Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ahlak

Kapsül Haber Ajansı - Ahlak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahlak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üsküdar Üniversitesi “3. Al-İ Beyt Sempozyumu” Düzenleniyor! Haber

Üsküdar Üniversitesi “3. Al-İ Beyt Sempozyumu” Düzenleniyor!

Sempozyumda, Hz. Peygamber’in evrensel mesajı, Ehl-i Beyt’in İslam medeniyetindeki yeri ve nebevî mirasın günümüz dünyasına sunduğu çözüm önerileri disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacak. Yurtiçinden ve yurt dışından çok sayıda önemli akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla gerçekleştirilecek sempozyumun sonunda “Âl-i Beyt Manifestosu” kamuoyuyla paylaşılacak. Âlemlere Rahmet Allah Resul’ünün 1500. Yılı Nebevî Mevlid anısına Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan “3. Al-İ Beyt Sempozyumu”, 26-27 Haziran 2026 tarihlerinde çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve kanaat önderini bir araya getirecek. “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” temasıyla düzenlenecek sempozyumda, Hz. Peygamber’in evrensel mesajı, Ehl-i Beyt’in İslam medeniyetindeki yeri ve nebevî mirasın günümüz dünyasına sunduğu çözüm önerileri disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacak. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumunda gerçekleştirilecek sempozyum, Hafız İbrahim Yağız’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Amman-Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, Şeyh Abdülkadir Geylani Türbesi Baş Türbedarı ve Külliyesi Mütevellisi Seyyid Afif El-Ceylani, Afroasya Üniversiteler Birliği İcra Direktörü Prof. Dr. Ashraf Abdul Rafi Al-Darfaili ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zelka gerçekleştirecek. Nebevî miras ve medeniyet tasavvuru farklı boyutlarıyla ele alınacak İki gün sürecek sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda Hz. Muhammed’in (sav) bıraktığı medeniyet mirası, Ehl-i Beyt’in İslam düşüncesindeki yeri, aile, ahlak, eğitim, tasavvuf, hukuk, iletişim, sosyal hayat ve çağdaş sorunlar gibi birçok konu uzman isimler tarafından değerlendirilecek. Sempozyumun birinci oturumu, Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP) Üyesi Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç’in başkanlığında gerçekleştirilecek. Oturumda ilk olarak Prof. Dr. İbrahim Özdemir, çevrim içi olarak "Rahmet Medeniyeti: Hz. Peygamber'in Evrensel Mirası ve Medeniyet İnşasındaki Kurucu Rolü" başlıklı sunumunu yapacak. Ardından Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Beki, Hz. Muhammed’in (sav) akılları, ruhları, kalpleri ve nefisleri fetih ve teshir etmesini ele alacak. Dr. İhsan Ünlü ise "Tarih Boyunca Ehl-i Beyt’in Ümmete Rol Model Aile Olması" konulu sunumuyla oturumda yer alacak. Öğle arasının ardından gerçekleştirilecek ikinci oturuma Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç başkanlık edecek. Oturumda Prof. Dr. Gülgün Uyar, "İslam Tarihinde Ehl-i Beyt: Alî-Fatıma Evlâdı" başlıklı sunumunu gerçekleştirecek. Dr. Kerim Güç, Anadolu Halvetîliğinde Ehl-i Beyt sevgisi ve İmâm Alî’nin manevî otoritesinin inşasını değerlendirecek. Dr. İlahe Memmedova Kurşun, sûfîlerin Ehl-i Beyt tasavvurunu "Vâris-i Muhammedî Olarak Ehl-i Beyt-i Mustafâ" başlığı altında ele alırken, Doç. Dr. Gencal Şenyayla ise Ehl-i Beyt kavramının tarihsel süreçte geçirdiği anlam ve kapsam dönüşümünü anlatacak. Oturum, başkanın değerlendirmesiyle sona erecek. Dijital çağdan ahlak krizine kadar güncel meseleler tartışılacak Sempozyumun ilerleyen oturumlarında nebevî mirasın günümüz dünyasındaki yansımaları da ele alınacak. Fuzûlî’nin Hadîkatü’s-Süedâ’sında Kerbelâ hakikati ve Ehl-i Beyt sevgisi, fıkhın ahlak ve medeniyet inşasındaki rolü ile dijital çağın anlam krizine karşı nebevî hikmet anlayışı gibi konular akademisyenler tarafından değerlendirilecek. Ayrıca vakıf medeniyeti, şifahaneler, bağımlılık olgusu ve Kur’an’daki embriyolojik kavramlar gibi farklı alanlarda gerçekleştirilecek sunumlarla nebevî mirasın bilimsel, sosyal ve kültürel boyutları ele alınacak. Eş zamanlı oturumlarda aile, eğitim ve Ehl-i Beyt sevgisi konuşulacak Sempozyum kapsamında Z-21 Salonu’nda gerçekleştirilecek eş zamanlı oturumlarda da nebevî mirasın farklı yönleri tartışılacak. Bu kapsamda Hz. Muhammed’in (sav) aile hayatının çağdaş aile krizlerine sunduğu örneklik, nübüvvet perspektifinden din eğitiminin yeniden inşası, yetim çocuklara yönelik yaklaşımın toplumsal dönüşümdeki rolü ve ideal aile modeli gibi konular ele alınacak. Osmanlı düşünce ve edebiyatında Ehl-i Beyt sevgisi, adil yönetici anlayışı, nübüvvet ve ahlak ilişkisi gibi başlıkların yanı sıra Mekke, Medine ve Kudüs’ün nübüvvet perspektifinden değerlendirilmesi, Hicret sonrası Medine’deki sosyo-politik dönüşüm ve erken İslam literatüründe bilgi-bilgelik anlayışı da uzman isimler tarafından incelenecek. Uluslararası katılımcılar da sempozyumda yer alacak Sempozyumun İngilizce ve çevrim içi gerçekleştirilecek uluslararası oturumlarında farklı ülkelerden akademisyenler nebevî mirasın evrensel boyutlarını ele alacak. Hz. Muhammed’in (sav) hayatının İslam eğitimindeki yeri, Hz. Hatice’nin İslam medeniyetinin kuruluş sürecindeki rolü ve Kur’an ile sünnet çerçevesinde örnekliğin insan ilişkilerindeki önemi gibi konular uluslararası katılımcılar tarafından değerlendirilecek. İkinci günün gündeminde medeniyet, epistemoloji ve yapay zekâ var Sempozyumun ikinci gününde ise Hz. Muhammed’in (sav) medeniyet tasavvuru, nübüvvetin sosyo-kültürel boyutu, çağdaş epistemolojik krizler, vahiy-akıl-kalp birlikteliği, Ehl-i Beyt’in tarihsel rolü ve günümüz ahlaki sorunları farklı perspektiflerden ele alınacak. Program kapsamında ayrıca modern İslam toplumlarında bilgi ve ahlak krizi, Risale-i Nur perspektifinde Âl-i Beyt, yapay zekâ sistemlerinde ahlaki sorumluluk, çevre etiği, savaş ahlakı, dijital oyunlarda insan onuru ve iletişim etiği gibi güncel konular da tartışmaya açılacak. Âl-i Beyt Manifestosu okunacak Ulusal ve uluslararası çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla iki gün sürecek sempozyum“Âl-i Beyt Manifestosu”nun kamuoyuyla paylaşılmasıyla sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu Haber

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun iş birliğinde Beştepe Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nun kapanışında konuştu. Bugün, aile değerlerinin geleceğine ışık tutan kıymetli bir buluşmayı sona erdirdiklerini belirten Göktaş, iki gün boyunca kültür ve sanatın aileyi güçlendiren rolünü, dijital çağın fırsatlarını, risklerini ve gelecek nesillere aktaracakları ortak değerleri geniş çerçevede değerlendirdiklerini söyledi. Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun ele alınan konuları güçlü bir vizyona dönüştürdüğünü vurgulayan Göktaş, aileyi ve kültürü önceleyen bu büyük vizyonun mimarı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Ailenin, kültürün sessiz mimarı, sanatın görünmez ilham kaynağı olduğunu dile getiren Göktaş "Gelenek ailede kök salar, kimlik evde şekillenir, merhamet evde öğrenilir. Sofra, birliğin ve muhabbetin mekanıdır. Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır. Sözlü kültürden yazılı edebiyata, geleneksel mimariden modern sinemaya kadar her unsur aileyi hem değerlerimizi nesillere aktaran hem de kültürel yapıyı inşa eden kaynak olarak ele alır." dedi. "Zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor" Aileyi merkeze alan kültür politikalarının geleceğe yapılan en stratejik yatırım olduğunu kaydeden Göktaş, "Ancak aileyi kuşatan tehditler, her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir. Evlatlarımızı dijital çağın risklerinden koruyacak olan da estetik, ahlak ve irfanla buluşturacak olan da köklü değerlerinden beslenen aile iklimidir." diye konuştu. Tüm bu sorunların karşısında, aileyi güçlü kılacak bir medeniyet hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiklerinin altını çizen Göktaş, şunları paylaştı: "Aileyi merkeze alan sosyal devlet anlayışımızın hamisi sizsiniz. Bu inançla, ailenin korunması ve güçlendirilmesi yönünde yürüttüğümüz tüm çalışmalar sizin güçlü iradenizle anlam kazanmaktadır. 2025'i Aile Yılı olarak ilan etmeniz ülkemizin geleceğini aile ekseninde yeniden tahkim eden kararlılığımızın somut göstergesidir. 2025 Aile Yılı ile birlikte, Türkiye'nin dört bir yanında topyekun seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllülerin samimi katkılarıyla bu vizyon büyük bir harekete dönüştü. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu ortak gayretin ürünüdür." "Aile Yılı büyük dayanışmanın ilanı oldu" Bakan Göktaş, Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulu'nun, bu vizyonun stratejik ve sürdürülebilir temellerini güçlendiren iki önemli yeni kurumsal yapı olduğunu dile getirdi. Aile ve Gençlik Fonu'nun, gençlerin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen, geleceğe daha güvenle adım atmalarını sağlayan güçlü bir dayanak olduğunu vurgulayan Göktaş, "Doğum yardımları ve aile odaklı sosyal desteklerimiz, devletimizin her an vatandaşlarının yanında olduğunu gösteren önemli adımlardır. Memurlarımıza tanınan yarım zamanlı çalışma hakkı, aile içi dengeyi koruyan, çalışma hayatıyla aile hayatını uyumlu hale getiren kıymetli bir düzenlemedir. Ailelere ve gençlere sunulan çeşitli indirimler ve avantajlar, aile bütçesine doğrudan katkı sunan desteklerdir." değerlendirmesinde bulundu. Aileyi güçlendirmeye yönelik tüm bu adımların toplumun tüm kesimlerinde derin karşılık bulduğunu belirten Göktaş, "Bu anlamda Aile Yılı sadece bir takvim vurgusu değil, milletçe ortaya koyduğumuz birliğimizin, beraberliğimizin büyük dayanışmanın ilanı oldu. Bu güçlü sahiplenme, ailenin bu topraklarda ne kadar köklü ne kadar canlı bir değer olduğunu bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdi." ifadesini kullandı. "Kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilecek, Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun, ülkenin geleceğini güçlü bir iradeyle şekillendireceğine vurgu yapan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin aile ve dinamik nüfus yapısını sağlam temellere kavuşturan, uzun vadeli ve kararlı bir milli atılım olarak ülkemizin istikametini belirleyecektir. Mustafa Kutlu'nun hikayelerini bu salonda bulunan pek çok misafirimiz bilir. Kutlu, hikayelerinde aileyi hem güvenli bir liman hem de bir diriliş mekanı olarak anlatır. İnsanın hayata ve değerlerine tutunduğu o mütevazı evlerin aslında birer irfan harmanı olduğunu bize hatırlatır. Bizim medeniyetimiz yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir. Ailesi güçlü olan milletler, en zorlu dönemlerden güçlenerek çıkar. Çünkü aile milletimizin ortak hafızasını taşıyan, devletimizin sürekliliğini besleyen, dayanışmanın ilk ve en sağlam halkasıdır. Bu yüzden aileyi korumak, bizim için stratejik bir önceliktir." Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Aile, milletimizin bekasını ve değer dünyasını ayakta tutan en güçlü yapı taşıdır" sözünü aktaran Göktaş, şunları kaydetti: "Bize düşen görev, bu kadim anlayışı günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturmak. Aileyi her yönüyle destekleyen politikaları kararlılıkla sürdürmektir. Ailemizi güçlü kılmak ve geleceğe taşımak için kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor. Zira varlığımızın teminatı olan aileyi her türlü risk ve tehdide karşı korumak için topyekun bir seferberlik duygusuyla hareket etmemiz şart. Kültür ve sanat, değerlerimizin taşıyıcısı olan ailemizi koruyan, destekleyen, güçlendiren bir yapıda olmalıdır. Bu yüzden tüm sanatçılarımıza eserlerini bu duyguyla üretmeleri çağrısında bulunuyorum. Kültür-sanat dünyasının desteği ve gücüyle aileyi esas alan bu medeniyet hamlesini daha da taçlandırabiliriz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.