Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Alibaba

Kapsül Haber Ajansı - Alibaba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alibaba haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir”  Haber

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir” 

Cenk Çiğdemli, “Bir pazaryerine ürün koymak ya da web sitesini İngilizceye çevirmek e-ihracat yapmak anlamına gelmiyor” diyen Çiğdemli, şirketlere önce hedef pazara uygun iş modelini kurmalarını, ardından teknolojiyi seçmelerini önerdi. Çiğdemli’nin büyümek isteyen şirketlere bir diğer mesajı ise “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” oldu. Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) buluştu. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve; Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformunu İstanbul’da bir araya getirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı. “Web sitesini İngilizce yapmak e-ihracat için yeterli değil” Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi. “Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi. E-ihracata başlamadan önce bu 5 soruya cevap verin Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli’ye göre e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerekiyor: Hangi ülkeye satış yapacağım? Kime satacağım? Hangi ödeme yöntemiyle satacağım? Ürünü kaç günde teslim edeceğim? İade sürecini kaç günde tamamlayacağım? Bu soruların cevaplarının kullanılacak teknolojiyi de büyük ölçüde belirleyeceğini ifade eden Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu. “Yarın olmak istediğiniz şirket hangi altyapıyı kullanıyor?” E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi. “Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu uzun özellik listelerinden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi. İkinci ülkeyle birlikte e-ihracat “mühendislik işine” dönüşüyor Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli’ye göre asıl sınav ikinci ve üçüncü pazara açılırken başlıyor. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini vurguladı. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi. Altyapınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren 3 sinyal Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor: Operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi. “Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, buna karşılık şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi. “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında üçüncü bir unsurun daha kritik olduğuna dikkat çeken Çiğdemli, bunu “cesaret” olarak tanımladı. Ancak cesaretin kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğinin altını çizen Çiğdemli, “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi. Türkiye’de şirketlerin artık e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu: “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR ve Alibaba'dan Stratejik Yapay Zekâ İş Birliği Haber

HONOR ve Alibaba'dan Stratejik Yapay Zekâ İş Birliği

HONOR ve Alibaba, Çin’in Hangzhou kentinde tarihi nitelikteki stratejik iş birliği anlaşmasını imzaladı. HONOR Device Co., Ltd. CEO’su James Li ve Alibaba Group CEO’su Eddie Wu, imza töreninde bir araya geldi. Bu kritik stratejik iş birliği anlaşması, ortak bir büyüme vizyonu ve stratejik öncelikler üzerine inşa edildi. İki sektör lideri; yapay zekâ ekosistemleri, yapay zekâ modelleri ve yetkinlikleri ile akıllı hizmetler gibi kritik alanlara odaklanarak kapsamlı, çok boyutlu ve sistematik bir iş birliği sürecine giriyor. Taraflar, yapay zekâ destekli endüstriyel dönüşüm ve akıllı cihaz ekosistemlerinin yakınsamasının sunduğu büyük fırsatları değerlendirerek güçlü bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Yapay zekâ ajan ekosistemleri alanında HONOR ve Alibaba, yapay zekâ ajanları, büyük yapay zekâ modelleri, akıllı hizmetler ve yenilikçi uygulama deneyimlerindeki farklı teknolojik ve ekolojik güçlü yanlarını bir araya getiriyor. Bu sayede seyahat ve navigasyon, turizm hizmetleri, yaşam tarzı, mobil ofis, e-ticaret ve eğlence gibi birçok temel hizmet senaryosunda kapsamlı ve derin bir iş birliği hayata geçirilmesi hedefleniyor. Ortaklık kapsamında, farklı alanlarda teknik bilgi alışverişi ve kaynak paylaşımı sağlanarak mobil cihazlar için çığır açan yeni özellikler ve etkileşim paradigmaları birlikte keşfedilmesi planlanıyor. Yapay zekâ modelleri ve yetkinlikleri konusunda iş birliği, Qwen açık kaynak modeli temelinde ortak geliştirmelere odaklanıyor. Bu kapsamda cihaz içi yapay zekâ, yapay zekâ ajanları ve çok modlu anlama ve üretime yönelik dikey uygulama modelleri geliştiriliyor. Nihai hedef, Qwen büyük modelinin gücünü HONOR’un ileri seviye donanımları, işletim sistemleri ve farklı kullanım senaryoları ile sorunsuz şekilde birleştirerek küresel ölçekte öncü bir “bulut–cihaz entegre” akıllı cihaz deneyimi oluşturuyor. Bu ortak çalışma; senaryoya özel ve cihaz içi gelişimlere odaklanan büyük model teknolojisinin evrimini hızlandırıyor ve HONOR MagicOS kullanıcılarına daha akıllı, kişiselleştirilmiş, güvenli ve akıcı yapay zekâ hizmetleri ve deneyimleri sunuyor. Bunun yanı sıra, iki güçlü marka MaaS (Model-as-a-Service) yapay zekâ yetkinlikleri konusunda iş birliklerini daha da derinleştiriyor. Bu kapsamda; metin, çok modlu, görsel, video ve ses senaryolarında performansın sürekli optimize edilmesi ve yetkinliklerin entegre edilmesi hedefleniyor. Qwen açık kaynak modeli ya da ortak geliştirmeler temel alınarak cihaz içi ve bulut yapay zekâ modelleri için eğitim, ince ayar ve çıkarım süreçleri birlikte keşfediliyor. Nihai amaç, en ileri düzey (State-of-the-Art) yetkinliklere ulaşan gelişmiş cihaz içi modeller ortaya koyuyor Önümüzdeki dönemde, bu güçlü iş birliği daha da büyümesi hedefleniyor. Alibaba’nın kapsamlı ticari hizmet ekosisteminden yararlanılarak ve MCP (Multi-Cloud Platform) protokolü aracılığıyla Ele.me (yemek teslimatı), Damai (etkinlik bileti) ve Taopiaopiao (sinema bileti) gibi dikey akıllı ajanlar kademeli olarak entegre ediliyor. Bu sayede ajan ekosistemi; yemek teslimatı, eğlence, ofis iş birliği ve e-ticaret gibi daha geniş bir dikey senaryo yelpazesine uzanıyor ve kullanıcılara çok daha pratik ve verimli yaşam hizmetleri sunuyor. Bu girişim, yapay zekâ teknolojisini günlük yaşama çok daha derinlemesine entegre ediyor. Yakında tanıtılması planlanan HONOR Magic8 Serisi, kendi kendini geliştirebilen yapay zekâ tabanlı en güçlü akıllı telefon olarak konumlanıyor ve Çin’de HONOR ile Alibaba tarafından ortak geliştirilen zengin yapay zekâ kullanım senaryoları ve hizmetlerini kullanıcılara sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Yeni Finansal Teknoloji Platformu için Güç Birliği Haber

Türkiye’nin Yeni Finansal Teknoloji Platformu için Güç Birliği

Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Trendyol, dünyanın en büyük insansız hava aracı üreticisi Baykar’ın CEO’su Haluk Bayraktar, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli yatırım fonu ADQ ve dünyanın lider dijital ödeme sistemleri ve finansal teknoloji sağlayıcılarından Ant International, Türkiye pazarına yönelik yeni nesil bir finansal teknoloji platformu kurmak amacıyla niyet mektubu (MoU) imzaladılar. İmza törenine Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, Baykar CEO’su Haluk Bayraktar, Alibaba Grubu Başkanı Michael Evans, ADQ Grup İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mansour AlMulla ve Ant International CFO’su Yi Zhou katıldı. Yapılan stratejik iş birliği ile; e-ticaret, finansal teknolojiler, geleneksel ve dijital bankacılık, siber güvenlik ve yapay zekâ gibi alanlardaki farklı uzmanlıkların bir araya gelmesiyle, perakende ve KOBİ finansmanından mevduat ve yatırım ürünlerine, dijital ödeme sistemlerinden sigorta işlemlerine kadar geniş bir yelpazede entegre finansal hizmetler sunacak bir platform geliştirilecek. Türkiye’de geliştirilecek olan yapay zeka ve finansal teknolojilerin entegre edilmesiyle kurulacak bu yeni girişim ile bireylerin ve küçük işletmelerin finansmana erişim süreçleri kolaylaştırılacak. Platformun, resmi kurumların onaylarının ardından önümüzdeki aylarda hayata geçmesi planlanıyor. Çağlayan Çetin: “Bu işbirliği örnek bir model olacak” Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin imza töreninde “Bu iş birliğinin, Türkiye ekonomisinin dijital dönüşümünü hızlandıracağına, teknoloji tabanlı finansal çözümler alanında örnek bir model oluşturacağına inanıyoruz. Böylece, güçlü data analizi yetkinliklerimizle başta 250.000 satıcımız olmak üzere şirketlerin; e-ticaret ve e-ihracat potansiyellerini güçlendirmek için finansal hizmetleri daha erişilebilir hale getirmeyi, ülke ekonomisine sürdürülebilir ve kalıcı katkılar sağlamayı amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. Haluk Bayraktar: “Risk yönetimi ve güvenlik konularında yüksek standartları esas alarak, tamamen yerli bir finansal teknoloji altyapısı oluşturacağız” Baykar’ın dünya standartlarındaki yapay zeka ve siber güvenlik yetkinliği ile Trendyol’un e-ticaret deneyimi ve Ant’in fintech konusundaki dünya standartlarındaki birikimini birleştirerek finansal teknolojiler alanına katma değer sağlamak amacıyla, bu iş birliğinin paydaşı olduklarını belirten Baykar CEO’su Haluk Bayraktar ise açıklamasında şunları kaydetti: “Yapay zeka artık sektörler arasında köprü görevi görüyor ve farklı alanları ortak bir zeminde buluşturuyor. Bu ortaklıkla, Baykar’ın yapay zeka çözümleri ve güçlü altyapısını, Trendyol’un geniş kullanıcı tabanı ve finansal teknolojilerdeki deneyimiyle birleştiriyoruz. Amacımız, daha hızlı, daha güvenilir ve herkes için daha erişilebilir çözümler geliştirmek. Risk yönetimi ve güvenlik konularında yüksek standartları esas alarak, tamamen yerli bir finansal teknoloji altyapısı oluşturacağız. Bu önemli adımın Milli Teknoloji Hamlesi’ne güç katmasını diliyorum. Katkı sunan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum”. Michael Evans: “Türkiye’ye çok değerli bir yatırım kazandırılacak” Alibaba Grubu Başkanı Michael Evans törendeki konuşmasında: “Türkiye’ye duyduğumuz güvenin ispatı olan bu stratejik iş birliği ile Türkiye’ye çok değerli bir yatırım ve yenilikçi bir finansal teknoloji platformu kazandırılacak. Türkiye’deki bireysel ve kurumsal müşterilerin erişeceği yenilikçi, güvenilir ve erişilebilir dijital finansal hizmetlerin, yalnızca kullanıcıların günlük hayatına değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve finansal ekosistemin gelişimine önemli ölçüde değer katacağına inanıyoruz” dedi. Mansour AlMulla: “Finansal teknoloji alanında bölgenin en önemli yatırımlarından birine imza attığımıza inanıyorum” ADQ Grup İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mansour AlMulla ise şöyle konuştu: “Türkiye’nin dinamik ekonomisi ve büyüyen dijital ortamı, tüm sektörler için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bu iş birliği, birbirini tamamlayan yetkinliklere sahip güçlü ortakları bir araya getirerek Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak yenilikçi finansal çözümleri geliştirme yönündeki ortak amacı yansıtıyor”. Yi Zhou: “Türkiye küresel dijital ekosistemimiz içinde çok değerli bir yere sahip” Ant International CFO’su Yi Zhou ise konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye, genç ve dijitalleşme odaklı nüfusu, gelişmiş e-ticaret sektörü ile küresel dijital ekosistemimiz içinde çok değerli bir yere sahip. Benzer bakış açısına sahip ortaklarla birlikte, yapay zeka ve blockchain başta olmak üzere en son teknolojilerimizle bu dinamik dijital ekonomiye yönelik kapsayıcı dijital finansal çözümler geliştireceğimiz için heyecan duyuyoruz.”

TEMU Mu, ALİEXPRESS Mi? Online Alışverişin Hangi Yıldızı Size Göre? Haber

TEMU Mu, ALİEXPRESS Mi? Online Alışverişin Hangi Yıldızı Size Göre?

Son yıllarda online alışveriş dünyasında Çin merkezli dev platformların yükselişi, tüketici alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Özellikle Temu'nun agresif fiyatlandırma ve pazarlama stratejileriyle hızlı yükselişi, sektörün köklü oyuncularından AliExpress ile rekabeti kızıştırdı. Milyonlarca kullanıcının cebine dost bu iki platform, akıllara "Hangisi daha iyi?" sorusunu getiriyor. İşte, Temu ve AliExpress'in artılarını ve eksilerini karşılaştıran detaylı bir analiz. Temu: "Milyarder Gibi Alışveriş Yap" Felsefesinin Yükselişi 2022'de pazara giren ve kısa sürede büyük bir ivme yakalayan Temu, özellikle "inanılmaz ucuz" ürünleriyle tanınıyor. Temu'nun Artıları: Fiyat Şampiyonu: Piyasadaki en ucuz ürünleri bulmak için birebir. Flaş indirimler, kuponlar ve oyunlaştırma elementleriyle fiyatlar daha da düşürülebiliyor. Kullanıcı Deneyimi: Mobil uygulama arayüzü oldukça sezgisel ve alışverişi adeta bir oyuna dönüştürüyor. Ücretsiz Kargo: Birçok üründe belirli bir limitin üzerinde ücretsiz kargo seçeneği sunması büyük avantaj. Geniş Ürün Yelpazesi (Güncelleniyor): Elektronikten ev eşyasına, giyimden aksesuara kadar pek çok kategoriye sahip. Temu'nun Eksileri: Kargo Süreleri: Ürünler genellikle Çin'den doğrudan gönderildiği için teslimat süreleri oldukça uzun (çoğu zaman haftalar sürebilir). Kalite Değişkenliği: Fiyatlar ne kadar düşükse, ürün kalitesi de o kadar değişken olabiliyor. Aldığınız ürün görselden farklı çıkma riski taşıyor. İade Süreci: İade ve değişim süreçleri zaman zaman karmaşık ve uzun olabiliyor. Veri Gizliliği Endişeleri: Bazı güvenlik uzmanları, uygulamanın veri toplama pratikleri hakkında endişeler dile getirse de, şirket bu iddiaları reddediyor. AliExpress: Köklü Devi ve Geniş Pazar Alanı Alibaba Group'un uluslararası e-ticaret platformu olan AliExpress, uzun yıllardır online alışveriş yapanların favorileri arasında. Milyonlarca satıcı ve ürünle devasa bir pazar yeri sunuyor. AliExpress'in Artıları: Devasa Ürün Çeşitliliği: Neredeyse aradığınız her şeyi bulabileceğiniz sınırsız bir ürün yelpazesi sunar. Köklü Geçmiş ve Güven: Alibaba Group'un bir parçası olması, platforma olan güveni artırır. Satıcı puanlama sistemleri ve alıcı koruma programları nispeten daha gelişmiştir. Farklı Kargo Seçenekleri: Ücretsiz kargodan ekspres kargoya kadar farklı teslimat seçenekleri sunar (bazıları ücretli ve daha hızlı olabilir). B2B İmkanları: Küçük ölçekli toptan alımlar ve B2B işlemleri için de uygun bir platformdur. AliExpress'in Eksileri: Kargo Süreleri: Temu kadar olmasa da, ücretsiz standart kargo seçeneklerinde teslimat süreleri yine de uzun sürebilir. Kalite Kontrolü: Ürün kalitesi satıcıya göre büyük farklılıklar gösterir. Güvenilir satıcıları bulmak için yorum ve puanlama takibi önemlidir. Gümrük ve Vergi Sürprizleri: Özellikle Türkiye gibi ülkelerde, belirli bir limitin üzerindeki alışverişlerde gümrük vergileri ve ek ücretler sürpriz yaratabilir. Arayüz Karmaşıklığı: Bazı kullanıcılar için arayüzü, Temu'ya göre daha kalabalık ve karmaşık bulunabilir. Ortak Noktalar ve Önemli İpuçları Her iki platform da doğrudan Çin'den ürün temin ettiği için benzer ortak noktalara sahiptir: Uzun Kargo Süreleri: Ucuzluğun bedeli genellikle bu. Kalite Riski: Her iki platformda da satıcı puanlarına ve ürün yorumlarına bakmak hayati önem taşır. Fotoğraflı yorumlar en iyi rehberdir. Alıcı Koruması: Her iki platformda da alıcı koruma programları mevcuttur, ancak iade/iade süreçleri sabır gerektirebilir. Peki, Hangisi Sizin İçin? Temu : En düşük fiyat önceliğinizse, alışverişi eğlenceli bir oyuna dönüştürmek istiyorsanız ve kargo süresinin uzun olması sizi rahatsız etmiyorsa TEMU sizin için . AliExpress : Çok geniş bir ürün yelpazesine ulaşmak, belirli bir ürünü spesifik özellikleriyle aramak istiyorsanız, nispeten daha köklü bir platformda alışveriş yapmayı tercih ediyorsanız ve toptan alım düşünüyorsanız doğru yerdesiniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.