Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Almanya

Kapsül Haber Ajansı - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı  Haber

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı 

Henkel CEO'su Carsten Knobel, "Süregelen zorlu ekonomik koşullara rağmen, 2025'te Henkel’i başarıyla ileriye taşıdık. Önemli hedeflere ulaştık, hatta bu hedefleri aştık ve şirketimizin dönüşümünü sürdürdük. Satışlarımızda organik artış sağladık ve şirketimizin kârlılığını önemli ölçüde yükselttik. Ayrıca, son üç ay boyunca, iş birimlerimizi güçlendirmek ve büyüme potansiyellerini artırmak amacıyla, her iki iş biriminde toplam satış miktarı yaklaşık 1,2 milyar Euro'ya ulaşan satın almalar üzerinde anlaşmaya vardık.” şeklinde konuştu. Stratejik Gündemin Tutarlı Bir Şekilde Uygulanması Aktif portföy yönetimi kapsamında Henkel, bir yandan bazı faaliyetlerini durdurarak veya elden çıkararak, bir yandan da yeni satın almalarla portföyünü daha da geliştirmiştir. Hedef odaklı satın almalar yoluyla portföyünü genişletmek, Henkel'in büyüme gündeminin önemli bir parçasıdır. 2025 yılında Henkel, ATP Adhesive Systems AG'yi satın almak için bir anlaşmaya imza atmıştır. Henkel, Şubat 2026'da Hollanda merkezli Stahl Group'u satın almaya da onay vermiştir. Ayrıca Henkel, Mart ayı başında Kuzey Amerika'nın önde gelen tüketici saç bakım ve şekillendirme markalarından biri olan “Not Your Mother's”ı satın almak için bir anlaşma imzalamıştır. Halen olağan sonuçlandırma süreçlerine ve rekabet otoritelerinin onayına tabi olan bu işlemler, toplamda yaklaşık 1,2 milyar Euro'luk ek satış hacmi oluşturmakta olup, dünya lideri Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları iş birimlerinin büyüme potansiyelini daha da artıracaktır. Henkel, 2025 yılında da önemli trendleri ele alan ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Bunun bir örneği, Schwarzkopf'un yeni Creme Supreme saç boyasıdır. Henkel, profesyonel kuaför uygulamalarından esinlenerek, mikro bağlar yardımıyla saç yapısını güçlendiren ve besleyen yeni bir teknoloji ile Creme Supreme'i geliştirmiştir. “House of Hair” (Saç Evi) konsepti de Saç kategorisinde yenilikler geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Mart 2025'ten bu yana Henkel, saç kozmetiği alanındaki başlıca faaliyetleri olan araştırma ve geliştirme, test kuaförleri, pazarlama ve Saç Akademisi’ni Almanya'nın Hamburg kentindeki tek bir tesiste toplamıştır. Burada, 300'den fazla uzman, yenilikçi ürünler geliştirmek için birlikte çalışmaktadır. İnovasyon, Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi için de temel bir başarı faktörüdür. Son teknolojiye sahip araştırma ve inovasyon merkezlerinden oluşan ağın genişletilmesi temel odak alanlarından biridir. Bu tür “Inspiration Centers” (İlham Merkezleri) bir süredir Düsseldorf'ta, Hindistan'ın Mumbai kentinde ve ABD'nin New Jersey şehrinde faaliyet göstermektedir. 2025 yılında Henkel, Asya-Pasifik bölgesi için Şanghay'da 60 milyon Euro yatırımla bir başka “Inspiration Center” daha açmıştır. Bu merkezde 500'den fazla araştırmacı ve geliştirici, çok çeşitli sektörlerden müşterilerle çalışmaktadır. Henkel ayrıca dijitalleşme alanındaki ilerlemelerini daha da ileriye taşıdı. Yapay zekâ, şirketin gelecekte nasıl faaliyet göstereceği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak. Henkel, hem endüstriyel hem de tüketici ürünleri iş birimlerinde birçok uygulamada yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. 2025 yılında Henkel, şirketin ilk yapay zekâ destekli TV reklamını Almanya’da yayınlayarak Persil'in ikonik Beyaz Kadın (White Lady) karakterini yeni bir çağa taşıdı. AI, yapıştırıcı geliştirme laboratuvarlarındaki süreçlerin otomasyonunda da kullanılmaktadır. Batarya üretiminde Henkel, yapay zeka destekli simülasyonlar ve yenilikçi debonding (kontrollü ayrılma) çözümleri kullanarak müşterilerinin geliştirme sürelerini ve maliyetlerini azaltmalarına, aynı zamanda performansı optimize etmelerine yardımcı olmaktadır. Henkel, 150 Yıllık Başarılı Geçmişini Kutluyor Carsten Knobel görüşlerini, "Şimdi, 150. yıl dönümümüzü kutlayacağımız heyecan verici bir yıl olan 2026'ya odaklanıyoruz. Elbette mirasımızla gurur duyuyoruz. Ancak bu, yerimizde saymak için bir gerekçe değildir. Aksine bu, önümüzdeki yol için bir motivasyon kaynağıdır. Geleceğe hazırız. Dün olduğu gibi bugün de, gelecek nesiller için ileriye dönük ürünler ve çözümler geliştirmek hedefiyle öncü ruhumuzdan ilham alacağız. Bu ise, amacımızla tam bir uyum içindedir: Pioneers at heart for the good of generations. (Gelecek nesiller için iyiliğe öncülük ediyoruz)” sözleriyle özetledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gülermak’tan Almanya’da Stratejik Hamle: 90,96 MW’lık Güneş Enerjisi Yatırımı Haber

Gülermak’tan Almanya’da Stratejik Hamle: 90,96 MW’lık Güneş Enerjisi Yatırımı

Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, güneş enerjisi yatırımlarını güçlendirecek yeni bir anlaşmayı duyurdu. Gülermak’tan Almanya’da %100 Hisse Alımı KAP bildirisine göre, Gülermak’ın %100 dolaylı bağlı ortaklığı olan Gülermak Renewables Deutschland Holding GmbH, 14 Nisan 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda önemli bir satın alma gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Orrön Kastorf Agri-PV Beteiligungsgesellschaft mbH şirketinin paylarının %100’ü, Orrön Energy Greenfield AB’den 4.729.920 Euro bedelle satın alındı. Taraflar arasında pay alım sözleşmesi imzalanarak süreç resmiyet kazandı. 90,96 MW Kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali Planı Satın alınan şirket bünyesinde, gerekli yasal izinlerin tamamlanmasının ardından Almanya’da yaklaşık 90,96 MW kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santrali kurulması planlanıyor. Söz konusu proje, tarımsal voltaik (Agri-PV) teknolojisine dayanacak. Bu sistem sayesinde tarım faaliyetleri ile enerji üretimi aynı arazide entegre şekilde yürütülebilecek. Yenilenebilir Enerji ve Agri-PV Yatırımlarına Odaklanma Gülermak’ın bu yatırımı, şirketin yenilenebilir enerji portföyünü genişletme ve Avrupa pazarında büyüme hedeflerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Agri-PV projeleri, hem sürdürülebilir enerji üretimi hem de tarımsal verimliliğin korunması açısından son yıllarda Avrupa’da hızla yaygınlaşıyor. Bu yatırım, Gülermak’ın çevre dostu enerji çözümlerine olan stratejik yaklaşımını güçlendiriyor. Gülermak Avrupa Enerji Pazarında Gücünü Artırıyor Almanya’da gerçekleştirilen bu satın alma ile Gülermak, yalnızca altyapı ve taahhüt projelerinde değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımlarında da güçlü bir oyuncu olma hedefini pekiştiriyor. Uzmanlara göre, 90 MW üzeri kapasiteye sahip bu proje, şirketin enerji segmentindeki büyümesine önemli katkı sağlayacak ve Avrupa’daki konumunu daha da güçlendirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: Yılın İlk 2 Ayında Türkiye’ye 1,5 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Yılın İlk 2 Ayında Türkiye’ye 1,5 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

13 Nisan 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye, 780 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 1,5 milyar dolara ulaştı. 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı. Şubat ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 780 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Şubat ayındaki toplam UDY’nin 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Şubat ayındaki toplam UDY girişi 780 milyon dolar oldu. En fazla uluslararası yatırım toptan ve perakende ticaret ile elektronik imalatında gerçekleşti 2026 yılının Şubat ayı içerisinde gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18’lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14’lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk 2 ayı toplamında ise; 146 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret ve 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu. En fazla uluslararası yatırım Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 2’nci ayında yüzde 35’lik bir pay aldı. Şubat 2026’da ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti. Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde; 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama

Bosch’taki kariyerine 19 yıl önce adım atan Pınar Kurt, 1 Şubat 2026 itibarıyla Bosch Home Comfort Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’dan sorumlu Ticari Genel Müdür görevine atandı. Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu’nun Almanya’daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls'ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak girişiminin satın alma projesinin finans, bütçe, raporlama ve satın alma süreçlerine liderlik etti. Yeni sorumluluk alanında Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada finansal stratejilerin oluşturulması, kârlılık hedeflerinin yayılımı ve ticari süreçlerin yönetimine liderlik eden Kurt, Bosch’un uluslararası yapısında edindiği tecrübeyi bölgedeki büyüme stratejilerine aktarmayı hedefliyor. Pınar Kurt kimdir? Bosch kariyerine 2007 yılında Manisa’da Muhasebe Departmanı'nda başlayan Kurt, 2010-2013 yılları arasında İstanbul’da Satış Bütçe ve Raporlama Sorumlusu olarak görev aldı. Bu dönemde SAP uygulamaları ve kontrol fonksiyonlarının kurulması süreçlerini yönetti. 2013 yılında Almanya Wernau’da Yalın Yönetim alanında Avrupa’daki farklı ülkelerde proje liderliği üstlenen Kurt, ardından kariyerine Portekiz’de devam etti. 2016-2022 yılları arasında Portekiz Aveiro’da bulunan tüzel kişiliğin ve ürün grubunun Bütçe ve Raporlama Direktörlüğü ve ardından Ticari Birimlerden Sorumlu Direktör pozisyonlarını üstlenen Kurt, finansal yönetim ve yeniden yapılandırma projelerini yürüttü. 2022 yılından itibaren Almanya Wetzlar’da Grup Bütçe ve Raporlama Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Kurt, son olarak Bosch Home Comfort’un Almanya’daki merkezi Wernau’daki entegrasyon projesinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Ege Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Pınar Kurt, yüksek lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi’nde Yönetim Bilişim Sistemleri (MBA) alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Finans Teknolojilerinde Avrupa’yı Geride Bıraktı Haber

Türkiye, Finans Teknolojilerinde Avrupa’yı Geride Bıraktı

OYAK’ın Girişim Sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance, başta finans sektörü olmak üzere farklı endüstrilere sunduğu uçtan uca teknoloji çözümleriyle dikkat çekiyor. Innovance'in Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, Türkiye'de geliştirdikleri yerli çözümleri Avrupa başta birçok pazara ihraç ettiklerini belirterek, her türlü bankayı sıfırdan hızlı bir şekilde kurabildiklerini söyledi. Yusuf Ürey, Türk mühendislerinin teknoloji alanındaki yetkinliğini ve global ölçekte elde edilen başarılarını değerlendirdi. Forbes Türkiye'nin "Girişim 2026 Listesi"nde zirvede yer alan Innovance'in vizyonu anlatan Yusuf Ürey, Türkiye'nin özellikle finans teknolojilerinde önemli bir yetkinlik kazandığını ve yerli teknoloji geliştirmenin stratejik bir zorunluluk haline geldiğini bildirdi. Yusuf Ürey, yüz tanıma sistemlerinden dijital cüzdana kadar tüm süreçlerde dünyanın teknoloji devleriyle yarışan Türk mühendislerinin bankacılık teknolojisi millîleştirerek önemli bir küresel başarıya imza attıklarını dile getirdi. "Dört farklı banka türünü sıfırdan süratli bir şekilde kurabiliyoruz" Türk mühendislerinin finans teknolojilerindeki yüksek yetkinliğine dikkati çeken Yusuf Ürey, “Klasik banka, dijital banka, yatırım bankası ve katılım bankasını sıfırdan çok hızlı bir şekilde kurabiliyoruz. Bunu sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde hayata geçirebiliyoruz. Bu bizim önemli rekabet avantajlarımızdan biri" dedi. Yusuf Ürey, Innovance olarak “Mobil Bankacılık”, “ATM”, “Çağrı Merkezi”, “Yüz Tanıma Sistemleri”, “e-Cüzdan” ve “KYC” çözümleri gibi sektörün tüm ihtiyaçlarını kapsayan ve kendi veri tabanı sistemlerini geliştiren bir yapıya sahip olduklarını aktardı. “Tek Sözleşme modeli ile zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyoruz” Büyük ölçekli projelerde yaşanan entegrasyon zorluklarına Türk mühendisleri olarak geliştirdikleri inovatif yaklaşımla çözüm getirdiklerini belirten Yusuf Ürey, sektöre kazandırdıkları “Tek Sözleşme” modelini şu sözlerle anlattı: “Geleneksel sistemde büyük projelerde birçok firmanın ürününü entegre etmek gerekiyor. Sözleşme yönetimi uzun ve meşakkatli oluyor. Bir hata çıktığında firmalar arasında sorumluluk paylaşımı zorlaşabiliyor. Biz bu süreci 'Tek Sözleşme' modeliyle sadeleştiriyoruz. Veri tabanı sistemlerinden temel bankacılığa, dijital kanallardan regülasyon süreçlerine kadar tüm sorumluluğu üstleniyoruz. Müşteri tek bir şirketle muhatap oluyor. Bu modelin en büyük avantajı süre kazandırmasıdır. Süre eşittir maliyet. Müşterimizin harcayacağı parayı azaltıyor, kazanacağı parayı artırıyoruz.” "Türkiye teknoloji üretiminde güçlü bir konumda" Türkiye'nin yazılım, veri ve güvenlik alanlarında önemli bir gelişim kaydettiğinin altını çizen Yusuf Ürey, Avrupa ile yapılan kıyaslamalarda Türkiye'nin net bir ara farkla önde olduğunu vurguladı. Ürey, "Hizmet ve servis kalitemiz, teknolojimiz ve bilgi birikimimizle güçlü bir konumdayız. Avrupa'da bazı köklü sistemlerin dönüşümü zaman alırken, Türkiye daha çevik yapısıyla yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor. Bu da uluslararası projelerde önemli bir avantaj sağlıyor" dedi. Türk girişimcilerin yurt dışındaki sürdürülebilir başarısının sırrını “adaptasyon” olarak tanımlayan Ürey, “Türk insanına her zaman güvenin. Bizim insanımızın inanılmaz yüksek bir adaptasyon kabiliyeti var. Doğa kanunları gereği gittiğiniz yere alışmazsanız başarısız olursunuz; biz bu esnekliğe ve güce sahibiz” diye konuştu. “Teknolojide dışa bağımlılık, bir millî güvenlik sorunu” Millî yazılımın öneminin günümüz dünyasında daha net anlaşıldığını belirten Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, stratejik bağımsızlık konusunda şöyle dedi: "Devletin kritik birimlerine yaptığımız projelerde yabancı ürünlere olan ihtiyacı azaltıyoruz. Datanızın ve tüm güvenliğinizin size ait olması, yerli ve millî olması büyük önem taşıyor. Küresel gelişmeler, teknolojide dışa bağımlılığın risklerini de daha görünür hale getirdi. Bu nedenle kritik sistemlerde kendi teknolojimizi geliştirmek stratejik bir gereklilik." "Türkiye'nin teknolojisi Avrupa içlerine yayılıyor" Almanya’da OYAK Anker Bank’ın teknoloji dönüşümünü başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Yusuf Ürey, burada kazandıkları güçlü Avrupa bankacılık deneyimi sayesinde bugün İtalya, Hollanda ve Almanya'nın farklı bölgelerinde yeni müşteriler kazanarak Türkiye'nin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı Haber

DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026 Yayımlandı

Küreselleşme, yükselen jeopolitik gerginliklere, artan ABD gümrük vergilerine ve gelecekteki ticaret politikalarına ilişkin benzeri görülmemiş belirsizliğe rağmen, tarihsel olarak yüksek bir seviyede seyretmeye devam ediyor. Bu durum, DHL ve New York Üniversitesi Stern School of Business tarafından açıklanan DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026'nın temel bulgularından biri. Uluslararası ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarını takip eden 9 milyondan fazla veri noktasına dayanan rapor, küreselleşmenin mevcut en kapsamlı görünümünü sunuyor. Avrupa en küresel bağlantılı bölge oldu Raporun bölgesel sıralamasında Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın üstünde yer alarak bir kez daha dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi oldu. Avrupa’nın lider konumu, bölge içindeki güçlü ekonomik bağlarla ve dünya genelinde son derece geniş bir küresel erişimin birleşimiyle destekleniyor. Bu durum, birçok Avrupa ekonomisinin hem bağlantı derinliği hem de coğrafi yaygınlık göstergelerinde sergilediği güçlü performansta da görülüyor. Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinin birlikte hareket etmesi, bölgenin dünyanın en küresel bağlantılı bölgesi konumunu pekiştiriyor. Hollanda, küresel sıralamada 3’üncü sırada yer alıyor ve yalnızca dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olmasına rağmen küresel akışların 6’ncı en büyük hacmini oluşturuyor. Bu, ülkenin önemli bir lojistik geçit olduğunu vurguluyor. Birleşik Krallık, 9’uncu sırada yer alıyor ve son derece çeşitlendirilmiş uluslararası ilişkileri sayesinde akışların coğrafi kapsamı açısından dünyada ilk sırada yer alıyor. 14’üncü sırada bulunan Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve güçlü biçimde entegre olmuş bir merkez olmayı sürdürüyor. Almanya’nın akışlarının üçte ikisi Avrupa içinde gerçekleşirken, küresel ölçekte de güçlü bir çeşitliliğe sahip. Fransa, 22’nci sırada yer alıyor ve hem ülkeye gelen hem de ülkeden çıkan greenfield doğrudan yatırımların coğrafi çeşitliliğinde dünya lideri konumunda öne çıkıyor. İtalya ise 28’inci sırada yer alarak güçlü Avrupa içi bağlantıları, dünyadaki en geniş küresel etki alanlarından biriyle birleştiriyor. Bunun yanı sıra İspanya, Polonya, Çekya, Macaristan ve Romanya gibi Güney ve Doğu Avrupa pazarları, Avrupa içindeki güçlü ekonomik bağlantılar sayesinde bölgenin konumunu daha da güçlendiriyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan bir köprü rolü üstlenerek Avrupa’nın küresel bağlantılılık konumuna katkı sağlıyor. Küreselleşme 2022'den bu yana sağlamlığını koruyor Rapor, küreselleşmeyi yüzde 0'dan (sınır ötesi akış yok) yüzde 100'e (sınırların ve mesafenin hiçbir etkisi yok) kadar bir ölçekte takip ediyor. Bu doğrultuda global küreselleşme seviyesi 2025 yılında, 2022'deki rekor seviyeye paralel olarak yüzde 25 oldu. DHL Express CEO'su John Pearson, "Küreselleşme, direnmeye devam ediyor ve sadece bu bile ne kadar değerli olduğunun göstergesi. Yoksulluktan iklim değişikliğine kadar dünyanın en büyük sorunları ancak küresel düşünme yoluyla çözülebilir. DHL Küresel Bağlantılılık Raporu, ülkelerin ve şirketlerin ulusal sınırların arkasına çekilmediğini gösteriyor, bu iyi bir haber. DHL, pazarları, işletmeleri ve insanları birbirine bağlayarak belirsiz zamanlarda bile uyum sağlayabilmeleri, çeşitlenebilmeleri ve yeni fırsatlar yakalayabilmeleri için küresel bağları güçlendiriyor" dedi. DHL Express Avrupa CEO’su Mike Parra, " Avrupa, bu küresel ağda kilit bir rol oynuyor. Bölge, dünyanın herhangi bir bölgesine kıyasla en geniş küresel etki alanlarından birini derin ekonomik entegrasyonla birleştiriyor. Bu benzersiz konum, Avrupalı şirketlerin rekabetçi kalmasını, dayanıklılığını korumasını ve dünyanın her bölgesindeki büyüme fırsatlarıyla bağlantıda kalmasını sağlıyor. DHL olarak biz de bu bağlantıyı, sektördeki en güvenilir ve en esnek uluslararası ekspres ağıyla desteklemeye kararlıyız” dedi. 2025’teki yüzde 25'lik küreselleşme seviyesi, dünyanın tam anlamıyla küreselleşmekten ne kadar uzak olduğunun da altını çiziyor. Birçok alanda, politika kısıtlamaları olmasa uluslararası akışların daha da artabileceği belirtiliyor. Yapay zekânın yükselişi ve gümrük vergisi artışlarını aşma yarışı 2025'te ticareti artırdı Küresel ticaret 2025 yılında, dalgalı Covid-19 dönemi hariç, 2017'den bu yana herhangi bir yıldan daha hızlı büyüdü. ABD'li ithalatçılar tarife artışları öncesinde yılın başlarında sevkiyatları hızlandırdı. ABD'nin ithalatı önceki yıl seviyelerinin altına düştü, ancak Çin'in ABD dışındaki pazarlara ihracatındaki artış küresel ticaret hacimlerinin korunmasına yardımcı oldu. Ülkeler ve şirketler yapay zekâ altyapısı kurmak için yarışırken, yapay zekâ ile ilgili malların ticareti de arttı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) rakamlarına göre, yapay zekâ ile ilgili ürünler 2025'in ilk üç çeyreğinde mal ticaretindeki büyümenin yüzde 42'sini oluşturdu. Ticarette son durum: yüksek gümrük vergilerine rağmen büyüme devam ediyor İleriye bakıldığında, ABD'nin son gümrük vergisi artışlarının 2026'da ticaret büyümesini mütevazı bir şekilde yavaşlatması, ancak durdurmaması bekleniyor. Küresel mal ticaretinin 2029 yılına kadar, geçtiğimiz on yıla paralel olarak yılda ortalama yüzde 2,6 oranında genişleyeceği öngörülüyor. ABD'nin tarife artışlarına rağmen ticaretin büyümeye devam etmesinin bir nedeni, ABD’nin ticaretin büyük bir kısmına dahil edilmemesi. 2025 yılında ithalatın yüzde 13'ü ABD'ye yapılırken, ihracatın yüzde 9'u ABD'den yapıldı. Ayrıca birçok ülke alternatif pazarlara erişim sağlamak için yeni ticaret anlaşmaları gerçekleştirmeye çalışıyor. Bilgi akışları engellerle karşılaşıyor, insan akışları yeni zirvelere ulaşıyor Rapor, ticaretin ötesinde diğer uluslararası akışlarda da farklılaşan eğilimler tespit ediyor: Sermaye: Yatırımların yabancı piyasalardan iç piyasalara doğru geniş çaplı bir kayma göstermediği görülüyor. Çok uluslu şirketler, yurt dışı satışlarında hala rekorlara yakın paylar elde ediyor. Açıklanan sıfırdan yabancı doğrudan yatırımlar (YDY) 2025 yılında düşerken, toplam YDY akışları arttı ve sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetleri güçlü kalmayı sürdürdü.Bilgi: Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca, en büyük küreselleşme kazanımları bilgi akışları sayesinde elde edildi. 2021'den bu yana büyüme yavaşladı ve daha değişken hale geldi. Jeopolitik gerilimler ve veri akışına getirilen kısıtlamalar artık bilginin küreselleşmesini önemli ölçüde sınırlıyor olabilir.İnsanlar: Covid-19 döneminde sert şekilde düşen insan hareketliliği tamamen iyileşti. Son veriler uluslararası seyahat, öğrenci hareketliliği ve göçün rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. Singapur ülke sıralamasında lider, bölgeler arasında Avrupa ise birinci sırada Raporun ülke sıralamasında Singapur yine dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak yer alırken, onu Lüksemburg ve Hollanda takip ediyor. Bölgesel sıralamada Avrupa en küreselleşmiş bölge olurken, onu Kuzey Amerika ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika takip ediyor. Birleşik Krallık, küresel akışların en geniş coğrafyaya yayıldığı ülke olarak öne çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri 2001 yılından bu yana küreselleşmede en büyük artışı kaydeden ülke oldu. ABD-Çin gerilimi küresel akışların sadece küçük bir kısmını etkiliyor Rapor ayrıca dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki bağların zayıflamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu bağlar küresel perspektifte şaşırtıcı derecede küçük. Örneğin, ABD ile Çin arasındaki ticaret 2015'te zirve yaptığında dünya ticaretinin yüzde 3,6'sını oluştururken, 2024'te yüzde 2,7'ye ve 2025'in ilk üç çeyreğinde sadece yüzde 2,0'a geriledi. Uluslararası ticari yatırımlardaki ABD-Çin payı 2025'te yüzde 1'den az olmasıyla daha da düştü. Rakip ülkelere bölünme yok ABD ve Çin ayrışırken bile, çoğu ülke uzun süreli ortaklarıyla ilişki kurmaya devam ediyor. Son on yılda küresel mal ticaretinin, sıfırdan doğrudan yatırımların ve sınır ötesi birleşme ve satın almaların sadece yüzde 4-6'sı jeopolitik rakiplerden uzaklaştı. Bu akışların çoğu yakın müttefiklere değil, Hindistan ve Vietnam gibi esnek jeopolitik konumlara sahip ülkelere yöneldi. Genel olarak, dünya ekonomisi rakipler arasında geniş bir bölünmeden uzak. NYU Stern Yönetimin Geleceği Merkezi DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü Prof. Steven A. Altman, "Küreselleşmeyi çevreleyen siyaset ve politika, ülkeler arasındaki gerçek akışlardan çok daha değişken. Küresel ticaret kalıpları 2025 yılında normal bir yılda olduğundan daha fazla ancak; Ukrayna'daki savaşın ilk aşamaları gibi yakın zamandaki diğer aksaklıklar sırasında olduğundan daha az değişti. Sağlıklı karar vermek için küresel iş ilişkilerinin gerçekten ne kadar değiştiğini göz önünde bulunduran bir bakış açısı gerekiyor. Küreselleşmeye yönelik riskler gerçek, ancak küresel akışların dayanıklılığı da öyle" dedi. Ticarete konu mallar ve sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlar rekor mesafelere ulaştı Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri endişeleri, küreselleşmeden bölgeselleşmeye doğru bir kayma beklementisine yol açtı. Ancak 2025 yılında, ticareti yapılan mallar kayıtlardaki en uzun ortalama mesafeyi kat etti (5.010 kilometre). Sıfırdan DYY projeleri için ortalama mesafe de yeni bir zirveye (6.250 kilometre) yükseldi. Diğer uluslararası akışların çoğu daha uzun mesafelere yayılıyor ve daha uzun mesafeler daha az bölgeselleşmeye işaret ediyor. Küresel ticaretten bölgesel ticarete doğru geniş çaplı bir geçiş olacağı yönündeki tahminler henüz gerçekleşmiş değil. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi Haber

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi

Yenilikçi teknolojileriyle iklimlendirme ve endüstriyel çözümler sektörüne yön veren Bosch Home Comfort, iş ortaklıklarını daha da güçlendirmek amacıyla "2026 Bosch Endüstriyel İş Ortakları Toplantısı"nı Almanya'nın Gunzenhausen kentinde gerçekleştirdi. 30 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında yoğun bir katılımla düzenlenen bu önemli organizasyonda, endüstriyel iş ortakları fabrikayı ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme ve yetkililerle doğrudan bir araya gelme fırsatı yakaladı. Programın ana odak noktalarından biri olan strateji toplantısında, öncelikle 2025 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı. Yeni döneme güçlü bir adım atmak adına 2026 yılı hedefleri ve yenilenebilir iş stratejileri katılımcılarla paylaşıldı. Aynı zamanda, endüstriyel alanda öne çıkan projeler gündeme alınarak iş ortaklarıyla birlikte detaylı analizler gerçekleştirildi. Gunzenhausen fabrikasında düzenlenen teknik fabrika turunun yanı sıra, katılımcılar strateji toplantılarında sektördeki son gelişmeleri ve fırsatları değerlendirme imkânı buldular. Bu verimli buluşma ile Bosch Home Comfort, yenilikçi vizyonunu iş ortaklarıyla bir kez daha paylaşarak sektördeki öncü konumunu pekiştirdi. Şirket, geleceğin endüstriyel çözümlerini birlikte şekillendirdiği paydaşlarıyla sürdürülebilir büyümenin itici gücü olmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almanya Büyükelçiliği’nin Elçisi Bredohl’dan Türkiye Değerlendirmesi Haber

Almanya Büyükelçiliği’nin Elçisi Bredohl’dan Türkiye Değerlendirmesi

Yaklaşık yedi ay önce Türkiye’ye gelen Bredohl, daha önce Kolombiya, Polonya, Brüksel ve Hong Kong’da görev yaptığını belirterek, farklı coğrafyalarda edindiği deneyimlerin uluslararası iş birliklerine bakışını şekillendirdiğini ifade etti. Özellikle Hong Kong’daki dinamik yapı ve Asya ile Avrupa arasındaki güçlü ticari ilişkilerin, küresel iş birliklerinin önemini gösterdiğini vurguladı. Ankara’ya geliş sürecine de değinen Bredohl, şehrin sıcak ama misafirperver yapısından etkilendiğini, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin ise dikkat çekici olduğunu dile getirdi. İki ülke arasındaki kültürel bağların özellikle sanat ve günlük yaşamda kendini gösterdiğini belirten Bredohl, bu etkileşimi “pozitif ve ilgi çekici” olarak tanımladı. Türkiye’de en çok dikkatini çeken unsurun gündelik hayattaki kültürel etkileşimler olduğunu ifade eden Bredohl, farklı geçmişlere sahip bireylerin birbirlerinin kültürlerine aşina olmasının kendisini şaşırttığını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerini keşfetmeye devam ettiğini belirten Bredohl, ülkenin sunduğu çeşitliliğin “büyüleyici” olduğunu vurguladı. İki ülke ilişkilerine de değinen Bredohl, ekonomik iş birliklerinin yanı sıra eğitim, araştırma ve bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekerek, özellikle genç yaşta kazanılan uluslararası deneyimlerin belirleyici olduğunu ifade etti. Genç kuşakların sınırları aşan ortak bir kültürel dil geliştirdiğini belirten Bredohl, bu durumun uzun vadede ilişkileri olumlu yönde etkileyeceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde Türkiye–Almanya ilişkilerinde önemli uluslararası etkinliklerin etkili olacağını dile getiren Bredohl, iki ülkenin benzer büyüklük ve coğrafi konumlarının ortak sorumluluklar doğurduğunu ifade etti. Farklılıklara rağmen benzerliklerin daha baskın olduğuna dikkat çeken Bredohl, stereotiplere takılmadan ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de en çok misafirperverlikten etkilendiğini söyleyen Bredohl, görev süresi boyunca hem Türkiye’yi hem de çevre coğrafyayı daha yakından tanımayı hedeflediğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.