Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akkuyu Ngs

Kapsül Haber Ajansı - Akkuyu Ngs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akkuyu Ngs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akkuyu Nükleer A.Ş. Bölgedeki Öğrencilere Yönelik Çevre Etkinliği Düzenledi Haber

Akkuyu Nükleer A.Ş. Bölgedeki Öğrencilere Yönelik Çevre Etkinliği Düzenledi

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Silifke ilçesine bağlı Sömek Mahallesi’ndeki ortaokul öğrencileriyle birlikte ormanların korunması ve yangınların önlenmesi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla çevre etkinliği düzenledi. Açık havada gerçekleştirilen eğitimler, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) itfaiye ve çevre koruma birimlerinde görev yapan uzmanlar tarafından verildi. Etkinliğe 10-14 yaş arasındaki öğrenciler, öğretmenler, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Gençlik Konseyi üyeleri ve şirketin ilgili birimlerinde görev yapan çalışanlar katıldı. İtfaiye ekipleri, öğrencilere orman yangınlarının önlenmesi için alınması gereken tedbirleri anlattı. Eğitimin uygulamalı bölümünde ise öğrencilere yangın söndürme tüplerinin ve yangın hortumlarının nasıl kullanılacağı gösterildi. Eğitim kapsamında, Türkiye Orman Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılında ülkede meydana gelen orman yangınlarının %42’sinin ihmal veya dikkatsizlikten kaynaklandığına ilişkin veriler dikkate alınarak yangınların önlenmesine yardımcı olacak şekilde doğada uyulması gereken kurallara özellikle dikkat çekildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Çevre Koruma Birimi temsilcisi, öğrencilere ormanların iklim açısından taşıdığı önemi anlatarak ormanların kirlilik ve yangınlara karşı korunmasının gerekliliğini aktardı. Öğrenciler, etkinlik kapsamında düzenlenen bilgi yarışmasında öğrendiklerini pekiştirme fırsatı buldu. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, etkinliğe ilişkin şunları söyledi: “Nükleer enerji sektöründe çalışanlar için eylemlerinin sonuçlarını değerlendirebilmek ve süreçleri birkaç adım sonrasını öngörerek planlayabilmek, mesleki kültürün bir parçasıdır. Bu yaklaşım, derin bilgi birikimine, deneyime ve ortak sonuca yönelik bireysel sorumluluk bilincine dayanıyor. Öğrencilere yönelik düzenlediğimiz etkinliklerde, bu yaklaşımın günlük yaşamda nasıl uygulanabileceğini anlatıyoruz. Akkuyu NGS ekibinin mesleki deneyiminin bölge halkına da fayda sağlaması gerektiğine inanıyoruz. İtfaiye ekiplerimiz, orman teşkilatına ve belediye ekiplerine yangınlarla mücadelede destek veriyor. Uzmanlarımız, öğrencilerle düzenli olarak bir araya geldikleri etkinliklerde mesleklerinin özelliklerini anlatıyor, çevrelerindeki dünyayı daha iyi anlamalarına ve doğaya karşı duyarlı bir yaklaşım geliştirmelerine yardımcı olacak bilgileri paylaşıyor.” Etkinlik, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin Mersin'de yürüttüğü çevre koruma çalışmalarının devamı niteliğini taşıyor. Şirket, temmuz ayında çalışanlarının çocuklarına yönelik deniz kaplumbağalarını koruma etkinliği düzenlemiş; bu etkinlik kapsamında öğrenciler, bölgede yaşayan nadir deniz kaplumbağalarının özellikleri hakkında bilgi almıştı. Kıyı temizliği çalışmalarına katılan öğrenciler kaplumbağaların yuvalama döneminde sahillerde uyulması gereken kuralları içeren bilgilendirme levhalarının yerleştirilmesine yardımcı olmuştu. Aynı ay, Akkuyu NGS projesi çalışanları ve bölge sakinlerinden oluşan 120’den fazla gönüllü, Taşucu Mahallesi’nin kıyı şeridinde düzenlenen evsel atık temizliği etkinliğine de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Genç Enerji Liderleri Akkuyu NGS’yi Ziyaret Etti Haber

Türkiye’nin Genç Enerji Liderleri Akkuyu NGS’yi Ziyaret Etti

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi üyeleri olan Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinde görev yapan genç uzmanlar, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasını ziyaret etti. Konuklar, projenin hayata geçirilme süreci ve 1. Güç Ünitesi’nde yürütülen devreye alma hazırlıkları hakkında bilgi aldı. Ziyaret programı kapsamında, Akkuyu NGS Eğitim Merkezi’nde bulunan Güç Ünitesi Kontrol Odası Tam Ölçekli Simülatörü, Doğu Deniz Kargo Terminali ve deniz seviyesinden 200 metre yükseklikte bulunan seyir terası ziyaret edildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, ziyaretle ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşası; enerji, mühendislik ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi alanlarında yeni yetkinliklerin oluşmasını sağlıyor. Bugün projemizi yakından tanıyan genç uzmanlar, önümüzdeki on yıllarda Türkiye’nin enerji sektörünün gelişimine yön verecekler. Akkuyu NGS sahasında uzmanlarımızla bir araya gelerek modern nükleer enerji teknolojilerinin nasıl çalıştığını yakından görme fırsatı buldular. Nükleer sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurmaları, konuklarımızın nükleer enerjinin sunduğu imkânları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişimindeki önemli rolünü daha iyi değerlendirmelerine olanak sağladı.” Genç enerji liderleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. yönetimi ve uzmanlarından projenin mevcut durumu ile 1. Güç Ünitesi’nde yürütülen devreye alma çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Bu kapsamda ekipmanlarda gerçekleştirilen kontrol işlemleri, Türkiye’deki düzenleyici kurum ve diğer kamu kurumlarıyla yürütülen çalışmalar ele alındı. Katılımcılar ayrıca işletme personelinin eğitim programının uygulanmasına ilişkin konuları uzmanlarla değerlendirme fırsatı buldu. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genel Sekreteri Mehmet Ertürk, ziyaretin ardından şu değerlendirmede bulundu: “Akkuyu NGS’ye düzenlenen bu ziyaret, Dünya Enerji Konseyi Türkiye Milli Komitesi olarak genç enerji liderlerimiz için son derece öğretici bir deneyim oldu. Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin sahada nasıl hayata geçirildiğini yerinde gözlemlemek, nükleer enerjinin ülkemizin enerji dönüşümündeki rolünü daha iyi anlamalarını sağladı. Bu proje, enerji arz güvenliği ve düşük karbonlu üretim hedeflerimiz açısından uzun yıllar boyunca katkı sunma potansiyeline sahiptir. Nükleer enerji gibi çok disiplinli ve uzun soluklu bir alanda, genç profesyonellerin sürece erken dönemde dâhil olması ve teknik bilgi birikimini artırması büyük önem taşımaktadır.” Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi’nin Genç Enerji Liderleri programı katılımcısı Pakize Şule Serin ise şunları söyledi: “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne gerçekleştirilen saha ziyareti, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından stratejik önemi olan bu projeyi yerinde görme ve ilgili ekiplerle doğrudan bilgi alışverişinde bulunma fırsatı sağladığı için son derece faydalı oldu. Projenin yerli tedarikçilere ve istihdama sağladığı katkı da sektörümüz için değerli bir kazanımdır. Nükleer enerji, uzun vadeli ve planlı bir yaklaşım gerektiren, onlarca yıllık bir potansiyel sunmaktadır. Elektrik üretiminde güvenilir ve düşük karbonlu kaynakların payının artırılması, Türkiye’nin sürdürülebilir enerji geleceği için büyük önem taşımaktadır. Bu tür ziyaretlerin sektörde çalışan genç profesyonellerin bilgi ve deneyimini artıracağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı  Haber

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Düzenlediği Uluslararası Balıkçılık Turnuvası’nın 4’üncüsü Yapıldı 

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, Rusya’nın Tver Bölgesi’nde bulunan Udomlya şehrinde gerçekleştirildi. Turnuvaya, Rosatom’un nükleer enerji alanında projesi bulunan ve proje hazırlığı olan 11 partner ülkeden 22 amatör sporcu ile 28 gazeteci ve uzman katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Malezya, Özbekistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nden de katılımcıların yer aldığı etkinlikte, Kalinin Nükleer Güç Santrali’nin çevre koruma ve radyasyon kontrol servisi temsilcileri de görev aldı. Turnuva kapsamında tutulan balıkların tartımı sırasında özel ekipmanlarla dozimetrik kontrol gerçekleştiren uzmanlar, bölgedeki balıkların güvenli olduğunu teyit etti. “En Büyük Balık” kategorisinde 1 kilo 700 gram ağırlığında bir sudak yakalayan Malezya takımı birinci oldu. Macaristan takımı “Mücadele Ruhu” kategorisinde ödüle layık görülürken, Rusya’yı temsil eden takım ise Udomlya Gölü’nde yaşayan en fazla balık türünü yakalayarak “En Büyük Av” kategorisinin kazananı oldu. Turnuva programı kapsamında katılımcılar için Kalinin NGS’ye teknik gezi düzenlendi. Konuklar, 3. ve 4. Güç Ünitelerinin makine dairelerini ve ünite kontrol odalarını ziyaret etti, soğutma kulelerini inceledi ve santralde görev yapan mühendislerle bir araya geldi. Etkinlik katılımcıları için ayrıca Moskova’daki Halk Ekonomisi Başarıları Sergisi VDNH’de bulunan Atom Müzesi’nin yanı sıra NGS’nin bulunduğu bölgedeki tarihi mekanları ve Udomlya Yerel Tarih Müzesi’ni kapsayan zengin bir kültür programı düzenlendi. Rosatom Uluslararası Ağı Özel Kuruluşu İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aleksandra Yustus, turnuvaya ilişkin şunları söyledi: “Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, nükleer enerjinin çevreyle uyumunu ortaya koymamıza imkân sağlayan Rosatom’un öncü bilgilendirme etkinliklerinden biri haline geldi. Yabancı konuklarımız, nükleer güç santrallerinin çevre üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadığını, aksine bulundukları bölgelerin gelişimine katkı sağlayan önemli bir unsur olduğunu kendi gözleriyle görebiliyor. Bu tür etkinlikler aynı zamanda Rosatom’un açıklık ilkesini ortaya koyuyor ve kendi nükleer projelerini hayata geçirmeye başlayan ülkelerde yaşayan insanlarla güvene dayalı bir diyalog kurulmasına katkı sağlıyor.” Kalinin NGS Başmühendisi Ruslan Alıyev ise şunları kaydetti: “Çok sayıda ülkeden temsilcinin nükleer güç santralimizin faaliyetlerini yakından tanımak, kullanılan teknolojilerin güvenliğini yerinde görmek ve işletmenin çevre koruma çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek amacıyla bölgemize gelmesi nedeniyle bu etkinliğe ev sahipliği yapmak Kalinin NGS için büyük bir onur olduğu kadar önemli bir sorumluluktu.” Türkiye’yi turnuvada temsil eden balıkçılardan Veli Bıçak da, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Turnuva bizim için oldukça keyifli geçti. Biz normalde deniz balıkçılığı yapıyorduk, turnuva ile ilk kez bir tatlı su gölünde balık tutmak bizim için farklı bir tecrübe oldu. Özellikle de bu suyun bir nükleer santralin soğutma sisteminde kullanılıyor olması bizim açımızdan çok ilgi çekiciydi. Bununla birlikte, santralin bölgenin ekosistemi üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığını hem yarışma sırasında yaptığımız gözlemlerle hem de yakalanan balıklar üzerinde gerçekleştirilen dozimetrik analizlerin sonuçlarıyla bizzat görme fırsatı bulduk. Şehrin sakinliği, insanların birbirine saygısı ve kurallara uyumu da dikkatimizi çekti. Seyahatimizin başından sonuna kadar çok iyi ağırlandık. Bu güzel organizasyon için Rosatom’a çok teşekkür ediyorum.” Turnuvada Türkiye’yi temsil eden bir diğer balıkçı Hasan Artırık ise turnuvaya davet edilmekten dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Konaklamadan etkinliklere kadar programın her aşamasından memnun kaldık. Daha önce denizde edindiğimiz balıkçılık deneyimini bu kez nükleer santral çevresindeki bir gölde değerlendirme fırsatı bulduk. Alışık olmadığımız coğrafya ve hava koşulları bizi biraz zorladı. Özellikle göl üzerindeki sis, turnuvanın aklımızda kalan anlarından biri oldu. Bu koşullarda balık tutmak bize yeni beceriler kazandırdı. Program kapsamında Kalinin Nükleer Güç Santrali’ni de ziyaret ettik. Santralin mühendisliği, inşaatı ve mimarisinin yanı sıra uygulanan güvenlik önlemleri de bizi etkiledi. Bu ziyaret ile Kalinin NGS sahasındaki çalışma disiplinin yüksek seviyede olduğunu açıkça gözlemleme fırsatı bulduk. Faaliyette olan bir nükleer güç santralinin hemen yakınında böylesine gelişmiş bir şehir görmek de bizim için oldukça dikkat çekiciydi. Ülkemizde Akkuyu NGS’nin inşa ediliyor olmasından gurur duyduk. Akkuyu NGS işletmeye alındığında da bulunduğu bölgeye benzer şekilde olumlu katkılar sağlamasını içtenlikle temenni ediyoruz.” Kalinin NGS, çevre üzerindeki etkilere ilişkin belirlenen standartlara uyulması ve sucul biyolojik kaynakların korunması da dahil olmak üzere çevresel gerekliliklerin yerine getirilmesine yönelik çalışmaları düzenli olarak sürdürüyor. Santral yalnızca 2025 yılında dört ayrı balıklandırma çalışması gerçekleştirdi. Pesvo ve Udomlya göllerindeki balık stoku yaklaşık 740 ton seviyesinde bulunuyor. Kalinin NGS ayrıca 2025 yılı sonuçlarına göre Rosatom işletmeleri arasında her yıl düzenlenen “Nükleer Sektörün Çevresel Açıdan Örnek Kuruluşu” yarışmasında birincilik elde etti. Çevresel izleme sonuçları, Kalinin NGS’nin bulunduğu bölgede çevresel dengenin korunduğunu ortaya koydu. İşletmenin yüzey ve yer altı suları, toprak, atmosferin bileşimi ve radyasyon seviyesi de dahil olmak üzere çevresel unsurlar üzerindeki etkisi asgari düzeyde bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS’nin Genç Uzmanları Mesleki Deneyimlerini Bölgedeki Gençlerle Paylaştı Haber

Akkuyu NGS’nin Genç Uzmanları Mesleki Deneyimlerini Bölgedeki Gençlerle Paylaştı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rus ve Türk öğrencileri Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) Türk uzmanlarıyla bir araya getirdi. Uluslararası Gençlik Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlik, Silifke Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Katılımcılar nükleer sektördeki meslekleri tanıdı, genç mühendislerin kariyer olanakları hakkında bilgi edindi ve Gençlik Merkezi’nin çevre düzenlemesine yönelik çalışmaları birlikte gerçekleştirdi. Etkinliğe, Akkuyu NGS çalışanlarının çocuklarının eğitim gördüğü okuldan “Rosatom Gençleri” hareketinin girişimlerine katılan lise öğrencileri, Silifke Gençlik Merkezi’nin spor ve sanat kurslarına katılan gençler, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. çalışanları olan Türk uzmanlar ve Akkuyu NGS Gençlik Konseyi temsilcileri de katıldı. Programın öne çıkan bölümlerinden biri, katılımcılar ile Akkuyu NGS uzmanları arasında gerçekleştirilen açık diyalog oldu. Akkuyu NGS kimya bölümü, dekontaminasyon bölümü, radyoaktif atık ve kullanılmış nükleer yakıt yönetimi bölümü ile güvenlik sağlama denetimi ve kontrolü biriminde görev yapan çalışanlar öğrencilerle bir araya geldi. Genç nükleer enerji uzmanları, mühendislik alanlarını seçme nedenlerini, nükleer enerji sektöründe meslek hayatlarına nasıl başladıklarını ve bir nükleer güç santralinde çalışmak için hangi bilgi ve becerilere ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Öğrenciler uzmanlara eğitim, meslek hayatındaki ilk adımlar ve büyük ölçekli uluslararası bir projede çalışma hakkında sorular yöneltti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh etkinlik ile ilgili yaptığı açıklamada, “Nükleer sektörde işine gerçekten tutkuyla bağlı profesyoneller çalışıyor. Birçok kişi bu sektörde kariyer yapmayı bilinçli olarak tercih ediyor, çoğu zaman anne ve babalarının mesleki yolunu devam ettirerek nükleer enerji sektöründeki aile geleneklerini sürdürüyor. Nükleer sektör kuruluşlarının bulunduğu bölgelerde gençlerin mühendislik mesleklerine ilgisi daha üniversiteye başlamadan önce oluşuyor. Nükleer güç santrali uzmanlarıyla doğrudan konuşma, onların mesleki yolculuklarını öğrenme ve bir NGS’de ihtiyaç duyulan bilgi alanlarının ne kadar çeşitli olduğunu görme fırsatı, öğrencilerin gelecekteki uzmanlık alanlarını seçerken daha bilinçli hareket etmelerine yardımcı oluyor. Bir NGS’nin tüm aşamaları kapsayan yaşam döngüsü yüz yılı aşkın bir süreyi kapsıyor. Bu nedenle nükleer enerji uzmanlarının bilgi, deneyim ve mesleki geleneklerini gelecek nesillere bugünden aktarmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Akkuyu NGS Gençlik Konseyi Başkanı Nina Zharicheva, katılımcılara genç çalışanların mesleki gelişim olanaklarını anlattı. Konsey, kariyerlerinin başındaki uzmanların şirkete uyum sağlamalarına, bilgi ve deneyim paylaşmalarına, liderlik becerilerini geliştirmelerine, sosyal, çevresel ve eğitici projelerde yer almalarına yardımcı oluyor. Buluşmanın uygulamalı bölümünü de Rus ve Türk katılımcılar birlikte gerçekleştirdi. Karma ekipler Gençlik Merkezi’nin bahçesindeki bankları boyadı ve karşılıklı saygının, bölgenin gelişimi için iş birliği yapma isteğinin simgesi olarak bir “Dostluk Ağacı” dikti. Programın sonunda öğrenciler ve genç uzmanlar takım halinde düzenlenen sportif oyunlara katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı Haber

AKKUYU NGS Gönüllü Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Eğitimlerini Tamamladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) personelinin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmaya yönelik çalışmaları devam ediyor. Santralin arama kurtarma ekibinde gönüllü olarak yer alan çalışanlar, Adana’daki Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Eğitim Merkezi’nde düzenlenen yıllık uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayarak yeterliliklerini yeniden belgeledi. Akkuyu NGS çalışanları arasından gönüllülük esasına göre oluşturulan arama kurtarma ekibi, acil durumlarda görev alabilmek için düzenli olarak uzmanlık eğitimlerinden geçiyor. Bu yılki eğitim kapsamında 40 çalışan, arama kurtarma operasyonlarının planlanması ve yürütülmesine yönelik güncel yöntemleri öğrendi, enkazda arama ve keşif çalışmaları ile yaralı tahliye uygulamalarını sahada pratiğe döktü. Ayrıca taktik özel eğitim ve topografik bilgileri alan katılımcıların tamamı, eğitim sonunda yapılan yeterlilik sınavını başarıyla geçti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Acil durumlarda doğru, hızlı ve güvenli şekilde hareket eden uzmanların yetiştirilmesi, projemizde güvenlik kültürünün temel unsurlarından biridir. Bu yaklaşım, yalnızca çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini değil, aynı zamanda doğal afetler ve insan kaynaklı acil durumlar karşısında hızlı ve etkin müdahale edebilme hazırlığını da kapsıyor. Bu nedenle, gönüllü arama kurtarma ekibimizin düzenli olarak eğitim almasına ve pratik becerilerini, Türkiye’nin yetkili kurumu AFAD’ın rehberliğinde sürekli geliştirmesine büyük önem veriyoruz.” Arama kurtarma ekibine yönelik eğitimler düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve ekip üyelerinin bilgi ve pratik becerilerinin güncel gerekliliklere uygun şekilde korunmasına katkı sağlıyor. Personelin eğitimi, Akkuyu NGS’nin acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeyde tutmayı amaçlayan kapsamlı sistemin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı Haber

AKKUYU NGS’nin 2. Güç Ünitesi’nde Teknik Su Temini Sistemi’nin Kilit Aşaması Tamamlandı

Kıyı pompa istasyonunun ana pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, türbin adasının soğutma sisteminin oluşturulmasında yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 2. Güç Ünitesi kıyı pompa istasyonunda, teknik su temini sisteminin dört ana pompa ünitesinin montajı tamamlandı. Dikey santrifüj pompaları, türbin yoğuşturucularının soğutma sistemine deniz suyunu temin edecek. Bu pompaların güvenilir şekilde çalışması, türbin binasındaki ekipmanların etkin bir biçimde soğutulması ve türbin ünitesinin istikrarlı işletimi açısından büyük önem taşıyor. Kıyı pompa istasyonlarında, nükleer güç santrallerinde kullanılan en büyük pompa üniteleri yer alıyor. Toplam yükseklikleri yaklaşık beş katlı bir binanın yüksekliğine eş olan pompa ünitelerinin bileşenleri farklı seviyelere yerleştiriliyor. Pompanın alt bölümü, zemin seviyesinin 21 metre altında monte edilirken, 6.500 kW gücündeki elektrik motorları eksi 5 metre kotunda monte ediliyor. Bu tasarım çözümü, pompa istasyonu ekipmanının sel ve tsunami dâhil olmak üzere her türlü dış etkene karşı güvenilir şekilde korunmasını sağlıyor. Güç ünitesinin işletme aşamasında yüksek kapasiteli pompa üniteleri, türbin yoğuşturucusunun soğutulmasını sağlayarak nükleer güç santralinin istikrarlı ve verimli işletimine önemli katkı sunacak. Dört pompanın toplam kapasitesi saatte 260 bin metreküp suya ulaşacak. Bu miktar, yaklaşık 100 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek hacme eşdeğer. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kıyı pompa istasyonu, güç ünitesi altyapısının en önemli unsurlarından biridir. Ana sirkülasyon pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, teknik su besleme sistemlerinin hazırlık çalışmalarında bir sonraki aşamaya planlı şekilde geçilmesini sağlıyor. Birinci Güç Ünitesi’nde işletmeye alma çalışmalarına yönelik hazırlıklar yoğun şekilde sürerken, Akkuyu NGS’nin diğer güç ünitelerinin güvenilir işletimini sağlayacak mühendislik sistemlerini oluşturmaya da eş zamanlı olarak devam ediyoruz.” Akkuyu NGS'nin ana ekipmanı Akdeniz'den gelen su ile soğutulacak. Suyun bir kısmı tuzdan arındırma komplekslerinden geçecek. Bu amaçla, deniz ve kıyı hidrolik yapılarından oluşan bir kompleks tasarlandı ve inşasına başlandı. Kompleks, her ünite için bir tane olmak üzere dört pompa istasyonu, bir drenaj kanalı, sifon kuyuları, bir dağıtım odası, bir su alma ve boşaltma yapısından oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom, NPPES 2026'da Türkiye'nin Enerji Geleceğine Yönelik Nükleer Çözümlerini Tanıttı Haber

Rosatom, NPPES 2026'da Türkiye'nin Enerji Geleceğine Yönelik Nükleer Çözümlerini Tanıttı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, bu yıl 12.’si düzenlenen Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi’nin (NPPES 2026) resmi partnerleri arasında yer aldı. Zirevenin açılışında konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, Akkuyu NGS projesinde kaydedilen ilerlemeye dikkat çekerek şunları söyledi: "Akkuyu NGS projesi şu anda en yoğun ve aktif aşamasında. Birinci güç ünitesindeki inşaat çalışmaları tamamlandı ve şu anda işletmeye alma öncesi testler devam ediyor. Reaktörün montajı tamamlandı. Temsili yakıt demetleri reaktöre yüklendi ve artık hidrolik testler aşamasına geçiliyor. Tüm bu çalışmalar, birinci güç ünitesinin bu yıl içerisinde işletmeye alınmasını sağlamak için gereklidir." Dedusenko, Rosatom'un küresel nükleer enerji sektörünün liderlerinden olduğunu ve uluslararası iş birliğine büyük önem verdiğini belirterek, bunun en somut örneklerinden birinin Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu NGS projesi olduğunu vurguladı. Dedusenko, "bu proje, doğrudan sahada 10'dan fazla ülkeden uzmanı bir araya getiriyor. Aynı zamanda, Avrupa Birliği üyesi ülkeler de dahil olmak üzere birçok ülkedeki tedarikçilerin katkısıyla gerçek anlamda uluslararası bir iş birliği örneği oluşturuyor" dedi. Akkuyu NGS projesinin mevcut durumu ve projenin Türkiye'de ulusal nükleer sanayinin gelişimine katkısı ise AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji Şirketleri ve Ticari Birlikler ile İletişim Direktörü Esra Songur'un sunumunda ele alındı. Forumun öne çıkan başlıklarından biri iklim değişikliği oldu. Karbon emisyonlarının azaltılmasında nükleer enerjinin rolünün ele alındığı oturumda konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, şunları söyledi: "Nükleer enerji sadece istikrarlı ve düşük karbonlu bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda iklim ve altyapı alanındaki birçok soruna çözüm sunan teknolojik bir platformdur. Bu çözümler bugün zaten kullanılabiliyor, sahada başarıyla uygulanıyor ve farklı ülke ile bölgelerin ihtiyaçlarına göre uyarlanabiliyor." Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Igor Palamarchuk da zirve konuşan isimler arasında yer aldı. Konuşmasında Rosatom'un küçük ölçekli nükleer enerji çözümlerini tanıtan Palamarchuk, küçük modüler reaktörlerin (SMR), artan elektrik talebinin karşılanması, düşük karbonlu enerji üretiminin yaygınlaştırılması, enerji yoğun sanayi tesisleri ve endüstri bölgeleri, veri merkezleri ile deniz suyunun arıtılması tesislerine güvenilir enerji sağlanması açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirtti. Palamarchuk ayrıca, Rosatom'un bu alandaki teknolojilerinin uzun yıllardır Rusya'da başarıyla işletilen küçük ölçekli nükleer enerji tesislerine dayandığını vurgulayarak, şirketin bu deneyim sayesinde iş ortaklarına güvenilir ve yenilikçi çözümler sunabildiğini ifade etti. Rosatom temsilcileri ayrıca nükleer enerjide gelecek vaat eden teknolojilerin ele alındığı oturumlarda da yer aldı. Bu kapsamda, yenilikçi reaktör tasarımları ve IV. Nesil Nükleer teknolojilere yönelik yaklaşımlar paylaşıldı. Bu teknolojilerin, nükleer enerjinin verimliliğini, güvenliğini ve sürdürülebilirliğini daha da artıracak yeni fırsatlar sunduğu vurgulandı. Forumda ele alınan konular, Rosatom'un fuar alanındaki standında da ziyaretçilerle buluştu. Ziyaretçiler, Akkuyu NGS projesinde gelinen son aşama hakkında bilgi alırken, büyük ve küçük ölçekli nükleer enerji çözümlerini, kullanılmış nükleer yakıtın geri işlenmesi ve sahadan taşınması da dahil olmak üzere nükleer yakıt döngüsünün son aşamasına yönelik yenilikçi teknolojileri ve Rosatom'un sunduğu diğer kapsamlı iş birliği alanlarını yakından inceleme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor Haber

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor

12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde başladı. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen Zirve, bu yıl “Yeni Nükleer Çağ: Sanayiyi, İnovasyonu ve Net Sıfır Hedeflerini Güçlendirmek” temasıyla hayata geçiriliyor. İki gün sürecek Zirve, nükleer enerji alanında küresel ölçekte teknoloji üreticilerini, karar vericileri, alanında uzman konuşmacıları ve yerli sanayicileri bir araya getiriyor. NPPES’in açılışında; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, SNPTC Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min, AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose ve Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei konuşma yaptı. “Nükleer Enerji Bir Tercih Değil, Zorunluluktur” T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı NPPES’in açılışında şunları aktardı: “NPPES’i yalnızca bir sektör toplantısı olarak değil; ülkemizin nükleer enerji yol haritasını, sanayi kabiliyetini, teknoloji geliştirme hedefini ve uluslararası iş birliklerini birlikte değerlendirebileceğimiz stratejik bir platform olarak görmekteyiz. Hedefimiz; 2035 yılına kadar 7,2 GW ve 2053 yılına kadar ise en az 20 GW nükleer kapasiteye ulaşmaktır. Bizim için nükleer enerji bir tercih değil; enerji arz güvenliği, ithal kaynaklara olan bağımlılığın ve karbon emisyonunun azaltımı, yüksek teknoloji gelişimi, güçlü bir sanayi ekosistem, nitelikli yeni işgücü ve enerji bağımsızlığı açısından bir zorunluluktur. Bu yıl içinde Akkuyu santralimizden ilk elektrik üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Akkuyu’ya ek olarak biri Sinop ilimiz ve diğeri Trakya bölgemizde iki konvansiyonel nükleer santral projemizi daha hayata geçirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Akkuyu Projemizde özellikle yerlileştirme alanında önemli bir seviyeye ulaştık. Bugün itibarıyla Akkuyu’da 300’den fazla yerli firmamız; inşaat, malzeme ve ekipman tedariki ile test, sertifikasyon ve mühendislik hizmetlerinde yer almakta olup, yaklaşık 12 milyar ABD doları iş hacmine ulaşmıştır. Akkuyu projemizde edindiğimiz yerli sanayi katkısını ve insan kaynağı gelişimini yeni projelerde daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Konvansiyonel nükleer santrallerin yanı sıra SMR’lar da ülkemizin enerji stratejisinde kritik bir öneme sahiptir. Bu teknolojilere yönelik temel hedefimiz; 2053 yılına kadar en az 5 GW SMR kapasitesine ulaşmak; bu SMR’ları da kendi tasarlayan, üreten, işleten ve ihraç eden bir ülke olmaktır.” Türkiye’nin ilk tematik nükleer teknoparkı İTÜ’de kurulacak İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal: “NPPES’in İTÜ’de yapılması, Türkiye’nin nükleer teknolojiyi sadece sahip olan ya da kullanan değil, aynı zamanda bu alanda kendi yetkinliğini hem insan kaynağı hem de ekosistem oluşturma açısından geliştirmeye kararlı bir ülke olduğunun göstergesidir.” Türkiye'nin ilk tematik teknoparkının nükleer temasıyla İTÜ'de kurulacağını dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Bu bizim için büyük bir heyecan ama bundan daha da fazlası önemli bir sorumluluk. Bunun yalnızca İTÜ’nün insan kaynağıyla sınırlı kalmaması, tüm ekosistemi kapsayacak şekilde gelişmesi önemli” dedi. Prof. Dr. Mandal, Türkiye’nin kendi kendine yeten nükleer teknolojiye sahip olması için Nükleer Teknoloji Araştırma Merkezi’nin kurulması çalışmalarının stratejik rolüne de değindi. “İkili ilişkilerimizin 100. yılında sivil nükleer enerjiyi Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni sütunlarından biri haline getirelim” ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally ise şunları aktardı: “Yapay zeka ve veri merkezi altyapılarının Türkiye’de hızla büyümesi, nükleer enerjiye yönelik talebin yeni ve önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. Bu gelişme, tüm ekosistemin büyümesini hızlandırabilir. Türkiye, SMR’ların devreye alınmasını mümkün kılacak kural ve düzenlemeleri geliştirme yönünde çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar kritik önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri bunu desteklemekten gurur duymaktadır. Türkiye, sivil nükleer enerji alanında yüksek kaliteli araştırmalar yürüten seçkin üniversitelere sahiptir. ABD–Türkiye akademik ve araştırma değişim programları zaten ilişkimizin dinamik bir parçasıdır ve Amerika Birleşik Devletleri bu bağların daha da güçlendirilmesi için net bir fırsat görmektedir.” Lally sözlerine şöyle devam etti: “Nükleer ekosistem için nükleer sertifikasyona sahip elektrikçiler, kaynakçılar ve boru tesisatçılarına da ihtiyaç vardır. Türkiye’deki teknik ve meslek okullarının bu iş gücünü yetiştirebilmek için müfredatlarını güncellemesi gerekecektir. ABD bunu teşvik etmektedir; çünkü nitelikli bir Türk iş gücü yalnızca Türkiye için değil, burada yatırım yapmak isteyen tüm Amerikan şirketleri için de faydalıdır. Önümüzdeki yıl ikili ilişkilerimizin 100. yılını kutlarken, sivil nükleer enerjiyi de Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni ve stratejik sütunlarından biri haline getirelim.” Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza ise şunları paylaştı: “Kanada, yetmiş yılı aşkın süredir küresel nükleer endüstrinin şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Uranyum üretimi ve yakıt hizmetlerinden reaktör tasarımına, işletmeden güvenlik, düzenleme ve araştırma faaliyetlerine kadar nükleer değer zincirinin neredeyse her aşamasında Kanadalılar önemli roller üstlenmiştir. Küresel nükleer rönesansın, Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde benzeri görülmemiş fırsatlar yarattığının farkındayız. Aynı zamanda Türkiye’nin sanayi altyapısının, mühendislik kapasitesinin ve üretim sektörünün sahip olduğu etkileyici yetkinlikleri de takdir ediyoruz. Kanada, ister ortak inovasyon çalışmaları, ister tedarik zinciri ortaklıkları, iş gücünün geliştirilmesi, araştırma iş birlikleri, yerlileştirme faaliyetleri ya da uzun vadeli endüstriyel iş birlikleri yoluyla olsun, en başarılı nükleer projelerin tüm taraflara fayda sağlayan projeler olduğuna inanmaktadır.” ASO Başkanı: “Yerli Sanayi Nükleer Tedarik Zincirinin Parçası Olmalı” Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç NPPES 2026’daki konuşmasında şunları paylaştı: “Nükleer enerji; enerji arz güvenliğini destekleyen, yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve uluslararası iş birlikleriyle sanayi ekosistemini ileriye taşıyan stratejik bir kalkınma platformudur. Enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün aynı anda yaşandığı bir dönemde nükleer enerji, düşük karbonlu yapısı, yüksek kapasite faktörü ve kesintisiz arz güvenliğiyle yeniden küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. ABD’den Çin’e, Fransa’dan Güney Kore’ye kadar birçok ülke yeni yatırımlara yönelirken, Türkiye de Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya’da planlanan santraller ve SMR’ları kapsayan bütüncül bir nükleer program yürütmektedir. Hedefimiz 2050’ye kadar 20 GW nükleer kurulu güce ulaşmak ve bunun en az 5 GW’ını küçük modüler reaktörlerden karşılamaktır. Akkuyu ile nükleer enerjiyle tanıştık, Sinop ile nükleer teknolojiye ortak olmalıyız. Bugün Akkuyu’da yerlilik oranı yüzde 55’e yaklaşmıştır. Ancak bu potansiyel kendiliğinden katma değere dönüşmemektedir; bu nedenle yerli katkının sistematik bir yaklaşımla yönetilmesi kritik önemdedir. ASO tarafından NÜKSAK ve NETBİS bu amaçla geliştirilmiş yapılardır; hedefimiz Anadolu firmalarının nükleer kalite standartlarında küresel tedarik zincirine dahil olmasını sağlamaktır. 12’nci Nükleer Santraller Zirvesi’nin de bu kapsamda yeni iş birliklerine, yeni yatırımlara ve ülkemizin nükleer enerji hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum.” Türkiye’yi Nükleer Ekosistem Ülkesine Dönüştürmeyi Hedefliyoruz Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi “Nükleer enerji; sanayi, dijitalleşme, yapay zeka, veri merkezleri, ileri tıp, tarım teknolojileri, uzay çalışmaları ve izotop üretimi gibi geleceğin kritik alanlarını besleyen; ekonomik kalkınma, teknolojik dönüşüm ve stratejik bağımsızlığın temel unsurlarından biri haline geldi. Türkiye olarak bizim de hedefimiz net: Türkiye’yi yalnızca enerji tüketen bir ülke olmaktan çıkarıp, üretim yapan, teknoloji geliştiren ve ihracat gerçekleştiren bir nükleer ekosistem ülkesine dönüştürebilmek. Akkuyu NGS ile başladığımız nükleer enerji yolculuğumuza Sinop ve Trakya’daki yeni yatırımlar ve SMR projeleriyle devam ediyoruz. SMR teknolojilerinin; ileri imalat, modüler üretim ve ihracat kapasitesi açısından Türkiye için stratejik bir fırsat alanı olduğuna inanıyoruz. Arz güvenliği ve baz yük kapasitesi açısından kritik rol oynayacak nükleer güç santrallerinin yerlileştirme politikalarında, sanayicilerimizin uzmanlıklarıyla yüksek katma değerli üretim fırsatları yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu. Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko ise şunları ifade etti: “2026 yılını 1. Ünitenin devreye alma yılı yapmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. 1. Ünitedeki inşaat faaliyetleri tamamlandı. Reaktöre simüle edilmiş yakıt demetlerini yükledik ve reaktör montajını tamamladık. Şu anda, ünitenin sonraki devreye alma aşamalarına hazır olduğundan emin olmak için gerekli ayarlama işlemlerinden biri olan soğuk hidrolik testleri gerçekleştiriyoruz. Bugün 1. Ünitede tamamlamakta olduğumuz tüm bu aşamalar, diğer üç ünitenin de aynı yolu izlemesinin önünü açıyor. Ayrıca 2. Ünitede ön devreye alma çalışmalarına başlamak için gerekli izni aldık. Bu da şantiyenin tamamında çalışmaların tam hızla sürdüğünü gösteriyor. Nükleer enerjinin yalnızca istikrarlı ve düşük karbonlu bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda iklim ve altyapı alanlarındaki zorluklara çözüm sunan teknolojik bir platform olduğunu vurgulayan Dedusenko, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda nükleer enerjinin iklim gündemindeki rolüne ilişkin tartışmaların daha odaklı hale gelmesi büyük önem taşıyor. Bizim için önemli olan, bu tür çözümlerin halihazırda mevcut olduğunu, pratik uygulamalara sahip bulunduğunu ve belirli ülkelerin ve bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanabildiğini ortaya koyabilmektir.” Türkiye’de 100 Yıllık Ortaklık Geliştirmeyi Hedefliyoruz AtkinsRéalis’in 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose şunları söyledi:“Dünyanın nükleer enerji için yeni bir döneme, bir rönesansa girdiğine inanıyoruz. Kanada Hükümeti’ne ait CANDU teknolojisi; başarıyla inşa edilebilen, işletilebilen, modernize edilebilen ve uzun vadede sürdürülebilen bir teknoloji olduğunu kanıtlamıştır. CANDU’yu farklı kılan en önemli unsurlardan biri yerelleştirme kabiliyetidir; yerelleştirme yalnızca bir tedarik stratejisi değil, aynı zamanda bir ülke inşa etme stratejisidir. Artık mesele yalnızca elektrik satın almak değildir. Asıl mesele; yerli sanayiyi geliştirerek, nitelikli iş gücü oluşturarak, mühendisler yetiştirerek, yerli üretimi destekleyerek ve uzun vadeli bir nükleer ekosistem kurarak ulusal yetkinlik oluşturmaktır. Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri bu açıdan son derece önemlidir. Türkiye’deki paydaşlarla 100 yıllık bir ortaklık geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir nükleer ekosistem ile tedarik zinciri ekonomisinin temellerini atmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Türk tedarik zincirlerinin inşaat, işletme, bakım ve modernizasyon faaliyetlerine entegre edilmesi, Türk şirketlerinin nükleer tedarikçi olarak yetkilendirilmesi ve üniversiteler ile araştırma kurumlarıyla iş birlikleri yoluyla insan kaynağının geliştirilmesi yer almaktadır. Kanada’da bir CANDU reaktörünün ekipman ve bileşenlerinin yüzde 85’inden fazlası yerli üreticiler tarafından sağlanabilmektedir. Bu model, 250’den fazla şirketten oluşan bir tedarik zincirini ve yaklaşık 90 bin istihdamı desteklemektedir. Benzer bir modeli Türkiye’de de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Çinli SNPTC’den Türkiye’ye Nükleer Teknoloji ve Eğitim Desteği Mesajı Dünya standartlarında nükleer teknolojilerini, kapsamlı proje yönetimi deneyimlerini ve güvenli ve verimli işletme konusundaki güçlü geçmişlerini Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını ifade eden Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Nükleer Enerji Teknoloji Kurumu (SNPTC) Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min ise şunları paylaştı: “Çin Devlet Enerji Yatırım Kurumu (SPIC) olarak yerelleştirmenin ortak büyüme ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir taahhüt olduğuna inanıyoruz. Nükleer Sanayi Derneği ile iş birliği içinde Türkiye’de güçlü bir yerel nükleer tedarik zinciri oluşturmayı arzu ediyoruz. İleri nükleer teknolojilerin transferi, nükleer bileşenlerin yerel üretiminin desteklenmesi ve Türk mühendisler ile teknisyenlere kapsamlı eğitim programları sunulması alanlarında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin kendi nükleer yetkinliklerini geliştirmesine, yüksek nitelikli istihdam yaratmasına ve sanayi inovasyonunu teşvik etmesine katkı sağlamaya hazırız. Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei ise şunlara dikkat çekti “Romanya’da Cernavodă Nükleer Santrali’nde CANDU teknolojisi otuz yılı aşkın süredir güçlü bir güvenlik kültürü ve uluslararası düzeyde tanınan performansıyla işletiliyor. Nükleer sektörde tedarik zinciri ikincil bir konu değildir. Güvenlik, maliyet kontrolü, takvim disiplini ve kamu güveninin bir parçasıdır. Romanya’da şunu öğrendik: yerlileştirme yalnızca yerli içerik hedefi değildir. Gerçek yerlileştirme, nükleer kalite güvence sistemini, dokümantasyonu, izlenebilirliği, güvenlik kültürünü ve uzun vadeli sorumluluğu anlayan nitelikli yetkinliktir. Eğitim, denetim, sertifikasyon, deneyim aktarımı ve tekrarlı performans gerektirir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.