Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akreditasyon

Kapsül Haber Ajansı - Akreditasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akreditasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na Hazırlanıyor Haber

Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na Hazırlanıyor

Avrupa’nın en prestijli pist bisikleti organizasyonlarından biri olan şampiyona öncesinde düzenlenen toplantıda, organizasyon süreci, hazırlıklar ve Türkiye’nin ev sahipliği rolüne ilişkin detaylar medya mensuplarıyla paylaşıldı. Konya’daki yerel medya temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantı, şampiyona öncesi bilgilendirme ve değerlendirme açısından önemli bir platform sundu. Toplantıda Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Okur “Konya Olimpik Velodromu’nun Avrupa Bisiklet Birliği’nden aldığı 10 yıllık akreditasyonun ardından Dünya Kupası etaplarına ve rekorlara ev sahipliği yapması, pistimizin uluslararası alandaki gücünü ortaya koydu; bugün ise pistin açılışından yalnızca 11 ay sonra, 30 ülkeden 315 sporcunun katılımıyla 1–5 Şubat tarihleri arasında Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nı düzenleyecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu organizasyon, Avrupa Bisiklet Birliği’nin ülkemize ve federasyonumuza duyduğu güvenin açık bir göstergesi ve hem Türkiye hem de Konya için büyük bir gurur.” dedi. Türkiye Bisiklet Federasyonu Proje Koordinatörü Doç. Dr. Pınar Arpınar Avşar, 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nın rekor katılımla gerçekleştirileceğini, 30 ülkeden 315 sporcunun, aralarında dünya, olimpiyat ve Avrupa şampiyonlarının da bulunduğu üst düzey bir organizasyonda Konya’da piste çıkacağını söyledi. Avşar, şampiyonanın Valilik himayesinde, Konya Büyükşehir Belediyesi, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve paydaş kurumların desteğiyle, uluslararası canlı yayın altyapısı, teknik ekipman, yüksek güvenlik ve seyirciye yönelik etkinliklerle dünya standartlarında hayata geçirileceğini vurguladı. Organizasyon Basın Sorumlusu İbrahim Eken, 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası süresince medya çalışmalarının UEC ve Eurovision kuralları çerçevesinde yürütüleceğini, akreditasyon, saha erişimleri, çekim alanları ve yayın disiplinine ilişkin tüm süreçlerin net bir planlamayla belirlendiğini ifade etti. Eken, yerli ve yabancı basın mensuplarının organizasyonu sağlıklı ve düzenli şekilde takip edebilmesi için görevli ekiplerle koordinasyonun üst düzeyde tutulacağını, şampiyonanın medya açısından sorunsuz ve profesyonel bir yapıyla gerçekleştirileceğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi

Beş çalıştaydan oluşan serinin beşinci ve son etkinliği olan çalıştayda; savunma sanayi başta olmak üzere askeri gemiler ve ilgili alanlarda klaslama, uygunluk değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri ele alındı. Çalıştay kapsamında, Türk Loydu’nun savunma sanayi projelerinde sahip olduğu tecrübe, mevcut uygulamalar ve gelişim alanları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Çalıştaya; Türk Loydu Vakfı ve Türk Loydu A.Ş.’den yöneticiler ve uzmanlar ile savunma sanayi, tersaneler ve ilgili kurum ve kuruluşlardan temsilciler katılım sağladı. Etkinlik kapsamında ayrıca Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışı gerçekleştirildi. Ümit Hüseyin GÜNEY- Tuzla Kaymakamı Güney, günümüzde Türk denizciliğinin; çevreye duyarlı yeni teknolojilerle geliştirilmesi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modern gemi ve teçhizatlarla güçlendirilmesi, barış ve istikrarın korunması ile üç tarafı denizlerle çevrili Mavi Vatan’ın savunulması açısından kritik bir sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti. Bu görevlerin, yalnızca savunma boyutuyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası dengelerde etkin bir aktör olarak konumlanması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu süreçte Türk Loydu’nun üstlendiği role de değinen Güney, milli ve yerli olarak üretilen gemi, sistem ve ekipmanların uluslararası alanda kabul görmesinde Türk Loydu’nun akreditasyon, doğrulama ve teknik değerlendirme alanlarında kritik bir “hakemlik” misyonu yürüttüğünü vurguladı. Türk Loydu’nun, denizcilik sektöründe güvenilirliği ve uluslararası geçerliliği olan bir klas kuruluşu olarak, Türk ürünlerinin küresel ölçekte kabulünde önemli bir katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ayrıca Türk Loydu’nun kuruluş sürecine ve bu yapının tesis edilmesinde emeği geçen denizcilik duayenlerine de değinen Güney, sektöre katkı sağlayan ve bugünlere gelinmesinde rol oynayan tüm isimleri saygı ve minnetle andığını ifade etti. Türk Loydu’nun, Türk Standartları Enstitüsü’nün sanayide üstlendiği role benzer şekilde, denizcilik sektöründe güven, kalite ve teknik geçerliliğin temsilcisi konumunda olduğunu vurguladı. Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Denizcilik Zirvesi ve zirve kapsamında gerçekleştirilen konferans ve çalıştayların sektör için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek, Türk denizciliğinin ve Türk Loydu’nun önümüzdeki dönemde de uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağına olan inancını dile getirdi. Prof. Dr. Oral ERDOĞAN- Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan yaptığı açılış konuşmasında, Türk Loydu’nun temel yaklaşımının herhangi bir alanda “Liderlik” iddiası taşımaktan ziyade, yaptığı her çalışmayla dünyaya güven, fayda ve iyilik üretmek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Erdoğan, Türk Loydu’nun hedeflerinin dar bir refah anlayışıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Amacımız bir ülkenin ya da bir kesimin refahını maksimize etmek değil, imkânlarımız ölçüsünde tüm dünya insanlarının refahına katkı sağlayabilmektir. Bu doğrultuda, katkı küçük de olsa herkesin elinden geleni yapması gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Türk Loydu’nun bir güven kurumu olduğunun altını çizen Erdoğan, bu noktaya kolay gelinmediğini belirtti. Kurumsal gelişimin; rekabet, tartışma ve emekle şekillendiğini vurgulayan Erdoğan, Türk Loydu’nun bugünlere içeride ve dışarıda verilen ciddi mücadeleler sonucunda ulaştığını ifade etti. Denizcilik Zirvesi ile başlayan ve Vakıf Yönetim Kurulu tarafından büyük önem verilen çalıştaylar serisine de değinen Prof. Dr. Erdoğan, zirve sonrasında beş ana başlıkta çalıştaylar düzenlendiğini belirtti. Bu başlıkların; denizcilik alanında klaslama ve belgelendirme, diğer endüstrilerde uygunluk değerlendirme ve belgelendirme, Ar-Ge, inovasyon, kurumsal yönetim ve eğitim, sigortacılık ile savunma sanayi olduğunu ifade etti. Bugün gerçekleştirilen Savunma Sanayi Çalıştayı ile bu sürecin tamamlandığını aktardı. Erdoğan, çalıştayların temel amacının Türk Loydu’nun güven unsurunu bu beş ana alanda daha da güçlendirmek olduğunu belirterek, çalıştaylardan elde edilecek çıktılara ilişkin değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde ilgili kurumlarla ve kamuoyu ile özet bir çerçevede paylaşılacağını söyledi. Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışına da değinen Prof. Dr. Erdoğan, salon isminin herhangi bir kişiyi öncelemekten ziyade, Türk Loydu’nun akademik yaklaşımını ve kurumsal yapısını temsil etmesi amacıyla belirlendiğini ifade etti. Kurucuların ve geçmişte emeği bulunan tüm isimlerin katkılarının her zaman saygıyla anılması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayi alanına özel olarak da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türk Loydu’nun özellikle askeri gemiler ve donanma projeleri kapsamında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Bu çalıştay ile amaçlarının mevcut tecrübeyi sistematik biçimde ele almak, eksikleri açıkça ortaya koymak ve Türk Loydu’nun bu alandaki birikimini uluslararası ölçekte daha görünür hale getirmek olduğunu ifade etti. Çalıştay kapsamında katılımcıların görüşlerini açık ve şeffaf biçimde paylaşmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, bu yaklaşımın kurumun gelişimi açısından büyük değer taşıdığını belirterek, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Seyhan ÖZKAN- Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Seyhan Özkan, Savunma Sanayi Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Türk Loydu’nun savunma sanayi alanındaki tecrübesinin uzun yıllara dayanan bir birikimin sonucu olduğunu vurguladı. Bugüne kadar 350’ye yakın askeri ve sivil geminin klaslama faaliyetinin Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini belirten Özkan, bu sayının zamana yayılan, ciddi teknik bilgi ve saha tecrübesi gerektiren bir sürecin ürünü olduğuna dikkat çekti. Özkan ayrıca, halihazırda 58 adet imzalanmış askeri gemi projesinde Türk Loydu’nun üçüncü taraf kontrol ve belgelendirme hizmetlerini aktif olarak yürüttüğünü ifade etti. Bu projelerin büyük bölümünün Türkiye’de, bir kısmının ise yurt dışında devam ettiğini belirtti. Tecrübeden Geleceğe Ortak Bir Yol Türk Loydu Vakfı tarafından düzenlenen beş çalıştaydan elde edilen çıktılar, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek Sonuç Zirvesi kapsamında değerlendirilerek özet bir çerçevede ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bu vesileyle; çalıştaylara katkı sunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, sektör temsilcilerine, tersanelere, üniversitelere, akademisyenlere, uzmanlara ve Türk Loydu’nun tüm paydaşlarına teşekkür eder, gerçekleştirilen çalışmaların Türk denizciliği ve savunma sanayi için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederiz.

Türkiye’de Perfüzyon Eğitimi Akademik Boyut Kazandı! Haber

Türkiye’de Perfüzyon Eğitimi Akademik Boyut Kazandı!

Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölümü’nün dünya standartlarındaki simülasyon laboratuvarı ve güçlü eğitim altyapısına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kocailik, “Simülatör sayesinde öğrencilerimiz, 4 yıllık eğitimleri bittiğinde deneyimli birer perfüzyonist olarak mezun olacaklar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik, perfüzyon eğitimi hakkında bilgi verdi. Perfüzyon hayatiyetin devamını sağlayan yaşam desteği uygulaması Perfüzyonun anlam itibarıyla, vücuttaki tüm dokuların beslenmesi demek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ali Kocailik, “Bir anlamda hayatın devamlılığının sağlanması da diyebiliriz. Perfüzyon; açık kalp ameliyatı sırasında kalp ve akciğerlerin durdurulması gerektiğinden, ameliyat bitene kadar hastanın kanını kalbe gelmeden vücut dışına alıp, oksijenlendirip, kalbin çıkış kısmından tekrar vücuda vererek dolaşımın ve dolayısıyla hayatiyetin devamının sağlanması amacıyla 1953 yılından bu yana ameliyathanede icra edilen bir uygulama idi. 50 yıl kadar önce başlayan, ama son 20 yıldır daha yaygın uygulanan, özellikle H1N1 ve Covid pandemilerinde yoğunlaşan bir başka uygulama olan ECMO/ECLS, perfüzyona yeni bir boyut getirmiş, artık perfüzyonun çalışma alanı yoğun bakımlara, acil servislere ve hatta hastane dışı alanlara yayılmıştır.” diye anlattı. Türkiye’de perfüzyon eğitimi akademik boyut kazandı Prof. Dr. Kocailik, hayati öneme sahip, ciddi bilgi birikimi ve deneyim gerektiren bir meslek olan perfüzyonun, tüm dünyada yakın zamana kadar usta-çırak ilişkisi ile öğretildiğini dile getirerek, “Batı ülkelerinde yüksek lisans eğitimi ile akademik öğretime geçilmiştir. Türkiye’de ise 2011 yılında çıkan yasa ile perfüzyon eğitiminin lisans düzeyinde olması kararlaştırıldı. Perfüzyon eğitiminin akademik düzeyde yeni başlamış olması, doğrudan hasta ile ilişkilerinin olmaması, perfüzyon konusunda akademisyenin olmaması ve çok az üniversitede veriliyor olmasının toplumda az bilinmesinin sebepleri olduğunu düşünüyorum. Perfüzyonist olmazsa kalp cerrahisi ve ECMO/ECLS yapılamaz. Perfüzyonistler, ekibin vaz geçilmez asli üyesi olup başarının gizli kahramanlarıdır.” dedi. Prof. Dr. Kocailik: “Holistik bir perfüzyon bilim merkeziyiz” Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölümü’nün bu alandaki öncülüğünü ifade eden Prof. Dr. Ali Kocailik, “Simülasyon laboratuvarımız, güçlü eğitim kadromuz ve düzenli bilimsel toplantılarımız ile sadece öğrenci yetiştiren bir bölüm değil, holistik bir perfüzyon bilim merkeziyiz. Amacımız bilgiden hizmete ve ürüne giden yolu açmak.” ifadesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesinin, dünya standartlarında bir perfüzyon simülatörüne sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kocailik, “Öğrencilerimiz teorik bilgiyi alıyor, stajlarda uygulamayı görüyor. Ancak simülatörün sunduğu en büyük avantaj; gerçek kalp ameliyatı veya ECMO/ECLS sırasında yaşanabilecek zor ve acil durumları defalarca deneyimleme fırsatı vermesidir. Sonuç olarak, simülatör sayesinde öğrencilerimiz, 4 yıllık eğitimleri bittiğinde deneyimli birer perfüzyonist olarak mezun olacaklar.” şeklinde konuştu. Türkiye’deki perfüzyonistlerin %40’ı Üsküdar mezunu Türkiye’de aktif çalışan perfüzyonistlerin yaklaşık %40’ının Üsküdar Üniversitesi kaynaklı olmasının büyük bir sorumluluk olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kocailik, “Lisans ve yüksek lisans programlarımızdan mezun perfüzyonistler özel ve kamu hastanelerinde çalışmakta olup Üsküdar Üniversitesini temsil emekteler. Her yıl eğitim kalitemizi daha da artırarak güncel bilgilerle donatmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Diğer yandan üretilen bilgi miktarı hızla artıyor ve bu bilgiler de hızla güncellenmek zorunda. Dolayısıyla mezunlarımıza karşı da sorumluklarımız var ve iletişimi sıcak tutuyoruz. Bu amaçla her ay bilimsel toplantılar düzenleyerek mezunlarımız ve öğrencilerimizi kaynaştırıp yeni bilgileri paylaşıyoruz.” diye konuştu. Avrupa akreditasyonu kapıda Bölümün Avrupa Perfüzyon Board (EBCP) akreditasyon hedefinin öğrenciler için yeni fırsatlar getireceğini söyleyen Prof. Dr. Kocailik, müfredatın EBCP standartlarına göre güncellendiğini ve 2025-2026 eğitim yılında akreditasyonun alınmasının hedeflendiğini, bu sayede Türk öğrencilerin Avrupa’da da perfüzyonist olarak çalışma imkânına sahip olacağını, uluslararası öğrenci akışının artacağını vurguladı. ECMO iş birlikleriyle yeni ufuklar açılıyor Türk Acil Tıp Derneği ile iki yıldır yürütülen ECMO kurslarının büyük ilgi gördüğünü kaydeden Prof. Dr. Kocailik, Türk Yoğun Bakım Derneği ile de benzer bir iş birliğine gidildiğini açıkladı. Simülasyon teknolojisinin bu eğitimlerde kritik role sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Kocailik, “Bu iş birlikleri sayesinde ECMO/ECLS terapileri daha etkili uygulanacak, daha fazla hayat kurtarılacak ve yeni iş fırsatları doğacak” değerlendirmesinde bulundu. Perfüzyon alanına ilgi duyan gençlere seslenen Prof. Dr. Ali Kocailik, “Perfüzyon; henüz keşfedilmemiş alanların çok olduğu farklı bir dünya, özellikle ECMO/ECLS konusunda henüz yolun başında. Meraklı, öğrenmeye, araştırmaya istekli gençler için harika bir evren.” şeklinde sözlerini tamamladı. Dünyadaki 11 ekipten biri… Bu arada, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü, yalnızca eğitim ve bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda dünya çapında hayat kurtaran uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik’in liderliğinde Üsküdar Üniversitesi’nden Yoğun Bakım Uzm. Dr. Kadir Doğruer ve perfüzyonist Tarık Demir’den oluşan ekip, kıtalararası kritik hasta naklinde görev alan dünyadaki 11 ekipten biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de bu alanda kıtalararası nakil ekibinde yer alan tek ekip Üsküdar Üniversitesi’nde.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.