Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altın

Kapsül Haber Ajansı - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınların Tasarruf Sahipliği Tarihi Zirvesinde Haber

Kadınların Tasarruf Sahipliği Tarihi Zirvesinde

Araştırma sonuçları, tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı tasarruf aracı kullandığını ortaya koydu. Bu çeyrekte tasarruf araçları arasında ilk sırayı yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer aldı. Altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulunurken, TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23, hisse senedi ve borsa yatırımlarının oranı ise yüzde 17 olarak gerçekleşti. Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece her iki tasarruf sahibinden birinin orta vadeli getiri beklentisine sahip olduğu belirlendi. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesine yükselirken, tasarruf sahibi kadınların oranı 5 puan artış göstererek yaklaşık yüzde 60 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 82 oldu. Araştırmaya göre tasarruf yapmanın en önemli nedeni yüzde 34 ile geleceğe yatırım yapmak olurken, yüzde 26 ile beklenmedik risklere karşı güvence oluşturma ihtiyacı ikinci sırada yer aldı. Düzenli tasarruf yapanların üçte birinden fazlası, gelirlerinin yüzde 10 ila yüzde 20'si arasında bir kısmını birikime ayırdığını belirtti. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 23'ü yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarrufu olmayan kişiler arasında gelecekte tasarruf yapmayı planlayan kadınların oranı yüzde 30 ile erkeklerden 11 puan daha yüksek ölçülürken, tasarruf yapma planının en güçlü olduğu yaş grubu yüzde 29 ile 25-44 yaş aralığı olarak öne çıktı. Tasarruf sahipleri iki farklı araç kullanıyor Araştırma sonuçlarına göre tasarruf sahipleri ortalama iki farklı tasarruf aracı kullanmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte ilk sırayı 4 puan düşüşe rağmen yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler aldı. Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer alırken, altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulundu. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23 olurken, hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 17 seviyesinde gerçekleşti. Yaş grupları bazında incelendiğinde, 45-54 yaş aralığındaki bireylerin yastık altı döviz ve TL tercihinde yüzde 39 ile önceki döneme göre 13 puanlık düşüş görülürken, aynı yaş grubunda yüzde 30 ile TL vadeli hesap tercihinin 4 puan arttığı gözlendi. Genç yatırımcılar arasında ise altın ve diğer değerli maden hesaplarına yönelimin güçlendiği dikkat çekti. 18-24 yaş grubunda bu ürünleri tercih edenlerin oranı yüzde 34 ile 7 puan yükselirken, aynı tasarruf aracını yastık altında tutmayı tercih edenlerin oranı yüzde 30 ile 6 puan geriledi. Araştırma ayrıca kadınların yastık altı altın, döviz ve TL araçlarını erkeklerden daha fazla tercih ettiğini ortaya koyarken; erkeklerin hisse senedi ve borsa, fon, döviz vadeli hesapları, kripto varlıklar, araç, emlak ve katılım hesapları gibi daha çeşitli yatırım araçlarına yöneldiğini gösterdi. Orta vadeli getiri beklentisi güçleniyor Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece tasarruf sahibi her iki kişiden birinin getiri beklentisinin orta vadeli olduğu belirlendi. Uzun vadeli getiri beklentisi ise önceki döneme göre 7 puan gerilemesine rağmen toplam beklentilerin yüzde 38'ini oluşturmaya devam etti. Katılımcıların yüzde 37'si yatırım ürünleri konusunda kendini bilgili buluyor Araştırmaya katılanların 10 kişiden 9'unun son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmetlerinden yararlandığı görüldü. Yatırım ve birikim ürünleri konusunda bilgili olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran erkeklerde yüzde 42 ile kadınlara göre 9 puan daha yüksek ölçüldü. Katılımcıların yüzde 35'i finansal kararlarından tek başına sorumlu olduğunu belirtirken, yüzde 56’sının finansal kararlarını başkaları ile aldığı görüldü. Her zaman aylık bütçe takibi yaptığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 23 ile önceki döneme göre 6 puan artış gösterdi. Sezin Erken: Avrupa’nın en iyi bankası seçilen ING Grubu’ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileri taşıyoruz. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, şunları söyledi: "Sonuçlar, tasarruf bilincinin güçlenmeye devam ettiğini ve özellikle kadınların tasarruf yapma eğiliminde dikkat çekici bir artış yaşandığını gösteriyor. Bununla birlikte finansal okuryazarlığın artırılması ve bireylerin doğru araçlara erişimin kolaylaştırılması ile yatırım ürünleri konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade edenlerin oranının daha çok yükselebileceğini düşünüyoruz. Bu yaklaşımla ING Türkiye olarak biz de ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından biri olan ve Avrupa’nın en iyi bankası seçilen ING Grubu’ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileriye taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir? Haber

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir?

2026'da Yatırım Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? Yatırım kararı almadan önce piyasa koşulları, enflasyon, faiz oranları, döviz hareketleri ve küresel ekonomik gelişmeler yakından takip edilmeli. Uzmanlara göre tek bir yatırım aracına yönelmek yerine portföyü çeşitlendirmek, olası riskleri azaltmanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Yatırım sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar ise şöyle sıralanıyor: Risk seviyesini doğru belirlemekUzun vadeli yatırım stratejisi oluşturmakPiyasaları düzenli takip etmekFarklı yatırım araçlarını değerlendirmekAni kararlar yerine planlı hareket etmekAltın Güvenli Liman Özelliğini Koruyor Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların ilk tercihleri arasında yer alan altın, 2026 yılında da güvenli liman olma özelliğini sürdürüyor. Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının politikaları ve küresel ekonomik görünüm altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Uzmanlar, özellikle uzun vadeli yatırım düşünenler için altının portföylerde önemli bir denge unsuru olabileceğini ifade ediyor. Borsa Uzun Vadede Dikkat Çekiyor Şirketlerin büyüme potansiyeline ortak olma imkânı sunan borsa, doğru hisse seçimi ve uzun vadeli bakış açısıyla yatırımcılar için önemli fırsatlar sunabiliyor. Uzmanlar, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade güçlü finansal yapıya sahip şirketlere odaklanmanın daha sağlıklı bir yatırım yaklaşımı olacağını vurguluyor. Mevduat Faizleri Hâlâ Tercih Ediliyor Faiz oranlarının yatırım kararları üzerindeki etkisi devam ediyor. Özellikle düşük risk tercih eden yatırımcılar için vadeli mevduat hesapları, düzenli getiri sağlaması nedeniyle dikkat çekiyor. Mevduat faizleri, piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterdiğinden yatırımcıların güncel oranları takip etmeleri öneriliyor. Döviz Yatırımları Yakından İzleniyor Dolar ve euro gibi yabancı para birimleri, küresel ekonomik gelişmeler doğrultusunda yatırımcıların radarında yer almayı sürdürüyor. Döviz yatırımlarında yalnızca kur hareketlerine değil; merkez bankalarının faiz kararları, enflasyon verileri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere de dikkat edilmesi gerekiyor. Gümüş ve Değerli Metaller İlgi Görüyor Son yıllarda yatırımcıların ilgisinin arttığı gümüş, hem sanayi kullanım alanlarının genişlemesi hem de değerli metal olması nedeniyle alternatif yatırım araçları arasında gösteriliyor. Platin ve paladyum gibi diğer değerli metaller de belirli dönemlerde yatırımcıların ilgisini çekebiliyor. Kripto Varlıklarda Temkinli Yaklaşım Öneriliyor Kripto varlıklar yüksek getiri potansiyeli sunarken aynı zamanda yüksek risk de barındırıyor. Uzmanlar, bu alanda yatırım yapmayı düşünenlerin yalnızca kaybetmeyi göze alabilecekleri tutarlarla işlem yapmaları ve güvenilir platformları tercih etmeleri gerektiğini belirtiyor. Gayrimenkul Uzun Vadeli Yatırımcıların Gündeminde Konut, arsa ve ticari gayrimenkuller uzun vadeli yatırım araçları arasında önemini koruyor. Bölgesel gelişim potansiyeli, kira getirisi ve değer artışı beklentisi, yatırım kararlarında belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Yenilenebilir Enerji Yatırımları Yükselişini Sürdürüyor Küresel enerji dönüşümüyle birlikte güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve enerji depolama sistemleri gibi alanlar da yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Uzmanlardan Portföy Çeşitliliği Uyarısı Ekonomi uzmanları, 2026 yılında yatırım yaparken tek bir yatırım aracına bağlı kalmanın risk oluşturabileceğini belirtiyor. Altın, borsa, mevduat, döviz ve diğer yatırım araçlarının dengeli şekilde değerlendirildiği çeşitlendirilmiş bir portföyün, olası piyasa dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı olabileceği ifade ediliyor. Yatırım kararlarının kişisel finansal hedefler, risk algısı ve yatırım süresi doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yatırımcıların güncel ekonomik verileri ve piyasa gelişmelerini yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

So CHIC, Lab Diamond ile Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor Haber

So CHIC, Lab Diamond ile Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor

Türkiye genelinde 38'i franchise olmak üzere toplam 99 mağazasıyla faaliyet gösteren So CHIC, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda mağaza yatırımlarını, dijital dönüşüm çalışmalarını ve ürün gamını güçlendirmeye devam ediyor. Yıl sonuna kadar mağaza sayısını 110'a çıkarmayı hedefleyen marka, erişilebilir lüks anlayışıyla farklı tüketici segmentlerine hitap ederken, laboratuvar üretimi pırlanta kategorisini de gelecekteki büyümesinin önemli itici güçlerinden biri olarak konumlandırıyor. SO CHIC Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sezgin toplantıda; “2025 yılını hedeflerimize paralel güçlü bir performansla tamamladık. Değişen tüketici beklentilerini doğru analiz eden ürün stratejimiz, mağaza yatırımlarımız ve dijital dönüşüm çalışmalarımız sayesinde istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Bu yıl için de önceliğimiz yalnızca ciro artışı değil; sürdürülebilir ve kârlı büyüme, operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimini daha ileri taşımak olacak. Doğru lokasyonlarda büyümeye, dijital kanallarımızı güçlendirmeye ve teknolojiyi iş süreçlerimize daha fazla entegre etmeye devam edeceğiz." Dedi. Dijital Satışların Payı Artıyor Fiziksel mağazaların yanı sıra dijital kanallara yaptığı yatırımları da artıran So CHIC'te online satışlar toplam cironun yaklaşık %20'sini oluşturuyor. Şirket; yapay zekâ destekli veri analizi, talep tahmini, müşteri davranışlarının analiz edilmesi ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi gibi alanlara yatırım yaparak omni-channel yapısını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Lab Diamond Büyümenin Yeni Lokomotifi Basın toplantısında laboratuvar üretimi pırlanta kategorisinin markanın uzun vadeli büyüme stratejisindeki yerine de dikkat çekildi. Hakan Sezgin; “Laboratuvar üretimi pırlanta, bizim için yalnızca yeni bir koleksiyon değil, gelecekteki büyüme stratejimizin önemli yapı taşlarından biri. Dünyada tüketici eğilimleri bu yönde hızla değişiyor. Biz de bu dönüşümü yakından takip eden değil, yön veren markasıyız. Aynı kimyasal, fiziksel ve optik özelliklere sahip pırlantayı çok daha ulaşılabilir fiyatlarla sunarak daha geniş kitlelerin pırlantayla buluşmasını sağlıyoruz.” dedi. So CHIC bugün laboratuvar üretimi pırlanta koleksiyonlarını mağazalarının yaklaşık %60'ında müşterileriyle buluştururken, yıl sonuna kadar da tamamında buluşturacak. Tüketicilerin bu kategoriye erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen So CHIC, 14 ayar altınla tasarlanan Lab Diamond koleksiyonunu 3 taksite varan ödeme seçenekleriyle sunuyor. Marka ayrıca, Lab Diamond ürünlerine özel olarak uyguladığı geri alım politikası kapsamında, iade edilen ürünlerde satın alma bedelinin yüzde 75'ini müşterilerine geri ödeme imkânı sağlayarak bu koleksiyonu daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyor. Bünyesinde görev yapan dört kişilik tasarım ekibi ise global mücevher trendlerini yakından takip ederek bu kategoriye özel yeni koleksiyonlar geliştiriyor. So CHIC, 2026 yılı sonunda Lab Diamond satışlarında %20 büyüme hedefliyor ve bu kategoriyi önümüzdeki dönemin en önemli büyüme alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Ulaşılabilir Lüks Anlayışı Güçleniyor Altın fiyatlarında yaşanan yükselişin tüketici tercihlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken So CHIC, farklı fiyat segmentlerinde geliştirdiği koleksiyonlarla değişen talebe cevap veriyor. Gümüş, altın, natürel pırlanta ve laboratuvar üretimi pırlanta kategorilerinde dengeli bir ürün gamı sunan marka, özellikle fiyat-performans odaklı tüketici davranışlarının güçlenmesiyle birlikte alternatif kategorilere olan ilginin arttığını belirtiyor. So CHIC, önümüzdeki dönemde mağazalaşma, dijitalleşme, yapay zekâ yatırımları ve yeni nesil mücevher kategorilerine yaptığı yatırımlarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Dünyada Pazarında Lab Diamond Lab Diamond pırlantaların 2026’da küresel nişan yüzüğü pazarından aldığı pay yüzde 40’ın üzerine çıktı. Pazar büyüklüğü ise 2025’te yaklaşık 28 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılında ise 34 milyar dolara yaklaşması ön görülüyor. Pazarın 2035 yılında kadar 90 milyar dolar büyüklüğe ulaşabileceği öngörülüyor. Günümüzde 1 karatlık bir Lab Diamond Pırlanta 700 doların altında bulunabilirken eşdeğer kalitede doğal taş hala 5000 doların üzerinde fiyatla işlem görüyor. Bir başka değişle laboratuvar taşı doğal pırlantadan ortalama yüzde 80 daha uygun. Tüketici davranışlarındaki kırılma da 2019’da ABD’de satılan nişan yüzüklerinin yalnızca yüzde 6’sında Lab Diamond pırlanta yer alırken bu oran 2026’da yüzde 40’ın üzerinde arttı. Z kuşağı bu oranda daha da yüksek bir paya sahip. Endüstri analistleri piyasanın giderek iki belirgin kola ayrıldığını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle, Türkiye’de kent ve metropol alanlarında yaşayan 1425 kişiyle 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi düzeyleri, yatırım tercihleri ve birikim davranışlarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırma, yatırım davranışlarında alışkanlıkların ve birikim reflekslerinin etkisini koruduğunu gösterdi. Finansal başarıda bilgi, zamanlama ve disiplin öne çıkıyor Araştırma, finansal okuryazarlığın yalnızca teorik bilgiden ibaret olmadığını; dijital finans araçlarının kullanımı, deneyim ve sabır ile disiplin gibi kişisel özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Toplumun yalnızca yüzde 12’si bu alanların tamamında güçlü bir profile sahipken, eğitimli gençlerin bilgiyi pratiğe dönüştürmekte zorlandığı, bazı ileri yaş gruplarının ise sınırlı teknik bilgiye rağmen bütçelerini başarılı şekilde yönettiği görülüyor. Katılımcıların yüzde 27’si finansal başarının temelinde bilgi ve analizin yer aldığını belirtirken, yüzde 25’i doğru zamanlamayı, yüzde 24’ü ise sabır ve disiplini ön plana çıkarıyor. Ekonomik bilgi seviyes arttıkça, başarıyı bilgi ve analiz (yüzde 38) ile doğru zamanlama (yüzde 34) faktörlerine bağlama eğilimi de güçleniyor. Altın güvenli liman olmayı sürdürüyor Araştırma, yatırım algısında da önemli bir kırılmaya dikkat çekiyor. Düzenli yatırım veya birikim yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 34 olurken, yatırım araçlarından en az birine sahip olanların oranı yüzde 52’ye yükseliyor. Bu farkın merkezinde ise altın yer alıyor. Katılımcıların yüzde 35’i altın yatırımı yaptığını belirtmesine rağmen, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2’si bunu “yatırım” olarak tanımlamıyor. Araştırma sonuçları, altının toplum nezdinde bir yatırım aracından çok “güvende hissetme” ve “kötü gün için birikim yapma” davranışıyla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Araştırmada modern yatırım araçlarının kullanım oranlarının ise hâlâ sınırlı olduğu görülüyor. Borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Araştırma, katılımcıların yatırım tercihlerinde yüksek kazançtan çok güvenilirlik, erişilebilirlik ve düşük risk beklentisinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Genel toplum refleksi “önce harcamak, kalanla birikim yapmak” şeklinde ilerliyor. Bu durum, yatırım kültürünün proaktif değil daha çok reaktif biçimde geliştiğine işaret ediyor. Kadınlar ve gençler yatırım ekosisteminde daha görünür hale geliyor Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de kadınların yatırım ekosistemindeki yükselen rolü oldu. Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71’ini kadınlar oluştururken, gençlerin yatırım dünyasına ilgisinin de giderek arttığı görülüyor. Özellikle 18-33 yaş grubunun yeni yatırımcılar arasında önemli bir paya sahip olması, finansal okuryazarlıkta kuşaklar arası davranış değişimine işaret ediyor. Finansal bilgi seviyesi genç ve orta yaş grubunda zirveye ulaşırken, finansal özgüven skorunun erkeklerde çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Erkekler borsa, fon ve kripto gibi modern yatırım araçlarında daha baskın bir profil çizerken; kadınların sisteme daha çok altın üzerinden dahil olduğu görülüyor. Beyaz yakalı ve üniversite mezunu kesim daha fazla finansal ürün çeşitliliğine yönelirken; işçi, esnaf ve çiftçi gruplarında araba ve gayrimenkul gibi somut yatırımlar öne çıkıyor. Finansal bilinç artıyor, alışkanlıklar aynı hızda değişmiyor Katılımcıların yüzde 48'i yatırım kararında en çok "kendi bilgi ve analizine" güveniyor. Araştırmanın finansal okuryazarlık profillerine ilişkin sonuçları da dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 40'ı temel finansal sorulara (enflasyon ve faiz hesabı gibi) doğru yanıt verirken bu bilgiye sahip olanların büyük çoğunluğu, finansal davranışlarını buna göre şekillendiremiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 12’si finansal bilgi, davranış ve tutum ekseninde güçlü performans sergileyerek “bütüncül olarak güçlü finansal okuryazarlık” profiline giriyor. Yüzde 15’i güçlüye yakın finansal okuryazarlık profiline dahil olurken, yüzde 14’ü finansal konularda bilgili ancak bu bilgisini yatırım davranışına dönüştüremiyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, şunları söyledi: “Finansal okuryazarlık bugün yalnızca finansal kavramları bilmekle sınırlı olmayan, bireylerin günlük hayatlarını doğrudan etkileyen önemli bir yetkinlik alanı haline geldi. Özellikle kadınların ve gençlerin yatırım ekosistemine artan ilgisini çok değerli buluyoruz. Odeabank olarak, uzun süredir yatırım odaklı bankacılık yaklaşımımızla, toplum genelinde finansal okuryazarlığı geliştirmek ve yaymak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Odea Radyo’da finansal okuryazarlık odaklı hazırladığımız programlar, Yatırım Odaklı Podcast serimiz ve dijital mecralarımızda oluşturduğumuz içeriklerle bilgi temelli bir yatırım ekosisteminin gelişimini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bireylerin finansal kararlarını daha bilinçli ve sürdürülebilir bir şekilde almasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 Yılı 1. Çeyrek Sonuçları Açıklandı Haber

Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 Yılı 1. Çeyrek Sonuçları Açıklandı

TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken: “Araştırmamıza göre yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden hareketle, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil, müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edebildiği, karşılaştırabildiği ve doğru kararlar almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz.” En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarruf motivasyonlarında ise geleceğe yatırım yapma isteği yüzde 34 ile ilk sırada yer alırken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan nedenlerden biri oldu. Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yapmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte, ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 oldu. Hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 18 seviyesinde gerçekleşti. 45 yaş üstü kişilerin yastık altı altın ve diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı dikkat çekti. Ayrıca araştırma; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerini kullananlar genç yatırımcıların da öne çıktığını gösterdi. Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor. Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip. Katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 93’e yükseldi. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı. Sezin Erken: Yenilikçi yatırım çözümlerimizle müşterilerimizin uzun vadeli getiri hedeflerini destekliyoruz. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken: “Araştırmamız, Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden yola çıkarak, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Türkiye’nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile tasarruf bilincinin genç yaşta kazanılmasını destekliyoruz. Yalnızca 1996–2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan bu yenilikçi fon sayesinde, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca yakın zamanda devreye aldığımız gümüş ve platin işlemleri ile döviz menümüzü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında sunduğumuz alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerimizin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmelerini ve işlemlerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilmelerini sağlıyoruz. ING Mobil’e yeni eklenen tematik fonlar ve fon listeleri ile yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yatırımcılar Yılın İlk Yarısında Güvenli Liman Arayışına Yöneldi Haber

Yatırımcılar Yılın İlk Yarısında Güvenli Liman Arayışına Yöneldi

2026 yılının ilk beş ayı, küresel finans piyasalarında belirsizliklerin ve risk algısının belirgin şekilde yükseldiği bir dönem olarak geride kaldı. Yılın başından itibaren küresel ekonomide büyüme görünümüne ilişkin soru işaretleri devam ederken, özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler ve İran eksenli jeopolitik gerilimler piyasalarda yön belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesi, enerji arzına yönelik endişeleri artırırken petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden gündeme gelmesine ve yatırımcıların risk iştahında azalmaya yol açtı. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası'nda yaşanan yönetim değişimi ve Fed'in yeni dönemde izleyeceği politika da küresel piyasalarda yakından takip edildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAFEbit CEO'su Emrah Aktaş, yatırımcıların yılın ilk yarısında güvenlik ve likiditeyi ön planda tuttuğunu belirtti. “2026'nın ilk yarısına baktığımızda piyasalarda fiyatlamaları yönlendiren en önemli unsurun jeopolitik gelişmeler olduğunu görüyoruz. Özellikle İran çevresinde yaşanan gerilimler, enerji fiyatlarından altına, hisse senetlerinden kripto paralara kadar hemen her varlık sınıfında etkisini hissettirdi. Belirsizliğin arttığı dönemlerde yatırımcıların ilk tercihi yine güvenli limanlar oldu ve altın bu süreçte güçlü bir performans sergiledi. Savaşın etkisiyle tarihi seviyelere yaklaşan altın fiyatlarında daha sonra kâr satışları ve risklerin kısmen azalmasına bağlı olarak geri çekilmeler gördük. Böylece yılbaşından bu yana elde edilen getirinin önemli bir bölümü silinmiş oldu. Bunun temel nedeni yalnızca jeopolitik riskler değil. Aynı zamanda küresel ekonomide büyümeye ilişkin soru işaretleri ve merkez bankalarının gelecekte nasıl bir politika izleyeceğine yönelik beklentiler de yatırımcıları koruma amaçlı pozisyon almaya yöneltti.” Piyasalar Kevin Warsh döneminin ilk sinyallerini izliyor Yılın ilk yarısında yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklardan birinin de ABD Merkez Bankası'ndaki yönetim değişimi olduğunu ifade eden Aktaş, para politikalarına ilişkin beklentilerin piyasalarda yön tayin etmeye devam ettiğini söyledi. “Fed'de Kevin Warsh döneminin başlamasıyla birlikte piyasalar yeni dönemde para politikasının nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışıyor. Küresel sermaye akışlarının yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri hâlâ ABD faiz politikası. Warsh'ın enflasyonla mücadele konusunda kararlı olmakla birlikte ekonomik büyümeyi destekleyen bir yaklaşım benimseyip benimsemeyeceği yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor. Çünkü Fed'in atacağı her adım yalnızca hisse senedi piyasalarını değil, emtia ve kripto para piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve daha güvercin bir para politikası görünümünün oluşması durumunda riskli varlıklara yönelik talebin yeniden artabileceğini düşünüyoruz.” Yılın ikinci yarısında risk iştahı yeniden yükselebilir Hazira ayıyla birlikte yılın ilk yarısının son ayına girildiğini hatırlatan Aktaş, önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalı görünümün sürebileceğini belirtti. “Yılın ikinci yarısına yaklaşırken yatırımcıların dikkatle izlemesi gereken üç temel başlık bulunuyor. Bunlar jeopolitik gelişmeler, Fed'in para politikası ve küresel ekonomik büyüme verileri olacak. Özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerin seyri, enerji piyasaları üzerinden tüm finansal varlıkları etkileme potansiyeline sahip. Kripto para piyasaları açısından baktığımızda ise uzun vadeli hikâyenin güçlü kalmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Eğer yılın geri kalanında jeopolitik tansiyonun düşmesi ve daha kalıcı bir barış ortamının oluşması mümkün olursa, küresel piyasalarda risk iştahı yeniden güçlenebilir. Buna ek olarak Fed Başkanı Kevin Warsh'ın daha güvercin bir para politikası yaklaşımı benimsemesi halinde, Bitcoin başta olmak üzere dijital varlıkların bu ortamdan olumlu etkilenebileceğini düşünüyoruz. Ancak kısa vadede küresel belirsizliklerin oluşturduğu volatilite yatırımcıları zaman zaman zorlamaya devam edebilir. Sonuç olarak, 2026'nın ilk yarısı yatırımcıların risk yönetimine her zamankinden daha fazla önem verdiği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Yılın ikinci yarısında da piyasaların yönünü büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının atacağı adımlar belirleyecek gibi görünüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler Haber

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler

Özellikle ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin mesajlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın finansal görünüm raporları ve küresel risk iştahındaki değişimlerin döviz ve emtia piyasalarında sert hareketlilik yaratabileceği konuşuluyor. Son dönemde ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerinde acele etmeyeceği yönündeki beklentiler güç kazanırken, bu durum dolar endeksinde yukarı yönlü hareketi destekledi. Güçlenen dolar ise altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Yeni haftada açıklanacak ekonomik göstergelerin, piyasaların kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Fed Mesajları Doların Seyrini Belirleyebilir ABD ekonomisine ilişkin son açıklanan enflasyon ve perakende satış verileri beklentilerin üzerinde gelmişti. Bu tablo, Fed’in mevcut sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği yönündeki beklentileri artırdı. Piyasalarda özellikle Fed üyelerinden gelecek yeni açıklamalar yakından takip edilecek. Uzmanlara göre faiz indirimlerinin ötelenmesi ihtimali, dolar endeksinde yeni bir güçlenme dalgası yaratabilir. Küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden artması durumunda dolar talebinin yükselmesi bekleniyor. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de baskı oluşturabilir. Türkiye’de ise dolar/TL kurunda Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve rezerv yönetimi belirleyici olmaya devam ediyor. Resmi verilere göre dolar kuru 45 lira seviyesinin üzerinde işlem görürken, yatırımcılar özellikle yabancı sermaye hareketleri ve Merkez Bankası’nın likidite adımlarını izliyor. Piyasa analistleri, küresel dolar talebinin artması halinde kur tarafında yukarı yönlü baskının güçlenebileceğini ancak mevcut ekonomi yönetiminin kontrollü kur politikası nedeniyle sert dalgalanmaların sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Altın Fiyatlarında Fed Baskısı Devam Ediyor Altın piyasasında ise yön arayışı sürüyor. Son günlerde ons altın tarafında yaşanan geri çekilmelerde, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güç kazanması etkili oldu. Güçlü makroekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerini erteleme ihtimali, yatırımcıların altına olan iştahını zayıflatıyor. Piyasalarda özellikle ons altın tarafında kritik destek seviyeleri yakından izleniyor. Analistler, doların küresel ölçekte güçlenmeye devam etmesi halinde altın fiyatlarında kısa vadeli baskının sürebileceğini belirtiyor. Buna karşın jeopolitik risklerde olası artışlar ve küresel ekonomide büyüme endişelerinin yeniden gündeme gelmesi durumunda güvenli liman talebinin altına yönelme ihtimali bulunuyor. Gram altın fiyatları ise hem ons altındaki hareketlerden hem de dolar/TL kurundaki değişimlerden etkileniyor. Son fiyatlamalarda gram altının 6 bin 700 lira seviyesinin üzerinde kalmaya çalıştığı görülüyor. Ons altında yaşanabilecek sert hareketlerin iç piyasadaki fiyatlamalara da doğrudan yansıması bekleniyor. TCMB’nin Finansal İstikrar Mesajları Yakından İzlenecek Yeni haftada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımlayacağı finansal istikrar raporu da piyasaların radarında yer alıyor. Özellikle enflasyonla mücadele, rezerv görünümü, kredi büyümesi ve döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmelerin yatırımcı algısını etkileyebileceği belirtiliyor. Merkez Bankası’nın son dönemde sıkı para politikasını sürdürmesi, Türk lirasındaki oynaklığın kontrol altında tutulmasında etkili olmuştu. Ancak küresel piyasalarda yaşanabilecek olası sert hareketlerin gelişmekte olan ülke piyasalarını doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Ekonomistler, Merkez Bankası’nın vereceği mesajların özellikle yabancı yatırımcı açısından kritik olacağını vurguluyor. Finansal istikrarın korunmasına yönelik atılacak yeni adımların, döviz piyasalarında kısa vadeli fiyatlamaları etkileyebileceği belirtiliyor. Küresel Riskler Piyasaların Odağında Kalacak 18-24 Mayıs haftasında yalnızca merkez bankaları değil, küresel jeopolitik gelişmeler de piyasaların yönünü belirleyecek ana başlıklardan biri olacak. ABD-Çin ilişkileri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel büyüme beklentileri yatırımcı psikolojisini doğrudan etkiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin enflasyon baskısını artırabileceği konuşulurken, bu durum merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde de etkili olabilir. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ise hem dolar hem de altın tarafında volatilitenin sürmesine neden olabilir. Piyasalarda genel beklenti, yeni haftanın özellikle dolar ve altın yatırımcıları açısından oldukça hareketli geçeceği yönünde şekilleniyor. Ekonomik veri akışının yoğun olduğu süreçte, yatırımcıların merkez bankalarından gelecek mesajlara karşı daha temkinli pozisyon aldığı görülüyor.

Odeabank “Yatırım Odaklı Podcast”in 4. Sezonu Başlıyor Haber

Odeabank “Yatırım Odaklı Podcast”in 4. Sezonu Başlıyor

Odeabank’ın birikimlerini yatırıma dönüştürmek isteyenler için hazırladığı “Yatırım Odaklı Podcast” programı, 4. sezonuyla dinleyicilerle buluşuyor. Yatırım dünyasına ilgi duyan geniş bir kitleye hitap eden podcast, güncel ve merak edilen konuları alanında uzman isimlerle ele alırken, Ekonomi Gazetecisi Zeliha Saraç moderatörlüğünde hazırlanan yeni sezon, 28 Nisan’da başlıyor. Yatırım odaklı içerik üretimini uzun vadeli bir yaklaşım olarak ele alan Odeabank, bu seriyle finansal okuryazarlığın gelişimine katkı sağlamayı ve dinleyicilerin yatırım kararlarını daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine destek olmayı hedefliyor. Yeni sezonda da ekonomi ve finans dünyasının önde gelen isimleri, yatırımcıların gündemindeki başlıkları farklı bakış açılarıyla ele alıyor. Dördüncü sezonun içeriği; enflasyonla değişen yatırım alışkanlıklarından altın ve döviz gibi varlıkların portföydeki yerine, fonlar ve çeşitlendirme yaklaşımlarından maaştan yatırıma uzanan planlamalara kadar geniş bir çerçevede değerlendiriliyor. Finansın teknolojiyle kesişimi, yapay zekâ destekli yatırım yaklaşımları ve dolandırıcılık gibi güncel konular da yeni sezonun öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Dinleyici içgörüleriyle şekillenen interaktif yapısıyla podcast, yatırım dünyasına dair merak edilen konuları yatırımcı davranışları üzerinden örneklendirerek dinleyicilere aktarıyor. Türkiye’nin en çok takip edilen ekonomi podcastleri arasında yer alan “Yatırım Odaklı Podcast”, her hafta Salı günü yeni bölümleriyle tüm podcast platformlarının yanı sıra Odea Radyo ve Karnaval üzerinden dinlenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.