Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Kapsül Haber Ajansı - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor Haber

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor

Konforlu seyahat imkânı ve farklı destinasyonları tek tatilde keşfetme fırsatı sunan kruvaziyer turları, son yıllarda tatilcilerin en çok tercih ettiği turizm seçeneklerinden biri haline geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak 2 milyon 138 bin 136’ya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye limanlarına yanaşan kruvaziyer gemi sayısı da yüzde 15,1 artış göstererek 1375’e çıktı. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı’ya göre, “uçuşsuz seyahat” isteğinin artması ve “yavaş seyahat” yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte, gemi turlarına geçtiğimiz yıl belirgin şekilde artan talebin bu yıl daha da güçlenmesi bekleniyor. Daha geniş kitleye hitap ediyor Gemi turları uzun yıllar belirli bir kitleye hitap ederken, son dönemde gençler ve yoğun tempoda çalışan profesyoneller tarafından da yoğun ilgi görüyor. Farklı destinasyonları tek plan içerisinde deneyimleme imkânı, zaman yönetimi açısından avantaj sağlarken, gemi üzerindeki sosyal alanlar ve etkinlikler bu tatili aynı zamanda bir sosyalleşme deneyimine dönüştürüyor. Daha konforlu ve stressiz bir seyahat deneyimi arayan misafirler, gemi turlarına yöneliyor. Yavaş seyahat yaklaşımı ise yolculuğun kendisini de deneyimin bir parçası haline getiriyor. Gemi turları, destinasyonlar arasında acele etmeden, planlı ve keyifli bir seyahat sunarak bu beklentiyi karşılıyor. Türkiye çıkışlı rotalar ve Yunan Adaları önde Türkiye çıkışlı gemi turları, pratiklik ve erişilebilirlik açısından öne çıkıyor. İstanbul ve Kuşadası kalkışlı programlar, misafirlere kolay ulaşım avantajı sağlıyor. Yunan Adaları, gemi turlarında en çok tercih edilen rotalar arasında yer alıyor. Kapıda vize veya vizeli seçeneklerle sunulan Mikonos, Santorini, Rodos ve Kos gibi destinasyonlar, özellikle kısa süreli tatillerde yoğun talep görüyor. Akdeniz ve Adriyatik rotalarında İtalya, Fransa ve İspanya kıyılarını kapsayan daha kapsamlı programlar da dikkatleri çekiyor. Kişiye özel kampanyalar sunuluyor Avrupa, Asya, Amerika dâhil dünyada limanı olan tüm ülkelerde misafirlerine çok sayıda Cruise Tur alternatifleri sunan Coral Travel, kampanyalarla da bu ilgiyi destekliyor. Yeşil pasaport sahibi misafirlere özel indirim fırsatları, belirli dönemlerde sunulan avantajlı fiyatlar ve farklı ödeme seçenekleri, tatil planlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Coral Travel Türkiye, gemi turları dahil tüm ürünlerinde misafirlerine bütünleşik bir deneyim sunuyor. Yetkili acenteler, çağrı merkezi ve dijital kanallar üzerinden sunulan rezervasyon imkanları da gemi turlarına erişimi kolaylaştırıyor. Konfor ve deneyim odaklı tatil Mehmet Kamçı gemi turlarına ilginin son yıllarda giderek artışını şöyle değerlendirdi: “Gemi turlarına olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde arttığını görüyoruz. Özellikle gençler ve yoğun iş temposunda çalışan profesyoneller, ulaşım stresi yaşamadan farklı destinasyonları deneyimleyebilecekleri tatil alternatiflerine yöneliyor. Uçuşsuz seyahat tercihleri ve yavaş seyahat yaklaşımı da bu ilgiyi destekliyor. Türkiye çıkışlı programlarımız ve Yunan Adaları başta olmak üzere sunduğumuz farklı rotalarla misafirlerimize konforlu ve deneyim odaklı bir tatil sunuyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercure Antalya Belek, Kapılarını Açtı Haber

Mercure Antalya Belek, Kapılarını Açtı

Bölgenin canlı ruhunu çağdaş konforla harmanlayan Mercure Antalya Belek, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirlere özel olarak tasarlanarak dekore edilmiş 83 odaya sahiptir. Otel, modern mimarisi, zarif iç tasarımı ve Mercure’ün kendine özgü misafirperverlik anlayışıyla öne çıkarken, markanın çevresinden ilham alan ve yerel hikayelerden beslenen deneyimler yaratma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır. Mercure Antalya Belek, konuklarına standart ve birbirine bağlı odaların yanı sıra otelin havuzuna ve çevredeki doğal manzaraya bakan konaklama seçenekleri sunmaktadır. Konuklar, kapalı ve açık yüzme havuzlarının, modern bir spor salonunun, havuz ve lobi barlarının yanı sıra 175 kişiye kadar konuk ağırlayabilen Mercure Toplantı Salonu ve 40 kişilik City Line Toplantı Salonu gibi çok amaçlı toplantı alanlarından yararlanabilirler. Otelin yaşam alanları sabahtan akşama kadar konuklara rahat ve sıcak bir atmosfer sunacak şekilde tasarlanmıştır. Akdeniz güneşinin altında yer alan havuz alanı, gündüzleri sakin bir dinlenme mekanı sunarken akşamları zarif bir buluşma noktasına dönüşür; modern spor salonu ise konukların konaklamaları süresince spor rutinlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerini sağlar. Mercure Antalya Belek’teki mutfak deneyimleri, hem yerel lezzetleri hem de uluslararası favorileri bir araya getiriyor. Olivetto Restoran ve Tangelo Snack & À La Carte Restoran’da konuklar, Türk mutfak geleneklerinden ve Akdeniz etkilerinden ilham alan, özenle hazırlanmış yemekleri keşfedebilirler. Bu yemekler, yerel kültürün ve bağların bir ifadesi olarak Mercure’ün gastronomiye olan tutkusunu yansıtıyor. Accor Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Premium, Orta Segment ve Ekonomi Segmentlerinden Sorumlu Bölge Başkanı Raki Phillips, açılış ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Antalya, Akdeniz’in en dinamik turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor ve yıl boyunca giderek artan sayıda uluslararası tatil, iş ve yaşam tarzı gezgini çekiyor. Mercure Antalya Belek’in açılışı, Türkiye’nin konaklama pazarına ve güçlü uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip destinasyonlara olan güvenimizi yansıtıyor. Akdeniz misafirperverliğinin sıcaklığını Accor’un dünya çapında tanınan hizmet standartlarıyla birleştiren otelin, bölgenin gelişen turizm manzarasına anlamlı bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Sinan Köseoğlu, Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli ve Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı, şunları söyledi: "Mercure markasını Akdeniz’in bu eşsiz destinasyonunda hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bölgenin dinamik enerjisinden ve sahil şeridinin huzur veren atmosferinden ilham alarak, konforu, yerel dokuyu ve çağdaş misafirperverlik anlayışını bir araya getiren bir deneyim yarattık. Misafirlerimize yalnızca konforlu bir konaklama sunmanın ötesinde, Mercure markasının özünde yer alan yerel ilhamla şekillenen anlamlı deneyimler yaşatmayı hedefliyoruz." Bu özel açılışı kutlamak amacıyla, Accor’un ödüllü sadakat programı ALL Accor’un üyeleri, 13 Nisan ile 7 Haziran 2026 tarihleri arasında yapılan rezervasyonlarda ve 13 Nisan ile 4 Ekim 2026 tarihleri arasındaki konaklamalarda 4 kat ödül puanı kazanma ayrıcalığından yararlanabilecekler. ALL Accor üyeleri ayrıca indirimler, ücretsiz oda yükseltmeleri ve geç çıkış gibi özel avantajlardan yararlanırken, puanlarını dünya çapındaki Accor otellerinde benzersiz deneyimler için kullanabilecekler. Mercure, 1973'teki kuruluşundan bu yana her bir otelin bulunduğu bölgenin hazinelerini misafirlerine sunmaya kendini adamıştır. 65'ten fazla ülkede 1.000'den fazla otele sahip olan Mercure, her destinasyonda küresel ölçeği güçlü bir yerel kimlikle birleştirir. Türkiye'de Accor, toplamda 1.000'den fazla odaya sahip dokuz Mercure oteli işletmekte olup, 2030 yılına kadar altı yeni Mercure oteli daha açmayı planlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor Haber

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor

Kruvaziyer turizminde son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş yakalayan Türkiye, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin stratejik planlarında daha fazla yer almaya başladı. Bu gelişmelerin son örneği, Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises'ın İstanbul'u Akdeniz operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırması oldu. Şirket, 6 Haziran'da İstanbul'a gerçekleştirdiği ilk sefer kapsamında gemide özel bir lansman etkinliği düzenledi. Seyahat acenteleri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve Galataport İstanbul yöneticilerinin katıldığı etkinlikte, AROYA Cruises'ın Türkiye'ye yönelik büyüme planları ve İstanbul'un uzun vadeli operasyonlardaki stratejik rolü paylaşıldı. Etkinlikte verilen en önemli mesaj ise şirketin Türkiye pazarına duyduğu güven ve İstanbul'a yönelik uzun vadeli bağlılığı oldu. İstanbul, kruvaziyer turizminde uluslararası ölçekte dikkat çeken yeni bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises, 6 Haziran'da gemide düzenlediği özel etkinlikte Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli hedeflerini ve Akdeniz operasyonlarına ilişkin planlarını paylaştı. İstanbul'u bölgesel operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandıran şirket, Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki büyümesine olan güvenini güçlü mesajlarla ortaya koydu. Akdeniz'in En Büyük Gemileri Arasında Yer Alıyor 151 bin groston ağırlığındaki AROYA, 335 metre uzunluğu, 19 güvertesi, 1.678 kabini ve 3.362 yolcu kapasitesiyle Akdeniz'in en dikkat çekici kruvaziyer gemileri arasında bulunuyor. Yaklaşık 1.600 kişilik mürettebatın görev yaptığı gemide 15 restoran, 20 farklı eğlence ve yaşam alanı, bin kişiden fazla kapasiteye sahip tiyatro salonu, çocuk kulüpleri, su eğlence alanları, sanal gerçeklik merkezleri ve premium spa alanları yer alıyor. Geminin öne çıkan konseptlerinden biri ise Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen ve denizdeki ilk Suudi restoranı olarak konumlanan "Irth" restoranı. Farklı Kültürlere Hitap Eden Kapsayıcı Tatil Anlayışı AROYA Cruises'ın öne çıkan özelliklerinden biri de farklı kültür ve yaşam tarzlarına hitap eden kapsayıcı hizmet anlayışı. Gemide alkol servisi bulunmazken, kadınlar ve erkekler için ayrı tasarlanan spa ve havuz alanlarının yanı sıra belirli saatlerde ortak kullanım imkânı da sunuluyor. Türkiye, Rusya, Almanya, Türk Cumhuriyetleri, Körfez bölgesi ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden misafirleri ağırlayan AROYA Cruises, bu yaklaşımıyla farklı beklentilere sahip yolculara konforlu ve keyifli bir tatil deneyimi sunan uluslararası bir kruvaziyer markası olarak öne çıkıyor. Çocuk Dostu Konseptiyle Ailelere de Hitap Ediyor AROYA Cruises, çocuklar ve gençler için tasarlanan eğlence alanları, oyun merkezleri, su aktiviteleri ve yaş gruplarına özel programlarıyla ailelere yönelik kapsamlı bir tatil deneyimi sunuyor. Küçük misafirler için özel olarak hazırlanan alanlar sayesinde çocuklar keyifli vakit geçirirken, ebeveynler de geminin dinlenme ve eğlence olanaklarından faydalanabiliyor. Yıl boyunca sunulan kampanya ve promosyonların yanı sıra belirli dönemlerde uygulanan "çocuklar ücretsiz seyahat ediyor" avantajı da ailelerin ilgisini çekiyor. AROYA Cruises, her yaştan misafire hitap eden yaşam alanlarıyla ailelerin birlikte unutulmaz anılar biriktirebileceği bir kruvaziyer deneyimi sunuyor. Kruvaziyer Turizmi Büyümesini Sürdürüyor Küresel turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkan kruvaziyer turizmi, her yıl milyonlarca yeni yolcuyu deniz seyahatleriyle buluşturmaya devam ediyor. AROYA Cruises'ın Türkiye'deki yetkili temsilcilerinden Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, kruvaziyer sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Kruvaziyer turizmine yönelik ilgi dünya genelinde artmayı sürdürüyor. Cruise Lines International Association (CLIA) verilerine göre, daha önce kruvaziyer deneyimi yaşamamış kişilerin yüzde 75'i gelecekte bu deneyimi yaşamak istiyor. Bir kez gemi turuna çıkan misafirlerin büyük bölümü ise yeniden bu tatil modelini tercih ediyor. Bu tablo, sektörün büyüme potansiyelini net şekilde ortaya koyuyor" dedi. Taşkıranlar ayrıca kruvaziyer rezervasyonlarında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını belirterek, doğru rota ve gemi seçiminde profesyonel danışmanlığın önemine dikkat çekti. İstanbul'a Gelen Sadece Bir Gemi Değil, Ekonomik Değer Sektör temsilcilerine göre AROYA Cruises'ın İstanbul'u homeport olarak tercih etmesi, Türkiye kruvaziyer turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Homeport modeli sayesinde yolcular gemiye binmeden önce veya seyahat sonrasında destinasyonda daha uzun süre kalıyor. Bu süreçte otellerde konaklıyor, restoranları ziyaret ediyor, alışveriş yapıyor, müze ve kültürel alanları geziyor ve çeşitli turizm hizmetlerinden yararlanıyor. Taşkıranlar, kruvaziyer yolcularının turizm ekonomisine yüksek katkı sağladığını belirterek, "Özellikle homeport operasyonlarında oluşan ekonomik katkı yalnızca limanlarla sınırlı kalmıyor. Konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş ve kültürel aktiviteler şehir ekonomilerine doğrudan değer yaratıyor. İstanbul'un kruvaziyer merkezi olarak güçlenmesi, turizm gelirlerinin artmasına da önemli katkı sağlayacaktır." dedi. İstanbul Merkezli Yeni Dönem Başlıyor AROYA Cruises'ın gelecek planlarında İstanbul'un rolünün daha da güçlenmesi öngörülüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde İstanbul çıkışlı operasyonları artırmayı, yeni rota alternatifleri geliştirmeyi ve sezonu daha uzun bir döneme yaymayı hedefliyor. Yunan Adaları ve Ege rotalarının yanı sıra gelecekte Türk kıyıları, Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz limanlarını kapsayan daha geniş operasyon modellerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. 2027 yılı planlamaları kapsamında ise geminin İstanbul operasyonlarına daha erken başlaması ve sezonun mevcut yıllara göre daha uzun sürmesi hedefleniyor. Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, "İstanbul yalnızca bir uğrak limanı değil, Akdeniz'in en önemli kruvaziyer merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Artan seferler, yeni rotalar ve büyüyen yolcu sayılarıyla İstanbul'un bölgesel kruvaziyer trafiğindeki rolü her geçen yıl daha da güçlenecek" dedi. AROYA Cruises'ın İstanbul'u uzun vadeli operasyon merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye'nin Akdeniz kruvaziyer pazarındaki yükselen konumunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendirilirken, sektör temsilcileri bu gelişmenin önümüzdeki yıllarda turizm gelirlerine, istihdama ve şehir ekonomilerine önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. İstanbul Çıkışlı Vizesiz Rotalar İlgi Görüyor İstanbul çıkışlı programlarıyla Türk misafirlere vizesiz seyahat imkânı sunan AROYA Cruises, Marmaris, Bodrum, Kaş ve İskenderiye'nin yer aldığı birbirinden özel rotalarıyla dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra yeşil pasaport sahibi Türk vatandaşlarının vizesiz olarak seyahat edebildiği Yunan Adaları ve Atina programları da misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği rotalar arasında yer alıyor. Deniz tatilini kültürel keşiflerle birleştiren bu rotalar, Akdeniz'in farklı destinasyonlarını tek bir seyahatte deneyimleme fırsatı sunuyor. Kruvaziyer Seyahatiyle Umre Deneyimi AROYA Cruises ayrıca 12 Eylül tarihinde İstanbul'dan hareket edecek özel bir sefer de sunuyor. Marmaris, Bodrum, Süveyş Kanalı ve Şarm El-Şeyh'in ardından Cidde'de sona erecek bu program kapsamında Sunorama Cruises tarafından hazırlanan uçaklı paketlerde misafirler, gemi seyahatlerinin ardından Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek umre ibadetlerini de yerine getirebilecek. Özellikle deniz tatilini kültürel ve manevi deneyimlerle birleştirmek isteyen misafirler için tasarlanan bu özel program, kruvaziyer seyahati ile umre ziyaretini tek bir seyahatte buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Başarılı Yelkencileri Uluslararası Arenada Kürsüye Çıktı Haber

Türkiye’nin Başarılı Yelkencileri Uluslararası Arenada Kürsüye Çıktı

Zorlu hava koşullarında gerçekleşen yarışlarda istikrarlı performans sergileyen ekip, başarı serisini sürdürdü. Seride yapılan iki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, genel sıralamada liderliğe yükseldi. Eker Süzme, Avrupa’nın prestijli organizasyonları arasında gösterilen Cape 31 serisinin ikinci ayağında önemli bir başarıya daha imza attı. 15-17 Mayıs tarihleri arasında İtalya’nın Sardunya Adası’nda gerçekleştirilen yarışları ikinci sırada tamamlayan Eker Süzme, uluslararası arenada dikkat çeken performansla derece elde etti. Toplam 14 uluslararası ekibin mücadele ettiği organizasyonda beş yarış gerçekleştirildi. Sardunya’nın kuzey-doğu sahilinde düzenlenen yarışlar boyunca ekipler; değişken hava koşulları, ani bastıran yağmurlar ve zaman zaman 25 knot seviyesine ulaşan sert rüzgarlarla mücadele etti. Dalgalı denizde yüksek rekabetin yaşandığı yarışlarda Eker Süzme, ortaya koyduğu uyumlu ekip performansı ve güçlü stratejisiyle serinin öne çıkan ekipleri arasında yer aldı. Ahmet Eker dümenciliğinde yarışan Eker Süzme ekibinde; Burak Zengin, Murat Mekikçi, Mark Spearman, Sam Gilmour, Uğur Esen, Doğa Arıbaş, Melis Baykal ve Massimo Bortoletto yer aldı. Deneyimi yüksek sporculardan oluşan ekip, yarış boyunca sergilediği istikrarlı mücadeleyle kürsü başarısına ulaştı. Genel sıralamada liderliğe yükseldi İki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, Michael Wilson’ın Shotgunn’ı ve Alessandro Rombelli’nin Stig’i ile aynı puanda olmasına rağmen genel sıralamada liderliğe yükseldi. İlk iki yarışta 5.’lik ve 2.’lik elde eden ekip, Shotgunn ve Stig ile aynı puanda olmasına rağmen averajla zirvede yer aldı. Bu durum, 2026 sezonunun ne kadar çekişmeli ve rekabetçi geçtiğini şimdiden ortaya koyuyor. Cape 31 Mediterranean Circuit serisi rotasını 4-6 Haziran tarihlerinde Bonifacio’da gerçekleşecek yarışlara çevirdi. Filo, Akdeniz’in önde gelen yelken destinasyonlarında heyecan dolu 2026 sezonuna devam edecek. Eker Süzme, önümüzdeki dönemde katılacağı uluslararası yarışlarda da Türkiye’yi başarıyla temsil etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tour de France Ruhu 7 Haziran’da Marmaris’te Yükselecek Haber

Tour de France Ruhu 7 Haziran’da Marmaris’te Yükselecek

Tour de France’ın dünyaca ünlü amatör yarış serisi L’Étape by Tour de France, 7 Haziran’da Marmaris’in eşsiz doğasında bisiklet tutkunlarına unutulmaz bir yarış deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor. Tour de France’ın efsanevi dağ etaplarından ilham alan organizasyon; uzun tırmanışları, teknik inişleri, yüksek irtifa kazanımları ve körfez manzaralarıyla Marmaris’i uluslararası bisiklet sahnesinin dikkat çeken merkezlerinden biri haline getirecek. Tour de France’ın organizatörü olan uluslararası spor, organizasyon ve medya kuruluşu Amaury Sport Organisation (ASO) ile spora değer katan projeleriyle öne çıkan 78 Event iş birliğinde gerçekleştirilecek bu büyük organizasyon, dünyanın dört bir yanından bisiklet tutkunlarını Akdeniz ve Ege Denizi’nin kavuştuğu spor ve bisiklet turizmi cenneti Marmaris’te bir araya getirecek. Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda Marmaris’te gerçekleştirilecek organizasyona; Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun kurumsal destekleri ile Yüce Auto-Škoda, Mosso Bisiklet, Shimano Türkiye ve Martı Resort Marmaris, CCI İçecek sponsor olarak katkı sunuyor. Bu güçlü iş birliği modeli, Marmaris’in spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından uluslararası marka değerini güçlendirmeyi hedefliyor. Maximiles Black ve Visa, L’Étape by Tour de France’ın Türkiye yolculuğunda bisikletin yalnızca bir spor değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olarak yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişi ve Tour de France başta olmak üzere dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonlarına verdiği destekle Škoda Türkiye de L’Étape Türkiye’ye katkısını sürdürüyor. 7 Haziran’da bisiklet tutkunlarının rotası: Marmaris L’Étape Marmaris by Tour de France parkuru; Marmaris merkezden başlayarak İçmeler, Turunç, Osmaniye, Bayır, Söğüt, Selimiye, Turgut, Orhaniye ve Hisarönü hattında ilerleyen yapısıyla sporcuları Akdeniz ve Ege’nin kesişim noktasında benzersiz bir yolculuğa çıkaracak. Çam ormanları, teknik virajlar, körfez manzaraları ve uzun tırmanışlarla şekillenen rota; Tour de France’ın ikonik dağ etaplarının ruhunu Marmaris’e taşıyacak. Parkurun ilk bölümünde sporcular Marmaris Körfezi’nden İçmeler ve Turunç hattına doğru ilerlerken Akdeniz’in mavisi eşliğinde pedal çevirecek. Turunç-Amos bölgesinde başlayan teknik virajlar ve tırmanışlar ise yarışın karakterini tamamen değiştirecek. Karya uygarlığının önemli liman kentlerinden Amos Antik Kenti çevresindeki yollar, parkura tarihi bir atmosfer katarken sporculara gerçek bir dağ etabı hissi yaşatacak. Osmaniye, Bayır ve Söğüt hattında yoğun kızılçam ormanları içinde devam eden rota, Tour de France’ın Alpler ve Pireneler’deki efsanevi etaplarını hatırlatan uzun tırmanışlarla dikkat çekiyor. Selimiye, Turgut ve Orhaniye körfezlerine ulaşıldığında ise yarışın ritmi yeniden değişiyor. Bir tarafta deniz seviyesine inen hızlı bölümler, diğer tarafta kısa ama sert çıkışlar sporcuların tempo ve strateji yönetimini öne çıkarıyor. Marmaris’in “orman, deniz ve dağın aynı parkurda buluştuğu” eşsiz coğrafyası, yarış boyunca sporculara ve izleyicilere görsel açıdan unutulmaz anlar sunacak. Bisikletçiler Marmaris’in tüm güzellikleriyle buluşuyor L’Étape Marmaris by Tour de France parkuru yalnızca sportif bir mücadele değil; Marmaris’in doğasını, tarihini, kıyı kültürünü ve dağ yollarını keşfeden unutulmaz bir rota deneyimi sunuyor. Sporcular yarış boyunca Akdeniz ve Ege’nin kesiştiği coğrafyada; koylar, ormanlar, antik kentler, dağ geçitleri ve geleneksel köy yolları arasında pedal çevirecek. Dağların ritminde iki farklı parkur Marmaris etabı, Tour de France ruhuna uygun şekilde tırmanış ağırlıklı ve teknik parkurlarıyla öne çıkıyor. Akdeniz’in eşsiz doğası içinde tasarlanan rotalar, amatör bisikletçilere profesyonel yarış atmosferini trafiğe kapalı yollarda yaşatma hedefi taşıyor. Uzun Parkur – 96,7 km (Dağ Etabı) Yaklaşık 1.949 metre irtifa kazanımına sahip uzun parkur; sert ve uzun tırmanışlar, yüksek tempo ve teknik inişlerle dayanıklılık odaklı gerçek bir dağ etabı deneyimi sunuyor. Tour de France’ın ikonik etaplarını hatırlatan bu rota, sporcuları Marmaris’in dağları ve körfezleri arasında zorlu bir mücadeleye taşıyacak. Kısa Parkur – 65,8 km (Dağ Etabı) Yaklaşık 1.015 metre irtifa kazanımına sahip kısa parkur ise daha kısa mesafede yüksek tempo, teknik virajlar ve dağlık karakteriyle dikkat çekiyor. Hızlı ritmi ve kesintisiz parkur yapısıyla kısa parkur da Tour de France ruhunu hissettirecek önemli etaplardan biri olacak. Parkurun ilk bölümünde Marmaris merkezden çıkan sporcular, İçmeler ve Turunç hattında Akdeniz’in mavisi eşliğinde kıyı yollarına ulaşacak. Özellikle İçmeler-Turunç arasında yer alan virajlı sahil yolu, yarışın en görsel ve teknik bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Deniz seviyesinden başlayan rota kısa süre içinde yükselerek sporculara körfez manzaralı tırmanışlar sunuyor. Turunç sonrası başlayan dağ geçişleri ise Tour de France ruhunu en güçlü hissettiren bölümler arasında yer alıyor. Yoğun kızılçam ormanları içinde ilerleyen rota; teknik virajlar, sert çıkışlar ve hızlı inişlerle Marmaris’in dağlık karakterini ortaya koyuyor. Marmaris’in yüksek oksijenli doğal yapısı ve milli park alanları, yarış boyunca sporculara doğayla iç içe bir deneyim yaşatıyor. Parkurun en dikkat çekici bölümlerinden biri olan Orhaniye-Kızkumu hattı ise Marmaris’in simge noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Deniz üzerinde yürüyormuş hissi veren Kızkumu sahili ve çevresindeki körfez manzaraları yarışın unutulmaz görüntülerinden biri olacak. Selimiye ve Söğüt bölgesi ise sakin koyları, taş evleri, butik kıyı kültürü ve mavi yolculuk atmosferiyle sporculara adeta “rota içinde tatil” hissi yaşatacak. Rotanın önemli tarihi duraklarından biri olan Amos Antik Kenti çevresi de yarışın karakteristik bölümleri arasında yer alıyor. Karya uygarlığının önemli liman kentlerinden biri olan Amos, denize hakim konumu ve antik tiyatrosuyla Marmaris’in tarihsel zenginliğini parkura taşıyor. Sporcular bu bölümde hem teknik sürüş hem de eşsiz manzaralar eşliğinde pedal çevirecek. Turgut ve Bozburun hattına yaklaşan bölümlerde ise Marmaris’in daha vahşi ve doğal yüzü ortaya çıkıyor. Virajlı dağ yolları, küçük balıkçı köyleri, çam balı üretimiyle ünlü orman dokusu ve denizle birleşen dağ manzaraları; L’Étape Marmaris by Tour de France parkurunu yalnızca fiziksel değil aynı zamanda görsel açıdan da etkileyici bir deneyime dönüştürüyor. Yaklaşık 1.949 metre irtifa kazanımına sahip uzun parkur ve yaklaşık 1.015 metre irtifalı kısa parkur; Marmaris’in “orman, deniz ve dağın aynı rotada buluştuğu” eşsiz coğrafyasını Tour de France atmosferiyle bir araya getiriyor Tour de France’ın simgesel formaları Marmaris’te Marmaris’in dağlık coğrafyasında pedal çevirecek bisikletçiler için formalar yalnızca bir yarış unsuru değil, Tour de France kültürünün simgesel mirasını temsil ediyor. Yarış liderine verilen Sarı Mayo (Maillot Jaune) zaferi ve kararlılığı simgelerken; dağ etaplarında öne çıkan sporcular Benekli Mayo ile ödüllendiriliyor. Sprint klasmanının simgesi Yeşil Mayo ve genç yetenekleri temsil eden Beyaz Mayo ise Marmaris’teki mücadeleyi gerçek bir Tour de France deneyimine dönüştürüyor. (letapeseries.com) Kazananlara Fransa’da yarışma fırsatı L’Étape Marmaris by Tour de France’ta kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, Fransa’da düzenlenen L’Étape du Tour’a katılım hakkı kazanacak. Böylece sporcular, Tour de France’ın efsanevi parkurlarında pedal çevirme ayrıcalığını yaşayacak. (letapeseries.com) 7 Haziran’da Marmaris’te düzenlenecek organizasyona katılmak isteyen bisiklet tutkunları için kayıtlar 29 Mayıs’ta sona erecek. Organizasyona ilişkin detaylı bilgilere L’Étape Marmaris by Tour de France Resmi Sitesi üzerinden ulaşılabilirken, kayıt işlemleri ise aşağıdaki link üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pedallar Ankara İçin Dönüyor Haber

Pedallar Ankara İçin Dönüyor

23 takım ve 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağı aracılığıyla dünya sahnesine taşımayı sürdürüyor. Başkent Ankara’da gerçekleşecek 105,2 kilometrelik final etabı, 11.00’de başlayacak. Günün son mücadelesi, güçlü sprinterlerin öne çıkacağı yüksek tempolu bir finişe sahne olacak. 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek Ankara – Ankara etabı, 11.30 – 13.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak. 8. Etap: Ankara-Ankara (105,2 km) 3 Mayıs Pazar günü koşulacak 8. etap, 105,2 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Başkent Ankara’da saat 11.00’de başlayacak etap, şehir içi geçişlerin ağırlıkta olduğu bir rotada koşulacak ve yine Ankara’da sona erecek. Ankara’nın geniş bulvarları ve akıcı şehir içi yolları üzerinde şekillenen etap, düz ve hızlı karakteriyle yüksek tempolu bir yarışa zemin hazırlıyor. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ile parkur boyunca konumlanan ara sprint noktaları, günün ritmini belirleyen önemli unsurlar arasında öne çıkıyor. Parkurun büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde ilerlemesi beklenen etapta, takımların pozisyon alma mücadelesi öne çıkacak. Ankara şehir merkezinde atılacak 7 turluk mücadelede tempo giderek artarken, geniş ve akıcı yollar üzerinde koşulacak finişte yüksek hızlı bir toplu sprint mücadelesi bekleniyor. Sporcuların 13.10 – 13.20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor. TUR 2026’nın kapanış etabı olan Ankara – Ankara parkuru, sprinterler için son fırsatı sunarken yüksek tempolu ve çekişmeli bir finiş heyecanı bekleniyor. Ankara etabı: TUR’un hafızasında köklü bir başlangıç ve güçlü bir final noktası Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Ankara, organizasyonun hem başlangıç hem de finiş noktası olarak önemli bir yere sahip oldu. 1969-1979 yılları arasında (1973 yılı hariç) TUR’un startı Ankara’dan verilirken, başkent bu dönemde yarışın merkezi konumundaydı. 1999 yılında, TUR’un 35. yılında ise başkent bir kez daha final heyecanına sahne oldu. Sivrihisar – Ankara etabının ardından Erdinç Doğan genel klasman birinciliğine ulaşırken, ödül töreni Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla Çankaya Köşkü bahçesinde gerçekleştirildi. Organizasyon, 40 kilometrelik özel Anıtkabir etabıyla tamamlanarak Ankara’da unutulmaz bir finale imza attı. Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek bu etap, yalnızca yüksek tempolu yarış yapısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde güçlü bir hikâye sunuyor. Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın simgelerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor. Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sütunlu caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşıyan etkileyici açık hava müzeleri niteliği taşıyor. Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri ise Antalya’nın şelalelerinde kendini gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyarken, Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor. Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon ise yalnızca doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihî köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın yalnızca bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda güçlü bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor. Antalya şehir merkezine dönüşle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu benzersiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği güçlü bir hikâyeyle uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Anadolu’nun zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk Ankara’da başlayıp yine Ankara’da sona erecek etap boyunca, İç Anadolu mutfağının köklü ve karakteristik lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel mutfak kültürü, sade ama güçlü tatları ve yerel ürünlere dayanan yapısıyla etap boyunca özgün bir gastronomi çeşitliliği sunuyor. Ankara mutfağının öne çıkan lezzetlerinden Ankara tava, aspava kültürünün vazgeçilmez tatları ve meşhur döner çeşitleri, başkentin gastronomik kimliğini yansıtırken; hamur işi geleneğinin önemli temsilcileri olan gözleme ve bazlama gibi lezzetler de bölgenin mutfak mirasını öne çıkarıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından elde edilen tahıllar, bakliyatlar ve doğal ürünlerle şekillenen bu mutfak kültürü, geleneksel tarifleriyle zamansız bir lezzet anlayışı sunuyor. Yöresel üretim ve doğal malzemelerle hazırlanan yemekler, Ankara’nın gastronomi zenginliğini her detayında hissettiriyor. İç Anadolu’nun sadeliğini ve derinliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir anlatımla sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor Haber

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor

Akdeniz’de değişen dengelerle birlikte Türkiye, güvenli liman algısı, gelişen altyapısı ve dört mevsime yayılan destinasyon yapısıyla öne çıkarken; yılın ilk çeyreğinde 93 bin 787 yolcu ve 56 gemiyle kaydedilen güçlü başlangıç, bu yükselişi verilerle destekliyor. Sektör temsilcilerine göre kruvaziyerdeki bu hareket, turizmin ötesinde ekonomiye yeni katkı alanları yaratabilecek stratejik büyüme başlığı olarak okunuyor. Küresel ölçekte değişen jeopolitik dengeler ve turizm hareketlerindeki yeni yönelimler, kruvaziyer sektöründe alışılmış rotaları yeniden tanımlıyor. Yaz sezonu henüz tam açılmadan gelen veriler bu dönüşümün sinyallerini veriyor. Bu dönüşümde Türkiye, yalnızca güçlü destinasyon yapısıyla değil, artan operasyonel kapasitesi ve liman altyapısıyla da öne çıkan ülkeler arasında gösteriliyor. Bu tabloyu yalnızca turizm verisi olarak değil, yeni ekonomik fırsat alanı olarak değerlendirdiklerini belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Kruvaziyerde yaşanan hareket sadece sezon yoğunluğu değil, rota tercihinde yaşanan dönüşüm. Akdeniz’de yeni denge kurulurken Türkiye bundan pay alan değil yön veren destinasyonlardan biri olmaya başlıyor.” dedi. Enflasyon Baskısında Yüksek Harcama Gücü Dikkat Çekiyor Artan maliyetlerin turizm ve hizmet sektöründe yeni denge arayışlarını hızlandırdığı dönemde kruvaziyer turizmi, yüksek harcama profiliyle ayrıca önem kazanıyor. Lokanta ve oteller grubunda yıllık fiyat artışlarının yüzde 31,66 seviyesine ulaşması, işletme maliyetlerindeki baskının sürdüğünü gösterirken, sektör temsilcilerine göre kruvaziyer turizmi bu tabloda daha yüksek gelir bırakan ziyaretçi profiliyle ayrıştığını söyleyen Ahmet Yazıcı, “Bugün mesele sadece turist sayısı değil, bırakılan ekonomik değer. Kruvaziyer yolcusunun şehir ekonomisine katkısı klasik ziyaretçi profilinden farklı. Bu nedenle kruvaziyeri yüksek katma değer üreten ekonomi başlığı olarak görmek gerekiyor.” İfadelerini kullandı. Güvenli Liman Algısı Türkiye’ye Talep Taşıyor Son dönemde kruvaziyer operatörlerinin rota planlamalarında güvenli liman kriterini daha fazla öne çıkardığına dikkat çeken Yazıcı, Türkiye’nin bu başlıkta avantajlı konumda olduğunu belirterek, “Jeopolitik gelişmeler bazı destinasyonları daha kırılgan hale getirirken Türkiye güçlü altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle güven veren alternatif olarak öne çıkıyor. Bu, rotalara doğrudan yansıyor.” açıklamasını yaptı. Liman Altyapıları Yeni Rekabet Unsuru Kruvaziyerde büyümenin yalnızca talep değil altyapı hikâyesi olduğuna dikkat çeken Yazıcı, liman yatırımlarının yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün rekabet sadece ülkeler arasında değil limanlar arasında yaşanıyor. Türkiye’nin bu alandaki gelişimi kruvaziyerde pozisyonunu güçlendiriyor.” dedi. İstanbul, Kuşadası, İzmir ve diğer limanların artan performansı, sektör tarafından bu altyapı dönüşümünün sahadaki yansıması olarak görülüyor. Dört Mevsime Yayılan Kruvaziyer Dönemi Güçleniyor Türkiye’nin yalnızca yaz aylarında öne çıkan bir kruvaziyer rotası olmadığını Ahmet Yazıcı, kültür, gastronomi ve tarih odaklı rotalar sayesinde kruvaziyer hareketliliğinin yılın tamamına yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıdığını söyledi. Yazıcı, Türkiye’nin bu yapısıyla klasik kruvaziyer destinasyonlarından ayrıştığını belirterek, “Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri kruvaziyer turizmini sadece yaz sezonuna sıkışmayan bir yapıda sunabilmesi. Kültür, gastronomi, tarih ve kıyı deneyimini aynı rotada buluşturabilmek, dört mevsime yayılan sürdürülebilir kruvaziyer modeli açısından önemli avantaj sağlıyor. Bu nedenle kruvaziyerin yalnızca turizm başlığı altında değil, bölgesel kalkınma perspektifiyle de değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hürmüz Boğazı'ndan Başarıyla Geçen Celestyal, Kruvaziyer Sektörüne Güvenli Geçişin Önünü Açtı! Haber

Hürmüz Boğazı'ndan Başarıyla Geçen Celestyal, Kruvaziyer Sektörüne Güvenli Geçişin Önünü Açtı!

Celestyal, gemileri Celestyal Discovery ve Celestyal Journey’in Hürmüz Boğazı’ndan başarılı ve güvenli bir şekilde geçiş yaptığını doğruladı. Celestyal’den yapılan açıklamada bu gelişmenin, bölgesel hassasiyetin arttığı bir dönemde kruvaziyer sektörü açısından önemli bir operasyonel dönüm noktası oluşturduğu kaydedildi. 17 Nisan Cuma günü, Kaptan Nikolaos Vasileiou komutasındaki Celestyal Discovery, bölgesel yetkililer ve deniz güvenlik ekipleriyle yakın işbirliği içinde geliştirilen ve titizlikle koordine edilen bir seyir planını uygulayarak, Arap Körfezi'nden ayrılan ilk kruvaziyer gemisi oldu. Bu öncü adım, Boğaz'dan geçilen güvenilir bir rota oluşturarak diğer kruvaziyer işletmecilerinin de bu rotayı izlemesine olanak sağladı. Bunun üzerine, 18 Nisan Cumartesi günü, Kaptan Angelos Vasilakos komutasındaki Celestyal Journey gemisi, aynı geçidi başarıyla geçti, belirlenen koridoru kullanarak bölgeden ayrılan daha geniş bir kruvaziyer konvoyuna öncülük etti. Seyir planları, kilit yetkililer ve güvenlik paydaşlarıyla yapılan kapsamlı koordinasyon sonucunda hazırlandı; böylece tüm hareketlerin en üst düzeyde güvenlik, hassasiyet ve durum farkındalığıyla gerçekleştirilmesi sağlandı. Kaptanlardan olağanüstü liderlik, sakin komuta Operasyon boyunca güvenlik mutlak öncelik olarak kaldı; Kaptan Vasileiou ve Kaptan Vasilakos, gemideki ve karadaki ekiplerle birlikte olağanüstü liderlik, uzmanlık ve sakin komuta sergiledi. Kaptanların karmaşık ve hassas koşullarda seyir yapma konusundaki çabaları, tüm mürettebatın güvenliğini ve her iki geminin de başarılı bir şekilde geçişini sağlamada hayati rol oynadı. Celestyal, yaptığı açıklamada ayrıca, kruvaziyer sektöründe koordineli ve sorumlu bir yaklaşımın sağlanmasına katkıda bulunan tüm bölgesel otoritelere ve iş ortaklarına kurulan güçlü iş birliği için teşekkür ve takdirlerini de iletti. Celestyal Türkiye Direktörü Özgü Alnıtemiz; başarılı bir şekilde geçişlerini tamamlayan Celestyal Discovery ve Celestyal Journey gemilerinin şu anda Akdeniz’e doğru yeniden konumlandığını belirterek; gemilerin planlanan yaz sezonuna başlayacaklarını aktardı: ''Akdeniz programımızda sadece sınırlı sayıda sefer iptaliyle bu önemli süreci atlattık. Gemilerimiz nihayet dönüyor, sabırsızlıkla ve heyecanla yeniden yaz sezonuna odaklandık. Misafirlerimize ve tüm iş ortaklarımıza şu anda satışta olan tüm gelecek seferlerin planlandığı gibi gerçekleştirileceğini teyit ediyoruz. Seyahatin iş birlikleri üzerine kurulu bir sektör olduğunu hep birlikte görmüş olduk. Hızlı iş birliği ve kesintisiz destek, sürecin güvenli ve sorunsuz şekilde yönetilmesinde kritik rol oynamıştır. Başta mürettebatımız olmak üzere seyahat acenteleri, tahliye sürecine destek veren hava yolları, yerel otoriteler ve turizm kuruluşları olmak üzere tüm partner ve çözüm ortaklarımıza teşekkür ederiz.'' Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.