Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Alternatif Yakıt

Kapsül Haber Ajansı - Alternatif Yakıt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alternatif Yakıt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akçansa’nın Satışları İlk Dokuz Ayda 23,1 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Akçansa’nın Satışları İlk Dokuz Ayda 23,1 Milyar TL’ye Ulaştı

Heidelberg Materials ana hissedarlığında sektör yolculuğuna devam eden Akçansa, 2026 yılı ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirketin satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 artarak 23,1 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde net kâr yüzde 7,1 artışla 677 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirketteki yeni dönemle birlikte ortaklık yapısında da değişim yaşandı. Zorunlu pay alım teklifinin tamamlanmasının ardından Heidelberg Materials’ın Akçansa’daki payı yüzde 94,8’e ulaşırken, halka açık ve diğer payların sermayeye oranı yüzde 5,2 oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş şunları kaydetti: “Yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi talep, özellikle faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde güçlü seyretti. Hazır beton satış hacmimizdeki büyümeyi daha doğru ürün karması ve maliyetlerimizdeki katı disiplinimizle destekleyerek operasyonel kârlılığımızı artırdık. Yılın üçüncü çeyreğinde net kârımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45,5 oranında artırarak 779 milyon TL’ye yükselttik. Bu dönemde nakit yaratma kabiliyetimizin güçlenmesi de bizim için sevindirici bir sonuç. Fiyat ve maliyet koşullarının öne çıktığı bu dönemde, maliyet ve işletme sermayemizi disiplinli yöneterek kârlılığımızı ve finansal dayanıklılığımızı güçlendirmeye devam ettik.” Akçansa’nın yeni dönem yatırım planları arasında yer alan Samsun Ladik Fabrikası’ndaki modernizasyon projesinde de yeni bir aşamaya geçildi. Pre-kalsinasyon yatırımını da içeren, üretim kapasitesinin artırılması ve enerji verimliliğinin geliştirilmesini hedefleyen proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş, Heidelberg Materials’ın ana hissedarlığında şekillenen yeni dönemin önceliklerini ise şöyle anlattı: “Heidelberg Materials’ın küresel bilgi birikimi ve deneyimlerini Akçansa’nın yerel gücü ve yetkinlikleriyle bir araya getirirken önceliğimiz, operasyonlarımızı daha verimli hale getirmek, kaynaklarımızı etkin kullanmak ve uzun vadeli rekabet gücümüzü geliştirmek. Rekabet gücümüzü daha da üst seviyeye taşımanın önemli bir parçası da sürdürülebilirlik. İlk dokuz ayda alternatif yakıt kullanım oranımız yaklaşık yüzde 22 seviyesinde gerçekleşirken, CO₂ emisyon yoğunluğumuzu ton başına 691 kilogramdan 674 kilograma düşürdük. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçlerimizle sınırlı görmüyor; faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde çevresel ve toplumsal fayda yaratmayı da sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Eğitimden çevrenin korunmasına uzanan farklı alanlarda, yerel ihtiyaçları gözeten ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de operasyonlarımızdaki dönüşümü çevresel ve toplumsal etkimizi gözeten bir yaklaşımla ilerletmeye kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa İlk 9 Ayda 41,8 Milyar TL Net Satış Geliri Elde Etti Haber

Çimsa İlk 9 Ayda 41,8 Milyar TL Net Satış Geliri Elde Etti

Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2026 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide net satışları 41,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye’nin yanı sıra ABD, İspanya, İrlanda ve Birleşik Krallık’a uzanan operasyonlarıyla faaliyetlerini sürdüren Çimsa, büyüme stratejisinde operasyonel verimlilik, maliyet disiplini, katma değerli ürünler ve uluslararası operasyonlarının katkısını odağında tutuyor. Şirketin ABD’deki gri ve beyaz çimento öğütme tesisi, İspanya’daki beyaz çimento operasyonları ve İrlanda merkezli Mannok’un yapı malzemeleri portföyü, Çimsa’nın farklı coğrafya ve müşteri gruplarına ulaşmasını destekliyor. “Yatırımlarımızda ve operasyonlarımızda kârlı büyümeyi, nakit yaratımını ve etkin sermaye kullanımını önceliklendiriyoruz” Finansal sonuçları değerlendiren Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şunları söyledi: “Küresel bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümümüzü sürdürürken, büyümemizi operasyonel verimlilik ve maliyet disipliniyle desteklemeye devam ediyoruz. Bugün Türkiye’deki güçlü üretim altyapımızı ABD, İspanya, İrlanda ve Birleşik Krallık’taki operasyonlarımız, genişleyen ürün portföyümüz ve farklı pazarlardaki yetkinliklerimizle bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de odağımız, sahip olduğumuz bu güçlü platformdan daha fazla değer yaratmak olacak. Yatırımlarımızda ve operasyonlarımızda kârlı büyümeyi, nakit yaratımını ve etkin sermaye kullanımını önceliklendiriyoruz. Operasyonel verimliliğimizi artırırken maliyetlerimizi etkin şekilde yönetmek ve uluslararası operasyonlarımızın Çimsa’nın sonuçlarına katkısını güçlendirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Uzun vadeli hedefimiz, yalnızca ölçeğini büyüten değil, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda sürdürülebilir şekilde değer yaratan ve finansal gücünü artıran global bir yapı malzemeleri şirketi olmak.” COP31’de deneyimleri ve geliştirdiği çözümleri katılımcılara aktaracak Çimsa, büyümesini desteklerken üretim verimliliği ve maliyet yönetimine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Yılın ilk dokuz ayında alternatif yakıt kullanım oranı Türkiye’de yüzde 23, İspanya’da yüzde 30 ve İrlanda’da yüzde 78 seviyesinde gerçekleşti. Alternatif yakıt kullanımının fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasına ve üretimde maliyet avantajının güçlendirilmesine katkı sağladığını belirten Çimsa, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) Business Action Bank platformuna sunduğu vaka çalışmalarıyla üretimde karbon emisyonlarının azaltılması, düşük karbonlu ürünlerle dayanıklı altyapı çözümleri geliştirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik uygulamaları uluslararası iş dünyasıyla paylaştı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de de bu alanlardaki deneyimlerini ve geliştirdiği çözümleri katılımcılara aktaracak. Çimsa ayrıca COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde Green Wave Ürün Programıyla İklim Dayanıklılığı ve Altyapı kategorisinde birincilik elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Döngüsel Ekonomi, Çimento Sektörünün Net Sıfır Dönüşümünü Hızlandıracak Haber

Döngüsel Ekonomi, Çimento Sektörünün Net Sıfır Dönüşümünü Hızlandıracak

Çimento sektörünün net sıfır dönüşümünde döngüsel ekonomi uygulamalarının önemli bir rol üstlendiğini belirten TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, alternatif yakıt kullanımının fosil yakıt ihtiyacını ve ithal kaynaklara bağımlılığı azaltırken, alternatif hammadde kullanımının doğal kaynakların korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Bozay, bu uygulamaların daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için altyapı, lojistik, politika ve finansman koşullarının birlikte geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Uygun atıkların enerji içeriğinden ve mineral bileşenlerinden yararlanılmasının hem atık yönetimi hem de kaynak verimliliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Bozay, 2025 yılında kullanılan 2,3 milyon ton alternatif yakıtın yaklaşık 1,21 milyon ton petrokok tasarrufuna karşılık geldiğini kaydetti. Bozay, “Bu rakamlar sektörümüzün döngüsel ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyuyor. Bununla birlikte, uygulamaların yaygınlaştırılması için önemli bir potansiyelimiz bulunuyor. Hedefimiz yalnızca atık miktarını artırmak değil, uygun atıkların güvenli, verimli ve sürdürülebilir biçimde üretim süreçlerine kazandırılmasını sağlamak olmalı” dedi. Düşük karbonlu üretim için bütüncül yaklaşım Döngüsel ekonomi uygulamalarının emisyon azaltımına katkısının alternatif yakıt ve hammadde kullanımıyla sınırlı olmadığını belirten Bozay, klinker ikamesi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Yeşil Çimento Tebliği’nin düşük karbonlu çimento kullanımını destekleyen önemli bir düzenleme olduğunu ifade eden Bozay, tebliğ kapsamında önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünün altını çizdi. Sektörün çevresel dönüşüm yatırımlarına da değinen Bozay, 2025 yılında toplam çevresel yatırımların 6 milyar TL’ye, yenilenebilir enerji yatırımlarının ise 4,1 milyar TL’ye ulaştığını ve her iki yatırım kaleminde de bir önceki yıla göre yaklaşık üç kat artış gerçekleştiğini belirtti. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yaygınlaştırılmasının önündeki temel engeller arasında atıkların uygun şekilde ayrıştırılması, gerekli altyapının kurulması ve lojistik süreçlerin etkin yönetilmesinin bulunduğuna dikkat çeken Bozay, belediyeler, atık yönetimi kuruluşları ve sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Dönüşümün hızlanması için uzun vadeli ve erişilebilir finansman olanaklarının geliştirilmesinin de önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’de döngüsel ekonominin net sıfır hedeflerine katkısını artırmak için önceliğin atıkların kaynağında ayrıştırılmasından sanayide yeniden kullanılmasına kadar uzanan bütünleşik bir geri kazanım sistemi kurulması olduğunu belirten Bozay, kamu, sanayi ve finans sektörünün eş güdüm içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bozay, “Döngüsel ekonomi tek başına net sıfır hedefinin çözümü değil, ancak bu hedefe ulaşmak için temel araçlardan biri. Atıkları kaynağa dönüştüren, doğal kaynak tüketimini ve klinker kullanımını azaltan, enerji verimliliğini artıran ve kalan emisyonları yeni teknolojilerle yöneten bütünleşik bir model kurabilirsek hem çimento sektörünün dönüşümünü hızlandırabilir hem de ülkemizin 2053 net sıfır hedeflerine önemli katkı sağlayabiliriz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup’tan Döngüsel Ekonomiye Güçlü Katkı Haber

AKO Grup’tan Döngüsel Ekonomiye Güçlü Katkı

AKO ÖTL (Ömrünü Tamamlamış Lastik) Geri Dönüşüm Tesisinde, ömrünü tamamlamış lastiklerin geri dönüşüm yoluyla kauçuk, çelik ve farklı nitelikte hammaddelere dönüştürülerek yeniden üretim süreçlerine kazandırılmasına öncülük ediyor. Bu dönüşüm, atık lastikleri çevresel bir sorun olmaktan çıkarırken lastik sektörünü döngüsel ekonominin önemli kaynak sağlayıcılarından biri haline getiriyor. Lastiklerin araç üzerindeki kullanım ömrünün sona ermesi, ekonomik değerlerinin de sona erdiği anlamına gelmiyor. AKO Grup, Ankara’da faaliyet gösteren Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastikleri farklı sektörlerin kullanabileceği nitelikli hammaddelere dönüştürüyor. Yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesine sahip tesis, geri kazanılan kauçuk, çelik ve diğer bileşenlerle lastik sektörünü döngüsel ekonominin önemli aktörlerinden biri haline getiriyor. “Atık olarak görülen malzemeyi yeniden ekonomik değere dönüştürüyoruz” AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, ÖTL geri dönüşümünün Türkiye sanayisi için yeni bir kaynak alanı oluşturduğunu belirterek, “AKO Grup olarak sürdürülebilirliği geleceğin sanayi modelini şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisimiz, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri. Burada ömrünü tamamlamış lastikleri birer atık olmaktan çıkarıp kauçuk, çelik ve farklı nitelikteki malzemelere dönüştürerek yeniden üretim süreçlerine ve bunun yanı sıra yakıt olarak Türkiye’nin enerjisine geri kazandırıyoruz. 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz geri dönüşüm faaliyetleriyle elde ettiğimiz sonuçlar, doğru teknoloji ve güçlü bir altyapıyla çevresel kazanımın aynı zamanda ekonomik değere dönüşebildiğini gösteriyor. Bizim için döngüsel ekonomi, üretimin sonunda başlayan bir süreç değil, tasarımdan kullanıma ve geri dönüşümden yeniden üretime kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan bir anlayış. Gelecekte lastik sektörünün en önemli başarı kriterlerinden birinin, yalnızca ne kadar lastik ürettiğimiz değil, kullanım ömrünü tamamlayan lastiklerden ne kadar değer yaratabildiğimiz olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025’te 32 bin ağaca eşdeğer geri dönüşüm etkisi oluşturuldu. AKO Grup’un geri dönüşüm faaliyetleri 2025 yılında önemli bir ölçeğe ulaştı. Grup, yıl içerisinde 9 milyon 70 bin kilogram ömrünü tamamlamış lastiği, 2 milyon 172 bin kilogram karkas ve bladder’i ve 4 milyon 200 bin kilogram kauçuk hamurunu geri dönüştürdü. Bu çalışmalar sonucunda 9 milyon 102 bin kilogram lastik cipsi, 70 bin kilogram kord, 243 bin kilogram kauçuk granül, 1 milyon 657 bin kilogram rejenere kauçuk ve 170 bin kilogram çelik tel elde edildi. Bunun yanı sıra 4 milyon 200 bin kilogram hamur ise hammadde olarak tamamen geri dönüştürüldü Geri dönüşüm çalışmaları sonucunda 108 bin 936 ton karbon emisyonunun engellenmesine eşdeğer bir kazanım sağlanırken, 32 bin ağaca eşdeğer geri dönüşüm etkisi oluşturuldu. Ortaya çıkan bu malzemeler, farklı sanayi kollarında yeniden değerlendiriliyor. Lastik cipsi özellikle çimento fabrikalarında alternatif yakıt olarak kullanılarak Türkiye’nin enerji dışa bağımlılığını önemli miktarda azaltırken, lastik granül parçaları yol yapımında, kauçuk granül spor sahaları, çocuk oyun alanları, sığır altlık mat’ı ve endüstriyel zeminler gibi çeşitli zemin uygulamalarında değerlendirilebiliyor, yine benzer şekilde Granülden üretilen Rejenere Kauçuk ise Lastik Hamurunu ikame etmek sureti ile yurtdışı bağımlılığımızı azaltan bir hammadde olarak ekonomiye katkı sağlıyor. Kord-karkas ve bladder malzemeleri lastik ve tekstil sektörlerine, geri kazanılan çelik ise otomotiv, inşaat ve metal işleme gibi alanlara girdi sağlayabiliyor. AKO Grup’un yatırımı, atığı kaynağa çeviriyor AKO Grup’un geri dönüşüm yaklaşımının merkezinde, ömrünü tamamlamış lastiklerin yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir atık olarak değil, yeniden değerlendirilebilecek bir kaynak olarak ele alınması bulunuyor. Lastiğin farklı bileşenlerinin ayrıştırılmasıyla elde edilen malzemeler, yeni üretim süreçlerine yeniden dahil edilebiliyor. Böylece bir ürünün yaşam döngüsü, araç üzerindeki kullanım süresinin ötesine taşınıyor. Bu model, döngüsel ekonominin temel yaklaşımıyla da örtüşüyor. Döngüsel ekonomide amaç, ürün ve hammaddelerin mümkün olduğunca uzun süre ekonomik değerini koruması ve kullanım ömrünü tamamlayan ürünlerin yeni üretim süreçlerine yeniden kazandırılması. ÖTL geri dönüşümü de bu anlayışın lastik sektöründeki en somut uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini  25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi Haber

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini 25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi

Operasyonel gücünü finansal performansla desteklemeyi sürdüren Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin sonuçlarını açıkladı. Türkiye’deki çimento tüketiminde yaşanan daralmaya rağmen, güçlü performansını devam ettiren Çimsa, Amerika’daki gri çimento öğütme tesisinin de katkısıyla konsolide satış hacmini artırdı. Yılın ilk yarısında net satışları 25,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşen Çimsa, disiplinli maliyet yönetimi sayesinde 4,2 milyar TL FAVÖK elde ederken, net kârını yüzde 47 artışla 2,3 milyar TL’ye yükseltti. “ÇİMSA, İRLANDA’DA ALTERNATİF YAKIT KULLANIM ORANINI %61’DEN %79’A ÇIKARDI” Çimsa’nın son yıllarda farklı tesislerinde imza attığı alternatif yakıt kullanımına ilişkin yatırımlar, maliyet baskılarını hafifletti. 2024 yılının son çeyreğinde Çimsa bünyesine katılan Mannok’ta geçtiğimiz yılın ilk altı ayında yüzde 61 olan alternatif yakıt kullanım oranı, bu yılın ilk yarısı itibarıyla yüzde 79 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yılın ilk yarısında, Çimsa’nın Türkiye’deki tesislerindeki alternatif yakıt kullanım oranı yüzde 16 iken, söz konusu oran 2026 yılının ilk yarısında ise yüzde 24’e yükseldi. “CAC YATIRIMININ BİLANÇOYA ETKİSİNİ GELECEK DÖNEMDE GÖRECEĞİZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın birçok açıdan sektörden pozitif şekilde ayrıştığını ifade ederken, “Proaktif maliyet yönetimimiz, dünyaya yayılan satış kanallarımız ve ürün portföyümüz, bizi pozitif ayrıştıran unsurların başında geliyor. Bununla birlikte, Çimsa’nın en güçlü özelliklerinden biri de bugünü başarıyla yönetirken, geleceğin stratejik adımlarını da bugünden atabilmesidir. Mersin tesisimizde geçtiğimiz haftalarda devreye giren kalsiyum alüminat çimento yatırımımız da bunun çok güçlü bir göstergesidir. Devreye aldığımız yeni yatırımımızla, yapı malzemeleri sektörünün küresel ölçekteki en stratejik ürünlerinden biri olan CAC’da üretim kapasitemizi yüzde 50 oranında artırdık. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Bu yatırımımızın finansal sonuçlarımıza ve döviz gelirlerimize olan etkisini de gelecek dönemlerde görmeye başlayacağız. Çimsa farklı pazarlarda oyuncu olma stratejisi ve katma değerli ürünlerde büyüme hedefiyle önümüzdeki dönemde de finansal anlamda başarılı bir performans sergilemeye devam edecektir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını, stratejik önceliklerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığı “Bizimle güçlenir” temalı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırlanan raporda, Çimko’nun karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri, iş sağlığı ve güvenliği gibi başlıklarda yürüttüğü somut uygulamalara, performans göstergelerine ve gelecek hedeflerine yer verildi. “Sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz” Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun üretim yapısına dikkat çeken Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, “2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. Hayata geçirdiğimiz uygulamalarla üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken alternatif yakıt kullanımını artırdık. Atık ısı geri kazanım sistemlerimiz sayesinde üretimden açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladık. Küresel ölçekte değişen regülasyonlar ve özellikle sınırda karbon düzenlemeleri doğrultusunda, iş modelimizi değişen gerekliliklere uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz” dedi. Alternatif yakıt ısıl ikame oranı 5 yılda %63 arttı Üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırmak ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla alternatif hammadde ve yakıt kullanımını geliştirmeye yönelik çalışmaların sonuçlarını almaya devam eden Çimko, 2025 itibarıyla 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde kullandı. Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içeriğine sahip atıklarla birlikte yüksek kalorifik değere sahip atıkları öncelikli olarak tercih eden Çimko’nun, 2025 yılında fabrikalara ait ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranı yüzde 17,2 seviyesine ulaşırken, bu oran 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 63 artış gösterdi. Aynı dönemde biyokütleye dayalı ısıl ikame oranında ise 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 174 artış kaydedildi. Enerji dönüşümü tarafındaki yatırımlarına hız veren Çimko, toplam 49 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi kapasitesi ve yenilenebilir enerji projeleriyle portföyünü güçlendirdi. Tesislerde kurulu olan Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri (WHR) ile yıllık 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlayan Çimko, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımları ile karşıladı ve bu sayede 65 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçildi.” Hazır beton tesislerinde kullanılan suyun %63’ü geri kazanıldı 2021 yılından bu yana su ayak izini düzenli olarak hesaplayan Çimko, üretim süreçlerinde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik projeleri hayata geçirirken, 2025 yılında çimento fabrikalarında yaklaşık 190 bin m3 su geri kazanarak üretim süreçlerinde yeniden kullanıma kazandırdı. Bu miktar, fabrikalarda kullanılan toplam suyun yaklaşık %14’üne karşılık geliyor. Hazır beton tesislerinde ise kullanılan suyun %63’ü geri kazanılarak yeniden değerlendirildi. Çimko raporlanan uygulama ve performans sonuçları doğrultusunda, ilk raporlama yılında CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında A Listesi’nde yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Toplumsal yatırımlara 37 milyon TL kaynak ayrıldı Çimko, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel performansla sınırlamayıp, insan ve toplum boyutunu da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Bu kapsamda Çimko, 2025 yılında toplumsal yatırım alanına 37 milyon TL kaynak ayırarak faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal fayda odaklı projelere destek verdi. Bu yaklaşımın en önemli unsurlarından birini, uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilen eğitim projeleri oluşturdu. Çimko’nun UNICEF ile birlikte yürüttüğü MakerUp programı, çocukların ve gençlerin 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayan çalışmalar arasında yer aldı. Program kapsamında katılımcıların yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık ve üretim odaklı becerileri geliştirilirken, aynı zamanda uygulamalı öğrenme modeliyle çocukların potansiyellerini keşfetmeleri desteklendi. MakerUp programı, Gaziantep ve Adıyaman’da açılan merkezler aracılığıyla eğitime erişim ve beceri gelişimine katkı sunmayı hedefleyen uygulamalar kapsamında Çimko’nun toplumsal etki yaklaşımının önemli bir parçası oldu. Eğitim alanındaki bir diğer önemli çalışma ise SosyalBen Vakfı iş birliğiyle Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirilen Beceri ve Yetenek Merkezleri (BEYEM) oldu. Bu merkezler aracılığıyla 2.800 öğrenciye ulaşılırken, çocukların bilim, teknoloji ve üretim odaklı becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalı eğitimler desteklendi. Çimko, bu projelerle çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlamayı ve faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacılığıyla ise sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerini uluslararası ilkeler doğrultusunda desteklemeyi sürdürdü.

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı

TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay: “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü, çevresel sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği inşa ediyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken aynı zamanda üretim gücümüzü daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz. Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamalarıyla üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden çıkan atıkları ekonomiye kazandırıyor. 2025 yılı verilerine göre alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken, sektör ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık %13,2’sini alternatif yakıtlardan karşılıyor. Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken, üretim süreçlerinde kaynak verimliliği artırılıyor. Çimento sektörü, enerji yoğun üretim yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak karbon ayak izini azaltmaya devam ediyor. Güneş enerjisi santralleri, rüzgar enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yalnızca atık ısı geri kazanım teknolojisi kapsamında, 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu 164,5 MW gücümüz sayesinde, 658 bin hanenin ve yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik enerjisi tüketimine eşdeğer enerji üretiyoruz. Elde edilen bu enerjiyle, ilgili fabrikalarımızın elektrik ihtiyacının yaklaşık %30’unu karşılıyoruz. Enerji verimliliği uygulamaları ve alternatif enerji kaynakları, sektörün hem çevresel performansını hem de uluslararası rekabet gücünü destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Yeşil Dönüşüm ve Rekabet Gücü Birlikte İlerliyor Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte, düşük karbonlu üretim çevresel bir tercih olmanın ötesine geçerek küresel ticaretin vazgeçilmez gerekliliklerinden biri haline geliyor. Türk çimento sektörü, düşük karbonlu üretim teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri ve dijital izleme sistemleriyle bu dönüşüme hazırlıklarını sürdürüyor. 2053 Net Sıfır Hedefi İçin Kararlı Adımlar Türk çimento sektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yol haritası kapsamında, sektörün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşabilmesi için karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri alanlarında 2053 yılına kadar yaklaşık 30 milyar ABD doları tutarında yatırım yapılması öngörülüyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün sürdürülebilirlik ile rekabet gücü birbirinden ayrılmaz hale geldi. Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemeleri, sanayide dönüşümü hızlandırıyor. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörümüz, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalarla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz.” TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi Haber

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi

Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırdığını vurguladı. Küresel çimento sektörünün en önemli organizasyonları arasında yer alan Cementtech etkinliği, 13 Mayıs’ta Çin’de sektör temsilcilerini bir araya getirdi. TÜRKÇİMENTO Başkanı Adil Sani Konukoğlu, etkinliğin açılış oturumunda gerçekleştirdiği konuşmada Türk çimento sektörünün üretim gücü, sürdürülebilirlik yatırımları ve uluslararası iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Konukoğlu, “Biz, Türk çimento sektörü olarak bu süreci yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, uzun vadeli rekabet gücümüzü belirleyecek stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz” dedi. Sektörün “üçüz dönüşüm” yaklaşımıyla hareket ettiğini belirten Konukoğlu, “Bu dönüşümün merkezinde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm yer alıyor. Türk çimento sektörü dönüşüm sürecini yalnızca takip eden değil, yön veren bir anlayışla ilerliyor” ifadelerini kullandı. “Yeşil dönüşüm, dijitalleşmeden ayrı düşünülemez” Dijitalleşmenin sürdürülebilir üretimde kritik rol üstlendiğini vurgulayan Konukoğlu, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynak verimliliğine kadar pek çok alanda belirleyici olduğunu söyledi. Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin güncel verileri de paylaşan Konukoğlu, sektörün 2024 yılı itibarıyla 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullandığını ve ısıl enerji ihtiyacının yüzde 13’ünün alternatif kaynaklardan karşılandığını belirtti. Ayrıca Türkiye genelinde 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanımı tesisleriyle toplam 164,5 megawatt gücünde enerji üretildiğini ifade eden Konukoğlu, bu üretimin yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer olduğunu kaydetti. “Yeşil çimento kullanımının yaygınlaşması kritik önem taşıyor” Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda sektörün dönüşüm yatırımlarını hızlandırdığını belirten Konukoğlu, alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konukoğlu, kamu projelerinde yeşil çimento kullanımını teşvik eden düzenlemeler sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı hedeflendiğini de ifade etti. Türkiye-Çin iş birliği vurgusu Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme ve otomasyon alanındaki deneyiminin önemli bir sinerji oluşturacağını belirtti. Konukoğlu, “Türkiye ve Çin arasında kurulan bu güçlü iş birliği, yalnızca iki ülke için değil, küresel çimento sektörünün sürdürülebilir geleceği için de örnek bir model olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel oturumuna TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da katıldı. Bozay, panelde sektörün sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri odağındaki gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.