Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Agentic Commerce

Kapsül Haber Ajansı - Agentic Commerce haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Agentic Commerce haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti Haber

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti

E-ticaret sektörünün gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçlerin, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının geniş bir perspektifle ele alındığı zirvede, yapay zekânın sağladığı verimlilik artışıyla birlikte şeffaflık ve esneklik vurgusu öne çıktı. T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK/Lojistik İş Konseyi ve DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) destekleriyle düzenlenen ‘Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’, Grand Cevahir Hotel Convention Center'da gerçekleşti. Zirvenin en dikkat çeken oturumlarından biri olan “E-Ticaretin Geleceği ve Fırsatlar”, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarının üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. PTTAVM CEO’su & ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun, Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun yer aldı. n11 CEO’su Nihal Dindar Akın: “Esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” E-ticarette tüketicilerin kargo şirketlerinden beklentileri ve pazar yeri satıcılarının lojistik satıcılardan beklentileri ile ilgili konuşan n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, hızın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “Herkesin aklındaki ilk cevap hız. Ancak hız tek başına belirleyici değil; esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” dedi. Deloitte’un yaptığı araştırmanın sonuçlarına ilişkin verileri paylaşan Akın, “Tüketicilerin yüzde 70’inden fazlası teslimat zamanını kendisi seçmek istiyor. Yüzde 60’tan fazlası ise kargosunu anlık olarak takip ediyor” ifadelerini kullandı. Akın ayrıca, “2026 yılında bizim hâlâ lojistiğe dair en çok aldığımız soru ‘Kargom nerede?’ Burada kullanıcıların beklentilerini doyurmak ve tatmin etmenin lojistik sağlayıcılar için çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Satıcı tarafındaki önceliklere de değinen Akın, “Satıcıların en kritik beklentisi maliyet. Yüzde 50’den fazlası kargo maliyetlerini büyümenin önünde engel olarak görüyor” ifadelerini kullandı. Sorunsuz teslimat ve kampanya dönemlerindeki operasyonel başarıya da dikkat çeken Akın, bu süreçlerde lojistik performansının memnuniyeti doğrudan etkilediğini belirtti. Yapay zekânın sektördeki rolüne de değinen Akın, “Kullanıcıların beklediği hız, şeffaflık ve esnekliği sağlamak için yapay zekâ artık bir tercih değil, zorunluluk. Maliyet avantajı sağlamaktan operasyonları optimize etmeye kadar birçok alanda yapay zekâdan faydalanıyoruz” dedi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan: “Yapay zekâ, tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdi” Yapay zekanın günümüzde global operasyonlarda oynadığı rolü vurgulayan Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, şu ifadeleri kullandı: "Trendyol olarak, 36 ülkede 10'un üzerinde farklı dildeki operasyonlarımızda yapay zekayı uçtan uca kullanıyoruz. Yapay zekanın yeni dalgası agentic iş akışları da satıcılarımızın tüm sorularını anında yanıtlıyor ve hangi ürüne nasıl bir kampanya yapılabileceğini tavsiye ediyor. KOBİ'lerimiz de bu kampanya tavsiyelerini hızlı bir şekilde uygulayabiliyor. Yapay zekanın tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdiğini görüyoruz, bunu çok iyi değerlendirmeliyiz." Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun: “Yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz” Zirve'de konuşan Yepy ve İkinci El Alışverişten Sorumlu Genel Müdür Hakan Orhun, Türkiye'de ikinci el pazarının, ekonomik ve çevresel farkındalığın birleşmesiyle yerleşik bir tüketici davranışı haline geldiğinin altını çizerek; "KONDA ile hazırladığımız araştırma, her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını ortaya koyuyor ve bu tablo zorunlu bir düzenlemenin değil, milyonlarca bireysel tercihin ürünü. Yepy markamızla teknoloji ürünlerinin kullanım ömrünü uzatarak hem ülke ekonomisine hem de bireylerin satın alma gücüne katkı sağlıyoruz. Bu alanda yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz." dedi. Tüm sektörlerin gündeminde yer alan yapay zekâ üzerine 2018'den bu yana çalıştıklarını belirten Orhun, "Özellikle ikinci el ürünlerin lojistik süreçlerinde sağlanan verimlilik ve hizmet kalitesindeki artış, kullanıcı memnuniyetine doğrudan yansıyor. Bu gelişim, kullanıcıların ikinci el ve yenilenmiş ürünlere yönelimini daha da güçlendirecektir" açıklamasını yaptı. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver: “Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz” Yemeksepeti olarak 25’inci yıllarını kutladıkları söyleyen Çalapöver, “Kendimizi sektörün sadece kurucusu değil, öncüsü ve lideri olarak görüyoruz. Bizim işimiz 'hızlı ticaret' (Quick-Commerce). Talebin oluştuğu andan itibaren fiziksel ürünlerin A noktasından B noktasına hızlı bir şekilde iletilmesi, yani ihtiyaç oluştuğu an dakikalar içinde orada olmanız büyük önem taşıyor. Hızlı ticarette teslimat süreleri ve bu sürenin öngörülebilirliği çok kritik. Zaman içinde gördük ki öngörülebilirlik, müşteri memnuniyetinin tam merkezinde yer alıyor” dedi. Bir işte teslimat kısmının önemine değinen Çalapöver, “işin teslimat kısmını uçtan uca kontrol edemezsek büyümeye devam etmemiz mümkün değil. Çünkü lojistiği başkasına bıraktığınızda hızı ve kaliteyi garanti edemiyorsunuz. İşte kendi lojistik ağımız olan Yemeksepeti Express'i kurmamızın, kendi teslimat işimizi yapmaya ve müşteri deneyimini yönetmeye başlamamızın sebebi buydu. Bunun sonucunda müşteri memnuniyeti gözle görülür şekilde arttı ve operasyonlarımızda öngörülebilir bir yapı ortaya çıktı. Müşterilerimize siparişlerinin 20 dakika sonra evlerinde olacağını taahhüt ettiğimizde, bu sözün gerçekleşmesi operasyonlarımızın en önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün operasyonumuzun kalbinde yapay zekâ var. Lojistik ve teslimat tarafında milyonlarca verinin saniyeler içinde işlenmesi ve değerlendirilmesi hayati önem taşıyor. Bir Delivery Hero iştiraki olarak, özellikle son dönemde teslimat süreçlerimizde yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanıyoruz. Bir kuryenin restorana varması için gereken o kritik 7-8 dakikayı; milyonlarca veriyi işleyerek, trafiği ve hava durumunu hesaplayarak optimize ediyoruz. Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz. Bu teknoloji olmasa, günde yüz binlerce siparişi bu hızda, bu kusursuzlukta yönetmemiz hayal olurdu. Bugün 100 binden fazla üye iş yerimiz ve 45 binden fazla kurye iş ortağımız bulunuyor. Kurduğumuz bu ekosistem gerçekten çok büyük; ancak önümüzde gideceğimiz daha çok yol var. Yapay zekâyı süreçlerimize daha fazla entegre ettikçe, bunun büyümemize olan etkisinin çok daha güçlü olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun: Hedefimiz, müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmak” Kutacun, panelde yaptığı konuşmada e-ticareti yalnızca ürün alım-satım süreci olarak görmediklerini belirterek, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunan bütüncül bir deneyim tasarladıklarını ifade etti. Pazarama’nın; finansal hizmetlerden seyahate, sigortadan günlük ihtiyaçlara uzanan çoklu servis yapısıyla konumlandığını vurgulayan Kutacun, bu yaklaşımın markayı klasik pazaryeri anlayışının ötesine taşıdığını söyledi. Büyümeyi yalnızca işlem hacmiyle değil, sunulan değeri genişleterek sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Kutacun, yapay zekâyı bu dönüşümün merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi. Yeni nesil “agentic commerce” yaklaşımına da değinen Kutacun, “Hedefimiz, yapay zekânın yalnızca öneri sunan değil, kullanıcı adına aksiyon alabilen bir yapıya evrildiği yeni nesil ‘agentic commerce’ dünyasında, Pazarama’yı hayatı kolaylaştıran dijital bir temsilciye dönüştürmek. Müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmaktır.” dedi. E-ticaretin omurgası lojistik: Stratejik yaklaşımlar sahnede UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel’in moderatörlüğünde gerçekleşen “E-ticarette Lojistiğin Önemi ve Geleceği” oturumunda Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, DHL Express Türkiye CEO’su Volkan Demiroğlu, HepsiJET CEO’su Atilla Alver, Widect CEO’su Enes Yılmaz, Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, Arvato Türkiye & BAE Genel Müdürü Umur Özkal e-ticaretin lokomotifi olan lojistiğe dair stratejik yaklaşımları ve sektörün gelişiminde kritik rol oynayan ana trendleri çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi. Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık: “Lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz” Panelde yaptığı konuşmada e-ticaretin geldiği noktada rekabetin yalnızca ürün ve fiyatla değil, sunulan deneyimin kalitesiyle de şekillendiğini söyleyen Özkocacık, “Tüketici artık siparişin ne kadar hızlı, sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir şekilde ulaştığına odaklanıyor. Bu yeni dönemde lojistik, operasyonel bir destek fonksiyonunun ötesine geçerek doğrudan müşteri deneyimini belirleyen stratejik bir alan haline geliyor. Horoz Lojistik olarak biz de bu dönüşümü; depolamadan sipariş yönetimine, entegrasyondan iade süreçlerine kadar tüm aşamaları kapsayan uçtan uca “e-ticaret enabler” modelimizle destekliyoruz. Veri odaklı altyapımız ve entegre operasyon kabiliyetimiz sayesinde markaların daha hızlı, daha esnek ve sürdürülebilir büyüme elde etmesine katkı sağlarken, lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz. Bu kapsamda, E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi gibi sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren platformların; dönüşümün ortak akılla şekillenmesi ve yeni iş birliklerinin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu: “Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyoruz” E-ticaretin yükselişiyle birlikte lojistik sektörünün kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini vurgulayan DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu, “Türkiye’de e-ticaretin büyümesi, lojistik sektörünü yalnızca operasyonel anlamda değil, stratejik ve teknolojik açıdan da yeniden şekillendiriyor. Biz DHL Express olarak, 220’den fazla ülke ve bölgeyi kapsayan global ağımızdan aldığımız güçle bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Müşterilerimizin hız ve esneklik beklentilerine yanıt verebilmek için operasyonlarımızı ve hizmet ağımızı sürekli geliştiriyoruz. DHL Group bünyesindeki tüm şirketlerle entegre çalışarak güçlü bir sinerji yaratıyor; dijital çözümlerimiz ve yapay zekâ destekli operasyonlarımızla müşterilerimize hızlı, esnek ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunuyoruz. Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyor, özellikle KOBİ’lerimizin global pazarlara erişimini kolaylaştırarak ülkemizin ticaret hacmine değer katmayı sürdürüyoruz” dedi. HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver: “Teknoloji odaklı çözümlerimiz bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak” E-ticaret lojistiğinde yapay zekanın yarattığı etkiye değinen HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, “Yapay zekanın e-ticaret lojistiğinde yarattığı dönüşüm artık bugünün gerçeği. HepsiJET olarak çok araçlı rota optimizasyonundan süreç otomasyonuna kadar yapay zekayı merkeze alan yenilikçi yaklaşımımızla bu dönüşümüne kendi alanımızda öncülük ediyoruz. Sektörde bizlerin ve diğer markalarımızın teknoloji odaklı çözümleri bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak. Özellikle COVID’in de etkisiyle müşteri davranışları çok ciddi anlamda değişti ve e-ticaretin toplam ticaret içerisindeki oranı her geçen gün arttı. Bundan 5-10 sene önceki e-ticaret müşterisinin beklentisiyle bugünkü beklenti arasında gerçekten inanılmaz farklar var. Biz de bu beklentileri karşılayarak aslında sektörün büyümesine e-ticaretin büyümesine destek olmaya çalışıyoruz. Müşterinin fiziki olarak ürünü elde etmesiyle alakalı kısım oldukça önemli ve kıymetli bir kısım. Kargom nerede kısmı gerçekten çok kritik. Oradaki memnuniyet ya da memnuniyetsizlik aslında son tüketicinin e-ticarette kalıp kalmayacağını, frekansının ne seviyede olup olmayacağını belirleyen bir konu. Dolayısıyla müşteri için buna çok kafa yoruyoruz, anlamaya çalışıyoruz. Sektörün paydaşlarını bir araya getiren bu değerli zirvede, Türkiye'nin e-ticaret ekosistemini ve lojistik altyapısını küresel standartların ötesine taşımak için kritik bir ortak akıl platformu sunuyor. Etkinliğin hayata geçmesinde katkıda bulunanlara teşekkür ediyoruz” dedi. WIDECT CEO’su Enes Yılmaz: “Büyümenin devam edeceğini görüyoruz” Panelde lojistik ve uçuş maaliyetleri hakkında konuşan WIDECT CEO’su Enes Yılmaz, “Pandemiyle beraber aslında yurt içi e-ticaret çok arttı. Pandemi döneminde domestic bütün dünyadaki ülkeler kendi içindeki e-ticareti arttı, insanlar e-ticarete daha alışkın hale geldiler, e-ticareti hayatlarının her anına dahil ettiler. Ancak bu dönemde uçuş maliyetleri, lojistik maliyetlerin yüksekliği sebebiyle aynı artışı uluslararası e-ticarette göremedik. Pandemi sonrasında normalleşmeyle beraber de online alışverişe alışmış, birçok ihtiyacını e-ticaret üzerinden alan tüketici artık cross-border, başka ülkelerden alışveriş yapmaya başladı. Bu da cross-border e-ticarette bir tık patlama doğurdu. Devamında da aslında tüm dünyadaki e-ticaret satıcılarındaki işlem hacmindeki artış, cross-border e-ticaretteki artışı, bir yandan da Çinli pazar yerlerindeki yüksek rekabetin oluşması, çok sert pazarlara girmesiyle beraber aslında bir tık akış değiştirmeye başladı. Devletler tarafından biraz daha yerelleşmeye, yerel üreticileri destekleyen, bu kadar rahat hareket etmesini engelleyen veya kısıtlamaya çalışan bir yapıyla karşılaştık. Bu da aslında 2025'te, özellikle son çeyreğinde birazcık cross-border e-ticareti yavaşlattı. Ama bu işin doğası gereği biz buradaki büyümenin, büyüme yavaşlasa da büyümenin devam edeceğini görüyoruz” diye konuştu. Aras Global CEO’su Ramazan Altınay: “Türkiye’den 200 ülkeye kargo gönderiyoruz” Pazar yerleriyle entegre olacak şekilde kargolarını gönderebildiklerini aktaran Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, “Aras Global olarak öncelikle yakın coğrafyaları hedefliyoruz. Aras Global’in iki ana stratejisi var. Bir tanesi Türk Cumhuriyetleri hedefleyerek buralara yatırım yapmak. Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan’da kendi firmalarımızı Aras Global olarak hayata geçirdik. Örnek vermek gerekirse; Gürcistan’da yaklaşık 20 şubeye ulaştık ve tüm Gürcistan’a dağıtım hizmeti verebilecek noktadayız. Benzer şekilde Azerbaycan’da da ciddi yatırımlar gerçekleştirdik; orada yaklaşık 100 şube ve esnaf noktasına ulaştık. Bunun yanında, her iki ülkeye de Çin’den ciddi bir teveccüh var; orada da gümrük ve hızlı kargo işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Özbekistan’da da Aras Global markasını taşıyoruz ve muhtemelen bu yılın ikinci yarısında orada da hızlı bir yol alıyor olacağız. Türkiye’deki KOBİ’leri desteklemek üzere Aras Global Kargo adında bir platform hayata geçirdik. Şu an yaklaşık 4.000 KOBİ ve esnafımız sisteme kayıtlı durumda. Türkiye’den yurt dışındaki yaklaşık 200 ülkeye, pazar yerleriyle entegre olacak şekilde siparişlerini tek bir platformda görerek kargolarını gönderebiliyorlar.” diye konuştu. Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal: “E-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek” Yapay zekânın depo operasyonlarına etkisi iş dünyasında gündemdeki yerini korurken, Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal, dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Özkal, “Yapay zekânın henüz kenarındayız ancak iş dünyasında ve robotikte hızlı bir giriş yaptık. En basit haliyle sözleşmelerimizi, e-postalarımızı düzenlerken hepimiz bunu kullanıyoruz. Fakat bizim için önemli olan, depo operasyonu yapıyorsak bunu nasıl kullanabileceğimiz konusu oldu ve bu konuda kafa yormaya başladık” dedi. Depo operasyonlarında öncelikle birkaç alan belirlediklerini vurgulayan Özkal, “Bunlardan biri, özellikle e-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek. Kırktan fazla müşterimiz ve binlerce çalışanımız var. On iki farklı depoda hizmet veriyoruz. Yarın kaç sipariş gelecek? Hangi kampanya ne kadar etkili olacak? Bir fulfillment şirketi için en önemli kaynak çalışanlardır. Ne kadar çalışana ihtiyaç duyacağımızı bilmek çok önemli. Talebi, yani iş yükünü doğru tahmin edersek, iş gücünü doğru planlayabilir ve daha üretken, daha verimli olabiliriz. Dolayısıyla ilk odak alanımız bu oldu” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüketicilerin %74ü Alışveriş Yolculuğunda Yapay Zekadan Yararlanıyor Haber

Tüketicilerin %74ü Alışveriş Yolculuğunda Yapay Zekadan Yararlanıyor

NIQ ve Kearney analizine göre, yapay zekânın inovasyonu ve ürün keşfini yeniden şekillendirmesiyle birlikte, bu alana yatırım yapan markalar pay kazanıyor. Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı araştırmasını yayınladı. Kearney iş birliğiyle hazırlanan çalışma, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların inovasyon ve faaliyet stratejilerini köklü şekilde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu dönüşüm; inovasyon, ürün keşfi ve tüketicinin satın alma yolculuğu üzerinde derin etkiler yaratıyor. NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Hızlı tüketim ürünleri sektöründe daha fazla veri, daha yüksek doğruluk, daha hızlı etkinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Büyük markaların bugüne kadar büyüme için kullandıkları ve kaldıraç etkisi yaratan birleşme ve satın almaların artık eskisi kadar etkili olmadığını görmekteyiz. Bu stratejiler, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli değil. Stratejik değer yaratımı artık geçmiş ölçek avantajlarından ziyade, yapay zekâ ile güçlenen tüketici odaklı inovasyon kabiliyeti ve markaların akıllı platformlarda görünürlüklerini yönetme becerisine dayanıyor. Yapay zekâ destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır.” Yapay Zekâ Sektörde Tüm Firmalara Farklı Fırsatlar Sunuyor… Yapay zekâ; konsept testinden formül optimizasyonuna, yaratıcı içerik üretiminden senaryo modellemeye kadar geçmişte yüksek yatırım gerektiren yetkinlikleri erişilebilir hale getiriyor. Yükselişteki markalar, bu araçları kullanarak hızlı hareket etme, dijital liderlik ve güncel tüketici trendlerine odaklanma gibi güçlü yönlerini daha da pekiştiriyor. NielsenIQ verileri; özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi, yapay zekâ destekli inovasyon ve keşfin hız kazandığı kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim yaşanıyor. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan NielsenIQ’nun araştırmasına göre aşağıda öne çıkan bulguları paylaştı: Tüketicilerin %74’ü alışveriş yolculuğunda yapay zekâdan yararlanıyor, %54’ü araştırma süreçlerinde yapay zekâ kullanıyor ve %20’si doğrudan alışveriş için yapay zekâdan faydalanıyor. Yapay zekâ araçlarının araştırma ve satın alma kararlarında artan rolüyle birlikte, keşfedilebilirlik en az dağıtım kadar kritik hale geliyor. Agentic Commerce, Ürün Keşfini Yeniden Şekillendiriyor… Yapılan çalışmalar, “agentic commerce” olarak tanımlanan yeni bir döneme de dikkat çekiyor. Bu modelde; perakende platformları ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı ortamlar, seçenekleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararlarını etkileyen yapay zekâ sistemleriyle çalışıyor. Yapay zekâ asistanları; perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına giderek daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve öne çıkarılmasını da etkiliyor. Bu yeni düzende, görünürlüğü belirleyen temel unsurlar arasında yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri yer alıyor. Kearney Ortağı Katherine Black’a göre yapay zekâ sistemlerinin önceliği “netlik” ve “içeriklerin alakalı olmasına” yöneliktir. Black, “Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor.” diye ifade etti. Yapay Zekâ Hızlı Tüketim Ürünleri Ekosisteminde Çıtayı Yükseltiyor Yapay zekâ destekli inovasyon ile yapay zekâ etkileşimli keşfin kesişimi, hızlı tüketim ürünleri ekosisteminde çıtayı yükseltiyor. Büyük ve köklü markalar, ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Gelişmekte olan markalar, deneme ve öğrenme süreçlerini hızlandırmak için yapay zekâdan faydalanıyor. Perakendeciler, yapay zekâ entegrasyonları sonucunda gerçekleşen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modelleri değişimlerine uyum sağlamalılar. Didem Şekerel Erdoğan, yapılan çalışmalara göre, yapay zekâ çağında sürdürülebilir büyüme için öne çıkan başlıkları şu şekilde özetledi: İnovasyonu, doğrulanmış ancak karşılanmamış tüketici ihtiyaçlarına dayandırmak, Ürün içeriklerini yapay zekâ destekli keşif için optimize etmek, Yapay zekâyı fikir geliştirme, test ve pazara sunum süreçlerine entegre etmek, Lansman sonrası erken sinyalleri yakından izleyerek hızlı aksiyon almak. 90’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve yaklaşık 7,2 trilyon dolarlık küresel tüketici harcamasını kapsayan NielsenIQ; yapılandırılmış perakende verileri, davranışsal içgörüler ve gelişmiş analitik çözümlerle, markaların yapay zekâ odaklı dönüşümünü gerçek tüketici talebiyle buluşturmasına destek oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-ticarette Yapay Zekâ Dönemi Haber

E-ticarette Yapay Zekâ Dönemi

Türkiye, yapay zekâ ve e-ticaret alanında hızla büyüyen bir pazar konumunda. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de e-ticaret hacmi 2024 yılında bir önceki yıla göre %61,7 artarak 3 trilyon 162 milyar TL'ye ulaştı. Bu süreçte yapay zekâ da e-ticaretin temel taşlarından biri haline gelerek, müşteri memnuniyetini artırma, operasyonel verimliliği optimize etme ve satışları artırma konularında şirketlere eşi benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. Yapay zekâ algoritmaları, büyük veri setlerini analiz ederek müşteri davranışlarını anlıyor, kişiye özel ürün önerileri sunuyor ve satın alma süreçlerini daha akıcı hale getiriyor. Bu durum, online alışverişi sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, her bir kullanıcı için özelleştirilmiş, akıllı ve otonom bir deneyime dönüştürüyor. Yeni Bir Döneme Giriliyor E-ticaret hacmindeki büyüme ve kullanıcı deneyimindeki değişim Agentic Commerce gibi yenilikçi yaklaşımlarla daha da ivme kazanmaya hazırlanıyor. Geleneksel alışveriş süreçlerinde kullanıcılar birçok site ve platform arasında bölünmüş, zaman alıcı bir yolculuk yaşarken; Agentic Commerce ile bu süreç, amaca ve niyete odaklı, akıllı AI agentlar tarafından baştan sona entegre edilmiş, akışkan ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşüyor. Bu agentlar, kullanıcı ihtiyaçlarını önceden algılıyor, pazarlık yapıyor, seçenekler arasında geziniyor ve işlemleri otonom bir biçimde gerçekleştiriyor. McKinsey’in projeksiyonuna göre, yalnızca ABD’de 2030'a kadar agentic commerce ile yönetilen B2C pazarında yıllık 1 trilyon dolara yakın yeni gelir oluşturulması, küresel çapta ise bu rakamın 3-5 trilyon dolar seviyelerine ulaşması bekleniyor. "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, yapay zekânın sadece bir teknoloji trendi olmadığını, aynı zamanda bir iş yapış biçimi devrimi olduğunu vurguladı. Tunç, şunları söyledi: "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor. Artık müşterilere sadece ürün satmıyoruz; onlara akıllı, kişiselleştirilmiş ve sorunsuz bir deneyim sunuyoruz. Cerebrum Tech olarak, geliştirdiğimiz yenilikçi yapay zekâ çözümleriyle hem işletmelerin bu dönüşüme adapte olmalarını sağlıyor hem de son kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyoruz. Geleceğin perakendesi, veriyi anlayan, yorumlayan ve bu veriden değer üreten yapay zekâ sistemleri üzerine kurulacak." SEO'dan GEO'ya: Görünürlüğün yeni kuralları Agentic Commerce'in yükselişi, markaların dijital pazarlama stratejilerini de temelden değiştiriyor. Klasik SEO’nun etkisi zayıflarken, GEO (Generative Engine Optimization) öne çıkıyor. Markaların artık kataloglarını ve içeriklerini üretken yapay zekâ platformları tarafından kolayca okunup işlenebilecek şekilde hazırlaması gerekiyor. Gartner’ın verilerine göre, 2026’ya kadar geleneksel arama motoru kullanımı %25 azalacak; çünkü kullanıcılar ürün araştırması ve satın alma için giderek daha fazla yapay zekâ tabanlı çözümleri tercih ediyor. Araştırmalara göre, kullanıcıların yüzde 44’ü yapay zekâ destekli aramaları ana kaynağı olarak görüyor; klasik arama motorlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 31’de kalıyor. Bu ortamda Ayakta kalmak isteyen e-ticaret firmalarının; dijital stratejilerini dönüştürerek SEO’dan GEO’ya bütçe ve öncelik kaydırması; yapay zekâ sohbetlerini ve platformlarını yakından takip etmesi; tüm satış ve destek süreçlerini yapay zekâ sohbetine entegre etmesi kaçınılmaz bir hal alıyor. Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, bu yeni döneme adaptasyonun kritik önem taşıdığını belirtti: “İş ortaklarımızın bu yeni döneme hızla adapte olabilmesi için agentic AI çözümlerimizle müşteri davranışlarını anlık olarak analiz ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet içerikleri sunuyor ve GEO’ya tam uyumlu ürün katalogları geliştiriyoruz. Vizyonumuz, markaların yalnızca bugünün değil, geleceğin dijital ticaret ekosisteminde de birbirinden güçlü ve görünür hale gelmelerini sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Ticarette Yapay Zekâ Dönemi Haber

E-Ticarette Yapay Zekâ Dönemi

"Agentic commerce" olarak tanımlanan bu yeni dönem, alışverişte keşiften satın almaya, teslimattan iadeye kadar tüm süreçleri yeniden tanımlıyor. Türkiye, yapay zekâ ve e-ticaret alanında hızla büyüyen bir pazar konumunda. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de e-ticaret hacmi 2024 yılında bir önceki yıla göre %61,7 artarak 3 trilyon 162 milyar TL'ye ulaştı. Bu süreçte yapay zekâ da e-ticaretin temel taşlarından biri haline gelerek, müşteri memnuniyetini artırma, operasyonel verimliliği optimize etme ve satışları artırma konularında şirketlere eşi benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. Yapay zekâ algoritmaları, büyük veri setlerini analiz ederek müşteri davranışlarını anlıyor, kişiye özel ürün önerileri sunuyor ve satın alma süreçlerini daha akıcı hale getiriyor. Bu durum, online alışverişi sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, her bir kullanıcı için özelleştirilmiş, akıllı ve otonom bir deneyime dönüştürüyor. Yeni Bir Döneme Giriliyor E-ticaret hacmindeki büyüme ve kullanıcı deneyimindeki değişim Agentic Commerce gibi yenilikçi yaklaşımlarla daha da ivme kazanmaya hazırlanıyor. Geleneksel alışveriş süreçlerinde kullanıcılar birçok site ve platform arasında bölünmüş, zaman alıcı bir yolculuk yaşarken; Agentic Commerce ile bu süreç, amaca ve niyete odaklı, akıllı AI agentlar tarafından baştan sona entegre edilmiş, akışkan ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşüyor. Bu agentlar, kullanıcı ihtiyaçlarını önceden algılıyor, pazarlık yapıyor, seçenekler arasında geziniyor ve işlemleri otonom bir biçimde gerçekleştiriyor. McKinsey’in projeksiyonuna göre, yalnızca ABD’de 2030'a kadar agentic commerce ile yönetilen B2C pazarında yıllık 1 trilyon dolara yakın yeni gelir oluşturulması, küresel çapta ise bu rakamın 3-5 trilyon dolar seviyelerine ulaşması bekleniyor. "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, yapay zekânın sadece bir teknoloji trendi olmadığını, aynı zamanda bir iş yapış biçimi devrimi olduğunu vurguladı. Tunç, şunları söyledi: "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor. Artık müşterilere sadece ürün satmıyoruz; onlara akıllı, kişiselleştirilmiş ve sorunsuz bir deneyim sunuyoruz. Cerebrum Tech olarak, geliştirdiğimiz yenilikçi yapay zekâ çözümleriyle hem işletmelerin bu dönüşüme adapte olmalarını sağlıyor hem de son kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyoruz. Geleceğin perakendesi, veriyi anlayan, yorumlayan ve bu veriden değer üreten yapay zekâ sistemleri üzerine kurulacak." SEO'dan GEO'ya: Görünürlüğün yeni kuralları Agentic Commerce'in yükselişi, markaların dijital pazarlama stratejilerini de temelden değiştiriyor. Klasik SEO’nun etkisi zayıflarken, GEO (Generative Engine Optimization) öne çıkıyor. Markaların artık kataloglarını ve içeriklerini üretken yapay zekâ platformları tarafından kolayca okunup işlenebilecek şekilde hazırlaması gerekiyor. Gartner’ın verilerine göre, 2026’ya kadar geleneksel arama motoru kullanımı %25 azalacak; çünkü kullanıcılar ürün araştırması ve satın alma için giderek daha fazla yapay zekâ tabanlı çözümleri tercih ediyor. Araştırmalara göre, kullanıcıların yüzde 44’ü yapay zekâ destekli aramaları ana kaynağı olarak görüyor; klasik arama motorlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 31’de kalıyor. Bu ortamda Ayakta kalmak isteyen e-ticaret firmalarının; dijital stratejilerini dönüştürerek SEO’dan GEO’ya bütçe ve öncelik kaydırması; yapay zekâ sohbetlerini ve platformlarını yakından takip etmesi; tüm satış ve destek süreçlerini yapay zekâ sohbetine entegre etmesi kaçınılmaz bir hal alıyor. Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, bu yeni döneme adaptasyonun kritik önem taşıdığını belirtti: “İş ortaklarımızın bu yeni döneme hızla adapte olabilmesi için agentic AI çözümlerimizle müşteri davranışlarını anlık olarak analiz ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet içerikleri sunuyor ve GEO’ya tam uyumlu ürün katalogları geliştiriyoruz. Vizyonumuz, markaların yalnızca bugünün değil, geleceğin dijital ticaret ekosisteminde de birbirinden güçlü ve görünür hale gelmelerini sağlamak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.