Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu Haber

Anadolu Etap, Hollandalı Munckhof Tarım Teknolojilerinin Türkiye Distribütörü Oldu

Munckhof’un Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Anadolu Etap, kendi çiftliklerinde edindiği mekanizasyon deneyimini Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturacak. İş birliğinin ilk aşamasında meyve hasat platformları üreticilerin kullanımına sunulacak. İlerleyen dönemde Munckhof’un farklı tarım teknolojileri de portföye dahil edilecek. Türkiye'nin en büyük taze meyve üreticisi Anadolu Etap, tarımsal üretimde teknoloji ve mekanizasyon alanındaki deneyimini tarım ekosistemine taşıyacak yeni bir iş birliğine imza attı. Anadolu Etap, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip Hollanda merkezli Munckhof Fruit Tech Innovators’ın Türkiye distribütörlüğünü üstlendi. İş birliği ile Anadolu Etap kendi üretim süreçlerindeki teknoloji ve mekanizasyon uygulamalarından edindiği deneyimi sektörle buluşturacak. Sürdürülebilir tarım yaklaşımı doğrultusunda dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon yatırımlarına odaklanan Anadolu Etap, hasat platformlarını kendi çiftliklerinde üretim süreçlerine dahil ederek meyve toplama sürelerinin kısaltılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve ürün kalitesinin korunmasına yönelik önemli bir deneyime sahip. Anadolu Etap, Munckhof distribütörlüğüyle bu deneyimi kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak Türkiye’de kullanıma sunacak. Modern tarım işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin Türkiye’de daha geniş bir üretici kitlesine ulaştırılmasını hedefleyen iş birliğinin ilk aşamasında Munckhof’un hasat platformları Türkiye pazarına sunulacak. İlerleyen dönemde meyve bahçelerine yönelik farklı mekanizasyon çözümlerinin de ürün portföyüne dahil edilmesi hedefleniyor. “Türkiye meyveciliğinin teknolojik dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz” Anadolu Etap Tarım Genel Müdürü Handan Eren, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Anadolu Etap olarak tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği birlikte ele alıyoruz. Teknolojiyi bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yıllardır kendi çiftliklerimizde farklı mekanizasyon ve optimizasyon projelerini hayata geçiriyor, yeni teknolojileri sahada deneyimliyor ve üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Hasat platformları ile dünya standartlarında verimlilik sunuyor, çiftlikten sofraya kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimine katkı sağlıyoruz. Munckhof iş birliğini de bu birikimin doğal bir parçası olarak değerlendiriyoruz. İş birliği ile sahada edindiğimiz bilgi ve deneyimi Türkiye’deki meyve üreticileriyle buluşturuyoruz. Munckhof’un hasat platformu başlayan bu iş birliğini önümüzdeki dönemde farklı mekanizasyon çözümleriyle genişleterek Türkiye’de tarımın teknolojik dönüşümüne ve rekabet gücüne katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine imkan tanıyor Tarımda mekanizasyon çözümleri, iş gücü ihtiyacının optimize edilmesine ve mevcut iş gücünün daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken hasat süreçlerinin daha hızlı ve kontrollü yürütülmesine de imkan tanıyor. Munckhof’un farklı meyve türleri için geliştirdiği hasat platformları bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Elma, armut, şeftali, nektarin, erik, narenciye ve kiraz gibi ürünlerin hasadında kullanılan hareketli platformları sayesinde çalışanların farklı yüksekliklerdeki meyvelere daha kolay erişmesine olanak sağlıyor. Toplanan meyveler taşıma bantları aracılığıyla kontrollü biçimde kasalara aktarılırken, ürünlerin hasat sırasında darbe görme ve kalite kaybı yaşama riski de azaltılıyor. Gıda sanayisine yönelik meyvelerin yanı sıra zeytin ve sert kabuklu meyvelerin hasadı için geliştirilen modellere sahip platformlar, ağacı kontrollü biçimde sarsarak meyvelerin toplama brandasına aktarılmasını sağlıyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapıyor 2014 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak oluşturduğu “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni iş süreçlerine entegre eden Anadolu Etap, üretim faaliyetlerinde doğal kaynakların verimli kullanımının yanı sıra dijitalleşme, otomasyon ve mekanizasyon uygulamalarına yatırım yapıyor. “Sağlıklı nesiller için sağlıklı meyveler” misyonuyla faaliyet gösteren Anadolu Etap, 21 bin dekarlık alandaki 4 çiftliği ve 3,5 milyonu aşkın ağacıyla Türkiye’nin en büyük meyve üreticisi konumunda bulunuyor. Anadolu Etap, üretim süreçlerinin her aşamasında akıllı ve yenilikçi tarım uygulamalarının yanı sıra modern teknolojiler kullanarak; kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretmeye devam ediyor. Yatırımlarının büyük bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine yapan Anadolu Etap, hasat platformları ile iş süreçlerinde verimliliği ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyor. Hasat verimliliğini dünya standartlarına taşırken, meyve toplama sürelerini kısaltarak daha fazla ürünün kısa sürede toplanmasını sağlıyor. Düşük salınımlı yakıt kullanan platformlar, Anadolu Etap’ın çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunuyor. Farklı meyvelerin üretiminde mekanizasyona ve verimliliğe yönelik teknolojiler üretiyor 1884 yılında Hollanda’da kurulan Munckhof Fruit Tech Innovators, tarım teknolojileri alanında 140 yılı aşkın deneyime sahip. Meyve hasat platformlarından tarımsal ilaçlama sistemlerine ve kasa doldurma çözümlerine uzanan geniş bir ürün portföyü bulunan şirket; elma, armut, kiraz, üzüm, zeytin ve farklı meyve türlerinin üretim süreçlerinde mekanizasyonu ve operasyonel verimliliği geliştirmeye yönelik teknolojiler üretiyor. Daha hızlı, daha kolay, daha maliyet etkin ve daha az iş gücüyle gerçekleştirilebilen tarım çözümleri geliştirmeye odaklanan Munckhof, ürünlerini üreticilerle yakın iş birliği içinde geliştirerek kendi tesislerinde üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu Haber

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu

Bu yılın traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine giderken kazananlar hediyelerini düzenlenen törenle teslim aldı. “Çiftçiler, finansmana doğru zamanda, doğru koşullarda erişebilmeli” İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit konuşmasında iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, artan üretim ve girdi maliyetleri ile küresel tedarik zincirindeki dönüşümün tarımsal üretimde verimlilik ve sürekliliği daha kritik hale getirdiğini söyledi. Sürdürülebilir bir tarımsal yapının ülkemizin geleceği için belirleyici bir rol oynayacağının altını çizen Yiğit, “Bunun için mevcut kaynakların etkin kullanılması, üretimde verimliliğin artırılması, teknolojinin sahada daha fazla karşılık bulması ve çiftçilerimizin finansmana doğru zamanda, doğru koşullarla erişebilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Tarımda sürdürülebilirlik için genç ve kadın çiftçilerimizin de desteklenmesinin şart olduğunu ifade eden Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin geleceği için tarım vazgeçilmez bir sektör. Biz de bütünsel bir bakış açısıyla ele aldığımız tarım sektörünü finansal ve teknolojik çözümlerimizle destekliyoruz. Bugün burada bir arada olmamıza vesile olan kampanyamız, ülkemizin verimli ovalarında açtığımız Tarım İhtisas Şubeleri, üçüncü dönemine giren Tarım Teknoloji Elçileri projemiz, Yeni Nesil Çiftçi buluşmalarımız, Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz Geleceğin Önder Çiftçileri programımız kararlılıkla sektörün yanında olduğumuzun somut göstergeleri. Çiftçilerimizin emeğinin karşılık bulması, üretimin güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” “Verimlilik ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” İş Bankası’nın tarım odaklı teknoloji iştiraki İmeceMobil’in Genel Müdürü İlker Mehmet Sağlam ise tarımda sürdürülebilirlik için teknolojinin önemine dikkat çekti. Üreticinin kazancını artırmanın yolunun verimlilikten geçtiğini ifade eden Sağlam, “Daha az toprakta, daha az girdi ve daha az insan kaynağıyla daha çok ürün almak ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” dedi. İmeceMobil uygulaması üzerinden çiftçilerin hava durumu takibi, uydu destekli sulama önerileri, gübreleme takvimi ve tarım finansmanı gibi çözümlere kolayca erişebildiğini, uygulamanın market modülünde üreticilerin tohumdan gübreye, yemden ekipmana kadar tüm girdilerini satın alabildiğini hatırlatan Sağlam, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İmeceMobil, bugüne kadar 500’den fazla mağaza ve 5 binden fazla ürünle, açıldığı günden bu yana 1,2 milyar TL’yi aşan işleme aracılık etti. Microsoft’un EMEA bölgesindeki örnek projeleri arasında yer aldı ve uluslararası ölçekte örnek iş modeli olarak gösterildi. Teknoloji odaklı çalışmalarımızın insan hayatındaki somut değişime katkı sağladığını görmek bizim için gurur verici. Üreticilerimizin çalışmalarını hızlı ve kolay hale getirmek, ülkemizin tarımsal kalkınmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Traktörler Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine gitti 30 Haziran 2026 tarihinde sona eren “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmece Kart Çekiliş Kampanyası”na 222 bin 139 kişi katıldı. Kampanyada dört traktör ile zirai drone ve otomatik dümenleme sisteminden oluşan 6 adet akıllı tarım teknolojisi ürünü çiftçilere sunuldu. Traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir'den çiftçiler kazandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler Cirosunu 19,6 Milyar TL’ye Yükseltti  Haber

Besler Cirosunu 19,6 Milyar TL’ye Yükseltti 

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Besler’in 2026 yılının ilk altı ayındaki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 7,6 artarak 19,6 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde brüt kârı yüzde 4,5 milyar TL olurken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK) 2 milyar TL olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yarısında 1,5 milyar TL ihracat geliri elde eden Besler, işletme faaliyetlerinden de 1,6 milyar TL nakit akışı sağladı. İnovasyon ve güçlü markalar büyümeyi destekledi Yaklaşık 64 milyon tabakta 21 milyon haneye ulaşan Besler, 2026 yılının ilk yarısında faaliyet gösterdiği kategorilerdeki konumunu korurken, güçlü inovasyon odağı ile çalışmalarını sürdürdü. SuperFresh dondurulmuş gıda kategorisindeki, Bizim Yağ ve Terem ise margarin pazarındaki lider* konumlarını sürdürdü. Besler, yılın ilk yarısında dondurulmuş gıda iş biriminde 16, yağ iş biriminde Türkiye pazarına yönelik 5, ihracat pazarlarında ve Ev Dışı Tüketim (EDT) kanalında 9 olmak üzere toplam 30 yeni ürünü tüketicilerle buluşturdu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün geliştirme yaklaşımını 2026'nın ikinci çeyreğinde de sürdüren Besler, değerli ürünlerle portföyünü geliştirmeye devam etti. İnovasyonu büyümenin temel itici güçlerinden biri olarak konumlandıran şirket, lider markalarının iletişim faaliyetleriyle tüketiciyle kurduğu bağı daha da güçlendirdi. Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran SuperFresh, yüzde 32 pazar payıyla kategori liderliğini sürdürürken; premium pizza segmentindeki varlığını Pizza Napoliten'le güçlendirdi. Değişen tüketici beklentilerinden ilham alan yenilikçi ürünü Frulove ile de portföyünü genişletti. Besler, yağ kategorisindeki marka ve ürün yatırımlarını sürdürürken, lider markaları Bizim Yağ ve Terem’in güçlü performansıyla yüzde 68’lik pazar payına* ulaşarak liderliğini pekiştirdi. EDT ve donuk fırıncılık işlerinde büyüme devam etti Besler, ana kategorilerindeki performansının yanı sıra Ev Dışı Tüketim ve Donuk Fırıncılık alanlarında da büyümesini sürdürdü. Yağ kategorisinde pastacılık ürünleri satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artırırken, catering segmentinde de yüzde 10 büyüme kaydetti. Şirket, donuk fırıncılık iş kolunda ise bake-off satışlarını 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 artırdı. Besler, uluslararası finansman desteğiyle sürdürülebilir büyümesine güç kattı Besler, büyüme stratejisini üretim, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağındaki yatırımlarla desteklemeyi sürdürdü. Şirketin tarım ve tedarik zincirinde verimliliği artırmaya yönelik geliştirdiği akıllı tarım projesi SAFER’ın ikinci fazı uygulamaya alındı. Besler’in sürdürülebilir üretim yatırımları kapsamında Emirdağ fabrikasında hayata geçirilen güneş enerjisi santrali (GES) de yılın ilk yarısında faaliyete geçti. Besler ayrıca, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) sağladığı 25 milyon Euro tutarındaki uzun vadeli finansmanla büyüme yolculuğunu destekledi. Söz konusu finansmanın, üretim altyapısının güçlendirilmesi, verimlilik odaklı yatırımların hızlandırılması, sürdürülebilirlik projelerinin desteklenmesi ve şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin ilerletilmesi amacıyla kullanılması planlanıyor. Mert Altınkılınç: “Sürdürülebilir gıdanın geleceğine, inovasyon ve güçlü markalarımızla yön vermeyi hedefliyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, şirketin ilk yarı yıl finansal performansına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılının ilk yarısında, lider markalarımız, inovasyon odağımız ve disiplinli iş modelimizle güçlü bir performans ortaya koyduk. Sürdürülebilir gıdanın geleceğini şekillendirme vizyonumuzla, faaliyet gösterdiğimiz tüm kategorilerde hayata geçirdiğimiz yenilikçi ürünleri, verimlilik odaklı uygulamaları ve uzun vadeli yatırımları somut sonuçlara dönüştürüyoruz. Bu dönemde sağladığımız uzun vadeli finansman da büyüme yolculuğumuzu destekleyen önemli adımlardan biri oldu. Önümüzdeki dönemde üretim altyapımıza, verimliliğe, sürdürülebilirlik projelerine ve ihracat kapasitemize yatırım yaparak hem yurt içinde hem uluslararası pazarlarda büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı Haber

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı

Bayer, sağlık ve tarım alanında faaliyet gösteren yenilikçi girişimleri görünür kılmak amacıyla hazırladığı "Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası"nı güncelliyor. Tenity iş birliğiyle dokuz yıldır yürütülen G4A Girişim Hızlandırma Programı kapsamında iki yılda bir yayımlanan harita için başvurular başladı. Türkiye’nin sağlık ve tarım alanındaki girişimcilik ekosistemini tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyen haritada yer almak isteyen girişimler, 6 Eylül Pazar gününe kadar bu link üzerinden başvuruda bulunabilecek. Haritada yer almak isteyen girişimlerin logo, şirket unvanı, çalışma alanı ve web sitesi iletişim bilgilerini paylaşması ve başvuru formunu detaylı bir şekilde doldurması gerekiyor. İletişim Desteği Verilecek 2026 yılı Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası; akıllı tarım teknolojilerinden telesağlığa, zararlılarla mücadeleden hastane ve eczane çözümlerine kadar sağlık ve tarım alanında farklı kategorilerde faaliyet gösteren girişimleri kapsayacak. Değerlendirmeler sonucunda haritada yer alacak girişimler ekim ayında açıklanacak. Bayer, belirlenen startup’ları sosyal medya kanalları ve çeşitli platformlarda paylaşarak görünürlüklerine katkı sağlayacak. Güncellenen harita ile yenilikçi girişimlerin görünürlüğünün artırılması, ekosistem paydaşları arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi ve inovasyon kültürünün gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nestlé Türkiye, Tarımın Geleceğine Yön Verecek  Genç Fikirleri Arıyor Haber

Nestlé Türkiye, Tarımın Geleceğine Yön Verecek Genç Fikirleri Arıyor

Programın yeni etabı olan Genç İşi Tarım Fikir Maratonu için başvurular 3-24 Ağustos tarihleri arasında alınacak. Türkiye genelinde ikamet eden 18–30 yaş arasındaki gençler, en az iki kişilik ekipler oluşturarak programa başvurabilecek. Ekipler, “Tarım ve gıda sistemlerini daha sürdürülebilir, verimli, kapsayıcı ve iklim dirençli hale getirecek hangi yenilikçi çözümleri geliştirebiliriz?” sorusundan hareketle fikirlerini geliştirecek. Programın dokuz odak alanı da bu ana soru etrafında şekilleniyor. Çok katmanlı bir program olarak tasarlanan Genç İşi Tarım, tarım alanında kendi girişimini geliştirmek isteyen gençleri uçtan uca destekliyor. Kampüs buluşmalarından çevrim içi eğitimlere, topluluk çalışmalarından mentorluklara uzanan kapsamlı yapısıyla gençlerin tarım ve gıda ekosisteminin geleceğinde aktif rol almalarına katkı sunan program, dijital eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından fikir geliştirme aşamasına geçiyor. Bu kapsamda başvuruları açılan Fikir Maratonu’na, Türkiye genelinde ikamet eden 18–30 yaş arasındaki gençler 24 Ağustos’a kadar başvurabilecek. Programa, belirlenen odak alanlarından birine fikir geliştirmek isteyen en az iki kişilik ekipler kabul edilecek. Katılım koşullarına, süreç detaylarına ve başvuru formuna Nestlé Türkiye’nin internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Fikirler uzman desteğiyle çözüme dönüşecek 17–19 Eylül 2026 tarihleri arasında çevrim içi gerçekleştirilecek 2,5 günlük Fikir Maratonu boyunca katılımcılar; problem tanımlamadan değer önerisi geliştirmeye, çözüm ve iş modeli tasarımından etkili sunum hazırlığına uzanan yoğun bir girişimcilik deneyimi yaşayacak. Ekipler, alanında uzman isimlerin eğitimlerinin yanı sıra sektör profesyonellerinin mentorluk ve geri bildirimleriyle fikirlerini test etme, geliştirme ve uygulanabilir çözümlere dönüştürme fırsatı bulacak. Problem tanımı, çözümün yenilikçiliği ve değer önerisi, etki potansiyeli, ekip yetkinliği ve motivasyon kriterleri doğrultusunda belirlenecek 10 finalist ekip, projelerini Nestlé ekipleri ve uzmanlardan oluşan değerlendirme kuruluna sunacak. Birinci ekip Genç İşi Tarım Kuluçka Programı’na doğrudan katılma hakkı kazanırken, ikinci ve üçüncü ekipler üç ay boyunca toplam altı saatlik özel koçluk desteğinden ve program kapsamında sunulacak ödüllerden yararlanacak. Tarım ve gıdanın geleceği için dokuz odak alanında çözüm geliştirecekler Fikir Maratonu’na katılan ekipler, tarım ve gıda sistemlerini daha sürdürülebilir, verimli, kapsayıcı ve iklim dirençli hâle getirecek çözümler geliştirmek üzere dokuz temel odak alanından birine odaklanacak. Bu alanlar; Akıllı Tarım Teknolojileri, Su Yönetimi, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Koruma, Onarıcı Tarım Uygulamaları, Döngüsel Gıda Sistemleri, Güçlendirme ve Kapsayıcılık, Tedarik Zinciri ve Lojistik, İklim Dirençli Tarım ve Adaptasyon ile Tarımsal Finansman başlıklarından oluşuyor. Ekipler, seçtikleri alanda yenilikçi, uygulanabilir ve etki potansiyeli taşıyan fikirler geliştirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11. Verimlilik Proje Ödülleri’nde Zirve Farmicca'nın Haber

11. Verimlilik Proje Ödülleri’nde Zirve Farmicca'nın

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin kalkınma hedefleri doğrultusunda verimlilik bilincini artırmayı amaçlayan "Verimlilik Proje Ödülleri", 28 Temmuz 2026 tarihinde Ankara KOSGEB Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Kamu kurumları ve özel sektörden 450'nin üzerinde başvurunun yapıldığı, Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki en büyük devlerinin kıyasıya rekabet ettiği organizasyonda, Farmicca Tarım Teknolojileri A.Ş., geliştirdiği yenilikçi teknolojisiyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Dikey tarım ve kontrollü ortam tarımında (CEA) devrim yaratan Farmicca, enerji verimliliğini ve ürün rekoltesini maksimum seviyeye çıkaran yapay zeka destekli akıllı aydınlatma teknolojisi "Illuminator" ile kendi kategorisinde Birincilik Ödülü'nün sahibi oldu. Geleneksel Tarıma Göre Sadece %3 Su Tüketimi ve Yüksek Karlı Operasyon Sadece teknoloji geliştirmekle kalmayan Farmicca, yatırımcılar için uçtan uca, anahtar teslimi üstün topraksız tarım tesisleri de kuruyor. Kapalı alanlarda tamamen pestisitsiz (tarım ilaçsız), sağlıklı ve mevsimden bağımsız üretim yapılmasını sağlayan bu sistemler, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla sadece %3 oranında su tüketiyor. Su kaynaklarının hızla tükendiği günümüzde, Farmicca'nın kurduğu bu tesisler sürdürülebilir bir gelecek için hayati bir rol üstleniyor. Bunlara ek olarak, gelişmiş enerji optimizasyonu ve şirketin kendi geliştirdiği Farmisense tesis kontrol yazılımı sayesinde, en az çalışanla en yüksek verim elde ediliyor. Yüksek kârlılığa sahip operasyonlarıyla dünya genelinde sayılı örnekler arasında yer alan Farmicca tesisleri, geleceğin tarımına doğrudan yön veriyor. Dünya Devleriyle Rekabet ve Stratejik Pazarlar Modern tarım teknolojileri alanında küresel devlerle başa baş rekabet eden Farmicca; özellikle iklim koşulları nedeniyle tarımsal üretimin zor olduğu Ortadoğu, Orta Asya ve Rusya pazarlarında ülkemiz adına devasa fırsatlar yaratıyor. Bu bölgelerin taze gıdadaki yüksek ithalat talebini karşılamak üzere ileri teknoloji altyapılar sunan şirket, Türkiye'yi tarım teknolojileri ihracatında merkez bir konuma taşıyor. "Gıda Güvenliği Adına Ülkemiz İçin Büyük Bir Kazanım" Ödülü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın elinden alan Farmicca Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cem Sezer, törenin ardından yaptığı açıklamada topraksız tarımın stratejik önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Bugün gıda güvenliği, ülkelerin en önemli milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. İklim değişikliği, azalan tatlı su kaynakları ve artan nüfus, tarımda teknolojik devrimi bir seçenek değil, zorunluluk kılıyor. Farmicca olarak anahtar teslim kurduğumuz İklim Kontrollü Topraksız Tarım Tesisleri'nde; bir damla suyu bile israf etmeden, geleneksel tarıma göre yalnızca %3 su kullanarak, tamamen pestisitsiz ve sağlıklı ürünler yetiştiriyoruz. Bu teknolojilerin tamamını kendi mühendisliğimizle yerli olarak geliştirmemiz, ülkemiz adına paha biçilemez bir kazanımdır. Topraksız tarım teknolojileri alanında uluslararası platformlarda önemli başarılara imza atıyoruz. Özellikle Ortadoğu, Orta Asya ve Rusya pazarlarında bu teknolojilere ve ekipmanlara yönelik devasa bir potansiyel ve talep var. Biz, ülkemizin tıpkı savunma sanayisinde olduğu gibi akıllı tarım teknolojilerinde de dünyanın en güçlü sağlayıcılarından biri olacağına yürekten inanıyoruz. Türkiye'nin dev sanayi kuruluşlarının yarıştığı böylesine prestijli bir platformda birincilik ödülüne layık görülmek, vizyonumuzun ne kadar doğru olduğunu kanıtlıyor. Bu ödülü Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın elinden almak bizler için büyük bir onurdur." Çatalca’da Dev Ar-Ge Yatırımı: "Farmicca Campus" Teknolojik liderliğini sürdürülebilir kılmak ve yerli üretimi desteklemek amacıyla Farmicca, İstanbul Çatalca'da tamamen kendi öz kaynaklarıyla 1 Milyon Dolarlık bir yatırıma imza atarak "Farmicca Campus"ü hayata geçiriyor. 1.000 metrekarelik alana yayılan bu dev Ar-Ge ve inovasyon merkezi, farklı bitki grupları üzerine ileri düzey araştırmaların yürütüldüğü bağımsız iklim odalarına ev sahipliği yapacak. Farmicca Campus, sadece teknoloji geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğin dikey tarım mühendislerini yetiştiren vizyoner bir eğitim üssü olarak Türkiye'nin tarımsal Ar-Ge kapasitesini küresel standartların üzerine taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor Haber

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve tarımın geleceğini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı ile Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü'nün (EIT) desteklediği EIT Food iş birliğiyle geliştirilen Geleceğin Hasadı Programı, Türkiye'de de hayata geçiriliyor. Çiftçilerin sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurmalarını desteklemeyi amaçlayan program, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'nın önemli tarım pazarlarında uygulanacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Türkiye'de çiftçilerin ortalama yaşı yaklaşık 59'a ulaşmış durumda. Üretici profiline; iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları gibi giderek büyüyen baskılar da eklendiğinde, özellikle küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleri önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit ederken, tarım sektöründe yeni nesil üreticilerin desteklenmesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. 2026 Sonuna Kadar Avrupa Genelinde 900 Çiftçinin Programa Dahil Edilmesi Hedefleniyor Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen Geleceğin Hasadı Programı, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de uygulanacak. Program kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar Avrupa genelinde yaklaşık 900 çiftçinin desteklenmesi, bunların yaklaşık 200'ünün ise Türkiye'de programa dahil edilmesi hedefleniyor. Program, çiftçileri ve tarım alanında değer yaratmak isteyen katılımcıları hızla dönüşen gıda sistemine uyum sağlayabilmeleri için uygulamalı bilgi, yenilikçi çözümler ve güçlü iş birlikleriyle desteklemeyi amaçlıyor. Tarımda kuşak değişiminin yeterince desteklenmemesi, Avrupa'nın gıda sisteminin iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısındaki dayanıklılığını zayıflatma riski taşıyor. Geleceğin Hasadı, aile çiftliklerini devralan veya yönetmeye başlayan çiftçileri ve geleceğin tarım profesyonellerini; tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek bilgi, araç ve ağlarla desteklemeyi hedefliyor. Doktar İş Birliğiyle Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Teknolojileri Eğitimi PepsiCo Vakfı tarafından finanse edilen ve EIT Food koordinasyonunda yerel iş ortaklarıyla yürütülen Geleceğin Hasadı programı, Türkiye'de yapay zekâ ve akıllı tarım teknolojileri geliştiren Doktar iş birliğiyle uygulanacak. Program, çevrim içi eğitimleri uygulamalı saha deneyimleriyle bir araya getirirken; yenileyici tarım, iklim dayanıklı tarım uygulamaları, dijital tarım teknolojileri ile işletme ve finans yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim sunacak. Böylece katılımcıların edindikleri bilgileri kendi işletmelerine aktarmaları desteklenecek. Program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilir tarım uygulamaları, tarım işletmesi yönetimi, girişimcilik ve liderlik gibi başlıklarda, ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapsamlı bir eğitim sürecine dahil olacak. Bununla birlikte, katılımcılar Geleceğin Hasadı Farm Hub çatısı altında sunulan tarla klinikleri, saha ziyaretleri, öğrenme oturumları ve mentorluk programları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanırken; sektör uzmanları, girişimciler ve yenilikçi tarım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak. Geleceğin Hasadı, yarının çiftçilerinin yeni uygulamaları sahada deneyimlemelerine, işletmelerinin dayanıklılığını artırmalarına ve yenilikçi çözümleri üretim süreçlerine entegre etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Program aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve ekonomik açıdan güçlü bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sunarken, EIT Food'un Avrupa genelindeki yenilik ekosistemi ile PepsiCo Vakfı'nın sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendirme vizyonunu bir araya getiriyor. PepsiCo Global Sosyal Etki Kıdemli Başkan Yardımcısı ve PepsiCo Vakfı Başkanı Monica Bauer, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bir gıda ve içecek şirketi olarak tarımla güçlü bir bağa sahibiz. Ürünlerimizin temelini oluşturan hammaddeler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi önemli zorluklarla mücadele eden çiftçiler tarafından üretiliyor. PepsiCo Vakfı olarak, Geleceğin Hasadı gibi yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen ve güvenilir iş ortaklarımızla hayata geçirilen programları destekleyerek tarım topluluklarının uzun vadede daha dirençli, sürdürülebilir ve daha dirençli ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz." Program Avrupa genelinde ortak bir çerçevede uygulanırken, Türkiye'deki uygulamalar Doktar ve ilgili ekosistem paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde yürütülecek. Böylece programın, Türkiye'nin tarımsal öncelikleri ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda uygulanması sağlanacak. EIT Food CEO'su Richard Zaltzman ise şunları söyledi: "Avrupa tarımının geleceği, tarımla ilgilenen bireylerin ve geleceğin üreticilerinin üretmek, yenilik geliştirmek ve liderlik etmek için cazip bir alan olarak görmesine bağlı. Bu nedenle PepsiCo Vakfı ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Amacımız çiftçilere ve tarımın geleceğine katkı sunacak katılımcılara toprağı yeniden canlandıracak, işletmelerini güçlendirecek ve daha dirençli bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlayacak bilgi, özgüven ve bağlantıları kazandırmak. Geleceğin Hasadı, EIT Food'un Avrupa genelinde daha dayanıklı bir tarım sektörü oluşturma hedefinin önemli bir parçasıdır." Türkiye tarım sektörü; özellikle kuşak yenilenmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine dayanıklı sürdürülebilir üretim modellerine geçiş alanlarında önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Geleceğin Hasadı, çiftçilerin ve geleceğin tarım profesyonellerinin daha dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurabilmeleri için gerekli bilgi, araç ve yetkinlikleri kazandırarak bu dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: "Bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye göstereceğini düşünüyoruz” PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay konuya ilişkin şunları söyledi: "PepsiCo Türkiye olarak tarımın sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi gıda değer zincirimiz boyunca önemli bir odak alanı olarak görüyoruz. Geleceğin Hasadı aracılığıyla PepsiCo Vakfı’nın geleceğin çiftçilerinin ve tarım profesyonellerinin güçlenmesine ve daha dayanıklı, geleceğe hazır üretim modellerine geçişlerine katkı sağlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Doktar ile gerçekleştirilen iş birliğinin çiftçilerin yenilikçi çözümlere erişimini artırarak daha verimli ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemelerine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye tanıtacağına inanıyoruz." Türkiye'de Programın İlk Etabı Başladı Türkiye'de programın ilk etabı; Tekirdağ, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Adana'da mısır ve kanola üretimi yapan 86 çiftçiyle başladı. İkinci etapta ise başta Tekirdağ, Mersin, Manisa ve Kocaeli olmak üzere patates üreticilerine öncelik verilerek 114 çiftçinin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Program kapsamında katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal ihtiyaçlarına göre hazırlanan yerel vaka çalışmalarını içeren üç çevrim içi eğitim modülünün yanı sıra Adana'da düzenlenecek yüz yüze eğitimlere katılacak. Programın uygulamalı öğrenme ayağında ise seçilen 40 çiftçi; saha ziyaretleri, akran öğrenme programları ve işletmelerine özel hazırlanacak gelişim yol haritalarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak  Haber

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak 

Sağlanan kaynak, Güneydoğu Avrupa Fonu’nun (European Fund for Southeast Europe – EFSE) sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak. Finansman; gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, edinilen kaynağın, gıda güvenliği ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere, 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon ABD Doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları belirtti: “Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip olan tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken; gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde Bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye’de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin kendileri açısından özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Begert, tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İş birliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.