Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Telefon

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Telefon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Telefon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Telefonlardan Beklentiler Değişiyor Haber

Akıllı Telefonlardan Beklentiler Değişiyor

Üretken yapay zekâ artık günlük yaşamın doğal bir parçası haline geliyor. Samsung’un küresel pazarlardaki kullanıcı eğilimlerini inceleyen tüketici içgörü çalışmaları, mobil yapay zekanın benimsenme hızını çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. Samsung verilerine göre, yapay zekâ destekli cihazları deneyimleyen kullanıcıların %70'e yakını bu özellikleri günlük rutinlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kullanıyor. Dahası, yeni nesil tüketicilerin %80'inden fazlası bir sonraki akıllı telefon tercihinde "cihaz içi (on-device) entegre yapay zekâ" yeteneklerini birincil satın alma kriteri olarak konumlandırıyor. Çok değil, yakın geçmişe kadar sadece birer "ek özellik" olarak görülen bu teknolojiler, bugün artık yeni bir mobil çağın standardını belirliyor. Kullanıcılar artık akıllı telefonlarını yalnızca iletişim kurmak için değil; aynı anda çalışmak, içerik üretmek ve yaratıcılığın sınırları zorlamak için çok yönlü birer asistan olarak kullanıyor. Samsung'un Galaxy ailesinde çoklu ekran teknolojileriyle başlattığı form faktörü devrimi de bu noktada gücünü rakamlarla kanıtlıyor. Markanın tüketici araştırmaları, katlanabilir ekran deneyimiyle tanışan kullanıcıların %90 gibi çok yüksek bir oranının bir sonraki cihazında da yine bu yenilikçi form yapısını tercih ettiğini gösteriyor. Tasarımsal esneklik ile yapay zekanın birleşimi, akıllı telefonları cebe sığan kompakt birer üretim stüdyosuna dönüştürüyor. Geleceğin mobil deneyimini kullanıcı beklentileri şekillendiriyor Mobil teknolojilerde önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri arasında üretken yapay zekânın cihaz içi (on-device) entegrasyonu, gelişmiş çoklu görev (multitasking) deneyimleri ve yeni nesil form faktörleri yer alıyor. Samsung, kullanıcı odaklı inovasyon anlayışıyla, teknolojinin sadece donanımsal güçten ibaret kalmadığı; esnekliğin, hafifliğin ve yapay zekanın bir arada sunulduğu yeni bir mobil çağın kapılarını aralamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şikayetvar: "Yetkili Servis Şikayetleri Yüzde 109 Arttı" Haber

Şikayetvar: "Yetkili Servis Şikayetleri Yüzde 109 Arttı"

Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı. Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: “Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor. Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor. Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor.” Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle: Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklarUzayan onarım süreçleriServis randevularına uyulmamasıYedek parça temininde yaşanan gecikmelerAynı arızanın tekrar etmesiÜrün değişim ve iade taleplerinin karşılanmamasıKurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlarMüşteri hizmetlerine ulaşamamaYüksek servis ve yedek parça ücretleri Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetler ise şöyle sıralandı: “Derin dondurucu satın aldım ancak aradan 15 gün geçmesine rağmen kurulum için servis gelmedi. Defalarca ulaşmaya çalışmamıza rağmen ne telefonlara yanıt alabildik ne de kurulum tarihi konusunda bilgi verildi. Ürün evde kutusunda bekliyor ve kullanamıyorum. Mağduriyetimin giderilmesi için bir an önce servis yönlendirilmesini talep ediyorum.” “Yaklaşık 3 yıldır kullandığım buzdolabım arızalandı. Yetkili servis tarafından yapılan incelemede cihazın tamir edilemeyeceği belirtilerek garanti kapsamında değişim kararı verildi. Ancak bir süre sonra ürünün stokta bulunmadığı gerekçesiyle değişim yerine para iadesi teklif edildi. Önerilen bedelin güncel piyasa koşullarında aynı segmentte bir ürün almak için yetersiz olduğunu belirttim. Talebim para iadesi değil, değişim kararı verilen ürünün eşdeğer veya daha üst özelliklere sahip bir modelle değiştirilmesi yönünde." “Satın aldığım beyaz eşya için ücretini ödeyerek ek garanti yaptırdım. Ancak ürünle ilgili sorun yaşadığımda, yetkili serviste ek garantinin sistemde tanımlı olmadığı bilgisi verildi. Müşteri hizmetleriyle yaptığım görüşmede ise ek garanti kapsamında yetkili servis yerine farklı bir servis süreci işletildiği ve arıza için ek ücret talep edildiği belirtildi. Ek garanti ücretini, ürünümün garanti kapsamının genişletilmesi ve olası arızalarda ek maliyetle karşılaşmamak için ödemiştim. Buna rağmen hem garanti kapsamına ilişkin belirsizlik yaşadım hem de ek ücret talebiyle karşılaştım.” “Satın aldığım bulaşık makinesi için ücretini ödeyerek ek garanti yaptırdım. Ancak ürünle ilgili sorun yaşadığımda, yetkili servis tarafından ek garantinin sistemde görünmediği bilgisi verildi. Müşteri hizmetleriyle yaptığım görüşmede ise ek garanti kapsamında yetkili servis yerine farklı bir servis yönlendirmesi yapıldığı ve arıza için yaklaşık 5 bin TL ücret talep edildiği belirtildi. Ek garanti ücretini, ürünümün garanti kapsamının genişletilmesi ve olası arızalarda ek maliyetle karşılaşmamak için ödemiştim. Buna rağmen hem garanti kaydının görünmemesi hem de ek ücret talebiyle karşılaşmam mağduriyet yarattı.” “Satın aldığım mini buzdolabı bir süre sonra soğutmamaya başladı ve kullanılamaz hale geldi. Arıza kaydı oluşturmama rağmen yaklaşık 40 gündür ne servis geldi ne de tarafıma herhangi bir dönüş yapıldı. Bu süreçte defalarca müşteri hizmetleriyle görüşmeme rağmen her seferinde servis yönlendirileceği bilgisi verildi ancak herhangi bir işlem yapılmadı. Ürünü uzun süredir kullanamıyor olmama rağmen sorunun çözümü için somut bir adım atılmadı.” “Klimamda aynı arıza nedeniyle garanti süresi boyunca defalarca servis işlemi yapılmasına rağmen sorun giderilemedi. Daha sonra arızanın, önceki servis müdahalelerindeki hatalı işlemlerden kaynaklandığını öğrendim. Sorunun devam etmesi nedeniyle garanti sonrasında 5.700 TL ücret ödemek zorunda kaldım. Hatalı servis işlemleri nedeniyle tahsil edilen bu bedelin iadesini talep ediyorum.” “Satın aldığımız çamaşır makinesi ve buzdolabında kurulumdan itibaren ciddi sorunlar yaşadık. Çamaşır makinesi ilk kullanımda arızalanarak su baskınına neden oldu, buzdolabı ise hasarlı teslim edildi ve soğutma problemi yaşadı. Her iki ürün de servis tarafından incelenmek üzere alındı. Defalarca yaptığımız başvuruya rağmen değişim talebimiz reddedildi ve ürünlerin sorunsuz olduğu belirtildi. Ancak yaşadığımız arızalar ve servis tespitleri bunun aksini göstermektedir. Arızalı ürünler için öncelikle ücret iadesi, bu mümkün değilse sıfır ve sorunsuz ürünlerle değişim talep ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik Haber

Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik

Son yıllarda birçok küresel teknoloji markasının Türkiye'de üretim yatırımı gerçekleştirmesi, ülkenin üretim altyapısına duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ancak bu yatırımların sürdürülebilir ekonomik değere dönüşebilmesi için mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. General Mobile İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlkay Cihaner, Türkiye'nin son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir üretim kabiliyeti geliştirdiğini ancak mevcut potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir altyapı ve bilgi birikimi oluşturdu. General Mobile olarak yüzde 70'e varan yerlilik oranına ulaşırken, yıllık 4,2 milyon adet üretim kapasitesine sahip tesisimizle hem kendi markamız hem de farklı markalar için üretim gerçekleştirebiliyoruz. Ancak sektör genelinde kurulu kapasitenin önemli bölümü atıl durumda bulunuyor. Mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yerli üretimi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi ve teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi halinde Türkiye'de yaratılan katma değer önemli ölçüde artabilir. Bu sayede hem yatırımların sürdürülebilirliği sağlanabilir hem de elektronik üretiminde oluşan bilgi birikimi daha geniş bir sanayi ekosistemine yayılabilir.” 5G dönüşümü için finansmana erişimin ulaşılabilir olması gerekiyor Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecine güçlü şekilde hazırlandığını belirten Cihaner, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 5G mobil abone sayısının yaklaşık 42 milyona ulaştığını ifade etti. “Bu sayı, Türkiye'de tüketicilerin yeni nesil haberleşme teknolojilerine adaptasyonunun son derece güçlü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde 5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketicilerin bu teknolojiden tam anlamıyla faydalanabilmesi için 5G destekli yeni nesil cihazlara erişimin kolaylaştırılması gerekiyor. Bugün 12 ay vadeli tüketici kredilerinde uygulanan 20 bin TL üst sınır, yaklaşık 39 bin TL seviyesine ulaşan ortalama akıllı telefon fiyatlarının oldukça gerisinde kalmış durumda. Mevcut düzenleme tüketicilerin yeni teknolojilere erişimini zorlaştırırken, iç pazardaki talebi de baskılıyor. Türkiye'nin 5G dönüşümünü hızlandırabilmesi ve tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişiminin önünün açılabilmesi için kredi üst limitlerinin günümüz piyasa koşullarına uygun şekilde en az 40 bin TL seviyesine çıkarılmasının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında yenilenmiş akıllı telefonlarda uygulanan 12 ay kredi kartı taksit imkanının, yerli üretim 5G akıllı telefonlar için de değerlendirilmesi önemli bir kaldıraç etkisi yaratacaktır. Böyle bir düzenleme, tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırırken, 5G cihazların geleneksel satış kanalları başta olmak üzere daha geniş bir noktada ulaşılabilirliğini ve tercih edilebilirliğini artıracaktır. Bu sayede yerli üretim desteklenirken, 5G cihaz penetrasyonunun ve Türkiye'nin dijital dönüşüm hızının artmasına da önemli katkı sağlanacaktır.” Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir Akıllı telefonların artık lüks tüketim ürünü değil, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Cihaner, mevcut vergi yapısının hem tüketiciyi hem de yerli üreticiyi zorladığını ifade etti. “Bugün akıllı telefonlar eğitimden sağlığa, bankacılık işlemlerinden kamu hizmetlerine, iş hayatından sosyal yaşama kadar hayatın her alanında kullanılan temel ihtiyaç ürünlerinden biri haline geldi. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği'nin (MOBİSAD) paylaştığı verilere göre sektörde kayıt dışılık oranı yüzde 35 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu oran dikkate alındığında, her yıl yaklaşık 3 ila 3,5 milyon adet cihazın kayıt dışı yollarla ülkeye girdiği ve bunun ülke ekonomisinde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık ekonomik kayba neden olduğu hesaplanıyor. Yerli üretimi yapılan cihazlara yönelik vergi indirimi veya belirli vergi istisnalarının hayata geçirilmesi, hem tüketicilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak hem de talebi canlandıracaktır. Böyle bir uygulamanın yalnızca Türkiye'de üretilen cihazları kapsaması halinde yerli üretim teşvik edilirken kayıt dışılığın azaltılması da mümkün olabilir. Bunun sonucunda kapasite kullanım oranları yükselirken sektörün ekonomiye sağlayacağı katkı da önemli ölçüde artacaktır.” Yüksek teknoloji üretimi için 200 dolar gözetim uygulaması güncellenmeli Akıllı telefon ithalatında uygulanan 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulamasının günümüz maliyet yapısını yansıtmadığını belirten Cihaner, özellikle yapay zeka yatırımlarının elektronik sektöründe önemli maliyet değişimlerine neden olduğunu söyledi. “Yapay zeka yatırımları ile yüksek bant genişlikli belleklere yönelik küresel talep son derece hızlı arttı. Veri merkezleri ve yapay zeka altyapı yatırımları nedeniyle tüketici elektroniğinde kullanılan belleklerde arz baskısı oluşurken, bazı ürün gruplarında bellek maliyetleri geçen yıla göre altı kata kadar yükseldi. Bugün birçok akıllı telefonda bellek maliyetinin toplam cihaz maliyetinin yaklaşık yüzde 50'sine kadar ulaştığını görüyoruz. Bu durum ürün maliyet yapısını önemli ölçüde değiştirmiş durumda. Mevcut 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulaması üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve giriş-orta segment ürünlere yönlendirirken, daha yüksek teknoloji içeren ürünlerin Türkiye'de üretilmesini yeterince teşvik etmiyor. Gözetim uygulamasının en az 300 dolar seviyesine çıkarılması, daha geniş ürün segmentlerinin Türkiye'de üretilmesine, yüksek katma değerli yatırımların artmasına ve Türkiye'nin teknoloji üretimindeki rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.” Türkiye, değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip Küresel şirketlerin son yıllarda üretim ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini belirten Cihaner, Türkiye'nin bu dönüşümden faydalanabilecek en güçlü ülkelerden biri olduğunu ifade etti. “Doğu ile Batı arasında değişen jeopolitik dengeler ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Avrupa pazarına yakınlığımız, Gümrük Birliği avantajımız, güçlü lojistik altyapımız, yetişmiş iş gücümüz ve üretim kabiliyetimiz sayesinde Türkiye teknoloji yatırımları açısından stratejik bir merkez konumunda bulunuyor. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına erişim açısından sahip olduğumuz avantajlar yeni teknoloji yatırımlarının ülkemize çekilmesinde önemli rol oynayabilir. Bugün kurulu bulunan üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması yalnızca iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Türkiye'nin bölgesel teknoloji üretim ve ihracat üssü haline gelmesi için de önemli bir fırsat sunuyor.” Kritik haberleşme teknolojilerinde yerli üretim stratejik önem taşıyor Günümüzde telekom altyapılarının enerji ve savunma sistemleri kadar kritik hale geldiğini belirten Cihaner, birçok ülkenin haberleşme ekipmanlarını artık yalnızca ticari ürün olarak değil, stratejik milli güvenlik unsuru olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. “Hindistan başta olmak üzere birçok ülke kritik haberleşme altyapılarında güvenilir tedarikçi modellerini destekliyor ve yerli üretimi teşvik ediyor. Avrupa'da da telekom altyapıları artık yalnızca maliyet perspektifiyle değil, siber güvenlik ve stratejik bağımsızlık perspektifiyle değerlendiriliyor. Türkiye'nin de sahip olduğu üretim altyapısını yalnızca akıllı telefonlarla sınırlamaması gerekiyor. Modemler, fiber erişim ekipmanları, kurumsal ağ çözümleri ve IoT haberleşme ürünleri gibi kritik teknolojilerde yerli üretimin teşvik edilmesi hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de ülkemizin siber güvenlik ve milli teknoloji hedeflerine katkı sağlayacaktır. Akıllı telefon üretiminde uygulanan gözetim mekanizmasına benzer şekilde, kritik haberleşme ekipmanlarında da yerli üretimi destekleyecek gözetim uygulamalarının ve gümrük politikalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye yalnızca tüketici elektroniğinde değil, stratejik haberleşme teknolojilerinde de bölgesel üretim merkezi haline gelebilir.” Güçlü bir yan sanayi ekosistemi yeni yatırımların önünü açabilir Türkiye'de akıllı telefon üretimiyle oluşan bilgi birikiminin elektronik sektörünün diğer alanlarına da yayılabileceğini belirten Cihaner, yerli tedarik ekosisteminin güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi. “Bugün otomotiv sektöründe güçlü bir yan sanayi yapısı bulunuyor. Benzer bir dönüşümün elektronik sektöründe de gerçekleşmesi gerekiyor. Elektronik bileşenler, mekanik parçalar ve diğer kritik komponentlerde yerli üretimin artırılması yalnızca akıllı telefon sektörüne değil, otomotiv elektroniğinden IoT cihazlarına kadar birçok farklı sektöre katkı sağlayacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu üretim altyapısı ve mühendislik kabiliyeti doğru inisiyatiflerle desteklendiğinde yalnızca tüketen değil, teknoloji geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke konumunu daha da güçlendirebilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama

Samsung Electronics Türkiye, başkanlık görevine Billy Kim’in atandığını duyurdu. Billy Kim, başkanlık bayrağını bu yıl Jeff Jo’dan devralırken, Samsung Electronics Türkiye çatısı altında 2011-2014 yılları arasında mobil ürün grubundan sorumlu olarak görev almıştı. Bu dönemde başta Galaxy S3 lansmanı gibi başarılı projeleri olmak üzere Türkiye’de akıllı telefon pazarında Samsung’un liderliğini elde etti. Görevinin ardından geçen süre zarfında şirketin İngiltere, Güney Kore ve ABD ülke ofislerinde İnsan Kaynakları ve Mobil İş Birimi Stratejik Direktörlüğü görevlerini üstlenen Kim, son olarak Samsung Electronics ABD bünyesinde Kurumsal Başkan Yardımcısı görevini yürütüyordu. Eğitimini ABD New York’ta bulunan Syracuse Üniversitesi’nde Pazarlama ve Muhasebe alanlarında MBA derecesiyle tamamlayan Billy Kim, yüksek teknoloji sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyimiyle çok kanallı satışları ve çeşitli küresel pazarlarda ürün pazarlamasını yönlendirme konusunda uzman kimliğiyle Samsung Electronics Türkiye’ye katkı sağlayacak. Farklı ülkelerde edindiği tecrübeyle dinamik pazar ihtiyaçlarına uyum sağlamaya odaklanan Kim, Samsung Electronics Türkiye’nin globalde etkinliğini artırma ve satış ve pazarlama alanındaki üstün performansını geliştirme çalışmalarına da liderlik edecek. 2011-2014 yılları arasında görev aldığı Türkiye’ye yeni bir görevle tekrar dönmekten dolayı son derece mutlu olduğunu söyleyen Billy Kim, Samsung’un inovasyonlarıyla tüm dünyada başlattığı yapay zekâ ve 5G dönüşümüne Türkiye’de öncülük etmekten dolayı heyecanlı olduğunu ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Cepte Şarjı Hızlı Bitiriyor Haber

Yapay Zeka Cepte Şarjı Hızlı Bitiriyor

Fotoğraf ve video düzenleme gibi birçok AI uygulaması, telefonların daha hızlı şarj edilmesini gerektiren yeni bir kullanım alışkanlığı yaratıyor. Yapay zekâ ve gelişmiş görüntü işleme uygulamaları, bazı kullanım senaryolarında güç tüketimini %30 ila %50 arasında yükseltiyor. Mcdodo’ya göre mobil dünyada yeni rekabet alanı artık şarj ve güç teknolojileri olacak. Güç yönetimi akıllı cihazlardaki en önemli konu haline gelecek Akıllı telefonlarda ve aksesuarlarda yapay zekâ kullanımı hızla artarken, bu dönüşüm mobil cihazların enerji tüketimini de yeniden gündeme taşıyor. Yeni nesil akıllı cihazlarda fotoğraf düzenleme, video iyileştirme, gerçek zamanlı çeviri ve içerik üretimi gibi birçok özellik artık doğrudan cihaz içinde çalışan yapay zekâ modelleriyle gerçekleştiriliyor. Yapılan araştırmalara göre özellikle metin, fotoğraf, video gibi özgün içerikler üretebilen generatif yapay zekâ uygulamaları, standart kullanım senaryolarına kıyasla işlem yükünü 3 kata kadar artırabiliyor. Bu da batarya tüketiminde %30 ila %50 arasında artış anlamına geliyor. Video işleme ve yapay zeka destekli kamera kullanımında, kısa süreli yoğun kullanımda cihazın toplam günlük enerji tüketiminin önemli bir bölümünün tek başına bu işlemlerden kaynaklanabildiği görülüyor. Bu nedenle kullanıcıların şarj etme sıklığı da artıyor. Yapay zeka tasarruf için de çalışıyor Teknoloji üreticileri bu ihtiyaca karşılık olarak telefonlarda sinirsel işlem birimi (NPU - Neural Processing Unit) gibi özel yapay zekâ işlemcilerine yer vererek enerji verimliliğini artırmayı hedefliyor. Ancak artan kullanım yoğunluğu, batarya kapasitesi ve şarj teknolojilerini mobil ekosistemin en kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Gelecek dönemde akıllı telefon pazarında rekabet yalnızca kamera, ekran veya işlemci performansında değil, aynı zamanda hızlı şarj, çoklu cihaz şarjı ve güç yönetimi teknolojilerinde yoğunlaşacak. GaN teknolojisiyle 100W üzeri hızlı şarj Global mobil aksesuar markası Mcdodo, yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte yükselen enerji ihtiyacına yönelik hızlı ve güvenli şarj çözümleri sunuyor. Mcdodo’nun GaN (Gallium Nitride) teknolojisine sahip adaptörleri, geleneksel adaptörlere kıyasla daha kompakt boyutta daha yüksek güç çıkışı sunarak cihazların çok daha kısa sürede şarj edilmesini sağlıyor. 100W ve üzeri güç destekleyen modeller, akıllı telefonların yanı sıra tablet ve dizüstü bilgisayarları da aynı anda şarj edebiliyor. Markanın akıllı kablo çözümleri ise enerji iletiminde kayıpları minimize ederek daha stabil ve verimli bir şarj deneyimi sunuyor. LED göstergeli ve çoklu bağlantı destekli kablolar, kullanıcıların farklı cihazları tek bir ekosistem içinde yönetmesine imkan tanıyor. ‘Verimlilik çağı başlıyor’ Sektördeki dönüşümü değerlendiren Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum, şöyle konuşuyor: “Yapay zekâ özellikleri akıllı telefon kullanımını tamamen değiştiriyor. Ama bu dönüşüm daha yüksek enerji ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Mcdodo olarak GaN teknolojili hızlı şarj çözümlerimizle kullanıcıların bu yeni döneme kesintisiz şekilde adapte olmasını sağlıyoruz. Bu artık sadece bir aksesuar konusu değil, kullanıcı deneyiminin temel parçası. Önümüzdeki dönemde yüksek verimli adaptörler, evrensel bağlantı çözümleri ve kablosuz şarj standartları etrafında şekillenen ürün portföyleri, markalar için en kritik rekabet alanı olmaya devam edecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı Haber

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı

Türkiye'de ve bölgede telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren Netaş, 2025 yılı yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket'in satış gelirleri yıl sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 31 artırarak 12 milyar TL'ye dolar bazında yüzde 9 artarak 305 milyon dolar seviyesine ulaştı. Alınan siparişler ise yüzde 20 artışla 12 milyar TL'ye yükseldi. Şirket'in 2025 yılı FAVÖK (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar) düzeyi bir önceki seneye göre yüzde 143 büyüyerek 126 milyon TL seviyesinden 307 milyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yıl sonu itibariyle Telekom segmenti yüzde 49 payıyla siparişlerin en büyük kısmını oluştururken, toplam satışlar içindeki payı yüzde 45 düzeyinde gerçekleşti. Cari yılda telekom segmentinin sipariş ve satışları sırayla 5,9 milyar TL ve 5,4 milyar TL oldu. Sistem Entegrasyonu segmenti siparişlerdeki yüzde 42 payıyla şirketin tüm siparişlerinde ikinci büyük kısmını oluşturdu.2025 yılında toplam sipariş tutarı 5 milyar TL olarak gerçekleşirken, ilgili birim 5,4 milyar TL'lik satış geliriyle konsolide satışların yüzde 45'ini oluşturdu. 2025 yılı boyunca telekom operatörleriyle yürütülen altyapı modernizasyon projeleri kapsamında erişim ve enerji katmanında çalışmalar devam etti. Yerli mühendislik gücüyle üretilen doğru akım güç sistemleri, akıllı lityum bataryalar ve yüksek verimlilik sağlayan doğrultucu üniteleri sahada konumlandırıldı. Fiber erişim tarafında akıllı port yönetimi gibi yenilikçi teknolojilerle enerji verimliliği artırıldı; Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 7 çözümleriyle son kullanıcı tarafında daha düşük enerji tüketimiyle müşterilerimize daha yüksek performans sunuldu. 2026'da hayata geçirilecek 5G altyapısı için Telekom operatörlerinin hazırlıkları kapsamında Netaş ilerleyen yıllarda da geleceğin iletişim teknolojilerine dönük tüm iş birliklerine açık, esnek ve hazırlıklı bir yapı sunmayı hedefliyor. Tüketici teknolojileri alanında ise Netaş, ZTE çatısı altında yer alan nubia markasıyla mobil cihaz pazarındaki faaliyetlerini 2025 yılında da sürdürdü. 5G destekli farklı modellerin Türkiye pazarına sunulmasıyla ürün portföyü genişlerken, mobil cihaz tarafındaki faaliyetler telekom ekosisteminin son kullanıcı katmanını tamamlayan bir alan olarak konumlanmaya devam etti. Operatör iş birlikleri ve dijital satış kanallarıyla desteklenen yapı kapsamında mobil cihazların Türkiye'de üretimi de sürdürüldü. Netaş 2025 yılı içinde Türkiye ve Kazakistan pazarında 200 bine yaklaşan sayıda akıllı telefon satışı gerçekleştirdi. Kamu ve özel sektörde veri merkezi altyapıları, ağ dönüşümü, siber güvenlik ve bulut geçiş projeleri yürütüldü. Microsoft ile bulut, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında projeler hayata geçirilirken; Hitachi ile veri depolama ve kesintisiz çalışma altyapılarına yönelik çalışmalar sürdürüldü. Netaş Bulut Sunucu ürün ailesi kamu, finans ve kurumsal projelerde kullanılarak veri işleme kapasitesi ve enerji verimliliği ihtiyaçlarına yanıt verdi. Yazılım test hizmetleri alanında Netaş Test Merkezi faaliyetlerini sürdürürken, Visium ürün ailesi finans ve telekom sektörleri başta olmak üzere kurumsal müşteriler tarafından tercih edildi. Yönetilen hizmetler tarafında ise Netaş iştiraki BDH, 7/24 operasyon modeliyle BT operasyon yönetimi, saha destek hizmetleri, ve cihaz onarım süreçlerinde faaliyet gösterdi. BDH 81 ilde hizmet veren servis ağı ile tüm Türkiye'ye hizmet veriyor. Savunma sanayii projelerinde görev kritik haberleşme ve konumlama çözümleri geliştirilmeye devam edildi. 2025 yılında havacılık alanında AS9100 kalite sertifikasyonu ile havacılık projelerinde süreç yönetimi ve izlenebilirlik alanında yetkinlik güçlendirildi. Tüketici teknolojileri alanında nubia markasının 5G destekli modelleri Türkiye pazarında sunulmaya devam etti. Farklı kullanıcı segmentlerine yönelik ürün gamı genişletilirken, mobil cihaz üretimi yerli üretim kabiliyeti kapsamında sürdürüldü. Kazakistan başta olmak üzere yakın coğrafyada telekom ve kurumsal teknolojiler alanında projeler yürütülerek uluslararası faaliyetler devam etti. Netaş CEO'su Sinan Dumlu, yıl sonu performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "2025 yılında Netaş olarak tüm iş kollarımızdaki faaliyetlerimizi sürdürdük. Satış gelirlerimizi 12 milyar TL olarak kaydettiğimiz bu yılda, sistem entegrasyonu projelerimiz, telekom tarafındaki altyapı işlerimiz ve savunma alanındaki uzun soluklu Ar-Ge projelerimiz gelir yapımızın temelini oluşturdu. Bugün Netaş'ın gücü, tek bir alandan değil; tasarımdan entegrasyona, saha bakımdan yönetilen hizmetlere kadar uzanan bütüncül yapısından geliyor. 5G'nin hayata geçmesi yaklaşırken ve dünyada teknolojik liderliğin önemi artarken bu bütüncül yapı daha da kritik hale geliyor. Netaş olarak Ar-Ge'miz, üretim kabiliyetimiz, sistem entegrasyonu deneyimimiz ve ülke çapındaki teknik destek kadrolarımızla tüm müşterilerimize 5G'den Yapay Zekâ'ya her teknolojide destek vermeye hazırız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell ve Samsung’dan 5G Ortaklığında 650 Bin Cihazlık Yeni İmza Haber

Turkcell ve Samsung’dan 5G Ortaklığında 650 Bin Cihazlık Yeni İmza

Barselona’daki Mobil Dünya Kongresi’nde Samsung ile yapılan anlaşma kapsamında, 650 bin adet Samsung 5G uyumlu telefon Turkcell kanallarında satışa sunulacak. İlk etapta 100 bin adet Turkcell’e özel yerli üretim Galaxy A serisi telefonun yanı sıra, 50 bin adet S serisi premium segment 5G uyumlu cihaz kullanıcılarla buluşacak. Samsung ile devam eden iş birliğini daha da güçlendirdiklerini belirten Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “1 Nisan itibarıyla 81 ilimizde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. 5G dönüşümünde en az altyapı yatırımları kadar, 5G uyumlu cihazlara erişim de büyük önem taşıyor. Hedefimiz, Türkiye’de 5G’li cihaz dönüşümünü hızlandırmak ve 5G deneyiminin yaygınlaşmasını sağlamak. Samsung ile gerek cihaz gerekse Ar-Ge çalışmalarını kapsayan iş birliğimizi daha da genişleterek 5G erişimine büyük bir ivme kazandıracağız” dedi. Samsung Türkiye Ülke Başkanı ve CEO’su Billy Kim de “Samsung olarak Türkiye’nin 5G dönüşümüne katkıda bulunmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu çerçevede Turkcell gibi önemli bir iş ortağıyla bir araya gelerek daha fazla kişinin 5G teknolojisinden ve Galaxy cihazların sunduğu benzersiz AI deneyiminden faydalanmasını sağlamak bizim için mutluluk verici” diye konuştu. Turkcell, ilk 5G sinyaline çok kısa bir süre kala Türkiye’nin dijital geleceğine güç katacak global iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünya GSM Birliği tarafından İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026) Samsung ile imzalanan anlaşma kapsamında, 150 bin Samsung 5G uyumlu akıllı telefon daha, avantajlı koşullarla Turkcell kanallarında satışa sunulacak. Teknoloji devi Samsung ile halen devam eden iş birliğini daha da güçlendiren anlaşma, 100 bin adet yerli üretim Galaxy A serisi ile premium segment müşterileri hedefleyen 50 bin adet Samsung Galaxy S Serisi modelini içeriyor. “32 yıldır süren liderlik tecrübemizle, ülkemizin 5G dönüşümüne biz öncülük edeceğiz” Türkiye’nin 5G’ye geçmek için artık gün saydığına işaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, iş birliği anlaşmasına ilişkin şunları söyledi: “1 Nisan itibarıyla 81 ilimizde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin 5G dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Bu süreçte en az altyapı yatırımları kadar, 5G uyumlu cihazlara erişim de büyük önem taşıyor. Ülkemizde 5G uyumlu telefonların oranı halen yüzde 30 civarında. Hedefimiz, bu oranı çok daha yukarılara taşımak ve 5G erişiminin yaygınlaşmasını sağlamak. Geçtiğimiz yıl Samsung ile hayata geçirdiğimiz 100 bin adet Turkcell’e özel, yerli üretim 5G destekli akıllı cihaz anlaşmasıyla önemli bir adım atmıştık. Bu yıl ise hem akıllı telefon hem de Ar-Ge çalışmalarını kapsayan iş birliğimizi daha da genişletmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Farklı segmentlerde konumlanan Samsung 5G uyumlu cihazlarla toplamda 650 bin adede ulaşma vizyonuyla ilerliyoruz. Bu kapsamda Turkcell'e özel üretim 100 bin adet Galaxy A serisi 5G’nin yanı sıra, 50 bin adet Galaxy S serisi premium cihaz sayesinde hem 5G’yi geniş kitlelere ulaştırmayı hem de premium segmentte güçlü bir ivme sağlamayı hedefliyoruz. Bu stratejik iş birliğiyle, ülkemizde 5G’nin daha geniş kitlelere erişimine önemli bir katkı sunmuş olacağız. Samsung Türkiye Ülke Başkanı ve CEO’su Billy Kim’e ve tüm Samsung çalışanlarına teşekkür ediyor, anlaşmanın hayırlı olmasını diliyorum.” “100 bin yerli üretim cihaz, Turkcell’in yerli ekosisteme verdiği desteğin bir göstergesi” İş birliği anlaşmasının Türkiye'nin teknoloji üretimi kapasitesine sağladığı katkıya da dikkat çeken Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anlaşmamız kapsamında portföyümüze katılacak 150 bin adet 5G uyumlu cihazın 100 bininin yerli üretim olması, Turkcell olarak yerli ekosisteme verdiğimiz desteğin de bir göstergesi. Güçlü altyapımız, güvenilir bağlantımız, geniş kapsama alanımız ve gelişmiş teknolojimizle 5G’ye hazırız. Herkese Turkcell gücünde 5G deneyimi sunmak için artık gün sayıyoruz. 1 Nisan’da tüm Türkiye’de Turkcell gücünde beşliyoruz.” 5G dönüşümünün tamamlanmasıyla mobil yapay zekânın sağladığı faydaların da artacağını vurgulayan Samsung Türkiye Başkanı ve CEO’su Billy Kim ise “Dünya çok büyük bir teknolojik dönüşüm içerisinde. Yapay zekâ günlük işleri yapış şeklimizi kökten değiştiriyor ve 5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla yapay zekânın hayatımıza katacağı kolaylıkların sınırı yok. Bu noktada Turkcell’le iş birliği yaparak şimdiye kadarki en gelişmiş, en güvenli ve en güçlü cihazımız Galaxy S26’yı daha fazla kişiyle buluşturacak olmaktan ve Türkiye’de Turkcell’e özel üreteceğimiz Galaxy A serisi 5G ile birlikte, her bütçeye uygun Samsung cihazlarla 5G teknolojisini herkes için erişilebilir kılmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşmanın gerçekleşmesinde emekleri geçen sayın Ali Taha Koç ve tüm Turkcell ekibine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobil Aksesuar Pazarı 100 Milyar Doları Aştı Haber

Mobil Aksesuar Pazarı 100 Milyar Doları Aştı

Şarj teknolojileri küresel mobil aksesuar pazarını büyütmeye devam ediyor. Mobil aksesuar sektörünün büyüklüğü 2025 yılında yüzde 10’dan fazla artışla 105 milyar dolara ulaştı. 2026’da ise trendin devam etmesi ve pazarın 115 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Büyümede, Apple’daki USB-C standardının yaygınlaşması, bağlantı uyumluluğunun artması ve yeni nesil hızlı kablosuz şarj teknolojisi Qi2’nin devreye girmesi belirleyici oldu. Sadece yüzde 10’u markalı ürün Küresel pazarda yaşanan bir ivme, Türkiye’ye de doğrudan yansıdı. Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil aksesuar markalarından Mcdodo’ya göre, yerel pazarın büyüklüğü 1.5 milyar dolara ulaştı. Özellikle GaN adaptörler, Qi2 destekli hızlı kablosuz şarj çözümleri ve çoklayıcı ürünler, talebin ana taşıyıcıları arasında yer aldı. 2026 yılında ise pazarın Türkiye’de 1.7 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu pazarın ise sadece yüzde 10’u markalı aksesuarlardan oluşuyor. Akıllı telefon yenileme hızının yavaşladığı pazarda, kullanıcı davranışları da dönüşüyor. Telefonunu değiştirmeyen kullanıcılar dahi, daha hızlı, güvenli ve çoklu kullanım imkânı sunan şarj ekipmanlarını yenilemeyi tercih ediyor. Bu eğilim, aksesuar pazarını “tamamlayıcı ürün” konumundan çıkararak mobil ekosistemin merkezine taşıyor. ‘Enerji çağı başlıyor’ Mcdodo Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uçurum’a göre önümüzdeki dönemde yüksek verimli adaptörler, evrensel bağlantı çözümleri ve kablosuz şarj standartları etrafında şekillenen ürün portföyleri, markalar için en kritik rekabet alanı olmaya devam edecek. Mehmet Uçurum, gelecekte teknoloji üreticilerinin değil, enerji ve bağlantı altyapısını yönetenlerin lider olacağını belirterek şöyle konuşuyor: “Mobil aksesuar pazarı teknoloji dünyasının en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Ancak bu büyüme yalnızca yeni ürünlerin değil, yeni bir çağın habercisi olabilir. Akıllı telefonlar artık teknoloji ürünü olmaktan çıktı. Onlar artık insanların hafızası, işi, kimliği ve günlük hayatının merkezi. Önümüzdeki dönemde kullanıcılar bir adaptör veya kablo değil kesintisiz yaşam deneyimi alacak.” GaN şarj ve kablosuz dönüşümü Özellikle GaN adaptörler ve Qi2 destekli kablosuz şarj ürünlerinin Türkiye’deki büyümelerinin itici gücü olduğunu anlatan Uçurum, “2026’da da yenilik odaklı ürünlerimizle bu büyümeyi sürdürmeyi hedefliyoruz. Bugün kullanıcılar sadece telefon değil, tüm dijital yaşamlarını yönetebilecek şarj çözümleri arıyor. Evde, ofiste, araçta ve seyahatte aynı kaliteyi talep ediyorlar. Biz de bu beklentiye uygun, güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle pazarda fark yaratıyoruz” diyor. Ortalama 7 cihaz kullanılıyor Yapılan araştırmalara göre insanlar günde ortalama 5–7 cihaz kullanıyor. Bu cihazların başında telefon, kulaklık, saat, tablet, araç ekranı ve bilgisayar geliyor. Bu cihazların hepsi tek bir şeye bağlı: kişisel enerji altyapısı. Bu nedenle mobil aksesuar sektörü aslında yeni nesil bir enerji dağıtım ağı olarak tanımlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.