Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aile Içi Iletişim

Kapsül Haber Ajansı - Aile Içi Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Içi Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aile Şirketlerini Ekonomik Krizlerden Çok Ortaklar Arasındaki Çatışmalar Yıkıyor Haber

Aile Şirketlerini Ekonomik Krizlerden Çok Ortaklar Arasındaki Çatışmalar Yıkıyor

Türkiye’de ticari hayatın temel yapı taşlarından biri olan aile şirketlerinin, çoğu zaman ekonomik sorunlardan değil; ortaklar arasındaki hukuki ve yönetsel krizlerden dolayı ciddi dağılma süreçleri yaşadığına dikkat çeken Adana Barosu Ticaret Hukuku Komisyon Başkanı Av. Ali Mert Karakılçık, aile şirketlerinde yaşanan sorunların temelinde kurumsallaşma eksikliğinin bulunduğunu söyledi. Karakılçık yaptığı açıklamada, yıllarca emek verilerek büyütülen şirketlerin aile içi iletişim problemleri, kontrol mücadeleleri ve miras kaynaklı uyuşmazlıklar nedeniyle ağır dava süreçleriyle karşı karşıya kalabildiğini bildirdi. Şirketler büyüse bile karar alma mekanizmalarının çoğu zaman profesyonelleşmediğini, aile ilişkilerinin şirket yönetiminin önüne geçtiğini hatırlatan Karakılçık, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak sonrasında “şirket içinde kim söz sahibi olacak” tartışmalarının ciddi krizlere dönüştüğünü kaydetti. Yönetim kurulunun oluşumu, şirket temsil yetkisi, kar payı dağıtımı, maaş ve huzur hakkı politikaları, şirket kaynaklarının kullanımı ve şirket içerisindeki güç dengelerinin aile şirketlerinde en sık tartışma konusu olan alanlar arasında yer aldığını kaydeden Karakılçık, bu tür uyuşmazlıkların şirketin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. “Aile anayasası ve hissedarlar sözleşmesi şart” Aile şirketlerinin önemli bir kısmında yazılı ve bağlayıcı bir aile anayasası ya da hissedarlar sözleşmesi bulunmadığını belirten Karakılçık, şirketin geleceğine ilişkin temel ilkelerin önceden belirlenmemesinin, ortakların ilerleyen süreçlerde tamamen farklı pozisyonlar almasına neden olduğunu ifade etti. Özellikle kritik genel kurul toplantılarında, yıllarca birlikte hareket eden ortakların aniden karşı karşıya gelebildiğini belirten Karakılçık, bunun yönetim kurulunun değişmesine ve şirket kontrolünün kaybedilmesine kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini söyledi. “Üçüncü kişilerin şirkete girişi büyük krizlere yol açabiliyor” Şirket esas sözleşmelerinde, ortaklığa yabancı üçüncü kişilerin girişini engelleyen güçlü bağlam hükümlerinin çoğu zaman bulunmadığını kaydeden Karakılçık, özellikle miras intikalleri, boşanma süreçleri veya hisse satışları sonrasında şirket yapısına dışarıdan kişilerin dahil olmasının aile şirketlerinde geri dönüşü zor çatışmalar yarattığını ifade etti. Bir ortağın hissesini diğer ortakların istemediği üçüncü kişilere devretmesinin, yıllarca korunmaya çalışılan şirket dengesini tamamen bozabildiğini dile getiren Karakılçık, esas sözleşmelerinin yalnızca şekli bir metin olarak değil, şirketin geleceğini koruyan stratejik bir güvenlik mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. “Miras süreçleri şirketleri derinden sarsabiliyor” Miras süreçlerinin aile şirketlerini en fazla sarsan alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Karakılçık, şirket hisselerinin mirasçılar arasında paylaşılması, tereke temsilcisi atanması, genel kurulda oy kullanma yetkileri ve şirket yönetimine müdahale tartışmalarının çoğu zaman şirket faaliyetlerini doğrudan etkileyebildiğini belirtti. Gerekli hukuki planlama yapılmadığında, şirket ortaklarının hiç istemediği kişilerin dolaylı şekilde şirket yönetim süreçlerine dahil olabildiğini ifade eden Karakılçık, bunun aile şirketlerinde yeni krizlerin kapısını araladığını söyledi. En sık açılan davalara dikkat çekti Aile şirketlerinde ortaklar arasında açılan davalar incelendiğinde belirli dava türlerinin sürekli tekrar ettiğini vurgulayan Karakılçık, genel kurul çağrı kayyımı davaları, bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin davalar, özel denetçi atanması davaları, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davaları ile şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin davaların en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında yer aldığını belirtti. Bu davaların yalnızca hukuki bir uyuşmazlık olmadığını ifade eden Karakılçık, aynı zamanda şirket içerisindeki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığını gösteren ciddi krizler olduğunu dile getirdi. “Uyuşmazlık çıkmadan önlem alınmalı” Aile şirketlerinde uyuşmazlık çıktıktan sonra çözüm aramak yerine, uyuşmazlık çıkmasını önleyecek hukuki altyapının önceden kurulmasının büyük önem taşıdığını belirten Karakılçık, güçlü bir esas sözleşme, dengeli bir hissedarlar sözleşmesi, miras ve pay devrine ilişkin koruyucu hükümler, profesyonel yönetim anlayışı ve kurumsallaşma adımlarının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi. Karakılçık, “Aile şirketlerinde en büyük risk çoğu zaman ekonomik krizler değil, önceden öngörülmeyen ortaklık krizleridir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor Haber

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor

Bakanlık tarafından “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı” (2024-2028) hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen program, anne babaların güçlü yönlerini keşfetmelerine, çocuklarıyla olan iletişimlerini güçlendirmelerine ve ebeveynlikle ilgili olumlu tutumlar geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Anne Babalar İçin 12 Kapsamlı Eğitim Modülü Toplam 12 modülden oluşan eğitimler, kendini tanıma, çocuk gelişimi, çocuk yetiştirme tutumları, aile içi iletişim, dijital medya kullanımı, okul hayatı, kariyer planlama, olumlu ebeveynlik becerileri, aile ve çocuk yılmazlığı, risk farkındalığı gibi pek çok alanda anne babalara rehberlik ediyor. Dijitalleşmenin ve bireyselleşmenin hızla ilerlediği ve aile yapısını etkilediği günümüzde program, ebeveynler ile çocuklar arasında daha güçlü ve samimi bağların kurulmasını, toplumsal dayanışmanın artırılmasını ve sürdürülebilir sosyal ilişkilerin geliştirilmesini hedefliyor. Pilot Uygulamalardan Olumlu Geri Bildirim 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan ve katılımcılardan yoğun ilgi gören program ile yapılan etki analizi çalışmaları, programın sadece bilgi aktarımıyla sınırlı kalmadığını aynı zamanda bireylerin iç dünyalarına dokunan, farkındalık yaratan ve yaşamlarına yön veren bir deneyim sunduğunu ortaya koyuyor. Farklı öğrenme yöntem ve teknikleriyle zenginleştirilen program, küçük gruplarla gerçekleştirilen etkileşimli ve yapılandırılmış oturumlar sayesinde ailelerin sürece aktif katılımını sağlıyor. Böylece ebeveynler, öğrendiklerini gündelik yaşamlarına daha kolay uyarlama imkânı buluyor. Pilot uygulamanın başarısı üzerine 42 yeni ilde daha başlatılan eğitimlerle birlikte program bugün itibarıyla 61 ilde anne babalara ulaşıyor. 2025 Aile Yılı Vizyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “2025 Aile Yılı” vizyonu çerçevesinde, aile kurumunun güçlendirilmesini, ebeveynlerin iyilik halinin artırılmasını ve Türkiye’nin dinamik nüfus yapısının korunmasını hedefliyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından Afyonkarahisar’dan Diyarbakır’a, Antalya’dan Rize’ye kadar geniş bir hizmet bölgesinde yetiştirilen yeni uygulayıcılar aracılığıyla, anne babaların yolculuğuna destek olunmaya devam edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.