Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Algoritma

Kapsül Haber Ajansı - Algoritma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Algoritma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak Haber

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak

İnsansız hava araçlarının tek tek hareket etmek yerine birbiriyle koordineli biçimde görev yapabilmesini sağlayan Sürü İHA teknolojileri, geleceğin savunma ve sivil uygulamalarında kritik rol üstlenmeye hazırlanıyor. Orman yangınlarının tespitinden afet yönetimine, keşif ve gözetleme faaliyetlerinden savunma teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanı bulunan bu teknoloji, TEKNOFEST 2026 kapsamında gençlerin geliştirdiği yenilikçi çözümlerle gerçek görev senaryolarında test edilecek. TEKNOFEST 2026 Sürü İHA Yarışması, İHA’ların belirlenen otonom görevleri sürü halinde gerçekleştirebilmesini sağlayan yazılım, algoritma ve sistemlerin geliştirilmesini ve bu teknolojilerin gerçek dünya koşullarında sınanmasını amaçlıyor. Yarışmada en az üç aktif İHA’dan oluşan sürülerin, birbirleriyle koordineli şekilde hareket ederek verilen görevleri başarıyla tamamlaması bekleniyor. Tek komutla kalkıştan otonom inişe kadar zorlu görevler Yarışmanın Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi, takımların geliştirdiği sistemlerin otonomi ve koordinasyon yeteneğini kapsamlı biçimde test edecek. Göreve rastgele bir dizilimde başlayan İHA sürüsü, tek bir komutla eş zamanlı olarak havalanarak başlangıç formasyonuna geçecek. Ardından rota üzerindeki QR kod noktasına ulaşan sürü, kameraları aracılığıyla QR kodunu otonom olarak algılayıp çözümleyecek ve elde ettiği komutlara göre görevini sürdürecek. Bu aşamada sürünün formasyon değiştirmesi, eğimli uçuş gerçekleştirmesi, irtifa değiştirmesi ve sürüye yeni bir İHA’nın eklenmesi ya da bir İHA’nın sürüden ayrılması gibi farklı görevleri koordinasyon içinde yerine getirmesi gerekecek. Görev sırasında sürüden ayrılan bir İHA, belirlenen renkli iniş alanına otonom olarak iniş yaparak sistemini devre dışı bırakacak ve süresi dolduğunda yeniden sürüye katılacak. Görevin sonunda ise sürü, hedef QR noktasına göre yönelimini güncelleyerek başlangıç alanına dönecek ve güvenli biçimde otonom iniş gerçekleştirecek. Bir operatör, birden fazla İHA Yarışmanın ikinci ayağını oluşturan Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi ise insan ve otonom sistem arasındaki koordinasyonu ön plana çıkaracak. Takımların sürüleri, tek bir joystick veya RC kumanda üzerinden verilen operatör girdileriyle senkronize biçimde yönetilecek. Bu görevde İHA’ların formasyonlarını koruyarak topluca ileri-geri, sağa-sola, yükselme-alçalma ve kendi eksenlerinde dönme hareketlerini gerçekleştirmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra sürünün merkezi sabit tutulurken formasyonun birlikte eğimli şekilde yönlendirilmesi de takımların kontrol kabiliyetlerinin sınanacağı görevler arasında yer alıyor. 165 takımdan 19 takım finale kaldı Sürü İHA teknolojilerinin geleceğine yön verecek genç mühendis ve teknoloji geliştiricilerini bir araya getiren yarışmaya toplam 165 takım ve 806 üye başvurdu. Ön Tasarım Raporu, Ön Değerlendirme Sunumu, Kritik Tasarım Raporu ile Uçuş Kanıt ve Yazılım Değerlendirme Videosu aşamalarını başarıyla tamamlayan 19 takım ve 171 üye finale kalmaya hak kazandı. Finalist takımlar Türkiye’nin 12 farklı ilinden geliyor. Sakarya, Kırşehir, Konya, Erzurum, Adana, İstanbul, Erzincan, Kocaeli, Bursa, Ankara, Tokat ve Elâzığ’dan finale kalan takımlar, geliştirdikleri sürü İHA sistemleriyle Gaziantep’te dereceye girmek için mücadele edecek. Gençlerin teknoloji yarışı Gaziantep’te T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla gerçekleştirilen TEKNOFEST’in, gençleri ileri teknoloji alanlarında üretmeye ve geliştirmeye teşvik eden yarışmaları arasında yer alan Sürü İHA Yarışması’nın finalleri, 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziantep Yeşil Kent Stadı’nda gerçekleştirilecek. Finalin ilk gününde açılış ve oryantasyonun ardından teknik kontroller yapılacak ve takımlar kura sürecinin tamamlanmasıyla Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi’ne başlayacak. 7-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek görevlerle takımların otonom sürü teknolojileri sınanırken, 9-11 Eylül tarihleri arasında Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi kapsamında sürülerin operatör kontrolündeki koordinasyon kabiliyeti değerlendirilecek. Final sürecinin son gününde ise mansiyon ödüllerinin belirlenmesi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirilecek. Yarışmada dereceye giren takımlar 300 bin TL’lik birincilik, 250 bin TL’lik ikincilik ve 200 bin TL’lik üçüncülük ödülünün sahibi olacak. Derece ödülü için takımların iki görevden de puan alması ve toplamda en az 200 puana ulaşması gerekecek. Bu şartların sağlanamaması halinde jüri kararıyla mansiyon ödülleri verilebilecek. Yarışmada ayrıca performans gösteren takımlara En İyi Takım Ruhu, En Özgün Yazılım ve En Özgün Tasarım ödülleri de takdim edilecek. Geleceğin otonom sistemleri gençlerin ellerinde gelişiyor TEKNOFEST çatısı altında gençlerin yalnızca teknoloji kullanıcısı değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmesini destekleyen yarışmalar, Türkiye’nin yüksek teknoloji vizyonunun önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Sürü İHA Yarışması ise bu vizyonun, otonom sistemler ve yapay zekâ destekli koordinasyon gibi geleceğin teknolojilerinde somut karşılık bulduğu alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Gaziantep’te gerçekleştirilecek finalde genç takımların geliştirdiği sistemler; yalnızca uçuş kabiliyetleriyle değil, aynı zamanda birlikte düşünebilen, karar verebilen ve görev paylaşımı yapabilen bir İHA sürüsünün nasıl çalışabileceği üzerinden değerlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı Haber

Akademi Manisa’da Eğitimler Başladı

Gençlerin teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri amacıyla hayata geçirilen Akademi Manisa’da eğitimler başladı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde hizmet veren ve tamamı ücretsiz gerçekleştirilecek olan eğitimlerde çocuklar ve gençler algoritma, yazılım ve oyun geliştirme alanlarında teorik bilgilerini uygulamalı çalışmalarla pekiştirme fırsatı buluyor. “Gençlerimiz İçin Ücretsiz” Akademi Manisa’da sunulan hizmetlerle ilgili bilgi veren Yazılım Mühendisi Yunus Can Tarhan, “Akademi Manisa 10-24 yaş arası gençler için eğitim veren yeni bir eğitim merkezi. Burada 3D yazıcı teknolojilerinden, robotik kodlamaya, oyun geliştirmeden akıllı üretim atölyelerine kadar bir sürü imkanımız mevcut. Hepsi gençlerimiz için ücretsiz. Buraya gelip eğitimlere kaydolduktan sonra diledikleri gibi kullanabiliyorlar. Bir nevi dijital kütüphane gibi. Gelip burada ders de çalışabilirler, eğitmenlerimizden istedikleri konular dahilinde yardım da alabilirler” dedi. Eğitimlerle İlgili Bilgiler Aktardı Eğitimlere de değinen Tarhan, “İlk eğitimimiz 2 boyutlu oyun geliştirme eğitimiydi. C# dili dediğimiz yazılım kodlama dili ile beraber gençlerimize oyun oynarken aynı zamanda oyunun nasıl yapıldığı, oyun sektöründe ilerlemelerin nasıl olduğu yönünde bilgiler vererek şimdiden geleceklerine ışık tutmaya çalışıyoruz. Diğer eğitimimiz ise Minecraft ile blok tabanlı kodlama. Daha küçük yaştaki gençlerimizin algoritma yapısını öğrenmeleri için ve bilgisayara ilk adımları için vermiş olduğumuz bir eğitim. Onun eğitimi de 1 ay kadar sürecek” ifadelerini kullandı. “Eğlenceli Bir Şekilde Öğretmeyi Amaçlıyoruz” Yazılım Mühendisi Ceylin Çaltepe ise algoritma eğitimlerine değinerek, “Eğitimimizde Minecraft ile algoritmaya giriş eğitimi veriyoruz. Algoritma dediğimiz şey, aslında yazılımın kalbi olan olaylar dizisi olarak devam ediyor. Biz bunu Minecraft ile birlikte çocuklara daha eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Veliler Proje İçin Teşekkür Etti Eğitimlere katılan kursiyerler ve veliler de sağlanan imkânlardan memnuniyetlerini dile getirdi. Veli Fatih Dayı, “Böyle bir projenin özellikle yaz ayında yapılması gayet iyi olmuş. Çünkü çocuklar ne yapacaklarını bilemiyorlar. Havalar da gayet sıcak. Böyle teknolojik alanlarda ilgilerini çekebilecek şekilde program yapılması bence çok güzel olmuş. Emeklerinize teşekkür ederiz” dedi. Veli Hilal Diz ise, “Çok güzel bir proje. Bugün ilk günümüz olacak. İnşallah diğer günlerimiz de böyle güzel bir şekilde geçer. Teşekkür ederim proje için” diye konuştu. “Kendimi Geliştireceğimi Düşünüyorum” Projeden yararlanan kursiyerlerden Uğur Mustafa Fikri Baş da, “Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu gençler için böyle bir kurs başlatmış. Ben de katılıp kendimi geliştireyim dedim. Baktığımda gerçekten de ortam da güzel, ekipmanlar falan olsun, donanımlar her şey çok iyi. Ben gerçekten burada kendimi geliştireceğime inanıyorum. Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kursiyer Ali Kürşat Güngör ise, “Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bu eğitimine ben de katılmak istedim. Kendimi bununla geliştireceğimi düşünüyorum. Besim Dutlulu’ya buradan teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu

21. Kadir Has Ödülleri’nde “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” alanlarında kapsamlı araştırmalara imza atan ve bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri verildi. Ülkemizin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atan değerli bilim insanlarını ve toplumun gelişimine katkıda bulunan kurumlarını kamuoyuyla tanıştırmayı amaçlayan Kadir Has Ödülleri’nin töreni bu yıl 25 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu ve ülkemizin güzide hayırseverlerinden Kadir Has’ın vefatının 19. yıl dönümünde, üniversitenin Cibali’deki merkez kampüsünde düzenlenen anma programı kapsamında 21. Kadir Has Ödülleri sahiplerini buldu. 2026 yılının ödül verilecek çalışma alanı; “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” olarak seçildi ve önemli başarılara imza atarak bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri takdim edildi. 21. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nda şu isimler yer aldı: Prof. Dr. Ayşe Başar (Kadir Has Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Albert Ali Salah (Utrecht University), Prof. Dr. Arzucan Özgür (Boğaziçi Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Sitti (Koç Üniversitesi), Doç. Dr. Canan Dağdeviren (Massachusetts Institute of Technology). ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Üstün Başarı Ödülü”, Prof. Dr. Asuman Özdağlar’a verildi. Oyun teorisi ve dağıtık optimizasyon alanlarında gerçekleştirdiği öncü akademik çalışmaları; yapay zekâda çok ajanlı sistemler, stratejik karar alma süreçleri ve büyük ölçekli öğrenme algoritmalarının matematiksel temellerine sunduğu özgün ve kalıcı katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik liderlik ve üstün bilimsel üretkenliği nedeniyle, Prof. Dr. Asuman ÖZDAĞLAR, “Üstün Başarı Ödülü”ne layık görülmüştür. Asuman Özdağlar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) alanında Mathworks Profesörüdür. Kendisi, EECS Bölüm Başkanı ve MIT Schwarzman Bilgisayar Koleji'nin Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcısıdır. Araştırma uzmanlık alanları arasında optimizasyon, makine öğrenimi, ekonomi ve ağlar yer almaktadır. Son dönemdeki araştırmaları; çok sayıda ve çeşitli insan-makine katılımcısına sahip, veri odaklı çevrimiçi sistemler için teşviklerin ve algoritmaların tasarlanmasına odaklanmaktadır. Özdağlar; veri sahipliği ve piyasaları, sosyal medyada yanlış bilginin yayılması, ekonomik ve finansal bulaşıcılık ile sosyal öğrenme konularını araştırmıştır. Profesör Özdağlar; Microsoft bursu, MIT Lisansüstü Öğrenci Konseyi Öğretim Ödülü, NSF Kariyer Ödülü, Amerikan Otomatik Kontrol Konseyi'nin 2008 Donald P. Eckman Ödülü, 2014 Spira Öğretim Ödülü'nün yanı sıra Keithley, Seçkin Mühendislik Fakültesi ve Mathworks profesörlük unvanlarının sahibidir. Kendisi bir IEEE Fellow ve IFAC Fellow üyesidir; ayrıca Uluslararası Matematikçiler Kongresi'ne davetli konuşmacı olarak seçilmiştir. Doktora derecesini, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında 2003 yılında MIT'den almıştır. GELECEK VADEDEN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney’e verildi. Otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında gerçekleştirdiği özgün akademik çalışmaları; sahne geometrisinin anlaşılması, hareket analizi ve belirsizlik modellemesi konularında yapay zekâ temelli görsel algı sistemlerinin geliştirilmesine sunduğu önemli katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik üretkenlik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney, “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü”ne layık görülmüştür. Fatma Güney, Koç Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2017 yılında Tübingen Max Planck Enstitüsü’nden almıştır. Araştırmaları otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında; özellikle geometri, hareket ve belirsizlik konularına odaklanmaktadır. Çalışmaları TÜBİTAK, Avrupa Araştırma Konseyi ve Royal Society tarafından desteklenmiştir. ICCV, ECCV, CVPR ve NeurIPS gibi önde gelen görüntü işleme ve makine öğrenmesi konferanslarında düzenli olarak hakemlik ve alan başkanlığı yapmaktadır. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar konuşmasında, Bu yılki ödül temasının Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Başar, yapay zekânın hem risk hem de fırsatlar barındırdığını, doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele dönüşeceğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar olmadığını dile getiren Başar, bireylere eleştirel düşünme, problem çözme ve belirsizlikle başa çıkma becerileri kazandırmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Üniversitenin yapay zekâ ekseninde üç temel alana odaklandığını aktaran Başar; idari süreçlerde verimliliğin artırılması, yapay zekânın algoritma geliştirme, etik, hukuki ve felsefi boyutlarının ele alınarak yönlendirici bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu birikimin eğitim müfredatına entegre edilmesi başlıklarına değindi. Sürdürülebilir ve nitelikli bir akademik anlayışla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başar, ödül alan bilim insanlarını tebrik ederek konuşmasını Kadir Has’ın “Başarı ona talip olanlarındır” sözüyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı! Haber

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı!

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir” Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu. Hata ihtimali sıfıra inecek Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu. Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi. Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu. Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez” Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı. Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu. Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu. Karınca, sürü ve arı algoritmaları Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi. Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu. Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti. 40 bin veriyle duygu tanıma modeli Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı. Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi. Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti. Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi. Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi. Hekim kimliği değişecek Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu. Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi. Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı. Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi. Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı. Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu. Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti. Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi. Sempozyumda neler yapıldı? İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme

1. Giriş: Türkiye’de Yapay Zeka’ya Artan İlgi Son yıllarda yapay zeka (YZ), hem küresel hem de yerel gündemde Türkiye’nin dijital dönüşümünün merkezine yerleşti. Gazetelerden dergilere, akademiden kamu politikalarına kadar her alanda YZ tartışılıyor. Türkiye için bu teknoloji sadece bir yenilik değil; ekonomik büyüme, verimlilik artışı ve küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor. Google Discover gibi içerik platformlarında yer almak için de ilgi çekici, özgün ve güncel konular öne çıkıyor. Yapay zeka, arama eğilimleri ve trendlerde ilk sıralarda yer alıyor ki bu da doğru şekilde yazılmış bir makalenin Discover’da görünme ihtimalini ciddi şekilde artırıyor. Bu makalede, Türkiye’de yapay zekanın ne olduğunu, nerelerde uygulandığını, iş gücüne etkilerini, fırsatlarını ve geleceğe dair stratejik yaklaşımları ele alacağız. 2. Yapay Zeka Nedir? Temel Kavramlar Yapay zeka kavramı genellikle karmaşık gibi görünse de aslında birkaç temel alt başlıktan oluşur. 2.1. Makine Öğrenimi Makine öğrenimi, bilgisayarların verilerden öğrenmesini sağlayan bir YZ dalıdır. İnsan müdahalesi olmadan örüntüler çıkarabilir. 2.2. Derin Öğrenme Derin öğrenme, makine öğreniminin bir alt kategorisidir ve sinir ağları kullanarak büyük veriler üzerinde daha karmaşık öğrenmeler yapabilir. 2.3. Doğal Dil İşleme Doğal dil işleme (NLP), makinelerin insan dilini anlaması ve üretmesidir. Örneğin sanal asistanlar ve otomatik çeviri sistemleri bu teknolojiyi kullanır. 3. Küresel Ölçekte Yapay Zeka Trendleri Dünya genelinde devletler ve şirketler yapay zekaya stratejik yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların bazı ana hatları şöyle: 3.1. Devlet Politikaları Çin, ABD ve AB ülkeleri gibi ekonomik güçler, ulusal yapay zeka stratejileri belirleyerek eğitim, Ar-Ge ve altyapı alanında dev bütçeler ayırıyor. 3.2. Büyük Teknoloji Şirketlerinin Rolü Google, Microsoft, Amazon gibi devler yapay zeka araştırmalarını ticari ürünlere dönüştürüyor. Bu da teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. 4. Türkiye’de Yapay Zeka Ekosistemi Türkiye’de hem kamu hem özel sektör yapay zeka alanında yatırımlarını artırıyor. 4.1. Üniversiteler ve Araştırma Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerde YZ araştırma merkezleri aktif şekilde faaliyet gösteriyor. Akademik yayınlar ve uluslararası projelerle Türkiye bu alanda ses getiriyor. 4.2. Yerli Teknoloji Girişimleri Türkiye’de yapay zeka odaklı startup’lar ortaya çıkıyor. Özellikle sağlık, e-ticaret ve finans sektöründe inovatif çözümler sunan firmalar dikkat çekiyor. 5. Yapay Zeka Uygulama Alanları Yapay zekanın yaşamımıza etkisi sadece teori değil; günlük hayatta birçok sektörde somut sonuçlar doğuruyor. 5.1. Sağlık Sektörü Hastalık teşhisinden tedavi planlamasına, tıbbi veri analizinden robot yardımlı cerrahiye kadar YZ sağlıkta devrim yaratıyor. Türkiye’de bazı hastaneler yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri kullanmaya başladı. 5.2. Eğitim Öğrencilerin öğrenme stillerine göre kişiselleştirilmiş içerikler sunan yapay zeka tabanlı eğitim uygulamaları yaygınlaşıyor. 5.3. Tarım Tarımda verimliliği artırmak için yapay zekalı drone’lar, sensörler, toprak analiz sistemleri kullanılıyor. Bu sayede kaynaklar daha etkin yönetiliyor. 5.4. Finans Bankacılık ve finans sektöründe risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik yatırım danışmanlığı (robo-advisors) gibi YZ tabanlı uygulamalar yükselişte. 6. Yapay Zeka ve İş Gücü: Fırsatlar & Riskler Yapay zeka, iş dünyasını baştan aşağı değiştirecek iki yönlü bir etkiye sahip: 6.1. Yeni İş Alanları YZ uzmanları, veri bilimciler, robotik mühendisleri gibi yeni meslekler ortaya çıkıyor. Ayrıca mevcut mesleklere YZ yetkinlikleri ekleniyor. 6.2. Otomasyonun Etkileri Bazı rutin işler otomasyonla elimine olabilir. Bu durum çalışanların yeniden eğitim ve beceri kazanmasını önemli hale getiriyor. 7. Türkiye İçin Stratejik Öneriler Türkiye, yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak ve global rekabette güçlü bir konuma gelmek için aşağıdaki stratejileri değerlendirebilir: 7.1. Eğitim Reformu İlk ve orta öğretimde temel yapay zeka ve kodlama dersleri eklenmeli. Üniversiteler YZ odaklı programlar açmalı. 7.2. Ar-Ge Teşvikleri Startuplar ve KOBİ’ler için Ar-Ge destekleri artırılmalı, vergi indirimleri ve hibe programları yaygınlaştırılmalı. 7.3. Yerli Yapay Zeka Politikası Milli veri stratejisi ve yerli algoritma geliştirme politikaları oluşturulmalı. 8. Yapay Zeka Etiği & Hukuki Boyut Teknoloji ilerledikçe etik ve hukuki standartlar da önem kazanıyor. 8.1. Veri Güvenliği Kişisel verilerin korunması kanunlarına uyum, YZ uygulamalarında temel bir gerekliliktir. 8.2. Adil Kullanım Algoritmalarda önyargıların önlenmesi, şeffaflık ve hesap verme sorumluluğu etik ilkeler arasında yer almalı. 9. Başarılı Türk Yapay Zeka Projeleri Türkiye’de geliştirilmiş dikkat çeken yapay zeka projelerinden bazıları: Sağlıkta görüntüleme analiz sistemleri Tarımda verim takip platformları E-ticarette müşteri analiz araçları Akıllı şehir çözümleri Bu projeler hem yatırım çekiyor hem de uluslararası pazarda yer buluyor. 10. Sonuç: Türkiye’nin Dijital Geleceği Yapay zeka teknolojisi Türkiye için sadece bir trend değil; ekonomik büyüme, inovasyon ve küresel rekabet avantajı yaratacak bir dönüştürücü güçtür. Devlet politikalarından özel sektöre, eğitimden etik standartlara kadar bütüncül bir yaklaşım ile Türkiye bu alanda güçlü bir aktör olabilir. ???? Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) 1. Yapay zeka nedir? Yapay zeka, makinelerin insan benzeri öğrenme ve karar verme yeteneklerini ifade eder. 2. Türkiye’de yapay zeka eğitimi almak için hangi şehirler öne çıkıyor? İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üniversiteler YZ eğitiminde güçlü programlara sahip. 3. Yapay zeka işsizliği artırır mı? Bazı rutin işler otomatikleşebilir; ancak yeni iş alanları da yaratacaktır. 4. Yapay zeka herkes için erişilebilir mi? Teknoloji yaygınlaştıkça yapay zeka araçları bireyler ve küçük işletmeler için de erişilebilir hale geliyor. 5. Türkiye’de yapay zeka politikası var mı? Türkiye’nin dijital dönüşüm stratejileri arasında yapay zeka için yol haritaları geliştirme çabaları bulunuyor. 6. Yapay zeka etik bir risk oluşturur mu? Veri güvenliği ve algoritmik önyargı gibi konular yapay zekada etik risklerdir ve düzenleme gerektirir.

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu Haber

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanının önde gelen buluşmalarından biri olarak konumlanan Yapay Zekâ- AGI kısa adıyla BZagi’de geleceği şekillendiren teknolojilerden stratejik yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede sektörün gündemine yön veren başlıklar, kapsamlı biçimde masaya yatırıldı. “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Yapay Genel Zekâ’nın kurumları nasıl dönüştürdüğü, hangi alanlarda rekabet avantajı yarattığı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 300’ün üzerinde üst düzey yönetici ve karar verici; insan–makine iş birliğinin yeni modellerinden sorumlu zekâ yaklaşımına, iş süreçlerinden toplumsal etkilere kadar uzanan çok boyutlu başlıkları stratejik perspektifle ele aldı. Yeni Dönemin Dinamikleri Zirvede Şekillendi Tamamı kürasyonla belirlenen katılımcı profiliyle kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip bir platform sunan zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderlerini aynı çatı altında buluşturdu. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik ilişkisi, değişen regülasyonlar, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, model güvenilirliği ve bulut tabanlı performans başlıkları derinlemesine ele alındı. Açılış, Konuşmalar ve Panellerden Öne Çıkanlar Zirvenin açılışı konuşmasını gerçekleştiren BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun “Bugün “AGI Eşiğinde”yiz. Yapay zekâ artık yalnızca otomasyon, analiz ve tahmin değil. Yapay zekâ artık karar süreçlerine dokunan, yönetişimi etkileyen, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelen bir güç. Ve biz de bugün şu soruyu soruyoruz: AGI eşiğinde kurumlar nasıl konumlanmalı? AGI, insan zekâsını taklit eden bir teknoloji olmanın ötesinde, kurumların öğrenme biçimini, risk yönetimini, hatta liderlik anlayışını değiştirecek bir potansiyel taşıyor. Bu yeni zekâ çağında; veriye sahip olmak ve veriyi anlamlandırmak yetmeyecek. Asıl mesele, bu zekâyı sorumlulukla, etikle ve stratejik akılla yönetebilmek olacak” dedi. “İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde? Başlıklı sunumunda yapay zekâ sistemlerinin geniş bir perspektife sahip olması nedeniyle konuşmasında odağını karar destek sistemleri üzerine yönelttiğini belirten etkinliğin baş konuşmacısı Trendyol Group, Sr. Staff Engineer Alican Kiraz; “Özellikle kurumlarda ve yazılım ekiplerinde şu sorular sıkça soruluyor: ‘Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?’ Bu noktada şunu vurgulamak önemli: Yapay zekâ tek başına bir tehdit değildir. Bir sistemin gerçek anlamda etkili olabilmesi için yalnızca düşünmesi değil, eyleme geçebilmesini sağlayan agentic yapılara sahip olması gerekir. Günümüzde kullanılan sistemlerin büyük bölümü matematiksel ve istatistiksel karar mekanizmalarına dayanırken, yapay zekâ da benzer şekilde veriyi analiz ederek anlamlı çıktılar üretmektedir. Bu noktada klasik otomasyon ile agentic sistemler arasındaki fark önem kazanmaktadır. Birden fazla yapay zekâ bileşeninin koordineli biçimde çalıştığı bu yapılar, süreçleri yönetebilen yeni bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Endüstri 4.0 ile gündeme gelen “karanlık fabrikalar” vizyonuna rağmen, gelişmiş karar destek sistemleri kurumların tamamen insansız yapılara dönüşmesini zorunlu kılmamaktadır. İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” dedi. “Kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ikinci bir pazarın oluşması” Kurumsal yapay zekâ vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşan zirvenin ana sponsoru da olan Treomind’ın CEO’su ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız; “Yapay zekâ hayatın ve iş dünyasının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Rekabette geri kalmamak için yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’de pazar bugün yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde ve önümüzdeki beş yıl içinde 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte asıl kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ve yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratma potansiyeline sahip ikinci bir pazarın oluşması. Bu dönüşümün; aynı kapasiteyle daha fazla üretim yapmayı, daha fazla müşteriye ulaşmayı ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılacak” dedi. Generatif yapay zekânın son dönemde hızla hayatımıza girdiğini ve yapay zekâ ajanlarının karar süreçlerinde giderek daha etkin rol üstlendiğini söyleyen Yıldız, buna rağmen stratejik kararların her zaman insan tarafından verileceğinin altını çizerek; “Bu işin sonunda kararların sistemler tarafından verildiği düşünülebilir; ancak gerçekte nihai karar her zaman insana aittir. Önemli olan, insanın doğru rolde konumlanmasıdır” ifadelerini kullandı. İşNet sponsorluğunda gerçekleşen “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panelde; yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşüm çok boyutlu biçimde tartışıldı. Panel açılış konuşmasını yapan BThaber Başkanı Murat Göçe; “Geçmişte rekabetin en temel gücünün teknoloji olduğunu, teknolojiye sahip olan şirketlerin öne geçtiğini ifade ediyorduk. Ancak bugün gelinen noktada bunun tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Yapay zekâya, güçlü donanımlara ve gelişmiş teknolojilere sahip olmak artık rekabette fark yaratmak için tek başına yeterli değil. Gerçek farkı yaratan unsur; doğru yeteneklerin doğru karar mekanizmalarıyla, doğru algoritmalarla birlikte çalışabilmesidir. Şirketler ancak bu uyumu sağlayabildiklerinde rekabette öne çıkabilmektedir. Odağı “Yapay zekâ ile neler yapılabilir?” sorusundan daha ileriye taşımak gerekiyor. Günümüzde yapay zekânın teknik kapasitesi büyük ölçüde biliniyor. Asıl kritik soru ise ‘İnsan, organizasyon ve algoritma birlikte nasıl çalışmalı?’ Kurumsal başarı; yapay zekâyla uyumlu, iş birliğine dayalı ve değer üreten bir çalışma modelinin kurulmasına bağlıdır” dedi. “AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi” İşNet CEO’su Mehmet Fahri Can ise; “AGI’ye giden yolda kurumların en çok zorlandığı başlıklar arasında altyapı, veri ve organizasyonel hazırlık da yer alır; saha da en büyük kırılma ise bu unsurların tamamında birlikte yaşanmaktadır. AGI, yapay zekânın en genel hâlini ifade eder; yani insanı taklit edebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Bugün pek çok kişi ve kurum tartışmayı tam da bu noktaya taşıyor: Gerçekten yapay zekâ insanı taklit edebilir mi, insan gibi davranabilir mi? Peki bunun sınırları nedir ve ne zaman gerçekleşecektir? Bu soruları hâlâ soruyor olmamız, AGI’nin henüz yeterince olgunlaşmadığını da gösteriyor. İnsan zekâsının yerini aldığı bir noktada olmadığımızı görüyoruz ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi. Buna rağmen önümüze bakmamız gerekiyor; çünkü bu süreci, ortak bir kurgu ve anlayışla birlikte inşa etmeye çalışıyoruz” diyerek görüşlerini belirtti. “Doğru yetenek; yapay zekâyla etkin çalışabilen, insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi” Panelistler arasında yer alan diğer bir isim LHH, Türkiye Ülke Başkanı Neslihan Delikanlı ise “Artık ‘doğru yetenek’ yalnızca teknik açıdan güçlü ya da aynı kurumda uzun yıllar çalışmış deneyimli kişi anlamına gelmiyor. Günümüzde doğru yetenek; yapay zekâyla birlikte düşünebilen, hızlı ve çevik bir zihne sahip olan, kendini sürekli güncelleyebilen birey demek. Araştırmalar, hâlâ dünkü yetkinliklere göre işe alım yapan şirketlerin rekabette geri kalacağını gösteriyor. Buna karşılık, geleceğe hazır olmayı hem yetkinlik setlerini hem de doğru zihniyeti geliştirmeyi öncelik hâline getiren firmaların iş gücündeki dönüşüme liderlik edeceği ifade ediliyor. Bugün rekabet avantajı; hangi diplomaya sahip olunduğundan çok, değişime ne kadar hızlı uyum sağlandığı ve çevik düşünce yapısının organizasyona ne ölçüde kazandırılabildiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda teknoloji şirketleri için ‘doğru yetenek’; yapay zekâyla etkin çalışabilen, hızlı öğrenen, kurum stratejisine katkı sağlayan ve insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi anlamına geliyor. Artık ‘bu role en uygun kişi kim?’ sorusundan ziyade, roller değiştiğinde bizimle kimlerin dönüşebileceğini sormamız gerekiyor. Şirketlerin kendilerine yöneltmesi gereken asıl soru da bu. Çünkü gerçek dönüşüm noktasında doğru yetenek; yalnızca bir pozisyona uyan kişi değil, şirketlerin geleceğini birlikte inşa edecekleri kişi olarak tanımlanmalı” dedi. “Belirleyici unsur ise veri” Üretken yapay zekâ önemli bir alan olarak öne çıksa da asıl değerin hâlâ geleneksel yapay zekâ tarafında bulunduğuna dikkat çeken Zorlu Holding, Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Önder Kaplancık; “Yapılan değerlendirmelere göre yıl sonunda üretken yapay zekâdan elde edilecek kazanımdan daha fazlası geleneksel yapay zekâdan sağlanıyor. Bu noktada belirleyici unsur ise veri. Veri katmanının sağlam kurulması, dış kaynaklı verilerin doğru biçimde entegre edilmesi ve güçlü bir altyapıyla desteklenmesi; servis maliyetlerinin azalmasını, üretim süreçlerinin iyileşmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlıyor. Bu kazanımların ekonomik karşılığı da çoğu zaman üretken yapay zekâ uygulamalarının sunduğu değerin üzerine çıkabiliyor. Elbette üretken yapay zekânın kurumlara hız ve esneklik kazandıran önemli katkıları bulunuyor. Ancak tek başına kullanımı beklenen ölçekte bir değer yaratmayabiliyor. Bu nedenle veri temelli yaklaşım ve geleneksel yapay zekâ yetkinlikleri kritik önemini koruyor. Sonuç olarak gerçek ekonomik değerin veri ve geleneksel yapay zekâ ekseninde şekillendiği, bu yüzden kurumların veriyi sağlamlaştırmaya ve bulut tabanlı altyapılara taşımaya odaklandığı görülüyor.” dedi. “Yapay zekâ çıktıları, karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemiyor” BTS&Partners Kurucu Yasin Beceni; “Günümüzde kurumların belirli bir hiyerarşi ve yönetişim yapısına sahip olduğu görülürken, yapay zekâ özellikle süreç optimizasyonunda en yaygın kullanılan teknolojilerden biri hâline geliyor. Ancak projelerin büyük bölümünün ölçeklenememesi, yapay zekâ çıktılarının karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemediğini gösteriyor. Bunun temelinde, mevcut karar süreçlerinin yapay zekâ ile nasıl dönüştürüleceğine dair net bir modelin bulunmaması ve organizasyon genelinde bu dönüşümü destekleyen bir kültürün henüz oluşmaması yer alıyor. Oysa güven ve şeffaflık temelinde, insanın sistemle entegre çalıştığı yapılar kurmak ve her departmanın süreçlerini yapay zekâ perspektifiyle yeniden tasarlamak, kurumlar için bütüncül dönüşümün anahtarı olarak öne çıkıyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” Teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve Treomind Yapay Zekâ Birimi Başkanı Alper Sınav ile gerçekleşen söyleşide sektörlerde yapay zekâ orkestrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekâ orkestrasyonunun yalnızca araçların bir araya gelmesinden ibaret olmadığı; asıl değerin, bu araçları birbirine bağlayan doğru bağlantı noktalarının kurulmasıyla ortaya çıktığı vurgulandı. Başarılı bir yapay zekâ projesinin; ihtiyacın doğru anlaşılması, kullanım senaryolarının belirlenip önceliklendirilmesi ve sağlam bir iş planı ile ölçeklenebilir teknoloji altyapısının kurulması olmak üzere üç temel aşamaya dayandığı ifade edildi. Söyleşide ayrıca kültürel dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekilerek, “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” mesajları paylaşıldı. Yapay Zekâ Zirvesi’nde Transition Teknoloji PSC Bölge Direktörü Dr. Bilgehan Baykal “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zekâ Dönüşümü”, Inspark CEO’su Serdar Susuz “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Mina YZ Çözümleri CEO’su – Yapay Zekâ Bilim İnsanı Emre Yazıcı “Bütünleşik Yapay Zekâ” sunumu ile zirvede yer alırken, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanış sunumunu Knowledge Club Yapay Zekâ Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan tarafından yapıldı. Treomind ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede; İşNet ana panel sponsorluğunu üstlenirken, Transition premium sponsor, Inspark ise exclusive sponsor olarak zirvenin destekçileri arasında yer aldı. Knowledge Club, Mina Yapay Zekâ ve Inspark sunum sponsorları arasında konumlanırken; BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard, Workiom, Emploid. Ai, Fortinet tanıtım sponsorluğu üstlendi. Yapay Zekâ Arf Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirvenin finalinde gerçekleştirilen Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreninde, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen projeler ödüllendirildi. 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’nün sahibi oldu. Verimlilik Artıran Projeler kategorisinin birincisi AHTABOT projesi ile ETCBASE YAZILIM olurken, Yenilikçi Projeler kategorisinin birincisi MobilDeniz VisionPro projesi ile INTERTECH oldu. Ekosisteme Fayda Projeler kategorisinin birincisi AssistCam AI: Hasar Yönetiminde Otonom Denetim ve Güvenlik Ekosistemi projesi ile ASSİSTCAM, Gelişmeye ve Geliştirilmeye Açık Projeler kategorisinin birincisi RabbitQA-Otonom Yapay Zekâ Destekli Deep Testing ve Güven Platformu projesi ile VİRGOSOL oldu. Sosyal Sorumluluk Projeler kategorisinin birincisi ve aynı zamanda Yılın Yapay Zekâ Arf ödülünün sahibi 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB oldu. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan çalışmaların onurlandırıldığı tören, etkinliğin en heyecan verici anlarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor Haber

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor

Türkiye Oyun Sektörü 2025 Raporu, hem global hem de yerel pazardaki dönüşümü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 itibariyle dünya genelinde oyuncu sayısının 3,6 milyara, oyun pazarının toplam hacminin ise 188,8 milyar dolara ulaştığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Küresel oyun içi reklam pazarının 2028’e kadar 6,07 milyar dolara ulaşması beklenirken, oyuncular artık klasik reklam değil deneyim talep ediyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektöründe büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. Oyunu doğru kitleye doğru hikayeyle ve doğru dijital stratejilerle buluşturmak gerekir” dedi. Dünya genelinde milyarlarca oyuncuya ulaşan oyun sektörü, artık yalnızca yaratıcılık ve teknolojiyle değil; veri, algoritma ve dijital reklam stratejileriyle büyüyor. Oyun Dünyasına Yön Veren Dijital Pazarlama Stratejileri Mobil oyun pazarının yükselişiyle birlikte rekabetin hiç olmadığı kadar arttığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Her gün uygulama mağazalarına yüzlerce yeni oyun eklenirken, geliştiricilerin en büyük sorusu şu: “Oyuncuya nasıl ulaşacağız?” İşte bu noktada dijital reklam devreye giriyor. Markalar için yeni rekabet alanı artık ekran araları değil, oyun içi deneyimin tam kendisi. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için başarı; güçlü topluluk yönetimi, sürdürülebilir canlı hizmet kurguları, oyun içi deneyim entegrasyonları, influencer ve yayıncı ekosistemiyle sürekli temas ve veriye dayalı performans pazarlaması ile mümkün olacak. Çünkü yeni dönemde kazananlar, sadece mesajını gösterenler değil; topluluk inşa eden, veriyle büyüyen ve oyuncuya kesintisiz deneyim sunan markalar olacak” dedi. Kullanıcıların günlük ortalama 2 saat 43 dakika sosyal medyada vakit geçirdiklerini belirten Kaplan, “Bu veriler, oyunların sadece bir uygulama değil; sosyal medya, içerik üretimi ve topluluk kültürüyle iç içe geçmiş bir oyun kurgulanması gerektiğini söylüyor. Bir oyunu büyütmek istiyorsanız sadece App Store optimizasyonu yapamazsınız. Oyunu; içerik üreticileriyle, topluluklarla, e-spor organizasyonlarıyla ve performans kampanyalarıyla birlikte bir kültüre dönüştürmeniz gerekir. Oyunun artık bir ürün değil, yaşayan bir marka olarak görülmesi gerekiyor. Global ölçekte markalar artık oyun dünyasına reklam veren olarak değil, ekonomik paydaş olarak giriyor. Oyun içi kozmetikler, markalı görevler, influencer ligleri ve fiziksel deneyimler yeni dönemin standartları haline geliyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. O oyunu doğru kitleyle, doğru hikâyeyle ve doğru dijital stratejiyle buluşturmak gerekir. 2026 ve sonrası, oyunu sadece geliştirenlerin değil; oyunu pazarlama zekâsıyla büyütenlerin dönemi olacak” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor Haber

Yapay Zekâ Sinema Sektörünü Dönüştürüyor

İstanbul Atlas Pasajı Etkinlik Alanları’nda gerçekleştirilen Anadolu Kısaları Forum’a konuşmacı ve moderatör olarak katılan Neotalent Kurucusu Zeynep Mete, “Sinemada Yapay Zekânın” yükselişini insanlık, teknoloji ve kültür ekseninde ele aldı. Sinema Teknolojinin Aynası Son birkaç yılda üretken yapay zekâ araçlarının sadece iş dünyasını değil, yaratıcı endüstrileri de kökten dönüştürmeye başladığını aktaran Mete, “Film endüstrisi de bu dönüşümün merkezinde. Artık bir görüntü, bir ses, hatta bir duygu bile veriden üretilebiliyor. Sinema, tarih boyunca teknolojinin aynasıydı. Kameranın icadıyla insan bakışı nasıl değiştiyse, şimdi de yapay zekâ ile yaratıcılık kavramının kendisi değişiyor. Yaratıcılık artık bireysel bir yetenek değil; insan ve sistemin birlikte düşünebilme becerisi haline geldi. Sinemada yaşanan şey diğer sektörlerde de yaşanıyor.” dedi. Sinema Artık Sadece Kamera ile Değil Kodla Çekiliyor Genç yönetmenlerin sadece kamera değil, artık algoritma da kullandığı bir dönemde olunduğunu aktaran Mete, genç sinemacılar için yapay zekanın bir tehdit mi yoksa bir araç mı olduğuna dair değerlendirmelerde bulundu. Mete, “Aslında bu bir yetkinlik meselesi. Bugün yaratıcılık artık sadece ‘ne’ ürettiğin değil, ‘nasıl düşündüğünle de ilgili. Biz de yeni nesil iş gücünde aynı dönüşümü görüyoruz: öğrenme çevikliği, yaratıcılık, etik farkındalık, kritik düşünme, sistemlerle birlikte üretme kapasitesi bizi farklı kılan yetkinlikler. Yapay zekâ geliştikçe insan kendi yaratıcılık potansiyelini daha da yukarı taşıyacak. Her sektör değişip dönüşüyor. Sanayi devrimi geldiğinde de çeşitli iş kolları nasıl değişip dönüştüyse, aynı ritmi şu an operasyonel işleri yapay zekaya devrederek yaşıyor ve dönüştürüyoruz. Bu dönüşüm bizleri, insanın kendine has yetkinliklerinin sınırlarını zorlayacağı bir düzleme, anlam ve bağlamın daha önem kazanacağı bir döneme çıkaracak. Yapay Zekâ ile oluşturulan sahneler: ışık, ses ve oyunculuk kodla yeniden yazılıyor. Artık sinema sadece kamerayla değil, kodla da çekiliyor. Üstelik sadece sinema da değil. Çeşitli medya kanallarında gördüğümüz içeriklerin birçoğu bu şekilde üretiliyor.” diye konuştu. Mete ayrıca şunları da ekledi: “Sinemada yapay zekâ üzerine konuşmak aslında insanın kendi varoluşunu konuşmak demek. Çünkü her film, bir tür hafıza kaydı ve artık bu hafızayı biz değil, sistemler de tutabiliyor. Belki de geleceğin sineması, yönetmenin değil, insanlığın ortak bilinç haritası olacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.