Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Agora

Kapsül Haber Ajansı - Agora haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Agora haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğal Taş İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu Haber

Doğal Taş İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu

Doğal Taş Gala Gecesi’nde; katma değerli doğal taş ihracatının artması için bu yıl VI. kez düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda kazananlar ödüllerine kavuşurken, Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2025 yılında doğal taş ihracatına en çok katkı sağlayan üyelerini 7 kategoride 36 ödülle onurlandırdı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Duayen Ödülü Haz Marble Kurucusu Abdurrezzak Abit Yeşilkaya’ya verildi. AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda birinciliği DIALITH isimli projesiyle Efe Kurtoğlu kazanırken, ikinci PATİKA isimli tasarımıyla Ekim Güney Öztürk oldu. Çağlar Lampir RAW adını verdiği projeyle üçüncülüğe adını yazdırdı. Jüri özel ödülü kazanan isimlerse; Duolith projesiyle Büşra Gürdağ, Yusuf Çakar ve Günce Eşingen Kınayoğlu, TURKStone isimli projesiyle Hüseyin Öztürk ve Trace isimli tasarımıyla Raşide Cengiz oldu. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 747 milyon dolarlık doğal taş ihracatına en büyük katkıyı sağlayan beş firma ise; “AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., ŞUAYP DEMİREL, METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş., CEM-MER DOĞALTAŞ İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ve TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.” şeklinde sıralandı. Antik Simirna’nın ticaret hayatına can veren Agora’da düzenlenen Doğal Taş Gala Gecesi’nde konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Agora’da yüzyıllar boyunca ticaret konuşulduğunu meydanda doğal taşın tasarımını ve ihracatını konuşmak üzere bir araya geldiklerini dile getirdi. Agora’da binlerce yıldır ayakta duran sütunların, doğru işlenmiş doğal taşın bir yapı malzemesi olmaktan çıkıp medeniyetleri gelecek kuşaklara taşıdığının göstergesi olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “AMORF ile ulaşmak istediğimiz hedef de aslında tam olarak bu. Bu yıl altıncısı düzenlediğimiz yarışmamıza tam 223 proje başvurusu aldık. Jürimizin kıymetli değerlendirmeleri sonucunda dereceye giren 3 projeyi belirledik. Ayrıca 3 projeye de jürimiz teşvik ödülü takdim etmeyi uygun buldu. Yarışmaya emek veren tüm tasarımcıları ve ödül kazanan arkadaşlarımızı şimdiden yürekten kutluyorum. Bugün ayrıca 7 farklı kategoride ihracat şampiyonlarımızı da ödüllendireceğiz. İhracatçılarımız, Türkiye’nin üretim gücünün, emeğinin ve alın terinin dünyadaki temsilcileridir. Bu başarıların her biri ülkemiz için gurur vesilesidir” şeklinde konuştu. Önemli sınavlarla karşı karşıyayız Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak 2026 yılının 8 aylık döneminde ihracatlarını yüzde 19 artırarak 1 milyar 72 milyon dolara ulaştıkları, son 1 yıllık ihracatta 1,5 milyar doları aştıkları bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti: “Başarılarımız artsa da sektörümüzün önümüzdeki dönemde önemli sınavlarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Döviz kuruyla enflasyon arasındaki makasın açılması, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artış ve döviz kurundaki durağanlık rekabet gücümüzü zorlayan başlıca etkenler olmaya devam ediyor. Bu zorluklara rağmen pes etmiyoruz. Sorunlarımızı doğru analiz ederek geleceğe sağlam bir yol haritasıyla hazırlanıyoruz. Bu amaçla sektör temsilcilerimizle bir araya geldiğimiz Stratejik Planlama Toplantımızda 2026-2030 dönemi önceliklerimizi ve hedef pazarlarımızı birlikte belirledik. Ağustos ayında Afyon’da gerçekleştirdiğimiz Açık Mikrofon etkinliğimizde de sektör temsilcilerimizle ve Ankara’dan ilgili bürokratlarımızla bir araya gelerek sorunlarımızı, beklentilerimizi ve çözüm önerilerimizi hep beraber konuşma fırsatı bulduk. Sektörümüzün sesini daha güçlü duyurabilmek için sahadan gelen görüşleri son derece önemsiyoruz. Bu buluşmaların, ortak akılla hareket etmemize ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımıza yön vermesine büyük katkı sağladığına inanıyoruz.” Doğal taş ihracatçıları üç ay üst üste ticaret heyeti düzenliyor Doğal taş sektörünün ihtiyaçlarını ve pazar dinamiklerini titizlikle analiz ederek doğru pazarlara yönlendirdiklerinin altını çizen Alimoğlu, “Bu doğrultuda, üyelerimizi, Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle, Eylül ayında Özbekistan’a, Ekim ayında Fas’a, Kasım ayında da İspanya’ya götürüyoruz. Bizler her zaman olduğu gibi ülkemiz için üretmeye, katma değer yaratmaya, ihracatımızı artırmaya ve Türk madencilik sektörünün sesini dünyanın dört bir yanında duyurmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, AMORF ile temel hedeflerinin; Anadolu’nun binlerce yıllık doğal taş kültürünü çağdaş tasarımla buluşturmak, tasarımcılarımızın yaratıcı bakış açısını sektörümüzün güçlü üretim altyapısıyla bir araya getirmek ve doğal taş ihracatımızda katma değeri artıracak yeni ürünlerin önünü açmak olduğunun altını çizdi. Doğal taşın yalnızca bir yapı veya kaplama malzemesi değil; dokusu, yüzeyi, kütlesi, dayanıklılığı ve zamansızlığıyla insan yaşamına değer katan güçlü bir tasarım malzemesi olduğuna temas eden Öztürk, “Bu yıl yarışmamıza katılan tasarımcılarımız doğal taşı farklı kullanım alanları, yeni üretim teknikleri, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimi ekseninde yeniden yorumladılar. Yarışmamıza fikirleriyle değer katan tüm tasarımcılarımızı gönülden kutluyorum. Dereceye giren tasarımcılarımızı ayrıca tebrik ediyor, ortaya koydukları çalışmaların üretime ve uluslararası pazarlara taşınmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Doğal taş ihracatında 7 ayrı kategoride dağıtılan 35 ödüle de değinen Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ödüller yalnızca ihracat rakamlarında elde edilen başarının değil; üretimin, istihdamın, uluslararası pazarlarda gösterilen kararlılığın ve Türk doğal taşının dünya çapındaki güçlü konumuna yapılan katkının da bir göstergesi. Zorlu küresel rekabet koşullarına rağmen ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran, yeni pazarlara açılan, tasarıma, teknolojiye ve sürdürülebilir üretime yatırım yapan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum.” Eriten; “Dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7’sini yapıyoruz” Türk doğal taş sektörünün 2025 yılında 2,1 milyar dolarlık ihracatla Çin ve İtalya'dan sonra en fazla doğal taş ihracatı eden ihracatı gerçekleştiren 3. ülke konumunda bulunduğunu dillendiren Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Alper Eriten dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7'sinin ülkemiz tarafından gerçekleştirilmekte olduğunun altını çizdi. “Türk doğal taşının kalitesi ve estetik gücüyle dünya pazarlarında önemli bir yer edinmiş olması bizler için gurur vericidir” tespitinde bulunan Eriten, “Şunu gururla belirtmek isterim ki yine sektörümüz yerli makine teçhizat kullanımı ile ithal girdisi en az olan sektörlerimiz arasında gelmektedir. Ancak bizler bu başarılarla yetinmeyip tasarımıyla öne çıkan ve markalaşmış ürünlerle küresel pazarlarda daha sağlam ve etkili bir sektör yapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakan lığı olarak bu düsturla ihracata hazırlık aşamasından küresel firmalara tedarikçi olmaya, tanıtımdan fuar katılımlarına, yurt dışı dağıtım kanalları oluşturmaktan küresel marka olmaya kadar ihracatın her aşamasına, ihracatçımızın her adımına destek veriyor ve sektördeki tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya gayret gösteriyoruz. Türk doğal taşını global pazarlarda daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Doğal taş sektörüne yönelik olarak 23 adet UR-GE projemiz bulunuyor. Yurt dışı fuarlar kapsamında sektörümüze yönelik olarak 2026 yılında ilk 8 ayda 8 fuar destek kapsamına alındı. Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan TURQUALITY tanıtım projelerimizden ikisi de doğal taş sektörüne ait. Biri İMİB koordinatörlüğünde yürütülen Land of Stones, diğeri de DENİB organizasyonunda yürütülen TURQUALITY Projesi” diyerek sözlerini noktaladı. Amorf Proje Tasarım Yarışması Ödül Töreni – Doğal Taş Gala Gecesi Ödül Grupları TOPLAM DOĞAL TAŞ 1. AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. ŞUAYP DEMİREL 3. METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 4. CEM-MER DOĞALTAŞ İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. İŞLENMİŞ DOĞAL TAŞ 1. METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 2. CEM-MER DOĞALTAŞ İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. D-STİL MERMER DIŞ TİCARET İÇ MİMARLIK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. CEMAR TRAVERTİNE MERMER GRANİT SAN. VE TİC. A.Ş. BLOK DOĞAL TAŞ 1. AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. ŞUAYP DEMİREL 3. BAZALTO MADENCİLİK TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. SEZGİN MERMER SAN. VE TİC. A.Ş. 5. MAKOMAR MERMER VE MADEN İNŞ. SAN VE TİC. LTD. ŞTİ GRANİT 1. AKTAŞ GRANİT ZAHİRE MADENCİLİK NAKLİYE PETROL İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. İZ GRANİT MADENCİLİK LOJİSTİK İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. BEGRADO MADENCİLİK GRANİT A.Ş. 3. KOZAK ENERJİ VE MADENCİLİK A.Ş. 4. BERGAMA STONE MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 5. OLYMPOS NATURSTEİN DOĞAL TAŞ MADENCİLİK İÇ VE DIŞ TİC. SAN. LTD. ŞTİ. KATMA DEĞERLİ İHRACAT (2025 yılı ihracat birim fiyatı sıralı, en az 1 milyon ihracat yapan) 1. STONETECH MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 2. AYGÜNLER DOĞAL TAŞ AKARYAKIT TURİZM OTOMOTİV İNŞ. NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 3. OZ HAMAM İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. 4. MEGAMER PROJE MERMER MADEN DEKORASYON İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. MARMOSİUM MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KATKI SAĞLAYAN YENİ ÜYELER (2025 yılında üye olan doğaltaş ihracatçıları ihracat sıralı ilk 5) 1. STONETECH MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 2. MARVAN ATAYA MERMER SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 3. HAZ MARBLE MÜHENDİSLİK İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. 4. MTS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 5. MARBLEST MADENCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. YENİ PAZARLAR (2025 yılında TR Doğaltaş ihracatının %100’den fazla arttığı ülkelere EMİB’den ihracat yapan üyelerimiz, her bir ülke için en yüksek ihracatı yapan firma ve her firmanın o ülkeye ihracatı 100.000 USD’den fazla) GİNE - METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. NİJERYA - EGESAN MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. TURKS VE CAICOS ADASI- TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD ŞTİ ST. LUCIA - SEZGİN MERMER SAN. VE TİC. A.Ş. HOLLANDA ANTİLLERİ - TRENDINTERNATIONAL DOĞALTAŞ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor Haber

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor

İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. Proje kamuoyuna tanıtıldı Projenin Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla yapıldı. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Hedef, bu modeli kent geneline yaymak” Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlenip kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini dile getiren Sönmez, “Gönüllü ekipler kuruldu, risk altındaki hanelere doğrudan dokunan önlemler geliştirildi. Kadifekale’de ise çok daha derin bir dönüşüm sağlandı. Kadınların öncülüğünde gelişen bu süreç, iklim meselesini aynı zamanda sosyal güçlenme alanına dönüştürdü. Mahalle Bostanları, üretim seraları, atölyelerin her biri sadece bir proje çıktısı değil dayanışmanın, üretimin ve ortak bir geleceğin kurulmasının temel atımıdır. Biz, her atılan tohumu sadece toprağın değil eşitliğe, dayanışmaya ve ortak müştereklerimize atılmış bir adım olarak görüyoruz. Çocukların bu sürece dahil olması ise geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor. Çünkü doğayla kurulan bağ ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar kalıcı ve o kadar dönüştürücü olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizine karşı mücadeleyi sadece risk azaltımı olarak tanımlamadık. Bu mücadeleyi aynı zamanda daha adil, daha demokratik, daha kapsayıcı bir kent kurma iradesi olarak görüyoruz. Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak, yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine gerçek anlamda katkı koymasını sağlamak” bilgisini verdi. “Umut dolu bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün dikimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı. ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün dikimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi Haber

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi

Konak Pier’den başlayıp Kadifekale’ye kadar uzanan bölgenin içinde yer aldığı İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesine yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bölgenin 2020 geçici listeye girmesinin hemen ardından kent paydaşlarının desteği ile başlatılan çalışmalarda önemli aşamaya gelindi. Adaylık dosyasına son şeklini verecek hazırlıklar sürerken, dosyanın 2026 yılının ilk çeyreğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ulaştırılması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adaylık dosyasını UNESCO’ya iletmesinin ardından 2027 yılında UNESCO uzmanlarının kente gelmesi, 2028 yılında ise İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi hedefleniyor. Velibeyoğlu: Uluslararası görünürlük ve prestij sağlıyor UNESCO adaylığının önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu, “UNESCO adaylığı kültürel ve doğal mirasın istisnai bir evrensel değere sahip olduğunu vurgulamakta ve bu değerlerin tüm insanlık adına korunmasını amaçlamaktadır. Listeye kabul edilen alanlar, sadece ait oldukları ülkeler için değil, tüm dünya için önemli kabul edilmekte; bu durum uluslararası görünürlük ve prestij sağlamakla birlikte, alanların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi konusunda taraflara önemli sorumluluklar yüklüyor. İzmir, Efes (2015) ve Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (2014) ile UNESCO listesinde yer alan kentlerden biri. Ayrıca İzmir; Birgi Tarihi Kenti ile Foça, Çandarlı ve Çeşme kaleleri gibi alanlarla da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. UNESCO geçici listesine 2020’de dahil edilen İzmir Tarihi Liman Kenti adaylık çalışmaları İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Konak Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı gibi çok sayıda kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, üniversite ve akademisyenin desteğiyle devam ediyor” dedi. “Tarihi bir fırsat sunacak” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin UNESCO çalışmalarında bir yandan sürecin organizasyonu ile ilgili katkı sağlarken diğer yandan tarihi merkezin canlanması ve korunması amacıyla proje ve faaliyetler yürüttüğünü belirten Velibeyoğlu, “UNESCO çalışmalarında kullanılması için bina tahsisi, paydaşları bir araya getiren organizasyonlar, süreçte raportör olarak görev yapan uzman personelin istihdamı gibi konularda destek sağlıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2002 yılından bu yana, planlama, kentsel tasarım, sokak sağlıklaştırma, bakım-onarım, cephe iyileştirme ve restorasyon uygulamaları gibi pek çok projeyi hayata geçirmiştir. Agora, Antik Tiyatro ve Kadifekale çevresinde yürüttüğü kamulaştırmalar ile arkeolojik kültür katmanlarının ortaya çıkarılması ve görünür kılınmasını sağlamış, Kazı Başkanlığı’nı maddi olarak destekleyerek bu odaklarda yürütülen bilimsel kazı çalışmalarının hızlanmasına olanak tanımıştır. ‘Dünya Mirası’ listesinde yer almak, alanın özgün kimliğinin belgelenmesi, korunması ve tanıtılması adına tarihi bir fırsat sunacak. Diğer yandan yerel ekonomiye katkı sağlaması, kültürel değerlere duyarlı ve uzun süreli etkileşim kuran ziyaretçi türünü teşvik etmesi beklenen diğer olumlu çıktılar” diye konuştu. “İzmir’in şansı yüksek” Sürecin 2018 yılında başladığını ve İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2020 yılında girdiğini hatırlatan İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, “İzmir UNESCO açısından baktığımızda Türkiye’de en şanslı illerden birisi. Bir tarafta Bergama, diğer tarafta Efes olmak üzere iki kalıcı listede, üç geçici listede olan yerlerimiz var. İyi bir çalışma yapıldı. Bu çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlayıp, 2026 yılının ilk çeyreğinde dosyayı bakanlığa teslim edecek hale getirmek istiyoruz. Özetle 2026’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın UNESCO’ya gönderebileceği hazır dosyalar arasında İzmir’in olmasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı, dosyayı 2026’da gönderecek olursa 2027’de UNESCO uzmanları kentimize gelecek. ICOMOS’un yaptığı gibi İzmir’de yerinde inceleme yapacaklar. Kalıcı listeye girmemiz 2028 yılında gerçekleşebilir. Mevzuat olarak da işleyiş bu şekilde” ifadelerini kullandı. 10 kişilik Bilim Kurulu hazırladı İzmir Tarihi Liman Kenti Adaylık Dosyası, İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı uzmanları tarafından, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan 10 kişilik Bilim Kurulu’nun iş birliğiyle hazırlandı. İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı, 29 Haziran 2022 tarihinde içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü olmak üzere 17 üye kurum ve kuruluştan oluşan Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Yönetim Planı ile paralel olarak adaylık dosyası 30 Aralık 2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. Adaylık dosyasında son düzenlemeler İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı ve UNESCO Dünya Miras Listesi için adaylık dosyasının tanıtımına ve uygulanmasına yönelik çalışmalar sürerken, mayıs ayında Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) kentte beş günlük bir inceleme ve değerlendirme yaptı. ICOMOS, yaptığı ön değerlendirme ve saha gezisinin ardından kalıcı listeye giriş için adaylık dosyasında yapılabilecek değişiklikler hakkında kurulu bilgilendirdi. Kurul, dosyaya son halini vermek için çalışmalarına devam ediyor. Adaylık dosyası ilerleyen süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edilecek ve kalıcı liste için bekleyiş başlayacak. Tarihi Liman Kenti Bugün tarihi İzmir olarak adlandırılan ve İzmir’e antik liman kenti olma özelliği sağlayan bölge, 19. yüzyılda bu liman kentine bir giriş kapısı olarak inşa edilen Konak Pier’den başlayarak Kadifekale’ye kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde Tarihi Liman Kenti başlığıyla yer alan alanda Konak Meydanı ve Saat Kulesi gibi İzmir’in öne çıkan sembolleri bulunuyor; ayrıca zaman içinde iç limanın dolmasıyla genişleyen Kemeraltı Çarşısı ile dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden birini de barındırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.