Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Şehirler

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Şehirler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Şehirler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı! Haber

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı!

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz sekiz yılda binlerce katılımcı ve yüzlerce konuşmacıyı bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl yapay zekadaki yeni dönüşüm dönemine odaklanıyor. Yapay zeka artık yalnızca yanıt veren, içerik üreten ya da öneriler sunan bir teknoloji değil; görev alıyor, planlıyor, farklı araçları kullanıyor, süreçleri takip ediyor ve giderek daha fazla işi yürütebiliyor. Yapay zekanın kullandığımız bir teknolojiden süreçlerin aktif bir parçasına dönüştüğü bu yeni dönemden hareketle belirlenen Zirve’nin “Ajanlar Aramızda” teması kapsamında, yapay zeka ajanlarının iş yapış biçimlerini, kurumları ve gündelik yaşamı nasıl değiştirmeye başladığı; beraberinde getirdiği yeni olanaklar, sorular ve sorumluluklarla ele alınacak. Üç sahnede yapay zekanın yeni dönemi Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Vizyon, Etki ve İnovasyon olmak üzere üç farklı sahnede paralel oturumlar düzenlenecek. Vizyon Sahnesi yapay zekadaki küresel gelişmelere, stratejik öngörülere ve geleceği şekillendirecek yeni yaklaşımlara odaklanırken; Etki Sahnesi yapay zekanın farklı sektörlerde yarattığı iş sonuçlarını, kullanım alanlarını ve kurumların dönüşüm deneyimlerini gündeme taşıyacak. İnovasyon Sahnesi ise girişimler, yeni ürün ve teknolojiler ile geleceğin uygulamalarına ayrılacak. Yapay zeka ajanlarından kuantuma uzanan geniş bir gündem Zirve programında yapay zeka ajanlarının yanı sıra üretken yapay zeka, siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve yapay zekanın bireysel kullanımındaki yeni eğilimler de ele alınacak. Finans, sağlık, üretim, perakende, ulaşım, enerji ve akıllı şehirler gibi farklı alanlarda yapay zekanın yarattığı değişim; kurumsal dönüşüm, yeni kullanım alanları, gerçek uygulamalar ve teknolojinin günlük hayata etkileri üzerinden tartışılacak. Yapay zeka ekosistemi İstanbul’da buluşacak Zirvenin fuaye alanında farklı sektörlerden kurumlar, teknoloji şirketleri ve girişimler stantlarıyla yer alacak. Katılımcılar burada yapay zeka alanındaki yeni ürünleri, uygulamaları ve farklı sektörlerden kullanım örneklerini yakından inceleyebilecek; teknoloji sağlayıcıları, girişimler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden profesyonellerle bir araya gelerek yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirebilecek. Zirve 12 Kasım’da online ve ücretsiz devam edecek Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikinci günü 12 Kasım’da online olarak gerçekleştirilecek. Programda uluslararası oturumların yanı sıra yapay zekanın güncel kullanım alanlarına ve teknoloji dünyasındaki yeni gelişmelere odaklanan içerikler yer alacak. İkinci gün kapsamında TRAI Akademi ve teknoloji şirketlerinin eğitim ve uygulama odaklı oturumları da programda bulunacak. 12 Kasım Zirve programı online, ücretsiz ve katılım sınırı olmadan takip edilebilecek. İlk gün 420’den fazla kurum ve 2000’in üzerinde katılımcı bir araya gelecek 2018’den bu yana her yıl düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, dokuzuncu yılında da yapay zeka ekosisteminin farklı kesimlerini aynı platformda buluşturacak. 11 Kasım’daki fiziksel günde 420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının bir araya gelmesi beklenirken, iki günlük programda 65+ oturum ve 110+ konuşmacı yer alacak. “Ajanlar Aramızda” temasıyla şekillenecek Zirve, yapay zekayla çalışmanın yeni dönemini anlamak, tartışmak ve deneyimlemek üzere 11–12 Kasım’da gerçekleştirilecek. TRAI Yapay Zeka Araştırması’nın 2026 sonuçları Zirve’de açıklanacak TRAI, geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye’de kurumların yapay zeka kullanımını inceleyen araştırmasının 2026 sonuçlarını da Zirve’de açıklayacak. TRAI Yapay Zeka Araştırması, kurumların yapay zeka stratejilerinden kullanım alanlarına ve uygulama düzeylerine kadar Türkiye’deki güncel tabloyu ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor Haber

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’ ile akıllı şehir uygulamalarının 81 il ölçeğinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Birlikte çalışabilir sistemler, ortak veri yönetimi ve yerli teknolojilerin geliştirilmesinin öne çıktığı plan; kaynakların etkin kullanıldığı, mükerrer yatırımların önlendiği, standartları belirlenmiş bütüncül bir akıllı şehir yaklaşımını esas alıyor. Akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim hedefi de yerli teknoloji şirketleri açısından önemli bir ölçeklenme alanı yaratıyor. Nu Teknoloji ise bu dönüşüme sensör ve cihazların yanı sıra haberleşme altyapısı, yazılım, veri yönetimi ve entegrasyon kabiliyetini de içeren yerli teknoloji çözümleriyle katkı sunmayı hedefliyor. Nu Teknoloji'nin akıllı şehir yaklaşımında enerji tüketimi, hava kalitesi, çevresel ölçüm, aydınlatma, atık yönetimi ve kent mobilyaları gibi farklı alanlardan elde edilen veriler ortak bir dijital ekosistemin parçaları olarak ele alınıyor. Merkezi yönetim platformuyla farklı sistemlerden gelen veriler tek ekrandan izlenebiliyor; alarm ve anomaliler görülebiliyor, performans karşılaştırılabiliyor ve gerektiğinde daha hızlı aksiyon alınabiliyor. Böylece verinin enerji ve kaynak kullanımından bakım süreçlerine kadar şehir operasyonlarında somut faydaya dönüşmesi amaçlanıyor. Bu yapının haberleşme katmanında ise mesh mimarisi öne çıkıyor. Nu Teknoloji'nin IoT çözümlerinde kullandığı mesh tabanlı yapıda cihazlar yalnızca merkezi bir noktaya değil, birbirleri üzerinden de veri aktarabiliyor. Bu yapı geniş alanlara yayılan IoT uygulamalarında kapsama ve ölçeklenebilirliği destekliyor. Sistemleri konuşturmak dünyanın da gündeminde Sistemlerin birlikte çalışması, dünyadaki akıllı şehir çalışmalarının da temel gündemlerinden biri. OECD'nin Smart City Data Governance: Challenges and the Way Forward çalışması, şehirlerde farklı sistemlerden elde edilen verilerin birbirinden kopuk “veri silolarında” kalmasının birlikte çalışabilirliğin önündeki önemli engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor. OECD; farklı şehir birimleri ve sektörlerden gelen verilerin paylaşılabildiği platformları ve ortak veri standartlarını akıllı şehir dönüşümünün önemli unsurları arasında gösteriyor. “Türkiye’nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını önemli buluyoruz” Nu Teknoloji Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, Türkiye'nin akıllı şehirlerle ilgili yeni dönemini şu şekilde değerlendirdi: “Bir şehre binlerce sensör yerleştirmek onu tek başına akıllı hale getirmiyor. Asıl dönüşüm; enerjiden hava kalitesine, aydınlatmadan atık yönetimine kadar farklı sistemlerin birbiriyle konuşabildiği ve üretilen verinin tek yönetim katmanında anlamlı hale getirilebildiği zaman başlıyor. Türkiye'nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını bu nedenle önemli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji sayısından çok, bu teknolojilerin ne kadar entegre, ölçeklenebilir ve yönetilebilir olduğuna bakmamız gerekecek. Yerli ve milli teknoloji de bizim için yalnızca bir cihazın ülkemizde üretilmesi anlamına gelmiyor. Kritik şehir altyapılarında teknolojiyi geliştirme kabiliyetinin, sistem bilgisinin ve veriyi yönetme yetkinliğinin ülkede kalması bunun önemli bir parçası. Türkiye'nin önündeki bu ölçeklenme fırsatının, burada geliştirilen ve sahada doğrulanan teknolojilerin uluslararası pazarlara taşınmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell Mühendisleri 6G’nin Küresel Standartlarını Belirliyor Haber

Turkcell Mühendisleri 6G’nin Küresel Standartlarını Belirliyor

Turkcell mühendisleri, mobil iletişimde uluslararası çapta teknik kuralları belirleyen Turkcell, 6G’nin teknik çerçevesinin oluşturulduğu uluslararası çalışmalarda aktif rol alıyor. Turkcell mühendisleri, dünya genelindeki operatörler, teknoloji üreticileri ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte yeni nesil iletişimin standartlarına önemli katkı sunuyor. Çalışmalar, farklı cihaz ve şebekelerin uyum içinde çalışmasını sağlayan küresel mobil iletişim standartlarının geliştirildiği 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde yürütülüyor. Turkcell böylece, Türkiye’nin ve Turkcell’in bilgi birikimini geleceğin iletişim altyapısına taşıyor. 6G’nin yeni yetkinliklerinin, teknik gereksinimlerden şebeke mimarisine kadar nasıl şekilleneceğine ve geleceğin iletişim altyapılarına nasıl entegre edileceğine katkı sağlanıyor. Yapay zekâ, şebeke yönetiminin merkezine yerleşiyor Turkcell mühendislerinin aktif rol aldığı 6G standardizasyon çalışmalarında yapay zekâ en belirleyici unsurlardan biri konumunda. ‘AI-native network’ yaklaşımıyla yapay zekâ, şebekenin tasarım ve yönetimine yerleşik olarak entegre ediliyor. Hedef ise yapay zekânın, şebekenin tasarım ve yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline gelmesini sağlamak. Gelecekte operatörlerin her teknik işlemi tek tek tanımlaması gerekmeyecek. Şebeke mevcut koşulları analiz ederek gerekli adımları kendisi belirleyecek. Böylece sorunları tespit edip kaynaklarını ihtiyaca göre düzenleyebilecek ve gerekli işlemleri insan müdahalesini en aza indirerek gerçekleştirebilecek. Uydu bağlantılarıyla daha geniş kapsama Turkcell mühendislerinin çalışma yürüttüğü bir diğer alan ise uydu ve diğer hava platformlarının karasal mobil şebekelerle bütünleşmesi. Bu sayede kapsamanın daha geniş coğrafyalara taşınması hedefleniyor. Kullanıcıların farklı bağlantı teknolojileri arasında hızlı ve güvenli şekilde iletişim kurabilmesi de amaçlanıyor. Turkcell mühendisleri ayrıca yeni nesil radyo teknolojileri ve şebeke kaynaklarının verimli yönetimi üzerine çalışmalar yürütüyor. Turkcell mühendislerinin standart belirleme çalışmalarına katkı sunduğu bir diğer alan ise şebekenin farklı hizmetlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesini sağlayan teknolojiler. Mobil şebekeler çevresini de algılayabilecek 6G ile birlikte mobil şebekelerin yeni yetenekler kazanması da bekleniyor. Bunlardan biri Entegre Algılama ve İletişim (Integrated Sensing and Communication, ISAC) teknolojisi. ISAC ile bugün haberleşme amacıyla kullanılan radyo sinyallerinin, aynı zamanda çevredeki hareketleri ve nesneleri algılamak için de kullanılabilmesi hedefleniyor. Böylece mobil şebeke yalnızca veri taşıyan bir altyapı olmaktan çıkarak çevresinden bilgi toplayabilen bir sisteme dönüşebilecek. Örneğin, insan veya araç hareketlerinin ve belirli bir alandaki yoğunluğun ilave kamera ya da sensör altyapısına ihtiyaç duyulmadan radyo sinyalleri üzerinden algılanabilmesi mümkün olabilecek. Bu yetenek; akıllı şehirler, ulaşım, endüstriyel otomasyon, afet yönetimi ve güvenlik gibi pek çok alanda yeni kullanım senaryolarının geliştirilmesinin önünü açabilecek. “Turkcell’in 32 yıllık birikimini uluslararası standartlara taşıyoruz” Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi: “6G, iletişim şebekelerine hızın ötesinde yeni yetkinlikler kazandıracak. Bir yandan ülkemizin 5G dönüşümünde öncü rol oynarken bir yandan da çevresini algılayan, yapay zekâyla karar alabilen bir iletişim altyapısına hazırlanıyoruz. Bizim için öncelik, bu teknolojilerin nasıl çalışacağını belirleyen süreçlerde söz sahibi olmak. Mühendislerimiz, 3GPP bünyesindeki çalışmalarla geleceğin standartlarının geliştirilmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırma ve saha çalışmalarımızla da bu teknolojilerin gerçek hayattaki karşılığını bugünden değerlendiriyoruz. Gelişmiş 5G altyapımızda gerçekleştirdiğimiz testler bunun somut birer örneği. Turkcell olarak 32 yıllık mühendislik birikimimizi uluslararası çalışmalara taşıyarak ülkemizin yeni nesil iletişim teknolojilerindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi Haber

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi

Zirveyi değerlendiren TMB Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026, katılım ve içerik açısından beklentilerimizin üzerinde bir başarıya ulaşmıştır. 81 firmanın stantlarıyla yer aldığı ve yaklaşık 1.400 sektör temsilcisini ağırlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek konuların kapsamlı biçimde ele alındığı önemli bir platform olmuştur. Zirve kapsamında gerçekleştirilen 350’nin üzerinde iş görüşmesi de sektör paydaşları arasında yeni iş birlikleri kurulmasına katkı sağlamıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat, yenilikçi yapı malzemeleri ve akıllı şehirler gibi başlıklar, sektörümüzün önümüzdeki dönemde odaklanması gereken temel dönüşüm alanlarını ortaya koymuştur. Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü koruyarak daha da ileriye taşıyabilmesi için bu alanların stratejik öncelikler arasında yer almasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz.” dedi. Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Ana tema olarak “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri”nin ele alındığı zirvede toplamda 11 panelde küresel inşaat sektörüne yön verecek teknolojiler tartışıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede İngiltere’den Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden gelen heyetler arasında toplamda 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi. Zirvede en büyük stant alanını Türk müteahhitlerle birlikte üçüncü ülkelerdeki işbirliği fırsatlarına odaklanan Birleşik Krallık kurdu. Zirve boyunca gerçekleşen 11 panel ve 6 özel oturumda sektörün geleceğini belirleyecek küresel trendler, dijital dönüşüm, üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları, döngüsel yapı ekonomisi mega projeler ve yeni nesil altyapı projeleri, yapay zeka, sürdürülebilir altyapı finansmanı, afete dayanıklı yapılaşma, iklim adaptasyonu, akıllı kentler, karbon ayakizi yönetimi ve net sıfır projeler, yapısal güçlendirmede yeni nesil teknolojik malzemeler konuları masaya yatırıldı. Ayrıca Zirve kapsamında İngiltere ve Güney Kore temsilcileri tarafından özel ülke oturumları gerçekleştirildi. İnşaat Zirvesi Türkiye'ye yoğun ilgi Zirve’nin, inşaat sektörünün karşı karşıya bulunduğu fırsatların değerlendirilmesi ve küresel ölçekte yaşanan dönüşüme uyum sağlanması açısından önemli bir platform oluşturduğunu belirten TMB Başkanı M. Erdal Eren, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Ticaret Bakanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcımızın teşriflerinin yanı sıra, Birleşik Krallık, Kırgızistan ve Gine’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleşmesi, İnşaat Zirvesi Türkiye’nin uluslararası ölçekte ulaştığı konumu açıkça ortaya koymuştur. İki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, yenilikçi yapı malzemeleri, döngüsel inşaat ve akıllı şehirler gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınmıştır. Türk firmalarının yanı sıra Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin’den firmalar da Zirve’de yer almıştır. Birleşik Krallık ve Finlandiya ülke pavilyonlarıyla temsil edilirken, Güney Kore’den kamu kurumları ve farklı ülkelerden çok sayıda sektör temsilcisi etkinliğe katılmıştır. Ayrıca 100’ün üzerinde büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin Zirve’yi ziyaret etmesi, etkinliğin uluslararası görünürlüğünü ve etkisini daha da artırmıştır. 81 firmanın stantlarıyla katıldığı ve yaklaşık 1.400 ziyaretçiyi ağırlayan Zirve kapsamında 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun ilgi, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası işbirlikleri ekseninde şekillenen dönüşüme verdiği önemi açıkça göstermektedir. İnanıyoruz ki Zirvemiz, küresel inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinde öne çıkan eğilimlerin, yenilikçi teknolojilerin ve iş birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği önemli bir platform olmuştur. Firmalarımızın küresel rekabet güçlerini koruyarak daha da ileri taşıyabilmeleri için burada ele alınan dönüşüm alanlarını stratejik öncelikleri arasına almaları büyük önem taşımaktadır. İnşaat Zirvesi Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmeyi ve sektörümüz için uluslararası ölçekte referans niteliğinde bir buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı Haber

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı

Etkinlikte sunum yapan isimlerden İSTEK Okulları 11. sınıf öğrencisi Defne Topaloğlu, hava kirliliğinden en çok etkilenen kişilerin günlük hayatta ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiklerini söyledi. Bu durumun özellikle astım hastaları ve solunum rahatsızlığı yaşayan bireyler için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Defne, bu sorundan yola çıkarak geliştirdikleri AirBuddy adlı telefon uygulamasını anlattı. Şehir içi otobüslere yerleştirilen sensörler aracılığıyla hava kirliliği verilerinin toplandığını belirten Defne, “Uygulama sayesinde kullanıcılar bulundukları bölgedeki hava kalitesini görebiliyor. Günlük hayatta hangi saatlerde dışarı çıkmaları gerektiği ya da hangi önlemleri almaları gerektiği konusunda bilgi sahibi oluyorlar” diye konuştu. Bu sürecin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Defne, “Bu çalışma bize yalnızca bir proje geliştirmeyi değil, kendimizi ifade etmeyi ve topluluk önünde konuşmayı da öğretti. Geçen yıla göre çok daha özgüvenliyim” ifadelerini kullandı. Etkinlik Arayan Öğrenci, Sponsor Arayan Kulüp Projesini sunan bir diğer isim olan Yeditepe Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri 2. sınıf öğrencisi Doruk Kadir Sezer, üniversite hayatında hemen herkesin yaşadığı ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir eşleşme sorununa odaklandıklarını söyledi. Doruk, öğrencilerin ilgi alanlarına uygun etkinliklere ulaşmakta zorlandığını, öğrenci kulüplerinin ise etkinliklerini hayata geçirmek için sponsor bulmakta sıkıntı yaşadığını belirtti. Bu iki ihtiyacın aslında aynı noktada kesiştiğini vurgulayan Doruk, “Bir yanda etkinlik arayan öğrenciler, diğer yanda sponsor bulmakta zorlanan kulüpler var. Biz bu iki tarafı ve şirketleri aynı yapı içinde buluşturarak, herkes için daha verimli bir sistem geliştirdik. Bu soruna çözüm olarak, öğrencilerle kulüpleri ve sponsorları aynı çatı altında buluşturan bir yapı tasarladık” dedi. 61 Ekip Başvurdu, 11 Girişim Sahneye Çıktı Yeditepe Üniversitesi tarafından yürütülen Yeditepe Yeni Fikir programına bu yıl lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan 61 ekip başvurdu. Ön değerlendirme sürecinin ardından seçilen 25 ekip, eğitim ve mentörlük desteği alarak projelerini geliştirdi. Süreci başarıyla tamamlayan 6 üniversite ve 5 lise ekibi olmak üzere toplam 11 girişim, Demo Day kapsamında projelerini yatırımcıların karşısına çıkardı. Genç girişimciler; yapay zeka, dijital altyapı, savunma, derin teknoloji, akıllı şehirler, sürdürülebilirlik, tüketici elektroniği, sağlık ve gıda gibi alanlarda geliştirdikleri projeleri sundu. Sunumların ardından girişimcilere katılım sertifikaları verildi. “Bilgiyi Üretmek Yetmiyor, Çözüm Üretmek Gerekiyor” Yeditepe Yeni Fikir Demo Day etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, önümüzdeki yıllarda teknoloji alanında çok hızlı bir dönüşüm yaşanacağına dikkat çekti. Bayat, bu dönüşüme erken uyum sağlayan kurumların ve ülkelerin önemli avantajlar elde edeceğini belirterek, değişime direnmenin hem maliyetleri artıracağını hem de üniversitelerle sektörler arasında ciddi farklar oluşturacağını söyledi. Bilgi üretim süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle hızlandığını belirten Bayat, “Artık bilginin yalnızca üretilmiş olması yeterli değil. Önemli olan, bu bilginin gerçek bir probleme çözüm getirip getirmediği. Üniversiteler ve sektör, üretilen bilginin doğruluğunu ve uygulamaya dönüşüp dönüşmediğini daha fazla sorgulamak zorunda” ifadelerini kullandı. Üniversite olarak girişimcilik odaklı bir eğitim modeli benimsediklerini vurgulayan Bayat, Teknoloji Transfer Ofisi, araştırma merkezleri, ön kuluçka ve kuluçka yapılarının bütüncül bir anlayışla çalıştığını söyledi. Bayat, “Öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil, girişimcilik kültürüyle de yetiştirilmeli” dedi. “Gençlerin Fikirlerinin Sahaya Çıkması Çok Önemli ve Değerli” Etkinlikte konuşan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise genç yaşta geliştirilen fikirlerin gerçek ekosistemle buluşmasının önemine dikkat çekti. Akyol, “Teknoparklar yalnızca teknoloji üretilen alanlar değil, aynı zamanda fikirlerin olgunlaştığı, test edildiği ve yatırımcıyla buluştuğu yapılardır. Liseli ve üniversiteli öğrencilerin bu yaşta projelerini sahaya çıkarması son derece önemli ve değerli” dedi. Üniversite–sanayi iş birliklerinin girişimcilik ekosisteminin temel taşı olduğunu vurgulayan Akyol, “Bu tür programlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda iş dünyasının beklentilerini erken aşamada tanımasını sağlıyor. Teknopark İstanbul olarak bu temasın güçlenmesine büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu Haber

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu

İnovasyon ve Dijital Gelişim Ajansı (İRİA), Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ve Sistem Global iş birliği ile 11 Şubat 2026 tarihinde Bakü’de “Azerbaycan – Türkiye İş Forumu: Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Köprüsü” düzenlendi. Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT ve dijital dönüşüm alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirmek; iki ülkenin teknoloji ekosistemleri, iş dünyası ve kamu kurumları arasında sonuç odaklı ve sürdürülebilir ortaklıkların gelişimine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye ve Azerbaycan’dan yaklaşık 40 ICT şirketi ve her iki ülkeden kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Samir Memmedov, “Azerbaycan ve Türkiye, dijital gelişime devlet düzeyinde stratejik yaklaşan ülkelerdir. Her iki ülke de dijital teknolojiyi ekonomik büyümenin, kamu yönetiminde verimliliğin ve rekabetçi bir iş ortamının temel dayanaklarından biri olarak görmektedir. Bu forum sayesinde şirketler ve kurumlar sonuç odaklı iş birlikleri geliştirerek mevcut potansiyeli daha da artırabilir” dedi. Ayrıca, forumun resmi bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Azerbaycan’daki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Birol Akgün, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, İRİA’nın Ticari İşler Baş Yöneticisi Salar İmaməliyev ve Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT alanında güçlenen iş birliğinin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Forum kapsamında düzenlenen panel oturumlarında, Azerbaycan ve Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon ekosistemleri de ele alındı. Dijital dönüşüm, GovTech uygulamaları, yapay zeka, akıllı şehirler ve ICT alanında insan sermayesinin geliştirilmesi gibi başlıklarda uzmanlar görüş alışverişinde bulundu. Forumun ikinci bölümünde ise Türkiye ve Azerbaycan şirketlerinin yanı sıra kamu kurumlarının katılımıyla B2B ve B2G görüşme oturumları düzenlendi. Bu oturumlar kapsamında kamu ve özel sektörde teknolojik çözümler ve yenilikçi yaklaşımlar doğrultusunda potansiyel iş birliği alanları değerlendirildi; yatırım, start up ekosistemi ve teknoloji şirketlerine yönelik için finansman ve gelişim imkanları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu Haber

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu

Eş zamanlı olarak yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da açan EY; bu sayede, kuruluşların yapay zekâyı fiziksel ortamlara ve iş operasyonlarına sorunsuz bir şekilde entegre etmelerine yardımcı olacak. EY’ın yenilikçi yapay zekâ çözümleri, endüstriyel üretim, enerji, tüketici ürünleri ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde fiziksel yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesini destekliyor. Ayrıca EY; bu yatırımlarla operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, NVIDIA iş birliğiyle yeni bir fiziksel yapay zekâ platformu olan EY.ai Physical AI’ı hayata geçirdi. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını sadece bununla sınırlı tutmayan EY, işletmelerin ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümleri için prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına da yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunan laboratuvarı EY.ai Lab’i de açtığını duyurdu. NVIDIA altyapıları kullanılarak geliştirilen yeni fiziksel yapay zekâ platformu EY.ai Physical AI; kuruluşların robotlar, dronlar, akıllı cihazlar ve benzeri teknolojiler tarafından yürütülen yapay zekâ sistemlerini uygulamalarına ve yönetmelerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunacak. Bu sayede EY, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesi, test edilmesi ve iyileştirilmesi için dijital ikiz geliştirme konusunda işletmeleri destekleyecek. Böylece, risklerin azaltılmasına ve değer elde etme süresinin hızlandırılmasına katkıda bulunacak. EY ayrıca, işletmelerin yapay zekâ ile çalışan robotları gerçekçi üç boyutlu (3D) ortamlarda geliştirmelerine, simüle etmelerine ve doğrulamalarına yardımcı olmak amacıyla NVIDIA’nın açık modellerini, simülasyon ve öğrenme çerçevelerini de entegre edecek. Bununla birlikte, platform gelişmiş yapay zekâ iş yüklerinin uygulanması için güvenli, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir temel sunuyor. İlgili platform, üç temel unsura odaklanmayı hedefliyor: Yapay zekâya hazır veriler: Fiziksel yapay zekâ için çok sayıda senaryoyu simüle etmek üzere sentetik veriler üretmek Dijital ikiz, robotik simülasyon ve eğitim: NVIDIA'nın açık modellerini, kütüphanelerini ve çerçevelerini kullanarak dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olmak, gerçek zamanlı içgörüler ve performans izleme sağlamak ve operasyonel sürekliliği kolaylaştırmak Sorumlu fiziksel AI: İş operasyonları genelinde güvenlik, etik, uyumluluk unsurlarını ve dayanıklılığı korumaya yardımcı olmak için güçlü önlemler uygulamak EY aynı zamanda; yapay zekânın fiziksel ortamlara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesine olanak tanıyan ve alanının ilk örneği olan yeni yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da faaliyete geçirdi. En ileri seviye robotik, sensör ve simülasyon yetkinlikleriyle donatılan laboratuvar EY.ai Lab; kuruluşlara ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümlerini prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunuyor. EY, fiziksel yapay zekâ yetkinliklerini enerji, sağlık ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik daha da genişletecek bu yatırımlar ile akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak, geliştirdiğimiz platformlar ve ürünlerle yapay zekâya yönelik yatırımlarımızı sürdürerek iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Kurumların geleceğini şekillendiren yapay zekâ platformumuz EY.ai, strateji, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlığımızı AI teknolojisiyle bir araya getirerek şirketlere bütüncül bir değer sağlarken; bunu bir adım öteye taşıyarak yakın zamanda hayata geçirdiğimiz yeni platformumuz EY.ai Physical AI, bu değeri fiziksel dünyayla bütünleştirerek, sunulan hizmet kapsamını çok daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Gelişmiş otomasyon, yüksek verimlilik ve operasyonel maliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasına kadar pek çok alanda işletmelerin faaliyet biçimini dönüştürerek değer elde etmelerine yardımcı olacak EY.ai Physical AI ile işletmeler, yapay zekâ entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetebilecek ve deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçişte hızlarını artırabilecek. Ayrıca EY olarak yakın zamanda açılışını yaptığımız EY.ai Lab ise işletmelere; fiziksel yapay zekâ sistemlerini, kapsamlı simülasyonlarla sanal bir test ortamında tasarlamak, insansı robotlar, dört ayaklı robotlar ve diğer yeni nesil robotik platformlar dahil olmak üzere farklı formlarda çözümler geliştirmek, dijital ikiz aracılığıyla lojistik, üretim ve servis akışlarını iyileştirmek gibi birçok imkân sağlayacak.”

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk! Haber

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Arş. Gör. Begüm Çetin, 5–11 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında yeni enerji kaynakları ve enerji tasarrufu konusunu değerlendirdi. Türkiye’nin en acil enerji sorunu dışa bağımlılık ve fosil yakıt ağırlığı Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en temel enerji sorununa dikkat çeken Begüm Çetin, “Ülkemizde, karbon emisyonu ve çevresel maliyeti yüksek, iklim krizine yol açan ve enerji verimliliği açısından dezavantajlı fosil yakıtlar büyük oranda kullanılmaktadır. Fakat enerjinin yeşil geleceğini düşündüğümüzde, insan ve toplum için fayda odaklı teknolojik dönüşüm sürecinde; artan nüfusumuzun arz-talep ihtiyacına karşılık verecek, enerji kaynaklarımızın dışa bağımlılığını azaltacak, enerji verimliliğimizin kesintisiz ve emniyetli bir şekilde devam etmesini sağlayacak sürdürülebilir enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması gerekmektedir. Bu bağlamda endüstriyel ve ticari alanlarda, ofis-ev ortamında ve bireysel olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşviği ile doğru bilinçlendirme önem taşımaktadır. Ayrıca yeşil dönüşüm ve teknolojilerine hazır olacak şekilde ilgili altyapı eksiklikleri tamamlanmalıdır.” dedi. Yenilenebilir enerjide güçlü potansiyel var Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğada var olan ve ihtiyacımız ölçüsünde enerjiyi devamlı ve sürdürülebilir bir şekilde temiz, verimli, güvenilir ve ekonomik olarak değerlendirmemize imkân sağlayan kaynaklar olduğunu dile getiren Çetin, “Ülkemizin coğrafi konumu, jeolojik yapısı ve bu bağlamda yapılan çalışmalar eşliğinde değerlendirildiğinde yenilenebilir enerji kaynakları ülkemizde önemli potansiyel kaynaklardır. Yapılan son çalışmalara göre yenilenebilir enerji kaynağının kurulu gücün yüzde olarak çoğunluğunu sırası ile hidrolik enerji, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve jeotermal enerji kaynakları oluşturmaktadır.” diye konuştu. Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacak Nükleer enerji kaynaklarının da sürdürülebilir enerji kaynağı olup olmaması konusunda değerlendirilmesi gereken enerji kaynağı olduğunu dile getiren Çetin, “Nükleer enerji santrallerinin atık sistemi ve santral sisteminin güvenliği ile ilgili teknolojilerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Herhangi bir hasar meydana geldiğinde olumsuz etkileri uzun süre devam edebilmektedir. Ülkemizde nükleer enerji santrallerinin devreye alınması ile ilgili çalışmalar devam etmekte olup en son ülkemizin ilk Nükleer Güç Santrali Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacağı bildirildi.” şeklinde konuştu. Son yıllarda sıkça konuşulan enerji dönüşümü, günlük hayatımıza nasıl yansıyor? Enerji dönüşümünde dijitalleşmenin özellikle son yıllarda yapay zekâ dönüşümünü de içinde barındırdığını ifade eden Arş. Gör. Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bu dönüşüme hazırlık sürecinde aktif olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ‘Enerji Yönetiminde Dijital ve Yenilenebilir Enerji Dönüşümü’ başlığı altında şebekelerde akıllı sayaç entegresini sağlamaya yönelik planı 2026 Mart ayı itibari ile uygulamaya koyacak. Burada bahsedilmesi gereken önemli bir nokta akıllı sayaç teknolojisi şebekelerin akıllı ve mikro şebekeye dönüştürülmesinde dolayısı ile akıllı şehirler dönüşümünde temel ve en önemli uygulamadır. Çünkü enerji verimliliğinin sağlanması demek enerji yönetiminin etkin bir şekilde gerçekleşmesi demektir ve bu bağlamda ölçüm cihazlarının bilgi ve haberleşme teknolojileri ile geliştirilmesi gerekmektedir. Böylelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrikli araç şarj istasyonlarının şebekelere entegresi ve yük yönetimini kolaylaştıran hem üretici hem tüketici ekseninde elektrik üretimi-tüketimi ve diğer güç parametrelerini uzaktan izleme ve kontrol imkânı tanıyacak verimli enerji yönetimi entegresi sağlayan teknoloji inşa edilmiş oluyor. Enerjide yapay zekâ dönüşümü de ele alınması gereken ayrı bir konu olup özellikle enerjinin emniyetli ve kesintisiz bir şekilde sağlanmasında yapay zekâ ile erken hata teşhisi ve önlem başlıkları önemli konular olabilir.” Vatandaş dönüşümün aktif bir parçası Yeşil enerji dönüşümünün, ülkemizde dijital dönüşümle birlikte eğitim, sanayi ve bireysel kullanım alanlarında ilerlediğini söyleyen Arş. Gör. Begüm Çetin, “Eğitim ve sanayi iş birlikleriyle geliştirilen projeler umut verici gelişmeler sunarken, vatandaşlar yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve enerji verimli ürünleri tercih ederek bu dönüşümün aktif bir paydaşı olmaktadır.” dedi. Tasarruf ve verimlilik aynı şey değil Enerji tasarrufunun, enerji tüketimini azaltmaya yönelik tedbirlerden olduğunu da dile getiren Arş. Gör. Begüm Çetin, “Enerji verimliliği ise enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında kayıpların azaltılarak aynı hizmetin daha az enerjiyle sağlanmasını amaçlayan teknolojik ve sistemsel çözümlerdir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının teşviki, akıllı sayaçlar ve talep tarafı enerji yönetimi gibi ölçüm ve kontrol teknolojileri enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlar. Isı yalıtımı, verimli aydınlatma sistemleri ve elektrikli cihazların düzenli bakımı gibi uygulamalar ise hem enerji tasarrufu sağlar hem de enerji verimliliğini destekleyerek daha ekonomik, güvenli ve çevre dostu bir enerji kullanımına olanak tanır.” diye konuştu. Evlerde enerji kaybı nerelerde yoğunlaşıyor? Konutlardaki enerji kayıplarının başlıca nedenlerini sıralayan Begüm Çetin, “Konutlarda enerji kaybı enerji tasarruflu aydınlatma sistemlerinin kullanılmaması, verimsiz elektrikli cihazların tercih edilmesi ve ısıtma sistemlerinde gerekli ısı yalıtımının yapılmaması nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca yenilenebilir enerji ve enerji depolama sistemlerinin yaygın kullanılmaması, enerji verimliliğinin artırılmasını sınırlandırmaktadır.” şeklinde konuştu. Kış ayları için basit ama etkili öneriler Kış döneminde uygulanabilecek pratik önlemleri paylaşan Begüm Çetin, “Kullanılmayan cihazların elektrik ile bağlantısı kesilmeli ve cihazlar prizde takılı kalmamalıdır. Enerji tasarruflu ampuller tercih edilmelidir ve gereksiz aydınlatmalardan kaçınılmalıdır. Evde ısı yalıtımını sağlayacak önlemler alınmalıdır ve enerji tasarruflu elektrikli cihazlar tercih edilmelidir. Talep taraflı enerji yönetimi ve enerji parametrelerinin takip edilip kontrol edilebilmesi için mekanik sayaçlar yerine akıllı sayaçlar veya çift yönlü sayaçlar entegre edilmeli, enerji depolama sistemleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı teşvik edilmelidir.” dedi. Enerji tasarrufu kamusal bir sorumluluk Enerji tasarrufunun yalnızca bireylere yüklenemeyeceğini vurgulayan Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bireysel sorumluluklarımız farkında olduğumuz ve bilinçli olduğumuz sürece belirli bir noktaya kadar enerji tasarrufuna katkı sağlar fakat ülkemizde artan nüfusun enerji talebini yönetebilmek, enerjimizin dışa bağımlılığını azaltmak ve enerji verimliliğini sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmek için kamusal ve yerel yönetimlerin enerji tasarrufunu sağlayacak çözümleri mutlaka olmalıdır. Öncelikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanıldığı, sürdürülebilirlik ve insan/toplum odaklı teknolojik evrimin gerçekleştiği süreçteyiz. Bu sürece dahil olmanın farkındalığı ile temiz, ekonomik, güvenli enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını ve kontrolünü destekleyen akıllı ve mikro şebekelere geçilmesi konusunda hazırlıklar yapılmalıdır. Bu bağlamda daha esnek, ölçümlenebilir ve dayanıklı alt yapı imkânı sağlanmalıdır. Şebekelerde çift yönlü veri akışının sağlanabileceği haberleşme ağının ve veri kontrol merkezlerinin kurulmasının yanı sıra güç ve arıza verilerinin uzaktan kontrol edilerek yapay zekâ teknolojileri ile önceden arıza ve kesinti tahmini yapılabilecek sistemsel bütünlük içeren çalışmalara önem verilmelidir. Sürdürülebilirlik ve kalkınma planları kapsamında, üniversite sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler ve çalıştaylar aracılığıyla bu çalışmaların uygulanabilirliği desteklenmelidir. Toplu taşımada ve bireysel ulaşımda elektrikli ve enerji verimli araç kullanımına yönelik teşvikler artırılmalı, enerji verimli bina standartları ise zorunlu hâle getirilmelidir. Ayrıca yeşil enerji ve dijital dönüşüme ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla, ilkokuldan başlayarak tüm eğitim seviyelerinde bilinçlendirme çalışmaları yürütülmelidir.” Tasarruf artık zorunlu İklim krizi ve artan enerji maliyetlerinin tasarrufu zorunlu hâle getirdiğini ifade eden Begüm Çetin, “Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimsemiştir. 12. Kalkınma Planı ve 2024–2026 hedefleri doğrultusunda yeşil enerji dönüşümünün hızlandırılması planlanmaktadır. Ayrıca sürdürülebilir dönüşüme katkı sağlamak için üniversiteler de Stratejik Plan dahilinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında tasarruf yapmak bireysel tedbir almaktan çıkıp sektörel, yönetimsel ve uluslararası düzlemde yapılması gereken zorunlu davranış haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.