Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aidiyet Duygusu

Kapsül Haber Ajansı - Aidiyet Duygusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aidiyet Duygusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital Deneyim, Çalışan Bağlılığını Güçlendiriyor Haber

Dijital Deneyim, Çalışan Bağlılığını Güçlendiriyor

Şirketler için çalışan bağlılığı ve aidiyet duygusu her zamankinden daha kritik hale geldi. Gallup tarafından yayımlanan State of the Global Workplace raporuna göre, çalışan bağlılığı yüksek ekipler %21’e varan daha yüksek kârlılık ve belirgin şekilde daha yüksek verimlilik sağlıyor. Buna karşılık düşük bağlılık, yalnızca performansı değil, çalışan sirkülasyonunu ve kurum kültürünü de doğrudan etkiliyor. AİDİYET ANLATILARAK DEĞİL; DENEYİMLEYEREK OLUŞUR Günümüz çalışanı artık klasik etkinliklerle bağ kurmuyor. Şirketlerin yıllardır uyguladığı eğitimler, toplantılar ve etkinlikler çalışanı dinleyici konumunda bırakırken, yeni nesil çalışan yalnızca izlemek değil; sürecin parçası olmak, katkı sağlamak ve ortaya bir şey koymak istiyor. Çünkü aidiyet, anlatılarak değil, deneyimlenerek oluşuyor. Bu noktada, deneyim odaklı yeni nesil modeller öne çıkıyor. Mezo Akademi’nin geliştirdiği atölye yaklaşımı, çalışanları pasif katılımcı olmaktan çıkararak deneyimin merkezine yerleştiriyor. Katılımcılar; hareketleriyle dijital sanat eserleri oluşturuyor, sesleriyle kolektif süreçlere dahil oluyor, kelimelerden yola çıkarak ortak hikâyeler geliştiriyor ve ekip olarak somut çıktılar ortaya koyuyor. Böylece çalışanlar yalnızca bir etkinliğe katılmıyor, birlikte düşünmenin ve birlikte deneyimlemenin parçası haline geliyor. Bu süreçte kritik olan yalnızca yapılan aktivite değil, yaşanan deneyim. İnsanlar katkı sağladıkları ve parçası oldukları şeylere bağlanıyor. Birlikte deneyimlenen süreçler, çalışan ile şirket arasında klasik iletişim yöntemlerinin sağlayamadığı güçlü bir bağ kuruyor. Bu bağ, yalnızca anlık motivasyon değil; uzun vadeli aidiyet ve sahiplenme duygusu yaratıyor. Bu nedenle yeni nesil atölyeler, şirketler için “ekstra bir aktivite” değil, çalışan bağlılığını güçlendiren stratejik bir araç haline geliyor. Aynı zamanda bu tür deneyimler, şirketlerin yalnızca içeride değil dışarıda da nasıl algılandığını belirliyor. Çalışanlarını sürecin merkezine alan ve onlara deneyim alanı açan şirketler, daha inovatif ve çağdaş kurumlar olarak konumlanıyor. Mezo Akademi, sanat, teknoloji ve yaratıcı öğrenmeyi bir araya getirerek kurumlara özel deneyim tasarımları geliştiren bir platform olarak bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri oldu. Akademinin arkasındaki ekip, aynı zamanda İstanbul Dijital Sanat Festivali’ni hayata geçiren yaratıcı ekip olarak, dijital sanat ve deneyim tasarımı alanındaki uzmanlığını kurumsal dünyaya taşıyor. Bu birikimle geliştirilen deneyimler, şirketlerin çalışanlarıyla daha güçlü, daha gerçek ve daha sürdürülebilir bir bağ kurmasını sağlarken, kurum içi etkinlik anlayışını da kökten dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Ziyaretleri Ruh Sağlığını Güçlendiriyor! Haber

Bayram Ziyaretleri Ruh Sağlığını Güçlendiriyor!

Çocukların, aile büyükleriyle vakit geçirerek empati, saygı ve kimlik duygusunu geliştirebileceklerini ifade eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Yaşlı bireyler içinse bayram ziyaretleri çoğu zaman yalnızlık hissini azaltan ve sosyal görünürlüklerini artıran güçlü bir deneyim.” dedi. Dijital iletişim araçlarının mesafe olduğunda yüz yüze etkileşimi tamamlayıcı bir rol oynadığına dikkat çeken Tunçel, bayram ritüellerinin, pozitif psikoloji, mindfulness ve bağlanma temelli terapi yaklaşımlarını günlük hayatta destekleyebileceğine vurgu yaptı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bayram ziyaretlerinin çocuk, genç ve yaşlılar üzerindeki psikolojik ve duygusal etkileri ile aile bağlarını güçlendirmedeki rolü hakkında açıklamalarda bulundu. Bayram ziyaretleri, aidiyet ve bağlılığı güçlendiriyor! Bayram ziyaretlerinin bireylerin aidiyet ve bağlılık duygularını güçlendiren önemli sosyal ritüellerden biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Özellikle Ramazan Bayramı gibi kültürel ve dini bayramlarda yapılan ziyaretler, bireylerin sosyal destek ağlarını canlı tutmasına yardımcı olur.” dedi. Aile büyüklerini ziyaret etmenin bireylerde bazı duyguları tetikleyebileceğini aktaran Tunçel, “Kişi kendisini bir ailenin ve geçmişin parçası olarak hisseder bu da Aidiyet ve köklenme duygusunu açığa çıkarır. Büyüklerin yaşam deneyimlerini görmek bireyde takdir, minnettarlık ve saygı duygularını artırır. Tanıdık aile ortamı stresin azalmasına katkı sağlar, güven ve duygusal rahatlama hissedilir. Çocukluk anıları ve ortak ritüeller olumlu duyguları güçlendirir, mutluluk artar. Bu tür sosyal temaslar, psikolojide ‘koruyucu faktör’ olarak adlandırdığımız unsurlar arasında yer alır ve kişinin stresle başa çıkma kapasitesini artırabilir.” şeklinde konuştu. Bayram ziyaretleri, yaşlılara hâlâ değerli olduklarını hissettirir! Yaşlı bireyler için bayram ziyaretlerinin çoğu zaman yalnızlık hissini azaltan ve sosyal görünürlüklerini artıran güçlü bir deneyim olduğuna değinen Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Yaş ilerledikçe sosyal çevre daralabilir ve birey kendini toplumdan kopmuş hissedebilir. Bayram ziyaretleri ise yaşlı bireylere ‘sen hâlâ ailenin merkezindesin ve değerlisin’ mesajı verir.” dedi. Bu ziyaretlerin yaşlı bireyler için önemli olduğuna vurgu yapan Tunçel, “Değerli ve hatırlanmış hissetmelerini sağlar, yaşam deneyimlerini aktarma fırsatı sunar, yalnızlık ve izolasyon duygularını azaltır, yaşam doyumlarını artırabilir. Klinik gözlemler, düzenli sosyal temasın yaşlı bireylerde depresif duygulanımı azaltabildiğini ve genel psikolojik dayanıklılığı desteklediğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Aile büyükleriyle vakit geçirmek, çocukların duygusal gelişimi için çok değerli Çocuklar ve gençler için de aile büyükleriyle vakit geçirmenin, duygusal gelişim ve kimlik oluşumu açısından oldukça değerli olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel şunları söyledi: “Bu süreçte çocuklar; kuşaklar arası bağ kurmayı öğrenirler, empati ve saygı gibi sosyal beceriler geliştirirler, aile hikâyeleri aracılığıyla kimlik ve aidiyet duygusu kazanırlar, sabır, hoşgörü ve farklı yaşam deneyimlerini anlamayı öğrenirler. Ayrıca büyükanne ve büyükbabalar genellikle çocuklara koşulsuz kabul ve sıcaklık sunan figürler olabilir. Bu da çocukların duygusal güvenlik hissini güçlendirebilir.” Dijital iletişim, yüz yüze etkileşimin yerine geçen değil, onu tamamlayan bir araç! Görüntülü konuşma, mesajlaşma gibi dijital iletişim araçlarının özellikle mesafe nedeniyle ziyaretlerin mümkün olmadığı durumlarda çok değerli bir alternatif olabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak psikolojik açıdan yüz yüze etkileşimin bazı benzersiz yönleri vardır.” dedi. Yüz yüze iletişimde beden dili, sarılma, el öpme gibi dokunsal temas, ortak fiziksel ortam gibi unsurlar bulunduğunu ve bunların duygusal bağın güçlenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Tuncel, bu nedenle dijital iletişimin tam bir ‘yerine geçme’ değil, daha çok ‘tamamlayıcı bir araç’ olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Anlamlı ilişkiler ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biri! Aile bağlarını güçlendiren bayram ritüellerinin, bazı terapi yaklaşımlarının günlük hayatta uygulanmasını destekleyebileceğini de dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı: “Minnettarlık ve takdir duygularını ifade etmek pozitif psikoloji yaklaşımı, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek aile terapisi perspektifi, güvenli ilişkiler kurmayı pekiştirmek bağlanma temelli yaklaşımlar ve aileyle geçirilen anın değerini fark etmek mindfulness (farkındalık) yaklaşımlarını destekleyebilir. Kişinin anlamlı ilişkiler kurması ve sürdürmesi, ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biridir. Bayram ziyaretleri de bu ilişkileri canlı tutan önemli sosyal ve kültürel pratikler arasında yer alır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Great Place To Work® Türkiye, Best Workplaces for Women™ 2025 Raporunu Yayınladı Haber

Great Place To Work® Türkiye, Best Workplaces for Women™ 2025 Raporunu Yayınladı

Kapsayıcılık ve Adalet: Güven Kültürünün Temeli Best Workplaces for Women™ 2025 verileri, kadın çalışanların aidiyet duygusunun adalet ve kapsayıcılıkla güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan şirketlerde kadın çalışanların %85'i, "çalışanlara yaşlarına bakılmaksızın adil davran ldığını" belirtirken; bu oran liste dışı şirketlerde %56'ya düşüyor. Bu fark, yalnızca politikaların değil, kültürün de kapsayıcı bir anlayışla şekillendiğini gösteriyor. En iyi iş yerlerinde adil ve eşit davranma algısının güçlü biçimde yerleşmiş olması, kapsayıcı ve güvenli bir çalışma ortamının çalışanların aidiyet duygusunu güçlendirmede belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Takdir Kültürü İşte Kalma İsteğini Güçlendiriyor Kadınların iş hayatında sürdürülebilir aidiyetini şekillendiren en önemli unsur, emeklerinin fark edilip değer görmesi olarak vurgulanıyor. Araştırma verileri de bu durumun, kadınların işyerine uzun vadeli bağlılığını belirleyen en kritik faktör olduğunu göst eriyor. Best Workplaces for Women™ 2025 listesinde yer alan şirketlerde kadın çalışanların %68'i, "burada herkesin fark edilme ve takdir edilme imkânı bulunmaktadır" ifadesine katılıyor. Bu oran, liste dışı şirketlerde ise yalnızca %35. Bu fark, takdir kültürünün sadece bir motivasyon unsuru değil, güveni ve aidiyeti besleyen bir kurum değeri olduğunu gösteriyor. Görülmek ve takdir edilmek, kadın çalışanlar için yalnızca bir duygusal ihtiyaç değil, sürdürülebilir başarı kültürünün de temel taşı haline geliyor. Psikolojik Güvenliğin Yol Haritası: Etik ve Şeffaf Bir Kültür Kadın çalışanların güçlü bir aidiyet duygusu hissettiği kurumlarda ortak bir payda göze çarpıyor: etik değerlere bağlılık ve şeffaf iletişimin nceliklendirilmesi. Best Workplaces for Women™ 2025 listesinde yer alan şirketlerde kadın çalışanların %76'sı, "çalışanlar entrikaya başvurmaz, başkalarının arkasından iş çevirmez" ifadesine katılıyor. Bu oran, liste dışında kalan şirketlerde %47'ye düşüyor. Bu sonuçlar, etik değerlere dayanan organizasyon kültürünün, kadınların hem kendilerini güvende hissetmelerini hem de potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koymalarını desteklediğini gösteriyor. Eyüp Toprak: "Güven, Sürdürülebilir Başarının Ön Koşulu; Eşitlik ise Güvenin Temel Taşı" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, 2025 Best Workplaces for Women™ raporuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "200 bine yakın çalışanın deneyimiyle ortaya çıkan sonuçlar, Türkiye iş dünyasına çok açık bir mesaj veriyor: Güven inşa eden, emeği görünür kılan ve adil biçimde değerlendiren organizasyonlar, geleceğin kazananları olacak. Eşitlik, artık sadece etik bir sorumluluk değil, aynı zamanda sürdürülebilir ekonomik başarının stratejik bir zorunluluğudur. Nitekim, kadın çalışanların sesine kulak veren ve onları karar mekanizmalarına dahil eden şirketler, liste dışı şirketlere kıyasla tam %31 daha yüksek adalet algısı yaratarak bu alanda liderliğini kanıtlamıştır. Güven, sadece güçlü iş yeri kültürlerinin değil, aynı zamanda geleceğin de temel taşıdır. Türkiye iş dünyası liderlerini, bu farkındalığı kalıcı bir kültürel dönüşüme evirmeye davet ediyoruz. Kadınların güven ini kazanan kurumlar, yetenek savaşını da kazanacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.