Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Kapsül Haber Ajansı - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akdeniz ve Marmara’da Sıcaklık Stresi Artıyor Haber

Akdeniz ve Marmara’da Sıcaklık Stresi Artıyor

Türkiye İş Bankası tarafından ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunulan ve 2023’ten bu yana Türkiye’nin tüm denizlerinde veriler toplayan insansız su altı planörü (glider) Deniz Kâşifi, iklim değişikliğinin etkilerini, denizlerdeki oksijensizleşmeyi ve biyokimyasal döngülerdeki değişimleri uzun soluklu olarak izlemeyi sürdürüyor. Can suyu girdaplar ilk kez uzun süreli ölçümlendi 2025 yılında Akdeniz’de 60 gün boyunca inceleme yapan Deniz Kâşifi, 2 bin 100 kilometreden fazla yol kat ederek 900 dalış gerçekleştirdi. Böylece Deniz Kâşifi ile Akdeniz için can suyu olan deniz girdapları ilk kez bu kadar uzun süreli ölçümlendi. Doğu Akdeniz’in beklenenden çok daha dinamik bir girdap yapısına sahip olduğunu gösteren Deniz Kâşifi’nin topladığı verilere göre, Akdeniz’deki çok sayıda girdap, taşıdıkları ısı ve maddeler sayesinde denizlerin sıcaklığını ve iklimini düzenlemeye yardımcı oluyor. Bu girdapların körfez ve koylara taşıdığı serin ve temiz sular, özellikle Mersin ve Antalya Körfezi gibi kapalı bölgeler için hayati bir ‘havalandırma’ işlevi görüyor ve kirlilik baskısı altındaki alanlar için adeta can suyu sağlıyor. Marmara Denizi’nde bugüne kadarki en kapsamlı müsilaj verisi toplandı Deniz Kâşifi, 2025 yılında Marmara Denizi’nde de 30 gün boyunca suda kalarak 600 kilometrelik rota üzerinde 807 dalış gerçekleştirdi ve bugüne kadarki en kapsamlı müsilaj ölçümünü gerçekleştirdi. Müsilajın bir ay boyunca sürekli üretildiği, geniş bir alana yayıldığı ve Marmara Denizi’nin yapısal özelliği neticesinde müsilajın akıntılarla su kolonunda nasıl taşındığı ayrıntılı biçimde haritalandı. Özellikle Tekirdağ–Orta Çukur bölgesinde oluşan girdabın, müsilajlı tabakayı yüzeye taşıyarak sistemden daha hızlı uzaklaştırdığı tespit edilirken, bu yapının müsilajı daha hızlı hareket eden yüzey sularına taşıyarak Marmara Denizi’nden daha çabuk uzaklaşmasını sağladığı gözlemlendi. Bu döngü Deniz Kâşifi sayesinde uzun süreli olarak ilk kez tespit edildi. “Çalışmalar Deniz Kâşifi ile uzun dönemli akademik izleme sürecine girdi” Deniz Kaşifi’nin 2025 yılında yaptığı ölçümleri değerlendiren ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu konuya ilişkin şunları söyledi: “2023 yılından bu yana Türk denizlerinde Deniz Kâşifi tarafından toplanan verilerle deniz araştırmalarında pek çok ilke imza atıldı. Deniz Kâşifi ile elde edilen veriler Marmara ve Akdeniz’deki girdap yapıları ve su sıcaklıklarının zaman içindeki değişimini ortaya koydu. Bu bulgular, deniz ekosistemlerinin iklim değişikliğine ve kirlilik baskısına nasıl tepki verdiğini gösteriyor. Ayrıca Deniz Kâşifi sayesinde Marmara Denizi’nde müsilajın yüzeyde görünmese bile denizin derinliklerinde varlığını sürdürdüğünü, yaygın olduğunu ve Marmara’nın fiziksel koşullarının sürekli müsilaj üretimine elverişli olduğunu gördük. Bu tablo, sorunun geçici değil kalıcı önlemler gerektiren yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.” “Denizler yaşamı doğrudan ilgilendiren temel alanlardan biri“ İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen de, her geçen gün daha da derinleşen iklim değişikliği bağlantılı problemlerin çözümü için tek tek vatandaşların ya da kurumların sorumluluk üstlenmelerinin yetersiz kaldığını belirterek, ilgili tüm tarafların el birliğiyle çalışmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Sözen, iklim değişikliğiyle mücadelede deniz ekosisteminin büyüyen rolüne işaret ederek, “Genellikle akademik ve bilimsel ortamlarda konuşulan, tartışılan denizlerimizdeki durumun aslında genel kanaatin aksine pek iyi olmadığını 2021 yılında karşılaştığımız müsilaj gerçeğiyle çok net bir biçimde anladık. Deniz ekosistemi sadece çevre veya iklim değişikliğiyle ilgili bir konu değil gıda güvenliği ve ekonomik faaliyetler gibi yaşamı doğrudan ilgilendiren temel alanlardan biri. Bu yüzden biz de üç tarafı denizlerle çevrili, aynı zamanda bir iç denize sahip ülkemizde daha fazla sorumluluk üstleniyor, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmalar yürütüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Etape Marmaris by Tour de France, 7 Haziran’da Marmaris’te düzenlenecek Haber

L’Etape Marmaris by Tour de France, 7 Haziran’da Marmaris’te düzenlenecek

Tour de France’ın ikonik yarış atmosferine 7 Haziran’da “L’Étape Marmaris by Tour de France” yarışı ile Marmaris, 20 Eylül’de “L’Étape Türkiye by Tour de France” yarışı ile İstanbul ev sahipliği yapacak. Dünyada 20 ülkede 35 şehirde binlerce bisiklet tutkunun katılımı ile düzenlenen L’Etape by Tour de France amatör bisiklet yarışı, Marmaris’te 7 Haziran’da bisiklet tutkunlarıyla buluşacak. Dağların denizle buluştuğu, zorlu tırmanışları, tarihi değerleri ve nefes kesen manzaralarıyla öne çıkan Marmaris’te düzenlenecek organizasyonla, sarı mayo ruhu ve Tour de France’ın efsanevi dağ etapları geleneği Türkiye’nin eşsiz coğrafyasına taşınacak. Tour de France’ın organizatörü olan uluslararası spor, organizasyon ve medya kuruluşu Amaury Sport Organisation (ASO) ile spora değer katan projeleriyle öne çıkan 78 Event iş birliğinde gerçekleştirilecek bu büyük organizasyon, dünyanın dört bir yanından bisiklet tutkunlarını Akdeniz ve Ege Denizi’nin kavuştuğu spor ve bisiklet turizmi cenneti Marmaris’te bir araya getirecek. Güçlü destekler L’Etape için Marmaris’te buluşuyor Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda Marmaris’te gerçekleştirilecek organizasyona; Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun kurumsal destekleri ile Yüce Auto-Škoda, Mosso Bisiklet, Shimano Türkiye, Martı Resort Marmaris’in sponsor olarak katkıları spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Maximiles Black ve Visa, L’Étape by Tour de France’ın Türkiye yolculuğunda bisikletin bir spor olmanın ötesinde bir yaşam kültürü olarak yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişi ve Tour de France başta olmak üzere dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonlarına verdiği uzun soluklu destekle Škoda Türkiye, bisiklet kültürünün küresel ölçekte gelişimine katkı sunarken L’Etape Türkiye’ye iki yıldır desteğini sürdürüyor. Basın lansmanında L’Etape Marmaris by Tour de France vizyonu ve hedefleri paylaşıldı Dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonu Tour de France’ın eşsiz kültürünü amatör bisikletçilerle buluşturan L’Étape by Tour de France’ın Türkiye’deki yeni durağı Marmaris yarış heyecanı düzenlenen basın lansmanı ile tanıtıldı. Marmaris’te 28 Ocak’ta gerçekleştirilen L’Étape Marmaris by Tour de France Basın Lansmanı, 7 Haziran 2026’da düzenlenecek yarış öncesinde organizasyonun vizyonunu, parkur yapısını ve Türkiye’de büyüyen spor turizmi hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Lansman; Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Türkiye Bisiklet Federasyonu As Başkanı Metin Cengiz, Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama İletişimi Birim Müdürü Gökçe Görgülü Ölçer, Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel, Yüce Auto-Škoda Pazarlama Müdürü Burcu Bozkurt Şafaklıoğlu, A.S.O. L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, A.S.O. Strateji ve İş Geliştirme Proje Müdürü Marin Grisard ile L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü ve 78 Event Genel Müdürü Ömer Kafkas katılımları ile gerçekleştirildi. Yoğun bir medya ve davetli katılımı ile düzenlenen L’Etape Marmaris by Tour de France Basın Lansmanı’nda yapılan konuşmalar: Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu “Muğla; iklim çeşitliliği, doğal coğrafyası ve ulaşım olanaklarıyla bisiklet sporu için son derece elverişli bir destinasyon. Marmaris ise doğası, parkurları ve altyapısıyla L’Étape by Tour de France gibi dünya çapında ilgi gören bir organizasyon için güçlü bir ev sahibi. Bu yarışın Marmaris’te gerçekleşmesi, kentin marka değerine önemli katkı sağlayacak ve dünya genelindeki sporseverlere Marmaris’i tanıtacaktır. Federasyonumuz ve tüm paydaşlarla birlikte bu organizasyonun en iyi şekilde gerçekleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, “L’Étape by Tour de France Marmaris, kentimizin marka kimliğiyle güçlü biçimde örtüşen, şehri ortak bir vizyon etrafında buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Kamu kurumları, yerel yönetimler, STK’lar ve sektör temsilcileriyle birlikte Marmaris olarak bu organizasyona sahip çıkıyoruz. 2026 yılının ‘Gençlik Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, gençleri sporla buluşturan, sağlıklı yaşamı ve çevre bilincini teşvik eden bu tür uluslararası etkinliklerin önemi daha da artmaktadır. Bu organizasyonun gençlerimiz için ilham verici, Marmaris için ise uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kazanım olacağına inanıyoruz” dedi. ⁠Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “L’Étape by Tour de France Marmaris, 123 yıllık Tour de France geleneğini Marmaris’in doğası ve spor vizyonuyla buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Marmaris; bisiklet yolları, parkurları ve doğal altyapısıyla bu organizasyon için güçlü bir destinasyon. Amacımız bu yarışın kentte sürdürülebilir şekilde yerleşmesi, bisiklet kültürünün gelişmesi ve Marmaris’in spor ve turizm markasına uzun vadeli katkı sağlaması. 90 ülkede yayınlanacak bu uluslararası organizasyonun Marmaris’e önemli bir değer katacağına inanıyoruz.” ⁠Türkiye Bisiklet Federasyonu As Başkanı Metin Cengiz, “Türkiye Bisiklet Federasyonu olarak, amatör bisikletçilerin de tıpkı profesyoneller gibi trafiğe kapalı ve güvenli parkurlarda yarışabildiği organizasyonları çok önemsiyor ve destekliyoruz. Geniş bir yaş aralığında, kadın ve erkek sporcuları bir araya getiren bu tür etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Dünya genelinde milyonlarca bisiklet severi buluşturan ve yüksek bir uluslararası marka değerine sahip olan L’Etape by Tour de France’ın Marmaris’te düzenlenecek olması, spor turizmi, yerel ekonomi ve bisiklet kültürü açısından ülkemize değerli katkılar sunacaktır. 7 Haziran 2026’da Marmaris’in eşsiz doğası ve bisiklet dostu altyapısıyla ev sahipliği yapacağı bu organizasyonun, sporcular ve ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim olacağına inanıyoruz. Bu önemli organizasyona destek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyor, tüm sporcularımıza güvenli ve keyifli bir yarış diliyorum.” Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama İletişimi Birim Müdürü Gökçe Görgülü Ölçer, İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black ve iş ortağı Visa’nın isim sponsorluğunda Tour de France’ın amatör serisi L’Étape by Tour de France’ın 2024 ve 2025’te İstanbul’da düzenlendiğini hatırlatarak “Katılımcılara Tour de France deneyimini yaşatan bu eşsiz atmosferi, bu yıl İstanbul’un yanı sıra Marmaris’e de taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Yarışın Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenmesiyle bisikleti bir yaşam biçimi olarak yaygınlaştıracağını, daha fazla insanı spora ve sağlıklı yaşama teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bisikletçilere İstanbul gibi Asya ve Avrupa’yı birleştiren, tarihi, kültürel ve doğal zenginliğiyle öne çıkan benzersiz metropolün yanı sıra, Marmaris gibi doğası ve turizm potansiyeliyle dikkati çeken bir merkezde pedal çevirme imkânı sunulması, ülkemizin tanıtımı açısından da çok değerli” Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel, “Tour de France’ın global bir marka olarak 120 yılı aşan mirasının Türkiye’de ve bu yıl ilk kez Marmaris’te yaşatılması bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Marmaris’in doğası, coğrafyası ve spor dostu iklimi, bölgenin uluslararası spor turizminde bir cazibe merkezi olmasını destekliyor. Visa olarak böylesi bir destinasyonun küresel bir organizasyonla buluşmasının ülkemizin tanıtımına ve yerel ekonomiye sağladığı katkıları son derece kıymetli görüyoruz. İş ortağımız İş Bankası’nın Maximiles Black markasıyla birlikte bu değerli organizasyonun üç yıldır isim sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Geçtiğimiz yıl ilk kez yer aldıkları L’Étape Türkiye Serisi’nde, bu sene ikinci kez bulunduklarından ötürü mutluluk duyduklarını belirten Yüce Auto-Škoda Pazarlama Müdürü Burcu Bozkurt Şafaklıoğlu, “Škoda olarak bisiklet tutkumuz, markamızın DNA’sından geliyor. Kurucularımız Laurin & Klement, kurdukları Slavia bisiklet fabrikasıyla Škoda’nın temellerini attılar. Bu vizyon doğrultusunda, markamızın global bisiklet iş birliklerinin yanı sıra Škoda Türkiye olarak ülkemizdeki bisiklet etkinliklerine destek vererek, bu sporun ve bisiklet severlerin hikâyelerine katkıda bulunuyor, bisiklet kültürünün yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Bu nedenle verdiğimiz destek, bizim için yalnızca bir sponsorluk değil. 2026 yılında da L’Étape Türkiye yarışlarının bir parçası olmaktan duyduğumuz memnuniyetle, tüm sporculara başarılar diliyoruz.” dedi. A.S.O - L’Etape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, “Bugün burada L’Étape Marmaris by Tour de France’ın duyurusunu yapmak için bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Marin’in de bugün aramızda olmasından ayrıca mutluyum; çünkü 78 Events ile L’Étape Series arasındaki bağı kurmamıza yardımcı olan ve bu projenin hayata geçmesini sağlayan kişi, Noé ile kendisidir. Bu yeni etkinliği ve Türkiye’deki ikinci organizasyonumuzu duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İstanbul’daki başarıyla aynı seviyeye ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz ve bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bizi ağırladığı ve burada kendimizi gerçekten evimizde hissetmemizi sağladığı için Marmaris’e teşekkür ederiz. Sürece güvenen sponsor ailemize ve L’Étape Series’in Türkiye’de Tour de France markasıyla başarıya ulaşmasını sağlayan 78 Events’e teşekkür ederiz. Ortaklığımız uzun ömürlü olsun.” ⁠ A.S.O - Strateji ve İş Geliştirme Proje Müdürü Marin Grisard, “Marmaris’in L’Étape by Tour de France serisine katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yeni organizasyonla birlikte seri, 2026 yılında dünya genelinde rekor 35 etkinliğe ulaşacak. Şili, Arjantin, İtalya ve Paraguay’ın ardından Marmaris’in de takvime eklenmesi, serinin küresel başarısının güçlü bir göstergesi. ASO olarak, Tour de France ruhunu dünyanın dört bir yanına taşıyan, güvenilir ve uzun soluklu organizatörlerle çalışmaktan gurur duyuyoruz. Takvimin yeni ülkelerle genişlemesi ve mevcut iş ortaklarımızın büyümesi bizim için son derece cesaret verici. Türkiye’de ise çok güçlü bir iş ortağıyla çalışıyoruz. İstanbul’daki başarının ardından 78 Events, L’Étape Marmaris by Tour de France organizasyonunu da aynı profesyonellik, tutku ve kalite anlayışıyla hayata geçirecek. Bu yaklaşımları, uluslararası lisans ağımız için gerçek bir referans niteliğinde. Son olarak, bizleri son derece sıcak ve samimi bir şekilde ağırlayan, bu bölgenin güzellikleriyle tanıştıran Ömer ve ekibine, ayrıca Muğla Valiliği’ne, Marmaris Belediyesi’ne ve tüm paydaşlara içtenlikle teşekkür etmek isterim. Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum ve bu etkinliğin hayata geçtiğini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü & 78 Event Genel Müdürü Ömer Kafkas, “Bugün burada yalnızca bir organizasyonu değil; spor, sağlık, sürdürülebilirlik ve spor turizmi odağında Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir vizyonu paylaşıyoruz. L’Étape Series by Tour de France, dünyanın en büyük spor markalarından biri olan Tour de France’ın, amatör sporcuları şehirler ve destinasyonlarla buluşturan en prestijli global organizasyonlarından biridir. Bu markayı Türkiye’ye getirirken hedefimiz netti: Bu sadece bir yarış değil, Türkiye’nin spor turizminde üst lige çıkış hamlesi olacaktı. İstanbul’da iki kez başarıyla gerçekleştirdiğimiz L’Étape Türkiye ile binlerce sporcuya ve milyonlarca erişime ulaşan iletişim ve yayın gücünü bir araya getirerek bu vizyonu somut şekilde hayata geçirdik. Bugün L’Étape Türkiye, uluslararası takvimde güçlü bir referans noktasıdır. Şimdi bu başarıyı; doğası, iklimi, altyapısı ve vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan Marmaris’e taşıyoruz. L’Étape Marmaris, sürdürülebilirlik ilkeleriyle tasarlanan, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlayan güçlü bir spor turizmi projesidir. Bisikletin düşük karbon ayak iziyle sürdürülebilir destinasyonların merkezinde yer alması, Muğla ve Marmaris için stratejik bir tercihtir. Bu büyük organizasyonun hayata geçmesinde başta Muğla Valiliğimiz, Marmaris Belediyemiz, Bisiklet Federasyonumuz ve sponsorlarımız olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. L’Étape Marmaris by Tour de France, sadece bir yarış değil; gençlere ilham veren, kalıcı bir değer yaratma projesidir. Güçlü Destekler L’Etape için Marmaris’te Buluştu Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda Marmaris’te 7 Haziran’da gerçekleştirilecek organizasyona; Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun kurumsal destekleri ile Yüce Auto-Škoda, Mosso Bisiklet, Shimano Türkiye, Martı Resort Marmaris’in sponsor olarak katkıları spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black, L’Étape by Tour de France’ın Türkiye yolculuğunda ilk günden bu yana bu tutkunun peşinden giderek, bisikletin bir spor olmanın ötesinde bir yaşam kültürü olarak yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişi ve Tour de France başta olmak üzere dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonlarına verdiği uzun soluklu destekle Škoda Türkiye, bisiklet kültürünün küresel ölçekte gelişimine katkı sunarken L’Etape Türkiye’ye iki yıldır desteğini sürdürüyor. 7 Haziran’da bisiklet tutkunlarının rotası: Marmaris L’Étape Marmaris by Tour de France, dağlık karakteriyle öne çıkan zorlu parkurları, uzun tırmanışları ve teknik inişleriyle Tour de France’ın efsanevi dağ etaplarından ilham alıyor. Akdeniz’in mavisi ile çam ormanlarının yeşilini bir araya getiren parkurlar, sporculara “Sarı mayo” (Maillot Jaune) ile simgelenen mücadele ruhunu birebir yaşama fırsatı sunuyor. Yarış; Marmaris’in antik kentleri, kıyı şeridi, koyları ve dağ geçitleri arasında uzanan parkur yapısıyla yalnızca sportif bir mücadele değil, aynı zamanda doğayla, tarih ve kültürle iç içe bir spor turizmi deneyimi sunacak. Tour de France kültürü Marmaris’in tarihi ve doğasıyla buluşuyor Tour de France’ın global yarış mirasıyla şekillenen L’Étape Marmaris by Tour de France, Alpler ve Pireneler’de yazılan Tour de France efsanelerinin ruhunu amatör bisikletçiler için Akdeniz ve Ege’nin kesişim noktasına taşıyor. Zorlu tırmanışlar, yüksek irtifa kazanımları ve dayanıklılığı test eden etaplar, Marmaris’i uluslararası bisiklet kültürünün simge noktalarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, Marmaris’i yalnızca bir tatil destinasyonu değil; dört mevsim spor yapılabilen, bisiklet turizmiyle sürdürülebilir tanıtım sağlayan bir merkez olarak konumlandırıyor. Dağların ritminde bir yarış: Marmaris parkurları Marmaris etabı, Tour de France ruhuna uygun şekilde tırmanış ağırlıklı ve teknik parkurlarıyla öne çıkıyor. Akdeniz’in eşsiz doğası içinde tasarlanan rotalar, amatör bisikletçilere profesyonel bir yarış deneyimi sunmayı hedefliyor. Uzun Parkur – 96 km (Dağ Etabı): Sert ve uzun tırmanışlar, yüksek irtifa kazanımı ve teknik inişlerle dayanıklılık odaklı bir mücadele. Kısa Parkur – 66 km (Dağ Etabı): Daha kısa mesafede yüksek tempo, teknik virajlar ve dağlık karakter. Tour de France’ın simgesel formaları Marmaris’te Marmaris’in dağlık coğrafyasında, çam ormanlarıyla çevrili zorlu tırmanışlar ve Akdeniz manzaraları eşliğinde pedal çeviren bisikletçiler için formalar yalnızca bir yarış unsuru değil, Tour de France kültürünün simgesel mirasını temsil ediyor. L’Étape by Tour de France organizasyonlarında verilen formalar, Tour de France’ın yüzyılı aşan rekabet ruhunu Marmaris’e taşıyor. Yarışın liderine verilen Sarı Mayo (Maillot Jaune) zaferi, kararlılığı ve mükemmelliği simgelerken; dağlık parkurlardaki tırmanış performanslarıyla öne çıkan sporcular Benekli Mayo ile ödüllendiriliyor. Sprint klasmanında hız ve cesaretin simgesi Yeşil Mayo, genç yeteneklerin umudu ve geleceği temsil eden Beyaz Mayo ile birlikte Marmaris’te verilen mücadeleyi yalnızca sportif bir yarış olmaktan çıkararak, gerçek bir Tour de France deneyimine dönüştürüyor. Kazananlara Fransa’da yarışma fırsatı L’Étape Marmaris by Tour de France’ta kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, Fransa’da düzenlenen L’Étape du Tour’a katılım hakkı kazanarak, L’Etape Türkiye by Tour de France 2025 kazananları ile birlikte Tour de France’ın efsanevi parkurlarında pedal çevirme ayrıcalığını elde edecek. Türkiye’de seri büyüyor: Marmaris ve İstanbul L’Étape by Tour de France, 2026 yılında Türkiye’deki varlığını güçlendiriyor. Marmaris etabının ardından, 20 Eylül 2026’da düzenlenecek L’Étape Türkiye by Tour de France ile Türkiye, serinin iki yarışlı ülkeleri arasına giriyor. Bu yapı, Türkiye’nin spor turizmi alanındaki uluslararası konumunu daha da güçlendiriyor. L’Étape heyecanı için kayıtlar devam ediyor L’Étape Türkiye ve L’Étape Marmaris için kayıtlar başladı. Kayıtlar, yarış takvimine bağlı olarak belirlenen tarihe kadar devam edecek. Belirli bir süreyle sunulan erken kayıt avantajları ve her iki yarışa aynı anda kaydolan katılımcılara sunulan fırsatlar, daha uygun koşullarla kaydolma imkânı sağlayacak. Organizasyonla ilgili detaylı bilgi ve kayıt işlemleri https://marmaris.letapeseries.com adresi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Setur Marinaları, Boot Düsseldorf’ta Yerini Alıyor Haber

Setur Marinaları, Boot Düsseldorf’ta Yerini Alıyor

Türkiye’nin lider zincir marina işletmesi Setur Marinaları, Boot Düsseldorf 2026’da yeni devraldığı Göcek marinalarını, fuara özel ayrıcalıklı tekliflerini ve dijital altyapısındaki son yenilikleri uluslararası denizcilik camiasıyla paylaşmaya hazırlanıyor. Setur Marinaları Genel Müdürü Emre Doruk, fuar öncesinde vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Göcek’teki stratejik satın almalarımızla, Türkiye kıyılarındaki ‘mavi yolculuk’ rotasını Setur Marinas kalitesiyle uçtan uca, kesintisiz bir deneyime dönüştürmeyi sürdürüyoruz. Ancak vizyonumuz sadece kapasite artışıyla sınırlı değil. Ayvalık ve Kuşadası’nda hayata geçirdiğimiz yeni nesil yaşam alanlarıyla marinalarımızı, şehrin dinamikleriyle bütünleşen birer ekosistem haline getiriyoruz. Boot Düsseldorf’ta, Türk turizminin vitrini niteliğindeki hizmet anlayışımızı dünya sahnesine taşımaktan gurur duyuyoruz.” Dünyanın en büyük tekne ve su sporları fuarında, Setur Marinaları’nın ana odak noktalarından biri, Akdeniz’in incisi Göcek’teki yeni yatırımları olacak. Kısa süre önce Göcek Village Port Marina ve Göcek Exclusive Port Marina’yı bünyesine katan Setur Marinaları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki işletme sayısını 14’e çıkararak denizcilere Türkiye genelinde kesintisiz ve yüksek standartta zincir marina hizmeti sunuyor. Ayvalık ve Kuşadası marinalarında hayata geçirdiği yeni ticaret merkezleri yatırımları ise marina kullanıcılarının yanı sıra bölge halkına da hitap eden sosyal yaşam alanları olarak öne çıkıyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanındaki öncü rolünü sürdüren Setur Marinaları, fuarda ayrıca misafir deneyimini zenginleştiren yenilikçi dijital çözümlerini sergileyecek. Sektördeki çevre dostu uygulamalar ve ödüllü sürdürülebilirlik çalışmaları da ziyaretçilerin ilgisine sunulacak diğer önemli başlıklar arasında yer alıyor. Setur Marinaları standında ziyaretçileri ayrıca fuara özel cazip ayrıcalıklar ve kampanyalar da bekliyor. Denizcilik tutkunları, Setur Marinaları’nın 13. Salon B61 numaralı standında tüm bu ayrıcalıkları ve yenilikleri keşfetme şansı bulacaklar. Bu sene 17-25 Ocak tarihleri arasında düzenlenen Boot Düsseldorf, 120 ülkeden 200.000'den fazla ziyaretçiyi ağırlayacak., Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyer Turizminde 2026 Planlaması Başladı Haber

Kruvaziyer Turizminde 2026 Planlaması Başladı

2025 yılında son 12 yılın zirvesine ulaşan kruvaziyer turizmi, 2026 yılına güçlü rezervasyonlarla giriyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecini geride bırakan kruvaziyer turizmi, 2025 yılı itibarıyla hem yolcu sayısı hem de liman trafiği açısından son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Özellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz hattında artan gemi seferleri; Türkiye’yi kruvaziyer rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri haline getirdi. 2026 Rezervasyonları Güçlü Sinyal Veriyor Sektör verileri, 2026 yılına ilişkin erken rezervasyonların hem yolcu sayısı hem de sefer sıklığı açısından dikkat çekici bir artış gösterdiğine işaret ediyor. Kruvaziyer turizminin yalnızca deniz yolculuğundan ibaret olmadığını vurgulayan Ahmet Yazıcı, bu alanın şehir ekonomileri için kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Yazıcı, “Kruvaziyer yolcusu konaklamadan gastronomiye, alışverişten kültür-sanat faaliyetlerine kadar pek çok alanda katma değer yaratıyor. Liman kentlerimiz için bu hareketlilik, doğrudan ve dolaylı ekonomik fayda anlamına geliyor. 2026 yılında artacak gemi sayısı ve yolcu trafiği, başta İstanbul, İzmir, Kuşadası ve Karadeniz limanları olmak üzere pek çok şehir için ciddi bir turizm dinamizmi yaratacak.” İfadelerini kullandı. Türkiye, Bölgesel Bir Kruvaziyer Merkezi Olma Yolunda Küresel ölçekte artan kruvaziyer talebi, yeni gemi yatırımları ve yolcu profilinin çeşitlenmesiyle birlikte Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma potansiyelini de güçlendiriyor. 2025 yılının sektör açısından son derece verimli geçtiğini belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “2025 yılı, kruvaziyer turizmi açısından yalnızca bir toparlanma değil, aynı zamanda güçlü bir sıçrama yılı oldu. Pandemi öncesi rakamların da üzerine çıkılan bu dönemde, Türkiye limanları uluslararası kruvaziyer firmalarının radarına yeniden güçlü şekilde girdi. 2026 yılı için şimdiden yapılan rezervasyonlar, planlanan yeni gemi seferleri ve genişleyen rotalar, önümüzdeki yıl yeni bir rekorun kırılacağını net biçimde gösteriyor.“ dedi. Türkiye Kruvaziyer Turizminde Liderliğini Güçlendiriyor Kruvaziyer turizminde 2025 yılında son 12 yılın zirvesine ulaşan Türkiye, 2026 sezonu için oluşan güçlü rezervasyon tablosuyla sektördeki lider konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Artan gemi seferleri, genişleyen rotalar ve erken rezervasyon verileri; Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz havzasında kruvaziyer turizminin merkez ülkelerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki konumunun artık yalnızca potansiyelle değil, somut verilerle konuşulduğunu belirten Yazıcı, “Türkiye, kruvaziyer turizminde artık takip eden değil, rota belirleyen ülkeler arasında yer alıyor. 2025 yılında yakalanan rakamlar bunun en net göstergesi. 2026 yılı için yapılan rezervasyonlar ise bu liderliğin kalıcı hale geldiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı Haber

İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin COP31 Vizyonunu Anlattı

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, SDSN Türkiye’nin düzenlediği “Sürdürülebilirlik Gündeminde Güncel Gelişmeler” toplantısında konuştu. Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan ve çoğunluğu üniversiteler olmak üzere çeşitli üye kuruluşlarıyla ‘Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri’ başlığı altında çalışmalar yürüten SDSN Türkiye’nin gerçekleştirdiği toplantıda konuşan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin iklim kriziyle mücadelesi, COP31 süreci ve COP31 vizyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin, dünyanın birçok sorunlu bölgesinde dahi tarafları buluşturan, barış diplomasisini sürdüren bir ülke olduğunu kaydeden Başkan Hasar, COP31 ile Türkiye’nin küresel anlamda bir iklim diplomasisi yürüteceğini belirtti. Türkiye’nin artık iklim politikalarını uygulayan ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya vizyonunu harekete geçiren bir ülke olduğunun altını çizen Başkan Hasar, konuşmasında şu hususlara değindi; “Tarihi bir diplomasi başarısına imza attık” Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede Birleşmiş Milletler çatısı altındaki en önemli organizasyonlardan biri olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapacak. Bu hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. COP31’in, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında gerçekleştirilecek olması; güçlü, kararlı ve zorlu müzakerelerin ardından elde edilmiş önemli bir kazanımdır. Bu anlamda tarihi bir diplomasi başarısına imza attık." dedi. Başkan Hasar, Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde yürütülen müzakere süreçlerine dikkat çekerek, “Türkiye’nin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde, müzakere süreçlerine bizzat katılarak bizlere liderlik eden ve kararlı duruşuyla müzakerelerin tıkandığı durumlarda inovatif çözümler sunan Bakanımız Sayın Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Ülkemizin COP Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlenmesinde büyük çaba gösteren Bakanımız Sayın Murat Kurum’a buradan teşekkür ediyorum. Türkiye olarak, “Hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı, daha adil ve kapsayıcı bir diplomasi” vizyonuyla COP31’in ev sahipliğini ve başkanlığını üstlendik. Bu tarihi sorumluluk; ülkemiz açısından son derece kıymetli ve anlamlıdır. “COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip” COP31, yalnızca bir iklim konferansı değildir. Türkiye’nin küresel diplomasi, ekonomi, teknoloji ve iklim diplomasisinde yükselen bir güç odağı olma yolunda tarihi bir fırsattır. Türkiye, 2026 yılında küresel iklim politikalarının şekillendirildiği platformun merkezinde yer alacak. COP31, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp, küresel bir iklim lideri haline getirme potansiyeline sahip. Aynı zamanda COP31, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran bir kaldıraç da olacaktır. COP31 sadece bir konferans değil, kültür zenginliğimizi de dünya kamuoyunda paylaşacağımız önemli bir organizasyondur. Türkiye’nin COP31 Vizyonu Türkiye olarak, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir köprü kurmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda; enerji ve sanayi sektörlerinde yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, teknoloji, finans ve kapasite geliştirmeyi güçlendirecek yeni bir uluslararası iş birliği zeminini hayata geçirmek, dijitalleşmenin iklim eylemine katkısını artırmak için kuzey–güney iş birliklerini derinleştirmek öncelikli hedeflerimizdir. Akdeniz’in, iklim risklerine karşı yüksek kırılganlığı bizim için kritik bir referanstır. Bu deneyimi, Pasifik ve Afrika gibi diğer kırılgan bölgelerle paylaşarak; iklim risklerinin yönetilmesi, dayanıklılık kapasitesinin artırılması, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Türkiye olarak, geleceğin şehirlerini iklim dostu, dayanıklı ve uyarlanabilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda; kentlerin iklim direncini artıracak modeller geliştirmek, dünya çapında ihtiyaç duyulan kentsel dönüşümün finansmanını güçlendirmek, iklim dostu şehir planlamasını küresel ölçekte desteklemek öncelikli hedeflerimizdir. COP31 Hazırlıkları Dünyanın en kalabalık ve kapsayıcı diplomatik buluşmasına, en iyi şekilde hazırlanmak için hiç vakit kaybetmeden çalışmalara başladık. COP31’i, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştireceğiz. Etkinliğe yaklaşık 200 ülkenin katılmasını bekliyoruz. Toplam katılımcı sayısının 150 bini bulacağını öngörüyoruz. 100’ün üzerinde ülkenin devlet başkanı ve üst düzey temsilcilerinin zirveye katılımını bekliyoruz. Türkiye’nin iklim politikalarının da değerlendirildiği toplantıya SDSN Türkiye üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve çok sayıda davetli katıldı.

CCIIST, 140 Yıllık Köprü Rolüyle Türkiye–İtalya Lojistik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

CCIIST, 140 Yıllık Köprü Rolüyle Türkiye–İtalya Lojistik İş Birliğini Güçlendiriyor

CCIIST’nin yanı sıra, Cenova Ticaret Odası ve Promos Italia’nın koordinasyonunda çalışmalar kapsamında, Türkiye–İtalya tedarik zincirlerinin entegrasyonunda Cenova’nın stratejik rolü, üst düzey temsilcilerin katılımıyla İstanbul’da iş dünyasına tanıtıldı. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği (CCIIST), Cenova Liman Otoritesi’nin 19–21 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşen Logitrans Fuarı’na 2/124 numaralı stant ile katıldığını duyurdu. Fuar katılımı, CCIIST’nin yanı sıra Cenova Ticaret Odası ve İtalyan Oda Sistemi’nin uluslararasılaşma ajansı Promos Italia iş birliğiyle organize edildi. Akdeniz’in Kuzey Kapısı: Cenova Limanları İtalya’ın Batı Ligurya Deniz Liman Sistemi Otoritesi tarafından yönetilen Cenova Limanları; Cenova, Prà, Savona ve Vado Ligure limanlarını kapsayarak, yük ve yolcu trafiği açısından İtalya’nın en büyük liman sistemini oluşturuyor. Akdeniz’in en kuzey noktalarından birinde konumlanan bu ağ, Milano’ya 150 km, İsviçre sınırına 200 km, Münih’e 620 km ve Stuttgart’a 700 km mesafede yer alıyor. 150’den fazla düzenli deniz hattı üzerinden dünya genelinde 450’nin üzerinde limana erişim sağlayan Cenova, Akdeniz limanları arasında en yüksek denizcilik bağlantı endekslerinden birine sahip. Rıhtımlarda PSA, APM Terminals, MSC ve Hapag-Lloyd gibi küresel oyuncuların işlettiği 35 özel terminal her tür yükü kabul edebiliyor; müşteriye özel, güvenilir ve uzmanlaşmış hizmetler sunarak operasyonel verimlilik ve kesintisizliği garanti ediyor. Türkiye–İtalya Arası Lojistik Köprüsü Cenova Limanları, Kuzey İtalya’daki üretici firmaların referans denizcilik merkezi olmasının yanı sıra İsviçre ve Güney Almanya pazarlarına hızlı intermodal bağlantılar sunuyor. Türkiye–İtalya konteyner hattında ise Cenova, temel bir lojistik kanal konumunda; 2024 yılında iki yönlü hacim 100.000 TEU’ya ulaştı. Logitrans’ta Üst Düzey Temaslar Cenova Liman Otoritesi fuarda, Pazarlama Müdürü Alberto Pozzobon ile Pazarlama ve İletişim biriminden Leonardo Picozzi ile Logitrans boyunca Türk lojistik topluluğuyla birebir temaslarda bulundu. Fuarda ayrıca Cenova ve Savona lojistik kümelenmesinin temsilcileri, Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, intermodal çözümler, dijitalleşme ve yeşil lojistik gibi başlıklarda iş birliği fırsatlarını ele aldı. Fuarda, İtalya’nın en büyük konteyner terminali konumundaki PSA Italy, Cenova–Türkiye arasında düzenli seferler sunan konteyner taşımacılığı ve intermodal hizmet sağlayıcısı Tarros, entegre liman hizmetleri, terminal işletmeciliği, deniz acenteliği ve lojistik çözümleri sunan Campostano Group, modern altyapısıyla çok amaçlı terminal hizmetleri sunan liman işletmecisi Terminal San Giorgio, düzenli hat işletmeciliği sunan deniz taşımacılığı şirketi Messina Line, taşımacılık ekosistemi için dijitalleşme, süreç optimizasyonu ve yenilikçi yazılım çözümleri geliştiren teknoloji grubu Circle Group, denizcilik acentesi ve forwarding şirketi Finsea ile İtalyan Nakliyeciler Derneği Spediporto’nun temsilcileri de katılımcı olarak yer aldı. Cenova Liman Otoritesi, Logitrans İstanbul 2025 kapsamında 19–21 Kasım tarihleri arasında 2/124 numaralı stantta ziyaretçilerini ağırladı. Sektör paydaşları, Cenova Limanları’nın hizmet yelpazesi, terminal altyapısı ve Türkiye–İtalya hattındaki yeni fırsatlar hakkında detaylı bilgi almak üzere fuar boyunca Cenova ekibi ve CCIIST temsilcileriyle bir araya geldi.

Corendon Airlines’tan Yaz Sezonu için Yeni Hat Haber

Corendon Airlines’tan Yaz Sezonu için Yeni Hat

Corendon Airlines Varşova’dan Girit’in en popüler bölgelerinden Heraklion’a direkt uçuşlarını başlattığını duyurdu. 20–22 Kasım tarihleri arasında Varşova Kültür ve Bilim Sarayı’nda düzenlenen ITTF Warsaw Turizm Fuarı kapsamında Corendon Airlines, 2026 yaz sezonu için uçuş ağındaki önemli bir genişlemeyi paylaştı. Bu hat, Corendon Airlines’ın Katoviçe–Heraklion bağlantısını tamamlayan stratejik bir adım niteliği taşıyor. Polonyalı yolcuların Akdeniz tatil destinasyonlarına gösterdiği artan ilgiyi karşılamak üzere planlanan yeni uçuşlarda Girit’in başkenti Heraklion; geniş plajları, tarihi zenginlikleri ve güçlü konaklama altyapısıyla Avrupa’nın en çok tercih edilen tatil merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Corendon Airlines yöneticileri, Varşova’nın şirket için stratejik öneme sahip bir pazar olduğunu vurgulayarak, yeni hattın Polonya’daki istikrarlı büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Havayolu, mevcut popüler tatil rotalarını koruyarak geliştirmeye devam edeceğini ve talebin her geçen yıl arttığını belirtti. Corendon Airlines Polonya Satış Müdürü Halina Strzyżewska, yeni hatla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Heraklion’a direkt uçuşlarımızı duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu hat, Yunanistan’a yönelik uçuş ağımızı güçlü bir şekilde tamamlıyor. Aynı zamanda Mayıs tatilini değerlendirmek isteyen yolcular için de mükemmel bir seçenek sunuyor. Polonya, bizim için stratejik bir pazar olmayı sürdürüyor. 2027 itibarıyla ülkede bir operasyon üssü kurmayı planlıyoruz; bu da Corendon Airlines’ın Polonya’daki varlığını daha da güçlendirecek.” Yeni uçuşların hayata geçmesiyle birlikte Polonya–Yunanistan arasındaki turistik hatlarda rekabetin artması bekleniyor. Uçuşlar hem tur operatörlerinin organize ettiği paket turlar hem de bireysel tatil planlayan yolcular için uygun olacak. Varşova – Heraklion – Varşova hattı 25 Nisan – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.