Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ako Grup

Kapsül Haber Ajansı - Ako Grup haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ako Grup haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKO Grup’tan Döngüsel Ekonomiye Güçlü Katkı Haber

AKO Grup’tan Döngüsel Ekonomiye Güçlü Katkı

AKO ÖTL (Ömrünü Tamamlamış Lastik) Geri Dönüşüm Tesisinde, ömrünü tamamlamış lastiklerin geri dönüşüm yoluyla kauçuk, çelik ve farklı nitelikte hammaddelere dönüştürülerek yeniden üretim süreçlerine kazandırılmasına öncülük ediyor. Bu dönüşüm, atık lastikleri çevresel bir sorun olmaktan çıkarırken lastik sektörünü döngüsel ekonominin önemli kaynak sağlayıcılarından biri haline getiriyor. Lastiklerin araç üzerindeki kullanım ömrünün sona ermesi, ekonomik değerlerinin de sona erdiği anlamına gelmiyor. AKO Grup, Ankara’da faaliyet gösteren Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastikleri farklı sektörlerin kullanabileceği nitelikli hammaddelere dönüştürüyor. Yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesine sahip tesis, geri kazanılan kauçuk, çelik ve diğer bileşenlerle lastik sektörünü döngüsel ekonominin önemli aktörlerinden biri haline getiriyor. “Atık olarak görülen malzemeyi yeniden ekonomik değere dönüştürüyoruz” AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, ÖTL geri dönüşümünün Türkiye sanayisi için yeni bir kaynak alanı oluşturduğunu belirterek, “AKO Grup olarak sürdürülebilirliği geleceğin sanayi modelini şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisimiz, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri. Burada ömrünü tamamlamış lastikleri birer atık olmaktan çıkarıp kauçuk, çelik ve farklı nitelikteki malzemelere dönüştürerek yeniden üretim süreçlerine ve bunun yanı sıra yakıt olarak Türkiye’nin enerjisine geri kazandırıyoruz. 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz geri dönüşüm faaliyetleriyle elde ettiğimiz sonuçlar, doğru teknoloji ve güçlü bir altyapıyla çevresel kazanımın aynı zamanda ekonomik değere dönüşebildiğini gösteriyor. Bizim için döngüsel ekonomi, üretimin sonunda başlayan bir süreç değil, tasarımdan kullanıma ve geri dönüşümden yeniden üretime kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan bir anlayış. Gelecekte lastik sektörünün en önemli başarı kriterlerinden birinin, yalnızca ne kadar lastik ürettiğimiz değil, kullanım ömrünü tamamlayan lastiklerden ne kadar değer yaratabildiğimiz olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025’te 32 bin ağaca eşdeğer geri dönüşüm etkisi oluşturuldu. AKO Grup’un geri dönüşüm faaliyetleri 2025 yılında önemli bir ölçeğe ulaştı. Grup, yıl içerisinde 9 milyon 70 bin kilogram ömrünü tamamlamış lastiği, 2 milyon 172 bin kilogram karkas ve bladder’i ve 4 milyon 200 bin kilogram kauçuk hamurunu geri dönüştürdü. Bu çalışmalar sonucunda 9 milyon 102 bin kilogram lastik cipsi, 70 bin kilogram kord, 243 bin kilogram kauçuk granül, 1 milyon 657 bin kilogram rejenere kauçuk ve 170 bin kilogram çelik tel elde edildi. Bunun yanı sıra 4 milyon 200 bin kilogram hamur ise hammadde olarak tamamen geri dönüştürüldü Geri dönüşüm çalışmaları sonucunda 108 bin 936 ton karbon emisyonunun engellenmesine eşdeğer bir kazanım sağlanırken, 32 bin ağaca eşdeğer geri dönüşüm etkisi oluşturuldu. Ortaya çıkan bu malzemeler, farklı sanayi kollarında yeniden değerlendiriliyor. Lastik cipsi özellikle çimento fabrikalarında alternatif yakıt olarak kullanılarak Türkiye’nin enerji dışa bağımlılığını önemli miktarda azaltırken, lastik granül parçaları yol yapımında, kauçuk granül spor sahaları, çocuk oyun alanları, sığır altlık mat’ı ve endüstriyel zeminler gibi çeşitli zemin uygulamalarında değerlendirilebiliyor, yine benzer şekilde Granülden üretilen Rejenere Kauçuk ise Lastik Hamurunu ikame etmek sureti ile yurtdışı bağımlılığımızı azaltan bir hammadde olarak ekonomiye katkı sağlıyor. Kord-karkas ve bladder malzemeleri lastik ve tekstil sektörlerine, geri kazanılan çelik ise otomotiv, inşaat ve metal işleme gibi alanlara girdi sağlayabiliyor. AKO Grup’un yatırımı, atığı kaynağa çeviriyor AKO Grup’un geri dönüşüm yaklaşımının merkezinde, ömrünü tamamlamış lastiklerin yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir atık olarak değil, yeniden değerlendirilebilecek bir kaynak olarak ele alınması bulunuyor. Lastiğin farklı bileşenlerinin ayrıştırılmasıyla elde edilen malzemeler, yeni üretim süreçlerine yeniden dahil edilebiliyor. Böylece bir ürünün yaşam döngüsü, araç üzerindeki kullanım süresinin ötesine taşınıyor. Bu model, döngüsel ekonominin temel yaklaşımıyla da örtüşüyor. Döngüsel ekonomide amaç, ürün ve hammaddelerin mümkün olduğunca uzun süre ekonomik değerini koruması ve kullanım ömrünü tamamlayan ürünlerin yeni üretim süreçlerine yeniden kazandırılması. ÖTL geri dönüşümü de bu anlayışın lastik sektöründeki en somut uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Falken ZIEX ZE320,  Auto Express 2026 Yaz Lastiği Testinde Birinci Oldu Haber

Falken ZIEX ZE320,  Auto Express 2026 Yaz Lastiği Testinde Birinci Oldu

Almanya’nın önemli otomotiv dergilerinden Auto Express’in sekiz farklı markanın yaz lastiğini karşılaştırdığı 2026 yaz lastiği testinde genel klasmanda ilk sıraya yerleşen Falken ZIEX ZE320, özellikle güvenlik ve sürüş kontrolü açısından önem taşıyan performans kriterlerinde öne çıktı. Falken’in güvenlik ve performans odağındaki yaklaşımının en yeni ürünü olan ZIEX ZE320; ıslak yol tutuşu ile kuru zemindeki frenleme ve yol tutuş performansında elde ettiği sonuçlarla, farklı yaz koşullarına uyum sağlayan dengeli performansını ortaya koydu. Üç performans kategorisinde birincilik Auto Express’in 2026 yaz lastiği testinde zirveye yerleşen Falken ZIEX ZE320; ıslak yol tutuşu, kuru frenleme ve kuru yol tutuşu kategorilerinin tümünde birinci oldu. Üç kritik performans alanında elde edilen bu sonuçlar, modelin değişken sürüş koşullarında güvenlik ve kontrol odağını güçlü biçimde ortaya koyuyor. ZIEX ZE320’nin hem ıslak hem de kuru zeminde sergilediği performans, özellikle yaz aylarında güvenli ve kontrollü sürüş açısından modelin öne çıkan avantajlarını destekliyor. Falken ZIEX ZE320 AKO Grup distribütörlüğünde Türkiye’de Falken’in Auto Express 2026 yaz lastiği testinde elde ettiği birincilik, Falken markasının güvenlik, teknoloji ve performans odağındaki mühendislik yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Global ölçekte geliştirilen yenilikçi lastik teknolojileri Türkiye pazarında AKO Grup tarafından sürücülerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yol Koşulları, Sürüş Alışkanlıkları ve Yanlış Lastik Basıncı Lastik Ömrünü Doğrudan Etkiliyor  Haber

Yol Koşulları, Sürüş Alışkanlıkları ve Yanlış Lastik Basıncı Lastik Ömrünü Doğrudan Etkiliyor 

Lastikler, araçla yol arasındaki tek temas noktası olması nedeniyle sürüş güvenliğinin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Ancak lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim teknolojisiyle değil; yol koşulları, sürüş alışkanlıkları, iklim şartları ve periyodik bakımlarla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Yanlış hava basıncı uygulamaları lastiklerin yıpranma sürecini hızlandırabiliyor. Uzmanlar, lastik hava basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi, araç üreticisinin önerdiği değerlere uyulması, rotasyon ve balans uygulamalarının aksatılmaması ile agresif sürüş alışkanlıklarından kaçınılmasının lastik ömrünü uzatmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Düzenli bakım uygulamaları sayesinde lastiklerin performansı korunurken, sürüş güvenliği ve yakıt verimliliğine de katkı sağlanabiliyor. “Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi gerekiyor " AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "AKO Grup olarak Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kullanıcı deneyimlerini ve lastik performanslarını yakından takip ediyoruz. Gözlemlerimiz, Türkiye'de lastiklerin Avrupa ortalamasına kıyasla daha zorlu yol ve kullanım koşullarına maruz kaldığını gösteriyor. Sürücülerimizin yalnızca lastik diş derinliğine odaklanmaması gerekiyor. Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi, 10 yılı aşan lastiklerin ise mutlaka değiştirilmesi sürüş güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Günümüzde lastik teknolojileri sürekli gelişirken, bu teknolojilerden maksimum fayda sağlanabilmesi için doğru kullanım alışkanlıklarının da aynı ölçüde önem taşıdığına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. Yol koşulları lastiğin ömrünü doğrudan etkiliyor Lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim kalitesiyle değil, karşılaştığı yol şartlarıyla da yakından ilişkili. Çukur, kasis, bozuk asfalt ve düzensiz yol yüzeyleri lastik karkasında görünmeyen deformasyonlara neden olabiliyor. Özellikle şehir içi kullanımda sık karşılaşılan bu darbeler, zaman içinde hem sürüş konforunu hem de lastiğin dayanıklılığını olumsuz etkiliyor. Yol yüzeyindeki bozulmaların yoğun olduğu bölgelerde lastiklerin daha hızlı aşınması, sürücüler için bakım ve yenileme maliyetlerini de artırıyor. Sürüş alışkanlıkları lastiğin kaderini belirliyor Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hızda viraj alma gibi agresif sürüş davranışları, lastik sırtında düzensiz aşınmalara neden oluyor. Özellikle yoğun trafikte sık tekrarlanan dur-kalk hareketleri, lastiğin çalışma sıcaklığını artırarak aşınma hızını yükseltiyor. Buna karşın dengeli sürüş alışkanlıkları, düzenli rotasyon ve periyodik kontroller lastiklerin kullanım süresini önemli ölçüde uzatabiliyor. Kullanım koşullarına bağlı olarak zamanla yaşlanan lastiklerin, belirli aralıklarla uzman kontrolünden geçirilmesi güvenli sürüş açısından büyük önem taşıyor. En büyük risklerden biri: Yanlış lastik basıncı Lastik ömrünü kısaltan en önemli nedenlerden biri ise yanlış hava basıncı kullanımı olarak öne çıkıyor. Araç üreticisinin önerdiği değerlerin altında kullanılan lastikler, yol ile temas sırasında daha fazla esniyor ve özellikle yanak bölgelerinde aşırı yük oluşmasına neden oluyor. Bu durum zamanla düzensiz aşınmaları artırırken, lastiğin yapısal dayanıklılığını da olumsuz etkileyebiliyor. Düşük hava basıncıyla kullanılan lastiklerde yanak bölgesinde meydana gelen sürekli esneme ve ısınma, lastiğin ömrünü kısaltabildiği gibi sürüş performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Aynı zamanda yuvarlanma direncinin artmasına bağlı olarak yakıt tüketimi de yükselebiliyor. Öte yandan yüksek hava basıncı da lastiğin orta bölümünde düzensiz aşınmaya yol açabiliyor. Sonuç olarak önerilen değerlerin altında ya da üstünde kullanılan lastikler hem daha hızlı yıpranıyor hem de sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın Haber

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın

Tatil sezonuyla birlikte uzun yolculukların arttığı yaz aylarında, araçların kritik güvenlik bileşenleri daha ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Lastiklerden akülere, motor soğutma sistemlerinden elektronik donanımlara kadar birçok parça yüksek sıcaklıklardan doğrudan etkileniyor. Düzenli bakımı yapılmayan araçlarda ise bu durum performans kaybına, beklenmedik arızalara ve sürüş güvenliğini riske atabilecek sorunlara yol açabiliyor. AKO Grup, yaz aylarında güvenli sürüş için özellikle lastik ve akü kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma markalarıyla farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun lastik çözümleri sunan AKO Grup, Turbo, Ako Prestige ve Petlas Akü markalarıyla da farklı araç segmentlerine yönelik güvenilir akü çözümleri geliştiriyor. Yaz sıcaklarında en fazla lastikler zorlanıyor Yaz aylarında asfalt sıcaklığı hava sıcaklığının çok üzerine çıkarak lastiklerin çalışma koşullarını önemli ölçüde ağırlaştırıyor. Isınan lastiklerde basınç değerleri değişebiliyor, yanlış hava basıncı ise yol tutuşunu olumsuz etkilerken fren mesafesinin uzamasına neden olabiliyor. Aşınmış veya kullanım ömrünü tamamlamış lastikler yüksek sıcaklık altında deformasyona daha açık hale gelirken, uzun yolculuklarda beklenmedik riskler oluşturabiliyor. Bu nedenle sürücülerin uzun yola çıkmadan önce lastik hava basınçlarını üretici tavsiyelerine göre kontrol etmeleri, diş derinliğini incelemeleri, yanaklarda çatlak veya deformasyon olup olmadığını gözden geçirmeleri ve stepnenin kullanım durumunu kontrol etmeleri büyük önem taşıyor. SUV araçların ve elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte lastiklerden beklenen performans da değişiyor. Daha yüksek araç ağırlığı ve anlık tork üreten bu araçlarda doğru lastik seçimi ile düzenli basınç kontrolü hem güvenli sürüş hem de lastik ömrü açısından daha da kritik hale geliyor. “Yaz aylarında güvenli sürüş, doğru lastik ve sağlıklı aküyle başlar” Yaz sıcaklarının araçlar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S.Safa Özcan, “İklim koşulları artık çok daha değişken ve daha sert yaşanıyor. Yaz aylarında yalnızca sürücüler değil, araçların lastikleri ve aküleri de ciddi şekilde zorlanıyor. Özellikle uzun yolculuklar öncesinde yapılacak basit kontroller hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçiyor. Lastiklerin doğru basınçta kullanılması, mevsime uygun ürün tercih edilmesi ve akü performansının düzenli olarak kontrol edilmesi artık bir bakım önerisinden öte, güvenli mobilitenin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. AKO Grup olarak geliştirdiğimiz lastik ve akü çözümleriyle sürücülerimizin her mevsimde güvenli, verimli ve kesintisiz bir sürüş deneyimi yaşamalarına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” dedi. Artan sıcaklıklar akü performansını da etkiliyor Kamuoyunda akü arızalarının daha çok kış aylarında yaşandığı düşünülse de aşırı sıcaklar da akülerin ömrünü olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklıklar, akü içerisindeki kimyasal reaksiyonları hızlandırarak sıvı kaybına ve kapasite düşüşüne neden olabiliyor. Özellikle yoğun elektronik donanıma sahip yeni nesil araçlarda klima, multimedya sistemleri, sürüş destek teknolojileri ve diğer elektronik bileşenler akü üzerinde ilave yük oluşturuyor. Düzenli kontrol edilmeyen aküler ise uzun yolculuklarda beklenmedik marş problemleri ve elektrik sistemi arızalarıyla karşılaşılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında akü voltajının ve bağlantı noktalarının periyodik olarak kontrol edilmesi, kutup başlarında oksitlenme bulunup bulunmadığının gözden geçirilmesi ve kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan akülerin zamanında değiştirilmesi, güvenli ve kesintisiz bir sürüş için önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Geleneksel içten yanmalı motorlara sahip araçlarla kıyaslandığında yapısal olarak farklılaşan elektrikli ve hibrit otomobiller, yolla temas eden tek nokta olan lastiklerden çok daha fazlasını talep ediyor. Bataryaların yarattığı ağırlık artışı zemin üzerindeki baskıyı artırırken, anlık hızlanma gücü de yüzey aşınmasını hızlandıran temel faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, yeni nesil bileşenlerin geliştirilmesini ve mühendislik çözümlerinin bu dinamiklere göre sıfırdan tasarlanmasını zorunlu kılıyor. “Mobilitedeki dönüşüm, lastik teknolojilerine yön veriyor” Elektrikli araçların yaygınlaşmasının lastik endüstrisinin Ar-Ge önceliklerini de değiştirdiğini belirten AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, “Elektrikli mobilite, bugüne kadar alışılagelmiş performans kriterlerinin çok ötesinde bir mühendislik yaklaşımı gerektiriyor. Daha yüksek yük taşıma kapasitesi, optimize edilmiş dönme direnci, sessiz sürüş konforu ve maksimum aşınma direnci artık yeni dönemin temel standartları haline geldi. Lastik, günümüzde yalnızca aracı taşıyan bir parça olmaktan çıkıp; menzil optimizasyonunu, yolcu güvenliğini ve çevresel sürdürülebilirliği doğrudan belirleyen stratejik bir teknoloji bileşenine dönüştü. AKO Grup olarak, küresel trendleri ve değişen kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyor; güçlü yerli üretim altyapımızla yarının teknolojilerini bugünden yollara kazandırmak için çalışıyoruz.” dedi. Elektrikli araçlar lastiklerden daha fazlasını bekliyor Elektrikli araçlar çevre dostu ve yüksek verimli sürüş avantajları sunarken, bu araçların karakteristik özelliklerine uygun lastik seçimi büyük önem taşıyor. Motor gürültüsünün olmaması nedeniyle kabin içine yansıyabilecek yol sesini en aza indiren akustik teknolojiler, menzili doğrudan etkileyen düşük yuvarlanma direnci tasarımları ve ağır yüklere karşı mukavemet gösteren yeni nesil hamur bileşikleri, modern lastik üretiminin odağını oluşturuyor. AKO Grup, bu doğrultuda geliştirdiği çözümlerle hem sürücü konforunu maksimuma çıkarmayı hem de karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup’un Ticari Pazarlama Müdürü Ömer Tunaz Oldu Haber

AKO Grup’un Ticari Pazarlama Müdürü Ömer Tunaz Oldu

Lastik, jant ve akü gibi otomotiv yan sanayi sektörlerinde geniş bir marka ve üretim ağına sahip olan AKO Grup, yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor. Otomotiv ve lastik sektöründe pazarlama, ürün yönetimi ve satış alanlarında yürüttüğü başarılı projelerle tanınan Ömer Tunaz, AKO Grup Ticari Pazarlama Müdürü olarak göreve başladı. Tunaz yeni dönemde; AKO Grup bünyesinde yer alan lastik, akü ve jant markalarının ticari pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi, marka konumlandırma çalışmalarının derinleştirilmesi ve müşteri odaklı büyüme hedeflerinin desteklenmesi süreçlerinden doğrudan sorumlu olacak. Sektörde 10 yılı aşan deneyim Profesyonel kariyerine 2014 yılında başlayan Ömer Tunaz, çalışma hayatının ilk yıllarında filo satış ve bölge satış yönetimi gibi kritik alanlarda görevler üstlendi. Ardından endüstriyel ve ticari lastik segmentinde ürün yönetimi, operasyonel pazarlama ve bölgesel pazarlama süreçlerinin yönetiminde de görev aldı. Lastik ve otomotiv sektöründe satış, pazarlama ve ürün yönetimi fonksiyonlarında uzmanlaşan Tunaz, Türkiye, Afrika ve Orta Doğu pazarlarında ticari ve endüstriyel lastik segmentlerine yönelik marka geliştirme çalışmalarına liderlik etti. Ömer Tunaz edindiği küresel tecrübe ve stratejik yaklaşımla AKO Grup’un ticari pazarlama faaliyetlerinin yönetimini üstlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç Sahipleri Dikkat! Haber

Araç Sahipleri Dikkat!

AKO Grup, sürüş güvenliği ve verimlilik konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Araç kullanıcılarının yakıt tasarrufu sağlamak için çoğu zaman göz ardı ettiği kritik unsurlardan biri olan lastik basıncı, yakıt tüketimi ve sürüş güvenliği üzerinde doğrudan etkiye sahip. Doğru lastik basıncı, aracın yol ile temasını optimize ederek daha verimli bir sürüş deneyimi sunuyor. Doğru şişirilmiş lastikler yakıt tüketiminde iyileşme sağlıyor Veriler, lastik basıncındaki her 1 PSI düşüşün yakıt verimliliğinde yaklaşık yüzde 0,2 oranında kayba neden olabildiğini gösteriyor. Buna karşın, doğru seviyede şişirilmiş lastikler ise yakıt tüketiminde yüzde 0,6 ile yüzde 3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar, özellikle uzun vadede araç kullanıcıları için önemli maliyet avantajları anlamına geliyor. “Düzenli kontrol sürüş kültürünün parçası olmalı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup yetkilileri “Yakıt verimliliği çoğu zaman motor ve sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirilse de lastik basıncı bu denklemin en temel unsurlarından biridir. Sürücüler, küçük gibi görünen bu detayın uzun vadede ciddi yakıt kayıplarına ve güvenlik risklerine yol açabileceğini unutmamalıdır. Doğru lastik basıncı sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda lastik ömrünü uzatır ve güvenli sürüşün anahtarıdır. Bu nedenle düzenli kontrol, sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalıdır” dedi. Düşük basınç motoru daha fazla yoruyor Lastiklerin önerilen seviyenin altında şişirilmesi, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Bu durum, aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketimi anlamına geliyor. AKO Grup’un, Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu lastik çözümleri, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Grup, hem çevreyi korumak hem de sürüş maliyetlerini düşürmek isteyen tüm kullanıcılara, lastik basınçlarını ayda en az bir kez ve uzun yola çıkmadan önce mutlaka kontrol etmeleri çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yola Çıkmadan Aracınızdaki Basit Kontrolleri İhmal Etmeyin Haber

Yola Çıkmadan Aracınızdaki Basit Kontrolleri İhmal Etmeyin

Araç bakımının ihmal edilmesi, yol ve mola planlamasının yeterince yapılmaması ve dikkat yönetimindeki eksiklikler; hem sürüş konforunu hem de güvenliği olumsuz etkiliyor. Türkiye’de lastik ve akü sektöründe faaliyet gösteren, bünyesinde Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma lastik markaları ile birlikte Turbo Akü, AKO Prestige Akü ve Petlas Akü gibi akü markalarını barındıran AKO Grup, yolculuk öncesinde yapılacak basit ama kritik hazırlıklara dikkat çekerek, daha güvenli ve sorunsuz bir seyahat için ön kontrollerin titizlikle yapılmasını ve yol sürecinin önceden planlanmasını öneriyor. Bayram tatilleri, milyonlarca kişinin aynı anda yola çıktığı dönemler olarak öne çıkıyor. Bu yoğunluk, sürüş güvenliği açısından daha fazla özen gerektirirken bazı yaygın hatalar riskleri artırabiliyor. Uzun yola çıkmadan önce yapılan hazırlıklar ve sürüş sırasında alınan kararlar, yolculuğun seyrini doğrudan etkiliyor. Bu süreçte bilinçli hareket etmek, hem sürücünün hem de trafikteki diğer yol kullanıcılarının güvenliği açısından büyük önem taşıyor.. Araç bakımını son ana bırakmayın Uzun yol öncesinde araç bakımının ihmal edilmesi, yolculuk sırasında beklenmedik aksaklıklarla karşılaşma riskini artırabiliyor. Son ana bırakılan kontroller çoğu zaman yüzeysel yapılabildiği için kritik detaylar gözden kaçabiliyor. Lastik basıncı, diş derinliği, motor yağı, soğutma suyu seviyesi, akü durumu, fren sistemi ve silecekler gibi temel unsurların önceden kontrol edilmesi, yolculuğun daha güvenli ve konforlu geçmesine katkı sağlıyor. Periyodik bakım takvimine uygun hareket edilmesi ise hem güvenliği artırıyor hem de araç performansının korunmasına yardımcı oluyor. AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bayram dönemlerinde artan trafik yoğunluğu, sürücüler için daha dikkatli bir hazırlık sürecini gerekli kılıyor. Özellikle araç bakımının zamanında yapılması ve akü gibi temel bileşenlerin kontrol edilmesi, yolculukların daha sorunsuz geçmesine katkı sağlıyor. Küçük gibi görünen önlemler, uzun yolculuklarda önemli farklar yaratabiliyor” ifadelerine yer verdi. Lastik kontrollerini ihmal etmeyin Lastikler, sürüş güvenliğinin en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Aracın kullanım amacına ve mevsim koşullarına uygun lastik seçimi, yol tutuşu ve fren performansı açısından belirleyici rol oynuyor. Yanlış ebat kullanımı, hatalı basınç, rot-balans ayarındaki problemler ve aşınmış lastikler; fren mesafesini uzatarak güvenliği olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca doğru basınç değerleri, yakıt tüketiminin dengelenmesine de katkı sağlıyor. AKO Grup bünyesinde yer alan Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma markalarının farklı sürüş ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği ürünlerle, doğru lastik seçiminin güvenlik üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Akü kontrolünü göz ardı etmeyin Araçların elektrik sisteminin sağlıklı çalışmasında akünün rolü büyüktür. Uzun yolculuklar öncesinde akü şarj seviyesi, bağlantı noktaları ve genel durumunun kontrol edilmesi, yolda yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçilmesine yardımcı olur. Akü göstergesinin uygun durumda olması, kutup başlarında oksitlenme bulunmaması ve akünün sabit şekilde monte edilmiş olması temel kontrol noktaları arasında yer alır. Kullanım ömrünü doldurmaya yaklaşan aküler ise ani çalışmama gibi sorunlara yol açabilir. AKO Grup akü markaları Turbo Akü, AKO Prestige Akü ve Petlas Akü gibi ürünleriyle, farklı araç tipleri ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunarak sürücülerin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılıyor. Yorgun ve uykusuz yola çıkmayın Uzun yolculuklarda sürücünün dikkat seviyesi hayati önem taşır. Yeterince dinlenmeden yola çıkmak, reflekslerin zayıflamasına ve dikkat dağınıklığına neden olabilir. Özellikle uzun süre kesintisiz araç kullanımı ve gece yolculukları yorgunluk etkisini artırır. Düzenli molalar vermek ve sürüş sırasında dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmak, güvenli bir yolculuk için kritik önem taşır. Yol ve hava durumunu önceden planlayın Yola çıkmadan önce güzergâh ve hava koşullarının kontrol edilmemesi, yolculuk sırasında beklenmedik durumlarla karşılaşma riskini artırır. Trafik yoğunluğu, yol çalışmaları ve hava durumu gibi faktörler, yolculuğun süresini ve konforunu doğrudan etkiler. Özellikle bayram trafiğinde yapılacak basit bir planlama, zaman kaybını ve stresi azaltır. Navigasyon uygulamalarının kullanılması ve alternatif güzergâhların değerlendirilmesi de sürüş güvenliğini destekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.