Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aile Dostu

Kapsül Haber Ajansı - Aile Dostu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Dostu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı Haber

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG'den Eşitlik Çağrısı

Majestelerinin Türkiye’ye atadığı ilk kadın büyükelçi olmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğunu belirten Morris, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndaki saygın üst düzey kadın diplomatların ve Ankara’daki çok sayıdaki kadın büyükelçinin kendisine ilham verdiğini ifade etti. Bir büyükelçi olarak görev yapmanın, kendi ülkesini temsil etmek açısından derinden hissedilen bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Morris, bir kadın olarak bu rolü üstlenmenin modern diplomasinin artan çeşitliliğini ve kapsayıcılığını yansıtma fırsatı sunduğunu söyledi. Modern diplomasinin uluslararası yetenek ve deneyimden beslenerek zenginleştiğini belirten Morris, bu tür görevlerde kadınların yer almasının daha fazla kadının diplomasi alanında kariyer yapmasına ilham vereceğini umduğunu dile getirdi. Birleşik Krallık ile Türkiye’nin uzun süredir güçlü ikili ilişkilere sahip olduğunu ifade eden Morris, ticaret, savunma, güvenlik ile bilim ve teknoloji iş birliği başta olmak üzere geniş bir alanda ortak öncelikler bulunduğunu söyledi. Bu öncelikler doğrultusunda gelişen ilişkilerin her iki ülke için de önemli kazanımlar sağladığını belirten Morris, ortaklığın kültürel bağlar ve halklar arasındaki canlı ilişkiler sayesinde daha da güçlendiğini ifade etti. Türk sanat ve edebiyatının kadınların deneyimlerini anlamaya imkân sağlayan güçlü bir bakış açısı sunduğunu belirten Morris, Halide Edib Adıvar’ın yirminci yüzyılın başlarında kadınların toplum içindeki yükselen rollerini etkili biçimde yansıttığını söyledi. Duygu Asena ve Sevgi Soysal’ın kadınların sosyal ve kişisel gerçekliklerinin tasvirinde çığır açtığını belirten Morris, şiirde Gülten Akın’ın kuşağının en etkili seslerinden biri olduğunu ifade etti. Görsel sanatlar alanında ise Fahrelnissa Zeid’den Eren Eyüboğlu, Neşe Erdok ve Selma Gürbüz’e kadar pek çok öncü kadın sanatçının Türk sanatının gelişimine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Kadınların farklı sektörlerde karşılaştığı “cam tavan” engellerine de değinen Morris, cesaretin kadınların ilerlemesi için önemli bir itici güç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi. Sürdürülebilir ilerleme için cesaretin, kadınların eşit koşullarda başarıya ulaşmasını sağlayan yapılar ve kültürlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Hükûmetler ve kurumların kadın liderliğine değer veren koşullar oluşturması gerektiğini belirten Morris, kadınların katkılarının adil biçimde değerlendirilmesinin bu sürecin temel adımlarından biri olduğunu ifade etti. Aile dostu imkânlar ve esnek çalışma düzenlemeleri gibi politikaların da kadınların farklı sorumluluklarını tanıyan önemli uygulamalar olduğuna dikkat çekti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle genç kadınlara da mesaj veren Morris, genç kadınların bugün hem fırsatlarla dolu hem de dirayet, merak ve öz güven gerektiren sınamalarla karşılaştıklarını söyledi. Hayallerin peşinden gitmenin her zaman düz bir yol olmayabileceğini belirten Morris, öğrenmeye istekli olmanın ve kararlılığın beklenmedik kapıları açabileceğini ifade etti. Morris, genç kadınlara yaptıkları katkıya inanmaları, yeni şeyler öğrenmek için fırsat aramaları ve kendilerine ilham veren hedeflerin peşinden gitmekten çekinmemeleri çağrısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bungalov Yaşamı: Tatil Hissini Her Güne Taşıyan Bir Mimari Yaklaşım Haber

Bungalov Yaşamı: Tatil Hissini Her Güne Taşıyan Bir Mimari Yaklaşım

Modern yaşamın hızına karşı mimari bir duruş sergileyen bungalov evler, yalnızca tek katlı olmalarıyla değil, sundukları yaşam felsefesiyle de dikkat çekiyor. Merdivensiz, kısa mesafeli ve açık planlı yapılarıyla bungalovlar, günlük hayatı bilinçli şekilde yavaşlatıyor. Burada amaç “koşmak” değil, varmak. Her gün. Almanya’nın kuzeyindeki klasik tuğla mimarisiyle çevrili bir yerleşim alanında yükselen tek katlı ahşap bungalov, bu anlayışın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Christoph ve Svea Stanek çifti ile oğulları Pius için tasarlanan bu müstakil ev, çağdaş ahşap mimarinin kuzey Almanya’da da ne kadar etkileyici olabileceğini gözler önüne seriyor. Alplerden Kuzeye Taşınan Bir Hayal Evin hikâyesi, ev sahibinin Innsbruck’taki üniversite yıllarına dayanıyor. Alpler’deki dağ evlerinin sıcak atmosferi ve doğal ahşap dokusu, bu yeni yaşam alanının ilham kaynağı olmuş. Aile, kayak bölgelerindeki dağ kulübelerinde yaşanan o sakin ve huzurlu anları, kuzeydeki evlerine taşımayı hedeflemiş. Ortaya çıkan sonuç; bodrumsuz, zeminle bütünleşen, açık ve aile dostu bir yaşam konsepti. Genişlik hissi, kısa geçişler ve sağlıklı bir iç mekân iklimi, tasarımın temel öncelikleri arasında yer alıyor. L Planlı Tasarım: Mahremiyet ve Birliktelik Dengesi Dış cephede dikey ahşap kaplama ve sade çatı çıkmalarıyla çevreye uyum sağlayan bungalov, iç mekânda ise ferahlığıyla şaşırtıyor. Bu etkiyi yaratan en önemli unsur, yapının L planlı yerleşimi. Planlama sayesinde ev, özel alanlar ve ortak yaşam alanları olarak net biçimde ayrılıyor. Aynı zamanda iki yönden erişilebilen, rüzgârdan korunaklı bir teras oluşturuluyor. Koridor üzerindeki çatı penceresi ise gün ışığını iç mekâna taşıyarak doğal bir ışık oyunu yaratıyor. Geniş bölümde ebeveyn yatak odası, çocuk odası ve banyolar yer alırken; uzun yapı kolu mutfak, yemek ve oturma alanlarını bir araya getiriyor. Tavana kadar açık bırakılan mekânlar ve beyaz köknardan yapılan görünen ahşap tavan, evin ferahlık algısını daha da güçlendiriyor. Bodrum Yok, Depolama Var Evde bodrum bulunmamasına rağmen, yan mekânlar ve akıllı planlama sayesinde yeterli depolama alanı sağlanmış. Bu yaklaşım, hem sade yaşam felsefesini destekliyor hem de günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Sağlıklı Yaşam Öncelik Oldu Doğal malzemelerin yoğun kullanımı ve zararlı kimyasallar içeren yapı elemanlarından kaçınılması, evin yaşam kalitesini kalıcı olarak yükseltiyor. Mesleği gereği sağlık alanında çalışan ev sahibi, yapım sürecinde biyo-lojik olarak optimize edilmiş bir yapı sistemine özellikle önem verdi. Bu noktada tercih edilen yapı anlayışı, iç mekân havasını ve genel yaşam sağlığını destekleyen çözümler sunuyor. Yavaşlamayı Öğreten Bir Ev Bu ahşap bungalov, sadece bir konut değil; hayatı yavaşlatan, stresi azaltan ve huzuru kalıcı kılan bir yaşam modeli sunuyor. Tatil hissinin geçici olmadığı, mimariyle günlük hayata taşındığı bu yaklaşım, modern konut anlayışına ilham veren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Seyahat Edenlerin Üçte İkisi Tatilini Yapay Zekâyla Planlayacak  Haber

Türkiye’de Seyahat Edenlerin Üçte İkisi Tatilini Yapay Zekâyla Planlayacak 

Lüks kaçamaklar ve tutkularının peşinden gidenler, 2026’nın öne çıkan trendleri olarak öne çıkıyor.Tatil planlamak ve araştırmak için yapay zekâ kullanımı yaygınlaşırken, gezginlerin yüzde 65’i konaklama rezervasyonlarını yapay zekâyla planlayacağını söylüyor. Türkiye genelinde 2.026 yetişkinle gerçekleştirilen Marriott Bonvoy’un 2026 Ticket to Travel Raporu’na göre, Türkiye’deki seyahat edenlerin %77’si 2026 yılında 2025’e kıyasla daha fazla ya da aynı sayıda tatile çıkmayı planlıyor. Katılımcıların %42’si ise tatil sayısını artırmayı hedefliyor. Araştırmadan elde edilen veriler, seyahat sektöründe genel büyümenin süreceğini gösteriyor. 2026 yılında bir kişinin ülke içinde 3, 4 saat veya daha kısa uçuş mesafesindeki destinasyonlara 2 kısa ve 2 uzun mesafeli seyahat planladığı görülüyor. Rapor ayrıca Türkiye’deki seyahat edenlerin tatillerini ortalama 3 ay önceden rezerve ettiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, Türkiye’deki seyahat edenler için önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Tatil rezervasyonu yapanların %84’ü seyahat planlarının çevresel etkisini değerlendiriyor. Bu oran EMEA genelinde %73 seviyelerinde seyrederken, son tatillerinde konakladıkları tesisin sürdürülebilirliğini rezervasyon öncesinde kontrol edenlerin oranı %42’yi buluyor. Tatil planlamasında yapay zekâ dönemi başlıyor Türkiye’deki seyahat edenlerin %60’ından fazlası, tatil planlamak veya araştırmak için yapay zekâyı kullandığını söylüyor. Geçen yıl %53 olan bu oran istikrarlı artışı gösteriken, katılımcıların %21’i yapay zekâyı her zaman kullandığını belirtiyor. 18-24 yaş aralığındaki seyahat edenler, %73 ile yapay zekâyı daha önce kullanmış olma olasılığı en yüksek grup olarak öne çıkıyor. 25-34 yaş aralığındakiler ise %28 ile yapay zekâyı her zaman kullandığını söyleme oranı en yüksek grup. ChatGPT %78 ile tatil planlaması için en çok tercih edilen yapay zekâ platformu olurken, onu %44 ile Gemini, %18 ile Copilot takip ediyor. Seyahat edenlerin yapay zekâya duyduğu güvenin ve aşinalığın arttığını gösteren bu bulgulara göre, katılımcıların yaklaşık %65’i gelecekte tatil konaklamalarını yapay zekâ platformları aracılığıyla rezerve ederken rahat hissedeceklerini söylüyor. Yalnızca %12’si bu fikrin kendilerini rahatsız ettiğini belirtiyor. “Lüks Kaçamak” tatillerinin yükselişi Araştırma, 2026 yılına yönelik olarak ortaya çıkan ya da büyüyen bir dizi seyahat trendini belirliyor. Bu yılın raporunda öne çıkan yeni trendlerden biri ise, gezginlerin tatillerinin başında veya sonunda SPA ya da lüks otel gibi özel bir konaklama deneyimi rezerve etmesi anlamına gelen “Lüks Kaçamak”. Türkiye’deki seyahat edenlerin %67’si bugüne kadar en az bir kez bu tür bir deneyimi yaşadığını söylüyor; bu oran EMEA bölgesindeki %59 seviyesinin üzerinde. Ayrıca bu kişilerin %27’si bunu son 12 ay içinde gerçekleştirdiğini belirtiyor. “Lüks Kaçamak” tatiller, özellikle genç seyahat edenler oldukça popüler. Z kuşağının %75’i, tatilinin başında veya sonunda daha lüks bir konaklama deneyimi içeren bir tatil rezervasyonu yaptığını söylüyor. “Lüks Kaçamak” tatil deneyimini tercih edenler, bu yaklaşımın birçok faydasını vurguluyor. Bu deneyimi yaşayanların %49’u tatilin başında yapılan lüks bir konaklamanın rahatlamaya ve tatile zihinsel olarak hazırlanmaya yardımcı olduğunu söylüyor. Ayrıca yine %49’u, tatilin sonunda yapılan lüks bir konaklamanın eve yenilenmiş şekilde dönmeyi sağladığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %27’si, daha uzun bir tatilde bütçelerinin yetmeyeceği düzeyde bir lüksü kısa süreliğine deneyimleme fırsatını “lüks kaçamak” sayesinde bulduklarını söylüyor. Tutku odaklı seyahatler, seyahat motivasyonunun temel itici gücü haline geliyor Seyahat edenlerin bir tutkularının peşinden gitmesi amacıyla tatile çıkması anlamı taşıyan “Tutku odaklı seyahatler” bir diğer önemli trend olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki seyahat edenlerin %78’i geçmişte bu tür bir tatil yaptığını belirtirken, bu oran Z kuşağında %86’ya yükseliyor. Ayrıca katılımcıların %20’si bu tür seyahatleri yılda birkaç kez gerçekleştirdiğini söylüyor. Bir müzik veya kültürel etkinliği izlemek ya da bu tür bir etkinliğe katılmak, %52 ile seyahat edenlerin tatillerini en çok planladıkları alan olarak öne çıkıyor. Bunu %46 ile spor etkinliğini izlemek veya spor yapmak amacıyla yapılan seyahatler izliyor. Safari veya doğa yürüyüşü gibi macera dolu aktiviteleri keşfetmek ya da deneyimlemek ise %40 oranında tercih ediliyor. 2026’da “ülke ülke gezme” trendi yükselişte Tek bir seyahatte birden fazla ülkeyi gezmek “Country hopping” 2026’nın öne çıkan trendlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Katılımcıların %54’ü gelecek yıl bunu “muhtemelen” veya “kesinlikle” yapmayı planladığını belirtiyor. Bu trend özellikle 25-34 yaş aralığındaki gezginler arasında daha belirgin; bu yaş grubunun %66’sı 2026’da bu tür bir seyahat planlıyor. Katılımcıların %24’ü, 2026’daki ana tatilleri için öncelikli olarak Türkiye içindeki bir destinasyonu değerlendirdiklerini söylüyor. Diğer popüler destinasyonlar arasında ise %18 ile İtalya ve %15 ile Almanya yer alıyor. Konaklamalarda “konfor ve uyum” beklentisi artıyor Seyahat edenlerin konaklama tercihlerinde en önemli gördükleri unsurlar arasında %91 ile müşteri hizmetleri, %90 temizlik, %89 alan genişliği ve %89 fiyat öne çıkıyor. Ancak katılımcıların önemli bir bölümü başka unsurları da vurguluyor. Katılımcıların %84’ü konaklama yerinin “aile dostu” olmasının önemli olduğunu belirtirken, %89’u tesiste yemek seçeneklerinin veya mutfağın bulunmasını önemli görüyor. Her şey dâhil tatil konsepti, artık lüks seyahat severlerin en çok tercih ettiği tatil deneyimi haline geldi. Katılımcıların %50’si 2026’da bu tür bir tatil planladığını belirtirken, bu oranı %41 tatil köyü, %36 şehir tatili, %18 sağlık veya wellness odaklı kaçamaklar takip ediyor. Ayrıca Türkiye’deki seyahat edenlerin %34’ü oda konumu tercihi için, %30’u ise garantili erken giriş için ek ücret ödemeye hazır olduğunu söylüyor. Türkiye’deki seyahat edenler, seyahatte değeri ön planda tutuyor. Katılımcıların %38’i, özel bir fiyat bulmaları halinde tatil rezervasyonu yapacağını söylüyor. Sadakat programları da önemli bir rol oynuyor; Türkiye’deki seyahat edenlerin %43’ü otel sadakat programlarının konaklama tercihlerini etkilediğini belirtirken, bu oran EMEA ortalamasında %32 olarak görülüyor. Marriott International Orta Doğu, Katar, Kuveyt ve Türkiye Lüks Segment Bölge Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç şunları söylüyor: “EMEA bölgesinde 22.000 tüketiciyle gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmanın bir parçası olan ve Türkiye’de 2.000’den fazla yetişkinin katılımıyla hazırlanan bu rapor, seyahat sektörü açısından son derece olumlu bir tablo çiziyor. Bulgular, 2026 yılında tatil sayısının artış göstereceğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca ilgi çekici ve büyüyen birçok trendi de gözler önüne seriyor. Tatil planlama ve araştırma süreçlerinde yapay zekâ kullanımı artık tamamen yaygınlaşmış durumda. İlk kez, seyahat edenlerin %60’ından fazlası bu amaçla yapay zekâyı kullandığını belirtiyor. Bununla da kalmayıp, %65’i gelecekte konaklama rezervasyonlarını yapay zekâyla yapmaya istekli olduğunu söylüyor. ‘Lüks Kaçamaklar’ önümüzdeki yılın popüler seyahat trendlerinden biri olacak. Özellikle gençler arasında güçlü bir eğilim olarak öne çıkarken, bu yaklaşım, onlara tatilin başında veya sonunda bütçelerinin tamamına yayamayacakları düzeyde bir lüksü kısa süreliğine deneyimleme fırsatı sunuyor. Araştırma ayrıca, ister izleyici ister katılımcı olarak birçok tatilin insanların tutkularının peşinden gitme isteğiyle şekillendiğini de ortaya koyuyor. Müzik ve kültür, spor ve macera temalı seyahatler en popüler kategoriler arasında yer alıyor. Seyahat edenler hâlâ seyahatte değer arayışında ve sürdürülebilirlik, sadakat ile aileyi önceliklendiriyor. Bu da tercih ettikleri seyahat deneyimlerine doğrudan yansıyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.