Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Kapsül Haber Ajansı - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karavanke Tüneli Açıldı Haber

Karavanke Tüneli Açıldı

Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan ve Avrupa ticaretinin kuzey-güney bağlantısının Alp Dağları’ndaki stratejik geçiş noktası olan Karavanke Tüneli, başarıyla tamamlanarak hizmete açıldı. Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen Karavanke Tüneli, Slovenya'da bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip. Toplam uzunluğu 7.946 metre olan ve Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, tüm elverişsiz zemin koşullarına rağmen ileri mühendislik uygulamaları ile 6 yılda tamamlandı. Cengiz İnşaat, tünelin Slovenya sınırları içinde kalan 3.446 metrelik kısmını inşa etti. Karavanke Tüneli, Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri yetkililerinin katıldığı törenle açıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 140 milyon Euro’ya mal olan projede, 255’i Türk olmak üzere 300 kişi istihdam edildi. Proje kapsamında gişelerden tünele kadar gelen yolun yanı sıra, 165,2 metre uzunluğunda ardgermeli bir köprü ile tünelin havalandırma, aydınlatma ve diğer elektromekanik sistemlerinin yönetiminin yapılacağı portal binası ve 1.000 metrekarelik 3 katlı bir idare binası da inşa edildi. 20 AYLIK FARK KAPANDI Dünyanın farklı ülkelerinde Türk müteahhitlik sektörünün hizmet kalitesini başarıyla gösterdiklerini anlatan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, şöyle konuştu: “Proje için iki kez yapılan ihalenin ikisini de biz kazanarak, ülkede altyapı projesi yapan ilk Türk şirket olduk. Slovenya’da inşa edilen en uzun karayolu tüneli olan Karavanke, Alp Dağları’ndaki Hrusica bölgesinde bulunuyor. Bölgede soğuk iklim koşulları nedeniyle yılın 4 ayında özel önlemler alarak çalıştık. Yeraltı suyu çıkışı ve yoğun metan gazı varlığı da çalışma koşullarımızda etkili oldu. Öte yandan tünelin Avusturya tarafındaki çalışmalar bizden 20 ay önce başladı. Tüm bu elverişsiz koşullara rağmen, projeyi belirlenen sürede, yüksek kalite ile tamamlayıp, Slovenya Hükümeti’ne teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burası 8 ülkenin ulaşımını doğrudan etkileyen önemli bir geçiş noktası. Dolayısıyla tünel, uluslararası ticarete ve turizme de büyük katkı sağlayacak. Projenin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” 6 YILDA TAMAMLANDI 1991 yılında tamamlanan, halihazırda gidiş-geliş yönlü olarak trafiğe açık bulunan Karavanke Tüneli yetersiz kalınca, yanına yeni bir tüp daha yapılması için 2018 ve 2019 yıllarında iki ihale düzenlendi. Yapılan bu ihalelerin ikisini de kazanan Cengiz İnşaat, 2 Mart 2020’de Karavanke Tüneli projesini Slovenya Hükümeti’nden teslim aldı. 18 Ağustos 2020’de tünel kazısı başlayan projede, 18 Mart 2024’te tünelde düzenlenen ışık görme töreniyle Slovenya ve Avusturya sınırları birleşti. Tünel, 18 Mart 2026’da ise başarıyla tamamlanarak araç trafiğine açıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balkanlar ve Orta Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Karavanke Tüneli Açıldı Haber

Balkanlar ve Orta Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Karavanke Tüneli Açıldı

Slovenya'da bir Türk yüklenici firma tarafından hayata geçirilen ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip olan Karavanke Tüneli, stratejik önemi nedeniyle Avrupa Birliği tarafından finanse edildi. Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan ve Avrupa ticaretinin kuzey-güney bağlantısının Alp Dağları’ndaki stratejik geçiş noktası olan Karavanke Tüneli, başarıyla tamamlanarak hizmete açıldı. Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen Karavanke Tüneli, Slovenya'da bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip. Toplam uzunluğu 7.946 metre olan ve Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, tüm elverişsiz zemin koşullarına rağmen ileri mühendislik uygulamaları ile 6 yılda tamamlandı. Cengiz İnşaat, tünelin Slovenya sınırları içinde kalan 3.446 metrelik kısmını inşa etti. Karavanke Tüneli, Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri yetkililerinin katıldığı törenle açıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 140 milyon Euro’ya mal olan projede, 255’i Türk olmak üzere 300 kişi istihdam edildi. Proje kapsamında gişelerden tünele kadar gelen yolun yanı sıra, 165,2 metre uzunluğunda ardgermeli bir köprü ile tünelin havalandırma, aydınlatma ve diğer elektromekanik sistemlerinin yönetiminin yapılacağı portal binası ve 1.000 metrekarelik 3 katlı bir idare binası da inşa edildi. 20 AYLIK FARK KAPANDI Dünyanın farklı ülkelerinde Türk müteahhitlik sektörünün hizmet kalitesini başarıyla gösterdiklerini anlatan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, şöyle konuştu: “Proje için iki kez yapılan ihalenin ikisini de biz kazanarak, ülkede altyapı projesi yapan ilk Türk şirket olduk. Slovenya’da inşa edilen en uzun karayolu tüneli olan Karavanke, Alp Dağları’ndaki Hrusica bölgesinde bulunuyor. Bölgede soğuk iklim koşulları nedeniyle yılın 4 ayında özel önlemler alarak çalıştık. Yeraltı suyu çıkışı ve yoğun metan gazı varlığı da çalışma koşullarımızda etkili oldu. Öte yandan tünelin Avusturya tarafındaki çalışmalar bizden 20 ay önce başladı. Tüm bu elverişsiz koşullara rağmen, projeyi belirlenen sürede, yüksek kalite ile tamamlayıp, Slovenya Hükümeti’ne teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burası 8 ülkenin ulaşımını doğrudan etkileyen önemli bir geçiş noktası. Dolayısıyla tünel, uluslararası ticarete ve turizme de büyük katkı sağlayacak. Projenin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” 6 YILDA TAMAMLANDI 1991 yılında tamamlanan, halihazırda gidiş-geliş yönlü olarak trafiğe açık bulunan Karavanke Tüneli yetersiz kalınca, yanına yeni bir tüp daha yapılması için 2018 ve 2019 yıllarında iki ihale düzenlendi. Yapılan bu ihalelerin ikisini de kazanan Cengiz İnşaat, 2 Mart 2020’de Karavanke Tüneli projesini Slovenya Hükümeti’nden teslim aldı. 18 Ağustos 2020’de tünel kazısı başlayan projede, 18 Mart 2024’te tünelde düzenlenen ışık görme töreniyle Slovenya ve Avusturya sınırları birleşti. Tünel, 18 Mart 2026’da ise başarıyla tamamlanarak araç trafiğine açıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

18 Mart’ın Tarihi Mirası Deniz Turizmine Yön Veriyor Haber

18 Mart’ın Tarihi Mirası Deniz Turizmine Yön Veriyor

18 Mart Çanakkale Zaferi, yalnızca askeri bir başarı değil; Türkiye’nin denizlerdeki varlığını, bağımsızlık iradesini ve deniz gücünün stratejik önemini tüm dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Çanakkale’de kazanılan zafer, Türk milletinin denizlerdeki kararlılığını ortaya koyarken, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün denizciliğe verdiği önemin de temelini oluşturdu. Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri bugün Türkiye’nin denizcilik politikalarına ve deniz turizmine yön veren güçlü bir vizyon olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin sahip olduğu uzun kıyı şeridi, stratejik limanları ve zengin kültürel mirası sayesinde deniz turizmi son yıllarda ülke ekonomisinin en önemli büyüme alanlarından biri haline geliyor. Özellikle kruvaziyer turizminde yaşanan hızlı artış, Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz çanağında yeniden güçlü bir destinasyon haline geldiğini gösteriyor. Kruvaziyer turizminde son 12 yılın en güçlü dönemi Son yıllarda Türkiye’nin deniz turizminde güçlü bir ivme yakaladığını vurgulayan Çavuşoğlu, özellikle kruvaziyer turizminde dikkat çekici bir büyüme yaşandığını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 2,1 milyonu aşan kruvaziyer yolcusu ile son 12 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl Türkiye limanlarına 1.375 kruvaziyer gemisi uğrak yaptı ve yolcu sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık %13 artış gösterdi. Türkiye’nin en yoğun kruvaziyer limanı Kuşadası olurken, onu İstanbul ve Bodrum takip etti. Kuşadası tek başına yaklaşık 995 bin yolcu ağırlayarak ülke toplamının önemli bölümünü karşıladı. Sektördeki büyümenin 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Turizm sektöründeki projeksiyonlara göre Türkiye’nin kruvaziyer turizminde 3 milyon yolcu hedefi bulunuyor. “Deniz turizmi artık stratejik bir sektör” Kruvaziyer turizminin yalnızca bir turizm faaliyeti değil aynı zamanda ekonomik bir kaldıraç olduğunu belirterek Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Deniz turizmi artık sadece yaz sezonuna bağlı bir faaliyet değil. Kruvaziyer turizmi liman şehirlerinin ekonomisini canlandıran, yerel esnafı destekleyen ve turizmi yılın geneline yayabilen stratejik bir sektördür. Türkiye’nin tarihi, kültürel mirası ve eşsiz kıyıları bu alanda çok güçlü bir potansiyel sunuyor.” dedi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda uluslararası rotalarda yeniden güçlü bir konuma geldiğini ve özellikle Akdeniz çanağında önemli bir destinasyon haline geldiğini vurguladı. Atatürk’ün vizyonu bugün deniz turizminde yaşatılıyor Denizciliğin Türkiye Cumhuriyeti için stratejik bir alan olduğunu yıllar önce vurgulayan Mustafa Kemal Atatürk, “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleriyle bu alandaki vizyonu ortaya koymuştu. Bugün Türkiye’nin kruvaziyer turizminde yakaladığı büyüme bu vizyonun önemli bir yansıması olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Çanakkale’de denizlerde verilen mücadele yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin denizlere bakışını değiştiren bir dönüm noktasıdır. Bugün turizmden ticarete kadar birçok alanda denizlerin sunduğu fırsatları değerlendirmek, Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyonun devamıdır.” ifadelerini kullandı. Türkiye deniz turizminde küresel bir oyuncu olabilir Türkiye’nin 8 bini kilometreyi aşan kıyı şeridi, güçlü liman altyapısı ve tarihi destinasyonlarıyla kruvaziyer turizmi için büyük avantajlara sahip olduğunu değerlendiren Çavuşoğlu, “Doğru yatırımlar, güçlü liman altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye kruvaziyer turizminde çok daha güçlü bir konuma ulaşabilir. 2026 yılı sektör için yalnızca büyüme değil aynı zamanda dönüşüm yılı olacak.” Dedi. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde denizlerin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha hatırlatan Çavuşoğlu, “Çanakkale’de kazanılan zafer bize denizlerin sadece savunma değil, aynı zamanda kalkınma ve refah için de ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Bugün Türkiye’nin deniz turizmindeki yükselişi, bu tarihsel mirasın güçlü bir devamıdır.” Açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu Haber

İzmir Kültür ve Sanatın Adresi Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sanatsal üretimi desteklemek ve tüm yurttaşları kültür ve sanatla buluşturmak amacıyla önemli çalışmalara imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi, tiyatro alanında son iki yılda 214 oyun sahneleyerek tüm ilçelerde 40 bin seyirciye ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kendi prodüksiyonlarıyla 2024-2025 sezonunda sahnelediği 153 temsili 33 bini aşkın seyirci izledi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 27 temsilde 7 binin üzerinde seyirciyle buluşuldu. Film gösterim sayısı 284’e ulaştı Sinemada son iki yılda 284 film gösterimiyle yaklaşık 58 bin seyirciye ulaşıldı. Film Destek Birimi tarafından 54 projeye destek sağlandı. Performans sanatları alanında ise 520 gösterim yapıldı. İzmir’de iki yılda 262 sergi sanatseverlerle buluştu. 2025 yılında gerçekleştirilen Refik Anadol sergisi, 295 bin ziyaretçi ağırladı. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi açıldı Kültürpark’ta Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi kapılarını açtı. Bu yıl sanat galerisi içerisinde seramik atölyesi de açılması planlanıyor. İzmir’de kütüphaneler gençlerin yeni adresi oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentteki kütüphaneleri gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve sosyalleştiği yeni nesil yaşam alanlarına dönüştürdü. 2024’te Menemen Gençlik Kütüphanesi, 2025’te ise Konak Metro Kütüphanesi ile Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi hizmete açıldı. Böylece kent genelinde faaliyet gösteren 11 kütüphane aracılığıyla yaklaşık 90 bin yayın kullanıcıların erişimine sunuldu. İzmir Oda Orkestrası’ndan müzik ziyafeti 2025 yılında kurulan İzmir Oda Orkestrası, ilk konserini 30 Mayıs 2025’te gerçekleştirdi ve yıl içerisinde yurt dışı ve yurt içinden ünlü solist ve şeflerin katıldığı yedi konserle sanatseverlere müzik ziyafeti sundu. Orkestranın 2026 yılı boyunca 20 konser gerçekleştirmesi planlanıyor. Sanatseverlerin buluşma noktası: AASSM Kentin en önemli kültür-sanat buluşma noktalarından biri olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 2024-2025 döneminde Uluslararası Barok Müzik Günleri ve İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali gibi prestijli festivaller düzenlendi. 75 atölye çalışması ve 150 koro eğitimi ile farklı yaş gruplarına ücretsiz sanatsal eğitim verildi. Bini aşkın etkinlik, İzmirlilere keyifli anlar yaşattı İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca Mahalle Şenlikleri, Çim Konserleri, Gün Batımı Konserleri, Ramazan İftar Etkinlikleri, Yaza Merhaba Festivali, Yeni Yıl Festivali, “Cumhuriyet Her Yerde” 29 Ekim Etkinlikleri ile özel gün ve bayramlar kapsamında toplam 1780 konser ve müzik etkinliği düzenledi. 24 farklı branşta 1850 eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek yurttaşların kültür, sanat ve eğitime erişimi güçlendirildi. APİKAM’la kentin kültürel miras ve tarihine ulaşmak çok kolay Kentin kültürel mirası ve tarihine erişimin güçlendirilmesi amacıyla da dijital arşiv çalışmaları geliştirildi. Araştırmacılar ve yurttaşlar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi (APİKAM) koleksiyonları üzerinden yeni dijital altyapılarla on binlerce belgeye kolaylıkla ulaşabilmeye başladı. Son iki yılda 46 bin 750 yeni veri dijital arşive eklendi, 4 bin 900 kayıtlı kullanıcı bu içeriklere erişti. Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşim Uluslararası iş birlikleri, sempozyumlar ve kültür politikalarıyla İzmir’in Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşimi de güçlendirildi. “Çocuklar için Akdeniz” eğitim programı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında toplam 700 öğrenciye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova’da 1,1 Milyon Aboneyle Hava Kalitesine Güçlü Katkı Haber

Çukurova’da 1,1 Milyon Aboneyle Hava Kalitesine Güçlü Katkı

“2025’te doğal gaz konforuyla buluşturduğumuz ilçelerimizle birlikte şebekemizi genişletiyoruz. 1 milyon 100 bini aşan abonemize güvenli ve kesintisiz gaz arzı için çalışmalarımızı sürdürürken, şehirlerimizin havasının daha solunabilir hâle gelmesinden mutluluk duyuyoruz.” Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan 9 bin 697 kilometre şebekesiyle 49 ilçe ve beldede hizmet veren Aksa Çukurova Doğalgaz’ın abone sayısı 1,1 milyonu aştı. 2025 yılında altyapı ve genişleme çalışmalarını kesintisiz sürdüren Aksa Çukurova Doğalgaz, yıl içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin detayları açıkladı. Aksa Çukurova Doğalgaz’dan yapılan açıklamada şu bilgiler aktarıldı: “2025 doğal gaz konforuyla buluşturduğumuz ilçelerimizle birlikte şebekemizi genişletiyoruz. 2024 yılında 980 bin abonemizin doğal gaz konforu ve ekonomisiyle buluştuğu bölgemizde 2025’te abone sayımız yüzde 12 artarak 1 milyon 100 bin oldu. Abonelerimize güvenli ve kesintisiz gaz arzı için çalışmalarımızı sürdürürken, şehirlerimizin havasının daha solunabilir hâle gelmesinden mutluluk duyuyoruz. 2025 yılında 1,1 milyon abonemizin karbon yoğun yakıtlar yerine doğal gazı tercih etmesiyle 2,31 milyon ton daha az karbon emisyonu gerçekleşmesine katkı sağladık.” Adana’da abone sayısı: 354 bin 2025 yılında Adana’da doğal gaz şebekesi 3 bin 174 kilometreye çıktı. Bugün itibarıyla 354 bin abone doğal gaz kullanıyor. Ayrıca, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımı tamamlanan ve devam eden deprem konutları için yapılan doğal gaz dağıtım şebekesiyle yeni 9 bin 925 konuta gaz arzı sağladı. Mersin’de abone sayısı: 294 bin Mersin’de lisans sınırları içerisinde bulunan Mezitli, Yenişehir, Toroslar, Akdeniz, Tarsus Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ilçelerinde genişleme çalışmaları devam etti. Öte yandan şehrin kalkınmasına ve istihdama destek sağlayan Tarsus Organize Sanayi Bölgesi doğal gaza kavuştu. Doğal gaz şebeke büyüklüğü 2 bin 546 kilometreye ulaştı. Mersin’de 294 binden fazla abone doğal gaz konforu ve ekonomisinin keyfini çıkarıyor. Hatay’da abone sayısı: 340 bin 2025 yılında Hatay’da doğal gaz şebekesi 2 bin 850 kilometreyi, abone sayısı 365 bini aştı. Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında çalışmalar Antakya, İskenderun, Defne, Dörtyol, Kırıkhan, Reyhanlı, Arsuz, Belen, Hassa, Payas, Altınözü, Yayladağı, Kumlu ilçelerinde aralıksız sürüyor. 2025 yılında 421 kilometre dağıtım şebekesi imalatı gerçekleşti, 103 bin daire doğal gaz konforuna ulaştı. TOKİ ile rezerv alanda yapımı tamamlanan 60 bin deprem konutuna da doğal gaz arzı sağlandı. Osmaniye abone sayısı: 114 bin Osmaniye’nin Hasanbeyli ve Sumbas ilçelerinin yanı sıra Yarbaşı ve Ellek beldeleri ilk defa doğal gaz konforu ve ekonomisiyle buluştu. Osmaniye genelinde devam eden altyapı ve genişleme çalışmalarıyla şebeke büyüklüğü 1.162 kilometreye, abone sayısı 114 bine ulaştı. 2025 yılında 2.098 hat hasarı meydana geldi İzinsiz kazı çalışmaları kaynaklı hat hasarlarının can ve mal güvenliğini tehdit ettiğine dair önemli açıklamalarda bulunan Aksa Çukurova Doğalgaz, şu bilgileri paylaştı: “2024 yılında 4 ilimizde toplamda 959 hat hasarı meydana gelirken, 2025 yılında bu sayı yüzde 118 artarak 2.089’a ulaştı. Hat hasarı nedeniyle 78 bin abonemiz ortalama 1 saat 16 dakika gazsız kaldı. Aksa Doğalgaz’ın dağıtım bölgeleri arasında hat hasarının en çok yaşandığı şehirlerin ilk sırasında yer alan Hatay’da ise 1.345 hat hasarı meydana geldi. Doğal gaz hattı bulunan alanlarda yapılan izinsiz kazılar yüksek hasar riski taşır; kontrolsüz gaz çıkışları, yangın, patlama ve benzeri ağır sonuçlara sebebiyet verebilir. Can ve mal güvenliğinin korunması ve kesintisiz gaz arzının sağlanabilmesi için doğal gaz hattı bulunan mahallelerden sokaklara değin tüm lokasyonlarda yürütülecek altyapı çalışmaları Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi ve izni dahilinde yapılmalıdır. Kazı çalışması öncesinde 7/24 hizmet veren 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilmeli; şüpheli durumlarda ise 187 Doğal Gaz Acil Hattımız aranmalıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Setur Marinaları, Bosphorus Boat Show’da  Yoğun İlgi Gördü  Haber

Setur Marinaları, Bosphorus Boat Show’da  Yoğun İlgi Gördü 

Fuar boyunca zincirine yeni eklediği Göcek tesislerini, Kalamış & Fenerbahçe yenileme projesini ve “sosyal yaşam alanı” vizyonunu tanıtan Setur Marinaları, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin lider zincir marina işletmesi Setur Marinaları, 21-28 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Bosphorus Boat Show’da yerini aldı. Denizcilik dünyasının bu önemli buluşmasında, genişleyen hizmet ağı, yeni yatırımları ve fuara özel sunduğu ayrıcalıkları katılımcılarla paylaştı. Setur Marinaları, Bosphorus Boat Show’da, zincirine kısa süre önce katılan Göcek Village Port ve Göcek Exclusive Port Marina projelerini sektörle buluşturdu. Tekne sahipleri, bu yeni lokasyonların sunduğu avantajlar ve Setur Marinaları’nın bütüncül hizmet anlayışı hakkında bilgi aldı. Fuarın odak noktalarından biri de Kalamış & Fenerbahçe Marina’da başlatılan yenileme projesi oldu. Marmara, Ege ve Akdeniz çanağında 14 lokasyonda hizmet veren Setur Marinaları, tekne bağlama hizmetlerinin ötesine geçen bir vizyonla sektöre yön veriyor. Marinalarını herkesin erişimine açık, şehirle ve sosyal hayatla iç içe geçen, yaşayan buluşma noktaları olarak konumlandırıyor. Setur Marinaları, sektörün nabzının attığı önemli organizasyonlarda yer alarak deniz tutkusunu büyütmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit! Haber

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit!

Deniz çayırları, tropikal yağmur ormanlarından 35 kat hızlı karbon emme yetenekleriyle iklim değişikliğiyle mücadelenin gizli kahramanları olarak konumlanırken, artan bilinçlendirme çabalarına rağmen hâlâ savunmasız. Araştırmalar, deniz çayırları örtüsünün küresel ölçekte her yıl yüzde 2-7 oranında azaldığını gözler önüne sererken, kayıpların 42 milyar dolara varabilecek bir ekonomik maliyet yaratabileceği tahmin ediliyor. 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü Son araştırmalar, Akdeniz’de deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu ortaya koyuyor. İtalya en yüksek, Slovenya en düşük değere sahipken, Türkiye’de bulunan deniz çayırı ekosistemlerinin yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu ekonomik değerin hesaplanmasında sadece çayırlar değil, aynı ortamda ve ekosistemde yaşayan balıklar ve diğer canlıların ekonomik değeri gibi ekosistem servisleri de dikkate alınıyor. 2020 Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanının yok olduğu tahmin ediliyor. BM, deniz çayırı ekosistemlerinin karasal ekosistemlerden daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip olduğu gerçeğine dayanarak, denizlerin bu gizli kahramanlarına ilişkin farkındalığı artırmak üzere 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü olarak ilan etti. Sözen: “Gelecek nesillere karşı sorumluluk” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Dünya Deniz Çayırları Günü’nün insan yaşamının sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen deniz çayırlarının değerine dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Denizler, iklim kriziyle mücadeleden biyolojik çeşitliliğin korunmasına, gıda güvenliğinden günlük ekonomik faaliyetlere kadar dünyamızda yaşamın devamlılığını sağlayan her alanda katkı sunan çok kıymetli bir kaynak. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’de denizlerimizi korumayı çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde gelecek nesillere karşı bir görev olarak görmek gerekiyor. Deniz ekosisteminin korunmasına yönelik bilimsel çalışmaları desteklemek, toplumsal farkındalığı artırmak, finansal destek sağlamak için yürüttüğümüz çalışmalar arasında en önemlilerden biri de ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projemiz. Tropik yağmur ormanlarının 35 katına kadar karbondioksit emen bu ‘denizlerin akciğerleri’ iklim değişikliği, kirlilik gibi nedenlerle ciddi oranda azalıyor. Yeniden ekim yapıldığında ise çayırlar yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkansız fakat mevcutları korumak mümkün. Bu sebeple TÜDAV iş birliğiyle mevcut deniz çayırlarının haritalandırılması, korunması ve üzerlerindeki atıkların temizlenmesine uzanan kapsamlı bir yaklaşımla yürütülen proje, denizlerimizin dolayısıyla dünyamızın geleceğini güvence altına alma yönünde önemli çabalardan biri. Böyle değerli ve kritik bir habitatın korunmasının öneminin farkında olan, bu yolda emek harcayan herkesin Dünya Deniz Çayırları Günü kutlu olsun." Öztürk: “Ülkemizde deniz çayırları yılda 6 milyar litre oksijen sağlıyor” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk de deniz çayırlarının deniz ekosisteminin korunmasında hayati bir role sahip olduğuna dikkat çekerek, “Deniz çayırlarını korumak, ekosistemin dengesini ve insanlığın yarınını güvence altına almaktır. Bugün ülkemiz kıyılarındaki Posidonia oceanica deniz çayırları bir metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Bu tür 100 metrekarelik alanda ortalama 8 ton karbondioksit emiyor. Yapılan son araştırmalar, deniz çayırlarının Akdeniz genelinde yılda 3,6 milyon tonun üzerinde, Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 90 bin ton karbon bağlama kapasitesi gösteriyor. Bu da 70 binin üzerinde otomobilin bir yıl boyunca yaydığı karbondioksite karşılık geliyor. Aynı zamanda deniz canlılarının yüzde 25’ini barındıran deniz çayırları Akdeniz kıyılarında son 50 yılda yüzde 35 oranında çekildi. Dolayısıyla bu hassas ekosistemleri korumak zorundayız. TÜDAV 2013 yılında başladığı deniz çayırlarının korunma stratejisiyle bu konudaki öncü rolünü Türkiye İş Bankası iş birliğiyle devam ettiriyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdeniz’in Mavi Ormanlarında Sessiz Yıkım:  Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Tahrip Ediyor Haber

Akdeniz’in Mavi Ormanlarında Sessiz Yıkım: Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Tahrip Ediyor

Kıyıları koruyan, balıklara üreme alanı olan ve büyük miktarda karbon depolayan bu hayati “mavi ormanlar”, özellikle yaz aylarında artan yat trafiği nedeniyle ciddi tehdit altında. WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi (WWF-MMI) tarafından hazırlanan “Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak” başlıklı rapor, Akdeniz’de demirleme faaliyetlerinin deniz çayırları üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. WWF-MMI koordinasyonunda; WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), WWF-Fransa, WWF-Yunanistan, WWF-Kuzey Afrika, LINKS Vakfı, ITHACA srl., Fransa Biyoçeşitlilik Ofisi (Office Français de la Biodiversité) ve Küresel Balıkçılık İzleme (Global Fishing Watch) iş birliğiyle hazırlanan rapor, 2024 yılına ait Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) verilerinin analiziyle deniz çayırlarındaki durumu gözler önüne seriyor. Akdeniz’de sessiz tehlike: 50.000 hektardan fazla alan etkilenmiş olabilir Rapora göre 2024 yılı boyunca 179.000’in üzerinde gemi, potansiyel olarak deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda demirlendi. Bu demirlemelerin yaklaşık yarısı 24 metreden büyük gemiler tarafından gerçekleştirildi. Analizler, Akdeniz genelinde 50.000 hektardan fazla Posidonia oceanica çayırı alanının demirleme faaliyetlerinden etkilenmiş olabileceğini gösteriyor. Bunun 30.000 hektardan fazlasının büyük gemilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Akdeniz’e özgü bir deniz çayırı türü olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin en kritik habitatlarından biri olarak kabul ediliyor. 20.000 km²’yi aşan bir alana yayılan bu “mavi ormanlar”, balıklar için üreme ve yavrulama alanı sağlıyor, kıyıları erozyona karşı koruyor ve dalga enerjisini azaltarak doğal bir kıyı savunması oluşturuyor. Ancak bu habitatların en kritik rolü, “mavi karbon” depolama kapasitesi. Rapora göre Akdeniz’deki Posidonia çayırları yaklaşık 540 milyon ton karbon depoluyor. Bu miktar, yaklaşık 430 milyon aracın yıllık CO₂ emisyonuna eşdeğer bir karbon tutma kapasitesi anlamına geliyor. Buna karşın, son 50 yılda Akdeniz’deki deniz çayırlarının yaklaşık %34’ünün yok olduğu tahmin ediliyor. Raporda demirlemenin doğrudan fiziksel tahribat ve habitat parçalanmasına yol açtığı vurgulanıyor. Geleneksel çapa demirlerinin deniz tabanında sürüklenerek çayırları kökünden söktüğü ve %20 ila %50 arasında habitat parçalanmasına neden olabildiği belirtiliyor. Hasar görmüş çayırlarda karbon tutma kapasitesinin yaklaşık %30 oranında azaldığı, tür zenginliğinde ise %40’a varan kayıplar yaşandığı aktarılıyor. Posidonia oceanica’nın yılda ortalama 1-6 santimetre büyüyebildiği göz önüne alındığında, oluşan hasarın doğal yollarla iyileşmesi 10 ila 15 yılı bulabiliyor. Raporda ayrıca Posidonia habitatlarına bağlı balıkçılık faaliyetlerinde %25–40 oranında av verimi düşüşü yaşandığı; deniz çayırı bozulmasının dalış turizmi ve ekoturizm üzerinde de olumsuz etkiler yarattığı ifade ediliyor. Türkiye’de Sıcak Nokta: Datça–Bodrum Rapor bulgularına göre Hırvatistan, Fransa, Yunanistan, İtalya ve Türkiye; hem Posidonia çayırlarının kapladığı alan hem de demirleme yoğunluğu bakımından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye özelinde ise Datça–Bodrum bölgesi öne çıkıyor. 2024 yılında bu bölgede 13.000’in üzerinde demirleme kaydedildi. Türkiye, demirleme yoğunluğu ve “sıcak nokta” sayısı bakımından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında konumlanıyor. Demirleme baskısının özellikle Mayıs–Eylül döneminde, yani turizm sezonunda yoğunlaştığı belirtiliyor. Artan yat ve süper yat trafiği, kıyı çayırları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Önleyici Koruma Çağrısı Rapor, restorasyon çalışmalarının hem maliyetli hem de uzun vadeli olduğunu vurgulayarak önleyici koruma önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. WWF; Deniz çayırları üzerinde 15 metreden büyük gemilerin demirlemesinin yasaklanması,Hassas alanlarda demirlemeye kapalı bölgeler oluşturulması,Ekolojik şamandıra sistemlerinin yaygınlaştırılması,Deniz çayırı haritalarının denizcilik planlamasına entegre edilmesi,Denetim ve yaptırım kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Rapor, eşgüdümlü ve bilime dayalı önlemler alınmadığı takdirde demirleme kaynaklı tahribatın artarak süreceğine dikkat çekiyor. Posidonia oceanica çayırlarının korunmasının yalnızca biyoçeşitlilik açısından değil; iklim direnci, karbon depolama kapasitesi ve kıyı topluluklarının ekonomik sürdürülebilirliği açısından da stratejik önem taşıdığı vurgulanıyor. Akdeniz’in berrak sularının altında sessizce varlığını sürdüren bu “mavi ormanlar”, bugün alınacak kararlarla geleceğe taşınabilecek kritik bir doğal sermaye olarak öne çıkıyor. Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak başlıklı rapor bu bağlantıdan indirilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.