Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Kapsül Haber Ajansı - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul  Haber

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul 

Türkiye limanlarında 2026’nın ilk yedi ayında toplam kruvaziyer yolcu hareketliliğinin 1 milyon 70 bin 481’e ulaşmasının ardından gelen yeni ana liman programları, sektördeki büyümenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin önemli göstergelerinden biri oldu. İstanbul ise 128 bin 908 ana liman kruvaziyer yolcusuyla yılın ilk yedi ayında Türkiye’de ilk sıraya yerleşti. İSTANBUL, AKDENİZ’DE ANA LİMAN MERKEZİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda yakaladığı ivme, uluslararası şirketlerin rota planlamalarına da yansımaya başladı. İstanbul, sahip olduğu havayolu bağlantıları, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra Galataport İstanbul’un kruvaziyer altyapısıyla Akdeniz çanağında ana liman merkezi olarak öne çıkıyor. Bu yöndeki en dikkat çekici gelişmelerden biri AROYA Cruises’dan geldi. Şirket, 10 Ekim 2026-24 Nisan 2027 tarihleri arasında İstanbul’u ana liman olarak kullanacağı yeni programıyla Galataport İstanbul çıkışlı seferler gerçekleştirecek. Program kapsamında Bodrum, Marmaris, Kuşadası ve İskenderiye gibi Akdeniz’in önemli destinasyonları ziyaret edilecek. AROYA’nın tercihi, İstanbul’un kruvaziyer trafiğinin yaz sezonunun dışına taşınması açısından da yeni bir adım olacak. İSTANBUL’DA KRUVAZİYER SEZONU ARTIK 12 AY Galataport İstanbul’da düzenli kış seferleri Kasım 2024’te MSC ile başladı. Kasım 2024-Nisan 2025 döneminde 25 seferde 55 bin yolcu, Kasım 2025-Nisan 2026 döneminde ise 21 seferde 52 bin yolcu ağırlandı. AROYA’nın da sisteme dahil olmasıyla Kasım 2026-Nisan 2027 döneminde Galataport İstanbul’da 51 sefer ve 150 bin yolcu hedefleniyor. AROYA’nın bu toplam içindeki payının 26 sefer ve 78 bin yolcuya ulaşması bekleniyor. Böylece geçen yıla göre kış dönemindeki sefer sayısında yüzde 143, yolcu sayısında ise yüzde 188 artış öngörülüyor. Bu tablo, İstanbul’un klasik yaz sezonunun dışına çıkarak 12 ay boyunca kruvaziyer gemilerine ana liman hizmeti verebilen bir destinasyona dönüşmesi açısından önem taşıyor. AROYA’nın İstanbul için planladığı yeni programın Türkiye’nin diğer limanlarına da doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. İstanbul başlangıçlı programda Türk limanlarına yapılacak ilave uğraklarla birlikte şirketin Türkiye kruvaziyer sektörüne katkısının 76 ek sefere ulaşacağı belirtiliyor. KRUVAZİYER YOLCU HAREKETLİLİĞİ 7 AYDA 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’daki yeni ana liman hareketliliği, Türkiye genelindeki güçlü kruvaziyer performansının yaşandığı bir döneme denk geldi. Türkiye limanlarını ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısı, 2026 yılının ilk yedi ayında 1 milyon 70 bin 481’e ulaştı. Aynı dönemde Türk limanlarına 656 kruvaziyer tipi yolcu gemisi uğradı. Yılın başında daha sınırlı olan trafik, turizm sezonuyla birlikte hızla arttı. Ocak ayında 28 bin 625 olan kruvaziyer yolcu hareketliliği, temmuz ayında 314 bin 26’ya yükseldi. Toplam 1 milyon 70 bin 481 kişilik hareketliliğin; 192.461’ini ana liman yolcuları, 878 bin 20’sini transit yolcular oluşturdu. ANA LİMAN YOLCU HAREKETLİLİĞİNDE İSTANBUL İLK SIRADA İstanbul, 2026 yılının ilk yedi ayında 128.908 ana liman yolcusuyla Türkiye’de ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 28 bin 177 ana liman yolcusuyla Kuşadası, 20 bin 844 ana liman yolcusuyla Çeşme takip etti. Ana liman ve transit yolcuların tamamını kapsayan toplam hareketlilikte ise Kuşadası ilk sırayı aldı. Kuşadası Liman Başkanlığına bağlı limanlara ilk yedi ayda 274 kruvaziyer gemisi uğrarken, toplam 480 bin 983 yolcu hareketliliği gerçekleşti. İstanbul Liman Başkanlığına bağlı limanlar ise 119 gemi ve 265 bin 369 yolcu ile Kuşadası’nı takip etti. KRUVAZİYER TRAFİĞİ TÜRKİYE’NİN KIYILARINA YAYILDI Türkiye’nin kruvaziyer performansı yalnızca İstanbul ve Kuşadası ile sınırlı kalmadı. Marmaris’te 28 gemi ve 78 bin 319 yolcu, Bodrum’da 59 gemi ve 68 bin 633 yolcu, İzmir’de 35 gemi ve 66 bin 398 yolcu, Çeşme’de ise 39 gemi ve 22 bin 866 yolcu hareketliliği kaydedildi. Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarına yayılan bu hareketlilik, ülkenin kruvaziyer turizminde çok merkezli bir destinasyon yapısına kavuştuğunu ortaya koyuyor. İstanbul’da ise yeni ana liman programlarının devreye girmesiyle bu büyümenin farklı bir boyuta taşınması bekleniyor. Galataport İstanbul’un kış döneminde de uluslararası kruvaziyer şirketleri tarafından ana liman olarak tercih edilmesi, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sezonu 12 aya yayma hedefinin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye’yi uluslararası alanda güçlü bir kruvaziyer merkezi haline getirmek amacıyla GoTürkiye platformu üzerinden hedefli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Bu çalışmalarla Türkiye’nin kruvaziyer destinasyonlarının uluslararası görünürlüğünün artırılması ve ülkemizin küresel kruvaziyer turizmindeki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor Haber

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor

Kruvaziyer sektörünün lider markalarından MSC Cruises, büyüyen filosunun World Class serisine eklenecek yeni üyesi MSC World Asia'yı tanıttı. Aralık 2026'da seferlerine başlayacak olan gemi, modern teknoloji, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve Asya'nın kültürel zenginliklerinden ilham alan tasarımıyla markanın şimdiye kadarki en dikkat çekici projeleri arasında yer alıyor. Dünya çapında artan kruvaziyer talebine yanıt olarak geliştirilen MSC World Asia, MSC World Europa ve MSC World America'nın ardından World Class serisinin üçüncü gemisi olarak filoya katılacak. Gemi, yalnızca teknik özellikleriyle değil, misafirlere sunacağı kapsamlı yaşam, eğlence ve keşif deneyimiyle de dikkat çekiyor. Akdeniz'in Kalbinde Yeni Bir Deneyim MSC World Asia, ilk sezonunda Akdeniz'in en önemli limanlarını birbirine bağlayan yedi gecelik programlarla hizmet verecek. Barselona, Marsilya, Cenova, Civitavecchia (Roma), Messina ve Valletta'yı kapsayan rotalar, misafirlere tek seyahatte İspanya, Fransa, İtalya ve Malta'nın öne çıkan destinasyonlarını keşfetme imkânı sunacak. Batı Akdeniz'in kültürel mirasını ve gastronomik zenginliğini bir araya getiren bu rotalar, MSC Cruises'ın bölgedeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Tasarım ve Ölçekte Yeni Bir Referans Noktası 333 metre uzunluğa ve 38.400m2’lik ortak alana sahip MSC World Asia, dünyanın en büyük kruvaziyer gemileri arasında yer alıyor. Gemi, seyahat dönemine bağlı olarak 6.700’ünüzerinde misafiri ağırlayabilecek kapasitesiyle öne çıkıyor. MSC World Asia'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise geminin genel tasarım dili. Asya'nın mimarisi, sanatı ve doğal güzelliklerinden ilham alan gemi, World Promenade alanında yer alan dev ejderha figürü gibi özgün tasarım unsurlarıyla farklılaşıyor. Bu yaklaşım, gemiyi yalnızca bir ulaşım aracı değil, başlı başına bir destinasyon haline getiriyor. 40'tan Fazla Yeme İçme ve Sosyal Yaşam Noktası MSC World Asia'da misafirler için geniş kapsamlı bir gastronomi ve eğlence dünyası sunuluyor. Gemide 40'tan fazla restoran, bar ve lounge alanı yer alırken uluslararası mutfaklardan ilham alan özel konseptler, ailelere yönelik sosyal alanlar ve farklı yaş gruplarına hitap eden eğlence seçenekleri bulunuyor. World Promenade, açık hava yaşam alanları, tematik deneyimler ve gün boyu devam eden etkinlikler sayesinde gemi, deniz üzerinde yaşayan bir şehir deneyimi sunmayı hedefliyor. Premium Seyahatin Adresi: MSC Yacht Club MSC Cruises'ın ödüllü konsepti MSC Yacht Club da MSC World Asia'nın öne çıkan deneyimleri arasında yer alıyor. "Gemi içinde gemi" anlayışıyla tasarlanan bu özel alan, kişiye özel butler hizmeti, özel restoranlar, lounge alanları, premium hizmetler ve ayrı güneşlenme bölgeleriyle üst segment misafirlere ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunuyor. Geleceğin Kruvaziyer Vizyonu MSC World Asia, yalnızca ölçeği ve misafir deneyimiyle değil, çevresel performansa yönelik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. MSC Cruises'ın sürdürülebilir kruvaziyer hedefleri doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji verimliliğini artırmayı ve operasyonel emisyonları azaltmayı destekleyen yeni nesil teknolojilerle donatılıyor. World Class platformunun bir parçası olarak geliştirilen MSC World Asia, enerji kullanımının optimize edilmesine yardımcı olan akıllı sistemleri, gelişmiş çevresel performans teknolojileri ve modern mühendislik altyapısıyla MSC Cruises'ın daha sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Gemide ayrıca kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeye yönelik teknolojiler ve çevresel etkilerin azaltılmasını destekleyen operasyonel uygulamalar bulunuyor. Bu yaklaşım, MSC Cruises'ın kruvaziyer deneyimini geliştirirken aynı zamanda sektördeki sürdürülebilir dönüşümü destekleme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni Web Sitesi Üzerinden Programları Keşfedin MSC Cruises, yenilenen websitesi ile cruise severlere, MSC World Asia ve filosundaki tüm gemilerin sefer programlarını keşfetme, rotaları inceleme, seyahatlerini planlama ve online rezervasyon yapabilme fırsatı sunuyor. Websitesi üzerinden misafirler kendilerine en uygun cruise deneyimini kolayca seçebilme, güncel promosyon ve fırsatları takip etme şansına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor Haber

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor

Kruvaziyer sektörünün lider markalarından MSC Cruises, büyüyen filosunun World Class serisine eklenecek yeni üyesi MSC World Asia'yı tanıttı. Aralık 2026'da seferlerine başlayacak olan gemi, modern teknoloji, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve Asya'nın kültürel zenginliklerinden ilham alan tasarımıyla markanın şimdiye kadarki en dikkat çekici projeleri arasında yer alıyor. Dünya çapında artan kruvaziyer talebine yanıt olarak geliştirilen MSC World Asia, MSC World Europa ve MSC World America'nın ardından World Class serisinin üçüncü gemisi olarak filoya katılacak. Gemi, yalnızca teknik özellikleriyle değil, misafirlere sunacağı kapsamlı yaşam, eğlence ve keşif deneyimiyle de dikkat çekiyor. Akdeniz'in Kalbinde Yeni Bir Deneyim MSC World Asia, ilk sezonunda Akdeniz'in en önemli limanlarını birbirine bağlayan yedi gecelik programlarla hizmet verecek. Barselona, Marsilya, Cenova, Civitavecchia (Roma), Messina ve Valletta'yı kapsayan rotalar, misafirlere tek seyahatte İspanya, Fransa, İtalya ve Malta'nın öne çıkan destinasyonlarını keşfetme imkânı sunacak. Batı Akdeniz'in kültürel mirasını ve gastronomik zenginliğini bir araya getiren bu rotalar, MSC Cruises'ın bölgedeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Tasarım ve Ölçekte Yeni Bir Referans Noktası 333 metre uzunluğa ve 38.400m2’lik ortak alana sahip MSC World Asia, dünyanın en büyük kruvaziyer gemileri arasında yer alıyor. Gemi, seyahat dönemine bağlı olarak 6.700’ünüzerinde misafiri ağırlayabilecek kapasitesiyle öne çıkıyor. MSC World Asia'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise geminin genel tasarım dili. Asya'nın mimarisi, sanatı ve doğal güzelliklerinden ilham alan gemi, World Promenade alanında yer alan dev ejderha figürü gibi özgün tasarım unsurlarıyla farklılaşıyor. Bu yaklaşım, gemiyi yalnızca bir ulaşım aracı değil, başlı başına bir destinasyon haline getiriyor. 40'tan Fazla Yeme İçme ve Sosyal Yaşam Noktası MSC World Asia'da misafirler için geniş kapsamlı bir gastronomi ve eğlence dünyası sunuluyor. Gemide 40'tan fazla restoran, bar ve lounge alanı yer alırken uluslararası mutfaklardan ilham alan özel konseptler, ailelere yönelik sosyal alanlar ve farklı yaş gruplarına hitap eden eğlence seçenekleri bulunuyor. World Promenade, açık hava yaşam alanları, tematik deneyimler ve gün boyu devam eden etkinlikler sayesinde gemi, deniz üzerinde yaşayan bir şehir deneyimi sunmayı hedefliyor. Premium Seyahatin Adresi: MSC Yacht Club MSC Cruises'ın ödüllü konsepti MSC Yacht Club da MSC World Asia'nın öne çıkan deneyimleri arasında yer alıyor. "Gemi içinde gemi" anlayışıyla tasarlanan bu özel alan, kişiye özel butler hizmeti, özel restoranlar, lounge alanları, premium hizmetler ve ayrı güneşlenme bölgeleriyle üst segment misafirlere ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunuyor. Geleceğin Kruvaziyer Vizyonu MSC World Asia, yalnızca ölçeği ve misafir deneyimiyle değil, çevresel performansa yönelik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. MSC Cruises'ın sürdürülebilir kruvaziyer hedefleri doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji verimliliğini artırmayı ve operasyonel emisyonları azaltmayı destekleyen yeni nesil teknolojilerle donatılıyor. World Class platformunun bir parçası olarak geliştirilen MSC World Asia, enerji kullanımının optimize edilmesine yardımcı olan akıllı sistemleri, gelişmiş çevresel performans teknolojileri ve modern mühendislik altyapısıyla MSC Cruises'ın daha sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Gemide ayrıca kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeye yönelik teknolojiler ve çevresel etkilerin azaltılmasını destekleyen operasyonel uygulamalar bulunuyor. Bu yaklaşım, MSC Cruises'ın kruvaziyer deneyimini geliştirirken aynı zamanda sektördeki sürdürülebilir dönüşümü destekleme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni Web Sitesi Üzerinden Programları Keşfedin MSC Cruises, yenilenen websitesi ile cruise severlere, MSC World Asia ve filosundaki tüm gemilerin sefer programlarını keşfetme, rotaları inceleme, seyahatlerini planlama ve online rezervasyon yapabilme fırsatı sunuyor. Websitesi üzerinden misafirler kendilerine en uygun cruise deneyimini kolayca seçebilme, güncel promosyon ve fırsatları takip etme şansına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Caretta Caretta’ların Göç Rotalarına Uydu Takibiyle Işık Tutuluyor Haber

Caretta Caretta’ların Göç Rotalarına Uydu Takibiyle Işık Tutuluyor

TÜPRAG, Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle 2024 yılında hayata geçirilen Miner Turtle Projesi kapsamında, uydu takip cihazı takılan iki yeni Caretta caretta denize uğurlandı. Kızılot Ulualan Halk Plajı’nda düzenlenen etkinlikte, deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik bilimsel izleme çalışmaları, proje kapsamında elde edilen bulgular ve Akdeniz ekosistemi açısından taşıdığı önem paylaşıldı. Miner Turtle Projesi, Türkiye’nin Caretta caretta için birinci derece yuvalama alanlarından biri olan Antalya-Kızılot kumsalında, deniz kaplumbağası popülasyonlarının araştırılması ve korunması amacıyla yürütülüyor. Proje kapsamında 16 kilometrelik kumsal bandında yuva tespiti ve izleme, risk altındaki yuvaların korunması, yavru çıkışlarının yönetilmesi, canlı kurtarma çalışmaları, uydu izleme, gönüllülük programları, eğitimler ve turizm farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. 2024–2025 döneminde proje kapsamında 4.497 Caretta caretta yuvası ve 314.867 yumurta kayıt altına alındı. Aynı dönemde 110.019 yavrunun denize ulaşması sağlanırken, yuva içi ve yuva ağzı kontrollerinde 10.569 yavru canlı olarak kurtarıldı. 450 yuva koruma altına alındı. Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarında toplam dört ergin dişi Caretta caretta’ya uydu vericisi takılarak göç yolları, beslenme ve kışlama alanlarına ilişkin bilimsel veri üretildi. Bilimsel izleme, koruma ve toplumsal farkındalık bir arada Miner Turtle Projesi, yalnızca yuvalama alanlarının fiziksel olarak korunmasına değil, deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünün daha iyi anlaşılmasına da katkı sağlıyor. Uydu takip çalışmaları sayesinde Caretta caretta’ların Akdeniz’deki göç rotaları izleniyor; elde edilen veriler, türlerin korunmasına yönelik bilimsel çalışmalar ve gelecek dönem planlamaları için temel oluşturuyor. Projenin sosyal etki boyutunda ise öğrenciler, turizm çalışanları, turistler, yerel topluluklar ve gönüllüler yer alıyor. 2024–2025 döneminde yaklaşık 3.100 öğrenciye, 1.450 turizm çalışanına ve 1.900 yerli/yabancı turiste biyoçeşitlilik eğitimleri ve farkındalık çalışmalarıyla ulaşıldı. Aynı dönemde 212 ulusal ve uluslararası gönüllü saha çalışmalarına katıldı. “Kızılot, Akdeniz’de deniz kaplumbağaları açısından kritik bir yuvalama alanı” Etkinlikte konuşan EKAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Onur Candan, Kızılot kumsalının Akdeniz’deki deniz kaplumbağası popülasyonları açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Deniz kaplumbağaları, yalnızca tek bir türün korunması açısından değil, bağlı oldukları kıyı ve deniz ekosistemlerinin bütünlüğü açısından da büyük önem taşıyor. Kızılot kumsalı, Caretta caretta için Türkiye’nin en önemli yuvalama alanlarından biri. Miner Turtle Projesi kapsamında yürüttüğümüz düzenli saha çalışmaları, yuva tespiti, yavru çıkış kontrolleri, kurtarma çalışmaları ve uydu takip uygulamalarıyla hem bu alanın korunmasına hem de Akdeniz ölçeğinde bilimsel veri üretilmesine katkı sağlıyoruz. Bugün denize uğurladığımız uydu takip cihazı takılı Caretta caretta da bize göç rotaları, beslenme ve kışlama alanları hakkında çok değerli bilgiler sunacak.” “Doğal sermayeye uzun vadeli yatırım yapıyoruz” Etkinlikte konuşan TÜPRAG Sürdürülebilirlik Direktörü Jale Şakıyan Ateş ise Miner Turtle Projesi’nin TÜPRAG’ın sürdürülebilirlik yaklaşımı içinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şöyle konuştu: “TÜPRAG olarak ‘Önce insan ve çevre, sonra madencilik’ prensibiyle hareket ediyoruz. Sürdürülebilir ve sorumlu madencilik anlayışımızı yalnızca operasyon sahalarımızla sınırlı görmüyor; faaliyet alanlarımızın ötesinde de doğal sermayeye uzun vadeli katkı sunmayı önemsiyoruz. EKAD ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz Miner Turtle Projesi de bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri. Kızılot kumsalında yürütülen bilim temelli izleme ve koruma çalışmaları sayesinde iki yılda 110 binden fazla yavrunun denize ulaşmasına destek olduk. Uydu izleme çalışmalarıyla da Caretta caretta’ların Akdeniz’deki yolculuklarını takip ederek bilimsel veri üretimine katkı sağlıyoruz. Bu proje, bizim için bir destek çalışmasının ötesinde; biyoçeşitliliği koruma, toplumsal farkındalığı artırma ve gelecek nesillere daha sağlıklı ekosistemler bırakma sorumluluğumuzun bir parçası.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’den Costa Blanca’ya Direkt Bağlantı Başladı Haber

Sabiha Gökçen’den Costa Blanca’ya Direkt Bağlantı Başladı

Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile Alicante–Elche Miguel Hernández Havalimanı arasında haftada 4 frekans olarak gerçekleştirilecek direkt uçuşlar, Türkiye ile İspanya arasındaki hava ulaşımı alternatiflerini artırırken, iki ülke arasındaki turizm ve ticari bağların güçlenmesine de katkı sağlayacak. Yaklaşık 4 saat 10 dakika sürecek uçuşlarla Alicante, İstanbul’dan doğrudan erişilebilen yeni bir Akdeniz destinasyonu olarak yolcuların hizmetine sunulacak Alicante hattı özel törenle açıldı Sabiha Gökçen Havalimanı ile Alicante arasındaki bu yeni stratejik bağlantının duyurulması amacıyla özel bir açılış etkinliği gerçekleştirildi. Düzenlenen törene, havalimanı ve havayolu yönetiminden üst düzey isimlerin yanı sıra diplomatik ve ticari temsilciler de yoğun katılım gösterdi. Etkinlikte, Sabiha Gökçen Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek ve Operasyon Direktörü Ali Mehmet Uyar'ın yanı sıra Pegasus üst yönetiminden Satış Direktörü Emre Pekesen ve Satış Müdürü Burcu Alın Ardalı yer aldı. Ayrıca, İspanya Turizm Ofisi Temsilcisi Eren Lea Karslı ile Ticaret Ofisi Türkiye Temsilcisi M. Gizem Meral de törene katıldı. Açılış törene katılan yetkililer, iki ülke arasındaki bu yeni köprünün, turizm ve ticaret bağlarını daha da güçlendireceğine vurgu yaptı. Hat açılışı kapsamında terminalde Alicante ve İspanya temasını yansıtan özel bir karşılama atmosferi oluşturuldu. Kontuar alanında yolculara seyahat deneyimini renklendiren serinletici el fanları ve hat açılışına özel hediyelikler dağıtıldı. Yolcuların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, yeni destinasyonun Akdeniz ruhunu terminale taşıyan sıcak bir uğurlama deneyimine dönüştü. Costa Blanca’nın kapısı: Alicante İspanya’nın güneydoğusunda yer alan Alicante; Akdeniz kıyısındaki konumu, tarihi dokusu, uzun sahil şeridi ve yıl boyunca güneşli iklimiyle Avrupa’nın önde gelen tatil merkezleri arasında yer alıyor. Yaklaşık 340 bin nüfusa sahip şehir, çevresindeki yerleşim alanlarıyla birlikte 750 bine yaklaşan nüfusu ve güçlü turizm ekonomisiyle dikkat çekiyor. Şehir merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan Alicante–Elche Miguel Hernández Havalimanı, yalnızca Alicante’ye değil; Benidorm, Torrevieja, Elche ve Costa Blanca kıyı şeridindeki birçok önemli turizm noktasına erişim sağlıyor. Santa Bárbara Kalesi, Explanada de España, Barrio de Santa Cruz, Tabarca Adası, Alicante Arkeoloji Müzesi ve Çağdaş Sanat Müzesi gibi önemli ziyaret noktalarına ev sahipliği yapan şehir, Akdeniz kültürü ve yaşam tarzıyla yıl boyunca farklı yolcu segmentlerine hitap ediyor. Güçlü turizm ve bağlantı potansiyeli Alicante, yalnızca turistik çekiciliğiyle değil, aynı zamanda uluslararası yerleşik nüfusu, liman faaliyetleri ve gayrimenkul yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Costa Blanca bölgesinin merkezi konumundaki şehir, hem doğrudan hem de bağlantılı yolcu trafiği açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın geniş destinasyon ağı sayesinde Alicante çıkışlı yolcular, İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Asya’daki birçok noktaya kolaylıkla bağlantı sağlayabilecek. Bu sayede hat, yalnızca İstanbul ile Alicante arasındaki doğrudan yolcu trafiğini değil, bağlantılı yolcu potansiyelini de destekleyecek. Avrupa ağında yeni bir adım Alicante hattının devreye alınmasıyla birlikte İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, İspanya pazarındaki varlığını daha da güçlendirirken Avrupa uçuş ağını yeni destinasyonlarla çeşitlendirmeyi sürdürüyor İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, modern altyapısı, metro ve otoyol bağlantıları ile her yıl milyonlarca yolcuya hizmet verirken, yeni Alicante hattının havalimanının Avrupa pazarındaki büyümesine ve Akdeniz destinasyonlarındaki erişim çeşitliliğine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor Haber

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor

Konforlu seyahat imkânı ve farklı destinasyonları tek tatilde keşfetme fırsatı sunan kruvaziyer turları, son yıllarda tatilcilerin en çok tercih ettiği turizm seçeneklerinden biri haline geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak 2 milyon 138 bin 136’ya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye limanlarına yanaşan kruvaziyer gemi sayısı da yüzde 15,1 artış göstererek 1375’e çıktı. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı’ya göre, “uçuşsuz seyahat” isteğinin artması ve “yavaş seyahat” yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte, gemi turlarına geçtiğimiz yıl belirgin şekilde artan talebin bu yıl daha da güçlenmesi bekleniyor. Daha geniş kitleye hitap ediyor Gemi turları uzun yıllar belirli bir kitleye hitap ederken, son dönemde gençler ve yoğun tempoda çalışan profesyoneller tarafından da yoğun ilgi görüyor. Farklı destinasyonları tek plan içerisinde deneyimleme imkânı, zaman yönetimi açısından avantaj sağlarken, gemi üzerindeki sosyal alanlar ve etkinlikler bu tatili aynı zamanda bir sosyalleşme deneyimine dönüştürüyor. Daha konforlu ve stressiz bir seyahat deneyimi arayan misafirler, gemi turlarına yöneliyor. Yavaş seyahat yaklaşımı ise yolculuğun kendisini de deneyimin bir parçası haline getiriyor. Gemi turları, destinasyonlar arasında acele etmeden, planlı ve keyifli bir seyahat sunarak bu beklentiyi karşılıyor. Türkiye çıkışlı rotalar ve Yunan Adaları önde Türkiye çıkışlı gemi turları, pratiklik ve erişilebilirlik açısından öne çıkıyor. İstanbul ve Kuşadası kalkışlı programlar, misafirlere kolay ulaşım avantajı sağlıyor. Yunan Adaları, gemi turlarında en çok tercih edilen rotalar arasında yer alıyor. Kapıda vize veya vizeli seçeneklerle sunulan Mikonos, Santorini, Rodos ve Kos gibi destinasyonlar, özellikle kısa süreli tatillerde yoğun talep görüyor. Akdeniz ve Adriyatik rotalarında İtalya, Fransa ve İspanya kıyılarını kapsayan daha kapsamlı programlar da dikkatleri çekiyor. Kişiye özel kampanyalar sunuluyor Avrupa, Asya, Amerika dâhil dünyada limanı olan tüm ülkelerde misafirlerine çok sayıda Cruise Tur alternatifleri sunan Coral Travel, kampanyalarla da bu ilgiyi destekliyor. Yeşil pasaport sahibi misafirlere özel indirim fırsatları, belirli dönemlerde sunulan avantajlı fiyatlar ve farklı ödeme seçenekleri, tatil planlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Coral Travel Türkiye, gemi turları dahil tüm ürünlerinde misafirlerine bütünleşik bir deneyim sunuyor. Yetkili acenteler, çağrı merkezi ve dijital kanallar üzerinden sunulan rezervasyon imkanları da gemi turlarına erişimi kolaylaştırıyor. Konfor ve deneyim odaklı tatil Mehmet Kamçı gemi turlarına ilginin son yıllarda giderek artışını şöyle değerlendirdi: “Gemi turlarına olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde arttığını görüyoruz. Özellikle gençler ve yoğun iş temposunda çalışan profesyoneller, ulaşım stresi yaşamadan farklı destinasyonları deneyimleyebilecekleri tatil alternatiflerine yöneliyor. Uçuşsuz seyahat tercihleri ve yavaş seyahat yaklaşımı da bu ilgiyi destekliyor. Türkiye çıkışlı programlarımız ve Yunan Adaları başta olmak üzere sunduğumuz farklı rotalarla misafirlerimize konforlu ve deneyim odaklı bir tatil sunuyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercure Antalya Belek, Kapılarını Açtı Haber

Mercure Antalya Belek, Kapılarını Açtı

Bölgenin canlı ruhunu çağdaş konforla harmanlayan Mercure Antalya Belek, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirlere özel olarak tasarlanarak dekore edilmiş 83 odaya sahiptir. Otel, modern mimarisi, zarif iç tasarımı ve Mercure’ün kendine özgü misafirperverlik anlayışıyla öne çıkarken, markanın çevresinden ilham alan ve yerel hikayelerden beslenen deneyimler yaratma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır. Mercure Antalya Belek, konuklarına standart ve birbirine bağlı odaların yanı sıra otelin havuzuna ve çevredeki doğal manzaraya bakan konaklama seçenekleri sunmaktadır. Konuklar, kapalı ve açık yüzme havuzlarının, modern bir spor salonunun, havuz ve lobi barlarının yanı sıra 175 kişiye kadar konuk ağırlayabilen Mercure Toplantı Salonu ve 40 kişilik City Line Toplantı Salonu gibi çok amaçlı toplantı alanlarından yararlanabilirler. Otelin yaşam alanları sabahtan akşama kadar konuklara rahat ve sıcak bir atmosfer sunacak şekilde tasarlanmıştır. Akdeniz güneşinin altında yer alan havuz alanı, gündüzleri sakin bir dinlenme mekanı sunarken akşamları zarif bir buluşma noktasına dönüşür; modern spor salonu ise konukların konaklamaları süresince spor rutinlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerini sağlar. Mercure Antalya Belek’teki mutfak deneyimleri, hem yerel lezzetleri hem de uluslararası favorileri bir araya getiriyor. Olivetto Restoran ve Tangelo Snack & À La Carte Restoran’da konuklar, Türk mutfak geleneklerinden ve Akdeniz etkilerinden ilham alan, özenle hazırlanmış yemekleri keşfedebilirler. Bu yemekler, yerel kültürün ve bağların bir ifadesi olarak Mercure’ün gastronomiye olan tutkusunu yansıtıyor. Accor Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Premium, Orta Segment ve Ekonomi Segmentlerinden Sorumlu Bölge Başkanı Raki Phillips, açılış ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Antalya, Akdeniz’in en dinamik turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor ve yıl boyunca giderek artan sayıda uluslararası tatil, iş ve yaşam tarzı gezgini çekiyor. Mercure Antalya Belek’in açılışı, Türkiye’nin konaklama pazarına ve güçlü uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip destinasyonlara olan güvenimizi yansıtıyor. Akdeniz misafirperverliğinin sıcaklığını Accor’un dünya çapında tanınan hizmet standartlarıyla birleştiren otelin, bölgenin gelişen turizm manzarasına anlamlı bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Sinan Köseoğlu, Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli ve Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı, şunları söyledi: "Mercure markasını Akdeniz’in bu eşsiz destinasyonunda hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bölgenin dinamik enerjisinden ve sahil şeridinin huzur veren atmosferinden ilham alarak, konforu, yerel dokuyu ve çağdaş misafirperverlik anlayışını bir araya getiren bir deneyim yarattık. Misafirlerimize yalnızca konforlu bir konaklama sunmanın ötesinde, Mercure markasının özünde yer alan yerel ilhamla şekillenen anlamlı deneyimler yaşatmayı hedefliyoruz." Bu özel açılışı kutlamak amacıyla, Accor’un ödüllü sadakat programı ALL Accor’un üyeleri, 13 Nisan ile 7 Haziran 2026 tarihleri arasında yapılan rezervasyonlarda ve 13 Nisan ile 4 Ekim 2026 tarihleri arasındaki konaklamalarda 4 kat ödül puanı kazanma ayrıcalığından yararlanabilecekler. ALL Accor üyeleri ayrıca indirimler, ücretsiz oda yükseltmeleri ve geç çıkış gibi özel avantajlardan yararlanırken, puanlarını dünya çapındaki Accor otellerinde benzersiz deneyimler için kullanabilecekler. Mercure, 1973'teki kuruluşundan bu yana her bir otelin bulunduğu bölgenin hazinelerini misafirlerine sunmaya kendini adamıştır. 65'ten fazla ülkede 1.000'den fazla otele sahip olan Mercure, her destinasyonda küresel ölçeği güçlü bir yerel kimlikle birleştirir. Türkiye'de Accor, toplamda 1.000'den fazla odaya sahip dokuz Mercure oteli işletmekte olup, 2030 yılına kadar altı yeni Mercure oteli daha açmayı planlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.