Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağı

Kapsül Haber Ajansı - Ağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi Haber

Bilim Dünyası Yapay Zekânın Yol Haritasını Koç Üniversitesi’nde Çizdi

Sempozyum, üniversitenin yapay zekâyı temel stratejik araştırma alanlarından biri olarak konumlandıran vizyonunu uluslararası ölçekte görünür kıldı. Koç Üniversitesi, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil; bilimsel üretimin, ekonomik dönüşümün ve toplumsal değişimin itici gücü olarak ele alan yaklaşımını iki gün boyunca disiplinlerarası bir programla ortaya koydu. Koç üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü’nde gerçekleştirilen sempozyum kapsamındaki oturumlarda, temel bilimlerden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere uzanan alanlarda yapay zekânın çok boyutlu etkisi kapsamlı biçimde ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekânın yalnızca teknolojileri değil, aynı zamanda doğayı anlama ve keşfetme biçimimizi de köklü bir şekilde dönüştürdüğüne dikkat çekti. Sempozyum, Yapay Zekâ Bilimi, Fiziksel Dünyada Yapay Zekâ ile Yapay Zekâ, Toplum ve Kurumlar başlıklı üç ana tematik eksen etrafında yapılandırıldı. Program kapsamında alanın küresel ölçekte önde gelen akademisyenleri ve teknoloji liderleri İstanbul’da bir araya geldi. Amazon Alexa AI Başkan Yardımcısı Ruhi Sarikaya, üretken yapay zekâ devriminin arkasındaki teknolojik dinamikleri ve Yapay Genel Zekâ’ya (AGI) uzanan gelişim çizgisini ele aldı. ETH Zurich’ten Prof. Dr. Torsten Hoefler, büyük dil modellerinden akıl yürütme modellerine geçiş sürecini sistem tasarımı perspektifinden değerlendirdi. Münih Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daniel Cremers, derin öğrenmenin 3D bilgisayarla görme alanındaki dönüşümünü aktarırken; Zürih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Davide Scaramuzza, otonom sistemlerde güvenli ve çevik navigasyon yaklaşımlarını paylaştı. Çek Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jiří Matas, büyük temel modeller çağında performans ölçümünün zorluklarını tartışırken, Vrije Universiteit Amsterdam’dan Prof. Dr. Elly Konijn, insan-robot etkileşiminin psikolojik boyutunu ve sosyal robotların toplumsal rolünü değerlendirdi. Prof. Dr. Metîn Sitti: Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz Konuşmasında, Koç Üniversitesi’nde gelişen disiplinlerarası yapay zekâ ekosistemine vurgu yapan Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekâ ile fiziksel zekâ arasındaki ilişkiye de değindi. Bitkiler ve biyolojik sistemler gibi doğadaki örneklerin, kendi araştırmalarına nasıl ilham verdiğini aktararak bu gözlemlerin geleceğin akıllı sistemlerinin tasarımında yeni araştırma yönleri açtığını ifade etti. Yürüttüğü araştırmalara değinen Prof. Dr. Sitti, “Araştırmalarım, yapay zekâ ile fiziksel zekânın kesişim noktasını inceliyor. Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Prof. Sitti ayrıca, İş Bankası ile kurulan iş birliği kapsamında hayata geçirilen KUIS AI Lab’in bu ekosistemi daha da güçlendirdiğini belirtti. Temel yapay zekâ araştırmaları ile finans ve endüstri alanındaki gerçek dünya uygulamaları arasında bir köprü görevi gören laboratuvarın, akademi ile endüstrinin bilgi, yetenek ve etkiyi birlikte üretmesine olanak sağlayan somut bir örnek olduğunu vurguladı. Akademi–Endüstri Köprüsü: Yapay Zekânın Ekonomik Dönüşümü Ele Alındı Yapay zekâ devriminin önemli bir boyutunu da endüstri ile kurulan güçlü iş birlikleri oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar yapay zekâ alanında hızla ilerlerken, bu çalışmaların gerçek dünyada etkili çözümlere dönüşmesi ise akademi ile endüstrinin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Bu kapsamda, Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey moderatörlüğünde düzenlenen panelde, akademi ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Panelde Vispera Partner ve Co-CEO’su Aytül Erçil, Hevi AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Aliş, Invent AI Kurucusu ve CEO’su Gürhan Kök ve Trendyol Group Veri Bilimi Direktörü Nezir Alp konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, yapay zekâ temelli keşif ve araştırmaların laboratuvar ortamından gerçek dünya sistemlerine, ürünlere ve hizmetlere nasıl taşındığı ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin ileri yapay zekâ teknolojilerini operasyonlarına, karar alma süreçlerine ve dijital altyapılarına nasıl entegre ettiklerini paylaşırken; üniversitelerle geliştirilen daha yakın iş birliklerinin hem inovasyonu hem de yetenek gelişimini nasıl hızlandırdığı üzerine görüşlerini paylaştı. Küresel Ölçekte Bir Araştırma Platformu İki gün süren sempozyum, temel araştırmadan gerçek dünya uygulamalarına, etik ve toplumsal boyuttan endüstriyel ölçeklenmeye kadar geniş bir çerçevede yapay zekânın geleceğini ele aldı. Program, yeni araştırma iş birlikleri ve disiplinlerarası temaslar için güçlü bir zemin oluştururken, Koç Üniversitesi’nin yapay zekâ alanındaki ulusal ve küresel liderlik iddiasını pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu Haber

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanının önde gelen buluşmalarından biri olarak konumlanan Yapay Zekâ- AGI kısa adıyla BZagi’de geleceği şekillendiren teknolojilerden stratejik yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede sektörün gündemine yön veren başlıklar, kapsamlı biçimde masaya yatırıldı. “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Yapay Genel Zekâ’nın kurumları nasıl dönüştürdüğü, hangi alanlarda rekabet avantajı yarattığı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 300’ün üzerinde üst düzey yönetici ve karar verici; insan–makine iş birliğinin yeni modellerinden sorumlu zekâ yaklaşımına, iş süreçlerinden toplumsal etkilere kadar uzanan çok boyutlu başlıkları stratejik perspektifle ele aldı. Yeni Dönemin Dinamikleri Zirvede Şekillendi Tamamı kürasyonla belirlenen katılımcı profiliyle kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip bir platform sunan zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderlerini aynı çatı altında buluşturdu. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik ilişkisi, değişen regülasyonlar, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, model güvenilirliği ve bulut tabanlı performans başlıkları derinlemesine ele alındı. Açılış, Konuşmalar ve Panellerden Öne Çıkanlar Zirvenin açılışı konuşmasını gerçekleştiren BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun “Bugün “AGI Eşiğinde”yiz. Yapay zekâ artık yalnızca otomasyon, analiz ve tahmin değil. Yapay zekâ artık karar süreçlerine dokunan, yönetişimi etkileyen, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelen bir güç. Ve biz de bugün şu soruyu soruyoruz: AGI eşiğinde kurumlar nasıl konumlanmalı? AGI, insan zekâsını taklit eden bir teknoloji olmanın ötesinde, kurumların öğrenme biçimini, risk yönetimini, hatta liderlik anlayışını değiştirecek bir potansiyel taşıyor. Bu yeni zekâ çağında; veriye sahip olmak ve veriyi anlamlandırmak yetmeyecek. Asıl mesele, bu zekâyı sorumlulukla, etikle ve stratejik akılla yönetebilmek olacak” dedi. “İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde? Başlıklı sunumunda yapay zekâ sistemlerinin geniş bir perspektife sahip olması nedeniyle konuşmasında odağını karar destek sistemleri üzerine yönelttiğini belirten etkinliğin baş konuşmacısı Trendyol Group, Sr. Staff Engineer Alican Kiraz; “Özellikle kurumlarda ve yazılım ekiplerinde şu sorular sıkça soruluyor: ‘Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?’ Bu noktada şunu vurgulamak önemli: Yapay zekâ tek başına bir tehdit değildir. Bir sistemin gerçek anlamda etkili olabilmesi için yalnızca düşünmesi değil, eyleme geçebilmesini sağlayan agentic yapılara sahip olması gerekir. Günümüzde kullanılan sistemlerin büyük bölümü matematiksel ve istatistiksel karar mekanizmalarına dayanırken, yapay zekâ da benzer şekilde veriyi analiz ederek anlamlı çıktılar üretmektedir. Bu noktada klasik otomasyon ile agentic sistemler arasındaki fark önem kazanmaktadır. Birden fazla yapay zekâ bileşeninin koordineli biçimde çalıştığı bu yapılar, süreçleri yönetebilen yeni bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Endüstri 4.0 ile gündeme gelen “karanlık fabrikalar” vizyonuna rağmen, gelişmiş karar destek sistemleri kurumların tamamen insansız yapılara dönüşmesini zorunlu kılmamaktadır. İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” dedi. “Kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ikinci bir pazarın oluşması” Kurumsal yapay zekâ vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşan zirvenin ana sponsoru da olan Treomind’ın CEO’su ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız; “Yapay zekâ hayatın ve iş dünyasının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Rekabette geri kalmamak için yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’de pazar bugün yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde ve önümüzdeki beş yıl içinde 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte asıl kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ve yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratma potansiyeline sahip ikinci bir pazarın oluşması. Bu dönüşümün; aynı kapasiteyle daha fazla üretim yapmayı, daha fazla müşteriye ulaşmayı ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılacak” dedi. Generatif yapay zekânın son dönemde hızla hayatımıza girdiğini ve yapay zekâ ajanlarının karar süreçlerinde giderek daha etkin rol üstlendiğini söyleyen Yıldız, buna rağmen stratejik kararların her zaman insan tarafından verileceğinin altını çizerek; “Bu işin sonunda kararların sistemler tarafından verildiği düşünülebilir; ancak gerçekte nihai karar her zaman insana aittir. Önemli olan, insanın doğru rolde konumlanmasıdır” ifadelerini kullandı. İşNet sponsorluğunda gerçekleşen “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panelde; yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşüm çok boyutlu biçimde tartışıldı. Panel açılış konuşmasını yapan BThaber Başkanı Murat Göçe; “Geçmişte rekabetin en temel gücünün teknoloji olduğunu, teknolojiye sahip olan şirketlerin öne geçtiğini ifade ediyorduk. Ancak bugün gelinen noktada bunun tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Yapay zekâya, güçlü donanımlara ve gelişmiş teknolojilere sahip olmak artık rekabette fark yaratmak için tek başına yeterli değil. Gerçek farkı yaratan unsur; doğru yeteneklerin doğru karar mekanizmalarıyla, doğru algoritmalarla birlikte çalışabilmesidir. Şirketler ancak bu uyumu sağlayabildiklerinde rekabette öne çıkabilmektedir. Odağı “Yapay zekâ ile neler yapılabilir?” sorusundan daha ileriye taşımak gerekiyor. Günümüzde yapay zekânın teknik kapasitesi büyük ölçüde biliniyor. Asıl kritik soru ise ‘İnsan, organizasyon ve algoritma birlikte nasıl çalışmalı?’ Kurumsal başarı; yapay zekâyla uyumlu, iş birliğine dayalı ve değer üreten bir çalışma modelinin kurulmasına bağlıdır” dedi. “AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi” İşNet CEO’su Mehmet Fahri Can ise; “AGI’ye giden yolda kurumların en çok zorlandığı başlıklar arasında altyapı, veri ve organizasyonel hazırlık da yer alır; saha da en büyük kırılma ise bu unsurların tamamında birlikte yaşanmaktadır. AGI, yapay zekânın en genel hâlini ifade eder; yani insanı taklit edebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Bugün pek çok kişi ve kurum tartışmayı tam da bu noktaya taşıyor: Gerçekten yapay zekâ insanı taklit edebilir mi, insan gibi davranabilir mi? Peki bunun sınırları nedir ve ne zaman gerçekleşecektir? Bu soruları hâlâ soruyor olmamız, AGI’nin henüz yeterince olgunlaşmadığını da gösteriyor. İnsan zekâsının yerini aldığı bir noktada olmadığımızı görüyoruz ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi. Buna rağmen önümüze bakmamız gerekiyor; çünkü bu süreci, ortak bir kurgu ve anlayışla birlikte inşa etmeye çalışıyoruz” diyerek görüşlerini belirtti. “Doğru yetenek; yapay zekâyla etkin çalışabilen, insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi” Panelistler arasında yer alan diğer bir isim LHH, Türkiye Ülke Başkanı Neslihan Delikanlı ise “Artık ‘doğru yetenek’ yalnızca teknik açıdan güçlü ya da aynı kurumda uzun yıllar çalışmış deneyimli kişi anlamına gelmiyor. Günümüzde doğru yetenek; yapay zekâyla birlikte düşünebilen, hızlı ve çevik bir zihne sahip olan, kendini sürekli güncelleyebilen birey demek. Araştırmalar, hâlâ dünkü yetkinliklere göre işe alım yapan şirketlerin rekabette geri kalacağını gösteriyor. Buna karşılık, geleceğe hazır olmayı hem yetkinlik setlerini hem de doğru zihniyeti geliştirmeyi öncelik hâline getiren firmaların iş gücündeki dönüşüme liderlik edeceği ifade ediliyor. Bugün rekabet avantajı; hangi diplomaya sahip olunduğundan çok, değişime ne kadar hızlı uyum sağlandığı ve çevik düşünce yapısının organizasyona ne ölçüde kazandırılabildiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda teknoloji şirketleri için ‘doğru yetenek’; yapay zekâyla etkin çalışabilen, hızlı öğrenen, kurum stratejisine katkı sağlayan ve insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi anlamına geliyor. Artık ‘bu role en uygun kişi kim?’ sorusundan ziyade, roller değiştiğinde bizimle kimlerin dönüşebileceğini sormamız gerekiyor. Şirketlerin kendilerine yöneltmesi gereken asıl soru da bu. Çünkü gerçek dönüşüm noktasında doğru yetenek; yalnızca bir pozisyona uyan kişi değil, şirketlerin geleceğini birlikte inşa edecekleri kişi olarak tanımlanmalı” dedi. “Belirleyici unsur ise veri” Üretken yapay zekâ önemli bir alan olarak öne çıksa da asıl değerin hâlâ geleneksel yapay zekâ tarafında bulunduğuna dikkat çeken Zorlu Holding, Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Önder Kaplancık; “Yapılan değerlendirmelere göre yıl sonunda üretken yapay zekâdan elde edilecek kazanımdan daha fazlası geleneksel yapay zekâdan sağlanıyor. Bu noktada belirleyici unsur ise veri. Veri katmanının sağlam kurulması, dış kaynaklı verilerin doğru biçimde entegre edilmesi ve güçlü bir altyapıyla desteklenmesi; servis maliyetlerinin azalmasını, üretim süreçlerinin iyileşmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlıyor. Bu kazanımların ekonomik karşılığı da çoğu zaman üretken yapay zekâ uygulamalarının sunduğu değerin üzerine çıkabiliyor. Elbette üretken yapay zekânın kurumlara hız ve esneklik kazandıran önemli katkıları bulunuyor. Ancak tek başına kullanımı beklenen ölçekte bir değer yaratmayabiliyor. Bu nedenle veri temelli yaklaşım ve geleneksel yapay zekâ yetkinlikleri kritik önemini koruyor. Sonuç olarak gerçek ekonomik değerin veri ve geleneksel yapay zekâ ekseninde şekillendiği, bu yüzden kurumların veriyi sağlamlaştırmaya ve bulut tabanlı altyapılara taşımaya odaklandığı görülüyor.” dedi. “Yapay zekâ çıktıları, karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemiyor” BTS&Partners Kurucu Yasin Beceni; “Günümüzde kurumların belirli bir hiyerarşi ve yönetişim yapısına sahip olduğu görülürken, yapay zekâ özellikle süreç optimizasyonunda en yaygın kullanılan teknolojilerden biri hâline geliyor. Ancak projelerin büyük bölümünün ölçeklenememesi, yapay zekâ çıktılarının karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemediğini gösteriyor. Bunun temelinde, mevcut karar süreçlerinin yapay zekâ ile nasıl dönüştürüleceğine dair net bir modelin bulunmaması ve organizasyon genelinde bu dönüşümü destekleyen bir kültürün henüz oluşmaması yer alıyor. Oysa güven ve şeffaflık temelinde, insanın sistemle entegre çalıştığı yapılar kurmak ve her departmanın süreçlerini yapay zekâ perspektifiyle yeniden tasarlamak, kurumlar için bütüncül dönüşümün anahtarı olarak öne çıkıyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” Teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve Treomind Yapay Zekâ Birimi Başkanı Alper Sınav ile gerçekleşen söyleşide sektörlerde yapay zekâ orkestrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekâ orkestrasyonunun yalnızca araçların bir araya gelmesinden ibaret olmadığı; asıl değerin, bu araçları birbirine bağlayan doğru bağlantı noktalarının kurulmasıyla ortaya çıktığı vurgulandı. Başarılı bir yapay zekâ projesinin; ihtiyacın doğru anlaşılması, kullanım senaryolarının belirlenip önceliklendirilmesi ve sağlam bir iş planı ile ölçeklenebilir teknoloji altyapısının kurulması olmak üzere üç temel aşamaya dayandığı ifade edildi. Söyleşide ayrıca kültürel dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekilerek, “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” mesajları paylaşıldı. Yapay Zekâ Zirvesi’nde Transition Teknoloji PSC Bölge Direktörü Dr. Bilgehan Baykal “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zekâ Dönüşümü”, Inspark CEO’su Serdar Susuz “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Mina YZ Çözümleri CEO’su – Yapay Zekâ Bilim İnsanı Emre Yazıcı “Bütünleşik Yapay Zekâ” sunumu ile zirvede yer alırken, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanış sunumunu Knowledge Club Yapay Zekâ Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan tarafından yapıldı. Treomind ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede; İşNet ana panel sponsorluğunu üstlenirken, Transition premium sponsor, Inspark ise exclusive sponsor olarak zirvenin destekçileri arasında yer aldı. Knowledge Club, Mina Yapay Zekâ ve Inspark sunum sponsorları arasında konumlanırken; BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard, Workiom, Emploid. Ai, Fortinet tanıtım sponsorluğu üstlendi. Yapay Zekâ Arf Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirvenin finalinde gerçekleştirilen Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreninde, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen projeler ödüllendirildi. 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’nün sahibi oldu. Verimlilik Artıran Projeler kategorisinin birincisi AHTABOT projesi ile ETCBASE YAZILIM olurken, Yenilikçi Projeler kategorisinin birincisi MobilDeniz VisionPro projesi ile INTERTECH oldu. Ekosisteme Fayda Projeler kategorisinin birincisi AssistCam AI: Hasar Yönetiminde Otonom Denetim ve Güvenlik Ekosistemi projesi ile ASSİSTCAM, Gelişmeye ve Geliştirilmeye Açık Projeler kategorisinin birincisi RabbitQA-Otonom Yapay Zekâ Destekli Deep Testing ve Güven Platformu projesi ile VİRGOSOL oldu. Sosyal Sorumluluk Projeler kategorisinin birincisi ve aynı zamanda Yılın Yapay Zekâ Arf ödülünün sahibi 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB oldu. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan çalışmaların onurlandırıldığı tören, etkinliğin en heyecan verici anlarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Yolculuğu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Yapay Zeka Yolculuğu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanında öne çıkan buluşmalardan biri olarak konumlanan Yapay Zekâ Zirvesi - AGI kısa adıyla BZagi; yalnızca bugünü değil, geleceği şekillendiren teknolojileri, stratejik yaklaşımları ve etik kararları aynı platformda ele almaya hazırlanıyor. Yapay zekâ ekosisteminin önde gelen isimlerini bir araya getirecek etkinliğe sayılı günler kaldı. Zirvede, “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” başlığı altında; Yapay Genel Zekâ’nın (AGI) kurumları nasıl dönüştüreceği, hangi alanlarda rekabet avantajı yaratacağı ve beraberinde getirdiği riskler masaya yatırılacak. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 200 üst düzey yönetici ve karar verici, bu kritik başlıkları stratejik bir perspektifle değerlendirecek. Verimliliğin ötesine geçen bu yolculukta; yapay zekânın iş süreçlerinden sanata, insan kaynağından toplumsal yapıya kadar uzanan etkileri ele alınacak. İnsan–makine iş birliğinin yeni modelleri, duygularla uyumlu karar alma mekanizmaları ve çağın yönünü belirleyen “sorumlu zekâ” yaklaşımı zirvenin temel tartışma alanları arasında yer alacak. Yapay Zekâ Zirvesi, Yeni Dönemin Dinamikleriyle Şekilleniyor BZagi, yalnızca bilgi paylaşımının yapıldığı bir etkinlik olmanın ötesinde; tamamen kürasyonla belirlenmiş katılımcı profiliyle, Türkiye’nin yapay zekâ vizyonunun şekillendiği kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip stratejik bir platform olarak geleceğe rehberlik edecek. Zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderleri ile geleceğin teknoloji mimarisini şekillendiren üst düzey karar vericileri bir araya getirecek. Alanında Yetkin Konuşmacılar Geleceğe Işık Tutacak Zirvenin 2026 yılı teması, yapay zekânın kurumların temel yapı taşlarına entegre olduğu yeni döneme odaklanıyor. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik arasındaki ilişki, değişen regülasyonlar, Yapay Genel Zekâ’ya (AGI) geçiş süreci, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, modellerin güvenilirliği ve bulut tabanlı yapay zekâ performansı bu yılın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Zirvenin açılış konuşmasını, “AGI Eşiğinde: Kurumlar için Yeni Bir Zekâ Çağı” başlığıyla BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirecek. Ardından zirvenin keynote konuşmacısı Trendyol Group Sr. Staff Engineer Alican Kiraz, “Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde?” başlıklı sunumuyla yapay zekâ çağında karar alma mekanizmalarının nasıl yeniden şekillendiğini ele alacak. Programın devamında, ana sponsoru olan Treomind şirketinden CEO ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız yer alacak. “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panel ise İşNet sponsorluğunda gerçekleşecek. Önder Kaplancık (Zorlu Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü), Neslihan Delikanlı (LHH Türkiye Ülke Başkanı), Yasin Beceni (BTS&Partners Kurucusu), yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşümü çok boyutlu bir perspektifle değerlendirecek. Ana Paneli BThaber Başkanı Murat Göçe yönetecek. “Sektörlerde Yapay Zekâ Orkestrasyonu” başlıklı söyleşi bölümünde teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve etkinliğin ana sponsoru olan Treomind, Yapay Zeka Birimi Başkanı Alper Sınav yer alacak. “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zeka Dönüşümü” başlıklı içeriği ile Transition Teknoloji PSC, Ülke Direktörü Dr. Bilgehan Baykal deneyimlerini paylaşacak. “İnsan- Yapay Zeka Simbiyotik İlişkisi” başlıklı oturumda ise Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı Neşe Merdinler tarafından ele alınacak. “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlığı ile Inspark CEO’su Serdar Susuz tarafından değerlendirilecek. Galatasaray Üniversitesi, GSU Innove Direktörü Doç. Dr. Murat Levent Gönülcan ise “AI@Core Çağında Yönetim Paradigması Kodları” konuşmasını yapacak. “İnsan + Yapay Zekâ: Yeni Nesil Liderlik Modeli” başlıklı oturumda Gürol Sungun (CarrefourSA IT Direktörü), liderlik anlayışının yapay zekâ ile nasıl yeniden şekillendiğini değerlendirecek. Zirvenin son bölümünde, “Bütünleşik Yapay Zekâ” başlıklı sunumuyla Emre Yazıcı (Mina YZ Çözümleri CEO / Yapay Zekâ Bilim İnsanı) sahne alacak. Program, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanışta Knowledge Club Yapay Zeka Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan ’in katkılarıyla tamamlanacak. Etkinliğin ana sponsoru Treomind olurken, ana panel sponsoru İşNet, premium sponsoru Transition, exclusive sponsoru Inspark, sunum sponsorları olarak ise Knowledge Club ve Mina Yapay Zekâ ve Inspark katkı sunuyor. Tanıtım sponsorları arasında BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard ve Workiom yer alırken; hizmet sponsoru Doublemind ve Sirius Interactive yer alıyor. Etkinliğin finalinde Yapay Zekâ Arf Ödülleri sahiplerini bulacak Zirvenin kapanışında, gün boyunca konuşulan vizyonun ve projelerin taçlanacağı Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreni gerçekleştirilecek. Yapay zekâ alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar arasından yapılan jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen kazananlar, etkinlik sonunda açıklanacak. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan projelerin ödüllendirileceği tören, zirvenin en heyecanla beklenen anlarından biri olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ ile Geleceği Şekillendiren Zirve Haber

Yapay Zekâ ile Geleceği Şekillendiren Zirve

2025 yılında Bilişim Zirvesi – Yapay Zekâ çatısı altında, TRILOGY serisinin ilk adımı olarak başarıyla hayata geçirilen etkinlik, bu yıl kendi özgün kimliğini kazanarak Yapay Zekâ Zirvesi – AGI adıyla yoluna devam ediyor. Yapay zekânın en iddialı ve yüksek etki alanına sahip buluşma noktası olarak konumlanan zirve, Yapay Genel Zekâ (AGI) vizyonuna işaret ederken, teknoloji dünyasının gelecekteki yönünü bugünden tartışma iddiası taşıyor. Zirvede; yapay zekânın iş süreçlerinden sanata, insan kaynağından toplumsal yapıya kadar etkilediği tüm alanlar ele alınırken, verimliliğin ötesine geçen bu yolculukta duygularla uyumlu karar alma mekanizmaları ve insan–makine iş birliğinin yeni modelleri, çağın yönünü belirleyen “sorumlu zekâ” yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilecek. Zirvede “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” denilerek, Yapay Genel Zekâ’nın (AGI) şirketleri nasıl dönüştüreceği, hangi alanlarda rekabet avantajı yaratacağı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde ele alınacak. Yeni dönemde liderlerin nasıl konumlanması gerektiği de stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilecek. Trilogy’den Yapay Zekâ Zirvesi – AGI kısa adıyla BZagi’ye yeni bir kimlik yeni bir vizyon Bilişim Zirvesi- Yapay Zekâ Zirvesi – AGI; kısa adıyla BZagi, yalnızca bilgi paylaşımının yapıldığı bir etkinlik değil; Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 200 kişilik seçkin bir topluluğun bir araya geldiği, kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Katılımcı profili tamamen kürasyonla belirlenmiş; kurumsal yapay zekâ direktörleri, veri ve analitik liderleri, CIO’lar, CTO’lar, makine öğrenimi yöneticileri ve geleceğin yapay zekâ mimarisini şekillendiren üst düzey karar vericilerden oluşuyor. Türkiye’nin yapay zekâ vizyonunun şekillendiği ve stratejik iş birliklerinin doğduğu bu özel buluşma, 17 Şubat’ta Wyndham Grand Levent’te gerçekleşecek. Zirvenin 2026 yılı odak başlıkları Zirvenin bu yılki odağı, yapay zekânın şirketlerin omurgasına entegre olduğu yeni dönemi kapsıyor. Etkinliğin ana başlıkları arasında: Otonom iş süreçleri, Güvenlik ve yapay zekâ etkileşimi, Regülasyonların yeni çerçevesi, Yapay Genel Zekâya geçiş, Üretken AI ile kurumsal verimlilik, Model güvenilirliği, Kurumsal ölçekte yapay zekâ uygulamaları, Bulut ortamında AI performansı yer alıyor. “Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde?” başlıklı sunumuyla zirvede sahne alacak ana konuşmacı, Trendyol Group Sr. Staff Engineer unvanıyla görev yapan Alican Kiraz olacak. Kiraz, sunumunda dinleyicilere önemli perspektifler sunacak. Birçok uzman ismin konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte birbirinden keyifli panellerde konuşmacılar farklı bakış açılarıyla zirveye değer sunacaklar. Yapay Zekâ Arf Ödülleri sahiplerini bulacak Etkinlik bitiminde yapay zekâ odaklı çalışmalar ve projeler Yapay Zekâ Arf Ödülleri adı altında düzenlenecek törende ödüllendirilecek. Geleceğin teknolojilerine ışık tutmak ve bu alandaki en iyi uygulamaları teşvik etmek amacıyla düzenlenen ödüllere jüri değerlendirmesinin yanı sıra halk oylaması da yer alacak. Son başvuru tarihi ise 31 Ocak 2026 olarak açıklandı. Detaylar ve başvurular www.YapayZekaOdulleri.com.tr adresinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa'da Karla Rekor Mücadele Haber

Şanlıurfa'da Karla Rekor Mücadele

İki gün süren kar yağışı sonrası kent genelinde yaklaşık 780 kırsal mahalle yolu ulaşıma kapanırken, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatlarıyla Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri sahadaki çalışmalarını artırdı. Zorlu kış şartlarına rağmen ekipler, bir günde rekor bir performans sergileyerek kapalı olan 430 kırsal mahallenin yolunu yeniden ulaşıma açtı. Bin 554 kilometrelik yol ağı ulaşıma sağlandı Başta Siverek, Birecik, Suruç, Hilvan, Haliliye, Karaköprü, Bozova, Eyyübiye ve Viranşehir ilçeleri olmak üzere, dünden bugüne toplam Bin 554 kilometrelik yol ağı ulaşıma kazandırıldı. Çok sayıda iş makinesi ve uzman personelin görev aldığı çalışmalarda, özellikle kırsal bölgelerde vatandaşların ulaşım sorunu büyük ölçüde giderildi. Başkan Gülpınar çalışmaların takipçisi Kalan kırsal mahalle yollarının da açılması için ekipler 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürürken, karla mücadele faaliyetleri aralıksız devam ediyor. Gece gündüz demeden görev yapan belediye personeli, karla kaplanan yolları yeniden ulaşıma açarak vatandaşların mağduriyetini önledi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Başkan Mehmet Kasım Gülpınar’ın öncülüğünde “ulaşılmadık mahalle bırakmama” hedefi doğrultusunda karla mücadele çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

5G’deki 5 Kritik Güvenlik Riski ve Korunma Yöntemleri Haber

5G’deki 5 Kritik Güvenlik Riski ve Korunma Yöntemleri

Ancak bu yeni nesil bağlantı hızı, siber saldırganlar için de benzeri görülmemiş fırsatlar yaratıyor. 5G'nin getirdiği mimari değişikliklerin, siber güvenlikte ezberleri bozduğunu belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıları ve kurumları yeni tehdit dalgasına karşı uyarıyor. 5G’ye geçiş herkesi heyecanlandırıyor olsa da 5G’nin getirdiği mimari değişiklikler siber güvenlikte yeni tehditlere yol açıyor. Bu yeni tehdit algısının temelinde, 5G'nin 4G'den mimari olarak tamamen farklılaşması yatıyor. 4G ağları, tüm trafiğin denetlendiği merkezi bir "çekirdek" yapıya dayanırken, 5G "yazılım tanımlı ağ" (SDN) ve "uç bilişim" (edge computing) gibi dağınık teknolojiler üzerine kurulu. Bu yeni mimari, verinin merkezi bir sunucuya gitmek yerine kullanıcıya daha yakın noktalarda işlenmesine olanak tanıyarak gecikmeyi (latency) rekor seviyelere düşürüyor. Ancak bu esneklik, güvenlik sorunlarını da beraberinde getiriyor. Merkezi bir kale duvarı yerine, saldırganların hedef alabileceği binlerce küçük ve potansiyel olarak güvensiz "uç" nokta yaratılmış oluyor. 5G'nin asıl amacı olan ve milyarlarca cihazı (mIoT) ağa bağlama kapasitesi de bu riski katlıyor, çünkü bu cihazların çoğu, güvenlik öncelikli olarak tasarlanmadı, kolayca ele geçirilebilirler ve güncellenmeleri neredeyse imkânsız. Bu durum, siber suçlulara, düşük güvenlikli bir akıllı sensör üzerinden sızıp aynı ağı paylaşan kritik kurumsal sistemlere veya kişisel verilere ulaşmak için daha önce hiç sahip olmadıkları bir saldırı alanı sunuyor. 5G Hızlı İnternetin Ötesinde 5G'nin sadece 4G'nin daha hızlı bir versiyonu olmadığını, temelden farklı bir teknoloji olduğunu vurgulayan Bitdefender Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "5G, daha hızlı internetin ötesinde, milyarlarca cihazı birbirine bağlayacak bir devrim. Ancak bu devrim, saldırı yüzeyini de katlanarak büyütüyor. 4G'nin merkezi güvenlik duvarlarının aksine, 5G'nin yazılım tabanlı ve merkezi olmayan yapısı, bilgisayar korsanlarına sızmak için çok daha fazla kapı açıyor. Kullanıcıların ve şirketlerin 'hız' heyecanına kapılıp 'güvenlik' faktörünü göz ardı etme lüksü yok." ifadelerinde bulunuyor. 5G Ekosistemindeki 5 Kritik Risk ve Korunma Yöntemleri Alev Akkoyunlu, 5G teknolojisinin getirdiği en kritik 5 siber güvenlik riskini ve bunlara karşı alınması gereken eyleme geçirilebilir önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Milyarlarca Güvensiz IoT Cihazı: 5G, güvenlik standardı zayıf olan milyarlarca akıllı cihazı (kamera, sensör vb.) ağa bağlayarak saldırı yüzeyini ciddi ölçüde artıracak. Bu riski azaltmak için, bu cihazların varsayılan yönetici şifreleri mutlaka değiştirilmeli ve ana ağdan ayrılmaları için bir "Misafir Ağı" (Guest Network) kullanılmalıdır. 2. "Ağ Dilimleme" (Network Slicing) Risk: Saldırganlar, 5G'nin sanal ağ "dilimlerinden" en güvensiz olanını (örn. sensör ağı) kullanarak daha kritik dilimlere (örn. kurumsal veriler) sızabilir. Buna karşı korunmak için, kurumlar "Sıfır Güven" (Zero Trust) mimarisini benimsemeli ve Bitdefender Mobile Security gibi, şüpheli aktiviteleri ve kötü amaçlı kodları tespit edebilen ödüllü bir mobil güvenlik çözümü kullanmalıdır. 3. Azalan Görünürlük (Gölge 5G): Çalışanların 5G'yi ofis Wi-Fi'ı yerine kullanması, bu trafiği kurumsal denetimin (VPN, Firewall) dışına çıkarır ve "gölge" bir risk alanı yaratır. Bu görünmez tehdide karşı, şirketler uç nokta (endpoint) korumasını güçlendirmeli, bireysel kullanıcılar ise 5G'de hassas işlemler yaparken mutlaka VPN kullanmalıdır. 4. Daha Hızlı Siber Saldırılar: 5G'nin hızı, saldırganların da en büyük silahıdır. Bu hızla çok daha büyük hacimli DDoS saldırıları düzenlenebilir ve botnet'ler rekor sürede yayılabilir. Bu hızdaki saldırılara ayak uydurabilmek için, yapay zeka ve davranışsal analiz kullanan, proaktif tehdit avı yapan gelişmiş güvenlik çözümleri şarttır. 5. Yazılım Bağımlılığı ve Tedarik Zinciri Açıkları: Donanımdan çok yazılıma (SDN) dayalı olan 5G, tedarik zinciri saldırılarına ve yazılım açıklarına karşı daha savunmasızdır. Tek bir altyapı açığı milyonlarca kullanıcıyı etkileyebilir. Bu zafiyete karşı, tüm 5G destekli cihazların (telefon, modem vb.) daima en güncel yazılım yamalarını alması ve güncellemelerin asla ertelenmemesi gerekir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.