Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afyonkarahisar

Kapsül Haber Ajansı - Afyonkarahisar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afyonkarahisar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki

Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

Türkiye’nin En Gözde Kaplıca Merkezleri Nerede? Haber

Türkiye’nin En Gözde Kaplıca Merkezleri Nerede?

Kullanıcı ilgisi, bölgesel popülerlik, termal kaynak çeşitliliği ve konaklama altyapısı dikkate alınarak hazırlanan bu listede, Türkiye’nin en gözde kaplıca ve termal merkezleri bir araya getirildi. Türkiye’nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com, bedensel ve zihinsel yenilenme sağlayan, Türkiye’nin dört bir yanından en gözde kaplıcalarını listeledi. Termal uygulamalarında kişisel sağlık durumuna göre uzman görüşü alınmasının da altı çizilerek önerilen yerler şöyle: Pamukkale Doğa, tarih ve şifanın termal sularla buluştuğu eşsiz destinasyonların başında dünyaca ünlü beyaz travertenleriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale geliyor. Türkiye’de termal deneyimi, tarih ve UNESCO mirasıyla bir arada sunan nadir destinasyonlardan biri olması Pamukkale’yi ayrıcalıklı kılıyor. Mineral açısından zenginliğiyle antik çağlardan beri şifa arayan, bedensel ve zihinsel olarak arınmak isteyenlerin uğrak noktası olan Pamukkale kaplıcaları, günümüzde de 33 ile 36 derece sıcaklıktaki termal sularıyla dört mevsim ilgi görüyor. Pamukkale’de modern termal otellerde konaklayarak binlerce yıllık şifa kaynağı termal suların yenileyici etkisini hissedebilir, Hierapolis Antik Kenti’nin tarihi dokusu ve travertenlerin büyüleyici manzarası eşliğinde benzersiz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Afyonkarahisar Afyonkarahisar, termal turizmi tedavi odaklı geleneksel kaplıca kültürüyle birleştiren en köklü merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. 42 ve 53 derece arasında değişen termal sularıyla her yıl yerli ve yabancı yüzlerce turist ağırlayan Sandıklı Kaplıcası deri rahatsızlıkları, böbrek taşı, kireçlenme şikayeti, solunum yolu problemleri ve kadın hastalıkları için tercih ediliyor. Bu kaplıcanın ülkemizdeki diğer kaplıcalardan en önemli farkı da çamur banyoları. Dünya çapında meşhur olan bu çamur banyoları, özellikle ortopedik sıkıntılar yaşayanlar için tavsiye ediliyor. Afyonkarahisar’ın bir diğer kaplıcası da Türkiye'nin en büyük ikinci kaplıca gölü olan Gazlıgöl. İçerdiği mineralleriyle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez olan Gazlıgöl Kaplıcası’nın cilt problemleri, romatizma, sinir hastalıkları ve solunum yolu enfeksiyonlarına destekleyici olduğu düşünülüyor. Geçmişi Roma dönemine uzanan Gazlıgöl Kaplıcaları günümüzde modern tesisleri, doğal güzellikleri, tertemiz havası ve sıcak suyuyla özellikle yaz aylarında büyük ilgi görüyor. Bursa Şehirden çok uzaklaşmadan termal deneyim yaşamak isteyenler için Bursa kaplıcaları ideal bir rota oluşturuyor. ENUYGUN.com’un kısa tatiller için önerdiği Bursa kaplıcaları, günübirlik molalardan hafta sonu tatillerine kadar farklı seyahat planlarına hitap ediyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü tarihiyle öne çıkan şehirde özellikle Çekirge kaplıcaları, yüzyıllardır şifa arayanların buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Uludağ’ın eteklerinde, yemyeşil doğanın içinde konumlanan Çekirge kaplıcaları, mineral bakımından zengin termal sularıyla kas ve eklem ağrıları gibi şikayetlerde destekleyici etkileriyle anılıyor. Stres kaynaklı yorgunluktan dolaşım sistemiyle ilişkilendirilen rahatsızlıklara kadar pek çok alanda tercih ediliyor. Çekirge dışında Bursa’da Oylat ve Kurşunlu kaplıcaları da görülmeye değer. Mineral bakımından zengin termal sularıyla öne çıkan kas ve eklem rahatsızlıklarından dolaşım sistemine kadar pek çok alanda destekleyici etkileriyle bilinen bu kaplıcalarda stresin günlük hayatınızdan uzaklaştığını, bedeninizin ve zihninizin rahatladığını hissedebilirsiniz. Uşak Termal zenginlikleriyle dikkat çeken şehirlerden bir diğeri de Uşak. Şehrin öne çıkan şifa duraklarından Hamamboğazı kaplıcaları, doğal kaynaklardan beslenen termal suları ve sakin atmosferiyle yüzyıllardır sağlık ve şifa arayanların uğrak noktası olmaya devam ediyor. Uşak’ın Banaz ilçesinde yer alan Hamamboğazı Kaplıcaları, çam ormanlarıyla çevrili doğal konumu ve çevresindeki popüler trekking rotalarıyla dinlenmek ve yenilenmek isteyenler için ideal bir durak. Hamamboğazı kaplıcalarında Gazoz, Sarı Kız ve Kara Kız olarak adlandırılan üç farklı termal su kaynağı bulunuyor. Kükürt ve demir oranı yüksek olan Gazoz suları mide, karaciğer ve bağırsak rahatsızlıkları için önerilirken, kükürtlü ve ılık yapısıyla Sarı Kız suları özellikle rahatlatıcı etkisiyle öne çıkıyor. Daha yüksek sıcaklığa sahip Kara Kız suları da romatizmal rahatsızlıklar, kas ve eklem ağrıları için tercih ediliyor. Ankara Ankara’da kaplıca denince akla ilk gelen noktaların başında Kızılcahamam kaplıcaları geliyor. Ankara’da şehir merkezine yaklaşık bir saatlik mesafede olan Kızılcahamam Kaplıcaları, Roma ve Selçuklular dönemine uzanan köklü geçmişiyle termal kültürün kuşaklar boyunca aktarıldığı özel bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Çam ormanlarıyla çevrili temiz havasıyla öne çıkan, doğanın sunduğu şifa ile birbirinden güzel termal otel bulunan Kızılcahamam, yılın her döneminde sakinliği ve şifayı bir arada sunuyor. Kızılcahamam kaplıcalarının mineral bakımından zengin termal suları romatizmal rahatsızlıklardan kas ve eklem ağrılarına, stres kaynaklı yorgunluktan dolaşım sistemi problemlerine kadar pek çok alanda destekleyici etkileriyle biliniyor. Kızılcahamam’ı özel kılan unsurlardan biri de doğal maden suları. Bölgeyle özdeşleşen ve doğal olarak içilebilen bu maden suları, sindirim sistemini destekleyici özellikleriyle öne çıkarken, Kızılcahamam ziyaretinde mutlaka deneyimlenmesi gereken doğal zenginlikler arasında yer alıyor. Yalova Türkiye’de termal turizmin simge noktalarından biri olan Yalova Termal kaplıcaları, köklü geçmişi ve İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkıyor. Roma ve Bizans dönemlerinden bu yana kullanılan termal kaynaklarıyla bilinen Yalova Termal, Cumhuriyet döneminde de Atatürk’ün özel ilgisiyle gelişmiş önemli bir termal merkez. Yaklaşık 57–60 derece sıcaklığa ulaşan termal sular mineral zenginliği sayesinde kas ve eklem ağrıları, romatizmal şikayetler ve stres kaynaklı yorgunluk gibi durumlarda destekleyici etkileriyle anılıyor. Geniş orman alanları, yürüyüş parkurları ve tarihi termal yapılarıyla Yalova Termal, hem günübirlik molalar hem de uzun süreli konaklamalar için tercih edilen bir durak. Balıkesir Türkiye’nin en bilinen termal merkezlerinden biri olan Gönen kaplıcaları, özellikle romatizmal rahatsızlıklarla özdeşleşmiş köklü bir kaplıca kültürüne sahip. Antik dönemlerden bu yana kullanılan Gönen termal suları, yüksek mineral içeriği ve 40 derece civarındaki sıcaklığıyla biliniyor. Gönen kaplıcaları, termal otelleri ve sağlık odaklı tesisleriyle hem tedavi hem de dinlenme amaçlı seyahat edenlerin sıkça tercih ettiği merkezler arasında yer alıyor. Ilıman iklimi ve sakin atmosferi sayesinde yılın her döneminde ziyaret edilebilen Gönen, termal turizmi Ege ve Marmara hattında güçlendiren önemli noktalardan biri.

Çılgın Sayısal Loto’da 4 talihli ekstra 10 milyon TL kazandı! Haber

Çılgın Sayısal Loto’da 4 talihli ekstra 10 milyon TL kazandı!

Çılgın Sayısal Loto’da ‘Milyonerler Festivali” 26 Ocak Pazartesi günü gerçekleşen dördüncü çekilişinde 4 talihliye toplamda 10 milyon TL ekstra ikramiye kazandırdı. Afyonkarahisar Başmakçı’dan, İzmir Menemen’den, Sakarya Hendek’ten ve Samsun İlkadım’dan oynayarak 5 bilen talihliler kişi başı 3 milyon 289 bin 992 TL ikramiye kazandı. 19 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek Milyonerler Festivali, oyunseverlere toplamda garanti 100 milyon TL ekstra ikramiye kazandıracak. Çılgın Sayısal Loto’da büyük ikramiye tutarı 595 milyon TL’yi aştı Çılgın Sayısal Loto’da büyük ikramiye tutarı 595 milyon TL’yi aştı. Büyük ikramiye “Milyonerler Festivali” kapsamında yapılan çekilişlerde sahibini bulabilir. Çılgın Sayısal Loto çekiliş sonuçlarına https://www.millipiyangoonline.com/sayisal-loto/sonuclar adresinden ulaşılabilir. Çılgın Sayısal Loto oynamanın kuralları neler? 1’den 90’a kadar olan sayılar arasından 6 tanesini seçerek kolon oluşturmaya dayalı bir oyun olan Çılgın Sayısal Loto’da en az 2, en fazla ise 6 adet sayıyı bilenler farklı miktarlarda ikramiye kazanıyor. Her çekilişte küre içerisindeki 90 numara içinden 6 numara + 1 numara (Joker) çekiliyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak eklenebilen SüperStar özelliği için de farklı bir 90 numara içinden 1 adet SüperStar numarası çekiliyor. Kazanma oranı oynanan kolon ve bilinen numara adedine göre değişiyor. Oyunseverler kolonları kendileri doldurabildiği gibi ayrıca sayıları doğrudan bayiye söyleyerek veya “Sen Seç” ile terminalden rastgele sayı seçtirerek de oynayabiliyor. 18 yaşından büyük herkesin oynayabileceği Çılgın Sayısal Loto’da her kolonun fiyatı ise 25 TL. SüperStar sayısını oynamak ise 15 TL. Oyunun kurallarıyla ilgili ayrıntılı bilgiye https://www.millipiyangoonline.com/sayisal-loto/kurallar adresinden ulaşmak mümkün. Tüm çekilişler canlı yayınlanır Tüm çekilişler, Şisal Şans’ın son teknolojiyi kullanarak oluşturulan teknik altyapısı ile noter huzurunda gerçekleştirilmekte ve canlı olarak yayınlanmaktadır. Dünya Piyango Birliği (World Lottery Association- WLA) tarafından verilen WLA-SCS:2020 (Level 2) Güvenlik Kontrol Standartı Sertifikasına ve TS ISO/IEC 27001:2013 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasına sahip olan kurum, en büyük önceliği şeffaflığa vermektedir. Dünya Piyango Birliği Üyesi Firma tarafından üretilen son teknoloji ürünü yeni çekiliş makineleriyle kurulmuş olan ve ŞANS MERKEZİ adı verilen çekiliş stüdyosunda noter huzurunda düzenlenen çekilişler, www.millipiyangoonline.comsitesinden ve Milli Piyango TV Youtube kanalından canlı yayınlanmaktadır.

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu Haber

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı ise yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi, 10 aylık dönemde Türkiye’nin 224,5 milyar dolarlık ihracatından yüzde 16,23 pay aldı. İzmir ihracatını en çok artıran ikinci il oldu İzmir, 2024 yılı ekim ayında 1 milyar 756 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 10’luk artışla 1 milyar 929 milyon dolara çıkardı ve Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. İzmir, ekim ayında yakaladığı 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla da ihracatını en çok artıran ikinci il olmayı başardı. İzmir’in ihracatında öne çıkan ürünler 418 milyon 157 bin dolarla Mineral yakıtlar, mineral yağlar faslı olurken, Kazanlar, makinalar faslı 192 milyon 595 bin dolar ve Demir ve çelik faslı 180 milyon 545 bin dolar ihracata imza attı. İzmir en fazla ihracatı 198 milyon 422 bin dolarla Almanya’ya yaparken, ikinci sırada 135 milyon 126 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Zirvenin üçüncü basamağına İspanya 124 milyon 710 bin dolarlık ihracatla adını yazdırdı. Ekim ayında Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Uşak Eylül ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olan Uşak, bu unvanını Ekim ayında da korudu. Uşak, 2024 yılı ekim ayında 42 milyon 700 bin dolar olan ihracatını, 2025 yılının aynı ayında yüzde 44’lük artışla 61,4 milyon dolara yükseltti. Uşak, son iki ayda kırdığı ihracat rekorlarıyla 10 aylık dönemde ihracatını eksiden artıya döndürmeyi de başardı. Uşak’ın 10 aylık dönemdeki ihracatı yüzde 4,3’lük artışla 365,8 milyon dolardan 381,6 milyon dolara ilerledi. Manisa’nın ihracatındaki gerileme sürüyor Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra en çok ihracat yapan ikinci il konumundaki Manisa’nın ihracatı yüzde 7’lik düşüşle 740 milyon dolardan 687,5 milyon dolara geriledi. Manisa’nın 10 aylık ihracatı da yüzde 2’lik azalışla 6,3 milyar dolardan 6,1 milyar dolara indi. Denizli’nin ihracatı 4,5 milyar doları aşacak 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan Denizli, ekim ayında ihracatını yüzde 8’lik artışla 382 milyon dolardan 412 milyon dolara taşıdı. Denizli’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatı yüzde 6’lık gelişimle 3,5 milyar dolardan 3,75 milyar dolara ilerledi. Denizli başarı grafiğini 2025 yılının kalan iki ayında da sürdürürse yıl sonunda ihracatı 4,5 milyar doları aşacak. Aydın, Muğla ve Kütahya artı, Balıkesir ve Afyonkarahisar eksi yazdı Ege Bölgesi’nde ekim ayında Aydın, Muğla ve Kütahya’nın ihracatı artı yazarken, Balıkesir ve Afyonkarahisar’ın ihracatı eksi yazdı. Aydın’ın ihracatı yüzde 4,5’luk artışla 186 milyon dolardan 194,8 milyon dolara çıktı. Muğla ekim ayında ihracatını yüzde 12’lik gelişimle 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara taşıdı. Kütahya ihracatını yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara yükseltti. Balıkesir’in ihracatı ekim ayında yüzde 4’lük azalışla 220,5 milyon dolar olurken, Afyonkarahisar yüzde 4’lük kayıp yaşadı ve 48,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı ekim ayında eksi yazsa da 10 aylık dönemde 586 milyon dolar olan ihracatını yüzde 23’lük artışla 720 milyon dolara taşıdı ve 10 aylık dönemde Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olma başarısı gösterdi.

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım Haber

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım

Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla tasarlanan 40 hektar büyüklüğündeki yeni sera, gerçekleştireceği domates üretimiyle bölgenin gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sunacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu yeni modern seramız, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımıdır. Bu yatırımı aynı zamanda, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olarak görüyoruz.” dedi. Tarımda değer zincirinin her alanında yer alma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Tarım Grubu, Kazakistan Çimkent’te geçtiğimiz yıl temelini attığı sera yatırımının 40 hektar büyüklüğündeki ilk etabını devreye aldı. Bölgedeki modern seracılık faaliyetlerini Alsera KZ çatısı altında yürüten Alarko Tarım, Kazakistan’da 2029 yılı sonuna kadar 500 hektar büyüklüğe ulaşarak bölgenin gıda arzına önemli bir katkı sunacak. Sera açılışı için düzenlenen törene; Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Aidarbek Saparov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Vali Yardımcısı Aydin Karimov, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Alarko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Ümit N. Yıldız: “İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi” Alarko Şirketler Topluluğu’nun köklü bilgi birikimini, inovasyon gücünü ve sürdürülebilir üretim modelini Kazakistan’a taşımak üzere çok değerli bir adım attıklarını kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Tarım Grubumuzun amiral şirketi olan Alsera, bugün 120 hektarı aşan işletme büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük modern sera yatırımcılarından biri konumunda. Kazakistan yatırımımızla, Türkiye tarımındaki bu deneyim ve teknolojimizi sınır ötesine taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu modern sera yatırımı, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımını oluşturuyor. Böylece uzun soluklu ve her iki ülkeye de faydaları büyük olacak bir iş birliğini başlatıyoruz. Bu yatırım aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olmasıyla bizleri gururlandırıyor.” Kazakistan’ın en modern seraları arasında yerini aldı Alarko Tarım Grubu, tarım alanındaki faaliyetlerini çevresel ve toplumsal faydayı birlikte büyüten, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlayışla şekillendiriyor. Alarko Tarım’ın Kazakistan’da hayata geçirdiği sera projesi, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracat odaklı tarımsal üretim yaklaşımıyla bölgesel kalkınmayı destekliyor. Alsera KZ bünyesinde konumlanan bu üretim alanı; yapay zekâ destekli iklimlendirme, otomasyona dayalı sulama ve ileri tarımsal kontrol sistemleri sayesinde Kazakistan’ın en modern seralarından biri olarak öne çıkıyor. İlk aşamada domates üretiminin yapılacağı tesis, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracata yönelik bir üretim sistemiyle faaliyet gösterecek. Türkiye’den 33 ülkeye domates ihracatı Sürdürülebilir tarım anlayışıyla modern seracılık, tohum ıslahı, niş gübre ve kurutulmuş gıda alanlarında faaliyet gösteren Alarko Tarım Grubu, Türkiye’nin en büyük modern sera işletmecileri arasında yer alıyor. Son iki yılda tarım alanına 300 milyon dolara yakın yatırım yapan Alarko Tarım, Alsera çatısı altında Afyonkarahisar, Denizli ve Eskişehir’de hayata geçirdiği 120 hektar büyüklüğündeki modern seralarda ürettiği “sıfır kalıntı” belgesine sahip sağlıklı domatesleri Avrupa başta olmak üzere toplam 33 ülkeye ihraç ediyor. Jeotermal enerji kaynaklarıyla ısıtılan ve dijital tarım teknolojileriyle donatılan seralarda, zararlılarla mücadelede inovatif yöntemler kullanılarak sürdürülebilir üretim modeline öncülük ediliyor.

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor Haber

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor

Bakanlık tarafından “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı” (2024-2028) hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen program, anne babaların güçlü yönlerini keşfetmelerine, çocuklarıyla olan iletişimlerini güçlendirmelerine ve ebeveynlikle ilgili olumlu tutumlar geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Anne Babalar İçin 12 Kapsamlı Eğitim Modülü Toplam 12 modülden oluşan eğitimler, kendini tanıma, çocuk gelişimi, çocuk yetiştirme tutumları, aile içi iletişim, dijital medya kullanımı, okul hayatı, kariyer planlama, olumlu ebeveynlik becerileri, aile ve çocuk yılmazlığı, risk farkındalığı gibi pek çok alanda anne babalara rehberlik ediyor. Dijitalleşmenin ve bireyselleşmenin hızla ilerlediği ve aile yapısını etkilediği günümüzde program, ebeveynler ile çocuklar arasında daha güçlü ve samimi bağların kurulmasını, toplumsal dayanışmanın artırılmasını ve sürdürülebilir sosyal ilişkilerin geliştirilmesini hedefliyor. Pilot Uygulamalardan Olumlu Geri Bildirim 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan ve katılımcılardan yoğun ilgi gören program ile yapılan etki analizi çalışmaları, programın sadece bilgi aktarımıyla sınırlı kalmadığını aynı zamanda bireylerin iç dünyalarına dokunan, farkındalık yaratan ve yaşamlarına yön veren bir deneyim sunduğunu ortaya koyuyor. Farklı öğrenme yöntem ve teknikleriyle zenginleştirilen program, küçük gruplarla gerçekleştirilen etkileşimli ve yapılandırılmış oturumlar sayesinde ailelerin sürece aktif katılımını sağlıyor. Böylece ebeveynler, öğrendiklerini gündelik yaşamlarına daha kolay uyarlama imkânı buluyor. Pilot uygulamanın başarısı üzerine 42 yeni ilde daha başlatılan eğitimlerle birlikte program bugün itibarıyla 61 ilde anne babalara ulaşıyor. 2025 Aile Yılı Vizyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “2025 Aile Yılı” vizyonu çerçevesinde, aile kurumunun güçlendirilmesini, ebeveynlerin iyilik halinin artırılmasını ve Türkiye’nin dinamik nüfus yapısının korunmasını hedefliyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından Afyonkarahisar’dan Diyarbakır’a, Antalya’dan Rize’ye kadar geniş bir hizmet bölgesinde yetiştirilen yeni uygulayıcılar aracılığıyla, anne babaların yolculuğuna destek olunmaya devam edilecek.

Doğal Taş Sektöründe Büyük Zirve Başlıyor Haber

Doğal Taş Sektöründe Büyük Zirve Başlıyor

Uluslararası Mermer ve Doğal Taş Kongresi ve Sergisi (MERSEM’2025) Afyonkarahisar’da 23-25 Ekim 2025 tarihlerinde Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Atatürk Kongre Merkezi’nde sektör temsilcileri, akademisyenler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenecek. Yeşil madencilik ve dijital dönüşüm kaçınılmaz Mermer ve doğal taşların, insanlık tarihi boyunca yapı ve dekorasyonun yanı sıra sanat ve sanayi alanlarında da kritik bir hammadde olarak kullanıldığına dikkati çeken Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, yeşil ve sürdürülebilir madencilik yaklaşımları ile otomasyon, akıllı teknolojiler ve bilişim çözümlerinin entegrasyonunun giderek daha fazla önem kazandığının altını çizdi. MERSEM’2025’in sektördeki akademisyenler, sektör temsilcileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmeyi hedeflediğine temas eden Alimoğlu, “MERSEM’25 kapsamında belirlenen kongre konularıyla sınırlı olmamak üzere; akademik, bilimsel, sektörel, teorik araştırmaların yanı sıra laboratuvar çalışmaları, saha deneyimleri ile sosyal ve politika alanındaki çalışmalar kongreye değer katacak” şeklinde konuştu. Doğal taş ihracatında 2026 hedefi 2,5 milyar dolar Türkiye’nin doğal taş sektöründe 2025 yılının ocak – ağustos döneminde doğal taş ihracatının yüzde 5’lik artışla 1 milyar 325 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti: “Ege Maden İhracatçıları Birliğimizin doğal taş ihracatıysa yüzde 10’luk artışla 458 milyon dolardan 523 milyon dolara çıktı. MERSEM’25 ve benzer organizasyonlarla sektörde oluşacak sinerjiyle ihracatta 2026 yılında 2,5 milyar dolara ulaşabileceğimize inanıyoruz.” Bu yıl 12’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Mermer ve Doğal Taş Kongresi’nde Afyon Kocatepe Üniversitesi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası düzenleyici olarak yer alırken, Ege Maden İhracatçıları Birliği destek veren kurumlar arasında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Lezzetli Festivali GastroAfyon İkinci Gününde Yoğun İlgi Gördü Haber

Türkiye’nin En Lezzetli Festivali GastroAfyon İkinci Gününde Yoğun İlgi Gördü

Sabah saatlerinde başlayan yarışmalardan GastroShow sahnesindeki özel sunumlara, panellerden konserlere kadar zengin program gün boyunca büyük ilgi gördü. Ünlü Şeflerden Sunumlar, Gençlerden Yarışmalar Gastroafyon festivalinin önemli duraklarından Afyon Culinary Cup sahnesinde gün boyu süren yarışmalarda yöresel lezzetler ve yaratıcı tabaklar jüri karşısına çıktı. Kadınana Yöresel Yemek Yarışması’nın iki kategorisi, üniversite ve lise öğrencilerinin hünerlerini sergilediği yarışmalar, influencerların katıldığı özel yarışma ve Engelsiz Bireyler Yemek Yarışması’nın ödül töreni günün heyecanına damgasını vurdu. GastroShow sahnesinde ise gastronomi dünyasının birbirinden değerli isimleri ziyaretçilerle buluştu. Ünlü şefler Hazer Amani, Yağız İzgül, Battal Yıldırım, Remzi Güçlü, Jan Duda, Emrah Köksal Sezgin, Ceyda Özdemirli, Sinan Korkmaz, Ali Polat ve Sevil Karaca, Afyon mutfağının zenginliğini uluslararası mutfaklarla harmanlayarak sahnede keyifli sunumlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin birbirinden ünlü sevilen şefleri festival katılımcılarının yoğun ilgisini gördü. Ünlü Şef Mehmet Yalçınkaya’a Paneline Yoğun İlgi Anadolu’nun saklı lezzetlerinden geleceğin gastronomisine, yöresel mutfakların markalaşmasından unutulan tatların izine uzanan paneller, akademisyenler, şefler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla yoğun ilgi gördü. Günün öne çıkan oturumlarından biri ise ünlü şef Mehmet Yalçınkaya ile gerçekleştirilen özel söyleşi oldu. Yalçınkaya’nın panelinde festival katılımcıları yoğun ilgi gösterdi. Festival alanında ayrıca BeefAfyon etkinliği kapsamında etin en özel yorumları katılımcılarla buluştu. Akşam saatlerinde ise konser coşkusu başladı. Festivalin ikinci gününde ilk olarak Afyonkarahisar Belediyesi Kent Orkestrası sahne alırken, sonrasında ünlü sanatçı Soner Sarıkabadayı muhteşem performansıyla festivale müzik dolu bir kapanış yaptı. Lezzet ve müziğin buluştuğu festivalin ikinci günü geride kalırken, GastroAfyon yarın da birbirinden özel etkinlikleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Michelin Yıldızlı Şefler Afyonkarahisar’da Mutfağa Giriyor Haber

Michelin Yıldızlı Şefler Afyonkarahisar’da Mutfağa Giriyor

Festivalde, Afyonkarahisar mutfağı usta şeflerin dokunuşuyla dünya lezzetleriyle harmanlanırken Mehmet Yalçınkaya, Hazer Amani ve Özlem Mekik gibi ünlü isimler sahne alacak. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda “Gastronomi Şehri” unvanına sahip Afyonkarahisar, bu yıl 7’ncisi düzenlenecek Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali ile dünyanın dört bir yanından gelecek lezzet tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. 19-21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, “Tarihle Mayalanan Şehir” temasıyla kentin binlerce yıllık mutfak mirasını dünya sahnesine çıkaracak. Afyonkarahisar Mutfağı, Dünya Yıldız Şefleriyle Aynı Sahnede Festival boyunca 50’den fazla ünlü şef, Michelin yıldızlı restoranların usta isimleri ve ekranların tanıdık yüzleri mutfak başına geçecek. Katılımcılar, düzenlenecek workshoplarla hem Afyonkarahisar mutfağını hem de dünya lezzetlerini keşfetme fırsatı bulacak. Lezzet şölenine renk katacak isimler arasında Türk mutfağının en tanınan şeflerinden Mehmet Yalçınkaya, modern dokunuşlarıyla dikkat çeken Hazer Amani, genç kuşağın sevilen ismi Yağız İzgül, et konusundaki ustalığıyla tanınan Cüneyt Asan, uluslararası arenada birçok başarıya imza atan Rafet İnce, gastronomiye farklı yorumlar getiren Yıldız Öz Samaha, geleneksel tatları özgün bir şekilde yorumlayan Bedri Usta, ekranların sevilen yüzlerinden Özlem Mekik, mutfakta yenilikçi yaklaşımıyla bilinen Eyüp Kemal Sevinç ve yaratıcı reçeteleriyle dikkat çeken Ebru Baykara Demir gibi birbirinden değerli şefler bulunuyor. Festival süresince bu usta isimler, hem kendi mutfak kültürlerinden örnekler sunacak hem de Afyonkarahisar mutfağını dünya lezzetleriyle buluşturarak ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşatacak. Dünyanın En Büyük Sucuklu Yumurtası Rekora Koşuyor GastroAfyon’un en çok merak edilen etkinliği ise Guinness Dünya Rekoru denemesi olacak. 1 ton Afyonkarahisar sucuğu, 15 bin yumurta ve 25 metrekarelik dev tavada pişirilecek. 19 Eylül Cuma günü saat 11.00’de gerçekleşecek bu dev pişirme gösterisi, Afyonkarahisar’ın adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdırmayı hedefliyor. Kentin meşhur sucuğu ile hazırlanan dev sucuklu yumurta, yalnızca festivalin değil, tüm dünyanın dikkatini çekecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.