Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akademi

Kapsül Haber Ajansı - Akademi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜGİS ve Marmara Üniversitesi’nden Gıda Sanayisinde Ar-Ge İş Birliği Haber

TÜGİS ve Marmara Üniversitesi’nden Gıda Sanayisinde Ar-Ge İş Birliği

Yeni nesil aktif işveren sendikacılığının ülkemizdeki temsilcisi TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), üniversite-sanayi iş birliğini geliştirme hedefi doğrultusunda Marmara Üniversitesi ile protokol imzaladı. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar ve Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur tarafından imzalanan protokol, gıda sanayisinin bilimsel araştırma altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla ilişkisini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda TÜGİS ve Marmara Üniversitesi; Ar-Ge çalışmalarının yürütülmesi, eğitim programlarının geliştirilmesi ve gıda sektörünün akademiyle temasının artırılması için birlikte çalışacak. İş birliğiyle Marmara Üniversitesi akademisyenleri ile TÜGİS üyeleri arasında doğrudan iletişimin teşvik edilmesi, gıda sanayisinin ihtiyaç duyduğu araştırma başlıklarında eş güdümlü projelerin geliştirilmesi ve ulusal ya da uluslararası destek fonlarıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor. Ortak çalışma zemini kurulacak Protokolün ana başlıkları arasında Ar-Ge faaliyetleri, öğrenciler için staj olanakları, iş dünyası gezileri ve TÜGİS üyelerine yönelik eğitimlerin yanı sıra ortak konferans ve seminer programlarının düzenlenmesi yer alıyor. Taraflar ayrıca gıda ve benzeri sektörlere katma değer sağlayacak analiz, ürün geliştirme ve veri paylaşımı süreçlerinde de iş birliği yapacak. Marmara Üniversitesi ile TÜGİS üyesi sanayi kuruluşları arasında laboratuvar ve ekipman kullanımına ilişkin detaylar da protokolün kapsamı içinde bulunuyor. Bu çerçevede proje, makale, patent ve ticari ürün geliştirilmesine yönelik çalışmaların desteklenmesi planlanıyor. TÜGİS üyeleriyle akademi arasında doğrudan temas güçlenecek Protokol doğrultusunda TÜGİS ve Marmara Üniversitesi temsilcilerinden oluşacak Ortak Bilim Komisyonu, yılda en az iki kez bir araya gelerek uygulanabilecek proje başlıklarını değerlendirecek. Üniversite bünyesinde açılan tezsiz yüksek lisans programlarında, başvuru koşullarını sağlayan TÜGİS üyeleri için kontenjan ayrılması da protokol başlıkları arasında yer alıyor. TÜGİS ise Marmara Üniversitesi bünyesindeki ders programlarının eğitim ve uygulama çalışmalarına eğitmen ve altyapı desteği sağlayabilecek. Akademik düzeyde eğitim verme yetkinliğine sahip TÜGİS üyeleri de ihtiyaç duyulması halinde ilgili alanlarda üniversite bünyesinde ders verebilecek. “Gıda sanayisinin geleceği bilimle kurulan güçlü bağdan geçiyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sanayisinin dönüşümünde üniversite-sanayi iş birliklerinin stratejik önem taşıdığını belirtti. Sidar, “Sanayimiz, üretim kabiliyeti kadar bilgiye erişim, araştırma kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla da güç kazanıyor. Marmara Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokolü, sektörümüzün bilimsel altyapıyla daha yakın temas kurması bakımından değerli bir adım olarak görüyoruz. Ortak Ar-Ge çalışmaları, eğitim programları, staj olanakları ve uygulama alanlarında kurulacak iş birlikleriyle hem öğrencilerimizin sektörü daha yakından tanımasına hem de sanayicilerimizin akademik bilgi birikiminden daha etkin yararlanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Protokol beş yıl süreyle geçerli olacak TÜGİS ve Marmara Üniversitesi arasında imzalanan protokol, imza tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerli olacak. Tarafların mutabakatı halinde birer yıllık sürelerle uzatılması mümkün olacak. Protokol kapsamında yürütülecek alt projeler, eğitimler ve uygulama çalışmaları ise ilgili sözleşmeler ve tarafların ortak kararları doğrultusunda hayata geçirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi ve İş Dünyası Londra’da Bir Araya Geldi Haber

Akademi ve İş Dünyası Londra’da Bir Araya Geldi

Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan’ın katılımı ve Özyeğin Üniversitesi Executive MBA Programı kapsamında gerçekleşen buluşmada; farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri, akademisyenler, Executive MBA öğrencileri ve mezunlar bir araya geldi. Özyeğin Üniversitesi Executive MBA Programı katılımcılarının Londra eğitim gezisi kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, akademi ve iş dünyasını uluslararası bir platformda buluşturdu. Eğitim gezisi kapsamında Executive MBA öğrencileri, London Business School’da aldıkları eğitimin yanı sıra Londra’nın iş dünyasıyla temas kurarak farklı kurumlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Programın önemli duraklarından biri ise Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen buluşma oldu. Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe; Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, İşletme Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Mahmut Bayazıt, Executive MBA Program Direktörü Doç. Dr. Kıvılcım Döğerlioğlu Demir, Executive MBA öğrencileri, mezunlar, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Etkinlikte, Özyeğin Üniversitesi ve İngiltere’deki akademi ve iş dünyası arasındaki etkileşim ile iş birliklerinin geliştirilmesi gündeme geldi. Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, etkinlikte yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan Türk profesyonellerin oluşturduğu ağların önemine dikkat çekti. Londra’da son yıllarda güçlü bir Türk diasporasının oluştuğunu belirten Ertaş, Özyeğin Üniversitesi’nin iş dünyasıyla kurduğu yakın bağı değerli bulduğunu ifade etti. Ertaş, “Özyeğin Üniversitesi ülkemize büyük bir katkı sunuyor. Buradan mezun gençlerimizin bu bayrağı daha da ileri götüreceğine inanıyorum” dedi. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise konuşmasında üniversite, iş dünyası ve farklı paydaşlar arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Özyeğin Üniversitesi’nin küresel etkisi yüksek girişimci bir araştırma üniversitesi olma hedefiyle ilerlediğini belirten Tan, “Küresel etki üniversitelerin tek başına gerçekleştirebileceği bir hedef değil; iş dünyası, kamu ve sivil toplumun birlikte üreteceği ortak değerle mümkün. Üniversiteler, iş dünyası, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte değer yaratabileceği platformlar oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Özyeğin Üniversitesi İşletme Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Mahmut Bayazıt ve Executive MBA Program Direktörü Doç. Dr. Kıvılcım Döğerlioğlu Demir’in koordinasyonunda gerçekleşen Londra programı; akademik eğitim, şirket ziyaretleri ve mezun buluşmasını bir araya getirdi. Program, Executive MBA katılımcılarının uluslararası iş dünyasının dinamiklerini yerinde değerlendirmelerine, farklı sektörlerden profesyonellerle deneyim paylaşmalarına ve yeni bağlantılar geliştirmelerine katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı

Koç Üniversitesi – ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından hazırlanan “Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu”, 18 Haziran’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ESAS Plaza Hubitat’ta gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin mevcut görünümü, yatırım eğilimleri, sektörel dağılımı ve gelişim alanlarına ilişkin rapor bulguları değerlendirildi. Etkinliğe T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu katılırken; ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru ile Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. KUES Akademik Direktörü Doç. Dr. Uğur Çelikyurt ise yaptığı sunumda rapor ile ilgili öne çıkan verileri ve bulguları paylaştı. Çağatay Özdoğru: “Türkiye kendi dinamiklerine sahip bir ekosistem haline geldi” Toplantıda konuşan ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru, raporun Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son yıllardaki gelişimini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “ESAS olarak, sürdürülebilir büyümenin ve geleceği inşa etmenin yolunun alternatif yatırımlardan ve teknoloji odaklı girişim sermayesi ekosistemini desteklemekten geçtiğine inanıyoruz. Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz KUES bünyesinde hazırlanan bu rapor, ekosistemimizin kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı olgunluk düzeyini ortaya koyuyor. Türkiye artık tesadüfi ya da münferit başarı hikâyeleriyle anılan bir yapı olmaktan çıkarak, kendi dinamiklerine, güçlü bir bilgi birikimine ve yatırım kültürüne sahip bir ekosistem haline geldi. 2020-2022 yıllarında ulaşılan yüksek yatırım seviyelerinin ardından 2025 yılında daha dengeli bir görünüm oluşsa da bugün ulaşılan ölçek geçmiş dönemlerin önemli ölçüde üzerinde bulunuyor. İşlemlerin büyük bölümünü oluşturan erken aşama girişimler, ekosistemin en güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde girişimlerin büyüme ve ölçeklenme aşamalarında ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının güçlendirilmesi, ekosistemin gelişimi açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve yerli yatırımcıların uluslararası pazarlardaki faaliyetleri de Türkiye’nin küresel girişimcilik ağları içindeki konumunu destekliyor. Son 15 yılda uygulanan kamu politikaları, teşvikler ve üniversite-sanayi iş birlikleri de bu gelişimde önemli rol oynadı. ESAS olarak alternatif yatırımlara odaklanmayı, ekosistemin gelişimine katkı sunmayı ve Türkiye’nin teknoloji odaklı küresel rekabet gücünü destekleyecek adımlar atmayı sürdüreceğiz. Prof. Dr. Hakan Ürey: “KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir” Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey ise girişimcilik ekosistemlerinin yalnızca sermaye ile değil; bilgi, araştırma, insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle geliştiğine dikkat çekti. Ürey, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar değil, aynı zamanda girişimcileri, yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren ağların merkezinde yer alan stratejik aktörler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıllık dönüşümünü ortaya koyarken, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki kritik rolünü de görünür kılıyor. Koç Üniversitesi ile ESAS iş birliğiyle kurulan KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir. Merkezin daha ilk yılında ortaya koyduğu bu kapsamlı çalışma, yalnızca bugünü anlamamıza yardımcı olmuyor; aynı zamanda Türkiye’nin girişimcilik, teknoloji ve yatırım politikalarına yön verecek önemli bir referans kaynak oluşturuyor.” 11 Binden fazla yatırım işlemi analiz edildi PitchBook ve Startups.watch veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan rapor, 2006-2025 döneminde gerçekleşen 11 binden fazla yatırım işlemini, 5.800’den fazla girişimi ve 4.500’den fazla yatırımcıyı kapsıyor. Çalışma, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ve temel eğilimlerini veri odaklı bir yaklaşımla inceliyor. Rapora göre Türkiye girişim sermayesi ekosistemi son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterdi. Özellikle 2018 sonrasında yatırım işlem sayılarında belirgin artış yaşanırken, 2020-2022 dönemi yatırım tutarlarında tarihi seviyelere ulaşıldı. 2025 yılında daha dengeli bir görünüm öne çıksa da ekosistemin ulaştığı toplam hacim ve işlem ölçeği geçmiş dönemlerin üzerinde seyretmeye devam etti. Erken aşama girişimler ekosistemin temel gücünü oluşturuyor Rapora göre girişim sermayesi işlemlerinin yaklaşık %80’i tohum aşamasında gerçekleşirken, toplam yatırım hacminin yaklaşık %66’sı geç aşama yatırımlardan kaynaklanıyor. Bu tablo, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin en güçlü yönünün yeni girişimler üretme kapasitesi olduğunu, en önemli zorluğunun ise bu girişimlerin büyüme ve ölçeklenme süreçlerini finanse etmek olduğunu ortaya koyuyor. Sektörel dağılım incelendiğinde yazılım sektörü hem yatırım işlem sayısında hem de yatırım tutarında ilk sırada yer alıyor. Yazılımı perakende ve finans dışı hizmetler takip ederken, teknoloji yoğun sektörlerin yatırım çekme performansı dikkat çekiyor. Uluslararası bağlantılar güçleniyor Rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin uluslararası yatırım ağlarıyla daha güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 75’i yerli yatırımcılar ile yerli girişimler arasında gerçekleşirken, yurt dışı bağlantılı yatırımlar daha yüksek işlem hacimleriyle öne çıkıyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye merkezli girişimlere ilgisinin arttığı, yerli yatırımcıların da yurt dışındaki girişimlerde daha aktif rol almaya başladığı görülüyor. Özellikle yüksek tutarlı yatırımların ölçeklenme aşamasındaki şirketlerde yoğunlaştığı belirtiliyor. Coğrafi dağılım açısından İstanbul ekosistemin merkezi konumunu korurken, Ankara ikinci önemli merkez olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca bazı şehirlerin ekonomik büyüklüklerinin üzerinde bir girişimcilik performansı sergilediğine dikkat çekiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı Haber

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı

Allianz Türkiye ve TÜRKONFED’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen Risk Zirvesi; kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerini bir araya getirerek afet riskleri ve ekonomik dayanıklılık konularında önemli bir tartışma platformu sundu. Zirveye Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu’nun yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Zirvenin açılış konuşmaları; BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci ile kamu temsilcileri tarafından gerçekleştirildi. Çoklu ve bağlantılı riskler artık “yeni normal” Zirvenin açılış konuşmasını yapan Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, risk kavramının geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: “Bugün risk artık istisnai bir durum değil, iş dünyasının yeni normali. Üstelik yalnızca fiziksel hasarlarla sınırlı kalmıyor; iş sürekliliğini, tedarik zincirlerini ve ekonomik sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen çok boyutlu sonuçlar yaratıyor. Biz Allianz Türkiye olarak bu nedenle sigortacılığı yalnızca hasar sonrası devreye giren bir mekanizma olarak değil, risk gerçekleşmeden önce başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. İşletmelerin risklerini önceden görmelerine, hazırlıklı olmalarına ve dayanıklılıklarını artırmalarına destek olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Antalya gibi turizm ve hizmet sektörünün yoğun olduğu, ekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde bu konuyu ele almak ise ayrı bir önem taşıyor. Çünkü dayanıklılık sadece tek tek işletmeler için değil, bulunduğumuz şehirlerin ve ekonominin sürdürülebilirliği için de kritik. Bu zirveyi de bu nedenle çok kıymetli buluyoruz; ortak akılla daha hazırlıklı ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz.” dedi. Perihan İnci: “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor” Risk yönetiminin kriz anlarında başvurulan teknik bir alan olmakla sınırlı kalmayıp işletmelerin finansal dayanıklılığını, rekabet gücünü, üretim kapasitesini ve en önemlisi sürekliliğini doğrudan belirleyen temel bir yönetim meselesi olduğunu belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine ekonomideki payınız büyüdükçe, risklerin etkisi de büyüyor. Bir yangın, bir afet, bir altyapı kesintisi ya da iklim kaynaklı bir tehdit işletmenin bilançosunun yanı sıra tedarik zincirini, istihdamı, bölgesel geliri ve ülke ekonomisine sağlanan katkıyı da etkileyebiliyor. Bu nedenle yangın riski, afet hazırlığı, sigorta bilinci ve iş sürekliliği başlıkları teknik başlıklar olmanın çok ötesinde, doğrudan kalkınma başlıklarıdır. Afet sonrası toparlanma maliyetlidir; önleyici risk yönetimi ise hem daha akılcı hem daha ekonomiktir.” açıklamasında bulundu. Mustafa Cengiz: “Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır” Antalya’nın bir turizm destinasyonu olmakla sınırlı kalmadığını; turizm, tarım ve sanayinin entegre olduğu çok katmanlı ve stratejik bir ekonomik ekosistem olarak okunması gerektiğini söyleyen BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz ise “Bugünün dünyasında marka, tanıtım kampanyalarının yanı sıra krizlere karşı gösterilen dirençle inşa ediliyor. Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır. Bu nedenle sürdürülebilirliği de yeniden tanımlamalıyız. Sürdürülebilirlik denilince akla ilk olarak çevresel duyarlılık ya da karbon ayak izi gelebilir. Ancak sürdürülebilirlik aynı zamanda operasyonel süreklilik, kriz dayanıklılığı ve risk yönetimi kapasitesidir. Yangın ve afet dayanıklılığı de stratejik bir rekabet unsurudur. Afetlere hazırlıklı olan işletmeler daha hızlı toparlanır, daha fazla yatırım çeker, daha güçlü iş ortaklıkları kurar ve en önemlisi rekabette kalıcı bir avantaj elde eder.” dedi. Zirvede bilimsel ve sektörel bakış bir araya geldi Zirvede Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Afet Olsaydı? Yangın, Dayanıklılık ve Gerçek Risk Algısı” başlıklı konuşmasıyla risklerin bilimsel boyutunu ele aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda ise farklı sektörlerden temsilciler risk yönetimi ve iş sürekliliği konularını çok boyutlu olarak değerlendirdi. Moderatörlüğünü Semih Beken’in üstlendiği panelde; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci ile Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, afetlere karşı hazırlık, sektör bazlı riskler ve işletmelerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çözüm önerileri ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH Türkiye'den Bir İlk Haber

BSH Türkiye'den Bir İlk

BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu kapsamında hayata geçirilen program, teknik dokümantasyon alanında çalışan profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH’nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar üzerinden 4 ülkeden katılımcıya ulaştı. Aynı zamanda programla çalışanların oryantasyon süreçlerinin geliştirilmesine ve teknik yetkinliklerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor. Teknik yazarlık teknolojinin kullanıcılarla daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmasında kritik bir rol alıyor. Bu alanda uzmanlaşmak, müşteri nezdindeki kullanım kılavuzlarının karmaşık teknolojileri sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu bir dille aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca ürünlerin fonksiyonlarının doğru anlaşılmasına katkı sunarak tüketicilerin teknolojiden en yüksek verimi almasına yardımcı oluyor. Akademi ve sektör işbirliğine güçlü örnek Teknik yazarlıkta uzmanlık sunan sertifika programı, Türkiye inisiyatifi ile doğan ve global organizasyona katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor. Türkiye, Çin, İspanya ve Almanya’dan seçilen katılımcılara, toplam 57 saatlik, dört aya yayılan 16 günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu. Alanında uzman 6 akademisyen tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teknik dokümantasyonun temel prensiplerinden kullanıcı deneyimi (UX) ve dijital tasarıma kadar geniş bir içerik yer aldı. 2025 yılının Kasım ayında başlayan eğitim Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen sertifika töreni ile son buldu. Programla ilgili görüşlerini aktaran BSH Türkiye CTO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye, teknik yazarlık alanında Türkiye’de bir ilke imza atarak Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir sertifika programı hayata geçirdi. BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu, Türkiye’nin ev sahipliğinde, global olarak teknik dokümantasyon alanında çalışan tüm profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye’den doğan bu değerli girişim, akademi ve sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor” ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta Haber

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta

Wellbeing Konferansı 2023, 2024, 2025 yıllarında; İş, Tıp ve Akademi dünyasından müstesna isimlerin yer aldığı panelist ve katılımcılar ile gerçekleşmişti. Konferansa duyulan ilgi, toplumu oluşturan bireylerin her anlamda “Daha iyi olma, daha iyi hissetme hali” için yoğun bir arayışta olduğunun çok güçlü bir kanıtı… Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği kurulduğuğundan bu yana, çalışmalarını halk tabanına hızlı bir şekilde yayarak, üyelerine özel haftada 11, ayda 44 farklı Stres Yönetimi uygulama dersini online interaktif olarak gerçekleştirmekte. Geçtiğimiz yıllarda beklenilenden çok daha büyük bir talep olduğu için bu yıl 400 kişi kapasite ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefleyen “IV. Wellbeing Konferansı”nda, konularında uzman ve topluma ilham veren değerli panelistler yer alıyor. Bu yıl da Wellbeing’in farklı alanlarında paneller planlanırken, “Longevity”, “İş&Yaşam Dengesi” ve "Müzik ve Wellbeing" konuları da ilk kez konferansta Wellbeing bakış açısı ile konuşulacak… Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu tarafından sunulacak konferans, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve konferansın platin ana sponsoru Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız'ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak. Konferansta 9 panelde 28 duayen isim yer alacak. “Kariyer Wellbeing Paneli”nde; IK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay bulunuyor. II. Yatırım Finansman gümüş sponsorluğunda gerçekleşecek “Finansal Wellbeing Paneli” girişinde Yatırım Finasman Genel Müdürü Eralp Arslankurt’un yapacağı konuşma ardından başlayacak Finansal Wellbeing Paneli’nde; Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist- CFA Attila Köksal bulunuyor. III. “İş Dünyasında Wellbeing Paneli”nde; gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik bulunuyor. “Longevity ve Wellbeing Paneli”nde; Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy ve Nükleer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım bulunuyor. Carmed İlaç altın sponsorluğunda gerçekleşecek “Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli” girişinde Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Dr. Öğr. Üy. Selin Aktar Kiremitci’nin yapacağı konuşma ardından başlayacak Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli’nde; Gastroenteroloji Uzmanı ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti bulunuyor. “Cilt Sağlığı ve Wellbeing Paneli”nde; Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Ozonterapi ve Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer bulunuyor. “İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing Paneli”nde; Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden bulunuyor. “Egzersiz ve Wellbeing Paneli”nde; İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahi Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu Fit Kültür, Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal bulunuyor. Müzik ve Wellbeing Paneli’nde; Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran ve Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer sahne alıyor. Yaşamına Hareket Kat Bölümü ise Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından gerçeştirilecek. Yükselen Çağ Wellbeing Akademi kurucusu Ebru Şinik tarafından toplu bir mini meditasyon seansının da gerçekleştirileceği konferans boyunca kitap imza köşesinde Attila Köksal ve Murat Sağman tarafından son kitapları katılımcılara ücretsiz olarak imzalanacak. Konferansın ana salon branding sponsorluğunu Teknogym ve Bronz sponsorlukları Güven Hastanesi, Wellworld/ Esteworld ve Okuducu Holding tarafından üstlenildi. Wellbeing Nedir: Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel sağlık kadar ruhsal ve zihinsel sağlığımız da büyük bir önem taşımaktadır. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkar. Wellbeing, bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bileşenlerden oluşan bir denge halini kapsar ve kişinin hayatını şekillendiren ana alanlarında nasıl hissettiği ile ilgilidir. Wellbeing ibaresi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile GALLUP’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı bir terimdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.