Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afrika

Kapsül Haber Ajansı - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arzum’da Üst Düzey Atama Haber

Arzum’da Üst Düzey Atama

Kurumsal yönetim yapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda Arzum’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Erkun, 31 Aralık 2025 itibarıyla Arzum Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak atandı. Erkun, aynı zamanda Arzum Yönetim Kurulu Üyesi görevini üstlenecek. 30 yıla yakın uluslararası deneyime sahip olan Hakan Erkun, kariyeri boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenmiş, finansal ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Yeni görevinde Erkun, Arzum’un küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve markanın uzun vadeli büyüme stratejisine liderlik edecek. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Hakan Erkun’un atamasıyla ilgili, “Arzum olarak değişen dünya dinamiklerine uyum sağlarken, güçlü bir yönetişim anlayışı ve doğru liderlik yapısını her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Hakan Erkun’un finansal disiplini, kurumsal bakış açısı ve uluslararası deneyimiyle Arzum’un sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Hakan Erkun Kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Hakan Erkun, kariyer yolculuğuna denetim dünyasının lider kurumları KPMG ve PwC’de başladı. Finansal disiplin alanındaki bu güçlü temelini, Danone Group bünyesinde 16 yılı aşkın süren geniş kapsamlı bir liderlik serüvenine taşıdı. Danone Early Life Nutrition ve Danone Waters operasyonlarında üst düzey yöneticilik ve Yönetim Kurulu Üyeliği sorumluluklarını üstlenen Erkun, Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsayan çok uluslu yapılarda Bölgesel Finans Direktörü olarak küresel finans operasyonlarını yönetti. Uluslararası tecrübesini Ontex’te Orta Doğu, Afrika ve Asya Bölgesi Finans Direktörlüğü ile derinleştiren Erkun; Savola Group, Balsu Group, Koroplast ve Peyman Kuruyemiş’te CFO olarak stratejik rollere imza attı. Bu süreçte halka arz, kurumsal dönüşüm ve dijitalleşme projelerinde kritik başarılar elde etti. Son olarak Arzum bünyesinde Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak görev alan Erkun; şirketin finansal mimarisinin güçlendirilmesi, kurumsal yönetişim süreçlerinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme odaklı dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. Profesyonel kimliğinin merkezine ekip gelişimini koyan Hakan Erkun, kariyeri boyunca pek çok üst düzey yöneticinin yetişmesine mentorluk ederek iş dünyasının yönetim kademelerine yön vermiş bir liderdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK Haber

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK

7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, 2025 yılına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki güçlü performansıyla FAVÖK’ünü bir önceki yıla göre %37 artırarak 13,5 milyar TL seviyesine taşıdı. FAVÖK marjı ise 8 puan artışla %32 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 2025 hedefinin üzerinde 42 milyar TL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı yıllık bazda %39 artışla 3,7 milyar TL’ye ulaştı. 2023–2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla Şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdi. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı coğrafi açıdan çeşitlendirilmiş projelerle kapasitesini artıran Şirket, gelir yapısını daha öngörülebilir ve dayanıklı bir zemine taşırken faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji arz güvenliğine de stratejik katkı sağladı. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şirketin yıllık performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılında Aksa Enerji olarak dayanıklı iş modelimiz ve uzun vadeli değer yaratma odağımız doğrultusunda stratejik hedeflerimizde güçlü bir ilerleme kaydettik. Türkiye’den Afrika ve Asya’ya uzanan operasyonel ağımız sayesinde enerji arz güvenliğine katkı sağlayan dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşturduk. Finansal disiplinimizi korurken stratejik finansman yapımızı güçlendirdik; dijital dönüşüm yatırımlarımızla da kurumsal kapasitemizi ve operasyonel çevikliğimizi ileri taşıdık. 2023–2025 döneminde farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak 1 milyar doların üzerinde yatırımı başarıyla tamamladık. Zorlu makroekonomik koşulların hâkim olduğu bu dönemde yoğun yatırım programımıza rağmen kârlılığımızı artırmayı başardık. 2026 yılında devreye almayı planladığımız yeni projelerle üretim kapasitemizi daha da artırmayı ve portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı iş modelimiz, artan kapasitemizi yüksek gelir görünürlüğü ve güçlü nakit akışıyla desteklemeye devam ediyor. Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının portföyümüzde %20 paya ulaşması, enerji dönüşümünde bilanço dayanıklılığımızı ve kârlılığımızı güçlendiren önemli bir kaldıraç olacak. Önümüzdeki dönemde de küresel enerji dönüşümünü fırsata çevirerek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilir Yüksek Büyüme Stratejisine Kararlılıkla Devam Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. 2025 yılında özellikle Asya ve Afrika’daki yatırımlarıyla portföyünü güçlendiren şirket, farklı coğrafyalarda enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güçlü bir uluslararası oyuncu olma yolunda ilerliyor. Özbekistan’da 430 MW kapasiteli Talimercan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte Aksa Enerji, ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşarak Özbekistan’daki en büyük Türk yatırımcı şirket konumuna ulaştı. Kazakistan’da 240 MW kurulu güce sahip olacak kombine ısı ve elektrik santralinin de 2026 Nisan ayı sonuna kadar devreye alınmasıyla, şirketin Orta Asya’daki güçlü konumu daha da pekişecek. Aksa Enerji, Afrika’daki büyümesini de sürdürerek Gabon’da 145 MW kurulu güce sahip doğal gaz santrali ve Burkina Faso’da 119 MW kurulu güce sahip elektrik santrali projeleriyle bölgedeki varlığını genişletmeye devam edecek. Şirketin 2025 yılında Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 150 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşması, Afrika’nın enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlama hedefinin önemli bir göstergesi oldu. Aksa Enerji, enerjiye yönelik artan küresel ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarını sürdürürken, fırsatların bulunduğu tüm coğrafyalarda büyüme imkanlarını yakından takip etmektedir. Bu doğrultuda şirket, Avrupa dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan enerji yatırım fırsatlarını ve potansiyel iş birliklerini değerlendirmeye devam etmektedir. 2026’da Kurulu Gücünü 4.000 MW’ın Üzerine Taşıyacak Aksa Enerji, 2025 yıl sonunda 3.000 MW’ı aşan kurulu gücünü, 2026 yıl sonunda 251 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmak üzere 4.000 MW’ın üzerine yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’de geliştirdiği 941 MW’lık yenilenebilir enerji projeleri portföyü; depolamalı rüzgâr, güneş ve müstakil depolama yatırımlarıyla büyümenin yeni eksenini oluşturuyor. Aksa Enerji’nin 2025 yılında TSKB ile imzaladığı 80 milyon ABD doları tutarındaki 11 yıl vadeli kredi de bu yatırımların finansmanına güç katıyor. Şirket, orta vadede yenilenebilir enerjinin toplam portföyü içindeki payını %20’ye yükseltmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yönetişimde İstikrarlı İlerleme Aksa Enerji, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki güçlü performansını 2025 yılında da sürdürdü. Şirket, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 10 yıldır yer alarak ÇSY alanındaki istikrarlı yaklaşımını teyit etti. Kurumsal yönetişim tarafında ise Yönetim Kurulu’ndaki kadın üye oranını %33’e yükselten Aksa Enerji, BIST 100’de en yüksek kadın temsil oranına sahip elektrik üreticisi konumuna ulaştı. Şirketin Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu ise 94,10’dan 94,34 seviyesine yükseldi. 2025 yılı boyunca yatırımlarını büyüten, uluslararası operasyonlarını genişleten ve güçlü finansal performans ortaya koyan Aksa Enerji, yüksek yatırım dönemine rağmen kârlılığını artırarak sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. Bu başarının bir göstergesi olarak Aksa Enerji, 2025 yılında Fortune 500 Türkiye ve Capital Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi listelerinde üst sıralarda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı

Yılın Fotoğrafçısı ödülü, 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek prestijli gala töreninde sahiplerini bulacak. 2026 sergisi ise 17 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’da sanatseverlerle buluşacak. Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri, 2026 Profesyonel Yarışma kapsamında 30 finalisti ve 65’in üzerinde kısa liste adayını bugün açıkladı. Çağdaş fotoğrafçılığın sınırlarını zorlayan güçlü görsel anlatıları bir araya getiren yarışma, görsel hikaye anlatımının en çarpıcı örneklerini uluslararası platformda görünür kılıyor. Yaklaşık yirmi yıllık köklü mirasıyla öne çıkan Profesyonel Yarışma; teknik ustalığı güçlü bir anlatı vizyonuyla buluşturan, cesur ve bütünlüklü projeler üreten fotoğrafçıları desteklemeyi sürdürüyor. Bu yıl 200’ü aşkın ülke ve bölgeden 430 binin üzerinde fotoğraf başvurusu alındı. 10 kategorinin kazananları, 30 finalist arasından seçilerek 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek özel törende açıklanacak. Prestijli Yılın Fotoğrafçısı unvanının sahibi, kategori kazananları arasından seçilerek aynı gece açıklanacak. Kazanan; 25.000 ABD doları para ödülünün yanı sıra çeşitli Sony Digital Imaging ekipmanları ve çalışmalarını gelecek yıl Londra’da düzenlenecek sergide kişisel bir sunumla sergileme fırsatı elde edecek. Kazananlar ve finalistler ayrıca, sektörün önde gelen isimleriyle özel oturumların gerçekleştirileceği ve kariyer gelişimlerine yönelik uzman rehberliği sunan “Insights” programı kapsamında Londra’ya davet edilecek. Finalist ve kısa listeye kalan fotoğrafçıların eserlerinden oluşan seçki ise ilk olarak 17 Nisan – 5 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’ta düzenlenecek Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Sergisi kapsamında ziyaretçilerle buluşacak; sergi daha sonra farklı lokasyonlarda sanatseverlerle bir araya gelecek. Seçici kurul adına değerlendirmede bulunan Jüri Başkanı Monica Allende, şunları söyledi: “Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorisinde finale kalan ve kısa listeye seçilen çalışmalar, fotoğraf pratiğindeki dikkat çekici gelişimi ve fotoğrafın güçlü bir hikaye anlatım aracı olarak benimsenmesine yönelik derin bağlılığı ortaya koyuyor. Değerlendirdiğimiz pek çok seri boyunca; sevginin, nezaketin ve çoğu zaman zorlu gerçekliklere dokunan sessiz direncin kutlanışıyla insan deneyiminin farklı katmanlarından derin biçimde etkilendim. En güçlü karelerin birçoğu, gündelik yaşamın içinde saklı kalan samimi anlara ve küçük kahramanlıklara odaklanarak, sıradan akışın içinde varlığını sürdüren gücü ve ruhu görünür kılıyor.” Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorilerinin her birinde finale kalan üç proje ise şöyle sıralanıyor: MİMARLIK VE TASARIM André Tezza’nın (Brezilya) Everyday Structures adlı projesi, Güney Brezilya’daki mahalle bakkallarının mütevazı mimarisine ışık tutuyor. Joy Saha’nın (Bangladeş) Homes of Haor çalışması ise Bangladeş’in Haor bölgesindeki yerel mimariyi belgeliyor; bu bölgede evler, muson döneminde adalara dönüşen yükseltilmiş toprak yığınları üzerine inşa ediliyor. Chen Liang’ın (Çin Ana Karası) serisi ise Çin’in Guangdong Eyaleti’ndeki Jiangmen kentinde bulunan gözetleme kulelerini mercek altına alarak, Çin ve uluslararası mimari etkilerin özgün bir birleşimini ortaya koyuyor. YARATICI Pablo Ramos’un (Meksika) The Black Album adlı projesi, arşiv fotoğraflarından kesilen siluetler aracılığıyla Meksika’daki kayıpları ele alıyor ve görüntüleri yokluğun çarpıcı bir kolektif portresine dönüştürüyor. Ben Brooks (Birleşik Krallık) The Palm, On Piru serisinde Güney Los Angeles’tan rap sanatçılarının ruhani bağlarını ve kolektif kimliklerini yansıtıyor. Citlali Fabian (Meksika) ise Bilha, Stories of My Sisters adlı çalışmasında portreler ile dijital illüstrasyonları bir araya getirerek Güney Meksika’daki ilham verici kadınların hikayelerine hayat veriyor; projede bölgedeki yerli topluluklardan aktivistler ve sanatçılarla iş birliği yapıyor. BELGESEL PROJELERİ Santiago Mesa’nın (Kolombiya) Under the Shadow of Coca adlı projesi, geçimini bu yasa dışı ekonomiye bağlı olarak sürdüren çiftçileri ve Kolombiya’daki kokain ticaretini kontrol eden silahlı grubu takip ediyor. Alexandre Bagdassarian (Fransa), Sixteen and a Half: Eight Months in a Juvenile Prison çalışmasında Fransa’daki bir çocuk cezaevinde tutuklu bulunan gençlerin gündelik yaşamlarını belgeliyor. Colin Delfosse’un (Belçika) Restitution serisi ise Afrika maskelerinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC) ile Belçika arasındaki yolculuğunu, özgün kullanım amaçlarından müzelerdeki sergilenme süreçlerine kadar izleyerek iade tartışmalarını mercek altına alıyor. ÇEVRE Shane Hynan’ın (İrlanda) Beneath | Beofhód adlı serisi — İrlandaca’da “toprağın altındaki yaşam” anlamına geliyor — Kelt geleneğinde bataklıkların ilkel ve köklü önemini, kültürel ve çevresel gerekliliklerin etkileşimi üzerinden ele alıyor. Matteo Trevisan’ın (İtalya) Jinê Land: Where Women Keep the Earth Alive projesi ise Suriye’nin Rojava bölgesinde, kadınların öncülüğünde yürütülen ekolojik ve toplumsal yeniden inşa sürecini belgeliyor; toplulukların geleceğe dair deneysel bir vizyon etrafında bir araya gelişini yansıtıyor. Isadora Romero’nun (Ekvador) Notes on How to Build a Forest çalışması ise ormanları, zaman içinde insan ve insan dışı pek çok topluluğun birlikte şekillendirdiği kültürel alanlar olarak inceliyor. MANZARA Dafna Talmor’un (Birleşik Krallık) Constructed Landscapes adlı çalışması, sanatçının kişisel arşivinden yola çıkarak elde basılmış ve kolajlanmış renkli negatifleri soyut peyzaj temsillerine dönüştürüyor. Andreas Secci’nin (Almanya) serisi, Fransa’nın Normandiya ve Bretanya kıyılarındaki istiridye çiftliklerinin havadan görünümlerinden oluşan soyut manzaralar sunuyor. Michael Blann (Birleşik Krallık) ise fotopolimer gravür tekniğini kullanarak Avrupa’nın ikonik dağ yollarını tasvir ediyor. PERSPEKTİF Hayate Kurisu’nun (Japonya) Living Photographs adlı çalışması, fotoğrafçının ve eşinin ölü doğumla sonuçlanan bir kaybın ardından yaşadıkları deneyimi ve kremasyon öncesinde aile olarak birlikte geçirdikleri günleri belgeliyor. Fredrik Lerneryd (İsveç), Country Music in Kenya projesinde Nairobi’de düzenlenen Uluslararası Kovboy Günü festivalini görüntüleyerek Kenya’daki country müzik tutkunları için önemli bir etkinliği yansıtıyor. Seungho Kim’in (Kore Cumhuriyeti) Sunny Side Up: A Portrait of the Most Average K-Parenting Today serisi ise fotoğrafçının kendi ailesine odaklanarak ebeveynler, köpek ve bebeğin bir araya geldiği ev yaşamının keyifli kaosunu gözler önüne seriyor. PORTRE FOTOĞRAFÇILIĞI Federico Borella (İtalya), Özbekistan’daki Koryo-saram topluluğunu belgeliyor; ‘K-Wave’in etkisi altındaki yeni kuşak Kore kimliklerini yeniden sahipleniyor. Jean-Marc Caimi ve Valentina Piccinni’nin (İtalya) The Faithful adlı çalışması, bir papanın ölümü ile yenisinin seçilmesi arasındaki süreçte Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda toplanan kalabalıklardan portreler sunuyor; adeta hayranlık kültürüne dönüşen bir hac yolculuğunu yansıtıyor. Marisa Reichert’in (Almanya) be:longing serisi ise Endonezya’nın Java Adası’ndaki Yogyakarta’da yaşayan ileri yaşlardaki Müslüman trans bireylerin yaşamlarını belgeliyor; inanç, kimlik ve toplumsal beklentiler arasında kurmaya çalıştıkları dengeyi gözler önüne seriyor. SPOR Todd Antony’nin (Yeni Zelanda) serisi, Farsça’da kelime anlamıyla ‘Buzkashi’ (keçi çekme) anlamına gelen ve Tacikistan’ın sert ve köklü sporlarından biri olan Buzkashi’ye odaklanıyor. Rob Van Thienen (Belçika), It’s a Dog’s Life çalışmasında tazı eğitim seanslarını izleyerek, pistte yapay bir tavşanı kovalayan köpeklerin hareket halindeki dinamik görüntülerinden oluşan bir seri ortaya koyuyor. Morgan Otagburuagu’nun (Nijerya) Beneath the Bridge projesi ise Nijerya’nın Lagos kentinde, profesyonel ringlerin ışıltısından uzak bir noktada amatör boksörlerin antrenman yaptığı derme çatma bir spor salonunu belgeliyor. NATÜRMORT Daniele Vita’nın (İtalya) The Bronte Pistachio adlı çalışması, Sicilya’nın Antep fıstıklarını uzun soluklu bir araştırma kapsamında ele alıyor; her birini tek tek fotoğraflayarak özgün niteliklerini yakından ortaya koyuyor. Gargi Sharma’nın (Hindistan) Experiments in Stillness serisi, nesne ile izleyici arasındaki diyaloğu keşfederek çoklu yorumlara ve dinginlik anlarına alan açıyor. Vilma Taubo’nun (Norveç) Talking Without Speaking projesi ise gündelik nesnelerin protesto sembollerine dönüşmesini konu alan fotoğraflardan oluşuyor. YABAN HAYATI VE DOĞA Wolfgang Duerr’in (Almanya) WILD adlı serisi, hareket sensörleriyle tetiklenen bir kamera aracılığıyla çekildi; siyah beyaz karelerde farklı yaban hayvanları hareket halinde görüntüleniyor. Anita Pouchard Serra’nın (Arjantin) serisi ise Buenos Aires’teki özel bir yerleşim alanında mahallede yaşayan kapibaralar ile site sakinleri arasındaki çatışmayı ele alıyor. Will Burrard-Lucas’ın (Birleşik Krallık) Crossing Point projesi, Kenya’daki Maasai Mara Ulusal Rezervi’nde yaban hayatını görüntülüyor; nesli tehlike altındaki siyah gergedanları izlemek amacıyla kurulan uzaktan kamera tuzağı, sonunda ormanlık nehir geçidinde toplanan çok sayıda hayvanı ortaya çıkarıyor. 2026 Profesyonel Yarışma jürisi şu isimlerden oluşuyor: Monica Allende, Bağımsız Küratör ve Fotoğraf Danışmanı, Jüri BaşkanıDaniel Brena, Direktör, Centro de las Artes de San Agustín, MeksikaYumi Goto, Bağımsız Küratör, Editör, Araştırmacı ve Yayıncı, JaponyaZack Hatfield, Yönetici Editör, Aperture dergisi, ABDPaul Ninson, Kurucu ve İcra Direktörü, Dikan Center, GanaBindi Vora, Sanatçı ve Kıdemli Küratör, Autograph, Birleşik Krallık Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sentetik Uyuşturucular Küresel Tehdit Oluşturuyor! Haber

Sentetik Uyuşturucular Küresel Tehdit Oluşturuyor!

Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, Birleşmiş Milletler Viyana Uluslararası Merkezi’nde (VIC) gerçekleşen basın toplantısında kameralar karşısına geçti. 2025 Yılı INCB Yıllık Raporu’nun lansmanında yaptığı açıklamada, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada kritik rolünü sürdürdüğünü anlattı. Prof. Dr. Sevil Atasoy, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nun (INCB), 2025 Yıllık Raporu’nda, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada önemli bir rol oynamaya devam ettiğini kaydederek, “Bununla birlikte Kurul, sentetik uyuşturucuların, özellikle tıbbi olmayan sentetik opioidlerin hızla yayılması, yasa dışı üretim yöntemlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve temel kontrollü ilaçlara erişimdeki eşitsizliklerin devam etmesi gibi ciddi zorluklara dikkat çekmektedir.” dedi. Sentetik opioidler hızla yayılıyor! Raporun, kontrollü maddelerin tıbbi ve bilimsel amaçlarla yeterli ve kesintisiz erişiminin sağlanmasının, aynı zamanda bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesinin önlenmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladığını anlatan Prof. Dr. Atasoy, “Bu çerçevede, uygun fiyatlı opioid analjeziklere erişimin artırılması, özellikle düşük ve orta gelirli ülkeler için kritik önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Tıbbi erişim ile kötüye kullanımın önlenmesi birlikte ele alınmalı INCB’nin, hükümetler arasında bilgi paylaşımını ve iş birliğini güçlendiren araçların etkin kullanımının somut sonuçlar verdiğini belirttiğini de söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “Kurul ayrıca, özel sektörle iş birliğinin artırılmasının, kimya endüstrisi, çevrim içi platformlar ve lojistik hizmetlerin yasa dışı faaliyetler için kullanılmasının önlenmesinde kilit rol oynadığını ifade etmektedir. INCB, tüm ülkeleri uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde birlikte hareket etmeye ve insanlığın sağlık ve refahını koruma yönündeki ortak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmaktadır.” diye konuştu. Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele ediliyor Prof. Dr. Sevil Atasoy, raporda, hükümetler ile uluslararası kuruluşlara, üç uyuşturucu kontrol sözleşmesinin uygulanmasının nasıl iyileştirileceğine ilişkin öneriler sunulduğunu da dile getirerek, “Prekürsörler Raporu ise kimyasalların ve ekipmanların yasa dışı uyuşturucu üretimine yönlendirilmesini önlemeye yönelik alınan tedbirleri özetlemektedir. Uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde yürütülen uluslararası iş birliği, dünya genelinde halk sağlığını ve refahını korumaya devam etmektedir. Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele edilirken, temel ilaçların erişilebilirliğinin sağlanması bu sözleşmeler sayesinde etkin biçimde yürütülmüştür.” dedi. INCB, zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlı Günümüzde sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması, tıbbi kullanım için erişim eksiklikleri ve bazı devletler arasındaki görüş ayrılıklarının önemli zorluklar oluşturduğunu da söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “INCB, bu zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlıdır. Kontrollü maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesi oldukça düşük seviyede olup, bu durum uluslararası sistemin başarısını göstermektedir.” şeklinde konuştu. INCB’nin, kimyasal maddelerin sevkiyatına ilişkin gerçek zamanlı veri paylaşım sistemleri sunarak hem ticaretin sürekliliğini sağladığını hem de yasa dışı üretimi önlediğini de kaydeden Prof. Dr. Atasoy, şöyle devam etti: “INCB, Hükümetlerin sözleşmelere olan bağlılıklarını sürdürmelerini ve tıbbi kullanım için erişimi sağlamalarını önermektedir. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımının artırılması gerekmektedir. Opioid analjeziklere erişimdeki eşitsizlikler önemli bir sorundur. Dünya genelinde yeterli üretim olmasına rağmen, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde erişim sınırlıdır. Psikotrop maddelerin erişimi konusunda da benzer sorunlar devam etmektedir. Bu durumun iyileştirilmesi için bütüncül bir yaklaşım gereklidir. Uluslararası seyahat eden hastalar, kontrollü ilaçlarla ilgili karmaşık düzenlemelerle karşılaşmaktadır.” Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artıyor Kenevir üretiminin arttığına ancak düzenleyici boşlukların devam ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Atasoy, “Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artmaktadır. Avrupa’da sentetik uyuşturucu üretimi yaygınlaşmaktadır. Güney Asya opioid tüketiminde önde gelmektedir. Tıbbi amaçlı kontrollü maddelere erişim artırılmalıdır. Hükümetler uluslararası iş birliğini güçlendirmelidir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi! Haber

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi!

Sanayi, otomotiv, iklimlendirme ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde yüksek nitelikli ticari etkileşim yaratan fuarlarıyla binlerce markayı, 100 bini aşkın ziyaretçiyi ve çok sayıda ülkeden alım heyetini buluşturan HFT, somut ticari çıktılar ve uzun vadeli iş birlikleri oluşturdu. Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Hannover Fairs MENA ofisiyle Avrupa–Orta Doğu–Kuzey Afrika hattında yeni bir entegrasyon modeli kuran şirket, bu yıl Avrupa’dan Afrika ve Körfez ülkelerine uzanan güçlü organizasyon takvimiyle sanayi dönüşümüne yön vererek bilgi, teknoloji ve ticaret akışını hızlandıran çok katmanlı bir uluslararası etkileşim ağı oluşturmayı hedefliyor. 1996 yılında Deutsche Messe AG’nin Türkiye’deki iştiraki olarak kurulan Hannover Fairs Turkey (HFT), düzenlediği fuarlar aracılığıyla sektörleri buluşturuyor ve ticari iş birliklerinin derinleşmesine olanak sağlıyor. Bu kapsamda 2025 yılında sanayi başta olmak üzere farklı sektörlerden on binlerce profesyoneli uluslararası fuarlar aracılığıyla bir araya getiren HFT, yüksek nitelikli ziyaretçi profili ve artan uluslararası görünürlüğüyle dikkat çekiyor. Türkiye ve MENA’da 9 ticari fuar ve 6 confex düzenleyen HFT & MENA, Deutsche Messe AG’nin yurt dışında gerçekleştirdiği organizasyonlar aracılığıyla da Türk ihracatçılarını ve üreticileri küresel pazarlara taşıyarak sektörler arası iş birliklerinin gelişmesine katkı sunuyor. “Fuarlarımız, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, geleceğin vizyonunu şekillendiriyor” 2025 yılında WIN EURASIA, ALUEXPO, ISK-SODEX, HOW – Hub of Warehouse ve Automechanika Istanbul gibi güçlü fuarlarla on binlerce profesyoneli ve binlerce markayı aynı platformda buluşturan Hannover Fairs Turkey, yıl boyunca sanayi ve ticaret ekosisteminde yüksek hacimli etkileşim yarattı. Yapay zekâ, otomasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarının fuar kurgularının merkezinde yer aldığını vurgulayan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy, bu yaklaşımın katılımcılara ürünlerini tanıtabilecekleri, yeni iş birlikleri kurabilecekleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler geliştirebilecekleri stratejik bir zemin sunduğunu belirtti. Gürsoy, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz tüm organizasyonlarda katılımcı memnuniyetinin ve ticari etkileşimin yüksek olduğunu net biçimde gözlemledik. B2B platformlarımız aracılığıyla gerçekleştirilen yoğun ikili iş görüşmeleri, düzenlediğimiz fuarların doğrudan ekonomik fayda üreten iş platformları olarak konumlandığını bir kez daha ortaya koydu. Fuarlarımız aracılığıyla, sektörlerin bugünkü ihtiyaçlarına yanıt verirken geleceğin sanayi ve ticaret yapısını da vizyonumuzla şekillendiriyoruz. Aldığımız tüm geri bildirimler de doğru bir stratejiyle yol aldığımızı gösteriyor” dedi. “Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk” Küresel sanayi ve ticaret akışlarında yaşanan yön değişimi nedeniyle 2025 yılında Hannover Fairs MENA yapılanmasını hayata geçirdiklerini ifade eden Gürsoy, “Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da hızlanan üretim yatırımları, devlet destekli sanayi dönüşüm programları ve bölgenin küresel tedarik zincirlerinde üstlendiği yeni rol, bu yapılanmanın kurulmasını kaçınılmaz hale getirdi. Avrupa pazarındaki doygunluğa karşılık MENA coğrafyasında yeni üretim üsleri, lojistik merkezleri ve teknoloji yatırımları hızla öne çıkıyor. Hannover Fairs Turkey olarak, bu denklemde rolümüzü aldık. 2025 yılı boyunca otomasyon, enerji verimliliği, ileri üretim teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında ciddi bir yatırım potansiyeli oluştuğunu sahada çok net biçimde gördük. Ancak bu talebin, güçlü ve sürdürülebilir iş platformlarıyla desteklenmediğinde kalıcı ticari değere dönüşemediğini de deneyimledik. Bu nedenle MENA yapılanmamızı kurarak fuarcılığı bölgesel bir etkinlik formatının ötesine taşıdık. Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk. Attığımız bu adım, firmaların yeni pazarlara erişimini hızlandırırken, bölgedeki sanayi dönüşümünün daha sağlıklı ve planlı ilerlemesine de katkı sağladı” diye konuştu. 6 uluslararası fuar ve 4 confex gerçekleştirilmesi planlanıyor 2026 yılına hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda genişleyen bir organizasyon ağıyla hazırlandıklarını vurgulayan Gürsoy, “Hannover Fairs Turkey & MENA olarak altı uluslararası fuar ve dört confex planlıyoruz. 19–22 Mayıs’ta partnerimiz Messe Frankfurt ortaklığıyla İstanbul TÜYAP’ta Automechanika Istanbul 2026’yı, 10–13 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde WIN EURASIA’yı, 22-24 Ekim 2026’da ise İstanbul Fuar Merkezi’nde Messe Düsseldorf ortaklığı ile Ankiros Fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu organizasyonlarda yüksek nitelikli ziyaretçiler, uluslararası katılımcılar ve alım heyetleriyle güçlü ekonomik katkı sağlamayı hedefliyoruz. Hannover Messe portföyü içinde yer alan Industrial Transformation serisi ile Avrupa dışındaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. 29 Eylül–1 Ekim 2026 tarihlerinde Kazablanka’da Industrial Transformation Africa’yı, 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihlerinde ise Riyad’da Industrial Transformation Saudi Arabia’yı düzenleyecek; ileri üretim, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir sanayi çözümlerini odağa alarak bölgesel ve uluslararası iş birliklerini destekleyeceğiz. Ayrıca, Avrasya’nın en büyük HVAC-R ve yapı teknolojileri buluşması ISK-SODEX’i, 16–19 Kasım 2026 tarihlerinde Riyad’da ISK-SODEX Saudi olarak gerçekleştirecek; böylece Orta Doğu pazarında sektör için yüksek katma değerli iş ve büyüme fırsatları sunacağız." dedi. “Türkiye’yi küresel fuarcılık ağının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz” Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir fuar ağı kurduklarının altını çizen Gürsoy, şunları söyledi: “Fuarları, geleceğin sanayisini şekillendiren platformlar olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda da sanayi ekosistemleri arasında bilgi, teknoloji ve ticaret akışını güçlendiren, sürdürülebilir büyümeye katkı sunan bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçlıyoruz. Hannover Fairs Turkey olarak, önümüzdeki dönemde de yenilikçi içerikler, teknoloji odaklı alanlar ve sürdürülebilirlik temelli uygulamalarla fuarcılığı dönüştürerek; Türkiye’yi küresel ticaret ve sanayi buluşmalarının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak Haber

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak

Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri alt sektörlerini bünyesinde toplayan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB), 2026 yılında ihracatını 1 milyar dolara yükseltmek amacıyla yoğun ve stratejik bir faaliyet takvimi oluşturdu. EMKOÜİB, 2026 yılı boyunca gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlarla sektörlerin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı ve ihracatta 1 milyar dolar hedefini aşmayı amaçlıyor. 2026 yılı bounca Birlik bünyesinde; milli katılım fuar organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, tasarım yarışmaları, çalıştaylar, workshoplar ve panel programlarıyla firmaların uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Her ay düzenli uluslararası etkinlikler planlandı Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2026 yılı programının sektörün tüm alt alanlarını kapsayacak şekilde hazırlandığını belirterek şu bilgileri paylaştı: “Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerini kucaklayan kapsamlı bir etkinlik takvimi oluşturduk. 2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyetleri, tasarım yarışmaları, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetleri ile çalıştay ve panelleri gündemimize aldık.” 2025 yılında Birlik bünyesinde toplam ihracatın 915 milyon dolara ulaştığını vurgulayan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kâğıt mamulleri ihracatımız 558 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız yüzde 3 artışla 122 milyon dolar oldu. Bu alanda Türkiye ihracatının yüzde 68’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Mobilya sektöründe ise Birliğimiz üzerinden yapılan ihracat 203 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. 2026 yılında gerçekleştireceğimiz pazarlama faaliyetleriyle 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyoruz.” Kâğıt sektöründe güçlü ihracat programı Kâğıt mamulleri sektörünün 558 milyon dolarlık ihracatla EMKOÜİB’in toplam ihracatında önemli bir paya sahip olduğunu belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, sektörün büyüme hedeflerine yönelik yoğun bir program hazırlandığını ifade etti. Kora, 2026 yılında kâğıt sektörüne yönelik iki fuarda milli katılım organizasyonu gerçekleştireceklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız.” Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Londra organizasyonları Paer & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı’nın Orta Doğu pazarına yönelik en önemli sektör buluşmalarından biri olduğunu vurgulayan Kora, fuarın 31 Mart – 2 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirtti. “EMKOÜİB olarak Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kâğıt, temizlik kâğıtları, hijyen ürünleri, nonwoven, geri dönüşüm teknolojileri ve ambalaj sektörlerini kapsayan fuarın, firmalarımıza Orta Doğu ve Körfez pazarında yeni ihracat fırsatları sunacağına inanıyoruz.” Kora ayrıca, Avrupa pazarına yönelik ikinci milli katılım organizasyonunun ise 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacağını ifade etti. 2026 yılı programında ayrıca ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı da yer alacak. Çalıştay, Design2Prototype’da olduğu gibi çalıştay; tasarımcılar, öğrenciler ve sektör profesyonellerini kâğıt ve karton ambalaj çözümleri odağında bir araya getiren yeni bir çalışma alanı sunacaktır. Yaşar Üniversitesi ve Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğinde yürütülen program, genç tasarımcıların gerçek sektör ihtiyaçlarıyla doğrudan temas kurmasını sağlarken sürdürülebilir, yenilikçi ve üretilebilir ambalaj çözümlerinin geliştirilmesini hedefleyerek tasarımın üretim süreçlerine doğrudan entegre edildiği uygulamalı bir model ortaya koyacaktır. Mobilya sektörü Las Vegas’ta vitrine çıkacak Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, mobilya ve iç mekân sektörünün önde gelen organizasyonlarından HD Expo Las Vegas Fuarına, 5–7 Mayıs 2026 tarihlerinde Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceklerini açıkladı. Güngör, “Firmalarımızın ABD pazarındaki görünürlüğünü artırmayı, proje bazlı iş birliklerini geliştirmeyi ve Türk mobilya sektörünün tasarım ve kalite gücünü uluslararası alanda daha etkin şekilde tanıtmayı hedefliyoruz” dedi. Mobilyada hedef stratejik pazarlarda büyüme Türk mobilya sektörünün dünya genelinde en çok ihracat yapan ilk 5 ülke arasına girmesi için çalıştıklarını belirten Güngör, 2026 yılı programında stratejik pazarlara yönelik ticaret heyetlerinin de yer aldığını söyledi: “2026 yılında mobilya sektörümüz için İngiltere, Orta Asya ve Batı Afrika gibi pazarlara yönelik programlar planlıyoruz. Temmuz ayında Kazakistan–Özbekistan, Ekim ayında İngiltere, yıl sonunda ise Senegal, Gana ve Fildişi Sahili’ni kapsayan Batı Afrika ticaret heyeti gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.” Güngör ayrıca tasarım odaklı ihracat vizyonu doğrultusunda VI. Ezber Bozan Tasarım Yarışmasının da 2026 yılında düzenleneceğini ifade etti. Komite Çalışmaları ve Üye Buluşmaları Odun dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde kurulan Baharat Teknik Komitesi, Türk baharat sektörünün uluslararası pazarlarda katma değerli, sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye baharat ihracatında önemli paya sahip olan Ege Bölgesi, kekik ve defne başta olmak üzere birçok üründe küresel pazardaki güçlü konumunu korumaya devam etmektedir. 2025 yılında kurulmuş olan Komite, sektör koordinasyonunun güçlendirilmesi, veri temelli çalışmaların artırılması, mevzuat ve teknik uyum süreçlerinin yakından izlenmesi ve uluslararası platformlarda etkin temsil sağlanması yönünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Odundışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi ise 2026 yılında da proaktif yaklaşımıyla çalışmalarına devam edecek; Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere hedef pazarlarda teknik uyum çalışmalarını sürdürecek ve sektörümüzü uluslararası arenada etkin biçimde temsil etmeyi sürdürecektir. Bu çalışmalarla Türk baharat ve orman ürünleri sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da artırılması hedeflenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi Haber

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi

Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC) geçtiğimiz günlerde 5 milyonuncu aracını üretti. Bu kilometre taşı, Nošovice fabrikasının Avrupa otomotiv üretimi içindeki güçlü konumunu, teknolojik olgunluğunu ve uzun vadeli istikrarını vurgulamış oluyor. Hatlardan çıkan 5 milyonuncu araç Hyundai TUCSON Hybrid olurken yine Çek bir kullanıcı tarafından doğrudan fabrikadan teslim alındı. Bu özel aracın sahibi, montaj hattında üretim sürecini son aşamasına kadar takip etti ve direksiyon montajıyla Hyundai logosunun yerleştirilmesi gibi işlemlere de bizzat katılma fırsatı buldu. Şanslı kullanıcı, üretim tamamlandıktan sonra Hyundai Motor Manufacturing Czech ve Hyundai Motor Czech yönetiminden sembolik bir anahtar teslim aldı. Çekya, TUCSON ve i30 Üretimin Omurgasını Oluşturuyor Hyundai TUCSON, uzun yıllardır Nošovice üretiminin ana modeli konumunda. 2015–2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil TUCSON 1,1 milyon adedi aşarken, mevcut neslin üretimi bu rakamı daha da geçecek. Bu iki nesil, fabrikanın toplam üretiminin neredeyse yarısını oluşturuyor. Hyundai i30 ise 2008 yılından bu yana Çekya’da üretiliyor ve şu anda üçüncü nesli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa pazarında beğeniyle karşılanıyor. Yüksek performanslı i30 N ve N Line versiyon dahil olmak üzere 1,5 milyon adetten fazla üretilen model, TUCSON ile birlikte dünya genelinde 90’dan fazla ülkeye ihraç edildi. Üretimin büyük bölümü Avrupa pazarına yönelik olsa da Orta Doğu, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’daki müşterilere de teslimatlar gerçekleştiriliyor. Elektrifikasyonda Dönüşüm Fabrika tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 2020 yılında Nošovice’de elektrikli araç üretiminin başlaması oldu. Tam elektrikli KONA dahil olmak üzere o tarihten bu yana 650 binden fazla elektrikli araç üretildi ve bunların yaklaşık 200 bini farklı versiyonlara sahip KONA modellerinden oluştu. Bu gelişme, fabrikanın sürdürülebilir mobiliteye doğru kademeli dönüşümünü ortaya koyuyor. KONA Elektrik, Çekya’da seri üretimi yapılan ilk elektrikli araç olma özelliğini de taşıyor. Bu dönüşümü, manuel şanzıman üretimi için kullanılan bir üretim salonunun Hyundai Mobis tarafından işletilen bir Batarya Sistem Montaj (BSA) tesisine dönüştürülmesi izledi. Tesisin ilk bölümü 2022 sonbaharında devreye alınırken, tam kapasite operasyon geçen yılın ağustos ayında başladı. Hyundai Motor Türkiye İzmit Fabrikası’na Elektrifikasyon Yatırımı Hyundai, IONIQ 3 modeli için İzmit’te bulunan üretim tesisinde yeniden tasarlanan EV gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniği için 250 milyon euro yatırım yaptı. Türk işçisinin el emeğiyle IONIQ 3 modelini Ağustos ayında bantlardan indirecek olan Hyundai Motor Türkiye, üretimin büyük bir bölümünü 40’tan fazla ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine ve otomotiv endüstrisine katkı sağlayacak. Ayrıca, IONIQ model ailesinin Avrupa’daki ilk üretim merkezi olma özelliği taşıyacak olan Hyundai Motor Türkiye İzmit fabrikası, E-GMP platformuna da Avrupa’da sahip olan tek fabrika konumunda. Bu üretimle beraber, Türkiye’deki ikinci yerli elektrikli modele imzasını atacak olan Hyundai önümüzdeki yıllarda da hem Çekya hem de İzmit fabrikalarına ek yatırımlar yaparak genişlemesine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.