Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afrika

Kapsül Haber Ajansı - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı Haber

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı

Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90'ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı. Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor. Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60'ın üzerinde “Ciddi”. Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022'deki yüzde 16'ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022'deki yüzde 29'a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022'deki yüzde 24'e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022'deki yüzde 31'e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi. Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48'inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu'da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa'da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.” Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE'nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor. Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: “Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya'ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya'da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.” Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lufthansa Cargo Kısa ve Orta Menzilli Kargo Ağını Güçlendiriyor Haber

Lufthansa Cargo Kısa ve Orta Menzilli Kargo Ağını Güçlendiriyor

Lufthansa Cargo, Avrupa ve çevre bölgelerdeki lojistik kapasitesini artırmak amacıyla kısa ve orta menzilli kargo uçuş ağını genişletiyor. Şirket, A321 freighter uçaklarıyla iki yeni noktayı daha düzenli uçuş programına dahil edeceğini açıkladı. Bu kapsamda 7 Şubat 2026 itibarıyla Roma-Fiumicino Havalimanı (FCO), Lufthansa Cargo’nun düzenli kargo uçuş ağına ekleniyor. Frankfurt (FRA) çıkışlı Roma hattı, cumartesi günleri haftada bir kez LH8344 sefer numarasıyla gerçekleştirilecek. Uçuş, Roma’dan sonra İstanbul (IST) ve Münih (MUC) hub’ına devam edecek. Roma Hub’ının Önemi Artıyor Roma, Aralık 2025’ten bu yana artan talebi karşılamak amacıyla A321 kargo uçaklarıyla dönemsel (ad hoc) olarak hizmet alıyordu. Şehrin artık düzenli kargo uçuş planına dahil edilmesi, Lufthansa Cargo’nun Güney Avrupa’daki yeni hub’ına verdiği stratejik önemi ortaya koyuyor. Roma üzerinden; ITA Airways’in ek kargo kapasitesi, karayolu besleme servisleri (Road Feeder Service) ve artık Lufthansa Cargo’nun kendi kargo uçaklarıyla sağlanan bağlantılar sayesinde müşterilere 120’den fazla destinasyona güvenilir erişim sunuluyor. Bu yapı, Avrupa’daki en yoğun ve entegre kargo ağlarından birini oluşturuyor. A321 Ağı Afrika’ya Genişliyor: Cezayir Eklendi Lufthansa Cargo, A321 freighter ağını Afrika’ya doğru genişletme adımı da attı. Cezayir Havalimanı (ALG), 10 Şubat 2026 itibarıyla uçuş planına dahil edilecek. Frankfurt çıkışlı seferler, salı günleri LH8308 uçuş numarasıyla gerçekleştirilecek. Bu yeni hatla birlikte Lufthansa Cargo, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde doğrudan kargo uçuşu yapılan destinasyon sayısını 7’ye çıkarmış olacak. Mevcut ağda Beyrut, Kazablanka, Kahire, Erivan, Tel Aviv ve Tunus yer alıyor. “Daha Hızlı ve Esnek Lojistik Sunuyoruz” Lufthansa Cargo CEO’su Ashwin Bhat, ağın genişletilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yılın başında müşterilerimize daha geniş bir kısa ve orta menzilli kargo ağı sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni destinasyonlarla, Avrupa genelinde daha hızlı, güvenilir ve esnek lojistik çözümler sağlıyoruz. Beş Avrupa hub’ımız ve farklı taşıma seçeneklerimiz sayesinde, mal akışındaki değişimlere kısa sürede uyum sağlayabiliyoruz.” 350 Destinasyonu Kapsayan Küresel Ağ Lufthansa Cargo’nun kısa ve orta menzilli ağı, 4 adet A321 freighter ile hizmet verilen 22 destinasyondan oluşuyor. Uzun menzilde ise filoda 18 adet B777 freighter bulunuyor. Ayrıca Lufthansa Airlines, Austrian Airlines, Brussels Airlines, Discover Airlines, ITA Airways ve SunExpress’in belly cargo kapasitesi de global ağa entegre ediliyor. Frankfurt, Münih, Viyana, Brüksel ve Roma hub’ları sayesinde Lufthansa Cargo, bugün 100 ülkede yaklaşık 350 destinasyona ulaşan küresel bir lojistik altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Tosyalı’dan Yeni Bir Dünya Rekoru Daha Haber

 Tosyalı’dan Yeni Bir Dünya Rekoru Daha

Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim rekorunu da geride bıraktı. Ayrıca Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI’ı da 2025’te üretimiyle dünyada 3. sıraya yerleşti. Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, 3 kıtada 50’yi aşkın tesisi, yıllık toplam 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15 bin çalışanıyla Türkiye’nin küresel çelik üreticisi olarak büyümesini sürdürüyor. Tosyalı’nın Cezayir’deki tesisi Tosyalı Algérie, daha az karbon salımı ile öne çıkan ileri teknolojili DRI sistemleriyle dikkat çekmeyi sürdürüyor. İlk DRI modülü ile 2020 yılından bu yana dünya üretim rekorunu her yıl tekrarlayarak büyük bir başarıya imza atan Tosyalı Algérie, 2025’te yeni bir rekora daha imza attı. Tosyalı, 2025 yılında Cezayir’deki 2.DRI tesisinde gerçekleştirdiği 2,43 milyon tonluk üretimle dünya DRI üretim rekorunu kırdı. Bu rekor aynı zamanda 2021 yılında Tosyalı’nın Cezayir’deki ilk DRI modülü tarafından gerçekleştirilen 2,28 milyon tonluk önceki en yüksek üretim Dünya rekorunu da geride bıraktı. Bunun yanı sıra Tosyalı’nın Cezayir’deki 1. DRI modülü de 2025 yılı performansıyla dünya genelinde yıllık DRI üretiminde 3. sırada yer aldı. Tosyalı’nın bugüne kadar ulaştığı en yüksek yıllık DRI üretimini temsil eden bu rekor, aynı zamanda bu konudaki en ileri teknolojilerden biri olan MIDREX teknolojisi ile donatılmış tek bir modülde dünya genelinde elde edilen en yüksek yıllık DRI üretimi olma özelliğini de taşıyor. 2026 yılında ise, söz konusu DRI tesisinde tasarım kapasitesinin de üzerinde bir üretim seviyesine ulaşılması öngörülüyor. Tosyalı’nın tüm yatırımlarını sürdürülebilirlik odaklı olarak yaptığını söyleyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak Cezayir’deki tesisimizde daha düşük karbon salımı sunan DRI (Direct Reduced Iron-Doğrudan İndirgenmiş Demir) yatırımlarına devam ediyoruz. 2020 yılından bu yana her yıl dünya DRI üretim rekoru kıran Tosyalı Algérie tesisimiz, geçen yıl 2.DRI’ımızın faaliyete geçmesiyle birlikte dünyanın en büyük ikiz DRI tesisine sahip tesisi konumuna ulaştı. İkinci DRI tesisi, kullandığı ileri teknoloji sayesinde hem doğal gaz hem de küçük bir modifikasyonla %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu. Bizimle benzer zamanlarda Avrupa’da flexi DRI yatırım kararlarını açıklayan şirketler de oldu. Ancak biz bu kararı alıp yatırımı tamamlayarak üretime geçen ilk şirket olduk. 2025 yılında 2. DRI modülümüzde elde ettiğimiz 2,43 milyon tonluk dünya rekorunun yanında, 1. DRI modülümüz de yıllık üretim performansıyla dünyada 3. sırada yer alarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odaklı yatırım stratejimizin başarısını tescillerken Tosyalı olarak küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu da daha da güçlendirdi” dedi. Hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük sanayi kuruluşu ve ihracatçısı olan Tosyalı Algérie, beş etaplı yatırım planı çerçevesinde geliştirilen mega bir üretim kompleksi niteliği taşımakta olup, dördüncü etabın tamamlanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Tosyalı Algérie aynı zamanda Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük özel sektör yatırımı olarak Afrika’da farklı bir misyon da üstleniyor. Tosyalı Algérie çatısı altında toplamda 17 mega fabrika ve bir de tam entegre liman bulunuyor. 5000’in üzerinde çalışanla faaliyet gösteren Tosyalı Algérie, 5 milyon m2’ye yayılmış alanda 8 milyon ton toplam sıvı çelik kapasitesiyle Afrika’nın en büyük entegre demir- çelik tesisi konumunda. 4. etap yatırımları kapsamında devreye aldığı yatırımlarla birlikte Tosyalı Algérie, beyaz eşya ve otomotiv sektörü başta olmak üzere farklı sektörlere katma değerli yüksek nitelikli ürünler verebilirken aynı zamanda düşük karbon emisyonlu yeşil çelik üretimiyle rekabet gücünü daha da artırmış bulunuyor. Tüm yatırımlar tamamlandığında Tosyalı Algérie, yıllık 9,5 milyon ton/yıl yassı ve uzun mamul kapasiteli, tek komplekste çeliğin her segmentinde üretim yapan tam entegre ve tam bağımsız bir tesis haline gelecek. Sadece Akdeniz havzası ve Afrika’nın değil, dünyanın da en önemli ve stratejik entegre demir-çelik üretim merkezlerinden biri olacak.

Defender Trophy İçin Başvuru Süreci Başladı Haber

Defender Trophy İçin Başvuru Süreci Başladı

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği Defender, 20 yılı aşkın süredir yaban hayatının korunması için iş birliği yaptığı TUSK ile birlikte Defender Trophy’yi hayata geçiriyor. Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte, dünyanın dört bir yanından macera tutkunları bu benzersiz deneyimin bir parçası olmaya davet ediliyor. Geçmişin ikonik Trophy ve Challenge organizasyonlarından ilham alan Defender Trophy, katılımcılarına yalnızca zorlu etaplardan oluşan bir mücadele değil; aynı zamanda hayat boyu unutulmayacak, global ölçekte bir deneyim sunuyor. İki aşamalı eleme sürecinin ardından, yaban hayatı ve biyoçeşitliliğin korunmasına gönülden bağlı, sınırlarını zorlamaya hazır macera severler Afrika’da düzenlenecek global finale katılma şansı yakalayacak. Bu eşsiz yolculuğa katılmak isteyen adayların, “Defender Trophy Beni Haberdar Edin” formunu doldurması gerekiyor. Formu tamamlayan adaylara global başvuru formu e-posta yoluyla iletilecek ve başvuruların 10 Mart 2026 tarihine kadar tamamlanması beklenecek. Başvuruların ardından adaylar ön değerlendirme sürecine alınacak. 50’den fazla ülkeden katılımın beklendiği program kapsamında, ön değerlendirmeyi başarıyla geçen adaylar Haziran 2026’da İspanya Les Comes’ta gerçekleştirilecek bölgesel elemelere davet edilecek. Bölgesel elemeleri başarıyla tamamlayarak global finale kalan katılımcılar ise 2026’nın son çeyreğinde, TUSK iş birliğiyle Afrika’nın güneyinde düzenlenecek doğa koruma programına katılma ayrıcalığına sahip olacak. Bu program kapsamında katılımcılar, yaban hayatının korunmasına yönelik somut ve kalıcı bir etki yaratma fırsatı bulacak. Zorlu Etaplar, Güçlü Takım Ruhu Defender Trophy’de katılımcılar çiftler halinde mücadele ederken, puanlama bireysel performanslara göre yapılacak. Zorlu patikalar, kayalık yamaçlar ve sürpriz engellerle dolu parkurlar; sürüş, yön bulma ve adaptasyon becerilerini sınayacak. Hızlı düşünmeyi ve stratejik karar almayı gerektiren problem çözme görevleri zihinsel dayanıklılığı test ederken; kanyon geçişleri ve nehir etapları gibi fiziksel görevlerde dayanıklılık, ekip çalışması ve soğukkanlılık ön plana çıkacak. Mark Cameron: “Defender Trophy, Defender Ruhunun Doğal Bir Yansıması” Defender Genel Müdürü Mark Cameron, Defender Trophy’e ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Küresel macera ve topluluk ruhu, Defender markasının DNA’sında onlarca yıldır yer alıyor. Bu ruhun kökleri, 1948’de yollara çıkan ilk Land Rover’a kadar uzanıyor. Defender Trophy ile farklı ülkelerden katılımcıları bir araya getiriyor; onları zorlu arazilerde birlikte mücadele etmeye ve büyük bir amaç için ortak hareket etmeye davet ediyoruz. Yirmi yılı aşkın süredir iş birliği yaptığımız yaban hayatı koruma partnerimiz TUSK ile, yalnızca unutulmaz bir deneyim sunmayı değil, aynı zamanda gurur duyacağımız kalıcı bir miras bırakmayı hedefliyoruz.” Defender Trophy Ruhunu Yollara Taşıyan Özel Seri: Defender Trophy Edition Defender Trophy’nin macera ruhunu yollara taşıyan Defender Trophy Edition, güçlü performansı ve çarpıcı tasarımıyla öne çıkıyor. Macera tutkunları için özel olarak hazırlanan bu özel kürasyon; Deep Sandglow Yellow ve Keswick Green olmak üzere iki renk seçeneğiyle sunuluyor. Geçmişin zorlu Trophy yarışmalarından ilham alan Deep Sandglow Yellow rengi, Defender Trophy Edition’ın keşif ruhunu ve köklü mirasını modern bir yorumla birleştirerek güçlü ve ikonik bir karakter sunuyor. Keswick Green rengi ise Büyük Britanya’nın kalbinde yer alan Lake District bölgesinden ve heyecan verici parkurlarıyla bilinen Keswick’in manzaralarından ilham alıyor. 20 inç parlak siyah alaşım jantlar, All - Terrain lastikler, parlak siyah gövde detayları ve özel Trophy dış grafikler modele güçlü bir yön katıyor. İç mekanda Trophy logolu aydınlatmalı kapı eşikleri, Ebony ve Light Cloud Windsor deri koltuk seçenekleri ile gövde rengiyle uyumlu Cross Car Beam detayları dikkat çekiyor. Standart olarak sunulan tavan rafı, açılır tavan merdiveni, yan taşıma çantası, çamurluk paçalıkları ve şnorkel gibi aksesuarlar, Defender Trophy Edition’ın zorlu koşullara hazır ve keşif odaklı yapısını tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği Haber

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği

Kripto para ekosisteminde en hızlı büyüyen üçüncü bölge konumuna gelen Afrika, dijital varlık dolandırıcılıkları ve sahtekârlıklarına karşı giderek daha savunmasız hâle geliyor. Kısa süre önce Interpol tarafından yürütülen ve Afrika genelinde 260 milyon dolar değerinde yasa dışı kripto ve itibari para varlığının ortaya çıkarıldığı bir operasyon, kıtanın çevrim içi suçlara karşı siber güvenliğini acilen güçlendirmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu iş birliği kapsamında Tether, UNODC’nin Afrika 2030 Stratejik Vizyonu’nu destekleyerek; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve dijital varlıkları koruma yoluyla barış ve güvenliğin teşvik edilmesine katkı sağlayacak. Blok zincir teknolojisi ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanan girişim; siber suçlara karşı kırılganlıkları azaltmayı, ekonomik fırsatları güçlendirmeyi ve Afrika genelinde insan ticareti mağdurlarını desteklemeyi hedefliyor. Tether ve UNODC iş birliği kapsamında; Senegal’de gençlere yönelik siber güvenlik eğitimleri, mentorluk ve girişim destek programları yürütülürken, Afrika’nın farklı ülkelerinde insan ticareti mağdurlarına doğrudan destek sağlayan sivil toplum kuruluşları güçlendiriliyor. Aynı zamanda Papua Yeni Gine ve Solomon Adaları’nda üniversitelerle birlikte finansal kapsayıcılık ve dijital varlık dolandırıcılığına karşı farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler ve blokzincir odaklı öğrenci projeleri destekleniyor. “İnovasyon ve eğitimle toplulukları güçlendiriyor, daha kapsayıcı fırsatlar yaratıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İnsan ticareti mağdurlarını desteklemek ve sömürüyü önlemeye yardımcı olmak, sektörler arası koordineli bir eylem gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile iş birliğimiz sayesinde; inovasyon ve eğitimi bir araya getiren, toplulukları güçlendiren ve en çok ihtiyaç duyanlar için daha güvenli ve kapsayıcı fırsatlar yaratmaya yardımcı olan girişimleri destekliyoruz.” UNODC Batı ve Orta Afrika Bölge Temsilcisi Sylvie Bertrand ise şu ifadeleri kullandı:
“Dijital varlıklar, dünyanın parayla ilişki kurma biçimini yeniden şekillendiriyor ve Afrika’nın kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmada hayati bir rol oynarken Birleşmiş Milletler’in barış ve güvenlik gündemine de katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, özel sektör ve Senegal makamlarını bir araya getiren üçlü bir ortaklık perspektifi beni heyecanlandırıyor; bu ortaklık, Senegal’in Dijital Yeni Anlaşması’nın arkasındaki vizyonu destekleyecek. Bu iş birliğiyle dijital kapsayıcılığı ilerletebilir, dijital becerileri ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirebilir, güvenli ve şeffaf dijital ekosistemleri teşvik edebilir ve organize suçları önlemek için inovasyondan yararlanırken sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekleyebiliriz.”

Emirates Premium Ekonomi Hizmetini Yeni Destinasyonlara Taşıyor Haber

Emirates Premium Ekonomi Hizmetini Yeni Destinasyonlara Taşıyor

Emirates, yenilenen Boeing 777 ve yeni nesil A350 uçaklarını Avrupa, Kuzey Amerika, Asya, Orta Doğu, Afrika ve Avustralya’daki önemli noktalarda hizmete sunarak, Premium Ekonomi sınıfını daha fazla şehre ulaştırmaya devam ediyor. Emirates aynı zamanda, Kopenhag, Phuket ve Cape Town’a A350 uçaklarıyla günlük yeni seferler ekleyerek hem kapasiteyi artırıyor hem de yolcularına daha üst düzey bir uçuş deneyimi sunuyor. Yaz sezonunda artması beklenen seyahat talebini karşılamayı hedefleyen bu ek frekanslar, şirketin mevcut uçuş programlarını da tamamlayıcı nitelik taşıyor. Yolcular, Emirates’in ödüllü Premium Ekonomi kabin deneyimiyle daha geniş diz mesafesi, ilave konfor özellikleri ve zenginleştirilmiş ikram hizmetlerinden faydalanabilecekler. Havayolu, 1 Temmuz itibarıyla Premium Ekonomi donanımlı A380, Boeing 777 ve A350 uçaklarıyla 84’ten fazla hatta hizmet vererek, uçuş ağı genelinde aynı standartta ve kaliteli bir premium deneyim sunma hedefini pekiştiriyor. Kopenhag, Phuket ve Cape Town’a ek seferler Emirates, 1 Haziran’dan itibaren Dubai–Kopenhag hattında ikinci günlük seferlere başlarken, Dubai–Phuket ve Dubai–Cape Town hatlarında da 1 Temmuz itibarıyla üçüncü günlük seferleri devreye alacak. Tüm bu uçuşlar, Premium Ekonomi’nin yanı sıra yeni Business ve Ekonomi Class kabinlerine sahip A350 uçaklarıyla gerçekleştirilecek. Yeni Kopenhag seferi, Dubai üzerinden Asya ve Afrika’daki birçok önemli noktaya bağlantıları güçlendirirken; Phuket’e eklenecek sefer, Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen yolcular için daha esnek seyahat seçenekleri sunacak. Cape Town’a eklenen üçüncü günlük sefer ise hem turistik hem de kurumsal seyahat taleplerine cevap verecek şekilde planlandı. Son bir yılda yüksek doluluk oranlarıyla dikkat çeken Cape Town hattında özellikle Körfez ülkelerinden gelen talep artarken, Avrupa ve ABD’nin doğu kıyılarına yönelik çıkış trafiği de güçlü seyrini sürdürüyor. Emirates ayrıca A350 uçaklarını 29 Mart’tan itibaren Roma, 1 Mayıs’tan itibaren ise Taipei hattında uçurmaya başlayacak. Premium Ekonomi için planlanan yeni hat genişlemeleri Emirates, Premium Ekonomi sınıfını 2026 yılı içinde kademeli olarak yeni hatlara yaymayı planlıyor. Bu kapsamda: Avrupa ve Kuzey Amerika’da Barselona, Mexico City, Roma ve Kopenhag hatlarında Premium Ekonomi donanımlı Boeing 777 ve A350 uçaklarıyla seferler artırılacak Asya’da Cochin, Karaçi, Taipei ve Phuket gibi destinasyonlarda belirli seferler Premium Ekonomi kabinleriyle gerçekleştirilecek. Avustralya’da Brisbane hattında yenilenmiş dört sınıflı Boeing 777-300ER uçakları devreye alınacak. Afrika’da Addis Ababa ve Cape Town hatlarında Premium Ekonomi sunan uçaklarla günlük seferler planlanıyor. Orta Doğu’da Basra, Kuveyt ve Tahran hatlarında yenilenmiş kabinlere sahip uçaklarla Premium Ekonomi hizmeti kademeli olarak sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİM'den Afrika ve Asya'ya Ticaret Hamlesi Haber

TİM'den Afrika ve Asya'ya Ticaret Hamlesi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye'nin dış ticaret hacmini artırmak, ihracatçı firmaların yeni pazarlara erişimini desteklemek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek amacıyla aralık ayında Senegal, Japonya ve Fildişi Sahili'ne yönelik Genel Ticaret Heyetleri gerçekleştirdi. Üç ülkeyi kapsayan ticaret heyetlerine Türkiye'den toplam 61 firma katılım sağladı. Kimya, tekstil, hazır giyim, demir, çelik, mobilya, makine, halı, elektrik-elektronik, hizmet ve gıda gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren Türk firmaları, düzenlenen programlar kapsamında ilgili ülkelerin iş dünyası temsilcileriyle doğrudan temas kurarak yeni iş ve yatırım fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. Dakar'da Türk-Senegal iş dünyası bir araya geldi Senegal'in başkenti Dakar'da düzenlenen programa Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Senegal Sanayi ve Ticaret Bakanı Serigne Gueye Diop, T.C. Dakar Büyükelçisi Hatice Nur Sağman, TİM Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Şenocak ve Başaran Bayrak ile Türkiye ve Senegal iş dünyası temsilcileri katıldı. Heyet çerçevesinde Türk ihracatçı firmalar ile Senegalli iş insanları arasında 200'ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Tokyo'da 100'den fazla ikili iş görüşmesi Japonya'nın başkenti Tokyo'ya düzenlenen heyete ise TİM Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep başkanlık etti. Programa T.C. Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul, Japonya Ticaret ve Sanayi Odası (JCCI) Uluslararası Bölüm Genel Müdür Yardımcısı Masazumi Nishizawa, Japonya Dış Ticaret Örgütü (JETRO) Küresel Strateji (Orta Doğu) Kıdemli Direktörü Toyokazu Fukuyama ile Türkiye - Japonya iş dünyası temsilcileri katıldı. Programda Türk ihracatçı firmalar ile Japon iş insanları arasında 100'ün üzerinde ikili iş görüşmesi yapıldı. Türk ve Fildişi Sahili iş dünyası B2B görüşmelerinde buluştu Aralık ayının son ticaret heyeti ise TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç başkanlığında Fildişi Sahili'nin başkenti Abidjan'da gerçekleştirildi. Program çerçevesinde TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, T.C. Abidjan Ticaret Müşaviri Musa Arı, Fildişi Sahili Yatırım ve Promosyon Ajansı (CEPICI) Yatırım Çekme Direktörü Thierry Badou ve Fildişi Sahili Ticaret ve Sanayi Odası (CCI-CL) adına Dr. İbrahim Cisse katılımcılara hitap etti. Açılış konuşmalarının ardından Türk ve Fildişili firma temsilcileri bir araya gelerek 400'ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Schneider Electric'te Üst Düzey Atama Haber

Schneider Electric'te Üst Düzey Atama

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, organizasyonunun üst yönetiminde gerçekleşen stratejik görev değişikliğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, 21 yıldır Schneider Electric’te çeşitli rollerde görev alan Mehmet Özalp, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı olarak atandı. Mevcut Bölge Başkanı İsmail Yamangil, Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Ticari Dönüşüm Projeleri Lideri olarak devam edeceği yeni rolü ile Schneider Electric’e değer katmayı sürdürecek. Şirketten yapılan açıklamada, Mehmet Özalp’in köklü deneyimi, bölgeye ve sektöre olan hakimiyeti ile şirketin iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birliğini daha da ileriye taşıyacağına inancın tam olduğu belirtildi. Bu görev devriyle birlikte Schneider Electric’in kurumsal hedeflerine doğru aynı başarı, istikrar ve kararlılıkla yürümeye devam edeceği vurgulandı. Schneider Electric’te 21 yıllık deneyim İstanbul Erkek Lisesi mezunu olan Mehmet Özalp, 1999 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Ardından Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans Programı’nı 2002 yılında tamamladı. Kariyer yolculuğuna 2004 yılında Proje Müdürü olarak Schneider Electric’e katılarak başlayan Özalp, geçen 21 yılda ulusal ve uluslararası pek çok kritik rol üstlendi. Türkiye, İran ve Orta Asya Bölgesi Endüstri İş Birimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yerine getiren Özalp; Ortadoğu, Afrika Bölgesi Endüstri İş Biriminden sorumlu Başkan Yardımcılığı gibi üst düzey görevleri de başarıyla yürüttü. Mehmet Özalp, yeni görevi öncesinde, 2021 yılından bu yana Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Güç Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı olarak bölgeye liderlik ediyordu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.