Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aile Yılı

Kapsül Haber Ajansı - Aile Yılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Yılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İlk Durağı Şanlıurfa Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İlk Durağı Şanlıurfa

Üçüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Şanlıurfa, festival süresince tarihi mirası, güçlü kültürel dokusu ve zengin mutfağıyla ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Şanlıurfa’nın tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle ülkemizin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da başlayacak festivalin müjdesini vererek şunları kaydetti: “2021 yılında Beyoğlu’nda başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali, bugün 7 bölgede 26 şehre yayılan güçlü bir kültür hareketine dönüştü. Şimdi ise Şanlıurfa'da Kültür Yolu Festivali ile insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan bu kadim şehrin zengin mirasını kültür ve sanatla buluşturuyoruz. Şanlıurfa; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden söyleşilere ve sahne performanslarına uzanan geniş bir içerikle sanatın tüm disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Şanlıurfa’nın güçlü kültürel dokusu ve eşsiz gastronomisi de festival süresince daha görünür hale gelecek.” SERGİLERLE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN SANAT YOLCULUĞU Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapacak. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlayacak. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşacak sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi olacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alacak. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu’nda yer alan “Pastelden Tarihe: Şanlıurfa Neolitik Dönemin Sanatla Yeniden Yorumu” sergisinde, lise öğrencilerinin Göbeklitepe, Karahantepe ve Nevali Çori gibi merkezlerden çıkan eserlerden ilham alarak hayata geçirdiği figürler, sanatseverlerin beğenisine sunulacak. ŞANLIURFA’DA ÜNLÜLER GEÇİDİ Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında şehrin farklı noktalarında düzenlenecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere zengin bir program sunacak. Festival programında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde Haluk Levent, Murat Boz, Betül Demir, Sinan Akçıl, Tuğçe Kandemir, Kıraç, Ceylan, Sagopa Kajmer ve Alişan sahne alacak. “İlgi Okulları 90 Kişilik Dev Orkestrası” pop konserinde genç yetenekler; dinleyicilere enerjik bir sahne performansı sunacak. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi Reji Kilisesi’nde gerçekleştirilecek “İki Mızrap Bir Ses” projesi kapsamında, 19. ve 20. yüzyıl bestecilerine ait unutulmaya yüz tutmuş eserler yeniden seslendirilecek. Aynı mekanda sahne alacak “Vox Humanis Çoksesli Koro Topluluğu” ise Anadolu ezgilerini çağdaş çoksesli koro anlayışıyla yorumlayacak. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek “Urfa Ahengi Sıra Gecesi”, Şanlıurfa’nın köklü müzik ve sohbet geleneğini sahneye taşıyacak. “Eyyübiye H.E.M Korosu Hüseyni Türküler Konseri”nde ise Türk halk müziğinin seçkin eserleri Hüseyni makamının duygusal derinliğiyle icra edilerek sanatseverlerle buluşturulacak. Festival programı kapsamında “Ozanların İzinde Aşıkların Yolunda: Opera Anadolu’da” başlıklı eser, Anadolu’nun köklü müzik geleneğini evrensel sahne diliyle yorumlayacak. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilen yedi ozana ait eserler, operatik vokal tekniği ve özgün müzikal düzenlemelerle yeniden hayat bulacak. FESTİVALDE GASTRONOMİK YENİLİK Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi ile ziyaretçilere kentin gastronomik kimliğini doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak. Lezzet Noktası seçkisi, gastronomi alanında Türkiye’nin önde gelen şefleri ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Şanlıurfa’da Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 33 restoran, kentin köklü mutfak kültürünü yansıtan kapsamlı bir gastronomi rotası sunacak. Şanlıurfa’da gastronomi programına ev sahipliği yapacak şef Ömür Akkor kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlayacak. SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞEN FESTİVAL Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra”, kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneğini ele alacak. Aynı mekandaki konferans salonunda düzenlenecek “Müzelik Sohbetleri” programında ise Şanlıurfa Kalesi, Harran, Soğmatar ve Şuayb şehri kazıları konuşulacak. Yazar Kaan Murat Yanık, Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek “Dünyasızlar” söyleşi ve imza etkinliğinde okurlarıyla buluşacak. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenecek “Divan Edebiyatında Urfalı Bir Üstad: Şair Nabi” söyleşisinde ise Şair Nabi’nin edebi kişiliği ve divan edebiyatındaki yeri ele alınacak. Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi’nde gerçekleştirilecek “Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi Mevlevi Mukabelesi”, şiir dinletisi ve sema gösterisiyle izleyicilere huzur dolu bir atmosfer sunacak. DOĞA VE KEŞİF DOLU ETKİNLİKLER Fotoğraf tutkunlarına yönelik düzenlenecek “FotoMaraton Şanlıurfa” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinliklerinde, festival süresince belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirecekleri çekimlerle yarışacak. Bozova/Çatak’ta düzenlenecek “Kano” etkinliği, “Şehir içi Bisiklet Turu”, “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü”, “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” katılımcılara farklı deneyimler sunacak. ÇOCUKLAR İÇİN EĞLENCE DOLU GÜNLER Festival boyunca Şanlıurfa, çocuklara oyun, sanat ve keşif dolu unutulmaz anlar yaşatacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta kurulacak “Çocuk Köyü”; renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri ve oyun alanlarıyla miniklerin buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yuva Kuracaklara Yıldırım Destek Haber

Yuva Kuracaklara Yıldırım Destek

Aile kurumunu güçlendirmek ve yuva kurmayı teşvik etmek için bugüne kadar önemli projeleri hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, şimdi de yeni evlenecek çiftlere nikah salonunu ücretsiz tahsis ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025’i ‘Aile Yılı’ ilan etmesinin ardından, aileyi güçlendirecek çalışmalara ağırlık vererek; Aile Çalıştayı düzenleyen, Aile Akademisi’ni başlatan, yeni evlenecek çiftlere nikah ve düğün yardımı yapan Yıldırım Belediyesi, 2026 yılında da yuva kuracak gençlere desteğe devam ediyor. Yıldırım Belediyesi, yeni evlenecek çiftlere destek olmak ve evliliği teşvik etmek amacıyla; hafta içi mesai saatlerinde nikah kıyacak gençlerden nikah salon ücreti almayacak. GÜÇLÜ AİLE GÜÇLÜ TOPLUM Türk toplumunun merkezinde ailenin yer aldığına işaret eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ailenin güçlü olmadığı bir toplumda siyasi, sosyal ve ekonomik mekanizmaların sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını vurguladı. Aile mefhumunu güçlendirmek için birçok projeye imza attıklarını belirten Başkan Yılmaz, “Toplumun özünü, cevherini, çekirdeğini teşkil eden aile kurumu, milli ve manevi değerlerimizin muhafazasında bizler için vazgeçilmez bir yere ve öneme sahiptir. Aile bütünlüğünü ve sürekliliğini teşvik eden, gençlerin yuva kurmasını kolaylaştıran, toplumsal değerleri gözeten faaliyetlerimiz artarak devam ediyor. Bu minvalde Belediye Meclisimizde aldığımız karar ile hafta içi mesai saatlerinde nikah kıyacak olan gençlerimizden, salon ücreti alınmayacak. Bu kararın tüm gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş:"5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak" Haber

Bakan Göktaş:"5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık oranlarındaki düşüşünün ve nüfusun yaşlanma eğiliminin, uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirterek, "Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11'e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57'sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak." dedi. Bakan Göktaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmen Günü'nü kutladı. Türk dünyasının ortak hafızasını, kadim birikimini ve geleceğini güçlendiren çok kıymetli bir ilim ve istişare temelinde bir arada olduklarını ifade eden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sempozyum, toplumsal değişimi, kültürel sürekliliği, aile vizyonunu ve kadınların toplumdaki yerini, farklı bakış açılarıyla ele almaya imkan tanıyor. Kadınların medeniyetimizdeki yeri daima çok müstesna oldu. Tarihimize baktığımızda, kadınların toplumun her döneminde hayatın içinde yer aldığını ve belirleyici roller üstlendiğini görürüz. Dede Korkut destanlarında kadın, aileyi bir arada tutan temel kişidir. Yine eski Türk devletlerinde kadınlar önemli görev ve yetkiler üstlenir. Gerektiğinde bir asker gibi savaşır, gerektiğinde devlet yönetimine yön veren aklı ortaya koyar. Türk töresinde, kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Bu köklü anlayış, yüzyıllar boyunca varlığını sürdürür. Osmanlı'da kadınlar kurdukları vakıflarla eğitimi, hayır işlerini ve toplumsal düzeni şekillendirdi. Cumhuriyet döneminde ise hayatın tüm alanlarında daha görünür olarak toplumsal ilerlemenin taşıyıcısı haline geldi. Tomris Hatun, Terken Hatun, Fatma Bacı, Gevher Nesibe, Nene Hatun, Safiye Ali, Alev Alatlı... daha nice öncü kadın bu kadim birikimi çağının şartlarını aşan bir cesaret, hikmet ve üretkenlikle bugüne taşımayı başardı." "Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu" Göktaş, her bir kadının değerleri geleceğe taşıdığını vurgulayarak, bu yüzden kadınların her alanda güçlü olmasının, tarihin yüklediği ortak bir sorumluluk ve geleceğe dair en büyük güvence olduğunu aktardı. Bu anlayışın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü vizyonla daha da somut bir zemine kavuştuğunu söyleyen Göktaş, "Bu vizyon doğrultusunda eğitimden sağlığa, bilimden teknolojiye kadar her alanda kadınları güçlendiren kapsamlı politikalar hayat buldu. Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu. Attığımız kararlı adımlarla kadın-erkek fırsat eşitliğini daha da büyüttük. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğiyle bugün Türkiye, kadını kalkınmanın merkezine alan bir devlet aklıyla yoluna devam ediyor. Bizler de Bakanlık olarak, bu vizyonu somut politikalara dönüştürmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız bu kararlılığın sahadaki en güçlü yansımasıdır." diye konuştu. Eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma mekanizmalarına kadar pek çok alanda projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Göktaş, şöyle devam etti: "8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz koordinasyon kurullarıyla bu süreci yerelde daha kapsayıcı biçimde yürütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının güçlendiği her adım, aileyi de sağlamlaştırıyor. Aile güçlendikçe toplumun huzuru, birliği ve yarınlara olan güveni artıyor. Modern dünyanın hızlı dönüşümü, kadın ve aile politikalarının, bir medeniyet, bir güvenlik meselesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu anlamda, dijitalleşmeden demografik değişimlere, küreselleşmeden sosyal dönüşüme kadar pek çok başlık, kadını ve aileyi merkeze alan bütüncül politikaları zorunlu kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı'nın temelinde işte bu anlayış vardır. Çünkü, aileyi ve dinamik nüfus yapısını etkileyen pek çok kırılganlıkla bugün karşı karşıyayız." "Böyle Devam Ederse 5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak" Bakan Göktaş, modern dünyanın dayattığı hız ve tüketim kültürünün, bugün en çok aileyi hedef aldığını belirterek, "Artan yalnızlık ve bireyselleşme, aile bağlarını zayıflatıyor. Anne-baba rolleri belirsizleşiyor. Dijital çağın kontrolsüz akışı, özellikle çocuklarımız için yeni bağımlılık türlerini ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Aynı zamanda, küresel ölçekte yayılan cinsiyetsizleştirme baskıları, çocukların kimlik gelişimini hedef alan ayrı bir tehdit alanı oluşturuyor. Doğurganlık oranlarındaki düşüş, nüfusun yaşlanma eğilimi uzun vadeli demografik riskleri büyütüyor. Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11'e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57'sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak." değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle Aile Yılı kapsamında tüm bireyleriyle aileyi ve demografik yapıyı güçlendirecek bütüncül sosyal politikalara hız kazandırdıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu çabamızın stratejik çerçevesini oluşturdu. Eylem planında yer alan hedefler doğrultusunda, kurumsal yapımızı güçlendirdik. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz Nüfus Politikaları Kurulu ile uzun vadeli ve sürdürülebilir demografik stratejiler geliştiriyoruz. Aile Enstitüsü ile aile ve demografi alanlarında bilimsel temelli politika süreçlerini yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalar bize gösterdi ki aileyi güçlendirmenin yolu toplumun tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturan kapsamlı bir seferberlikten geçiyor. Bu kapsamda 81 ilimizde 15 binden fazla etkinlik düzenledik. 1.926 kurumla işbirliği yaptık. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sunduğumuz destekler ile özel indirim avantajları, bu çalışmaların bir kısmıdır. Danışmanlık hizmetlerinde başlattığımız ihtisaslaşma süreci ve çevrim içi danışmanlık uygulamaları da bu kapsayıcı yaklaşımın diğer tamamlayıcı unsurlarıdır. Diğer yandan sosyal risk haritalarımız sayesinde, ihtiyaçları erken dönemde tespit ederek koruyucu ve önleyici hizmetleri sahada daha hızlı ve etkin biçimde sunuyoruz." "Aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz" Tüm aile bireylerini kapsayan bu politikalarla aileyi, sağlıklı, güçlü ve geleceğe güvenle bakan bir toplum temeli haline getirdiklerine işaret eden Göktaş, şunları dile getirdi: "Ayrıca yürüttüğümüz aile diplomasisi ile aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz. Bu kapsamda Türk Devletler Teşkilatı çatısı altında, ilk kez Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı'na ev sahipliği yaparak bu alanda bölgesel bir mekanizma oluşturduk. Bu yıl Haziran'da, Bakü'de, ikincisini gerçekleştirdiğimiz toplantı, Türk dünyasının, aile ve kadın politikalarında aynı değerler etrafında buluştuğunu, güçlü bir birlik ruhu taşıdığını açıkça ortaya koydu. Aile odaklı işbirliğimizin yanı sıra, Türk dünyası kadınlarının ortak bir platformda buluşmalarına imkan verecek bir oluşum için de çalışmalara başladık. Kadınların her alanda güçlenmesine katkı sağlayacak bu yeni yapı ile bilgi ve tecrübelerimizi paylaşacak, ortak değerlerimiz doğrultusunda güç birliği yapacak ve kardeş coğrafyalarla bağlarımızı daha da sağlamlaştıracağız. Sayın Başbakanımız, (Binali Yıldırım) Türk dünyasında bu ortak yürüyüşün en önemli rehberlerinden biridir. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi'nin ilk başkanı olarak, ülkelerimiz arasındaki kadim istişare geleneğinin çağdaş temsilciliğini yürütüyor. İstanbul'daki zirveyle yapısı güçlendirilen bu Konseyin, Türk dünyasının, sosyal politikalar alanında daha güçlü adımlar atmasına imkan sağlayacağına inanıyoruz." Göktaş, Türkiye olarak aynı tarihi ve kültürü paylaşan, aynı kökten beslenen Türk devletlerini büyük bir 'Aile Meclisi' olarak gördüklerini vurgulayarak, "Tüm bu adımlarla, aile dostu bir ekosistemi Türk dünyasının geleceğine yön veren stratejik bir ortak payda haline getirebiliriz. Bu doğrultuda 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'nı, sadece Türkiye'nin değil kadim bağlarla birbirine bağlı tüm kardeş ülkelerin geleceğine yön verecek ortak bir yol haritasına dönüştürebiliriz. Kadınları hayatın her alanında desteklemek demek, aileyi güçlendirmek ve geleceğimizi sağlam temeller üzerinde yükseltmek demektir. Her iki alanda da yürüttüğümüz politikalar, toplumun bütününü kapsayan güçlü bir sosyal mimarinin inşasına hizmet ediyor. Bu nedenle toplumsal değişim süreçlerini iyi yönetmek durumundayız. Bu uluslararası sempozyumun, tam da bu açıdan büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Sunulacak her bildiri, aynı zamanda, Türk dünyasında kadın ve aile konularında hepimize yeni ufuklar açacak. Her bir akademisyenimiz, ortak tarihimizin taşıdığı hikmetle, modern dünyanın imkanlarını bir araya getiren somut çözümler sunacak. Bu sempozyumun çıktıları hem ulusal politikalarımıza hem de uluslararası işbirliklerimize önemli katkılar sunacak." ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu Haber

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun iş birliğinde Beştepe Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nun kapanışında konuştu. Bugün, aile değerlerinin geleceğine ışık tutan kıymetli bir buluşmayı sona erdirdiklerini belirten Göktaş, iki gün boyunca kültür ve sanatın aileyi güçlendiren rolünü, dijital çağın fırsatlarını, risklerini ve gelecek nesillere aktaracakları ortak değerleri geniş çerçevede değerlendirdiklerini söyledi. Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun ele alınan konuları güçlü bir vizyona dönüştürdüğünü vurgulayan Göktaş, aileyi ve kültürü önceleyen bu büyük vizyonun mimarı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Ailenin, kültürün sessiz mimarı, sanatın görünmez ilham kaynağı olduğunu dile getiren Göktaş "Gelenek ailede kök salar, kimlik evde şekillenir, merhamet evde öğrenilir. Sofra, birliğin ve muhabbetin mekanıdır. Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır. Sözlü kültürden yazılı edebiyata, geleneksel mimariden modern sinemaya kadar her unsur aileyi hem değerlerimizi nesillere aktaran hem de kültürel yapıyı inşa eden kaynak olarak ele alır." dedi. "Zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor" Aileyi merkeze alan kültür politikalarının geleceğe yapılan en stratejik yatırım olduğunu kaydeden Göktaş, "Ancak aileyi kuşatan tehditler, her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir. Evlatlarımızı dijital çağın risklerinden koruyacak olan da estetik, ahlak ve irfanla buluşturacak olan da köklü değerlerinden beslenen aile iklimidir." diye konuştu. Tüm bu sorunların karşısında, aileyi güçlü kılacak bir medeniyet hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiklerinin altını çizen Göktaş, şunları paylaştı: "Aileyi merkeze alan sosyal devlet anlayışımızın hamisi sizsiniz. Bu inançla, ailenin korunması ve güçlendirilmesi yönünde yürüttüğümüz tüm çalışmalar sizin güçlü iradenizle anlam kazanmaktadır. 2025'i Aile Yılı olarak ilan etmeniz ülkemizin geleceğini aile ekseninde yeniden tahkim eden kararlılığımızın somut göstergesidir. 2025 Aile Yılı ile birlikte, Türkiye'nin dört bir yanında topyekun seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllülerin samimi katkılarıyla bu vizyon büyük bir harekete dönüştü. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu ortak gayretin ürünüdür." "Aile Yılı büyük dayanışmanın ilanı oldu" Bakan Göktaş, Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulu'nun, bu vizyonun stratejik ve sürdürülebilir temellerini güçlendiren iki önemli yeni kurumsal yapı olduğunu dile getirdi. Aile ve Gençlik Fonu'nun, gençlerin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen, geleceğe daha güvenle adım atmalarını sağlayan güçlü bir dayanak olduğunu vurgulayan Göktaş, "Doğum yardımları ve aile odaklı sosyal desteklerimiz, devletimizin her an vatandaşlarının yanında olduğunu gösteren önemli adımlardır. Memurlarımıza tanınan yarım zamanlı çalışma hakkı, aile içi dengeyi koruyan, çalışma hayatıyla aile hayatını uyumlu hale getiren kıymetli bir düzenlemedir. Ailelere ve gençlere sunulan çeşitli indirimler ve avantajlar, aile bütçesine doğrudan katkı sunan desteklerdir." değerlendirmesinde bulundu. Aileyi güçlendirmeye yönelik tüm bu adımların toplumun tüm kesimlerinde derin karşılık bulduğunu belirten Göktaş, "Bu anlamda Aile Yılı sadece bir takvim vurgusu değil, milletçe ortaya koyduğumuz birliğimizin, beraberliğimizin büyük dayanışmanın ilanı oldu. Bu güçlü sahiplenme, ailenin bu topraklarda ne kadar köklü ne kadar canlı bir değer olduğunu bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdi." ifadesini kullandı. "Kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilecek, Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun, ülkenin geleceğini güçlü bir iradeyle şekillendireceğine vurgu yapan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin aile ve dinamik nüfus yapısını sağlam temellere kavuşturan, uzun vadeli ve kararlı bir milli atılım olarak ülkemizin istikametini belirleyecektir. Mustafa Kutlu'nun hikayelerini bu salonda bulunan pek çok misafirimiz bilir. Kutlu, hikayelerinde aileyi hem güvenli bir liman hem de bir diriliş mekanı olarak anlatır. İnsanın hayata ve değerlerine tutunduğu o mütevazı evlerin aslında birer irfan harmanı olduğunu bize hatırlatır. Bizim medeniyetimiz yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir. Ailesi güçlü olan milletler, en zorlu dönemlerden güçlenerek çıkar. Çünkü aile milletimizin ortak hafızasını taşıyan, devletimizin sürekliliğini besleyen, dayanışmanın ilk ve en sağlam halkasıdır. Bu yüzden aileyi korumak, bizim için stratejik bir önceliktir." Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Aile, milletimizin bekasını ve değer dünyasını ayakta tutan en güçlü yapı taşıdır" sözünü aktaran Göktaş, şunları kaydetti: "Bize düşen görev, bu kadim anlayışı günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturmak. Aileyi her yönüyle destekleyen politikaları kararlılıkla sürdürmektir. Ailemizi güçlü kılmak ve geleceğe taşımak için kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor. Zira varlığımızın teminatı olan aileyi her türlü risk ve tehdide karşı korumak için topyekun bir seferberlik duygusuyla hareket etmemiz şart. Kültür ve sanat, değerlerimizin taşıyıcısı olan ailemizi koruyan, destekleyen, güçlendiren bir yapıda olmalıdır. Bu yüzden tüm sanatçılarımıza eserlerini bu duyguyla üretmeleri çağrısında bulunuyorum. Kültür-sanat dünyasının desteği ve gücüyle aileyi esas alan bu medeniyet hamlesini daha da taçlandırabiliriz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her Yeni Doğan Bebek ve Yeni Evli Çift Adına 1 Fidan Dikilecek Haber

Her Yeni Doğan Bebek ve Yeni Evli Çift Adına 1 Fidan Dikilecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde bu yıl 11 Kasım’da başlatılacak Yeşil Vatan Seferberliği kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle “Her Aile 1 Fidan Sevdamız Yeşil Vatan” kampanyası hayata geçirildi. Proje kapsamında her yeni doğan bebek ve yeni evli çift adına bir fidan dikiliyor. Bu çerçevede Bakan Göktaş, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile birlikte Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde yeni doğan bebekleri ziyaret etti. Bakan Göktaş ve Bakan Yumaklı ilk olarak üçüncü bebekleri dünyaya gelen Meryem-Yasin çiftinin bebekleri Asel’i ziyaret ederek, sağlıkla büyümesi temennisinde bulundu. Daha sonra ilk bebeklerini kucaklarına alan Asiye-Abdulkadir çiftinin bebekleri Meryem ile üçüncü bebekleri dünyaya gelen Şeyma-Emre çiftinin bebekleri Alpay Aslan’ı ziyaret eden bakanlar Göktaş ve Yumaklı bebekleri kucaklarına alarak yakından ilgilendi. Ailelere hayata geçirilen yeni projeyle ilgili bilgi veren Bakan Göktaş ve Bakan Yumaklı, Koşar ailesine Çorum Sungurlu’da, Dinçer ailesine Ankara Yenimahalle’de, Uludağ ailesine Ankara Etimesgut’ta bebekleri adına dikilen fidanların sertifikalarını takdim etti. “81 ilimizde Aile Ormanlarını hayata geçireceğiz” Ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Bakan Göktaş, Aile Yılı kapsamında sundukları desteklerle beraber Tarım ve Orman Bakanlığı ile yeni bir projeyi başlattıklarını belirterek, “ ‘Her Aile 1 Fidan’, Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği Yeşil Vatan Seferberliği'ne katkı sunmak amacıyla çok kıymetli bir proje. Doğan her bir bebeğimiz, evlenecek her çiftimizin artık bir fidanı olacak. Bizler de hem nikah akitlerinde hem de yeni doğan bebeklerimize sertifikalarını isme özel takdim etmiş olacağız.” ifadelerini kullandı. Ağacın aileyi temsil ettiğine dikkati çeken Göktaş, “Fidan çok kıymetli çünkü ağaç oluyor. Ağaç aile demek. Geçmişten geleceğe, topraktan dallarına uzanan, aileyi simgeliyor.” dedi. Göktaş, Aile Yılı, Aile ve Nüfus 10 Yılı kapsamında özellikle demografik değişim ve dönüşümle beraber yaşlanan nüfusa cevap vermek adına önemli adımlar attıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti: “Doğum yardımlarımız, evlenecek çiftlere sunduğumuz desteklerle beraber aileyi korumanın yanında çevre seferberliği ve Yeşil Vatan Seferberliğine destek sunmuş olduk. Bu kapsamda bu yıl içinde 81 ilimizde Aile Ormanlarını hayata geçireceğiz. Bu kıymetli projeyi bakanımızla beraber yürütmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Kendisine Aile Yılı’na sunduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz.” “ Bir yılda yaklaşık 1,5 milyon gibi bir fidanı toprakla buluşturmuş olacağız” Bakan Yumaklı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılında 11 Kasım’ı Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan ettiğini anımsattı. Böyle bir bayramın dünyada sadece Türkiye’de olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Bu, yeşil akım geliştirmek adına yapıldı. Şu anda Avrupa'da biz ağaçlandırmada birinciyiz. Onun daha da ileri götürülmesi adına her geçen yıl bazı kampanyalar yapıyoruz, bazı etkinlikler yapıyoruz. Bu sene de 2025 yılında Milli Ağaçlandırma Bayramı başta olmak üzere bir yıl sürecek bir kampanyalar silsilesi, etkinlikler silsilesi başlattık.” dedi. Yumaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile “her yolcu için yeşil vatana bir fidan” protokolü imzaladıklarını belirterek, 1 yıl boyunca 13 milyon fidanın toprakla buluşturulacağını söyledi. Bakan Göktaş’ın “Hem yeni doğan bebeklerimiz için hem de yeni evli çiftlerimiz için bir fidan dikelim” dediğini aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Bu hem ülkemizin geleceğe dair umutlarını taze tutmak adına, diri tutmak adına son derece önemli olacak. Hem yeni doğan bebekler için hem de yeni evli çiftlerimiz için bir yılda yaklaşık 1,5 milyon gibi bir fidanı toprakla buluşturmuş olacağız. Her yıl 550 milyona yakın 500 ile 550 milyonun arasında tohum ve fidanı bizim arkadaşlarımız toprakta buluşturuyorlar. Ülkemizin yüzde 30'u yeşil vatan yani ormanlarla kaplı.” Yumaklı, her yıl 11 Kasım'dan başlayarak bir sonraki yılın 11 Kasım'ına kadar gerek orman yangını veya herhangi bir nedenle etkilenmiş olan alanları tekrar fidanla ve tohumla buluşturduklarının ve buluşturmaya da devam edeceklerinin altını çizerek, “Bu vesileyle bugün burada yeni doğan üç bebeğimizi ziyaret ettik. Gözümüz gönlümüz açıldı. Ülkemiz adına umutlandık. İnşallah bundan sonraki yaşamlarında o bebeklere ve onlar için diktiğimiz fidanlara sağlıklı uzun ömürler dileyelim. Tabii bütün vatandaşlarımıza da buradan bir çağrıda bulunmuş olalım: 11 Kasım 2025 saat 11'de hatta 11'i 11 geçe belirlenen alanlara ki ‘geleceğenefes.gov.tr’ adresinden bütün alanlar 81' ilde belirlendi, buraları görebilirler vatandaşlarımız. Hepsini alanlara bekliyoruz. 7'den 77'ye bir şölen havasında ülkemizin yeşil vatanına hep birlikte katkıda bulunmuş olalım.” diye konuştu. Bakan Yumaklı’dan Bakan Göktaş’a Yeşil Vatan Seferberliği sertifikası Açıklamaların ardından Bakan Yumaklı, Bakan Göktaş’a memleketi Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde dikilen fidanın sertifikasını hediye etti. Öte yandan iki bakanlık arasında yapılan protokol kapsamında, 5 yıl boyunca doğan her bebek ve yeni evlenen çiftlerin adına dikilen fidanlar için düzenlenen e-sertifikalar tüm ailelere ulaştırılacak.

OGM Milli Ağaçlandırma Günü İçin Tüm Hazırlıkları Tamamladı Haber

OGM Milli Ağaçlandırma Günü İçin Tüm Hazırlıkları Tamamladı

11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'ne sayılı günler kala Orman Genel Müdürlüğü, bu yılki fidan dikim organizasyonları için son hazırlıklarını tamamladı. Bu yıl “Yeşil Vatan Seferberliği – Toprak Şahidimiz, Fidan İmzamız, Yeşil Vatan Sevdamız” sloganıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki fidanlık ve saha hazırlıkları son aşamaya geldi. Ana programı; 11 Kasım 2025’te Ankara’da, Cumhurbaşkanının katılımıyla düzenlenecek. Aynı anda 81 ilde eş zamanlı fidan dikim etkinlikleri yapılacak. OGM, bu yılki etkinliklerde 2019’da toprakla buluşturulan 13,8 milyon fidanlık rekoru aşmayı hedefliyor. Tüm bölge müdürlükleri sahada 30 bölge müdürlüğünde dikim alanları belirlenirken, fidanlıklar sevkiyat hazırlıklarını tamamladı. İl ve ilçe düzeyinde planlanan etkinliklerde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler, gönüllüler ve vatandaşlar birlikte fidan dikecek. 11 Kasım öncesinde ülke genelinde “Yeşil Vatan Seferberliği” temalı tanıtım çalışmaları yürütülüyor. Şehir meydanlarında kurulan tanıtım çadırlarında bedelsiz fidan dağıtımı yapılılıyor. Öğrencilere ve ailelere özel ağaçlandırma etkinlikleri Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen “Köklerden Geleceğe Nefes” protokolü kapsamında öğrenciler için özel fidan dikim programları uygulanacak. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi sebebiyle, etkinliklerde ailelerin birlikte fidan dikmesine yönelik özel organizasyonlar da planlandı. Böylece hem çevre bilincinin hem de ortak hatıra kültürünün güçlendirilmesi amaçlanıyor. “Fidanımız geleceğe nefes” Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, toplumun tüm kesimlerini bu yılki seferberliğe katılmaya davet ederek şu mesajı paylaştı: “Toprağı şahidimiz, fidanı imzamız kabul ediyor, Yeşil Vatan sevdamızı büyütüyoruz. Tüm vatandaşlarımızı www.gelecegenefes.gov.tr adresinden ücretsiz olarak fidan sahiplenmeye ve 11 Kasım’da tüm Türkiye’yi geleceğe nefes olmaya bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Bursa’da Kadın Sanayici ve Girişimcilerle Buluştu Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Bursa’da Kadın Sanayici ve Girişimcilerle Buluştu

Bursa’da gerçekleştirilen “Kadın Sanayici ve Girişimciler İstişare Toplantısı”na katılan Göktaş, kadınların üretim ve istihdamdaki rolünün güçlenmesinin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınması için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Kadınların başarı hikâyelerinin yeni nesillere ilham olduğunu ifade eden Göktaş, kendi yurt dışı siyaset ve diplomasi deneyimini paylaşarak, “Kadın varsa her şey mümkün” dedi. Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili olarak yaşadığı zorlukları aktaran Göktaş, “Cam tavanları kırmak kolay değil ama azimle, sabırla ve kararlılıkla her engel aşılır” ifadelerini kullandı. Türkiye’de kadın iş gücüne katılım oranının 2002’de yüzde 27 iken bugün yüzde 37’ye ulaştığını belirten Bakan Göktaş, hedeflerinin bu oranı ilk aşamada yüzde 40’a çıkarmak olduğunu kaydetti. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten siyasete her alanda daha fazla destekleneceğini vurgulayan Göktaş, Aile Yılı kapsamında atılan adımları ve “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi”ni hatırlattı. Kadın kooperatifleri, dijital okuryazarlık projeleri, özel sektör iş birlikleri ve bölgesel girişimcilik programlarına değinen Göktaş, “Kadın girişimcilerimizin yanındayız. Kadınların üretime, istihdama ve inovasyona katılımı sadece ekonomiye değil, toplumun geleceğine de yatırım anlamı taşıyor” diye konuştu. Bakan Göktaş, önümüzdeki yıl Türkiye’nin kadın liderlere yönelik küresel bir programa ev sahipliği yapacağını da duyurarak toplantıya katılan girişimcilere davette bulundu. Toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa’daki kadın sanayici ve girişimcilerin yanı sıra sivil toplum temsilcileri de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anlamlı Etkinlik Haber

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anlamlı Etkinlik

Çukurova Uluslararası Havalimanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “Aile Yılı” projesi kapsamında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı çocukların sanat, bilim ve teknolojiyle buluştuğu özel bir etkinlikle kutladı. Etkinlik kapsamında, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda ‘’Cumhuriyetin Işığıyla Gökyüzüne” Resim Sergisi ve “Yapay Zekâ & Kodlama” Atölyeleri gerçekleştirildi. Havalimanı çalışanları, paydaşları ve ziyaretçilerinin 6-14 yaş çocuklarının; Atatürk, Türk bayrağı ve gelecek temalı resimleri, 'Cumhuriyetin Işığıyla Gökyüzüne' Sergisi kapsamında havalimanında sergilendi. Çocuklar resim etkinliğinin yanısıra Algorithmics İstanbul iş birliğiyle düzenlenen “Yapay Zekâ & Kodlama” atölyelerine katılarak Cumhuriyet ve Gökyüzü teması kapsamında yazdıkları komutlar ile yapay zeka üzerinden fotoğraf ve müzik ürettiler. Yazdıkları kodlar ile kendi oyunlarını da tasarlayan çocukların eserleri katılımcılardan büyük ilgi gördü. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı görselinin yer aldığı pasta kesim seremonisinin ardından Tarsus Belediyesi Bando Takımı eşliğinde Havalimanı’nda gezen çocuklar Havalimanında renkli görüntülere sahne oldu. Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünde, çocukların sanat ve bilimle bir araya gelerek Cumhuriyetin değerlerini geleceğe taşıdığı bu anlamlı etkinlikte konuşan Kozuva Grubu CHRO’su Ahmet Hakan Arslan çocuklarla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını belirterek ‘’Cumhuriyetimizin 102. Yıldönümü’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ‘’Ailemiz Geleceğimiz’’ sloganı kapsamında çalışanlarımız ve paydaşlarımızın çocuklarıyla birlikteyiz. Günümüzün önemli konularından biri olan yapay zeka ile birlikte Cumhuriyet ve havalimanımızla ilgili görseller ürettikleri bu anlamlı etkinlikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını hep beraber coşkuyla kutluyor olmaktan gururluyuz‘’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"İlk Öğretmenim Ailem” Mobil Uygulaması Yeni İçeriklerle Zenginleştiriliyor Haber

"İlk Öğretmenim Ailem” Mobil Uygulaması Yeni İçeriklerle Zenginleştiriliyor

Aileler için dijital rehber olma özelliği taşıyan ve "Aile Yılı" kapsamında hayata geçirilen “İlk Öğretmenim Ailem” mobil uygulaması hizmete girdiği Nisan ayından bu yana anne babalardan yoğun ilgi görüyor. Kullanıcıların internet paketinden herhangi bir harcama yapmadan yararlanabildikleri mobil uygulama 6 ay gibi kısa bir süre içinde 1 milyon 350 bin aile tarafından kullanılmaya başlandı. Uygulamanın gördüğü yoğun ilgi üzerine, içeriği güncellenerek çocuğu okul öncesi ve ilkokul çağında olan ebeveynlere yönelik yeni içerikler eklendi. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte bu içerikler, anne babaların; çocuğun okula uyum sürecine destek olma, duygusal ve davranışsal zorluklarla baş etme, okul kaygısıyla başa çıkma yolları, arkadaşlık ilişkilerinin önemi ve desteklenmesi ve dijital medya kullanımında denge kurma gibi kritik konularda bilgi sahibi olmalarını ve desteklenmelerini amaçlıyor. Yeni içerikler ebeveynlere rehberlik ediyor Erken çocukluk döneminden ilkokula geçişe kadar olan süreci kapsayan içerikler, ebeveynlere çocuklarının gelişim dönemlerine özgü ihtiyaçları hakkında bilgi veriyor. Çocuğu okul öncesi eğitimine başlayan ebeveynler için oluşturulan yeni içeriklerde; çocuğun okula uyum sürecine nasıl destek olunabileceği, ayrılık kaygısıyla baş etmede ebeveynlerin kullanabileceği yöntemler, sabah rutinlerinin nasıl oluşturulacağı, arkadaşlık ve paylaşma becerilerinin nasıl geliştirilebileceği, duygusal ve davranışsal zorluklarla baş etmede anne babaların dikkat etmesi gereken hususlar ve okul öncesi dönemdeki oyunun rolü gibi konular yer alıyor. Çocuğu ilkokula başlayan ebeveynler için oluşturulan yeni içeriklerde ise ilkokula uyum sürecinin nasıl yönetileceği, okul kaygısıyla başa çıkma yolları, sorumluluk bilincinin nasıl kazandırılabileceği, ödev zamanlarının çatışmaya dönüşmemesi için uygulanabilecek stratejiler, okuma yazma öğrenme sürecinde anne babaların destekleyici rolü, uyku ve beslenme alışkanlıklarının akademik başarıyla ilişkisi, arkadaşlık ilişkilerinin önemi ve desteklenmesi ile dijital medya kullanımında denge kurmanın yolları ve okuma alışkanlığının nasıl kazandırılabileceği gibi temel başlıklar ele alınıyor. Hazırlanan yeni içeriklerle, ailelere bir yandan bilgi sunarken diğer yandan da günlük yaşamda uygulayabilecekleri pratik önerilerle sürece katkı sağlamaları amaçlanıyor. Uygulamadan doğum yardımı başvuruları ve ödeme bilgilerine ulaşılabiliyor Öte yandan aile hayatına dair güvenilir ve kapsamlı bilgileri tek bir çatı altında toplayan uygulamada, çocuk gelişimi hakkında temel bilgiler, pozitif anne babalık becerilerini desteklemeye yönelik öneriler yer alıyor. Ebeveynlerin çocuğun gelişim dönemine uygun, ailece yapabilecekleri bilgi ve aktivite önerilerine kolaylıkla ulaşabildiği mobil uygulamada bebek bekleyen aileler için doğuma hazırlık, gebelik dönemi günlük yaşam ve psikolojik değişimler gibi konularda bilgilendirici içerikler sunuluyor. Doğum yardımından faydalanmak isteyen ailelerin başvurularını kolaylıkla yapabildiği, başvurusu onaylanan ailelerinde ödeme bilgilerine ulaşabildiği uygulamada ayrıca ebeveynler soru ve sorunlarını interaktif şekilde uzmanlara iletip cevap alabiliyorlar. “İlk Öğretmenim Ailem” mobil uygulaması, Google Play ve App Store üzerinden ücretsiz indirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.