Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afet

Kapsül Haber Ajansı - Afet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı

Sony Europe ve Creo’nun fotoğrafçılık platformu olan Dünya Fotoğrafçılık Organizasyonu iş birliğiyle hayata geçirilen Avrupa Öğrenci Ödülü, Avrupa genelindeki üniversitelerde öğrenim gören fotoğrafçılık öğrencilerinin öne çıkan projelerini ödüllendiriyor. Ödül, bölgenin önde gelen üniversiteleriyle yürütülen iş birlikleri aracılığıyla öğrencilerin kariyerlerinin erken döneminde profesyonel fotoğrafçılık dünyasına adım atmalarını destekleyen güçlü bir platform sunuyor. 2026 yılında kazanan ve kısa listeye giren seriler; bağlantı, birliktelik ve kimlik temalarını ele alarak günümüz öğrenci fotoğrafçılarının ilham verici çalışmalarını ve özgün bakış açılarını ortaya koyuyor. Avrupa Öğrenci Ödülü 2026’nın kazananı, Almanya’dan Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öğrencisi Teresa Halbreiter oldu. Halbreiter, Alman Silahlı Kuvvetleri gibi erkek egemen bir kurum içinde kadınlık ve bireysellik arayışını irdeleyen Stillgestanden (“Dikkat!”) adlı fotoğraf serisiyle ödüle layık görüldü. Proje; itaat ile kendini ortaya koyma, sertlik ile kırılganlık arasındaki gerilimi ele alırken, bir gruba ait olma ihtiyacı ile birey olarak görülme arzusunun yarattığı hassas dengeyi de görünür kılıyor. Ödül hakkında konuşan Teresa Halbreiter, şunları söyledi: “Avrupa Öğrenci Ödülü’nün kazananı olarak seçildiğimi duyduğumda gerçekten çok şaşırdım ve buna inanmakta zorlandım. Almanya’da fotoğrafçılık eğitimi alan pek çok yetenekli fotoğrafçı olduğunu biliyorum. Bu ölçekte uluslararası bir yarışmada seçilmek benim için hem çok özel hem de son derece gurur verici.” Seriye ilişkin değerlendirmede bulunan jüri üyeleri ise şu ifadeleri kullandı: “Stillgestanden (‘Dikkat!’), kadınları erkek egemen arketipler üzerine kurulu bir kurumun merkezine yerleştirerek kimlik ve aidiyet kavramlarını sorguluyor. Seri; kadınlığın daha geniş yapılar içinde nasıl varlığını sürdürebildiğini ve dönüşebildiğini incelikli bir şekilde ele alırken, daha büyük bir bütünün parçası olmak için nelerden vazgeçtiğimizi ve o yapıdan uzaklaştığımızda geriye ne kaldığını da sorguluyor.” Avrupa Öğrenci Ödülü kısa listesine giren isimler ise şu şekilde: Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çekilen Displaced Lands serisiyle; afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çektiği Displaced Lands serisiyle afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Bennet Böckstiegel (Almanya, Ostkreuzschule für Fotografie) – Promise That adlı serisinde İspanya’nın Sitges kentindeki queer topluluğu içinde erkekler arasındaki özgürlük, arzu ve sessiz bağları odağına alıyor. Laura Anna Rossa (Belçika, LUCA School of Arts Sint Lukas Brussels) – In the Valley, Flowers Remain serisinde, Belçika kırsalındaki uzun süreli bir psikiyatri kliniğinde yaşayan arkadaşı Patrick ile geçirdiği zamanı fotoğraflıyor. Laurie Broughton (Birleşik Krallık, University of West England) – Clwb serisiyle Güney Galler Vadileri’ndeki spor ve sosyal kulüpler üzerinden sanayi sonrası Galler’deki yaşamı inceliyor. Kazanan ve kısa listeye giren fotoğrafçılar; sektör uzmanlarıyla gerçekleştirilecek özel atölye programına katılmak üzere Londra’ya davet ediliyor. Fotoğrafçılar ayrıca ödül törenine katılma, çalışmalarını Londra’daki Somerset House’ta düzenlenen Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri sergisinde sergileme ve Sony Digital Imaging ekipmanları kazanma fırsatı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deprem Gerçeğine Karşı Sanayide Kritik Model Haber

Deprem Gerçeğine Karşı Sanayide Kritik Model

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alan bir coğrafyada bulunması, deprem gerçeğini yalnızca bireyler için değil aynı zamanda üretim, sanayi ve ekonomik sistem için de kaçınılmaz bir gerçek haline getiriyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler, afetlere hazırlığın yalnızca kamu kurumlarının değil, sanayi bölgeleri ve üretim tesislerinin de sorumluluk alanına girdiğini açık biçimde ortaya koydu. 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında bu gerçek yeniden gündeme gelirken, Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM, arama kurtarma kapasitesi, afet müdahale ekipmanları, eğitim programları ve uluslararası iş sürekliliği projeleriyle sanayide afetlere hazırlık konusunda dikkat çeken çalışmalar yürütüyor. GEBKİM’in hayata geçirdiği bu projeler, sanayi altyapısının yalnızca üretim ve ekonomik faaliyetler için değil, aynı zamanda afetlere karşı dirençli bir sanayi ekosistemi oluşturmak açısından da kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Arama Kurtarma Ekibi ve Afet Ekipmanları Hazır Sanayi üretiminin sürdürülebilirliği ve çalışan güvenliğinin sağlanması amacıyla GEBKİM OSB’de afet hazırlıkları uzun süredir sistemli şekilde yürütülüyor. Olası deprem ve afet senaryolarına hızlı müdahale edebilmek için bölgede 27 kişilik Hafif Seviye Arama Kurtarma Ekibi oluşturulurken, afet durumlarında kullanılmak üzere özel ekipmanlarla donatılmış deprem konteynerleri de kuruldu. Bu konteynerlerde enkaz altı arama cihazlarından termal kameralara, sismik akustik dinleme sistemlerinden kırıcı ve kesici ekipmanlara kadar birçok teknik donanım yer alıyor. Jeneratörler, aydınlatma sistemleri ve arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılan çeşitli ekipmanlar da bu altyapının bir parçasını oluşturuyor. Bölgede ayrıca acil müdahale ve barınma çadırları ile kimyasal arınma çadırları hazır tutulurken, itfaiye arama kurtarma araçları, iş makineleri ve çeşitli lojistik ekipmanlar da afet senaryolarına karşı hazır bulunduruluyor. Bu altyapı sayesinde afet sonrası müdahale kapasitesinin hızlı ve koordineli biçimde devreye alınması hedefleniyor. Acil Müdahale Yazılımı ile Sanayide Afet Bilinci Artıyor Afetlere hazırlık yalnızca ekipman ve fiziki altyapıyla sınırlı kalmıyor. İnsan kaynağının bilinçlendirilmesi de bu sürecin en önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. Bu doğrultuda GEBKİM OSB’de faaliyet gösteren firmalara yönelik düzenli olarak eğitim programları, seminerler ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ilk kez GEBKİM OSB’de hayata geçirilen Acil Müdahale Yazılımı kapsamında bugüne kadar yaklaşık iki bin kişiye afet ve acil durum eğitimleri verildi. Bu eğitimlerle çalışanların deprem ve diğer afet durumlarında doğru hareket edebilme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Sanayi tesislerinde çalışan personelin afet anında doğru davranış biçimlerini bilmesi, hem can güvenliği hem de üretim süreçlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. İRAP Kapsamında Sanayide Deprem Hazırlığı GEBKİM OSB’de yürütülen afet hazırlık çalışmalarının önemli bir bölümü Kocaeli İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında gerçekleştiriliyor. Organize sanayi bölgelerine düşen sorumluluklar doğrultusunda bölgede yapıların dayanıklılık ve güçlendirme çalışmaları yapılırken, olası afet senaryolarına yönelik risk azaltma planlamaları da hayata geçiriliyor. Bölgede faaliyet gösteren katılımcı firmalarla birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında acil durum hazırlıkları ve eğitim faaliyetleri sürdürülüyor. Bu çalışmaların temel amacı, afetlere müdahale kapasitesini güçlendirmenin yanı sıra riskleri önceden azaltan dayanıklı bir sanayi altyapısı oluşturmak olarak ifade ediliyor. RESMAR Projesi ile Sanayide İş Sürekliliği GEBKİM OSB’nin afetlere hazırlık çalışmalarında öne çıkan başlıklardan biri de iş sürekliliği yönetimi. Sanayi tesislerinin afet sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesi hem çalışanlar hem de ülke ekonomisi açısından kritik önem taşıyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB, Avrupa Birliği ve AFAD eş finansmanında yürütülen “RESMAR – İş Sürekliliği Yönetimi Yaklaşımı ile Sanayi Kuruluşlarının Afetlere Dirençli Hale Getirilmesi: Marmara Bölgesi Uygulaması” projesinde pilot organize sanayi bölgeleri arasında yer alıyor. Proje kapsamında yapılan teknik ziyaretlerde AFAD ve ilgili kurum temsilcileri bölgede incelemelerde bulunarak iş etki analizleri, iş sürekliliği planları ve afet yönetimi süreçlerini değerlendirdi. Bu çalışmalarla sanayi tesislerinin afet sonrası üretim ve tedarik süreçlerini sürdürebilecek yapılar kurması hedefleniyor. “Her Fabrika Bir Kaledir” Deprem gerçeğinin sanayi bölgeleri açısından büyük bir sorumluluk alanı oluşturduğunu belirteren GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, “Ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Her fabrika bir kaledir’ sözü çok kıymetli. Bizler de sanayi bölgemize bu anlayışla yaklaşıyoruz. Sanayi tesisleri ülke ekonomisinin üretim gücünü temsil eden stratejik merkezlerdir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde yürütülen hazırlık çalışmaları hem çalışanlarımızın güvenliği hem de üretim sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. GEBKİM OSB olarak altyapımızı güçlendiren, afetlere müdahale kapasitemizi artıran ve sanayimizin iş sürekliliğini güvence altına alan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. RESMAR Projesi gibi uluslararası iş birlikleri sayesinde sanayi kuruluşlarımızın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesini hedefliyoruz. Amacımız, güçlü üretim kapasitesine sahip, afetlere hazırlıklı ve dayanıklı bir sanayi ekosistemi oluşturmaktır.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor Haber

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor

Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'da, ‘Bursa ili Sismik Zemin Tehlike Değerlendirme’ projelerini hayata geçiren, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile birlikte ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ni yürüten Büyükşehir Belediyesi, depreme hazırlık konusunda önemli bir çalışmayı daha sürdürüyor. Olası bir afete karşı hazırlıklı bir kent için ilk adımın mahallelerden başlayacağı anlayışıyla ‘Mahalle Afet İstasyonları’nı da hizmete alan Büyükşehir Belediyesi, Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni de devreye alarak olası afet anında hayat kurtaracak lojistik altyapıyı hazırlıyor. 14 BİN METREKARELİK ALAN Toplam 14.000 metrekarelik alana sahip olan merkez, afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulan malzeme, ekipman ve yardımların sahaya çok daha hızlı ulaştırılmasını sağlayacak. Lojistik yönetimin hızlı, planlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak olan Aktarma Merkezi’nde, afet sonrası hizmetlerde kullanılmak üzere mobil ofis, duş ve tuvalet üniteleri ile mobil yemek servis üniteleri de yer alıyor. 7/24 GÖREVE HAZIR Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde personelin gönüllü katılımıyla kurulan Bursa Acil Müdahale (BAM) ekibinin müdahale kapasitesini de güçlendiren merkezin envaterinde, bir adet taktik kurtarma aracı, bir adet ağır seviye kurtarma aracı, iki adet 4x4 pickup, bir adet personel minibüsü ve 718 bin lira maliyetle üretilmiş mobil koordinasyon merkezi bulunuyor. Tüm araçların ise 7/24 göreve hazır şekilde tutulması planlanıyor. AFETLERE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin hala acılarının taze olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diledi. Deprem kuşağında yer alan Bursa ve Türkiye’de gerekli tüm hazırlıkların yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılmadığı takdirde büyük sorunlarla karşılaşılacağını vurguladı. “58 MAHALLEMİZE DAHA AFET KONTEYNERİ KOYUYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde göreve geldikleri ilk günden itibaren tüm olası afet olaylarına hazırlıklı olmak için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve geldikten sonra hızlı bir şekilde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’nı kurduk. Ayrıca AKOM’u kurduk ve mobil araçlarımız sayesinde Bursa’nın ve bölgenin haritasını canlı olarak takip edebiliyoruz. Bu çalışmamız Türkiye’ye örnek bir modeldir. 42 mahallemize Afet Konteyneri yerleştirdik. 58 mahallemize daha Afet Konteyneri koyuyoruz. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde BAM ekibini oluşturduk. Mahallelerde afet gönüllülerinin oluşturulması için de çalışmalarımız sürüyor. Eğitimlerin yanı sıra ekipman açısından da hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi. HEDEF; CAN KAYBI YAŞANMAMASI Geçtiğimiz yıl yaşanan yangınlarda koordinasyonun önemini bir kez daha anlamış olduklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, 1999 Gölcük depremi başta olmak üzere birçok büyük deprem yaşanmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Toplumun bilinçli olması, gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli planlamaların yapılması halinde afetlerdeki can kayıplarının azaltılabileceğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin afetlerde hiç can kaybı yaşanmaması için hazırlıklarını yaptığını dile getirdi. “AFET KONTEYNERLERİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ” 6 Şubat depremlerinde Hatay Defne’de 22 gün sorumluluk aldığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Vatandaşlarla birebir temas ettim. Oradan birçok ders çıkarttık. Vatandaşların ilk gün tuvalete, ikinci gün suya, üçüncü gün gıdaya ihtiyaç duyduklarını gördük. Ayrıca gerekli alet ve ekipman olsaydı birçok canın da kurtarılabileceğini anladık. Profesyonel ekipler gelene kadar insanlar kendi imkanlarıyla enkaz altındaki yakınlarını kurtarmaya çalıştı ama ekipman bulamadılar. Bu yüzden mahallelerdeki afet konteynerlerini çok önemsiyoruz. Uzman ekipler gelene kadar mahalle gönüllülerinin afet konteynerlerinden alacağı ekipmanla müdahale edebilmesini istiyoruz. Afetlere toplum olarak hazırlıklı olmak zorundayız” diye konuştu. “YENİŞEHİR İLÇESİNE BENZER BİR MERKEZ PLANLIYORUZ” Koordinasyon merkezlerinin de en az ekipman kadar önemli olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, mobil afet koordinasyon merkezini kendi imkanlarıyla ürettiklerini ifade etti. Milyonlarca liraya mal olabilecek bir sistemi yaklaşık 700 bin liraya belediyeye kazandırdıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Olası sel durumlarında kullanabileceğimiz bot ve benzeri araçları da envanterimize ekliyoruz. Ürünlü’deki 14 bin metrekarelik alan, 140 civarında tırın batıdan gelecek desteklerle birlikte konuşlanabileceği bir alan olacak. Buradan afet bölgesine planlı ve bilinçli şekilde sevkiyat yapılacak. Doğu bölgesi için de Yenişehir ilçesine benzer bir merkez planlıyoruz. 2 merkez koordineli bir şekilde çalışacak. Kent yöneticileri başta olmak üzere herkes hazırlıklı olmak zorunda” dedi. Kentsel dönüşüm ve imar çalışmalarını da bu anlayış doğrultusunda bütüncül bir şekilde ele aldıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Mahalle kültürünü koruyan, okuldan yeşil alana kadar tüm ihtiyaçları kapsayan bir kentsel dönüşüm için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda büyük alanlardaki fiziki işlemler başlayacak” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’DEN VATANDAŞLARA ACİL DURUM ÇANTASI Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, daha sonra Beşeveler BursaRay İstasyonu’ndan metroya binerek vatandaşlarla birlikte Şehreküstü İstasyonu’na kadar yolculuk yaptı. Başkan Mustafa Bozbey tarafından vatandaşlara AKOM tarafından hazırlanan ve içinde ilk yardım kiti, battaniye, radyo, el feneri, diş fırçası, yağmurluk, düdük ve çöp torbası bulunan afet ve acil durum çantaları dağıtıldı. Yolculuk boyunca Bursalılarla afet konusunda sohbet eden Başkan Mustafa Bozbey, afetlere hazırlıklı olmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Mustafa Bozbey, Cuma namazının ardından ise 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşların anısına Bursalılara lokma ikram etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huzurevinde Deprem Ve Yangın Tatbikatı Haber

Huzurevinde Deprem Ve Yangın Tatbikatı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, olası afet ve acil durumlara karşı hazırlıklı olmak amacıyla Dörtçelik Huzurevi’nde deprem ve tahliye tatbikatı gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürlüğü koordinesinde Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dörtçelik Huzurevi’ndeki tatbikatta, huzurevi sakinleri acil durum müdahale ekipleri tarafından binadan tahliye edildi. Büyükşehir acil durumlara hazırlanıyor Tahliye süreci boyunca personelin doğru davranış ve yönlendirme kabiliyeti gözlemlendi. Acil çıkış güzergâhlarının etkin kullanımı değerlendirildi. Tatbikatın ardından ekiplerin refleksleri, tahliye süresi ve iletişim koordinasyonu gibi unsurlar detaylı olarak analiz edildi. Güçlü yönlerin yanı sıra geliştirilmesi gereken alanları da not alan ekipler, yapılması gereken çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulundu. Olası bir deprem veya acil durumda binanın tahliye süresinin ölçüldüğü tatbikatta, personelin doğru davranış şekillerini uygulayıp uygulamadığı değerlendirildi. Tahliye planlarının işlerliği de test edilirken, huzurevi sakinlerinin güvenli ve devamlı konaklamalarının sağlanması konusu da ele alındı. “Tatbikatlara devam edeceğiz” Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürü Ceyhun Eskioğlu, olası afet ve acil durumlara hazır olmanın önemine dikkat çekerek, “Afet bilinci ve müdahale kabiliyeti, hem çalışanlarımızın hem de hizmet sunduğumuz vatandaşlarımızın güvenliği açısından önem taşıyor. Bu tür tatbikatlarla ekiplerimizin hazır olma seviyesini ölçüyoruz. Olası riskleri en aza indirmeye çalışıyoruz. Afet farkındalığını artırmak ve kurum genelinde acil durum yönetimi kapasitesini güçlendirmek amacıyla tatbikatlara devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Sarı Bisiklet, 'Afet Bisikleti' Açılımını Hayata Geçiriyor Haber

Eti Sarı Bisiklet, 'Afet Bisikleti' Açılımını Hayata Geçiriyor

ETi, Türkiye’de sağlıklı ve hareketli bir yaşam için gündelik hayatta bisiklet kullanımının yaygınlaşmasını desteklemek amacıyla Aktif Yaşam Derneği iş birliğiyle 11 yıldır sürdürdüğü ETi Sarı Bisiklet projesini yeni bir misyonla ileri taşıyor. Ülkemizde sıkça meydana gelen deprem, sel ve orman yangını gibi afetlerin ardından yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlamak amacıyla yola çıkan ETi, Sarı Bisiklet projesi kapsamında yeni bir açılımı hayata geçirerek “Afet Bisikleti” projesini başlatıyor. Proje Ahbap Derneği iş birliği ile gerçekleştiriliyor. Projeyle afet sonrasında motorlu araçların gitmekte zorlandığı alanlarda temel ihtiyaçların ulaştırılmasına destek olmak ve gönüllülerin hareket kabiliyetini artırmak hedefleniyor. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren proje, afet sonrası süreçlerde sahada fayda sağlayan bir çözüm sunacak. Afet Bisikleti projesinin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısına ETi Türkiye CEO’su Ercan Öz, Ahbap Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent ve Aktif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şule Serter katıldı. “ETi Sarı Bisiklet projemize 11 yılda 7 milyon dolar kaynak aktardık” Toplantıda konuşan ETi Türkiye CEO’su Ercan Öz şunları söyledi: “Türk gıda sektörünün lider markalarından biri olarak her zaman toplumsal sorumluluklarımızın bilincindeyiz. 60 yılı aşkın süredir insanların mutluluğu için çalışıyoruz. Sadece ürettiğimiz ürünlerle değil, toplumsal ve çevresel sorunların çözümüne katkı sağlayarak bu misyonumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Ülkemizde sağlıklı ve hareketli yaşama öncülük etmek amacıyla ETi Sarı Bisiklet’e 11 yılda 7 milyon dolar kaynak aktardık. Ancak bizim için rakamlardan çok daha değerli olan, bu yolda güçlü bir dönüşümü hayata geçirebilmek. ” Öz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz üzere, ETi olarak 2023 yılında bir afet bisküvisi geliştirdik. Vitamin ve mineraller açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip olan bu bisküvi, afetzede insanlarımızın günlük beslenme ihtiyacını karşılamasına önemli bir katkı sunuyor. Maalesef biz bu bisküvinin lansmanını yaptıktan 1 ay kadar sonra ülkemiz tarihindeki en büyük deprem felaketiyle sarsıldık. Maraş, Hatay ve Adıyaman başta olmak üzere depremden etkilenen tüm şehirlerimize afet bisküvisi göndererek bölgede en hızlı aksiyon alan şirketlerden biri olduk. ETi olarak, insanların mutluluğu için çalışmayı kurumsal gayemiz haline getirmiş bir şirketiz. Mutluluk anlarında olduğu kadar, zor zamanlarında da insanlarımızın yanlarında olmak, misyonumuzun önemli bir parçası. İşte tıpkı afet bisküvisi gibi, Afet Bisikleti projesi de bu sorumluluk bilincimizden doğdu. Bu sene, afetlerden maddi ve manevi olarak büyük zarar gören ülkemizde afet sonrası yardım çalışmalarına destek vermeyi amaçlayan “Afet Bisikleti” açılımımızla karşınızdayız. Bu alanda en efektif projeyi ortaya çıkarmak için farklı disiplinlerden uzmanlar ile çalıştık ve farklı arazi koşullarında hareket yeteneği çok güçlü olan bir bisiklet tasarladık. Bu bisikletler afetin ilk 12 saatinde Ahbap Derneği’nin gönüllü ekiplerine keşif ve gözlem yapmak için hız kazandıracak. İlk 72 saatte sahadaki ekiplere destek, sonraki evrede ise afetten etkilenenlere yardım ulaştırma görevlerinde kullanılacak.” Ahbap Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent ise şöyle konuştu: “Ahbap olarak afet anlarında en güçlü kasımız; hızlı hareket edebilmemiz, koordinasyonu en iyi şekilde sağlayabilmemiz ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış güçlü gönüllü ağımızdır. Elazığ depreminden bu yana ülkemizin yaşadığı her afette gönüllülerimizle birlikte en kısa sürede sahaya ulaştık; hem ihtiyaçları tespit edip çözüm üretmeye çalıştık hem de bölge halkının yanında, onlara ‘Ahbaplık’ yaparak moral olduk. ETi Sarı Bisiklet ile hayata geçirdiğimiz Afet Bisikleti Projesi, bu gücümüzü bir adım öteye taşıyor. Artık kısa mesafelerde araçlara ihtiyaç duymadan, çevreci, düşük maliyetli ve yenilikçi bir çözümle sahaya ulaşabileceğiz. Bu proje sayesinde gönüllülerimiz afet durumlarında daha etkin görev alacak, temel ihtiyaçların ulaştırılmasından saha gözlemlerine kadar pek çok süreci kolaylaştıracak. Aynı zamanda afet gönüllülüğünü daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir deneyime dönüştürerek toplumda afet bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak. Bu bisikletler yalnızca afet anlarında değil, yıl boyunca yürüttüğümüz çeşitli projelerde de aktif olarak kullanılacak. Gönüllülerimizin sahadaki varlığını ve etkisini artırarak, dayanışmayı hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz.” Aktif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şule Serter de basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Aktif Yaşam Derneği olarak 11 yıldır ETi ile birlikte yürüttüğümüz ETi Sarı Bisiklet projesiyle, bisikleti yalnızca bir ulaşım aracı değil, sağlıklı, aktif ve sürdürülebilir bir yaşamın simgesi olarak topluma kazandırmayı hedefliyoruz. Afet Bisikleti projesi ise bu vizyonu bir adım ileri taşıyarak, afet koşullarında gönüllülerin yakıt gerektirmeyen, erişilebilir ve çevre dostu bir araçla daha hızlı ve etkin hareket etmesine imkan tanıyor.” “Afet koşulları için özel olarak tasarlanan bu bisikletler, zorlu arazilerde güvenli ve dayanıklı bir sürüş deneyimi sunacak. Zırhlı ve delinmeye karşı dirençli lastikler, hibrit destekli üç sürüş modu, uzun menzil kapasitesi ve modüler taşıma üniteleriyle gönüllülerin sahada daha etkin hareket etmesini sağlayacak. Hafif alüminyum kadro, güçlü aydınlatma sistemi ve isteğe göre modüler olarak eklenebilen römork seçeneğiyle Afet Bisikleti, pratik olduğu kadar güvenli bir çözüm sunuyor.” dedi. Özel bisikletler üretilecek! Afet Bisikleti projesi kapsamında özel donanımlara sahip bisikletler üretilecek. Bisikletlerin üretimi geçtiğimiz sene ETi Sarı Bisiklet öncülüğünde Bisiklet Montajı ve Mekanikerliği dersinin başladığı Üsküdar Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek. Afet bisikleti, enkaz, toprak ve asfalt gibi farklı yüzeylerde kullanım için geniş ve dişli tekerleklere sahip olacak. Patlamaya dayanıklı, zırhlı ve dişli lastikler zorlu arazi koşullarında bisikletin performansını artıracak. Modüler yapıda olması planlanan bisiklette ön, arka, sele altı gibi farklı noktalara takılıp çıkarılabilen taşıma çözümleri tasarlanacak. Ön ve arka taşıma ünitelerine bölünmüş olarak azami 15kg yük taşıması öngörülen bisikletin gövdesinde alüminyum kullanılacak. Pedala destek olan hibrit bir sistemle elektrikli destek sağlanacak. Afet bisikleti ön amortisörlü ve 8 vitesli arka aktarıcı sistemiyle tasarlanacak. Acil lojistik destek sağlayacak! Afet bisikletlerinden deprem ve sel gibi afet durumlarında bölgeye su, atıştırmalıklar, konserve gıdalar, vitaminler, reçetesiz ilaçlar, bebek maması ve hijyenik ped gibi temel ihtiyaç malzemelerinin taşınmasında yararlanılacak. Yangınlarda ise, soğuk su, ayran, göz damlası, maske ve atıştırmalıklar yangın söndürme ekiplerine ulaştırılacak. Gönüllüler eğitilecek! Afet bisikletlerinin kullanımı için her bölgede yetkin bisikletçiler Aktif Yaşam Derneği tarafından eğitilecek. Ahbap Derneği içerisinde bisiklet destek gönüllüsü rolü oluşturulacak ve bisikletlerin sahada en etkili kullanımını hedefleyen bir görev dağılımı gerçekleştirilecek. Bisikletin kullanımı, bakımı ve afet bölgesi kuralları ile ilgili eğitimler, üretici ve uzman paydaşların desteğiyle hazırlanarak Ahbap Akademi'de yayımlanacak. Bisikletin kullanım riskleri ve afet bölgelerindeki genel işleyişle ilgili bir kılavuz hazırlanacak. Bisikletler Ahbap ana depolarında ve 7 bölgenin stratejik illerinde valiliklerin afet depolarında saklanacak. Afet durumunda en yakın illerde bulunan bisikletler yardım tırlarıyla bölgeye gönderilecek. Afet dışı dönemlerde ise bisikletler, ETi’nin desteğiyle Ahbap Derneği’nin yıl boyunca sürdürdüğü sosyal fayda odaklı çalışmalarda aktif olarak kullanılacak. Böylece proje, yalnızca afet dönemlerinde değil, gönüllülük çalışmalarının günlük yaşamında da aktif bir rol üstlenecek; çevreye duyarlı, hareketi teşvik eden ve dayanışmayı görünür kılan güçlü bir sembol haline gelecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Yerel Eşitlik İçin Üç Tematik Çalıştay Haber

İBB’den Yerel Eşitlik İçin Üç Tematik Çalıştay

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hazırlıkları süren 2025-2029 Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) kapsamında üç ayrı tematik çalıştay düzenledi. Kadın, Engelli ve Çocuk temalarında gerçekleştirilen çalıştayların amacı; toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı hedeflerin geliştirilmesi, öncelikli alanların belirlenmesi ve yerel politikalarda halkın katılımının güçlendirilmesi olarak belirlendi. Çalıştaylara İBB’nin ilgili birimleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, aktivistler, ilçe belediyeleri, kent konseyleri ve engelli meclisleri temsilcilerinden oluşan geniş bir paydaş grubu katıldı. KADIN ÇALIŞTAYI: “EŞİTLİK YOLUNDA ORTAK ADIMLAR” 10 Ekim 2025’te Yenikapı Metro İstanbul Akademi’de Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda 104 katılımcı yer aldı. İstanbul’da kadınların yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri tematik masalarda ele alınırken, talepler “katılımcılık, sağlık, ekonomik güçlenme, kültür-sanat, erişilebilirlik, güvenlik, barınma, afet ve eğitim” başlıkları altında toplandı. ERİŞİLEBİLİR VE EŞİT İSTANBUL 8 Ekim 2025’te 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisi’nde Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştaya ise 205 kişi katıldı. Erişilebilirlik önlemleriyle gerçekleştirilen çalıştayda, engelli bireylerin sorunları ve çözüm önerileri iki oturumda tartışıldı. Talepler, “katılımcılık, sağlık, eğitim, kültür-sanat, spor, barınma, iletişim, ulaşım, mimari erişilebilirlik, istihdam” gibi 15 tematik masa altında toplandı. ÇOCUK HAKLARI TEMELLİ YAKLAŞIM 9 Ekim 2025’te Artistanbul Feshane’de Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda, çocuk politikalarının güçlendirilmesi ve çocuk hakları temelli yaklaşımlar ele alındı. Katılımcılar, İstanbul’daki çocukların yaşadığı sorunları belirleyip önceliklendirdi. Talepler “katılımcılık, sağlık, yoksulluk, kültür-sanat, ulaşım, güvenlik, barınma, afet, eğitim” başlıkları altında toplandı. EYLEM PLANINA DOĞRUDAN KATKI Üç çalıştayın çıktıları, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hedef ve eylem alanlarını doğrudan besleyecek. İBB, bu süreçle birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve katılımcı yönetim anlayışını güçlendirmede önemli bir aşamayı geride bırakmış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’den Afetlere Karşı Güç Birliği Haber

Enerjisa Üretim’den Afetlere Karşı Güç Birliği

Enerjisa Üretim, İstanbul Ataşehir’deki Genel Merkez Ofisi’nde düzenlediği Afet Yönetimi Konferansı ile afet yönetimi alanında kapsayıcı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu konferans, şirketin organizasyonel hazırlığını güçlendirirken, Türkiye’de afetlere karşı ortak aklı ve koordinasyonu geliştirmeye de zemin oluşturdu. Etkinlikte, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, AFAD, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bahçeşehir ve Kocaeli Üniversitesi, AKUT ve Afet Psikolojisi Platformu gibi kritik kurum ve kuruluşların temsilcileri yer aldı. Akademisyenlerden kamu temsilcilerine, özel sektör liderlerinden sivil toplum paydaşlarına uzanan geniş bir katılımla gerçekleşen konferans, Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini geliştirmek üzere çok paydaşlı bir diyaloğa sahne oldu. Konferansın ardından şekillenecek yol haritası, Enerjisa Üretim’in afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırırken, paydaşlarla uzun soluklu iş birliklerinin temelini atacak. Ortak aklın gücüne inanan bir yaklaşımla, düzenli bilgi paylaşımı ve kapsamlı eğitim programlarıyla birlikte sürdürülebilir bir afet yönetimi ekosistemi inşa edilecek. Risklere karşı proaktif adımlar, yangın ve deprem önlemleri Konferans kapsamında, Türkiye'nin güncel afet gündemlerinden biri olan orman yangınları öncelikli başlıklardan biri oldu. Etki alanında yer alan bölgelerde yangınlara karşı mücadelede aktif rol üstlenen Enerjisa Üretim, santral sahaları ve etki alanlarındaki yerleşimlere destek vererek yerel müdahale kapasitesini artırıyor. İş makineleriyle yangına doğrudan müdahale sağlıyor ve gönüllü ekipleriyle bölgeye katkı sunuyor. Bu saha uygulamalarına ek olarak Muğla’da Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilecek Yangın Koordinasyon Merkezi, şirketin yangınlarla mücadelede kurumsal iş birliklerini daha da güçlendiriyor. Enerjisa Üretim, 2020 yılından bu yana 1,5 milyona yakın fidan dikimi gerçekleştirerek yangınlara karşı hem sahada hem de uzun vadeli önleme çalışmalarında aktif sorumluluk üstleniyor. Deprem riski özelinde ise olası İstanbul depremine karşı Tufanbeyli ve Bandırma santrallerini coğrafi yedeklilik planına dahil ederek, enerji üretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilirliği için stratejik hazırlıklarını tamamladı. Ayrıca, 6 Şubat depremlerinin ardından ilk 24 – 48 saat içinde bölgeye ulaşarak arama-kurtarma, lojistik destek ve sıcak yemek dağıtımını içeren çok yönlü yardım çalışmalarını gönüllü ekiplerle sahada hayata geçirdi. Bu süreçte insani ihtiyaçların karşılanmasından, koordinasyonun sağlanmasına kadar pek çok alanda aktif rol üstlendi. “Geleceği birlikte düşünmeli, dayanışmayla inşa etmeliyiz” Afet yönetiminde birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl “Geçmişte ve yakın zamanda yaşadığımız tüm afetler, bu mücadelenin ancak kurumlar arası iş birliği ve ortak hareketle başarıya ulaşabileceğini gösterdi. Afetlere karşı en büyük gücümüz, güvene dayalı dayanışma kültürümüz. Bu anlayışla İstanbul Ataşehir Ofisimizde kapsamlı bir buluşma gerçekleştirdik. Attığımız adımları değerlendirmek ve geleceğe yönelik yol haritasını ortak akılla şekillendirmek amacıyla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektörün paydaşlarıyla bir araya geldik. Tüm afet risklerine karşı proaktif adımlar atmak, enerji üretimindeki sürdürülebilirliğimizin ayrılmaz bir parçası. Sahadaki etkin müdahalemizi; geliştirdiğimiz iş birlikleri, gönüllü ekiplerimiz ve uzun vadeli projelerimizle daha da güçlendiriyor, kurumsal olduğu kadar toplumsal dayanıklılığı da birlikte inşa ediyoruz. Afetleri henüz yaşanmadan önce konuşmanın ve gerekli önlemleri almanın en kritik adım olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşımla, son üç yıldır toplumsal farkındalık çalışmalarına öncülük ediyor; akademisyenler ve uzmanlarla birlikte, orman yangınlarını önlemeye yönelik projeleri hayata geçiriyoruz. Orman alanlarının artması için yangınlarla mücadele etmenin yanı sıra ağaçlandırma faaliyetleri ile ilgili de çalışmalar yürütüyoruz. Her yıl yaşımızın 10 bin katı kadar fidanı toprakla buluşturuyoruz. Bu yılki hedefimiz en az 290 bin fidan; 2026’da ise 30. yılımızda 300 bin fidana ulaşmayı planlıyoruz. Her bir fidanın büyümesini, ormana dönüşmesini titizlikle takip ediyor; bugün 1,5 milyonu aşan bu sayıyı kararlılıkla 3 milyona, ardından 10 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz. Afetlere yönelik hazırlıklarımız, orman yangınlarıyla sınırlı kalmıyor; olası İstanbul depremi gibi büyük ölçekli senaryolar için de kritik bir rol üstleniyor. Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde bağımsızlığını koruma hedefimiz doğrultusunda, bu tür afetlere karşı enerji sürekliliğini sağlamak her zaman önceliğimiz. Bu kapsamda, İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depreme karşı tüm senaryoları değerlendiriyor; enerji üretimimizin kesintisiz sürdürülebilmesi adına Bandırma ve Tufanbeyli Enerji Üslerimize anlık devretme kabiliyetimizi hazır tutuyoruz. 6 Şubat depremlerinden edindiğimiz deneyimleri sistematik hale getiriyor; afetin öncesi, anı ve sonrasında nasıl daha etkin hareket edebileceğimizi birlikte ele alıyoruz. Daha dirençli, daha bilinçli ve daha hazırlıklı bir gelecek için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.