Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Almanya

Kapsül Haber Ajansı - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAN Türkiye Almanya’dan Gelen Heyeti Ağırladı Haber

MAN Türkiye Almanya’dan Gelen Heyeti Ağırladı

MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan MAN Türkiye A.Ş., uluslararası düzeyde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas ve beraberindeki heyet, MAN’ın Ankara’daki entegre üretim tesislerini ve Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Bakanlık temsilcileri, büyükelçilik yetkilileri ile MAN Truck & Bus SE’nin Almanya ile Türkiye’den üst düzey yöneticilerinin katıldığı programda; üretim faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları, çalışanların gelişimine yönelik uygulamalar ve çalışma ortamını destekleyen projeler dahil olmak üzere MAN’ın Ankara’daki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. İnsan odaklı üretim ve yetkinlik gelişimi ele alındı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, MAN Türkiye A.Ş.’nin başarısında önemli bir pay sahibi olan "insan kaynağı" alanındaki çalışmaları ele alındı. Heyete; çalışan güvenliği, mesleki eğitim programları, yetkinlik geliştirme çalışmaları ve kariyer gelişimi başlıklarındaki uygulamalar aktarıldı. Üretim hatlarını yerinde inceleyen Bärbel Bas ve heyet üyeleri, fabrika çalışanları ve yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek kurum kültürü, eğitim olanakları ve sanayi iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin önemli başlıklarından bir diğeri ise Avrupa’daki yeşil dönüşüm konusu oldu. Almanya’daki dönüşüm süreci ve elektromobilitenin yaygınlaşması için gerekli koşulların değerlendirildiği toplantıda; Avrupa ticari araç sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi adına kıta genelinde öngörülebilir ve sürdürülebilir politikaların desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni nesil elektrikli otobüs "eCoach" ile test sürüşü Programın sonunda heyet, Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret etti. Katılımcılara MAN’ın inovasyon yetkinlikleri ile geleceğin mobilite çözümleri tanıtıldı. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, test pistinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli yeni eCoach’un sürüş deneyimi oldu. MAN’ın geleceğin toplu taşıma standartlarını belirlemek üzere geliştirdiği tamamen elektrikli yeni eCoach otobüs modeliyle bir test sürüşü gerçekleştirildi. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas, test sürüşü sırasında direksiyon başına geçerek yeni nesil eCoach’un sürüş dinamiklerini ve teknolojisini bizzat deneyimledi. MAN Truck & Bus SE adına ziyarette İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hubert Altschäffl, Otobüs İş Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Kurumsal İletişim Direktörü Manuel Hiermeyer ve Kamu İlişkileri Direktörü Christoph Schuler ile MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ve CFO’su Thomas Hakuba hazır bulundu. Ziyaret; uluslararası iş birliğinin, insan kaynağına ve inovasyona yapılan yatırımların yanı sıra sürdürülebilir sanayi anlayışının geleceğe yönelik önemini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotiv Yan Sanayisinde Türkiye-Polonya Hattı Güçleniyor Haber

Otomotiv Yan Sanayisinde Türkiye-Polonya Hattı Güçleniyor

Otomotiv sektörü, artan üretim maliyetleri ve elektrikli araç dönüşümünün etkisiyle yeniden şekilleniyor. Bu süreçte Avrupalı üreticilerin tedarik zincirini çeşitlendirme arayışı, Türkiye’nin otomotiv yedek parça ihracatını artırıyor. TÜİK verilerine göre yılın ilk 4 ayında Türkiye’nin “Motorlu taşıtların aksam ve parçaları ile şase ve karoserleri” ihracatı, 2 milyar 933 milyon dolarla rekor seviyeye çıktı. AB’nin otomotiv endüstrisinde üretim üssü haline gelen Polonya’ya ihracat da 148,8 milyon dolarla rekor kırarak, Türkiye’nin bu pazardaki gücünü ortaya koydu. İki ülke arasında artan ticaret hacmi, lojistik sektörü açısından da olumlu karşılanıyor. Lojistik sektöründe bir asra yaklaşan tecrübesiyle Avrupa’nın en büyük şirketlerinden biri olan Raben Group, hem Polonya’daki güçlü altyapısı hem de Avrupa’daki yaygın ağı sayesinde, Türkiye’nin otomotiv aksam ve parça ihracatçılarına da hızlı ve güvenilir çözümler sağlıyor. Türkiye’den Polonya’ya, Polonya’dan tüm Avrupa’ya Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, son dönemde Avrupa’da yaşanan sorunlardan etkilense de Polonya otomotiv sektörünün Türkiye'deki ihracatçılar için fırsatlar barındırdığını belirtti. Polonya’da otomotivin ülke ekonomisi için en önemli sektörlerin başında geldiğini anlatan Çoban, “Çok sayıda otomotiv markasının Polonya’da üretim tesisi açması, Türkiye'deki ihracatçılar için bu pazarı cazip hale getirdi. Bursa, Kocaeli ve İstanbul gibi otomotiv üretim merkezlerinden Polonya’ya uzanan bir otomotiv lojistik hattı kurduk. Polonya’dan da Almanya başta olmak üzere diğer AB ülkelerine operasyonlar gerçekleştiriyor, bu alandaki uzmanlığımızla ihracatçımıza güçlü bir destek sağlıyoruz.” bilgilerini paylaştı. Shuttle seferleriyle tam zamanında teslimat Çoban, otomotiv sektöründe üretim hatlarının kesintisiz çalışması için tam zamanında teslimatın büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, şunları da kaydetti: “İstanbul ve Bursa’daki ofis ve depolarımızla büyük ölçekli üreticilerin yanı sıra ihracatçı KOBİ’lere de hizmet veriyoruz. Avrupa genelinde kurduğumuz düzenli shuttle hatlarıyla çalışan parsiyel taşımacılık ağımız sayesinde, müşterilerimize sabit çıkış günleri ve öngörülebilir transit süreleri sunuyoruz. Bu yapı, özellikle siparişe dayalı üretim yapan şirketlerin operasyonel planlamasında önemli avantaj sağlıyor.” Raben Group, yapay zekâ ve robotik otomasyona dayalı teknolojik altyapısı, 170 deposu, günlük 11 bin taşıma operasyonu ve 13 bin profesyonel çalışanıyla hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma Haber

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma

İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu. Interpack 2026’ya Türkiye’den 286 Firma Katıldı 7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı. Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi. PLMA 2026’da 146 Türk Firması Yer Aldı Private label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16’ncı kez düzenledi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi. Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, önetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi. İbrahim Aracı: “Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor” İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA’da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne Çıkıyor Türk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi. Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2’sini oluşturdu. Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı Haber

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı

Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerinyıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eczacıbaşı Dynavit, Camilla Weitzel ile İmzaları Attı Haber

Eczacıbaşı Dynavit, Camilla Weitzel ile İmzaları Attı

Transferle ilgili görüşlerini dile getiren Eczacıbaşı Spor Kulübü Kulüp Menajeri Bilun Yılmaz: “Camilla, disiplini ve profesyonelliğiyle öne çıkan, Almanya Milli Takım kaptanlığı görevini üstlenen değerli bir oyuncu. Sahada ve saha dışında sahip olduğu deneyimi takımımıza yansıtacağına inanıyor; yeni sezonda bize önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Özellikle kritik anlarda ortaya koyduğu liderlik ve sorumluluk alma becerisiyle fark yaratacağına inanıyoruz” dedi. Camilla Weitzel Hakkında: 2000 doğumlu ve 195 cm boyundaki Alman orta oyuncu Camilla Weitzel; kariyerinde VCO Dresden, Dresdner SC 1898, Reale Mutua Fenera Chieri ’76, Megabox Ondulati Del Savio Vallefoglia ve Savino Del Bene Scandicci formaları giymiştir. Almanya Milli Takımı’nın da önemli isimlerinden biri olan Weitzel; Voleybol Milletler Ligi (VNL), Avrupa Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası gibi büyük turnuvalarda düzenli olarak görev aldı. 2023 VNL’de orta oyuncu pozisyonunda etkili performansıyla dikkat çekti. Kulüp Başarıları: 2019/20, 2017/18 Almanya Kupası – Şampiyonluk 2020/21 Almanya Bundesliga – Şampiyonluk 2022/23 CEV Challenge Kupası – Şampiyonluk 2022/23 WEVZA Cup – Şampiyonluk 2023/24 CEV Kupası – Şampiyonluk 2025/2026 Dünya Kulüpler Şampiyonası - Şampiyonluk Milli Takım Başarıları: Almanya Milli Takımı ile Voleybol Milletler Ligi, Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Elemeleri’nde mücadele etmiştir. Bireysel Başarılar: 2019/20 Almanya Kupası – MVP 2022/23 CEV Challenge Kupası – En İyi Hücum Eden Oyuncu 2025 AIA AeQuilibrium Kupası – MVP Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu Haber

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu

“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı. Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi. Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı. Akdoğan: “Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünü İzmir yapıyor” Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünün İzmir’de yapıldığı bilgisini veren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk’ta 16 bin dekar alanda 38 bin ton şeftali üretildiğini, İzmir’in şeftali üretiminin yüzde 67’sinin Selçuk’ta üretildiğini ifade etti. Bu yıl iklim koşullarından dolayı şeftali hasatının 2 hafta geç başladığını vurgulayan Akdoğan; “Şeftali hasadı her sene Mayıs’ın ilk haftasında başlıyordu. Bu sene mevsimsel şartlardan dolayı hasat biraz gecikti. Selçuk’tan ilk üç TIR ihracata gitti, Kurban Bayramı sonrasında ihracat artacak. Selçuk’ta üretilen şeftali türü ihracata uygun, raf ömrü uzun bir şeftali türü. Şeftali hasadı temmuz sonuna kadar sürecek. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için verimli ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Çağlar; “Selçuk ekonomisini Turizmle birlikte tarım sırtlıyor” Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk’un turizm bölgesi kimliğiyle öne çıkmasına karşın ekonomisinde yaş meyve üretiminin ve ticaretinin daha büyük bir oranı temsil ettiğini, Selçuklu üreticiler için bereketli bir sezon dilediğini kaydetti. Erdallı: “Adana’dan sonra ilk şeftali Selçuk’ta hasat ediliyor” İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk’un şeftali yanında mandalina, nar, ayva, üzüm üretimiyle İzmir’de yaş meyve üretiminde en güçlü ilçelerinden biri olduğunu, şeftali ve mandalinada Adana’dan sonra en erkenci ikinci bölge olduklarını, bu sezon rekoltenin yüksekliğinden dolayı fiyatların henüz şekillenmediğini, fiyatın üreticiyi memnun edeceği bir seviyede oluşmasını dilediklerini vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılına rekorla girdi İklim krizinin etkisiyle 2025 yılında şeftali ve nektarin ihracatında yaşanan düşüşlere karşın, Türkiye şeftali ve nektarin ihracatında 2026 yılına rekor artışla girdi. Türkiye, 1 Ocak – 21 Mayıs 2025 tarihleri arasında 19 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı zaman aralığında 86 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etme başarısı gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yüzde 347’lik rekor artış kayda alındı. Irak, 44 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu 31 milyon dolarla listede ikinci sıraya yerleşti. Romanya 4 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Group 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Kazanç Artışı Elde Etti Haber

DHL Group 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Kazanç Artışı Elde Etti

DHL Group, jeopolitik dalgalanmalara ve devam eden ticaret gerilimlerine rağmen 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Organik bazda grup geliri yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,0 artış gösterdi. Kur etkilerinin ağırlıklı etkisiyle raporlanan gelir yıllık bazda yüzde 1,9 düşerek 20,4 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti. DHL Group, aktif kapasite yönetimi, yapısal maliyet iyileştirmeleri ve gelir verimliliğini artırmaya yönelik uygulamaları sayesinde faaliyet kârını (EBIT) yüzde 8,3 artışla 1,5 milyar Euro’ya yükseltti. EBIT marjı ise yıllık bazda 0,7 puan artarak yüzde 7,3 seviyesine ulaştı. Satın alınan varlıklara yönelik sermaye harcamaları (capex) yıllık bazda 518 milyon Euro olarak gerçekleşti ve yıllık bazda yüzde 12,4 artış gösterdi. Artışın büyük bölümü Supply Chain ile Post & Parcel Germany bölümlerindeki yatırımlardan kaynaklandı. Serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) yüzde 65 artışla 1,2 milyar Euro’ya yükseldi. Grup net kârı 812 milyon Euro olarak gerçekleşti ve yıllık bazda yüzde 3,3 artış gösterdi. Hisse başına temel kazanç 0,73 Euro oldu (2025 birinci çeyrek: 0,68 Euro), bu da yüzde 6,6 artışı gösterdi. CEO Tobias Meyer, “Yılın ilk üç ayının ardından yıl sonu hedeflerimize ulaşma yolunda doğru bir çizgide ilerliyoruz. Yıla güçlü başlangıcımız, iş modelimizin dayanıklılığını ve verimlilik önlemlerimizin etkisini ortaya koyuyor. Jeopolitik kesintilere rağmen müşterilerimizin tedarik zincirlerini kesintisiz şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Engellenen deniz yollarına ve kapalı hava sahasına rağmen, yük taşımaya ve müşterilerimizin tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesini sağlamaya devam ediyoruz” dedi. Strateji 2030 Kapsamında Yatırımlar Strateji 2030 doğrultusunda DHL Group, operasyonel verimliliğe ve güçlü müşteri talebinin bulunduğu bölge ve sektörlere yatırım yapmayı sürdürüyor. Grup, hızla büyüyen veri merkezi pazarındaki yetkinliklerini genişletiyor ve Kuzey Amerika’da 2026 sonuna kadar toplam 650.000 metrekareyi aşan kapasiteye sahip ondan fazla yeni depo sahası eklemeyi planlıyor. Yeni tesisler, hızlı büyüyen veri merkezi operatörlerinin yüksek güvenilirlik ve güvenlik gerektiren tedarik zinciri ihtiyaçlarını kar üzere tasarlandı. DHL Group ayrıca Boeing 777 kargo uçak filosunun yenilenmesiyle operasyonel verimliliğini artırmaya devam ediyor. 2019’da başlatılan filo yenileme programı sayesinde grup, dünyanın en yakıt verimli kargo uçağı filosunu işletiyor. Buna ek olarak şirket, paket ve posta altyapısını ve araç filosunu modernize etmeyi sürdürüyor. 2025 sonu itibarıyla Almanya’daki teslim alma ve dağıtım operasyonlarında kullanılan elektrikli araç oranı yaklaşık yüzde 60’a ulaştı. Bu dönüşüm, kaliteyi artırmayı ve azalan mektup posta hizmeti ile büyüyen paket teslimat işini entegre etmeyi amaçlıyor. Öngörüler Teyit Edildi Grup, 2026 yılı boyunca jeopolitik belirsizliklerin devam etmesini bekliyor. DHL Group, verimlilik artışı ve gelecekteki büyümeye yönelik yatırımlara odaklanmayı sürdürüyor. 2026 mali yılı için, 6,2 milyar Euro’nun üzerinde faaliyet kârı (EBIT) ve yaklaşık 3 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) beklentisini koruyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu Haber

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu

Sanayicinin küresel rekabet gücünü korumak ve imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere son dönemde kamu tarafından atılan adımları desteklediklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Yerli tedarik zincirini korumak ve firmaların küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse etmek için finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi gerekiyor” dedi. Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre; yılın ilk dört ayında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %4,5 artışla 9,3 milyar dolar oldu. İhraç edilen makine miktarı %6,7 gerilemiş olsa da KG başına ortalama ihracat fiyatının %12’lik artışla 8,6 dolara yükselmesi ile bu dönemde 350 milyon dolar daha fazla ihracat yapıldı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı %1,3 artışla 29,1 milyar dolar olurken, makine ithalatı önceki 12 aya göre %8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin makine ihracatında ilk sırada gelen Almanya'ya satışların %14,1 artışla 1,1 milyar dolara yükseldiği bu dönemde %39,5 artışın gerçekleştiği ABD'ye yapılan makine ihracatı 767 milyon dolara ulaştı. Makine ihracatının %12,7 artışla 442 milyon dolara yükseldiği İtalya üçüncü sıradaki yerini korurken, Irak, Rusya ve Polonya en çok daralan büyük pazarlar oldu. En fazla ihracatın gerçekleştiği içten yanmalı motor ve aksamları %6,4 artışla 867 milyon dolara ulaşılırken, 629 milyon dolar tutarında inşaat ve madencilik makinesi ile 530 milyon dolar tutarında pompa ve kompresör ihracatı gerçekleştirildi. Türbin, turbojet ve hidrolik silindirler %40,1 ile oransal olarak en çok yükseliş gösteren alt sektör olurken, en yüksek düşüş %52,2 ile deri işleme makinelerinde gözlendi. “Her adımın başka bir aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentteyiz” Ülkelerin güvenlik kaygıları ve jeopolitik güç savaşları arttıkça çıkar çatışmalarının yeni gümrük ve teknoloji duvarları örmeye devam ettiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel ekonomik konjonktürü şu şekilde değerlendirdi: “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle enerji tedarikinde uzun süredir ek maliyetlere katlanan Avrupa, küresel enerji hatlarının Hürmüz Boğazı’nda kilitlenmesi nedeniyle şimdiden 25 milyar euro daha ilave enerji maliyeti ile karşı karşıya. Çözüm sağlayacak altyapı yatırımlarının uzun yıllar alacağı bu enerji türbülansının ortasında, Almanya milli gelirinin %3,1’ini savunma harcamalarına ayırarak bütçesini askeri modernizasyon hamlesine dönüştürmeye çalışıyor. Yatırımların odağının değiştiği bu tabloda; makine sanayiimizin yüksek teknoloji üreten mevcut hatlarının, savunma sanayiinin özel regülasyon ve sertifikasyon gereksinimleriyle tam uyumlu bir entegrasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Ancak bu dönüşüm, son dönemde ABD ve Çin arasında tekrar tırmanan ve küresel tedarik zincirlerini istikrarsızlaştıran teknoloji savaşlarının gölgesinde, her adımın bir diğer aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentte ilerlemeyi gerektiriyor.” Ülkelerin birbiriyle çelişen çıkar çatışmaları içinde her aktörün yeni iş birlikleri ve çoklu ittifaklarla yönünü bulmaya çalıştığı bu süreçte Türkiye’nin tüm ticari muhataplarıyla diyalog kuran proaktif bir tutum izlediğini Yılmaz şunları belirtti: “Biz bu stratejik yön arayışını, küresel sanayiinin kalbinin attığı her noktada sahada bulunarak yönetiyoruz. Farklı kıtalara yayılan geniş bir coğrafyada gerçekleşen yoğun fuar ve ticaret heyeti maratonumuzda, Türk makinesinin güvenilir ve esnek çözüm ortağı kimliğini tescillemeye çalışıyoruz. Batı’nın siber güvenlik ve düşük karbon odaklı yeni nesil korumacılık duvarlarına uyum sağlarken, Doğu’nun teknolojik hammadde ve üretim avantajlarıyla rekabet ettiğimiz bu denklemde dünyanın her yerinde güven duyulan partner olma özelliğimizi korumak istiyoruz.” “İmalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifleten adımları destekliyoruz” Küresel rekabette öne geçmeyi amaçlayan bu girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinden memnun olduklarını dile getiren Yılmaz şu değerlendirmelerde bulundu: “Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini, imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere stratejik bir adım olarak destekliyoruz. Bu düzenleme, hem yerli tedarik zincirini korumak hem de firmalarımızın küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse edebilmek açısından önemli. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi, bu adımın kalıcı bir etkiye dönüşmesine büyük katkı sağlar. Yabancı para kredi kullanım kısıtıyla daralan kredi arzı ve yüksek komisyon maliyetleri, ihracatçının en temel savunma mekanizması olan doğal hedge imkânını elinden alarak finansal riskleri artırıyor. TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sadece İGE kapsamıyla sınırlandırılması da uluslararası fonlara ve döviz cinsi kaynaklara erişimi zorlaştırıyor. Finansal enstrümanların, vergi indirimlerinden kredi piyasasına kadar bir bütün olarak kurgulanacağına ve Orta Doğu’daki gelişmeler neticelendiğinde sanayicinin ihtiyaç duyduğu finansman kanallarının daha açık tutulacağına inanıyoruz.” “Kaynaklar stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmeli” Sanayideki mevcut kapasite artışlarını ve teknolojik yenilenme yatırımlarını kaynak israfı olarak değerlendiren finansal analizlerin madalyonun diğer yüzünü gözden kaçırdığına dikkat çeken Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayicinin asıl önceliği kâr maksimizasyonu değil, rakipleriyle teknolojik olarak başa çıkabileceği sürdürülebilir bir yatırım zeminine kavuşmaktır. Üretim tesislerindeki kapasite kullanım oranlarının düşük kalmasını, dünya genelinde artan makroekonomik uyumsuzlukla ilgili görmek gerekiyor. Yurt içi tarafında da kurun enflasyonun altında seyretmesi nedeniyle sanayi gelirlerinin maliyetlerin altında seyrettiği uzun bir süreç yaşandı. İhracatçıyı dış rekabette dezavantajlı hale getiren ve artık sonuna geldiğimize inandığımız bu uyumsuzluk, ithalatı cazip kılarak yerli üreticiyi iç pazarda ana tedarikçi olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Kısacası yatırımların henüz beklenen verimliliğe ulaşamamasının nedenini siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin artırdığı küresel istikrarsızlıkta ve rekabetçilikte yaşanan geçici yıpranmada aramak gerekir. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde canlandıracaktır. Sanayideki mevcut kapasite ve potansiyelin bütüncül bir stratejiyle yüksek verimliliğe dönüştürülmesi, cari açık ve enflasyonla mücadelede yine en güçlü silahımız olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti Haber

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen heyete 9 firma katıldı. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Demirci’de kümelenen halı üreticilerinin ihracat kaslarının güçlenmesi için “Halı UR-GE Projesi”ni hayata geçirdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, yıllık 110 milyon dolar halı ithal eden Malezya’yı Türk halı sektörünün ihracatının gelişebileceği pazarlardan biri olarak gördüklerini o nedenle URGE Projesi’nin üçüncü organizasyonunu Malezya’ya yaptıklarını vurguladı. Malezya’ya halı ihracatımızı en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Göksan, “Halı sektörümüz için hedef pazar konumunda olan Malezya’da ihracat hacmimizi en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Malezyalı 25 ithalatçı firmayla yeni iş birlikleri kurulması adına 100’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri yapıldı ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi” şeklinde konuştu. Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinmenin hedeflendiği “Malezya Halı URGE Heyeti”ni başarıyla tamamladıklarını paylaşan Göksan, UR-GE Projesi kapsamında diğer hedef pazarların; “ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.