Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Agentic Ai

Kapsül Haber Ajansı - Agentic Ai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Agentic Ai haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı Haber

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı

Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone by Allianz’ın bu döneminde girişimler; dijital sağlık, finansal danışmanlık, contact center ve agentic yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümler geliştirdi ve projelerini Demo Day etkinliğinde tanıttı. Programa katılan girişimler bugüne kadar ekosistemden 17 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği HackZone’da startup’larla birlikte yenilikçi iş modelleri geliştirerek sektörde inovasyonu teşvik ediyor. Tenity iş birliğiyle 6 yıldır düzenlenen program kapsamında bugüne dek 700’e yakın startup değerlendirilirken, 53 startup ile PoC gerçekleştirildi ve 20 proje canlıya taşındı. Program sayesinde 30 startup sigorta sektörüyle ilk kez çalışma fırsatı bulurken, HackZone’a katılan girişimlerin ekosistemden aldığı toplam yatırım geçen yıla göre 2 milyon doları aşan bir artışla 17 milyon doların üzerine çıktı. Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone’un 6. döneminde finansal danışmanlık, dijital sağlık, contact center ve agentic yapay zekâ kategorilerinde 100’e yakın startup başvuru yaptı. Seçilen 7 startup; Callby AI, Freya, Fintela, Marin App, Opinion, Smart IQ ve SYNAPS oldu. Açık inovasyon kültürü Allianz’ın farklı ekiplerine yayılıyor HackZone kapsamında girişimlere mentorluk desteğinin yanı sıra PoC’ler için 500 bin TL finansal destek, Allianz API’larına erişim, eğitim ve potansiyel yatırımcılarla network imkânı sunuluyor. Bugün Allianz’ın açık API ekosisteminde 5 binden fazla geliştirici bulunuyor. Program kapsamında Allianz Türkiye bünyesindeki farklı iş birimleri, teknoloji ekipleri ve yöneticiler startup’larla birlikte çalışırken, 50’den fazla uzman mentor da girişimcilere birebir destek veriyor. 2026 yılında hayata geçirilen C-Level Startup Mentorluk Programı ile Allianz liderleri de girişimcilerle doğrudan bir araya geldi. Demo Day’de yapay zekâ ve sigortacılığın geleceği konuşuldu HackZone by Allianz 6. Dönem Demo Day kapsamında “AI ile Sigortacılığın Geleceği” başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde, Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ile Gartner Başkanı Yunus Özdemir; yapay zekânın iş yapış biçimlerinden müşteri deneyimine, veri kullanımından sigortacılığın geleceğine kadar yarattığı dönüşümü ele aldı. “HackZone sigortacılığın geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz bir platform” Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, HackZone’un altı yıllık yolculuğunun Allianz’ın açık inovasyon yaklaşımındaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “HackZone bizim için bir startup programından çok daha fazlası. Altı yıl önce çıktığımız bu yolda amacımız, Allianz’ın sektör deneyimi, uzmanlığı ve teknolojik altyapısını girişimlerin çevikliği ve yenilikçi bakış açısıyla buluşturarak sigortacılığın gerçek ihtiyaçlarına dokunan çözümler geliştirmekti. Bugün 700’e yakın startup’ı değerlendirmiş, 53 PoC gerçekleştirmiş ve 20 projemizi canlıya taşımış olmamız, bu yaklaşımın somut karşılığını ortaya koyuyor. Ancak bizim için asıl değer, ortaya çıkan sayıların ötesinde; girişimlerle birlikte yeni fikirleri test etmemizde, birbirimizden öğrenmemizde ve başarılı çözümleri gerçek hayata taşıyabilmemizde. HackZone’un geldiği noktada, yalnızca Allianz’ın değil, Türkiye’nin InsurTech ve teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlayan bir açık inovasyon platformu oluşturduğumuza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojileri gerçek iş problemleri üzerinde test ederek, ekosistemimizle birlikte sigortacılığın geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz.” Yapay zekânın müşteri beklentilerini de dönüştürdüğüne dikkat çeken Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ise “Günümüzde müşteriler artık kendisini anlayan, ihtiyacını önceden gören, doğru zamanda doğru öneriyi sunan ve işini kolaylaştıran bir sigorta şirketi görmek istiyor. Biz de yapay zekâyı müşterinin ihtiyacını daha oluşmadan tahmin edebilen bir ‘sezgi katmanı’ olarak konumluyoruz. Geleceğin müşterisi ‘Bir hasar olduğunda ne kadar hızlı ödeme alırım?’ sorusundan önce ‘Allianz benim bu riski yaşamamam için ne yapıyor?’ diye soracak. Bu nedenle artık sigortacılıkta kişiselleştirme, proaktivite ve güvenin belirleyici olacağına inanıyoruz.” dedi. 6. dönemde yapay zekâ odağı öne çıktı HackZone’un 6. döneminde yapay zekâ, programın farklı çalışma alanlarında öne çıkan ortak teknoloji başlığı oldu. Son dönem HackZone projelerinin yaklaşık yüzde 90’ında yapay zekâ bulunurken, bu dönemde özellikle Agentic AI, contact center, dijital sağlık ve finansal danışmanlık alanlarına odaklanıldı. Bu yaklaşım, Allianz Türkiye’nin yapay zekâyı gerçek iş ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümlerde test etme ve geliştirme yaklaşımını da ortaya koyuyor. Programın 6. döneminde yer alan girişimler farklı alanlarda çözümler geliştiriyor: Callby AI, doğal dil işleme, yapay zekâ ses sentezi ve duygu analizi teknolojileriyle çağrı merkezi operasyonlarını otomatikleştirmeye odaklanıyor. Fintela Financial Advisory, yapay zekâ ajanlarıyla finansal verileri gerçek zamanlı takip ederek kişiselleştirilmiş içgörülere dönüştürüyor. Freya, finans ve sigortacılık sektörlerindeki çağrı merkezleri için yapay zekâ müşteri temsilcileri geliştiriyor. Marin App, yapay zekâ tabanlı ve sağlık profesyoneli onaylı algoritmasıyla kişiselleştirilmiş takviye rutinleri sunuyor. Opinion AI, dijital ikizler ve büyük veri analitiğiyle teşhis ve tedavi süreçlerinde sağlık kuruluşları ve sigorta şirketlerine destek sağlıyor. Smart IQ, otomotiv verilerini gerçek zamanlı değerleme, fiyat ve stok optimizasyonu ile risk göstergelerine dönüştürüyor. SYNAPS, yetenek yönetimi süreçlerini tek platformda birleştirerek işe alım süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SAS: Agentic AI Yatırımlarından Gerçek Değer Elde Etmenin Anahtarı İnsan Uzmanlığı Haber

SAS: Agentic AI Yatırımlarından Gerçek Değer Elde Etmenin Anahtarı İnsan Uzmanlığı

Şirketler yapay zekâda deneysel aşamadan, iş akışlarında bağımsız eylemler alabilen agentic AI sistemlerine geçerken; SAS liderlerine göre YZ yatırım getirisindeki yeni sınav, kuruluşların insan karar verme yetkinliğini devre dışı bırakmadan otomasyonu ölçeklendirip ölçeklendiremeyeceği olacak. Otomasyon kısa vadede maliyet tasarrufu sağlayabilir. Ancak SAS yöneticileri, kalıcı yapay zekâ değerinin; insanın bağlam bilgisi, hesap verebilirliği ve sektörel uzmanlığını güçlendirecek şekilde tasarlanan sistemlerden geliyor. Bu değer aynı zamanda hedefleri belirleme, sınırları tanımlama ve yüksek riskli kararları alma sorumluluğunu insanlarda tutan yönetişim çerçevelerine dayanıyor. Bu insan odaklı yaklaşım aynı zamanda ticari bir gereklilik. 2025 yılında SAS tarafından desteklenen IDC araştırması, güvenilir yapay zekâya öncelik veren kurumların AI projelerinden elde ettikleri yatırım getirisini (ROI) ikiye katlama olasılığının %60 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, SAS'ın 50 yıllık yaklaşımının temelini oluşturuyor: Teknoloji, insanların anlayışını, karar verme yetisini ve başarabileceklerini genişletmelidir. 2026 yılında 50. yılını kutlayan SAS, bu ilkeyi yapay zekâ çağına da taşıyarak kurumların sorumlu bir şekilde yenilik yapmasına, AI yönetişimini ölçeklendirmesine ve veriyi güvenilir kararlara dönüştürmesine yardımcı oluyor. Herkes yapay zekâya erişebiliyorsa rekabet avantajı ne olacak? “Herkes aynı yanıtlara tek bir komutla ulaşabildiğinde, insan uzmanlığı ve muhakemesi fark yaratan unsur haline geliyor. Yapay zekâ yanıtlar üretebilir ancak bir işletmeyi, müşterilerini ve geleceğini şekillendiren kararları anlayan insanların yerini alamaz. Yapay zekâdan en fazla faydayı sağlayacak kuruluşlar, insan uzmanlığının yerine geçmek yerine onu güçlendirmek için yapay zekâdan yararlananlar olacak.” Bryan Harris, SAS, Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CTO) Yapay zekâ çalışanların yerini mi alacak, yoksa iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri mi değiştirecek? “Yapay zekâ bazı görevleri otomatikleştirecek ve bazı rollerin yapısını değiştirecek ancak daha büyük etki, insanların başarılı olmak için ihtiyaç duyacağı yetkinlikler üzerinde görülecek. Buradaki en büyük fırsat, herkesi veri bilimciye dönüştürmek değil, daha fazla insanın daha iyi kararlar almasını sağlamak. Her çalışandan uzman olmasını beklemek yerine yapay zekâ, ihtiyaç duydukları anda uzmanlığa erişmelerini sağlayabilir. Öne geçecek şirketler, en fazla işi otomatikleştirenler değil, en doğru kararları alanlar olacak.” Udo Sglavo, SAS, Uygulamalı Yapay Zekâ ve Modelleme Başkan Yardımcısı Güvenilir yapay zekâ yönetişiminde “insan liderliği” ne anlama geliyor? “İnsan gözetimi, otomatikleştirilmiş bir sürecin sonunda gerçekleştirilen sembolik bir kontrol noktası olmamalı. Yapay zekânın insani değerleri yansıtmasını istiyorsak insanların sistemlerin nasıl tasarlandığı, yönetildiği ve kullanıldığı süreçlere dâhil olması gerekiyor. Amaç yalnızca ‘döngüde insan’ yaklaşımı değil; özellikle kararların belirsizlik, risk veya gerçek dünyada önemli sonuçlar içerdiği durumlarda ‘liderlik eden insan’ yaklaşımını benimsemek.” Reggie Townsend, SAS, Veri Etiğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı En yüksek yatırım getirisini hangi tür yapay zekâ projeleri sağlıyor? “Yaygın inanışın aksine, yapay zekânın en yüksek getirisi çalışan sayısını azaltmaktan gelmiyor. Nitekim SAS tarafından geçen yıl yaptırılan IDC araştırmasına göre, müşteri deneyimine odaklanan yapay zekâ girişimleri, maliyet azaltmayı hedefleyen girişimlere kıyasla neredeyse yüzde 20 daha yüksek getiri sağlıyor. Otomasyon ve verimlilik elbette önemli. Ancak daha yüksek getiriler, yapay zekânın insanların inovasyonu desteklemesine ve yalnızca daha hızlı değil, daha iyi bir deneyim sunmasına yardımcı olduğu durumlarda ortaya çıkıyor.” Stu Bradley, SAS, Risk, Suistimal ve Uyum Çözümlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Liderler yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmek ve kontrolsüz yapay zekâ kullanımının önüne geçmek için ne yapmalı? “Yapay zekâ okuryazarlığı artık liderlerin sorumluluğunda. Yöneticilerin, yapay zekânın nerede fayda sağladığını, nerede risk yarattığını ve çalışanların yapay zekâyı nasıl sorumlu bir şekilde kullanması gerektiğini açıklayarak kuruluşları için birer ‘yapay zekâ tercümanı’ olmaları gerekiyor. Liderler net beklentiler ortaya koymaz ve bu davranışlara kendileri de örnek olmazsa, kontrolsüz yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasına şaşırmamalılar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği Haber

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, kurumların dijital dönüşüm yolculuklarına daha güçlü katkı sunmak amacıyla Microsoft ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Softtech’in bankacılık, finans ve farklı sektörlerdeki derin deneyimi ile Microsoft’un global ölçekte lider teknoloji çözümleri bir araya gelerek kurumların teknoloji dönüşüm süreçlerinde güvenilir bir iş ortaklığı modeli uygulanacak. Bu kapsamda kurumların Microsoft ekosistemi üzerinde hayata geçirmek istedikleri projelerde uçtan uca danışmanlık, mimari tasarım, entegrasyon, uygulama geliştirme ve sürdürülebilir destek hizmetleri sağlanacak. Özellikle yapay zekâ, veri ve otomasyon alanlarında kurumların rekabet avantajı kazanmasına katkı sunulması hedefleniyor. İş birliği çerçevesinde Microsoft’un üretken yapay zekâ çözümleri, Copilot ekosistemi, Azure AI servisleri, müşteri ilişkileri ve iş süreçleri yönetiminde Dynamics 365 CRM & ERP çözümleri, veri platformlarında Microsoft Fabric ve low-code geliştirme ile agentic otomasyon alanında Power Platform çözümleri kullanılarak kurumların dijital dönüşüm projeleri hayata geçirilecek. “Stratejik iş ortağı olmayı hedefliyoruz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Softtech olarak 20 yılı aşkın süredir başta bankacılık ve finans olmak üzere enerji, ulaşım, perakende gibi farklı sektörlerde edindiğimiz birikimimizi, Microsoft'un global teknoloji liderliğiyle bir araya getiriyoruz. Bu iş birliğinin amacı, kurumların Microsoft ekosisteminde hayata geçirmek istedikleri dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak eşlik etmek. Teknoloji buna hazır, şimdi sıra bu gücü doğru yapıyla ölçeklendirmekte.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise şunları söyledi: “Yapay zekâ çağında kurumların başarısı yalnızca doğru teknolojiye değil, güçlü iş ortaklıkları ve sektörel uzmanlığa da bağlı. Softtech ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kurumların üretken ve agentic yapay zekâdan daha hızlı değer üretmelerini ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlarken, Türkiye'de güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ dönüşümünü hızlandırma hedefimizin de önemli bir parçasını oluşturuyor.” Softtech Finans ve Profesyonel Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Özmen ise “Softtech olarak deneyimli danışman kadromuzla kurumların en kritik dönüşüm projelerini uçtan uca başarıyla hayata geçirecek uzmanlığa sahibiz. Bu projeleri, Microsoft'un sunduğu dört temel katman üzerinden ele alıyoruz: CRM ve iş süreçleri, veri platformu, yapay zekâ servisleri ve Agentic AI. Bundan sonraki aşama, bu teknolojileri doğru senaryolarla iş süreçlerine entegre ederek yüksek katma değer ve sürdürülebilir iş sonuçları üretmek.” “Yapay zekâyı kurumlar için somut değere dönüştürmeyi hedefliyoruz” Microsoft Türkiye Ticari Çözüm Satış Lideri ve Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Batmaz ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Softtech'in güçlü IT kaynağını, 20 yıllık teknoloji üretim deneyimini ve başta bankacılık olmak üzere finanstan birçok farklı sektöre uzanan derin birikimini; Microsoft'un global yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle bir araya getiren bu iş birliği, kurumların dijital dönüşümünü Copilot, Azure AI, Dynamics 365, Microsoft Fabric ve Power Platform üzerinde uçtan uca hayata geçirmelerini sağlayacak. Hedefimiz; bu güçlü teknoloji altyapısını ve sektörel uzmanlığı, kurumların üretken ve agentic yapay zekâyı somut iş değerine dönüştürmesi için güvenilir bir iş ortağı olarak buluşturmak." Softtech ve Microsoft iş birliğiyle hayata geçirilecek projelerin, kurumların operasyonel verimliliklerini artırması, karar alma süreçlerini hızlandırması ve yeni nesil iş modellerine geçişlerini kolaylaştırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FlowX Summit 2026 İş Dünyasını ‘Agentic AI’ Çağına Hazırlıyor Haber

FlowX Summit 2026 İş Dünyasını ‘Agentic AI’ Çağına Hazırlıyor

Global IT International ve Weoll ev sahipliğinde düzenlenen FlowX Summit 2026, teknoloji ve iş dünyasının dönüşüm liderlerini Four Seasons Hotel Bosphorus’ta bir araya getirdi. Yoğun ilgi gören zirvede Agentic AI (Ajan Yapay Zeka), dijital dönüşüm, geleceğin iş gücü modelleri ve yeni nesil liderlik yaklaşımları kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvede, yapay zekanın yalnızca operasyonları hızlandıran bir araç olmanın ötesine geçerek kurumların çalışma biçimlerini, karar alma mekanizmalarını ve organizasyon yapılarını nasıl dönüştürdüğü farklı perspektiflerle değerlendirildi. Etkinlikte; Fütürist, Ekonomist ve Yazar Ufuk Tarhan, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu Halil Aksu, Teknoloji ve Sürdürülebilirlik İletişimcisi Dr. Sertaç Doğanay, Global IT Genel Müdür Yardımcısı Burak Akusta ve Global IT International CEO’su Nuri Selçuk gibi sektörün öncü isimleri konuşmacı olarak yer alarak yapay zeka çağında yeni iş gücü modellerini ve rekabet stratejilerini tartıştı. “Yeni dönem: Üretken yapay zekadan Agentic AI’a geçiş” FlowX Summit 2026’nın açılış konuşmasını gerçekleştiren Global IT International Genel Müdür Yardımcısı Burak Akusta, yapay zekada yeni dönemin üretken yapay zekadan (Generative AI) Agentic AI’a geçişle başladığını belirtti. Akusta, kurumların artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil, insan ve yapay zeka ajanlarının birlikte çalıştığı organizasyonlara dönüşeceğini ifade etti. Akusta, Agentic AI’ın temel farkını şu sözlerle anlattı: “Artık yapay zekaya tek tek komut veren değil, hedef tanımlayan bir döneme giriyoruz. Agentic AI; hedefi anlayan, planlayan, görevleri dağıtan ve süreci uçtan uca yönetebilen bir yapıya sahip. Bu dönüşüm iş yapışbiçimlerini yeniden tanımlıyor.” “Yeni iş gücü modeli: İnsan ve yapay zeka birlikte” Akusta, Agentic AI’ın yalnızca otomasyon değil, aynı zamanda organizasyon yapılarında köklü bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguladı. Gelecekte çalışanların yalnızca iş yapan kişiler değil, yapay zeka ajanlarını yöneten ve denetleyen profesyonellere dönüşeceğini ifade eden Akusta, “Gelecekte yöneticilerin başarısı ekiplerindeki kişi sayısıyla değil, insan ve yapay zeka ekiplerini birlikte ne kadar etkin yönettikleriyle ölçülecek” dedi. Yapay zeka yatırımlarında en yaygın hatanın yalnızca araçlara odaklanmak olduğunu belirten Akusta, asıl rekabet avantajının veri altyapısı, yeniden tasarlanmış süreçler ve kurumsal kültürden geldiğini söyledi. Ayrıca Google Workspace ve Gemini’ın sunduğu yapay zeka yeteneklerinin Weoll’un süreç orkestrasyonu yaklaşımıyla birleşmesinin kurumlara uçtan uca önemli avantajlar sağladığını vurguladı. “Verimlilik tuzağına dikkat” Şirketlerin önemli bir bölümünün yapay zekayı yalnızca mevcut süreçleri hızlandırmak için kullandığını belirten Akusta, bunun uzun vadeli bir rekabet avantajı yaratmadığına dikkat çekti. Akusta, “Yapay zeka çağında kazanan, en çok ajanı kuran değil; ajanlarını en iyi yöneten ve bunu gerçek bir değer dönüşümüne bağlayan kurum olacak” dedi. Akusta ayrıca şirketlerin yalnızca “neyi otomatikleştirebiliriz?” sorusuna değil, “işimizi yapay zeka etrafında yeniden tasarlasaydık nasıl olurdu?” sorusuna da odaklanması gerektiğini vurguladı. FlowX Summit 2026, gün boyu süren oturumların ardından gerçekleştirilen networking buluşmalarıyla tamamlandı. Zirve, Agentic AI odağında şekillenen içerikleriyle yapay zeka çağında iş dünyasının dönüşümüne yönelik yeni iş birliklerinin ve stratejik fikir alışverişlerinin gelişmesine zemin hazırladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Farkındalığı Yüksek, Eğitim Sınırlı Haber

Yapay Zeka Farkındalığı Yüksek, Eğitim Sınırlı

MMA Academy, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırma ihtiyacına webinarlarıyla ve MMA Global’in yalnızca MMA üyelerine açık Decoding AI for Marketers eğitimiyle yanıt veriyor. Marketing + Media Alliance Türkiye (MMA Türkiye), yapay zekanın pazarlama ve müşteri deneyimi süreçlerindeki kullanımının hızla yaygınlaştığı bir dönemde, kurumların yalnızca teknoloji adaptasyonuna değil, eğitim ve yönetişim kapasitesine de odaklanması gerektiğine dikkat çekti. MMA Academy MEA ve Kantar iş birliğiyle hazırlanan AI Adoption Study 25 araştırmasının Türkiye bulguları, pazarlama organizasyonlarında yapay zeka farkındalığının güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de katılımcıların %72’si yapay zekaya yüksek düzeyde aşinalık gösterirken, şirketlerin %46’sı yapay zeka uygulamalarını ölçekleme aşamasına geçmiş durumda. Buna karşın eğitim tarafında aynı olgunluk düzeyi henüz görülmüyor. Araştırma, Türkiye’de kurumların yalnızca %13’ünün kurumsal stratejiyle uyumlu, gelişmiş bir yapay zeka eğitim yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Şirketlerin %44’ünde eğitim bulunmasına rağmen bu eğitimler henüz rol ve yetkinlik bazında özelleştirilmiş değil. Bulgular, yapay zekada ilerlemenin teknoloji yatırımıyla sınırlı kalamayacağını, organizasyonel yetkinlik ve eğitim başlığının da aynı hızda güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, düzenleyici gündemle birlikte daha da önem kazanıyor. Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası, yapay zeka kullanımında sorumluluk, yönetişim ve yetkinlik başlıklarını daha görünür hale getirirken, kurumların bu alanda daha hazırlıklı hareket etmesini gerektiriyor. MMA Academy, bu çerçevede konuyu yalnızca araştırma verileriyle değil, açık bilgi paylaşımıyla da gündeme taşıyor. 26 Mart’ta düzenlenen ve YouTube’da yayınlanan Nedir Bu AB YZ Yasası? webinarında, Baysal Sezgin Hukuk Bürosu Kurucusu, MMA Türkiye Genel Sekreteri ve Hukuk Çalışma Kurulu Başkanı Özlem Baysal Sezgin, AB Yapay Zeka Yasası’nı pazarlama ve medya ekipleri açısından ele alacak. Webinar, AI literacy, chatbot kullanımı, sentetik medya, agentic AI, şeffaflık ve sorumluluk gibi başlıklara odaklanacak. MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, konuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’de yapay zeka farkındalığı yüksek. Şimdi bu ilgiyi daha sistemli bir kurumsal yetkinliğe dönüştürmek gerekiyor. Araştırma bize açık bir tablo gösteriyor: ölçekleme var, ancak eğitim mimarisi aynı hızda gelişmiyor.” Namver sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle MMA Academy’nin bilgi içerikleri ve MMA Global’in Decoding AI for Marketers eğitimi birlikte önemli bir rol oynuyor. Hedef, pazarlama ekiplerinin yapay zekayı daha bilinçli, daha sorumlu ve daha güçlü ticari sonuçlar üretecek şekilde kullanmasına yardımcı olmak.” MMA Global tarafından sunulan Decoding AI for Marketers eğitimi, yalnızca MMA üyelerine özel olarak tasarlandı. Program, haftanın beş günü her gün bir saatlik oturumlardan oluşan yapısıyla, pazarlama profesyonellerine yapay zekayı iş hedefleriyle ilişkilendirme, riskleri daha iyi anlama ve kurum içinde daha sağlam kullanım çerçeveleri oluşturma konusunda destek vermeyi amaçlıyor. MMA Academy’nin içerik ve webinar çalışmalarıyla birlikte bu program, bölgedeki pazarlama liderleri için daha bütünlüklü bir öğrenme zemini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Enlighty’nin AI-native tüketici zekâsı platformu, Bulutistan’ın güvenli ve yüksek performanslı bulut altyapısıyla birleşerek ölçeklenebilir ve regülasyon uyumlu bir içgörü ekosistemi oluşturacak. Yapılan anlaşma, her gün hızla büyümeye devam Bulutistan ekosistemine dahil olan Enlighty’nin büyüme stratejisinin teknik açıdan sürdürülebilir ve uygulanabilir bir zemine oturtulmasına da katkı sağlayacak. Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor Haber

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor

fzlPLUS, omnichannel çözümleriyle müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneterek şirketlere operasyonel verimlilik imkanı ve müşteri memnuniyetinde artış sağlıyor. Müşteri deneyimi, dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık markalarla yalnızca çağrı merkezleri üzerinden değil; web, mobil uygulamalar, sosyal medya ve mesajlaşma platformları üzerinden de iletişim kuruyor. Bu değişim, şirketlerin müşteri temas noktalarını yeniden yapılandırmasını zorunlu kılarken, omnichannel (çok kanallı) çözümler rekabetin ana belirleyicilerinden biri haline geliyor. fzlPLUS verilerine göre, müşteri etkileşimlerinde dijital kanalların payı her geçen yıl artıyor. Sesli çağrı hâlâ kritik bir rol oynasa da toplam etkileşimlerin yaklaşık %35-40’ı dijital kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Özellikle web formları ve WhatsApp gibi hızlı ve pratik iletişim imkânı sunan platformlar, müşterilerin ilk temas noktası olarak öne çıkıyor. Şirket, yıllık 6,1 milyonun üzerinde etkileşimi yöneten operasyon yapısıyla bu dönüşümü yakından gözlemliyor. Buna göre, sesli iletişim daha çok karmaşık ve empati gerektiren durumlarda tercih edilirken; dijital kanallar bilgi alma, hızlı işlem ve rutin talepler için kullanılıyor. Temas noktalarının artışı fırsat ve zorlukları birlikte getiriyor Müşteri temas noktalarının çeşitlenmesi, markalar için hem önemli fırsatlar hem de operasyonel zorluklar barındırıyor. Artan kanal sayısı müşteriye erişimi kolaylaştırırken; bu kanalların ayrı ayrı yönetilmesi durumunda deneyim kopuklukları ortaya çıkabiliyor. Müşterilerin farklı kanallarda aynı bilgileri tekrar etmek zorunda kalması ise memnuniyeti olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu noktada omnichannel yaklaşım devreye giriyor. fzlPLUS, tüm temas noktalarını tek bir müşteri yolculuğu altında birleştirerek markalara entegre bir yapı sunuyor. Şirketin geliştirdiği altyapı sayesinde web, çağrı merkezi, WhatsApp ve diğer tüm kanallardan gelen veriler tek bir sistemde toplanıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” yaklaşımı öne çıkıyor fzlPLUS’ın yaklaşımı, temas noktalarını yalnızca entegre etmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bu verileri anlamlandırarak gerçek zamanlı aksiyon alınmasını sağlıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde markalar; müşteri davranışlarını, taleplerini ve memnuniyet seviyelerini anlık olarak takip edebiliyor. Operasyonel verimlilik ve satış dönüşümü artıyor Omnichannel dönüşüm, yalnızca müşteri deneyimini iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda şirketlerin operasyonel verimliliğine de doğrudan katkı sağlıyor. fzlPLUS verilerine göre, basit taleplerin önemli bir kısmı dijital kanallar üzerinden çözülebilirken, insan kaynağı daha kompleks süreçlere yönlendiriliyor. Bu durum maliyet optimizasyonu sağlarken, hizmet kalitesini de artırıyor. Örneğin, Agentic AI Entegrasyonu, rutin işlerin %70’ini otomatize ederek, insan temsilcilerin "değer katan" kompleks sorunlara odaklanmasını sağlıyor. Ayrıca doğru zamanda ve doğru kanaldan yapılan proaktif iletişimler, satış dönüşüm oranlarını yükseltiyor. Kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi ise marka sadakatini güçlendirerek müşteri kaybını azaltıyor. Somut sonuçlar dikkat çekiyor fzlPLUS’ın omnichannel altyapısını kullanan bir sigorta projesinde elde edilen sonuçlar, dönüşümün etkisini ortaya koyuyor. Proje öncesinde ortalama 17 saat olan talep çözüm süresi önemli ölçüde kısalırken, müşterilerin farklı kanallarda tekrar bilgi verme ihtiyacı ortadan kaldırıldı. Duygu analizi ve süreç optimizasyonu sayesinde ilk temas çözüm oranı artarken, gereksiz geri aramalar da azaldı. Konu hakkında bilgi veren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, “Bugün müşteri deneyimi artık tek bir kanaldan yönetilen bir süreç değil; birbirine entegre çalışan bir ekosistem. Biz yıllık 6 milyonu aşan etkileşimi yöneten bir yapı olarak, sesli ve dijital kanalları rakip değil, birbirini tamamlayan bir yapı olarak ele alıyoruz. Amacımız, müşterinin hangi kanaldan başlarsa başlasın kesintisiz, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşamasını sağlamak. Bu kanalları tek bir müşteri yolculuğunda anlamlı şekilde birleştirmek” dedi. Veri güvenliği ve regülasyon uyumu öncelikli Artan dijital temas noktalarıyla birlikte veri güvenliği de kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. fzlPLUS, tüm müşteri verilerini merkezi bir altyapıda, yetkilendirme ve şifreleme teknolojileriyle koruyarak KVKK başta olmak üzere ilgili regülasyonlara uyumlu bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.