Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akademik Başarı

Kapsül Haber Ajansı - Akademik Başarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademik Başarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konuşma Güçlüğü Okul Hayatını Etkileyebilir! Haber

Konuşma Güçlüğü Okul Hayatını Etkileyebilir!

Konuşma seslerindeki her güçlüğün okuma yazma problemi anlamına gelmediğini ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır. Çocuk ‘kapı’ya ‘tapı’ diyordur ama söylediğinin farkındadır. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.” dedi. Dil bozukluklarının zekâyla doğrudan ilişkili olmadığına dikkat çeken Dündar, akranlarından belirgin şekilde farklı konuşan çocuklarda terapi için çok beklenmemesi gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, çocuklarda dil ve konuşma becerilerindeki farklılıkların okuma-yazma, akademik başarı, sosyal iletişim ve kaygı üzerindeki olası etkileri ile hangi durumlarda dil ve konuşma terapisine başvurulması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu. Konuşma sesindeki her güçlük okuma yazma sorununa yol açmıyor! Çocuklarda konuşma seslerindeki güçlüklerin okuma yazma problemlerine neden olup olmayacağı konusunda ailelerin endişe duyduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır.” dedi. Çocuğun sadece sesi üretemiyor olabileceğini aktaran Dündar, “Ancak bu sesin farkında olabilir. Sadece ‘kapı’ya ‘tapı’ diyordur ama söylediğinin farkındadır. Normalde işitsel olarak ‘kapı’ ile ‘tapı’yı ayırt ediyordur. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.” şeklinde konuştu. Dil bozukluklarının zekâ ile doğrudan bir ilişkisi yok! Ancak farkındalıkların da gelişim esnasında artikülasyon becerileri gibi geriden gelmiş olmasının okuma yazma güçlüğüne sebep olabilme riski taşıdığına işaret eden Dündar, “Bu ayrımı yapmak önemlidir. Şunu bilmek gerekir; dil bozukluklarının zekâ ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.” dedi. Çocukların bunu yapamamasının herhangi bir bilişsel kapasite problemi olmadığını vurgulayan Dündar, “Çocuğun sadece o alanda desteklenmesi gerekir. Aileler çok kaygılanabiliyor, ancak stres yapmamalılar. Artikülasyon bozuklukları her düzeyde çok sistematik bir şekilde çözülebilen sorunlardır.” ifadelerini kullandı. Konuşmanın anlaşılmaması çocukta kaygıya ve sosyal geri çekilmeye yol açabilir! Çocuğun konuşmasında anlaşılırlık problemi olması durumunun da aileler tarafından endişeyle karşılandığını kaydeden Dündar, “Aileler bu konuda iki şeyi soruyor; birincisi, akademik becerileri nasıl etkileyecek? İkincisi, hem arkadaşlarıyla hem öğretmeniyle iletişimini ve etkileşimini nasıl etkileyecek?” dedi. Bu noktada dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi veren Dündar, şunları söyledi: “Okuma yazma becerileriyle çok ilişkili olup olmadığına bakılmalı. Bunun haricinde çocuk; ‘Ben anlaşılmıyorum, tekrar tekrar soruluyor. Bu bende kaygı yaratıyor. Bu sebeple de arkadaşlarımla çok etkileşim kurmak istemiyorum. Daha sessiz, daha geride kalıyorum. Sınıfta soruyu bilsem de anlaşılmayacağımı düşündüğüm için parmak kaldırmak istemiyorum’ diye düşünebilir. Her çocuk böyle bir durum yaşayacak diyemeyiz. Ancak gözlemlediğinizde böyle bir durum sezerseniz bu, çözmemiz gereken bir bozukluktur.” Kekemelik yaşayan çocuğa konuşma şekline değil, söylediklerine odaklanarak yaklaşılmalı! Okul hayatında ya da başka ortamlardaki heyecan ve stresin var olan sorunları tetikleyebileceğini dile getiren Hazel Ezgi Dündar, “Özellikle kekemelik bu tür durumlarda ortaya çıkabilir. Burada şunu unutmamak gerekir; herhangi bir heyecan ya da stres sıfırdan kekemelik oluşturmaz. Bu zaten doğuştan yatkın olunan bir durumdur.” dedi. Sorunun artması, kaygı geçtiği halde konuşmanın düzelmemesi ya da kasılmalar, zorlanmalar veya tekrarlı davranışlar gibi fiziksel belirtiler görülmeye başlanması durumunda müdahale edilmesi gereken bir problem hâline gelmiş olabileceğine dikkat çeken Dündar, “Ufak bir kaygıdan dolayı biraz artış olduğunda çocuğun nasıl söylediğine değil, ne söylediğine dikkat etmek gerekir. Bunu çocuğa hissettirmek çok önemlidir. Ne kadar takılırsa takılsın ya da nasıl takılırsa takılsın sonuna kadar dinleneceğini, bir problem olmadığını hissettirmek gerekir. Göz temasını kesmeden sonuna kadar dinleyerek, konuşma şekliyle ilgili değil konuşma içeriğiyle ilgili gerekli geri bildirimleri vermek çocuğun kendini daha güvenli bir alanda hissetmesini sağlar. ‘Bir nefes al, biraz yavaşla, daha rahat söyle’ demek sanki ona zaman kazandırıyormuş gibi görünse de yavaşlatmaz, tam tersine hızlandırır. ‘Hemen nefes almalıyım, hemen söylemeliyim, yapmalıyım’ hissi yaratarak daha büyük bir zaman baskısına ve var olan stresin artmasına yol açar; bundan kaçınılmalıdır.” açıklamasını yaptı. Çocuğun konuşması akranlarından belirgin şekilde farklıysa terapi için beklememek gerekiyor! Dil ve konuşma terapisine ne zaman başlanması gerektiğinin tek bir reçetesi olmadığına değinen Dündar, “Harf hataları varsa, bunlar gelişim sürecinde yavaş yavaş düzelmiyorsa, artık akademik bozukluklara sebep olabilecek bir duruma geldiyse, çocuk bununla ilgili sosyal kaygılar yaşamaya başladıysa, çeşitli çekingenlikler ve kaçınmalar ortaya çıktıysa başvurulabilir. Dil becerileri yeterli değilse; yani akranlarından çok daha farklı bir şekilde konuşuyorsa, cümle kurmasına rağmen cümle niteliği 2-3 yaş küçük arkadaş gruplarına daha uygunsa ya da anlaşılırlığı daha küçük çocuklar gibiyse başvurulmalıdır.” dedi. Yaklaşık 4,5-5 yaşında çocuğun konuşmasının anlaşılırlık ve nitelik olarak bir yetişkin konuşmasına benzemeye başladığını hatırlatan Dündar, şöyle devam etti: “Okul çağı çocuğunda hâlâ bunlar görülmüyorsa, bunlara bağlı kaygılar ve endişeler varsa, zorbalık ihtimalinden endişe ediliyorsa çok beklememekte fayda var. Farklı metotlar ve düzeyler bulunur. Terapist bazen bunun normal bir süreç olduğunu söyleyecek, bazen aileye ve öğretmene öneriler vererek ilerleyecek, bazen birkaç ayda bir takip edecek, bazen de sıklığı çocuğa göre belirlenen bir terapi sürecine başlayacaktır.” Dil ve konuşma becerileri sadece konuşmaktan ibaret değil! Kelimeleri olan, cümle kurabilen ama buna rağmen akranlarından farklı olan durumlar da olduğunu ifade eden Dündar, “Akranlarına hafta sonu ne yaptığı sorulduğunda bütün bir günü, duygusunu ve detayları sıralı olarak anlatabilirken; bazı çocuklar sadece ‘hafta sonu parka gittik’ diyebilir. Detaylandıramama, sıralandıramama ve duygularını ifade edememe durumlarında dil becerileri kelime bilmenin ya da anlaşılır söylemenin ötesinde geriden geliyor olabilir.” dedi. Dil terapisinin yalnızca hiç konuşulmadığı zaman ihtiyaç duyulan bir alan olmadığını aktaran Dündar, “Okul çağıyla beraber evde ya da okulda verilen yönergeleri çocuğun anladığı düşünülse de yerine getiremediği durumlar gözlemlenebilir. Bu bir dikkat problemi olabileceği gibi dille ilişkili bilişsel becerilerden biri olan işitsel bellek ile de ilgili olabilir. İşitsel bellek; birden fazla birim bilgiyi alma, işleme, hafızada tutma ve üzerine işlem yapabilme becerisidir. Çocuğa ‘Matematik kitabını aç, 54. sayfanın sonundaki soruyu çöz’ dendiğinde sadece kitabı açıp devamını hatırlamayabilir. Ya da ‘Cevap kırmızı mı, pembe mi, yeşil mi, sarı mı?’ dendiğinde yönergelerin tamamı işlenemediği için hep son söylenen ya da ilk söylenen hatırlanabilir. Bu durum dinlemek istememekten ya da dikkat probleminden kaynaklanmayabilir; dille ilgili bilişsel becerilerin henüz akran düzeyine erişmemesinden ileri gelebilir. Dil ve konuşma becerileri sadece ağız çevresiyle sınırlı değildir, beyinde pek çok bileşeni vardır ve oralardan desteklenebilir.” diye konuştu. Kitap okumaktan kaçınmanın nedeni dil güçlüğü olabilir! Çocuğun kitap okumayı sevmemesinin de pek çok nedene bağlı olabileceğini belirten Hazel Ezgi Dündar, “Kitap okumanın keyfine henüz varılmamış veya ilgi alanı bulunamamış olabileceği gibi dil güçlüğü de söz konusu olabilir. Bir yabancı dili kelime düzeyinde bilip cümle kurarak günlük hayat sürdürülebilse de bir metin okurken devreye giren kurallar ve ekler nedeniyle yorulup sıkılma ve okumayı bırakma durumu ortaya çıkabilir. Bazı çocuklar bunu Türkçe içinde yaşarlar. Bildiği yapıların dışındaki detayların içinde kaybolabilirler; bu da onların çok daha efor sarf ederek okumasına neden olur. Okumaya devam etmek istememeleri veya dikkatlerinin dağılması normaldir. Bu beceriler desteklendiğinde metni anlamak ve keyif almak daha kolay hâle gelecektir.” dedi. Ekranın kendisinden çok, çocuğun hayatında neyin yerine geçtiğine bakılmalı! Ekranın çok kullanılmasının da merak edilen bir başka konu olduğuna işaret eden Dündar, sözlerini şöyle tamamladı: “Ekranın çocuğun hayatında neyin yerine geçtiğine bakılmalı. Tüm gelişim alanlarında olduğu gibi dil ve konuşma gelişiminde de çevresel uyaranlar ve sosyal etkileşim çok kıymetlidir. Çocuk ekran karşısındayken etkileşimden, temas kurmaktan, uyaran almaktan ya da uykusundan geri kalıyorsa bu durum gelişimin farklı alanlarında aksamaya yol açar. Zararlı bir şey vermekten ziyade yararlı bir şey hayatından çıktığı için gelişim olumsuz etkilenebilir. Ekran yerine sosyal etkileşim ve iletişim konulması tercih edilse de günümüz teknolojisinde maruz kalma durumunda neyden kaybedildiğine bakılarak bir dengeleme yapılabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Bursuna Rekor Başvuru Haber

Enerji Bursuna Rekor Başvuru

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, beklentilerin üzerinde gelen rekor başvurunun kendilerini sevindirdiğini belirterek “Nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik desteklerimiz devam edecek. Şubat ayında kapsamı genişleterek yeni bir çağrıya çıkacağız. Hem yeni lisans bölümleri ekleyecek hem de üniversitelerin 3’üncü ve 4’üncü sınıflarında öğrenim gören öğrencileri de kapama alanımıza alacağız.” dedi. TENMAK Bursları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), temmuzda Araştırma Burs Programlarını başlattı. Başarı ve araştırma olmak üzere iki kategoriden oluşan TENMAK Araştırma Burs Programları, üniversitenin ilk yılından itibaren yetkin, üretken ve uluslararası standartlarda araştırma yapabilen gençleri desteklemeyi amaç edindi. 21 Eylül’e Uzatıldı Burs Programlarının ilk çağrısı olan TENMAK Yurt İçi Lisans Başarı Bursu’na başvurular, 1 Eylül’de “burs.tenmak.gov.tr” üzerinden alınmaya başlandı. Bazı üniversitelerin YKS kayıt işlemleri nedeniyle 15 Eylül’de sona ermesi planlanan başvurular, 21 Eylül’e uzatıldı. İlk 100 Bin Şartı Bu ilk çağrıya 2025 veya 2026 YKS’de ilk 100 bine giren öğrenciler başvuru yapabildi. Birinci sınıfı tamamlayarak ikinci sınıfa geçen adayların genel ağırlıklı not ortalamasının en az 2,50/4,00 veya 65/100 olması şartı arandı. Devlet Üniversiteleri Ağırlıkta Enerji, nükleer teknoloji, maden, yapay zekâ, yazılım, malzeme ve benzeri stratejik alanlara yoğunlaşan çağrıda tüm kriterleri karışlayan 20 bin 632 adayın başvurusu esas alındı. Türkiye’nin 81 ilinden yapılan başvuruların yüzde 82’si devlet üniversitelerinden, yüzde 18’i vakıf üniversitelerinden geldi. YKS Birincisi de Başvurdu Başvurular, akademik başarı düzeyi açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Başvuru havuzunda YKS Türkiye birincisinin yanı sıra 9 aday YKS sıralamasında ilk 10’da, 87 aday ilk 100’de, 700 aday da ilk binde yer aldı. Elektronik Sistemle Belirlendi Başvurular, çağrı metninde ve programın uygulama esaslarında belirtilen kriterler doğrultusunda elektronik sistem üzerinden otomatik olarak sıralandı. Program kapsamında 30 lisans branşından toplam 500 öğrenci burs almaya hak kazandı. Gelişimleri Desteklenecek Programa kabul edilen öğrencilere, aylık 13 bin 750 liralık burs verilecek. Ayrıca, eğitim gördükleri alanlar ve kariyer hedefleri dikkate alınarak mentörlerle çalışmaları sağlanacak. Bursiyerlerin araştırma ekosistemiyle buluşturulması, akademik ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve TENMAK’ın çalışma alanlarıyla erken dönemde tanıştırılması da amaçlanıyor. 70 Bin Öğrenci Sisteme Girdi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaklaşık 70 bin öğrencinin burs imkanını araştırmak için sisteme girdiğini, şartları sağlayan 20 binin üzerinde başvurunun kabul edildiğini söyledi. Yeni Yılda Yeni Çağrı Beklentilerin üzerinde gelen rekor başvurunun kendilerini sevindirdiğini ifade eden Bakan Bayraktar, “Nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik desteklerimiz devam edecek. Şubat ayında kapsamı genişleterek yeni bir çağrıya çıkacağız. Hem yeni lisans bölümleri ekleyecek hem de üniversitelerin 3’üncü ve 4’üncü sınıflarında öğrenim gören öğrencileri de kapsama alanımıza alacağız.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı Haber

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliği için faaliyetlerini sürdüren Türk Eğitim Vakfı (TEV), üstün akademik başarı gösteren ve yüksek potansiyelleriyle öne çıkan öğrencilerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Üstün Başarı Bursları 2026-2027 akademik yılı başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üstün başarı yolculuğuna TEV ile devam Türk Eğitim Vakfı, 2026-2027 akademik yılında Üstün Başarı Bursu kapsamında öğrencilere aylık 16.000 TL burs desteği sağlayacak. TEV Üstün Başarı Bursu; Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YKS) ilk 5.000’e giren, devlet veya vakıf üniversitelerinde okuyan; hazırlık, 1. ve 2. sınıf lisans öğrencilerinin başvurusuna açık olacak. Ara sınıflardan başvuracak adayların genel not ortalamasının en az 3,50 olması gerekiyor. Teknik kontrolleri geçen adaylar; kompozisyon ve mülakat gibi aşamalardan oluşan çok adımlı bir süreçte değerlendiriliyor. Bu dönem program kapsamında tıp, hukuk, mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ile iktisadi ve idari bilimler alanlarında öğrenim gören yaklaşık 500 başarılı genç desteklenecek. TEV'li olmak, başarının ötesine geçmek TEV’de Üstün Başarı Bursu, yalnızca akademik başarıyı desteklemekle kalmıyor; merak eden, üreten, sorumluluk alan ve topluma katkı sağlamayı önemseyen bireylerin gelişimini de destekliyor. Bu doğrultuda Üstün Başarı Bursiyerleri; kariyer buluşmaları, kişisel gelişim eğitimleri, gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, konserler, kültür sanat etkinlikleri ve farklı disiplinlerden bursiyerlerle kurdukları güçlü iletişim ağı sayesinde çok yönlü bir gelişim ortamının parçası oluyor. Başvurular Obigenç üzerinden gerçekleştiriliyor 2026-2027 akademik yılı Üstün Başarı Bursu başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere yönelik dijital platformu Obigenç üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Öğrenciler, App Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirebilecekleri uygulama aracılığıyla başvuru adımlarını tamamlayabilecek ve süreçle ilgili gelişmeleri takip edebilecek. Burs başvurusunun yanı sıra kariyer fırsatları, eğitim içerikleri, etkinlikler, staj imkanları ve öğrencilerin gelişimini destekleyen birçok ayrıcalığı bir araya getiren Obigenç, TEV bursiyerlerinin eğitim yolculukları boyunca faydalanabilecekleri kapsamlı bir dijital platform olarak hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Eğitim Vakfı İnanç Lisesi, Yüksek Potansiyelli Gençlere Nitelikli Eğitim Fırsatı Sunuyor Haber

Türk Eğitim Vakfı İnanç Lisesi, Yüksek Potansiyelli Gençlere Nitelikli Eğitim Fırsatı Sunuyor

Eğitimde fırsat eşitliğini merkeze alan TEV İnanç Lisesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen üstün potansiyelli öğrencileri burs destekleriyle bir araya getiriyor. Öğrenciler, ulusal ve uluslararası ölçekte elde edilen öğrenci başarıları ve sunduğu eğitim olanaklarıyla dikkat çeken okulda geleceğe güçlü bir başlangıç yapma fırsatı buluyor. Bir öğrencinin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri, sahip olduğu potansiyeli geliştirebileceği eğitim fırsatlarına erişebilmesi. Ancak bu fırsatlar her öğrenci için eşit koşullarda sunulamıyor. Başarılı gençlerin gelişimine katkı sağlamak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren TEV İnanç Lisesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen öğrencileri aynı kampüste buluşturarak potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri bir öğrenme ortamı sunuyor. Türk Eğitim Vakfı’nın burs desteğiyle eğitim alan öğrenciler, akademik ve kişisel gelişimlerini destekleyen bir eğitim modelinin parçası oluyor. Öğrencilerin önemli bir bölümü tam veya kısmi burs desteğiyle eğitim hayatlarını başarıyla sürdürüyor. Farklı şehirlerden gelen öğrenciler aynı hedefte buluşuyor TEV İnanç Lisesi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerin bir arada yaşadığı ve öğrenim gördüğü özgün bir eğitim ortamı sunuyor. Farklı kültürel ve sosyal geçmişlere sahip öğrenciler, kampüs yaşamı boyunca yalnızca akademik açıdan değil; sosyal, kültürel ve kişisel gelişim alanlarında da birbirlerinden besleniyor. Bu çeşitlilik, öğrencilerin farklı bakış açıları geliştirmelerine ve küresel dünyaya daha hazırlıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlıyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen öğrenciler, tam yatılı eğitim modeli sayesinde günün her anını paylaşırken akademik öğrenimlerini sosyal, kültürel ve kişisel gelişim olanaklarıyla destekliyor. Hiç bitmeyen bir öğrenme ekosisteminin parçası olan öğrenciler, farklı bakış açılarıyla tanışıyor ve güçlü bir topluluk bilinci geliştiriyorlar. Geleceğe hazırlayan eğitim yaklaşımı TEV İnanç Lisesinin eğitim modeli; eleştirel düşünme, araştırma, problem çözme ve bağımsız öğrenme becerilerinin gelişimini merkeze alıyor. Öğrenciler bilimden sanata, teknolojiden sosyal bilimlere uzanan geniş bir yelpazede kendilerini geliştirme fırsatı bulurken, ulusal ve uluslararası düzeyde yükseköğrenime hazırlayan akademik programlarla geleceğe hazırlanıyor. Araştırma temelli çalışmalara erken yaşlarda dahil olan öğrenciler; 60'ın üzerinde öğrenci kulübü, bilimsel araştırma projeleri, uluslararası iş birlikleri ve Erasmus+ programları gibi olanaklar aracılığıyla ilgi alanlarını keşfediyorlar. Akademik başarı kadar merak duygusunu, sorgulamayı ve üretmeyi teşvik eden bu yaklaşım, öğrencileri yükseköğrenim hayatına güçlü bir şekilde hazırlıyor. Yurt içinde ve yurt dışında başarı hikayeleri TEV İnanç Lisesi mezunları, yıllar içinde hem Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde hem de dünyanın saygın yükseköğretim kurumlarında eğitimlerine devam etme fırsatı elde etti. Akademiden girişimciliğe, bilimden teknolojiye uzanan farklı alanlarda başarı gösteren mezunlar, eğitimde fırsat eşitliğinin bireylerin yaşam yolculuğunda yaratabileceği etkiyi ortaya koyuyor. Son başvuru tarihi 24 Haziran Türk Eğitim Vakfının eğitimde fırsat eşitliği vizyonunun önemli bir parçası olan TEV İnanç Lisesi, öğrencilerin başarılarını ekonomik koşullardan bağımsız olarak değerlendirmeyi hedefliyor. Böylece Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen üstün potansiyelli gençler, nitelikli eğitim olanaklarına erişerek kendi geleceklerini şekillendirme fırsatı buluyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci kabul süreci kapsamında başvurular 24 Haziran tarihinde sona erecek. TEV İnanç Lisesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki başarılı öğrencileri, potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri bu eğitim yolculuğuna katılmaya davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CoinTR Koruncuk Vakfı’nda 112 Kız Çocuğunun Eğitimine Katkı Sağladı  Haber

CoinTR Koruncuk Vakfı’nda 112 Kız Çocuğunun Eğitimine Katkı Sağladı 

CoinTR, temel ihtiyaçları ve eğitime erişimleri risk altındaki kız çocuklarına, akademik başarı ön koşulu olmaksızın ortaokuldan üniversiteye kadar barınma ve bakım hizmeti sunan Koruncuk Vakfı ile iş birliğine gitti. Türkiye’de çocuk hakları ve eğitimi alanında öncü kuruluşlardan Koruncuk Vakfı, her yıl binlerce çocuğun daha iyi bir geleceğe ulaşmasını sağlıyor. Geride bıraktığımız mart ayında CoinTR, Koruncuk Vakfı ile güçlerini birleştirerek toplumsal sorumlulukta yeni bir adım attı ve ay boyunca her doğrulanmış kullanıcı başına kız çocuklarının eğitimi için Koruncuk Vakfı’na toplam 536.400 TL destekte bulundu. Bu girişimle, sadece destek yapmakla kalmayacak; CoinTR kullanıcılarının katılımıyla Türkiye’deki çocukların eğitimine doğrudan katkı sağlandı. CoinTR Marka ve Pazarlama Direktörü Efe Can açıklamasında; "Koruncuk Vakfı, kız çocuklarımızın eğitimine ve yaşam kalitesine yaptığı katkılarla Türkiye’de fark yaratan bir kuruluş. Mart ayı boyunca kullanıcılarımızın desteğiyle bu misyona katkıda bulunduğumuz için büyük mutluluk duyuyoruz. Bu girişim, toplumsal etkiyi görünür kılarken, çocuklarımızın geleceğine yatırım yapmamızı sağlıyor." dedi. Koruncuk Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Figen Samuray ise “Koruncuk Vakfı olarak, kız çocuklarının güvenli bir ortamda büyüyerek eğitimlerine kesintisiz devam edebilmeleri için çalışıyoruz. CoinTR ile mart ayı boyunca hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, dayanışmanın somut bir örneği oldu. CoinTR’nin ve kullanıcılarının katkıları sayesinde daha fazla kız çocuğunun eğitim yolculuğunu destekleme imkânı bulduk. Kız çocuklarının geleceğine sağladıkları bu kıymetli katkı için CoinTR ailesine ve kampanyaya destek veren herkese içtenlikle teşekkür ediyoruz.”şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İKMİB Başkan Adayı Aracı’ya Kocaeli’de İki Büyük Ödül Haber

İKMİB Başkan Adayı Aracı’ya Kocaeli’de İki Büyük Ödül

İş insanı Vefa İbrahim Aracı, toplumsal katkıları ve yükseköğretim alanındaki destekleri dolayısıyla bir hafta içinde iki farklı törende ödüle layık görüldü. İlk olarak sosyal sorumluluk temasıyla gerçekleştirilen “Uluslararası Öğrencilerle Birlik Yemeği” ve “Kocaeli’nin Elleri” programında ödüllendirilen Aracı, ardından Kocaeli Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde verilen “Rektörlük Özel Ödülü”nün sahibi oldu. Kocaeli’de aynı hafta içinde gerçekleştirilen iki ayrı organizasyonda, sosyal sorumluluk çalışmaları ile üniversite-sanayi iş birliğine sağlanan katkılar ödüllendirildi. Eğitimden bilime uzanan başlıklarda verilen takdirler, kentte toplumsal fayda ve akademik üretim odağındaki iş birliklerini gündeme taşıdı. İKMİB Başkan Adaylığını kısa süre önce kamuoyuyla paylaşan GEBKİM Kimya İhtisas OSB Başkanı ve KORUMA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Kocaeli’de düzenlenen iki ayrı organizasyonda toplumsal katkıları ve üniversite-sanayi iş birliğine sunduğu destekler dolayısıyla ödüllendirildi. Aracı’ya toplumsal katkıları nedeniyle Sosyal Sorumluluk ve Vefa Ödülü verilirken, Kocaeli Üniversitesi’nin bu yıl ilk kez gerçekleştirdiği Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde ise Rektörlük Özel Ödülü takdim edildi. Uluslararası Öğrencilerle Dayanışma Buluşması MÜSİAD Kocaeli tarafından düzenlenen “Uluslararası Öğrencilerle Birlik Yemeği” ve “Kocaeli’nin Elleri” programında Aracı, kentte hayata geçirilen eğitim, sağlık ve sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek nedeniyle ödüllendirildi. Uluslararası öğrencilerle bir araya gelinen ve toplumsal dayanışma vurgusunun öne çıktığı organizasyonda, Kocaeli’ye kazandırılan eğitim yatırımları, gençlere yönelik destekler ve sosyal fayda odaklı çalışmalar dikkat çekti. Rektörlük Özel Ödülü İlk Kez Verildi Haftanın ikinci programı ise Kocaeli Üniversitesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni oldu. Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen tören, Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk’ün ev sahipliğinde yapıldı.Törene Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve kent protokolü katıldı. Akademik başarı, atıf, makale, proje ve patent alanlarında çok sayıda akademisyen ödül alırken, üniversiteye stratejik katkı sunan isimlere de özel takdir verildi. Bu kapsamda Rektörlük Özel Ödülü, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine sunduğu katkılar, bilimsel projelere verdiği destek ve eğitime yönelik çalışmaları dolayısıyla Vefa İbrahim Aracı’ya takdim edildi. Söz konusu ödülün, üniversite tarihinde ilk kez verilmesi dikkat çekti. Üniversite-Sanayi İş Birliği Vurgusu Açılış konuşmasında Rektör Cantürk, üniversitenin araştırma kapasitesindeki artışa ve kent-üniversite bütünleşmesine dikkat çekerek, Başarı ve Teşvik Ödülleri’nin akademik üretimi teşvik etmeyi ve bilimsel emeği görünür kılmayı amaçladığını ifade etti. Aracı da yaptığı değerlendirmede, üniversite-sanayi iş birliğinin hem şehir hem de ülke kalkınması açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bilimsel üretimin desteklenmesi, gençlerin nitelikli eğitim imkanlarına erişimi ve üniversite-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi adına katkı sunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Akademik Başarılar Ödüllendirildi Törende akademik başarı ödüllerinin yanı sıra teşvik ve birim ödülleri de sahiplerini buldu. Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde Fen ve Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler, Proje ve Patent alanlarında çok sayıda akademisyen ödüle layık görüldü. Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni, disiplinler arası iş birliğinin ve proje kültürünün de görünür olduğu bir organizasyon olarak değerlendirildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.