Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Alabalık

Kapsül Haber Ajansı - Alabalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alabalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti Haber

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti

Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında tarım ürünleri ihracatını yüzde 4 geliştirerek 27,1 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin yıllık tarım ürünleri ihracatı da yüzde 4’lük artışla 37,5 milyar doları aştı. Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı Haber

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Avrasya Fuarcılık tarafından düzenlenen Future Fish Eurasia, 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin su ürünleri alanındaki önemli uluslararası buluşmalarından olan fuarda; balık işleme teknolojilerinden akuakültür ekipmanlarına, kafes sistemlerinden yem üretim teknolojilerine ve balıkçılık malzemelerine kadar sektörün farklı alanlarındaki ürün ve teknolojiler sergileniyor. Norveç ve Libya ise fuarda ülke pavyonlarıyla yer alıyor. Fuar İzmir’de 26 ülkeden 165 firma ve markanın katıldığı fuar, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası temsilcilerini İzmir’de buluşturdu. Future Fish Eurasia Fuarı’nın 12 yıl önce küçük bir organizasyon olarak başladığını günümüzde sektörün en büyük buluşma noktası olduğunu dile getiren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün Türkiye genelinde 4,5 milyar dolarlık bir ihracata imza atar konuma geldiğini bunun 2,3 milyar dolarlık kısmının su ürünleri sektörünce yapıldığını belirtti. Su ürünleri sektörünün 1999 yılında 50 milyon dolar olan ihracatının hızlı bir gelişim gösterdiğini paylaşan Kızıltan, “Ege Bölgesi’nde o yıllarda en az ihracat yapan sektörken bugün en çok ihracat yapan ikinci sektör konumuna yükseldik. Bundan da çok büyük gurur duyuyoruz. Bugünlere kolay gelinmedi. Çok zorluklarla gelindi. Küçük toprak havuzlarda yetiştirilen tahta kafeslerde başlayan bir ihracat yolculuğunda bugün yurt dışına teknoloji ve ARGE'yi ihraç eden bir konuma geldik. Bugün diğer ülkelere özellikle Türkiye Cumhuriyetlere, Afrika ülkelerine ve birçok ülkeye kültür balıkçılığı konusunda yatırımlarda yön vermeye başladık. Bu yüzden de bu sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Son zamanlarda özellikle Türk somonu büyük gelişim gösterdi. Bu yıl 650 milyon dolar ihracata ulaşacağız” şeklinde konuştu. Akbaş; “Su ürünleri sektöründe yetiştiricilik avcılığı geçti” Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş su ürünleri sektörünün gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, istihdam, ihracat, kırsal kalkınma ve ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir sektör haline geldiğini vurguladı. Üretimde yetiştiriciliğin avcılığın önüne geçtiğine dikkat çeken Akbaş, “Geleceğin su ürünleri sektörü daha fazla üretmekten önce daha planlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmek zorundadır” dedi. Türkiye’nin 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonluk su ürünleri üretimiyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, bunun yaklaşık 627 bin tonunun yetiştiricilikten elde edildiğini belirten Akbaş, sektörün teknoloji ve yenilikçilik kapasitesindeki gelişimine vurgu yaptı. Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sırada bulunduğunu belirten Akbaş, “Çipura ve levrek üretiminde dünyada birinci, alabalık üretiminde ise ikinci sırada yer alıyoruz. Birinciliğe yükselmeyi hedefliyoruz. 100 ülkeye ihracat yapıyoruz. Asıl hedefimiz ürünlerin katma değerini ve marka değerini artırarak Türkiye’yi dünya su ürünleri sektöründe daha güçlü bir merkez haline getirmek. 2026 yılı ihracat hedefimiz 2,5 milyar dolar” ifadelerini kullandı. Camara: “İş birliği yapmak istiyoruz” Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Gine'nin Future Fish Eruasia Fuarı’na balıkçılık ve su ürünleri sektörümüzü dış ticarete, yatırımlara, inovasyona ve uluslararası iş birliğine daha fazla açma kararlılığı nedeniyle katıldıklarını ifade etti. Gine’nin su ürünleri sektöründe muazzam bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Bakan Camara; “Gine, Atlas Okyanusu'na açılan bir kıyı şeridine, 1164 akarsuya, 14'ü uluslararası olan 23 nehir havzasına ve yüksek bir yağış miktarına sahiptir. 2026 yılı itibarıyla değerlendirilebilir deniz balıkçılığı potansiyelimiz yaklaşık 905.000 tona ulaştı. Balıkçılık ve su ürünlerini ekonomimizin önemli sektörleri haline getirmek için gerekli kaynaklara ve potansiyele sahibiz. Ancak sadece kaynaklara sahip olmak yetmez; bunları üretime, istihdama, gelire ve ülkemiz için katma değere dönüştürebilmemiz gerekir. Gine'de amacımız daha fazla değer yaratmak. Yavru balık bulunabilirliğini ve kalitesini artırmak için modern kuluçkahanelerin kurulması, İşletmelerin performansını ve verimliliğini artırmak için modern su ürünleri üretim teknolojilerinin benimsenmesi, Yerel balık yemi üretimi ve bunların kalite denetiminin güçlendirilmesi Bu öncellikler somuttur. Sahada tespit edilen ihtiyaçlara karşılık gelmektedir ve aramızda bulunan şirketler, yatırımcılar, araştırma kurumları ve kalkınma ortakları ile iş birliği imkanları sunmaktadır.Gine bu buluşmaya soyut bir hedefle gelmemiştir. Kaynaklarıyla, tespit edilmiş ihtiyaçlarıyla, öncelikleriyle ve sürdürülebilir ortaklıklar kurma iradesiyle gelmiştir. Diyaloğa açığız, yatırıma açığız, iş birliğine açığız ve her şeyden önce uzun vadeli ilişkiler inşa etmeye hazırız. Yatırım yapmak isteyenleri, teknolojisini paylaşmak isteyenleri, eğitime katkıda bulunmak isteyenleri, araştırmayı geliştirmek isteyenleri ve Gine'de değer zincirleri oluşturmaya katılmak isteyenleri ağırlamak istiyoruz. Amacımız ortaklarımızla birlikte inşa etmektir” şeklinde konuştu. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, İzmir’in denizle kurduğu ilişkinin yalnızca kıyısında yaşamakla sınırlı olmadığını, üretimden ticarete ve kültüre kadar kentin birçok alanında kendini gösterdiğini ifade etti. İzmir’in su ürünleri sektörü açısından da önemli bir merkez olduğunu ifade eden Türe, “Türkiye’nin yıllık 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi üçte ikisini gerçekleştiriyor. Önümüzde yalnızca ihracatı artırmak değil, bunu sürdürülebilir biçimde yapmak gibi önemli bir sorumluluk da var. Denizlerimiz ve su kaynaklarımız sınırsız değil” dedi. Fuarın açılış törenine, Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan, İsmail Aksoy ve Avrasya Fuarcılık Genel Müdürü Selin Akdoğan ile sektör temsilcileri katıldı. Future Fish Eurasia ile eş zamanlı düzenlenen AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı’nda ise akuakültür yemleri, beslenme, üretim teknolojileri ve sektördeki yeni gelişmeler ele alınacak. Fuar boyunca sektör temsilcileri yeni ürün ve teknolojileri inceleme, iş bağlantıları kurma ve yeni ihracat pazarlarına yönelik temaslarda bulunma fırsatı bulacak. Future Fish Eurasia, 26 Eylül Cumartesi gününe kadar Fuar İzmir’de ziyaret edilebilecek. ESÜHMİB standına akın var Türkiye’nin su ürünleri ihracatının üçte ikisine imza atan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin standı, Future Fish Eurasia Fuarı’nda çekim merkezi oldu. Chef İbrahim Önen’in Türk balıklarıyla hazırladığı lezzetler uzun kuyruklar oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ünlü Şeflerden Malatya Lezzet Çıkarması Haber

Ünlü Şeflerden Malatya Lezzet Çıkarması

Malatya Kültür Yolu Festivali, gastronomi dünyasının birbirinden ünlü isimlerini kentte buluşturdu. Ömür Akkor’un ev sahipliğindeki gastronomi programında; Gamze Cizreli, Aylin Öney Tan, Ebru Erke, Müge Akgün, Mevlüt Özkaya, Emre Murat, Erşan Yılmaz, Halil Sarıal ve Gökhan Ali Çamkerten Malatya’nın lezzetlerini keşfe çıktı. Şefler, gastronomi yazarları ve sektörün önde gelen isimleri, festival için 31 Lezzet Noktası belirledi ve yerel işletmeleri ziyaret ederek kentin meşhur yemeklerini yerinde tattı. Malatya’nın köklü fırın kültüründen geleneksel üretim yöntemlerine uzanan gastronomi yolculuğunda konuklar, ustalarla bir araya gelerek yöresel lezzetlerin hazırlanışına da yakından tanıklık etti. 6 BİN YILLIK LEZZET GELENEĞİ MALATYA SOFRALARINDA YAŞIYOR Festivalin ev sahibi şefi Ömür Akkor, Malatya mutfağını iki temel unsur üzerinden tanımladı: bulgur ve fırın kültürü. Anadolu'da bulgurun çok farklı biçimlerde işlendiğini ancak Malatya'nın bu konuda öne çıktığını belirten Akkor, kentin fırın kültürünün ise binlerce yıllık bir geçmişe uzandığına dikkat çekti. Arslantepe Höyüğü'ndeki arkeolojik bulgular ile günümüz Malatya mutfağı arasında dikkat çekici bir devamlılık bulunduğunu ifade eden Akkor, yaklaşık 6 bin yıl önce kullanılan fırınlarda uzun süre et pişirildiğini gösteren bulgular olduğunu, bugün de Malatya'da farklı et yemeklerinin fırınlarda uzun süre pişirildiğini anlattı. Lezzet Noktaları projesinin Malatya gastronomisinin tanıtımına ve yerel esnafa önemli katkı sağladığını belirten Akkor, seçkinin yerli ve yabancı ziyaretçileri kentin özgün lezzetlerini deneyimleyebilecekleri doğru adreslere yönlendirdiğini söyledi. Deprem sonrasında kentin gösterdiği toparlanmaya da değinen Akkor, “Malatya eski günlerine yavaş yavaş dönüyordu; bence artık döndü” diyerek yeni gastronomi sokağının da Malatya’nın gastronomi vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. KİRAZ YAPRAĞI SARMASI DA VAR ARAPGİR DOLMASI DA Şef Halil Sarıal ise Malatya’ya yolu düşenlere ilk olarak kiraz yaprağı sarmasını önerdi. Ekşi lezzetiyle öne çıkan Yeşilyurt kiraz yaprağı sarmasının ardından, kentin fırın kültürünü temsil eden geleli kebabı ile kuyruk yağı ve bulgurun bir araya geldiği Arapgir dolmasını tatmak gerektiğini belirten Sarıal, bulgur ve fırın yemeklerinin Malatya mutfağını diğer şehirlerden ayıran temel unsurlar olduğunu söyledi. Malatya mutfağında 86 çeşit bulgur yemeği bulunduğuna dikkat çeken Sarıal, bunların 48’inin etli, diğerlerinin ise etsiz hazırlandığını belirtti. Bulgurun farklı biçimlerde değerlendirilmesinin mutfağa önemli bir çeşitlilik kazandırdığını ifade eden Sarıal, etsiz tariflerin zenginliğinin Malatya’yı vegan ve vejetaryen beslenme açısından da dikkat çekici bir gastronomi destinasyonu haline getirdiğini söyledi. Özellikle kiraz yaprağı sarmasının bitkisel içeriği ve ekşi-tatlı lezzet dengesiyle bu zenginliğin öne çıkan örneklerinden biri olduğunu belirten Sarıal, Malatya mutfağının geleneksel tarifleriyle farklı beslenme tercihlerine hitap edebildiğine dikkat çekti. Malatya’daki fırın yemeklerinde etin kısık odun ateşinde uzun süre pişirilmesinin lezzetin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Sarıal, kentin bir yandan köklü fırın geleneği ve et yemekleriyle, diğer yandan vegan ve vejetaryen seçenekleriyle ziyaretçilere geniş bir lezzet yelpazesi sunduğunu vurguladı. FESTİVAL LEZZETİ ESNAFIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR Festivalin konuk şeflerinden Erşan Yılmaz, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi ayağının yalnızca sofraları değil, kent ekonomisini de hareketlendirdiğine dikkat çekti. Festivalin düzenlendiği şehirlerde yerel lezzetlere olan ilginin arttığını belirten Yılmaz, bu hareketliliğin gastronomi işletmelerinin satışlarına da doğrudan yansıdığını söyledi. Önceki festival duraklarında Lezzet Noktaları’nın ziyaretçilerin uğrak adresleri arasına girdiğini anlatan Yılmaz, şehir dışından gelen misafirlerin festival sayesinde yöresel tatları keşfettiğini ve bazı işletmelerde satışların gözle görülür biçimde arttığını ifade etti. Malatya’da da benzer bir hareketlilik beklediklerini söyleyen Yılmaz, özellikle deprem sonrasında yeniden ayağa kalkan kent için gastronominin önemli bir güç olduğuna işaret etti. Festivalle birlikte restoranların dolması, yerel lezzetlerin daha geniş kitlelere ulaşması ve esnafın desteklenmesinin Malatya’nın yeniden canlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı. EV MUTFAĞINDAN TAŞ FIRINA, 50 YILLIK AİLE MİRASINDAN KADIN EMEĞİNE Malatya’nın 31 Lezzet Noktası, kentin köklü mutfak kültürünün yanı sıra birbirinden renkli hikayeleri de ziyaretçilerle buluşturuyor. Bu adreslerden Fenomen Ev Yemekleri, Şengül Çilesiz’in ailesine katkı sağlamak için evinin mutfağında başlattığı yolculuğun bugün 35 kadına istihdam sağlayan bir işletmeye dönüşmesiyle dikkat çekiyor. Coğrafi işaretli kiraz yaprağı sarma köftesinden bumbar ve yaprak sarmaya, ev baklavasından midye tatlısına uzanan lezzetler kadın emeğiyle sofralara taşınıyor. Malatya’nın köklü taş fırın geleneğinin temsilcilerinden Çamlıca Malatya Sofrası’nda ise kağıt kebabı, kuzu dolma, geleli kebabı ve farklı sebzelerle hazırlanan kebaplar öne çıkıyor. İşletmenin koordinatörü İbrahim Halil Kılıç, ziyaretçilere özellikle kiraz yaprağından ekşili köfte, haşlama içli köfte ve kağıt kebabını önerirken; kaymaklı kayısı tatlısı da Malatya’nın meşhur kayısısını sofranın finaline taşıyor. Lezzet rotasının bir başka dikkat çeken durağı ise yaklaşık 50 yıllık aile geleneğini üçüncü kuşağa taşıyan Ali Dayı Alabalık Restoran. İşletmeci Ali Eren Çiçek’in anlattığı hikayede, kendi tesislerinde yetiştirilen ve günlük olarak restoranlara ulaştırılan alabalıklar başrolde. İşletmenin patentli alabalık pizzası ve kiremitte kaşarlı alabalığı ise geleneksel lezzete farklı bir yorum katıyor. Ev mutfağından başlayan bir kadın girişimcilik hikayesi, taş fırında saatlerce pişen kebaplar ve dededen toruna aktarılan 50 yıllık bir aile mirası… Malatya’nın Lezzet Noktaları, kentin gastronomisini yalnızca yemekleriyle değil, o yemeklerin ardındaki hikayelerle de keşfe çıkarıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Su Ürünlerinde Üretim ve İhracatta Gücünü Artırıyor Haber

Türkiye Su Ürünlerinde Üretim ve İhracatta Gücünü Artırıyor

Cumhuriyet tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaşan sektör, yaklaşık 100 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağlarken, yetiştiricilikte Avrupa Birliği ülkeleri arasında lider konumunu sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, toplam su ürünleri üretiminin 1 milyon 37 bin tona ulaşarak rekor kırdığını belirterek, Avrupa Birliği ülkelerinin yüksek kalite standartları sayesinde Türk balığını tercih ettiğini söyledi. Tarım ve gıda sektörünün yükselen yıldızlarından biri haline gelen su ürünleri sektörü, üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla dikkat çekiyor. Üç tarafı denizlerle çevrili olmanın avantajını üretim, yetiştiricilik ve ihracat gücüne dönüştüren Türkiye, artık yalnızca balık avlayan değil, balık üreten, işleyen ve dünya pazarlarına ihraç eden ülkeler arasında öne çıkıyor. Türkiye, son yıllarda yetiştiricilik alanında elde ettiği başarı sayesinde Avrupa'nın lider üreticileri arasına girerken, yıllık 2,3 milyar doları aşan ihracat geliriyle dış ticarette de önemli bir başarı hikayesi yazıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin su ürünleri üretiminde Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını belirterek, toplam üretimin 1 milyon 37 bin tona ulaştığını açıkladı. Av sezonunun son yılların en bereketli dönemlerinden biri olarak tamamlandığını ifade eden Türkyılmaz, avcılıktan elde edilen üretimin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 15 arttığını söyledi. Yetiştiricilikte Avrupa Lideri Su ürünleri yetiştiriciliğinde Türkiye’nin güçlü bir konuma ulaştığını vurgulayan Türkyılmaz, Türkiye’nin dünya sıralamasında 15’inci, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise birinci sırada yer aldığını belirtti. Çipura ve levrek üretiminde Avrupa lideri olduklarını ifade eden Türkyılmaz, alabalık üretiminde de Türkiye’nin dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu kaydetti. Sektörün ekonomik katkısına da dikkat çeken Türkyılmaz, 2025 yılında su ürünleri ihracatından yaklaşık 2,3 milyar dolar döviz girdisi sağlandığını söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye su ürünleri ihraç ettiğini belirten Türkyılmaz, Rusya ve Avrupa Birliği ülkelerinin en önemli pazarlar arasında yer aldığını dile getirdi. "Avrupa Birliği Türk Balığını Tercih Ediyor" Avrupa Birliği ülkelerine su ürünleri ihracatının yüksek standartlar gerektirdiğini ifade eden Türkyılmaz, Türkiye’nin üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde güçlü denetim mekanizmalarına sahip olduğunu belirterek, "Avrupa Birliği ülkeleri Türk balığını tercih ediyor. Çünkü sağlıklı, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyoruz. Deniz suyu kalitesinden yem içeriğine, üretim tesislerinden işleme süreçlerine kadar her aşama kontrol altında tutuluyor. Bu denetimler yalnızca ihracata giden ürünler için değil, iç piyasaya sunulan tüm su ürünleri için uygulanıyor. Vatandaşlarımız Türk balığını gönül rahatlığıyla tüketebilir." dedi. Türk Somonu Dünya Pazarında Markalaşıyor Türk somonunun son yıllarda dünya pazarlarında önemli bir marka haline geldiğini belirten Türkyılmaz, Türk somonunun Türkiye’nin ihracat gücünü artıran stratejik ürünlerden biri olduğunu söyledi. Çipura, levrek ve alabalığın da Türkiye’nin güçlü olduğu ürün grupları arasında yer aldığını ifade eden Türkyılmaz, önümüzdeki dönemde “Türk Havyarı” markasını da dünya pazarına kazandırmayı hedeflediklerini açıkladı. Türkyılmaz, 2027 yılından itibaren Türkiye’de siyah havyar üretiminin ticari ölçekte gerçekleştirileceğini belirterek, bu alanda önemli bir ihracat potansiyeli bulunduğunu vurguladı. Kişi Başı Tüketimin Artırılması Hedefleniyor Türkiye’de kişi başı yıllık balık tüketiminin yaklaşık 8 kilogram seviyesinde olduğunu hatırlatan Türkyılmaz, bu rakamın dünya ortalamasının altında kaldığını belirtti. Balığın özellikle çocuk gelişimi, sağlıklı beslenme ve hayvansal protein ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Türkyılmaz, balık tüketiminin artırılması için okullardan sosyal medya kampanyalarına kadar birçok alanda farkındalık çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Su ürünleri sektörünün üretim, ihracat, istihdam, kırsal kalkınma ve sağlıklı beslenme açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Türkyılmaz, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelle küresel pazarlardaki payını daha da artırmayı hedeflediğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı Haber

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı

Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı. Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu. Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Amerikalılar Türk Levreğine Hayran Kaldı Haber

Amerikalılar Türk Levreğine Hayran Kaldı

2015 yılında ABD’ye 23 milyon dolarlık su ürünleri ihraç eden Türkiye, 2025 yılı sonunda ihracatını yüzde 313’lük artışla 95 milyon dolara ulaştırdı. Son 10 yılda Türkiye’nin su ürünleri ihracatındaki genel artış ise yüzde 224 olarak gerçekleşti. Levrek toplam ihracattan yüzde 72 pay aldı Amerikalılar en çok Türk levreğine ilgi gösterdi. Türkiye’nin ABD’ye su ürünleri ihracatında levrek 68 milyon dolarla toplam ihracattan yüzde 72 pay aldı. Levreği 8 milyon dolarlık ihracatla çipura ve alabalık izledi. ABD pazarında Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi, New York Fancy Food Fuarı’yla yoğun tanıtım yaptıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, bu tanıtım etkinliklerinin son halkasının 16–19 Şubat 2026 tarihleri arasında Nevada’da düzenlenen Aquaculture America 2026 Fuarı olduğunu kaydetti. Türk levreği Amerika’daki ünlü restoranların menülerinde yerini aldı Türk levreğinin ABD’de ünlü restoranların menülerinde yerini aldığı bilgisini veren Girit, “Turkish Tastes isimli projemizde Amerikan Aşçılar Federasyonu’nun üst düzey şefleriyle yaptığımız tadım etkinlikleri Türk su ürünlerinin ABD’ye ihracatının artışında çok etkili oldu. Türk Hava Yolları’nın Kargo uçakları da ihracat artışımızda itici güç oldu. ABD’nin yıllık su ürünleri tüketimi 26-32 milyar dolar aralığında oluyor. Hedefimiz ABD pazarından ilk etapta yüzde 1 pay almak” şeklinde konuştu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin ABD’ye yaptığı 95,5 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 74 milyon dolarlık büyük diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını sözlerine ekledi. 16–19 Şubat 2026 tarihleri arasında Nevada’da düzenlenen Aquaculture America 2026 Fuarına Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ve Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeleri Ufuk Atakan Demir ve Mehmet Şahin Çakan katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.