Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağrı

Kapsül Haber Ajansı - Ağrı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağrı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AİÇÜ Bilimsel Teşvik ve Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

AİÇÜ Bilimsel Teşvik ve Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu

Vakfın sürdürdüğü destekler kapsamında bu yıl spor ödüllerinde 70 sporcu ve antrenör, bilimsel teşvik ödüllerinde ise 30 akademisyen ödüle layık görüldü. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) tarafından, İbrahim Çeçen Vakfı’nın desteğiyle düzenlenen “AİÇÜ Bilimsel Teşvik ve Spor Ödülleri Töreni” gerçekleştirildi. Üniversitede düzenlenen törene; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen, akademisyenler, çok sayıda öğrenci ve aileleri katıldı. Tören kapsamında başarılı sporcular ve bilimsel çalışmalarıyla fark yaratan akademisyenlere ödülleri takdim edildi. 30 akademisyene başarı ödülü verildi 15 yıldır düzenlenen Bilimsel Teşvik Ödülleri kapsamında bu yıl, 15’i sosyal bilimler ve 15’i fen bilimleri olmak üzere toplam 30 akademisyen ödüllendirildi. 2011 yılında 16 kişiyle başlayan bu yolculukta toplam ödül sayısı 1040’a ulaşırken, bu yıl yapılan güncelleme ile ödül kriterlerinde çalışmaların sadece sayısı değil; niteliği, evrensel değeri ve uluslararası prestiji önceliklendirildi. Geleceğin güçlü temelleri spor ile atıyor Spor Ödülleri’nde ise ulusal ve uluslararası arenada başarı gösteren 70 sporcu ve antrenör ödül almaya hak kazandı. 2012 yılından bu yana aralıksız devam eden programda, verilen ödül sayısı böylece 1000 barajını aşmış oldu. Eğitim ve sporun bir arada yürütülmesine büyük önem veren vakıf, bu anlamlı etkinlikte Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde eğitim gören ve Türkiye’yi temsil eden tüm milli sporcuları eğitim hayatları boyunca “İbrahim Çeçen Vakfı Özel Bursu” ile desteklemeye devam edeceğini duyurdu. AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin: “Akademik başarının teşviki ve sporun ödüllendirilmesi geleceğin inşası için çok önemli” AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin ise konuşmasında üniversite-vakıf iş birliğinin önemine değinerek; “Bugün sadece ödülleri değil, geleceğe yapılan yatırımları kutluyoruz. Akademik başarının teşviki ve gençlerimizin sporla motive edilmesi, güçlü bir geleceğin inşasında en kritik rolü oynamaktadır. Desteklerinden ötürü Sayın İbrahim Çeçen’e ve İbrahim Çeçen Vakfı’na şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Günseli Çeçen: “Bilimi toplumsal dönüşümün anahtarı, sporu da azmin, disiplinin ve karakter gelişiminin bir simgesi olarak görüyoruz” Törenin açılışında konuşan İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen: “İbrahim Çeçen Vakfı olarak 22 yıl önce ‘Eğitime Gönülden Bağlıyız’ diyerek çıktığımız bu yolda; bilimi toplumsal dönüşümün anahtarı, sporu da azmin, disiplinin ve karakter gelişiminin bir simgesi olarak görüyoruz. Bölgenin kalkınması için bilimsel ilerlemenin temel bir güç olduğu bilinciyle bu yolda üretilen kıymetli bilgiyi takdir etmeyi en büyük sorumluluklarımızdan biri olarak kabul ediyoruz. Bilimsel alandaki yaklaşımımızı, spor sahalarındaki gurur tablolarımızla taçlandırıyoruz. Ağrı’nın barındırdığı büyük potansiyele inanan bir vakıf olarak; bu topraklardan çıkan gençlerimizin dünya şampiyonalarından olimpiyatlara uzanan yolculuklarında yanlarında olmak, bizim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Bilimle aydınlanan, sporla güçlenen bir gençliğin, daha adil ve güçlü bir toplumun temeli olduğuna İbrahim Çeçen Vakfı olarak tüm kalbimizle inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding Çalışanları, 350’den Fazla Çocuğun Dileklerini Gerçekleştirdi Haber

CCN Holding Çalışanları, 350’den Fazla Çocuğun Dileklerini Gerçekleştirdi

Bu dayanışma girişimine beş yıldır aralıksız destek sunan CCN Holding ve çalışanları, 2025 yılı Ağrı etabında 350’den fazla çocuğun dileklerinin gerçeğe dönüşmesine katkı sağladı. CCN Holding, İbrahim Çeçen Vakfı’nın hayata geçirdiği Mutluluk Harekâtı ile bu yıl da çocukların hayatına dokundu. CCN Holding ve çalışanları, 2025 yılında aralıksız desteklerle 350’den fazla çocuğun kişisel dileklerini gerçeğe dönüştürerek bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. “Dilekler gerçek olsun” anlayışıyla 2018 yılında başlatılan Mutluluk Harekâtı kapsamında, gönüllüler Türkiye'nin dezavantajlı bölgelerindeki çocukların hayallerini gerçekleştiriyor. Bugüne dek 14 bin gönüllünün katıldığı bu girişimde CCN Holding çalışanları da her geçen gün artan bir ilgiyle yer alıyor. Bu kapsamda bu yıl Ağrı’da yer alan bir köy okulu öğrencilerinin yarıyıl hediyelerini CCN Holding çalışanları hazırladı. Öncelikle öğrencilerin hayalleri tek tek dinlendi. Ardından çocukların dilek listesi CCN çalışanlarıyla paylaşıldı. Çalışanlar, gönüllü olarak seçtikleri hediyeleri temin ederken, CCN Holding İnsan Kaynakları ekibi de bu hediyelerin çocuklara ulaştırılmasını sağladı. Dayanışmayla güçlenen sosyal etki Mutluluk Harekâtı, paylaşarak büyüyen, dayanışmayla güçlenen uzun soluklu bir sosyal sorumluluk yaklaşımı. Küçük bir dokunuşun bir çocuğun dünyasında büyük bir güvene ve güce dönüşebileceği fikriyle hareket eden İbrahim Çeçen Vakfı ve CCN Holding, eğitimi ve çocukların hayallerini desteklemeyi toplumsal sorumluluklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Çocukların hayallerine bire bir temas eden Mutluluk Harekâtı, gönüllülük kültürünü güçlendirirken toplumsal dayanışmanın da somut bir örneğini sunuyor. CCN Holding çalışanlarının gönüllü katılımıyla büyüyen bu hareket, mutluluğun paylaşıldıkça çoğaldığını bir kez daha görünür kılıyor. “Çocukların hayallerine dokunmaya ve mutluluğu paylaşarak çoğaltmaya devam edeceğiz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, Mutluluk Harekâtı için şunları söyledi: “Mutluluk Harekâtı’nı bir yardım kampanyasından öte, birlikte büyüyen ve güçlenen bir dayanışma hareketi olarak görüyoruz. Beş yıldır aralıksız devam eden bu yolculukta, 2025 yılında 350’den fazla çocuğun hayaline dokunabilmiş olmak bizim için tarifsiz bir mutluluk ve gurur kaynağı. Bu projeyi, CCN Holding çalışanlarımızın gönüllü katılımı ve samimi sahiplenmesiyle hayata geçirmek, kurum kültürümüzün en değerli yansımalarından biri. Çünkü inanıyoruz ki küçük bir dokunuş, bir çocuğun dünyasında büyük bir mutluluğa ve özgüvene dönüşebiliyor. İbrahim Çeçen Vakfı’nın öncülüğünde yürütülen Mutluluk Harekâtı kapsamında, eğitimi ve çocukların hayallerini desteklemeyi uzun soluklu bir sosyal sorumluluk anlayışının parçası olarak görüyoruz. Çalışanlarımızla birlikte, çocukların hayallerine dokunmaya ve mutluluğu paylaşarak çoğaltmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Enfeksiyon Sessizce İlerliyor! Haber

Bu Enfeksiyon Sessizce İlerliyor!

Özellikle kadınlar, yaşlılar ve hamileler idrar yolu enfeksiyonlarına karşı daha yüksek risk taşıyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan bu enfeksiyonlar çoğu kişi tarafından geçici bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Basit gibi görünen şikayetlerin arkasında sessizce ilerleyen ciddi bir tablo gelişebiliyor. Günlük Yaşamı ve Uyku Düzenini Bozuyor İdrar yolu enfeksiyonlarının yalnızca fiziksel yakınmalarla sınırlı kalmadığını belirten Üroloji Hekimi Uzm. Dr. Cem Kezer, bu durumun günlük yaşamı doğrudan etkileyen sonuçlar doğurduğunu ifade ediyor. Sürekli idrara çıkma ihtiyacı ve idrar yaparken hissedilen yanma ile ağrı bireylerin günlük yaşam konforunu ciddi biçimde azaltıyor. “Gece sık idrara çıkma şikayeti hastaların en çok göz ardı ettiği belirtilerden biri. Ancak bu durum hem uyku kalitesini bozuyor hem de gün içindeki yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullanan Uzm. Dr. Kezer, bu şikayetlerin enfeksiyonun habercisi olabileceğinin altını çiziyor. Uzayan şikayetler bireylerde huzursuzluk hissine yol açabiliyor. Sosyal hayattan geri çekilme, uzun süre dışarıda kalamama ve günlük planları erteleme gibi sorunlar da tabloya eşlik edebiliyor. Risk Gruplarında Daha Dikkatli Olunmalı Çocuklar, yaşlılar ve hamileler idrar yolu enfeksiyonlarının daha ağır seyrettiği gruplar arasında yer alıyor. Bu gruplarda enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebiliyor ve komplikasyon riski artabiliyor. “Risk grubundaki hastalarda enfeksiyon tedavisinin gecikmesi böbreklere yayılma ihtimalini artırır” diyen Uzm. Dr. Kezer, belirtilerin çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Hamilelik döneminde ortaya çıkan idrar yolu enfeksiyonlarının hem anne hem de bebek sağlığı açısından yakından izlenmesi gerekiyor. Yaşlı bireylerde ise belirtiler daha silik seyredebildiği için tanı gecikebiliyor. İdrar Yolu Enfeksiyonunu Ele Veren 5 Belirti İdrar yolu enfeksiyonları çoğu zaman hafif şikayetlerle başladığı için önemsenmeyebiliyor. Oysa bu belirtiler vücudun verdiği erken uyarılar olarak kabul ediliyor. Uzm. Dr. Cem Kezer aşağıdaki işaretlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Gün içinde normalden daha sık idrara çıkma ihtiyacı Günlük sıvı tüketimi değişmediği halde tuvalete çıkma ihtiyacı artıyor, kısa aralıklarla idrara çıkılıyor ve idrar yapıldıktan kısa süre sonra yeniden tuvalet ihtiyacı hissediliyor. İdrar yaparken yanma, batma ya da ağrı hissi İdrar sırasında veya hemen sonrasında yanma, batma, sızlama ya da ağrı hissi yaşanıyor ve bu durum günlük yaşam konforunu olumsuz etkiliyor. İdrarın bulanık, koyu renkli ya da tortulu olması İdrar normalden daha koyu, bulanık ya da tortulu bir görünüm kazanıyorsa enfeksiyon varlığına işaret edebiliyor. İdrarda normalden farklı ve kötü bir koku İdrarın keskin, ağır ya da alışılmadık bir kokuya sahip olduğu fark ediliyor ve bu değişiklik önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor. Alt karın ve kasık bölgesinde baskı ve rahatsızlık hissi: Alt karın ve kasık bölgesinde dolgunluk, baskı, hassasiyet ya da ağrı hissi oluşuyorsa bu durum enfeksiyonun mesaneyi etkilediğine işaret edebiliyor. “Bu belirtiler hafif gibi algılansa da birlikte görüldüğünde mutlaka değerlendirilmelidir” diyen Uzm. Dr. Kezer, erken dönemde yapılacak başvuruların hastalığın seyrini değiştirdiğini vurguluyor. Enfeksiyonun Seyrini Erken Müdahale Belirliyor İdrar yolu enfeksiyonlarında tedavide gecikme hastalığın ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor. Enfeksiyon böbreklere ulaştığında kalıcı hasar riski artıyor. Tedavi edilmeyen vakalarda ise enfeksiyon tekrarlayan ve kronik bir tabloya dönüşebiliyor. Güneşli Erdem Hastanesi’nden Üroloji Hekimi Uzman Dr. Cem Kezer, idrar yolu enfeksiyonlarının erken dönemde kontrol altına alındığında tedavisi mümkün hastalıklar arasında yer aldığını ancak şikayetlerin görmezden gelinmesinin süreci fark edilmeden ağırlaştırabildiğini ifade ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı Haber

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı

Projede yer alan depremzede kadınlar ve ebelik öğrencileriyle çok paydaşlı bir sosyal etki modeli oluşturuluyor. Türkiye’nin doğusundaki doğum oranı yüksek illerden Ağrı’da, anne ve yenidoğan sağlığını güçlendirmek amacıyla yürütülen “Yaşama İlk Adım” sosyal sorumluluk projesi, dördüncü yılına başladı. CCN Holding’in desteklediği, İbrahim Çeçen Vakfı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında bugüne dek 550’den fazla anneye ulaşıldı. 2021 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Ebelik Bölümü öğrencilerinin sahadaki gözlemleriyle şekillenen ve İbrahim Çeçen Vakfı’nın, öğrenci sosyal sorumluluk proje hibesiyle hayata geçen “Yaşama İlk Adım”, özellikle sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan annelere yönelik bilgi, danışmanlık ve temel bakım desteği sunuyor. İlk eğitim Ağrı Merkez’de gerçekleşti 2026 yılının ilk oturumu, Ağrı Merkezde, 50 anneye yönelik olarak gerçekleşti. Proje kapsamında yeni anne ve anne adaylarına doğum öncesi ve sonrası komplikasyonlar, anne ve bebek bakımı ve aşıların önemine dair, AİÇÜ Ebelik Bölümü Başkanı ve Ebelik Öğrencileri tarafından eğitim verildi. Ayrıca, doğum öncesi ve sonrası süreçleri kapsayan birebir danışmanlıklarla birlikte, CCN Holding çalışanlarından oluşan CCN Gönüllülük Kulübü’nün kıymetli katkıları ile zenginleştirilen bakım setleri dağıtıldı. Projeye yönelik olarak 2025 yılında İbrahim Çeçen Vakfı ve AİÇÜ tarafından hazırlanan sosyal etki raporu ile revize edilen eğitim içerikleri ve bakım paketlerinde yer alan bazı ürünler, İbrahim Çeçen Vakfı’nın İskenderun’daki konteyner kentinde üretim yapan depremzede kadınlar tarafından hazırlandı. Bu sayede üretim süreciyle afet sonrası kalkınmaya destek sağlanıyor. Yaşama İlk Adım, Proje için aktif çalışan AİÇÜ Ebelik Bölümü Öğrencilerine, saha deneyimi sağlayarak nitelikli eğitime katkı sağlamaya devam ediyor. 2021 Yılında Öğrenci Kulübü Projesi olarak başlayan ve 2026 itibarıyla 4. yılına giren proje, öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincini, toplumsal fayda ve gönüllülüğü destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuk Diş Hekimliğinde Teknolojik Çözümler ‘Korkusuz’ Tedaviyi Mümkün Kılıyor!  Haber

Çocuk Diş Hekimliğinde Teknolojik Çözümler ‘Korkusuz’ Tedaviyi Mümkün Kılıyor! 

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, özellikle çocuk diş tedavilerinde kullanılan yeni nesil dental yaklaşımların ağrı, iğne korkusu ve kaygı üzerindeki etkileri etkileri hakkında bilgi verdi. Çocuklukta yaşanan diş hekimi deneyimleri, yaşam boyu ağız ve diş sağlığını etkiliyor! Çocukluk çağında edinilen diş hekimi deneyimlerinin, bireyin yaşamı boyunca ağız ve diş sağlığına yönelik tutumunu şekillendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Birçok bireyde görülen diş hekimi korkusunun temelinde çoğunlukla ağrı algısı ve enjeksiyon kaygısı yer alır.” dedi. Özellikle erken yaşlarda yaşanan zorlayıcı tedavilerin, olumsuz klinik deneyimler ve iğneye bağlı korkuların, ilerleyen dönemlerde dental fobi gelişimine zemin hazırlayabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şen, bu nedenle güncel pedodontik yaklaşımların temel amacının; çocuk hastalara ağrısız, güvenli ve konforlu bir tedavi ortamı sunarak, yaşam boyu ağız ve diş sağlığı uygulamalarına uyumu artırmak olduğunu ifade etti. Yeni nesil dental yaklaşımlarla çocukların tedaviye uyumu kolaylaşıyor! Geleneksel diş tedavilerinde en önemli kaygı unsurunun, lokal anestezinin uygulanma şekli ve uygulama sırasında hissedilen basınç olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Klasik enjektör sistemlerinde özellikle alt çene bölgesinde yeterli anestezi sağlamak amacıyla daha karmaşık ve zor tekniklere ihtiyaç duyulabilir.” dedi. Bu durumun, yalnızca ilgili diş bölgesinin değil; dudak, yanak ve çevre yumuşak dokuların da uzun süre uyuşmasına neden olabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şen, şunları söyledi: “Sonuç olarak çocuk hastalarda istemsiz dudak veya yanak ısırıkları, buna bağlı ödem, şişlik ve doku travmaları görülebilir. Ayrıca geleneksel yöntemlerde anestezik solüsyonun dokuya manuel basınçla verilmesi, işlem sırasında ağrı ve rahatsızlık hissinin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu durum özellikle çocuk hastalarda tedaviye karşı direnç gelişmesine ve işlemlerin yarıda bırakılmasına neden olabilir. Gelişen teknoloji ile birlikte, pedodonti alanında da daha modern ve hasta dostu uygulamalar ön plana çıktı. Dijital anestezi sistemleri gibi yenilikçi yöntemler sayesinde enjeksiyon sırasında oluşan ağrı, iğne korkusu ve stres belirgin ölçüde azaltılabiliyor. Bu sayede çocukların tedaviye adaptasyonu kolaylaşırken, klinik süreç hem hasta hem de ebeveyn açısından daha kontrollü ve konforlu ilerliyor. Yeni nesil dental yaklaşımlar, çocukların diş hekimiyle olumlu bir bağ kurmasına olanak tanıyor ve bu da ilerleyen yaşlarda ağız ve diş sağlığını önemseyen bireylerin yetişmesine önemli katkı sağlıyor.” İlacın kontrollü verilmesi ağrıyı azaltıyor! Dijital anestezinin, lokal anestezik solüsyonun doku içerisine, bilgisayar kontrollü bir mikroişlemci aracılığıyla, önceden programlanmış sabit hız ve basınçta iletilmesini sağlayan modern bir anestezi yöntemi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bilgisayar destekli sistem, hastanın doku direncine göre anestezik maddenin miktarını otomatik olarak ayarlayarak ilacı yavaş ve kontrollü şekilde iletir.” dedi. Bu sayede işlem sırasında ağrı ve yanma hissinin büyük ölçüde ortadan kalktığını; çoğu hastada yalnızca hafif bir temas hissi oluştuğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şen, “Dijital anestezi cihazı genellikle kalem formunda, ergonomik ve ışıklı bir tasarıma sahiptir. Bu yapı, çocuk hastalarda korkuya neden olan klasik enjektörlü iğne görünümünü ortadan kaldırarak tedaviye psikolojik uyumu artırır. Özellikle dental fobi veya iğne korkusu bulunan çocuklar açısından daha güven verici bir uygulama sunar. Cihazın ucunda oldukça ince ve kısa bir iğne yer alır, bu da enjeksiyon hissinin minimum düzeyde algılanmasını sağlar. Ayrıca uygulama sırasında cihazdan yayılan hafif müzik, çocuğun dikkatini dağıtarak kaygı düzeyinin azalmasına katkı sağlar. Çocuk diş hekimi, çocuğu koltuğa aldığında, çocuğa ‘dişine sihirli bir kalemle dokunacağını’ veya ‘dişini uyutacağını’ anlatarak güven sağlar. Böylece klinik ortam daha sakin algılanır, tedaviye uyum artar ve ilerleyen dönemlerde diş hekimi korkusu gelişme riski belirgin şekilde azalır.” açıklamasını yaptı. Dijital anestezi, iğne korkusu olan çocuklarda tedavi konforunu artırıyor! Dijital anestezinin dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi gibi lokal anestezi gerektiren pek çok dental işlemde uygulanabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bununla birlikte bazı hasta gruplarında özellikle belirgin avantaj sağlar. Önceden olumsuz deneyim yaşamış veya iğne korkusu bulunan çocuklarda güven duygusunun yeniden oluşturulmasında etkili olur. Kooperasyonun sınırlı olduğu özel gereksinimli bireylerde tedavi konforunu artırarak süreci kolaylaştırır. Dudak ve yanak ısırma riskinin yüksek olduğu çocuklarda, uyuşukluğun sınırlı tutulması açısından tercih edilir.” dedi. Dijital anestezinin ebeveynler ve çocuklar tarafından sıklıkla tercih edilmesinin başlıca nedenlerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şen, “Klasik metal enjektör görünümü bulunmadığından, çocuk uygulama sırasında iğne yapıldığını fark etmeyebilir. Anestezik solüsyonun dokuya iletimi bilgisayar denetiminde gerçekleştiği için basınç hissi, yanma ve rahatsızlık belirgin şekilde azalır. Dijital sistemler, yalnızca ilgili diş çevresinin uyuşturulmasını mümkün kılar. Böylece dudak, dil ve yanakta uzun süreli ve rahatsız edici hissizlik oluşma olasılığı düşer. Uyuşukluğun daha kontrollü olması sayesinde tedavi sonrasında dudak veya yanak ısırılmasına bağlı doku hasarı riski azalabilir. Anestezinin etki süresi genellikle kısa olduğundan, tedavi öncesi bekleme zamanı kısalır.” şeklinde konuştu. Dijital anestezi tek başına yeterli değil! Dijital anestezinin genel anesteziye alternatif olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Dijital anestezi, yalnızca lokal anestezi uygulamalarında kullanılan konfor artırıcı bir yöntemdir ve hastanın tedavi sürecine belirli düzeyde uyum göstermesini gerektirir. Genel anestezi ise; kooperasyonun sağlanamadığı, ileri düzey korku ve kaygı bulunan, dental ünitte oturmayı reddeden ya da özel gereksinimi olan bireylerde tercih edilen bir yaklaşımdır.” dedi. Dijital anestezinin, tedavi sürecini kolaylaştıran ileri bir teknoloji olduğunu yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şen, şu uyarıyla sözlerini tamamladı: “Ancak tek başına yeterli değildir. Uygulamanın başarısı; hekimin klinik deneyimi, çocuğun bireysel özellikleri ve ailenin yaklaşımı ile birlikte değerlendirilmeli. Bu nedenle çocuğa ‘hiç acımayacak’ ya da ‘iğne yapılmayacak’ gibi kesin ifadeler yerine, ‘dişler uyuşturulacak’ veya ‘hafif bir gıdıklanma hissedebilirsin’ gibi daha gerçekçi ve güven verici açıklamalar yapılması önerilir.”

Dev Rotasyon: 26 İlin Valisi Değişti! Haber

Dev Rotasyon: 26 İlin Valisi Değişti!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe giren yeni kararnameye göre, Türkiye genelinde 26 ilde valilik makamında önemli değişikliklere gidildi. Karar kapsamında 19 ilin valisi değişirken, 7 ilin valisi ise "vali-mülkiye başmüfettişi" olarak merkeze alındı. Merkeze Çekilen Valiler (7 İl) Aşağıdaki illerin valileri, kararname ile merkeze alınarak vali-mülkiye başmüfettişliği görevine getirildi: Düzce Valisi: Selçuk Aslan Iğdır Valisi: Ercan Turan Aksaray Valisi: Mehmet Ali Kumbuzoğlu Yalova Valisi: Hülya Kaya Eskişehir Valisi: Hüseyin Aksoy Denizli Valisi: Ömer Faruk Coşkun Trabzon Valisi: Aziz Yıldırım 19 İlde Yeni Atama ve Yer Değişikliği Kararname ile birçok vali farklı illere atanırken, kaymakamlık ve genel müdürlük düzeyinden de yeni isimler valilik makamına getirildi: İller Arası Rotasyon (Valilikten Valiliğe): Mehmet Fatih Çiçekli: Karaman'dan Ardahan'a Mustafa Fırat Taşolar: Çankırı'dan Iğdır'a Cahit Çelik: Niğde'den Bingöl'e Mustafa Koç: Ağrı'dan Giresun'a Hayrettin Çiçek: Ardahan'dan Karaman'a Ahmet Hamdi Usta: Bingöl'den Yalova'ya Tahir Şahin: Kilis'ten Trabzon'a Mehmet Makas: Kırıkkale'den Düzce'ye Mehmet Fatih Serdengeçti: Giresun'dan Osmaniye'ye Erdinç Yılmaz: Osmaniye'den Eskişehir'e Yavuz Selim Köşger: Adana'dan Denizli'ye Mustafa Yavuz: Karabük'ten Adana'ya Bürokrasiden Valiliğe Atanan Yeni İsimler: Murat Duru (Ankara-Çankaya Kaymakamı): Aksaray Valisi Ömer Kalaylı (İstanbul-Sarıyer Kaymakamı): Kilis Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim (Mülkiye Başmüfettişi): Kırıkkale Valisi Oktay Çağatay (Mülkiye Başmüfettişi): Karabük Valisi Nedim Akmeşe (Personel Genel Müdürü): Niğde Valisi Hüseyin Çakırtaş (Eğitim Daire Başkanı): Çankırı Valisi Önder Bozkurt (AFAD Başkan Yardımcısı): Ağrı Valisi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İçe Basma Çocukluk Döneminde Sık Görülüyor Haber

İçe Basma Çocukluk Döneminde Sık Görülüyor

Yürüyen ya da koşan çocuğun ayaklarının düz değil, içe doğru dönük olmasıyla fark edilen bu durumun halk arasında “güvercin ayaklılık” olarak adlandırıldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Akmaz, “Ebeveynlerin ortopedi muayenesine en sık başvurma nedenlerinden biri, çocuğun ayaklarını içe doğru basarak yürümesidir. Bu durumun kalıcı bir sorun yaratacağından endişe edilse de çoğu vakada içe basma kendiliğinden düzelir ve tedavi gerektirmez” şeklinde bilgi verdi. İçe basma ilk olarak ayak tabanını etkiler ve bu durum ayak tabanındaki kaslar ile yumuşak dokular üzerinde baskı oluşturarak ağrı, yanma ya da uyuşma gibi şikâyetlere yol açabilir. Sağlıklı çocuklarda içe doğru basmanın çoğu zaman büyümenin doğal bir parçası olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Akmaz, “Bu durum en sık bacak kemiğinin içe dönük yapısından kaynaklanır ve özellikle küçük yaşlarda daha belirgin görülür. Bazı çocuklarda dizler düz baksa bile kaval kemiğinin yapısına bağlı olarak ayaklar içe dönebilir. Bebeklerde ise anne karnındaki duruş nedeniyle ayaklar doğuştan hafif içe kıvrık olabilir. Kasların gergin ya da zayıf olması da yürüyüşü etkileyebilir. Tedavi için çoğu zaman özel ayakkabı ya da atel gerekmez, basit egzersizlerle düzelme görülür. Bale, binicilik, dövüş sanatları ve kurbağa stili yüzme gibi ayakların dışa doğru kullanıldığı aktiviteler de bu süreci destekleyebilir” dedi. Kalıtsal hastalık şüphesi ortadan kaldırılmalı Bazı çocuklarda içe basma, büyümenin doğal bir parçası olmaktan ziyade daha ciddi bir sağlık sorununun belirtisi de olabilir diyen Akmaz, “Bu nedenle yapılan muayenenin amacı; çocuğun sinir ve kas sisteminin normal çalıştığından emin olmak, doğum ve gelişim sürecini değerlendirmek ve içe basmanın iyi huylu bir durum olup olmadığını ayırt etmektir. Hekim, çocuğun hareketlerini ve kas gücünü incelerken ailede kas ya da sinir sistemiyle ilgili kalıtsal bir hastalık öyküsü olup olmadığını da sorgulayarak nadir ama önemli olasılıkları ortadan kaldırmayı hedefler” dedi.

Elektrikli Araçların Yol Arkadaşı Myz Co Charge 1 Yılda 5 Ton Karbon Salımını Önledi Haber

Elektrikli Araçların Yol Arkadaşı Myz Co Charge 1 Yılda 5 Ton Karbon Salımını Önledi

Çevreye değer katan vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Zeren Group, MYZ Co Charge markasıyla mobilite sektöründe çevreci bir dönüşüm sağlıyor. Türkiye genelinde 54 şarj ünitesiyle hizmet veren MYZ Co Charge, bireysel kullanıcıların yanı sıra ticari alanlarda da kullanılabilen çözümleriyle dikkat çekiyor. Son bir yılda MYZ Co Charge’ın elektrikli araçlara sağladığı enerji sayesinde 5 tonun üzerinde karbon emisyonu engellenirken, altyapının yeni yatırımlar ve iş birlikleriyle daha da genişletilmesi planlanıyor. ‘DAHA YEŞİL BİR GELECEK’ Zeren Group Operasyonlar ve Dış İştirakler Direktörü Çağla Tepe, çevreye duyarlı ulaşıma destek sağlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Elektrikli araçlar için kurduğumuz her altyapı, aslında daha yeşil bir geleceğin yapı taşlarını oluşturuyor. Amacımız yalnızca araçların enerjiye erişimini sağlamak değil; karbon salımını azaltan çözümlerimizle çevreye duyarlı ulaşım kültürünü de yaygınlaştırmak. Bu yaklaşımımızla hem bireysel kullanıcıların hem de toplumun sürdürülebilir yaşam biçimlerine geçişini destekliyoruz. MYZ Co Charge’la, Zeren Group’un insana ve çevreye değer katan vizyonunu geleceğe taşıyarak Türkiye’den başlayıp uluslararası pazarlara uzanan bir dönüşüme öncülük etmek istiyoruz.” diye konuştu. YENİ YATIRIMLAR YOLDA MYZ Co Charge, elektrifikasyonun hız kazandığı yeni mobilite çağında dijital altyapı ve kullanıcı dostu uygulamaları sayesinde rezervasyon, erişim ve ödeme kolaylığı sağlıyor. Marka, yakın dönemde Ağrı, Ankara ve Balıkesir’de devreye alınacak yeni istasyonlarla daha geniş bir coğrafyada kullanıcılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bel Ağrısı Bel Kaymasının Belirtisi Olabilir! Haber

Bel Ağrısı Bel Kaymasının Belirtisi Olabilir!

Kayan kemiğin sinirlere bası yapması durumunda bacaklarda ağrı, uyuşukluk ve kuvvetsizlik görülebileceğini dile getiren Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, “Daha ileri vakalarda idrar ve büyük abdest kontrolünde sorunlar yaşanabilir.” dedi. Yaşlanmaya bağlı disk ve eklem değişikliklerinin en yaygın nedenler arasında olduğunu aktaran Prof. Dr. Yaman, travmalar ve doğuştan gelen anatomik farklılıkların da bel kayması oluşumunda etkili olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Yaman ayrıca, erken tanı ve doğru tedavinin, komplikasyonların önlenmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, bel kaymasının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Bel kayması farklı belirtiler gösterebilir! Bel kaymasının, alt omurlardan birinin diğerinin üzerine kayması sonucu ortaya çıkan klinik bir durum olduğunu aktaran Prof. Dr. Onur Yaman, “Kayan kemiğin veya diskin omuriliğe ya da bacağı besleyen sinirlere bası yapması, çeşitli belirtilere yol açabilir.” dedi. Bel kaymasının en sık görülen belirtisinin bel ağrısı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaman, “Kayan kemiğin sinirlere bası yapması durumunda bacaklarda ağrı, uyuşukluk ve kuvvetsizlik görülebilir. Daha ileri vakalarda idrar ve büyük abdest kontrolünde sorunlar yaşanabilir.” şeklinde konuştu. Yaşlanmaya bağlı sorunlar bel kaymasının en sık görülen nedeni! Bel kaymasının çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini kaydeden Prof. Dr. Onur Yaman, “Yaşlanmaya bağlı olarak disk ve eklemlerde meydana gelen değişiklikler bel kaymasının en sık görülen nedenlerindendir.” dedi. Ayrıca travmaların da bel kaymasına yol açabileceğine işaret eden Prof. Dr. Yaman, bazı durumlarda ise doğuştan gelen anatomik farklılıklar nedeniyle bel kaymaları gelişebileceğini ifade etti. Bel kayması, uygun tanı ve tedavi ile yönetilebilen bir durum! Bel kaymasının tedavisinde hem konservatif hem de cerrahi yöntemler uygulanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Onur Yaman, “Konservatif tedavide bel ve kalça kaslarını güçlendiren egzersizler, korse kullanımı ve ağrıya yol açan nedenin ortadan kaldırılması amaçlanır.” dedi. Bu yöntemlerin, birçok hastada cerrahiye gerek kalmadan semptomların kontrol altına alınmasını sağladığının altını çizen Prof. Dr. Yaman, sözlerini şöyle tamamladı: “Cerrahi tedavi ise, konservatif yöntemlerle şikayetleri geçmeyen veya nörolojik defisiti olan hastalarda uygulanır. Cerrahi endikasyonu, özellikle bacaklarda kuvvetsizlik, idrar kontrol problemleri ve uzun süreli ağrı şikayetleri belirler. Bel kayması, uygun tanı ve tedavi ile yönetilebilen bir durumdur. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, komplikasyonların önlenmesi açısından büyük önem taşır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.