Plaza’da düzenlenen konferansa; OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ve OYAK Pazarlama yöneticileri ev sahipliği yaptı. Programda ayrıca AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ile deprem alanında uzman isimler de yer aldı. Valilikten İstanbul için iki ana afet planı Etkinlikte konuşan Hersanlıoğlu, kamu kurumlarının koordinasyonunun yanı sıra, kentsel dönüşümün desteklenmesi ve kurumsal iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkati çekti. İstanbul genelinde çalışmaların iki temel çerçevede ilerlediğini belirten Hersanlıoğlu, bunların “afet risklerini azaltma planı” ile “afetlere müdahale planı” olduğunu ifade ederek, “Risklerin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Afet müdahale planımızı ise sürekli güncelleyerek daha etkin hale getiriyoruz. Süreç, sahada uygulama ve takip boyutuyla ilerliyor.” dedi. Her kurum için somut eylemler tanımlandığını ve bu eylemlerin düzenli takip mekanizmalarıyla izlendiğini kaydeden Hersanlıoğlu, afet anında müdahale kapasitesini artırmak amacıyla gönüllülük temelli arama-kurtarma çalışmalarının önemine işaret ederek, vatandaşların sürece katılımının kritik olduğunu ifade etti. OYAK’ın kurumsal kapasitesine de değinen Hersanlıoğlu, “Afet farkındalığı oluşmuş binlerce çalışanı olan bir yapının; afetlere dirençli Türkiye hedefiyle uyumlu biçimde organize edilmesi ve mevcut kaynaklarının bu doğrultuda hazır hale getirilmesi önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu. OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ise konferansa ilişkin değerlendirmesinde, “Afetlere karşı hazırlık sadece kamu kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. OYAK Pazarlama olarak, çalışanlarımızda ve paydaşlarımızda farkındalık oluşturmayı, bu alandaki bilgi ve hazırlık seviyesini artırmayı öncelikli görüyoruz. Bu tür çalışmalarla, olası afetlere karşı daha bilinçli ve hazır bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.