Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akademisyenler

Kapsül Haber Ajansı - Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak Haber

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak

Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin Platin Sponsor olarak destek verdiği konferans, 5 Kasım 2026’da düzenlenecek. İleri güç aktarma sistemlerinden otonom teknolojilere kadar birçok konu başlığı akademisyenler ve uluslararası uzmanlar tarafından ele alınacak. Otomotiv mühendisliği alanındaki güncel teknolojilerin ve küresel gelişmelerin ele alındığı Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, bu yıl 11’inci kez düzenleniyor. 5 Kasım 2026 tarihinde Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilecek konferansın başkanlığını, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Yumurtacı üstlenecek. “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla düzenlenecek IAEC 2026’da otomotiv sektörünün dönüşümünde kritik rol oynayan ileri güç aktarma sistemleri, otonom teknolojiler ve alternatif enerji kaynakları gündeme taşınacak. Otomotiv mühendisliğinin yol haritası belirlenecek Otomotiv sanayisinde elektrifikasyon, otonomi ve alternatif enerji teknolojileri hızla gelişirken, mühendislik yetkinlikleri de bu dönüşümün temel unsurlarından biri haline geliyor. IAEC 2026, bu değişimi mühendislik perspektifinden ele alarak sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin teknik ve stratejik bir bakış sunacak. Konferans; sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirerek yeni teknolojilerin, araştırmaların ve uygulamaların paylaşılacağı bir buluşma noktası oluşturacak. IAEC, OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği), OSD (Otomotiv Sanayii Derneği), OTEP (Otomotiv Teknoloji Platformu) ve TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği) tarafından, SAE (Society of Automotive Engineers) desteğiyle düzenleniyor. Uluslararası uzmanlar otomotivin geleceğini değerlendirecek IAEC 2026’nın sabah seansı ana konuşmasını Ontario Tech Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer gerçekleştirecek. Enerji teknolojileri ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki akademik çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Dinçer, geleceğin mobilite sistemleri kapsamında enerji dönüşümünü ve yeni nesil teknolojilerin rolünü değerlendirecek. Konferansın “İleri Güç Aktarma Sistemleri” oturumunda OSTİM Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Kadir Aydın oturum başkanlığını üstlenecek. Horse Powertrain H2 ve Düşük Karbonlu Yakıt Strateji Lideri Guillermo de Paz Alcolado, E-Sürücüler (E-Drives) için Kıdemli Teknik Danışman ve Teknik Satış Müdürü Volker Ambrosius ile ZF Group Şanzıman ve Hibrit Sistemleri Küresel Strateji Başkanı Dr. Matthias Holzer, güç aktarma sistemlerinin dönüşümünü ve düşük karbonlu teknolojilerdeki gelişmeleri ele alacak. Yeni nesil çözümlere ışık tutulacak Konferansın öğleden sonraki bölümünün ana konuşmacısı Ford Otosan Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri Simon Curwood olacak. “Otonom Teknolojiler” oturumunun başkanlığını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gözde Bozdağı Akar yapacak. Oturumda, Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Sinan Öncü ve MathWorks Teknik Müşteri Yöneticisi Maxime François de görüşlerini aktaran isimler arasında yer alacaklar. Nottingham Trent Üniversitesi Mühendislik Bölümü Baş Öğretim Görevlisi Dr. Reza Vatankhah Barenji ise otonom sistemler ve otomotiv mühendisliğindeki yeni teknolojiler üzerine değerlendirmelerini paylaşacak. “Alternatif Enerji Kaynakları” oturumunda ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Aspilsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Togg Yönetim Kurulu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Nurullah Ateş, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Nurhan Üregen Güler ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Ar-Ge ve Renault Teknoloji Türkiye Mühendislik Direktörü Onur Akkozak mobilitenin enerji ihtiyacına yönelik yeni nesil çözümleri değerlendirecek. Oturumun başkanlığını Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Yasin Karagöz gerçekleştirecek. Türkiye otomotiv sanayisinin köklü kuruluşlarından Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., IAEC 2026’ya Platin Sponsor olarak destek veriyor. Üretim, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki faaliyetleriyle otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Tofaş, bu desteğiyle konferansın sektör ile mühendislik dünyasını buluşturan platformuna katkı sunuyor. IAEC 2026’nın plaket sponsorluğunu infoTRON üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak Haber

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak

Birleşmiş Milletler tarafından 2026’nın “Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Gönüllüler Yılı (IVY 2026)” ilan edilmesinden hareketle İstanbul Valiliği desteğiyle gerçekleştirilen İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi; Bakanlık ve kamu yöneticileri, CEO’lar ve üst düzey yöneticiler, sürdürülebilirlik ve KSS yöneticileri, kurumsal iletişim ve insan kaynakları ekipleri, STK temsilcileri ve sosyal girişimciler, akademisyenler, gönüllülük alanında çalışan uzmanlar, gençler ve medya temsilcileri bir araya getirecek. Türkiye’nin köklü yardımlaşma ve dayanışma kültürünü günümüzdeki gönüllülük çalışmalarıyla anlatmayı ve fark yaratan çalışmaları görünür kılmayı amaçlayan etkinlikte; kurum ve kuruluşların yürüttüğü gönüllülük projelerini öne çıkartmak, gençleri gönüllü çalışmalarda yer almaya teşvik etmek amacıyla düzenlenen İyi Ki Gönüllüyüm Ödülleri de ilk kez sahiplerini bulacak. Başvurular 15 Kasım’a kadar devam edecek Başarılı gönüllülük çalışmalarını ödüllendiren programa; özel sektör kurumları, kamu kurumları, yerel yönetimler, çatı örgütleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve liseler 2021–2026 yılları arasında gerçekleştirdikleri projeleri ile başvurabilecek. Ödüller; Kurumsal Gönüllülük Programı, Etki Odaklı Gönüllülük Programı, Kamu ve Yerel Yönetimlerde Gönüllülük, En Etkili İş Birliği, Sivil Toplumda Gönüllülük ve Etki, Üniversite Gönüllülük Programı, Lise Gönüllülük Programı, İlk Öğretim Gönüllülük Programı, Gönüllülük İletişimi, Yenilikçi Gönüllülük Programı ve En Başarılı Kurumsal Gönüllü Ekibi olmak üzere 11 ana kategori ve çeşitli alt kategorilerde verilecek. Aralarında iş dünyası temsilcileri, STK yöneticileri, akademisyenler, sosyal girişimciler, toplumsal fikir önderleri ve medya mensuplarının bulunduğu uzman bir seçici kurul tarafından değerlendirilecek başvurular arasında en yüksek puanı alan gönüllülük projesi ve projeyi gerçekleştiren kurum, “Yılın Kurumsal Gönüllülük Büyük Ödülü”nün sahibi olacak. 9 Aralık 2026 tarihinde, Taşyapı’nın sponsorluğunda Şişli Etkinlik Merkezi’nde gerçekleşecek İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi kapsamında düzenlenecek törende ödüller sahiplerini bulacak. İyi Ki Gönüllüyüm Ödüllerine başvurular www.iyikigonulluyum.com.tr adresinden ve @iyikigonulluyumzirvesi Instagram hesabında yer alan form üzerinden 15 Kasım’a kadar yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye, COP31 Öncesinde Paydaş Diyaloğunu Güçlendirerek Sürdürülebilirlik Önceliklerini Netleştirdi Haber

Allianz Türkiye, COP31 Öncesinde Paydaş Diyaloğunu Güçlendirerek Sürdürülebilirlik Önceliklerini Netleştirdi

İstanbul Modern Sanat Müzesinde düzenlenen çalıştayda, sivil toplum kuruluşlarından sektör profesyonellerine farklı paydaşların görüş, deneyim ve önerileri ele alınırken, sürdürülebilir dönüşüm için değer yaratacak yeni iş birliği alanları ve somut adımlar değerlendirildi. Allianz Türkiye, sigorta sektöründe bir ilk olarak geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Paydaş Çalıştayı’nın ikincisini 6 Ekim’de İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik gündemini farklı bakış açılarıyla ele almak ve ortak aklı güçlendirmek amacıyla düzenlenen çalıştayda; sigorta sektörü ve iş dünyasından profesyonellerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, çalışanlar, müşteriler, acenteler, akademisyenler, medya, start-uplar ve iş ortakları bir araya geldi. COP31 öncesinde geniş bir paydaş grubunun görüşlerini alan Allianz Türkiye, sürdürülebilirlik alanındaki önceliklerini, bugüne kadar attığı adımları ve gelecek dönemde yaratabileceği etkiyi paydaşlarıyla birlikte değerlendirdi. Paydaş diyaloğu somut aksiyonlara dönüşüyor Allianz Türkiye’nin 2025 yılında ilk kez gerçekleştirdiği Paydaş Çalıştayı, sürdürülebilirlik gündemine farklı perspektiflerin dahil edilmesi ve ortak akıl oluşturulması açısından önemli bir buluşma oldu. İlk çalıştayda alınan geri bildirimler analiz edilerek Allianz Türkiye’nin stratejik çalışmalarına ve somut aksiyonlarına yansıtıldı. 2025 Entegre Raporu’nda da paydaş diyaloğuna özel bir bölüm ayrılarak, bu süreç ve geri bildirimler doğrultusunda geliştirilen stratejik aksiyonlar paylaşıldı. Bu yıl Antalya’da gerçekleştirilecek COP31, iklim değişikliğiyle mücadelede diyaloğun, ortak anlayışın ve iş birliğinin önemini küresel gündemin odağına taşırken, Allianz Türkiye de sürdürülebilirlik yolculuğunda paydaş diyaloğunu güçlendirmeyi sürdürüyor. İkinci Paydaş Çalıştayı’nda farklı sektör ve alanlardan paydaşların deneyim ve uzmanlıklarından yararlanılarak, sürdürülebilir dönüşümü destekleyecek yeni iş birliği alanları ve ortaklaşa atılabilecek adımlar ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı Haber

YEDAŞ’ın Büyük Ödüllü Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı Başladı

Elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirilmesini amaçlayan Ar-Ge Maraton Hızlandırma Programı için başvurular başladı. Türkiye genelinden katılımcılara açık olan programda fikirler yedi kategoride değerlendirilecek. Seçilen projelere eğitim ve mentorluk desteği sağlanacak. Yenilikçi fikirler yedi kategoride değerlendirilecek Ar-Ge Maraton’da elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yönelik projeler yedi kategoride kabul edilecek. Bu kategoriler; Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Sürdürülebilir Enerji ve Karbon Salınımı Azaltma, Enerji Verimliliği ve Akıllı Şebekeler, Yeşil Teknolojiler ve Enerji Depolama, Siber Güvenlik ve Kritik Altyapılar, İleri Malzeme Teknolojileri ve Akıllı Sayaç Sistemleri ile Müşteri Deneyimi ve Dijital Hizmet İyileştirme olarak belirlendi. Katılımcılar; yapay zekâyla dağıtım süreçlerinin iyileştirilmesinden elektrik kayıplarının azaltılmasına, yenilenebilir enerji ve depolama çözümlerinden şebekelerin siber güvenliğine kadar farklı alanlarda proje geliştirebilecek. Yeni malzemeler, akıllı sayaç teknolojileri ve müşteri memnuniyetini artıran dijital uygulamalar da program kapsamında değerlendirilecek. Türkiye genelindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri; akademisyenler, girişimciler, start-up ekipleri, sermaye şirketleri ve KOBİ’ler programa bireysel olarak veya en fazla üç kişilik ekiplerle başvurabilecek. Başvurular yalnızca Ar-Ge Maraton’un resmî internet sitesi üzerinden kabul edilecek. Toplam 370 bin TL ödül verilecek 31 Ekim 2026’da sona erecek başvuruların ardından projeler ön değerlendirmeye alınacak. Başarılı bulunan projeler, 21 Aralık 2026’da başlayacak olan eğitim ve mentorluk desteğinden yararlanacak. Finalistler projelerini Demo Day kapsamında jüriye sunacak. Projeler; yenilikçilik düzeyi, problem tanımının doğruluğu, teknoloji olgunluğu, uygulanabilirlik, pazar potansiyeli, ekip yetkinliği, ticarileşme potansiyeli ve program hedefleriyle uyum olmak üzere sekiz kriter üzerinden değerlendirilecek. Program sonunda birinciye 150 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 50 bin TL ödül verilecek. Dereceye giremeyen son yedi finaliste ise toplamda 70 bin TL mansiyon ödülü sunulacak. Uygulanabilir bulunan projelerin YEDAŞ iş birliğiyle EPDK proje başvuru sürecine taşınması da hedefleniyor. “Fikirlerin sektörel ihtiyaçlarla buluşması büyük önem taşıyor” YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, Ar-Ge Maraton’un sektörün ihtiyaçları ile akademik birikimi buluşturduğunu belirterek, “Elektrik dağıtım sektörünün geleceğine yönelik yenilikçi çözümler geliştirmek için farklı disiplinlerden fikirlerin bir araya gelmesi büyük önem taşıyor. Ar-Ge Maraton ile öğrencilerin, akademisyenlerin, girişimcilerin ve işletmelerin fikirlerini geliştirmelerine ve sektörel ihtiyaçlarla buluşturmalarına imkân sağlıyoruz.” dedi. Bilgi, programın uygulanabilir projeler geliştirilmesine katkı sunacağını vurgulayarak, “Eğitim ve mentorluk desteğiyle katılımcıların fikirlerini olgunlaştırmalarını, sektörümüzde karşılık bulabilecek çözümler geliştirmelerini hedefliyoruz. Samsun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile yürüttüğümüz bu iş birliğinin yeni teknolojilerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacağına inanıyor, elektrik dağıtımının geleceğine yönelik fikri olan tüm katılımcıları Ar-Ge Maraton’a davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kekemeliği Olan Çocuklar Dünyadaki Akranlarıyla Buluştu! Haber

Kekemeliği Olan Çocuklar Dünyadaki Akranlarıyla Buluştu!

Türkiye’de bir ilk olan ve beş gün süren programda çocuklar iletişim, öz savunuculuk ve psikolojik dayanıklılık becerilerini geliştirirken Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz'deki akranlarıyla çevrim içi ortamda buluştu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, “Düşle-Konuş-Yaşa Kampında çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmıyoruz. Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü ve Üsküdar Üniversitesi Konuşma Bozuklukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÜSESKOM) ile Texas Üniversitesi Arthur M. Blank Kekemelik Merkezi iş birliğinde düzenlenen Düşle-Konuş-Yaşa Kampı (CDSL) Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi çok amaçlı salonda gerçekleştirildi. Okul çağındaki kekeleyen çocuklara yönelik düzenlenen ve bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen kamp, Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Konrot ile Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal koordinatörlüğünde yürütüldü. Türkiye’de bir ilk olan ve Türkiye’nin farklı üniversitelerinin Dil ve Konuşma Terapisi bölümlerinden akademisyenler ile gönüllü öğrencilerin katıldığı kampa Kekemeler Derneği de destek verdi. Prof. Dr. Ahmet Konrot: “Asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimiz” Kampın temel yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, kekemeliğe yalnızca konuşma akıcılığı üzerinden yaklaşmanın çocukların iletişim deneyimini anlamak açısından yeterli olmadığını vurguladı. Kekeleyen bir çocuğun öncelikli ihtiyacının her zaman daha akıcı konuşmak olmadığını belirten Konrot; “Çocuğun kendisini ifade edebilmesi, söz almaktan kaçınmaması, iletişimde kalması ve söyleyeceklerinin değerli olduğunu bilmesi çok önemli. Düşle-Konuş-Yaşa Kampında çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmıyoruz. Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.” dedi. “Farklı ülkelerden kekeleyen akranlarıyla bir araya gelmeleri önemli bir deneyim” Kampa katılan çocukların kekeleyen yetişkinlerle ve dünyanın farklı ülkelerindeki kekeleyen akranlarıyla bir araya gelmelerinin önemli bir deneyim olduğuna dikkat çeken Konrot; “Bir çocuk için ‘Benim gibi konuşan başka insanlar da var ve onlar hayatın her alanında var olabiliyorlar.’ deneyimi son derece değerlidir. Çocukların kekemeliği yalnızca bireysel bir güçlük olarak değil, dünyanın farklı toplumlarında ve kültürlerinde karşılaşılan bir insanlık deneyimi olarak görmeleri, kendilerine ve iletişime bakışlarını değiştirebilir.” ifadelerini kullandı. Çocuklar iletişim becerilerini deneyimleyerek geliştirdi Aralarında dil ve konuşma terapisti olarak mesleğini sürdüren kekeleyen yetişkinlerin de bulunduğu kamp ekibi, çocuklara gerçek yaşamla bağlantılı, katılımcı ve deneyim temelli bir öğrenme ortamı sundu. Grup temelli etkinliklerle çocukların etkili iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel ve doğru bilgi edinme ve psikolojik dayanıklılık alanlarında bilgi ve beceriler kazanmaları desteklendi. Kamp boyunca öğrendiklerini uygulamaya dönüştüren çocuklar, edindikleri becerileri günlük yaşamlarına nasıl aktarabileceklerini ve farklı iletişim ortamlarında nasıl kullanabileceklerini deneyimleme fırsatı buldu. Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal: “Öğrendiklerini gerçek yaşamda kullanabilmeleri en önemli hedeflerimizden biri” Kampın koordinatörlerinden Dil ve Konuşma Terapisi öğretim görevlisi Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal, programın çocukların yalnızca bilgi edinmelerine değil, öğrendiklerini deneyimlemelerine ve günlük yaşamlarına aktarabilmelerine odaklandığını söyledi. Uysal; “Kamp boyunca çocuklarımızla iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel bilgiler ve dayanıklılık gibi birçok alanda çalıştık. Ancak bizim için önemli olan bu bilgilerin yalnızca kamp ortamında kalmaması. Çocukların öğrendiklerini uygulamaları, kendi deneyimleriyle ilişkilendirmeleri ve günlük yaşamlarında nasıl kullanabileceklerini keşfetmeleri programın en önemli hedeflerinden biri.” şeklinde konuştu. “Grup ortamı çocuklara yalnız olmadıklarını gösteriyor” Kampın grup temelli yapısının çocuklara önemli bir paylaşım alanı sunduğunu ifade eden Uysal; “Grup ortamı çocuklara yalnız olmadıklarını görme, birbirlerinin deneyimlerinden öğrenme ve güvenli bir ortamda yeni iletişim yollarını deneme fırsatı sunuyor. Çocukların beş günün sonunda edindikleri becerileri aileleri ve katılımcılar önünde sergilemeleri, kamp boyunca yaşanan gelişimin en anlamlı göstergelerinden biriydi.” dedi. Beş ülkedeki kekeleyen akranlarıyla çevrim içi buluştular Kampın dikkat çeken etkinliklerinden biri de uluslararası çevrim içi buluşmalar oldu. Kampa katılan çocuklar; Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz’de aynı programa katılan okul çağındaki kekeleyen akranlarıyla çevrim içi platformlarda bir araya geldi. Farklı dilleri konuşan ve farklı kültürlerde yaşayan akranlarıyla tanışan çocuklar, kekemeliğin dünyanın farklı toplumlarında ve kültürlerinde görülebilen bir durum olduğunu doğrudan deneyimledi. Gerçekleştirilen buluşmalarla çocuklar, iletişimde önemli olanın yalnızca akıcı konuşmak değil kendini ifade etmek, paylaşmak ve birbirini anlamak olduğunu yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Kekeleyen yetişkinler deneyimlerini çocuklar ve aileleriyle paylaştı Kapanış oturumunda kampa katılan kekeleyen yetişkinler de kendi yaşam deneyimlerini paylaşarak çocuklara ve ailelerine duygu ve düşüncelerini aktardı. Kekemeler Derneği adına söz alan Dr. Erkan Erener ise hem kekeleyen bir akademisyen olarak kendi deneyimlerini hem de Kekemeler Derneğinin amaç ve faaliyetlerini anlattı. Kekeleyen yetişkinlerin yaşam deneyimlerini çocuklarla paylaşmaları, kampın kuşaklar arası etkileşim boyutunu da güçlendirdi. Çocuklar, kendileri gibi kekeleyen yetişkinlerin akademik ve mesleki yaşamda aktif biçimde yer aldıklarını doğrudan görme ve onların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Çocuklar iletişim güçlerini keşfetti Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, çocukların yalnızca kekemelik hakkında bilgi edindikleri bir etkinliğin ötesine geçti. Kamp; çocukların kendilerini ifade ettikleri, deneyimlerini paylaştıkları, iletişim güçlerini keşfettikleri ve dünyanın farklı ülkelerindeki akranlarıyla ortak bir deneyimde buluştukları güçlü bir sosyal öğrenme ortamı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi Haber

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi

YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı zirvede, yapay zekânın enerji sektöründeki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), çalışanlarının yapay zekâ alanındaki farkındalığını artırmak, sektör ile akademiyi aynı platformda buluşturmak ve enerji sektöründeki dijital dönüşüme katkı sağlamak amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesini gerçekleştirdi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen zirveye YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yapay Zekânın Geleceği Farklı Perspektiflerden Ele Alındı Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi'nin keynote konuşmasını gerçekleştiren Çiçek Çizmeci, yapay zekâ çağında kurumların dönüşümü, üretken yapay zekâ uygulamaları ve geleceğin çalışma modellerine ilişkin bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmasında, yapay zekânın iş dünyasında oluşturduğu dönüşüm, kurumların bu dönüşüme uyum süreci ve geleceğin çalışma modelleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. "Yapay Zekâyı Kurum Kültürümüzün Bir Parçası Olarak Görüyoruz" Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren YEDAŞ BT ve Dijital Dönüşüm Direktörü Mehmet Sami Ensari, yapay zekânın enerji sektöründe yalnızca teknolojik bir gelişme değil, kurumların geleceğini şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti. Ensari, "Yapay zekâ, enerji sektöründe operasyonel verimlilikten karar alma süreçlerine, müşteri deneyiminden veri analizine kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunuyor. YEDAŞ olarak dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sınırlı görmüyor, yapay zekâyı kurum kültürümüzün ve iş yapış biçimimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda çalışanlarımızın dijital yetkinliklerini geliştirmeye, yenilikçi teknolojileri süreçlerimize entegre etmeye ve yapay zekâ alanındaki bilgi paylaşımını güçlendirmeye devam ediyoruz. Geçen yılı yapay zeka yılı olarak açıklamıştık, bu yıl mottomuzu Next2030 olarak belirledik. Bu kapsamda teknolojiye dönük planlamalarımızı ve stratejimizi yeniden gözden geçirip, gerekli iyileştirmeleri yapıyoruz" dedi. YEDAŞ, dijital dönüşüm stratejisi kapsamında hayata geçirdiği teknoloji odaklı uygulamalar ve yapay zekâ projeleriyle geleceğin enerji altyapısını inşa etmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, düzenlediği organizasyonlarla da çalışanlarının ve paydaşlarının dijital yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.