Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı Haber

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı

Türk mühendisler tarafından geliştirilen ürün portföyü; askeri operasyonlar, mobil üs bölgeleri, saha haberleşmesi, lojistik destek faaliyetleri ve kritik altyapı uygulamaları için kesintisiz, taşınabilir ve verimli enerji çözümleri sunmaktadır. Şirketin SAHA Expo'da sergilediği kompakt askeri jeneratör sistemleri, hafif mobil jeneratörler, şaft jeneratör teknolojileri, DC jeneratör çözümleri ve plugin ışık kuleleri; mobilite, çevresel dayanıklılık ve akıllı enerji yönetimi alanlarında öne çıktı. Şirket, ürün portföyünün yanı sıra UL (Underwriters Laboratories) sertifikasyonu, devam eden yeni nesil fabrika yatırımı ve NATO ve BM tedarikçi kayıt sürecindeki gelişmelerle uluslararası savunma ekosistemindeki konumunun derinleştiğini duyurdu. Ekstrem koşullara dayanıklı kompakt askeri jeneratör KJ Power Generator'ın savunma sanayine yönelik öne çıkan çözümlerinden KJB110 Askeri Tip 110 kVA Kompakt Jeneratör, kritik operasyonlarda kesintisiz enerji ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Sistem, −35°C ile +55°C arasındaki ekstrem iklim koşullarında çalışacak şekilde tasarlandı. Helikopterle aktif durumda taşınabilen LVAD sertifikasyon süreçlerini tamamlamis, kompakt tasarımlı KJB110, operasyon bölgesine doğrudan indirilebilme özelliği ile birliklere hızlı enerji desteği sağlıyor. Yere bırakıldıktan sonra dış desteğe ihtiyaç duymadan 8 saate kadar kesintisiz çalışabilen sistem, ani konuşlanma, geçici üs kurulumu ve operasyonel sürdürülebilirlik ihtiyaçları açısından stratejik bir alternatif sunuyor. Dört personelle taşınabilen hafif mobil jeneratör KJY13 Hafif Mobil Jeneratör, sahadaki ani elektrik ihtiyaçlarına hızlı müdahale amacıyla geliştirildi. Alüminyum kabin yapısı ve optimize edilmiş motor bileşenleri sayesinde 130 kilogramın altına indirilen sistem, dört personel tarafından elle taşınabilecek şekilde tasarlandı. Çöl ve yoğun tozlu ortamlar için geliştirilen özel radyatör modifikasyonu, farklı coğrafi koşullarda güvenilir performans sağlıyor. Bağımsız motoru olmayan şaft jeneratör sistemi KJ Power Generator'ın yenilikçi teknolojileri arasında yer alan Şaft Jeneratör Sistemi, üzerinde bağımsız bir motor bulunmadan elektrik üretebilmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Tank, kamyon veya benzeri araçların mekanik hareketinden yararlanan sistem, aracın şaftına entegre edilerek enerji üretimi sağlıyor. Yakıt verimliliği, bakım kolaylığı ve operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunan teknoloji; araç üstü savunma sistemleri ve mobil operasyonlar için bağımsız bir enerji alternatifi oluşturuyor. Akıllı modüler enerji yönetimi: DC jeneratörler Telekomünikasyon, kritik altyapı ve stratejik saha uygulamaları için geliştirilen DC Jeneratör Serisi, 100 kilogramın altındaki kompakt yapısıyla 7 kW ve 11 kW güç seçenekleri sunuyor. Elektronik yük yönetimi sayesinde yalnızca ihtiyaç duyulan enerjiyi üreten sistem, yakıt tüketimini optimize ediyor. Yazılım tabanlı senkronizasyon altyapısı, birden fazla cihazın ek bir senkronizasyon panosuna ihtiyaç duymadan paralel çalışabilmesine olanak tanıyor. Motorsuz ve sessiz aydınlatma: plugin ışık kulesi Motor veya akü gerektirmeyen tamamen elektrik destekli yapısıyla Plugin Işık Kulesi, sessiz çalışma, hafiflik ve kolay taşınabilirlik özellikleriyle saha operasyonlarına esneklik kazandırıyor. 4x300W LED projektörleri ile geniş alan aydınlatması sunan sistem, 400W projektör opsiyonu ile yüksek aydınlatma ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Birden fazla kule tek bir enerji kaynağı üzerinden paralel bağlanabiliyor; kamera anons sistemi, rüzgâr şiddet ölçer, pan-tilt motor ve hibrit batarya desteği opsiyonel olarak sunuluyor. Askeri hibrit jeneratör Askeri operasyonlardan şantiye, etkinlik, maden ve afet bölgelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip KJ Power Askeri Hibrit Jeneratör, batarya ve dizel hibridi sayesinde tek dolumla uzun çalışma süresi sunuyor. 13 kVA standby ve 11,8 kVA prime güç kapasitesi, 3000 rpm çalışma hızı, 231 V gerilim değeri ve endüstriyel su soğutmalı yapısıyla sistem; mobil üs bölgeleri, haberleşme altyapıları ve kritik saha uygulamaları için yüksek verimlilik sağlıyor. Yönetim açıklaması KJ Power Generator Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kürkçü, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de enerji teknolojileri üreten bir şirket olarak, savunma sanayisine yönelik kabiliyetimizi yerli mühendislik ile inşa ettik. SAHA Expo'da gördüğümüz ilgi, ürünlerimizin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değil, müttefik ordularımızın da operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebildiğini gösteriyor. Bu yön, KJ Power'ın önümüzdeki dönemde stratejik önceliği olmaya devam edecek." Yerli mühendislik, uluslararası sahaya hazır portföy KJ Power Generator, savunma sanayii başta olmak üzere kritik altyapı, telekomünikasyon ve mobil saha uygulamalarında rekabetçi, dayanıklı ve verimli enerji teknolojileri geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, SAHA Expo 2026'da tanıttığı yeni ürün ailesinin ulusal ve uluslararası savunma projelerinde aktif rol üstlenmesini hedeflediğini açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye 170 Yaşında Haber

Siemens Türkiye 170 Yaşında

Siemens Türkiye, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosisteminde uzun yıllardır faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak konumlanıyor. Şirketin faaliyetlerinin odağında kısa vadeli sonuçların ötesinde uzun vadeli değer üretimi yer alıyor. Siemens Türkiye, yerel mühendislik gücünü, operasyonel yetkinliklerini ve küresel teknoloji birikimini bir araya getirerek çalışmalarını sürdürüyor. Geleceğe bakış: Dijitalleşme, endüstriyel yapay zekâ ve sorumlu büyüme Siemens Türkiye, stratejik odağını dijital dönüşüm, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilere yönlendiriyor. Şirket, sanayide dijitalleşmenin hızlandırılmasını, yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılmasını ve daha verimli, dayanıklı sistemlerin geliştirilmesini önceliklendiriyor. Yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve akıllı enerji sistemleri, Siemens Türkiye’nin gelecek vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Siemens Türkiye’den sosyal etki ve sürdürülebilirlik odağında bütüncül yaklaşım Siemens Türkiye, insan odağını merkeze alarak yetenek gelişimi, kapsayıcılık ve etik değerler alanlarında çalışmalar yürütüyor. Şirket, çevresel yaklaşımı kapsamında enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, Siemens Türkiye’nin sosyal etki çalışmalarına da yansıyor. Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ağında stratejik rol oynuyor Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ve mühendislik ağı içinde stratejik bir rol üstleniyor. Siemens Türkiye, 800’ü aşkın mühendis ve araştırmacıdan oluşan kadrosu ve 3 milyar TL’ye ulaşan Ar-Ge yatırımıyla global inovasyon ağının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu yapı, Türkiye’yi yalnızca üretim yapılan bir ülke olmaktan çıkararak teknoloji geliştirilen bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de geliştirilen mühendislik çözümleri ve dijital teknolojiler, Siemens’in global portföyüne entegre edilerek farklı coğrafyalarda kullanılıyor. Üretim gücü ve ihracat kapasitesi Siemens Türkiye yerli üretim gücü ve mühendisliği ile Gebze'de 100.000'den fazla orta gerilim dağıtım panosu üretimi gerçekleştirdi. Dünya da pek çok ülkeye ihracat yapan tesis, çevre dostu teknolojileri, uzun ömürlü yapısı ve düşük bakım ihtiyacıyla enerji altyapılarına çözüm sunuyor. Dijital üretim altyapısı sayesinde tesis; otomasyon, dijital ikiz teknolojileri ve entegre üretim yönetimiyle modern sanayi üretiminin gelişmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Bunun yanı sıra Siemens’in Türkiye’deki alçak gerilim üretim faaliyetleri de küresel değer zincirinde önemli bir rol üstleniyor. 1961 yılında kurulan tesis, yıllık yaklaşık 20 milyon adet üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Liderlerden 170. yıl mesajları Hüseyin Gelis: “Yenilik ve sorumlu büyüme ile geleceği şekillendiriyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis: Geçmişten bugüne taşıdığımız deneyimi, yenilik odağımız ve güçlü mühendislik kabiliyetimizle birleştiriyoruz. Türkiye’deki köklü sanayi ve teknoloji geçmişimiz, bu yaklaşımın önemli bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; dijital dönüşümü hızlandırmak, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojileri sanayiye entegre etmek, yeşil teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak ve sorumlu büyüme yaklaşımıyla sanayi ve altyapının geleceğini şekillendirmek olacaktır. Siemens Türkiye olarak teknolojiyi yalnızca geliştiren değil, ekonomik, çevresel ve toplumsal etkileri birlikte ele alan bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bu anlayışla ‘zamanın ötesinde’ bir şirket olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli ve dengeli büyümeye odaklanıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımına dikkat çekerek şunları söyledi: 170 yıl boyunca temel odağımız, teknolojiyi ve mühendisliği kullanarak değer üretmek oldu. Siemens Türkiye olarak finansal başarımızı inovasyon ve toplumsal etki yaklaşımıyla birlikte ele alıyoruz. Türkiye, Siemens için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir üretim ve inovasyon merkezi olmayı sürdürüyor. Güçlü Ar-Ge yatırımlarımız, ihracat kapasitemiz ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarımızla Türkiye’de uzun vadeli değer üretmeye devam ediyoruz. 170 yıldır zamanın ötesinde olmaktan ve Türkiye için değer yaratmaktan gurur duyuyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği Haber

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında Önemli İş Birliği

Bu kapsamda HAB OSB’de faaliyet gösteren firmaların üretim süreçlerini güvence altına alan modern ve yüksek güvenilirliğe sahip bir enerji dağıtım sistemi hayata geçirildi. Ayrıca Siemens Türkiye ile HAB OSB, SAHA 2026 Fuarı’nda 7 Mayıs 2026 Perşembe günü bir araya gelerek; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları ve orta gerilim dağıtım sistemlerini kapsayan alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik bir iyi niyet anlaşması da imzalandı. Söz konusu niyet anlaşması, Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen enerji dağıtım altyapısı projesiyle kurulan iş birliğinin kapsamının genişletilmesine yönelik ortak yaklaşımı ortaya koyuyor. Taraflar, mevcut projeden elde edilen mühendislik deneyimi ve saha uygulamalarını temel alarak, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve akıllı enerji yönetimi alanlarında yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin en büyük buluşmalarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026’da gerçekleşen imza törenine Siemens Türkiye’den Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey katılırken; HAB OSB’yi Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı temsil etti. Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz proje, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor. Siemens Türkiye olarak 170 yıldır ülkemizin sanayi, altyapı ve teknoloji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Bu çerçevede HAB OSB’de faaliyet gösteren şirketlerin kritik operasyonlarını destekleyecek kesintisiz ve güvenilir bir enerji dağıtım altyapısını devreye aldık. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, bölgenin gelecekteki büyüme hedeflerine de yanıt verecek şekilde tasarlanan bu altyapı; mühendislik, dijital şebeke planlaması, koruma koordinasyonu ve saha yönetimini kapsayan uçtan uca yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak teknoloji ve mühendislik gücümüzle kritik sektörlerin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz.” Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim yapan şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu ölçekte stratejik bir üretim altyapısında enerjinin sürekliliği, üretim güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bölgemizde faaliyet gösteren şirketleri kesintisiz, güvenilir ve yüksek performanslı bir enerji dağıtım altyapısıyla destekliyoruz. Bu altyapının mevcut üretim gücümüzü desteklerken gelecekteki kapasite artışlarına da katkı sunacağına inanıyoruz.” Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında 2025’te tamamlanarak hayata geçirilen projede; ekipman kurulumunun yanı sıra mühendislik, koruma koordinasyonu, saha yönetimi ve saha hizmetlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsendi. Dijital ikiz ve şebeke simülasyonları üzerinden yapılan çalışmalarla sistemin farklı yük senaryolarındaki davranışı daha tasarım aşamasında analiz edildi. Bu sayede hem ilk yatırım hem de uzun vadeli işletme süreçlerinde verimlilik artırıldı. Yüksek teknoloji üretimin yoğunlaştığı HAB OSB’de enerji sürekliliği kritik bir gereklilik olarak öne çıkarken, sistem bakım süreçlerinde dahi kesintiye izin vermeyecek şekilde kurgulandı. Bu kapsamda Siemens Türkiye, HAB OSB’de dış ortamdan tamamen bağımsız, hermetik olarak izole edilmiş uçtan uca gaz izoleli (GIS) dağıtım yapısını gelişmiş koruma sistemleriyle birlikte devreye aldı. Gaz izoleli sistemlerin kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla çok daha az alan kullanıldı; bu durum inşaat ihtiyacını azaltarak maliyetlerde yaklaşık %50 düşüş sağladı. Hücre bazlı yatırım maliyetlerinde %40’a varan tasarruf elde edilirken, işletme tarafında da geleneksel sistemlere kıyasla %80’e varan avantaj sağlandı. Minimal personelle yönetilebilen yapı operasyonel verimliliği de artırdı. Savunma sanayisindeki büyüme dikkate alınarak iki faz halinde kurgulanan projede ilk faz 9 Ağustos 2021’de imzalanan sözleşme ile başladı. Bu fazda 31 primer ve 137 sekonder GIS hücre devreye alındı, ardından yapılan genişleme çalışmasıyla 55 sekonder hücre daha sisteme dahil edildi. İkinci faz sözleşmesi 9 Şubat 2024’te imzalandı. Bu kapsamda 8 primer ve 133 sekonder GIS hücre kuruldu ve ikinci fazın geçici kabulü Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Toplamda 39 primer ve 315 sekonder GIS hücrenin devreye alındığı projede tüm mühendislik ve saha yönetimi Siemens Türkiye tarafından yürütüldü. Hayata geçirilen altyapı sayesinde HAB OSB, 400 yüksek teknoloji üreticisine %100 şebeke sürekliliği sağlayan bir enerji dağıtım yapısına kavuştu. Bakım için dahi duruş gerektirmeyen sistem, minimal işletme personeliyle yönetilebilme imkânı sunarak işletme ve bakım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını sağladı. Siemens Türkiye’nin projeye özel çözüm yaklaşımıyla hayata geçirilen bu yapı, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha düşük ilk yatırım maliyetiyle, dünya standartlarında, yüksek sürekliliğe sahip ve sürdürülebilir bir enerji altyapısının kurulmasını mümkün kıldı. HAB OSB enerji dağıtım şebekesi tüm bu avantajları ve yeni yaklaşımı ile Türkiye dağıtım sektörü için referans niteliğinde bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor Haber

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki varlığını güçlendiriyor. Firma, ileri teknolojiye sahip çözümleriyle enerji üretim ve tüketim süreçlerinde verimliliği artırmayı ve kullanıcıların maliyetlerini optimize etmeyi hedefliyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, “Gelişen teknolojiyi oldukça yakından takip ediyoruz ve kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Yaptığımız çalışmalarımız neticesinde günümüzün ihtiyaçlarına göre ürünler tasarlıyoruz. Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik” dedi. Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, “Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor” diye konuştu. Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, “Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek olası riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor” dedi. İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti. Tarık Sarvan: Farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, “İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Bu doğrultuda AR-GE yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyor, teknolojik altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Krizinden Çıkışın Yolu Güneş Enerjisinden Geçiyor Haber

Enerji Krizinden Çıkışın Yolu Güneş Enerjisinden Geçiyor

2026 itibarıyla küresel elektrik talebinin 29.000 TWh seviyesini aşacağı öngörüsü, maliyet baskısının kalıcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda güneş enerjisi, maliyet kontrolü sağlayan, dışa bağımlılığı azaltan ve uzun vadede öngörülebilir bir enerji yapısı sunan en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor. Enerji maliyetlerini yönetebilmek için güneş enerjisinin stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyleyen Fronius Türkiye Genel Müdürü Nusret Bilen, "Hem işletmeler hem de konutlar için asıl değer, enerjiyi üretmekten çok onu öngörülebilir ve bağımsız bir yapıda yönetebilmekten geçiyor" diyor. Küresel enerji piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler, enerji maliyetlerini yeniden en kritik gündem maddelerinden biri haline getirdi. Mart ayında küresel enerji enflasyonunda son 25 yılın en büyük artışının kaydedilmesi ve aylık bazda ortalama %5,5'lik yükseliş görülmesi, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın geçici değil, yapısal bir risk haline geldiğini ortaya koydu. Küresel jeopolitik gelişmeler petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz akışında kritik bir rol oynayarak fiyatları hızla yükselirken, bu gelişmeler Türkiye'de de elektrik ve doğalgaz tarifelerine yapılan yüzde 25'lik artışla doğrudan karşılık buldu. Fronius Türkiye Genel Müdürü Nusret Bilen, küresel gelişmelerin enerji maliyetleri üzerindeki etkisinin her zamankinden daha hızlı hissedildiğine dikkat çekti. Güneş enerjisi, sürdürülebilir ekonominin temel bileşeni Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların bölgesel gelişmelerle sınırlı kalmadığına vurgu yapan Nusret Bilen, "Küresel arz zincirleri ve enerji güvenliği dinamikleri doğrudan fiyatlara yansıyor. Mart ayında küresel enerji enflasyonunda yüzde 5,5'lik artışla son 25 yılın en yüksek seviyesinin görülmesi, bu kırılganlığın ne kadar derinleştiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan yükselişin Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde çok daha hızlı hissedilmesi, maliyetlerin kısa sürede yukarı yönlü hareket etmesine neden oluyor. Türkiye'de elektrik ve doğalgaz tarifelerine yapılan yüzde 25'lik artış, enerji yönetiminin artık şirketler ve konutlar için operasyonel bir konu olmaktan çıkıp ülke ekonomisi adına finansal sürdürülebilirliğin temel bileşenlerinden biri haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor" dedi. Güneş enerjisi sistemleri fiyat dalgalanmalarına kalkan oluyor Enerji maliyetlerindeki artışın konutlar kadar şirketler üzerindeki etkisinin de giderek derinleştiğini belirten Bilen, "2025 yılında küresel ölçekte yüzde 3,3 artan elektrik talebinin 2026 yılının sonunda yüzde 3,7 seviyesine çıkması bekleniyor. Bu da enerjiye olan ihtiyacın hız kesmeden devam edeceğini gösteriyor. 2026 sonu itibarıyla toplam küresel elektrik tüketiminin 29.000 TWh seviyesini aşacak olması, mevcut sistem üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Bu durum, fiyatların kısa vadeli gelişmelerden bağımsız, yapısal bir talep artışına bağlı olarak yükseldiğini ortaya koyuyor. Türkiye'de de artan enerji maliyetleri, özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu noktada şirketlerin üretici konumuna geçmesi büyük önem taşıyor. Güneş enerjisi sistemleri, sunduğu öngörülebilir maliyet yapısı sayesinde işletmelerin uzun vadeli planlama yapabilmesini sağlarken, enerji bağımsızlığı kazandırarak fiyat dalgalanmalarına karşı güçlü bir koruma sunuyor. Bugün geldiğimiz noktada güneş enerjisi, maliyet kontrolü, öngörülebilirlik ve risk yönetimi açısından şirketler ve konutlar için stratejik bir yatırım haline gelmiş durumda" diye konuştu. Güneş enerjisinde yüzde 17'lik kapasite artışı Fronius Türkiye Teknik Müdürü Talha Avcı ise enerji dönüşümünün hızına dikkat çekti. "Küresel ölçekte yenilenebilir enerji yatırımlarının ulaştığı seviyeler, enerji sistemlerinin nasıl yeniden şekillendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor" diyen Talha Avcı, şunları söyledi: "Küresel enerji düşünce kuruluşu Ember'in verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde güneş ve rüzgar enerjisinde toplam 814 GW'lık yeni kapasite devreye alınması ve bunun yüzde 17'lik bir büyümeye işaret etmesi, dönüşümün hızını açıkça gösteriyor. Bu büyümede özellikle güneş enerjisinin 647 GW ile başı çekmesi ve toplam kurulu gücün 2,87 TW seviyesine ulaşması, teknolojinin erişilebilirliğinin ve yatırım cazibesinin giderek arttığını ortaya koyuyor. Türkiye'de de güneş enerjisi kurulu gücünün 25 GW seviyesini aşması, bu dönüşümün yerel ölçekte de güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Artık güneş enerjisi çevresel bir tercih olmanın ötesinde, enerji maliyetlerini yönetmek isteyen işletmeler ve konut sahipleri için en rasyonel çözümlerden biri haline gelmiş durumda." 'Güneşin gücüyle 24 saat kesintisiz bağlantı' yaklaşımını odağına alıyor Enerji teknolojilerinde entegrasyonun belirleyici rolüne de dikkat çeken Avcı, "Bugün enerji yönetiminde asıl fark yaratan unsur, üretilen enerjinin ne kadar verimli yönetildiği, depolandığı ve ihtiyaç anında kullanılabildiğidir. Bu noktada inverter teknolojileri, enerji depolama sistemleri ve akıllı enerji yönetimi çözümlerinin birlikte çalıştığı entegre yapılar kritik hale geliyor. Fronius olarak geliştirdiğimiz 'Güneşin gücüyle 24 saat kesintisiz bağlantı' yaklaşımıyla, ticari yapıların ve konutların günün her anında enerjiye erişebilmesini sağlayan bütüncül çözümler sunuyoruz. Bu sayede gündüz üretilen enerjinin depolanarak gece saatlerinde de kullanılabilmesi mümkün hale gelirken, enerji maliyetleri daha öngörülebilir ve kontrol edilebilir bir yapıya kavuşuyor" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, PowerTitan 3.0'ı Türkiye'de İlk Kez SolarEX'te Sergileyecek Haber

Sungrow, PowerTitan 3.0'ı Türkiye'de İlk Kez SolarEX'te Sergileyecek

"Herkes için Temiz Enerji" vizyonuyla dünya genelinde temiz enerji projeleri yürüten şirket, konut segmentinden şebeke ölçekli uygulamalara kadar uzanan geniş ürün yelpazesindeki en yeni çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026'da sektör profesyonellerini yenilikçi çözümleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şirket, 8–10 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek fuarda; şebeke ölçekli, endüstriyel ve konut segmentlerine yönelik en yeni enerji depolama, PV invertör ve elektrikli araç şarj çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en bankable (finansal güvenir) invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliği ve teknolojik liderliğiyle öne çıkıyor. Şirket, geliştirdiği yenilikçi çözümlerle hem Türkiye'de hem de dünyada sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. SolarEX İstanbul kapsamında Sungrow'un öne çıkan çözümlerinin başında, Avrupa lansmanı kısa süre önce gerçekleştirilen ve Türkiye'de ilk kez sergilenecek olan PowerTitan 3.0 yer alıyor. Bununla birlikte şirket, şebeke ölçekli projelerden konut segmentine kadar uzanan geniş ürün ekosistemini de ziyaretçilerin deneyimine sunacak. PowerTitan 3.0: Maksimum Güvenlik ve Performans için Yeni Nesil Enerji Depolama Şebeke ölçekli projeler için özel olarak geliştirilen PowerTitan 3.0, sıvı soğutma teknolojisi, şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleri ve gelişmiş termal yönetim altyapısıyla öne çıkıyor. Yüksek güvenlik standartları ve optimize edilmiş performans sunan sistem, enerji üretimi ve tüketimi arasındaki dengeyi daha etkin şekilde yöneterek şebeke kararlılığına katkı sağlıyor. Fabrika çıkışında ön montajlı yapısı sayesinde hızlı kurulum avantajı sunan çözüm, yüksek verimlilik oranı ve gelişmiş kontrol kabiliyetleri ile büyük ölçekli enerji depolama projelerinde operasyonel verimliliği artırıyor. PowerTitan 3.0, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin entegrasyonunu mümkün kılarak enerji dönüşümünün kritik yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Sungrow, SolarEX İstanbul'da ayrıca şebeke ölçekli güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de sergileyecek. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor. Konut segmentine yönelik çözümler de Sungrow standında ziyaretçilerle buluşacak. Yüksek verimlilik ve akıllı enerji yönetimi sunan SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; kullanıcı dostu yapıları ve entegre güvenlik özellikleriyle öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Sungrow, 8–10 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek SolarEX İstanbul kapsamında, Hall 8'de yer alan B02 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Kendi Enerjisini Üreten Akıllı İzmir Plus Bayisini Hizmete Açtı Haber

CW Enerji Kendi Enerjisini Üreten Akıllı İzmir Plus Bayisini Hizmete Açtı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha verimli bir yapı sunmak ve yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel etkinliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği “CW Enerji Plus Bayi” yapılanmasını hız kesmeden genişletiyor. Bu kapsamda CW Enerji İzmir Plus Bayi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine sektör temsilcileri, iş ortakları ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. CW Enerji’nin geliştirdiği Plus Bayi modelinin bayilere daha güçlü bir kurumsal yapı, teknik destek ve operasyonel verimlilik sağladığını ifade eden CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, aynı zamanda müşterilere de daha hızlı ve kaliteli hizmet sunulmasının hedeflendiğini söyledi. Bu yapılanma ile Türkiye genelindeki hizmet ağını daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçladıklarını belirten Sarvan, CW Enerji’nin bayi yapılanmasını güçlendirme vizyonunun sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Yenilenebilir enerji alanında artan talebe daha hızlı ve etkili çözümler sunabilmek adına bu tür yapılanmaların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Sarvan, “Hayata geçirdiğimiz CW Enerji Plus Bayilerimiz sadece bir satış noktası değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştıran birer enerji deneyim merkezi olacak. İzmir’deki yeni Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun önemli kilometre taşlarından biri. İzmir Plus Bayimizin hem bölge ekonomisine hem de güneş enerjisi sektörüne değer katacağına inanıyoruz” dedi. Ekonomi ve istihdama destek Yeni oluşturulan bayilik sisteminin teknik destek, avantajlı tedarik koşulları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetleri gibi birçok fırsatı bayilere sunduğunu ifade eden Sarvan, plus bayileri aracılığıyla güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, ısı pompalarından elektrikli araç şarj çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini kullanıcılarla buluşturduklarını söyledi. Sarvan, İzmir Plus Bayisini hizmete açmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, İzmir’de hayata geçirilen yeni Plus Bayi yapılanmasının hem bölgedeki yatırımcı ve kullanıcıların ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin çözümler sunacağını hem de sürdürülebilir enerji dönüşümüne önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. İzmir’in Türkiye ekonomisinin en dinamik şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Sarvan, bölgenin yenilenebilir enerji yatırımları açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Sarvan, “İzmir; güçlü sanayi altyapısı, yıl boyu canlı turizmi, verimli tarım arazileri ve gelişmiş hayvancılık faaliyetleriyle öne çıkan, ekonomik açıdan oldukça çeşitli bir şehirdir. Sahil şeridindeki marinler ve lüks konut projeleri yaşam kalitesini ve yatırım değerini artırırken, bu çok yönlü yapı İzmir’i hem sürdürülebilir enerji çözümleri hem de yenilikçi yatırımlar için stratejik ve cazip bir merkez haline getirmektedir. Aynı zamanda İzmir’in yüksek güneşlenme süresi ve yenilenebilir enerjiye yönelik artan farkındalığı, kenti Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde öncü şehirlerinden biri konumuna taşımaktadır. CW Enerji olarak böylesine önemli bir şehirde yer almaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Artan enerji maliyetleri ve çevresel farkındalıkla birlikte güneş enerjisine olan talebin her geçen gün artığını belirten Sarvan, CW Enerji’nin genişleyen bayi ağı sayesinde bu talebe yerinde, hızlı ve kaliteli hizmetle karşılık verdiklerini ve İzmir Plus Bayisinin de ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra istihdamı da destekleyeceğini söyledi. Kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı İzmir Plus Bayisinin klasik bir yapıdan farklı olarak sadece enerji tüketen değil aynı zamanda enerji üreten, yöneten ve verimli kullanan bir bina sistemi olarak tasarlandığını belirten Sarvan, yüksek verimli güneş panelleri sayesinde kendi elektriğini üretirken, akıllı enerji yönetim sistemi sayesinde üretilen ve tüketilen enerjinin sürekli analiz edildiğini kaydetti. Sarvan, geliştirdikleri yenilenebilir enerji çözümleriyle bu yapının hem enerji maliyetlerini düşürdüğünü hem de karbon salımını önemli ölçüde azalttığını belirterek, “İzmir Plus Bayimiz kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı. Şöyle ki; binanın çatısında bulunan güneş enerji sistemi gün boyunca elektrik üretir. Bu enerji öncelikle binanın kendi ihtiyacını karşılamak için kullanılır. Üretim ihtiyacın üzerine çıktığında ise enerji depolanabilir veya şebekeye aktarılabilir. Akıllı enerji yönetim sistemi ise gün içindeki tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerjinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. CW Enerji olarak geliştirdiğimiz bu yaklaşım, binaların enerji tüketiminde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor” dedi. Kendi enerjisini üreten ve yöneten binalar geleceğin standart yapı modeli olacak Bu modelin gelecekte şehirlerde yaygınlaşabilecek bir yapı sistemi olduğuna dikkat çeken Sarvan, enerji maliyetlerinin arttığı ve sürdürülebilirliğin giderek daha önemli hale geldiği günümüzde kendi enerjisini üreten ve yöneten binaların geleceğin standart yapı modeli olacağını kaydetti. Sarvan, şunları kaydetti: “Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı enerji çözümleri sayesinde kullanıcılar elektrik maliyetlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. CW Enerji’nin geliştirdiği yerli üretim teknolojilerinin yaygınlaşması, enerji ithalatının azalmasına ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu da hem bireysel hem de ulusal ölçekte önemli bir kazanım anlamına geliyor. Enerji artık sadece tüketilen bir kaynak değil, aynı zamanda üretilebilen ve yönetilebilen bir değer haline geldi. Bugün yapılacak doğru yatırımlar hem ekonomik hem çevresel açıdan büyük fayda sağlayacaktır. İnancımız şu ki; güneş enerjisi ve enerji verimliliği teknolojileri geleceğin değil, bugünün yatırımıdır. Bu bilinçle yenilenebilir enerji çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kullanıcıların enerji dönüşümüne daha kolay adapte olmasını sağlamak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.” Sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz CW Enerji İzmir Plus Bayi Ünal Özturkut da, açılışta yaptığı konuşmada, bölgenin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özturkut, “CW Enerji gibi güçlü, yenilikçi ve sektöre yön veren bir markanın çatısı altında yer almak bizim için son derece değerli. CW Enerji İzmir Plus Bayisi olarak yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Müşterilerimize sadece ürün sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz. CW Enerji’nin teknolojik altyapısı ve sektörel deneyimiyle, bölgemizdeki enerji dönüşümüne öncülük edeceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu. Akıllı enerji yönetimi sayesinde bina içindeki cihazların birbirleriyle veri paylaşabildiğini anlatan Özturkut, “Örneğin güneş üretiminin yüksek olduğu saatlerde bazı cihazların çalışması otomatik olarak planlanabiliyor. Aynı şekilde kullanılmayan alanlarda aydınlatma veya iklimlendirme sistemleri otomatik olarak azaltılabiliyor. Bu sayede gereksiz enerji tüketimi ortadan kaldırılarak ciddi bir verimlilik sağlanıyor. Akıllı enerji çözümleri sayesinde enerji üretimi ve tüketimi dijital olarak optimize edilebiliyor. Ayrıca binada kullanılan ısıtma ve soğutma, sıcak su sistemleri enerji verimliliği yüksek teknolojilerle tasarlandı. Isı pompaları ve akıllı iklimlendirme sistemleri sayesinde ortam sıcaklığı sürekli optimize ediliyor. Sensörler sayesinde ortamın doluluk oranı, sıcaklığı ve ihtiyaçları analiz edilerek sistem otomatik olarak çalışıyor. Böylece hem konfor artıyor hem de enerji tüketimi minimum seviyeye iniyor” dedi. Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz CW Enerji’nin vizyonu ve güçlü AR-GE altyapısıyla sektörde fark yarattığını vurgulayan Özturkut, bu iş birliği ile güzel projelere imza atacaklarını söyledi. Özturkut “Hedefimiz yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmak değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal fayda yaratan projeleri de hayata geçirmek. CW Enerji’nin sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını en iyi şekilde yansıtarak, doğa dostu ve yüksek verimli enerji çözümlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyoruz. İzmir Plus Bayisi olarak, CW Enerji çatısı altında yer almaktan gurur duyuyoruz. Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. ********** CW Enerji Plus Bayi Hakkında Yeni sistem; teknik ve operasyonel destek, avantajlı tedarik koşulları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetleri gibi birçok fırsatı bir arada sunuyor. Bu sayede CW Plus Bayileri, CW Enerji’nin güçlü markası altında çok daha etkin, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde hizmet verebilecek. Yeni bayilik sistemi kapsamında CW Plus Bayileri, CW Enerji’nin çatısı altında belirli ürün gruplarının satış, pazarlama ve satış sonrası destek hizmetlerini yürütme yetkisine sahip olacak. Bu ürün grupları arasında; güneş panelleri, ısı pompaları, on-grid ve off-grid inverter çözümleri, sulama sistemleri için geliştirilen inverterler, kolay yaşam ürünleri, lityum enerji depolama sistemleri, esnek paneller, solar akıllı ev çözümleri ve beyaz eşya ürünleri gibi birçok ürün gamı yer alıyor. Geniş ürün yelpazesi sayesinde CW Plus Bayileri, farklı ihtiyaçlara uygun, yenilikçi ve entegre çözümleri yerel pazarlarda müşterileriyle buluşturma imkânına sahip olacak. CW Enerji, CW Plus’ın Yanı Sıra 6 Farklı Bayi Modeli Daha Sunuyor CW Enerji’nin bayilik sistemindeki dönüşüm sadece CW Plus Bayiliği modeliyle sınırlı kalmıyor; farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına göre şekillendirilmiş özel konsept bayilik yapıları da oluşturulmuş durumda. CW Enerji Home Solutions PV konsepti, beyaz eşya ve solar akıllı ev sistemlerinin yanı sıra güneş paneli ürünlerini içeren bir yapıda konumlanırken; CW Enerji bayilik konsepti, on-grid ve off-grid sistemler, akıllı yaşam ürünleri, lityum depolama çözümleri, sulama inverterleri, esnek paneller ve solar akıllı ev çözümleriyle geniş bir ürün gamını kapsıyor. CW Agri bayilik modeli, özellikle tarımsal uygulamalara yönelik solar sulama inverterleri, off-grid çözümler, lityum bataryalar ve panel ürünleri ile farklı enerji ihtiyaçlarına odaklanıyor. Enerji depolama alanına odaklanan CW Storage konsepti ise forklift, transpalet, golf aracı ve temizlik aracı gibi araçlara yönelik özel lityum batarya çözümleriyle ön plana çıkıyor. CW Marine konsepti, denizcilik sektörüne yönelik esnek paneller, özel tasarım güç üniteleri ve off-grid çözümlerle donatılmış yapısıyla öne çıkarken, CW Heat Pump konsepti ise ev tipi, havuz tipi ve endüstriyel tip ısı pompalarıyla sürdürülebilir ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılamaya yönelik çözümlerine odaklanıyor. Bu konsept çeşitliliği sayesinde CW Enerji, farklı sektörlerdeki enerji ihtiyaçlarını karşılayan, esnek ve kapsayıcı bir bayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. CW Enerji, önümüzdeki dönemde bu yapıyı Türkiye geneline yayarak, 81 ilin tamamında ve yurt dışında da tüm bayi konseptleriyle yer alarak, sürdürülebilir enerji çözümlerini her coğrafyaya ulaştırmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı Haber

Cerebrum Tech, Koreli Teknoloji Devleriyle Stratejik İş Birliklerine İmza Attı

Türkiye’nin yenilikçi teknoloji şirketlerinden Cerebrum Tech, Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul’un Güney Kore’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, ülkenin önde gelen teknoloji ve enerji firmalarıyla bir dizi stratejik iş birliği mutabakatı imzaladı. Bu anlaşmalar, yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, enerji altyapıları ve endüstriyel inovasyon alanlarında Türkiye ile Kore arasındaki teknoloji köprüsünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Ziyaret kapsamında Cerebrum Tech, elektronik ve ileri teknoloji alanında Kore’nin önemli şirketlerinden Chemtronics, ülkenin lider enerji gruplarından GS Energy ve endüstriyel inovasyon devi WiTS ile masaya oturdu. İmzalanan anlaşmalar, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi, endüstriyel yapay zekâ çözümlerinin entegrasyonu ve küresel pazarlar için yenilikçi teknolojiler üretilmesini kapsıyor. “Ortak akıl ve vizyon” Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul, imzalanan anlaşmaların her iki ülke için de büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti. "Güney Kore, teknoloji ve inovasyon alanında dünyanın en dinamik ekosistemlerinden birine sahip. Cerebrum Tech olarak, bu ekosistemin önemli oyuncularıyla stratejik ortaklıklar kurarak küresel vizyonumuzu bir adım öteye taşıyoruz," diyen Erdem Erkul, sözlerine şöyle devam etti: "Bu iş birlikleri, sadece teknoloji transferi anlamına gelmiyor; aynı zamanda yapay zekâ, mobilite ve sürdürülebilir enerji gibi geleceği şekillendiren alanlarda ortak akıl ve vizyonla hareket etme kararlılığımızı gösteriyor. Türkiye’nin teknoloji üretimindeki yetkinliğini, Kore’nin global pazardaki deneyimiyle birleştirerek dünya çapında ses getirecek projelere imza atacağımıza inanıyorum." İki ülke arasındaki ilişkilere uzun yıllardır katkı sağlayan Erkul, aynı zamanda Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapıyor. Erkul, geçmişte de Türkiye-Kore arasında çok sayıda Ar-Ge ve inovasyon projesine liderlik etmişti. Kilit oyuncuları bir araya getiren anlaşmalar Cerebrum Tech’in Kore’de gerçekleştirdiği stratejik iş birlikleri, farklı sektörlerdeki kilit oyuncuları bir araya getiriyor. Elektronik ve yarı iletken sektörünün öncülerinden Chemtronics ile yapılan anlaşma, yapay zekâ destekli endüstriyel çözümler, ileri malzeme teknolojileri ve ortak Ar-Ge projelerine odaklanıyor. Enerji ve altyapı alanında ise Kore’nin lider gruplarından GS Energy ile güçler birleştirildi. Bu iş birliği, özellikle elektrikli araç şarj altyapılarında yapay zekâ entegrasyonu ve akıllı enerji yönetimi sistemlerinin geliştirilmesini hedefliyor. Endüstriyel inovasyon ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren WiTS ile imzalanan mutabakat ise otomotiv odaklı Ar-Ge çalışmaları, mobilite çözümleri ve endüstriyel yapay zekâ uygulamaları alanlarında ortak projeler geliştirilmesini öngörüyor. Bu anlaşmalar, Cerebrum Tech’in Ankara, İstanbul, Seul, Londra, Silikon Vadisi ve Hollanda’daki ofisleri aracılığıyla yürüttüğü küresel genişleme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket, "bildiklerinin değil, bilmediklerinin peşinde olma" vizyonuyla, farklı coğrafyalardaki teknoloji liderleriyle iş birliği yaparak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam etmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da Gong Empa Elektronik İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Empa Elektronik İçin Çaldı

Uzay, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere endüstriyel elektronikten e-mobiliteye, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinden akıllı enerji ve LED’li aydınlatmaya kadar geniş bir alanda kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Borsa İstanbul’da çalan ilk gongla sermaye piyasalarına adım attı. Halk Yatırım liderliğinde 19-20 Şubat tarihlerinde gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan şirket, 26 Şubat 2026 itibarıyla, EMPAE koduyla Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Empa Elektronik’in gong töreni, Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Empa Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akman, Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Empa Elektronik COO’su Volkan Akbıyık, Empa Elektronik Mali ve İdari İşler Direktörü Özer Filiz, Halk Yatırım Genel Müdürü Şafak Akdaş, Empa Elektronik çalışanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun törende yaptığı konuşmasında “Empa, başta savunma sanayi olmak üzere birçok alanda farklı teknoloji çözümleri geliştiren çok değerli köklü bir şirketimizdir. Küresel tedarik zincirleri dünyada yeniden şekillenirken, Empa, yerli üretim kapasitesini artırmakta ve ülkemizin stratejik projelerinde sorumluluk almaktadır. Bugün ise Empa Borsamızda işlem görmeye başlayarak, halka arzdan elde ettiği gelirle büyümesini daha sağlıklı gerçekleştirecektir. Bu vesileyle, şirketimizin halka arz sürecinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu halka arzın sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Empa’ya Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum” dedi. “Türkiye’nin teknolojik gelişimine duyulan inancın hikâyesi” Empa Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akman, Empa Elektronik’in hikâyesinin yalnızca ticari bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik gelişimine duyulan güçlü bir inancın hikâyesi olduğunu söyledi. Küçük ama kararlı adımlarla başlayan bu yolculuğun bugün savunma sanayinden uzay ve havacılığa, e-mobiliteden endüstriyel elektroniğe, akıllı enerji çözümlerinden tüketici elektroniğine kadar geniş bir alana uzandığını kaydeden Akman, “Yıllar boyunca biz sadece ürün tedarik etmedik. Mühendislerimizin bilgisiyle, sahadaki teknik desteğimizle, Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin teknolojik gelişimine omuz verdik” dedi. Yer aldıkları her projede, Türkiye’nin geleceğine katkı sunmanın sorumluluğunu hissettiklerini vurgulayan Akman “Bugün burada çalacağımız gong, bizim için yalnızca bir finansal dönüm noktası değil, aynı zamanda mühendisliğe duyduğumuz saygının, ekip çalışmasına olan inancımızın ve ülkemizin teknolojik gelişimine öncü olma kararlılığımızın simgesidir” diye konuştu. “Halka arz zor ama değerli bir yolculuk” Halka arzın büyük titizlik ve disiplin gerektiren bir süreç olduğunu vurgulayan Akman, şunları söyledi: “Aynı zamanda kurum olarak bize önemli kazanımlar sağlayan değerli bir yolculuk olan bu adım, kurumsal yapımızı daha da güçlendirirken yeni yatırımlarımızın ve uluslararası adımlarımızın önünü açacak güçlü bir finansal zemin oluşturdu. Bundan sonraki dönemde yeni ortaklarımızla birlikte büyümeyi sürdürürken ülke ekonomisine, istihdamına, teknolojik gelişimine ve vizyon projelerine sağladığımız katkıyı daha yukarı taşımakta kararlıyız. Bu yolda bize inanan, geleceğimizi paylaşan tüm yatırımcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum.” “Büyüme yolculuğumuzu yatırımcılarımızla sürdüreceğiz” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel de sağladığı ürün ve hizmetlerle bugüne kadar uzayda, havada, karada, denizde, yollarda, evlerde ve hayatın her alanında var olan Empa Elektronik’in bu günden sonra sermaye piyasalarında da olacağını söyledi. Sarpel, “Artık Borsa İstanbul’da, Türkiye’nin en seçkin şirketleri arasında da yerimizi aldık” açıklamasında bulundu. Bu önemli adımın, Empa Elektronik’in yıllara yayılan istikrarlı büyümesinin ve teknolojiye olan bağlılığının sermaye piyasalarıyla buluştuğu yeni bir başlangıcı temsil ettiğini vurgulayan Sarpel, şunları söyledi: “Halka arzımız, finansal yapımızı güçlendirmenin ötesinde şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme konularındaki kararlılığımızı da pekiştirdi. Artık hedeflerimizi daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle paylaşacak, büyüme yolculuğumuzu birlikte sürdüreceğiz. Ülkemizin teknoloji ekosistemine katkı sağlamaya, nitelikli istihdam yaratmaya, stratejik sektörlerin güvenilir teknoloji tedarikçisi ve çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.