Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağrı Kesici

Kapsül Haber Ajansı - Ağrı Kesici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağrı Kesici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Azerbaycan'ın En Büyük İlaç Fabrikası Türk Yatırımıyla Faaliyete Geçti Haber

Azerbaycan'ın En Büyük İlaç Fabrikası Türk Yatırımıyla Faaliyete Geçti

Türk ilaç şirketi GEN İlaç öncülüğünde Azerbaycan'da hayata geçirilen Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations ilaç üretim tesisi faaliyete geçti. Azerbaycan'ın en büyük ilaç üretim tesisi olan fabrikanın açılışı, 5 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla gerçekleştirildi. Bakü yakınlarındaki Pirallahı Sanayi Parkı'nda 5,2 hektarlık alanda kurulan tesis, yıllık 60 milyon kutu ilaç ile yaklaşık 2,5 milyar tablet ve kapsül üretim kapasitesine sahip. İki yıldan kısa sürede tamamlanan tesisin, Azerbaycan'ın ilaçta yerel üretim kapasitesinin güçlendirilmesine ve ülkenin stratejik sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations'ın ortaklık yapısında GEN İlaç yüzde 66 ile ana yatırımcı olarak yer alırken, Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı'na bağlı Azerbaycan İş Geliştirme Fonu yüzde 29, SIA Pharmaceuticals ise yüzde 5 paya sahip. Toplam proje değeri 113,9 milyon manat olan yatırım, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin sağlık sektöründeki önemli örneklerinden birini oluşturuyor. "Yatırım yapmaya, sağlık için üretmeye ve büyümeye devam ediyoruz" GEN Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Gülmüş, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Dünyada ve bölgemizde yaşanan zorlu gelişmelere rağmen GEN olarak yatırım yapmaya, sağlık için üretmeye ve sürdürülebilir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Azerbaycan'da hayata geçirdiğimiz bu tesis, yalnızca yeni bir üretim yatırımı değil; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü iş birliğinin sağlık alanındaki somut bir yansıması ve GEN'in uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Önceliğimiz, Azerbaycan sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu, hayati öneme sahip ilaçların yerel üretimini gerçekleştirmek. Bununla birlikte buradaki üretim gücünü zaman içerisinde bölge ülkelerine de taşıyarak daha geniş bir coğrafyada hastaların ilaca erişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bilim, üretim ve güçlü iş birliklerinden aldığımız güçle global ölçekte faaliyet gösteren bir ilaç şirketi olma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz." İlk hedef 2027'de 50 ilaç Tesiste öncelikli olarak Azerbaycan sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu ilaçların yerel olarak üretilmesi planlanıyor. Kardiyoloji, nöroloji, üroloji, diyabetoloji ve gastroenteroloji başta olmak üzere farklı tedavi alanlarında kullanılan ilaçların yanı sıra ağrı kesici ve antibiyotiklerin de üretimi gerçekleştirilecek. Tesis için belirlenen ilk önemli hedef, 2027 yılı içerisinde 50 ilacın üretime alınması. Orta vadeli planda ise üretim kapasitesinin ve ürün çeşitliliğinin hızla artırılarak beş yıl içerisinde 500'ün üzerinde ilacın üretiminin yerelleştirilmesi hedefleniyor. Azerbaycan'dan bölge ülkelerine ihracat hedefi Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations yalnızca Azerbaycan pazarına yönelik bir üretim tesisi olarak değil, bölgesel bir ilaç üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırılıyor. Tesiste üretilecek ilaçların Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Özbekistan, Kazakistan, Gürcistan ve diğer ülkelere ihraç edilmesi planlanıyor. Böylece tesisin Azerbaycan'ın ilaç üretim kapasitesinin geliştirilmesinin yanında ülkenin bölgesel ilaç tedarik zincirindeki rolünün güçlendirilmesine de katkıda bulunması amaçlanıyor. Yıllık 60 milyon kutu üretim kapasitesi Yüksek teknolojiyle donatılan tesiste ABD, Japonya, Almanya, İsviçre, Çin, Danimarka, İsveç ve Türkiye'nin önde gelen üreticilerine ait ekipmanlar kullanılıyor. 5,2 hektarlık alan üzerine kurulan fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 60 milyon kutuya, tablet ve kapsül bazında ise yaklaşık 2,5 milyar adede ulaşıyor. Tesiste 178 kişiye sürekli istihdam sağlanması öngörülüyor. Üretimin yanı sıra bilimsel gelişim ve nitelikli insan kaynağının desteklenmesi de yatırımın önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Tesis bünyesinde Karabağ Üniversitesi ve Azerbaycan Tıp Üniversitesi için resmi eğitim üsleri oluşturularak eğitim ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye-Azerbaycan iş birliğinde yeni bir stratejik adım GEN'in Azerbaycan yatırımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir üretim adımı olurken, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü ekonomik ilişkilerin sağlık ve ilaç sanayisindeki yansımasını da ortaya koyuyor. Hayati öneme sahip ilaçların yerel üretiminin artırılması, ürün portföyünün hızla genişletilmesi ve Azerbaycan'dan çevre ülkelere ihracat yapılması hedefleri doğrultusunda tesisin, önümüzdeki dönemde bölgenin önemli ilaç üretim merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hamilelikte Ağrı Kesici Kullanımı Otizme Neden Olur Mu? Haber

Hamilelikte Ağrı Kesici Kullanımı Otizme Neden Olur Mu?

Özellikle sosyal medya ve çeşitli açıklamalar, bilimsel gerçeklikten uzak yorumlarla kafa karışıklığına neden olabiliyor. Uzmanlar, doğru bilgiye ulaşmanın ve tedavi kararlarını hekimle birlikte vermenin önemine dikkat çekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Burcu Ece Kök Özyürek, gebelikte ağrı kesici kullanımı ve otizmle ilişkisine dair bilgiler verdi. Tedaviden kaçınmak daha büyük risk oluşturabilir Gebelikte kullanılan ağrı kesicilerin otizme yol açabileceğine dair iddialar her zaman gündeme gelmektedir. Bu tür söylemler, özellikle anne adaylarında her zaman ciddi bir kaygı oluşturur. Gebelik zaten başlı başına hassas bir süreçtir ve yanlış ya da eksik bilgiler bu dönemi gereksiz yere daha zor hale getirebilir. Burada önemli bir denge var. Sadece endişe nedeniyle tedaviden kaçınmak, bazen ilacın kendisinden daha fazla risk yaratabilir. Gebelikte ateşin kontrol altına alınmaması ya da şiddetli ağrının tedavi edilmemesi hem anne hem de bebek açısından olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle “hiç kullanmamak daha güvenlidir” yaklaşımı her zaman doğru değildir. Bilimsel veriler endişeyi desteklemiyor Burada en önemli soru şu: Bilimsel veriler bu iddiaları destekliyor mu? The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir analiz, bu konuyu detaylı şekilde ele aldı. Çok sayıda çalışmanın birlikte değerlendirildiği bu araştırmada, gebelikte parasetamol kullanımının çocuklarda otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya zihinsel gelişim sorunlarıyla anlamlı bir ilişkisi gösterilmedi. Bu sonuçlar, mevcut tıbbi kılavuzlarla da uyumlu. Parasetamol, gebelikte ateş ve ağrı tedavisinde güvenli kabul edilen ve sıklıkla ilk tercih edilen ilaçlardan biri olmaya devam etmektedir. Her gebelik özeldir kararı doktorunuzla verin Her anne adayının sağlık durumu farklıdır. Bu yüzden ilaç kullanımıyla ilgili kararlar genel bilgilerle değil, kişiye özel değerlendirmelerle verilmelidir. Bir ilacı kullanıp kullanmama kararını sosyal medyaya göre değil, sizi takip eden hekiminizle birlikte verin. Çünkü doğru karar, risk ve faydanın birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkar. Stres ve kaygı da sağlığı etkiler Gebelik yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal olarak da hassas bir dönemdir. Artan stres ve kaygının, hem anne hem de bebek üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilimsel olarak biliniyor. Yanlış bilgilerle oluşan gereksiz korkular, anne adaylarının ihtiyaç duydukları tedaviden uzaklaşmasına neden olabilir. Otizmin tek bir nedeni yok Otizm spektrum bozukluğu, tek bir nedene bağlı gelişen bir durum değildir. Genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığı karmaşık bir süreçtir ve hala araştırılmaktadır. Bu nedenle tek bir ilacı sorumlu göstermek bilimsel gerçeklerle örtüşmez. Gebelikte karşılaştığınız her sağlık durumunda en doğru yaklaşım; güvenilir bilgiye dayanmak ve hekiminizle birlikte hareket etmektir. Doğru bilgi sizi gereksiz kaygıdan korur; doğru tedavi ise hem sizi hem bebeğinizi korur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sessiz İlerleyen Böbrek Yetmezliği 7 Sinyal Veriyor Haber

Sessiz İlerleyen Böbrek Yetmezliği 7 Sinyal Veriyor

Bu nedenle erken belirtiler genellikle fark edilmiyor ya da farklı nedenlere bağlanıyor. Oysa erken dönemde yapılan basit kan ve idrar testleri, geri dönüşü zor olan böbrek hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Kronik böbrek yetmezliği hem dünyada hem de ülkemizde giderek artan bir halk sağlığı sorunu olarak görülüyor. Diyabet ve hipertansiyon en sık nedenler arasında yer alıyor. Erken dönemde tanı konulmadığında süreç diyaliz ya da böbrek nakline kadar ilerliyor. Böbrekler Hasar Gördüğünde Vücut Sinyal Veriyor Böbrekler yalnızca idrar üretmiyor, kanı süzüyor, toksinleri uzaklaştırıyor, sıvı ve elektrolit dengesini sağlıyor, D vitamini aktivasyonunda rol oynuyor ve kan basıncını düzenliyor. Fonksiyon kaybı başladığında bu sistemlerin tamamı etkileniyor. Nefroloji Hekimi Doç. Dr. Osman Z. Şahin, böbrek hastalıklarının erken evrede sinsi seyrettiğini belirtiyor ve “Hastalar çoğu zaman şikayetleri başka nedenlere bağlıyor. Oysa vücudun verdiği küçük sinyaller böbrek fonksiyonlarında azalmaya işaret ediyor” diyor. Böbrek Yetmezliğinin 7 Erken Belirtisi Doç. Dr. Şahin, aşağıdaki belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor: Sabah Göz Kapaklarında Şişlik Böbreklerin protein tutma fonksiyonu bozulduğunda idrarla protein kaybı oluşuyor. Kandaki protein düzeyi düştüğünde sıvı dokulara geçiyor ve özellikle sabah saatlerinde göz kapaklarında şişlik görülüyor. Gün içinde azalması yanıltıcı oluyor. Gece Sık İdrara Çıkma Böbrekler normalde gece saatlerinde daha konsantre idrar üretiyor. Fonksiyon bozulduğunda bu yetenek azalıyor ve gece idrara çıkma artıyor. Özellikle yeni başlayan ve giderek sıklaşan noktüri önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Köpüklü İdrar İdrarda kalıcı ve belirgin köpük oluşması protein kaçağını düşündürüyor. Proteinüri, kronik böbrek hastalığının en erken ve en önemli bulgularından biri olarak kabul ediliyor. Basit bir idrar tahlili ile tespit ediliyor. Nedensiz Halsizlik ve Çabuk Yorulma Böbrekler eritropoetin adı verilen ve kemik iliğinde kan üretimini uyaran hormonu salgılıyor. Fonksiyon azaldığında kansızlık gelişiyor. Ayrıca kanda biriken toksinler yorgunluk hissine neden oluyor. Uzun süren halsizlik böbrek fonksiyon testleri ile değerlendiriliyor. Bacaklarda ve Ayak Bileklerinde Ödem Sodyum ve su dengesinin bozulması vücutta sıvı birikimine yol açıyor. Özellikle gün sonunda belirginleşen ayak bileği şişlikleri ve çorap izi kalması önemli bir bulgu olarak görülüyor. İştahsızlık ve Mide Bulantısı Kandaki üre ve kreatinin gibi atık maddelerin artışı mide bulantısına, ağızda metalik tada ve iştahsızlığa neden oluyor. Bu belirtiler ilerleyen evrelerde daha belirgin hale geliyor ancak erken dönemde hafif şikayetler şeklinde başlıyor. Kontrol Altına Alınamayan Yüksek Tansiyon Böbrekler kan basıncının düzenlenmesinde temel rol oynuyor. Dirençli hipertansiyon hem böbrek hastalığının nedeni hem de sonucu olarak ortaya çıkıyor. Üçlü ilaç tedavisine rağmen düşmeyen tansiyon böbrek açısından araştırma gerektiriyor. Risk Faktörü Olanlar İçin Kontrol Şart Diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kalp-damar hastalığı bulunanlar, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar ve uzun süre ağrı kesici kullananlar risk grubunda yer alıyor. Doç. Dr. Şahin, özellikle risk grubundaki kişilerin yılda en az bir kez kreatinin, GFR ve idrar tahlili yaptırması gerektiğini ifade ediyor. “Kronik böbrek hastalığı erken dönemde tespit edildiğinde ilerleme hızı ciddi şekilde yavaşlıyor” diyor. Erken Tanı Böbrek Sağlığını Koruyor Kronik böbrek hastalığı beş evrede ilerliyor. İlk üç evrede genellikle belirgin şikayet görülmüyor. Dördüncü ve beşinci evrede diyaliz ihtiyacı doğuyor. Ancak erken evrede tanı konulan hastalarda kan şekeri ve tansiyon kontrolü, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü ve uygun ilaç tedavisi ile süreç uzun yıllar stabil seyrediyor. Çakmak Erdem Hastanesi’nden Nefroloji Hekimi Doç. Dr. Osman Z. Şahin, “Böbrek hastalıkları sessiz ilerliyor ancak sonuçları ağır oluyor. Basit bir kan ve idrar testi erken tanı sağlıyor. Risk grubunda yer alan herkesin düzenli kontrol yaptırması gerekiyor” diyerek farkındalık çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.