Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akademi

Kapsül Haber Ajansı - Akademi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı Haber

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı

Allianz Türkiye ve TÜRKONFED’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen Risk Zirvesi; kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerini bir araya getirerek afet riskleri ve ekonomik dayanıklılık konularında önemli bir tartışma platformu sundu. Zirveye Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu’nun yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Zirvenin açılış konuşmaları; BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci ile kamu temsilcileri tarafından gerçekleştirildi. Çoklu ve bağlantılı riskler artık “yeni normal” Zirvenin açılış konuşmasını yapan Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, risk kavramının geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: “Bugün risk artık istisnai bir durum değil, iş dünyasının yeni normali. Üstelik yalnızca fiziksel hasarlarla sınırlı kalmıyor; iş sürekliliğini, tedarik zincirlerini ve ekonomik sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen çok boyutlu sonuçlar yaratıyor. Biz Allianz Türkiye olarak bu nedenle sigortacılığı yalnızca hasar sonrası devreye giren bir mekanizma olarak değil, risk gerçekleşmeden önce başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. İşletmelerin risklerini önceden görmelerine, hazırlıklı olmalarına ve dayanıklılıklarını artırmalarına destek olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Antalya gibi turizm ve hizmet sektörünün yoğun olduğu, ekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde bu konuyu ele almak ise ayrı bir önem taşıyor. Çünkü dayanıklılık sadece tek tek işletmeler için değil, bulunduğumuz şehirlerin ve ekonominin sürdürülebilirliği için de kritik. Bu zirveyi de bu nedenle çok kıymetli buluyoruz; ortak akılla daha hazırlıklı ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz.” dedi. Perihan İnci: “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor” Risk yönetiminin kriz anlarında başvurulan teknik bir alan olmakla sınırlı kalmayıp işletmelerin finansal dayanıklılığını, rekabet gücünü, üretim kapasitesini ve en önemlisi sürekliliğini doğrudan belirleyen temel bir yönetim meselesi olduğunu belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine ekonomideki payınız büyüdükçe, risklerin etkisi de büyüyor. Bir yangın, bir afet, bir altyapı kesintisi ya da iklim kaynaklı bir tehdit işletmenin bilançosunun yanı sıra tedarik zincirini, istihdamı, bölgesel geliri ve ülke ekonomisine sağlanan katkıyı da etkileyebiliyor. Bu nedenle yangın riski, afet hazırlığı, sigorta bilinci ve iş sürekliliği başlıkları teknik başlıklar olmanın çok ötesinde, doğrudan kalkınma başlıklarıdır. Afet sonrası toparlanma maliyetlidir; önleyici risk yönetimi ise hem daha akılcı hem daha ekonomiktir.” açıklamasında bulundu. Mustafa Cengiz: “Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır” Antalya’nın bir turizm destinasyonu olmakla sınırlı kalmadığını; turizm, tarım ve sanayinin entegre olduğu çok katmanlı ve stratejik bir ekonomik ekosistem olarak okunması gerektiğini söyleyen BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz ise “Bugünün dünyasında marka, tanıtım kampanyalarının yanı sıra krizlere karşı gösterilen dirençle inşa ediliyor. Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır. Bu nedenle sürdürülebilirliği de yeniden tanımlamalıyız. Sürdürülebilirlik denilince akla ilk olarak çevresel duyarlılık ya da karbon ayak izi gelebilir. Ancak sürdürülebilirlik aynı zamanda operasyonel süreklilik, kriz dayanıklılığı ve risk yönetimi kapasitesidir. Yangın ve afet dayanıklılığı de stratejik bir rekabet unsurudur. Afetlere hazırlıklı olan işletmeler daha hızlı toparlanır, daha fazla yatırım çeker, daha güçlü iş ortaklıkları kurar ve en önemlisi rekabette kalıcı bir avantaj elde eder.” dedi. Zirvede bilimsel ve sektörel bakış bir araya geldi Zirvede Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Afet Olsaydı? Yangın, Dayanıklılık ve Gerçek Risk Algısı” başlıklı konuşmasıyla risklerin bilimsel boyutunu ele aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda ise farklı sektörlerden temsilciler risk yönetimi ve iş sürekliliği konularını çok boyutlu olarak değerlendirdi. Moderatörlüğünü Semih Beken’in üstlendiği panelde; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci ile Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, afetlere karşı hazırlık, sektör bazlı riskler ve işletmelerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çözüm önerileri ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH Türkiye'den Bir İlk Haber

BSH Türkiye'den Bir İlk

BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu kapsamında hayata geçirilen program, teknik dokümantasyon alanında çalışan profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH’nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar üzerinden 4 ülkeden katılımcıya ulaştı. Aynı zamanda programla çalışanların oryantasyon süreçlerinin geliştirilmesine ve teknik yetkinliklerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor. Teknik yazarlık teknolojinin kullanıcılarla daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmasında kritik bir rol alıyor. Bu alanda uzmanlaşmak, müşteri nezdindeki kullanım kılavuzlarının karmaşık teknolojileri sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu bir dille aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca ürünlerin fonksiyonlarının doğru anlaşılmasına katkı sunarak tüketicilerin teknolojiden en yüksek verimi almasına yardımcı oluyor. Akademi ve sektör işbirliğine güçlü örnek Teknik yazarlıkta uzmanlık sunan sertifika programı, Türkiye inisiyatifi ile doğan ve global organizasyona katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor. Türkiye, Çin, İspanya ve Almanya’dan seçilen katılımcılara, toplam 57 saatlik, dört aya yayılan 16 günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu. Alanında uzman 6 akademisyen tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teknik dokümantasyonun temel prensiplerinden kullanıcı deneyimi (UX) ve dijital tasarıma kadar geniş bir içerik yer aldı. 2025 yılının Kasım ayında başlayan eğitim Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen sertifika töreni ile son buldu. Programla ilgili görüşlerini aktaran BSH Türkiye CTO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye, teknik yazarlık alanında Türkiye’de bir ilke imza atarak Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir sertifika programı hayata geçirdi. BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu, Türkiye’nin ev sahipliğinde, global olarak teknik dokümantasyon alanında çalışan tüm profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye’den doğan bu değerli girişim, akademi ve sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor” ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta Haber

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta

Wellbeing Konferansı 2023, 2024, 2025 yıllarında; İş, Tıp ve Akademi dünyasından müstesna isimlerin yer aldığı panelist ve katılımcılar ile gerçekleşmişti. Konferansa duyulan ilgi, toplumu oluşturan bireylerin her anlamda “Daha iyi olma, daha iyi hissetme hali” için yoğun bir arayışta olduğunun çok güçlü bir kanıtı… Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği kurulduğuğundan bu yana, çalışmalarını halk tabanına hızlı bir şekilde yayarak, üyelerine özel haftada 11, ayda 44 farklı Stres Yönetimi uygulama dersini online interaktif olarak gerçekleştirmekte. Geçtiğimiz yıllarda beklenilenden çok daha büyük bir talep olduğu için bu yıl 400 kişi kapasite ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefleyen “IV. Wellbeing Konferansı”nda, konularında uzman ve topluma ilham veren değerli panelistler yer alıyor. Bu yıl da Wellbeing’in farklı alanlarında paneller planlanırken, “Longevity”, “İş&Yaşam Dengesi” ve "Müzik ve Wellbeing" konuları da ilk kez konferansta Wellbeing bakış açısı ile konuşulacak… Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu tarafından sunulacak konferans, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve konferansın platin ana sponsoru Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız'ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak. Konferansta 9 panelde 28 duayen isim yer alacak. “Kariyer Wellbeing Paneli”nde; IK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay bulunuyor. II. Yatırım Finansman gümüş sponsorluğunda gerçekleşecek “Finansal Wellbeing Paneli” girişinde Yatırım Finasman Genel Müdürü Eralp Arslankurt’un yapacağı konuşma ardından başlayacak Finansal Wellbeing Paneli’nde; Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist- CFA Attila Köksal bulunuyor. III. “İş Dünyasında Wellbeing Paneli”nde; gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik bulunuyor. “Longevity ve Wellbeing Paneli”nde; Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy ve Nükleer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım bulunuyor. Carmed İlaç altın sponsorluğunda gerçekleşecek “Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli” girişinde Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Dr. Öğr. Üy. Selin Aktar Kiremitci’nin yapacağı konuşma ardından başlayacak Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli’nde; Gastroenteroloji Uzmanı ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti bulunuyor. “Cilt Sağlığı ve Wellbeing Paneli”nde; Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Ozonterapi ve Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer bulunuyor. “İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing Paneli”nde; Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden bulunuyor. “Egzersiz ve Wellbeing Paneli”nde; İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahi Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu Fit Kültür, Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal bulunuyor. Müzik ve Wellbeing Paneli’nde; Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran ve Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer sahne alıyor. Yaşamına Hareket Kat Bölümü ise Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından gerçeştirilecek. Yükselen Çağ Wellbeing Akademi kurucusu Ebru Şinik tarafından toplu bir mini meditasyon seansının da gerçekleştirileceği konferans boyunca kitap imza köşesinde Attila Köksal ve Murat Sağman tarafından son kitapları katılımcılara ücretsiz olarak imzalanacak. Konferansın ana salon branding sponsorluğunu Teknogym ve Bronz sponsorlukları Güven Hastanesi, Wellworld/ Esteworld ve Okuducu Holding tarafından üstlenildi. Wellbeing Nedir: Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel sağlık kadar ruhsal ve zihinsel sağlığımız da büyük bir önem taşımaktadır. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkar. Wellbeing, bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bileşenlerden oluşan bir denge halini kapsar ve kişinin hayatını şekillendiren ana alanlarında nasıl hissettiği ile ilgilidir. Wellbeing ibaresi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile GALLUP’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı bir terimdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması Haber

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışma önemine odaklanan buluşmada, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik iş birliği alanları ele alındı. Eşitlik Politikalarında Veri Temelli Yaklaşımlar Öne Çıkıyor Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve Sabancı Vakfı tarafından, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sürdürülebilir ve etki odaklı bir diyalog zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, “Bakım Odaklı Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için verinin önemi, sorunları daha iyi anlamak ve kalıcı çözümler üretmek için veri odaklı yaklaşımların şart olduğu vurgulandı. “Sistematik dönüşüm veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hepimizin bildiği ‘Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir’ ve ‘Eşitlik bir insan hakları meselesidir’ gibi temel gerçekler var. Bunları biliyor, takip ediyoruz. Gelişme var ama yeterli değil. Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hala istediğimiz yerlerde değil, sınırlı. Fırsatlara erişimde ciddi eşitsizlikler var. Bu nedenle alanda gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu dönüşüm ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi. “Filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor” Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yılı geride bırakırken yeni bir yol haritası belirlediğini ifade ederek şunları söyledi: “Yeni döneme bakarken kendimize şu soruyu sorduk: ‘Daha etkili, daha sonuç odaklı ve kalıcı çözümler nasıl üretebiliriz?’ Bu sorunun cevabını ortak bir akılla tespit ettik. Bu yeni dönemde, veriye dayalı, bilimsel, etki odaklı ve en önemlisi iş birliğine dayalı bir yaklaşımı merkeze aldık. Bir boyut daha var ki, onu da özellikle vurgulamak isterim: Filantropinin dönüşümü. Artık mesele sadece destek vermek ya da kapasite geliştirmek değil; yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi dünyasının önündeki bu yeni aşama da bizi yine aynı noktaya getiriyor; veriye dayalı, bilimsel ve etki odaklı bir yaklaşım. En önemlisi de akademi ile sivil toplumun birlikte çalıştığı, birlikte ürettiği güçlü iş birlikleri. Çünkü filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor. Türkiye’de biz de bu rolü benimsiyoruz.” “Sistematik dönüşüm için veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var” Sabancı Vakfı’nın 2019’da OECD global filantropi raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “OECD’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan 2026 raporu da etkimizin ve yerimizin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan sahadaki dönüşüm. 20 yıl önce Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz ortak program, Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı hep bir ihtiyaçtan doğdu, ortak akılla tasarlandı ve etkisini bugün de sürdürüyor.” “Akademi, saha ile bağlantılı çalıştığında etkiyi büyütür. Birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek artık bir gereklilik” Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Güler Sabancı, “Bugün de aynı anlayışla, daha geniş iş birlikleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediyoruz. Ama artık bir adım daha ileri gidiyoruz. Etki çalışmaları bir ‘pusula’ niteliği taşıyor. Çünkü: ‘Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz.’ Burada özellikle akademi için bir parantez açmak isterim. Akademi, yenilik üretme ve modeller geliştirme kapasitesine sahip. Ancak içinde bulunduğumuz dönem bize şunu gösteriyor: Tek başına akademinin ilerlemesi yeterli değil. Akademi, saha ile bağlantılı sivil toplum ile çalıştığında etkiyi büyütür ve politika süreçlerine daha güçlü katkı sunar. Çünkü sahada etkiyi yaratan sivil toplumdur. Bir nevi sivil toplum uygulayıcıdır. Bu nedenle birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek ve etkisini daha sonra ölçmek artık bir gerekliliktir.” dedi. Veri temelli araştırmalar ve ortak akıl eşitlik için aynı zeminde buluştu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki son yıllarda yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılan etkinlik; üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu. Gün boyu süren program kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ, veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine   Avrupa’dan Büyük Ödül Haber

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

Avrupa Kulüpler Birliği (EFC) ve EA SPORTS FC™, futbolun toplumsal değişim gücünü kullanarak fark yaratan projeleri ödüllendirdikleri “Değişimin Sembolü” (Symbol of Change) hibelerinin 2026 yılı kazananlarını açıkladı. Türkiye’den Samsunspor, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen “Mor Forma” (Purple Jersey) projesiyle Avrupa’nın en prestijli toplumsal sorumluluk ödüllerinden birine layık görülerek 100 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Lizbon’da düzenlenen EFC Club Connect etkinliğinde duyurulan ödüller; toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlerin dijital eğitimi gibi kritik alanlarda dönüştürücü projeler üreten kulüplere verildi. Samsunspor, Belçika’dan Club Brugge Foundation ve Ukrayna’dan Shakhtar Donetsk ile birlikte Avrupa genelinde seçilen üç kulüpten biri olmayı başardı. Samsun’dan Yükselen Mor Dalga: 3 Bin Kişiye Dokunacak Süper Lig’in köklü ekiplerinden Samsunspor, ödül kazanan “Mor Forma” projesiyle futbolun birleştirici gücünü kadına yönelik şiddeti durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için kullanıyor. Adını toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası renginden alan proje, sadece bir sembol olmanın ötesine geçerek geniş kapsamlı bir destek programı sunuyor. Proje kapsamında ev içi şiddet mağdurlarına psikolojik destek verilirken, kulüp akademisindeki genç erkek oyunculara eşitlik eğitimi ve kadınlara yönelik kendini savunma eğitimleri düzenleniyor. Yılda 3 binden fazla doğrudan faydalanıcıya ulaşması beklenen proje; 1.600 kadına psikolojik destek sağlanmasını, 600 kadının kendini savunma eğitimlerine katılımını ve 160’tan fazla akademi oyuncusunun toplumsal farkındalık eğitimi almasını hedefliyor. Ödülle ilgili açıklama bulunan Samsunspor Pazarlama Direktörü Zeycan Rochelle Yıldırım “Bu ödülün alınması, Samsunspor’da bu projeye yüreğini koyan herkes için çok büyük anlam taşıyor. Beş yıl içinde 2.400’den fazla kadına destek olduk ve daha önce futbola erişimi olmayan 215 kadın ve kız çocuğunu futbolla buluşturduk. Bu yıl, sahaya ilk kez adım atan kız çocuklarından, eşitliğin en baştan inşa edilen bir değer olduğunu öğrenen akademi erkek oyuncularına kadar doğrudan 3.000 kişiye ulaşacağız. Bu ödül, bu yapıyı kurmaya ve geliştirmeye devam etmemizi sağlayacak.” Dedi Arda Turan’ın Çalıştırdığı Shakhtar Donetsk de Ödül Aldı Samsunspor’un yanı sıra, teknik direktörlüğünü Arda Turan’ın üstlendiği Ukrayna’nın başarılı temsilcisi Shakhtar Donetsk de “LingoBall” projesiyle hibe kazananlar arasında yer aldı. Shakhtar Social Vakfı aracılığıyla yürütülen proje, 7-12 yaş arası 1200 çocuk için futbol antrenmanlarını oyunlaştırılmış İngilizce dil eğitimiyle birleştiriyor. Hareket takip teknolojilerinin kullanıldığı projeyle, çocukların hem fiziksel aktivite düzeylerinin hem de dil öğrenme kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Belçika temsilcisi Club Brugge ise yerel kulüplere sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için rehberlik eden “Football Community Builders” programıyla ödülün sahibi oldu. Futbolun Kalbi Toplum İçin Atıyor Bu üç proje, bireysel olarak günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlik eğitimi gibi en önemli sosyal konulara odaklanıyor. Birlikte ele alındığında ise bu girişimler, futbolun erişim gücünü, yarattığı etkiyle eşleştirmek ve Avrupa genelindeki kulüpleri toplumlarında anlamlı ve kalıcı değişimler yaratmaları için güçlendirmek gibi.EFC ve EA SPORTS FC iş birliğinin temel hedefini yansıtıyor. EFC CEO’su Charlie Marshall, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Değişimin Sembolu Ödülleri (Symbol of Change Grants), futbolun sunduğu platformu kullanarak insanların hayatlarında gerçek bir fark yaratan kulüpleri kutlamayı amaçlıyor. EFC 800'den fazla üye kulübe ulaştıkça, tüm üye kulüpler ve taraftarları için değişimin birleşik sesi olma temel misyonumuzu sürdürmemiz büyük önem taşıyor. EA SPORTS FC ile olan ortaklığımız aracılığıyla kulüpleri, topluluklarına nasıl hizmet edebilecekleri ve kalıcı bir etki yaratabilecekleri konusunda yaratıcı düşünmeye teşvik ediyoruz. Samsunspor, Club Brugge Vakfı ve Shakhtar Donetsk; kadınları ve gençleri desteklemekten oyunun kuruluş köklerini güçlendirmeye kadar futbolun nasıl bir ilerleme gücü olabileceğini kanıtlayan üç güçlü örneği temsil ediyor.” dedi. EA SPORTS FC Ortaklık Pazarlama Kıdemli Direktörü James Salmon ise “Değişimin Sembolü Ödülleri, futbol kulüplerinin kendi topluluklarında anlamlı bir değişim sağlama potansiyelini açığa çıkarmayı amaçlıyor. EA SPORTS FC olarak, oyunu ilham vermek, eğitmek ve insanları bir araya getirmek için kullanan girişimleri desteklemeye kararlıyız. EFC ile ortaklık kurmak, kulüplerin harika fikirlerini Avrupa genelindeki topluluklara ulaşabilecek ve fayda sağlayacak etkili programlara dönüştürmelerine yardımcı olmamıza olanak tanıyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.