Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu

Dünyanın önde gelen takım tezgahı ihracatçılarından biri olan Tayvan; güçlü bilişim altyapısı, Sanayi 4.0 uzmanlığı ve akıllı üretim çözümleriyle MAKTEK Avrasya 2026 Fuarı’na damga vurmaya hazırlanıyor. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla, "Beyond Precision, Driving Intelligence: Taiwan's Next-Gen Manufacturing" (Hassasiyetin Ötesinde, Akla Yön Veren: Tayvan'ın Yeni Nesil Üretimi) teması altında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Salon 11A, Stant No: 04 adresinde kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı", 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Düzenlenen basın toplantısında Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürün ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümleri basın mensuplarına ve sektör profesyonellerine tanıtıldı. Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, günümüz küresel imalat sanayinin elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçtiğini belirtti. Sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretimin yetmediğini, akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerektiğini vurgulayan Hsu, Tayvan olarak güçlü bilişim altyapıları, uçtan uca tedarik zinciri tecrübeleri ve Sanayi 4.0 uzmanlıklarıyla küresel üretime yön verdiklerini ifade etti. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyecekleri yenilikçi teknolojilerle Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini dile getirdi. Tayvan’ın Öncü Markaları Çığır Açan Çözümler Sunuyor Toplantı ve fuar lansmanı kapsamında Tayvan'ın önde gelen beş makine markasının sunduğu çözümler dikkat çekti. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre çalışan CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sunarken, Chin Fong yüksek teknolojili mekanik pres ve akıllı presleme sistemlerini tanıtıyor. Joen Lih havacılık, otomotiv, medikal ve yarı iletken sektörlerine yönelik hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını öne çıkarırken, WELE markası 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sergiliyor. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, dik, yatay ve 5 eksenli işleme merkezleri ve ESG / yeşil imalat vizyonuna uygun sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Canlı Ürün Gösterimleri ve Distribütör Etkinlikleri Fuar süresince Tayvan teknolojileri, Türkiye'deki yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı lansmanlar ile sergilenmeye devam edecek. EDM Teknik Makine, Salon 5, Stant 512 adresinde Accutex ve Ocean markaları için 29 Eylül saat 11:00’de canlı ürün gösterimleri gerçekleştirecek. SES 3000 CNC, Salon 8, Stant 803 adresinde 29 Eylül saat 14:00’te YCM ve DEX lansmanını düzenlerken, Bimaksan CNC ise Salon 8, Stant 804 alanında 30 Eylül saat 14:00’te HONOR ve TTGroup için canlı sunumlar ve lansmanlar gerçekleştirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor Haber

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor

Günümüzde otomasyonun hızla değiştiğini söyleyen Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, "Otomasyonda tek bir sensör teknolojisinin her uygulamaya cevap vermesi mümkün değil. Makinenin çalışma koşulları, algılanacak nesne, ortam şartları ve ihtiyaç duyulan veri seviyesi doğru teknolojinin seçiminde belirleyici oluyor. Biz de mekanik algılamadan akıllı ve bağlantılı sensörlere kadar geniş bir teknoloji portföyünü bir arada sunarak OEM'lerin uygulamaları için doğru çözüme daha hızlı ulaşmasını hedefliyoruz" diyor. Endüstriyel otomasyon yatırımları hız kazanırken, üretim hatlarının daha akıllı ve bağlantılı hale gelmesi sensörlerin rolünü de güçlendiriyor. Robotlardan akıllı üretim hatlarına uzanan bu dönüşümde makinelerin çevresini doğru algılaması, üretimin sürekliliği ve güvenilirliği açısından kritik önem taşıyor. Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, otomasyon teknolojileri gelişirken farklı uygulamaların ihtiyaçlarına uygun sensör seçiminin üreticiler açısından stratejik hale geldiğine dikkat çekiyor. Doğru sensör seçimi üretimin sürekliliğini güçlendiriyor Otomasyon yatırımlarının hızlandığı günümüzde sensörlerin makinelerin kritik bileşeni haline geldiğine dikkat çeken Karanlık, "Üretim hattında bir ürünün doğru noktaya ulaştığını, bir parçanın konumunu, bir makinenin hareketinin sonlandığını veya belirli bir koşulun gerçekleştiğini güvenilir biçimde algılamak üretim sürecinin devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Bugün OEM'ler (Orijinal Ekipman Üreticisi), çok farklı çalışma koşullarına ve makine tasarımlarına uygun çözümlere ihtiyaç duyuyor. Telemecanique Sensors olarak fotoelektrik, endüktif, ultrasonik, kapasitif, RFID ve emniyet sensörlerinin yanı sıra nihayet şalteri çözümlerini de kapsayan geniş bir portföy sunuyoruz. Böylece paketleme makinelerinden konveyörlere, gıda ve içecek üretiminden pompa sistemlerine, mobil ekipmanlardan asansör ve yürüyen merdivenlere kadar farklı uygulamalara uygun algılama çözümleri geliştirebiliyoruz. Geniş ürün çeşitliliğimiz, OEM'lerin farklı makine tasarımları ve çalışma koşulları için ihtiyaçlarına uygun çözümleri aynı portföy içerisinde değerlendirmesine olanak sağlıyor. Mekanik ve elektronik sensörler üretimde birbirini tamamlıyor Sensör teknolojilerindeki gelişimin mekanik algılamanın üretimdeki yerini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Karanlık, "Aksine doğru uygulamada her iki yaklaşımın birbirini tamamladığını görüyoruz. Özellikle bir makinenin fiziksel olarak belirli bir konuma ulaştığının veya hareketin son noktasının algılanması gereken uygulamalarda elektromekanik algılama çözümleri uzun yıllardır güvenilir bir çözüm olarak kullanılıyor. Bu nedenle yeni teknolojiler ortaya çıktıkça mekanik algılamanın değerini de uygulamanın ihtiyacı üzerinden değerlendirmek gerekiyor. Örneğin üretimde kullanılan sensörlerin bağlantılı ve akıllı hale gelmesiyle birlikte veri tarafında da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bu tablo, sensörlerin üretim hatlarında algılama işlevinin ötesinde veri sağlayan önemli bir noktaya dönüştüğünü gösteriyor. Biz de elektromekanik ve elektronik sensör teknolojilerini aynı çatı altında sunarak müşterilerimizin uygulamaya göre en uygun çözümü seçmesine odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Sensör seçiminde belirleyici olan ihtiyaca uygun teknoloji Üreticilerin sensörlerden beklentisinin artık üretimin bir sonraki aşamasına hazırlanmayı kapsadığına vurgu yapan Karanlık, şunları söyledi: "Grand View Research'in son araştırmasına göre küresel endüstriyel sensörler pazarının 2026'da 30,3 milyar dolara ulaşması ve 2033'e kadar yıllık ortalama yüzde 8,5 büyümesi bekleniyor. Araştırmada üretim sektörü, sensör kullanımında öne çıkan alanlardan biri olarak gösterilirken, akıllı fabrikaların yaygınlaşmasıyla gerçek zamanlı izleme, süreç optimizasyonu ve kestirimci bakım uygulamalarının sensör talebini desteklediği belirtiliyor. Bu dönüşümde önemli olan, her uygulamada en yeni teknolojiyi tercih etmekten ziyade makinenin ve üretim sürecinin ihtiyaçlarına en uygun sensör teknolojisini belirlemek. Biz de Ar-Ge çalışmalarımız ve geniş ürün portföyümüzle üreticilerin bugünkü algılama ihtiyacını güvenilir şekilde karşılıyor, uygulamaya en uygun teknolojiyi seçerek daha bağlantılı, verimli ve esnek üretim süreçlerine geçişlerini destekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.” Projede yer almak isteyen firmaların, “Katılımcı Şirket Talep Yazısı” formunu doldurup imzalı ve kaşeli halini firma imza sirküleri fotokopisi ile en geç 11 Eylül 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar Birliğin konfeksiyon@eib.org.tr e-posta adresine iletmeleri gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK  Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor

Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı" (Salon 11A, Stant No: 04), 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijitalleşmenin küresel imalat sanayisini yeniden şekillendirdiği günümüzde, rekabet avantajı sağlamak artık sadece yüksek hassasiyetli üretimden değil; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı sistemlerin entegrasyonundan geçiyor. Üstün mekanik mühendisliğini akıllı yazılım ve otomasyon çözümleriyle birleştiren Tayvanlı üreticiler, MAKTEK Avrasya 2026 kapsamında Türk sanayisinin dijital dönüşümüne güç katacak. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı, Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürünü ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. "Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz" MAKTEK Fuarı’na Tayvan olarak katılımın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, şunları söyledi: "Günümüz küresel imalat sanayi, elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçiyor. Artık sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretim yetmemekte; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerekmektedir. Tayvan olarak, güçlü bilişim altyapımız, uçtan uca tedarik zinciri tecrübemiz ve Sanayi 4.0 alanındaki uzmanlığımızla küresel üretime yön veriyoruz. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyeceğimiz yenilikçi teknolojilerle, Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz." Lansman kapsamında global pazarın öncülerinden beş dev marka en son teknolojilerini katılımcılarla paylaşacak. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sergilerken; Chin Fong, Türkiye’nin akıllı pres geleceğine yön veren yüksek teknolojili mekanik pres ve dövme sistemlerini öne çıkaracak. Joen Lih, havacılık, medikal ve yarı iletken sektörleri için 30 yılı aşkın tecrübesiyle geliştirdiği hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını tanıtırken; WELE, YUNTES Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Derebağ’ın sunumuyla 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sunacak. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, 5 eksenli dik işleme merkezleri ve ESG ile yeşil imalat vizyonu doğrultusunda geliştirdiği sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Tayvan’ın yenilikçi teknolojileri, fuar süresince yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı ürün sunumları ve lansmanlarla da katılımcılarla buluşacak. Bu kapsamda Accutex markasının Türkiye distribütörü EDM Teknik Makine Accutex & Ocean lansmanı ve canlı ürün gösterimi gerçekleştirirken, YCM markasının Türkiye distribütörü SES 3000 CNC ise YCM & DEX lansmanı ile en yeni çözümlerini sergileyecek. Bimaksan CNC de HONOR markasının distribütörü olarak HONOR & TTGroup lansmanını ve canlı ürün sunumlarını ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Xiaomi'nin 2026 İkinci Çeyrek Geliri 108,9 Milyar RMB'ye Ulaştı Haber

Xiaomi'nin 2026 İkinci Çeyrek Geliri 108,9 Milyar RMB'ye Ulaştı

Merkezinde Nesnelerin İnterneti (IoT) platformuyla birbirine bağlı akıllı telefonlar ve akıllı donanımlar bulunan tüketici elektroniği ve akıllı üretim şirketi Xiaomi, 30 Haziran 2026'da sona eren üç aylık döneme ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Grup, dönem boyunca bellek dahil olmak üzere temel bileşenlerin maliyetlerinde yaşanan önemli artışlara ve sektörde artan rekabete rağmen 108,9 milyar RMB toplam gelir elde etti. Bu rakam, bir önceki çeyreğe göre yüzde 9,9 artış anlamına gelirken, gelir yeniden 100 milyar RMB seviyesini aştı. Düzeltilmiş net kâr 6,2 milyar RMB olarak gerçekleşerek bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,4 arttı. Bu sonuçlar, zorlu piyasa koşullarına rağmen Xiaomi'nin operasyonel dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor. Xiaomi, "Human × Car × Home" stratejisi doğrultusunda, dönem boyunca iki ana segmentinde ve dört iş kolunda istikrarlı bir gelişim gösterdi. Akıllı telefon × AIoT segmentinin geliri 84,0 milyar RMB'ye ulaştı. Bunun içinde akıllı telefon iş kolunun geliri 42,1 milyar RMB oldu. Xiaomi'nin küresel akıllı telefon sevkiyatları, üst üste 24 çeyrektir dünyanın ilk üçü arasında yer aldı. IoT ve yaşam tarzı ürünleri gelirleri 31,3 milyar RMB olarak gerçekleşti ve bir önceki çeyreğe göre yüzde 26,7 arttı. İnternet hizmetleri gelirleri 9 milyar RMB olarak kayıtlara geçti. Akıllı elektrikli araçlar (EV), yapay zekâ (AI) ve diğer yeni girişimler segmentinin geliri 24,9 milyar RMB oldu. Bu da yıllık bazda yüzde 17,1 artışa tekabül ediyor. Segment içinde akıllı elektrikli araç iş kolunun geliri 23,9 milyar RMB olarak gerçekleşirken, dönem boyunca araç teslimatları artmaya devam etti. Öte yandan Temmuz 2026'da Xiaomi EV, Xiaomi Kunlun Teknik Mimarisi'ni resmi olarak tanıttı. Genişletilmiş menzilli SUV modellerinden oluşan Xiaomi SkyNomad Serisi duyuruldu. Böylece Xiaomi, genişletilmiş menzilli araç pazarına resmen giriş yaparken, akıllı elektrikli araç iş kolunda yeni bir büyüme alanı oluşturdu. Xiaomi Akıllı Telefonları Üst Üste 24 Çeyrektir Dünyanın İlk Üçünde Akıllı telefon sektörü, bellek maliyetlerindeki önemli artışın yarattığı zorlu koşullarla karşı karşıya kaldı. Xiaomi, bu durum karşısında ürün portföyünü ve fiyatlandırma stratejisini proaktif şekilde optimize ediyor. İkinci çeyrekte akıllı telefon gelirleri 42,1 milyar RMB'ye, küresel akıllı telefon sevkiyatları ise 31,2 milyon adede ulaştı. Omdia verilerine göre Xiaomi'nin küresel akıllı telefon sevkiyatları üst üste 24 çeyrektir dünyanın ilk üçü arasında yer alıyor. Dönem boyunca Xiaomi'nin akıllı telefon sevkiyatları dünya genelinde 53 ülke ve bölgede ilk üçte, 67 ülke ve bölgede ise ilk beşte yer aldı. Xiaomi, Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu'da ikinci sırada bulunuyor. Xiaomi, Mayıs 2026'da hepsi bir arada görüntüleme özelliklerine sahip amiral gemisi akıllı telefonu Xiaomi 17T Serisi'ni başarıyla piyasaya sürdü. Böylece premium ürün portföyünü daha da genişleten Xiaomi, yurt dışı pazarlardaki premium akıllı telefon sevkiyatlarının toplam içindeki payını artırdı. Xiaomi EV'nin Çeyreklik Teslimatları 100.000 Adedi Aştı Xiaomi EV'nin araç teslimatları da artmaya devam ediyor. İkinci çeyrekte 104 bin 199 araç teslim edildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,2'lik artış demek. Böylece Xiaomi EV, yüksek ölçekli büyümesini sürdürdü. BitAuto verilerine göre, 2026'nın ilk yarısında Xiaomi SU7 Serisi, Çin ana karasında 200.000 RMB ve üzeri fiyatla satılan tamamen elektrikli sedanlar arasında satış lideri oldu. Xiaomi EV, ürün portföyünü genişletmeye devam etti. Xiaomi SU7 Serisi ve Xiaomi YU7 Serisi'nin ardından şirket, Temmuz 2026'da "akıllı, yeniden yapılandırılabilir ve geniş iç hacme sahip SUV" olarak konumlandırdığı genişletilmiş menzilli SUV modellerinden oluşan Xiaomi SkyNomad Serisi'ni tanıttı. Xiaomi SkyNomad N90 Max, 76 kWh kapasiteli Xiaomi Armor Scale Batarya ile donatıldı. Araç, CLTC (Çin Hafif Hizmet Araçları Test Döngüsü) standardına göre 1.705 kilometreye kadar toplam menzil sunuyor. SkyNomad'ın iç mekanı ise aile yolculuklarının farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak yüz yüze oturma düzeni, çalışma modu ve yatak modu gibi özellikleri destekliyor. SkyNomad Serisi ile Xiaomi EV, iki farklı ürün serisinden oluşan ürün gamını tamamlayarak yeni müşteri taleplerine ulaşmak için önemli bir konum elde etti. Xiaomi'nin güvenlik performansı da önde gelen kuruluşlar tarafından takdir edildi. Çin Akıllı Bağlantılı Araç Değerlendirme Programı (C-ICAP) kapsamında yapılan değerlendirmede Xiaomi YU7; sürüş desteği, park desteği, akıllı kokpit ve gizlilik koruması olmak üzere dört kategorinin tamamında en yüksek dereceyi aldı. Xiaomi YU7 ayrıca Çin Yeni Otomobil Değerlendirme Programı (C-NCAP) kapsamında gerçekleştirilen güvenlik testlerinde "Beş Yıldız Artı" güvenlik sertifikası aldı. Yurt Dışında IoT Gelirleri Hızla Büyürken, Birbirine Bağlı AIoT Cihazlarının Sayısı 1,16 Milyarı Aştı İkinci çeyrekte Xiaomi'nin IoT ve yaşam tarzı ürünleri iş kolundan elde ettiği gelir 31,3 milyar RMB'ye ulaştı. Bu iş kolunun brüt kâr marjı yüzde 20,1 olarak gerçekleşti. Yurt dışındaki satış kanallarının genişlemesi ve ürün kategorilerinin çeşitlenmesi sayesinde, IoT ve yaşam tarzı ürünlerinden elde edilen yurt dışı gelirler yıllık bazda hızlı bir büyüme gösterdi. Böylece yurt dışı operasyonları, bu iş kolunun büyümesinde önemli bir rol oynadı. Omdia verilerine göre Xiaomi'nin tablet sevkiyatları ikinci çeyrekte dünya genelinde dördüncü sırada yer aldı. Xiaomi, böylece üst üste dokuzuncu çeyrekte dünyanın ilk beş tablet üreticisi arasında yer aldı. Çin ana karasında ise dördüncü sırada bulundu. Aynı dönemde Xiaomi'nin yurt dışı tablet sevkiyatları ve tablet gelirleri rekor seviyeye ulaştı. Yine aynı dönemde Xiaomi'nin TWS kulaklık sevkiyatları ve akıllı bileklik sevkiyatları hem dünya genelinde hem de Çin ana karasında ikinci sırada yer aldı. 30 Haziran 2026 itibarıyla Xiaomi'nin AIoT platformuna bağlı IoT cihazlarının sayısı, akıllı telefonlar ve tabletler hariç olmak üzere, 1,16 milyara ulaştı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,4 arttı. Xiaomi'nin AIoT platformuna akıllı telefon ve tabletler hariç beş veya daha fazla cihaz bağlayan kullanıcıların sayısı da 24,6 milyona ulaştı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 20,2 artış gösterdi. Xiaomi Home Uygulamasının Kullanıcı Sayısı Artıyor Haziran 2026'da Xiaomi Home uygulamasının aylık aktif kullanıcı sayısı (MAU) yıllık bazda yüzde 9,7 artarak 124,1 milyona ulaştı. Xiaomi AI Assistant'ın aylık aktif kullanıcı sayısı ise yüzde 14,2 artışla 174,9 milyona yükseldi. İnternet hizmetleri iş kolu da istikrarlı performansını sürdürdü. Bu alandaki gelir 9 milyar RMB olurken, brüt kâr marjı yıllık bazda 1,4 puan artarak yüzde 76,8'e yükseldi ve yüksek seviyesini korudu. Haziran 2026'da dünya genelindeki aylık aktif kullanıcı sayısı 766,5 milyona, Çin ana karasındaki aylık aktif kullanıcı sayısı ise 197,7 milyona ulaştı. Her iki rakam da yeni rekor seviyeler oldu. Xiaomi, Yapay Zeka, İşletim Sistemi ve Robotik Alanlarında Önemli İlerlemeler Kaydediyor Xiaomi, gelişen ileri teknoloji alanında küresel bir lider olma hedefi doğrultusunda geleceğe yatırım yapmaya devam ediyor. İkinci çeyrekte Xiaomi'nin Ar-Ge harcamaları 9,2 milyar RMB'ye ulaştı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,9 artış anlamına geliyor. Şirketin bu yılın ilk yarısındaki toplam Ar-Ge harcamaları ise 18 milyar RMB'yi aştı. Yapay zeka alanında Xiaomi'nin kendi geliştirdiği büyük dil modeli Xiaomi MiMo-V2.5, uluslararası model platformu OpenRouter'da haftalık token kullanımı açısından 1. sırada yer aldı. Model, 10,5 trilyon token kullanımına ulaşarak dünya genelindeki geliştiricilerden yoğun ilgi gördü. Temmuz 2026'da Xiaomi MiMo cihaz üzerinde çalışan modeli, Çin'deki ulusal büyük model kayıt süreçlerini resmen tamamladı. Xiaomi 17 Max ise Çin Bilgisayar Endüstrisi Birliği tarafından belirlenen "Yapay Zeka Terminali Zeka Seviyesi" ulusal standartları kapsamında Seviye 3 (L3) sertifikası alan ilk cihazlar arasında yer aldı. Robotik alanında Xiaomi, Temmuz ayında Xiaomi-Robotics-U0 ve Xiaomi-Robotics-1 olmak üzere iki yeni fiziksel yapay zeka modeli (embodied foundation model) tanıttı. Her iki model de birçok uluslararası ve yetkili değerlendirme platformunda 1. sırada yer aldı. Bu teknolojilerin gerçek dünyadaki uygulamaları da Xiaomi'nin elektrikli araç fabrikasında gösterildi. Xiaomi'nin fiziksel yapay zeka destekli robotlarının, kendinden kılavuzlu dişli somun yükleme istasyonundaki çift taraflı görevlerde başarı oranı yüzde 90,2'den yüzde 98'e yükseldi. Robotlar ayrıca son montaj atölyesinin lojistik alanındaki yeni çalışma istasyonlarında kullanılmaya başlandı. Xiaomi, Ağustos 2026'da yeni nesil işletim sistemi Xiaomi HyperOS 4'ün beta sürümünü resmi olarak kullanıma sundu. Xiaomi MiMo büyük dil modeli tarafından desteklenen ve yapay zeka ile geliştirilen Xiaomi Hyper XiaoAi 2.0 ile sistem; farklı ekosistemler, kullanım senaryoları ve cihazlar arasında koordineli etkileşimler sunarak yapay zeka deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor. Xiaomi, temel teknolojilerin yoğun şekilde hayata geçirildiği bu dönemde, "Human × Car × Home" ekosisteminin rekabet gücünü artırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor? Haber

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor. Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor. Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor. Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor. Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor. 2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor. Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor. Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor. “Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir” IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.” Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor. Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı Haber

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı

Gençlerin teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri amacıyla hayata geçirilen Akademi Manisa’da eğitimler başladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde hizmet veren ve tamamı ücretsiz gerçekleştirilecek olan eğitimlerde çocuklar ve gençler algoritma, yazılım ve oyun geliştirme alanlarında teorik bilgilerini uygulamalı çalışmalarla pekiştirme fırsatı buluyor. “Gençlerimiz İçin Ücretsiz” Akademi Manisa’da sunulan hizmetlerle ilgili bilgi veren Yazılım Mühendisi Yunus Can Tarhan, “Akademi Manisa 10-24 yaş arası gençler için eğitim veren yeni bir eğitim merkezi. Burada 3D yazıcı teknolojilerinden, robotik kodlamaya, oyun geliştirmeden akıllı üretim atölyelerine kadar bir sürü imkanımız mevcut. Hepsi gençlerimiz için ücretsiz. Buraya gelip eğitimlere kaydolduktan sonra diledikleri gibi kullanabiliyorlar. Bir nevi dijital kütüphane gibi. Gelip burada ders de çalışabilirler, eğitmenlerimizden istedikleri konular dahilinde yardım da alabilirler” dedi. Eğitimlerle İlgili Bilgiler Aktardı Eğitimlere de değinen Tarhan, “İlk eğitimimiz 2 boyutlu oyun geliştirme eğitimiydi. C# dili dediğimiz yazılım kodlama dili ile beraber gençlerimize oyun oynarken aynı zamanda oyunun nasıl yapıldığı, oyun sektöründe ilerlemelerin nasıl olduğu yönünde bilgiler vererek şimdiden geleceklerine ışık tutmaya çalışıyoruz. Diğer eğitimimiz ise Minecraft ile blok tabanlı kodlama. Daha küçük yaştaki gençlerimizin algoritma yapısını öğrenmeleri için ve bilgisayara ilk adımları için vermiş olduğumuz bir eğitim. Onun eğitimi de 1 ay kadar sürecek” ifadelerini kullandı. “Eğlenceli Bir Şekilde Öğretmeyi Amaçlıyoruz” Yazılım Mühendisi Ceylin Çaltepe ise algoritma eğitimlerine değinerek, “Eğitimimizde Minecraft ile algoritmaya giriş eğitimi veriyoruz. Algoritma dediğimiz şey, aslında yazılımın kalbi olan olaylar dizisi olarak devam ediyor. Biz bunu Minecraft ile birlikte çocuklara daha eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Veliler Proje İçin Teşekkür Etti Eğitimlere katılan kursiyerler ve veliler de sağlanan imkânlardan memnuniyetlerini dile getirdi. Veli Fatih Dayı, “Böyle bir projenin özellikle yaz ayında yapılması gayet iyi olmuş. Çünkü çocuklar ne yapacaklarını bilemiyorlar. Havalar da gayet sıcak. Böyle teknolojik alanlarda ilgilerini çekebilecek şekilde program yapılması bence çok güzel olmuş. Emeklerinize teşekkür ederiz” dedi. Veli Hilal Diz ise, “Çok güzel bir proje. Bugün ilk günümüz olacak. İnşallah diğer günlerimiz de böyle güzel bir şekilde geçer. Teşekkür ederim proje için” diye konuştu. “Kendimi Geliştireceğimi Düşünüyorum” Projeden yararlanan kursiyerlerden Uğur Mustafa Fikri Baş da, “Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu gençler için böyle bir kurs başlatmış. Ben de katılıp kendimi geliştireyim dedim. Baktığımda gerçekten de ortam da güzel, ekipmanlar falan olsun, donanımlar her şey çok iyi. Ben gerçekten burada kendimi geliştireceğime inanıyorum. Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kursiyer Ali Kürşat Güngör ise, “Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bu eğitimine ben de katılmak istedim. Kendimi bununla geliştireceğimi düşünüyorum. Besim Dutlulu’ya buradan teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.