Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak  Haber

Sürdürülebilir Tarım İçin Uluslararası Kaynak 

Sağlanan kaynak, Güneydoğu Avrupa Fonu’nun (European Fund for Southeast Europe – EFSE) sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak. Finansman; gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, edinilen kaynağın, gıda güvenliği ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere, 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon ABD Doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları belirtti: “Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip olan tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken; gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde Bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye’de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin kendileri açısından özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Begert, tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çekerek, “İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İş birliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor Haber

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentlerin çok yönlü sorunlarına çözüm üretilmesi için İzmir’de başlatılan konsey ve kurullar dönemi kentte ortak aklı harekete geçiriyor. İzmir’in binlerce yıllık zeytin kültürünün ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değere ulaşması, markalaşması ve ekonomik katma değerinin artırılması amacıyla oluşturulan Zeytin Danışma Kurulu da Zeytin Çalıştayı ile sektörün yol haritasını belirliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen çalıştaya çok sayıda özel sektör temsilcisi, üretici ve sektör uzmanı katıldı. Üngür: Bu büyük topluluğun İzmir’de zeytin için toplanması çok kıymetli Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, zeytinin Akdeniz’in ve insanlık tarihinin en önemli, en değerli kültür varlıklarından biri olduğunu belirterek “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık üç ay önce Zeytin Danışma Kurulu ile yola çıktık. Zeytine ve zeytinciliğe ait pek çok kurumla bugün buradayız. Bu kadar büyük bir topluluğun, İzmir’de zeytin için bir araya gelmesi çok kıymetli. Bugün çalışma masalarında hep birlikte üreteceğimiz ortak kararlar, geliştireceğimiz vizyoner stratejiler ve somut çözüm önerileri; zeytin sektörümüzün yarınlarına yön verecek tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Buradan çıkacak sektörel mutabakat; üreticimizin emeğine bereket katacak, zeytinyağımızın küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak ve tarladan sofraya uzanan tüm süreçlerin kalitesini en üst seviyeye taşıyacaktır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kurucu: Zeytin mutlaka hak ettiği değeri bulmalı Çalıştay programı hakkında bilgi veren ve zeytinin önemi üzerinde duran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, zeytinin stratejik değere sahip olan bir yağ bitkisi olduğunu söyleyerek “İzmir’in kimliğinde zeytin ve zeytinyağı önemlidir. İzmir için birkaç önemli üründen bir tanesidir. Zeytinin mutlaka ulusal ve uluslararası değerini bulması lazım. Kalitesiyle, tadıyla, sürdürülebilir olmasıyla bunu başarmamız lazım” ifadelerini kullandı. Zeytine yön verecek yedi ayrı masa Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar zeytine yön verecek yedi ayrı masada toplantılara başladı. Zeytin Çalıştayı’ndaki her masa üç temel sorun, üç öncelikli çözüm ve bir pilot proje önerisi hazırlayacak. Masalarda; “Zeytinliklerde Kültürel Uygulamalar ve Beşeri Sermayenin Güçlendirilmesi”, “Doğru Çeşit, Sertifikalı Fidan ve Zeytin Envanteri”, “Kalite, Analiz, Sertifikasyon ve Tağşişle Mücadele”, “Kooperatifçilik ve Yeni Nesil İş Birliği Modelleri”, “Markalaşma, Pazarlama, İç Tüketim ve İhracat”, “Zeytin Kültürü, Gastronomi, Agroturizm ve Zeytin Rotaları” ve “İklim Krizi, Akıllı Tarım (AgTech) Uygulamaları, Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi” olmak üzere yedi ayrı başlık değerlendirilecek. Bütün paydaşlar tek çatı altında Çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakleri, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Derneği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ,Tarım Ekonomisi Derneği, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB), Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, S.S. Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile çok sayıda özel sektör temsilcileri, üreticiler ve sektör uzmanları katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor Haber

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından olan tarım sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Küresel iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması önemli gibi gelişmelere rağmen sektör, akıllı tarım uygulamaları, veri odaklı üretim modelleri ve sürdürülebilir yaklaşımlar ile yenilikçi bir yapıya kavuşma potansiyeli taşıyor. “Geleceğin Önder Çiftçileri Eğitim Programı”, bu dönüşümün gelecekteki öncüleri olacak genç üreticileri desteklemek amacıyla İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. 31 Mayıs’a kadar başvuruların devam edeceği program kapsamında; bitkisel ve/veya hayvansal üretimle ilgilenen, teknolojiye ve yeni nesil tarım uygulamalarına ilgi duyan ziraat fakültelerinin ikinci sınıf öğrencileri arasından 20 genç çiftçi seçilecek. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılması beklenen öğrenciler, bir hafta boyunca eğitimler alacak. Teori ve pratik bir arada İki aşamalı bir yapı üzerine kurgulanan programın ilk aşamasında genç çiftçilere finansal okuryazarlık, tarım politikaları, katma değerli üretim ve ürün hikâyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik, tarımsal finans, kooperatifçilik, üretim ve pazarlamada dijital uygulamalar, iş modeli geliştirme başlıklarında disiplinler arası içerikler sunulacak. Programın devamında öne çıkan katılımcılar, ikinci yıl planlanan uygulama aşamasına dahil edilecek. İkinci aşama, teorik kazanımların toprakla buluştuğu bir basamak olarak kurgulanıyor. Bu süreçte genç çiftçilerin örnek çiftlikler, tarımsal işletmeler, girişimler ve kooperatiflerle bir araya gelerek ekosistem deneyimi kazanması hedefleniyor. Ayrıca, yeni nesil tarım teknolojileri ve çözümleri, verimlilik artırıcı uygulamalar konusunda saha deneyimi edinmeleri planlanıyor. Böylece katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de desteklenecek. Uzun vadeli ve çok boyutlu bir gelişim modeli olarak tasarlanan programın; tarım sektöründe insan kaynağının güçlendirilmesine, teknolojik dönüşümün desteklenmesine ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden Haber

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden

Hyundai Motor Company, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan iF Design Award 2026’da önemli bir başarı elde etti. Hyundai, Otomobil/Araç Tasarımı, Marka & İletişim Tasarımı ve Ürün Tasarımı dahil olmak üzere 8 farklı kategoride toplam 21 ödül kazanarak 2025 yılındaki performansını da geride bıraktı. Hyundai’nin bu geniş kapsamlı başarısı, yalnızca araç tasarımındaki mükemmeliyetini değil, aynı zamanda markanın küresel ölçekte kimliğini yeniden şekillendiren yenilikçi bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Hyundai’ye iF Design Award kazandıran ürün ve projeler Hyundai, Ürün Tasarımı kategorisinde yüksek performanslı tamamen elektrikli sedan modeli IONIQ 6 N, kompakt elektrikli konsept modeli Concept THREE ve çok yönlü robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf ile öne çıktı. Jüri, Hyundai’yi birçok yaratıcı projede ve farklı kategorilerde de ödüllendirdi. Elektrikli araç şarj istasyonunda geçen gerilim dolu kısa film ‘Night Fishing’, Marka & İletişim Tasarımı kategorisinde iki ödül kazandı. Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore’da yer alan ve dünyanın ilk etkileşimli robotik tabanlı akıllı tarım uygulaması olan HMGICS CX Smart Farm, insan odaklı teknolojisiyle hem Marka & İletişim Tasarımı hem de Kullanıcı Deneyimi (UX) kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. Hyundai Motor Grubu’nun ilk yazılım markası olan Pleos da aynı kategoride ödül kazanarak mobilite inovasyonuna yön veren tasarım yaklaşımını ortaya koydu. Diğer ödül kazanan projeler arasında; ağaçlardan elde edilen ekolojik verileri yapay zekâ ile dile dönüştüren ‘Tree Correspondents’ sosyal sorumluluk kampanyası ve Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore bünyesinde yer alan ‘Na Oh’ Kore restoranı ile bu restoranın felsefesini anlatan arşiv kitabı da bulunuyor. Bu başarı Hyundai Motor için ne ifade ediyor? Farklı kategorilerde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım ve yaratıcılık odaklı dönüşümünün güçlü bir göstergesi niteliğinde. Mimari, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kazanılan ödüller, markanın küresel bilinirliğini artırırken, her alanda tasarım mükemmeliyetine verdiği önemi de vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye’den, Agroexpo 2026 Sonrası Uluslararası İş Birliklerinde Güçlü Atılım Haber

HEPA Türkiye’den, Agroexpo 2026 Sonrası Uluslararası İş Birliklerinde Güçlü Atılım

HEPA Türkiye’nin koordinasyonuyla, Agroexpo 2026 Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında kurulan uluslararası temaslar, fuar sonrasında somut iş birliklerine dönüşerek önemli bir başarıya imza attı. Tarım teknolojileri ve sürdürülebilir üretim çözümleri alanlarında faaliyet gösteren Macar firmalar ile Türkiye merkezli paydaşlar arasında geliştirilen bu stratejik ortaklıkların, sektörün dönüşümüne ve verimlilik odaklı büyümesine katkı sağlaması hedefleniyor. Fuar boyunca yürütülen yoğun temaslar ve etkin iş geliştirme çalışmaları sonucunda, farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler arasında kritik anlaşmalar hayata geçirildi. DroneFiller ile Stratejik İş Birliği Hayata Geçirildi Avrupa ve dünya genelinde 15 ülkede kullanılan drone dolum sistemleri geliştiren DroneFiller, tarımsal ilaçlama süreçlerini daha hızlı, temiz ve verimli hale getiren çözümleriyle öne çıkıyor. Agroexpo 2026 kapsamında DroneFiller yetkilisi Mate Kovacs ile Zafer Güder Havacılık ve Uzay şirketi sahibi Zafer Güder arasında kurulan ilk temas, HEPA Türkiye’nin katkılarıyla somut bir iş birliğine dönüştü. Bu kapsamda 17 Mart'ta Macaristan’ın Mezotur kentinde faaliyet gösteren DroneFiller firmasına bir ziyaret gerçekleştirilerek, teknik ve ticari değerlendirmeler yapıldı. Görüşmelerin ardından taraflar arasında iyi niyet anlaşması imzalandı. ABZ Innovation Türkiye Pazarına Giriyor İHA tabanlı tarımsal ilaçlama sistemleri ve otonom drone teknolojileri geliştiren ABZ Innovation ile Türkiye’de havacılık sistemleri, İHA operasyonları alanında faaliyet gösteren Zafer Güder Aviation arasında distribütörlük anlaşması imzalandı. HEPA Türkiye’nin iş geliştirme desteğiyle hayata geçirilen bu iş birliği, ABZ Innovation’ın Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmesi açısından önemli bir adım taşı niteliği taşıyor. Aynı zamanda yüksek verimli havadan uygulama çözümleri ile hassas tarım teknolojilerinin yaygınlaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Agrofeed Türkiye’de Entegre İş Birliklerini Genişletiyor Premiks ve hayvan besleme çözümleri alanında faaliyet gösteren Agrofeed, Türkiye’deki iş birliklerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda; Bytoprak Tarım ile hayvan sağlığı, sürü yönetimi ve veterinerlik hizmetleri alanında uzmanlaşmış Pusula Veterinerlik Hizmetleri ile anlaşmalar imzalandı. HEPA Türkiye’nin katkılarıyla geliştirilen bu iş birliklerinin, Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta entegre ve verimlilik odaklı çözümlerin yaygınlaşmasın katkı sunması hedefleniyor. WeedEye ve Tekno Kurgu’dan Akıllı Tarımda Stratejik Hamle Akıllı tarım teknolojileri geliştiren WeedEye, yabani otları gerçek zamanlı tespit ederek yalnızca hedeflenen alanlara uygulama yaparak herbisit kullanımını %90’a kadar azaltabilen yenilikçi çözümleriyle dikkat çekiyor. HEPA Türkiye’nin yürüttüğü iş geliştirme süreci kapsamında, WeedEye ile Tekno Kurgu firması Agroexpo 2026 sonrasında stratejik iş birliği için önemli bir adım atarak iyi niyet anlaşması imzalandı. Taraflar, Haziran ayında Macaristan’ın Györ kentinde gerçekleştirilecek demo gününe katılarak WeedEye teknolojilerinin sahadaki performansını test edecek. Elde edilecek sonuçlara göre iş birliğinin kapsamı ve geleceği netleşecek. Ayrıca, Agroexpo sürecinde başlatılan görüşmeler kapsamında başta S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi olmak üzere iki ayrı ön anlaşmanın da imza aşamasına geldiği belirtilmektedir. Bu kapsamda Györ’de düzenlenecek demo gününe Türkiye’den geniş katılımlı bir delegasyonun iştirak etmesi planlanıyor. HEPA Türkiye Uluslararası İş Birliklerinde Köprü Olmaya Devam Ediyor Agroexpo 2026 sonrasında elde edilen bu somut çıktılar, HEPA Türkiye’nin uluslararası iş birliklerini geliştirme, yatırım ve teknoloji transferine katkı sağlama misyonunun güçlü bir göstergesi niteliğindedir. HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de tarım, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında uluslararası paydaşları bir araya getirerek Türkiye’de katma değerli projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, 5G'de Öncü Rolüyle Türkiye’yi Küresel Teknoloji Rekabetinde Daha Güçlü Konuma Getirmeyi Hedefliyor Haber

Türk Telekom, 5G'de Öncü Rolüyle Türkiye’yi Küresel Teknoloji Rekabetinde Daha Güçlü Konuma Getirmeyi Hedefliyor

Türk Telekom’un dijital geleceğin ve 5G ekosisteminin temelini oluşturan güçlü fiber altyapısı, 2025 yılı itibarıyla 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 34,3 milyona ulaştı. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı ise %58’e yükseldi. Uzun yıllardır yürüttüğü saha testleri, pilot uygulamaları ve Ar-Ge çalışmalarıyla 5G’de öncü rol üstlenen Türk Telekom, yerli ve milli teknoloji üretme vizyonu kapsamında iştirak şirketleri Argela ve Netsia ile 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltan yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, Türkiye’nin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl oldu. 81 ili uçtan uca kapsayan ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin en büyük gücünü oluşturuyor. Sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar hayata geçirdiğimiz 5G uygulamalarında kazandığımız deneyim ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı istasyon oranımızla iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağının da öncüsüyüz. Türk Telekom olarak, 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı, Türkiye’yi küresel teknoloji rekabetinde daha güçlü konuma getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Milli sorumluluk bilinciyle dijital dönüşümde liderliği üstlenen Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu; “Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" “Türk Telekom olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz.” “5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik” 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, “Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Türk Telekom olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli: Önümüzdeki 10 Yılda Gıda Talebi %30 Artacak Haber

Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli: Önümüzdeki 10 Yılda Gıda Talebi %30 Artacak

Gıda zincirinin yeniden tasarlanmasına yönelik ortak vizyon ve strateji geliştirilmesi hedefiyle bu yıl 11’incisi düzenlenen ve “Gıdanın Geleceği İçin Dönüşüm” temasını ele alan Sürdürülebilir Gıda Zirvesi İstanbul’da gerçekleştirildi. Daha adil, sürdürülebilir, erişilebilir ve sağlıklı bir gıda sistemi için fikirlerin, iş birliklerinin ve inovasyonun gündeme taşındığı Zirve; akademi, finans, sanayi, iş dünyası, medya, KOBİ’ler ve sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Sürdürülebilir üretim, rekabetçilik, gıda arz güvenliği ve tüketiciyi doğru bilinçlendirme odağında sektörün dönüşümüne katkı sunan Türkiye gıda sanayisinin öncü kuruluşlarından Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS); gıdanın geleceğine çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla yaklaşan zirvenin düzenleyici ortaklarından biri olarak sektörün en önemli organizasyonlarından birisine daha imza attı. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), Sürdürülebilirlik Akademisi ile düzenlediği ve sorumlu bir gıda sistemi için yürütülen çalışmaların paylaşıldığı zirveyle gıda sektörünün yol haritasını tekrar gözler önüne sermiş oldu. “Devletler tarım ve gıda sektörüne yılda yaklaşık 650 milyar dolar aktarıyor” Zirve kapsamında düzenlenen “Yatırım Ufukları: Sürdürülebilir Gıdada Finansmanın Geleceği” oturumunda tarımsal desteklerin büyük ölçüde üretim artışına odaklandığını vurgulayan Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli, günümüzde aynı çizgide ısrar etmenin iklim değişikliği, kaynakların sınırlılığı ve sağlıksız beslenmeyle birlikte ‘gizli maliyetleri’ büyüttüğünü kaydetti. Sürmeli, “Devletler tarım ve gıda sektörüne yılda yaklaşık 650 milyar dolar aktarıyor. Bu tutar son 20 yılda iki katına çıktı ama beklenen verimlilik ve istihdam artışını her zaman üretemiyoruz. Bulgularımız, verilen 1 dolar desteğin yalnızca 35 senti doğrudan üretim artışı ve verimliliğe yansıdığını gösteriyor. Asıl soru artık gıdayı ne kadar ürettiğimiz kadar, nasıl ürettiğimizdir. Suya ve toprağa gereken özeni göstermeden üretime devam edersek, bir noktadan sonra üretimi taşıyacak kaynaklarımız zayıflıyor” dedi. Küçük işletmeler küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor Destek politikalarının yönünün yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilirlik, verimlilik ve dayanıklılık hedefleriyle uyumlu hale gelmesi gerektiğini belirten Sürmeli, “Doğrudan çiftçiye ödeme ya da yalnızca üretime dönük destekler, teknolojiyle, bilgiyle ve akıllı tarım uygulamalarıyla buluşmadığında verimlilik artışına yeterince dönüşmüyor; aynı döngünün içinde dönüp dolaşıyoruz. Dünyada yaklaşık 500 milyon küçük ölçekli işletme küresel gıda ihtiyacının yaklaşık %80’ini karşılıyor. Önümüzdeki 10 yılda talebin %30 artacağı öngörülürken, bu işletmelerin üretime sağlıklı biçimde devam etmesini sağlayamazsak güvenli ve sürdürülebilir gıda arzını garanti altına alamayız. Geliştirdiğimiz ‘AgriConnect’ yaklaşımıyla değer zinciri içinde küçük çiftçiyi ve küçük işletmeleri güçlendirmeyi, dayanıklılığı artırmayı ve üretimin sürekliliğini güvence altına almayı hedefliyoruz” diye konuştu. Nevzat Artık: “Gıda israfını azaltmak; suyu, toprağı ve emeği korumaktır” “Riskten Dayanıklılığa: Güçlü ve İstikrarlı Tedarik Zincirleri İnşa Etmek” oturumunda konuşan TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda israfının iklim krizinin temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi. “Üretimi sınırsız artırabileceğimiz bir dünyada yaşamıyoruz; tarım arazileri azalıyor, nüfus artıyor” diyen Nevzat Artık, ekmek israfının bunun en görünür örneklerinden biri olduğunu belirtti. Artık, “Türkiye’de günde yaklaşık 4 milyon adet ekmek israf ediliyor, bu durum yıllık 2 milyon ton buğdayın dolaylı olarak boşa gitmesi anlamına geliyor. İsraf yalnızca evlerde değil, hizmet sektöründe de karşımıza çıkıyor. Özellikle toplu tüketim ve turizm bölgelerinde dikkatli olunması gerekiyor. Sonuçta gıda israfını azaltmak, yalnızca ‘çöpü azaltmak’ değildir; suyu, toprağı ve emeği korumak, iklim risklerini yönetmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek demektir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.