Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri Haber

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. CW Enerji, geleceğin yaşam alanlarını enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yapılara dönüştürecek uçtan uca enerji teknolojileri sunmaya devam ediyor. Güneş enerjisinden enerji depolamaya, elektrikli araç şarj çözümlerinden ısı pompalarına, solar akıllı ev sistemlerinden akıllı enerji yönetimine kadar geniş bir ekosistem oluşturan firma, enerjinin üretiminden depolanmasına, verimli kullanımından akıllı yönetimine kadar tüm süreçleri tek çatı altında buluşturuyor. Geliştirdiği bütünleşik çözümlerle konut ve yapı projelerinin enerji altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlayan CW Enerji, mimar, mühendis, müteahhit ve proje geliştiricilere de sürdürülebilir, teknolojik ve katma değerli yaşam alanları oluşturma konusunda güçlü bir çözüm ortaklığı sunuyor. Enerji altyapısı gayrimenkulün yeni değer kriteri oluyor CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, gayrimenkul ve yapı sektöründe enerji teknolojilerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, geleceğin projelerinin yalnızca mimari özellikleriyle değil, sahip oldukları enerji altyapısıyla da değerlendirileceğini söyledi. Sarvan, “Bugün bir konut satın alırken veya yeni bir proje geliştirirken konumunu, metrekaresini, mimarisini ve sunduğu sosyal olanakları konuşuyoruz. Artık bu kriterlere enerji teknolojisi de ekleniyor. Yeni bir yapı seçerken yalnızca kaç metrekare olduğunu değil, kendi enerjisini üretip üretmediğini, ürettiği enerjiyi depolayıp depolayamadığını ve bu enerjiyi ne kadar akıllı yönetebildiğini de sorguluyoruz. Çünkü enerji altyapısı, günümüzde gayrimenkulün değerini ve geleceğe ne kadar hazır olduğunu belirleyen önemli unsurlardan biri haline geliyor” dedi. Enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yaşam alanları CW Enerji olarak enerji teknolojilerini birbirinden bağımsız ürünler olarak değil, birbiriyle entegre çalışan bütünsel bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sistemlerimizle yapılarda elektrik üretimini mümkün hale getirirken, enerji depolama çözümlerimizle üretilen enerjinin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesine imkan sağlıyoruz. Elektrikli araç şarj çözümlerimizle yapıları elektrikli mobilitenin ihtiyaçlarına hazırlıyor, ısı pompası teknolojilerimizle ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik enerji verimli çözümler sunuyoruz. Solar akıllı ev sistemleri ve beyaz eşya entegrasyonuyla da enerjiyi yaşam alanlarının bütününe taşıyoruz. Tüm bu sistemlerin tek bir uygulama üzerinden izlenebilmesi ve yönetilebilmesiyle kullanıcıların enerji üretiminden depolamaya, tüketimden sistem performansına kadar tüm süreci kolaylıkla takip edebilmesini hedefliyoruz. Kısacası enerjinin üretildiği, depolandığı, verimli kullanıldığı ve akıllı şekilde yönetildiği uçtan uca bir yaşam ekosistemi sunuyoruz” diye konuştu. Tarık Sarvan: Enerjiye dair ne varsa tek bir ekosistemde buluşturuyoruz Sarvan, CW Enerji’nin enerji ve teknoloji alanındaki bütünleşik yaklaşımına dikkat çekerek, “Biz CW Enerji olarak bir yapının yalnızca enerjisini üretmesini değil, ürettiği enerjiyi depolamasını, doğru zamanda ve doğru noktada kullanmasını, tüketimini yönetmesini ve tüm sistemi akıllı teknolojilerle kontrol edebilmesini hedefliyoruz. Güneş enerjisinden depolamaya, elektrikli araç şarjından ısı pompalarına, solar akıllı ev teknolojilerinden enerji yönetimine kadar enerjiye dair ihtiyaçları tek bir ekosistemde buluşturuyoruz. Hedefimiz mimarların, mühendislerin, müteahhitlerin ve proje geliştiricilerin enerji altyapısını daha projenin tasarım aşamasında bütünsel biçimde ele alabilmelerini sağlamak. Kısacası enerjiye dair ne varsa CW Enerji’de ve tek uygulamada” dedi. Enerji teknolojisi gayrimenkulün yeni satış argümanlarından biri olacak Enerji teknolojilerinin gayrimenkul sektörünün farklı paydaşları açısından farklı avantajlar oluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, mimarlar açısından sürdürülebilirlik ve teknolojiyle bütünleşen tasarım anlayışının, mühendisler açısından ise farklı enerji sistemlerinin uyum içerisinde çalıştığı bütünleşik altyapının önem kazanacağını ifade etti. Müteahhitler ve proje geliştiriciler açısından bakıldığında enerji teknolojilerinin projeleri rakiplerinden ayrıştırabilecek, projeye rekabet ve satış değeri kazandırabilecek yeni bir unsur haline geleceğini belirten Sarvan, gayrimenkul profesyonelleri açısından da bir yapının enerji üretme, depolama ve yönetme kabiliyetinin giderek daha güçlü bir satış argümanına dönüşeceğini kaydetti. Son kullanıcı açısından enerji teknolojilerinin sağladığı kazanımlara da değinen Sarvan, “Kullanıcılar artık yaşam alanlarından yalnızca konfor beklemiyor. Enerji giderlerini daha etkin yönetebilecekleri, kendi enerjilerini üretebilecekleri, ürettikleri enerjiyi depolayabilecekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda akıllı şekilde kullanabilecekleri bir yaşam modeli istiyorlar. Biz de CW Enerji olarak teknolojiyi günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirerek kullanıcıların hem konforunu artıran hem de enerji bağımsızlığına katkı sağlayan bütünleşik çözümler geliştiriyoruz” diye konuştu. Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin Yapıların uzun yıllar boyunca kullanılmak üzere tasarlandığını hatırlatan Sarvan, bu nedenle bugünün projelerinin gelecekte ortaya çıkacak enerji ihtiyaçlarını da karşılayabilecek altyapıyla planlanmasının önemine dikkat çekti. Sarvan sözlerini şöyle tamamladı: “Bir bina yalnızca bugünün ihtiyaçları düşünülerek inşa edilmiyor; onlarca yıl boyunca yaşayacak bir yapı ortaya koyuluyor. Dolayısıyla bugün atılan her adımın geleceğin enerji dünyasını da hesaba katması gerekiyor. Biz sektörün tüm paydaşlarına ‘Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin’ diyoruz. Enerjisini üreten, depolayan, yöneten ve ihtiyaçlarına göre akıllı şekilde kullanan yaşam alanlarının yaygınlaşacağına inanıyoruz. CW Enerji olarak sahip olduğumuz teknoloji, üretim ve mühendislik kabiliyetimizle geleceğin yaşam alanlarını bugünden şekillendirmek ve yapı sektörünün bu dönüşümünde güçlü bir çözüm ortağı olmak için çalışıyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu Haber

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. Uçtan uca enerji çözümleri geliştirme vizyonuyla ürün portföyünü sürekli genişleten CW Enerji, bu kapsamda Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı kullanıcılarla buluşturdu. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Enerji dönüşümüne katkı sağlayan teknolojileri kullanıcılarla buluşturmaya devam eden CW Enerji, artan enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler doğrultusunda enerji verimli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ürün gamına eklenen Triome Serisi, farklı iklimlendirme ihtiyaçlarının tek sistem üzerinden yönetilebilmesini sağlarken, yaşam alanlarında daha verimli ve pratik bir sistem altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Kurulum Süreçlerini Sadeleştiren Entegre Tasarım Triome Serisi’ni öne çıkaran özelliklerden biri, bir ısı pompası sisteminde ihtiyaç duyulan birçok temel bileşeni kompakt gövdesi içerisinde bir araya getirmesi. 130 litrelik dahili kullanım sıcak suyu tankının yanı sıra motorlu üç yollu vana ve dahili sirkülasyon pompası gibi tesisat bileşenlerinin cihaz içerisinde hazır olarak sunulması, sahada ihtiyaç duyulan ilave ekipmanların ve bağlantıların azaltılmasına yardımcı oluyor. Bu bütünleşik yapı sayesinde ısı pompası kurulumlarının daha düzenli ve pratik şekilde gerçekleştirilebilmesi hedeflenirken, montaj ekipleri açısından da kurulum sürecinin sadeleştirilmesine katkı sağlanıyor. Daha az harici ekipman ihtiyacı; tesisat alanının daha verimli kullanılmasına, sistem karmaşıklığının azaltılmasına ve uygulama sürecinin kolaylaştırılmasına imkân tanıyor. Tek Cihazla Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyunu tek bir kompakt gövdede birleştiren Triome Serisi, yıl boyunca farklı konfor ihtiyaçlarının aynı sistem üzerinden karşılanabilmesine olanak sağlıyor. Böylece geleneksel sistemlerde ayrı ayrı planlanabilen birçok fonksiyon, tek bir merkezi çözüm altında yönetilebiliyor. Triome’un kompakt ve entegre mimarisi, özellikle teknik hacmin sınırlı olduğu modern konutlarda önemli bir avantaj sağlarken, yaşam ve tesisat alanlarının daha verimli kullanılmasına da katkıda bulunuyor. R290 ve Full DC Inverter Teknolojisi Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkan teknolojisine sahip Triome Serisi, Full DC Inverter teknolojisiyle çalışma kapasitesini sistem ihtiyacına göre yöneterek enerji verimliliği ve konforu bir arada sunmayı hedefliyor. Değişken kapasite kontrolü sayesinde sistem, ihtiyaçlara uygun çalışma koşulları oluşturarak daha dengeli ve verimli bir iklimlendirme deneyimine katkı sağlıyor. Yeni nesil ısı pompası teknolojisini, entegre hidrolik bileşenler ve kullanım sıcak suyu çözümüyle tek gövdede birleştiren Triome Serisi; son kullanıcı açısından konforlu ve enerji verimli bir yaşam alanı sunarken, kurulum profesyonelleri açısından da daha sade, düzenli ve uygulaması kolay bir sistem yaklaşımı ortaya koyuyor. CW Enerji, Triome Serisi ile yenilenebilir enerji alanındaki deneyimini konutların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına taşıyarak, enerji verimliliğini yaşamın farklı alanlarında yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Enerji tüketimini azaltan teknolojiler önemli hale geldi CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji dönüşümünün güneş enerjisi sistemlerinin yanı sıra enerji depolama, akıllı enerji teknolojileri ve verimlilik odaklı çözümlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Enerjinin daha etkin kullanılmasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sarvan, ısı pompalarının da enerji verimliliğini artıran ve karbon emisyonlarını azaltan teknolojiler arasında öne çıktığını kaydetti. Sarvan, “Dünya genelinde enerji dönüşümü hız kazanırken, binalarda enerji tüketimini azaltan teknolojiler her zamankinden daha önemli hale geliyor. Isı pompaları da yüksek verimlilikleri ve çevre dostu yapılarıyla geleceğin en önemli iklimlendirme sistemleri arasında yer alıyor" dedi. Yeni nesil ısı pompası teknolojilerinin yalnızca enerji tasarrufu sağlamadığını, aynı zamanda yaşam alanlarında konforu artırdığını ifade eden Sarvan, günümüzde kullanıcıların hem enerji maliyetlerini düşürmek hem de daha sürdürülebilir yaşam alanlarına sahip olmak istediğini, buna bağlı olarak da ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek sistem üzerinden karşılayarak bu beklentilere cevap verdiğini söyledi. Küçük alanda büyük konfor CW Enerji olarak geliştirdikleri ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek cihazda birleştirerek yeni nesil yaşam konforunu kullanıcılarla buluşturduğunu dile getiren Sarvan, “Enerji verimliliği odaklı ürün portföyümüzü Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile genişlettik. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkanı, yüksek verimli Full DC Inverter teknolojisi ve kompakt yapısıyla öne çıkan ısı pompalarımız, enerji tasarrufu ve konforu aynı noktada buluşturuyor. Tek gövdede birden fazla fonksiyon sunabilen sistemler hem kullanıcılar hem de uygulayıcılar açısından önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle apartman daireleri, villalar ve mekanik alanın sınırlı olduğu projelerde büyük avantaj sağlayan ısı pompalarımız, kompakt tasarımı sayesinde minimum alanda maksimum performans sunuyor. Kullanıcılar daha fazla yaşam alanı kazanırken, projeler daha düzenli ve estetik bir yapıya kavuşuyor” diye konuştu. Düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor Isı pompalarının yalnızca son kullanıcıların değil, uygulama ve montaj ekiplerinin de beğenisini kazandığını belirten Sarvan, dahili boyler ve entegre hidrolik bileşenleri sayesinde daha az ekipman kullanıldığını, montaj süresinin kısaldığını ve kurulum süreçlerinin önemli ölçüde kolaylaştığını söyledi. Daha hızlı montaj, daha az işçilik ve daha düzenli mekanik alanlar sağlayan ısı pompalarının, profesyoneller için de yeni nesil bir çözüm sunduğuna dikkat çeken Sarvan, ısı pompalarının güneş enerjisi, inverter ve enerji depolama teknolojileriyle uyumlu çalışarak evlerde enerji verimliliğini en üst seviyeye taşıdığını kaydetti. Bu sayede üretilen enerjinin daha akıllı kullanılırken, kullanıcıların daha düşük enerji maliyetleri ve daha yüksek enerji bağımsızlığı elde ettiğini ifade eden Sarvan, “Dünya enerji dönüşümünü hızlandırırken, ısı pompaları da geleceğin en önemli iklimlendirme teknolojileri arasında gösteriliyor. Bu sistemler düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor. Güneş enerjisi sistemleriyle entegre çalışan ısı pompası çözümleri, kullanıcıların kendi enerjilerini daha verimli kullanmalarına imkan tanıyor. Bu sayede enerji maliyetleri azalırken enerji bağımsızlığı da güçleniyor" dedi. "Karbon nötr hedefleri doğrultusunda enerji tüketiminin daha verimli hale getirilmesi gerekiyor” diyen Sarvan, şöyle devam etti: “Isı pompaları, yüksek verimlilikleri, düşük enerji tüketimleri ve çevreci özellikleriyle bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacak. Yüksek enerji verimliliği, çevre dostu teknolojisi ve yenilenebilir enerji sistemleriyle uyumlu yapısıyla öne çıkan ısı pompaları, geleceğin sürdürülebilir yaşam alanlarının vazgeçilmez çözümleri arasında yer alıyor. CW Enerji olarak yenilenebilir enerji ekosisteminin tüm bileşenlerini destekleyen teknolojilerin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı yakından incelemek, ürünün sunduğu avantajlar hakkında bilgi almak ve yaşam alanlarına uygun çözümleri değerlendirmek isteyen kullanıcılarımızı Türkiye genelindeki CW Enerji bayi ve satış noktalarımıza bekliyoruz. Bayilerimiz aracılığıyla kullanıcılarımıza yalnızca ürünü yakından tanıma imkânı değil, ihtiyaçlarına uygun sistem seçimi ve uygulama süreçleri konusunda da destek sunuyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev Tipi Bataryalarla Kesintisiz Enerji Dönemi Başlıyor Haber

Ev Tipi Bataryalarla Kesintisiz Enerji Dönemi Başlıyor

İklim değişikliği, artan enerji talebi ve şebeke altyapısındaki yoğunluk nedeniyle elektrik kesintileri dünyanın birçok ülkesinde daha sık gündeme gelmeye başladı. Özellikle konutlarda yaşanan kesintiler; internet bağlantısından güvenlik sistemlerine, beyaz eşyalardan ısıtma ve soğutma sistemlerine kadar günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Bu noktada ev tipi enerji depolama sistemleri, kullanıcıların enerji güvenliğini artıran en etkili çözümler arasında yer alıyor. Ev tipi bataryalar, elektrik şebekesinden veya güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen elektriği depolayarak ihtiyaç anında kullanılmasını sağlıyor. Şebekede elektrik kesintisi yaşandığında sistem, otomatik olarak devreye girerek kritik cihazların çalışmaya devam etmesine imkan tanıyor. Böylece kullanıcılar günlük yaşamlarını kesintisiz şekilde sürdürebiliyor. Güneş enerjisiyle maksimum verim Ev tipi batarya sistemleri, güneş enerjisi santralleriyle birlikte kullanıldığında çok daha yüksek verim sağlıyor. Gündüz saatlerinde güneş panelleri tarafından üretilen ve anlık olarak tüketilmeyen enerji bataryalarda depolanıyor. Akşam saatlerinde veya güneş ışığının yetersiz olduğu zamanlarda ise depolanan enerji kullanılarak şebekeden çekilen elektrik miktarı azaltılıyor. Bu sayede hem elektrik faturalarında tasarruf sağlanıyor hem de yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla faydalanılması mümkün hale geliyor. Enerji bağımsızlığını destekliyor Enerji depolama sistemleri yalnızca kesintilere karşı koruma sağlamıyor; aynı zamanda kullanıcıların enerji bağımsızlığını da artırıyor. Özellikle elektrik fiyatlarının değişkenlik gösterdiği dönemlerde enerji tüketiminin daha verimli yönetilmesine katkı sağlayan bataryalar, kullanıcıların kendi ürettikleri enerjiyi daha etkin değerlendirmelerine imkan tanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda konut tipi enerji depolama sistemlerinin güneş enerjisi yatırımlarının ayrılmaz bir parçası haline geleceğini öngörüyor. Akıllı enerji yönetim sistemleriyle desteklenen yeni nesil bataryalar, enerji üretimi, depolama ve tüketimini optimize ederek maksimum verimlilik sunuyor. Akıllı enerji yönetimi öne çıkıyor Gelişmiş yazılımlarla çalışan yeni nesil ev tipi bataryalar, kullanıcıların enerji tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerjinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlıyor. Mobil uygulamalar üzerinden anlık olarak takip edilebilen sistemler sayesinde batarya doluluk oranı, enerji üretimi, tüketim miktarı ve tasarruf verileri kolayca izlenebiliyor. Bu teknolojiler yalnızca bugünün enerji ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğin akıllı ev konseptinin de önemli bir parçasını oluşturuyor. Sürdürülebilir yaşamın önemli bir parçası Karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması hedefleri doğrultusunda enerji depolama sistemleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Ev tipi bataryalar, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlayarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltıyor ve daha çevreci bir enerji altyapısının oluşmasına katkı sunuyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde enerji depolama teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte batarya kapasitelerinin artacağını, maliyetlerin düşeceğini ve ev tipi enerji depolama sistemlerinin daha geniş kullanıcı kitlesi tarafından tercih edileceğini belirtiyor. Güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin birlikte kullanılması ise geleceğin sürdürülebilir, güvenli ve kesintisiz enerji ekosisteminin temelini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor Haber

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor

İstanbul Elektrikli araç şarjında kart, QR kod veya farklı uygulamalar arasında geçiş yapma ihtiyacını azaltacak yeni dönem Avrupa’da şekilleniyor. Uyumlu araç ve şarj altyapılarında Plug & Charge teknolojisi sayesinde kullanıcı kabloyu taktığında araç kendisini güvenli biçimde tanıtabiliyor, bağlı olduğu sözleşme üzerinden yetkilendiriliyor ve şarj ile ödeme süreci otomatik olarak başlayabiliyor. Avrupa Birliği’nin alternatif yakıt altyapısına ilişkin teknik düzenlemesi, 8 Ocak 2026’dan itibaren yeni kurulan veya yenilenen halka açık AC ve DC şarj noktaları için EN ISO 15118 iletişim standardını zorunlu kılıyor. 1 Ocak 2027’den itibaren EN ISO 15118-20 standardı yeni veya yenilenen halka açık noktaların yanı sıra özel Mode 3 ve Mode 4 şarj noktalarını da kapsayacak. Otomatik kimlik doğrulama sunan halka açık Plug & Charge noktalarının ise EN ISO 15118-2 ve EN ISO 15118-20’yi birlikte desteklemesi gerekecek. Yeni rekabet alanı: kimlik, yetki ve birlikte çalışabilirlik Bu takvim teknik bir güncellemeden daha fazlasını ifade ediyor. Yapının ilk katmanında, uyumlu aracın teknik sertifikası ve araç–şarj noktası iletişimi ISO 15118 standartlarına dayanıyor. İkinci katmanda ise teknik olarak tanımlanan aracın doğrulanmış kullanıcı, sözleşme, işlem yetkisi ve ödeme hesabıyla güvenli biçimde ilişkilendirilmesi gerekiyor. Spark Connect, bu unsurları hizmet sağlayıcılarıyla birlikte tek ve kesintisiz bir deneyimde buluşturmayı hedefliyor. KOBIL Trusted SuperApp teknolojisi ile geliştirilen mobilite platformu Spark Connect’e göre, elektrikli mobilitenin bir sonraki rekabet alanı soket sayısından önce güven ve birlikte çalışabilirlik olacak. Spark; şarj ağı operatörleri, ödeme sistemleri, otomotiv üreticileri, enerji şirketleri ve farklı mobilite hizmetlerini kapalı bir yapı içinde toplamak yerine, kullanıcının bunlara tek ve güvenilir bir deneyim üzerinden erişmesini sağlayan bir orkestrasyon katmanı geliştiriyor. “Elektrikli mobilitenin ilerlemesi yalnızca istasyon sayısıyla kazanılmayacak. Asıl değer; aracı, kullanıcıyı, sözleşmeyi ve ödemeyi güvenli biçimde birbirine bağlayabilmekte. Spark, sektör oyuncularının yerine geçmek için değil, onları tek ve kesintisiz bir kullanıcı deneyiminde buluşturmak için var. KOBIL’in yaklaşık 40 yıllık dijital güven birikimi, bu birleştirici katmanın temelini oluşturuyor.” Bankacılıkta güçlü kimlik doğrulama, uygulama güvenliği ve işlem yetkilendirme teknolojileriyle başlayan yaklaşık 40 yıllık KOBIL deneyimi; KOBIL Trusted SuperApp Platform ile kimlik, güvenli iletişim, elektronik imza, ödeme ve farklı dijital hizmetleri ortak bir mimaride buluşturan hizmet yapılarına taşındı. Spark Connect, KOBIL’in kimlik, yetkilendirme ve güvenli işlem teknolojilerini mobiliteye genişletiyor. Aracın teknik sertifikası ile doğrulanmış kullanıcıyı, sözleşmeyi, işlem yetkisini ve ödeme hesabını güvenli bir hizmet deneyiminde buluşturmayı hedefliyor. Elektrikli araç şarjı, otopark, sigorta, filo, araç kiralama, mikro mobilite ve şehir hizmetleri bu bütünleşik deneyimin farklı bileşenlerini oluşturuyor. GIREVE OCPI 2.2.1 birlikte çalışabilirlik altyapısı da Türkiye’deki şarj ağlarını Avrupa’daki roaming yapısıyla buluşturmak için teknik zemin sağlıyor. Araç, enerji sisteminin de aktif oyuncusuna dönüşüyor Avrupa Komisyonu’nun Akıllı Enerji Uzman Grubu ve Sürdürülebilir Ulaşım Forumu ile Almanya tarafından kurulan Avrupa Çift Yönlü Şarj Koalisyonu, 20 Mayıs 2026’da akıllı ve çift yönlü şarj için veri paylaşımını kolaylaştırmayı amaçlayan ortak önerilerini açıkladı. Avrupa Komisyonu, elektrik ve e-mobilite sektörünün pazar organizasyonu ile standartlar, dijital kimlik, işleyiş ilkeleri ve yönetişimi kapsayan ortak birlikte çalışabilirlik gereksinimlerinde aynı yönde buluşmasını Avrupa ölçeğinde bir dönüm noktası olarak tanımladı. Çift yönlü şarjın uygulandığı bir sistemde araç yalnızca enerji tüketmiyor; bataryasındaki elektriği eve, binaya veya şebekeye geri aktarabiliyor. Uygun pazar ve mevzuat koşullarında enerji satabilen bir varlığa dönüşmesi ise aracın hangi kullanıcıya, sözleşmeye ve ödeme hesabına bağlı olduğunun güvenli biçimde doğrulanmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle dijital kimlik, enerji işleminin yanında sunulan ek bir özellik değil; işlemin güvenli biçimde gerçekleşmesinin ön koşulu haline geliyor. Türkiye için fırsat: mobilitenin güven katmanını kurmak Türkiye’de elektrikli araç gündemi ağırlıklı olarak araç satışları, istasyon sayısı, soket kapasitesi, şarj gücü ve fiyatlandırma üzerinden ilerliyor. Yeni dönemde rekabet; araç sertifikalarının hangi güven zincirine bağlandığı, işlem yetkilerinin nasıl yönetildiği, farklı hizmetlerin ne ölçüde birlikte çalışabildiği ve ortaya çıkan verilerin hangi hukuki çerçevede işlendiği üzerinden şekillenecek. Spark Connect, bu hedef doğrultusunda şarj ağı operatörlerini, otomotiv ve enerji şirketlerini, finans kuruluşlarını, mobilite hizmet sağlayıcılarını ve şehirleri ortak bir güven ve birlikte çalışabilirlik katmanında buluşturmayı amaçlıyor. Bu mimaride başarı, kullanıcıyı tek bir kapalı ağda tutmakla değil; farklı ağlara ve hizmetlere tek, güvenli ve kesintisiz bir deneyimle erişebilmesini sağlamakla ölçülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı Haber

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı

Türk mühendisler tarafından geliştirilen ürün portföyü; askeri operasyonlar, mobil üs bölgeleri, saha haberleşmesi, lojistik destek faaliyetleri ve kritik altyapı uygulamaları için kesintisiz, taşınabilir ve verimli enerji çözümleri sunmaktadır. Şirketin SAHA Expo'da sergilediği kompakt askeri jeneratör sistemleri, hafif mobil jeneratörler, şaft jeneratör teknolojileri, DC jeneratör çözümleri ve plugin ışık kuleleri; mobilite, çevresel dayanıklılık ve akıllı enerji yönetimi alanlarında öne çıktı. Şirket, ürün portföyünün yanı sıra UL (Underwriters Laboratories) sertifikasyonu, devam eden yeni nesil fabrika yatırımı ve NATO ve BM tedarikçi kayıt sürecindeki gelişmelerle uluslararası savunma ekosistemindeki konumunun derinleştiğini duyurdu. Ekstrem koşullara dayanıklı kompakt askeri jeneratör KJ Power Generator'ın savunma sanayine yönelik öne çıkan çözümlerinden KJB110 Askeri Tip 110 kVA Kompakt Jeneratör, kritik operasyonlarda kesintisiz enerji ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Sistem, −35°C ile +55°C arasındaki ekstrem iklim koşullarında çalışacak şekilde tasarlandı. Helikopterle aktif durumda taşınabilen LVAD sertifikasyon süreçlerini tamamlamis, kompakt tasarımlı KJB110, operasyon bölgesine doğrudan indirilebilme özelliği ile birliklere hızlı enerji desteği sağlıyor. Yere bırakıldıktan sonra dış desteğe ihtiyaç duymadan 8 saate kadar kesintisiz çalışabilen sistem, ani konuşlanma, geçici üs kurulumu ve operasyonel sürdürülebilirlik ihtiyaçları açısından stratejik bir alternatif sunuyor. Dört personelle taşınabilen hafif mobil jeneratör KJY13 Hafif Mobil Jeneratör, sahadaki ani elektrik ihtiyaçlarına hızlı müdahale amacıyla geliştirildi. Alüminyum kabin yapısı ve optimize edilmiş motor bileşenleri sayesinde 130 kilogramın altına indirilen sistem, dört personel tarafından elle taşınabilecek şekilde tasarlandı. Çöl ve yoğun tozlu ortamlar için geliştirilen özel radyatör modifikasyonu, farklı coğrafi koşullarda güvenilir performans sağlıyor. Bağımsız motoru olmayan şaft jeneratör sistemi KJ Power Generator'ın yenilikçi teknolojileri arasında yer alan Şaft Jeneratör Sistemi, üzerinde bağımsız bir motor bulunmadan elektrik üretebilmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Tank, kamyon veya benzeri araçların mekanik hareketinden yararlanan sistem, aracın şaftına entegre edilerek enerji üretimi sağlıyor. Yakıt verimliliği, bakım kolaylığı ve operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunan teknoloji; araç üstü savunma sistemleri ve mobil operasyonlar için bağımsız bir enerji alternatifi oluşturuyor. Akıllı modüler enerji yönetimi: DC jeneratörler Telekomünikasyon, kritik altyapı ve stratejik saha uygulamaları için geliştirilen DC Jeneratör Serisi, 100 kilogramın altındaki kompakt yapısıyla 7 kW ve 11 kW güç seçenekleri sunuyor. Elektronik yük yönetimi sayesinde yalnızca ihtiyaç duyulan enerjiyi üreten sistem, yakıt tüketimini optimize ediyor. Yazılım tabanlı senkronizasyon altyapısı, birden fazla cihazın ek bir senkronizasyon panosuna ihtiyaç duymadan paralel çalışabilmesine olanak tanıyor. Motorsuz ve sessiz aydınlatma: plugin ışık kulesi Motor veya akü gerektirmeyen tamamen elektrik destekli yapısıyla Plugin Işık Kulesi, sessiz çalışma, hafiflik ve kolay taşınabilirlik özellikleriyle saha operasyonlarına esneklik kazandırıyor. 4x300W LED projektörleri ile geniş alan aydınlatması sunan sistem, 400W projektör opsiyonu ile yüksek aydınlatma ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Birden fazla kule tek bir enerji kaynağı üzerinden paralel bağlanabiliyor; kamera anons sistemi, rüzgâr şiddet ölçer, pan-tilt motor ve hibrit batarya desteği opsiyonel olarak sunuluyor. Askeri hibrit jeneratör Askeri operasyonlardan şantiye, etkinlik, maden ve afet bölgelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip KJ Power Askeri Hibrit Jeneratör, batarya ve dizel hibridi sayesinde tek dolumla uzun çalışma süresi sunuyor. 13 kVA standby ve 11,8 kVA prime güç kapasitesi, 3000 rpm çalışma hızı, 231 V gerilim değeri ve endüstriyel su soğutmalı yapısıyla sistem; mobil üs bölgeleri, haberleşme altyapıları ve kritik saha uygulamaları için yüksek verimlilik sağlıyor. Yönetim açıklaması KJ Power Generator Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kürkçü, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de enerji teknolojileri üreten bir şirket olarak, savunma sanayisine yönelik kabiliyetimizi yerli mühendislik ile inşa ettik. SAHA Expo'da gördüğümüz ilgi, ürünlerimizin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değil, müttefik ordularımızın da operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebildiğini gösteriyor. Bu yön, KJ Power'ın önümüzdeki dönemde stratejik önceliği olmaya devam edecek." Yerli mühendislik, uluslararası sahaya hazır portföy KJ Power Generator, savunma sanayii başta olmak üzere kritik altyapı, telekomünikasyon ve mobil saha uygulamalarında rekabetçi, dayanıklı ve verimli enerji teknolojileri geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, SAHA Expo 2026'da tanıttığı yeni ürün ailesinin ulusal ve uluslararası savunma projelerinde aktif rol üstlenmesini hedeflediğini açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye 170 Yaşında Haber

Siemens Türkiye 170 Yaşında

Siemens Türkiye, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosisteminde uzun yıllardır faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak konumlanıyor. Şirketin faaliyetlerinin odağında kısa vadeli sonuçların ötesinde uzun vadeli değer üretimi yer alıyor. Siemens Türkiye, yerel mühendislik gücünü, operasyonel yetkinliklerini ve küresel teknoloji birikimini bir araya getirerek çalışmalarını sürdürüyor. Geleceğe bakış: Dijitalleşme, endüstriyel yapay zekâ ve sorumlu büyüme Siemens Türkiye, stratejik odağını dijital dönüşüm, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilere yönlendiriyor. Şirket, sanayide dijitalleşmenin hızlandırılmasını, yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılmasını ve daha verimli, dayanıklı sistemlerin geliştirilmesini önceliklendiriyor. Yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve akıllı enerji sistemleri, Siemens Türkiye’nin gelecek vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Siemens Türkiye’den sosyal etki ve sürdürülebilirlik odağında bütüncül yaklaşım Siemens Türkiye, insan odağını merkeze alarak yetenek gelişimi, kapsayıcılık ve etik değerler alanlarında çalışmalar yürütüyor. Şirket, çevresel yaklaşımı kapsamında enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, Siemens Türkiye’nin sosyal etki çalışmalarına da yansıyor. Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ağında stratejik rol oynuyor Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ve mühendislik ağı içinde stratejik bir rol üstleniyor. Siemens Türkiye, 800’ü aşkın mühendis ve araştırmacıdan oluşan kadrosu ve 3 milyar TL’ye ulaşan Ar-Ge yatırımıyla global inovasyon ağının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu yapı, Türkiye’yi yalnızca üretim yapılan bir ülke olmaktan çıkararak teknoloji geliştirilen bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de geliştirilen mühendislik çözümleri ve dijital teknolojiler, Siemens’in global portföyüne entegre edilerek farklı coğrafyalarda kullanılıyor. Üretim gücü ve ihracat kapasitesi Siemens Türkiye yerli üretim gücü ve mühendisliği ile Gebze'de 100.000'den fazla orta gerilim dağıtım panosu üretimi gerçekleştirdi. Dünya da pek çok ülkeye ihracat yapan tesis, çevre dostu teknolojileri, uzun ömürlü yapısı ve düşük bakım ihtiyacıyla enerji altyapılarına çözüm sunuyor. Dijital üretim altyapısı sayesinde tesis; otomasyon, dijital ikiz teknolojileri ve entegre üretim yönetimiyle modern sanayi üretiminin gelişmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Bunun yanı sıra Siemens’in Türkiye’deki alçak gerilim üretim faaliyetleri de küresel değer zincirinde önemli bir rol üstleniyor. 1961 yılında kurulan tesis, yıllık yaklaşık 20 milyon adet üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Liderlerden 170. yıl mesajları Hüseyin Gelis: “Yenilik ve sorumlu büyüme ile geleceği şekillendiriyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis: Geçmişten bugüne taşıdığımız deneyimi, yenilik odağımız ve güçlü mühendislik kabiliyetimizle birleştiriyoruz. Türkiye’deki köklü sanayi ve teknoloji geçmişimiz, bu yaklaşımın önemli bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; dijital dönüşümü hızlandırmak, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojileri sanayiye entegre etmek, yeşil teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak ve sorumlu büyüme yaklaşımıyla sanayi ve altyapının geleceğini şekillendirmek olacaktır. Siemens Türkiye olarak teknolojiyi yalnızca geliştiren değil, ekonomik, çevresel ve toplumsal etkileri birlikte ele alan bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bu anlayışla ‘zamanın ötesinde’ bir şirket olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli ve dengeli büyümeye odaklanıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımına dikkat çekerek şunları söyledi: 170 yıl boyunca temel odağımız, teknolojiyi ve mühendisliği kullanarak değer üretmek oldu. Siemens Türkiye olarak finansal başarımızı inovasyon ve toplumsal etki yaklaşımıyla birlikte ele alıyoruz. Türkiye, Siemens için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir üretim ve inovasyon merkezi olmayı sürdürüyor. Güçlü Ar-Ge yatırımlarımız, ihracat kapasitemiz ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarımızla Türkiye’de uzun vadeli değer üretmeye devam ediyoruz. 170 yıldır zamanın ötesinde olmaktan ve Türkiye için değer yaratmaktan gurur duyuyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği Haber

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği

Bu kapsamda HAB OSB’de faaliyet gösteren firmaların üretim süreçlerini güvence altına alan modern ve yüksek güvenilirliğe sahip bir enerji dağıtım sistemi hayata geçirildi. Ayrıca Siemens Türkiye ile HAB OSB, SAHA 2026 Fuarı’nda 7 Mayıs 2026 Perşembe günü bir araya gelerek; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları ve orta gerilim dağıtım sistemlerini kapsayan alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik bir iyi niyet anlaşması da imzalandı. Söz konusu niyet anlaşması, Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen enerji dağıtım altyapısı projesiyle kurulan iş birliğinin kapsamının genişletilmesine yönelik ortak yaklaşımı ortaya koyuyor. Taraflar, mevcut projeden elde edilen mühendislik deneyimi ve saha uygulamalarını temel alarak, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve akıllı enerji yönetimi alanlarında yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin en büyük buluşmalarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026’da gerçekleşen imza törenine Siemens Türkiye’den Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey katılırken; HAB OSB’yi Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı temsil etti. Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz proje, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor. Siemens Türkiye olarak 170 yıldır ülkemizin sanayi, altyapı ve teknoloji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Bu çerçevede HAB OSB’de faaliyet gösteren şirketlerin kritik operasyonlarını destekleyecek kesintisiz ve güvenilir bir enerji dağıtım altyapısını devreye aldık. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, bölgenin gelecekteki büyüme hedeflerine de yanıt verecek şekilde tasarlanan bu altyapı; mühendislik, dijital şebeke planlaması, koruma koordinasyonu ve saha yönetimini kapsayan uçtan uca yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak teknoloji ve mühendislik gücümüzle kritik sektörlerin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz.” Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim yapan şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu ölçekte stratejik bir üretim altyapısında enerjinin sürekliliği, üretim güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bölgemizde faaliyet gösteren şirketleri kesintisiz, güvenilir ve yüksek performanslı bir enerji dağıtım altyapısıyla destekliyoruz. Bu altyapının mevcut üretim gücümüzü desteklerken gelecekteki kapasite artışlarına da katkı sunacağına inanıyoruz.” Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında 2025’te tamamlanarak hayata geçirilen projede; ekipman kurulumunun yanı sıra mühendislik, koruma koordinasyonu, saha yönetimi ve saha hizmetlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsendi. Dijital ikiz ve şebeke simülasyonları üzerinden yapılan çalışmalarla sistemin farklı yük senaryolarındaki davranışı daha tasarım aşamasında analiz edildi. Bu sayede hem ilk yatırım hem de uzun vadeli işletme süreçlerinde verimlilik artırıldı. Yüksek teknoloji üretimin yoğunlaştığı HAB OSB’de enerji sürekliliği kritik bir gereklilik olarak öne çıkarken, sistem bakım süreçlerinde dahi kesintiye izin vermeyecek şekilde kurgulandı. Bu kapsamda Siemens Türkiye, HAB OSB’de dış ortamdan tamamen bağımsız, hermetik olarak izole edilmiş uçtan uca gaz izoleli (GIS) dağıtım yapısını gelişmiş koruma sistemleriyle birlikte devreye aldı. Gaz izoleli sistemlerin kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla çok daha az alan kullanıldı; bu durum inşaat ihtiyacını azaltarak maliyetlerde yaklaşık %50 düşüş sağladı. Hücre bazlı yatırım maliyetlerinde %40’a varan tasarruf elde edilirken, işletme tarafında da geleneksel sistemlere kıyasla %80’e varan avantaj sağlandı. Minimal personelle yönetilebilen yapı operasyonel verimliliği de artırdı. Savunma sanayisindeki büyüme dikkate alınarak iki faz halinde kurgulanan projede ilk faz 9 Ağustos 2021’de imzalanan sözleşme ile başladı. Bu fazda 31 primer ve 137 sekonder GIS hücre devreye alındı, ardından yapılan genişleme çalışmasıyla 55 sekonder hücre daha sisteme dahil edildi. İkinci faz sözleşmesi 9 Şubat 2024’te imzalandı. Bu kapsamda 8 primer ve 133 sekonder GIS hücre kuruldu ve ikinci fazın geçici kabulü Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Toplamda 39 primer ve 315 sekonder GIS hücrenin devreye alındığı projede tüm mühendislik ve saha yönetimi Siemens Türkiye tarafından yürütüldü. Hayata geçirilen altyapı sayesinde HAB OSB, 400 yüksek teknoloji üreticisine %100 şebeke sürekliliği sağlayan bir enerji dağıtım yapısına kavuştu. Bakım için dahi duruş gerektirmeyen sistem, minimal işletme personeliyle yönetilebilme imkânı sunarak işletme ve bakım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını sağladı. Siemens Türkiye’nin projeye özel çözüm yaklaşımıyla hayata geçirilen bu yapı, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha düşük ilk yatırım maliyetiyle, dünya standartlarında, yüksek sürekliliğe sahip ve sürdürülebilir bir enerji altyapısının kurulmasını mümkün kıldı. HAB OSB enerji dağıtım şebekesi tüm bu avantajları ve yeni yaklaşımı ile Türkiye dağıtım sektörü için referans niteliğinde bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor Haber

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki varlığını güçlendiriyor. Firma, ileri teknolojiye sahip çözümleriyle enerji üretim ve tüketim süreçlerinde verimliliği artırmayı ve kullanıcıların maliyetlerini optimize etmeyi hedefliyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, “Gelişen teknolojiyi oldukça yakından takip ediyoruz ve kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Yaptığımız çalışmalarımız neticesinde günümüzün ihtiyaçlarına göre ürünler tasarlıyoruz. Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik” dedi. Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, “Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor” diye konuştu. Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, “Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek olası riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor” dedi. İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti. Tarık Sarvan: Farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, “İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Bu doğrultuda AR-GE yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyor, teknolojik altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.