Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akıllı Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Akıllı Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Xiaomi'nin 2026 İkinci Çeyrek Geliri 108,9 Milyar RMB'ye Ulaştı Haber

Xiaomi'nin 2026 İkinci Çeyrek Geliri 108,9 Milyar RMB'ye Ulaştı

Merkezinde Nesnelerin İnterneti (IoT) platformuyla birbirine bağlı akıllı telefonlar ve akıllı donanımlar bulunan tüketici elektroniği ve akıllı üretim şirketi Xiaomi, 30 Haziran 2026'da sona eren üç aylık döneme ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Grup, dönem boyunca bellek dahil olmak üzere temel bileşenlerin maliyetlerinde yaşanan önemli artışlara ve sektörde artan rekabete rağmen 108,9 milyar RMB toplam gelir elde etti. Bu rakam, bir önceki çeyreğe göre yüzde 9,9 artış anlamına gelirken, gelir yeniden 100 milyar RMB seviyesini aştı. Düzeltilmiş net kâr 6,2 milyar RMB olarak gerçekleşerek bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,4 arttı. Bu sonuçlar, zorlu piyasa koşullarına rağmen Xiaomi'nin operasyonel dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor. Xiaomi, "Human × Car × Home" stratejisi doğrultusunda, dönem boyunca iki ana segmentinde ve dört iş kolunda istikrarlı bir gelişim gösterdi. Akıllı telefon × AIoT segmentinin geliri 84,0 milyar RMB'ye ulaştı. Bunun içinde akıllı telefon iş kolunun geliri 42,1 milyar RMB oldu. Xiaomi'nin küresel akıllı telefon sevkiyatları, üst üste 24 çeyrektir dünyanın ilk üçü arasında yer aldı. IoT ve yaşam tarzı ürünleri gelirleri 31,3 milyar RMB olarak gerçekleşti ve bir önceki çeyreğe göre yüzde 26,7 arttı. İnternet hizmetleri gelirleri 9 milyar RMB olarak kayıtlara geçti. Akıllı elektrikli araçlar (EV), yapay zekâ (AI) ve diğer yeni girişimler segmentinin geliri 24,9 milyar RMB oldu. Bu da yıllık bazda yüzde 17,1 artışa tekabül ediyor. Segment içinde akıllı elektrikli araç iş kolunun geliri 23,9 milyar RMB olarak gerçekleşirken, dönem boyunca araç teslimatları artmaya devam etti. Öte yandan Temmuz 2026'da Xiaomi EV, Xiaomi Kunlun Teknik Mimarisi'ni resmi olarak tanıttı. Genişletilmiş menzilli SUV modellerinden oluşan Xiaomi SkyNomad Serisi duyuruldu. Böylece Xiaomi, genişletilmiş menzilli araç pazarına resmen giriş yaparken, akıllı elektrikli araç iş kolunda yeni bir büyüme alanı oluşturdu. Xiaomi Akıllı Telefonları Üst Üste 24 Çeyrektir Dünyanın İlk Üçünde Akıllı telefon sektörü, bellek maliyetlerindeki önemli artışın yarattığı zorlu koşullarla karşı karşıya kaldı. Xiaomi, bu durum karşısında ürün portföyünü ve fiyatlandırma stratejisini proaktif şekilde optimize ediyor. İkinci çeyrekte akıllı telefon gelirleri 42,1 milyar RMB'ye, küresel akıllı telefon sevkiyatları ise 31,2 milyon adede ulaştı. Omdia verilerine göre Xiaomi'nin küresel akıllı telefon sevkiyatları üst üste 24 çeyrektir dünyanın ilk üçü arasında yer alıyor. Dönem boyunca Xiaomi'nin akıllı telefon sevkiyatları dünya genelinde 53 ülke ve bölgede ilk üçte, 67 ülke ve bölgede ise ilk beşte yer aldı. Xiaomi, Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu'da ikinci sırada bulunuyor. Xiaomi, Mayıs 2026'da hepsi bir arada görüntüleme özelliklerine sahip amiral gemisi akıllı telefonu Xiaomi 17T Serisi'ni başarıyla piyasaya sürdü. Böylece premium ürün portföyünü daha da genişleten Xiaomi, yurt dışı pazarlardaki premium akıllı telefon sevkiyatlarının toplam içindeki payını artırdı. Xiaomi EV'nin Çeyreklik Teslimatları 100.000 Adedi Aştı Xiaomi EV'nin araç teslimatları da artmaya devam ediyor. İkinci çeyrekte 104 bin 199 araç teslim edildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,2'lik artış demek. Böylece Xiaomi EV, yüksek ölçekli büyümesini sürdürdü. BitAuto verilerine göre, 2026'nın ilk yarısında Xiaomi SU7 Serisi, Çin ana karasında 200.000 RMB ve üzeri fiyatla satılan tamamen elektrikli sedanlar arasında satış lideri oldu. Xiaomi EV, ürün portföyünü genişletmeye devam etti. Xiaomi SU7 Serisi ve Xiaomi YU7 Serisi'nin ardından şirket, Temmuz 2026'da "akıllı, yeniden yapılandırılabilir ve geniş iç hacme sahip SUV" olarak konumlandırdığı genişletilmiş menzilli SUV modellerinden oluşan Xiaomi SkyNomad Serisi'ni tanıttı. Xiaomi SkyNomad N90 Max, 76 kWh kapasiteli Xiaomi Armor Scale Batarya ile donatıldı. Araç, CLTC (Çin Hafif Hizmet Araçları Test Döngüsü) standardına göre 1.705 kilometreye kadar toplam menzil sunuyor. SkyNomad'ın iç mekanı ise aile yolculuklarının farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak yüz yüze oturma düzeni, çalışma modu ve yatak modu gibi özellikleri destekliyor. SkyNomad Serisi ile Xiaomi EV, iki farklı ürün serisinden oluşan ürün gamını tamamlayarak yeni müşteri taleplerine ulaşmak için önemli bir konum elde etti. Xiaomi'nin güvenlik performansı da önde gelen kuruluşlar tarafından takdir edildi. Çin Akıllı Bağlantılı Araç Değerlendirme Programı (C-ICAP) kapsamında yapılan değerlendirmede Xiaomi YU7; sürüş desteği, park desteği, akıllı kokpit ve gizlilik koruması olmak üzere dört kategorinin tamamında en yüksek dereceyi aldı. Xiaomi YU7 ayrıca Çin Yeni Otomobil Değerlendirme Programı (C-NCAP) kapsamında gerçekleştirilen güvenlik testlerinde "Beş Yıldız Artı" güvenlik sertifikası aldı. Yurt Dışında IoT Gelirleri Hızla Büyürken, Birbirine Bağlı AIoT Cihazlarının Sayısı 1,16 Milyarı Aştı İkinci çeyrekte Xiaomi'nin IoT ve yaşam tarzı ürünleri iş kolundan elde ettiği gelir 31,3 milyar RMB'ye ulaştı. Bu iş kolunun brüt kâr marjı yüzde 20,1 olarak gerçekleşti. Yurt dışındaki satış kanallarının genişlemesi ve ürün kategorilerinin çeşitlenmesi sayesinde, IoT ve yaşam tarzı ürünlerinden elde edilen yurt dışı gelirler yıllık bazda hızlı bir büyüme gösterdi. Böylece yurt dışı operasyonları, bu iş kolunun büyümesinde önemli bir rol oynadı. Omdia verilerine göre Xiaomi'nin tablet sevkiyatları ikinci çeyrekte dünya genelinde dördüncü sırada yer aldı. Xiaomi, böylece üst üste dokuzuncu çeyrekte dünyanın ilk beş tablet üreticisi arasında yer aldı. Çin ana karasında ise dördüncü sırada bulundu. Aynı dönemde Xiaomi'nin yurt dışı tablet sevkiyatları ve tablet gelirleri rekor seviyeye ulaştı. Yine aynı dönemde Xiaomi'nin TWS kulaklık sevkiyatları ve akıllı bileklik sevkiyatları hem dünya genelinde hem de Çin ana karasında ikinci sırada yer aldı. 30 Haziran 2026 itibarıyla Xiaomi'nin AIoT platformuna bağlı IoT cihazlarının sayısı, akıllı telefonlar ve tabletler hariç olmak üzere, 1,16 milyara ulaştı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,4 arttı. Xiaomi'nin AIoT platformuna akıllı telefon ve tabletler hariç beş veya daha fazla cihaz bağlayan kullanıcıların sayısı da 24,6 milyona ulaştı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 20,2 artış gösterdi. Xiaomi Home Uygulamasının Kullanıcı Sayısı Artıyor Haziran 2026'da Xiaomi Home uygulamasının aylık aktif kullanıcı sayısı (MAU) yıllık bazda yüzde 9,7 artarak 124,1 milyona ulaştı. Xiaomi AI Assistant'ın aylık aktif kullanıcı sayısı ise yüzde 14,2 artışla 174,9 milyona yükseldi. İnternet hizmetleri iş kolu da istikrarlı performansını sürdürdü. Bu alandaki gelir 9 milyar RMB olurken, brüt kâr marjı yıllık bazda 1,4 puan artarak yüzde 76,8'e yükseldi ve yüksek seviyesini korudu. Haziran 2026'da dünya genelindeki aylık aktif kullanıcı sayısı 766,5 milyona, Çin ana karasındaki aylık aktif kullanıcı sayısı ise 197,7 milyona ulaştı. Her iki rakam da yeni rekor seviyeler oldu. Xiaomi, Yapay Zeka, İşletim Sistemi ve Robotik Alanlarında Önemli İlerlemeler Kaydediyor Xiaomi, gelişen ileri teknoloji alanında küresel bir lider olma hedefi doğrultusunda geleceğe yatırım yapmaya devam ediyor. İkinci çeyrekte Xiaomi'nin Ar-Ge harcamaları 9,2 milyar RMB'ye ulaştı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,9 artış anlamına geliyor. Şirketin bu yılın ilk yarısındaki toplam Ar-Ge harcamaları ise 18 milyar RMB'yi aştı. Yapay zeka alanında Xiaomi'nin kendi geliştirdiği büyük dil modeli Xiaomi MiMo-V2.5, uluslararası model platformu OpenRouter'da haftalık token kullanımı açısından 1. sırada yer aldı. Model, 10,5 trilyon token kullanımına ulaşarak dünya genelindeki geliştiricilerden yoğun ilgi gördü. Temmuz 2026'da Xiaomi MiMo cihaz üzerinde çalışan modeli, Çin'deki ulusal büyük model kayıt süreçlerini resmen tamamladı. Xiaomi 17 Max ise Çin Bilgisayar Endüstrisi Birliği tarafından belirlenen "Yapay Zeka Terminali Zeka Seviyesi" ulusal standartları kapsamında Seviye 3 (L3) sertifikası alan ilk cihazlar arasında yer aldı. Robotik alanında Xiaomi, Temmuz ayında Xiaomi-Robotics-U0 ve Xiaomi-Robotics-1 olmak üzere iki yeni fiziksel yapay zeka modeli (embodied foundation model) tanıttı. Her iki model de birçok uluslararası ve yetkili değerlendirme platformunda 1. sırada yer aldı. Bu teknolojilerin gerçek dünyadaki uygulamaları da Xiaomi'nin elektrikli araç fabrikasında gösterildi. Xiaomi'nin fiziksel yapay zeka destekli robotlarının, kendinden kılavuzlu dişli somun yükleme istasyonundaki çift taraflı görevlerde başarı oranı yüzde 90,2'den yüzde 98'e yükseldi. Robotlar ayrıca son montaj atölyesinin lojistik alanındaki yeni çalışma istasyonlarında kullanılmaya başlandı. Xiaomi, Ağustos 2026'da yeni nesil işletim sistemi Xiaomi HyperOS 4'ün beta sürümünü resmi olarak kullanıma sundu. Xiaomi MiMo büyük dil modeli tarafından desteklenen ve yapay zeka ile geliştirilen Xiaomi Hyper XiaoAi 2.0 ile sistem; farklı ekosistemler, kullanım senaryoları ve cihazlar arasında koordineli etkileşimler sunarak yapay zeka deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor. Xiaomi, temel teknolojilerin yoğun şekilde hayata geçirildiği bu dönemde, "Human × Car × Home" ekosisteminin rekabet gücünü artırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor? Haber

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor. Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor. Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor. Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor. Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor. 2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor. Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor. Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor. “Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir” IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.” Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor. Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı Haber

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı

Gençlerin teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri amacıyla hayata geçirilen Akademi Manisa’da eğitimler başladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde hizmet veren ve tamamı ücretsiz gerçekleştirilecek olan eğitimlerde çocuklar ve gençler algoritma, yazılım ve oyun geliştirme alanlarında teorik bilgilerini uygulamalı çalışmalarla pekiştirme fırsatı buluyor. “Gençlerimiz İçin Ücretsiz” Akademi Manisa’da sunulan hizmetlerle ilgili bilgi veren Yazılım Mühendisi Yunus Can Tarhan, “Akademi Manisa 10-24 yaş arası gençler için eğitim veren yeni bir eğitim merkezi. Burada 3D yazıcı teknolojilerinden, robotik kodlamaya, oyun geliştirmeden akıllı üretim atölyelerine kadar bir sürü imkanımız mevcut. Hepsi gençlerimiz için ücretsiz. Buraya gelip eğitimlere kaydolduktan sonra diledikleri gibi kullanabiliyorlar. Bir nevi dijital kütüphane gibi. Gelip burada ders de çalışabilirler, eğitmenlerimizden istedikleri konular dahilinde yardım da alabilirler” dedi. Eğitimlerle İlgili Bilgiler Aktardı Eğitimlere de değinen Tarhan, “İlk eğitimimiz 2 boyutlu oyun geliştirme eğitimiydi. C# dili dediğimiz yazılım kodlama dili ile beraber gençlerimize oyun oynarken aynı zamanda oyunun nasıl yapıldığı, oyun sektöründe ilerlemelerin nasıl olduğu yönünde bilgiler vererek şimdiden geleceklerine ışık tutmaya çalışıyoruz. Diğer eğitimimiz ise Minecraft ile blok tabanlı kodlama. Daha küçük yaştaki gençlerimizin algoritma yapısını öğrenmeleri için ve bilgisayara ilk adımları için vermiş olduğumuz bir eğitim. Onun eğitimi de 1 ay kadar sürecek” ifadelerini kullandı. “Eğlenceli Bir Şekilde Öğretmeyi Amaçlıyoruz” Yazılım Mühendisi Ceylin Çaltepe ise algoritma eğitimlerine değinerek, “Eğitimimizde Minecraft ile algoritmaya giriş eğitimi veriyoruz. Algoritma dediğimiz şey, aslında yazılımın kalbi olan olaylar dizisi olarak devam ediyor. Biz bunu Minecraft ile birlikte çocuklara daha eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Veliler Proje İçin Teşekkür Etti Eğitimlere katılan kursiyerler ve veliler de sağlanan imkânlardan memnuniyetlerini dile getirdi. Veli Fatih Dayı, “Böyle bir projenin özellikle yaz ayında yapılması gayet iyi olmuş. Çünkü çocuklar ne yapacaklarını bilemiyorlar. Havalar da gayet sıcak. Böyle teknolojik alanlarda ilgilerini çekebilecek şekilde program yapılması bence çok güzel olmuş. Emeklerinize teşekkür ederiz” dedi. Veli Hilal Diz ise, “Çok güzel bir proje. Bugün ilk günümüz olacak. İnşallah diğer günlerimiz de böyle güzel bir şekilde geçer. Teşekkür ederim proje için” diye konuştu. “Kendimi Geliştireceğimi Düşünüyorum” Projeden yararlanan kursiyerlerden Uğur Mustafa Fikri Baş da, “Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu gençler için böyle bir kurs başlatmış. Ben de katılıp kendimi geliştireyim dedim. Baktığımda gerçekten de ortam da güzel, ekipmanlar falan olsun, donanımlar her şey çok iyi. Ben gerçekten burada kendimi geliştireceğime inanıyorum. Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kursiyer Ali Kürşat Güngör ise, “Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bu eğitimine ben de katılmak istedim. Kendimi bununla geliştireceğimi düşünüyorum. Besim Dutlulu’ya buradan teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı Haber

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı

Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim süreçlerinde dijital dönüşüm yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendiren şirket, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi’ni Tarsus Tesisinde devreye aldı. Üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplay arak gerçek zamanlı analiz imkânı sunan sistem, yapay zekâ destekli altyapısıyla üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli hale getiriyor. Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda devreye aldığımız Metriks sistemi, yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor; aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor" dedi. Üretim sahasındaki tüm ver iler tek merkezde toplanıyor Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık olarak analiz ediliyor. Metriks platformu üzerinde önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, üretim süreçlerinde oluşabilecek olası sapmaların henüz sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Böylece üretim sürekliliğinin ve operasyonel güveni lirliğin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerini daha etkin yönetmeye değil, enerji verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye de katkı sunuyor. Platform bünyesindeki Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerde enerji tüketimi anlık olarak takip edilirken, enerji kayıplarının kaynağı ve büyüklüğü ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli katkı sağlanıyor. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışı sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da güç katıyor" şeklinde konuştu. Kalite yönetiminde gerçek zamanlı kontrol dönemi Sistemin sunduğu ileri analitik ve makine öğrenme altyapısı ise yalnızca mevcut durumu izlemekle sınırlı kalmıyor. Üretim verilerini analiz ederek geleceğe yönelik tahminleme modelleri oluşturan sistem sayesinde ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı takip edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Böylece hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor. İzocam, Metriks pl atformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetim süreçlerini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınması hedeflenen Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen verilerin anlık olarak analiz edilmesi, süreçlerde oluşabilecek sapmaların erken aşamada tespit edilmesi ve hurda ile fire oranlarının azaltılması amaçlanıyor. Yine ilerleyen aşamalarda hayata geçirilmesi planlanan QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. İzocam’da dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Genel Direktör Kerem Kürklü, "Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destek li analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken, sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor Haber

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor

Yaklaşık 150 metrekarelik stant alanında dijital mühendislik, akıllı otomasyon, üretim ekipmanları ve özel makine çözümlerine odaklanan BMG, üretim teknolojilerindeki yetkinliklerini sektör profesyonellerine tanıtıyor. WIN Eurasia’nın, BMG’nin farklı sektörlerdeki müşterilere yönelik teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini görünür kıldığı önemli bir platform olduğunu belirten Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan şunları söyledi: “WIN Eurasia, yalnızca teknolojilerimizi sergilediğimiz bir platform olmanın ötesinde, sanayinin geleceğine yönelik dönüşüm vizyonumuzu paydaşlarımızla birlikte değerlendirdiğimiz önemli bir buluşma noktası oldu”. Uçan, Bosch Üretim Çözümleri Türkiye olarak Bosch’un küresel üretim ekosistemindeki bilgi birikimini, Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesindeki müşterilerinin karmaşık üretim ihtiyaçları için özel çözümlere dönüştürdüklerinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve ileri üretim teknolojilerindeki uzmanlığımızla üretim süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha sürdürülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz.” Akıllı otomasyon ve görüntü işleme uygulamaları fuarda öne çıktı Fuar kapsamında sergilenen al-bırak (pick & place) uygulamaları ve yüksek performanslı konveyör sistemleriyle entegre çalışan interaktif cobot uygulamaları, görüntü işleme (vision) sistemleri ve akıllı üretim senaryoları, insan ve makine iş birliğinin üretim süreçlerinde nasıl daha yüksek verimlilik sağladığını uygulamalı olarak ortaya koyuyor. Manuel montaj süreçlerinde operatörlere yönlendirme sağlayan ve mikrometre seviyesindeki çok ince yüzeylerin bile kalite kontrolünü yapabilen görüntü işleme (vision) sistemleri ile akıllı üretim senaryoları da fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında. Batarya ve hidrojen teknolojilerine yönelik geliştirilen uçtan uca üretim hatları da Bosch Üretim Çözümleri standında yer bularak küresel kabiliyetlerini temsil ediyor. Üretim sistemlerinin modernizasyonu için çözümler Fuarda gerçekleştirilen teknoloji demoları sayesinde, pek çok farklı sektör için mühendislik çözümleri ziyaretçilere uygulamalı olarak aktarılıyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, danışmanlıktan tasarıma, üretimden teknik servise kadar uzanan uçtan uca hizmet modeliyle sadece yeni tesis kurulumlarında değil, mevcut üretim sistemlerinin modernizasyonunda da sanayicilerin yanında yer alıyor. Şirket, mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme (HVAC) gibi birbirinden farklı üretim dinamiklerine sahip sektörlerin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Bosch Üretim Çözümleri, küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olarak 17 yıldır Bursa’da faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda, Bosch Üretim Çözümleri, Ar-Ge Merkezi olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırıldı. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Sanayi Ajandası Konya’da Açıldı Haber

Geleceğin Sanayi Ajandası Konya’da Açıldı

Öztürk, “Konya, bugün Anadolu’nun yanı sıra, dünyanın sayılı üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Sahip olduğumuz üretim kapasitesi, lojistik avantajlar ve sanayi disiplinimizle iş makinaları sektörünün kalbi burada atmaktadır. Bu potansiyelin bir tescili olarak, sektörün en prestijli buluşmalarından biri olan Komatek Fuarı’na da Konya’da ev sahipliği yapabileceğimizi tüm uluslararası paydaşlarımıza ilan ediyorum. Konya, bu büyüklükteki bir organizasyona ev sahipliği yapacak hem vizyona hem de altyapıya sahiptir.” dedi. Kamu ve Sanayi İş Birliği Üst Düzeydeydi Megatrends2030, Konya’nın ekonomi yönetimi ve kamu bürokrasisinden de yoğun ilgi gördü. Toplantıya; Ticaret İl Müdürü, KOSGEB İl Müdürü, DSİ İl Müdür Yardımcısı ve DSİ mühendis kadrosu katılım sağlayarak, Megatrends 2030 vizyonunun kamu politikalarıyla olan uyumunu yerinde takip ettiler. Kamu temsilcilerinin katılımı, Konya sanayisinin dönüşüm sürecinde devlet destekleri ve altyapı projelerinin kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Stratejik Raporlar ve Veriye Dayalı Gelecek Lansmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Mustafa Ünsalan tarafından gerçekleştirilen kapsamlı TEPAV sunumu oldu. Ünsalan, iş makinaları ve sanayi sektörüne yönelik hazırlanan projeksiyonları katılımcılarla paylaşarak; veriye dayalı stratejilerin 2030 yolculuğundaki önemine değindi. Küresel Trendler ve Stratejik Öngörüler Masaya Yatırıldı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatçılar Meclisi, İMDER (Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği) ve İSDER (İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği) destekleriyle Komatek Uluslararası İş ve İnşaat Makine, Teknoloji Aletleri Fuarı ve İMDER sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte, 2030 yılına kadar sektörü bekleyen dijitalleşme, yeşil enerji ve akıllı üretim teknolojileri gibi "Mega Trendler" uzman isimler tarafından analiz edildi. Moderatörlüğünü İMDER-İSDER Genel Sekreteri Oğuz Yusuf Yiğit’in üstlendiği “Küresel Ufuk, Stratejik Vizyon” panelinde; KTO Meclis Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Okka, KTO Meclis Üyesi Mahmut Tolga Kaynaroğlu, İMDER Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Taylan ve İMDER Vinç Komitesi Başkanı Esat Kütükcü, Konya sanayisinin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek yol haritalarını paylaştılar. Dijital ve Yeşil Dönüşüm Vurgusu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Konya İl Müdürü Vedat Konarılı’nın da katılım sağladığı etkinlikte, devletin sanayi politikaları ve teknolojik inovasyon destekleri hakkında katılımcılara kritik bilgiler aktarıldı. Etkinlik sonunda, Konya’nın 2030 vizyonunun sadece üretimde değil, uluslararası fuarcılık ve stratejik liderlik alanında da vites yükselteceği mesajı verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.