Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afyon

Kapsül Haber Ajansı - Afyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEBİD Başkanı Atabey: “Su Tasarrufu Öncelikle İletim Hatlarında Başlamalı” Haber

ÇEBİD Başkanı Atabey: “Su Tasarrufu Öncelikle İletim Hatlarında Başlamalı”

Suyumuzun yüzde 20 ile 60 arasında bir kısmının kayıp kaçağa gittiğini belirten ÇEBİD Başkanı Zafer Atabey, su krizinin ön plana çıktığı bu dönemde suyun, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde iletilmesinin kritik önemine dikkat çekti. Birleşmiş Milletlerin ilkini 1993’te duyurduğu Dünya Su Gününün amacı; su krizine ve suya güvenli erişime dikkat çekmek, tasarruf bilincini vurgulamak, sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğinin tehdit altında olduğunu hatırlatmak. Aradan geçen 30 yılı aşkın sürede, suyun yaşamsal önemi ve tatlı su kaynaklarının değeri vurgulandı, suyun sürdürülebilir yönetimi teşvik edildi. Ancak yine de bugün dünyadaki yaklaşık 2.1 milyar insanın güvenli suya erişimi yok! Bu gerçeklik tüm ağırlığıyla karşımızdayken Türkiye, kişi başına düşen 1.519 metreküp su miktarı ile su stresi yaşayan ülkeler arasında. Nüfus artışı ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık nedeniyle gelecekte Türkiye’nin su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği öngörülüyor. ARTIK HER DAMLASI ÇOK DEĞERLİ! Su kaynakları her geçen gün biraz daha azalırken, elimizdeki su için; diş fırçalarken veya tıraş olurken musluğu kapatmak, duş süresini kısaltmak, düşük akımlı duş başlıkları kullanmak, bozuk muslukları tamir etmek ve sızıntıları önlemek, meyve/sebzeleri bir kapta yıkamak gibi tasarruf önlemleri tavsiye ediliyor. “Su tasarrufu iletim hatlarında başlamalı” açıklaması, Çelik Boru ve Profil İmalatçıları Derneği Başkanı Zafer Atabey’den geldi. “Suyumuzun yüzde 20-60 arasında bir kısmı kayıp kaçağa gidiyor” diyen Atabey, kuraklık ve su sıkıntısının yaşandığı bir dönemde, suyun kayıp-kaçak olmadan iletilmesinin, dolayısıyla suyun verimli kullanılmasının çok önemli olduğunu söyledi. “Çelik boru ile yapılan iletim hatlarıyla suyumuzu daha çok koruyabiliriz” Afyon, Ankara, Bodrum, Bolu, Gebze, Mardin ve Karaman gibi şehirlerdeki içme suyu ve sulama hatlarında meydana gelen sızıntı ve patlamaları hatırlatan Atabey, “Bu hatlar daha sonra çelik boru ile yenilendi ve kayıp-kaçakların önüne geçildi. Çelik boruda bağlantıların manşon ve conta yerine kaynakla yapılıyor olmasından dolayı çelik boru hatlarında kayıp ve kaçak söz konusu değil. Risk almak istemeyen, hesap verebilirliği ve standartlara uygunluğu önceleyen tüm paydaşlarla birlikte suyumuzu korumak ve verimli kullanmak için çalışmaya hazırız” dedi ve şunları söyledi: “Türkiye olarak, 4,7 milyon ton çelik boru üretimi ile Avrupa’da 1., dünyada 3. sıradayız. Üretimimizin yüzde 45’ini de 140’ dan fazla ülkeye ihraç ederek ülkemize yaklaşık 2 milyar dolar döviz kazandırıyoruz. Güçlü ve kalitesini tüm dünyaya kanıtlamış bir sektör olarak biz, kayıp kaçağın sıfıra indiği bir ülke hayal ediyoruz. Yukarıda belirtilen şehirler de dahil olmak üzere, birçok yerel yönetim ve kurum iletim hatlarını çelik boru ile yeniledi ve suyumuza güvenli bir yol açtı. Yağışların azaldığı, nüfusla birlikte kuraklığın arttığı bir dünyada, alt yapı nedeniyle yaşanan su kayıplarının artık kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Elimizdeki suyun kıymetini bilmemiz, kaybolup gitmesine engel olmamız ve onu yönetebilmemiz, çocuklarımıza borcumuz. Biz sektör olarak bu borcu; sızıntı yapmayan, minimum 50 yıl kullanım ömrü olan, dayanıklı ve güvenli çelik boru ürünlerimiz ile yerine getirmek için çalışıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı Haber

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı

Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, konuya ilişkin değerlendirmesinde: “2025 yılı, Atakey’in üretim yetkinliğini ve operasyonel esnekliğini kanıtladığı bir yıl oldu. TAB Gıda ekosistemiyle sağlanan talep görünürlüğü sayesinde üretim planlamamızı daha etkin yönettik ve tesislerimizde yüksek kapasite kullanım oranına ulaştık. Yılı hedeflediğimiz 69,3 bin tonla kapatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sonuçlar, sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda hammadde tedariğinden stok yönetimine kadar tüm süreçlerimizi ne kadar verimli yönettiğimizin bir göstergesidir,” dedi. Şirketin ekosistem gücü ve portföy çeşitliliği, stratejik iş ortaklıkları ve grup içi satışların sağladığı istikrarlı talep ile birlikte operasyonel performansının temel belirleyicileri arasında yer aldı. Grup satışları, 2025 yılında toplam hacmin %78’ine ulaşarak Atakey’e üretim planlamasında yüksek görünürlük sağladı. Ana iş kolu olan dondurulmuş patates üretiminin yanı sıra, şirketin katma değerli ürün stratejisi de meyvelerini vermeye devam ediyor. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi kaplamalı ürünler segmenti, 2025 yılında 5,2 bin tonu aşan bir hacimle toplam performansa stratejik bir katkı sundu. Bununla birlikte, üretim süreçlerindeki yan ürünleri katma değeri yüksek çözümlere dönüştürerek tüketicilerin yeni lezzet beklentilerini karşılayan patates kroket gibi inovatif ürünlerin portföye eklenmesi; şirketin verimlilik ve inovasyon odaklı vizyonunu destekleyen önemli adımlar oldu. 2026 Yılı 80 Bin Ton Satış Hedefi Atakey, 2026 yılında operasyonel ölçeğini daha da büyüterek toplam satış hacmini 80 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Bu büyüme planında dondurulmuş patatesin ana hacimdeki liderliğini koruması, katma değerli ürünlerin ise portföy içindeki payının artırılması bekleniyor. Şirket, 2026 yılında perakende kanalındaki varlığını yeni ürün gruplarıyla güçlendirmeyi ve ulusal satış ağları üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyor. Üretim tarafında ise, altyapı verimliliğini artıran yatırımların devreye alınmasıyla birlikte enerji sürekliliğinin korunması ve yıllık bazda ek kapasite yaratılması hedefleniyor. Ahmet Özgül sözlerini şöyle tamamladı: “2026 yılına sektör liderliğimizi pekiştirerek ve 80 bin tonluk yeni satış hedefimize odaklanarak giriyoruz. Entegre tarım modelimiz kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde birlikte çalıştığımız üreticilerimiz, iş modelimizin en güçlü unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçi ekosistemimizle kurduğumuz bu uzun vadeli iş birliği, üretim planlamamızın temelini oluştururken sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu da destekliyor. Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir değer üretme ilkelerimizden ödün vermeden tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz. 2025 yılındaki operasyonel hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan ekibimize, müşterilerimize, çiftçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.” Atakey Hakkında: Atakey Patates, hâkim ortağı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın (TFI) iştiraki olan TAB Gıda bünyesindeki tüm hızlı servis restoranlarına ürün tedariki sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuştur. Şirket, Afyon-Susuz’da 157 bin m2 arazi içinde 75 bin m2‘lik alana sahip üretim tesisinde 90 bin ton dondurulmuş patates ve 10 bin ton dondurulmuş kaplamalı ürün işleme kapasitesiyle Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ise en büyük dondurulmuş patates üreticilerinden biridir. Yurt içinde ve yurt dışında grup dışı müşterilere de ürün satışı yapılmakta, ayrıca, çeşitli otel ve restoran gruplarına ve indirim marketlerine de ürün temin edilmektedir. İhracat pazarları arasında yakın çevre veya uzak rotalar dikkate alınmadan Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Güney Kore, Gürcistan, Irak, Kuzey Kıbrıs ve Kuzey Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir. Atakey, 100’ün üzerinde çiftçisi ile 20 farklı şehirde sözleşmeli tarım yapar. Sezonda yaklaşık 40.000 dekarlık zirai alanda patates tohumunu kendi ziraat mühendisleriyle Atakey standartlarına uygun kalitede ve verimde yetiştirir. Ayrıca Atakey, 7.500 m²’lik tohum, 32.000 m²’lik hammadde ve 15.000 m²’lik soğuk hava depoları gibi soğutma ve iklimlendirme üniteleri ile su arıtma ve su deşarj üniteleri gibi altyapıları içeren tesisler bütününden oluşur. Verimli ve tam entegre üretim modeli ile çalışan Atakey, tohumdan tarlaya, tarladan sofraya değer zincirini sürdürülebilir bir şekilde yönetmeye önemserken FSA Sürdürülebilir Tarım, BRCGS gıda güvenliği, TSE Helal Gıda, Sıfır Atık belgeleri ile ISO50001, ISO14001 ve ISO45001 sertifikaları sahibidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu Haber

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın – Gürmas Makina, Begüm Sucu – Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin – Kar Maden, Beyza Doğan – Alimoğlu Marble – Granite İzmir, Ece İldeniz – Sirmersan Mermer, Defne Turan – Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı – Megamer, Hilal Akyüz – Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar – İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak – Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel – Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör – Şenler Marble, Batuhan Duran – Mercan Tasarım, Oğuz Erten – Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten – Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar – Megamer, Yağmur Çelik – Mercan Tasarım şeklinde oluştu. Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum” dedi. Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. Üreticilerden yarışmaya güçlü destek Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, “Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor” dedi. “Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi” Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, “Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı” Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi. Ödüller açılış günü sahibini bulacak Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj olanakları da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Sektöründe Gündem; Sürdürülebilirlik, Üretim ve Gelecek Haber

Yumurta Sektöründe Gündem; Sürdürülebilirlik, Üretim ve Gelecek

YUM-BİR ev sahipliğinde düzenlenecek ve “Geleceğimiz Yumurta” temasıyla hayata geçirilecek zirve; yumurta üretiminden ihracata, sürdürülebilirlikten gıda güvenliğine kadar pek çok başlığı sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte ele alacak. Zirvede sektörün mevcut durumu değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası da şekillendirilecek. Zirve; yurt içi ve yurt dışından akademisyenler, uzmanlar ve konuk konuşmacıların yanı sıra sektörün her kademesinden paydaşları bir araya getirerek, sorunların masaya yatırıldığı ve çözümlerin birlikte üretildiği güçlü bir platform olmayı hedefliyor. Üretimden sanayiye, kamudan ihracata uzanan geniş katılımla; sektörün bugünü ve yarını tüm boyutlarıyla ele alınacak. YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Merkez Birliği) tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Yumurta Zirvesi, bu yıl da sektörün ortak akılla ilerlemesine katkı sağlamayı hedefliyor. “Bilgi, Deneyim, Gelecek” yaklaşımıyla kurgulanan zirvede, yumurtanın stratejik önemi, üretimde sürdürülebilirlik, ihracat potansiyeli ve tüketim alışkanlıkları kapsamlı biçimde ele alınacak. YUMURTA SEKTÖRÜ STRATEJİK BİR EŞİKTE Yumurta sektörü bugün yalnızca üretim yapan bir alan değil, gıda güvenliğinin, sürdürülebilir tarımın ve ülke ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Afyon; “Türkiye, yumurta üretiminde dünyada ilk 10 ülke arasında yer alırken, ihracatta da uzun yıllardır güçlü bir konumdadır. Ancak son dönemde artan maliyetler, küresel gelişmeler ve sektöre yönelik yanlış algılar nedeniyle üretim dengesi hassas bir süreçten geçmektedir. Bu noktada en önemli ihtiyaç; günübirlik kararlar yerine uzun vadeli, sürdürülebilir politikalarla sektörün desteklenmesidir.” Dedi. SEKTÖRÜN YOL HARİTASI 7. YUMURTA ZİRVESİ’NDE ÇİZİLECEK Yumurtanın gıda güvenliğinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Afyon, üretimin sürekliliğinin sağlanamaması halinde orta vadede arz daralması ve fiyat istikrarsızlığının kaçınılmaz olacağını söyledi. Bu nedenle üreticinin korunması, ihracatın dengeli biçimde sürdürülmesi ve sektörün doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Afyon, “Bu anlayışla düzenlediğimiz 7. Yumurta Zirvesi, sektörümüzün bugünü kadar geleceğini de ele alacağımız çok önemli bir buluşma olacak. Üretimden ihracata, sürdürülebilirlikten tüketim alışkanlıklarına kadar pek çok başlığı sektör paydaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz. Amacımız; ortak akılla hareket ederek yumurta sektörünü daha güçlü, daha dirençli ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı Haber

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı

Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi. Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi. “BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ” Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.” MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüz, havalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.