Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Almanya

Kapsül Haber Ajansı - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Škoda’dan Küresel Pazarda Güçlü Satış Performansı Haber

Škoda’dan Küresel Pazarda Güçlü Satış Performansı

Škoda, 2026 yılının ilk dokuz ayında satış ve finansal performansında güçlü sonuçlar elde etmeyi sürdürdü. Ocak-Eylül döneminde dünya genelinde 812 bin 400 aracı müşterileriyle buluşturan marka, teslimatlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.1 artırdı. Avrupa’da 666 bin 798 adetlik satışa ulaşan Škoda, Avrupa’nın en çok satan ikinci otomobil markası konumunu daha da güçlendirdi. Škoda’nın güçlü satış performansı finansal sonuçlarına da yansıdı. Şirketin satış gelirleri yüzde 3.5 oranında yükselirken, faaliyet kârı yüzde 7.4 arttı. Elektrikli modellerin yükselişi hızlandı Škoda’nın elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modellerine olan talep büyümeye devam etti. Marka, yılın ilk dokuz ayında dünya genelinde 203 bin 100 adet tamamen elektrikli ve plug-in hibrit araç satışı gerçekleştirerek bu alandaki satışlarını yüzde 34.7 artırdı. Avrupa’da ise tamamen elektrikli modellerin satışları yüzde 41.3 artışla 167 bin 400 adede ulaştı. Škoda’nın tamamen elektrikli modelleri Elroq ve Enyaq, Avrupa’nın en çok satan elektrikli otomobilleri arasında sırasıyla üçüncü ve dördüncü sırada yer aldı. Böylece Škoda, Avrupa’nın en çok satan beşinci tamamen elektrikli otomobil markası oldu. Dünya genelinde Elroq 92 bin 200, Enyaq ise 72 bin 700 adetlik satışla öne çıktı. Škoda, 2026 yılında ürün gamına kattığı Epiq ve Peaq modelleriyle tamamen elektrikli ürün ailesini iki katına çıkardı. Ekim ayı ortasına kadar iki model için toplam 82 binin üzerinde sipariş alınırken, yeni modellerle birlikte Škoda’nın küresel ürün gamı 14 model ailesine ulaştı. Octavia en çok tercih edilen Škoda olmaya devam etti Škoda’nın geniş ürün gamı, farklı segmentlerdeki satış performansıyla markanın büyümesini desteklemeye devam etti. Yılın ilk dokuz ayında 138 bin adetle Octavia, markanın dünya genelinde en çok tercih edilen otomobili olmayı sürdürdü. Octavia’yı 107 bin 800 adetle Kodiaq, 92 bin 200 adetle Kamiq ve Elroq takip ederken, Fabia’nın satışları 88 bin 100 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını yüzde 11,9 artıran Kodiaq, markanın büyümesine önemli katkı sağladı. Karoq ise 75 bin adetlik satış gerçekleştirdi. Škoda, Türkiye Pazarında Büyümesini Sürdürdü Škoda, ana pazarı Avrupa’nın yanı sıra farklı bölgelerdeki büyümesini de sürdürdü. Markanın en büyük pazarı olan Almanya’da teslimatlar yüzde 15.9 artışla 178 bin 300 adede ulaşırken, Birleşik Krallık, Polonya, Fransa ve Çek Cumhuriyeti gibi önemli Avrupa pazarlarında da büyüme kaydedildi. Škoda, Türkiye’de daralan otomotiv pazarına rağmen pazar payını artırmaya devam etti. Yılın ilk dokuz ayında 29 bin 494 adetlik satış gerçekleştiren marka, geçen yılın aynı dönemine göre pazar payını yaklaşık 1 puan artırarak yüzde 4,7 seviyesine yükseltti. Bu dönemde Škoda’nın Türkiye’de en çok tercih edilen modeli 7 bin 713 adetlik satışla Kamiq oldu. Kamiq’i 6 bin 750 adetle Octavia ve 6 bin 626 adetle Superb takip etti. Böylece bu üç model, markanın Türkiye’deki satış performansında önemli rol oynadı. Yılın ilk dokuz ayında Kodiaq 2 bin 156 adetlik satışa ulaşırken, Scala 1.777, Karoq 1.729 ve Fabia 856 adetlik satışla markanın pazar payı artışına katkı sağladı. Škoda’nın Avrupa’da önemli satış başarılarına imza atan tamamen elektrikli modelleri de Türkiye’deki büyümesini destekledi. Bu dönemde Elroq ve Enyaq modellerinden 1.851 adetlik satış gerçekleşti. Hindistan’da ise marka 53 bin 200 adetlik satış ve yüzde 7.8 büyümeyle markanın önemli pazarlarından biri olmaya devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nde Çelik İhracatının Açığını, Bakır İhracatı Kapattı Haber

Ege Bölgesi’nde Çelik İhracatının Açığını, Bakır İhracatı Kapattı

Demir ve demirdışı metaller sektörü 9 aylık dönemde ihracatını yüzde 23’lük artışla 616 milyon dolardan 756 milyon dolara taşıyarak EDDMİB’in ihracatına pozitif bir tablo ortaya koyarken, çelik sektörünün ihracatı yüzde 14’lük azalışla 1 milyar 355 milyon dolardan 1 milyar 163 milyon dolara indi. Bakır ihracatının domine ettiği demir ve demirdışı metaller sektörü, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 28’lik artışla 759 milyon dolardan 970 milyon dolara ulaştırdı ve 2026 yılı sonunda 1 milyar dolar barajını aşacağının sinyalini verdi. Demirdışı metaller sektörünün güçlü performansının, çelik ihracatındaki kaybı büyük ölçüde telafi ettiğini ifade eden Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı M. Fatih Uysal, 2026 yıl sonu hedeflerinin 2,5 milyar dolar olduğunu, beklenmedik bir gelişme yaşanmadığı takdirde hedeflerine ulaşacaklarını dile getirdi. AB, korunma önlemleri çelik ihracatını düşürdü “Çelik ihracatındaki gelişmeleri değerlendiren Uysal, “Çelik sektörümüz bugün küresel ölçekte giderek sertleşen rekabet koşullarıyla karşı karşıya. Avrupa Birliği’nin ithalat kotalarını sıkılaştırması, ABD’nin korumacı ticaret politikaları ve Çin kaynaklı arz fazlasının uluslararası pazarlarda yarattığı fiyat baskısı ihracatçılarımızı zorluyor. Bunun yanı sıra, Avrupa pazarında giderek önem kazanan yeşil dönüşüm ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik düzenlemeler de sektörümüzün rekabet gücünü koruması açısından belirleyici hale geliyor. Buna yurt içindeki yüksek üretim, enerji ve finansman maliyetleri de eklenirken, döviz dönüşüm desteği uygulamasının ihracatçı firmaların farklı finansal yapılarını dikkate alacak şekilde geliştirilmesinin sektörümüz açısından faydalı olacağını düşünüyoruz. Öte yandan, komşu ülkelerdeki siyasi belirsizlikler bölgesel ticaretin ve ihracat pazarlarımızın öngörülebilirliğini olumsuz etkiliyor. Özellikle Avrupa pazarında karşılaştığımız kısıtlamalar, alternatif pazarlardaki rekabeti ve pazar çeşitlendirmesini daha da önemli hale getiriyor. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yeni AB kota rejiminin etkilerinin yılın kalan döneminde daha belirgin hissedilmesini bekliyoruz. Bu süreçte önceliğimiz, mevcut pazarlardaki konumumuzu korurken yeni pazarlarda kalıcı iş bağlantıları kurmak ve katma değerli üretimle rekabet gücümüzü artırmak olacak” ifadelerini kullandı.” Alternatif pazarlarda güç kazanmak için 12-15 Ekim 2026 tarihlerinde Fas’a Sektörel Ticaret Heyeti düzenlediklerini paylaşan Uysal, Fas’ın Dünya Kupası nedeniyle yapacağı yeni altyapı yatırımlarının, Türk demir ve demirdışı metaller sektörümüz açısından önemli tedarik ve iş birliği fırsatları oluşturacağına inandıklarını vurguladı. Türkiye’nin kaliteli, rekabetçi ve esnek üretim gücüyle Fas’ın artan yatırım ve tedarik ihtiyaçlarına güçlü bir çözüm ortağı olabileceğine değinen Uysal, “Fas’ı, Afrika kıtasının istikrarlı büyüme gösteren ve bölgesel ticaret açısından stratejik konumunu güçlendiren ülkelerinden biri olarak hedef pazarlarımız arasında değerlendiriyoruz. Fas, aynı zamanda Batı Afrika’ya da giriş kapısı konumunda. Fas’a 10 firmamızla gittik. 13 Ekim 2026 Salı günü Türk ihracatçılarıyla Faslı ithalatçıların ikili iş görüşmeler gerçekleştirdik.” Uysal, Fas’a yönelik heyeti yeni pazarlara açılma çalışmalarının önemli bir adımı olarak gördüklerini belirterek, üyelerinin ihracat potansiyelini artırmak ve alternatif pazarlarda kalıcı iş bağlantıları kurulmasını sağlamak amacıyla sektörel ticaret heyetlerini ve yeni pazar keşiflerini önümüzdeki dönemde de artırarak sürdüreceklerini ifade etti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin 2026 yılı ocak – eylül döneminde ihracatında ürün kategorilerinde; demir-çelik inşaat aksamı 286 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, demir-çelik profil ihracatı 202 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. İhracatını istikrarlı bir şekilde artıran bağlantı elemanları sektörü yüzde 6’lık artışla 194,3 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Demirdışı metaller kategorisinde bakır ihracatı yüzde 28’lik artışla 284 milyon dolardan 365 milyon dolara sıçrarken, alüminyum ihracatı yüzde 15’lik yükselişle 111 milyon dolardan 127 milyon dolara ilerledi. Almanya, İtalya ve Bulgaristan ihracatta ilk üç ülke Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2026 yılında 183 ülkeye ihracat yaparken zirvede yüzde 14’lük artışla 228 milyon dolarla Almanya yer aldı. Listenin ikinci sırasındaki İtalya’ya ihracat yüzde 21’lik artışla 128 milyon dolardan 156 milyon dolara çıkarken, Bulgaristan’a ihracat yüzde 61’lik artışla 77,6 milyon dolardan 125,4 milyon dolara çıktı. Bulgaristan listede 3 basamak çıktı ve üçüncü basamağın yeni sahibi oldu. Yemen’e ihracat yüzde 96’lık hızlı yükselişle 121,5 milyon dolar olurken, ABD 105 milyon dolarlık demir ve demirdışı metaller talebinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deri Sektöründe İhracatın Lokomotifi Ayakkabı Haber

Deri Sektöründe İhracatın Lokomotifi Ayakkabı

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ocak-eylül döneminde 120 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken ayakkabı sektörü 79 milyon dolarlık ihracatla sektörün ihracatından yüzde 66 pay aldı. Ege Bölgesi’nde deri sektörünün 9 aylık ihracat performansı hakkında bilgi veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, “Deri ve deri mamulleri ihracatımız 2025 yılının 9 aylık döneminde 121 milyon dolar iken, bu yıl sadece yüzde 1 gerisindeyiz. Deri ayakkabı ihracatı yüzde 5,2 artışla 62,1 milyon dolara ulaştı. Deri ve kürk konfeksiyon 19,4 milyon dolarla ikinci sırada yer alırken, saraciye ihracatı 15,4 milyon dolar olarak kaydedildi” şeklinde konuştu. Ege deri sektörü ABD ve Rusya pazarlarında büyüyor Ege Bölgesi’nden deri ve deri mamulleri ihracatında ilk sırada 14 milyon dolarlık tutarla Almanya’nın yer aldığı bilgisini veren Gündoğdu şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan ihracat yüzde 35 artışla 8,8 milyon dolardan 12 milyon dolara ulaştı. Üçüncü sırada yer alan Rusya'ya ihracatımız ise yüzde 47,6 artışla 7,3 milyon dolardan 10,9 milyon dolara yükseldi. Bu ülkeleri Hollanda ve Fransa izledi.” Türkiye genelinde ihracat 1,1 milyar dolar oldu Türk deri sektörünün zorlu koşullara rağmen ihracat performansını büyük ölçüde koruduğunun altını çizen Başkan Gündoğdu, deri sektörünün Türkiye geneli ihracatta 1,1 milyar dolara imza attığını ifade etti. Gündoğdu sektörün ihracatındaki kırılımı şöyle özetledi; “Ayakkabı ihracatı 573 milyon dolarlık tutarla Türkiye genelinde de zirvede yer aldı. Terlik ihracatı yüzde 41,2’lik sıçrama ve 54 milyon dolarlık ihracatla 2026 yılının yıldızı oldu. Türkiye genelinde deri ve kürk konfeksiyon ihracatı yüzde 14 artışla 184,8 milyon dolara, mamul deri ve kürkler ihracatı yüzde 13,4 artışla 167,1 milyon dolara yükseldi.” İtalya’da “Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı”na milli katılım ABD'ye ticaret heyeti yapılacak Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, ihracatçıların yeni alıcılarla buluşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki payını artırmak amacıyla ticaret diplomasisi faaliyetlerini sürdürdüklerini aktaran Gündoğdu, “2027 yılı ocak ayında İtalya'da düzenlenecek “Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı”na ayakkabı ve saraciye sektörlerinden 45 firmanın katılımıyla milli katılım organizasyonu gerçekleştireceğiz. Nisan 2027'de ise ABD'nin New York kentinde gerçekleştirilecek heyetle, sektörün bu pazardaki büyüme ivmesinin güçlendirilmesini hedefliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress İlk Dokuz Ayda 12,5 Milyon Yolcu Taşıdı Haber

SunExpress İlk Dokuz Ayda 12,5 Milyon Yolcu Taşıdı

Hava yolu, jet yakıtı fiyatlarındaki yüksek artışın ardından koltuk kapasitesini pazar koşullarına göre düzenlemesiyle birlikte aynı dönemde doluluk oranını %84’ten %86’ya yükseltti. SunExpress 2026 yılını, 2025 yılına benzer bir seviyede, yaklaşık 16 milyon yolcuyla tamamlamayı öngörüyor. SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bu dönemde performansımız, zorlu koşullara rağmen Türkiye’ye yönelik seyahat talebinin seyrini koruduğunu gösteriyor. Doluluk oranlarımızın yanı sıra, ana pazarlarımızda yaz sezonunda talebin olumlu seyretmesi ve 2027 yılına yönelik erken rezervasyonlardaki istikrarlı tablo, planlarımız doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor. Aynı zamanda misafirlerimiz için yatırımlarımıza devam ediyoruz; uçuş ağımızı genişletiyor, filomuzu yeniliyor ve hizmetlerimizi sürekli olarak geliştiriyoruz. Çalışmalarımızla sürdürülebilir büyümemizi desteklerken, Almanca konuşulan ülkeler (Almanya, Avusturya ve İsviçre) ile Türkiye arasındaki lider tatil hava yolu konumumuzu da güçlendiriyoruz.” SunExpress, Nisan-Eylül dönemini kapsayan 2026 yaz sezonunda, Türkiye ile ana pazarı olan Almanca konuşulan ülkeler arasında geçen yılın aynı dönemine göre %3 artışla 6,5 milyon yolcu taşıdı. Kış Sezonunu için 4,5 Milyon Koltuk Kapasitesi SunExpress, 2026/2027 kış sezonu için yaklaşık 4,5 milyon koltuk kapasitesi sunuyor. Avrupa ile Türkiye arasında hava ulaşımında köprü görevi üstlenen hava yolu, bu dönemde sunduğu kapasite ile Almanya’dan Türk Rivierası ve Anadolu’ya seyahat eden yolcuların yaklaşık %80’ini taşımayı öngörüyor. Türkiye kış aylarında ziyaretçiler için aile ve arkadaş ziyaretlerinin yanı sıra golf, hiking ve bisiklet sporları ile kültür ve gastronomi turizmi açısından de cazip seçenekler sunuyor. 2027 Yaz Sezonunda 9 Yeni Rota SunExpress, 2027 yaz sezonunda 9 yeni rotayı daha hizmete sunuyor. Bu kapsamda Dalaman’dan Hannover ve Viyana’ya, Bodrum’dan Köln’e, Antalya’dan Weeze ve Almatı’ya, İzmir’den ise Astana, Bükreş ve Kişinev’e direkt seferler düzenliyor. Ayrıca hava yolu, Ekim 2026’da başlayan Dalaman-Leipzig hattını 2027 yaz sezonunda da sürdürmeyi planlıyor. Filo Modernizasyonu Devam Ediyor 86 uçaktan oluşan filosuyla faaliyet gösteren SunExpress, filo modernizasyon programı kapsamında 2027 yılında 11 yeni uçağı teslim almayı planlıyor. Hava yolunun Boeing’e verdiği mevcut siparişler kapsamında teslim alacağı toplamda 64 uçak bulunuyor. SunExpress, yeni uçakların filo kapasitesini artırmak veya mevcut filosunu yenilemek amacıyla kullanılmasına pazar koşullarına göre karar verecek. Bu yaklaşım, şirketin değişen koşullara göre filo planlamasında esnekliğe sahip olmasına destek olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Siemens, Yapay Zekâ Destekli Otonom Fabrikaları Geliştirmek için NVIDIA ile İş Birliği Yapıyor Haber

 Siemens, Yapay Zekâ Destekli Otonom Fabrikaları Geliştirmek için NVIDIA ile İş Birliği Yapıyor

Siemens, Almanya’nın Erlangen kentindeki Elektronik Fabrikasında yeni yapay zekâ çözümlerini tanıtarak NVIDIA ile yapay zekâ destekli otonom üretimi geliştirmeye yönelik ortaklığında yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Şu anda imalat sektöründe benzeri bulunmayan bu uygulamalar, üretimin devreye alınmasını hızlandırmak ve daha uyarlanabilir üretim planlaması sağlamak için yapay zekâdan ve dijital ikizlerden yararlanıyor. İki şirket, Ocak 2026’da Las Vegas’ta düzenlenen CES’te dünyanın tamamen yapay zekâ destekli ilk üretim tesislerini kuracaklarını duyurmuştu. O tarihten bu yana iki şirket, Erlangen tesisinde devam eden üretim sırasında uygulamaları birlikte geliştiriyor ve test ediyor. Erlangen, endüstriyel yapay zekâ için canlı bir laboratuvar ve bu yeteneklerin farklı sektörlere yaygınlaştırılması için bir model işlevi görüyor. Siemens ve NVIDIA, yapay zekâyı üretimin işletim sistemi hâline getirerek ürünlerin tüm değer zinciri boyunca tasarlanma, üretilme ve teslim edilme biçimini dönüştürmeyi amaçlıyor. Önümüzdeki aylarda başka uygulamaların da hayata geçirilmesi planlanıyor. Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike konuyla ilgili şunları söyledi: “Almanya ve Avrupa için tarihî fırsat, yapay zekâyı veri merkezlerinden çıkarıp fabrikalara taşımakta ve endüstriyel ölçekte uygulamakta yatıyor. Bugün, NVIDIA ile birlikte Siemens Erlangen’deki Elektronik Fabrikamızda Bunun nasıl yapılabileceğini gösteriyoruz. Yıllık yüzde yedilik verimlilik artışıyla Erlangen, dünyanın en gelişmiş üretim tesislerinden biri. Aynı zamanda, her yıl yaklaşık 3.000 müşteri ziyaretiyle endüstriyel inovasyon için küresel bir buluşma noktası. Burada sanayinin geleceği yalnızca konuşulmuyor; bugün gerçeğe dönüşüyor.” NVIDIA Fiziksel Yapay Zekâ Simülasyonundan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rev Lebaredian ise şu yorumda bulundu: “Fabrikaların tekrarlanan işleri yürüttükleri kadar değişime de uyum sağlayabilmeleri gerekiyor. Yapay zekâ ve simülasyon bunu mümkün kılıyor. Erlangen’de Siemens ve NVIDIA, yıllara dayanan iş birliklerini fabrika sahasında uygulamaya geçiriyor: fiziksel prototipler henüz ortada yokken denetim sistemlerini eğitiyor, gerçek dünyada değişiklik yapmadan önce üretim planlarını simülasyonda tasarlayıp test ediyorlar. Birlikte, dünyanın her yerindeki otonom fabrikalar için bir model oluşturuyoruz.” Siemens ve NVIDIA’nın ortak ekibi, NVIDIA’nın yapay zekâ, simülasyon ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini Siemens’in endüstriyel yazılım, otomasyon ve üretim uzmanlığıyla birleştirerek ilk yeni yapay zekâ çözümlerini on aydan kısa sürede geliştirdi. Çözümlerin doğrudan üretim ortamında test edilmesi, ekiplerin gerçek üretim gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmesini sağladı. Bu yeni teknolojiler, üretim planlaması ve ürün geliştirme gibi alanlarda benzeri görülmemiş iyileştirmeler sağlayabilir. Erlangen’de üretilen sürücülerin ve frekans konvertörlerinin temelini oluşturan yeni baskılı devre kartı (PCB) montajlarında sanal üretim hazırlığı, mühendislik iş yükünü yüzde 85’e, pazara sunma süresini ise yüzde 40’a kadar azaltabilir. Bu iş akışı kritik bir darboğazı ortadan kaldırıyor: Daha önce kalite kontrol hazırlığı birkaç hafta sürüyordu; çünkü ekiplerin görüntü işleme sistemlerini eğitmek için fiziksel prototipleri beklemesi ve kontrol ekipmanını elle yapılandırması gerekiyordu. Yapay zekâ artık görüntü işleme sistemlerini eğitmek için PCB montajlarının dijital ikizlerinden fotogerçekçi görseller üretiyor; böylece mühendisler, fiziksel prototipler hazır olmadan kalite kontrol hazırlığını yapabiliyor. Tesisin üretim planlamasında yeni yapay zekâ teknolojileri, kapasite, malzeme bulunabilirliği, teslimat tarihleri ve üretim hatları arasındaki dengeyi çok daha hızlı ve verimli biçimde kurmayı da vadediyor. Daha önce planlamacıların, mümkün olan en iyi kararı vermek için çeşitli faktörleri deneyimlerine dayanarak karşılaştırıp değerlendirmeleri gerekiyordu. Erlangen’deki Siemens Elektronik Fabrikasında artık bir yapay zekâ ajanı bu süreci destekliyor. Yeni siparişler geldiğinde otomatik olarak çeşitli üretim senaryoları oluşturuyor ve tanımlanmış temel performans göstergelerine (KPI) göre her seçeneğin etkisini planlamacılara gösteriyor. Bu öneriler, uygulamaya alınmadan önce üretim tesisinin tamamının dijital ikizi kullanılarak doğrulanıyor. Uçtan uca yapay zekâ ajanlarına dayalı bu üretim planlaması, yüzde 20’ye varan maliyet tasarrufu sağlayabilirken üretim operasyonlarının yeni siparişlere, malzeme kıtlığına veya değişen müşteri gereksinimlerine daha esnek yanıt vermesine olanak tanıyor. Bu gelişmeler, Siemens’in endüstriyel yazılım ve üretim uzmanlığını NVIDIA teknolojileriyle birleştiriyor. NVIDIA Cosmos dünya modelleri, kalite kontrol için gerçekçi eğitim verileri üretiyor. NVIDIA Factory Operations Blueprint, üretim planları oluşturan ve fabrikaların değişen üretim ihtiyaçlarına yanıt vermesine yardımcı olan yapay zekâ ajanlarını desteklerken NVIDIA Omniverse kütüphaneleri, ekiplerin bu planları gerçek fabrika verilerini kullanarak sanal ortamda test etmesini sağlıyor. 1971’de kurulan, Güney Almanya’daki Siemens Erlangen tesisi yaklaşık 1.000 kişiyi istihdam ediyor ve takım tezgâhları, batarya üretimi ile proses ve ayrık imalat sektörleri dâhil olmak üzere sanayi ve altyapı için güç elektroniği ve otomasyon teknolojileri üretiyor. On yılı aşkın süredir tesiste yeni dijital üretim teknolojileri, üretim devam ederken test ediliyor, geliştiriliyor ve uygulamaya alınıyor. Şu anda üretim, lojistik, kalite kontrol ve bakım alanlarında 100’den fazla yapay zekâ algoritması aktif olarak kullanılıyor. Siemens’in dönüşüme 500 milyon avro yatırım yapmasıyla tesisin 2030’a kadar daha da genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti Haber

Türkiye, 27 Milyar Dolarlık Tarım Ürünleri İhraç Etti

Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında tarım ürünleri ihracatını yüzde 4 geliştirerek 27,1 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin yıllık tarım ürünleri ihracatı da yüzde 4’lük artışla 37,5 milyar doları aştı. Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye Listesinde 146. Sırada Yer Aldı Haber

Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye Listesinde 146. Sırada Yer Aldı

Avrupa’nın ve Türkiye’nin önde gelen hava yolu markalarından Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye listesinde 146. sırada yer alarak büyüme yolculuğunda önemli bir başarıya imza attı. Corendon Airlines’ın elde ettiği derece, şirketin havacılık sektöründeki güçlü konumunun yanı sıra Türkiye ekonomisine, turizme ve istihdama sağladığı katkının da göstergesi oldu. CRIF Türkiye partnerliğinde gerçekleştirilen Fortune 500 Türkiye Araştırması, şirketleri büyüme performansları, ciroları, sektörlerindeki konumları ve ekonomiye sağladıkları katkılar üzerinden değerlendiriyor. Araştırma, Türkiye iş dünyasının mevcut görünümünü ortaya koyarken, farklı sektörlerde büyüme potansiyeli taşıyan ve ekonominin gelişimine katkı sağlayan şirketleri de görünür kılıyor. Avrupa’daki operasyonlarını güçlendiriyor Corendon Airlines’ın Fortune 500 Türkiye listesinde yer almasında, Avrupa genelindeki geniş operasyonel yapısı önemli rol oynuyor. Almanya, Birleşik Krallık ve Polonya’daki konumunu güçlendiren şirket, farklı Avrupa pazarlarında yeni destinasyonları uçuş ağına eklemeyi sürdürürken, yolcu talebinin yüksek ve operasyonel açıdan sürdürülebilir olduğu hatlara odaklanıyor. Bu strateji doğrultusunda Corendon Airlines, kapasitesini pazar dinamiklerine göre etkin şekilde yönetirken, iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerini de geliştirmeyi hedefliyor. Hava yolu şirketi, spor turizmi alanındaki yatırımlarıyla da faaliyet gösterdiği destinasyonların turizm potansiyeline katkı sunmayı sürdürüyor. “Önümüzdeki dönemde atacağımız adımlar için bir motivasyon kaynağı” Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Fortune 500 Türkiye listesinde 146. sırada yer almamız, Corendon Airlines’ın istikrarlı gelişim yolculuğunda önemli bir kilometre taşı. Bu başarıyı, bugün ulaştığımız ölçeğin yanı sıra önümüzdeki dönemde atacağımız adımlar için de bir motivasyon kaynağı olarak görüyoruz. Bugün 35 uçaklık filomuzla yılda 10 milyon yolcuya hizmet veriyor, faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. 45 ülkede 170 şehre ulaşan uçuş ağına sahibiz. 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan ve İstanbul’a yeni uçuşlar başlatacağız. Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarındaki güçlü destinasyonlarımızı korurken, Aralık 2026’da başlayacak Curaçao seferlerimizle uzun menzilli uçuşlarda da yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız. Fortune 500 Türkiye listesinde yer almamızda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve yolculuğumuza eşlik eden iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de gelişmeye, verimliliğe ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.