Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Sistemler

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Sistemler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Sistemler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu Haber

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu

İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında düzenlenen özel oturumda dijitalleşme, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin inşaat ve altyapı sektörünün geleceğini şekillendirdiğini vurgulayan Uraoğlu, “Dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemler artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldi. İnşaat sektörü de bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026, kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşları Ankara’da bir araya getirmeye devam ediyor. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Zirve’deki konuşmasında dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldiğini belirten Bakan Uraloğlu, “İnşaat sektörü de bu rekabetin ön saflarında yer alan sektörlerden biri. Sensör verileri ve gerçek zamanlı analizlerle desteklenen akıllı inşaat modelleri, sektörün yeni standardı haline geldi. Türk müteahhitlik sektörü dijital dönüşümü en üst düzeyde benimseyerek, küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor” dedi. Uraloğlu, yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başlayan Türk müteahhitlerinin, 2025 yılı itibarıyla 138 ülkede binlerce projeye imza attığını hatırlattı. Son 24 yılda çok önemli altyapı yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ağının önemli ölçüde genişletildiğini, Marmaray’ın ise Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu küresel vizyonun en önemli göstergelerinden ve somut adımlarından biri haline geldiğini ifade etti. Küresel trendler ve değişen rekabet koşulları masaya yatırıldı İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de ve Dünyada İnşaat Sektörünün Geleceği: Küresel Trendler, Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik ile Değişen Rekabet Koşulları” başlıklı panelde sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri ele alındı. ITC Yatırım Ticaret ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde küresel ekonomik görünümden teknoloji dönüşümüne, finansmandan yeni pazar fırsatlarına kadar birçok konu değerlendirildi. Pinsent Masons Küresel İş Danışmanı Graham Robinson, dünya ekonomisi ve inşaat sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak nüfus artış hızlarının yavaşlamasıyla birlikte birçok bölgede inşaat sektörünün milli gelir içerisindeki payında istikrarlı düşüşler gözlemlendiğini söyledi. Avrupa'nın 2025 yılı itibarıyla dünya ekonomisindeki güçlü konumunu koruduğunu belirten Robinson, Türkiye'nin ise altyapı yatırımları açısından önemli bir kaynak oluşturma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye, Balkan ülkeleriyle kıyaslandığında büyüme açısından daha güçlü bir performans sergiliyor” dedi. Panelde konuşan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yavrucu ise, “Müteahhitlik sektöründe teknoloji dönüşümü beklenen hızda ilerlemiyor. Türkiye geneline baktığımızda hâlâ büyük ölçüde konvansiyonel yöntemlerle çalışmaya devam ediyoruz. Kaynaklar kısıtlanıyor, şehirleşme artıyor ve afetlerin etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Buna rağmen inşaat sektörü dünya genelinde önemli bir ivme kazanıyor. Proje bazında baktığımızda, proje sayısı fazla olmasına rağmen projelerin ölçeği görece küçük kalıyor. Bu sektörde yerimizi sağlamlaştırabilmek için teknolojik bir dönüşüme girmemiz gerekiyor. Dünyada özellikle Rusya, Orta Doğu’nun bir kısmı ve Orta Asya gibi bölgelerde önemli fırsatlar bulunuyor. Gelişmiş ülkelerle daha fazla iş yapabilmemiz için iş yapış yöntemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. İkinci temel sorunumuz finansman. Bugünün fiyatlarıyla geleceği inşa etmeye çalışıyoruz” diye konuştu. TAV Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener de paneldeki konuşmasında, “Türk müteahhitleri olarak birlikte çalıştığımız ülkelerin kültürlerine uyum sağlama konusunda ciddi bir uzmanlığa sahibiz. Kültürel bağlar kurmayı ve farklı kültürlerle bütünleşmeyi çok iyi başarıyoruz. Bu da bizim önemli avantajlarımızdan biridir. Gittiğimiz her yere adapte olabiliyoruz. Bu da Türk müteahhitlik sektörünün güçlü yönlerinden biridir” ifadelerini kullandı. Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları konuşuldu Zirve kapsamında gerçekleştirilen panellerden biri de “Uluslararası İş Birliği: 3. Ülkelerde Sürdürülebilir Altyapı Alanında İş Birliği” adıyla düzenlendi. Birleşik Krallık İşletmeler ve Ticaret Bakanlığı Ticaret Başmüsteşarı ve Türkiye Ülke Direktörü Katherine Attwood’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise; Türkiye Müteahhitler Birliği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ümit Özdemir, Infrastructure Exports UK Eş Başkan Stuart Senior, UK Exports Finance Küresel Kaynak Yaratma ve Müşteri İlişkileri Başkanı Vomic Nur Shah, Türk Eximbank Proje Finansmanı ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Hatice Ürkmez, Standard Chartered Genel Müdür ve Avrupa Bölge Başkanı Yoshi Ichikawa ve Doğuş İnşaat Finans ve Mali İşler Müdürü Akın Tolga Kocakalay oldu. Panelde müteahhitlikte iş birliğinin önemi ve finansmana ulaşmanın 3. ülkelerde alınacak işlere yapacağı katkı anlatıldı. Panel kapsamında üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği Haber

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği

İş birliğinin resmi imza töreni, Almanya’nın Wiesbaden şehrinde gerçekleştirildi. Bu iş birliği kapsamında Panasonic’in Isıtma, Havalandırma ve Klima (HVAC) çözümleri, TLC Klima’nın profesyonel ekibi ve güçlü servis altyapısı ile Türkiye’de kullanıcılarla buluşacak. Ortaklık, yalnızca bir distribütörlük anlaşmasının ötesinde, Türkiye iklimlendirme pazarında uzun vadeli büyüme ve değer yaratma hedefiyle konumlanıyor. Türkiye Pazarı İçin Stratejik Bir Adım Panasonic Klima, Türkiye’yi bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir merkez olarak konumlarken artan enerji verimliliği ihtiyacı, sürdürülebilir teknolojilere yönelim ve iklimlendirme talebindeki büyüme, bu iş birliğinin stratejik önemini daha da artırıyor. TLC Klima’nın yerel pazar uzmanlığı ile Panasonic’in global mühendislik gücünü bir araya getiren bu yapı satış kanallarının gelişmesi, servis altyapısının güçlenmesi ve ileri teknoloji çözümlerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir ivme yaratmayı hedefliyor. Uzun Vadeli Büyüme ve Değer Odaklı Yaklaşım İş birliği kapsamında split klima, VRF ve özellikle ısı pompası çözümleri odağında sürdürülebilir bir büyüme hedefleniyor. Kısa vadeli hacim artışından çok, kontrollü ve kalıcı bir pazar yapılanması oluşturulması öncelik olarak belirleniyor. Özellikle Avrupa’da güçlü bir üretim ve mühendislik altyapısına sahip olan Panasonic’in ısı pompası alanındaki uzmanlığının, Türkiye’de büyüyen enerji verimliliği ve düşük karbon dönüşümü ihtiyacına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Japon Mühendisliği ve Küresel Teknoloji Gücü 1958 yılından bu yana iklimlendirme teknolojileri geliştiren Panasonic, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel uygulamalara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik HVAC çözümleri geliştiriyor. Akıllı kontrol sistemleri ve enerji yönetimi özellikleriyle desteklenen Panasonic HVAC çözümleri, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforunu odağına alan bir yaklaşımla tasarlanıyor. İmza törenine TLC Klima’yı temsilen Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Mali İşler Direktörü Tolga Kubat ve Satış Direktörü Gökhan Külahi katılırken; Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri tarafında ise Genel Müdür Enrique Vilamitjana ile Genel Müdür Yardımcısı Yoshi Ishimura katılım sağladı. İmza töreni sonrasında Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri Genel Müdürü Enrique Vilamitjana: “Türkiye, büyüyen iklimlendirme pazarı ve enerji dönüşüm potansiyeli ile Panasonic için stratejik öneme sahip. TLC Klima ile başlattığımız bu iş birliğini yalnızca ticari bir ortaklık değil, uzun vadeli değer yaratma platformu olarak görüyoruz. Özellikle ısı pompası ve yüksek verimli çözümler odağında Türkiye’de güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. TLC Klima Yönetici Ortağı Sema Tunar ise iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İklimlendirme sektöründe kullanıcı beklentileri her geçen yıl değişiyor. Enerji verimliliği, iç mekan hava kalitesi ve akıllı sistemler artık çok daha belirleyici hale geldi. Bu nedenle TLC Klima olarak teknoloji ve mühendislik gücü yüksek markalarla kurduğumuz iş birliklerini stratejik bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Panasonic Klima ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Türkiye’de kullanıcıların daha verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir iklimlendirme çözümlerine erişimini artıracağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu iş birliğinin sektörün teknoloji dönüşümüne de katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” Uzun yıllara dayanan sektör tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren TLC Klima, konut projelerinden ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir uygulama alanına yönelik iklimlendirme çözümleri sunuyor. Son dönemde büyüyen ekipleri ve genişleyen teknik altyapısıyla faaliyetlerini daha da güçlendiren TLC Klima, üst segmentte güçlü mühendislik yaklaşımına sahip markalarla iş birliklerini artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği Haber

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği

Panasonic Klima, Türkiye’yi bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir merkez olarak konumlarken artan enerji verimliliği ihtiyacı, sürdürülebilir teknolojilere yönelim ve iklimlendirme talebindeki büyüme, bu iş birliğinin stratejik önemini daha da artırıyor. TLC Klima’nın yerel pazar uzmanlığı ile Panasonic’in global mühendislik gücünü bir araya getiren bu yapı satış kanallarının gelişmesi, servis altyapısının güçlenmesi ve ileri teknoloji çözümlerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir ivme yaratmayı hedefliyor. Uzun Vadeli Büyüme ve Değer Odaklı Yaklaşım İş birliği kapsamında split klima, VRF ve özellikle ısı pompası çözümleri odağında sürdürülebilir bir büyüme hedefleniyor. Kısa vadeli hacim artışından çok, kontrollü ve kalıcı bir pazar yapılanması oluşturulması öncelik olarak belirleniyor. Özellikle Avrupa’da güçlü bir üretim ve mühendislik altyapısına sahip olan Panasonic’in ısı pompası alanındaki uzmanlığının, Türkiye’de büyüyen enerji verimliliği ve düşük karbon dönüşümü ihtiyacına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Japon Mühendisliği ve Küresel Teknoloji Gücü 1958 yılından bu yana iklimlendirme teknolojileri geliştiren Panasonic, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel uygulamalara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik HVAC çözümleri geliştiriyor. Akıllı kontrol sistemleri ve enerji yönetimi özellikleriyle desteklenen Panasonic HVAC çözümleri, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforunu odağına alan bir yaklaşımla tasarlanıyor. İmza törenine TLC Klima’yı temsilen Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Mali İşler Direktörü Tolga Kubat ve Satış Direktörü Gökhan Külahi katılırken; Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri tarafında ise Genel Müdür Enrique Vilamitjana ile Genel Müdür Yardımcısı Yoshi Ishimura katılım sağladı. İmza töreni sonrasında Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri Genel Müdürü Enrique Vilamitjana: “Türkiye, büyüyen iklimlendirme pazarı ve enerji dönüşüm potansiyeli ile Panasonic için stratejik öneme sahip. TLC Klima ile başlattığımız bu iş birliğini yalnızca ticari bir ortaklık değil, uzun vadeli değer yaratma platformu olarak görüyoruz. Özellikle ısı pompası ve yüksek verimli çözümler odağında Türkiye’de güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. TLC Klima Yönetici Ortağı Sema Tunar ise iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İklimlendirme sektöründe kullanıcı beklentileri her geçen yıl değişiyor. Enerji verimliliği, iç mekan hava kalitesi ve akıllı sistemler artık çok daha belirleyici hale geldi. Bu nedenle TLC Klima olarak teknoloji ve mühendislik gücü yüksek markalarla kurduğumuz iş birliklerini stratejik bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Panasonic Klima ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Türkiye’de kullanıcıların daha verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir iklimlendirme çözümlerine erişimini artıracağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu iş birliğinin sektörün teknoloji dönüşümüne de katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” Uzun yıllara dayanan sektör tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren TLC Klima, konut projelerinden ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir uygulama alanına yönelik iklimlendirme çözümleri sunuyor. Son dönemde büyüyen ekipleri ve genişleyen teknik altyapısıyla faaliyetlerini daha da güçlendiren TLC Klima, üst segmentte güçlü mühendislik yaklaşımına sahip markalarla iş birliklerini artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor Haber

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma, geleceğin operasyonel kabiliyetlerini şekillendirecek teknolojilerin geliştirilmesini hedefliyor. Hava ve Kara Araçları Arasında Akıllı İş Birliği Yarışmanın merkezinde, havadan keşif yapan insansız hava araçları ile sahada görev alan insansız kara araçlarının eş zamanlı ve entegre çalıştığı senaryolar yer alıyor. Katılımcılardan, insansız hava aracının topladığı çevresel verileri analiz ederek bu verileri kara aracına aktaran, ardından kara aracının bu bilgiler doğrultusunda rota planlama, görev yönetimi ve hedefe yönelme gibi kritik kararları otonom şekilde alabildiği sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bütüncül Otonom Sistem Yaklaşımı Yarışma süreci, yalnızca tek bir teknolojiye değil, birbirini tamamlayan dört temel aşamaya odaklanıyor. Algılama, veri paylaşımı, karar verme ve görev icrası süreçlerinin bir bütün olarak ele alındığı bu yapı, katılımcıların uçtan uca çalışan, entegre ve akıllı sistemler geliştirmesini gerektiriyor. Bu yaklaşım, otonom sistemlerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına daha yakın çözümler üretilmesini sağlıyor. Gerçek Dünya Koşullarına Uygun Çözümler Öncelikli Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin, yalnızca teorik başarı değil, aynı zamanda sahada uygulanabilirlik açısından da güçlü olması bekleniyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen, güvenilir veri iletişimi kurabilen ve dinamik görev değişikliklerine hızlı yanıt verebilen sistemler, değerlendirme sürecinde öne çıkacak. Bu yönüyle yarışma, otonom sistemlerin operasyonel yetkinliğini artırmaya yönelik önemli bir platform sunuyor. Genç Yeteneklere Uluslararası Katılım Fırsatı Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler takım halinde başvuru yapabiliyor. Disiplinler arası çalışmayı teşvik eden organizasyon, mühendislik ve teknoloji alanlarında eğitim gören gençleri bir araya getirerek yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor. Yüksek Ödüllerle Desteklenen Rekabet Yarışmada dereceye giren takımlar önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci olan takım 750 bin, ikinci takım 600 bin ve üçüncü takım 500 bin Türk Lirası ödül kazanacak. Bu destekler, katılımcıların projelerini geliştirmeye devam etmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Başvurular İçin Son Tarih Yaklaşıyor Başvurular 1 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Otonom sistemler alanında fark yaratmak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen tüm öğrenci takımları bu önemli organizasyona davet ediliyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, Türkiye’nin milli teknoloji vizyonuna katkı sunarken, genç mühendislerin küresel ölçekte rekabet edebilecek yetkinlikler kazanmasına da olanak tanıyor. İleri otonom sistemler alanında geliştirilecek projeler, geleceğin savunma, güvenlik ve sivil teknolojilerinin temelini oluşturma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor Haber

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor

“İnsanların Shell’i” çatısı altında gerçekleştirdiği iletişim çalışmalarıyla misafirlerinin hayatındaki özel anlara eşlik eden Shell&Turcas, temiz tuvalet konusundaki öncülüğünü yeni reklam filmiyle taçlandırıyor. Yolculukların en güvenilir mola noktası olma hedefiyle hareket ederek geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören temiz tuvalet kampanyasını, bu kez bir çocuğun hayatındaki anlamlı bir eşik anı üzerinden sürdürüyor. Yeni film, Shell’in uzun yıllardır istikrarlı biçimde uyguladığı yüksek hijyen standartlarının, her yaştan misafir için nasıl güven yarattığını güçlü bir içgörüyle ortaya koyuyor. Shell & Turcas Pazarlama Direktörü Özkan Özyavuz, kampanyayı şu sözlerle özetliyor; “Geçtiğimiz yıl istasyonlarımızdaki hizmet kalitemizi ve temiz tuvalet konusundaki iddiamızı cesur ve özgüvenli bir şekilde ortaya koyduğumuz "İçi Rahat Eden İnsanların Shell'i" iletişimimizin ardından, Türkiye'nin en sevilen akaryakıt markası olarak, bu yıl da aynı iddiamızı yepyeni bir hikâyeyle anlatıyoruz. Bir istasyonun gerçek bir yaşam alanı olabilmesi için temizlik anlayışımız ve hijyen standartlarımızın anne ve babaların bile içini rahat ettirecek seviyede olması gerektiğine inanıyoruz. Tam olarak bu sebepten dolayı yeni reklam filmimiz gücünü, kusursuz operasyon anlayışımızın misafirlerimizde bulduğu karşılıktan alıyor. Her yaştan misafirimizin içininin rahat etmesi için var gücümüzle çalışırken, iletişimlerimizde de bu güçlü içgörüden yola çıkmaya devam ediyoruz. Son 3 yıldır hikaye anlatıcılığında kullandığımız sıcak ve samimi dil tüketicilerimizle olan sevgi bağımızı derinleştiriyor.” Evdeki kadar temiz, Shell kadar güvenli Shell&Turcas, Türkiye genelindeki istasyon ağında hayata geçirdiği 1000’e yakın yeni nesil tuvalet yatırımıyla, temizlik ve hijyeni müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Çocuklar için özel tuvaletleri ilk uygulamaya alan ve bugün 1000’i aşkın çocuk tuvaletiyle ailelerin içini rahatlatan bir deneyim sunan Shell&Turcas’ın; 1.000’den fazla istasyonda yer alan engelli tuvaletleri ve temassız kullanım özellikleriyle desteklenen altyapısı, kapsayıcı ve erişilebilir bir hizmet anlayışını yansıtıyor. İstasyonlarda görev yapan 1000’i aşkın kişi sadece bu alanların gün boyu hijyen standartlarını sağlamak üzere dedike bir şekilde çalışıyor. Bu yatırımlar yalnızca nicelikle sınırlı kalmıyor. Tuvaletlerde kullanılan enerji verimli aydınlatma sistemleri, gereksiz elektrik tüketimini önlüyor. Su tasarrufu odağında ise rezervuarlarda yer alan akıllı sistemler devreye girerek hijyen standartlarından ödün vermeden su tüketimini optimize ediyor. Ozon teknolojisiyle desteklenen dezenfeksiyon sistemleri, temassız vitrifiye ve musluklar, hijyen odaklı el kurutma çözümleri, akıllı havalandırma sistemleri ve kullanıcı deneyimini önceleyen tasarım detayları, Shell&Turcas’ın hijyeni operasyonel bir süreçten çok bütüncül bir deneyim alanı olarak ele aldığını ortaya koyuyor. Shell&Turcas’ın bu yaklaşımı, markanın bu yıl Türkiye’de LoveMark seçilmesiyle de anlamlı bir karşılık buluyor. Tüketicilerin yalnızca ürünleriyle değil, günlük hayatta sunduğu deneyimlerle bağ kurduğu markalar arasında yer alan Shell, istasyonlarında sunduğu yüksek hijyen standartlarıyla bu sevginin en somut karşılıklarından birini sunuyor. Temiz, erişilebilir ve güven veren tuvalet deneyimi; özellikle aileler için Shell’i yolculuklarda ilk tercih edilen mola noktası haline getiriyor. Bir Çocuğun Gözünden Güven Duygusu Reklam filminde, annesiyle birlikte Shell istasyonuna gelen 6–7 yaşlarındaki bir çocuğun, çocuk tuvaletinden yetişkin tuvaletine geçiş anına tanıklık ediliyor. Renkli ve eğlenceli çocuk tuvaletlerine veda eden küçük kahraman, “Ben artık büyüdüm” diyerek yeni bir adıma yöneliyor. Bu geçiş anı, Shell’in sunduğu temiz, düzenli ve güven veren tuvalet deneyimi sayesinde kaygıdan uzak ve doğal bir şekilde yaşanıyor. Marka yüzü Engin Akyürek’in bakışlarıyla pekişen sahne, Shell&Turcas’ın hijyen konusundaki iddiasını kendinden emin bir şekilde temizliğin bir vaat değil, istikrarlı biçimde uygulanan bir standart olduğunu net biçimde hissettiriyor. “İnsanların Shell’i” vurgusuyla sonlanan film, markanın hijyen ve konfor alanında da “Hep İleride” olma iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Shell & Turcas, Türkiye genelindeki istasyonlarında yüksek hijyen standartlarını müşteri deneyiminin merkezinde tutmaya, çevre dostu teknolojilerle desteklenen tuvalet yatırımlarını geliştirmeye ve yolculukların en güvenilir mola noktası olma konumunu güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik-elektronik mühendisliğinin geleceği, EEMKON 2026’da şekillenecek Haber

Elektrik-elektronik mühendisliğinin geleceği, EEMKON 2026’da şekillenecek

İlki 2015 yılında düzenlenen, 2017 ve 2019 yıllarında da geniş katılımla gerçekleştirilen EMKON 2026 Elektrik Elektronik Mühendisliği Kongresi Türkiye’nin bu alandaki en kapsamlı ve saygın buluşma platformlarından biri haline geldi. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan EEMKON 2026, 14–15 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılacak. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi tarafından, Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle hayata geçirilecek kongre; akademi, sanayi ve kamu temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. “Gelecek Yenilikle Başlar!” mottosuyla gerçekleşecek EEMKON 2026, teknolojik dönüşümün mühendislik disiplinleri üzerindeki etkisini çok boyutlu bir perspektifle ele almayı hedefliyor. Açılışta sektörün yönü konuşulacak Kongre, EEMKON 2026 Düzenleme Kurulu Başkanı Tayfun İşbilen, EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Burak Daşdemir ve EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş’ın açılış konuşmalarıyla başlayacak. Açılışın ardından Ümit Alan, “Hibrit Zeka Tasarımcılığına Doğru: Yapay Zeka Çağında Mühendisliğin Değişimi” başlıklı bir konuşma gerçekleştirecek. Sonrasında ise Tayfun İşbilen’in moderatörlüğünü üstlendiği “Akıllı Sistemler ve Bağlantılı Gelecek: Teknolojiyle Yeniden Şekillenen Dünya” başlıklı özel panelde; Turkcell Ürün Yönetim Başkanı Ömer Gazimihal, Siemens EnergyTürkiye ve Orta Asya Şebeke Teknolojisi Satış Başkanı Elif Merve Bozer ile HPE Türkiye Hibrit BT Çözümleri Satış Direktörü Mert Sarıkaya, dijitalleşmenin ve bağlantılı teknolojilerin yarattığı dönüşümü ele alacak. Beş farklı salonda oturumlar düzenlenecek EEMKON 2026’nın ilk ve ikinci günlerinde başlayacak oturumlar beş farklı salonda gerçekleştirilecek. Biyomedikal Teknolojiler, Endüstriyel Dijital Dönüşüm ve IIoT, Mühendislik Eğitimi, Yenilenebilir Enerji ve Enerji Depolama ile Akademik Oturumlar programın başlıkları arasında yer alıyor. Biyomedikal alanda optoelektronik retina implantlarından giyilebilir sağlık teknolojilerine, endüstride dijital ikiz, 5G, yapay zekâ ve siber güvenlik uygulamalarından mühendislik eğitiminde proje tabanlı öğrenme ve akreditasyon süreçlerine kadar geniş bir içerik yelpazesi katılımcılarla buluşacak. Yenilenebilir enerji ve enerji depolama oturumlarında ise net sıfır hedefleri, hidrojen teknolojileri, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarının geleceği ele alınacak. İkinci günün oturumlarından biri de akıllı şehirler ve binalar olarak yer alacak. Akademi ve sanayi aynı sahnede buluşacak Orta Doğu Teknik, Yıldız Teknik, Boğaziçi, Marmara, Bahçeşehir, Beykent, İstanbul Kültür, İstinye, İstanbul Okan ve Yeditepe üniversiteleri tarafından desteklenen EEMKON 2026’nın altın sponsoru EAE Elektrik olurken; ENTES Elektronik, EATON, Esatech Güç Sistemleri ve Mavili Elektronik kongreye gümüş sponsor olarak katkı sağlıyor. Ayrıca Shura Enerji Dönüşüm Merkezi, Enerjide Dijitalleşme Derneği, Elektrik Mühendisleri Derneği, Yapay Zeka ve Teknoloji Derneği, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği, Elektrik Üreticileri Derneği, MÜDEK ve HESİAD da EEMKON 2026’nın destekleyen kurum ve kuruluşları arasında yer alıyor. Ayrıca Koç, İstanbul Teknik, Gazi üniversiteleri ile, IEEE ve EMO gibi akademik ve mesleki kurumların yanı sıra; Schneider Electric, Siemens, ABB, Honeywell, Nokia, Eaton ve GE Healthcare gibi sektörün önde gelen firmalarından uzman isimler, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. EEMKON 2026, bu yönüyle de doğrudan temas, iş birliği ve ortak düşünme kültürünü de teşvik eden bir platform sunuyor. Firma katılımlarıyla ve networking olanakları sunulacak Kongreyle eş zamanlı olarak düzenlenecek EEMKON Fuarı, firmalara ürün ile çözümlerini birebir tanıtma imkânı; katılımcılara ise sektördeki güncel gelişmeleri yerinde görme fırsatı sunacak. Elektrik-elektronik mühendisliğinin dönüşüm sürecini tüm boyutlarıyla ele almayı amaçlayan EEMKON 2026, mühendislik disiplinlerinin geleceğine yön vermek isteyen herkes için önemli bir buluşma noktası olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.