Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afet Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Afet Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afet Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Sigorta’da Yeni Organizasyon Yapısı ve Üst Düzey Atamalar Haber

Anadolu Sigorta’da Yeni Organizasyon Yapısı ve Üst Düzey Atamalar

Anadolu Sigorta’nın stratejik öncelikleri doğrultusunda; fonksiyonlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, uzmanlaşmanın artırılması ve karar alma süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi amacıyla organizasyon yapısında güncellemeler yapıldı. Şirketin kurumsal itibarının güçlendirilmesi, sürdürülebilirlik ve afet yönetimi çalışmalarının bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi amacıyla doğrudan Genel Müdür’e bağlı Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Başkanlığı kuruldu. Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Başkanı olarak atandı. Sağlık sigortacılığında ürün yönetiminden teknik değerlendirmeye, operasyonel süreçlerden tazminat ve maliyet yönetimine uzanan süreçlerin bütüncül şekilde ele alınması amacıyla Sağlık Sigortaları Koordinatörlüğü oluşturuldu. Sağlık Sigortaları Müdürü Didem Gürgensuyu Ermiş, Sağlık Sigortaları Koordinatörü oldu. Reasürans alanında da görev kapsamını daha doğru yansıtmak amacıyla Reasürans ve Satın Alma Koordinatörlüğü’nün unvanı Reasürans ve Alınan Trete İşleri Koordinatörlüğü olarak değiştirildi. Reasürans Müdürü Pelin Köseoğlu, Reasürans ve Alınan Trete İşleri Koordinatörü olarak atandı. Yeni yapılanma kapsamında İstanbul Bölge Müdürü Kıvanç Çimen, Satış Koordinatörü; Banka Sigortacılığı Müdürü Rıdvan Atasoy ise Pazarlama ve Dijital Sigortacılık Koordinatörü oldu. Yeni organizasyon yapısı ve atamalar 1 Eylül itibarıyla hayata geçirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi

Akfen Yenilenebilir Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim değişikliğine karşı dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir enerji portföyü oluşturma hedefi doğrultusunda sürdürürken, 2025 yılına ilişkin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarının bilgisine sundu. Şirketin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın TSRS S1 ve TSRS S2 hükümleri doğrultusunda hazırlanan ilk raporu; sürdürülebilirlikle ve iklimle ilişkili risk ve fırsatları yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler çerçevesinde ele alıyor. Raporda, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkısının yanı sıra operasyonel dayanıklılık, kaynak verimliliği, yeni teknolojiler, çalışanlar, toplumsal etki ve biyoçeşitlilik alanlarındaki çalışmaları da yer alıyor. KURULU GÜÇ 887 MW SEVİYESİNE ULAŞTI Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi RÜZGÂR VE HİBRİT ÜRETİMDE YÜZDE 14,7 BÜYÜME 2025 yılında hidroelektrik üretimi hidrolojik koşulların etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 21,5 azalırken, güneş santrallerinin üretimi ise bir önceki yıla yakın bir seviyede kaldı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin çeşitlendirilmiş üretim portföyü toplam üretimin artmasını destekledi. Şirketin rüzgâr ve hibrit üretim portföyünden elde ettiği elektrik üretimi 2025 yılında 1.099,6 GWh’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 14,7 arttı. Rüzgâr ve hibrit GES yatırımlarının toplam kurulu güç içerisindeki payı da yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaştı. Bu gelişim, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine dayanan portföy yapısının değişken iklim ve üretim koşullarına karşı sağladığı operasyonel dayanıklılığı ortaya koydu. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TSRS DÖNEMİ 2025 yılı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlaması açısından da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Şirket, ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda hazırladığı raporunda sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatları daha bütüncül bir çerçevede değerlendirdi. TSRS kapsamında ilk uygulama döneminde açıklanması zorunlu olmamasına rağmen şirket, 2025 yılı Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını gönüllü olarak hesaplayarak raporladı. Raporda yer alan seçili çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimi gerçekleştirildi. YEREL PAYDAŞLARA YÖNELİK SOSYAL ETKİ ÇALIŞMALARI Raporun sosyal etki başlıkları arasında Akfen Yenilenebilir Enerji finansörlüğünde, TİKAV koordinasyonunda yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yer aldı. Proje kapsamında 2025 yılında Türkiye’nin 28 farklı lokasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 3 bin kişiye afetlere hazırlık ve afet yönetimi konularında ulaşıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji ayrıca santrallerinin bulunduğu bölgelerde altyapı, sosyal ihtiyaçlar ve güvenlik gibi alanlarda yerel paydaşlara destek sağlamaya devam etti. BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜ Çevresel çalışmalar kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik izleme faaliyetlerine 2025 yılında da devam edildi. RES ve EDT projeleri kapsamında flora-fauna ve yarasa izleme çalışmaları gerçekleştirilirken ekolojik raporlamalar istatistiki veriler elde edebilme adına devam ettirildi. Ayrıca santral çalışanlarının santral çevresinde karşılaştıkları canlı veya ölü hayvanlara ilişkin gözlemlerini dijital ortamda bildirebilmelerine yönelik uygulama da biyoçeşitlilik izleme çalışmalarının bir parçası olarak kullanıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji, önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeyi, rüzgâr ve güneş kaynaklı büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi, elektrik depolama ve yeni teknolojiler alanındaki çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Sürdürülebilirliği iş modelinin ve kurumsal karar alma süreçlerinin merkezinde konumlandıran Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkı sağlamayı ve tüm paydaşları için uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir değer yaratmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı Haber

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı

Kısa sürede yoğunlaşan yağışın Alleben Deresi’nde yer yer taşkınlara neden olmasıyla birlikte merkez ilçeler başta olmak üzere birçok noktada hayat ciddi şekilde etkilendi. Şehrin farklı bölgelerinde aynı anda etkisini gösteren hava olayı; ana arterlerde su birikintilerine, bazı mahallelerde taşkınlara, yüksek kesimlerde dolu yağışına ve geniş bir alanda fırtınanın yol açtığı hasarlara neden oldu. Ağaçların kökünden söküldüğü, çatıların uçtuğu, araçların zarar gördüğü ve trafik yönlendirme levhalarının yerinden koptuğu çok sayıda nokta kayıtlara geçti. Kentte yalnızca 20 dakika içerisinde metrekareye 60 kilogram yağış düşmesi, yaşanan durumun boyutunu gözler önüne serdi. Meteorolojik öngörülerin de üzerine çıkan bu tablo, Gaziantep’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı en şiddetli ve en geniş alana yayılan doğal afetlerden biri olarak değerlendiriliyor. Afetin etkisinin şehir geneline yayılması, müdahale sürecini de çok yönlü ve eş zamanlı bir çalışma gerektirir hale getirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, afetin ilk anından itibaren önceden hazırlanan afet yönetimi ve dirençli şehir planları doğrultusunda tüm birimleriyle sahada hızlı ve koordineli bir şekilde görev aldı. Şehrin farklı noktalarında eş zamanlı müdahaleler sürdürülürken, sürecin anlık takibi ve yönetimi kesintisiz şekilde devam ediyor. Öte yandan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 153 Çağrı Merkezi, afet sürecinde vatandaşlardan gelen ihbar ve taleplerin anında değerlendirilmesi ve ilgili ekiplere yönlendirilmesi noktasında aktif rol üstleniyor. Yoğunluğa rağmen kesintisiz hizmet veren çağrı merkezi üzerinden sahadaki müdahale süreci koordineli biçimde yürütülüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yaşanan afetin büyüklüğüne rağmen sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürürken, olası yeni gelişmelere karşı da hazırlıklı şekilde görevine devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında Haber

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında

Listeye giren isimler; vizyonları, hayata geçirdikleri projeler ve yarattıkları etki doğrultusunda alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Fast Company Türkiye’nin her yıl gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri” araştırmasının sonuçları açıklandı. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Anadolu Sigorta, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; iş modelinin merkezinde konumlanan stratejik bir öncelik olarak ele alıyor. Şirket; çevresel etkiyi azaltmaya yönelik uygulamaları, toplumsal fayda odaklı projeleri ve güçlü yönetişim anlayışıyla uzun vadeli değer üretimine odaklanıyor ve bu kapsamda hayata geçirdiği Ormanın Gözleri, Anadolu Kütüphaneleri ve Kurtaran Araç gibi projeleriyle farklı alanlarda somut katkı sunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan: “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deprem Gerçeğine Karşı Sanayide Kritik Model Haber

Deprem Gerçeğine Karşı Sanayide Kritik Model

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alan bir coğrafyada bulunması, deprem gerçeğini yalnızca bireyler için değil aynı zamanda üretim, sanayi ve ekonomik sistem için de kaçınılmaz bir gerçek haline getiriyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler, afetlere hazırlığın yalnızca kamu kurumlarının değil, sanayi bölgeleri ve üretim tesislerinin de sorumluluk alanına girdiğini açık biçimde ortaya koydu. 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında bu gerçek yeniden gündeme gelirken, Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM, arama kurtarma kapasitesi, afet müdahale ekipmanları, eğitim programları ve uluslararası iş sürekliliği projeleriyle sanayide afetlere hazırlık konusunda dikkat çeken çalışmalar yürütüyor. GEBKİM’in hayata geçirdiği bu projeler, sanayi altyapısının yalnızca üretim ve ekonomik faaliyetler için değil, aynı zamanda afetlere karşı dirençli bir sanayi ekosistemi oluşturmak açısından da kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Arama Kurtarma Ekibi ve Afet Ekipmanları Hazır Sanayi üretiminin sürdürülebilirliği ve çalışan güvenliğinin sağlanması amacıyla GEBKİM OSB’de afet hazırlıkları uzun süredir sistemli şekilde yürütülüyor. Olası deprem ve afet senaryolarına hızlı müdahale edebilmek için bölgede 27 kişilik Hafif Seviye Arama Kurtarma Ekibi oluşturulurken, afet durumlarında kullanılmak üzere özel ekipmanlarla donatılmış deprem konteynerleri de kuruldu. Bu konteynerlerde enkaz altı arama cihazlarından termal kameralara, sismik akustik dinleme sistemlerinden kırıcı ve kesici ekipmanlara kadar birçok teknik donanım yer alıyor. Jeneratörler, aydınlatma sistemleri ve arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılan çeşitli ekipmanlar da bu altyapının bir parçasını oluşturuyor. Bölgede ayrıca acil müdahale ve barınma çadırları ile kimyasal arınma çadırları hazır tutulurken, itfaiye arama kurtarma araçları, iş makineleri ve çeşitli lojistik ekipmanlar da afet senaryolarına karşı hazır bulunduruluyor. Bu altyapı sayesinde afet sonrası müdahale kapasitesinin hızlı ve koordineli biçimde devreye alınması hedefleniyor. Acil Müdahale Yazılımı ile Sanayide Afet Bilinci Artıyor Afetlere hazırlık yalnızca ekipman ve fiziki altyapıyla sınırlı kalmıyor. İnsan kaynağının bilinçlendirilmesi de bu sürecin en önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. Bu doğrultuda GEBKİM OSB’de faaliyet gösteren firmalara yönelik düzenli olarak eğitim programları, seminerler ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ilk kez GEBKİM OSB’de hayata geçirilen Acil Müdahale Yazılımı kapsamında bugüne kadar yaklaşık iki bin kişiye afet ve acil durum eğitimleri verildi. Bu eğitimlerle çalışanların deprem ve diğer afet durumlarında doğru hareket edebilme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Sanayi tesislerinde çalışan personelin afet anında doğru davranış biçimlerini bilmesi, hem can güvenliği hem de üretim süreçlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. İRAP Kapsamında Sanayide Deprem Hazırlığı GEBKİM OSB’de yürütülen afet hazırlık çalışmalarının önemli bir bölümü Kocaeli İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında gerçekleştiriliyor. Organize sanayi bölgelerine düşen sorumluluklar doğrultusunda bölgede yapıların dayanıklılık ve güçlendirme çalışmaları yapılırken, olası afet senaryolarına yönelik risk azaltma planlamaları da hayata geçiriliyor. Bölgede faaliyet gösteren katılımcı firmalarla birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında acil durum hazırlıkları ve eğitim faaliyetleri sürdürülüyor. Bu çalışmaların temel amacı, afetlere müdahale kapasitesini güçlendirmenin yanı sıra riskleri önceden azaltan dayanıklı bir sanayi altyapısı oluşturmak olarak ifade ediliyor. RESMAR Projesi ile Sanayide İş Sürekliliği GEBKİM OSB’nin afetlere hazırlık çalışmalarında öne çıkan başlıklardan biri de iş sürekliliği yönetimi. Sanayi tesislerinin afet sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesi hem çalışanlar hem de ülke ekonomisi açısından kritik önem taşıyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB, Avrupa Birliği ve AFAD eş finansmanında yürütülen “RESMAR – İş Sürekliliği Yönetimi Yaklaşımı ile Sanayi Kuruluşlarının Afetlere Dirençli Hale Getirilmesi: Marmara Bölgesi Uygulaması” projesinde pilot organize sanayi bölgeleri arasında yer alıyor. Proje kapsamında yapılan teknik ziyaretlerde AFAD ve ilgili kurum temsilcileri bölgede incelemelerde bulunarak iş etki analizleri, iş sürekliliği planları ve afet yönetimi süreçlerini değerlendirdi. Bu çalışmalarla sanayi tesislerinin afet sonrası üretim ve tedarik süreçlerini sürdürebilecek yapılar kurması hedefleniyor. “Her Fabrika Bir Kaledir” Deprem gerçeğinin sanayi bölgeleri açısından büyük bir sorumluluk alanı oluşturduğunu belirteren GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, “Ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Her fabrika bir kaledir’ sözü çok kıymetli. Bizler de sanayi bölgemize bu anlayışla yaklaşıyoruz. Sanayi tesisleri ülke ekonomisinin üretim gücünü temsil eden stratejik merkezlerdir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde yürütülen hazırlık çalışmaları hem çalışanlarımızın güvenliği hem de üretim sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. GEBKİM OSB olarak altyapımızı güçlendiren, afetlere müdahale kapasitemizi artıran ve sanayimizin iş sürekliliğini güvence altına alan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. RESMAR Projesi gibi uluslararası iş birlikleri sayesinde sanayi kuruluşlarımızın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesini hedefliyoruz. Amacımız, güçlü üretim kapasitesine sahip, afetlere hazırlıklı ve dayanıklı bir sanayi ekosistemi oluşturmaktır.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak  Haber

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak 

Anadolu Sigorta, iklim kriziyle birlikte sayısı ve etkisi giderek artan orman yangınlarına karşı teknoloji, kamu–özel sektör iş birliği ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren “Ormanın Gözleri” projesiyle Türkiye genelinde kalıcı ve ölçeklenebilir bir koruma modeli oluşturuyor. 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen proje; orman yangınlarını erken tespit etmek ve yangın riskine karşı toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla tasarlandı. Proje kapsamındaki ilk insansız yangın gözetleme kulesi 2022 yılının sonunda Adana Balcalı’da devreye alındı. 2023 yılında Çanakkale, Muğla, Adana ve Antalya’da; 2024’te ise İstanbul, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş ve Mersin’de yeni nesil kuleler tamamlanarak hizmete alındı. 2025 yılında İstanbul, Kastamonu, Muğla, Denizli, Bilecik ve İzmir’de kurulan kulelerle birlikte Ormanın Gözleri, yangın riski yüksek bölgelerde etkin bir erken uyarı ağına dönüştü. 2025 yıl sonu itibarıyla projede toplam 16 yangın gözetleme kulesi aktif olarak görev yapıyor. Bu kuleler aracılığıyla yaklaşık 800 bin hektarlık alan kesintisiz izlenirken, bugüne kadar 241 orman yangını çok erken aşamada tespit edilerek olası büyük felaketlerin önüne geçildi. “Ormanın Gözleri ile toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Ormanın Gözleri projesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İklim kriziyle birlikte orman yangınları yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları olan çok katmanlı bir risk alanına dönüştü. Bu sene 5. yılına giren Ormanın Gözleri projesini, bu risklere karşı yalnızca bugünü değil geleceği de koruyan kalıcı bir çözüm modeli olarak kurguladık. Türkiye’de 23,4 milyon hektar orman alanı bulunmaktadır. Bu orman alanlarının yaklaşık %55’i yangına hassas bölge niteliğindedir. 2026’da tamamlanacak kulelerimizle yaklaşık 1.200.000 hektarlık alanı gözetleyeceğiz. Bu alanın yaklaşık 800.000 hektarı da yangına daha hassas orman alanı olarak nitelendiriliyor. Bu sayede devreye alacağımız yeni kulelerimizle yangına hassas bölgelerin yaklaşık %10’u gözlenecek. Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın gözetleme sistemine ek olarak hayata geçirdiğimiz destekle, OGM’nin gözetlediği orman alanlarının yaklaşık %5’inin korunmasına katkı sunmuş olacağız. Teknolojiyi kamu–özel sektör iş birliğiyle sahaya indirirken, erken tespitin hayat kurtaran gücünü ve önleyici yaklaşımın önemini merkeze aldık. Yapay zekâ destekli gözetleme sistemleriyle ormanlarımızın gözü kulağı olurken, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz.” 2026 hedefi: Türkiye ve Kıbrıs’ta daha geniş bir koruma ağı Projenin 2026 yol haritasında Balıkesir, Adana, Kastamonu ve Denizli illerine yeni yapay zekâ destekli insansız yangın gözetleme kuleleri kurulması; ayrıca Ankara (ODTÜ Ormanları) ve Kıbrıs’ta gelişmiş gözetleme sistemlerinin devreye alınması yer alıyor. Ormanın Gözleri sadece hayati önemde bir teknolojik yatırım değil; aynı zamanda güçlü bir iletişim ve farkındalık projesi. Proje kapsamında hazırlanan “Ormanın Gözleri” belgesel serisinin ilk bölümü 2023’te, dördüncü bölümü ise 2025’te izleyiciyle buluştu. Belgesel serisi teknik başarının ötesinde doğa ile insan arasındaki ilişkiyi ve yangınlarla mücadeledeki ortak sorumluluğu görünür kılıyor. Belgesel çekimlerinin 2026 yılında da sürdürülmesi planlanıyor. Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi, iklim kriziyle mücadelede özel sektörün kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiğinde nasıl yüksek etki yaratabileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Proje, orman yangınlarının erken tespiti ve orman koruma işleviyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan “Karasal Yaşam” amacını doğrudan destekliyor. Aynı zamanda “Amaçlar İçin Ortaklıklar” başlığına da güçlü bir katkı sunarak, teknolojinin doğa koruma alanındaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Kuleler yalnızca yangınlara karşı değil; diğer ormancılık faaliyetleri için de etkin bir gözetim sağlıyor. Aynı zamanda doğal yaşamın korunmasına katkı sunan sistemler, nesli tükenme riski altındaki türlerin takibinde de önemli rol üstleniyor. Kulelerin orman haberleşme sistemleri için baz istasyonu işlevi görmesi sayesinde, ormanlık alanlarda iletişim altyapısı güçlenirken, acil müdahale ekiplerinin koordinasyonu da önemli ölçüde kolaylaşıyor. Anadolu Sigorta, kule kurulumlarının yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü’nün “Video Analitik Yazılım ve Duman Algılama Sistemi” projesine de destek veriyor. Bu sistem sayesinde, OGM’nin mevcut yangın gözetleme kulelerindeki kameralar tek bir yazılım platformu üzerinden izlenebiliyor. Yapay zekâ destekli analizlerle video görüntüleri üzerinde duman ve alev otomatik olarak algılanarak yangınlar çok erken safhada tespit edilebiliyor. Bu yaklaşım, afet risklerinin azaltılmasında teknolojinin rolünü güçlendirirken, iklim değişikliğine karşı dijitalleşme temelli bir uyum (adaptasyon) modeli de sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası   Altı Ödül Birden Haber

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası Altı Ödül Birden

“100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ve prestij kitabı ile kurumsal hafızasını geleceğe taşıyan şirket, “Ormanın Gözleri” projesiyle de risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturarak ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim performansıyla adım attı. Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği iletişim başarıları, şirketin 100. yıl vizyonunu yalnızca bir kutlama süreci olarak değil; itibar yönetimi, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm ekseninde kurguladığını ortaya koydu. Şirket, hem küresel ölçekte düzenlenen Mercury Excellence Awards’ta iki ayrı kategoride Bronz ödül kazanarak uluslararası başarıya imza attı hem de PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödüle layık görülerek iletişim alanındaki bütüncül yaklaşımını tescilledi. Uluslararası arenada çifte başarı Anadolu Sigorta, iletişim, pazarlama ve kurumsal itibar alanlarında bağımsız bir değerlendirme sistemi olan Mercury Excellence Awards’ta iki ödül kazandı. Şirket, 100. yılına özel olarak hayata geçirdiği “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ile “Özel Etkinlikler: Diğer/Çeşitli – Yıldönümü” kategorisinde; sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan “Ormanın Gözleri” projesi ile ise “Kampanyalar: Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” kategorisinde Bronz ödüle layık görüldü. PRİDA’da dört ayrı kategoride ödül Anadolu Sigorta’nın 100. yıl iletişim çalışmaları, Türkiye’de de önemli bir başarı elde etti. Şirket, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) tarafından düzenlenen PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödül kazandı. “Anadolu Sigorta 100. Yıl İletişim Çalışmaları” İtibar Yönetimi kategorisinde PRİDA ödülünü alırken; “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” Etkinlik İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü kazandı. Şirketin bir asırlık yolculuğunu belgeleyen “Yüzyıllık İmza” prestij kitabı, Kurumsal Yayın ve Raporlar kategorisinde BAŞARI ödülüne layık görülürken, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Ormanın Gözleri” projesi de Kurumsal Sosyal Sorumluluk İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü aldı. Sahnede ödüller Anadolu Sigorta adına, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Birim Müdürü Ayça Albayrak Sezgin’e takdim edildi. “100. yılımız kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, söz konusu ödüllerin şirketin iletişim stratejilerinin ve toplumsal fayda odaklı projelerinin ulusal ve uluslararası standartlarda değer ürettiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı. Ergüntan, şirketin başarısıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “100. yıl kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti. Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt şirketimizin tarihsel birikimini, kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla başlayan yolculuğumuzu ve geleceğe dönük hedeflerimizi bütüncül bir anlatıyla ortaya koyduk. “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” kurumsal hafızamızı sahne performansları ve güçlü bir içerik kurgusuyla buluşturdu. Bu sürecin önemli parçalarından biri olan “Yüzyıllık İmza” prestij kitabımız ise şirketimizin bir asırlık serüvenini sigortacılığın tarihini de kayıt altına alarak kurumsal mirası kalıcı hale getirdi. Ayrıca yine Mercury Excellence Awards’ta ve PRİDA’da ödüllendirilen “Ormanın Gözleri” projemiz ise Anadolu Sigorta’nın risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturan örnek bir model olarak öne çıkıyor. 2022 yılından bu yana Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz projemizde insansız ve yeni nesil yangın gözetleme kuleleriyle yüz binlerce hektarlık alan gözetim altına alıyoruz. Ormanın Gözleri projesi yangınların erken tespitine katkı sunarken kaçak kesim, yasa dışı yapılaşma ve yaban hayatının korunması gibi alanlarda da önemli bir işlev üstleniyor. “ İletişimde bütüncül başarı Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası ölçekte kazandığı bu ödüller, şirketin 100. yıl iletişimini yalnızca geçmişe dönük bir anlatı olarak değil, itibar, sürdürülebilirlik, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm odağında kurguladığını gösteriyor. Kurumsal yayınlardan gala gecesine, sosyal sorumluluk projelerinden itibar yönetimine uzanan geniş bir yelpazede elde edilen başarılar, Anadolu Sigorta’nın ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim altyapısı ve küresel ölçekte kabul gören projelerle adım attığını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Şubat’ın Yıl Dönümünde Afet Bilinci Semineri Haber

6 Şubat’ın Yıl Dönümünde Afet Bilinci Semineri

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve GEA Arama Kurtarma iş birliğiyle “Afetlere Hazırlık Toplantısı ve Toplumsal Dayanıklılık Semineri” düzenlendi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Merkezi’nde gerçekleştirilen programda yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi de eğitim faaliyetlerine yeniden başladı. ÖĞRENCİLERE DEPREM SİMÜLASYONU EĞİTİMİ Etkinlik, öğrencilerin katılımıyla Deprem Simülasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerle başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de takip ettiği eğitimde, deprem anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterildi. Simülasyon eğitiminin ardından düzenlenen seminere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademisyenler, meclis üyeleri ve çok sayıda gönüllü katıldı. “AFET ÖNCESİNDE SORUMLULUK ALIYORUZ” Seminerin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ta yaşanan acıların unutulmadığını belirterek, bu acılardan ders çıkararak geleceğe hazırlanılması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Deprem sadece fay hatlarında değil; ihmalde, gecikmede ve ertelenen kararlarda yıkıcı oluyor. Zamanında yapılmayan dönüşümler, karşımıza can kaybı olarak çıkıyor. Biz Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin sadece bir eğitim alanı değil, bir “hayat kurtarma noktası” olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer için hazırladıkları kentsel dönüşüm modeline de değindi. Bilimden sapmadan, ranttan uzak durarak ve insan hayatını merkeze alarak dönüşümü gecikmeden hayata geçirmek istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü biliyoruz ki kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil, hayat kurtarmaktır” diye konuştu. “SİVİL TOPLUM AYAĞI GÜÇLENMELİ” Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise 1999 depreminden bu yana toplumun afet sonrası dayanışma konusunda güçlü olduğunu ancak afet öncesi hazırlıkta eksiklikler bulunduğunu belirtti. Afetle mücadelenin sadece devletten veya belediyeden beklenemeyeceğini söyleyen Aydın, “Bu bir kriz durumu ve ne zaman olacağı belli değil. Bu işin sivil toplum ayağının da güçlenmesi gerekiyor. Mahalle komitelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte, her yurttaşın afet anında ne yapacağını bildiği bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN ZEMİNİ ÖZEL ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR” Seminerde, “Kahramanmaraş Depremleri Işığında Nilüferliler İçin Çıkarımlar” başlıklı bir sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da, Bursa’nın zemin yapısına dikkat çekti. Risk azaltma çalışmalarının afet yönetiminin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Şenkaya, şunları söyledi: “İstanbul için hesaplanan hasarın yüzde 10’u gerçekleşse bile, Bursa’daki afet yönetimi büyük bir çıkmaza girebilir. Bursa, Nilüfer, Yıldırım ve Osmangazi bir ovanın üzerine kurulu. İstanbul’da işe yarayan zemin parametreleri burada yeterli olmayabilir. Yeni yapılan binalar yönetmeliği uygun olsa bile, zemin doğru tanımlanmazsa sıvılaşma veya büyütme etkisiyle hasar alabilir. Bu nedenle Nilüfer özelinde mikro bölgeleme çalışmaları yaparken, ilçenin kendi zemin gerçeklerine uygun şartnameler geliştirilmeli.” “BİLGİ TEK BAŞINA YETMEZ” Eğitimci sosyolog ve GEA Arama Kurtarma Ekibi sorumlusu Kemal Karadayı da afet psikolojisi ve sosyolojisi üzerine konuştu. Uluslararası arama kurtarma deneyimlerinden örnekler paylaşan Karadayı, enkaz altından kurtarılan insanların yüzde 85’inin profesyonel ekipler tarafından değil vatandaşlar tarafından çıkarıldığını söyledi. Afet anında insan beyninin ilkel tepki sisteminin devreye girdiğini anlatan Karadayı, bilginin davranışa dönüşmesi için tekrarlanması ve simülasyonlarla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadayı, “Bir kişi yaşayacağı şeyi önceden tecrübe etmişse, o an ilkel tepkiyi verme olasılığı düşüyor. Bu yüzden simülasyon merkezlerinin çok büyük faydası var” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.