Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Airport

Kapsül Haber Ajansı - Airport haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Airport haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KC-390 Millennium Dünya Turunu Tamamladı Haber

KC-390 Millennium Dünya Turunu Tamamladı

11 ülkeyi kapsayan, 70 günden fazla süren ve 47 bin deniz milini aşan bu dev tur, uçağın küresel pazardaki iddiasını güçlendirdi. Üstelik tüm görevler %100 başarı oranıyla tamamlandı. KC-390 Kaç Saat Uçtu? İşte Tüm Detaylar KC-390 Millennium, tanıtım turu boyunca: Toplam 54 uçuş gerçekleştirdi Yaklaşık 140 saat havada kaldı Zorlu hava koşullarında test edildi Arktik bölgenin dondurucu soğuğundan Asya’nın nemli sıcağına kadar farklı iklimlerde görev yapan uçak, yüksek performans ve operasyonel dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. KC-390 Hangi Görevleri Başarıyla Tamamladı? Demo turu kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar, uçağın çok yönlülüğünü gözler önüne serdi. KC-390: Konteyner taşımacılığı Tıbbi ekipman ve modül transferi Hafif ve ağır araç sevkiyatı Paletli yük taşıma operasyonları Bu özellikleriyle uçak, hem askeri hem lojistik operasyonlar için ideal çözüm olarak öne çıkıyor. Hangi Ülkelerde Test Edildi? KC-390 dünya turu, Singapur Airshow ile başladı ve ardından: Polonya İsveç ABD gibi önemli ülkelerde devam etti. Turun finali ise Şili’de düzenlenen FIDAE Havacılık Fuarı oldu. Uçak, son olarak Brezilya’daki Embraer tesislerine geri döndü. KC-390 Neden Bu Kadar Konuşuluyor? Uzmanlara göre KC-390 Millennium: Düşük işletme maliyetleri Yüksek görev esnekliği Modern teknoloji altyapısı Zorlu şartlara dayanıklılık gibi avantajları sayesinde rakiplerine ciddi fark atıyor. KC-390 Millennium Özellikleri ile Dikkat Çekiyor Yeni nesil askeri nakliye uçağı olarak geliştirilen KC-390, özellikle: Çok amaçlı kullanım Hızlı yükleme/boşaltma Yüksek taşıma kapasitesi Uluslararası operasyon uyumluluğu gibi özellikleriyle küresel savunma pazarında güçlü bir alternatif haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelebi Hava Servisi Tanzanya’dan Çıkıyor: KAP Açıklaması Sonrası Hisseler Gündemde Haber

Çelebi Hava Servisi Tanzanya’dan Çıkıyor: KAP Açıklaması Sonrası Hisseler Gündemde

Borsa İstanbul’da işlem gören Çelebi Hava Servisi A.Ş. (CLEBI), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla Tanzanya operasyonlarına ilişkin önemli bir kararını duyurdu. Şirket, bağlı ortaklığı Celebi Tanzania Aviation Services Ltd.’nin faaliyet gösterdiği Julius Nyerere Uluslararası Havalimanı’ndaki imtiyaz sözleşmesinin sona ermesi sonrası bu pazarda mevcut yapı altında faaliyetlerine devam etmeyeceğini açıkladı. Çelebi Tanzanya’dan neden çıkıyor? Şirket açıklamasında, kararın temelinde iki kritik unsurun bulunduğu belirtildi: İmtiyaz (concession) sözleşmesinin sona ermesi Mevcut faaliyet yapısının yeniden değerlendirilmesi Çelebi, bu adımın uzun vadeli değer yaratma stratejisi kapsamında alındığını vurguladı. Yani şirket, düşük katkı sağlayan operasyonlar yerine daha yüksek potansiyel barındıran pazarlara odaklanmayı tercih ediyor. Finansallara etkisi ne olacak? Yatırımcıların en çok merak ettiği konu olan finansal etki konusunda şirket net mesaj verdi. Açıklamaya göre Tanzanya operasyonunun: Toplam hasılat içindeki payı: %0,2 Toplam aktifler içindeki payı: %0,5Net kâra etkisi: -%2,1 Bu veriler ışığında, söz konusu operasyonun şirket genelinde oldukça sınırlı bir ağırlığa sahip olduğu görülüyor. Çelebi, bu nedenle kararın konsolide finansallar üzerinde önemli bir etkisi olmayacağını özellikle vurguladı. Çelebi Hava Servisi’nin Afrika planı bitiyor mu? Şirketin Tanzanya’dan çıkma kararı, “Afrika stratejisi sona mı eriyor?” sorusunu da beraberinde getirdi. Ancak KAP açıklamasında bu konuda net bir ayrım yapıldı. Çelebi, Afrika kıtasındaki büyüme planlarının sürdüğünü belirterek özellikle: Kenya pazarına girişin ardından yeni fırsatların değerlendirildiğini Uzun vadeli büyüme için alternatif yatırımların takip edildiğini ifade etti. Bu da şirketin Tanzanya’dan çıkışının bir geri çekilme değil, portföy optimizasyonu olduğunu gösteriyor. Operasyonlar devam ediyor Şirket, Avrupa, Asya ve Afrika’daki diğer operasyonlarının kesintisiz şekilde sürdüğünü açıkladı. Çelebi Hava Servisi, küresel ölçekte yer hizmetleri ve hava kargo alanındaki güçlü konumunu koruduğunu vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu Haber

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu

Havacılık sektörünün bugününü ve geleceğini etkileyen konuların ele alındığı konferansta; sahadan gelen deneyimler, uluslararası perspektifle değerlendiriliyor. Küresel hava trafiğinin en yoğun kesişim noktalarından biri olan İstanbul’da gerçekleşen bu buluşma, Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki konumunu da bir kez daha öne çıkarıyor. 26 Nisan’ın, Türk havacılığının öncülerinden Fesa Evrensev’in 1912 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdiği tarih kabul edilmesi ve Dünya Pilotlar Günü olarak uluslararası düzeyde anılması, konferansa tarihsel bir bağlam kazandırıyor. Türk sivil havacılığının gelişim alanları gündemde Konferans kapsamında; Türk sivil havacılığının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayabilecek bazı yapısal başlıklar da gündeme taşınıyor. Pilotlara hususi pasaport verilmesi, havacılık sektörüne özgü bir iş kanunu oluşturulması ve pilotlar için fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenlemeler; yalnızca çalışma koşullarına değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, ekip planlama esnekliği ve sektörde deneyimli insan kaynağının korunması açısından da değerlendiriliyor. Bu başlıkların, kamuoyu ve karar vericiler nezdinde daha görünür hale gelmesi ve önümüzdeki dönemde daha somut biçimde ele alınmasına zemin oluşturması amaçlanıyor. Konferansın açılış konuşmalarının ardından basınla bir araya gelen TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy: “IFALPA Uluslararası Pilot Birlikleri Federasyonu olarak dünyada 70’ten fazla ülkede 160.000’den fazla pilotu temsil ediyor. Merkezi Montreal’de olan IFALPA. Her yıl dünyanın farklı bir ülkesinde konferans düzenliyor. Bu konferanslarda pilotluk mesleği, uçuş emniyeti, özlük hakları gibi konular görüşülüp tartışılıyor ve tavsiyeler ile çözüm önerileri sunuluyor. Derneğimiz TALPA da bu federasyonun bir üyesi olarak hem ulusal hem de uluslararası alanda aktif olarak faaliyet gösteriyor. Bugün 20 yıl aradan sonra tekrar İstanbul’da IFALPA konferansına ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi. “Pozitif emniyet kültürü, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir.” Havacılığın en temel yapı taşının ‘emniyet’ olduğunu, bunun da teknolojiler ya da regülasyonlarla sağlanan bir sonuç değil bir kültür olduğunu belirten Üreksoy, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, IFALPA 2026’nın merkezinde yer alan kavramlardan biri olan “pozitif emniyet kültürü”, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir. Pozitif emniyet kültürü; açık iletişimin olduğu, raporlamanın teşvik edildiği, hatalardan öğrenilen, cezalandırmanın değil gelişimin esas alındığı bir anlayışı ifade eder. Bu kültürün en önemli şartı ise sistemin içindeki tüm paydaşların, özellikle de pilotların sesinin duyulması ve korunmasıdır.” Konuşmasında havacılıkta yapısal ihtiyaçlar ve Havacılık Meslek Yasası’yla ilgili kritik konulara da değinen Üreksoy, mevcut durumda böyle özel bir yasa bulunmamasının; yüksek uzmanlık, sürekli dikkat ve doğrudan insan hayatına etki eden karar süreçleri içeren bir meslek grubunun, kendi doğasına uygun bir hukuki çerçeveden yoksun kalmasına neden olduğunu söyleyerek; “Bugün, havacılık sektöründe çalışan uçucu personelin önemli bir kısmı; kıdem tazminatı, iş güvencesi, standart çalışma koşulları ve sosyal haklar açısından eşit olmayan uygulamalara tabi kalabilmektedir. Bu durum yalnızca bir çalışma hayatı sorunu değil, aynı zamanda emniyet kültürünün sürdürülebilirliği açısından da önemli bir husustur. Bu ve daha pek çok nedenle, uçucu personelin çalışma hayatını; hak, sorumluluk ve yükümlülükleriyle birlikte açık şekilde tanımlayan, sektöre özgü riskleri dikkate alan, uluslararası standartlarla uyumlu bir Havacılık Meslek Yasası’nın hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Pilotlar için küresel ve uyumlu çalışma düzenlemelerinin gerekliliği Toplantıda konuşan IFALPA Başkanı Kaptan Pilot Ron Hay ise “Havayolu pilotları, mesleklerini korumak için tasarlanmış yasal çerçevelere tam olarak uymayan bir meslekte çalışıyorlar. Çoğu çalışanın aksine, pilotlar tek bir yerde, tek bir sistem altında veya tahmin edilebilir saatlerde çalışmazlar. Bir görev günü İstanbul’da başlayıp başka bir kıtada sona erebilir, zaman dilimlerini aşabilir ve insan fizyolojik sınırlarını zorlayabilir. Bugün pilotlar, birlikte çalışmak üzere asla tam olarak tasarlanmamış iki sistem tarafından yönetiliyor: havacılık güvenliği düzenlemeleri ve çalışma süresi ile dinlenme ilgili iş kanunları. Her ikisi de önemlidir, ancak her zaman uyumlu değillerdir” dedi. Havacılığın dünyayı birbirine bağladığının ancak aynı zamanda ulusal ve bölgesel sistemler arasındaki farklılıkları da ortaya koyduğunun altını çizen Hay sözlerini şöyle bitirdi: “Bu farklılıklar, standartları yükseltmek yerine çalışanlara karşı yükümlülükleri azaltmak için kullanıldığında, sonuç eşit olmayan koruma, yasal belirsizlik ve çalışma koşulları üzerinde artan baskıdır. Pilotlar, havayolları ve düzenleyiciler, parçalanmış ve belirsiz yasal çerçeveler içinde faaliyet göstermek zorunda kalmamalıdır. Düzenleyiciler tutarlı kurallar sağlamalı ve güvenlik ile işgücü düzenlemeleri arasındaki boşlukları kapatmalıdır. Havacılığın sınırları yoktur ve düzenleyici çerçevelerimiz bu gerçekliğe uygun olarak tasarlanmalıdır.” Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler, yalnızca 26 Nisan ile sınırlı kalmıyor. Nisan ayı boyunca hayata geçirilen program; sosyal sorumluluk projeleri, anma etkinlikleri ve uluslararası katılımlı organizasyonlarla birlikte ilerliyor. Bu kapsamda, İstanbul’da düzenlenen IFALPA 80. Konferansı uluslararası katılımıyla öne çıkarken; Hava Kuvvetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek anma programı, Türk havacılık tarihine ve mesleğin köklerine odaklanıyor. Sosyal sorumluluk projeleri ise gençlerle bir araya gelinen etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla destekleniyor. Nisan ayına yayılan bu etkinliklerle, pilotluk mesleğinin yalnızca operasyonel boyutuyla değil; tarihsel birikimi, toplumsal etkisi ve geleceğe yönelik rolüyle birlikte ele alınması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, Özge Yağız ve Yusuf Çim’i Varşova’da hayranlarıyla buluşturdu Haber

Corendon Airlines, Özge Yağız ve Yusuf Çim’i Varşova’da hayranlarıyla buluşturdu

Corendon Airlines, seyahat deneyimini kültürler, hikayeler ve insanları bir araya getiren yaklaşımıyla, Polonya pazarındaki iletişimini farklı bir boyuta taşıyan özel bir projeye imza attı. Spotlight iş birliği ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen “Spotlight x Corendon Varşova Projesi” kapsamında başarılı oyuncular Özge Yağız ve Yusuf Çim, Varşova’da hayranlarıyla buluştu. Polonya’da geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Türk dizilerinin sevilen oyuncuları Özge Yağız ve Yusuf Çim, etkinlik kapsamında hayranlarıyla bir araya geldi. Katılımcılar, ekranlardan tanıdıkları isimlerle birebir iletişim kurma fırsatı yakalarken, etkinlik boyunca oluşan yoğun ilgi sosyal medyanın gündemine yerleşti. Villa Foksal’da gerçekleşen etkinliğe Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş ile birlikte Corendon Airlines ve Spotlight yöneticileri de katılım sağladı. Rauf Alp Denktaş etkinlik sırasındaki konuşmasında Türk dizilerinin Polonya’da geniş kitlelere ulaşarak Türkiye’nin kültürel tanıtımına ve turizme olan ilgiyi artırmadaki önemini vurguladı. Türk dizilerinin Polonya’daki yüksek izlenme oranlarından ilham alan etkinlik, bu ilgiyi seyahat motivasyonuna dönüştürmeyi hedefleyerek Türkiye’nin kültürel zenginliğini ve turizm potansiyelini doğrudan deneyimle buluşturdu. Oyuncular, etkinlik kapsamında yaptıkları açıklamalarda Türkiye’ye olan bağlarını da paylaştı. Özge Yağız ve Yusuf Çim, hem çekimler hem de tatil için sıklıkla tercih ettikleri Antalya, Fethiye ve Kapadokya’nın kendileri için ayrı bir yeri olduğunu vurgulayarak Polonyalı hayranlarını Türkiye’yi keşfetmeye davet etti. Türkiye’nin doğası, tarihi ve misafirperverliğiyle benzersiz bir deneyim sunduğunu belirten oyuncular, “Bir kez geldiğinizde bir daha vazgeçemeyeceksiniz” mesajını paylaştı. Oyuncular ayrıca Varşova’daki buluşmada kendilerine gösterilen yoğun ilgi ve sıcak karşılamadan dolayı Polonyalı hayranlarına teşekkür etti. Corendon Airlines, farklı pazarlarda hayata geçirdiği deneyim odaklı projelerle yalnızca bir ulaşım markası olmanın ötesine geçerek, seyahati kültür ve ilhamla buluşturan bir marka yaklaşımı sunmayı sürdürüyor. Aynı zamanda bu etkinlikle beraber Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle, Türkiye’nin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlamayı ve Polonya pazarında destinasyon bilinirliğini artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace Bağımsız Şirket Oldu: GE Vernova Ayrılığı Tamamlandı Haber

GE Aerospace Bağımsız Şirket Oldu: GE Vernova Ayrılığı Tamamlandı

GE Aerospace, GE Vernova’nın ayrılma sürecinin tamamlanmasının ardından bağımsız bir halka açık şirket olarak resmen faaliyetlerine başladığını duyurdu. Şirket, New York Borsası’nda (NYSE) “GE” koduyla işlem görmeye devam edecek. Bu gelişme, General Electric’in (GE) çok yıllı dönüşüm sürecinin son aşamasını temsil ediyor. Şirket böylece üç ayrı bağımsız yapıya bölünmüş oldu: GE HealthCare, GE Vernova ve GE Aerospace. GE Aerospace CEO’su H. Lawrence Culp Jr., bu sürecin şirket için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, uzun yıllara dayanan dönüşümün başarıyla tamamlandığını ifade etti. Culp, şirketin güçlü finansal yapısı ve odaklı stratejisiyle havacılığın geleceğini şekillendirmeyi hedeflediğini vurguladı. GE Aerospace, dünya genelinde yaklaşık 44 bin ticari ve 26 bin askeri motorluk geniş bir kurulu motor altyapısına sahip. Şirket, 2023 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık gelir elde ederken, bu gelirin büyük bölümü servis hizmetlerinden geldi. Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında 2028 yılına kadar yaklaşık 10 milyar dolar operasyonel kâr elde etmek bulunuyor. Ayrıca GE Aerospace, büyüme ve inovasyona yatırım yaparken, elde edilen nakdin yüzde 70-75’ini hissedarlara geri döndürmeyi planlıyor. GE’nin dönüşüm süreci kapsamında 2018 yılından bu yana 100 milyar doların üzerinde borç azaltımı gerçekleştirildi. Aynı zamanda operasyonel verimlilik ve yalın üretim modeli ile şirket kültüründe önemli değişiklikler yapıldı. GE Aerospace, bu yeni yapılanma ile havacılık motorları, sistemler ve hizmetler alanında küresel liderliğini güçlendirmeyi ve geleceğin uçuş teknolojilerine yön vermeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli aerostat GÖKÇERİ sahada: "Uçan karakol" görevde Haber

Yerli aerostat GÖKÇERİ sahada: "Uçan karakol" görevde

TÜRKPORT Savunma Sanayi tarafından geliştirilen sistem, uzun süre havada kalarak geniş alanları kesintisiz izleyebilmesi nedeniyle "uçan karakol" olarak nitelendiriliyor. Havadan daha hafif gazların kaldırma kuvvetiyle belirli bir irtifada sabit kalarak görev yapan aerostat sistemi, özellikle sınır güvenliği ve kritik tesislerin korunmasında kullanılmak üzere geliştirildi. Sistem, yüzlerce metre ile 1500 metre arasındaki irtifalarda görev yapabiliyor ve bulunduğu yükseklikten geniş bir alanı gözetleyebiliyor. Yaklaşık 8 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen GÖKÇERİ'nin yerli alt sistemleri sayesinde uzun süre kesintisiz görev yapabildiği belirtiliyor. Sistem uygun koşullarda günlerce havada kalabiliyor ve sürekli gözetleme imkânı sağlıyor. Taktik sınıfta geliştirilen ilk modelin testlerinin tamamlanmasının ardından Şırnak Gabar bölgesindeki petrol sahalarının güvenliği için görev yaptığı bildirildi. Daha büyük gövdeye sahip yeni model ise yüksek irtifadan geniş bir alanı izleyebiliyor. Sistem yaklaşık 10 kilometre yarıçaplı bir bölgede gözetleme yapabiliyor. Gece ve gündüz görüntüleme sağlayan kameralar, radar sistemleri ve haberleşme ekipmanlarıyla entegre çalışabiğinde mobil baz istasyonu veya telsiz rölesi olarak da kullanılabiliyor. Tespit edilen tehditlere karşı müdahale imkânı sağlayacak yeni sistemlerin entegrasyonu için çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Mobil yapıya sahip olan aerostat sistemi konteyner konuşlu olarak kısa sürede kurulabiliyor ve farklı bölgelşıyıcı kablo içine yerleştirilen fiber optik hat sayesinde toplanan veriler yer kontrol merkezine güvenli şekilde aktarılıyor. Sensör altyapısı, kontrol yazılımları ve elektronik bileşenlerinin büyük bölümü Türkiye'de geliştirilen GÖKÇgörev yükleri taşıyabilen hibrit bir hava platformu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, düşük maliyetle uzun süreli hava gözetleme imkânı sağlayan aerostat sistemlerinin özellikle sınır islerinin korunması ve kritik bölgelerin izlenmesinde önemli rol oynayacağını belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lufthansa Cargo’da Üst Düzey Atamalar Haber

Lufthansa Cargo’da Üst Düzey Atamalar

Dünyanın önde gelen hava kargo şirketlerinden Lufthansa Cargo, 2026 yılıyla birlikte üst yönetim kadrosunda önemli değişikliklere gitti. Yapılan atamalar, şirketin özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarındaki stratejik hedeflerini güçlendirmeyi amaçlıyor. DACH ve EMEA Bölgesi Gunnar Loehr’e Emanet Lufthansa Cargo’da uzun yıllardır farklı coğrafyalarda görev alan Gunnar Loehr, 15 Şubat 2026 itibarıyla DACH & KAM EMEA Bölge Başkanı olarak görevine başlayacak. Loehr, bu pozisyonda Almanya, Avusturya ve İsviçre pazarlarının yanı sıra Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki kilit müşteri yönetiminden sorumlu olacak. 2002 yılında Lufthansa Cargo’ya İspanya ve Portekiz bölgesinde katılan Loehr, kariyeri boyunca Orta Doğu, Latin Amerika ve Avrupa’da kritik görevler üstlendi. Son olarak Lufthansa Group bünyesinde lojistik satın alma, tedarik yönetimi ve altyapıdan sorumlu olan Loehr, 20’den fazla ülkede ekip yönetimi deneyimi ile dikkat çekiyor. Loehr, bu görevde 1 Ocak 2026’da Küresel Gelir Yönetimi ve Fiyatlandırma Başkan Yardımcılığı görevine geçen Philip Rauchhaus’un yerini alacak. Philip Rauchhaus Küresel Gelir Yönetiminin Başında Philip Rauchhaus, 1 Ocak 2026 itibarıyla Lufthansa Cargo’nun Global Revenue Management and Pricing (Küresel Gelir Yönetimi ve Fiyatlandırma) sorumluluğunu üstlendi. Rauchhaus, bu görevde 38 yıl Lufthansa Group bünyesinde çalıştıktan sonra emekliye ayrılan Helge Krueger-Lorenzen’ın ardından görevi devraldı. Lufthansa Cargo Küresel Pazarlar Başkanı Anand Kulkarni, atamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Gunnar Loehr gibi deneyimli bir ismin bu kritik bölgenin başına geçmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Farklı kıtalarda edindiği tecrübe, müşterilerimizle olan iş birliklerimize yeni bir ivme kazandıracaktır” ifadelerini kullandı. Münih Kargo Merkezi Markus Cirjan’a Emanet Şirketin Frankfurt dışındaki en büyük kargo merkezi olan Münih Hub’ının operasyonel yönetimi ise Markus Cirjan’a devrediliyor. Halen ABD Mid-Atlantic & Ohio Valley bölgesinde Satış ve Handling Direktörü olarak görev yapan Cirjan, en erken uygun tarihte Münih’teki yeni görevine başlayacak. 2013 yılında Atlanta’da Lufthansa Cargo’ya katılan Cirjan, ABD’de satış, operasyon ve handling alanlarında birçok projeye liderlik etti. Cirjan, bu görevde Swiss WorldCargo ile artan iş birliği kapsamında yeni sorumluluklar üstlenen Ivo Seehann’ın yerini alacak. Lufthansa Cargo Operasyon Direktörü Frank Bauer ise, “Markus’un Münih hub’ımıza katılmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Uzmanlığı sayesinde Münih’teki operasyonel performansımızı bir üst seviyeye taşıyacağımıza inanıyorum” dedi. Stratejik Mesaj: Daha Güçlü Küresel Ağ Uzmanlara göre bu atamalar, Lufthansa Cargo’nun küresel kargo ağını daha verimli, müşteri odaklı ve esnek hale getirme stratejisinin önemli bir parçası. Özellikle Avrupa ve ABD merkezli operasyonların deneyimli yöneticilere emanet edilmesi, şirketin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı Haber

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı

Turizm açısından daha sakin geçen ocak ayında, şirket kapasitesini mevsimsel olarak azalan talebe göre ayarladı. Norwegian CEO’su Geir Karlsen, yılın ilk ayına ilişkin değerlendirmesinde, “Yıla güçlü bir başlangıç yaptığımızdan memnunuz. Düşük sezon olmasına rağmen kapasiteyi doğru şekilde ayarlayarak yüzde 86’lık önemli ölçüde iyileşmiş bir doluluk oranı yakaladık. Aynı zamanda birim gelirlerimiz de güçlendi. Bu da faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki genel talebin yüksek olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Norwegian’da Doluluk ve Operasyonel Performans Arttı Ocak ayında Norwegian’ın kapasitesi (AKO – Arz Edilen Koltuk Kilometre) 2,099 milyar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 7 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği (PKT) ise 1,801 milyar koltuk-kilometre ile geçen yıla kıyasla yüzde 2 azaldı. Aynı dönemde Norwegian ortalama 72 uçak ile operasyon gerçekleştirdi. Doluluk oranı yüzde 85,8 olarak kaydedilirken, bu oran geçen yıla göre 3,8 puanlık artış gösterdi. Düzenlilik: %99,3 Dakiklik: %70,4 Karlsen, “Norwegian uçuşlarına olan talep güçlü seyretmeye devam ediyor. Kış sezonunun geri kalanına yönelik rezervasyonlar, geçen yılın aynı döneminin üzerinde. Özellikle daha sıcak destinasyonlara yapılan seyahatler şu anda oldukça popüler” dedi. Widerøe’de Kış Şartlarına Rağmen Güçlü Operasyon Grubun bölgesel hava yolu markası Widerøe ise ocak ayında 156 milyon AKO kapasiteye ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği 100 milyon PKT ile yüzde 7 azaldı. Widerøe’nin doluluk oranı yüzde 64,2 olarak ölçülürken, bu oran geçen yıla kıyasla 4,2 puanlık düşüş gösterdi. Düzenlilik: %96,5 Dakiklik: %85,7 Widerøe CEO’su Tore Jenssen, ocak ayındaki performansa ilişkin olarak, “Kış koşullarına rağmen yüksek dakiklik ve düzenlilik oranlarıyla güçlü bir operasyonel performans sergiledik. Bu durum, kış tatili yapmak isteyen daha fazla yolcuyu karşılamak için bize sağlam bir temel sunuyor” açıklamasında bulundu. Norwegian Group, 2026 yılının geri kalanında özellikle kış ve yaz sezonlarında artan seyahat talebiyle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı Haber

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı

İşte havaalanı terminallerinin geleceğini belirleyen 6 önemli trend: 1. Tam Dijital ve Biyometrik Terminaller Gelecekte pasaport ve bilet kontrolü tarih olabilir. Biyometrik kimlik doğrulama (yüz, iris, parmak izi) sayesinde yolcular, terminale adım attıkları andan uçağa biniş anına kadar temasız ve hızlı bir deneyim yaşayacak. ICAO ve IATA standartlarıyla uyumlu bu sistemler, kuyrukları azaltırken güvenliği artıracak. 2. Sürdürülebilir ve İklim Dirençli Tasarımlar İklim değişikliğine karşı net-sıfır karbon terminaller yaygınlaşıyor. Güneş panelleri, jeotermal enerji, akıllı enerji depolama sistemleri ve yeşil duvarlar ile terminaller kendi enerjisini üretecek. Doğal aydınlatma ve pasif soğutma sistemleri ise uzun vadede işletme maliyetlerini düşürecek. 3. Otonom Sistemler ve Yapay Zekâ Otonom temizlik ve bagaj robotları, terminal içi lojistiği devralırken, yapay zekâ destekli güvenlik taramaları ve öngörülü bakım sistemleri ile gecikmeler azalacak, operasyonel verimlilik artacak. 4. Yolcu Odaklı ve Kapsayıcı Mimari Stres azaltıcı iç mimari, sezgisel yön bulma sistemleri ve hızlı sağlık tarama alanlarına dönüşebilen esnek mekânlar, yolcu memnuniyetini üst seviyeye taşıyacak. 5. Modüler ve Esnek Altyapı Dijital kimlik çerçeveleri, şifrelenmiş veri akışı ve siber risk yönetimi ile terminaller, geleceğin güvenlik ihtiyaçlarına anında uyum sağlayabilecek. 6. Entegre Multimodal Ulaşım Merkezleri Havaalanları; tren, metro, elektrikli ulaşım araçları ve hatta dikey iniş kalkış yapan elektrikli hava taksileri (eVTOL) ile kusursuz bir şekilde entegre olacak. Tek bilet ve dijital ödeme sistemleri ile şehir içi ve şehirler arası ulaşım tek bir noktadan planlanabilecek. Neden Önemli? Bu dönüşüm, sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda daha çevreci, güvenli, hızlı ve konforlu bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor. Havayolu şirketleri, havalimanı işletmecileri ve teknoloji sağlayıcıları, bu trendlere yatırım yaparak geleceğin seyahat ekosistemini şimdiden inşa ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.